Kategori arşivi: Güncel

Mersin Psikolog, Mersin Çift Terapisi ve Mersin Ergen Psikolog Hizmetlerine Yoğun İlgi Artışı

Mersin’de son dönemlerde psikolojik destek hizmetlerine yönelik talep dikkat çekici bir şekilde yükselmeye devam ediyor. Günlük yaşamın getirdiği yoğun tempo, ekonomik belirsizlikler, sosyal ilişkilerdeki değişimler ve aile içi iletişim sorunları, bireylerin profesyonel destek arayışına yönelmesine neden oluyor. Bu süreçte Mersin psikolog hizmetleri, hem bireysel hem de ilişkisel problemlerde en çok başvurulan alanlardan biri haline gelmiş durumda.

Uzmanlar, psikolojik destek alma eğiliminin artmasını, toplumda ruh sağlığına verilen önemin yükselmesiyle açıklıyor. Artık bireyler sorunlarını görmezden gelmek yerine, Mersin psikolog desteği alarak daha sağlıklı çözümler üretmeyi tercih ediyor.

Mersin Psikolog Hizmetleri ile Ruhsal İyi Oluş Güçleniyor

Yoğun şehir yaşamı, bireylerin zihinsel olarak daha fazla yük altında kalmasına neden olabiliyor. İş hayatındaki stres, sosyal baskılar ve kişisel sorumluluklar birleştiğinde duygusal dengeyi korumak zorlaşabiliyor. Bu noktada Mersin psikolog hizmetleri, bireylerin ruhsal dayanıklılığını artırmada önemli bir rol üstleniyor.

Mersin psikolog desteği alan bireyler; kaygı, stres, depresyon ve travma sonrası etkilerle daha sağlıklı şekilde başa çıkabiliyor. Aynı zamanda terapi süreci, kişinin kendini daha iyi tanımasına ve olaylara daha sağlıklı bir perspektiften bakmasına yardımcı oluyor.

Uzmanlara göre Mersin psikolog desteği, yalnızca sorun çözme süreci değil, aynı zamanda yaşam kalitesini artıran önemli bir gelişim süreci olarak değerlendiriliyor.

Mersin Çift Terapisi ile İlişkilerde Yeniden Yapılanma Süreci

İlişkilerde yaşanan sorunlar çoğu zaman iletişim eksikliği ve yanlış anlaşılmalardan kaynaklanıyor. Zamanla biriken problemler, çiftler arasında duygusal uzaklaşmaya ve güven kaybına yol açabiliyor. Bu noktada Mersin çift terapisi hizmetleri, ilişkilerin yeniden sağlıklı bir yapıya kavuşmasına yardımcı oluyor.

Mersin çift terapisi sürecinde çiftler; iletişim becerilerini geliştirmeyi, duygularını daha açık ifade etmeyi ve karşılıklı empati kurmayı öğreniyor. Bu süreç aynı zamanda çatışmaların daha yapıcı bir şekilde ele alınmasını sağlıyor.

Uzmanlar, Mersin çift terapisi hizmetlerinin yalnızca kriz dönemlerinde değil, ilişkiyi güçlendirmek ve sürdürülebilir hale getirmek için de önemli bir destek aracı olduğunu belirtiyor.

Mersin Ergen Psikolog Desteği ile Gençler Daha Sağlıklı Gelişiyor

Ergenlik dönemi, bireyin hem fiziksel hem de duygusal açıdan en yoğun değişimleri yaşadığı süreçlerden biridir. Bu dönemde yaşanan kimlik arayışı, akademik baskılar ve sosyal çevre etkileri, gençlerin psikolojik olarak zorlanmasına neden olabilir. Bu nedenle Mersin ergen psikolog hizmetleri büyük önem taşımaktadır.

Mersin ergen psikolog desteği sayesinde gençler; sınav kaygısı, özgüven eksikliği, öfke kontrolü, sosyal uyum sorunları ve dijital bağımlılık gibi konularda profesyonel yardım alabiliyor. Aynı zamanda aileler de çocuklarıyla daha sağlıklı iletişim kurma konusunda bilinç kazanıyor.

Uzmanlara göre ergenlik döneminde alınan psikolojik destek, bireyin sadece o anki sorunlarını çözmekle kalmıyor, aynı zamanda ilerleyen yaşam dönemlerindeki ruh sağlığını da doğrudan etkiliyor.

Mersin Psikolog Seçimi Sürecin Kalitesini Belirliyor

Psikolojik destek sürecinin etkili olabilmesi için doğru uzman seçimi kritik bir öneme sahip. Mersin psikolog tercihinde uzmanın deneyimi, eğitim geçmişi ve terapi yaklaşımı dikkatle değerlendirilmelidir.

İhtiyaca göre Mersin çift terapisi veya Mersin ergen psikolog alanında uzmanlaşmış profesyonellerle çalışmak, sürecin daha hızlı ve etkili ilerlemesini sağlar. Uzmanlar, doğru terapist seçiminin terapi başarısında belirleyici bir faktör olduğunu vurguluyor.

Uzmanlardan Önemli Uyarı: Erken Müdahale Hayati Önem Taşıyor

Psikolojik sorunların zamanında ele alınmaması, ilerleyen süreçte daha karmaşık ve çözülmesi zor durumlara dönüşebiliyor. Bu nedenle uzmanlar, belirtiler fark edildiğinde vakit kaybetmeden Mersin psikolog desteği alınmasını öneriyor.

Benzer şekilde ilişkisel problemler için Mersin çift terapisi, ergenlik dönemine bağlı sorunlar için ise Mersin ergen psikolog desteği almak, daha sağlıklı ve kalıcı sonuçlar elde edilmesini sağlıyor.

Mersin’de Psikolojik Destek Kültürü Güçleniyor

Son yıllarda toplumda ruh sağlığına verilen önemin artmasıyla birlikte Mersin psikolog, Mersin çift terapisi ve Mersin ergen psikolog hizmetlerine olan talep de paralel şekilde yükseliyor. Bu durum, psikolojik destek alma konusundaki toplumsal farkındalığın geliştiğini gösteriyor.

Uzmanlar, ruh sağlığının korunmasının yaşam kalitesi üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirterek, bireylerin ihtiyaç duyduklarında profesyonel destek almaktan çekinmemeleri gerektiğini ifade ediyor.

Evcil Dostlar İçin Özel Beslenme Seçeneklerini Araştırırken Doğru Bilgiye Ulaşmak Neden Önemli

Evcil hayvan sahipleri için mama seçimi çoğu zaman standart bir alışveriş kararı olmaktan çok daha fazlasını ifade eder. Özellikle belirli ihtiyaçlara yönelik ürün arayışında olan kullanıcılar, yalnızca bir ürün adı görmek değil, o ürünün ne olduğunu, nasıl konumlandığını ve hangi kategori içinde değerlendirildiğini de öğrenmek ister. Bu nedenle bilgiyle desteklenen ürün araştırma süreci, kullanıcı deneyiminin önemli bir parçası haline gelmiştir.

Bu noktada Petandiet bilgilendirici içerikleri ve ürün odaklı sayfa yapısıyla dikkat çeken platformlardan biri olarak öne çıkıyor. Kullanıcıların hem ürünler hakkında daha fazla bilgi alabilmesi hem de ihtiyaçlarına uygun seçenekleri daha rahat değerlendirebilmesi, böyle platformların değerini artırıyor.

Özel ihtiyaçlara yönelik ürünlerde bilgi arayışı daha güçlü olur

Bazı ürünler, kullanıcılar tarafından yalnızca marka adıyla değil, doğrudan spesifik ihtiyaçlar üzerinden araştırılır. Bu nedenle ürünün ne olduğu, hangi amaçla tercih edildiği ve nasıl konumlandığı hakkında açıklayıcı içeriklerin bulunması önem taşır. Özellikle vet life renal gibi daha özel aramalarda kullanıcıların beklentisi sadece ürüne ulaşmak değil, aynı zamanda ürün hakkında daha net fikir edinmektir. Bilgilendirici içerikler sayesinde araştırma süreci daha sade ve anlaşılır hale gelir.

Kullanıcılar bir ürünü değerlendirirken çoğu zaman yalnızca isme değil, ürün grubunun nasıl tanımlandığına ve hangi ihtiyaçla ilişkilendirildiğine de dikkat eder. Bu nedenle içerik desteği sunan platformlar, karar verme sürecinde çok daha güçlü bir rehberlik sağlayabilir.

Kategori mantığı kullanıcı deneyimini doğrudan etkiler

Evcil hayvan ürünlerinde karar sürecini kolaylaştıran unsurlardan biri de ürünlerin anlaşılır biçimde kategorize edilmesidir. Bu sayede kullanıcılar yalnızca tek tek ürün isimleri üzerinden değil, daha geniş ürün grupları üzerinden de araştırma yapabilir. Örneğin Veteriner serisi mamalar gibi başlıklar, kullanıcıların ilgili ürün grubunu daha net anlamasına ve ihtiyaç duydukları seçeneklere daha bilinçli yaklaşmasına yardımcı olur.

Kategori mantığının açık şekilde sunulması, araştırma yapan kullanıcı için önemli bir kolaylık sağlar. Ürünleri tek tek incelemek yerine önce doğru grubu anlamak, sonra uygun seçeneklere yönelmek çok daha verimli bir deneyim oluşturur. Bu yapı özellikle daha dikkatli karar verilmesi gereken ürün gruplarında daha da önem kazanır.

Bilgilendirici içerik ve ürün erişimi birlikte daha güçlü bir yapı oluşturur

Evcil hayvan sahipleri çoğu zaman ürün arayışına doğrudan satın alma niyetiyle başlamaz. Önce bilgi edinmek, sonra alternatifleri görmek ve ardından daha bilinçli bir tercih yapmak ister. Bu nedenle blog içerikleri ile ürün yapısının bir arada sunulduğu platformlar çok daha işlevsel bir deneyim sunar.

Bir ürün hakkında açıklayıcı bilgiye ulaştıktan sonra ilgili kategori veya benzer seçenekleri değerlendirebilmek, kullanıcı açısından süreci sadeleştirir. Bu tür yapılandırılmış deneyimler hem araştırma süresini kısaltır hem de kullanıcı güvenini artırır.

Doğru bilgi ile doğru tercihe ulaşmak daha kolay hale gelir

Evcil dostlar için ürün seçerken kullanıcıların yalnızca marka ya da fiyat odaklı hareket etmediği artık daha net görülüyor. Açıklayıcı içerikler, anlaşılır kategori yapısı ve ürünlere kolay erişim birlikte sunulduğunda, araştırma süreci çok daha sağlıklı ilerliyor.

Doğru bilgiye ulaşmak, doğru ürünü değerlendirebilmenin en önemli adımlarından biridir. İhtiyaca göre şekillenen aramalarda hem bilgi sunan hem de kullanıcıyı yönlendiren platformlar, çok daha güçlü bir deneyim oluşturabilir.

Bez çantaya ‘sanatsal’ dokunuş!

Olgay GÜLER

Edirne’de Trakya Üniversitesi öğrencileri ve sanatseverleri buluşturan ‘Bez Çanta Boyama Atölyesi’ etkinliğinde, bez çantalar sanat eserine dönüştürüldü.

Kentte Inhale adlı kafede 40 kişilik sınırlı kontenjanla düzenlenen atölyede; Öğrenci Kulüpleri ve Toplulukları Organizasyonu’nun (OKVETO) projesi ‘Bez Çanta Boyama Atölyesi’ etkinliği, Open Workshop’un Direktörü Miray Ceylan koordinatörlüğünde gerçekleştirildi. Etkinlikte bez çantalar katılımcıların hayal gücüyle birer sanat eserine dönüştü. Fırça darbeleri ve renk paletleriyle kendi tarzlarını yansıtan katılımcılar, gündelik bir eşya tasarlamanın ötesine geçerek ortak bir üretken tasarım motivasyonunu deneyimledi. Etkinlikte, üniversite öğrencileri ile Edirne halkı arasında organik etkileşim alanı kuruldu.

Edirne’de workshop kültürünün büyümesine de katkı sağlayan etkinlikle ilgili konuşan  Open Workshop Direktörü Miray Ceylan, ortaya çıkan  yerel sinerjiye dikkat çekerek, “Amacımız, Edirne’de sanatseverlerin ve sanatla ilgilenenlerin sosyalleşirken öğrenebileceği bir alan açmak. MirArt Open Workshop projesi kapsamında herkese açık atölyeler gerçekleştirmeye başladık ve bugünkü çalışmamız da bez çanta boyama oldu. Katılımcıların içindeki yaratıcılığı özgürce dışa vurabileceği bir ortamda müzik eşliğinde sanatsal tutkumuzu harekete geçirdik. Gelecekte gerçekleştireceğimiz etkinliklerimize tüm sanatseverleri bekliyoruz” dedi.

Öte yandan etkinlikle ilgili yapılan açıklamada, atölyelere katılım için openworkshop.co web sitesi üzerinden başvuru formu doldurulabileceği belirtildi.

Göçmen kaçakçılarına operasyon

Jandarma Genel Komutanlığı Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti ile Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde, 24 ilde göçmen kaçakçılığı organizatörlerine yönelik operasyonlar düzenlendi.

 Ağrı, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Edirne, Erzurum, Hakkari, Hatay, Iğdır, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kilis, Kırklareli, Kocaeli, Malatya, Mersin, Muğla, Osmaniye, Sakarya, Şanlıurfa, Tekirdağ ve Van’da düzenlenen operasyonlarda İnsansız Hava Araçları (JİHA) ile havadan, İl Jandarma Komutanlıkları ve Jandarma Komando timlerince karadan yapılan çalışmalar sonucu 64 adet araç ile 12 adet bot ele geçirildi.

Operasyonlar sonucunda 132 göçmen kaçakçılığı organizatörü yakalandı. Organizatörlerden 89’u tutuklandı.40’ı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemlerinin devam ettiği belirtildi.

İçişleri Bakanlığı’nın paylaşımında, “Daire Başkanlığımızı, Kahraman Jandarmamızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz” ifadelerne yer verildi..

Eğitim-Sen’den ‘eşitlikçi’ ve ‘laik’ eğitim vurgusu!

Olgay GÜLER

Eğitim-Sen Edirne Şubesi Kadın Meclisi tarafından düzenlenen panelde, eğitim politikalarının ve pedagojik yaklaşımların eşitlikçi ve laik bir anlayışla yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin altı çizildi.

Sendikanın Edirne Şubesi tarafından; ‘Emek ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’ ve ‘Laiklik ve Kamusal Eğitim Tasfiyesi’ başlıklarıyla panel düzenlendi. Kadın Meclisi’nin ev sahipliğinde düzenlenen panele, Kadir Has Üniversitesi’nden Dr. Coşku Çelik ve Eğitim Sen Genel Merkez Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Evrim Gülez konuşmacı olarak katıldı.

‘EĞİTİM SİSTEMİ LAİKLİK TEMELİNDE YAPILANDIRILMALI’

Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren Eğitim-Sen Edirne Şube Başkanı Ahmet Acet, toplumsal cinsiyet eşitliğinin, sosyal adalet ve insan haklarının vazgeçilmez bileşeni olduğunu belirterek, “Toplumsal cinsiyet eşitliği, sosyal adaletin ve insan haklarının vazgeçilmez bir bileşenidir. Bu bağlamda eğitim kurumları, toplumsal cinsiyet rollerinin yeniden üretildiği ya da dönüştürüldüğü başlıca alanlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Eğitim politikalarının ve pedagojik yaklaşımların eşitlikçi bir anlayışla yeniden değerlendirilmesi, farklı inanç ve yaşam biçimlerinin bir arada var olabilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle eğitim sisteminin laiklik temelinde yapılandırılması bizim açımızdan hayati bir gereklilik arz etmektedir” dedi.

‘KAMUSAL EĞİTİM PİYASALAŞMA EĞİLİMLERİNDEN ARINDIRILMALIDIR’

Eğitimin kamusal niteliğinin korunması gerektiğinin altını çizen Acet, “Kamusal eğitim ise eşit yurttaşlık ilkesinin somutlaştığı en önemli alanlardan biridir. Nitelikli ve erişilebilir eğitim hakkı, bireylerin toplumsal hayata katılımını güçlendiren ve fırsat eşitliğini destekleyen temel bir mekanizmadır. Bu çerçevede kamusal eğitimin piyasalaşma eğilimlerinden arındırılarak, kapsayıcı ve eşitlikçi bir anlayışla yeniden ele alınması gerekmektedir. Bu panelin, söz konusu kavramların yalnızca kuramsal temellerini değil, aynı zamanda güncel uygulama alanlarını da tartışmaya açarak disiplinler arası bir katkı sunmasını temenni ediyorum. Katkılarınızın, eleştirel düşünceyi besleyen ve çözüm odaklı yaklaşımları güçlendiren bir tartışma zemini oluşturacağına inanıyorum” diye konuştu.

EMEK, EŞİTLİK VE LAİKLİK TARTIŞILDI

Açılış konuşmasının ardından başlayan panelde ilk olarak Dr. Coşku Çelik, “Emek ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” üzerine bir sunum gerçekleştirdi. Çelik, çalışma yaşamındaki cinsiyet temelli eşitsizliklere ve bu durumun toplumsal yansımalarına dikkat çekti. Programın ikinci bölümünde ise Evrim Gülez, “Laiklik ve Kamusal Eğitimin Tasfiyesi” başlıklı sunumuyla, son dönemde eğitim sisteminde yaşanan değişimleri ve laik eğitimin neden vazgeçilmez olduğunu örneklerle anlattı.

ETUS’ta ‘hesap’ zamanı!

Olgay GÜLER

Serhad Birlik Kooperatifi Başkanı Aytaç Dilci, mali genel kurulda yaptığı konuşmada; önceki yönetimden 45 milyon liraya yakın borç devraldıklarını, kooperatifin tefecilikten faize kadar birçok yanlış yapının içine sürüklendiğini iddia etti.

Edirne’nin kent içi ulaşımının sağlayan Serhad Birlik Kooperatifi, Yeniimaret Mahallesi’ndeki kooperatif kademesinde Olağan Mali Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi. Genel kurulda divan başkanlığını Edirne Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi Başkanı Ayhan Can yaptı.  Kooperatif Başkanı Aytaç Dilci, açılış konuşmasında görev geldikleri süreçten bu yana gelen 9 ayda yaptıkları çalışmaları anlatıp, devraldıkları mali tabloyu açıkladı.

’45 MİLYONA YAKIN BORÇ VARDI’

Başkan Aytaç Dilci, göreve geldiklerinde sistemin tamamen tıkanmış olduğunu söyleyerek, “Kooperatifin yaklaşık 45 milyon liraya yakın borcu vardı. Göreve geldiğimizde ‘borç yok’ denilen bir yapıdan bu devasa yükü devraldık. Geçmişte bu kooperatif maalesef tefecilikten faize kadar birçok yanlış yapının içine sürüklenmişti. Bizim en önemli işimiz bu yapıyı temizlemek oldu. Sadece borç ödemek yetmezdi; bu sistemi oluşturan yanlış unsurları ortadan kaldırdık. Görev süremiz boyunca kimse cebine haksız kazanç koymadı. Tüm gelirler doğrudan borçlara ve üyelere yansıtılmaktadır. Geldiğimiz günden itibaren tüm ödemeleri banka üzerinden yapıyoruz. Her kuruşun kaydı banka hesaplarında mevcut. İsteyen her üyemiz, hangi kalemden ne kadar gelir elde edilmiş ve nereye harcanmış açıkça görebilir” dedi.

‘9 AYDA 5 MİLYON 200 BİN LİRA ESKİ BORÇ ÖDEDİK’

Göreve başladıklarından bu yana yapılandırılmış borç ödemelerini aksatmadan ödemeye devam ettiklerinin altını çizen Dilci, “Her ay yaklaşık 600 bin liralık yapılandırılmış borç ödemesiyle karşılaştık. 2025’in başından bugüne kadar bu ödemeleri aksatmadan yaptık. Toplamda yaklaşık 9 ayda 5 milyon 200 bin lira geçmişten gelen borç ödedik. Yaklaşık 80’e yakın icra dosyamız vardı ve bu dosyalar nedeniyle işlem yapamaz hale gelmiştik. Üyelerimizin desteğiyle toplanan 6 milyon liranın üzerine ekleme yaparak toplamda 7 milyon 100 bin liralık icra borcu ödedik. Şu an kooperatifin SGK ve vergi dairesi dışında herhangi bir kuruma ya da kişiye icra borcu bulunmamaktadır” diye konuştu.

‘VERGİ DAİRESİNE 13 MİLYON LİRA BORÇ GÖRÜNÜYOR’

Kooperatifin 2017’den başlayan SGK borcu olduğunu kaydeden Dilci, “SGK borçları 2017 yılından başlıyor. Bizim dönemimize ait tüm ödemeler günü gününe yapıldı. Ancak geçmişten gelen öyle dosyalar var ki; 505 bin liralık ana borç, 2 milyon 24 bin lira faizle 2 milyon 530 bin liraya çıkmış. Başka bir dosyada 1 milyon 48 bin liralık borç, faiziyle 1 milyon 690 bin lira olmuş. Vergi dairesine ise yapılandırma dahil yaklaşık 13 milyon lira borç görünüyor” şeklinde konuştu.

‘HESAPLARIMIZA BLOKE KONULMUŞ DURUMDA’

Önceki yönetimden kalan 17 çek olduğunu, bunların 14’ünün akıbetinin belirsiz olduğunu söyleyen Dilci, bu nedenle hesaplarının bloke edildiğini dile getirdi. Dilci, “Önceki yönetim döneminden kalan toplam 17 adet çek var. Bunların 3 tanesi mahkeme kararıyla durdurulmuş olsa da kalan 14 çekin akıbeti belirsiz. Herhangi biri bu çekleri bankaya ibraz ederse kooperatifin parasını çekme riski var. Bu çekler nedeniyle hesaplarımıza bloke konulmuş durumda. Avukatımız bu sorunu çözmek için hukuki süreci yürütüyor” ifadelerini kullandı.

‘PARALARIN NEREYE GİTTİĞİNE DAİR BELGE YOK’

Eski yönetim döneminde, para hareketlerinde ciddi usulsüzlükler tespit ettiklerini de iddia eden Dilci, “Kooperatif hesaplarından 300 bin lira, ardından 1 milyon 500 bin lira ve üç gün sonra tekrar 1 milyon 500 bin lira nakit çekilmiş. Hemen peşinden tek seferde 2 milyon 100 bin lira daha çekilmiş. Ancak bu işlemlerin hiçbirine dair fatura, belge veya açıklayıcı bir evrak bulunmuyor. Eski yöneticiler ve çalışanlar adına da 500 bin ile 1 milyon 100 bin lira arasında değişen çok sayıda nakit çıkışı yapılmış ancak resmi bir kayıt yok. Kasım 2023’te kooperatifi korumak için hesaplara adeta yağmur gibi para akıttınız. 102’şer bin liralar, dolar hesaplarına yatırılan 1830 dolarlar… Ne yazık ki bu paralarla borçlar ödenmemiş. Bunun yerine büyük miktarlarda nakit çekimler yapılmış. Bu paraların nereye gittiğine dair hiçbir belge sunulmamış. Bu durum çok ciddi bir soru işaretidir” diye konuştu.

Dilci’nin konuşmasının ardından genel kurulda, önceki yönetim dönemindeki usulsüzlük iddialarına ilişkin hukuki sürecin yürütülmesi için mevcut yönetime, üyelerin oy birliğiyle yetki verildi.

Kakava ve Hıdrellez’de beklenti 60 bin turist

Olgay GÜLER

Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Trakya Bölge Temsil Kurulu Başkanı Egemen Aydın, Edirne’de 5-6 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek Kakava ve Hıdrellez Şenlikleri için, şehir dışından 60 bin turist beklediklerini söyledi.

UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ndeki Kakava ve Hıdrellez Şenlikleri, 5-6 Mayıs tarihleri arasında, Edirne ve Türkiye’nin birçok şehrinden gelen turistleri buluşturmaya hazırlanıyor. Edirne Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyonla ilgili konuşan TÜRSAB Trakya Bölge Temsil Kurulu Başkanı Egemen Aydın, bu yıl şehir dışından yaklaşık 60 bin turist beklediklerini söyledi.

‘BU YIL DAHA PROGRAMLI İLERLİYOR’

Edirne Belediyesi’yle yaptıkları görüşmeler sonucu, bu yıl şenlik programının kendilerine 1 ay önceden iletildiğini, bunun tur acenteleri için çok yararlı olduğunu söyleyen Aydın, “Bizim her sene bir talebimiz vardı; ‘Biz ne kadar erken bilirsek programı o kadar iyi pazarlarız’ diyorduk. Sağ olsun onlar da bu sene kayıtsız kalmadılar buna. Bizlerle toplantıları yaptılar, taleplerimizi dinlediler, neleri daha iyi yapabileceğimizi konuştuk. Geçen sene son üç gün kala haberimiz olmuştu. Bu sene 1 ay önceden gönderildi. Biz daha da erken istiyoruz aslında. Yani yıllık plan çıkarılıp artık bunu bir düzenli bir hale getirmek, artık bir ezber haline getirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Çünkü seyahat acentesinin bu turu yapıp satması, pazarlaması için öncelikle zamana ihtiyacı var. Ne olduğunu bilmemiz lazım. Program içeriğini yayınlamamız lazım. Hangi günler olduğunu zaten biliyoruz ama işte biz biliyoruz. Türkiye her yerindekiler o sabit tarihi bilmiyorlar. Bundan dolayı hafta içine denk geldiği zaman; ‘Acaba hafta sonuna mı çekilecek?’ gibi kaygıları olabiliyor. Programı en az altı ay öncesinden bilirsek ona göre programları hazırlarız, afişe ederiz, duyurusunu yaparız, satışını gerçekleştiririz, rezervasyonlarımızı ona göre yaparız. Ondan dolayı bu sene biraz daha iyi. Seneye inşallah çok daha iyi olacak. Yani böyle programlı bir şekilde gidildiği sürece daha iyi olmamasını için bir sebep yok” dedi. 

‘ZİYARETÇİ SAYISI 60 BİNİ BULACAKTIR’

Organizasyonun hafta içine denk gelmesine rağmen çok sayıda tur programı olduğunu kaydeden Aydın, “Şu an için hafta içi olmasına rağmen çok fazla program gördüm. Bize gönderdikten sonra programı TÜRSAB’ın 34 ilin temsilciliğinin bulunduğu maillere gönderdik, hem de WhatsApp gruplarımız var oraya duyurduk. Onlar da kendi WhatsApp gruplarından acentelerine duyuruyorlar. Yaklaşık yüzde 70-80 civarında haberdar olmuşlardır ki çok fazla program görüyorum. Belediyeden de teşekkür aldık bu konuyla alakalı. Konaklamalı çok fazla olur mu? Net emin değilim. Çünkü hafta içi biliyorsunuz. Yakın bölgeden biraz daha fazla araç bekliyorum ben açıkçası bu sene. Geçtiğimiz sene 60 binlerde kaldı otobüsle, turla gelenler, haftaiçine denk geldiği için. Yine o civarda bir şey bekliyorum. Yani bunda baktığınız zaman yine 100 bin kişi zannetmiyorum ben olsun hafta içinden kaynaklı. Ama yine 60 bini bulacaktır” diye konuştu. 

‘BİR DÜZEN OLUŞTU’

Şenlik alanıyla ilgili önerilerinin geçen sene itibariyle hayata geçirildiğini aktaran Aydın, “Alandaki en büyük problem otopark alanıydı. Bu otoparklardan dolayı, otopark düzeni alınması konusunda çok ısrarcı olduk geçen sene. Onlar da otopark düzeni aldı. Bir ısrarcı olduğumuz nokta daha var, dedik ki alana otobüsler girmesin. Çünkü alana otobüsler girdiği zaman dönemiyorlar. Yani orada bir kavşak var. Binek araç da giriyor içeriye. Binek araç da girdikten sonrası sıkışıyor. Zaten Edirne’nin normal şartlarda şehirde yaşayan vatandaşlarının araç yoğunluğu var. Bir de dışarıdan gelen bilek araçlar var. Bir de bunun üstüne tur otobüsleri bindiği zaman kilit noktasına geliyor. Geçen sene de onu hayata geçirdiler. Şehrin belli noktalarında otobüs park alanları yarattılar. Otobüs park alanlarına otobüslerini bıraktı meslektaşlarımız. Ondan sonra da belediyenin ring araçlığıyla devamlı 10-15 dakikada bir saray içine bıraktı yolcusunu ve geri döndü. Bu şekilde tabii daha iyi bir düzen denk geldi” şeklinde konuştu. 

‘EDİRNE’NİN TURİZM ŞEHRİ OLDUĞUNUN ANLAŞILMASI LAZIM’

Edirne’nin turizm şehri olduğunu, şehir olarak anlaması gerektiğinin altını çizen Aydın, “Edirne’nin şunu anlaması lazım artık; Evet burada tarım var, esnafımız var, ticaret var, gümrükler var, buradan kazanç elde ediyor burada yaşayanlar ama en önemli şey Edirne bir turizm şehri. En büyük değer aslında turizmden. Buraya ne kadar fazla turist gelirse ve nitelikli turist gelirse işte o kadar kalkınacak. Böyle oldukça da şehrin ekonomisi büyüyor. Ekonomi büyüyünce de bu da vatandaşa hizmet olarak geliyor. Ondan dolayı Edirne’nin önce buna karar vermesi lazım; ‘Ben turizm şehriyim. En çok turizmden para kazanıyorum’ demesi lazım. Ne kadar fazla etkinlik, ne kadar fazla bu tarz şenlik olursa o kadar fazla turist gelir. Biz de elimizden geldiğince buraya katkı sunmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. 

‘MİSAFİRLERİ GÜZEL BİR ŞEKİLDE AĞIRLAYACAĞIZ’

Şenliklerde, şehir dışından gelecek misafirleri en iyi şekilde ağırlamak istediklerini de dile getiren Aydın, “Baktığımız zaman hazırlıkları görüyorum. Güzel bir Kakava süreci geçireceğimizi düşünüyorum. Yani sadece sanıyorum sanatçılar belli değil şu an. Ama bir takvim var. Onu da afişe ettiler. O takvimde işte konserler muhakkak ki olacak. Ateşin yanma saati artık belli. Kortejin yürüyüş saati belli, her şey belli. Ondan dolayı hazırlıklar yoğun devam ettiğini de görüyorum ve güzel devam ettiğini görüyorum. İnşallah Edirne’nin düğünü bayramı bu tarihler. Güzel bir şekilde gelen misafirleri ağırlayacağız” dedi.

TÜ 20. Yıl Yüzme Havuzu yeni dönemde açılacak

Bakım ve tadilat çalışmaları nedeniyle geçici süreyle kapalı olan Trakya Üniversitesi 20. Yıl Yüzme Havuzu, yenilenen ve modernize edilen yapısıyla 2026-2027 Eğitim-Öğretim döneminde yeniden hizmete açılacak.

Trakya Üniversitesi 20. Yıl Yüzme Havuzu ve Tesisleri, su sistemiyle ilgili yaşanan problemler nedeniyle oluşabilecek elverişsiz sağlık koşullarının önüne geçmek amacıyla, 17 Aralık 2025 tarihi itibarıyla geçici süreyle kullanıma kapatılarak tadilata alınmıştı.

Başlanmış olan çalışmalar kapsamında yüzme havuzunun kronik sorunlarının ortadan kaldırılması, altyapısının ve kullanım alanlarının yenilenerek daha modern, güvenli ve konforlu bir yapıya kavuşturulması hedefleniyor.

Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Cem Taşkın, çalışmaların titizlikle sürdürüldüğünü belirterek tadilat süreciyle birlikte havuzun altyapısı ve kullanım alanlarının tamamen yenilenerek daha modern, güvenli ve konforlu bir yapıya kavuşturulmasının hedeflendiğini ifade etti.

Taşkın, yenilenen yüzüyle daha kaliteli hizmet sunması planlanan 20. Yıl Yüzme Havuzu’nun, çalışmaların tamamlanmasının ardından 2026-2027 Eğitim-Öğretim döneminde yeniden kullanıcıların hizmetine sunulacağını dile getirdi.

KARA MURAT’IN SON KUPONU

Orbay SOYDAN
Babam, hastane odasında son günlerini yaşarken elinde hayali bir ganyan kuponu tutuyordu. At yarışı oynamamış bir adamın, ölümü bu kadar yakından hissederken sarıldığı şey buydu.
Bir vurgun yapacak…
Ve parayı çocuklarına bırakacaktı.
Babamın adı Murat’tı. Bizim evin Kara Murat’ı…
Hani şu surlardan atlayan, tek başına ordulara kafa tutan o efsanevi karakter var ya…
Benim babam, o filmlerin gerçek hayattaki başrolüydü.
Üstelik yorulduğunda sığınacağı bir dublörü de yoktu.


10 yaşında otogarların o tekinsiz ayazında otobüs yıkayarak başladı hayatına.
1980’li yılların kıymetli Ticaret Liselerinden mezundu. Dönemin şartlarında üniversiteye denk, saygın bir eğitimdi bu.
Daha parlak bir geleceğe sahip olabilirdi ama hayallerini bir kenara bırakıp ailesine bakmayı, kardeşlerine omuz vermeyi seçti.
En küçükleri olmasına rağmen kendi çocukluğundan ve gençliğinden çalarak onları okuttu.
Sonra muavinlik yaptı, direksiyon salladı, benzinliklerin o genzi yakan zehirli kokusu içinde bizleri okuttu, 30 yaşına geldiğimizde bile bize destek oldu. Ömrünü çocukları için tüketti.
Yıllarca sigortasız, güvencesiz çalıştırıldı; alın teri olan tazminatı bile eline sayılmadı.
Hastane yatağında kanserle boğuşurken, adliye koridorlarında çalınan emeğinin iş davası hâlâ sürüyordu. Babamın yaşadığı ülkedeki adaletsizliğin, güvensizliğin ve eşitsizliğin en çıplak hâliydi.
Ama daha üzüntü verici olanı uğruna yaşamından verdiği kardeşlerinin son günlerinde yanında olmamasıdır.


Öte yandan sağlık sistemine karşıda içimde büyük bir kızgınlık ve minnet duygusu var; çünkü bu sistem, dünyanın en pahalı tedavilerinden biri olan İmmünoterapi’yi SGK kapsamına alarak umut ışığı yaktı.
Ama aynı sistem, biyopsi sürecinde haftalarca bekletti; sonuç ölü hücreye denk gelince yeni bir biyopsi yapmakta da gecikerek tedaviye başlamamızı engelledi.
Işın tedavisi için gittiğimiz Trakya Üniversitesi’nde BT Simülatör ve PET-CT cihazları bir buçuk aydır arızalıydı.
Bu çelişkiler içerisinde babamı o sistemden çekip almak için çırpındık ve çaresizce özel hastanelerin yolunu tuttuk. Ekonomik olarak sarsıldığımız o günlerde, dostlarımız, arkadaşlarımız elimizden tutmuştu.
Babamı bizden koparan sebep ise, kanserle olan mücadelesini kaybetmesi olmadı.
Babamı hayattan koparan, Sultan 2. Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin sıradan bir hasta odasında maruz kaldığı tahammül edilemez kaostu.


Destek almak için birkaç günlüğüne yattığı serviste kaldığı sırada, karşı çaprazındaki hastanın durumu aniden ağırlaştı. Yoğun bakımda yer bulunamadığı için, nakil gerçekleşene kadar hasta babamın gözleri önünde saatlerce can çekişti. Üstelik, normal şartlarda tek bir refakatçiye izin verilen daracık oda, bir anda onlarca hasta yakınıyla dolup taştı.
Dördüncü evre kanser hastası babamın hemen yanı başında yüksek sesle Kelime-i Şehadet getiriliyor, dualar okunuyordu. Oysa kanser hastaları için moral ve motivasyon, tedavi sürecinin en kritik unsurlarından biridir. Odadaki panik ve ölüm telaşı arşa çıkarken, hastane personelinden tek bir kişi bile bu kuralsızlığa ve kalabalığa müdahale etmedi.
Sonuç olarak babam o dehşeti ve kalabalığın yarattığı yoğun stresi kaldıramadı. Tansiyonu hızla yükseldi ve beyin kanaması geçirdi.
Babamın adının Murat olması, hayat karşısında muradına, hayallerine ermesini sağlamamıştı.
Son günlerinde döndüre döndüre Salim Dündar’ın Aynalar şarkısını dinlemesi belki de bundandı:
“Hüznüm sizde görünür / Saçım beyaz bürünür / Yaşarken de ölünür / Ağlatman beni, aynalar…”
https://youtu.be/o2EgM4JGWxY?si=DGNw2ymIB_kXvI6o
Aslında ben de babamla aynı dili konuşmazdım.
Futboldan anlamazdım; yan yana oturup bir maç izlemişliğimiz yoktu. Bu yüzden, son nefesinde bile konuşacak ortak bir konu ve hatıra bulamadık.
Ama bugün belgesellerimi ve yazılarımı bağımsız bir şekilde hazırlayabiliyor, iş hayatında cesurca “hayır” diyebiliyorsam, bu babamın ödediği bedelin sonucudur. Çünkü babam, bizim yerimize kendini defalarca ezdirdi, feda etti.
Bu konuda hiç konuşamasak da bunu hep biliyordum.
Ama en çok canımı acıtan, yoğun hastane kapılarında, sistemin vefasızlığı altında ezilirken “Size hiçbir şey bırakamadım” diye ağlamasıydı. Ona dönüp, “Baba, bak… Yaşadığın onca vefasızlığa ve zahmete rağmen bugün bizi yalnız bırakmayan bu dostlar, senin bize öğrettiğin o dik duruşun eseri. Sen bize en büyük serveti bıraktın” diyemedim.
O hiç oynanmamış ganyan kuponundaki büyük ikramiye aslında buydu.
Şimdi babam yok.
Cesaret edemediğim sözleri, bu satırlarla ona söylüyor; onunla böyle vedalaşıyorum.
Çünkü biliyorum ki bazı babalar çocuklarına para bırakmaz; daha önemlisi hayatını bırakır.

Aramızdan ayrılanlar

MUSTAFA EMRE KANNECİ VEFAT ETTİ
Merhum Makine Mühendisi Faruk Kanneci ve Merkez Bankası’ndan emekli Sevgi Kanneci’nin oğlu, Mustafa Emre Kanneci, 46 yaşında vefat etti.
Merhum Makine Mühendisi Faruk Kanneci ve Merkez Bankası’ndan emekli Sevgi Kanneci’nin oğlu, Ayşe Kanneci’nin ağabeyi, Ufuk Dalkılıç’ın yeğeni Mustafa Emre Kanneci için dün Eski Cami’de cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Mustafa Emre Kanneci, Acı Çeşme Mezarlığı’nda toprağa verildi.
ABDULLAH PEKGEÇGİL VEFAT ETTİ
Emekli Öğretmen Ümit Pekgeçgil’in eşi, emekli öğretmen Abdullah Pekgeçgil, 87 yaşında vefat etti.
Merhum bozacı Arslan Pekgeçgil ve Ruva Pekgeçgil’in oğulları, merhum Meço Mehmet Pekgeçgil ve merhum Bayram Pekgeçgil’in kardeşleri, emekli öğretmen Ümit Pekgeçgil’in eşi, Özlem Efe ve Bahadır Pekgeçgil’in babaları, Atilla Efe ve Çağla Merve Özdemir’in kayınpederi, Gizem Efe Sertuna ve Onur Sertuna’nın dedeleri Abdullah Pekgeçgil için dün Yavuz Sultan Selim Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Abdullah Pekgeçgil’in cenazesi Yenişehir Mezarlığı’na defnedildi.
MEHMET ALİ TUFAN VEFAT ETTİ
Edirne Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü’nde görevli Necdet Tufan’ın babası Mehmet Ali Tufan, 87 yaşında vefat etti.
Edirne Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü’nde görevli Necdet Tufan, Fatma Sezen, Suat Tufan ve Hatice Çalış’ın babaları Mehmet Ali Tufan için dün Değirmenyeni Köyü Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Mehmet Ali Tufan’ın cenazesi Değirmenyeni köy mezarlığında toprağa verildi.
ŞEHMİYE ERSOY VEFAT ETTİ
Merhum Ahmet Ersoy’un eşi Şehmiye Ersoy, 85 yaşında vefat etti.
Merhum Ahmet Ersoy’un eşi, Seyir, Mustafa ve Şahsine Ersoy’un anneleri, Remzi Atala’nın kayınvalidesi Şehmiye Ersoy için Akmescid Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
İkindi namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Şehmiye Ersoy’un cenazesi Yıldırım Mezarlığı’na defnedildi.
NERMİN ŞENERLER VEFAT ETTİ
Müfit Şenerler’in eşi Nermin Şenerler, 86 yaşında vefat etti.
Müfit Şenerler’in eşi, Mesur Şenerler, Nursel Güven ve Aysel Alkaya’nın anneleri Nermin Şenerler için dün Yeşilce Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Nermin Şenerler’in cenazesi Yıldırım Mezarlığı’nda toprağa verildi.
LEMAN YURDAKUL VEFAT ETTİ
Merhum Önal Yurdakul’un eşi Leman Yurdakul, 72 yaşında vefat etti.
Merhum Nuri ve merhume Seyide Yurdakul’un kızları, merhum Önal Yurdakul’un eşi, Nazlı Özsoy’un annesi, Gökay Özsoy’un kayınvalidesi Leman Yurdakul için dün Yavuz Sultan Selim Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Leman Yurdakul’un cenazesi Karaağaç Mezarlığı’na defnedildi.
EMİNE MUTAFÇILAR VEFAT ETTİ
Merhum Fikret Mutfaçılar’ın eşi Emine Mutafçılar, 81 yaşında vefat etti.
Merhum Fikret Mutfaçılar’ın eşi, Mehmet, Fehmi Mutafçılar, Behice Tunca ve Hediye Ocak’ın anneleri, Recai Tunca, Serhat Ocak ve Hamdiye Filiz Mutafçılar’ın kayınvalidesi, Emine Elif, Çisem, Ebru ve Tuğsem’in babaanneleri, Yağızcan, Emirhan ve Meriç’in anaanneleri, Mehmet, Ahmet ve Hüseyin Çandarlıoğlu’nun ablaları Emine Mutafçılar için dün Yıldırım Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazının ardından kılınan cenaze namazından sonra Emine Mutafçılar’ın cenazesi Yıldırım Mezarlığı’na defnedildi.
SEVGİ YELGİN VEFAT ETTİ
Merhum Burhanettin Yelgin’in eşi Sevgi Yelgin, 88 yaşında vefat etti.
Merhum Burhanettin Yelgin’in eşi, Sezgi Yelgin Biçkin’in annesi Volkan Biçkin’in kayınvalidesi Sevgi Yelgin için dün Eski Cami’de cenaze töreni düzenlendi.
İkindi namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Sevgi Yelgin’in cenazesi Yenişehir Mezarlığı’nda toprağa verildi.