Kategori arşivi: Güncel

Kakava-Hıdırellez Şenlikleri programı belli oldu

Edirne Belediyesi tarafından düzenlenen Kakava Hıdırellez Şenlikleri için geri sayım başladı. UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan ve yüzyıllardır sürdürülen köklü gelenekleriyle baharın gelişini simgeleyecek olan şenlikler, 5-6 Mayıs tarihlerinde Edirne’de büyük bir coşkuyla gerçekleştirilecek. Zengin program içeriği, ritüelleri, konserleri ve sahne gösterileriyle binlerce yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlayacak organizasyon, kenti bir kez daha kültür ve turizmin önemli buluşma noktalarından biri haline getirecek.

Edirne Belediyesi’nin koordinasyonunda hazırlanan program, 5 Mayıs günü sabah saatlerinden itibaren ritim gruplarıyla başlayacak. Gün boyunca sahne alacak çok sayıda ekip, Roman kültürünün ritmik ve enerjik yapısını ziyaretçilere yansıtacak. Çeribaşı, Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve dünyanın dört bir yanından gelen halk oyunları ekipleri ve dans toplulukları da etkinliğe renk katacak.

Kortej yürüyüşünün ardından saat 16.00’da geleneksel Kakava ateşi yakılacak. Yaklaşık 1400 yıllık geçmişe dayandığı kabul edilen geleneksel Kakava ateşi, bu yıl da dev bir ateş olarak yakılarak binlerce kişinin katılımıyla adeta görsel bir şölen yaşanacak.

Edirne Belediyesi Bandosu’nun “Ederlezi” ezgisi eşliğinde yakılacak ateş, Roman kültüründe arınmayı, kötü enerjilerden uzaklaşmayı ve yeni başlangıçları simgeleyecek. Alevler gökyüzüne yükselirken katılımcılar dilekler tutacak, ateşin etrafında toplanarak dans edecek ve baharın gelişini büyük bir coşkuyla karşılayacak.

Kuşaktan kuşağa aktarılacak güçlü bir kültürel mirasın canlı bir yansıması olacak bu ritüelin ardından sahne gösterileri yeniden başlayacak. Edirne Belediyesi’nin sahne organizasyonuyla gerçekleşecek şenlikte ünlü Roman müziği sanatçısı Tarık Mengüç saat 20.00’de sahne alarak etkinliğin eğlencesini zirveye taşıyacak.

Bunun yanı sıra gece boyunca yerel sanatçılar da sahne alacak. Çengel Kardeşler, Göksel Demlendirici Blues Show, Hayrettin Zurnacı ve orkestrası ile Mücahid ve orkestrası gibi isimler, Edirne Belediyesi’nin yerel sanatçıları destekleme politikası doğrultusunda programa dahil edildi. Şenlikte, Üsküdar Belediyesi Roman Orkestrası da eğlenceli ezgilerini misafirler ile buluşturacak.

Gece ilerleyen saatlerde DJ performansları ve Roman dans topluluklarının gösterileriyle eğlence devam edecek. Edirne Belediyesi Modern Dans ve Roman ekiplerinin sahne performansları, şenliğin enerjisini zirvede tutacak.

6 Mayıs Çarşamba günü sabaha karşı başlayan ritüeller kapsamında, Edirne Belediyesi Modern Dans Topluluğu sahne performanslarını sergileyecek.

Ritüelin ardından vatandaşlar ve protokol Tunca Nehri kıyısında toplanacak. Burada temsili dilek çiçeği tarihi köprü üzerinden Tunca Nehri’ne bırakılarak tüm insanlık için bolluk, bereket, barış, sevgi, huzur, adalet, mutluluk ve sağlık dilekleri suyla buluşacak. Tunca nehri kıyısında Turkısh Romani By Burcu Koçyiğit ve Dans Ekibi Hıdırellez ritüeli gerçekleştirecek.

Baharın gelişinin kutlandığı, kültürümüzün en köklü ve en coşkulu geleneklerinden biri olan Kakava ve Hıdırellez Şenlikleri’ne tüm hemşehrilerini ve yurttaşlarını davet eden Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, “ Edirne’miz, farklı kültürlerin, renklerin ve ritimlerin bir araya geldiği çok özel bir şehir. Bizler, bu kadim geleneği yaşatmaya, gelecek kuşaklara aktarmaya ve tüm dünyaya tanıtmaya hep birlikte devam edeceğiz. Kakava ateşinin etrafında toplanacak, dileklerimizi tutacak, müziğin ve dansın birleştirici gücüyle baharın gelişini kutlayacağız.

Bu yıl da şehrimizde birbirinden değerli sanatçılar sahne alacak, ritim gruplarımız ve dans ekiplerimiz unutulmaz anlar yaşatacak. Özellikle Kakava ateşinin yakılacağı o büyülü anda, hep birlikte aynı heyecanı paylaşacak olmamız bizler için çok kıymetli olacak. Tüm vatandaşlarımızı ve dünyanın dört bir yanından gelecek misafirlerimizi Edirne’mize davet ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Sağlık Müzesi 29 yaşında

Edirne’nin en önemli kültürel değerlerinden biri olan Trakya Üniversitesi Sultan II. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi, kuruluşunun 29. yıl dönümünü anlamlı bir kültür ve sanat etkinliğiyle kutladı.

Hattat Zafer Günal’ın “Hüsn-i Hat” sergisi ile neyzen Yıldıray Öztürk’ün ney dinletisinin yer aldığı etkinlik, davetliler ve müze ziyaretçileri tarafından büyük ilgiyle karşılandı.

Müzenin kültürel ve bilimsel etkinlik alanına dönüştürülen Kiler ve Fodlahane bölümünde gerçekleştirilen programın açılışında konuşan Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Sağlık Müzesi’nin tarihî ve kültürel önemine değinerek müzenin Avrupa Müze Ödülü’ne sahip kıymetli bir mekân olduğunu vurguladı. Hatipler, Trakya Üniversitesi olarak bu önemli değeri yaşatmaya ve daha ileri seviyelere taşımaya devam edeceklerini ifade etti.

Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan ise etkinliğin, geleneksel sanatların yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından önemli bir kültürel buluşma olduğunu belirtti.

Rektör Danışmanı ve Müze Sorumlusu Enver Şengül ise Sağlık Müzesi’nin 29. kuruluş yılı dolayısıyla düzenlenen bu anlamlı etkinliğin kendileri için ayrı bir değer taşıdığını ifade etti. Müzenin tarihî ve kültürel sorumluluğunun, sanat ve musikiyi buluşturan bu programla daha güçlü şekilde hissedildiğini dile getiren Şengül, başta müzenin kurucusu Dr. Ratıp Kazancıgil olmak üzere kuruluşundan bugüne emeği geçen herkesi minnet ve şükranla andı.

Konuşmaların ardından hattat Zafer Günal’ın “Nûr-ül Ayn (Gözün Nuru)” adlı 30 eserinin yer aldığı Hüsn-i Hat sergisi ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Program kapsamında daha sonra Edirne Devlet Türk Müziği ve Rumeli Müzikleri Topluluğu Sanat Yönetmeni neyzen Yıldıray Öztürk tarafından ney dinletisi gerçekleştirildi.

Program, hediye takdimi ve fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Etkinliğe; Edirne Garnizon Komutanı Tuğgeneral Yüksel Kolcu, Edirne İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan, İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk, Edirne Vakıflar Bölge Müdürü Ahmet Saraç, Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Elvan Bakar, Rektör Danışmanı Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Ali İhsan Meşe, il protokol üyeleri, daire başkanları, akademisyenler ve vatandaşlar katıldı.

Komşu kapıda 3 milyon Euro’luk zehir!

Bulgaristan’ın Hamzabeyli’nin karşısındaki Lesovo Sınır Kapısı’nda düzenlenen operasyonda yaklaşık 363 kilogram esrar ele geçirildi. Uyuşturucunun piyasa değerinin yaklaşık 3 milyon euro olduğu bildirildi.

Romanya plakalı bir TIR, 23 Nisan 2026 tarihinde Bulgaristan’dan çıkış yapmak üzere sınır kapısına geldi. Türk vatandaşı D.K. idaresindeki araçta, Romanya’dan Türkiye’ye taşınan çamaşır makineleri bulunduğu beyan edildi.

Ancak gümrük kontrolü sırasında, yarı römork üzerindeki mühür halatında müdahale izlerine rastlandı. Bunun üzerine araç detaylı aramaya sevk edildi. Yapılan incelemede, beyan edilen yükün üzerine gizlenmiş 25 karton kutu içinde toplam 338 vakumlu paket bulundu. Paketlerdeki maddenin yapılan hızlı testlerde esrar olduğu tespit edildi.

Operasyonda toplam 362,8 kilogram brüt ağırlığında uyuşturucu maddeye el konuldu. Sürücü gözaltına alınırken, olayla ilgili soruşturmanın Burgas Gümrük Bölge Müdürlüğü tarafından yürütüldüğü ve sürecin Yambol Bölge Savcılığı denetiminde devam ettiği bildirildi.

Savcılığın, şüpheli hakkında tutuklama talebiyle mahkemeye başvuracağı öğrenildi.

Balkan Pazarı’nda 1 hafta rötar!

Olgay GÜLER

Edirne Pazarcılar, Manavlar ve Seyyar Satıcılar Esnaf Odası Başkanı Şeref Hasır, Balkan Pazarı’nın 1 Mayıs’ta açılacağını belirtti.

Kentte, yerli müşterinin yanı sıra, Yunan ve Bulgar müşterilerin de rağbet gösterdiği Ulus Pazarı’nın kapatılmasının ardından, aynı alanda Balkan Pazarı kurulmasına karar verildi. Edirne Belediyesi’nin Ergene A.Ş. bünyesinde işleteceği Pazar alanı için son hazırlıklar yapılırken, bu Cuma açılması planlanan Balkan Pazarı’nın açılışı tarihi, 1 hafta ertelendi. Edirne Pazarcılar, Manavlar ve Seyyar Satıcılar Esnaf Odası Başkanı Şeref Hasır, geçtiğimiz hafta pazar alanında açılan Edirne Tarım, Hayvancılık, Sanayi, Ticaret, Otomotiv ve Gıda Fuarı nedeniyle, işlemlerin yarım kaldığını, bu nedenle açılış tarihinin 1 hafta ertelendiğini söyledi.

‘800’E YAKIN BAŞVURU OLUR’

Pazara esnafın yoğun talebi olduğunu belirten Hasır, “Bugün pazar açılacaktı fakat geçen hafta pazar açılacak yerde fuar olduğundan dolayı bir hafta hiçbir işlem yapılamadı. O yüzden pazarımız bir hafta ertelendi. Haftaya cuma günü, 1 Mayıs’ta kısmetse pazarımız açılacak. Bu hafta içinde kura çekimi de olacak. Başvurular bu hafta pazartesi, salı günü son. Çarşamba veya Perşembe Allah nasip ederse kura çekimi yapacağız. Noter huzurunda kura çekiyoruz. Şu an Edirne esnafı olarak 300 başvuru var Kırklareli, Uzunköprü, Babaeski, Lüleburgaz, İstanbul’daki arkadaşlarımız da gelecek. Bunlarla beraber öyle tahmin ederim ki yaklaşık 800 kişiyi bulacak. Toplamda 470 tezgah açılacak” diye konuştu.

Pazarın, eskisinden daha ekonomik olacağını kaydeden Hasır, “Eskisinden daha iyi pazar kuracağız. Daha adaletli, daha düzgün, daha güzel ve daha uygun, daha ekonomik bir pazar olacak ve malın da kalitelisi gelecek. Dolayısıyla yoğun talep bekleniyor” dedi.

Edirne’ye Bölge İdare Mahkemesi

Olgay GÜLER
Adalet Bakanı Akın Gürlek, ülke genelinde şüpheli hiçbir vakanın unutulmaya terk edilmeyeceğini söyledi.
Adalet Bakanı Gürlek, bir dizi temas ve ziyaretlerde bulunmak üzere Edirne’ye geldi. Bakan Gürlek,Edirne’de Bölge İdare Mahkemesi kurulmasına karar verdiklerini açıkladı.

Ziyaretinde ilk olarak Edirne Valiliği’ni ziyaret eden Bakan Gürlek’i, Edirne Valisi Yunus Sezer, bakan yardımcıları, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, MHP İl Başkanı Emre Tokluoğlu, vali yardımcıları, askeri ve adli erkan ile kurum ve kuruluş temsilcileri karşıladı.


Burada ziyaretiyle ilgili açıklamada bulunan Bakan Gürlek, Edirne’nin taşıdığı sınır şehri vasfının önemine dikkat çekti. Gürlek, “Sınırda yalnızca güvenlik değil, hukuk da görevdedir. Türkiye’nin Avrupa’ya açılan bir kapısı olan bu serhat şehrimizde sunulan adalet hizmeti ülkemizin hukuk devleti kimliğinin dışarıya aynı zamanda bir yansımasıdır. Edirne’nin sınır vilayeti olması sebebiyle, yargı sistemimizin de kusursuz bir şekilde işlemesi gerekmektedir. Bu önemle öncelikli olarak Edirne’yi ziyaret etmemizdeki maksadımız; buradaki yargı işleyişini yakından görmek ve yerinde inceleme yapmaktır. Bu nedenle bugün burada olmaktan ötürü duymuş olduğum ifade etmek istiyorum” dedi.


‘EDİRNE’DE BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KURULMASINA KARAR VERDİK’
Edirne’de bölge idare mahkemesi kurulmasına karar verdiklerinin müjdesini veren Gürlek, “Az önce de sayın valim ve kıymetli milletvekilimizle de bir araya geldik. Burada bir müjde olarak verelim; Edirne’de inşallah bölge idare mahkemesi kurulmasına karar verdik. Bu konuda gerekli adımları hem personel genel müdürlüğü, hem de Hakimler Savcılar Kurul olarak atacağız. İnşallah Edirne’mize bölge idari mahkemesi yaz kararnamesiyle faaliyete geçirilecek. Bunu da tekraren söyleyeyim” diye konuştu.


‘ŞÜPHELİ HİÇBİR VAKA UNUTULMAYA TERK EDİLMEYECEK’
Ülke genelinde şüpheli hiçbir vakanın unutulmaya terk edilmeyeceğinin altını çizen Adalet Bakanı Gürlek, “Malumunuzun olduğu üzere kamuoyunu derinden yaralayan ve toplum vicdanında iz bırakan, aydınlatılması beklenen her olay bizim görevlerimiz içerisindedir. Güncel olarak başta Gülistan Doku, Rojin Kabaiş, Rabia Naz vakası olmak üzere çözümlenmeyi bekleyen ya da kamuoyunun yakından takip ettiği tüm hadiseler üzerine kararlılıkla gidilecektir. Hiçbir adli vaka, sahipsiz değildir. Şüpheli hiçbir vaka unutulmaya terk edilmeyecektir. Devlet adaletin tecellisi için gereken tüm imkanları seferber etme iradesine şahittir. Hiçbir adli vakada savcılarımız dosyanın kapağındaki isme bakmaz. Bu isimlerin kim olduğuna, makamına, mevkisinin ne olduğuna bakmaz. Soruşturma içerisindeki vaka ve yetkilerini kullanır. Bunu da belirtmek isterim ki; bu tür davaları takip eden Cumhuriyet Başsavcılarımıza ve savcılarımıza yaptıkları fedakar görevlerden ötürü ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum” şeklinde konuştu.


‘HER TÜRLÜ SUÇ VE KOLLARININ ÜZERİNE KARARLILIKLA GİDECEĞİZ’
Bakanlık olarak güncel konularla ilgili bir çok çalışmayı aynı anda başlattıklarını belirten Gürlek, “Bunları başlıklar ifade edersek; yasa dışı bahis, sanal kumar, sosyal medya terörleri, uyuşturucu suçları, yolsuzluk, çıkar amaçlı suç örgütleri, suça sürüklenen çocuklar gibi toplumumuzda, milletimizi derinden etkileyen ve rahatsızlık oluşturan her türlü adli suç ve kollarının üzerine kararlılıkla gideceğiz; bu konuda kanuni düzenlemeler eksikse bunları da yapacağız. Yargılamaların makul sürede sonuçlandırılması, bu kapsamda en temel önceliklerimiz arasındadır. Geciken adaletin, toplum vicdanında karşılık bulmadığını biliyoruz. Bu doğrultuda süreçleri sadeleştiren, hızlandıran, öngörülebilirliği arttıran düzenlemeleri kararlıkla hayata geçireceğiz. Edirne’mizin adalet hizmetleri anlamında eksiksiz hizmet alması için tüm imkanlarımızla çalıştığımızdan da emin olmanızı istiyorum” ifadelerini kullandı.


‘BU KARANLIK DÜZENE ASLA GEÇİT VERMEYECEĞİZ’
Toplumda ailenin temel yapısını hedef alan suç unsurlarının üzerine kararlıkla gideceklerinin altını çizen Gürlek, “Aziz vatandaşlarımız şunu bilmelidir ki; çocuklarımızı, gençlerimizi ve ailelerimizi, çağımızın hastalığı olan uyuşturucudan, yasa dışı bahisten, sanal kumardan, sosyal medya teröründen ezcümle tüm tehditlerden korumak, sadece bir asayiş meselesi değil, aynı zamanda aile, gelecek ve açıkça ifade ediyorum ki bir milli güvenlik meselesidir. Bu saydığımız tehdit unsurları, milletimizin temelini oluşturan aile yapısını hedef almakta, toplumsal bünyemizi içeriden çökertmeye çalışmaktadır. Buradan açık ve net bir şekilde şunu ifade etmek istiyorum; metropollerdeki torbacılardan, uluslararası uyuşturucu baronlarına, onların istihbarat bağlantılarından finans kaynaklarına, sevkiyat hatlarından sokak düzeyindeki dağıtım ağlarına kadar bu karanlık düzene asla geçit vermeyeceğiz. Gençlerimizi ve çocuklarımızı adeta esir almayı, bilinçlerini ele geçirmeyi amaçlayan sanal platformların, özellikle dünyada kontrolsüz bir salgın hastalık gibi hızla yayılması, küresel dünyada bir sorun olduğu gibi ülkemizde de güncel bir problemdir. Ailelerimizin, gençleri ve çocukları yakından takip etmesi, en değerli varlığımız olan bireylerimizi bu tehditlerden korumak için elzem olup bu kapsamda tüm adımların atılması gerekmektedir. Devlet olarak da her konunun yasalaşması konusunda da gerekli adımlar atılmıştır” dedi.


’12. YARGI PAKETİNDE SOSYAL MEDYAYLA İLGİLİ DÜZENLEMELER YAPMAYI DÜŞÜNÜYORUZ’
Bakan Gürlek, 12’inci yargı paketinde sosyal medyayla ilgili bir kısım düzenlemeler yapmayı düşündüklerini de ifade ederek, “Bu konu da siz de biliyorsunuz; yakın zamanda meclisten bir aile paketi geçti. Bu aile paketimizde sosyal medyayla ilgili bir kısım düzenlemeler yapıldı. Biz de inşallah 12. Yargı paketimizde sosyal medyayla ilgili bir kısım düzenlemeler yapmayı düşünüyoruz. Türkiye’nin Yüzyılı hedeflerine yürürken adalet sistemimizi daha da güçlendirmek, vatandaşın devlete olan güvenini pekiştirmek, hukukun üstünlüğünü her alanda hakim kılmak bizim temel sorumluluğumuzdur. Bu sorumluluğu yerine getirirken milletimizin değerlerinden, tarihinden ve inancından aldığımız güçle hareket etmekteyiz. Bugün buraya bakanlığımızın ilgili tüm kadrolarıyla birlikte geldik. Yerinde tespitlerimizi yapıyor, ihtiyaçları doğrudan sahada değerlendiriyor, çözüm yollarını projelendiriyor ve Edirnemizin adli altyapı eksiklerini varsa en kısa sürede inşallah somut adımlar atarak tamamlayacağız. Sayın Cumhurbaşkanımızın açık ve net talimatları doğrultusunda, bakanlığımızın sorumlu olduğu alanlarda 81 vilayetimizde tam bir seferberlik anlayışıyla özellikle adalet noktasında atılması gereken tüm adımlar varsa bunları atacağız. Elimizden geldiğince yasal düzenlemeleri de kısa sürede faaliyete geçireceğiz” diye konuştu.
Bakan Gürlek, Valilik ziyaretinin ardından Edirne Adliyesi’nde Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı’nı ziyaret etti. Bakan Gürlek, kentte gün boyu temaslarını sürdürdü.

Oksijen Kesim

Metalürji sektöründe, özellikle karbon çeliklerinin yüksek ısıyla parçalanması işlemine dayanan yöntem oksijen kesim (oksi-gaz kesimi) olarak adlandırılır. Bu teknik, metalin erime sıcaklığının hemen altında bir düzeye kadar ısıtılıp, ardından saf oksijen jetiyle kontrollü bir oksidasyon (yakma) sürecine sokulması prensibiyle çalışır. Diğer kesim yöntemlerinden farkı, metalin sadece eritilmemesi, aynı zamanda oksijenle girdiği kimyasal reaksiyon sonucu yanarak hattan uzaklaştırılmasıdır. Ağır sanayi yapılarında ve devasa çelik levhaların şekillendirilmesinde vazgeçilmez bir metot olan oksi-gaz tekniği, özellikle kalın kesitli malzemelerde sergilediği yüksek performansla “profesyonel imalatın” temel taşlarından biridir.

Oksijen Kesim Sürecinin Fiziksel Aşamaları

Oksijenle kesim işlemi, rastgele bir yakma süreci değil; birbirini takip eden üç hassas fazdan oluşan bir mühendislik operasyonudur:

  1. Ön Isıtma Safhası: Kesim yapılacak bölge; asetilen, propan veya doğalgaz gibi yanıcı bir gazın hava ile karışımıyla elde edilen alevle yaklaşık 900°C – 1000°C dereceye (tutuşturma sıcaklığına) kadar ısıtılır. Bu aşamada metal henüz katı formdadır ancak reaksiyona hazır hale gelmiştir.
  2. Oksijen Jeti ve Oksidasyon: Metal hedef sıcaklığa ulaştığında, torçtan yüksek basınçlı saf oksijen akımı gönderilir. Oksijen, kızgın çelikle temas ettiği anda şiddetli bir kimyasal tepkime başlatır ve demiri demir oksit cürufuna dönüştürür.
  3. Cüruf Tahliyesi ve Yarılma: Yüksek basınçlı oksijen jeti, oluşan bu yanmış metal cürufunu kesim kanalından dışarı doğru iterek metalin ikiye ayrılmasını sağlar. Bu dinamik akış sayesinde kesim hattı boyunca temiz ve pürüzsüz bir kanal oluşur.

Oksijen Kesim Ekipmanları ve Fonksiyonları

Güvenli ve hatasız bir kesim gerçekleştirmek için belirli bir donanım setine ihtiyaç duyulur. Bu parkurdaki her bir parça, sürecin stabilitesi için kritik öneme sahiptir:

  • Enerji Kaynakları: Yüksek basınçlı saf oksijen tüpleri ile propan veya asetilen gibi yanıcı gaz tüpleri.
  • Basınç Kontrol Üniteleri (Regülatörler): Gaz akışını istenen basınç seviyesinde sabitleyen hassas ayar valfleri.
  • İletim Hatları: Yüksek basınca ve dış darbelere dayanıklı gaz hortumları.
  • Kesme Torcu ve Nozullar: Gazların karışımını sağlayan ve alevi odaklayan ana gövde ile farklı kalınlıklara göre değiştirilebilen kesme uçları.

Bu donanım kombinasyonu, sahadaki operatörün milimetrik hassasiyetle çalışmasına ve seri üretim bantlarında standartların korunmasına olanak tanır.

Yöntemin Endüstriyel Avantajları ve Kullanım Alanları

Oksijenle kesim tekniğinin günümüzde hala popülaritesini korumasının arkasında yatan rasyonel sebepler şunlardır:

  • Ekstrem Kalınlıklarda Başarı: Diğer yöntemlerin (lazer veya plazma gibi) zorlandığı çok kalın çelik plakaların kesilmesinde rakipsizdir.
  • Maliyet Verimliliği: Başlangıç yatırım maliyeti düşüktür ve ekipman bakımı diğer yüksek teknolojili sistemlere göre daha ekonomiktir.
  • Mobilite ve Saha Uyumu: Elektrik enerjisine bağımlı kalmadan, sadece tüp ve torç ile şantiye veya tersane gibi açık alanlarda kolayca uygulanabilir.
  • Geniş Uygulama Yelpazesi: Gemi söküm sahaları, ağır inşaat projeleri, demir-çelik tesisleri ve hurda işleme merkezleri bu yöntemin en yoğun kullanıldığı alanlardır.

Özellikle inşaat sektöründe çelik yapı elemanlarının boyutlandırılması ve köprü kirişlerinin hazırlanması gibi operasyonlarda, oksi-gaz kesimi taşınabilirliği ve gücüyle en temel çözüm ortağıdır.

Volant Dişlisi

İçten yanmalı motorların marş sisteminde kritik bir aktarım görevi üstlenen volant dişlisi, motorun ilk hareketini almasını sağlayan ana mekanik bileşenlerden biridir. Volantın dış çeperine preslenmiş veya ısıl işlemle geçirilmiş bir halka formunda olan bu parça, marş motorundan gelen dairesel kuvveti krank miline ileterek yanma çevrimini başlatır. Sadece motorun çalışmasını sağlamakla kalmaz, aynı zamanda dönüş esnasında oluşan ataleti dengeleyerek titreşimi sönümler ve motorun rölantide daha stabil bir çalışma karakteri sergilemesine yardımcı olur.

Volant Dişlisinin Görevleri

Bu bileşenin ana işlevi, marş dinamosu ile motorun ana mili (krank) arasında geçici ama güçlü bir mekanik köprü kurmaktır. Motorun ilk ateşleme alana kadar geçen sürede şu görevleri yerine getirir:

  • Marş Entegrasyonu: Marş motoru pinyon dişlisinin kenetlenerek volanı döndürmesine imkan tanır.
  • Enerji Depolama ve Atalet: Dönüş hareketi sırasında kinetik enerji depolayarak pistonların ölü noktaları daha sarsıntısız geçmesini sağlar.
  • Sistem Dengesi: Motorun dönüş hızındaki ani dalgalanmaları ve vibrasyonu minimize eder.

Volant Dişlisi Nasıl Çalışır?

Volant dişlisi çalışma süreci, sürücünün kontağı çevirmesi veya başlatma düğmesine basmasıyla tetiklenir. Bu tetikleme ile birlikte marş motorunun pinyon adı verilen küçük dişlisi ileri doğru hareket ederek volant dişlisinin dişleriyle kenetlenir. Elektrik enerjisiyle dönmeye başlayan pinyon, volantı ve dolaylı olarak krank milini çevirerek motorun içindeki pistonların hareket etmesini sağlar. Motor kendi başına çalışmaya başladığı anda, pinyon dişlisi geri çekilerek volant dişlisinden ayrılır ve vites sistemi bağımsız şekilde dönmeye devam eder.

Üretim Materyalleri ve Dayanıklılık Standartları

Sürekli sürtünme, yüksek tork ve ani darbelere maruz kalan bu parçalar, mekanik yorulmaya karşı en dirençli materyallerden imal edilir. Genellikle ısıl işlem görmüş yüksek mukavemetli çelikler ve özel alaşımlı çelik dökümler tercih edilir. Bu hammadde seçimi, dişlerin aşınmasını önleyerek sistemin uzun yıllar boyunca hatasız çalışmasını garanti altına alır. Sektörde yaygın olarak kullanılan bazı spesifik modeller şunlardır:

4570301305

4570302105

Arıza Belirtileri ve Teknik Sorunlar

Zamanla veya yanlış marş kullanımı sonucunda volant dişlisinde mekanik deformasyonlar meydana gelebilir. Bir arızanın varlığı genellikle şu sinyallerle anlaşılır:

  1. Sürtünme ve Tıkırtı: Marşa basıldığı anda metalin metale sürtme sesi veya belirgin bir vuruntu duyulması.
  2. Boşa Dönme: Marş motorunun sesi gelmesine rağmen motorun dönmemesi (dişli kaçırması).
  3. Çalıştırma Güçlüğü: Dişlerdeki aşınma veya kırılma nedeniyle motorun ancak birkaç denemeden sonra harekete geçmesi.
  4. Fiziksel Deformasyon: Diş yüzeylerinde gözle görülür aşınma veya diş atlamaları.

Volant Dişlisi Nerelerde Bulunur ve Kullanılır?

Hemen hemen tüm marşlı içten yanmalı motor konseptlerinde kendine yer bulan bu parça; binek otomobillerden ağır vasıtalara (kamyon ve otobüs), tarım makinelerinden (traktör) jeneratör motorlarına kadar çok geniş bir endüstriyel sahada kullanılmaktadır. Motorun verimliliği ve marş sisteminin sağlığı için volant dişlisinin durumu periyodik kontrollerde mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.

Aramızdan ayrılanlar

MUHARREM ÇETİNYÜREK VEFAT ETTİ
Hatice Yardımcı Çetinyürek’in eşi Muharrem Çetinyürek, vefat etti.
Hatice Yardımcı Çetinyürek’in eşi, merhum Şehnaz Öğüdücü ve Hakan Çetinyürek’in babaları, Durul Öğüdücü ve Arzu Çetinyürek’in kayınpederleri, Elvin Öğüdücü ve Revna Çetinyürek’in dedeleri, merhum Özgen Kıskaç’ın bacanağı, Nezihe Kıskaç, Mustafa Yardımcı, Lale Yardımcı, Doruk Yardımcı, Demir Yardımcı, Elif Yardımcı, Sinem Yardımcı, Damla, Yaman, Ela ve Ada Yardımcı’nın enişteleri Muharrem Çetinyürek için Fatih Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Muharrem Çetinyürek’in cenazesi Musulça Köyü Mezarlığı’nda toprağa verildi.
MAHSURE İŞBECEREN VEFAT ETTİ
Merhum sıvacı Hamdi İşbeceren’in eşi Mahsure İşbeceren, 82 yaşında vefat etti.
Merhum sıvacı Hamdi İşbeceren’in eşi, Murat Yapı Tekstil Fabrikası’ndan emekli elektrikçi Levent İşbeceren ve kuaför Bülent İşbeceren’in annesi, Meltem İşbeceren’in kayınvalidesi, Çağdaş ve Nilay İşbeceren’in babaanneleri Mahsure İşbeceren için dün Sarı Cami’de cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Mahsure İşbeceren’in cenazesi Acıçeşme Mezarlığı’na defnedildi.
YUSUF YAYLA VEFAT ETTİ
Kırkpınar Vergi Dairesi’nden emekli Hayriye Yayla’nın eşi Yusuf Yayla, 71 yaşında vefat etti.
Kırkpınar Vergi Dairesi’nden emekli Hayriye Yayla’nın eşi, Mali Müşavir Sezer Yayla Erk, Fatma Erbaş ve Bahar Yılmaz’ın babaları, Erkan Erk, İsmail Erbaş ve merhum Birol Yılmaz’ın kayınpederleri Yusuf Yayla için dün Eski Cami’de cenaze töreni düzenlendi.
İkindi namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Yusuf Yayla’nın cenazesi Yenişehir Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Buğdayda gizli tehlike!

Olgay GÜLER

Edirne’de, mevsim yağışlarını zamanında alan buğdayda, kış aylarının önceki yıllara göre ılık geçmesi nedeniyle bazı bölgelerde ‘kök çürüklüğü’ hastalığı görüldü.

TAR-DER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Uzman Tarım Danışmanı Ziraat Yüksek Mühendisi Lütfü Açar, başaklanma devresine giren buğdayların son durumunu değerlendirdi. Bazı bölgelerde sararmalar görüldüğünü dile getiren Açar, üreticilerin tedbirli olması gerektiğini söyledi.

BUĞDAYDA ‘GİZLİ’ TEHLİKE!

Açar, açıklamasında, “En önemlisi gizli bir tehlike yer yer kendini göstermeye başlamıştır. Hububat ekilişlerinde alan alan sararmalar gözlenmektedir. Bu hastalıklar geçmiş yıllarda da kendini göstermiştir. Ciddi verim kayıplarının oluşmasına neden olunmuştur. Bu tehlike Take-All (Çökertme) hastalığıdır. Halkın tabiri ile ‘kök çürüklüğü’ veya ‘kök kararması’ hastalığıdır. Kök boğazı hastalığından farklı olduğu bilinmelidir. Kök çürüklüğü hastalığı, kök boğazı hastalığı ile karıştırılmamalıdır. ‘Kök boğazı’ hastalığı farklı, ‘Kök çürüklüğü’ hastalığı farklı olduğunu belirtmek isteriz. Her iki hastalıkta da etmenler her ne kadar mantar olsa da farklı mantarlar olduğu da bilinmelidir. ‘Kök boğazı’ hastalıkları ile ilk devrede tohum ilaçlaması ve de akabinde bitkilerin gelişme devreleri itibarıyla da yeşil aksam ilaçlaması şeklinde mücadele edilebilmektedir. Ancak ‘kök çürüklüğü’ hastalığı ile yeşil aksam şeklinde mücadele edilecek ilaç yoktur. Tohum ilaçlaması yapılacak şeklinde ilaç mevcuttur. İlk yıllarda bu ilaç maliyeti artırdığı için pek kullanılmamıştır. Akabindeki yıllarda bu hastalığa karşı kısmen tohum ilaçlamalarının yapıldığı gözlenmiştir” diye konuştu.

‘ERKENCİ ÇEŞİTLERDE CİDDİ ETMENLER GÖRÜLMÜŞTÜR’

Açar, ‘Kök çürüklüğü’ hastalığının 2020’li yılların başlarında ciddi denilebilecek ekonomik zararlara neden olduğunu hatırlatarak, “Bu tehlike karşılığında üreticiler özellikle erken ekilişlerden ve de erkenci çeşitlerden kaçınılması konularında uyarılmışlardır. Nitekim son yıllarda bölgemizde hububat ekişleri genel itibarıyla kasım ayı içerisinde yapıldığı gözlenmektedir. Ancak Edirne’de bu üretim sezonu hububat üretimi için her ne kadar uygun gittiği söylense de maalesef ılık tabir edilebilecek bir kış dönemi yaşanmıştır. Bu iklim şartlarında ise kısmen erken ekilen ve de özellikle erkenci çeşitlerde ciddi denilebilecek şekilde ‘kök çürüklüğü’ etmenleri görülmüştür. En bariz şekli ile tarlanın geneline bakıldığında ilk devrelerde küçük daireler şeklinde akabinde genişleyen sararmalar şeklinde kendini göstermektedir. Mevsimin ilerleyen zamanlarında da bu alanların karardığı görülecektir. Temennimiz o dur ki, üreticilerimizin böyle bir olumsuzluk yaşamamasıdır. Veya en az bir zararla sezonu kapatmasıdır” ifadelerini kullandı.

HASTALIKLA MÜCADELE

Hastalıkla mücadelede konusunda tavsiyelerde bulunan Açar, “Üretim bir planlamadır. Özellikle ekim öncesi hazırlık devresinde yaşanan ve de yaşanması muhtemel bu olumsuzluklara karşın mümkün mertebe geç ekim yapılmalıdır. Erkenci çeşitlerden kaçınılmalıdır. Mümkün ise ‘Kök çürüklüğü’ hastalığına karşın ekim öncesi tohum ilaçlaması yapılmalıdır. Bu tedbirlerin dışında ‘Kök çürüklüğü’ hastalığına karşın şu an itibari ile başka bir tedbir olmadığı bilinmelidir” dedi.

Kosova Türkleri’nde çifte 23 Nisan

Trakya Üniversitesi Balkan Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Sabri Can Sannav, 23 Nisan Kosova Türkleri Millî Bayramı’nın geçmişten bugüne uzanan güçlü bir aidiyetin ifadesi olduğunu belirterek, bu anlamlı günün Balkanlar’daki Türk varlığının tarihsel derinliğini görünür kıldığını söyledi.

Doç. Dr. Sabri Can Sannav, Trakya Üniversitesi’nin sosyal medya hesabında gerçekleştirdiği paylaşımda, 23 Nisan Kosova Türkleri Millî Bayramı’nı kutlarken şunlara yer verdi:

BALKANLAR’DA BİR KİMLİK GÜNÜ: 23 NİSAN KOSOVA TÜRKLERİ MİLLİ BAYRAMI

Kosova Türklerinin millî bayramı olarak kutlanan 23 Nisan, Balkanlardaki Türk toplulukları açısından kimlik, aidiyet ve toplumsal hafıza bakımından önemli bir anlam taşıyor. Bu tarih, Kosova Türkleri için hem kültürel sürekliliğin hem de ortak geçmiş bağlarının güçlü bir simgesi olarak öne çıkıyor.

II. Dünya Savaşı sonrasında Kosova’da Türk kimliğinin uzun süre resmî olarak tanınmaması, toplumsal yapıda önemli değişimlere yol açtı. 1951 yılından itibaren millî azınlık statüsü kazanan Kosova Türkleri, Türkçe eğitim ve kültürel faaliyetlerini yeniden canlandırdı. Bu süreçte kimlik ve aidiyetlerini yansıtacak bir millî gün arayışına yönelen Kosova Türkleri, Türkiye ile olan tarihî ve kültürel bağları doğrultusunda 23 Nisan’ı millî bayram olarak benimsedi. Kosova Anayasası kapsamında topluluklara kendi millî bayramlarını belirleme hakkı tanınmasıyla birlikte 23 Nisan, 2009 yılından itibaren resmiyet kazanarak her yıl kutlanmaya başlandı.

Türkiye ile Kosova Türkleri arasındaki tarihî ve kültürel bağlar sürerken, Trakya Üniversitesi de akademik çalışmalar, uluslararası iş birlikleri ve öğrenci değişim programlarıyla Balkanlarla ilişkilerini güçlendirmeye devam ediyor. Üniversite bünyesinde faaliyet gösteren Balkan Araştırma Enstitüsü bu süreçte önemli bir rol üstleniyor.

Doç. Dr. Sabri Can Sannav, Kosova’daki Türk toplumunun kendi millî gününü belirleme hakkına sahip olmasıyla birlikte 23 Nisan’ın bölgede yaşayan Türkler tarafından da benimsendiğini belirtti. Doç. Dr. Sannav, 23 Nisan’ın Balkanlar’da güçlü bir anlam taşıdığını ifade ederek, “Kosova’da yaşayan Türkler de 23 Nisan’ı millî bir bayram olarak kabul etmiştir. Dolayısıyla 23 Nisan, yalnızca Türkiye’de yaşayan Türkler için değil, Kosova’daki Türkler için de önemli bir gün olup millî kimlik açısından da tarihî bir değer taşımaktadır” dedi.

Sannav, bu millî günün kabul edilmesinin ardından akademik çalışmaların ivme kazandığını, Balkan Araştırma Enstitüsü’nün bu süreçte aktif bir rol üstlendiğini aktardı. Enstitünün; uluslararası sempozyumlar, yayın faaliyetleri, saha araştırmaları ve akademik iş birlikleri aracılığıyla Balkanlar’daki Türk varlığına yönelik bilimsel üretimi desteklediğini belirten Sannav, “Enstitümüz; düzenlediği uluslararası sempozyumlar, yayın faaliyetleri, saha araştırmaları ve akademik ağlar aracılığıyla Balkanlar’daki Türk toplumları ile Türkiye arasındaki tarihî ve kültürel bağları güçlendirmeyi amaçlamaktadır” dedi.

23 Nisan vesilesiyle Kosova Türklerinin millî bayramını kutlayan Sannav, bu anlamlı günün Balkanlar’daki Türk varlığının tarihsel derinliğini ve kültürel sürekliliğini daha da pekiştirmesini temenni etti.