CHP Edirne önceki dönem milletvekili, Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr.Okan Gaytancıoğlu, ayçiçeği fiyatının en az 25 TL olması gerektiğini belirtikten, “Yetmez kuraklık desteği de verilmeli” dedi. Dekar başına bir kuraklık ödemesi gerektiğine dikkat çeken Gaytancıoğlu, “Çünkü kilogram başına destek hiçbir şey ifade etmez. Çoğu yerde belki de hasat olmayacak” ifadesini kullandı. Gaytancıoğlu, sosyal medya hesabından gerçekleştirdiği ve Halk TV’de de yayımlanan açıklama-sında, son 2 gündür ayçiçeği tarlalarını gezdiğini, üreticilerle görüştüğünü belirterek, “Nisan ayından beri yağış almayan bölge-lerimiz var, kuraklık çok etkili ayçiçeği verimi çok düşük olacak. Buğday’da yüzü gülemeyen üreti-cimiz umutlarını ayçiçeğine bağla-mış ancak sonunun hüsran olma-ması için iyi bir fiyat bekliyor. Enf-lasyon, girdilerdeki artışlar dikkate alındığında % 40 yağlı ayçiçeğini en az 25 bin TL’ye satabilmeli, ancak dekar başına da bir kuraklık ödemesi alabilmeli. Kısacası 25 bin’den ayçiçeğini satıp devletin de 5 bin TL kuraklık ve prim desteği üreticinin mağduriyetini giderebilir. Aksini düşünmek bile istemiyor” ifadelerini klandı. Gaytancıoğlu ile kendisine ait ayçiçeği tarlasında konuşan Havsa ilçesinin Kuzucu köyünden Tamer Öztürk de ayçiçeği fiyatının ton başına en az 25 bin TL olması gerektiğini gerekçeleriyle açıkladı. Eski milletvekili Gaytancıoğlu, paylaştığı video görüntüsünde de özetle şunları aktardı: “Ayçiçeği hasada geldi. Ama çok ciddi bir kuraklık var. Buğdayda var, diğer ürünlerde var ama ayçiçeğinde kuraklık sigortası yok. Doluya karşı var ama kuraklığa karşı yok.Verim düşüklüğü sigortası da yok.Petrolden sonra en fazla ithalat yaptığımız ürün ayçiçeğinde dışa bağımlı hala geldik. Çok döviz ödüyoruz. Ama çiftçimiz diyor ki ‘ben üretirim bana destek verin’. Hele bu sene kuraklıktan çok etkilendik. Dekar başına da bir kuraklık ödemesi gerekli. Çünkü kilogram başına destek hiçbir şey ifade etmez. Çoğu yerde belki de hasat olmayacak. Biçerdöverin girmeyeceği yerler de olacak. Prim destekleri mutlaka artırılmalı. İkisi birlikte böyle bir destekle çiftçimizi tekrar üretici haline getirelim.”
Tarım ve Orman Bakanlığının “Planlı Üretim” kapsamında oluşturduğu yeni destekleme modelini içeren “2024-2026 Yıllarında Yapılacak Hayvancılık Desteklemelerine İlişkin Karar” Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bakan İbrahim Yumaklı, yeni destekleme programı ile belirlenen kriterleri yerine getiren işletmelere ilave destekleme yapılacağını, bu sayede üretimde verim ve kalitenin arttırılmasının sağlanacağını bildirdi.
Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, bugünkü Resmî Gazete’de yayımlanan karara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yeni destekleme modelinin gıda arz güvenliği dikkate alınarak üretim planlaması ekseninde hazırlandığını ifade eden Yumaklı, hedeflerinin verimli, sürdürülebilir ve kalite bir üretim modeli olduğunu vurguladı. Ülke ihtiyacının yurt içi üretimle karşılanmasını hedeflediklerinin altını çizen Yumaklı, “Bu kapsamda yerli gen kaynaklarının korunması ve geliştirilmesi, kayıtların güncel tutulması ile üretim sürecinde yaşanan maliyet artışları ve fiyat istikrarsızlıkları gibi olumsuz koşullardan üreticilerin korunmasını planlıyoruz” ifadelerini kullandı. Yumaklı, bu amaç ve hedefler doğrultusunda, önceki yıllarda uygulanan destekleme programlarının daha etkin bir yapıya kavuşturularak 2024-2026 yıllarını kapsayacak şekilde 3 yıllık yeni bir destekleme programı oluşturduklarına dikkati çekti. Yeni destekleme programı ile belirlenen kriterleri yerine getiren işletmelere ilave destekleme yapılacağını dile getiren Yumaklı, ayrıca, hayvancılık işletmeleri içerisinde önemli bir paya sahip olan aile işletmelerine ilk defa ilave destek verildiğini ve kırsalda üretimin ana direği olan kadınlara ve geleceğimizin teminatı gençlere pozitif ayrımcılık yapıldığını vurguladı. Karara ilişkin detaylar ise şu şekilde:
HAYVANSAL ÜRETİMİN DESTEKLENMESİ Hayvansal üretimde yeni destekleme programı temel hayvancılık ve ürün geliştirme destekleri olmak üzere iki gruba ayrılıyor. Temel hayvancılık destekleri; büyükbaş hayvancılık, küçükbaş hayvancılık, arıcılık ve ipek böceği faaliyetlerinin desteklenmesinden oluşuyor. Her bir destek için temel destek tutarı belirlendi. Aile işletmeleri, genç ve kadınlar, birinci derece örgüt üyesi ile planlama bölgeleri gibi yönlendirici kriterleri sağlayan yetiştiricilere temel destek tutarına ilave destek verilecek. Ayrıca suni tohumlama, soy kütüğü, yerli sperma, ari işletme, sürü yöneticisi (çoban) gibi verimlilik kriterlerine ilave destek sağlanacak. Ürün geliştirme destekleri başlığı da; çiğ süt, besilik erkek sığır (karkas), tiftik üretimi desteklerini kapsıyor. Her bir destek için temel destek tutarı belirlendi. Aile işletmeleri, genç ve kadınlar, birinci derece örgüt üyesi ile planlama bölgeleri gibi yönlendirici kriterleri sağlayan üreticilere temel destek tutarına ilave destek verilecek. Ayrıca ari işletme, kendi tankında soğutma, örgüt üzerinden pazarlama, karkas ağırlığı, kaliteli tiftik ve sözleşmeli üretim gibi verimlilik kriterlerine ilave destek verilecek. KARAR KAPSAMINDAKİ YENİLİKLER Üreticilerimizin gelecek yılları öngörebilmeleri için destek kararı ilk defa 3 yıllık olarak hazırlandı. Birim destek tutarları her yıl yeniden belirlenecek. Destekleme tutarları katsayılar üzerinden belirlenerek performansa dayalı bir destekleme sistemi oluşturuldu. Yeni modelde yönlendirici ve verimliliği arttırıcı kriterleri sağlayanlar daha yüksek destek alacak, böylece verimli ve kaliteli üretim teşvik edilecek. Hayvancılık işletmeleri içerisinde önemli bir paya sahip olan aile işletmeleri ilk defa ilave destek alacak. Kadın ve genç yetiştiricilere ilk defa pozitif ayrımcılık yapılarak temel desteğe ilave destek verilecek. Tarımsal amaçlı örgütlerin derecelendirilmesi kapsamında; Birinci Derece Tarımsal Amaçlı Örgütlerin üye/ortakları temel desteğe ilk defa ilave destek alacak. Önceden anaç hayvanlar için ödenen küçükbaş destekleri ilk defa kuzu ve oğlaklar için ödenecek. SÜT VE BESİLİK MATERYAL ÜRETİM PLANLAMA BÖLGELERİNE İLAVE DESTEKLER Üretim planlamasının teşvik edilmesi kapsamında; süt ve besilik materyal üretim planlama bölgesi olarak belirlenen illerde doğan buzağı ve malaklar için temel desteğe yüzde 50, çiğ süt desteğinde ise süt üretim planlama bölgesi illerinde temel desteğe yüzde 40 ilave destekleme yapılacak. Hastalıktan ari işletmelerin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması kapsamında; kaliteli damızlık materyalin yurt içi üretimle karşılanması için ari işletmelerde doğan dişi buzağı/malaklara temel desteğe ilk defa ilave olarak 4 katı daha fazla destekleme sağlanacak. Hastalıktan ari işletmeler veya AB onaylı işletmelerde üretilen süt için temel desteğe ilave olarak 3 katı daha fazla destekleme yapılacak. Karar kapsamında 2024 yılında buzağı ve malaklar için 1.000 TL/baş, kuzu ve oğlaklar için 200 TL/baş, arıcılık için 100 TL/kovan, ipekböceği için 1.000 TL/kg, besilik erkek sığır (karkas) için 500 TL/baş, tiftik üretimi için 80 TL/kg, temel destek tutarı belirlendi. DESTEK KRİTERLERLE KATLANIYOR Yeni karar ile mevcut durumda verimlilik kriterlerini sağlayan bir aile işletmesi buzağı başına 2 bin 68 TL destek alırken, yeni model kapsamında 4 bin 800 TL destek alacak. İşletme sahibinin kadın ve/veya genç yetiştirici olması durumunda ilave 700 TL, birinci derece tarımsal amaçlı örgüt üyesi olması durumunda ilave 200 TL olmak üzere buzağı başına 5 bin 700 TL desteğe ulaşılacak. Halihazırda ari bir aile işletme 28 bin 680 TL destek alırken, yeni model kapsamında 77 bin TL desteğe ulaşılacak. Mevcut durumda 100 baş anaç koyun varlığına sahip bir aile işletmesi; anaç koyun, sürü yenileme, göçer ve çoban desteği dahil toplam 45 bin 400 TL destek almaktayken yeni model ile bir aile işletmesi, işletmede doğan kuzular için kadın ve/veya genç yetiştirici, birinci derece örgüt üyesi olması durumunda çoban desteği ile birlikte toplam rakam 85 bin 200 TL ‘ye çıkacak. Şu anda 100 adet kovana sahip bir arıcı 6 bin TL destek alırken, yeni model kapsamında 10 bin TL temel destek, genç ve/veya kadın arıcı olması durumunda ilave 4 bin TL, gezginci arıcı olması durumunda ilave 3 bin TL, birinci derece tarımsal amaçlı örgüt üyesi olması durumunda ilave 2 bin TL olmak üzere toplam 19 bin TL desteğe ulaşabilecek. İpek böceği desteği kapsamında; mevcut durumda bir yetiştirici 14 kg yaş koza ve tohum desteği (1 kutu) için 5 bin 350 TL destek alırken, yeni model ile 14 bin TL temel destek, genç ve/veya kadın olması durumunda ise ilave 5 bin 600 TL, olmak üzere toplam 19 bin 600 TL destek alacak. Halihazırda 5 baş kombine ırka sahip besicilik yapan bir aile işletmesi 300 kg karkas için 2 bin 500 TL destek alırken, yeni model kapsamında 2 bin 500 TL temel desteğe ilave olarak, 300 kg karkas olması durumunda 2.000 TL, aile işletmesi olması durumunda 10 bin TL, genç ve/veya kadın yetiştirici olması durumunda 750 TL, birinci derece örgüt üyesi olması durumunda 500 TL olmak üzere 15 bin 750 TL desteğe ulaşılacak. SU ÜRÜNLERİ DESTEKLERİ Kararda, su ürünlerine ilişkin düzenlemeler ise şöyle: Su ürünleri yetiştiriciliğinde proje kapasitesi 50 ton/yıl ve altı olan, kapalı devre üretim yapan, üretici birliğine üye olan ve birinci derece tarımsal amaçlı örgüte üye olan işletmelere her bir teknik kriter için temel destek tutarına ilave teknik kriter desteği verilecek. Küçük ölçekli balıkçılık desteği 2025 yılı için birim tutarları yüzde 43 ile yüzde 100 arasında arttırıldı. Balıkçı gemisi sahibi veya ortağı kadınlara küçük ölçekli balıkçılık desteği yüzde 35 daha fazla ödenecek.
Yatırım Teşvik Belgesi, ülkelerin ekonomik büyümesini hızlandırmak, istihdamı artırmak ve belirli sektörleri desteklemek amacıyla kullandığı önemli bir araçtır. Bu belgeler, yatırımcılara vergi avantajları, gümrük kolaylıkları, istihdam destekleri gibi çeşitli teşvikler sunarak yatırımları teşvik eder. Bu sayede, genel ekonomik büyüme hızı yükselir, sektörel yatırım çeşitliliği gelişir, bölgesel kalkınma ve istihdam olanakları artar. Yatırım Teşvik Belgesini bilmenin ve doğru bir şekilde yararlanmanın hem yatırımcı hem de ülke ekonomisi açısından çok büyük etkileri vardır.
Yatırım Teşvik Belgesi Nedir?
Devletin tüm yatırımları gerçekleştirmesi mümkün değildir. Bunun yerine çok büyük ve kritik yatırımlar devlet tarafından gerçekleştirilirken diğer birçok sektörün, rekabet koşulları altında özel sektör tarafından yapılması özendirilmektedir. Bunun için bölgesel ve sektörel bir planlama ile belirlenen yatırım teşvikleri uygulanır. Bu teşviklerden yararlanmak için ise işletmeler Yatırım Teşvik Belgesi almak durumundadır. Bu belge özel sektör yatırımlarına birçok avantaj sağlayarak ülkenin yatırım ekosisteminin iyileştirilmesine de katkı sağlar.
Yatırım Teşvik Belgesinden Kimler Yararlanabilir?
Yatırım Teşvik Belgesi özel sektör yatırımları için uygulanır. Yerli veya yabancı yatırımcı için bir fark uygulanmaz. Günümüzde yerli veya yabancı gerçek kişiler, şahıs işletmeleri, sermaye şirketleri, dernekler, vakıflar, kooperatifler ve birlikler Yatırım Teşvik Belgesi alabilir. Dahası kamu kurumları, kamu kurumu niteliğini haiz kuruluşlar ve belediyeler bile teşvik tedbirlerinden tam olarak faydalanabilir.
Yatırım Teşvik Belgesi Nasıl Alınır?
Yatırım Teşvik Belgesi alım süreci tamamen elektronik ortamda yürütülür. E-TUYS adı verilen sistemde yetki alarak bir yatırım projesi oluşturulur. Bu proje bakanlık onayından geçirilerek resmi bir belge düzenlendiğinde Yatırım Teşvik Belgesi alınmış olur. Düzenlenen bu belge elektronik ortam alınır ve kullanılır. Yatırım Teşvik Belgesi Nasıl Alınır detaylı bilgi almak için buraya tıklayın.
Yatırım Teşvik Belgesinin Ekonomik Etkileri Nelerdir?
Yatırım Teşvik Belgesi ekonomik büyüme ve kalkınmayı artırır, sektörlerin teknolojik gelişimini destekler, bölgesel ve ülke geneli istihdamı artırır, yatırımların ülke geneline yayılmasını teşvik eder, ihracat ve dolayısıyla döviz girdisinin artmasını sağlar. Yatırımların çeşitlendiği ve arttığı bir ülkede ekonomik göstergeler düzenli olarak iyileşme gösterir.
Yatırım Teşvik Belgesinin İşletmelere Sağladığı Avantajlar Nelerdir?
Yatırım Teşvik Belgesi, işletmelerin yatırım ve işletme maliyetini ciddi oranda düşürür. Farklı yatırım dönemlerindeki ihtiyaçlara cevap verebilecek destekler sayesinde rekabet gücü artar. Yatırımcının risk alma ve yatırım yapma potansiyelini artırır. Tüm bunlar neticesinde ülkede bulunan tasarrufların yatırıma dönüşmesi artış gösterir.
Yatırım Teşvik Belgesi Hangi Sektörlere Verilir?
Bu belge ülkenin ihtiyaçları doğrultusunda belirlenmiş birçok sektöre verilmektedir. Önceden imalat sanayi ağırlık düzenlenen bu belge günümüzde enerji, madencilik, turizm, sağlık, eğitim ve diğer birçok hizmet sektörü için verilmektedir. Bunların yanı sıra, dijital dönüşüm ve yeşil dönüşüm yatırımları, ar-ge faaliyetleri ve yazılım geliştirme yatırımlar da bu teşviklerden yararlanabilir. Bugün ülkemizde her sektörün kendine has ihtiyaçları doğrultusunda çeşitlenmiş ve kapsamlı bir teşvik sistemi uygulanmaktadır. Teşvik sistemi her geçen gün gelişmekte ve çeşitlenmektedir.
Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?
Yatırım Teşvik Belgesi almak ve faydalanmak isteyen yatırımcılar bazı hususlara dikkat etmek zorundadır. Öncelikle yatırım teşvikleri çeşitli avantajlar içerir ancak hibe veya nakdi bir destek yoktur. Bunun yanı sıra, desteklerden yararlanmak için tüm yatırımcılar mevzuata uygun hareket etmeyi taahhüt etmektedir. Yani bu desteklerin bir karşılığı vardır. Yükümlülüklerini yerine getirmeyen yatırımcılar yararlandıkları teşvikler kadar zarara da uğrama ihtimali ile karşı karşıyadır.
Teşvik sistemi özel bir uzmanlık gerektirir. Çeşitli mevzuat hükümlerinin karşılıklı etkileşim içerisinde olduğu kapsamlı bir uygulama alanıdır. Bu nedenle günümüzde teşvik sisteminde doğru ilerlemek, yükümlülüklerini tam yerine getirmek ve en önemlisi tüm teşviklerden eksiksiz yararlanmak isteyen yatırımcılar çoğunlukla Yatırım Teşvik Belgesi Danışmanlığı hizmetine başvurmaktadır.
Olgay GÜLER Edirne Valisi Yunus Sezer, yağlık ayçiçeği üretiminde birinci sırada olan bölgenin, çerezlik üretimde de lider olması için, sözleşmeli üretim modeliyle 140 dekarlık alana ayçekirdeği ve kabak çekirdeği ekimi yaptırdık-larını söyledi.
Vali Sezer, tarımsal üretimin büyük kısmının ayçiçeğinden kaynaklandığı Edirne’de, sözleşmeli üretim modeliyle ürün çeşitliliğini arttırmayı hedeflediklerini dile getirdi. Özellikle yağlık ayçiçeği üretiminde Türkiye’de birinci sıra olan bölgenin, çerezlik ayçiçeğinde lider olmadığına dikkat çeken Vali Sezer, bu nedenle karaduman, kabak çekirdeği ve hanım tırnağı gibi çeşitlerin ekimini yaptırdıklarını anlattı. Ürün çeşitliliğini arttırmayı amaçladıklarını ifade eden Vali Sezer, “Türkiye’de ayçiçeği üretiminde birinci sıradayız ama çerezlik ayçiçeği üretiminde lider değiliz. Bu sene sözleşmeli çiftçilik modeliyle çerezlik ayçiçeği ekimi yaptırdık. Edirne’nin çok eski geleneksel çekirdeği olan ‘karaduman’ çeşidini ektirdik. Yine aynı şekilde sözleşmeli çiftçilik modeliyle kabak çekirdeği ekimini yaptırdık. Eskilerin çok iyi hatırladığı ‘hanım tırnağı’ çeşidinin ekimi yapıldı. Bu çerezlik çekirdekleri Edirne Yöresel Markası adı altına tüm Türkiye’de satışa sunacağız” diye konuştu.
Edirne Valiliği, KÖYDES programı kapsamında oluşturulan projelerin 10 Temmuz 2024 tarihinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylanarak uygulanmaya başlandığını açıkladı. Edirne Valiliği’nden yapılan açıklamada, “Köylerimizin, içme sularının sağlıklı ve ihtiyacı karşılayacak hale getirilmesi, köy yollarının standartlarının yükseltilmesi, küçük ölçekli sulama ve alt yapılarının yenilenmesi ile köy atık su alt yapılarının iyileştirilmesinin planlaması için (KÖYDES) 2024 yılı Tahsisat Komisyon toplantısı 11/06/2024 saat:17:00’de Sayın Valimiz Yunus Sezer başkanlığında yapılmıştır. Oluşturulan projeler 10.07.2024 tarihinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylanarak uygulanmaya başlanmıştır” denildi.. Toplantıda, Edirne’ye gönderilen 61 milyon 933 bin 970,00TL’ye ilişkin planlamanın da paylaşıldığı açıklamada aha sonra şunlara yer verildi:. “Cumhurbaşkanlığı Kararına istinaden İlçelerin Hesabından %20 oranında kesinti yapılarak Merkez Köylere Hizmet Götürme Birliğine aktarılan12.386.794,00 TL. ödenek ile aşağıdaki işlerin kullanıma karar verilmiştir. Lastik Alımı 3,000,000,00 Boru Alımı (İçme Suyu Borusu) 3,500,000,00 Boru Alımı (Koruge Boru) 2,386,794,00 Yol Çizgi Boyası Alımı 1,500,000,00 Trafik Levhası Alımı 1,500,000,00 İş Makinesi Yedek Parça Alımı 500,000,00 Cumhurbaşkanlığı Kararına istinaden İlçelerin Hesabından %3 oranında 1.858.019,10TL. ile yıl içinde ihale ilanı giderleri, kırtasiye giderleri, büro ekipman ve malzeme alımları vb. işlerde kullanılmak üzere İlçe Köylere Hizmet Götürme Birlikleri’ne yönetim gideri olarak ayrılmıştır.”
Olgay GÜLER Edirne Valisi Yunus Sezer, Meriç ilçesinde üretilerek kadın girişimciler tarafından işlenen coğrafi işaretli Meriç yer fıstığının, yakın süreçte tüm Türkiye’deki marketlerde satışa sunulacağını söyledi. Edirne’nin Meriç ilçesinde ayçiçeği ve çeltiğe alternatif olarak üretilen yer fıstığı, 2022 yılında coğrafi işaret alarak ‘Meriç Yer Fıstığı’ adıyla tescillendi. Ata tohumuyla üretilen yer fıstığı, kadın girişimciler tarafından ilçeye bağlı Alibey Köyü’nde kurulan Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nin üretim tesisinde işleniyor. Eleme, kavurma ve paketleme gibi süreçlerden geçen yer fıstığı, Edirne Valiliği tarafından oluşturulan ‘Edirne Yöresel’ markasıyla, Tarım Kredi Kooperatifi marketlerinde ve internet yoluyla satışa sunuluyor.
‘ÜRETİMİ YILLARDIR DEVAM EDİYOR’ Fıstığın işlendiği tesisi gezen Edirne Valisi Yunus Sezer, girişimci kadınlarla sohbet ederek açıklamalarda bulundu. Meriç yer fıstığını markalaştırmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyleyen Vali Sezer, “Malumunuz Meriç ilçemizde ayçiçeği, buğday ve nispeten de çeltik üretimi yapılıyor. Fakat bazı arazilerimiz var ki bu arazilerimiz ekime çok uygun değil, kumlu araziler oldukları için. Buralarda da ata tohumumuz fıstığın üretimi yıllardır devam ediyor. Fakat bu üretimle ilgili olarak hem desteklenme, hem de bunun markalaşması ve pazar bulması açısından geçtiğimiz 7-8 ay içerisinde çok önemli bir çalışma ortaya konuldu. Bu da valiliğimizin öncülüğünde Meriç yer fıstığımızı markalaştırdık. Bununla ilgili hem eleme, hem kavurma hem de yeni binayla birlikte paketleme tesislerini kurarak bunların pazarlamasına geçiliyor” dedi.
‘EKİM ALANINI ARTIRMAYI HEDEFLİYORUZ’ Edirne’de bu yıl sözleşmeli çiftçi modeline geçmeyi hedeflediklerini dile getiren Sezer, “Böylelikle yer fıstığında geçen yıl 400 – 500 dönüm ekilirken bu sene 1800 dönüme kadar çıkmak istiyoruz. Şu anda Tarım Kredimizin tüm marketlerinde yer alıyor bu ürün ve bir ürünün içerisinde 4 tane fıstık çıkabiliyor. Gerçekten de lezzetiyle ve yağ oranıyla beraber çok önemli bir ürün. Bunu da pazarlama noktasında bütün marketlerimize gönderiyoruz. Şimdi diğer zincir marketlerde de anlaşmamız söz konusu” diye konuştu.
‘TÜM TÜRKİYE’DEKİ MARKETLERDE SATIŞA SUNULACAK’ Meriç yer fıstığının yakında tüm Türkiye’deki marketlerde satışa sunulabileceğini söyleyen Vali Sezer, “Hedefimiz burada ayçiçeğine ve çeltiğe alternatif bir ürün daha koyabilmek. Bunun da aslında basamaklarını önemli bir şekilde, kooperatif üyelerimizle birlikte ‘Edirne Yöresel’ adı altında yapıyoruz. Edirne Yöresel’in bir ürünü bu. Edirne Yöresel’de 60’a yakın ürünümüz var. Bu şekilde kadınlarımızın emekleri de zayi olmuyor. Şu anda Edirne Yöresel’in ürünleri Edirne’deki bütün marketlerde var inşallah yakın zamanda tüm Türkiye’deki marketlerde de görme imkanımız olacak. Bu aslında ablalarımızın bir başarı hikayesi olacak. Biz her türlü destekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Kuraklık yüzünden ayçiçeği veriminde büyük düşüş beklenirken, 2024 hasat sezonunun ilk ürünü olan yeni mahsul ayçiçek, satışa sunulmak üzere Edirne Ticaret Borsası’na (ETB) getirildi.
Borsa üyeleri ve üreticilerin katılımlarıyla gerçekleştirilen elektronik salon satışı neticesinde, Hatip Köyü’nden Şahin Çolpan’a ait 4 ton ayçiçeği, Kurbanlar Tarım Ürünleri Hayvancılık İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından 19.989 TL/Ton fiyat üzerinden satın alındı.
ETB Yönetim Kurulu Üyesi Oğuz Kurban, üretici Şahin Çolpan’ı kutlayarak günün anısına plaket ile 100 litre mazot hediye etti.
ETB; “Yeni hasat sezonunun tüm üyelerimize ve üreticilerimize hayırlı ve bereketli olmasını diliyoruz” paylaşımında bulundu.
Olgay GÜLER Küresel ısınmayla birlikte değişen iklim şartları, geçiminin büyük kısmını tarımdan kazanan Edirne’de üreticinin belini büyük ölçüde bükmeye başladı. Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi ve yetersiz yağış nedeniyle Edirne’de yaşanana kuraklık, üreticiyi olumsuz etkilemeye devam ediyor. Yüksek oranda suya ihtiyacı olmamasına rağmen, kavurucu sıcaklar nedeniyle ayçiçeği ekili tarlalar kururken, verimin de önceki yıllara göre düşmesi bekleniyor. Hal böyleyken, üretici de hükümetin geçtiğimiz yıl kuraklık nedeniyle bir defaya mahsus ton başına 1000 TL’den 1500 TL’ye çıkardığı desteğin, bu kez dekar başına verilmesini talep ediyor.
‘HİÇ HASAT EDEMEYECEĞİMİZ YERLER VAR’ Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, kış ayıyla birlikte bölgenin, toprağın doyuma ulaşabileceği yağışların alamadığını belirtti. Ürünün kavurucu sıcaktan dolayı strese girdiğini belirten Arabacı, “Kış yağışlarımız kuvvetli olmadığı için bu ilkbahar ve yaz dönemlerindeki bu aşırı sıcak ve kuraklık ile birlikte taban suyu da yeterli olmadığından dolayı ürünler sıkıntıya, strese girdi. Ürün gelişimi açısından, tam kafa yapma döneminde aşırı sıcakların olması ürünü çok etkiledi. Hatta birçok tarlada kafa yapısı çok ufak oldu ya da tam çiçek açmak üzereyken kavruldu, hiç şu an biçilemeyecek gibi araziler var. Bu bütün alanda değil ama kuraklıktan etkilenen belli alanlarda var. Bazı köylerimizde maalesef ki hiç hasat edemeyeceğimiz çiçekler var bu yıl. Hasat edeceğimiz çiçeklerde de bu geçtiğimiz yıllara göre verim kaybı ciddi anlamda düşecektir” dedi.
‘KURAKLIK DESTEĞİ YENİDEN DEKAR BAŞINA VERİLSİN’ Üreticiyi çok zor bir yıl beklediğini belirten Arabacı, “Birçok yerde ayçiçekleri sıcaktan kavrulmaya başladı. Tabii her zaman diyoruz; üreticilerimizin maliyetini, yaptığı masrafı alabileceği bir yıl olur ama bu yıl gerçekten zor bir yıl. Öyle bir yıl olacağını çok düşünmüyorum. O yüzden de biz bakanlığımızdan bu konuyla ilgili ciddi bir destek bekliyoruz. Yani geçtiğimiz yıl sizler de biliyorsunuz kuraklıktan dolayı Tekirdağ, Kırklareli ve Edirne illerine ton başına 1000 TL olan desteği 1500 TL’ye çıkarmıştı bakanlığımız. Evet bu bizi sevindirdi ama bu yıl Kırkpınar’da Cumhurbaşkanı Yardımcımız gelmişti, kendisine de bu konuyu bizzat ilettim. Geçtiğimiz yıl verilen ton başına 1500 TL destek değil de, verim düşeceği için dekar başına kuraklık desteği bekliyoruz bakanlığımızdan. İnşallah bakanlığımız bu konuyla ilgili bir çalışma yapar. Üretecimizi de desteklerse belki bir nebze rahat nefes alırlar. Yani şu anki tabloda baktığımızda gerçekten verim ciddi anlamda düşük olacak bölgemizde ve hiç biçmeyen arazilerimizde olacak” diye konuştu. ‘BULGARİSTAN’DAN SU SALINMAZSA İŞİMİZ ÇOK ZOR’ Bölgede Tunca ve Meriç nehirlerinde de yaşanan su sıkıntısına dikkat çeken Arabacı, tek çözümün Bulgaristan’dan su salınması olduğunu yineledi. Arabacı, “Biz mevcut suyumuzu belli alanlarda kesinti yaparak, aşağı yukarı indirip, bütün üreticilerimizin en azından maliyetini kurtaracağı bir yıl olması için emek veriyoruz. Tabii bu şu anki akan debiyle, bu suyla elimizden geldiğince en iyisini yapıyoruz ama muhakkak ki verim kaybı ya da birtakım sıkıntılar olacaktır. Bunun tek çözümü şu an Bulgaristan’dan bir miktar su salınması. Bunu da aşağı yukarı 20 günü geçti. Tarım Bakanlığımız, Dışişleri Bakan-lığımız yani bütün bürokratlarımız bu konuyla ilgili Bulgaristan’la temas içerisinde, taleplerde bulunuldu. Daha henüz bir sonuç çıkmadı ama inşallah oradan bir sonuç çıkar. Çıkmadığı takdirde gerçekten işimiz bu şartlarda zor” şeklinde konuştu.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, başta Trakya Birlik olmak üzere alıcı kurumların ayçiçeği alım fiyatını belirlerken artan girdi maliyetleri, enflasyon oranı ve üreticilerin kârını da göz önüne almaları gerektiğini belirterek, “Desteklerin en az girdi enflasyonu oranında artırılması gerekiyor. Ülke içi üretimin korunması ve artırılması için ayçiçeği ve ürünlerinde gümrük vergi oranları yıl boyunca yüksek tutulmalıdır” dedi. TZOB Genel Başkanı Bayraktar, ayçiçeği üreticilerinin sorunları ve beklentileri ile ilgili basın açıklaması yaptı. “Ayçiçeği, ülkemiz ekonomisi açısından oldukça önemli bir yere sahiptir. Tohumları yüzde 40-45 oranında yağ içermekte olup, sıvı yağ tüketimimizin yüzde 80’i ayçiçeğinden elde ediliyor. Küspesinin içerdiği yüzde 30-40 oranındaki protein ile de değerli bir yem olarak hayvan beslemesinde kullanılıyor” diyen Bayraktar, açıklamasını şöyle sürdürdü;
“2022 yılında yağlık ayçiçeği üretimi 2 milyon 550 bin tona ulaştı. Bu üretim ülkemiz için bir rekordur. 2022 yılında gerçekleşen rekor üretime karşılık fiyatların düşük olması ile 2023 yılında ekim alanları azaldı. 2023 yılında ekim alanlarında görülen azalma ile üretim 2 milyon 198 bin tona geriledi. Türkiye İstatistik Kurumu ilk tahmin sonuçlarına göre ise bu yıl ayçiçeği üretiminin yüzde 8,7 artışla 2 milyon 390 bin ton olması bekleniyor. Ülkemizde 59 ilimizde ayçiçeği üretimi yapılıyor. Ayçiçeği üreten illerin başında Edirne gelirken bu ili Adana, Tekirdağ, Kırklareli ve Konya illeri takip ediyor. Nisan ayında ekilen ayçiçeğinin hasadı ilk olarak Temmuz ayı ortasında Çukurova’da başladı. Ağustos ayı itibarıyla Marmara Bölgesi ve diğer bölgelerde de başlayacak. Bu yıl ayçiçeği üretiminin yoğun olarak gerçekleştirildiği illerde bahar aylarında çiftçilerimiz beklediği yağışı alamadı. Yaz aylarında sıcaklıklar mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşti. Haziran ayı son 53 yılın en sıcak haziran ayı oldu. Bu yıl artan aşırı sıcaklıklar çoğu üründe olduğu gibi ayçiçeğinde de verimde azalmaya neden oldu. Bu nedenle çiftçilerimiz ayçiçeğinde beklediği verimi alamıyor.” “Ayçiçeğinde yeterliliğimiz son yıllarda düşüyor” “Ülkemizde tüm çabalara rağmen ayçiçeğinde üretim yeteri kadar artırılamıyor. Artan nüfusa paralel kişi başı tüketim de yıllar itibariyle artış gösteriyor. 2022/2023 döneminde kişi başı tüketim 56,5 kilogram ile son 20 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. 2022 yılına kadar artan üretime rağmen, 2015 yılında yüzde 79 olan yeterlilik oranımız yüzde 51’e geriledi. Ayçiçeği üretimimizin ülke ihtiyacını karşılamada yetersiz kalması nedeniyle söz konusu üretim açığı ithalat yoluyla karşılanıyor. Ülkemiz ayçiçeğinde başlıca ithalatçı ülkeler arasında yer alıyor.” “İlk 5 ayda ayçiçeği ve ürünlerine ödenen döviz 892 milyon doları buldu” “Ayçiçeği tohumu, yağı ve küspesi için toplam ödediğimiz döviz 2023 yılında 2 milyar 67 milyon dolar oldu. Son 5 yılda ayçiçeği tohumu, yağı ve küspesi için ödediğimiz bedel yüzde 117 oranında arttı. 2024 yılı 5 aylık verilerine göre 892 milyon 766 bin dolar değerinde ithalat yapıldığı görülüyor.” “Ayçiçeği üreticilerimiz piyasada yeterli geliri elde edecek fiyatın oluşmasını bekliyor” “Ayçiçeğinde fiyat, üreticilerimizin refahı için ne kadar önemliyse, ayçiçeği üretiminin istenilen düzeyde artması içinde o derece önemlidir.Artan maliyetler ve azalan verimle beraber çiftçilerimiz yeterli geliri elde edeceği fiyatın oluşmasını bekliyor. Geçtiğimiz günlerde Çukobirlik 2024/2025 kampanya dönemi için yağlık ayçiçeği alım fiyatını yüzde 24,4 oranında artırarak brüt kilo başına 15 lira 30 kuruş olarak açıkladı. Üreticilerimiz artan maliyetler karşısında bu fiyatı yeterli bulmuyor. Başta Trakya Birlik olmak üzere, Karadeniz Birlik, Tarım Kredi Kooperatifleri gibi alıcı kurumlar ayçiçeği alım fiyatını belirlerken artan girdi maliyetleri, enflasyon oranı ve üreticilerimizin kârını da göz önüne almalıdır. Ülkemizde ayçiçeği üretimini artırmak ve halkın temel tüketim maddesinde ithalata bağımlılığı azaltmak için üretmeye istekli çiftçilerimiz var. Yeter ki çiftçilerimiz ürettiği ayçiçeğinden yeterli geliri elde edebilsin. 2022 yılında çiftçilerimiz üretti, ülkemiz için rekor üretimi gerçekleştirdi. Fazla üreten çiftçilerimiz, düşük fiyatla gerçekleştirilen ithal ürünler karşısında mağdur edilmemelidir. Son iki yıldır fiyatların gerilemesi ile ayçiçeğinde ekim alanları azaldı. Öte yandan iklim değişikliği ile aşırı sıcaklar da ayçiçeği üretiminin daha da artırılmasını engelliyor. İthalata ödenen milyarlarca liranın üreticilerimize aktarılmasıyla üretimimizi artırabilir, kendimize yeterli hale gelebiliriz.” “Ayçiçeği üreticilerimiz yeterli geliri elde edemezken, tüketicilerimiz ayçiçek yağını pahalı tüketiyor” “Ayçiçeğinde geçtiğimiz iki yılda üretici fiyatları maliyet seviyesinde kaldı. Çiftçilerimiz yüksek girdi maliyetlerini karşılayarak üretimini devam ettirmekte zorlanırken, tüketicilerimiz ise uygun fiyatla yağ tüketemiyor. Yaptığımız üretici market fiyat çalışmalarında, yağ fiyatlarında son yıllarda önemli artışlar olduğunu görüyoruz. 2024 yılı Ocak ayında ayçiçek yağı litre fiyatı 58 lira iken Haziran ayında yüzde 15 oranında artarak, litre fiyatı 67 liraya yükseldi. 2024 yılı Haziran ayında son bir yılda yüzde 47 artış oldu. Halkımızın en çok tükettiği yağ olan ayçiçek yağında görülen bu fiyat artışını kontrol edebilmek ve dışa bağımlılığımızı azaltmak için ayçiçeği üretimimizi artırmamız şarttır. Üretim olmadan tüketim olmaz.” “Üretim planlaması yapılacak ürünler arasında ayçiçeği mutlaka olmalıdır” “Üreticilerimiz yüksek girdi fiyatlarıyla üretimlerini devam ettiriyor.Haziran ayı itibarıyla girdi fiyatlarını incelediğimizde; Mazot fiyatları yıllık yüzde 78,5, gübre fiyatları yüzde 51, tarım ilacı fiyatları da yüzde 58 oranında arttı. Bu maliyet yükü altında üretim yapan çiftçilerimiz emeğinin karşılığını alması şarttır. Önümüzdeki üretim sezonunda bazı ürünlerde başlanacak olan üretim planlamasında ayçiçeği mutlaka olmalıdır. Üretimine izin verilecek il ve ilçelerde ayçiçeği üreticilerimize fiyat ve pazarlama garantisi verilmeli, destek miktarları planlama öncesinde açıklanmalıdır. Ayçiçeğine verilen prim, gübre ve mazot destekleri de üreticilerimiz açısından büyük önem taşıyor. Desteklerin en az girdi enflasyonu oranında artırılması gerekiyor. Ülke içi üretimin korunması ve artırılması için ayçiçeği ve ürünlerinde gümrük vergi oranları yıl boyunca yüksek tutulmalıdır. Üreticilerimizin alın terinin karşılığını aldığı bir sezon olması en büyük temennimizdir.”
Edirne Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, tüketicilerin güvenilir gıdaya ulaşması amacıyla gıda işletmelerinin denetim durumunu takip etmesini sağlamak üzere Gıda İşletmelerinde Karekod Uygulaması’nın hayata geçirildiği bildirdi.
Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada şöyle denildi: “Tarım ve Orman Bakanlığınca hazırlanan ve her bir işletmeye özel karekod içeren görsel gıda işletmelerince gönüllü olarak https://guvenilirgida.tarimorman.gov.tr/ internet adresinden indirilip tüketicilerin görebileceği yerlerde sergilenebilecektir.
Tüketiciler görsel üzerinde yer alan karekodu mobil cihazlarına indirmiş oldukları Tarım Cebimde uygulaması üzerinden sorgulattıklarında söz konusu işletmeye ait; Kayıt/Onay Numarası, Unvan, Adres ve İşletmede Yapılan En Son Denetim Tarihi bilgilerine ulaşabilecektir.
Söz konusu hizmet aracılığı ile tüketicilerin menfaatlerinin en üst düzeyde korunması ve gerçekleştirilen resmi kontrollerin görünürlüğünün arttırılması hedeflenmiştir. Gıda işletmecilerimizi karekod içeren görsellerini oluşturarak tüketicilerle paylaşmaya; tüketicilerimizi de ‘Tarım Cebimde’ uygulaması üzerinden bu karekodları sorgulamaya davet ediyoruz.”