Kategori arşivi: Ekonomi

Sanayi esnafına ‘akreditasyon’ bilgilendirmesi

Olgay GÜLER
Edirne’de son dönemde artan Bulgar ve Yunan turist hareketliliğiyle birlikte, komşu ülke vatandaşlarından araçlarını ve yedek parçalarını da tamir ettirmek isteyenlerin sayısı artınca, sanayi esnafına yönelik bu konuda verilen ‘akreditasyon belgesi’ uygulaması hakkında bilgilendirme toplantısı düzenlendi.
Edirne’de 2013 yılında hayata geçirilen ‘akreditasyon belgesi’ uygulamasıyla, kentte araç tamiriyle uğraşan sanayi esnafının komşu ülkelerden gelen araç ve yedek parçaları tamir edebilmeleri sağlandı. Uygulama için ilk zamanlarda sadece Edirne Sanayi Sitesi’nden 5 esnaf başvuru yaparken, son dönemde Bulgar ve Yunan turist hareketliliği artınca belge almak isteyenlerin sayısı da arttı. Konuyla ilgili harekete geçen Edirne Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO), Trakya Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü ortaklığında düzenlenen toplantıyla esnafa akreditasyon belgesini nasıl alacaklarını ve şartları hakkında bilgi verildi. ETSO binasında düzenlenen toplantıya ETSO Başkanı Sezai Irmak, Trakya Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürü Nihat Kınık, gümrük personeli ile esnaf temsilcileri katıldı.


‘ESNAFA AKREDİTASYON BELGESİ VERECEĞİZ’
ETSO Başkanı Irmak, özellikle son dönemde esnafın sıkıntı yaşadığı uygulamayla ilgili bilgilendirme toplantısı yapmak istediklerini anlattı. Irmak, “Birkaç aydan beri zaman zaman gümrükten komşu ülkelerden araç tamirine gelen araçlarla ilgili sanayi esnafından şikayetler alıyorduk. Bu konuyu araştırdık ve sayın gümrük bölge müdürümüzle bir görüşme gerçekleştirdim, bu konuda daha önceden yapılmış bir anlaşma olduğunu öğrendim. Birlikte bir değerlendirme yaptık ve burada bir takım kopukluklar olduğunu, bilgi kirliliği olduğunu tespit ettik ve en kısa sürede sanayi esnafımızla, Edirne’deki tamirci esnafımızla gümrük yetkililerini bir araya getirmeyi düşündük ve bugün getirdik de. Akreditasyon belgesi var, bu belgeleri için sanayiden ne kadar müracaat eden arkadaşımız olursa tamircilerden, uygun şartları yerine getirdiklerinde akreditasyon belgesini vereceğiz onlara. Bu konuda bir teminat mektubu veriyorum gümrük idaresine, herhangi bir sıkıntı olursa biz onların kefiliyiz. Şimdiden sonra sıkıntısız şekilde bu işler yoluna girecek” şeklinde konuştu.


‘BELGE İÇİN ŞARTLAR ÇOK BASİT’
Akreditasyon belgesinin alınması için şartların çok basit olduğunu söyleyen Sezai Irmak, “2021 yılında bu konuyla ilgili 7 işlem yapılmış, 2022 yılında 6 işlem yapılmış, 2023 yılında 8 işlem yapılmış. Yani rakam çok az. Esnafımız bu prosedürler konusunda pek elini taşın altına koymak istemiyor. Basit şartlar var, bunları yerine getirirlerse herkese akreditasyon belgesini veririz ve herkes rahatlıkla araç tamirini yapar, esnaf para kazanır, biz de görevimizi yapmanın mutluluğuna erişiriz” dedi.


‘BİLGİ TAZELEMESİ YAPTIK’
Trakya Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürü Nihat Kınık da, uygulamanın aslında 2013 yılından bu yana var olduğunu belirtip, “Bu 2013 yılında Ticaret Odası ile yapılan bir anlaşma ve bakanlığımız izniyle Edirne iline mahsus uygulanan bir uygulama. Hiçbir problem de yok. Akredite edilmiş, ticaret odasından izin almış, bizim kontrol edip izin verdiğimiz firmalar tarafından sorunsuz şekilde uygulanabiliyor. Sayın başkanımızı bunun esnaf arasında uygulamasının çok da bilinmediğini, eksik uygulamalar olduğunu söylediği zaman görüştüğümüzde kendilerine bugün bir seminer vererek anlattık. Personelimizle tekrar bir bilgi tazelemesi yaptık, hiçbir sorun yok” diye konuştu.
’15 GÜN SÜRE VERECEĞİZ’
Araç tamiri için uygulama kapsamında 15 günlü süre verildiğini belirten Kınık, “Edirne’deki sanayi esnafının komşu ülkelerden Yunanistan’dan, Bulgaristan’dan ve yakın Balkan ülkelerinden gelen hususi araçları, tarım makinalarını ve parçalarını tamir ederek ülkemize döviz kazandırması yönünde bir uygulama. Bu uygulamayla ilgili Ticaret Odası’nın bir teminatı var, onların akredite ettiği kişilere teslim etmek suretiyle prosedürler uygulayarak 15 gün süre vereceğiz, 15 gün sonunda tamir edip çıktıkları zaman dosya kapanmış olacak. Tabi bir taraftan da Ticaret Odası’nın kefaleti olduğu için eğer bir cezai durum olursa Ticaret Odası’nın teminatından alacağız, cezai duruma düşen kişi hakkında da hukuki yaptırımlar olacaktır. Esnafımızın da bu noktada dikkatli ve titiz olması, bu sistemin iyi çalışması için gayret etmesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

Kırsalda nüfus yaşlandı hayvan sayısı düştü!

Edirne Genç Çiftçiler Derneği kırsalda nüfusun yaşlanmasının hayvan sayısının düşmesine yolaçtığını açıkladı. TÜİK’in 2023 yılına ilişkin hayvancılık üretim istatistiklerini değerlendiren dernek yönetimi, “Tablo bu şekilde devam ederse önümüzdeki yıllarda et ve süt fiyatlarında hızlı bir yükseliş yaşanacak bu durum da tüketicileri olumsuz etkileyecektir” dedi.

Edirne Genç Çiftçiler Derneği Yönetim Kurulu adına açıklama yapan Başkan Egemen Ilgın, “TÜİK verilerine göre ülkemizde büyükbaş hayvan sayısı 2023 yılında yüzde 2,6 azalarak 16 milyon 583 bin başa gerilemiştir. Aynı şekilde Küçükbaş hayvan sayısı da yüzde 6,9 azalarak 52 milyon 363 bin baş olmuştur” dedi. 

Başkan Ilgın, büyükbaş hayvan sayısındaki düşüş 2020 yılından bu yana devam ettiğine dikkat çekerek açıklamasında şunlara yer verdi:

Köyden kente olan yoğun göç dalgası kırsaldaki nüfusun yaşlanmasına neden olmuş bunun sonucu olarak da köylerde hayvan bakıcısı sorunu ortaya çıkmıştır. Buna ilave olarak artan yem maliyetleri, buna karşılık sütün fiyatının bu oranda artmaması inek kesim sayılarını arttırmıştır. 

Tablo bu şekilde devam ederse önümüzdeki yıllarda et ve süt fiyatlarında hızlı bir yükseliş yaşanacak bu durum da tüketicileri olumsuz etkileyecektir. 

Bu nedenle ülkemizdeki hayvan varlığının artması için küçük aile işletmelerinin desteklenmesi çok önemlidir. Bu alanda hibe ve destekler arttırılmalıdır. Bağkur- SGK prim ödemelerinde yapılacak bir takım düzenlemeler ile gençler üretime teşvik edilmelidir. Çünkü Mart 2024’te açıklanacak olan kırmızı et üretiminin de 2023 yılına göre düşmesi  beklenmektedir.

Unutulmamalıdır ki gelecek yıllarda tarımsal ve hayvansal üretimi güçlü olan ülkeler Dünya ekonomik sistemi içinde daha avantajlı hale gelecektir.

Emeklilikte ‘adalet’ çığlığı!

Olgay GÜLER
Türkiye genelinde 3 Mart’ta çıkan EYT kanunu kapsamında, 8 Eylül 1999 tarihinden sonra işe başlayıp, prim günlerini dolduran fakat emekli olamayan vatandaşlar, Emeklilikte Adalet Derneği (EMADDER) Edirne İl Temsilciliği’nin düzenlediği etkinlikte bir araya gelip hak talebinde bulundu.
Prim günlerini doldurmalarına rağmen, 8 Eylül 1999 sonrası sigorta başlangıcı olduğu için EYT yasasından yararlanamayan mağdurların oluşturduğu EMADDER, 21 Ocak ‘ta İstanbul Kartal’da düzenledikleri büyük mitingin ardından il il gezerek, hak arayışlarını haykırmaya devam ediyor. Derneğin Edirne İl Temsilciliği, dün Saraçlar Caddesi’nde düzenledikleri basın açıklamasıyla, hükümetten hak talebinde bulundu. Açıklamayı EMADDER Edirne İl Temsilcisi Çiler Kopan okudu.


‘ARADAKİ YIL FARKI EŞİTLİK İLKESİ İLE BAĞDAŞMIYOR’
EYT’den yararlanan akranlarına nazaran, kendilerinin 8 Eylül 1999’dan sonra sigortası başlayanlar olarak büyük mağduriyet yaşadıklarını anlatan Kopan, “3/3/2023 tarihinde yeniden düzenlemen EYT yasası, tüm çalışanlar için adil bir emeklilik düzenlemesi yerine, sadece 8/9/99 tarihi öncesi ile başlayan çalışanları kapsayan bir düzenleme olarak hayata geçmiştir. Bu nedenle 1 gün, 1 ay, 1 veya bir kaç yıl işe geç başlanmış olması nedeniyle, akranların benzer ve hatta daha fazla prim günüyle emekliliğe ulaşmalarında 17/20 yıl fark oluşmuştur. İnsan ömrünün 1/4 lük süresi olan bu fark anayasanın eşitlik ilkesi ile bağdaşmamaktadır. Basında 2000’liler olarak bilinen 8/9/99 tarihinden sonra işe başlayanlar için büyük bir mağduriyet doğurmuştur. 2000’lilerin aslında amacı ne erken emekli olmak, nede EYT kapsamına dahil olmaktır. Bizleri yaralayan aynı ülke vatandaşı olduğumuz akranlarımızla, benzer ve hatta daha fazla primle 2. sınıf vatandaş olarak hissetmemizi sağlayan adaletsizliktir” dedi.


‘ADALETSİZLİĞE SESSİZ KALMAK, ORTAK OLMAKTIR’
10 aylık yeni bir dernek olarak 21 Ocak ‘ta İstanbul Kartal’da 15 binin üzerinde katılımcı ile gerçekleştirdikleri ikinci mitingin ardından tüm illerde basın açıklamaları ile bu adaletsizliği duyurmaya devam ettiklerini belirten Kopan, “Bu adaletsizlik son bulana kadar da çığ gibi büyümeye devam edeceğiz. Bizleri yok sayamazsınız buradayız ve haklarımıza kavuşana kadar da burada olacağız. Sayın Cumhurbaşkanımıza, hükümetimize bu vebale ortak olan tüm partilerimize sesleniyoruz, bu adaletsizliğe sessiz kalmak buna ortak olmaktır. Tüm basın, tüm vekillerimiz, bakanlarımız ve Sayın Cumhurbaşkanımız bizlere bu adaletsizliğin çözülmesi gerektiğini söyleyene kadar tek bir kişi kalmadan anlatmaya devam edeceğiz” dedi.
‘PRİMLERİMİZİ DOLDURDUK, ÜSTÜNE BİR BU KADAR ÇALIŞMAMIZ İSTENİYOR’
3 Mart’ta çıkan EYT yasasından sonra hayatlarından 17 yılın yok sayıldığını dile getiren Kopan, “1 gecede, 17 sene yaşlandık, hayatımızın 17 yılı yok sayıldı. Severek gittiğimiz işimize giderken, emeklerimizin boşa sayıldığımı hissedip ayaklarımız geri gitti. Ülkemizde kendimizi yok hükmünde ve dışlanmış ve ikinci sınıf vatandaş hissettik. İş yerlerimizde çalışma barışımız bozuldu. Hayatımızın 17/20 senesi 8/9/99 dan önce işe girenlerden daha değersiz değildir. Kimse bizi EYT’ nin 23 yıllık mücadelesi ile kıyaslamasın. Onların mücadelesinde yasa tarihinde hiç bir çalışanın daha çalışma yılları ve primleri dolmamıştı. İleri vade için bunun için mücadele veriyorlardı. Bizler bizlerden istenen primleri doldurduk. Bizden küçük ve az primi olanlar emekli oldu ve üstüne daha bir bu kadar çalışmamız isteniyor. Emekli olanlardan daha fazla primle kaybedecek 1 yılımız daha yok. Bu mücadelenin en sürede çözüme ulaşmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.
Sadaka veya lütuf değil, emeklerinin karşılığını istediklerini de ifade eden Kopan, “Bizler sadaka, lütuf, avantaj istemiyoruz. Çalıştık emek verdik, anamızın ak sütü gibi helal olan hakkımızı istiyoruz. Çok çalışan az çalışandan tam 17-20 yıl sonra nasıl emekli olabilir? Bu hangi vicdana, hangi adalete sığar. 3 Mart 2023 tarihi bir kesime bayram iken, aynı yaştaki hatta daha çok çalışan ve yaşça büyük kesime cenaze olmuştur. Çok iyi bildiğiniz ama bilmezden geldiğiniz konu çok basit 43 yaş 5000-5975 gün emekli, 44 yaş 7000-9000 gün 15-17 yıl sonra 15.600 günle emekli. 50-52 yaşında annelerimiz zorlanmalara rağmen çalışıyor ve daha 8-10 yıl daha çalışacak. Nasıl bir yasa? Nasıl bir adalet ki bu; 43-45 yaşındaki delikanlıların maaşını 50 yaşındaki anneler, kadınlar ödemeye mahkum ediliyor. Yurt dışı şartlarında emeklilik yaşı isteyip, yurt dışı çalışma şartlarının çok aksine şartlarda çalıştırmak adil mi? Yurt dışında akranlar arasında 17/20 yıl fark mı var? Maaş için değil adalet için buradayız. Bize bütçe, ekonomi, enflasyon, bunlarla gelmeyin. Bizler 5000 günlü değiliz. Fazlası ile ödedik primlerimizi. Bizler borçlu değiliz alacaklıyız. Hükümetimize devletimize sesleniyoruz; buradan Kademeli Emeklilik ile bu ülkenin fertleri olan bizlerin haklarını teslim ederek adaletin seçimlerden önce sağlanması ve vatandaşın devletine olan güveninin yeniden inşa edilmesi elzemdir.”

Emlak piyasası ‘durma’ noktasında

Olgay GÜLER
Edirne’de emlak sektörünün sorunlarının masaya yatırıldığı toplantıda konuşan Edirne İnşaat Sanatkarları Odası Başkanvekili Yüksel Meriç, sektörde satışların durma noktasına geldiğini belirtti.
Edirne İnşaat Sanatkarları Odası ve Hepsiemlak işbirliğiyle, emlak sektöründeki sorunların masaya yatırıldığı toplantı düzenlendi. Kentte bir kahvaltı bahçesinde düzenlenen toplantıya Edirne Ticaret İl Müdürü Mahmut Altun ve Müdür Yardımcısı Mustafa Kurt, Edirne İnşaat Sanatkarları Odası Başkanı Tezcan Liznak, Hepsi Emlak Batı Marmara Saha Satış Müdürü Erdem Erdoğan ve sektör temsilcileri katıldı.


‘SATIŞLAR DURMA NOKTASINA GELDİ’
Toplantıda konuşan Edirne İnşaat Sanatkarlar Odası Başkanvekili Yüksel Meriç, emlak sektöründe satışların durma noktasına geldiğini belirtti. Meriç, “Karşılıklı istişarede bulunmak için bulunuyoruz. Öncelikle son dönemlerde devletimizin sıkı politikalarından dolayı emlak sektörümüzde biraz sıkıntı yaşıyoruz. Müteahhitlerimizle beraber inşallah devletimiz sıkı politikasını açarsa bizler de rahatlayacağımıza inanıyoruz. Çünkü satışlarda sıkıntı var, bankalardaki konut kredilerinin açılmamasından dolayı. Vatandaşın cebinde 1 milyon var ama daire 3 milyon. 2 milyon kredi çekme şansı yok o vatandaşın. Kredi faizlerinin de yüzde 3-4’lerde olmasından dolayı satışlarımız maalesef durmuş vaziyette. İnşallah devlet politikasını yumuşatır ve bizler de ticaretimize devam ederiz” dedi.


Ticaret İl Müdürü Mahmut Altun da, 2018 yılından bugüne Edirne özelinde Emlakçı Belgesi için 597 müracaat olduğunu, bunlardan 318 kişinin belge almaya hak kazandığını söyledi. Altın, “Edirne Ticaret İl Müdürlüğü’nün ilçelerimizde herhangi bir teşkilatı yok. Taşınmaz Ticareti Bilgi Sistemi üzerinden, yani yönetmelik Ticaret Bakanlığı tarafından 6 Haziran 2018 yılında çıktı. O tarihten bu yana Ticaret Bakanlığı Taşınmaz Ticaret Bilgi Sistemi üzerinden biz Taşınmaz Ticareti Emlakçı Belgesi veriyoruz. Bu güne kadar 597 müracaat olmuş 318 belge vermişiz, bu belgelerden 6 tanesini de iptal etmişiz. Taşınmaz Ticareti Bilgi Sistemi üzerinden bize müracaat ediyorlar biz müracaatları değerlendiriyoruz, yüklenen belgeler doğruysa sistem üzerinden müracaatçıyla muhatap olmadan belgelerini tanzim edip gönderiyoruz” şeklinde konuştu.

Türk-Bulgar iş insanları ETSO’da buluştu

Bulgar-Türk İş İnsanları Derneği (BULTİŞ) Yönetim Kurulu Başkanı Donka Koleva, Yönetim Kurulu ve dernek üyeleri, Türk-Bulgar iş birliğini güçlendirmek ve iş insanlarını bir araya getirmek adına ETSO’yu ziyaret etti.

Bulgar heyeti, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Irmak, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Suat Bulut, Sayman Üye Mustafa Yılmaz ve Yönetim Kurulu Üyeleri karşıladı.

ETSO hizmet binasında gerçekleşen buluşmada, inşaat ve inşaat malzemeleri, lojistik, sigortacılık, endüstriyel mutfak ekipmanları imalatı ve catering gibi sektörlerdeki Bulgar-Türk iş insanları bir araya geldi ve ikili iş görüşmeleri gerçekleştirildi.

Aynı sektörde faaliyet gösteren Türk-Bulgar iş insanları gerçekleştirdikleri görüşmelerde, sektörel yatırımlar ve olası projeleri istişare ettiler, mevcut olan ticari ilişkilerin geliştirilmesi ve karşılıklı olarak yatırım ve iş birliği potansiyelinin harekete geçirilmesi adına olası ticari iş birliği fırsatlarını değerlendirdiler.

Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Irmak yaptığı açıklamada “ Bugün burada gerçekleştirdiğimiz görüşmeler hem Türk hem Bulgar iş insanlarımız için oldukça önemli bir fırsat zemini oluşturdu. BULTİŞ ile İlimizde hizmet veren iş insanlarımıza Balkanlar’ın yolunu açmaya çalıştık. Derneği ilk ziyaret eden biz olmuştuk. Onlar da bize oldukça faydalı ve kapsamlı bir iade-i ziyaret gerçekleştirdiler.

BULTİŞ ve Edirne Ticaret ve Sanayi Odası olarak hedeflediğimiz birçok şey var. Kültürlerarası sosyo-ekonomik yapıyı güçlendirmeyi, iş insanlarımızın katkılarıyla ihracatımızın önünü açmayı, ülkelerimizin ticaret hacmini büyütmeyi ve sanayi alanında başarılı iş birlikleri yürütmeyi amaçlıyoruz” dedi.

Açıklamasının sonunda ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Irmak, ”Bulgar-Türk İş İnsanları Derneği (BULTİŞ) Yönetim Kurulu Başkanı Donka Koleva başta olmak üzere tüm BULTİŞ Yönetim Kurulu ve dernek üyelerine nazik ve iş birlikçi ziyaretleri için teşekkür ediyoruz. Bu buluşma iş insanlarımız için gerçekleştirdiğimiz önemli bir etkinlik oldu. Oda olarak misyonumuzu yerine getirmek için gayretle çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Su faturaları Albaraka Türk Bankası’na da ödenebilecek

Edirne Belediyesi Mali Hizmetler Müdürlüğü yaptığı yazılı açıklama ile Edirne Belediyesi’nin, Albaraka Türk Bankası ile online entegrasyonunu tamamlandığını duyurdu.

Edirne Belediyesi Mali Hizmetler Müdürlüğü yaptığı yazılı açıklamada şunlara yer verildi;

“Edirne Belediye Başkanlığına yapılması gereken tüm ödemeler Halkbank, Vakıfbank, TEB, Akbank, Yapı ve Kredi Bankası ile Denizbank’tan online olarak gerçekleştirilebiliyordu. Belediyemiz ile Albaraka Türk Bankası arasında online entegrasyonun sağlanmasının ardından Albaraka Türk Banka şubeleri, tüm ATM’leri ile internet bankacılığı ve mobil uygulaması üzerinden su faturası ödeme işlemleri gerçekleştirilebilecektir. Bankaların yanı sıra E-devlet kapısı ile Edirne Belediye Başkanlığı resmi internet sitesi üzerinden de tüm ödeme işlemleri online olarak gerçekleştirilebilmektedir.

Belirtilen online ödeme yöntemleri dışında; İş Bankası, Türkiye Finans, Qnb Finansbank, Ziraat Bankası, Garanti Bankası, Şekerbank’tan da otomatik ödeme talimatı verilerek su faturalarının ödemesi gerçekleştirilebilir. 

Ziraat Bankası, İş Bank ve Kuveyt Türk bankaları ile de online entegrasyon süreci devam etmektedir. En kısa süre içerisinde belirtilen bankalar ile de online tahsilat işlemleri başlatılacaktır.” 

‘Yine ayarlamışlar!’

TÜİK’e göre tüketici enflas-yonu Ocak ayında yıllık bazda yüzde 64,86’ya yükselip, aylık enflasyon yüzde 6,70 olarak açıklanırken, Namık Kemal Üni-versitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi, CHP Edirne 27. Dönem Milletvekili Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu, ”Pazara, markete çıkınca, arabaya binince, elektrikleri yakınca, faturaları ödeyince gerçek enflasyon belli oluyor” dedi.
Eski Milletvekili Gaytancıoğlu, TÜİK’in dün sabah Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), Ocak 2024 rakamlarını açıklamasının hemen ardından sosyal medya hesabından gerçekleştirdiği paylaşımında şunlara yer verdi:
“Biraz önce enflasyon verisi TÜİK tarafından açıklandı. Rakamlarla oynayarak enflasyonu %64.9 olarak ayarlamışlar. Halbuki halkın gerçek enflasyonu %120’lere yaklaştı. Savaşta olan Ukrayna’da enflasyon %5,1, Rusya’da ise%7,4. Bizde ise savaş mavas yok ama ekonomi doğru yönetilmiyor.
Pazara, markete çıkınca, arabaya binince, elektrikleri yakınca, faturaları ödeyince gerçek enflasyon belli oluyor.”

ETSO’dan aşçı ve komi kursu

Edirne Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) tarafından Edirne İşkur İl Müdürlüğü ve Milli Eğitim Müdürlüğü ortaklığında yürütülen “Gastro Akademi ile Gelecek Mutfakta” projesi kapsamında, işsiz kadın ve gençlere yönelik mesleki eğitim kursları gerçekleştirilecek.
ETSO’dan yapılan açıklamada Şubat ayı içerisinde başlaması planlanan eğitimlere başvuru kriterleri arasında, 18-35 yaş arası ve İŞKUR’a kayıtlı olmanın gerektiği altı çizilerek şöyle denildi:
“Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın 2022 Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında Trakya Kalkınma Ajansı’nın desteği ile Edirne Ticaret ve Sanayi Odası tarafından Edirne İşkur İl Müdürlüğü ve Milli Eğitim Müdürlüğü ortaklığında yürütülen “Gastro Akademi ile Gelecek Mutfakta” projesi kapsamında, işsiz kadın ve gençlerimize yönelik mesleki eğitim kursları açılacaktır.
Başvuru sürecinin tamamlanmasının ardından, Şubat ayı itibari ile başlayacak olan eğitim programında, Aşçı Yardımcılığı Eğitim Programı, 450 saat, 12 hafta, Servis Elemanı (Komi) Yardımcılığı Eğitim Programı, 690 saat, 18 hafta sürecek olup, eğitimler sonunda kursiyerlerin eğitim performansı, devamlılığı gibi kriterler değerlendirilerek, kursiyerlerin %50’sinin ilgili sektörde istihdam edilme garantisi taahhüt edilmektedir.
Eğitimlere başvuru kriterleri arasında, 18-35 yaş arası ve İŞKUR’a kayıtlı olmak yer almaktadır. Kursiyer seçimi, başvuru kriterlerine uygun adayların, başvuru sırası ile kayda alınmak sureti ile değerlendirilecek olup, her bir mesleki eğitim programının maksimum kursiyer sayısı 20 kişi ile sınırlıdır.
Bu kapsamda, profilimizde yer alan ilgili başvuru formunun doldurularak Odamız AB ve Dış İlişkiler Birimine (elifersoz@etso.org.tr) ulaştırılması beklenmektedir.”

Süt ineklerine kesim tehdidi!

Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi, CHP Edirne 27. Dönem Milletvekili Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu, Toprak Mahsulleri Ofisi ve Et ve Süt Kurumu’nun ithalatı yöneten kurumlar olmaktan çıkıp tamamen üreticinin ürününü satın almaya ve iç piyasayı düzenlemeye odaklanması gerektiğini belirterek, üreticiye yapılan son süt zammının bir işe yaramadığını, süt ineklerinin yeniden kesilme tehdidi altında bulunduğunu söyledi.
Eski Milletvekili Doç. Dr. Gaytancıoğlu, sosyal medya hesabından ‘Hayvancılık can çekişiyor’ başlığı altında gerçekleştirdiği açıklamasında, 22 Ocak 2024’den itibaren geçerli olmak üzere Ulusal Süt Konseyi’in üreticiden satın alınan süt fiyatını % 18 oranında arttırarak 1 litre sütün 13.5 TL olmasını önerdiğini anımsatarak şunlara kaydetti:
“Gıda enflasyonun %70’lerde olduğu bugünlerde süt fiyatlarındaki %18’lik artış başlangıçta sevindirici gibi gözükse de yem ham maddelerindeki dışa bağımlılık dövizin artmasıyla her gün yemin çuvalına zam olarak yansıdı. Sütteki artış daha çiftçinin cebine girmeden yeme sürekli zam yapıldı. Hatta şu son 25 günde yeme gelen artışlar dövizin de etkisiyle % 30’ları buldu. Ayrıca firmalar ve marketler süte gelen artışı gerekçe göstererek başta peynir ve yoğurt olmak üzere tüm süt ürünlerine yine dövizdeki artışlarla beraber % 40’ların üzerinde zamlar yaptılar. Pekiyi yem fiyatları neden artıyor? Haliyle yem fiyatları net ithalatçı bir politika izlenmesi ve dövizdeki artışlardan dolayı sürekli artıyor. Yem hammaddelerindeki dışa bağımlılık hayvancığımızda çöküşe neden oluyor ve bu çöküş sürekli hale geliyor. Bu konuda üretimi ve üreticiyi desteklemesi gereken Tarım Bakanlığı tam tersine çözümü yine ithalatta buluyor. Gümrük vergilerini düşürüyor, TMO aracığıyla her gün ithalat duyuruları yapılıyor kısacası günübirlik politikalarla soruna çözüm aranıyor. Hâlbuki Tarım Bakanlığı “ekilmeyen 35 milyon dekar alanda nasıl üretim yaptırabilirim” konusunda projeler geliştirmeli. ‘Mera alanlarımızın korunması ve verimliliğinin artırılması için tedbirler almalı’ ve “yem bitkileri üretimini teşvik etme” konusunda nasıl projeler üretebilirim diye çalışmalıdır. Ve en önemlisi ‘tüketicilere nasıl daha fazla, daha ucuz et ve süt tükettirebilirim’ diye çalışmalar yapmalıdır. Çünkü birçok Dünya ülkesi hayvansal protein açığını gidermek ve nüfusunu dengeli beslemek için projeler geliştirmektedir.
Toprak Mahsulleri Ofisi ve Et ve Süt Kurumu ithalatı yöneten kurumlar olmaktan çıkıp tamamen üreticinin ürününü satın almaya ve iç piyasayı düzenlemeye odaklanmalıdır. Süt fiyatlarındaki artış ile biraz sevinen üretici yem fiyatlarındaki artış ile üzülmeye başlamıştır. Ayrıca süt fiyatlarına yapılan zamlar anında peynir, yoğurt gibi süt ve süt ürünlerine de yansımış ve bu artıştan ötürü 85 milyon bunun bedelini ödemeye başlamıştır. Süt hayvancılığı yapan işletmeler yem fiyatlarındaki artışlardan ötürü hayvan beslemeyi bırakmaya ve süt hayvanlarını kesime göndermeye başlamışlardır. Maalesef son 2 yıl içinde 3 milyon süt ineğinin mezbahalarda kesildiği anlaşılmaktadır.
Yem süt paritesi ve yem et paritesindeki denge sağlanana kadar karma yemlerde devletin müdahalesi şarttır. Bu müdahale yem fiyatının en az yüzde 50’sinin devlet tarafından karşılanması ve yem bitkileri üretimine belirgin destekler verilinceye kadar korunmalıdır.
Çünkü sürdürülebilir bir hayvancılık yapabilmek için bir litre süt satarak en az 1.5 kilogram yem alınması gerekmektedir. Süte zam gelmeden önce bu parite 0,8 kg yeme kadar düşmüştür. Son zamla bu 1,2 kg’ye çıkmış ancak yeme gelen zamlarla 1’e gerilemiş ve daha da gerileceği tahmin edilmektedir.
Kısacası üreticiye yapılan süt zammı bir işe yaramadı, süt ineklerinin yeniden kesilme tehdidi var.”

Edirneli firma, HOST Istanbul 2024’de

Türkiye’nin sürekli dış ticaret fazlası veren ve ulusal ekonomiye milyarlarca dolarlık ihracat girdisi sağlayan ev ve mutfak eşyaları sektöründe, sezonun bölgesindeki ilk fuarı olan HOST Istanbul, 17’inci kez kapılarını açmaya hazırlanıyor. 15 18 Şubat tarihlerinde Tüyap Beylikdüzü’nde gerçekleşecek bu önemli buluşmaya Edirne’den Messer Orman Ürünleri Sanayi katılacak. Fuarda, sofra ve mutfak eşyalarından pişirme ekipman-larına, plastik ev eşyalarından dekoratif tasarımları, elektrikli ev aletlerinden HORECA ürünlerine kadar pek çok yenilik bir arada sergilenecek.


Dünyanın en büyük 10 ihracatçısı arasında yer alan Türkiye Ev ve Mutfak Eşyaları Sektörü’nü, yurt içi ve yurt dışından binlerce satın almacıyı buluşturacak olan HOST Istanbul’da Edirneli firma da boy gösterecek. Düzenlendiği her yıl, sektörün yurt dışı satışlarına yüzde 10-15 oranında doğrudan katkı sağlayan fuar, bir taraftan katılımcılarının var olan ihracat pazarlarını güçlendirmelerine diğer yandan da onlara dünyanın farklı coğrafyalarından yeni satış kanalları açmaya devam ediyor. Özellikle yerli üretici firmaların, 2024 satış hedefleri için önemli bir adım olarak gördüğü HOST Istanbul’da, bu yıl da yine milyonlarca dolarlık ticaretin gerçekleşmesi bekleniyor.


Kızıldeniz taşımacılığındaki güvenlik endişeleri, Türkiye’nin dünya tedarik zincirindeki önemini yeniden gündeme getirdi
Pandemi dönemi sonrasında yeniden şekillenen dünya tedarik zinciri, Kızıldeniz’de artan güvenlik endişeleri sonucu denizyolu taşımacılığında rota değişikliğine gidilmek zorunda kalınmasıyla farklı rota arayışlarına girdi. Türkiye’nin üretim ve lojistik avantajlarının küresel ölçekte yeniden öne çıktığı bu gelişmeler, dünya ev ve mutfak eşyaları sektörünün en önemli tedarikçilerinden Türk üreticiler için, alternatif pazarlara erişim fırsatlarını da beraberinde getiriyor. 15 Şubat’ta kapılarını açacak HOST İstanbul’da yer alan üretici markalar, yine eşsiz ticaret fırsatları yakalayacak.