Kategori arşivi: Güncel

Aramızdan ayrılanlar

AYDIN SUAT KUVALI VEFAT ETTİ
Merhum Terzi Fuat Kuvalı ve merhume Sabiha Kuvalı’nın oğulları, merhume Muzaffer Kuvalı’nın eşi, Ayla, İdris ve Ergun Kuvalı’nnın ağabeyleri Emekli Kimya Mühendisi Aydın Suat Kuvalı 77 yaşında vefat etti. Merhum; dün Taşlık Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
FEVZİYE ÖZDEMİR VEFAT ETTİ
Merhum Tahir Özdemir’in eşi, Taner, Tamer ve Turgay Özdemir’in anneleri, Nilay Yiğit ve Aysun’un babaanneleri, Nigar Özdemir’in kayınvalidesi Fevziye Özdemir 77 yaşında vefat etti. Merhume; dün Şeyh Çelebi Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Buçuktepe Mezarlığında toprağa verildi.
SUAT ARABACI VEFAT ETTİ
Muratçalı Köyü sakinlerinden merhum Fuat ve Safiye Arabacı’nın oğlu, Çiğden ve İsmail Arabacı’nın babaları, Ehat ve Vedat Arabacı’nın ağabeyleri Suat Arabacı vefat etti. Merhum dün Eski Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Muratçalı Köy Mezarlığında toprağa verildi.
BEHİCE KURTÇU VEFAT ETTİ
Merhum Mustafa Kurtçu’nun eşi, Ertan Kurtçu ve Emel Yıldız’ın anneleri Behice Kurtçu 86 yaşında vefat etti. Merhume; dün Lala Şahin Paşa Camisinre öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

Köy Enstitüleri 86 yaşında

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) ADD Edirne Şubesi, Köy Enstitüleri’nin kuruluşunun 86. yılında fikir babası Büyük Atatürk’ü, dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’yü, kurucuları Hasan Âli Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç’u, öğretmenleri, yazar ve aydınları minnet ve şükranla andı…

ADD Edirne Şubesi’nin paylaştığı dernek genel merkezinin “Türk aydınlanmasının eğitim mucizesi: köy enstitüleri^başlıklı açıklamasında şunlara yer verildi: 

“Ekim 1923’de yanmış, yıkılmış, gırtlağına kadar borca batırılmış bir ülke ve yorgun, yoksul, cahil bırakılmış 12 milyon insanla başladık kurtuluşun muzaffer Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kuruluş yolculuğumuza.

Ekmeklik buğdayı bile ithal etmek zorundaydık. Anadolu’da tek bir fabrika, yaz kış kullanılabilen karayolu yoktu.  Şeker, kâğıt, bez, çivi, tel, aşı, ilaç, gübre, traktör, biçer yoktu. Limanlar, demiryolları, madenler bizim değildi. Mühendis, mimar, teknisyen, doktor, ebe, hemşire, diş hekimi, veteriner yoktu. 6 milyonu aşkın yurttaşımız salgın hastalıkların pençesinde inliyordu. Kadının adı yoktu.

Ulusu doyurmak ve ayağa kaldırmak için tarımı, hayvancılığı canlandırmak, sermaye bulmak, üretim tesisleri, fabrikalar kurmak, yollar, barajlar, elektrik santralleri yapmak, işçi, teknik eleman ve uzman yetiştirmek gerekiyordu.

Halk eğitilmeli, bilinçlendirilmeliydi. Ama ilkokuldan üniversiteye toplam öğrenci sayımız 347 bin 821 ile nüfusumuzun ancak %2,8’i idi ve kız öğrenci sayımız yok denecek düzeydeydi. Halkımızın sadece %3,5’i okuyup yazabiliyordu. (Erkeklerde yüzde 7, kadınlarda binde 4)

Bu yakıcı sorun için önce Harf Devrimi ile konuştuğu dilin alfabesine kavuşturulan halka Millet Mekteplerinde okuma yazma öğretilmeye başlandı, başarılı da olundu, okur – yazar oranı hızla yükseldi. Ancak eğitimsizlik o boyuttaydı ki, milletin %85’inin yaşadığı köylerde ne okul vardı, ne de gönderecek öğretmen.

Mucize çözüm, o güne dek dünyada örneği görülmemiş Köy Enstitüleri ile bulundu. Bize özgü, moda deyişle tamamen ‘Yerli ve Milli’ idi.

Atatürk’ün 1936’da askerliğini çavuş ve onbaşı olarak yapan gençlerle başlattığı Köy Eğitmenleri Kursları’nın devamı olan Köy Enstitüleri 17 Nisan 1940’da açıldı, Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel ve İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç tarafından bilimsel gerçeklerle, özveriyle ve yetkinlikle yönetildi. Ülkenin her bölgesinde açılan 21 enstitü “okul yapan okullar” olarak kurgulandı.

Yoksul köy çocukları hem bilimsel bilgiyle donatılıyor, edebiyat ve sanatla buluşturuluyor, hem de köylüyü üretici yapacak tarım, hayvancılık, arıcılık, balıkçılık, seracılık, rençperlik, demircilik, inşaatçılık, marangozluk, sağlık gibi alanlarda eğitici olarak yetiştiriliyordu. Her öğrencinin ayda en az 2 dünya klasiği okuması, bir enstrüman çalmayı öğrenmesi zorunluydu. Kümes nöbetçisi öğrencinin çantasında günlük azığı yanında Sofokles’in Antigone’si yahut Shakespeare’in Romeo ve Juliet’i bulunuyordu. Öğrenciler okullarını, yatakhane, yemekhane ve mutfaklarını, öğretmen evlerini ve kütüphanelerini, işliklerini, bağlarını, bahçelerini, ahır, samanlık ve ambarlarını, elektrik santrallerini, su depolarını ve su kanallarını öğretmenleri, hatta müdürleri ile birlikte inşa ediyor, her hafta sonu müdür ve öğretmenleri ile haftalık eğitim programını değerlendirip tartılıyorlardı.

Bu harika eğitim yuvaları Hasan Ali Yücel’in 1946’da Milli Eğitim Bakanlığından alınıp yerine Reşat Şemsettin Sirer’in getirilmesi ile ilk darbeyi yedi. Önce haftalık öğrenci- öğretmen değerlendirme toplantıları ve uygulamalı dersler kaldırıldı, ardından Köy Öğretmen Okulları’na dönüştürüldü ve nihayet Demokrat Parti döneminde 27 Ocak 1954’de kapatıldı.

1940- 1954 yılları arasında Köy Enstitüleri’nden 1.398’i kız, 15.943’ ü erkek, toplam 17.341 Köy Öğretmeni mezun oldu. 1936’dan 1947 yılına kadar Köy Eğitmen Kursları’nda da 8.675 Eğitmen yetiştirildi. Sağlık bölümlerinden ise 1.248 Sağlık Memuru diploma aldı.

Enstitüler ilk günden itibaren, halkı cahil bırakarak sömürü düzenlerini sürdürmek isteyen emperyalizm işbirlikçisi Karşı Devrimci yobazların ‘Kız ve erkek çocukların bir arada okuması ahlaksızlıktır’, ‘Köy enstitülerinde verilen eğitim dinimize aykırıdır’, ‘Köy Enstitüleri komünist, dinsiz yetiştiren fuhuş yuvalarıdır’ gibi asılsız ve ahlaksız iftiralarıyla sürekli karalandı ve yok edildi.

Köy Enstitüleri’nde yetişen Fakir Baykurt, Talip Apaydın, Mahmut Makal, Mehmet Başaran, Dursun Akçam gibi Türk Edebiyatı’nın yüz akı yazarlar, aydınlar her dönemde dinci-gerici iktidarların hedefi oldular, sürgünlerde ezildiler, hapislerde çürütüldüler.

Atatürkçülerin bugün en önemli görevlerinden biri de kuşkusuz Köy Enstitüleri’ni günümüz koşullarında güncelleyerek yeniden milletimizin hizmetine sunmaktır.

Yıllar içinde bilimsel temelinden koparıp dinselleştirdikleri eğitim sitemini 4+4+4 ucubesi ile iyice çıkmaza sokan, Taşımalı Eğitim garabeti ile köy okullarını kapatıp çocuklarımızı imamlara ve Laik Cumhuriyet düşmanı tarikatçıların iflah olmaz cehaletine tutsak eden çağ ve akıl dışı zihniyet ancak Atatürk Cumhuriyeti’nin bilim ışığı yeniden yakılarak yenilgiye uğratılabilir.

Atatürkçü Düşünce Derneği olarak, Köy Enstitüleri’nin fikir babası Büyük Atatürk’ü, dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’yü, kurucuları Hasan Âli Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç’u, elleri öpülesi öğretmenlerimizi, yazar ve aydınlarımızı minnet ve şükranla anıyoruz.

Yaban armutlarına ekonomik dokunuş

Enez’de kırsal alandaki yüzlerce ahlatın (Yaban Armutu) aşılanması için Kartopu Enez Gönüllüleri Derneği bir proje uygulayacak.

Dernek Başkanı Hasan Akkuş geçmiş yıllarda bazı duyarlı Enezlilerle denenen aşılamanın olumlu sonuçlarının görüldüğünü belirterek, uygulamanın bu defa daha kapsamlı bir şekilde sürdürüleceğini söyledi. Akkuş “İlgili makamlardan izin alarak aşılama zamanı olan Haziran ayında bir kurs açacağız. Teorik ve pratik öğretilerle donatılacak kursiyerlerle ve uzman kişilerin nezaretinde en az 100 ağacı aşılamayı planlıyoruz. Bu kursa katılım ücretsiz olacak ve aşılama işi başarılı olan kursiyerlerle yapılacaktır. Sonuçta çeşitli armut türleri denenerek ağaçların ekonomik değeri artırılmış olacaktır” dedi..

Akkuş, yaş ve cinsiyet sınırı olmadan açılacak bu kursun zamanının ve detaylarının Mayıs ayı içerisinde açıklanacağını sözlerine ekledi.

Yenilenen yüzüyle Havsa Canlı Hayvan Pazarı açıldı!

Olgay GÜLER
Edirne’nin Havsa ilçesinde; 500’ü büyük, 500’ü küçükbaş olmak üzere 1000 kapasiteli yeni canlı hayvan pazarının açılışı gerçekleştirildi.


İlçede, 1938 yılından bu yana hizmet vermesinin ardından, dönemin ihtiyaçlarını karşılaması amacıyla projesi hazırlanan yeni canlı hayvan pazarı için 2024’te yapım çalışmalarına başlandı. 2 yılın ardından tamamlanan yeni Havsa Canlı Hayvan Pazarı’nın açılışı törenle gerçekleştirildi. Açılışa; Edirne Valisi Yunus Sezer, Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Onur Öktem, İl Genel Meclis Başkanı Çiğdem Gegeoğlu, İl Özel İdaresi Genel Sekreter Vekili ve Vali Yardımcısı Eyyüp Batuhan Ciğerci, Havsa Belediye Başkanı Hüseyin Özden, Edirne Ticaret Borsası Başkanı Özay Öztürk ve davetliler katıldı.


‘BÖLGENİN TAMAMINA HİZMET EDECEK’
Edirne Valisi Yunus Sezer, pazarın tüm Trakya’ya hizmet edeceğini söyleyerek, “İlk geldiğim zamanlarda da söylenmişti. Hayvan Pazarı deyince, normal bir hayvan pazarı olarak algılanmaması gerektiği, bunun bir tarihten kaynaklanan bir önemi olduğunu, dönemin başkanı Aydın bey defaten gelerek bizlere sayın valim bu projeden vazgeçmeyelim diye söylemişti. Gerçekten de yaklaşık 100 yıla yakın bir geçmişi olan, Trakya bölgesine önemli hizmetleri olan bir hayvan pazarından bahsediyoruz. Eski yerinde de önemli hizmetler ve önemli emeklerle bu döneme kadar gelmiş ama daha modern tesislerle ve üreticimize daha iyi hizmet edecek şekilde yenilenen bir hayvan pazarımız var. Sadece Havsa’mıza, Edirne’mize değil Trakya bölgesinin tamamına hizmet edecek. Allah şimdiden hayırlı, uğurlu etsin diye dua ediyoruz. İnşallah hayırlı hizmetlere vesile olur” ifadelerini kullandı.


‘BÖLGENİN HAYVANCILIK POTANSİYELİNE ÖNEMLİ KATKI SAĞLAYACAK’
Vali Yardımcısı ve İl Özel İdaresi Genel Sekreter Vekili Eyyüp Batuhan Ciğerci de, pazarın sadece Edirne değil, bölgede hayvancılıkla uğraşan tüm üreticiler için büyük önem taşıdığını kaydederek, “Havsa Canlı Hayvan Pazarı toplam 17 bin 500 metrekarelik alan üzerinde modern yapısı, sosyal donatıları ve hijyen koşullarıyla üreticilerimize ve vatandaşlarımıza daha sağlıklı, düzenli ve güvenli bir ticaret ortamı sunacaktır. Toplamda 500 büyükbaş ve 500 küçükbaş hayvan kapasitesine sahip bu pazar bölgemizin hayvancılık potansiyeline önemli katkılar sağlayacak, üreticimizin emeğini daha değerli hale gelmesine vesile olacaktır” şeklinde konuştu.


‘ÜRETİCİNİN GÖRÜNEN YÜZÜ OLACAK’
İl Genel Meclisi Başkanı Çiğdem Gegeoğlu da, pazarın üreticilerin görünen yüzü olacağını belirtti. Gegeoğlu, “Uzun zamandır ilçe adına konuşulan bir projenin sonuna geldik hep birlikte. Edirne’de tarımda evet güzel yol alıyoruz, belki iyi gidiyoruz ama hayvancılıkta maalesef istediğimiz noktaya gelemedik. Diğer başkanlarımın da söylediği gibi burası hayvan üreten çiftçilerimizin, tarımcılarımızın emeğinin görünen yüzü olacak. O yüzden çok kıymetli” diye konuştu.

‘MODERN ÇAĞIN İHTİYAÇLARINA UYGUN BİR TESİS’
Havsa Belediye Başkanı Hüseyin Özden ise, pazarın 85 yıllık geçmişiyle köklü bir tarihi olduğunu belirterek, “Bu yönüyle pazarımız köklü geçmişi ve güçlü geleceğiyle, ilçemizin hafızasında önemli bir yer tutmaktadır. Kurulduğu günden bu yana büyüyerek gelişen pazarımız bugün Trakya’nın en büyük hayvan pazarlarından biri olma özelliğini sürdürmektedir. Bu durum, ilçemizin tarım ve hayvancılık alanındaki potansiyelini en somut göstergesidir. Bugün ise bu köklü mirası sayın Edirne Valimiz Yunus Sezer’in öncülüğünde il Özel Özel İdaremiz, İl Genel Meclisimiz ve belediyemizin iş birliğiyle modern ve çağın ihtiyaçlarına uygun bir tesisle daha ileriye taşımanın gururunu yaşıyoruz” dedi.


Konuşmaların ardından Pazar, kurdele kesilerek açıldı. Vali Sezer ve beraberindekiler canlı hayvan pazarını gezerek yetkililerden bilgi aldı.

Kurbanlık fiyatları belli oldu!

Olgay GÜLER
Edirne’de yaklaşan kurban bayramı öncesi kurbanlık canlı hayvanların baskül fiyatları belirlendi.
Bu yıl 27-30 Mayıs tarihleri arasında kutlanacak Kurban Bayramı öncesi, Edirne Ziraat Odası Başkanlığı’nda toplanan, oda, borsa, tarım il müdürlüğü ve belediyeden temsilcilerin oluşturduğu teknik ihtisas komisyonu, kurbanlık canlı hayvan baskül fiyatlarını belirledi.

Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı’nın başkanlık yaptığı komisyon tarafından açıklanan kararda, fiyat tarifesinin önceki yıllarda belirlenmiş fiyat tarifeleri, Ticaret Borsası günlük satış baskül fiyatları ve kurbanlık hayvanın daha itinalı beslenme-yetiştirilme unsurları ile günlük piyasa göz önüne alınarak ileri sürülen görüş ve öneriler sonucu belirlendiğine dikkat çekildi.


Buna göre 2026 yılı kurbanlık canlı hayvanların baskül fiyatları kilogram üzerinden şu şekilde oluştu:
Küçükbaş:
Koç: 425,00 TL (Kesim ve parçalama hariç) – 475,00 TL (Kesim ve parçalama dahil)
Keçi: 330,00 TL (Kesim ve parçalama hariç) – 375,00 TL (Kesim ve parçalama dahil)
Büyükbaş:
Dana: 425,00 TL (Kesim ve parçalama hariç) – 475,00 TL (Kesim ve parçalama dahil)
İnek: 325,00 TL (Kesim ve parçalama hariç) – 375,00 TL (Kesim ve parçalama dahil)

Vali Sezer’den ‘yol’ hedefi

Olgay GÜLER

Edirne Valisi Yunus Sezer, kent genelinde bu yıl 300 kilometrenin üzerinde yol yapım hedeflerinin olduğunu söyledi.

Vali Sezer, Süloğlu ilçesine bağlı Geçkinli ile Küküler köyleri arasında devam eden Silindirle Sıkıştırılmış Beton (SSB) yol çalışmalarını yerinde inceledi. 5 kilometrelik güzergahtaki devam eden çalışmalarla ilgili bilgi alan Sezer’e; Edirne İl Genel Meclisi Başkanı Çiğdem Gegeoğlu ve Süloğlu Kaymakamı Emin Cevat Tutar ve Edirne İl Genel Meclis Üyeleri Remzi Subaş ve İrfan Yeğitoğlu eşlik etti.

‘BU YIL 300 KİLOMETRENİN ÜSTÜNDE YOL HEDEFİMİZ BULUNUYOR’

Bu yılki yol yapım çalışmaları takvimine ilişkin bilgiler paylaşan Vali Sezer, “Burada şu an yaklaşık 5 kilometrelik bir beton yol çalışmamız var. Bu yıl, sıcak asfaltın yanı sıra 50 kilometreye yakın beton yol yapmayı hedefliyoruz. Bildiğiniz gibi, tüm köylerimizi sıcak asfaltla buluşturma gayemiz var. Bu hedef doğrultusunda İl Özel İdaremizle, İl Genel Meclis üyelerimizle, Meclis Başkanımızla ve muhtarlarımızla beraber oldukça uyumlu ve güzel bir çalışma sistemi yürütüyoruz. İnşallah buradaki çalışmalar tamamlandıktan sonra, vakit kaybetmeden sahil tarafındaki projelerimize devam edeceğiz. Bu sene toplamda 300 kilometrenin üzerinde asfalt yol yapım hedefimiz bulunuyor. Bu hedefi gerçekleştirmek adına tüm altyapı hazırlıklarımızı ve ihalelerimizi tamamladık. Eğer bu sezonu planladığımız gibi verimli geçirirsek, önümüzdeki yıla çok az bir yol ağımız kalmış olacak. Kalan kısmı da önümüzdeki yıl aynı hızla tamamlayarak, yol meselesini Edirne’nin gündeminden tamamen çıkarmayı ümit ediyoruz” dedi.

‘ARAÇ PARKURU MODERNİZE EDİLİYOR’

Hizmet kalitesini artırmak adına İl Özel İdaresi’nin teknik kapasitesinin de güçlendirildiğini söyleyen Vali Sezer, “Diğer taraftan, bildiğiniz üzere İl Özel İdaresi’nin araç parkuru oldukça eskiydi. Son iki senedir araçlarımızı kademeli olarak yeniliyoruz. Bu sene de ciddi bir iş makinesi takviyesinde bulunduk; hem kamyon hem greyder hem de asfalt çalışmalarında kullanılan diğer makinelerin alımını gerçekleştirdik. Bir yandan iş yaparken bir yandan da araç portföyümüzü modernize ediyoruz” şeklinde konuştu.

Ankara’daki yaşam nöbetine Edirne’den destek

Olgay GÜLER

Eğitim-Sen Edirne Şubesi tarafından, Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı önünde eğitim sendikalarının başlattığı yaşam nöbetine Saraçlar Caddesi’nden destek verildi.

Aralarında Eğitim-Sen ve Eğitim-İş’in de bulunduğu eğitim sendikalarının Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarına tepki amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı önünde başlattığı ‘yaşam nöbeti’ sürüyor. Söz konusu eyleme, Eğitim-Sen Edirne Şubesi de Saraçlar Caddesi’nde başlattığı ‘yaşam nöbetiy’le destek verdi. Cadde üzerinde saat 13.30’da başlayan nöbet, akşam 17.30’a kadar devam etti.

Eğitim-Sen Edirne Şube Başkanı Ahmet Acet, yaşanan olayların kabul edilemez olduğunu söyleyerek, “Son yaşanan süreçle alakalı 14 ve 15’inde, özellikle 15’indeki durum kabul edilemez bir durum. Okullarda güvenlik açığıyla alakalı riskin ne kadar yukarılarda olduğunu gösteriyor bize. Bununla ilgili Ankara’da başlatılan yaşam nöbetini biz de Edirne’de başlatma kararı aldık. Kararımız sadece bugünle alakalı. Bunu uzatabiliriz de ama ona daha sonra karar vereceğiz. 17.30’a kadar sürecek eylemimiz. Tepki amaçlı yapıyoruz bunu. Konuya halkımızın ilgisini çekmek istiyoruz. Umarım etkili olur diye düşünüyoruz” dedi.

Velilerden Tekin’e ‘istifa’ çağrısı!

Olgay GÜLER

Edirne Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) tarafından, Urfa ve ardından Kahramanmaraş’taki okullarda 25 öğretmen ve öğrencinin yaralanıp, 1’i öğretmen 8’i öğrenci 9 kişinin hayatını kaybettiği olaylarla ilgili basın açıklaması gerçekleştirildi.

Derneğin, Saraçlar Caddesi’nde gerçekleştirdiği basın açıklamasına sivil toplum ve siyasi parti temsilcileri destek verdi. Türkiye’yi yasa boğan olaylarla ilgili, hükümetin eğitim politikalarının sorumlu tutulduğu açıklamada, milli eğitim bakanı Yusuf Tekin istifaya davet edildi. Açıklamayı, Dernek Başkanı Kezban Demir okudu.

‘ÇOCUKLARIMIZI OKULLARA GÜVENLE GÖNDERMEK İSTİYORUZ’

Yaşanan olayın açık ve net sistem ve yönetimsel sorun olduğunu söyleyen Demir, “Uzun süredir eğitim alanında yapılan her uyarıyı ve eleştiriyi kutuplaştırma aracına dönüştüren; kendisi gibi düşünmeyen herkesi hedef gösteren; gerçek sorunları çözmek yerine algı yönetimi yapan Yusuf Tekin, iki gündür yaşanan bu dehşet karşısında hâlâ sorumluluk almaktan kaçmaktadır. Bu acının sorumluluğu yalnızca failde değil; yıllardır uyarıları yok sayan, eğitim sistemini çürüten siyasi iradededir. Biz veliler çocuklarımızı okullara korkuyla değil güvenle göndermek istiyoruz. Devletin en temel görevi yaşam hakkını korumaktır. Güvenli okul ortamları, kamusal bir hak ve sorumluluktur. Bugün ise okullar; çocuklarımız için güvenli alanlar olmaktan çıkmış, fiziksel ve psikolojik tehditlerin yaşandığı ortamlara dönüşmüştür. Toplumu şiddetle kuşatan, çocukları her gün ekran başında ölüm ve adaletsizlik görüntülerine maruz bırakan bu düzen; eşit ve adil bir gelecek fikrini de yok etmektedir” dedi.

‘OKULLAR YAŞAM ALANI OLARAK GÖRÜLMELİ’

Okulların sınavlara hazırlık merkezi değil, yaşam alanları olduğunu, karar alıcıların görmesi gerektiğinin altını çizen Demir, “Bir kez daha okulların; rekabet içinde sınavlara hazırlık merkezleri değil, çocukların sağlıklı gelişimi için psikolojik ve sosyal gelişimlerinin de desteklendiği yaşam alanları olmak zorunda olduğu gerçeğini, karar alıcılar görmek zorundadır. Eğitim ortamları rekabet, baskı ve dışlanma değil, dayanışma, eşitlik ve kapsayıcılık temelinde yeniden düzenlenmelidir. Okullarda şiddet olayları yalnızca güvenlikçi  politikalarla engellenemez. Çocukların ihtiyaçlarını gözeten bütüncül politikalar geliştirilmek zorundadır” diye konuştu.

‘YUSUF TEKİN DERHAL İSTİFA ETMELİDİR’

Şiddetin sistematik bir sorun olduğunu dile getiren Demir, “Artık gerçeklerle yüzleşin, Şiddet sistematik bir sorundur. Eğitim politikaları iflas etmiştir. Sorumluluk makamındakiler görevlerini yerine getirmemektedir. ‘Münferit’ diyerek gerçeği örtemezsiniz. Sorumluluğu sadece ailelere yıkarak kendinizi aklayamazsınız. Bu ülkenin çocuklarının can güvenliği, sizin siyasi söylemlerinizden daha değerlidir. Buradan açıkça ilan ediyoruz: Sorumluluk almayan, çözüm üretmeyen, toplumla ve eğitim emekçileriyle kavga eden bir anlayışla bu kriz çözülemez. Bu nedenle: Yaşanan yıkımın ve kaybettiğimiz canların siyasi sorumlusu olan Yusuf Tekin derhal istifa etmelidir. Bizler susmayacağız. Çocuklarımızın ve eğitim emekçilerinin yaşam hakkını savunmaya devam edeceğiz. Bu ülkenin geleceğini karartan politikalara boyun eğmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

Konya Cam Balkon Fiyatları 2026

Günümüzde yaşam alanlarını daha kullanışlı hale getirme isteği, balkon tasarımlarında ciddi bir dönüşüm oluşturdu. Özellikle şehir hayatında hem estetik hem de işlevsellik sunan sistemler ön plana çıkıyor. Konya’da geliştirilen yeni nesil balkon kapama çözümleri, dört mevsim konfor sağlarken aynı zamanda yaşam alanına değer katıyor.

Bu noktada Konya cam balkon uygulamaları dayanıklı cam yapısı ve kolay açılıp kapanabilen mekanizması ile dikkat çekiyor. Rüzgar, yağmur ve gürültü gibi dış etkenleri minimuma indirerek evlerin daha huzurlu bir hale gelmesine yardımcı oluyor. Alya Cam Balkon ise bu alanda sunduğu kaliteli işçilikle öne çıkan markalar arasında yer alıyor.

Konya Cam Balkon Fiyatları Üzerinde Etkili Unsurlar

Balkon kapama sistemlerinde maliyetler birçok farklı etkene göre değişkenlik gösterir. Kullanılan cam kalınlığı, profil yapısı, işçilik kalitesi ve balkonun ölçüleri fiyatlandırmada belirleyici unsurlar arasında bulunur. Tercih edilen açılım sistemi de toplam maliyeti doğrudan etkiler.

Konya cam balkon fiyatları konusunda değerlendirme yapılırken sadece rakamsal değerler değil, uzun ömürlü kullanım avantajı da dikkate alınmalıdır. Kaliteli malzeme kullanımı başlangıçta daha yüksek bir maliyet gibi görünse de uzun vadede bakım ihtiyacını azaltarak avantaj sağlar. Bu nedenle seçim sürecinde fiyat kadar dayanıklılık da önem kazanır.

Konya Cam Balkon Firmaları Arasında Doğru Tercih

Bölgedeki hizmet sağlayıcıların çeşitliliği, doğru firmayı seçmeyi önemli hale getirir. Tecrübe, referanslar ve kullanılan malzeme kalitesi seçim sürecinde belirleyici rol oynar. Montaj sürecinin profesyonel şekilde yapılması, sistemin uzun ömürlü kullanılmasını sağlar.

Konya cam balkon firmaları arasında seçim yapılırken sadece hizmet fiyatına odaklanmak yerine, sunulan garanti kapsamı ve teknik destek hizmetleri de değerlendirilmelidir. Doğru firma seçimi, ilerleyen süreçte oluşabilecek sorunların önüne geçilmesine yardımcı olur.

Alya Cam Balkon ile Yaşam Alanlarında Dönüşüm

Alya Cam Balkon, modern tasarım anlayışı ve kaliteli üretim standartları ile Konya’da balkon sistemleri alanında öne çıkan isimlerden biridir. Estetik görünüm ile dayanıklılığı bir araya getiren çözümleri sayesinde farklı yaşam alanlarına uyum sağlar. Alya Cam Balkon’un sunduğu çözümler yaşam alanlarını daha konforlu hale getirirken aynı zamanda değer kazandırır.

Turizm elçisine Turizm Haftası’nda vefa!

Olgay GÜLER

Edirne’de, Turizm Haftası etkinlikleri kapsamında, kentin fahri turizm elçisi, Edirne’yi Tanıtma ve Tava Ciğer Kalite Koruma Derneği’nin merhum başkanı Bahri Dinar, Selimiye Camisi meydanında anıldı.

Kentte, 15-22 Nisan Turizm Haftası kapsamında, Edirne’nin tanıtımında önemli rol oynayan ve 19 Nisan 2024’te hayata gözlerini yuman, ciğerci Bahri Dinar unutulmadı. Hafta kapsamında, Dinar için Selimiye Camisi meydanında bulunan Mimar Sinan heykeli önünde stant kurulup, tava ciğer pişirilerek vatandaşa dağıtıldı. Etkinliğe Edirne Valisi Yunus Sezer de katıldı.

‘TURİZM HAFTASI’NI BURUK KUTLUYORUZ’

Vali Sezer, turizm haftasını buruk kutladıklarını belirterek, “Bugün buruk bir günümüz. Maalesef evlatlarımızı kaybettik. Hem Urfa’da, hem de Maraş’ta, malumlarınız bütün milletimizi hüzne boğan evlatlarımızı kaybettiğimiz elim olayla karşı karşıyayız. Onun için bir tarafımız gerçekten çok buruk. Allah’tan rahmet diliyoruz evlatlarımıza. Bir taraftan da bu hafta Turizm Haftası. Edirne’miz biliyorsunuz turizm şehri. 2 sene önce yine burada rahmetli Bahri beyle beraber yukarıda çok güzel bir etkinlik yapmıştık fakat onu da hiç beklemediğimiz anda kaybettik. O Edirne’nin gülen yüzüydü, turizm elçisiydi. Allah’tan rahmet diliyoruz kendisine. Bir taraftan da geride kalan ve Edirne’nin turizm şehri olmasına, değerlerin tanıtılmasına kendini adayan başta diğer tava ciğer ustalarımız olmak üzere Allah’tan onlara da sağlık diliyoruz. Hep beraber el ele, gönül gönüle, Edirne’mizin başta tava ciğer olmak üzere özel ve güzel ürünlerini, turizm değerlerini inşallah bu haftaları da vesile kılarak tanıtmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

‘BİRKAÇ YIL İÇİNDE ZİYARETÇİ SAYISININ 20 MİLYONU BULDUĞUNU GÖRECEĞİZ’

Edirne’nin kültür, tarih ve gastronomi başkenti olduğuna dikkat çeken Vali Sezer, “Hem burası kültür başkenti, hem tarih başkenti, hem gastronomi başkenti, hem de deniziyle beraber önemli bir lokasyon, Balkanlar’ın başkenti olduğunu unutmadan, önemli ve tarihi bir şehrin üzerinde olduğumuzu unutmadan, inşallah buradaki faaliyetlerimize, turizmle ilgili faaliyetlerimize emin adımlarla, rotamıza devam edeceğiz. İnşallah birkaç yıl içerisinde buranın turizm ve ziyaretçi sayısının 20 milyonları bulduğunu hepimiz göreceğiz. Edirne Sarayı’nın bitmesiyle, tarihi yapıların ayağa kalkmasıyla, gastronominin çeşitlenmesiyle, konaklamanın ve bizim konaklarımızın restorasyonuyla beraber hepsinin birbirini tamamladığını ve buranın sadece Türkiye’nin değil, Balkanların değil, dünyanın önemli bir lokasyonu haline geldiğini inşallah hep beraber göreceğiz” dedi. 

Etkinlikte Vali Sezer de, ciğerci önlüğü giyerek vatandaşlara tava ciğer dağıttı.