Kategori arşivi: Güncel

‘Laiklik’ toplantısında ‘iftar’ tartışması!

Olgay GÜLER

Edirne Dayanışması tarafından ‘Laiklik’ temasıyla düzenlenen toplantıda, Av.Dr. Ulaş Çam’ın Edirne Belediyesi ve CHP’yi, iftar etkinlikleri üzerinden ‘rakibine benzeyerek din yarışı yapmakla ve ‘kaynakları verimsiz kullanmakla’ eleştirmesi gündem konusu oldu.

Sivil toplum kuruluşu ve siyasi partilerden oluşan Edirne Dayanışması tarafından, Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde “laiklik” temalı toplantı gerçekleştirdi. Toplantıya Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Cenk Ergüden, CHP Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, Edirne Emekliler Derneği Başkanı Ahmet Ziya Yaz, siyasi parti temsilcileri, STK üyeleri ve çok sayıda vatandaş katılım sağladı. Toplantıda divan kurulu heyeti Yılmaz Eren, Zeynep Birdal ve Ahmet Ziya Yaz’dan oluştu . Divan Kurulu Üyesi Yılmaz Eren’in laiklik konulu sunumunun ardından geçilen ‘serbest kürsü’ bölümünde, katılımcılar söz aldı

‘RAKİBİNE BENZEYEN BİR ANA MUHALEFET PRATİĞİ VAR’

Söz alan isimlerden Av. Dr. Ulaş Çam, özellikle Ramazan ayında CHP’yi rakibi AK Parti’ye benzemekle eleştirerek, “Ramazan sürecinde Edirne’de şöyle bir tabloyla karşılaştık: ‘Biz rakibimizden daha Müslümanız’ anlayışını ispatlamaya çalışan bir pratik gördük. Bu durum gerçekten dikkat çekiciydi. Nevzat abinin söylediği noktayı biraz açmak istiyorum. Rakibine benzeyen bir ana muhalefet pratiği var. Ya da rakibine benzeyerek büyüyeceğini sanan bir ana muhalefet anlayışı. Ama bu anlayış aslında ana muhalefeti büyütmüyor; tam tersine yıkıma götürüyor. Ne yazık ki bunun farkında değiliz. Bu böyle olmaz. Bir de muhalefetin uyguladığı bu dinci pratik meselesi var. Bunun yanında kamusal görevlerin de zayıflaması, hatta ortadan kalkması gibi bir durum ortaya çıkıyor” dedi.

‘AYNI KAYNAKLARLA DAHA KAMUSAL İŞLER YAPILABİLİR’

Belediyenin iftar yemekleri vererek, kaynakları verimsiz kullandığını savunan Çam, “Şimdi soruyorum: Belediyenin görevi her gün iftar vermek midir? Elbette sosyal dayanışma önemlidir ama belediye aynı kaynaklarla çok daha kamusal işler yapabilir. Mesela üniversite öğrencilerine burs verebilir. Eğitimle ilgili projeler geliştirebilir. Başka birçok kamusal hizmet yapılabilir. Biz sürekli şunu söylüyoruz: “Belediyemiz ekonomik olarak zor durumda.” Bunu çok dile getiriyoruz. Ama sonra dönüp bakıyoruz, ‘En Müslüman biziz’ yarışına giriyoruz. Karşımızdaki rakibe benzemeye çalışıyoruz. Bu gerçekten bizi yıkıma götüren bir süreçtir. Hükümetin yaptığı bazı uygulamalara da çok dikkatli bakmamız gerekiyor. Bu tür genelgelerle aslında toplumda bir şeytanlaştırma mekanizması kuruluyor. Mesela oruç tutmayanlar hedef haline getiriliyor. Ramazan ayında okullarda bu tür uygulamalar devreye girdiğinde, oruç tutmayan bir kesim hemen zorbalığın muhatabı olabiliyor. İşte burada laikliği savunacak olanlar yine laikliği savunanlar olmak zorunda” diye konuştu.

‘KİMSEYLE DİN YARIŞINA GİRMİYORUZ’

CHP Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör de, CHP’nin kimseye din yarışına girmediğini belirterek, “Cumhuriyet Halk Partisi kimseyle bir din yarışına girmez. Çünkü her şeyden önce aynı dine mensubuz. İnsanların büyük çoğunluğu, hangi dine mensup olursa olsun, inançlarını yerine getirmekten kaçınmaz. Ben şahsım adına söylüyorum; biz Müslümanlığımızı inkâr etmiyoruz. Müslümanlığın gerektirdiği ne varsa bu partideki insanlar da elbette bunu yerine getirir. Belediyemizle aynı partiye ve aynı yol arkadaşlığına sahip olmamızdan dolayı yapılan yardımlar gerçekten sıkı bir şekilde, ince eleyip sık dokunarak yapılıyor. Yani rastgele ya da gelişigüzel yapılan işler değil bunlar. Şu anda sosyal etkinlikler ve sosyal belediyecilik anlamında başkanımız birçok yeni uygulamayı hayata geçirdi. Daha önce insanların eline ulaşmayan pek çok hizmeti vatandaşlarla buluşturdu. Bu konularda da adım adım ilerlemeye çalışıyor, imkânlar ölçüsünde her yere dokunmaya gayret ediyor” şeklinde konuştu.

‘MESELE PAYLAŞILMAYAN LOKMA MESELESİ’

Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Cenk Ergüden de, belediyenin sosyal yardım konusunda görünür kılmadan faaliyetlerini yürüttüğünün altını çizerek, “Bence mesele lokma dağıtmak meselesi değildir. Mesele, halkla lokmasını paylaşmayanların meselesidir; yani paylaşılmayan lokmanın meselesidir. Paylaşılan lokma değil, paylaşılmayan lokma asıl sorundur. Sosyal yardım konusunda da belediyenin şu anda çok görünür kılmadığımız, hatta görünür kılmamak için özellikle hassasiyet gösterdiğimiz bir sosyal yardım eli bulunmaktadır. Bununla ilgili kurumsal bir yapı vardır ve bu yapı sosyal yardımlarını sürdürmektedir. Elbette tüm bunlar bütçenin el verdiği ölçüde yapılabilmektedir” ifadelerini kullandı.

‘SİYASET ÜSTÜ BİR KONUDUR’

Belediyenin iftar vermesinin eleştirisine katılmadığını da ekleyen Ergüden, “Ancak bir noktaya da katılmıyorum. ‘Belediyeler iftar verir mi, vermeli mi?’ sorusu soruluyor. Benim düşüncem şudur: Belediyeler iftar vermelidir. Geçmişte olduğu gibi bugün de, gelecekte de bu tür buluşmaların olması gerektiğini düşünüyorum. Toplumumuzun meselelerini siyasal bir tartışmaya dönüştürmek istemem. Bu konu siyaset üstü bir konudur. Ama şunu da söylemek gerekir ki Türkiye Cumhuriyeti’nin temel taşı, anayasamızda açıkça yer bulan laik, sosyal ve hukuk devleti ilkesidir. Seçilmiş tüm yöneticiler de, atanmış tüm yöneticiler de bu ilkelere sahip çıkmak ve onları temsil etmek durumundadır. Cumhurbaşkanından başlayarak tüm kademelerde, muhtarına kadar herkes bu sorumluluğu taşımak zorundadır” dedi.

Mustafa Duran ve IQ Money: Finansal Inovasyonun Öncüsü

Mustafa Duran kimdir sorusu, Türkiye’nin fintech sektöründe ilham veren bir isimle yanıt buluyor. IQ Money’nin kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı olan Duran, elektronik para ve ödeme hizmetleri alanında yenilikçi çözümlerle tanınıyor. Bu makalede, Mustafa Duran’ın biyografisi, kariyeri, IQ Money’nin kuruluş hikayesi, sunduğu hizmetler ve başarıları ele alınacak. Semantik SEO uyumlu olarak, Mustafa Duran IQ Money ilişkisi, IQ Money nedir, Mustafa Duran başarıları gibi anahtar kelimeleri doğal bir şekilde entegre ederek, okuyucuya ilham verici bir bakış sunacağız. Makale boyunca görsellerle desteklenen içerik, finansal teknolojilerin yükselişini vurgulayacak.

Mustafa Duran Kimdir? Biyografi ve Erken Kariyeri

Mustafa Duran, finans dünyasının vizyoner girişimcilerinden biri olarak öne çıkıyor. Londra Ekonomi Okulu (London School of Economics) mezunu olan Duran, global finansal piyasalarda edindiği deneyimlerle kariyerine başladı. Crunchbase ve LinkedIn profiline göre, IQ Money’nin yanı sıra IQ Global Investment Holding’in kurucusu ve başkanı olarak görev yapıyor. Mustafa Duran biyografi araştırmalarında, yenilikçi yaklaşımları ve liderlik nitelikleriyle dikkat çekiyor.

Duran’ın erken kariyeri, yatırım ve finansal hizmetler sektöründe şekillendi. 2010’lu yıllarda fintech alanına odaklanarak, elektronik para sistemleri üzerine yoğunlaştı. YouTube röportajlarında (örneğin “IQ MONEY – YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA DURAN” videosu), şirket vizyonunu şöyle anlatıyor: “Finansal erişimi herkes için kolaylaştırmak ve akıllı ödeme çözümleriyle geleceği şekillendirmek.” Bu vizyon, Duran’ı sektörün öncülerinden biri yapıyor.

Ayrıca, Duran’ın aile hayatı kariyerine entegre olmuş durumda. Eşi Nuran Duran, IQ Money’de Yönetim Kurulu Üyesi olarak aktif rol alıyor. Çift, şirket yönetiminde uyumlu bir ekip oluşturarak, başarıyı aile değerleriyle birleştiriyor. Sosyal sorumluluk projeleri de Duran’ın profilini zenginleştiriyor. Instagram paylaşımlarına göre, Jandarma Mensupları Şehit, Gazi ve Aileleri Vakfı’nın İstanbul İl Başkanı olarak atanması, toplum odaklı yaklaşımını gösteriyor. Mustafa Duran kariyeri, girişimcilik ruhuyla dolu bir yolculuk olarak ilham veriyor.

IQ Money Nedir? Şirketin Kuruluşu ve Hizmetleri

IQ Money, resmi adıyla IQ Money Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para A.Ş., Türkiye’de elektronik para ve ödeme sistemleri alanında lider bir fintech şirketi. 2010’lu yılların ortalarında Mustafa Duran tarafından kurulan şirket, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) lisansıyla faaliyet gösteriyor. IQ Money nedir sorusuna yanıt olarak, şirketin temel hizmetleri şöyle:

•  Elektronik Para Çözümleri: Dijital cüzdanlar ile hızlı ve güvenli para transferi, saklama imkanı.

•  Ödeme Aracılığı: E-ticaret, mobil uygulamalar ve POS cihazları üzerinden sorunsuz ödemeler.

•  Finansal Entegrasyonlar: Bankalarla API tabanlı entegrasyonlar, işletmelere verimlilik sağlayan araçlar.

Şirketin web sitesi üzerinden erişilebilen hizmetler, “akıllı para yönetimi” felsefesiyle tasarlanmış. Mustafa Duran IQ Money ilişkisinde, inovasyonu ön planda tutarak, kullanıcı odaklı çözümler geliştirmiş. Şirket, başlangıçtan itibaren hızlı büyüme göstererek, milyonlarca işlem hacmine ulaştı. Bu başarı, fintech sektöründe IQ Money’yi önemli bir oyuncu haline getirdi.

IQ Money hizmetleri, özellikle genç kullanıcılar ve dijital nesil için ideal. Mobil uygulama ile anlık transferler, fatura ödemeleri ve yatırım entegrasyonları gibi özellikler, günlük hayatı kolaylaştırıyor. Semantik SEO bağlamında, IQ Money ödeme sistemi aramalarında, düşük komisyonlar ve kullanıcı dostu arayüz öne çıkıyor.

Mustafa Duran’ın Başarıları ve IQ Money’nin Yükselişi

Mustafa Duran başarıları, fintech sektöründeki dönüştürücü etkisiyle ölçülebilir. IQ Money’yi sıfırdan kurarak, Türkiye’nin önde gelen elektronik para şirketlerinden biri yapan Duran, global yatırım holdingleri ile portföyünü çeşitlendirdi. Crunchbase verilerine göre, partner yatırımları ve genişleme stratejileri, vizyonunu yansıtıyor. Azerbaycan medyasında yer alan röportajlarında (Instagram paylaşımları), uluslararası fırsatları vurguluyor.

IQ Money’nin yükselişi, 2020’lerde pandemiyle hız kazandı. Dijital ödemelerin artmasıyla şirket, kullanıcı sayısını katladı. Yönetim kadrosu – Mustafa Duran, Nuran Duran, Umut Veis ve Av. Semih Kavak – etkili bir ekip olarak başarıya imza attı. Sosyal medya ve YouTube kampanyalarıyla (“IQ MONEY LIFE STYLE’DA!” videoları), marka bilinirliğini artırdı. Bu stratejiler, IQ Money’yi yaşam tarzı odaklı bir finansal hizmet sağlayıcısı konumuna getirdi.

Duran’ın multimilyoner statüsü, yatırım holdingleri sayesinde geldi. LinkedIn profiline göre, global yatırımlar ve yönetim becerileriyle, sektörde rol model oldu. Mustafa Duran kariyeri, fintech’in Türkiye’deki büyümesinde kilit rol oynadı; şirket, binlerce kullanıcıya finansal inklüzyon sağladı.

IQ Money’nin Inovasyonları ve Gelecek Vizyonu

IQ Money, fintech inovasyonlarında öncü. Şirket, blockchain entegrasyonları ve AI tabanlı güvenlik sistemleriyle geleceğe hazırlanıyor. Mustafa Duran’ın liderliğinde, sürdürülebilir büyüme stratejileri uygulanıyor. Örneğin, yeşil finans projeleri ve dijital erişim kampanyaları, şirketin toplumsal etkisini artırıyor.

Semantik SEO açısından, IQ Money başarı hikayesi aramalarında, yenilikçi hizmetler ön plana çıkıyor. Şirket, kullanıcı geri bildirimleriyle sürekli gelişiyor, bu da sadık bir müşteri tabanı yaratıyor.

Fintech Sektöründe IQ Money’nin Rolü

IQ Money, elektronik para şirketleri arasında ilham kaynağı. Mustafa Duran’ın vizyonu, sektördeki hızlı büyümeyi teşvik ediyor. Şirket, düzenlemelere uyumlu çalışarak, güvenilir bir ekosistem oluşturuyor. Benzer fintech firmaları, IQ Money modelini örnek alıyor.

Kıbrıs Rent a Car ile Adayı Özgürce Keşfedin

Kuzey Kıbrıs, Akdeniz’in en özel tatil destinasyonlarından biridir. Tarihi şehirleri, eşsiz plajları ve doğal güzellikleriyle ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunar. Ancak adayı tam anlamıyla keşfetmenin en iyi yolu araç kiralamaktır. Bu nedenle kıbrıs rent a car hizmetleri, hem turistler hem de iş seyahati yapan ziyaretçiler için oldukça önemli bir ulaşım çözümüdür.

Kıbrıs’ta toplu taşıma seçenekleri sınırlı olduğu için araç kiralamak tatilinizi çok daha konforlu ve özgür hale getirir. Kendi programınıza göre hareket edebilir, adanın farklı şehirlerini rahatça gezebilirsiniz. Güvenilir araç kiralama hizmeti almak için https://www.ermrentacar.com üzerinden rezervasyon yaparak seyahatinizi kolaylaştırabilirsiniz.

Kıbrıs’ta Araç Kiralamanın Avantajları

Kıbrıs’ta araç kiralama, ziyaretçilere büyük bir hareket özgürlüğü sağlar. Özellikle turistik bölgeler arasında ulaşım açısından oldukça avantajlıdır.

Kıbrıs rent a car hizmetinin sunduğu başlıca avantajlar şunlardır:

  • Girne, Lefkoşa ve Gazimağusa gibi şehirleri kolayca gezebilme
  • Tatil planını tamamen kendi programınıza göre oluşturma
  • Aile veya arkadaş grubuyla konforlu seyahat etme
  • Toplu taşıma bekleme zorunluluğunu ortadan kaldırma
  • Zamandan tasarruf ederek daha fazla yer keşfetme

Bu avantajlar sayesinde Kıbrıs’ta geçirdiğiniz zaman çok daha verimli ve keyifli hale gelir.

ERM Rent a Car ile Profesyonel Hizmet

Kıbrıs’ta araç kiralama hizmeti sunan birçok firma bulunmasına rağmen güvenilir ve profesyonel bir firma seçmek oldukça önemlidir. ERM Rent a Car, geniş araç filosu ve müşteri odaklı hizmet anlayışı ile öne çıkan firmalardan biridir.

Firma, ekonomik araçlardan konfor segmentine kadar birçok farklı model seçeneği sunarak ziyaretçilerin ihtiyaçlarına uygun çözümler sağlar. Araçların düzenli bakımının yapılması ve temiz şekilde teslim edilmesi, güvenli bir sürüş deneyimi sunulmasını sağlar.

Havalimanı Teslim ile Kolay Ulaşım

Kıbrıs rent a car hizmetlerinde en önemli avantajlardan biri de havalimanı teslim seçeneğidir. Özellikle Ercan Havalimanı’na gelen ziyaretçiler için bu hizmet büyük kolaylık sağlar.

Uçağınız indikten sonra aracınızı doğrudan teslim alarak bekleme süresi yaşamadan yolculuğunuza başlayabilirsiniz. Bu sayede tatilinize zaman kaybetmeden başlayabilir ve seyahatinizi daha planlı şekilde sürdürebilirsiniz.

Online rezervasyon sistemi sayesinde araç kiralama işlemleri oldukça pratik bir şekilde yapılabilir. İnternet üzerinden birkaç dakika içinde rezervasyon oluşturmak mümkündür.

Kıbrıs’ta Konforlu Seyahat Deneyimi

Kıbrıs, keşfedilmeyi bekleyen birçok doğal ve tarihi güzelliğe sahiptir. Girne Limanı, Bellapais Manastırı, Kapalı Maraş ve Karpaz Yarımadası gibi birçok turistik noktayı ziyaret etmek için araç kiralama en ideal çözümdür.

Kendi aracınızla seyahat ederek adanın farklı bölgelerini özgürce keşfedebilir ve tatilinizin her anını daha verimli değerlendirebilirsiniz.

Güvenilir ve profesyonel araç kiralama hizmeti arıyorsanız https://www.ermrentacar.com üzerinden hizmet veren kıbrıs rent a car çözümlerini tercih ederek seyahatinizi daha konforlu ve keyifli hale getirebilirsiniz.

Nextera Danışmanlık Trakya’da

Trakya’da faaliyet gösteren, işletme, kamu kurum ve kuruluşlarına destek olmayı hedefleyen Nextera danışmanlık deneyim ve tecrübesiyle hizmet vermek için Edirne’den yolculuğuna başlayacak.

Türkiye’de 25 farklı ilde hizmet veren Nextera Danışmanlık, Trakya’da işletme ve kurumlara destek olmaya hazırlanıyor. Edirne ve çevre illerde, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından yürütülen destekler, Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) ve Avrupa Birliği eş finansmanlı IPARD Programı (Instrument for Pre-Accession Assistance – Rural Development) kapsamındaki fırsatlar stratejik olarak ele alınıyor.

Edirne ve çevre illerde faaliyet gösteren işletmeler, özellikle kamu ve Avrupa Birliği destekli programlar kapsamında yeni yatırım fırsatlarını değerlendirmeye başladı. Danışmanlık şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Rutkay Amanat, şirketlerinin 2024 Malatya’da kurulduğunu belirterek, “Nextera Danışmanlık, kısa sürede yakaladığı istikrarlı büyüme ile Türkiye genelinde dikkat çeken bir danışmanlık yapısına dönüştü. Kuruluşundan itibaren verimlilik, sürdürülebilirlik ve ölçülebilir fayda odağıyla ilerleyen Nextera, 2026 yılı Şubat ayı itibarıyla 18 tam zamanlı çalışanı kapsayan bir organizasyon yapısına ulaştı” dedi.

DANIŞMANLIKTA YENİ BİR MODEL OLUŞTURDULAR

Amanat, hizmet verdikleri danışanlarına sonuç odaklı bir hizmet sunduklarını da ifade ederek, “Şirketin büyüme sürecinde en belirgin unsur, yüksek maliyetli klasik danışmanlık modellerine alternatif oluşturan yalın ve sonuç odaklı bir yapı kurması oldu. Nextera, yalnızca teknik başvuru desteği sunmakla kalmayıp; firmaların yatırım maliyetlerini düşüren, nakit akışlarını rahatlatan ve kamu desteklerinden maksimum fayda sağlamalarını mümkün kılan çözümler geliştiriyor. Özellikle artan işletme giderleri karşısında KOBİ’ler için erişilebilir ve profesyonel bir model sunuyor” diye konuştu.

25 FARKLI ŞEHRE YAYILDI

25 şehirde faaliyette olduklarını belirten Amanat; “Malatya’da başlayan bu yolculuk bugün 25 farklı şehre yayılmış durumda. Nextera, büyükşehirler dışında faaliyet gösteren işletmelerin kurumsallaşma ve profesyonel proje yönetimi ihtiyacına odaklanıyor. Bu yaklaşım doğrultusunda Edirne ve Trakya bölgesinde; Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından yürütülen destekler, Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) ve Avrupa Birliği eş finansmanlı IPARD Programı (Instrument for Pre-Accession Assistance – Rural Development) kapsamındaki fırsatlar stratejik olarak ele alınıyor” şeklinde konuştu.

Amanat, son olarak, “Bölgede tarım, hayvancılık, gıda işleme, lisanslı depoculuk ve yenilenebilir enerji gibi alanlarda planlanan yatırımlar; uygun çağrı takvimi, doğru bütçe kurgusu ve mevzuata tam uyumlu proje tasarımı ile yapılandırılıyor. Özellikle IPARD ve TKDK hibelerinde genç yatırımcı ve üreticilere yönelik yüksek destek oranları, Nextera’nın yatırım fizibilitesi çalışmalarında önemli bir kaldıraç unsuru olarak konumlanıyor” ifadelerini kullandı.

Aldığı aracın altı ‘zula’ çıktı!

Olgay GÜLER
Edirne’de 600 bin lira verilerek alınan ikinci el hafif ticari aracın, satış sonrası yapılan oto ekspertiz kontrolünde, alt kısmının ‘zula’ olarak tabir edilen gizli bölmelere dönüştürüldüğü tespit edildi.
Edirne’de 600 bin liraya ikinci el hafif ticari araç alan bir vatandaş, satış sonrası şüphe üzerine aracını oto ekspertize götürdü. Aracı kontrol eden ekspertiz ustası Cemre Kurt, alt kısmında farklılıklar olduğunu gördü. Yapılan kontrolde koltuk kısımları altında ‘zula’ olarak tabir edilen gizli görmeler bulunan aracın şasi numarasının da tahribata uğradığı ortaya çıktı. Araç sahibi, durumu Edirne Emniyet Müdürlüğü’ne haber verdi. Polis, aracı teslim alarak incelenmek üzere İstanbul’da kriminal laboratuvara gönderdi. Araç sahibiyse, otomobili kendisine satan kişiden şikayetçi oldu.


‘SATAN KİŞİYE GÜVEN DUYUP, EKSPERTİZE SOKMAMIŞ’
Ekspertiz ustası Cemre Kurt, ikinci el araç satışında oto ekspertizin önemine dikkat çekerek, “Araçların geçmişi her zaman net olmayabilir. Oto ekspertiz burada devreye giriyor. Biz araçların motor performanslarını, kaporta aksanlarını, şase kontrollerini ve güvenlik sistemlerini, profesyonel cihazlarla detaylı bir şekilde inceliyoruz. Geçtiğimiz gün araç sahibi aracını alırken ekspertize sokmuyor. Güven duyuyor aracı satan kişiye. Daha sonrasında şüphe üzerine aracı bize ekspertize getirdi. Aracın alt şasi kontrollerini yaptığımızda alt kısımda farklılıklar olduğunu gördük. Aracın daha sonrasında koltuk kısımlarını söktüğümüzde aracın altı tamamen zula şeklinde olduğunu gördük. Şasi numarası bayağı tahribat edilmiş. Daha sonrasında araç sahibi kolluk kuvvetlerini arayarak aracı emniyete teslim etti ve aracı satan kişiden şikayetçi oldu” dedi.


‘BİR ÇOK SUÇTA KULLANILMIŞ OLABİLİR’
Otomobildeki zulanın bir çok nedenle kullanılmış olabileceğine dikkat çeken Kurt, “Bunun birçok sebebi olabilir. Dün kaçakçılık şube, narkotik şube hepsi geldiler. Aracı detaylı bir şekilde incelediler. Daha sonra araç kriminale götürülmek üzere emniyete teslim edildi. Yani göçmen kaçakçılığı, uyuşturucu kaçakçılığı, birçok suçlarda kullanılmış olabilir. Aracı alan kişinin şöyle bir avantajı var. Aracı alalı daha bir ay olmamış. Yani çok kısa bir sürede bunu fark ettiği için aslında çok şanslı ama aradan 6 ay, bir sene veya daha uzun bir süre geçseydi bunu ispatlama daha çok zor olacaktı. Yani herkese tavsiyemiz mutlaka araç alırken ekspertize götürsün” şeklinde konuştu.


‘MUTLAKA EKSPERTİZE GETİRSİNLER’
Vatandaşların, mutlaka araç alırken, oto ekspertize başvurmaları gerektiğini kaydeden Kurt, “Bizim tavsiyemiz araç alırken mutlaka ekspertize getirsinler. Genelde bu tür konular güven duyularak ve akrabadan alınan araçlarda vatandaşlarımızın başına geliyor. Çoğu şikayetler aslında; ‘Tanıdığımdan aldım, güvendim, ekspere götürmedim’ kaynaklı oluyor” diye konuştu

Şehit kabirlerine ‘temizlik’ seferberliği

Olgay GÜLER

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından başlatılan ‘Şehit Kabirlerimizin Temizlik Seferberliği’ uygulaması kapsamında, Edirne Yeni Şehir Mezarlığı’ndaki şehit kabirleri bakıma alındı.

Bakanlığın Ramazan Bayramı öncesi 81 ilde başlattığı seferberlik kapsamında, Edirne’de şehit kabirleri temizlendi. Yenişehir Mezarlığı şehitlikte gerçekleştirilen etkinlikte, şehitlerin kabirleri temizlenerek bakıma alındı. Programa Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Harun Tohumcu ile şehit yakınları ve müdürlük çalışanları katıldı.

Programda konuşan İl Müdürü Tohumcu, şehitlerin emanetlerine sahip çıkmanın asli görevleri olduğunu belirterek, temizlik seferberliği çerçevesinde tüm kabirlerin titizlikle elden geçirildiğini kaydetti.

‘Millet iradesinin en güçlü sembolü’

CHP Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, İstiklal Marşı’nın Cumhuriyetimizin temel değerlerini ve bağımsızlık kararlılığımızı kuşaktan kuşağa aktaran en önemli miraslarımızdan biri olduğunu bildirdi.

Akgüngör, İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda şunları kaydetti:

“Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilmiştir. 105 yıldır aynı gurur ve inançla okunan İstiklal Marşımız; özgürlüğe olan bağlılığımızın, vatan sevgimizin ve millet iradesinin en güçlü sembolüdür.

Mehmet Akif Ersoy’un kaleminden çıkan bu eşsiz eser, Kurtuluş Savaşı’nın en zor günlerinde milletimize umut olmuş; bağımsızlık ve özgürlük idealimizi dizelere dökmüştür.

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde verilen Kurtuluş Savaşı’nın ruhunu taşıyan İstiklal Marşı, Cumhuriyetimizin temel değerlerini ve bağımsızlık kararlılığımızı kuşaktan kuşağa aktaran en önemli miraslarımızdan biridir.

Bugün bizlere düşen görev; bu mirasa sahip çıkmak, Cumhuriyetimizin kazanımlarını korumak ve bağımsızlık mücadelemizin ruhunu yaşatmaktır.

İstiklal Marşımızın kabulünün 105. yıl dönümünde başta Mehmet Akif Ersoy olmak üzere, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve tüm Kurtuluş Savaşı kahramanlarımızı saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz. -Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın-.”

Kamu binalarında sessiz görüşme alanları gündemde

Belediye binaları, vergi daireleri ve diğer kamu hizmet noktalarında vatandaşla yüz yüze görüşme yapan personelin mahremiyet ve ses konforu ihtiyacı, son dönemde yerel yönetimlerin gündemine daha sık taşınıyor. Bekleme salonlarının kalabalık olduğu saatlerde, hassas konuların konuşulduğu birimlerde ses yalıtımı ve izole alan ihtiyacı öne çıkıyor. Bu doğrultuda bazı kurumlar, toplantı kabini ve benzeri modüler çözümleri değerlendirmeye başladı.

Toplantı kabini uygulamaları, sabit duvar örmeden mevcut binaya eklenebilen yapılar olarak tanımlanıyor. Kısa süreli görüşmeler, bire bir görüşmeler veya çevrim içi toplantılar için kullanılabiliyor. Telefon kabini modelleri ise sık arama yapan birimlerde, hem personelin hem de yanındaki vatandaşların konuşmalardan etkilenmemesi için tercih edilebiliyor. Akustik kabin olarak adlandırılan, ses yalıtımı güçlendirilmiş yapılar, telefon görüşme kabini ihtiyacını da karşılayacak şekilde tasarlanabiliyor.

Bu tür çözümlerin kamu binalarında yaygınlaşmasında, uygulama süresinin kısa olması ve mevcut hizmet akışını bozmadan devreye alınabilmesi etkili oluyor. Türkiye’de toplantı kabini, telefon kabini, akustik kabin ve telefon görüşme kabini alanında çözüm sunan firmalar, farklı bina tipolojilerine uygun projeler üretiyor. Toplantikabini.com, bu alanda faaliyet gösteren adreslerden biri olarak biliniyor.

Yerel yönetim uzmanları, vatandaş memnuniyeti ve personel verimliliği açısından hizmet noktalarındaki ses konforunun ihmal edilmemesi gerektiğini belirtiyor. Toplantı kabini ve akustik kabin gibi modüler çözümlerin, bütçe ve uygulama kolaylığı sunması nedeniyle önümüzdeki dönemde daha fazla kamu projesinde yer alması bekleniyor.

Enez’de peynirin acı günü


Edirne’nin süt ürünlerinin işlenerek katma değer yaratıldığı Enez ve Keşan ilçelerinde birer gün arayla iki kayıp yaşandı. Bölgenin önemli süt ürünleri işleme tesislerinden Enez Büyükevren Köyündeki Çirozlar Ailesi bireylerinden Ergün Çiroz geçtiğimiz Pazar günü vefat etti.

Bir yılı aşkın bir süreden beri tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden merhum, Büyükevren Köyünde 8 Mart Pazar günü toprağa verildi.
Çirozlar Ailesinin yaşadığı kaybın ardından bu kez de Aksal Süt Ürünleri işletmesinin sahibi, AKP Edirne Milletvekili Fatma Aksal’ın babası Mustafa Aksal hayatını kaybetti. Aksal Peynirleri adına Keşan Türkmen Köyü’nde işletmeleri ve birçok noktada satış merkezleri bulunan Mustafa Aksal ise, Ergün Çiroz’dan bir gün sonra 9 Mart Pazartesi günü Keşan Asri Mezarlıkta toprağa verildi.

Bölgenin peynir ihtiyacını karşılayan uzun yıllar boyunca dört beş kuşaktır aile geleneği peynircilikle uğraşan ve bölgenin kalkınmasında öncü olan bu iki işletmede yaşanan kayıplar bölge halkında olduğu kadar sezonu Keşan ve Enez sahillerinde geçiren yazlıkçı dostları arasında da büyük üzüntü yarattı.

Plakada yoğun mesai!

Olgay GÜLER

Ülke genelinde standart dışı ve mühürsüz APP (Avrupa Press Plaka) plakalara yönelik ağır yaptırımların yürürlüğe girmesinin ardından, plaka basım atölyelerinde değişim yoğunluğu yaşanıyor.

İçişleri Bakanlığı tarafından trafik güvenliğini artırmak ve suçla mücadeleyi etkinleştirmek amacıyla alınan önlemler kapsamında, sahte plaka kullananlara 140 bin lira, plaka üzerinde değişiklik yapanlara ise 4 bin lira ceza kesilecek olması, araç sahiplerini harekete geçirdi. Yeni yaptırımlarla birlikte Edirne Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’na bağlı plaka basım atölyesinde de yoğunluk yaşanmaya başladı. 1 Nisan 2026’ya kadar sürecek olan bilgilendirme ve rehberlik döneminde vatandaşlar, atölye önünde kuyruk oluşturdu.

‘YOĞUNLUK ÜÇ KATINA ÇIKTI’

Edirne Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Aytaç Dilci, atölyedeki yoğunluğun üç katına çıktığını belirterek, “APP plaka kullananlara yönelik cezaların artırılmasıyla birlikte APP plaka kullananların hepsinden bir değiştirme talebi geldi. Bu da hepsi bir anda olunca büyük bir yoğunluk oluşturdu. Normalde bizim günlük plaka basım sayımız 80 ile 100 adet arasındayken, şu anda bu sayı 250–300’e kadar çıktı. Oradaki çalışan sayısını artırdık. Kuyruklar oldu mu? Çok olmadı diyebilirim ama ciddi bir yoğunluk yaşanıyor. Görevli arkadaşlar yetişmeye çalışıyor. Küçücük bir yerde dört kişi elden ele çok seri bir şekilde çalışıyor. Ben de oradaydım. Ara ara gidip vatandaşlara yardımcı olmaya çalışıyorum” dedi. 

‘HOLOGRAMLARA BAKILMALI’

Vatandaşların, standart plaka ile APP plakayı nasıl ayırt edeceklerine yönelik bilgi veren Dilci, “Halkımız bazı konuları bilmiyor. Birçok kişi bu yüzden geliyor; “Acaba benim plakam APP mi, değil mi?” diye soruyor. Şunu söyleyelim; plakaya farklı açılardan bakarlarsa, paraların üzerinde görülen güvenlik unsurları gibi plakanın içinde de bazı işaretler vardır. Ay yıldız, TR ibaresi ve iki çizgi şeklinde hologramlar bulunur. Farklı açılardan baktıklarında bunlar parlıyor. Eğer bu özellikler varsa o plaka APP plaka değildir. Tabii APP plaka kullananlar zaten genelde biliyor. Ama ikinci el araç alan kişiler, plakanın APP olup olmadığını bilmedikleri için gelip bize soruyorlar. Bu şekilde de anlayabilirler” diye konuştu. 

‘ÖNCE KARAKOLA GİTMELİLER’

Plaka değişim prosedürüyle ilgili de konuşan Dilci, “Plaka değişimi şöyle oluyor: Önce karakola gidiyorlar. Eğer daha önce bastırdıkları plakaları saklıyorlarsa onları takabilirler. Çünkü bazı kişiler ilk bastırdıkları plakayı beğenmeyip daha süslü, daha farklı bir plaka yaptırıyor ve eski plakayı kenara koyuyor. Eğer o eski plakalar ellerindeyse doğrudan takabilirler, hiçbir sıkıntı yok. Ama o plakalar yoksa ve atmışlarsa, karakola gidip “plakamı kaybettim” diye müracaat ediyorlar. Oradan aldıkları belgeyle notere gidiyorlar. Sonrasında noterden yeni plaka basım kararı çıkartıyorlar. O belgeyle bize geliyorlar. Bizde de plaka ücretini mobil bankacılıktan yatırmaları gerekiyor. Çünkü artık elden para alınmıyor. Onu da vatandaşlarımız bilsin. Çift plaka ücreti 850 lira. Bu ücret mobil bankacılıktan yatırılıyor. Noterden işlem yapıldığı ve paranın yatırıldığı bilgisi sistemimize düştükten sonra biz plakayı basıp teslim edebiliyoruz. Bunun dışında bizim plaka verme şansımız yok. Para da doğrudan federasyona gidiyor. Bizim elden para alma durumumuz da yok. Plaka ücreti mobil bankacılıktan yatırılmak zorunda. Para sistemde göründükten sonra biz plakayı basıp kendilerine verebiliyoruz” şeklinde konuştu.