Kategori arşivi: Güncel

Sabahattin Ali’ye anlamlı anma!

Edirne Belediyesi, Türk edebiyatının ölümsüz kalemlerinden Sabahattin Ali’nin vefat yıl dönümünde anlamlı bir anma programına imza attı. Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, gecenin onur konuğu ise usta yazarın kızı Filiz Ali’ye Sabahattin Ali’nin mirasının yaşatılmaya devam edeceklerini belirtti.


Edirne Belediyesi’nin organizasyonu ve Ardino Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen programda, Sabahattin Ali’nin yaşamı, edebi kişiliği ve eserleri kapsamlı bir şekilde ele alındı. Katılımcılar, yazarın hayatından kesitlerin anlatıldığı sunumlarla hem onun yaşam mücadelesine tanıklık etti hem de eserlerinin derin dünyasına bir yolculuk yaptı.


Program kapsamında, Sabahattin Ali’nin eserlerinden yer alan görseller sergilendi. Aynı zamanda Edirne Belediyesi Kent Orkestrası tarafından seslendirilen, Sabahattin Ali’nin şiirlerinden bestelenmiş eserler salonda duygu yoğunluğunu zirveye taşıdı. Katılımcılar zaman zaman bu eserlere eşlik ederken, bazı anlarda duygusal anlar yaşandı.

Programın moderatörlüğünü Selahettin Karabaşev üstlenirken, Sabahattin Ali’nin şiirleri öğretmenler Şenay Özkan ve Muhammed Yeşil tarafından okundu. Şiir dinletisi, izleyicilerden büyük beğeni topladı. Özellikle yazarın insan, özgürlük ve adalet temalarını işleyen dizeleri salonda derin bir etki bıraktı.


Programın sonunda konuşma yapan Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Sabahattin Ali’nin hem kişisel hayatında hem de edebiyat dünyasında önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayarak “Sabahattin Ali hem benim kişisel yolculuğumda hem de bu ülkede, aslında sadece bu ülkede değil, tüm dünyada zamansız ve ölümsüz eserler bıraktı bize. Ben ona, kızının nezdinde şöyle seslenmek isterim: Özgür ruhlarda, adaleti arayan her yürekte babanız yaşamaya devam edecek, bizimle birlikte. Biz, 2026 yılında Sabahattin Ali’ye buradan şunu söyleyebilmek isterdik: İfade özgürlüğünü ve adaleti sonuna kadar temin ettiğimiz bir Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşıyoruz demek isterdik. Ama ne yazık ki bunu diyemiyoruz. Ancak şunu cesurca ve umudumuzu hiç kaybetmeden söylemeye devam edeceğiz: Bu uğurda mücadele etmeye, demokrasi şehitlerimizin yolunda yürümeye ve şu anda demokrasi tutsaklarını özgürlüklerine kavuşturana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz.” dedi.

‘Sabahattin Ali’nin mirasını yaşatacağız!

Konuşmasında Filiz Ali’ye de hitap eden Gencan, Sabahattin Ali’nin mirasının yaşatılmaya devam edeceğini belirterek, “Babanızın fikirleri ve eserleri bizimle yaşamaya devam edecek. Onu rahmetle anarken, onun değerlerini yaşatmak için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.


Gecenin onur konuğu Filiz Ali ise böyle anlamlı bir etkinlikte yer almaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Babasının eserlerine gösterilen ilginin kendisini duygulandırdığını ifade eden Ali, emeği geçen herkese teşekkür etti.


Program, Filiz Ali’ye çiçek takdim edilmesi ve protokol üyeleriyle birlikte hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona erdi. Katılımcılar, gece boyunca hem edebiyatın derin izlerini hissettiklerini hem de Sabahattin Ali’nin mirasının ne denli güçlü olduğunu bir kez daha gördüklerini ifade etti.

Hastanede otopark sorunu büyüyor

Edirne Sultan Birinci Murat Devlet Hastanesi otoparkının yetersiz kalması nedeniyle, hasta ve ziyaretçi araçlarını park etmede büyük sıkıntılar yaşanıyor. Hastane önündeki ana cadde ve bu caddeye açılan ara sokaklar her iki istikamette parklanma alanı haline gelirken, inşa edilmekte olan caminin bitişiğinde yer alan boş arazı da şimdilik otopark niyetine kullanılıyor.

Bir zamanlar Trakya Tarımsal Araştırma Müdürlüğü’nün ürün denemeleri yaptığı bu yumuşak ve verimli topraklar şimdi TOKİ ve müteahhitlerin yaptığı yüksek katlı apartmanlar, villa tipi evler ve ticari işletmelerle doluyor. Son aylarda barajları dolduran yoğun yağışlar nedeniyle çamur deryası haline gelen boş araziye park etmekte olan hasta ve ziyaretçilerin araçları da tanınmaz hale geliyor.

Hastaneye gelip de park yeri bulamayan herkes park alanının genişletilmesi veya katlı otopark gibi alternatifler bulunmasını istiyor. Vatandaşlar, bölgedeki yapılaşmanın hızına dikkat çekerek, “Bu gidişata gecikmeden kalıcı çözüm bulunmalı” yorumunu yapıyor.

Ekmeğe zam yolda!

Olgay GÜLER

Türkiye genelinde, başta enerji ve un gibi maliyetlerdeki artış nedeniyle, ekmek fiyatlarında başlayan zam furyasına, Edirne de eklendi.

Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, kilogramı 75 lira olan ekmek fiyatının 1 Nisan itibariyle birçok ilde değişmeye başladığını söyledi. Balcı’nın açıklamasının ardından başlayan zam furyasına, Edirne de eklendi. EDESOB Başkanı Kemal Cingöz, kentte 15 liraya satılan 200 gram ekmeğin, 17.5 lira olmasını öngören teklifi bakanlığa gönderdiklerini söyledi. Cingöz, zam nedeninin girdi maliyetlerindeki artıştan kaynaklandığını dile getirdi. 

‘KİLOGRAM FİYATI 87.5 LİRA OLACAK’

Zammın kabul edilmesi halinde, ekmeğin kilogram fiyatının 87.5 lira olacağını belirten Cingöz, “Biz de ilde 200 gram ekmek 17.5 lira, ilçelerde de 230 gram ekmeği 20 TL olarak teklifte bulunduk. Yani kilogram fiyatı 87.5 lira ekmeğin. Bu teklifi bakanlığa gönderdik, bakanlıktan sonra onaylanırsa karar valiliğe gidecek. Bakanlıktan cevabi yazı gelecek ondan sonra valilik uzlaşma komisyonu kurar mı, kurmaz mı bilmiyorum. Ama Türkiye genelinde herhalde 25’e yakın ilde ekmek fiyatları bu banda oturdu” dedi.

‘BU YAPILAN ZAM DA BELKİ MALİYETLERİ KARŞILAMAYACAK’

Zammın ana nedeninin başında akaryakıt fiyatlarındaki artış geldiğini kaydeden Cingöz, “Akaryakıt fiyatları herhalde burada 35 günde yüzde 40’a yakın zam gördü. Her şey akaryakıta endeksli. Bu arada una da zam geldi. Asgari ücrete zam geldiği zaman buğdayın kilosu 13 lira falandı, şu an 15-15.5 TL civarında gidiyor. Unun çuvalı da 1300 liraya çıktı. Yani sonuç itibariyle bu yapılan zam da belki girdi maliyetlerini karşılamayacak boyutta. Ama yapacak bir şey de yok. Minimum da tutmaya çalıştık zam oranını” diye konuştu.

İl ve ilçelerde farklı zam oranı yapılmasının nedenini de anlatan Cingöz, “Biz fiyatın tek olmasını istedik aslında. Fakat buradaki arkadaşlar ulusal marketlere ekmek veriyor. Oraya verilen ekmeklerdeki komisyon yüzde 15. Ekmek fiyatının yüzde 15’i. Yani ekmek 20 lira olursa 3 lira verecekler. Ama 17.5 olursa 2 lira civarında bir komisyon verecekler. Yani onun için ildeki arkadaşlar 200 gramı 17.5 lira istediler. Aslına bakarsanız; doğru olan bir ekmeğin 230 gram olması lazım. Yani 200 gramdan siz de takdir edersiniz ki iyi ekmek olmuyor. Aslında bakanlık daha önce bir standart koymuştu; ‘250 gramdan aşağı ekmek üretimi yapılmaz’ diye. Bence en ideali 250 gram olması lazım, ekmeğin ekmek olabilmesi için. Ama sonradan düşürüldü; ‘200 gram da çıkarılabilir’ denildi” şeklinde konuştu.

‘Girişimci kadınlarımızın yanındayız’

AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, kadın çalışanların ihracata katkı sağladığı iller sıralamasında Edirne’nin %45,8 oranıyla Türkiye 4’üncüsü olduğunu duyurdu.

“Kadın Elinin Değdiği Her İş Büyüyor”

Türkiye genelinde kadın istihdamının dış ticarete sağladığı katkıların verilerine değinen AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, Edirne’nin elde ettiği %45,8’lik payın şehrin ekonomik geleceği adına gurur verici olduğunu ifade etti. Kadın emeğinin üretim zincirindeki önemine dikkat çeken İba, şu ifadeleri kullandı:

“Kadın elinin değdiği her yer güzelleşiyor, kadın emeğinin girdiği her iş büyüyor. Edirne’miz, tekstilden gıdaya, tarımdan sanayiye kadar her alanda üretim zincirinin en güçlü halkası olan kadınlarımız sayesinde Türkiye genelinde büyük bir başarıya imza atmıştır. İhracat katkısında Türkiye 4’üncüsü olmak, sadece bir rakam değil; Edirne kadınının çalışkanlığının ve üretimdeki kararlılığının bir sonucudur.”

Stratejik Sektörlerde Kadın İmzası

Edirne’nin dış ticaret hacminde kadınların rolünün her geçen yıl arttığını belirten Belgin İba, özellikle tekstil, gıda ve tarıma dayalı sanayi kollarında kadınların aktif rol üstlenmesinin ihracat rakamlarına doğrudan yansıdığını vurguladı. İba, kadınların üretim süreçlerine daha fazla dahil olmasının yerel ekonomiyi güçlendirirken, Edirne’nin adını dünyaya duyurduğunu ifade etti.

“Girişimci Kadınlarımızın Her Zaman Yanındayız”

Şehrin kalkınmasında kadınların en ön safta yer almasından büyük mutluluk duyduklarını belirten İba, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Serhat şehrimizin ekonomisini büyüten, alın teriyle ihracatımıza değer katan tüm kadın çalışanlarımıza ve kadın girişimcilerimize yürekten teşekkür ediyorum. Edirne’nin bu alandaki başarısı, tüm Türkiye’ye örnek teşkil etmektedir. Bizler de bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da üreten, emek veren ve şehrimizi geleceğe taşıyan kadınlarımızın yanında olmaya, başarılarını desteklemeye devam edeceğiz.”

Emlakçılık Kursu Nasıl Seçilir? Eğitim Süreci, Sertifika Türleri ve Kariyer Fırsatları

Emlakçılık kursu, gayrimenkul sektöründe profesyonel olarak çalışmak isteyen kişilere satış teknikleri, tapu işlemleri, gayrimenkul hukuku ve müşteri yönetimi konularında kapsamlı bilgi veren mesleki bir eğitim programıdır. Bu eğitimler, sektöre bilinçli giriş yapmak ve kariyer fırsatlarını artırmak isteyen kişiler için önemli bir başlangıç noktasıdır.

Günümüzde emlak danışmanlığı mesleği sadece portföy bulmakla sınırlı değildir. Başarılı bir emlak danışmanı olmak için doğru fiyat analizi, etkili pazarlama, doğru müşteri iletişimi ve hukuki süreç bilgisi gerekir. Emlak kursları da bu yetkinlikleri kazandırmayı amaçlar.

Emlakçılık Kursuna Katılmanın Avantajları

Emlak sektöründe eğitimli kişiler her zaman daha avantajlıdır. Çünkü bilgi sahibi olmak doğrudan satış başarısını etkiler.

Emlak kursunun sağladığı başlıca avantajlar:

  • Sektöre profesyonel başlangıç yapma imkânı
  • Gayrimenkul mevzuatını öğrenme
  • Müşteri kazanma teknikleri öğrenme
  • Satış kapatma becerisi geliştirme
  • İş başvurularında avantaj elde etme
  • Uzun vadeli kariyer fırsatları oluşturma

Bu nedenle kurslar sadece bilgi değil aynı zamanda rekabet avantajı da sağlar.

Emlakçılık Kursu Eğitim Programı Neleri Kapsar?

Kapsamlı bir eğitim programı genellikle teorik ve pratik konuları birlikte sunar.

Eğitimde Yer Alan Ana Konular

  • Gayrimenkul sektörüne giriş
  • Emlak hukuku ve mevzuat
  • Tapu işlemleri ve süreç yönetimi
  • Satış psikolojisi
  • Müşteri ilişkileri yönetimi
  • Portföy oluşturma teknikleri
  • Dijital emlak pazarlaması
  • Emlak ilan yönetimi

Bu eğitimler danışmanların sektörde daha bilinçli hareket etmesini sağlar.

Emlakçılık Kursu Online mi Yüz Yüze mi Alınmalı?

Bu tamamen kişinin zamanına ve öğrenme tercihine bağlıdır.

Eğitim ModeliÖzelliği
Online kursEsnek zamanlı eğitim imkânı
Yüz yüze kursUygulamalı öğrenme avantajı
Hibrit kursHem online hem uygulama fırsatı

Çalışan kişiler genellikle online eğitimleri tercih etmektedir.

Emlakçılık Kursu Sonrası Ne Yapılır?

Eğitim tamamlandıktan sonra genellikle şu adımlar izlenir:

  1. Sertifika alınır
  2. Mesleki yeterlilik süreci başlatılır
  3. Emlak ofisinde çalışma imkânı aranır
  4. Sektörde deneyim kazanılır
  5. İlerleyen süreçte ofis açılabilir

Bu süreç doğru yönetildiğinde kariyer hızlı gelişebilir.

Doğru Emlak Kursu Nasıl Seçilir?

Kurs seçerken şu kriterler önemlidir:

  • Eğitim kurumunun güvenilirliği
  • Sertifikanın geçerliliği
  • Eğitim içeriğinin güncelliği
  • Eğitmenlerin deneyimi
  • Eğitim sonrası destek
  • Referanslar

Yanlış kurum seçimi zaman kaybına neden olabilir.

Emlakçılık Kursu Fiyatı Neye Göre Değişir?

Kurs ücretleri genellikle şu faktörlere göre değişir:

  • Eğitim süresi
  • Eğitim kurumu
  • Online veya yüz yüze olması
  • Sertifika kapsamı
  • Ek danışmanlık hizmetleri

Ancak fiyat yerine eğitim kalitesine odaklanmak daha doğru bir yaklaşımdır.

Emlak Sektöründe Başarılı Olmanın Sırları

Başarılı emlak danışmanlarının ortak özellikleri:

  • Güvenilir olmak
  • Doğru iletişim kurmak
  • Sürekli öğrenmek
  • Bölgeyi iyi analiz etmek
  • Güçlü network oluşturmak
  • Dijital pazarlamayı kullanmak

Bu faktörler gelir seviyesini doğrudan etkiler.

Emlakçılık kursu, gayrimenkul sektöründe kariyer yapmak isteyen kişiler için önemli bir eğitimdir. Doğru eğitim sayesinde sektöre daha donanımlı girilebilir ve başarı şansı artırılabilir.

Eğer emlak sektöründe profesyonel bir kariyer hedefliyorsanız, kaliteli bir eğitim programı seçmek geleceğiniz için yapacağınız en doğru yatırımlardan biri olacaktır.

Bursa İşyeri Hemşireliği (DSP) Eğitimi: DSP Belgesi Alma Şartları ve Eğitim Süreci

Bursa İşyeri Hemşireliği (DSP) eğitimi, iş sağlığı ve güvenliği alanında çalışmak isteyen hemşire, ebe ve diğer sağlık personeline yönelik verilen mesleki uzmanlık eğitimidir. DSP (Diğer Sağlık Personeli) olarak adlandırılan bu meslek grubu, işyeri hekimi ile birlikte çalışarak çalışanların sağlık gözetimi, iş kazalarının önlenmesi ve meslek hastalıklarının takibi gibi görevler üstlenir.

İşyeri hemşireliği eğitimi tamamlandıktan sonra adaylar yapılan sınavda başarılı olursa DSP sertifikası alarak resmi olarak görev yapma hakkı kazanır.

Bursa DSP Eğitimine Kimler Katılabilir?

DSP eğitimleri yalnızca belirli sağlık meslek gruplarına açıktır.

Başvuru Yapabilecek Meslekler

  • Hemşireler
  • Ebeler
  • Sağlık memurları
  • Acil Tıp Teknisyenleri (ATT)
  • Paramedikler
  • Çevre sağlığı teknikerleri

Bu meslek gruplarından mezun olan kişiler DSP eğitimine katılarak iş sağlığı ve güvenliği alanında kariyer yapabilir.

Bursa İşyeri Hemşireliği (DSP) Eğitimi Kaç Saat Sürer?

DSP eğitim programları genellikle toplam 90 saatlik eğitimden oluşur. Bu eğitim:

  • Yaklaşık 45 saat uzaktan eğitim
  • Yaklaşık 45 saat yüz yüze eğitim

şeklinde planlanabilir.

Eğitim tamamlandıktan sonra adaylar DSP sınavına girme hakkı kazanır.

Bursa DSP Eğitimi İçeriğinde Hangi Konular Var?

İşyeri hemşireliği eğitimleri iş sağlığı ve güvenliği sistemine yönelik kapsamlı konuları içerir.

Eğitim Konuları

  • İş sağlığı ve güvenliği mevzuatı
  • İş kazaları ve meslek hastalıkları
  • Risk değerlendirme
  • İş hijyeni
  • Ergonomi
  • İlkyardım uygulamaları
  • Çalışan sağlık gözetimi
  • Acil durum yönetimi

Bu eğitimler sağlık personelinin işyerlerinde etkin görev alabilmesini sağlar.

DSP (İşyeri Hemşiresi) Nasıl Olunur?

DSP olmak için izlenmesi gereken süreç:

  1. Sağlık bölümü mezunu olmak
  2. Yetkili eğitim kurumundan DSP eğitimi almak
  3. Eğitimi tamamlamak
  4. DSP sınavına girmek
  5. En az 60 puan almak
  6. DSP sertifikası almak
  7. İSG-Katip sistemine kayıt olmak

Bu süreç tamamlandığında kişi işyeri hemşiresi olarak çalışabilir.

Bursa DSP Eğitimi Sonrası Çalışma Alanları

DSP sertifikası alan kişiler şu alanlarda çalışabilir:

  • Fabrikalar
  • OSGB firmaları
  • İnşaat şirketleri
  • Sağlık kuruluşları
  • Kurumsal firmalar

Sanayi yoğunluğu nedeniyle Bursa’da DSP’lere olan talep oldukça yüksektir.

Bursa DSP Kursu Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Doğru eğitim kurumu seçimi önemlidir. Şu kriterlere dikkat edilmelidir:

  • Çalışma Bakanlığı yetkisi
  • Eğitmenlerin sektörel deneyimi
  • Sınav hazırlık desteği
  • Eğitim başarı oranı
  • Uygulamalı eğitim imkânı
  • Eğitim sonrası danışmanlık

Kaliteli bir eğitim kurumu seçmek DSP sertifikası alma sürecini kolaylaştırır.

Bursa İşyeri Hemşireliği (DSP) eğitimi, sağlık personelinin iş sağlığı ve güvenliği alanında uzmanlaşmasını sağlayan önemli bir mesleki eğitimdir. Doğru eğitim programı ve başarılı bir sınav süreci ile DSP sertifikası almak mümkündür.

Eğer sağlık alanındaki deneyiminizi iş sağlığı ve güvenliği sektöründe değerlendirmek istiyorsanız, Bursa’da alacağınız DSP eğitimi güçlü bir kariyer fırsatı oluşturabilir.

Enes Sencer cevaplıyor: IBAN mağdurları düzenlemesi ne getirir?

Soru: Son günlerde “IBAN mağdurları” düzenlemesi çok konuşuluyor. Bu tartışmanın merkezinde ne var?
Av. Enes Sencer: Tartışmanın merkezinde, hesabını başka birine kullandıran ya da kullandırdığı iddia edilen herkesin aynı şekilde değerlendirilmesi sorunu var. Uygulamada birçok kişi, olayın niteliği tam araştırılmadan doğrudan ağır ceza tehdidiyle karşı karşıya kalabiliyor. Oysa ceza hukukunda esas olan, herkesin kendi kastı, bilgisi, iradesi ve menfaat ilişkisi çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilmesidir.

Soru: Sizce burada asıl hukuki problem nedir?
Av. Enes Sencer: Asıl problem, hesap sahibinin otomatik biçimde suç örgütünün bir parçası ya da dolandırıcılık failı gibi görülmesidir. Bir kişinin hesabını kullandırmış olması tek başına, onun nitelikli dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğini göstermeyebilir. Hesabın ne şekilde kullanıldığı, kişinin bundan gelir elde edip etmediği, olayın içeriğini bilip bilmediği ve suç planına bilinçli katkı sunup sunmadığı somut delillerle ortaya konulmalıdır.

Soru: Yani herkes aynı kefeye konulmamalı mı?
Av. Enes Sencer: Kesinlikle konulmamalı. Gerçekten örgütlü şekilde hareket eden, menfaat sağlayan ve dolandırıcılık planının parçası olan kişiyle; saflık, bilgisizlik, ekonomik zorluk ya da kandırılma nedeniyle hesabını kullandıran kişi aynı hukuki kategoride değerlendirilemez. Ceza adaletinin temel ilkesi budur: fiil ve fail bireyselleştirilerek ele alınmalıdır.

Soru: Kamuoyunda “300 bin kişiyi ilgilendiriyor” deniyor. Bu ne anlama geliyor?
Av. Enes Sencer: Bu ifade bize şunu gösteriyor: Karşımızda artık münferit birkaç dosya değil, kitlesel hale gelmiş bir ceza hukuku sorunu var. Bu kadar geniş bir kitleyi ilgilendiren bir meselede, hızlı ve toptancı değerlendirmeler ciddi mağduriyetlere yol açabilir. O nedenle yasal düzenleme hazırlanırken hem toplumsal gerçeklik hem de ceza hukukunun temel ilkeleri birlikte gözetilmelidir.

Soru: Beklenen düzenleme sizce neyi hedeflemeli?
Av. Enes Sencer: Beklenen düzenleme, öncelikle kast ayrımını netleştirmelidir. Kimin bilinçli şekilde suç organizasyonunun içinde yer aldığı, kimin ise olayın ağırlığını ve sonuçlarını bilmeden hareket ettiği ayrıştırılmalıdır. Ayrıca yalnızca hesap hareketine bakılarak değil; iletişim kayıtları, para akışındaki rol, komisyon alınıp alınmadığı, yönlendirme olup olmadığı ve suçtan elde edilen fayda gibi unsurlar birlikte değerlendirilmelidir.

Soru: Mevcut uygulamada en çok hangi hata yapılıyor?
Av. Enes Sencer: En sık yapılan hata, banka hesabının kullanılmış olmasını tek başına yeterli görmektir. Oysa hesap, suçta bir araç olarak kullanılmış olabilir; fakat hesabın sahibi her zaman suçun asli faili olmayabilir. Ceza hukukunda görünüşe değil, somut iradeye ve delile bakılır. Bu ayrım yapılmadığında, gerçek fail ile tali düzeyde kalan ya da hiç kastı bulunmayan kişi aynı yaptırımla karşı karşıya kalabiliyor.

Soru: Peki bu dosyalarda savunmanın merkezinde ne olmalı?
Av. Enes Sencer: Savunmanın merkezinde kastın yokluğu, menfaat ilişkisinin bulunmaması ve kişinin olayın bütünü üzerindeki bilgisizliği yer almalıdır. Ayrıca kişinin hesabı hangi koşullarda kullandırdığı, kimin yönlendirdiği, para üzerinde tasarrufunun bulunup bulunmadığı ve olaydan sonra gösterdiği tutum da önemlidir. Her dosya kendi delil yapısına göre incelenmelidir; ezberle hareket edilmemelidir.

Soru: Yeni düzenleme mağduriyetleri tamamen çözer mi?
Av. Enes Sencer: Tek başına bir düzenleme bütün sorunları çözmez; ancak doğru yazılmış bir düzenleme çok önemli bir başlangıç olur. Esas mesele, yargı pratiğinin de buna uygun şekilde değişmesidir. Yasa ne kadar doğru olursa olsun, uygulamada yine otomatik suçlama mantığı devam ederse mağduriyetler tam anlamıyla sona ermez. Bu nedenle hem norm hem uygulama birlikte düzeltilmelidir.

Soru: Son olarak kamuoyuna vermek istediğiniz temel mesaj nedir?
Av. Enes Sencer: Ceza hukukunda kolay genellemeler çok tehlikelidir. Her hesap sahibi dolandırıcı değildir. Her para transferi bilinçli suç ortaklığı anlamına gelmez. Adil olan, dosyaları tek tek incelemek; kastı, bilgiyi, iradeyi ve menfaati ayrı ayrı ortaya koymaktır. Beklenen düzenlemenin de tam olarak bu adalet ihtiyacına cevap vermesi gerekir.

TCDD’den ot ilaçlama uyarısı

T.C. Devlet Demiryolları (TCDD) İşletmesi Genel Müdürlüğü, 06.04.2026 – 24.04.2026 tarihleri arasında Halkalı – Muratlı, Muratlı – Tekirdağ, Muratlı – Uzunköprü ve Pehlivanköy – Kapıkule hat kesimleri arasındaki gar, istasyon ve saydinglerde otla mücadele kapsamında ilaçlama yapılacağını belirterek, belirtilen demiryolu hat kesimleri ile istasyonların çevresindeki vatandaşları uyardı.

TCDD’nin açıklamasında, “Mücadelede kullanılan ilaçlar, insan ve hayvan sağlığını etkileyici özellik taşıması sebebiyle tehlike oluşturmaktadır. Belirtilen demiryolu hat kesimleri ile istasyonların çevresinde vatandaşların dikkatli olmaları gerekmektedir. Demiryolu güzergâhı ve yakınındaki arazilerde ilaçlama tarihlerinden itibaren 15 gün boyunca; vatandaşların ilaçlama yapılan sahaya yaklaşmamaları, belirtilen yerlerde hayvanlarını otlatmamaları, ot hasadı ve arıcılık faaliyetlerinde bulunmamaları önemle duyurulur.

İLAÇLAMA TARİHLERİ ve GÜZERGÂHI

Halkalı – Muratlı ve Muratlı – Tekirdağ hatları üzerinde;

06.04.2026 – 24.04.2026 tarihleri arasında Halkalı – Muratlı ve Muratlı – Tekirdağ,

Muratlı – Uzunköprü ve Pehlivanköy – Kapıkule hatları üzerinde;

06.04.2026 – 08.04.2026 tarihleri arasında Pehlivanköy – Uzunköprü,

09.04.2026 – 10.04.2026 tarihleri arasında Muratlı – Pehlivanköy,

13.04.2026 – 16.04.2026 tarihleri arasında Pehlivanköy – Kapıkule hat kesimleri üzerindeki gar ve istasyonlar arasında otla mücadele kapsamında ilaçlama yapılacaktır” ifadelerine yer verildi.

Bildirt ile Gerçek Çerez Kontrolü: Banner’dan Fazlası

Birçok web sitesi, çerez yönetimini yalnızca bir “uyarı banner’ı” olarak görür. Kullanıcıya kısa bir mesaj gösterilir ve sürecin tamamlandığı düşünülür. Ancak günümüzde bu yaklaşım hem yetersiz hem de risklidir. Gerçek çerez yönetimi, yalnızca bir arayüz değil, arka planda çalışan güçlü bir kontrol mekanizması gerektirir. Bu noktada Bildirt, sunduğu gelişmiş altyapı ile banner’dan çok daha fazlasını sunar.
Banner Görünür, Sistem Asıl İş Yapar
Piyasadaki birçok çözümde banner sadece görsel bir katmandır. Kullanıcı “reddet” seçeneğini seçse bile çerezler çalışmaya devam edebilir. Bu durum hem KVKK hem de GDPR açısından ciddi bir ihlal anlamına gelir.
Gerçek bir çerez yönetimi sistemi ise kullanıcı izin verene kadar hiçbir scriptin çalışmasına izin vermez. Bildirt, bu kontrolü gerçek anlamda sağlayarak yalnızca görünürde değil, teknik olarak da doğru çalışan bir yapı sunar.
Script Yönetimi ve Otomatik Bloklama
Bildirt’in en güçlü özelliklerinden biri, site üzerindeki scriptleri kontrol altına almasıdır. Analytics, reklam ve üçüncü parti araçlar, kullanıcı iznine göre aktif hale getirilir.
Bu sayede hem yasal uyum sağlanır hem de veri toplama süreci optimize edilir. Kullanıcı izin verdiğinde tüm sistem doğru şekilde çalışır, izin vermediğinde ise tamamen durur.
Bu yaklaşımın neden kritik olduğunu anlamak için çerez yönetimi konusuna teknik açıdan bakmak gerekir.
Veri Kalitesi ve Performans Dengesi
Gerçek çerez kontrolü yalnızca uyum sağlamak için değil, veri kalitesini artırmak için de önemlidir. Kullanıcı izniyle toplanan veriler, daha doğru analizler yapılmasını sağlar.
Aynı zamanda gereksiz scriptlerin yüklenmemesi, site performansını olumlu yönde etkiler. Bu da hem kullanıcı deneyimine hem de SEO’ya katkı sağlar.
Kullanıcıya Gerçek Kontrol Sunmak
Bildirt, kullanıcıya yalnızca “kabul et” veya “reddet” seçeneği sunmaz. Çerez kategorileri üzerinden detaylı kontrol imkânı sağlar.
Bu sayede kullanıcı hangi verileri paylaşacağını net şekilde belirleyebilir. Bu yaklaşım, kullanıcı güvenini artırır ve daha sağlıklı veri elde edilmesini sağlar.
Banner’dan Platforma
Çerez yönetimi artık sadece bir banner meselesi değildir. Bu, veri yönetimi, kullanıcı deneyimi ve yasal uyumun birleştiği bir sistemdir.
Bildirt, bu süreci tek bir platform üzerinden yöneterek işletmelere büyük kolaylık sağlar. Kurulumdan yönetime kadar tüm süreç merkezi bir yapı ile kontrol edilir.

Ev Düzeninde Pratik ve Düzenli Saklama Çözümleri

Ev düzenini korumak için kullanılan küçük ama işlevsel ürünler, günlük yaşamın akışını doğrudan kolaylaştırır. Kıyafetlerin daha düzenli saklanması, çocuk odalarında kullanımın daha pratik hale gelmesi ve dolap içi alanın daha verimli değerlendirilmesi gibi ihtiyaçlar, doğru ürün seçimiyle çok daha rahat yönetilebilir.

Bu nedenle askılık ve giysi düzenleme ürünleri yalnızca saklama amacı taşımaz; aynı zamanda yaşam alanlarında daha planlı, temiz ve kullanışlı bir görünüm oluşturulmasına da katkı sağlar.

Giysi Düzeninde Kullanışlı Ürün Seçimi

Ocean Home ev düzeni ve saklama çözümlerinde günlük kullanımı kolaylaştıran farklı ürün gruplarıyla öne çıkan bir yapı sunar. Ev içinde düzen kurarken hem estetik görünümü hem de işlevselliği birlikte düşünmek önemlidir. Özellikle dolap içi yerleşimde, askı kullanımının doğru planlanması kıyafetlerin kırışmasını azaltabilir, alan kullanımını iyileştirebilir ve ürünlere daha rahat erişim sağlayabilir.

Giysi askısı ürünleri yalnızca kıyafet asmak için kullanılan basit parçalar olarak düşünülmemelidir. Farklı kullanım alanlarına uygun seçenekler, gömlekten cekete, günlük kıyafetlerden özel parçalara kadar birçok ürünün daha düzenli biçimde yerleştirilmesine yardımcı olur. Dolap içi görünümün toparlanması ve kıyafetlerin daha sistemli kategorize edilmesi açısından doğru askı tercihleri günlük yaşamda pratik bir avantaj yaratır.

Çocuk Odalarında Düzen ve Kullanım Kolaylığı

Çocuklara ait kıyafetlerin düzenlenmesinde ise ürün ölçüsü, erişim kolaylığı ve kullanım pratiği daha da önem kazanır. Daha küçük boyuttaki giysilerin birbirine karışmadan yerleştirilmesi, günlük giyinme sürecini hızlandırırken aynı zamanda düzenin korunmasını da kolaylaştırır.

Çocuk askılık seçenekleri, çocuk odalarında veya çocuklara ayrılan dolap alanlarında daha planlı bir kullanım oluşturmak açısından değerlidir.

Bu ürünler sayesinde küçük ebatlı kıyafetler uygun ölçüde asılabilir, dolap içi yerleşim daha düzenli hale gelebilir ve aileler için günlük kullanım daha pratik bir yapıya kavuşabilir. Sonuç olarak doğru askılık seçimi, yalnızca düzen kurmakla kalmaz; yaşam alanlarında kullanım konforunu da belirgin biçimde artırır.