Kategori arşivi: Ekonomi

Keşan, Belgrad İş Forumu’nda


Keşan Belediyesi, Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) ile Ticaret Borsası (TB) temsilcileri, Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da gerçekleştirilen Sırbistan-Türkiye İş Forum Forumu ve İkili İş Görüşmeleri (B2B) etkinliğine katıldı.
Keşan Belediyesi’nin sosyal medya hesabında yer alan “Belgrad İş Forumu & İkili İş Görüşmeleri (B2B) etkinliğine katıldık” başlıklı paylaşımda şunlara yer verildi:


“Keşan Belediye Başkan Yardımcımız Mehmet Meriç, Keşan TSO Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Şapçı, Tekirdağ TB Yönetim Kurulu Başkanı Osman Sarı, Keşan TB Yönetim Kurulu Başkanı Necmi Kaymaz, İpsala TB Yönetim Kurulu Başkanı Necmi Sezer ve Keşan TSO Heyeti olarak Belgrad İş Forumu ve İkili İş Görüşmeleri (B2B) etkinliğine katıldık.
Etkinlikte, Sırbistan’ın farklı sektörlerde faaliyet gösteren iş insanlarıyla bir araya gelerek ticaret ve iş birliği fırsatlarını değerlendirdik.
Bölgemize yeni yatırım fırsatları kazandırmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz.”

‘İthalatla üreticiye darbe’

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile yağlık ayçiçeği tohumu ithalatında gümrük vergisi sıfırlanmasına ilişkin kararın özellikle Türkiye’nin ayçiçeği üretiminde lider konumda olan Edirne ve çevresindeki üreticileri büyük ölçüde etkileyeceğini söyledi.

Milletvekili Ün yaptığı yazılı açıklamada, daha önce 6 Ağustos 2024 tarihinde yayımlanan karar ile gümrük vergileri yağlık ayçiçeğinde %27’den %8’e, ham yağ ithalatında ise %36’dan %20’ye indirilerek 1 milyon ton yağlık ayçiçeği tohumu veya karşılığı 400 bin ton ham ayçiçeği yağı ithalatı için tarife kontenjanı açıldığını anımsatarak, “Ancak yeni kararla birlikte 1 milyon ton yağlık ayçiçeği tohumu artık sıfır gümrükle ithal edilebilecek” dedi.

Alınan bu karara sert tepki gösteren Edirne Milletvekili Ün, şunları söyledi:

“ÜRETİCİYE ‘EKİM YAPMAYIN’ MESAJI VERİLİYOR”

“Bu karar, Türkiye’nin ayçiçeği üretiminin yarısını karşılayan Edirne, Adana, Konya, Tekirdağ ve Kırklareli’deki üreticilerimize, ‘Siz ekim yapmayın’ demektir. Ocak ve Nisan aylarında yapılacak sıfır gümrüklü ithalat sonrası bahar aylarında ekim yapacak çiftçimiz neden ayçiçeği üretmeye devam etsin? Her yıl ürettiğimiz kadar ayçiçeği üretmemiz gerektiğini her platformda dile getiriyoruz. Ancak AKP, üretimi desteklemek yerine üretimi sabit tutmayı, hatta ithalatla daha da geriletmeyi tercih ediyor. Son beş yıldır üretimimiz 2,2 milyon ton civarında sabitlenmiş durumda. AKP iktidarından önce kendi kendimize yeterlilik oranımız %85’ti, bugün bu oran %51’e düştü. Tüm veriler, AKP’nin tarımda üretmek yerine ithalatı tercih ettiğini açıkça ortaya koyuyor.”

“ÜLKE KAYNAKLARI YABANCILARA AKIYOR”

AKP’nin ithalat politikalarının Türkiye’nin tarımsal geleceğini yok ettiğini vurgulayan Ün, şu çarpıcı rakamlarla ithalatın boyutlarını gözler önüne serdi:

“AKP döneminde 720 bin ton çerezlik, 14 milyon ton yağlık, 10 bin ton tohumluk, 12 milyon ton ham yağ, 250 bin ton rafine yağ ve 14 milyon ton ayçiçeği küspe ithalatına toplamda 26 milyar dolardan fazla ödeme yapıldı. Bu paraları kime ödüyoruz? Savaş halindeki iki ülke, Ukrayna ve Rusya’ya! Bu kararlar, ülke tarımını güçlendirmek yerine yandaşları zengin etmeyi amaçlıyor. Tek adam rejiminin aldığı bu kararlar, tarımımızı yok ederken halkımızı dışa bağımlı hale getiriyor.”

“ÇÖZÜM: ÜRETİCİYE DESTEK, PLANLI TARIM”

Ün, AKP’nin ithalat odaklı politikalarının yerine üretimi teşvik eden, planlı ve sürdürülebilir bir tarım politikasına geçilmesi gerektiğini vurgulayarak, şu önerilerde bulundu:

“Üreticimizin desteklenmesi, planlı tarım politikalarının devreye sokulması ve ithalat yerine yerli üretimin teşvik edilmesi şart. Türkiye’nin ayçiçeği üretim potansiyeli yüksek. Ancak üreticiye bu şekilde sırt çevrilirse, üretim tamamen bitecek. AKP gitmeden ülke tarımının kurtuluşu yok.”

Ün, ayçiçeği üreticilerinin yaşadığı sıkıntıları TBMM gündemine taşıyacağını ve üretimin sürdürülebilirliği için mücadeleye devam edeceğini ifade etti.

Ayçiçeği tohumu ithalatına ‘sıfır’ vergi

Olgay GÜLER

Türkiye genelinde, yerli ayçiçeği tohumu alımı yapan firmalara tanımlanan tarife kontenjanı kapsamında yapılacak ithalat için gümrük vergisi yüzde 8’den sıfıra düşürüldü.

Cumhurbaşkanlığı’nın “Yağlık Ayçiçeği Tohumu ve Ham Ayçiçeği Yağı İthalatında Tarife Kontenjanı Uygulanması Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kararı” Resmi Gazete’de yayımlandı. Daha önce 1 milyon ton yağlık ayçiçeği tohumu ithalatında Ağustos ayında yüzde 27, ardından yüzde 8 olarak belirlenen gümrük vergili tarife kararla sıfırlandı. Kararda söz konusu uygulamanın 1 Ocak 2025-30 Nisan 2025 tarihleri arasında uygulanacağı belirtildi. Ham ayçiçeği yağı ithalatında %20 olan gümrük verginde ise bir değişikliğe gidilmedi.

PİYASAYA OLUMSUZ ETKİSİ OLMAYACAKTIR’

Kararı değerlendiren Trakya Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Şafak Kırbiç, beklenen bir durum olduğunu söyledi. Kırbiç, “Bu düşüş beklenen bir şeydi. Zaten yüzde 8’e düşürülmüştü, şimdi yüzde 0’a düştü. Çok fazla piyasada etkisi olmayabilir bu düşüşün. Zaten bugüne kadar ürününü satan sattı. Piyasada yüzde 1 bile ürün kalmadı üreticinin elinde diyebiliriz. Bu nedenle bir olumsuz durumu olmayacaktır. Daha önce biliyorsunuz yüzde 27’ydi gümrük vergisi ve bu yüzde 8’e düşürülmüştü şimdi sıfırlandı. Dediğim gibi, mevcut piyasada çok etkisinin olacağını düşünmüyorum” dedi. 

Öte yandan konuya ilişkin başvuruların 2 Aralık-13 Aralık tarihlerinde e-Devlet üzerinden veya Ticaret Bakanlığının internet sitesinden yapılacağı belirtildi.

Sanayi Projeleri Arasında Doğru Seçimi Yapmanın İpuçları

Sanayi projeleri arasından doğru seçimi yapmak, işletmenizin verimli çalışmasını sağlamak için kritik bir adımdır. Seçim sürecinde öncelikle işletmenizin ihtiyaçlarını detaylı bir şekilde analiz etmelisiniz. Depolama alanı, üretim kapasitesi ve lojistik gereksinimler gibi kriterler, seçim sürecini etkileyen ana faktörlerdir. Örneğin, üretim yapan bir işletme için yüksek tavanlı tesisler ve geniş alanlar önemli bir avantaj sağlar.

Bunun yanı sıra, projenin bulunduğu bölgenin sunduğu imkanlar da seçim sürecinde büyük bir rol oynar. Sanayi tesisinin ana ulaşım yollarına, limanlara ya da havaalanlarına olan yakınlığı, lojistik maliyetlerinizi azaltır ve işletmenizin operasyonel süreçlerini hızlandırır. Ayrıca, güçlü altyapıya sahip projeler, elektrik ve su kesintisi gibi sorunları minimumda tutarak iş sürekliliğinizi sağlar.

Ümraniye Sanayi Projelerinin Öne Çıkan Avantajları

Sanayi projeleri söz konusu olduğunda, İstanbul’un Ümraniye bölgesi, yatırımcılar için cazip bir seçenek olarak öne çıkar. Ümraniye sanayi projeleri, modern altyapı olanakları ve stratejik konumlarıyla dikkat çeker. Bölgede yer alan sanayi projeleri, işletmelerin günlük operasyonlarını kolaylaştırırken, lojistik süreçlerde de avantaj sağlar.

Ümraniye’nin ana arterlere ve bağlantı yollarına olan yakınlığı, lojistik açısından büyük bir kolaylık sunar. Bölge, Asya ve Avrupa yakaları arasındaki köprü görevi görmesi sayesinde işletmelerin tedarik zinciri süreçlerini hızlandırır. Ayrıca, Ümraniye sanayi projeleri çevresinde yer alan ticaret bölgeleri, iş birliği imkanlarını artırarak işletmenize yeni fırsatlar sunabilir.

Bunun yanı sıra, Ümraniye’deki projeler, genişleme potansiyeline sahip esnek alan çözümleri sunar. İşletmenizin büyümesi durumunda ek üretim hatları veya depolama alanları için projeden faydalanabilirsiniz. Bu tür özellikler, özellikle uzun vadeli yatırım hedefi olan işletmeler için büyük avantaj sağlar.

Uzun Vadeli Yatırım Planlaması

Sanayi projeleri seçimi, işletmenizin bugünkü ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayıp gelecekteki hedeflerinize de uyumlu olmalıdır. Bu nedenle, projelerin esnekliği, büyüme kapasitesi ve teknolojik altyapısı seçim sürecinde değerlendirilmesi gereken önemli kriterlerdir. Örneğin, dijitalleşme sürecinde olan bir işletme için güçlü internet altyapısı ve akıllı sistemlerle donatılmış projeler tercih edilmelidir.

Ümraniye sanayi projeleri, uzun vadeli yatırım düşünen işletmeler için ideal fırsatlar sunmaktadır. Gelişen bir bölge olan Ümraniye, hem lojistik hem de ticaret açısından işletmelere avantaj sağlar. Ayrıca, enerji verimliliği sağlayan modern sistemler ve çevre dostu tasarımlar, bu projelerin sürdürülebilirliğini artırır.

Profesyonel Danışmanlık ile Doğru Karar Verin

Sanayi projeleri arasından seçim yaparken, profesyonel danışmanlık hizmetlerinden faydalanmak karar sürecinizi kolaylaştırabilir. Uzmanlar, işletmenizin gereksinimlerini analiz ederek, en uygun projeleri değerlendirmenize yardımcı olur. Ayrıca, hukuki ve finansal süreçlerde doğru adımları atmanızı sağlar.

Ümraniye sanayi projeleri, farklı sektörlere uygun çözümler sunarak geniş bir yatırım yelpazesi oluşturur. Ancak, işletmenize uygun projeyi seçerken detaylı bir inceleme yapmanız gerekir. Profesyonel bir destek alarak, yatırımınızın verimli ve uzun vadeli olmasını sağlayabilirsiniz.

‘Biz dilenci değiliz!’


Olgay GÜLER
Edirne Süt Üreticileri Birliği (SÜTÜB) Başkanı Mustafa Suiçmez, ülke genelinde Nisan ayından bu yana çiğ süt alım fiyatlarında güncelleme yapmayan Ulusal Süt Konseyi’ne zam talebinde bulunup, 15 liralık fiyatın kabul edilebilir olmadığını söyledi.
Ülke genelinde en son Nisan ayında çiğ süt alım fiyatının 14 lira 65 kuruş olarak açıklanmasının ardından, yem ve diğer giderleri artan süt üreticisi, her gün zararına üretim yapmaya devam ediyor. Fiyatlarda belirleyici konumdaki Ulusal Süt Konseyi’nin Kasım ayında toplanacağı söylentileriyle ümitlenen üretici, söz konusu toplantı olmayınca yine karara düşünmeye başladı. Konuyla ilgili tepkisini dile getiren Edirne SÜTÜB Başkanı Mustafa Suiçmez, konseyin bir an önce toplanarak, çiğ süt alım fiyatının 19 lira olarak belirlenmesi gerektiğini söyledi.
’19 LİRANIN ALTINDA BİR FİYAT KABUL EDİLEBİLİR DEĞİLDİR’
Güncel çiğ süt alım fiyatı olan 15 liranın kabul edilebilir bir rakam olmadığını kaydeden Suiçmez, “Buradan Ulusal Süt Konseyi’ne seslenmek istiyorum; Kasım ayını yediniz. Hiç olmadı önümüzde daha 1 hafta süre var, en azından Aralık ayı girmeden acilen Ulusal Süt Konseyi’nin toplanmasını ve sütte üreticinin eline geçecek net rakamın 19 lira olmasını istiyoruz. 19 liranın altında bir fiyat kabul edilebilir bir fiyat değildir. Ulusal kuruluşların açıkladıkları süt maliyet fiyatları var. Ulusal Süt Konseyi’nin açıkladığı maliyet de 15 lira civarında. Hem 15 lira maliyet açıklıyorsun, biz üreticiye 15 liradan fiyat ödüyoruz. Orada çalışan üretici, emekçi bu işi nasıl sürdürsün? Kendi hiç para kazanmayacak mı? En son Kasım öncesi fiyat talebinde bulunmuştuk, o günden bugüne bu ay içerisinde yeme 2 defa zam geldi” dedi.


‘BU KİMSEYE REVA GÖRÜLEMEZ’
Süt üretiminin çok meşakkatli iş olduğunu dile getiren Suiçmez, “Süt üreticisinin işi çok meşakkatli. Biz üretmeye devam edeceğiz ama nereye kadar? Kışa giriyoruz ve benim bir çok üreticim hayvanını kestirmeye götürüyor. Bu nedenle Ulusal Süt Konseyi acilen toplanmasını talep ediyoruz. 1 Aralık gelmeden toplanmalılar ki hiç olmadı Aralık ayı da bitmeden emekler boşa heba olmasın. Böyle giderse bunun sonu hüsran olacak. İthalatla bu işler dönmez. Bir yere kadar döndürürüz. Bu ülkenin hayvancılığına yazık etmeyelim. Yetkili kimse, herkese sesleniyorum buradan; sanayicisine, bakanlık yetkililerine lütfen Allah rızası için diyoruz artık. Biz dilenci de değiliz. Süt üreticisi olarak dilenci pozisyonunda değiliz, kimse kusura bakmayacak. Biz hakkımızı istiyoruz, emeğimizi istiyoruz. Bugün dışarı çıktığınızda 15 liradan aşağı çağ içemiyorsunuz ama bir litre süt bu, kolay değil. Bunun kışı var, çamuru var, soğuğu var. Bu sabah eksi 6 derecede o insanlar ahırlarındaydı, süt sağmaya uğraşıyordu. Hiç kimseye reva görülemez bu” diye konuştu.
SÜTÜB ÜYESİ ÜRETİCİLERE YÜZDE 5 SİGORTA İNDİRİMİ
Suiçmez, ‘Birinci Derecede Tarımsal Amaçlı Örgüt’ belgesi almaya hak kazanan Edirne Süt Üreticileri Birliği üyesi üreticilerine, 2025 yılındaki hayvan sigortalarında yüzde 5 indirim sağlanacağını da belirterek, “Tarım Orman Bakanlığı tarafından yeni yayınlandı bu, iki gün önce Sayın Tarım Bakanımız da bu konuya açıklık getirdi. TARSİM Sigorta kapsamında yeni girecek ürünler var. Bazı değişiklikler yapılmış. Bir de burada bizim üreticimize sevindirici bir haber var. Birinci derece tarımsal örgüt belgesi almaya hak kazanmış tarımsal amaçlı birlik ve kooperatif üyeleri üreticilerimiz için yüzde 5 indirim yapılacak. Edirne’de bizden başka birinci derece üretici örgütü olma belgesi hak kazanmış başka bir birlik yok. Bizim üreticilerimiz 2025 yılında hayvanların sigorta yaptırırken; ‘Edirne Süt Üreticileri Birliği üyesiyiz’ dedikleri anda hangi kuruma yaptırırsa yaptırsın, yüzde 5’lik bir indirim alacaklar” şeklinde konuştu.
‘DAMIZLIK ÜRETİM MERKEZİ PROJESİ VAR, ÜRETİCİ BİRLİKLERİ YOK’
Edirne Valiliği’nin Tarım İl Müdürlüğü’yle hazırlık aşamasında olduğu, kentte damızlık üretim merkezi kurulması ile ilgili projeye değinen Suiçmez, “Yaklaşık olarak aşağı yukarı iki aydan beri bu konu gündemde. Sayın Valimiz açıklıyor, Tarım il Müdürü açıklıyor, borsa başkanımız açıklıyor; ‘Edirne’yi damızlık üretim merkezi yapacağız, Edirne’yi damızlık üretim üssü yapacağız’ deniliyor. Söylem çok güzel, gerçekten bir hayvancı, bir üretici olarak mutluluk duymamak elde değil. Ama bunun içeriği ne? Bunun içeriğini kimse bilmiyor. Ben dahil bilmiyorum. Bir defa daha inanın toplantıya dahi davet edilmedik. Ben görüştüm, konuştum da, Tarım İl Müdürlüğü yetkilileriyle. Hayvancılıkla iştigal eden burada Damızlık Birliği var, Kırmızı Et Üreticileri Birliği var, TARKOP var. Bunların birliği başkanları var. Edirne Süt Üreticileri Birliği var. Burada bahsi geçen konuda damızlık hayvandan bahsediyoruz. Bu direkt bizi ilgilendiriyor. Bu besiciyi, etçiyi ilgilendirmiyor. Bizim içeriğiyle ilgili zerre bilgimiz yok. Kulaktan duyma birtakım şeylerle endişe duyduğumuz alanlar da var. Biz istiyoruz ki; hiç olmadığı bu saydığım sivil toplum örgütlerinin başkanlarını çağrılır, bilgilendirilmesi gerekir” ifadelerini kullandı.

Süt Konseyi’ne ‘süt’ tepkisi!


Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, süt üretiminde artan maliyetler ve Ulusal Süt Konseyi’nin 9 Ağustos’ta aldığı karar gereği 3 ay sonra toplanması gerekirken hâlâ toplanmaması nedeniyle üreticilerin yaşadığı sıkıntıları dile getirdi.
Ün, “Ulusal Süt Konseyi 9 Ağustos’ta yaptığı yönetim kurulu toplantısı sonrası çiğ süt alım fiyatlarını revize etmemişti. Ancak o gün toplantıda çiğ süt tavsiye fiyatı 3 aylık periyotlar halinde değerlendirilecek dendi. Kasım ayının ilk haftası yapılması gereken toplantı üzerinden iki haftadan fazla süre geçmesine rağmen toplanıp bir karar alınmadı. Daha 3 ayda bir toplanıp bir karar alamayan bu konseyin çiftçinin lehine bir karar alınmasını kimse beklemesin. Bu konsey bu haliyle görevini doldurmuştur. Bu şekilde devam edeceğine hiç etmesin daha iyi” dedi.
Süt fiyatlarının yılın ikinci yarısından beri üreticiyi her geçen gün daha fazla zarara uğrattığını belirten Ün, “Ulusal Süt Konseyi’nin açıkladığı süt üretim maliyeti ile TÜSEDAD’ın açıkladığı çiğ süt üretim maliyeti arasında dağlar kadar fark var. Çiğ süt üreticisi TÜSEDAD’ın maliyet hesabına göre 8 lira zarar ediyor. Hiçbir üretici litrede bu maliyete katlanamaz. Bu, 2020 yılından sonra yaşadığımız süt krizine doğru götürür ki, besi hayvanı ithal ederken bir de süt hayvanı ithal etmek zorunda kalırız. Tarım ve Orman Bakanlığı’nı bu konuda göreve davet ediyorum” dedi.
Ulusal Süt Konseyi’nin bile açıkladığı çiğ süt/yem paritesinde 1,25 oranına düştüğünü söyleyen Ün, “Konseyin her ay düzenli açıkladığı çiğ süt/yem paritesi yaz aylarında 1,38 iken Ekim ayında 1,25’e düştü. Süt üreticisinin yem fiyatları karşısında ezildiğini gösteriyor. Son bir yılda süt yemi fiyatları %41 artarken çiğ süt alım fiyatı sadece %27 arttı. Maliyetlerin üzerinde bir artış var. Ancak çiğ süt alım fiyatlarında revize yok. Bu durum, AKP eliyle bile ve isteyerek süt üreticisinin, hayvancılığın batırılması demektir.”
Yılbaşına kadar çiğ süt alım fiyatlarının revize edilmeyeceğini ve yılbaşından sonra da çok az bir zam yapılacağını ifade eden Ün, “Tarım ve Orman Bakanlığı çiğ süt alım fiyatlarını artırmamak için Ali Cengiz oyunu yapıyor. Çiğ süt primini yılın son 3 ayı için 50 kuruş artırarak çiğ süt alım fiyatlarını revize edilmesini engelleyerek üreticinin gözünü boyamaya çalışıyor. Çiğ süt üreticisinin AKP’nin bu tür oyunlarına karnı tok. Bunlar öyle bir oyun oynuyor ki yılbaşından sonra bu artırdıkları primi de düşürecekler. Çiftçimiz her şeyi görüyor ve biliyor.”
Bir an önce çiğ süt alım fiyatlarının revize edilmesi gerektiğini belirten Ün, “Çiğ süt alım fiyatı revize edilmezse ülke hayvancılığı tehlikeye girecek. Fiyat revize edilmiyorsa yem maliyetinde çiftçimize destek verilmelidir. Aksi takdirde süt hayvanları tekrar kesime gidecek ve ülke büyük bir hayvancılık krizi yaşayacak” dedi.

TÜ’den kiralık çarşı


Trakya Üniversitesi’ne ait Balkan Yerleşkesi’ndeki Yaşam Merkezi olarak anılan 29 dükkanlı çarşı yeri 5 Aralık 2024 Perşembe günü 3 yıl süreyle kiraya verilecek.
Trakya Üniversitesi Rektörlüğü’nün duyurusuna göre, 5.939,00 m² kapalı, 2.815,89 m² açık alanı bulunan 29 dükkanlı çarşı yeri için yıllık tahmini bedel KDV hariç 12 milyon 300 bin TL, geçici teminat ise 3 milyon 690 bin TL olarak belirlendi.
Kira işlemi 2886 sayılı Kanunu’nun 36. maddesi gereği Kapalı Teklif Usulü ile gerçekleştirilecek. İhale Trakya Üniversitesi Rektörlüğü İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanlığı toplantı salonunda 5 Aralık 2024 Perşembe günü saat 10.00’da yapılacak.
Çarşıdaki 29 dükkandan 1’i net 143 metrekare kullanım alanı olan yönetim ofisi olurken, diğer 28 dükkanın net kullanım alanları ise en büyüğü 788,22 metrekare, en küçüğü ise 13 metrekare arasında değişiyor. .

Motosiklette patlama!


Akaryakıt fiyatlarındaki artışa paralel olarak motosiklete yöne-lenlerin sayısının hızla yükselmesi sonucu Edirne’de 2024 yılı Ekim ayı itibarıyla trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtlarında bir önceki yılın aynı ayına göre en yüksek artış yüzde 17,7 ile motosiklette yaşandı ve il genelin-deki 193 bin 896 motorlu kara taşıttan 4’te 1’ini motosikletler oluşturdu.
Türkiye İstatistik Kurumu 2024 yılı Ekim ayı Motorlu Kara Taşıtları İstatistiklerinden “Edirne ili, trafiğe kayıtlı bulunan motorlu kara taşıtları” konusunda bir basın bülteni hazırladı.Söz konusu paylaşımda şunlara yer verildi:
“2024 yılı Ekim ayı sonu itibariyle Edirne’deki toplam motorlu kara taşıtı sayısı 193 bin 896’dır.
2024 yılı Ekim ayı sonu itibariyle Edirne’deki toplam 193 bin896 motorlu kara taşıtının; 81 bin 109’u (%41,8) otomobil, 2 bin 108’i (%1,1) minibüs, 1690’ı (%0,9) otobüs, 25 bin 278’i (%13,0) kamyonet, 4 bin 858’i (%2,5) kamyon, 43 bin 761’i (%22,6) motosiklet, 491’i (%0,3) özel amaçlı taşıtlar ve 34 bin 601’i (%17,8)’i traktörlerden oluşmaktadır.
Edirne’de Ekim ayında 4 221adet taşıtın devri yapıldı. Devir, noterler aracılığı ile ikinci, üçüncü ve daha fazla el değiştiren taşıtları ifade etmektedir. Edirne’de devri yapılan toplam 4 bin 221 taşıt içinde otomobil %64 ile ilk sırada yer aldı. Otomobili sırasıyla %13,6 ile kamyonet, %10,5 ile motosiklet ve %8,9 ile traktör takip etti. Ekim ayında devri yapılan taşıtların %3’ünü ise kamyon, otobüs, minibüs ve özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.
Edirne ilinde 2024 yılı Ekim ayı sonunda toplam trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtı sayısı bir önceki aya göre1 367 adet ve bir önceki yılın aynı ayına göre 12 bin 429 artarak 193bin 896 adede ulaşmıştır.
Toplam trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtlarının sayısına bakıldığında; 2024 yılı Ekim ayı sonu itibariyle Türkiye genelinde toplam 30 milyon 883 bin 668 adet araç bulunduğu görülmektedir. Edirne ili toplam 193bin 896 motorlu kara taşıtı ile Türkiye genelindeki motorlu kara taşıtlarının binde 6,3’üne sahiptir.
Edirne ilinde 2024 yılı Ekim ayı itibarıyla, trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtlarında bir önceki yılın aynı ayına göre en yüksek artış sırasıyla motosiklet (%17,7), özel amaçlı(%9,1), otomobil (%5,4), minibüs (%4,5), kamyonet (%3,9), traktör (%1,8), kamyon (%1) ve otobüs (%-1,2) şeklinde gerçekleşmiştir.

Ayçiçeğine ‘kuraklık sigortası’

Olgay GÜLER
Ülke tarımının önemli merkezlerinden Edirne’de, üreticinin kuraklık nedeniyle ayçiçeğinde yaşadığı verim kayıplarıyla ilgili mağduriyeti karşılık buldu.


Son yıllarda küresel ısınmayla birlikte oluşan aşırı sıcaklar, kuraklıkları da beraberinde getirince, tarımın önemli merkezlerinden Edirne’de geçtiğimiz ekim döneminde ayçiçeği ve buğdayda büyük verim kayıpları yaşandı. Uzun süredir ayçiçeğinin TARSİM kapsamına alınarak kuraklık sigortası yapılmasını talep eden üreticinin çağrısı karşılık buldu. Trakya Birlik Genel Müdürlüğü konferans salonunda düzenlenen TARSİM bilgilendirme toplantısına görüntülü bağlanan Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) Yönetim Kurulu Başkanı ve Tarım Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürü n Dr. Osman Yıldız, ayçiçeğinin Köy Bazlı Verim Sigortası kapsamına dahil edilerek kuraklık riskine karşı güvence altına alınacağını duyurdu.


TARSİM HAKKINDA BİLGİLENDİRME YAPILDI
Trakya Birlik’te önceki gün gerçekleştirilen toplantıya Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Tarım Sigortaları ve Doğal Afetler Daire Başkanı ve TARSİM Yönetim Kurulu Üyesi Kamil Özdemir, TARSİM Yönetim Kurulu Üyesi ve Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi Genel Müdürü Bekir Engürülü, Genel Müdür Yardımcıları Tufan Özel ve Ertuğrul Çelik, TARSİM Bölge Müdürü Hamit Çönte ve kooperatif ortağı üreticiler katıldı. Toplantıda tarım sigortalarının önemi, sağladığı faydalar ve uygulamalar hakkında bilgiler verildi.


‘AYÇİÇEĞİNDE KURAKLIK RİSKİ TARSİM KAPSAMINA ALINIYOR’
Toplantıya görüntülü aramayla katılan TARSİM Yönetim Kurulu Başkanı ve Tarım Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürü Osman Yıldız, tüm Türkiye’de olduğu gibi Trakya üreticisinin beklentilerini de yakından takip ettiklerini söyledi. Yıldız, ayçiçeğinin Köy Bazlı Verim Sigortası kapsamına dahil edileceğini ve yeni dönemde kuraklık ve sair verim risklerine karşı güvence altına alınacağı müjdesini de verdi. Edinilen bilgiye göre daha önce buğday, arpa, çavdar ve yulaf gibi ürünlerin kapsama alındığı sigortaya dahil edilecek ayçiçeğinde devlet katkısının yüzde 60 olacağı belirtildi.


Trakya Birlik’ten konuyla ilgili yapılan açıklamada, bakanlığa teşekkür edilerek, “Birliğimizin, yağlık ayçiçeği üretiminin ve çiftçi refahının sürdürülebilirliğinin tesisi noktasında uzun süredir talepte bulunduğu Ayçiçek verim Sigortasının hayata geçirilmesinde büyük destek ve katkılarını esirgemeyen Tarım Bakanımız Sn. İbrahim Yumaklı başta olmak üzere Tarım Sigortaları Havuzu Yönetim Kurulu Başkanı Sn.Osman Yıldız, TARSİM Genel Müdürü Sn.Bekir Engürülü şahsında, Tarım ve Orman Bakanlığımız ile TARSİM Genel Müdürlüğümüze teşekkür ve şükranlarımızı sunarız” denildi.

‘Tarımda yeni yol açmalı’


Edirne Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürü ve Edirne Genç Çiftçiler Derneği Başkanı Egemen Ilgın, dünyada hızla gelişen akıllı tarım teknolojilerinin Türkiye’de de yaygınlaşabilmesi için devlet desteğinin artırılması gerektiğini vurguladı.
Ilgın, tarım sektöründe veriye dayalı karar vermeyi kolaylaştıran akıllı tarım teknolojilerinin üretim maliyetlerini düşürdüğünü ve özellikle su ile gübre kullanımında ciddi bir tasarruf sağlandığını belirtti. Ayrıca, iş gücü maliyetlerinin azaldığını ve verimlilikte yüzde 25’e varan artışlar yaşandığını ifade etti.
Akıllı tarım teknolojileri arasında hava durumu tahmin sistemleri, otomatik dümenleme sistemleri, dronlar ile bitki sağlığı takibi, sulama sistemlerinin otomasyonu ve hassas gübreleme gibi birçok uygulama olduğunu söyleyen Ilgın, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Ancak bu şartlarda küçük ve orta ölçekli çiftçilerimizin bu teknolojilere ulaşması oldukça zor. Çünkü ürettikleri ürünlerden elde ettikleri kazanç ancak maliyetleri karşılıyor, hatta bazen bu bile mümkün olmuyor. Bu nedenle çiftçilerimize akıllı tarım teknolojilerinin kullanımını destekleyecek politikalar uygulanmalı; modern tarım ekipmanlarının alımında hibe ve faizsiz kredi imkanları artırılmalıdır.”
Egemen Ilgın, Türkiye’de tarım-sanayi entegrasyonu konusunda ciddi sorunlar olduğunu ve bu durumun özellikle bu yıl kendini derinden hissettirdiğini belirterek şu çağrıyı yaptı:
“Dünyada hızla değişen teknoloji ile birlikte tarımda eski ve klasik söylemleri bir kenara bırakmanın vakti geldi. Artık tarımda yeni bir yol açmanın ve modern yaklaşımlarla ilerlemenin zamanı.”