Edirne Valisi Yunus Sezer, baharın müjdecisi, doğanın yeniden canlanışının ve umutların tazelenişinin simgesi olan Hıdrellez ve Kakava şenlikleri nedeniyle kutlama mesajı yayınladı.
Vali Sezer mesajında şunlara yer verdi:
Tarihi ve toplumsal değerlerimiz arasında özel bir yere sahip olan, halkımız tarafından yaz mevsiminin başlangıcı olarak kabul edilen Hıdrellez ve Kakava’yı; baharın müjdecisi, doğanın yeniden canlanışının ve umutların tazelenişinin simgesi olarak Edirne’mizde her yıl olduğu gibi bu yıl da büyük bir coşku ve samimi bir şenlik havası içinde karşılamanın mutluluğunu yaşıyoruz.
Kadim kültürümüzün renkli bir yansıması olan Hıdrellez ve Kakava, toplumsal dayanışmanın, hoşgörünün ve birlikte yaşama kültürünün en güzel örneklerini sergileyen özel günlerimizdendir. Tarih boyunca farklı inanç ve kültürlerin bir arada, barış içinde yaşadığı Edirne’miz de bu köklü geleneği yaşatmaya devam etmektedir. Nitekim Edirne Valiliğimizce 2016 yılında yapılan başvuru sonucunda 2017 yılında UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne alınan bu anlamlı miras, millî kültürümüz ve toplumsal hayatımız açısından son derece kıymetli bir yere sahip olup, bu yıl da Hıdrellez ve Kakava coşkusunu hep birlikte karşılamanın mutluluğunu yaşamaktayız.
Balkan coğrafyasında ve bölgemizde birlik, barış ve doğanın uyanışını simgeleyen bu özel günde sevgi, saygı ve dayanışma duyguları daha da pekişirken; yüzyıllardır süregelen gelenekleriyle “Kakava” kutlamalarında ülkemizin dört bir yanından gelen misafirlerimiz de bu coşkuya ortak olmaktadır. Bu anlamlı günler, ortak sevinçlerde buluşmanın, geçmişi yaşatırken geleceğe umutla bakmanın kıymetini bizlere bir kez daha hatırlatmaktadır.
Bu duygu ve düşüncelerle, Kakava ve Hıdrellez şenliklerinin Edirne’mize, ülkemize ve tüm insanlığa barış, huzur, sağlık ve bereket getirmesini temenni ediyorum.
Edirne’den Bulgaristan’a açılan Hamzabeyli Sınır Kapısı’nda meydana gelen kazada, sürücüsünün kontrolünden çıkan askeri aracın gümrük peronlarının duvarına çarpması sonucu; 2 asker hafif yaralandı.
Olay, Hamzabeyli Sınır Kapısı’nın gümrük peronları kısmında meydana geldi. İddiaya göre, bölgede devriye görevi yapan askeri araç, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu peronların bulunduğu bölgedeki duvara çarptı.
Kazada, araç sürücüsü ve yanında bulunan asker hafif yaralandı. İhbar üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından askerler, ambulanslarla Edirne Sultan 1’inci Murat Devlet Hastanesi’ne götürülerek, tedavi altına alındı. Yaralı askerlerin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.
Edirne’de, geleneksel Kakava ateşinin yakılmasından önce kente gelen yerli ve yabancı turistler, tarihi ve kültürel noktalara akın etti.
Edirne’de bu yıl 5-6 Mayıs tarihlerinde düzenlenen Kakava-Hıdırellez Şenlikleri için binlerce kişi kente akın etti. Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin yapıldığı Er Meydanı’nın da bulunduğu tarihi Sarayiçi’nde yakılacak olan Kakava ateşinden önce şehre gelenler, yoğunluk oluşturdu. Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden kente gelen turistler, başta Selimiye Camisi Meydanı, Tahmis Meydanı ve Sarayiçi’nde davul zurna eşliğinde oynadı ve güzel görüntüler oluşturdu.
‘DİLEK TUTULUYOR, KISMET BULUNUYOR’
Şenliklere katılmak için Bursa’nın Gemlik ilçesinden gelen Emine Kuzu, “Çok güzel, eğlenceli. Ateşten atlayacağız, kocaman ateş yakılacak. Ritüeller yapılacak. Dilek tutuluyor, kısmet açılıyor. Çok iyi kısmet bulup evleniyorsunuz, daha ne olsun” dedi.
‘İZMİR’DEN GELENE KADAR DANS ETTİK’
İzmir’in Bergama ilçesinden grup olarak Edirne’ye geldiklerini belirten Nuriye Hızal da “İlk defa geliyoruz, yıllardır gelmek istediğimiz bir şenlikti. Bu seneye nasip oldu. İyi ki de gelmişiz, diyoruz. Bugün rehberimiz eşliğinde cami ziyaretimiz ve çarşı turumuz var. Sonrasında kutlama alanına geçeceğiz. İlk defa geldik, biz de ilk defa şahit olacağız. Bizim ilçemizde de küçük çaplı olsa da Hıdırellez kutlanıyor. Atalarımızdan bize aktarılan, gelen duyumlara göre elimizden geldiğince kültürümüzü öldürmemeye çalışıyoruz. Gece 23.00’te yola çıktık, o saatten bu yana müzik ve dans, araçta ve benzin istasyonlarında sürekli durmadan dans ettik” ifadelerini kullandı.
Ankara’dan gelen Necla Aydın ise “Bugün turla geldik, turun bizi yönlendirdiği doğrultuda gezeceğiz. Bol bol dans edeceğiz. Ateşin üstünden atlamamız mümkün değil, içine falan düşeriz. Dileklerimizi kağıda yazıp nehre atacağız. Tabii ki eğleniyorum, ben normal zamanda da eğlenirim, şenliğe gerek yok, İçim hep bahar” diye konuştu.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcıları, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’ı tarihi belediye binasında ziyaret etti.
CHP’nin 81 il ve 973 ilçede eş zamanlı olarak sahaya inerek başlattığı seçim kampanyası kapsamında Edirne’ye gelen Genel Başkan Yardımcıları Gökçe Gökçen, Yankı Bağcıoğlu ve Bihlun Tamaylıgil Başkan Gencan’ı ziyaret etti.
Tarihi belediye binasındaki ziyaret sırasında CHP yöneticileri Atatürk Odası’nı da ziyaret ederek Gencan’dan bilgi aldı.
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan ziyaret sonrasında şu paylaşımda bulundu: Genel Başkan Yardımcılarımız Gökçe Gökçen, Bihlun Tamaylıgil ve Yankı Bağcıoğlu’nu tarihi belediye binamızda ağırladık. Ziyaret sırasında Atatürk Odamızı birlikte ziyaret ettik, ardından yerel yönetimlerin sorumluluğu ve güncel gelişmeler üzerine kapsamlı bir değerlendirme yaptık. Nazik ziyaretleri için kendilerine teşekkür ediyorum.
Edirne’de, UNESCO’nun Somut Olmayan Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Kakava ve Hıdrellez Şenlikleri kapsamında, baharın gelişini müjdeleyen dev Kakava Ateşi bugün Sarayiçi’nde yeniden yanacak.
Edirne’nin bayramı olarak kabul edilen, 5-6 Mayıs Kakava ve Hıdrellez Şenlikleri Sarayiçi’nde bugün başlıyor. Edirne Belediyesi tarafından gerçekleştirilen etkinlikler kapsamında saat 16.00’da büyük Kakava Ateşi yakılacak. Eğlencenin doruğa çıkacağı bu anlarda dans grupları gösteriler sunacak, konserler verilecek. Etkinliklere Edirne ve kent dışından 60 bine yakın ziyaretçinin gelmesi bekleniyor.
Edirne Belediyesi’nin açıkladığı Kakava ve Hıdrellez programı şu şekilde:
5 Mayıs:
11.00 – 13.00 Ritim Grupları Gösterileri
13.45 – 14.45 Dans Grupları Gösterileri
15.00 Kakava ve Hıdrellez Şenlikleri Korteji
15.20 İstiklal Marşı ve Saygı Duruşu – Protokol Konuşmaları
16.00 Kakava ve Hıdrellez Şenlikleri Ateşinin Yakılması
16.15 – 17.30 Dans grupları gösterileri
17.45 Göksel Demlendirici konseri
18.30 Üsküdar Belediyesi Roman Orkestrası konseri
19.30 9/8 şarkılar
20.00 Tarık Mengüç konseri
21.00 Hayrettin Zurnacı ve Orkestrası
23.00 Mucahid ve Orkestrası
23.30 DJ Can Sarvan / Edirne Belediyesi Modern Dans – Roman Dans Topluluğu
6 Mayıs
04.30 9/8 Şarkılar
05.00 Kakava ve Hıdrellez Ritüeli Dans Gösterisi
05.15 Turkish Romani By Burcu Koçyiğit ve Dans Ekibi
HÜSEYİN BILDIRCIN VEFAT ETTİ Merhume Gülhan Bıldırcın’ın eşi Hüseyin Bıldırcın, 78 yaşında vefat etti. Merhume Gülhan Bıldırcın’ın eşi, Öznur Ceylan ve Özlem Mızrak’ın babaları, Fatih Ceylan ve Harun Mızrak’ın kayınpederi, Ertuğrul Ceylan, Ecemnur ve Efe Mızrak’ın dedeleri Hüseyin Bıldırcın için dün Karaağaç Eski Cami’de cenaze töreni düzenlendi. Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Hüseyin Bıldırcın’ın cenazesi Karaağaç Mezarlığı’nda toprağa verildi. MUSTAFA DENGİZ VEFAT ETTİ Semiha Dengiz’in eşi Mustafa Dengiz, 84 yaşında vefat etti. Semiha Dengiz’in eşi, Erun Dengiz, Mehmet Dengiz ve Kubilay Dengiz’in amcaları Mustafa Dengiz için dün Kıyık Yeni Cami’de cenaze töreni düzenlendi. İkindi namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Mustafa Dengiz’in cenazesi Buçuktepe Mezarlığı’na defnedildi. RÜVEYDE ALKAYA VEFAT ETTİ Vergi Dairesi’nden emekli Recep Alkaya’nın eşi Rüveyde Alkaya, 74 yaşında vefat etti. Recep Alkaya’nın eşi, Yeliz Temel ve Nergis Gökçen’in anneleri Rüveyde Alkaya için dün Yavuz Sultan Selim Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi. İkindi namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Rüveyde Alkaya’nın cenazesi Yenişehir Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Sürücü kursu eğitmeni olduğum yıllar boyunca direksiyon başına geçen yüzlerce adayla aynı gerçeği paylaştım: Trafik sadece araç kullanmak değil, aynı zamanda bir sabır ve anlayış sınavıdır.
Her yıl 2–8 Mayıs Trafik Haftası’nda hatırladığımız kurallar, aslında her gün uygulamamız gereken birer hayat sigortasıdır. Ancak sahada gördüğümüz en büyük eksiklik; bilgi değil, sabırdır. Çünkü birçok sürücü kuralları bilir ama uygularken acele eder, tahammül göstermez.
Direksiyon eğitimi alan adaylar trafikte en hassas gruptur. Onlar öğreniyor, hata yapıyor, heyecanlanıyor. İşte tam bu noktada diğer sürücülere büyük görev düşüyor. Bir aday araç yavaş kalktı diye korna çalmak, sıkıştırmak ya da panik yaptırmak sadece bir hatayı büyütür. Oysa biraz anlayış, belki de bir kazayı en baştan engeller.
Unutmayalım ki her sürücü bir zamanlar acemiydi. Bugün ustalaşmış olmak, başkalarına karşı sabırsız olma hakkı vermez. Trafikte saygı, en az kurallar kadar önemlidir.
Adaylara ise her zaman şunu söylüyorum:
“Kurallara uy, acele etme, panik yapma. Trafik bir yarış değil, bir sorumluluktur.”
Çünkü en iyi sürücü hızlı giden değil, doğru ve güvenli giden sürücüdür.
Trafikte empati kurmak, sadece insanlık değil aynı zamanda güvenlik gereğidir. Bir yaya geçidinde durmak, bir öğrenci sürücüye yol vermek, bir hatayı tolere etmek… Bunların her biri görünmeyen ama çok değerli katkılardır.
Denetimler, cezalar ve kurallar elbette gereklidir. Ancak gerçek güvenlik; sürücülerin birbirine gösterdiği saygı ve anlayışla sağlanır. Eğer trafikte biraz daha sabırlı olursak, yollar sadece daha düzenli değil, aynı zamanda daha güvenli hale gelir.
Son söz olarak; direksiyon başına geçtiğimizde sadece kendimizi değil, başkalarını da düşündüğümüz bir anlayışı benimsemeliyiz. Çünkü trafikte yapılan her davranışın bir karşılığı vardır.
Edirne’de, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hayata geçirilen ‘Türkiye Yüzyılında Maziden Atiye’ programının 5’inci etabı, Musabeyli Korusu’nda 68 öğrenciyle başladı.
MEB’in koordinasyonunda, Edirne Valiliği destekleriyle İl Millî Eğitim Müdürlüğü ve ilgili kurumların iş birliğinde 03-09 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen beşinci etap program, açılış etkinliğiyle başladı. Tekirdağ, İstanbul, Yalova, Bursa, Çanakkale, Balıkesir, Manisa ve Kütahya’dan gelen 68 öğrenci ile 10 öğretmenin katıldığı programın açılışına Edirne Vali Yardımcısı Sıdkı Zehin, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, İl Millî Eğitim Müdürü Dr. Ahmet Alireisoğlu, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Gençlik ve Spor İl Müdürü Selim Ak ve davetliler katıldı.
Programda konuşan Milletvekili Aksal, projenin önemine dikkat çekerek, Edirne’de sadece ecdadın emanetlerini restore etmediklerini, aynı zamanda geleceği de inşa ettiklerini söyledi. Programda Selimiye Camisi Baş İmam Hatibi Yusuf Serenli’nin Kur’an okurken, fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Edirne Çocuk Hakları Derneği Başkanı Nebahat Çavuş, 14 yaşındaki Gizem Özdemir’in akranı tarafından tüfekle öldürülmesine ilişkin yayınladığı basın açıklamasında, bireysel silahlanma tehlikesine dikkat çekti.
Kentte, Cumartesi günü 02.00 sıralarında A.Ç. isimli erkek çocuğu, aynı yaştaki arkadaşı Gizem Özdemir’, henüz bilinmeyen nedenle tüfekle öldürdü. Olayın ardından kent kamuoyunda, son yıllarda üst üste yaşanan cinayetler nedeniyle tedirginlik yaşandı. Konuyla ilgili açıklama yayınlayan Edirne Çocuk Hakları Derneği Başkanı Nebahat Çavuş da, bireysel silahlanma tehlikesine dikkat çekti.
‘TOPLUMSAL ALARM’
Çavuş, Duru Pakarda, Gülden Coni ve son olarak Gizem Özdemir’in yaşıtları tarafından öldürüldüklerine dikkat çekerek, “Edirne’de kısa süre içinde üç kız çocuğu Duru,Gülden, Gizem’in yaşıtları oğlan çocukları tarafından öldürüldüler. Bu kızlarımızın öldürülmeleri bireysel suçlar olarak değerlendirilemez. Bu durum ciddi bir toplumsal alarmdır. Çocukların duygusal gelişimi, toplumsal cinsiyet algısı, şiddetin normalleşmesi, silaha erişim, dijital kültür, aile içi iletişim eksikliği ve çocuk koruma mekanizmalarındaki boşlukların birlikte ele alınmasını gerektiren ciddi bir toplumsal sorundur. Hepimizin gördüğü, duyduğu gibi özellikle ergenlik dönemindeki ilişkilerde; reddedilmeyi kabul edememe, kontrol etmeyi sevgi sanma, kıskançlığı normalleştirme ve öfkeyi güç göstergesi olarak görme gibi yanlış öğrenilmiş davranışlar şiddete dönüşebilmektedir. Çocukların kesici, delici ve ateşli silahlara kolay ulaşabilmesi ise bu şiddeti ölümcül hale getirmektedir” dedi.
‘ÇOCUKLAR BİLİNÇLENDİRİLMELİ’
Toplum çoğu zaman kız çocuklarına ‘dikkatli ol’ demeyi yeterli görürken, oğlan çocuklarını yeterince bilinçlendirmediğini dile getiren Çavuş, “Ayrıca sosyal medya, diziler, oyunlar ve bazı dijital içerikler; öfkeyi kahramanlık, kıskançlığı aşk, saldırganlığı güç, silahı ise prestij gibi gösterebiliyor. Ergenlik çağındaki çocuklar bu davranışları model alabilmektedir. Kadınların ve kız çocuklarının güçlenmesi için önemli çalışmalar yapılırken; oğlan çocuklara yönelik duygusal gelişim, öfke kontrolü, sağlıklı ilişki kurma ve şiddetsiz iletişim alanlarında yeterli çalışma yapılmaması sorunların çözümünü zorlaştırmaktadır. Bir an önce oğlan çocuklara; öfkenin yönetilebilir olduğu, sevginin kontrol etmek olmadığı, “hayır” cevabının kabul edilmesi gerektiği anlatılmalıdır. Spor kulüpleri, gençlik merkezleri, okullar ve mahalle çalışmaları kapsamında oğlan çocuklarla düzenli sosyal-duygusal programlar yürütülmelidir. Çünkü şiddet çoğu zaman öğrenilmiş bir davranıştır ve değiştirilebilir. Kız çocuklarına ise güvenli ilişkiyi ayırt etme, psikolojik baskıyı tanıma, tehdit karşısında destek isteme ve dijital şiddeti fark etme konularında destek verilmelidir. Ancak bu yaklaşım, ‘kendini koru yoksa suç senin olur’ anlayışıyla değil; çocuk hakları perspektifiyle ele alınmalıdır” diye konuştu.
‘ÇOCUKLAR BİRBİRİNİ ÖLDÜREREK BÜYÜMEMELİ’
Okullarda akademik bilginin yanında çocuklara; duygularını ifade etme, öfke kontrolü, çatışma çözme, dijital ilişkiler, sınır koyma, rıza ve saygı konularında da eğitim verilmesi gerektiğini belirten Çavuş, “Bu çalışmalar rehber öğretmenler, psikologlar ve yaş grubuna uygun atölyelerle düzenli şekilde yürütülmelidir. Okul, aile ve rehberlik sistemi bu davranışları “ergenlik normalidir” diyerek geçiştirmemeli, ciddiyetle ele almalıdır. Çocukların silahlara bu kadar kolay erişebilmesi, devletin ve ailelerin bu konuda yeterli hassasiyet ve denetimi sağlayamadığını göstermektedir. Bireysel silahlanmanın kolaylaşması Çocuklarında silaha erişimini kolaylaştırmaktadır. Silahlanmanın yaygınlaşması için yasal düzenlemeler kadar aileler bilinçlendirilmesi ve okul çevrelerinde denetimlerin arttırılması zorunludur. Çocukların korunması için olaylar yaşanmadan önce önlem alan bir sistem kurulmalıdır. Çocuklar birbirini öldürerek büyümemelidir. Bir kız çocuğunun “hayır” deme hakkı yaşam hakkıdır. Edirne Çocuk Hakları Derneği olarak tüm kamu kurumlarını, yerel yönetimleri ve sivil toplum kuruluşlarını çocukların korunmasına yönelik ortak kız ve oğlan çocukları kapsayan çalışmalar yürütmeye davet ediyoruz. Unutmayalım; çocuklar hepimizin sorumluluğu ve geleceğidir” şeklinde konuştu.
Edirne Barosu Aile, Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu, 14 yaşındaki bir kız çocuğunun erkek arkadaşı tarafından silahla öldürülmesini, bir çocuğun ateşli silaha bu kadar kolay erişebilmesi ve nasıl ruhsatsız silah taşıyabildiği sorusunu, denetim mekanizmalarındaki boşluğunu gözler önüne serdiğini bildirdi.
Edirne Barosu Aile, Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu yaptığı açıklamada, Edirne’de yaşanan ve 14 yaşındaki bir kız çocuğunun hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan derin sarsıcı olay nedeniyle büyük bir üzüntü içerisinde bulunduklarını belirterek şunları yer verdi:
“Bu trajedi, sadece bir asayiş vakası değil; toplumsal koruma mekanizmalarımızın, eğitim sistemimizin ve çocuk güvenliği politikalarımızın acilen masaya yatırılması gerektiğini gösteren bir imdat çağrısıdır.
Bu acı tablo, görmezden gelinemeyecek birkaç kritik sorunu bir kez daha gün yüzüne çıkarmaktadır:
Çocuk Suçluluğu ve Şiddete Erişim:
14 yaşındaki bir çocuğun ateşli silaha bu kadar kolay erişebilmesi ve nasıl ruhsatsız silah taşıyabildiği sorusu, denetim mekanizmalarındaki boşluğu gözler önüne sermektedir. Çocukların ateşli silahlara erişimi ile ilgili sorular kurumlar tarafından ciddiyetle yanıtlanmalıdır. Çocuk suçluluğu bir sonuçtur; asıl mesele, çocuğu suça iten çevresel şartlar ve silahsızlanma eğitimindeki eksikliklerdir.
Korunma Eksikliği ve Israrlı Takip:
Çocuklar arasındaki ‘ısrarlı takip’ ve siber zorbalık vakaları, yetişkinler tarafından çoğu zaman hafife alınmaktadır. Oysa bu durum, telafisi imkansız şiddet eylemlerine zemin hazırlayan ciddi bir güvenlik ihlalidir. Sosyal destek mekanizmalarının yetersizliği ve erken müdahale eksikliği, koruma sistemimizin ne yazık ki işlevsiz kaldığını göstermektedir.
Akran Nezaketi ve Duygusal Düzenleme:
Eğitim müfredatımızda akademik başarı kadar, “akran nezaketi”, öfke kontrolü ve çatışma çözme becerilerine verilmesi hayati önem taşımaktadır. Şiddet, bir iletişim dili olmaktan çıkarılmalıdır.
Kurumsal Sorumluluk:
Çocukların güvenliğinden okul, mahalle ve ilgili tüm devlet kurumları zincirleme sorumludur. Çocukların korunmasına yönelik önleyici mekanizmalar güçlendirilmeli; ve ailelerde erken uyarı sistemleri etkin biçimde hayata geçirilmelidir.
Hayatını kaybeden evladımıza Allah’tan rahmet, kederli ailesine başsağlığı dileriz. Komisyon olarak, adli sürecin takipçisi olacağımızı ve çocukların şiddetten arındırılmış bir dünyada yaşaması için mücadelemizi sürdüreceğimizi saygıyla duyururuz.”