Trakya’nın tarım ve hayvancılık sektörünü buluşturan en önemli organizasyonlarından biri olan Keşan Tarım ve Hayvancılık Fuarı 14-18 Temmuz 2026 tarihlerinde Cennet Tepe Altı mevkiinde gerçekleştirilecek.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) denetiminde Renkly Fuarcılık tarafından düzenlenen Keşan Tarım ve Hayvancılık, Gıda. Sanayi, Otomotiv ve İş Makineleri Fuarı her gün 10.00 – 23.00 saatleri arasında gezilebilecek.
Tarım ve Hayvancılık Fuarı’nın tanıtım duyurusunda tarım teknolojileri, tarım makineleri, hayvancılık ekipmanları, dijital tarım & drone, yenilebilir enerji,binlerce sektör profesyoneli ve işbirliği & yenilik konu başlıkları sıralanıyor.
Edirne’de Kakava ve Hıdrellez’le birlikte en büyük organizasyonlardan olan Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde 665’inci randevu geride kalırken, zorlu ekonomik şartlarda ayakta durmaya çalışan esnafın da bir nebze olsa yüzü güldü.
Edirne’de bu yıl 665’incisi düzenlenen Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri, güreşseverlere yaşattığı büyük coşkuyla birlikte yerel esnafa da can suyu oldu. Edirne’yi Tanıtma ve Tava Ciğer Kalite Koruma Derneği Başkanı Uğurcan İmrak, Pazar günü tamamlanan organizasyonun ardından yaptığı değerlendirmede, tava ciğeri esnafı olarak yılın en hareketli ve bereketli günlerini geride bıraktıklarını söyledi.
‘KIRKPINAR HER GEÇEN YIL DAHA DA İYİ OLUYOR’
Kırkpınar’ın hem organizasyon kalitesi hem de yarattığı atmosfer açısından her geçen dönem çıtayı yükselttiğini vurgulayan İmrak, “Kırkpınar her geçen yıl sanki daha da iyi oluyor. Bu yıl güreşleri izlerken çok daha fazla keyif aldım. Belki bize öyle geliyor ama gerçekten organizasyonun her geçen sene üzerine koyduğunu düşünüyorum. Esnaf açısından baktığımızda da güzel geçti. Özellikle Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri Edirne oldukça kalabalıktı. Esnafımızda ciddi bir hareketlilik vardı. Tabii bunda hafta sonuna denk gelmesi, Kırkpınar’ın düzenlenmesi ve gurbetçi vatandaşlarımızın memleketlerine dönüş döneminin aynı zamana rastlaması da etkili oldu. Hepsi birleşince şehirde ekstra bir hareketlilik oluştu. Biz esnaf olarak memnunuz. Ben kendi adıma söyleyeyim, işlerimiz güzeldi, keyifli bir dönem geçirdik. Kırkpınar’ın her geçen yıl daha da geliştiğini düşünüyorum. Hem organizasyon anlamında hem de protokol düzeyinde katılan önemli isimlerin ilgisi açısından gerçekten güzel bir Kırkpınar yaşandı” dedi.
YILIN EN HAREKETLİ DÖNEMLERİNDEN BİRİ GERİDE KALDI
Tava ciğer esnafı için Kırkpınar’ın takvimdeki en kritik virajlardan biri olduğuna dikkat çeken Dernek Başkanı İmrak, Edirne’deki diğer yoğun dönemleri de hatırlatarak, “Yılın en hareketli günlerini yaşadık diyebiliriz. Bizim için yılın en hareketli dönemlerinden biri Kırkpınar. Bunun yanında Ramazan ve Kurban bayramları, 5-6 Mayıs Hıdırellez ve Kakava Şenlikleri de yoğunluk oluşturuyor. Kırkpınar da sezonun en önemli dönemlerinden biri oldu ve bunu güzel bir şekilde geçirdik” diye konuştu.
S.S. Trakya Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (Trakya Birlik)Yönetim Kurulu, Resmi Gazete’de yayımlanan 2026/2027 Yağlık Ayçiçeği Üretim Sezonu Tarife Kontenjanı ve Gümrük Uygulamalarına ilişkin basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Yerli yağlık ayçiçeği alımı yapan sanayicilere tahsis önceliği tanınarak yerli üretimin korunması ve desteklenmesi yönünde önemli bir adım atılmıştır” denildi.
Tarife Kontenjanı Sistemi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla 4 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile 2026/2027 üretim sezonunda da yürürlüğe alındı. Trakya Birlik Yönetim Kurulu da üreticilerin aydınlatılması amacıyla açıklama yaptı.
REKOLTE 1.7 MİLYON TON BEKLENİYOR
Birlik açıklamasında, bu yılki ayçiçeği üretiminin 1,6-1,7 milyon ton arasında tahmin edildiği belirtilerek şunlara yer verildi.
Yağlık ayçiçeği; bitkisel yağ ihtiyacının karşılanması, gıda arz güvenliğinin sağlanması ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından ülkemizin stratejik tarım ürünlerinden biridir. Geçtiğimiz iki sezonda olumsuz iklim koşullarına bağlı olarak üretimi 1,3 milyon ton seviyelerine düşen yağlık ayçiçek tohumu rekoltesi içinde bulunduğumuz 2026/2027 sezonunda müspet iklim koşulları ve ekim alanlarında yaşanan artışın etkileriyle 1,6-1,7 milyon ton arasında tahmin edilmektedir. Ülke ihtiyacının tamamen yerli üretim ile karşılanması noktasında üretimin 3 milyon ton civarında gerçekleşmesi gerekmektedir. Ülkemizin yağlık ayçiçeğinde kendine yeterlilik oranının doğru politikalarla arz şoklarına karşı güvenli seviye olarak kabul edilen %75-80 düzeyine ulaştırılması, üreticilerimizin üretimde kalmasının sağlanması ve dışa bağımlılığın azaltılması bakımından büyük önem taşımaktadır.
Bu doğrultuda son yıllarda uygulamaya alınan planlı üretim modeli kapsamında temel üretim desteği, planlı üretim desteği, yerli sertifikalı tohum kullanım desteği, su kısıtı desteği ve köy bazlı verim sigortası gibi uygulamalarla üreticilerimizin üretim motivasyonu güçlendirilmiş, yerli üretimin artırılması yönünde önemli mesafe kat edilmiştir. Ancak bu desteklerin hedeflenen etkiyi oluşturabilmesi, hasat döneminde üreticiyi koruyan ve öngörülebilirliği sağlayan piyasa yapısını oluşturacak dış ticaret politikalarının bu amaca uygun olarak belirlenerek uygulanmasına bağlıdır.
Geçtiğimiz 2024/2025 ve 2025/2026 sezonlarında üretici odaklı piyasa yapısının oluşturulmasında en temel faktör olarak Birliğimizce de talep edilerek uygulamaya sokulan tarife kontenjanı uygulaması ile yağlık ayçiçek tohum fiyatları ülkede konvansiyonel olarak üretimi gerçekleştirilen tüm ürün grupları arasında en yüksek artış oranına sahip ürün olmuştur. Yüksek finans maliyetleri altında üretim gerçekleştiren tarımsal sanayinin taşıyacağı stok maliyetinin çiftçi fiyatlarından iskonto edilmemesini sağlayan en önemli argüman “Tarife Kontenjanı” uygulamasıdır.
Bu çerçevede, geçtiğimiz iki üretim sezonunda başarıyla uygulanan Tarife Kontenjanı Sistemi, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla 4 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile 2026/2027 üretim sezonunda da yürürlüğe alınmıştır. Karar kapsamında 1 milyon 250 bin ton yağlık ayçiçeği tohumu yada karşılığı 500 bin ton ham ayçiçeği yağı için tarife kontenjanı açılmış; yerli yağlık ayçiçeği alımı yapan sanayicilere tahsis önceliği tanınarak yerli üretimin korunması ve desteklenmesi yönünde önemli bir adım atılmıştır.
Söz konusu uygulama; hasat döneminde iç piyasadan ürün alımını teşvik ederek üretici fiyatlarının desteklenmesine, finansman ve stok maliyetlerinin azaltılmasına, sanayicimizin hammadde temininde sürdürülebilirliğin sağlanmasına ve piyasalarda öngörülebilirliğin güçlendirilmesine önemli katkı sağlayacaktır. Böylece ithalat, yerli üretimin alternatifi değil; üretimi destekleyen, piyasa dengesini güçlendiren ve arz güvenliğini destekleyen tamamlayıcı bir politika aracı olarak işlev görecektir.
Tarife kontenjanı uygulamasının 2026/2027 üretim sezonunda da devam ettirilmesiyle; yerli üretimin desteklenmesi, üreticilerimizin gelir istikrarının korunması, sanayicimizin hammadde arz güvenliğinin güçlendirilmesi, tüketicilerimizin bitkisel yağa makul fiyatlarla erişiminin sürdürülmesi ve ülkemizin yağlık ayçiçeğinde yeterlilik oranının artırılması hedeflerine önemli katkılar sağlanacaktır. Tarımsal destekleme politikalarıyla uyum içerisinde uygulanan bu dış ticaret politikalarının; üreticiyi, sanayiciyi ve tüketiciyi aynı anda gözeten dengeli yapısıyla, ülkemizin yağlık ayçiçeğinde yeterlilik oranını orta vadede yeniden %75-80 seviyelerine taşıyacağına ve gıda arz güvenliğimizi daha da güçlendireceğine olan inancımız tamdır.
Üretimin sürdürülebilirliği açısından tarımsal destekleme politikaları ile dış ticaret uygulamalarının birbirini tamamlayan bir anlayışla sürdürülmesi, hem üreticilerimizin üretimden kopmaması hem de ülkemizin bitkisel yağ ihtiyacının büyük ölçüde yerli üretimle karşılanabilmesi bakımından kritik önem taşımaktadır. Yerli üretimi esas alan bu yaklaşımın kararlılıkla sürdürülmesi, ülkemizin tarımsal üretim gücüne ve ekonomik istikrarına önemli katkılar sağlayacaktır. Bu çerçevede 2026/2027 hasat döneminde sağlanacak çiftçi odaklı müspet koşullar 2027/2028 üretim sezonunda Ülkemizin ilk defa 2 milyon tonun üzerinde bir üretim rakamına erişmesinde kritik bir eşik olacaktır.
Gelinen bu noktada; yerli üretimin güçlendirilmesi, üreticilerimizin emeğinin korunması ve ülkemizin gıda arz güvenliğine önemli katkılar sağlayacak bu düzenlemenin hayata geçirilmesinde emeği geçen başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere; Ticaret Bakanımız Sayın Prof. Dr. Ömer Bolat’a, Tarım ve Orman Bakanımız Sayın İbrahim Yumaklı’ya, Ticaret Bakan Yardımcımız Sayın Mustafa Tuzcu’ya, Tarım ve Orman Bakan Yardımcımız Sayın Dr. Ahmet Bağcı’ya, tüm bölge milletvekillerimize, Ticaret Bakanlığımız ile Tarım ve Orman Bakanlığımızın kıymetli bürokratlarına teşekkür ve şükranlarımızı sunarız.
2026/2027 tarımsal üretim sezonunun ülkemiz, milletimiz, üretici ortaklarımıza ve tüm çiftçilerimize hayırlı, bereketli ve bol kazançlı olmasını temenni ediyor; yerli üretimin her geçen yıl daha da güçlenmesini diliyoruz.
TREDAŞ, MASS Projesi kapsamında devreye aldığı yeni veri yönetim sistemiyle Trakya genelindeki elektrik şebekesini uzaktan izleyecek, enerji kalitesini anlık takip edecek ve arıza müdahale süreçlerini hızlandıracak.
Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş. (TREDAŞ), Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından yayımlanan usul ve esaslar doğrultusunda yürütülen Milli Akıllı Sayaç Sistemlerinin Yaygınlaştırılması (MASS) Projesi kapsamında önemli bir aşamayı daha tamamlayarak Akıllı Sayaç Veri Yönetim Sistemini başarıyla devreye aldı. Bu yeni sistem sayesinde akıllı sayaçlardan elde edilen veriler uzaktan okunabilecek; gelişmiş analiz altyapısıyla işlenerek şebeke yönetimi çok daha etkin şekilde gerçekleştirilecek.
500 bin sayaç akıllı sensöre dönüşüyor
Mevcut kurumsal uygulamalarla tam entegre çalışan sistem kapsamında önümüzdeki beş yıl içerisinde yaklaşık 500 bin elektronik sayaç, haberleşme altyapısına sahip Akıllı Sayaç PRO ve EKO sayaçlarla değiştirilecek. Böylece elektrik sayaçları yalnızca tüketim ölçen cihazlar olmaktan çıkıp, şebekenin en uç noktasında çalışan birer akıllı sensör halini alacak. Özellikle Teknik Kalite Kayıt Özellikli (TKKÖ) sayaçlar sayesinde gerilim kalitesi ve voltaj dalgalanmaları anlık izlenebilirken; iki yönlü haberleşme özelliğine sahip Akıllı Sayaç PRO cihazları, şebekede oluşabilecek arıza risklerini Kesinti Yönetim Sistemine anında ileterek müdahale sürelerini minimuma indirecek.
Uzaktan izleme oranı %50’nin üzerine çıkacak
Bugüne kadar uzaktan izleme sistemlerinde ağırlıklı olarak yüksek tüketimli kullanıcıları takip eden TREDAŞ, kullanıcı sayısının yaklaşık %3’ünü oluşturan bu grup üzerinden dağıtılan enerjinin %72’sini uzaktan izleyebiliyordu. 2026–2030 dönemini kapsayan yeni planlama doğrultusunda, kullanıcı bazındaki uzaktan izleme oranının %50’nin üzerine çıkarılması hedefleniyor. Yeni yapıda Akıllı Sayaç PRO cihazları teknik kalite ve tüketim verilerini saniye bazında toplarken, EKO sayaçlar aynı haberleşme altyapısıyla uzaktan izleme yeteneğini çok daha geniş bir abone kitlesine yaygınlaştıracak. Böylece tüketim yönetiminden kayıp-kaçak analizlerine, uzaktan işletmeden arıza yönetimine kadar tüm kritik süreçler veri odaklı bir mimariyle yönetilecek.
Necati Ergin: “Geleceğin enerji dünyasına yatırım yapıyoruz”
Sistemin devreye alınmasına ilişkin genel değerlendirmelerde bulunan TREDAŞ Genel Müdürü Necati Ergin, bu adımın elektrik dağıtımında dijital dönüşüm vizyonunun en önemli yapı taşlarından biri olduğunu belirtti. Ergin, şirketin teknoloji odaklı vizyonunu şu sözlerle özetledi: “Biz bu projeyi yalnızca bir sayaç dönüşümü olarak görmüyoruz. Bu hamle; dijitalleşen, kendi kendini izleyebilen, sorunları önceden öngörüp kaynaklarını daha verimli kullanan geleceğin elektrik dağıtım şebekesini inşa etme yolculuğumuzun bir parçasıdır. Bugün hizmete aldığımız Akıllı Sayaç Veri Yönetim Sistemi ile sayaçlardan toplanan verileri merkezi olarak analiz ederek hem operasyonel süreçlerimizi hızlandırıyor, müşteri hizmetlerimizi iyileştiriyor ve veri odaklı yönetimde yeni bir dönem başlatıyoruz. Enerji altyapımızı daha güvenilir, verimli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuştururken, veriyi en doğru şekilde yöneten akıllı şebeke çözümlerine odaklanıyoruz. Trakya genelinde hayata geçireceğimiz bu büyük dönüşümle, operasyonel süreçlerimizi çok daha güçlü bir dijital altyapı üzerinden yöneterek sadece bugünün ihtiyaçlarına değil, geleceğin enerji dünyasına da yatırım yapıyoruz.”
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 2026 yılının ilk 6 ayında doğal afetler nedeniyle 900 bin dekara yakın tarım alanının zarar gördüğünü belirterek, afetlerin yalnızca ürün kaybına değil, çiftçilerin yaptığı tüm üretim harcamalarının boşa gitmesine de neden olduğunu söyledi.
TZOB Genel Başkanı Bayraktar, 2026 yılının ilk 6 ayında meydana gelen doğal afetlerin tarımsal üretim üzerindeki etkilerini yaptığı görüntülü açıklamayla değerlendirdi.
“Son yıllarda hem dünyada hem de ülkemizde doğal afetlerin sayısı ve şiddeti artıyor” diyen Bayraktar, sözlerine şöyle devam etti:
“FAO’nun raporuna göre dünyada doğal afetlerin tarım sektörüne verdiği yıllık ortalama zarar 90’lı yıllarda 64 milyar dolar iken son yıllarda 144 milyar dolara yükseldi. 1991-2023 yılları arasında doğal afetlerin tarıma verdiği toplam zarar 3,26 trilyon dolardır. Son 30 yılda 4,6 milyar ton tahıl, 2,8 milyar ton meyve ve sebze, 900 milyon ton et ve süt ürünü doğal afetler sebebiyle zarar gördü.
Afetlerin tarımsal üretime verdiği zarar üreticilerimizden tüketicilerimize kadar tüm toplumu ilgilendiren bir konudur. İleriki yıllarda tarımsal açıdan ‘afet yılı’ olarak anılacak olan 2025 yılının ardından ne yazık ki 2026 yılında da afetler devam ediyor. Bu sebeple ben de 1,5 yıldır bu konu üzerinde dikkatle duruyorum. Afetlerin yaşandığı 70’ten fazla ilimize giderek mağdur olan üreticilerimizle yan yana geldim, yaşanan zararı bizzat gördüm.
2026 yılının ilk 6 ayında sel su baskınları, aşırı yağışlar, dolu, fırtına, don, aşırı kar yağışı, hortum ve heyelan afetleri tarımsal üretime zararlar verdi. Türkiye genelinde yaklaşık 900 bin dekar alan bu afetlerden zarar gördü. Bu yıl özellikle sel ve su baskınları, çiftçilerimizin üretim faaliyetlerini olumsuz yönde etkiledi. Zarar gören toplam alanın yaklaşık yarısı sel ve su baskınlarına maruz kaldı.
2026 yılının ilk 6 ayında; 28 ilde sel su baskını, 22 ilde don, 14 ilde aşırı yağış, 14 ilde dolu, 9 ilde fırtına, 9 ilde aşırı kar, 6 ilde heyelan ve yine 6 ilde hortum afetleri görüldü. Afetlerin şiddetinin ve tarımsal üretim üzerindeki baskısının her geçen yıl arttığı açıkça görülüyor.
Afetler yalnızca ürün kaybına neden olmuyor, üreticilerimizin sezon boyunca yaptığı tohum, gübre, ilaç, mazot ve işçilik gibi tüm harcamaların da boşa gitmesine yol açıyor.”
“İçinde bulunduğumuz 2025-2026 sezonu ülke geneli için bereketli bir yıl olacak gibi görünüyor. Fakat doğal afetler sebebiyle ürününü, dolayısıyla da gelirini kaybeden üreticilerimiz için bu durum böyle olmayacaktır.
Biz Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak çiftçilerimize her zaman tarım sigortası yaptırmanın önemini vurguladık. Buna rağmen ülkemizde sigortalılık oranı halen düşük seviyededir. Bunun en önemli sebebi de devlet desteği olmasına rağmen sigorta primlerinin çiftçi gelirlerine göre yüksek olmasıdır. Sigortası olan üreticilerimizin zararları karşılanacaktır. Fakat diğer tarafta sigortası olmayan üreticilerimiz de 2026 yılındaki bu afetlerden ciddi oranda zarar gördü. Hem geçtiğimiz yıl hem de bu yıl durmak bilmeden afetlerle uğraşan bu çiftçilerimizin de yanında olunmalı ve nakit yardım yapılmalıdır. Ayrıca bu çiftçilerimizin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri’ne olan borçları yapılandırılmalıdır. Bereketli bir sezon diyerek hiçbir üreticimiz göz ardı edilmemelidir.”
Doğal gaz dağıtım sektörünün öncü yatırımcılarından PALMET Şirketler Grubu’nun Tekirdağ’da doğal gaz dağıtım faaliyetlerini yürüten şirketi GAZDAŞ Trakya, bölgedeki doğal gaz altyapısını güçlendirmeye ve daha fazla haneyi doğal gazın konforu, güvenliği ve ekonomisiyle buluşturmaya devam ediyor. Şirket, bugün yaklaşık 600 bin müşteriye doğal gaz arzı sağlıyor.
. Mart 2024 itibarıyla 515 bin 256 olan müşteri sayısı, Mayıs 2026 sonunda 595 bin 828’e ulaşırken, şirket bu dönemde müşteri tabanını yaklaşık yüzde 16 artırmayı başardı.
Trakya Bölgesi’nde doğal gazın yaygınlaşmasına yönelik yatırımlarını sürdüren GAZDAŞ Trakya, mevcut müşterilerine kesintisiz ve güvenli hizmet sunmanın yanı sıra yeni yerleşim alanlarını doğal gaz altyapısıyla buluşturarak bölgenin enerji dönüşümüne katkı sağlıyor.
Müşteri memnuniyetini öncelikli hedefleri arasında gören GAZDAŞ Trakya, hızlı çözüm süreçleri ve erişilebilir hizmet anlayışıyla müşteri deneyimini sürekli geliştirmeye devam ediyor. PALMET Şirketler Grubu çatısı altında faaliyetlerini sürdüren GAZDAŞ Trakya, önümüzdeki dönemde de yeni yatırımlar ve müşteri odaklı hizmet anlayışıyla daha fazla haneyi doğal gazın ekonomik ve çevreci avantajlarıyla buluşturmayı hedefliyor.
GAZDAŞ Trakya’nın 2026 yıl sonu hedefi olan 625 bin müşteriye ulaşması halinde ise şirket, Mart 2024’ten bu yana müşteri tabanını yaklaşık yüzde 21 büyütmüş olacak. Böylece PALMET Şirketler Grubu bünyesine katıldığı tarihten itibaren 109 binden fazla yeni müşteri doğal gaz hizmetiyle buluşurken, bölgedeki enerji altyapısının güçlendirilmesine ve doğal gaz kullanımının yaygınlaşmasına önemli katkı sağlanmış olacak.
SON 2,5 YILDA 4,8 MİLYAR TL YATIRIM, ŞEBEKEDE YÜZDE 29 BÜYÜME
GAZDAŞ Trakya, müşteri sayısındaki istikrarlı büyümeyi güçlü altyapı yatırımlarıyla desteklemeye devam ediyor. Şirket, Mart 2024 ile Haziran 2026 dönemi arasında şebeke, servis hattı ve münferit hat yatırımları kapsamında toplam 4,8 milyar TL’yi aşan yatırım gerçekleştirdi.Mart 2024 itibarıyla 5 bin 373 kilometre olan şebeke uzunluğu, Haziran 2026’da 6 bin 910 kilometreye ulaşarak yaklaşık yüzde 29 oranında büyüdü. Bu büyüme, Trakya Bölgesi’nde daha fazla yerleşim alanının doğal gaz altyapısına erişmesini sağladı.
Şirketin yatırım programı kapsamında 2026 yılının geri kalan bölümünde ise 1 ilçe, 3 belde ve 14 mahalleye daha doğal gaz ulaştırılması planlanıyor.Böylece yıl sonu itibarıyla toplamda 1 ilçe, 4 belde ve 34 mahalle doğal gaz konforuyla buluşmuş olacak. Bu yatırımlar, bölgedeki enerji altyapısının güçlendirilmesine ve doğal gazın daha geniş bir coğrafyada yaygınlaşmasına önemli katkı sağlayacak.
ARZ GÜVENLİĞİNİ GÜÇLENDİREN STRATEJİK YATIRIMLAR
GAZDAŞ Trakya, bölgenin enerji arz güvenliğini artırmaya yönelik yatırımlarını da sürdürüyor. Bu kapsamda 2025 yılında Malkara RMS-A istasyonu devreye alınarak bölgedeki doğal gaz arz altyapısı güçlendirildi.
Şirket, mevcut yerleşim bölgelerinde hizmet kalitesini artırmaya yönelik dönüşüm projelerine de devam ediyor. Malkara ve Havsa ilçelerinde doğal gaz arzı CNG sisteminden boru hattı sistemine dönüştürülürken, Uzunköprü ve Vize ilçelerinde de 2026 yılı sonuna kadar boru gazına geçilmesi hedefleniyor. Bu dönüşüm sayesinde daha sürdürülebilir, kesintisiz ve verimli bir doğal gaz dağıtım altyapısı oluşturulması amaçlanıyor.
Trakya Kalkınma Ajansı, 1 Temmuz 2026 itibarıyla ilan ettiği 2026 Yılı Teknik Destek Programı-01 vasıtasıyla paydaşlarına 4.000.000 TL destek sağlayacak.
Program kapsamında yerel aktörlerin bölgesel kalkınma açısından önem arz eden ancak kurumsal kapasite eksikliği nedeniyle hazırlık ve uygulama aşamalarında karşılaştıkları problemlerin çözümü için eğitim ve danışmanlık faaliyetlerine destek verilecek. Bu doğrultuda 4.000.000 TL kaynak ayıran Trakya Kalkınma Ajansı, üç dönem halinde açtığı program ile proje başına, mesleki gelişim eğitimleri kapsamında 100.000 TL’ye kadar, kişisel gelişim eğitimleri için ise 75.000 TL’ye kadar destek verecek. En fazla üç ay içerisinde hayata geçirilme şartıyla teknik destek programından faydalanacak yararlanıcıların aynı yıl içinde alabilecekleri teknik destek sayısı ikiyi geçemeyecek.
Trakya Kalkınma Ajansı’nca1 Temmuz 2026 tarihi itibariyle ilan edilen 2026 yılı Teknik Destek-01 Programı’nda özetle şunlara yer verildi:
“Trakya Kalkınma Ajansı 2026 Yılı Teknik Destek-01 Programını 01.07.2026 tarihinde ilan etmiştir. Program kapsamında yerel aktörlerin bölgesel kalkınma açısından önem arz eden, ancak kurumsal kapasite eksikliği nedeni ile hazırlık ve uygulama aşamalarında sıkıntı ile karşılaşılan çalışmalarına destek sağlanması amaçlanmaktadır.
Teknik Destek Programı-01 için tahsis edilen kaynak 4.000.000 TL’dir.
PROGRAMIN AMACI
TR21 Trakya Bölgesinde yerel aktörlerin bölgesel kalkınma açısından önem arz eden, ancak kurumsal kapasite eksikliği nedeniyle hazırlık ve uygulama aşamalarında sıkıntı ile karşılaşılan çalışmalarına destek sağlamaktır.
PROGRAMIN ÖNCELİKLERİ
1. Kurumun insan kaynakları ve hizmet kalitesinin geliştirilmesine yönelik eğitim ve/veya danışmanlık faaliyetleri
2. Yenilik ve iyi örnek uygulamalarının kuruma transferine yönelik eğitim ve/veya danışmanlık faaliyetleri
UYGUN BAŞVURU SAHİPLERİ VE VARSA ORTAKLARI
Yerel Yönetimler ve Mahalli İdare Birlikleri. Üniversiteler ve Araştırma Enstitüleri. Diğer Kamu Kurum ve Kuruluşları. Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşları. Sivil Toplum Kuruluşları. Organize Sanayi Bölgeleri. Küçük Sanayi Siteleri. Teknoloji Geliştirme Bölgeleri (Teknoparklar), Teknoloji Transfer Ofisleri. Serbest Bölge İşleticileri. Birlik ve Kooperatifler
ÖNEMLİ UYARI:
Program kapsamında İl Milli Eğitim Müdürlükleri uygun başvuru sahibi veya ortak olarak kabul edilecektir. (İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri, okul, merkez, birim vb. yapılar uygun başvuru sahibi veya ortak değildir.)
BAŞVURU ŞEKLİ VE SÜRESİ
Başvuru sahiplerinin; başvurularını Kalkınma Ajansları Yönetim Sistemi’ne (KAYS) (https://kaysuygulama.sanayi.gov.tr) girmeleri gerekmektedir. Sistem, yapılan başvurular için otomatik olarak bir başvuru kodu üretecek olup bu kod başvuru sürecindeki tüm işlemlerde kullanılacaktır. KAYS’a başvuru girişinin, başvuru rehberlerinde belirtilen son başvuru tarihine kadar tamamlanması gerekmektedir. KAYS üzerinden başvuru yapıldıktan sonra, KAYS tarafından üretilen taahhütname rehberde belirtilen hususlar dikkate alınarak imzalanmalıdır.
BAŞVURU DÖNEMLERİ
Teknik Destek-01 Programı başvuruları, programların ilan edildiği tarihten itibaren sürekli olarak alınır ve ikişer aylık başvuru dönemlerinin sona ermesinden sonra değerlendirilir. 2026 yılı başvuru dönemleri ve son başvuru tarih ve saatleri aşağıdaki tabloda gösterildiği gibidir:
Dönem / Kalkınma Ajansları Yönetim Sistemine (KAYS) Son Başvuru Tarihi / Taahhütname için Son Tarih
Temmuz-Ağustos / 31 Ağustos 2026, Pazartesi / 04 Eylül 2026, Cuma Saat 18:00
Eylül-Ekim / 30 Ekim 2026, Cuma / 05 Kasım 2026, Perşembe Saat 18:00
Kasım-Aralık / 25 Aralık 2026, Cuma / 31 Aralık 2026, Perşembe Saat 18:00
Dönemsel olarak son başvuru tarih ve saatinden sonra alınan başvurular, bir sonraki dönemin başvurusu olarak değerlendirmeye alınacaktır. KAYS üzerinden 25 Aralık 2026 tarihinden sonra yapılacak başvurular ise hiçbir şekilde değerlendirmeye alınmayacaktır.
2026 Yılı Teknik Destek-01 Programı Değerlendirme ve Uygulama Dönemleri
Programın değerlendirme, sözleşme ve uygulama dönemlerine ilişkin tablo aşağıda sunulmaktadır:
Teknik Destek-01 Programı Değerlendirme, Sözleşme ve Uygulama Dönemleri:
Dönem/ Değerlendirme & Sözleşme/ Tahmini Uygulama Dönemi
Temmuz-Ağustos / Eylül Ayı İçerisinde / Kasım-Aralık-Ocak Ayları İçerisinde (Hizmet alımı durumunda yükleniciyle sözleşme imzalanmasından itibaren 3 ay içerisinde)
Eylül-Ekim / Kasım Ayı İçerisinde / Ocak-Şubat-Mart Ayları İçerisinde (Hizmet alımı durumunda yükleniciyle sözleşme imzalanmasından itibaren 3 ay içerisinde)
Kasım-Aralık/ Ocak Ayı İçerisinde / Mart – Nisan – Mayıs Ayları İçerisinde (Hizmet alımı durumunda yükleniciyle sözleşme imzalanmasından itibaren 3 ay içerisinde)
Edirne Belediyesi’ne ait Şehirlerarası Otobüs Terminali’nde bulunan 5 yazıhane – bilet satış ünitesi ve 1 adet büfe için 9 Temmuz 2026 Perşembe günü 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’na göre kiralama ihalesi yapılacak.
Edirne Belediyesi’nden yapılan konuya ilişkin duyuruda, 10 yıl süreyle kiralanacak Yazıhane / Bilet Satış Ünitesi Z01’in (6-7 nolu Peron) tahmini aylık kira bedeli KDV hariç 200 bin TL, Yazıhane / Bilet Satış Ünitesi Z09’un (22-23 nolu Peron) tahmini aylık kira bedeli KDV hariç 210 bin TL, Yazıhane / Bilet Satış Ünitesi Z12’nin (28-29 nolu Peron) tahmini aylık kira bedeli KDV hariç 185 bin TL, Yazıhane / Bilet Satış Ünitesi Z15’in (34-35 nolu Peron) tahmini aylık kira bedeli KDV hariç 170 bin TL, Yazıhane / Bilet Satış Ünitesi Z16’nın (36-37 nolu Peron) tahmini aylık kira bedeli KDV hariç 170 bin TL olarak belirlendi.
Yine 10 yıl süreyle kiralanacak 1 adet büfenin tahmini aylık kira bedeli de KDV hariç 30 bin TL olarak duyuruldu.
İhaleler 9 Temmuz 2026 Perşembe günü saat 14.20’den itibaren 10’ar dakika ara ile Atatürk Kültür Merkezi Belediye Encümen Salonu’nda yapılacak.
Edirne’de Mayıs ayında genel ticaret sistemine göre ihracat 9 milyon 943 bin dolar, ithalat 32 milyon 612 bin dolar olarak gerçekleşti.
Türkiye İstatistik Kurumu 2026 Yılı Mayıs Ayı Dış Ticaret İstatistiklerinden yararlanarak “Edirne, Tekirdağ, Kırklareli İlleri Dış Ticaret İstatistikleri, Mayıs2026” konusunda bir basın bülteni hazırladı. Söz konusu paylaşımda şunlara yer verildi:
“Edirne’de 2026 yılı Mayıs ayında ihracat 9milyon943 bin dolar olarak gerçekleşti.Tekirdağ’da 2026yılı Mayıs ayında ihracat 276 milyon 663 bin dolar olarak gerçekleşti. Kırklareli’nde 2026 yılı Mayıs ayında ihracat 22 milyon 66bin dolar olarak gerçekleşti.
Türkiye İstatistik Kurumu ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2026 yılı Mayıs ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre %9,5 azalarak 22 milyar 461 milyon dolar, ithalat %10,8 azalarak 28 milyar 71 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Edirne’de 2026 yılı Mayıs ayında ithalat 32 milyon 612 bin dolar olarak gerçekleşti.Tekirdağ’da 2026 yılı Mayıs ayında ithalat 200 milyon 407 bin dolar olarak gerçekleşti. Kırklareli’nde 2026 yılı Mayıs ayında ithalat 18milyon 226bin dolar olarak gerçekleşti.
Edirne Mayıs ayında ihracatta ülke genelinde 57, Kırklareli 41 ve Tekirdağ 15’inci sırada yer alırken, Edirne ithalatta 29, Kırklareli 37 ve Tekirdağ ise 12. sırada bulundu.
Edirne’de Mayıs ayında en çok ihracat Bulgaristan, Almanya ve Bosna Hersek, en çok ithalat Bulgaristan, Romanya ve Moldova, Kırklareli’nde Mayıs ayında en çok ihracat Sierra Leone, Bulgaristan ve Küba, en çok ithalat Rusya Federasyonu Bulgaristan ve Romanya, Tekirdağ’ da Mayıs ayında en çok ihracat Almanya, ABD ve Sırbistan, en çok ithalat ise Çin, Güney Kore ve ABD ile yapıldı.
Edirne Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı (EDESOB ) Harun Özen, Gıda Etiket Yönetmeliği’nde değişiklikler yapıldığını belirterek, bunun hem tüketiciyi koruyacağını hem de esnafı güçlendireceğini söyledi.
EDESOB Başkanı Harun Özen, yaptığı yazılı açıklamada, “Gıdaların etiketinde, tanıtımında, sunumunda ve reklâmında kullanılan terimler ve ifadeler ile ilgili olarak; gıda işletmecilerine rehber olması, işletmelerin uyması gereken kurallar ile resmi kontroller sırasında yapılacak değerlendirmelerde uygulama birlikteliği sağlanması ve yol gösterici olması amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanmış olan Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği Kılavuzu güncellenmiştir” dedi
Gıda etiketleme düzenlemesinin hem tüketiciyi koruyacağını hem de esnafı güçlendireceğini belirten EDESOB Başkanı Harun Özen şöyle devam etti:
“Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği kapsamında toplu tüketim işletmelerine yönelik alerjen ve enerji (kalori) bildirimine ilişkin uygulama takvimi netleşmiştir. Edirne Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği olarak, tüketicilerimizin doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmasını sağlayacak bu düzenlemeyi önemli buluyoruz. Özellikle gıda alerjisi bulunan vatandaşlarımızın güvenli tüketim yapabilmeleri açısından alerjen bildirimi büyük önem taşımaktadır.Yönetmelik doğrultusunda, işletmelerimiz 31 Aralık 2026 tarihine kadar alerjen bildirimine, 31 Aralık 2027 tarihine kadar ise enerji (kalori) bildirimine uyum sağlayacaktır. Ulusal zincir işletmeler ile aynı il sınırları içinde üç ve üzeri şubesi bulunan işletmeler için ise farklı geçiş süreleri uygulanacaktır.”
Esnafın bu sürece en doğru şekilde hazırlanabilmesi için gerekli bilgilendirme ve rehberlik çalışmalarımızı sürdüreceklerini belirten Başkan Özen “Esnafımızın herhangi bir mağduriyet yaşamadan yeni düzenlemelere uyum sağlamasına katkı sunmaktır.Tüm üyelerimizi, belirtilen süreleri dikkate alarak gerekli hazırlıkları yapmaya davet ediyor; gelişmeler hakkında kendilerini düzenli olarak bilgilendirmeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz” dedi.