Türkiye genelinde Nisan ayında 118 bin 359 konut satılırken bu rakam aynı ay Edirne genelinde 583, Tekirdağ genelinde 2 bin 900 ve Kırklareli genelinde 502 olarak gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2025Yılı Nisan Ayı Konut Satış İstatistiklerinden “Edirne İli, Konut Satış İstatistikleri” konusunda bir basın bülteni hazırladı. TÜİK Edirne Bölge Müdürlüğü’nün konuya ilişkin paylaşımı şöyle: “Edirne’de 2025 yılı Nisan ayında 583 konut satıldı. Türkiye genelinde konut satışları Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %56,6 oranında artarak 118 bin 359 oldu. Konut satış sayısının en fazla olduğu iller sırasıyla 18 bin 645 ile İstanbul, 10 bin 889 ile Ankara ve 7 bin 14 ile İzmir olurken, en az olduğu iller sırasıyla 37 ile Ardahan, 75 ile Tunceli ve 88 ile Bayburt olarak gerçekleşti. Edirne’de ipotekli konut satış sayısı 81 olarak gerçekleşti. Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %147,0 oranında artarak 17 bin 465 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı %14,8 olarak gerçekleşti. Ocak-Nisan döneminde gerçekleşen ipotekli konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %99,4 oranında artarak 69 bin 194 oldu. Edirne’de diğer satış türleri sonucunda 502 konut el değiştirdi. Türkiye genelinde diğer konut satışları Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %47,3 oranında artarak 100 bin 894 oldu. Toplam konut satışları içinde diğer satışların payı %85,2 olarak gerçekleşti. Ocak-Nisan döneminde gerçekleşen diğer konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %20,1 oranında artarak 384 bin 951 oldu. Edirne’de 583 konut satışının, 163’ü ilk satış, 420’si ise ikinci el satış olarak gerçekleşti. Türkiye genelindeki 118 bin 359 konut satışının 34633’ü ilk satış, 83 726’sı ise ikinci el satış olarak gerçekleşmiştir. Edirne’de ise 583 konut satışının 163’ü ilk satış, 420’si ise ikinci el satış olarak gerçekleşmiştir.”
Çeltikte yaklaşık 391 bin tonla Türkiye’nin toplam üretiminin yüzde 38,4’ünü tek başına karşılayan Edirne’de 2025 yılı çeltik ekim müracaatları başladı. İl Çeltik Komisyonu Başkanlığı, başvuruların 25 Haziran 2025 tarihinde son bulacağını, bu tarihten sonra yapılacak müracaatların kesinlikle kabul edilmeyeceğini, cezalı da olsa ruhsat verilmeyeceğini duyurdu. Edirne İl Çeltik Komisyonu Başkanlığı’ndan yapılan konuya ilişkin açıklama şöyle: “İlimiz Merkez köy ve mahallelerinde 2025 yılı çeltik ekimlerine ait müracaatlar kabul edilmeye başlanmış olup, 25 Haziran 2025 tarihinde son bulacaktır. Bu tarihten sonra müracaatlar Bakanlık talimatı gereği kesinlikle kabul edilmeyecek ve cezalıda olsa ruhsat verilmeyecektir. İl Çeltik Komisyonunun 30.04.2025 tarih ve 01 nolu kararı kapsamında, 2025 yılı için dekar başına sıhhi tedbir ücreti ve ruhsatiye ücreti olmak üzere toplam 30,00-TL alınması karara bağlanmıştır. Ayrıca Damlama Sulama Yöntemiyle çeltik ekeceklerden dekar başına 30,00 TL yerine 15,00 TL ruhsatiye ve sıhhi tedbir ücreti alınacaktır. Bu itibarla 3039 sayılı Çeltik Ekim Kanununa göre çeltik ekimi yapmak isteyen üreticilerimizin ruhsatları, çeltik tarımı yapacağı arazinin tapu senedi, kira sözleşmesi (Köy muhtarlığınca onaylı) ve/veya Komisyon tarafından hazırlanan keşif raporuna (kişi beyanı esas alınarak) dayanarak ruhsat düzenlenecek olup, ilgili belgelerle beraber ekim yapacağı çeltik alanı için gerekli tutarı, T.C. Halk Bankası Selimiye Şubesi (IBAN:TR37 0001 2001 4310 0016 1000 01) veya T.C. Ziraat Bankası Selimiye Şubesi’nde (IBAN:TR76 0001 0024 7152 5285 8750 02) açılmış olan İl Çeltik Komisyonu Başkanlığına ait vadesiz hesaplarına yatırıp, dekontu ile birlikte İl Müdürlüğümüze (Çeltik Komisyonu Başkanlığı) başvuracaktır. Çeltik üreticilerinin mağdur olmamaları için belirtilen tarihe kadar ve belirtilen belgelerle müracaatlarını yapmaları ve ayrıca mağdur olmamaları için Kanunda belirtilen mesafe aralıklarına uymaları çiftçilerimizin lehine olacaktır.”
Olgay GÜLER Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde, 1000 dönüm alana kurulacak Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (OSB) için aralarında Çin’li firmanın da bulunduğu, 3 yatırımcıyla sözleşme imzalandı. Uzunköprü’de hazırlık süreci tamamlanan, yarın altyapı ihalesi yapılacak Atatürk OSB için ilk tahsis sözleşmeleri imzalandı. İlçede toplam 1000 dönüm alana kurulacak OSB’de, aralarında Çin’li bir firmanın da bulunduğu 3 şirketle, Edirne Valiliği toplantı salonunda imza töreni gerçekleştirildi. Törene Edirne Valisi Yunus Sezer, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, Uzunköprü Kaymakamı Onur Kökçü, Uzunköprü Belediye Başkanı Ediz Martin ve firma temsilcileri katıldı.
‘ÇOK CİDDİ TALEP VAR’ Burada konuşan AK Parti Edirne Milletvekili Aksal, projenin Edirne için önemine dikkat çekerek, “Uzunköprü’deki OSB serüvenimiz biraz uzun aslında. Başlamıştık, o gerçekleşmedi, vazgeçmedik ve sayın valimizin önderliğinde yeni bir projeye çok hızlı bir şekilde başladık. İnşallah o açığı da, kaybettiğimiz zamanı da kapatıyoruz. Uzunköprü’ye de çok ciddi bir talep var. Edirne bir tarım kenti ama bir her zaman söylüyoruz, sanayisiz tarım olmaz diye. Edirne’nin şöyle bir özelliği de var, Edirne doğunun en batısında, batının da en doğusunda olan bir il. Zaten bölgeye olan talepler de onu gösteriyor. Hepimizin heyecanlıyız, birlik ve beraberlik içerisinde hızlı bir şekilde ilerliyoruz” dedi.
‘ÇEVREYE DUYARLI SANAYİLERİN OLMASINI İSTİYORUZ’ Edirne Valisi Yunus Sezer de, kentte yenilenebilir ve çevreye duyarlı sanayilerin olması gerektiğini belirterek, “Edirne tarım ve turizm şehri ama onun yanında ‘üç y’ dediğimiz; ‘yeşil, yenilenebilir ve yenilikçi’ teknolojilerin, katma değer üreten teknolojilerin de olduğu ve çevreye duyarlı sanayilerin olmasını da istiyoruz. Böyle bir kararlılık içerisindeyiz. Uzunköprü bizim açımızdan kangren olmuş bir yer. Geçen yıl bir rota değiştirdik, başka bir alana geçtik ve sıfırdan başlayıp, bir yıl içerisinde altyapısı ve ihalesi yapılacak duruma gelen belki de Türkiye’de tek organize sanayidir. Altyapı ihalemiz yarın yapılacak ve bu ihale yapılmadan da bir çok firmadan başvuru var” diye konuştu.
‘EN ÜST TEKNOLOJİYLE YAPIYORUZ’ Uzunköprü OSB için ilerleyen süreçte daha seçici olacaklarını da kaydeden Sezer, “Biz söz verdiğimiz için iki, üç tane firmamızla sözleşme yapacağız ama bundan sonra daha seçici, daha katma değeri olan ve daha büyük kapasiteli yerleri firmalara tahsisleri yapacağız çünkü bizim yerimiz çok değerli. Avrupa’nın en doğusu, doğunun da en batısındayız. Lokasyon olarak gerçekten çok değerli bir yerdeyiz. Buraları da şu ana kadarki OSB’lerin sahip olduğu en üst arıtma sistemleriyle, en üst teknolojiyle yapıyoruz. Ne olması gerekiyor, ne olmaması gerekiyor noktasında çok iyi çalıştık. Ona göre de adımlar atıyoruz” şeklinde konuştu.
‘TÜRKİYE’NİN YATIRIMLARA DESTEĞİ BİZİ MUTLU ETTİ’ İmza töreninde konuşan Çin’li firma temsilcisi Yamin Zhang, Türkiye’nin desteğinin kendilerini çok mutlu ettiğini söyleyerek, “Türkiye’nin yatırımlara desteği ve çevresel faktörleri bizi çok mutlu etti. Bu nedenle çok kısa sürede buraya yatırım yapmaya karar verdik. Bu noktada Türkiye’deki bürokrasi çok yardımcı oldu, bunun için çok memnunuz. İki ay önce gelip sayın valiyle tanıştığımızda bu kadar kısa sürede işlerin tamamlanıp imzaların atılıyor olması bizleri çok mutlu etti. Doğaya saygılı, güzel bir tesis kuracağız. Türk ortaklarımızla birlikte endüstriyel makineler için parçalar üreteceğiz. Bunun için burada çok güzel çalışma alanları yaratacağız, istihdamlar sağlayacağız” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından, Edirne Valisi Yunus Sezer ve Tiron A.Ş., Rençber Gıda, Şenbaş Gıda ve Aytuğ Plastik firma temsilcileri arasında, yer tahsis sözleşmelerini imzaladı.
Olgay GÜLER Resmi Gazete’de yayınlanan kararnameyle 1 milyon ton mısır ithalatında gümrük vergisi yüzde 130’dan 0’a indirilirken, üreticilerden tepkiler de gecikmedi. Ticaret Bakanlığı, yerli mısır üretiminin tüketimi karşılamada yetersiz kalması nedeniyle, 1 milyon ton mısır ithalatı için tarife kontenjanı açtı. Resmi Gazete’de dün yayınlanan kararnameyle 31 Temmuz 2025 tarihine kadar geçerli olmak üzere 1 milyon ton mısırda yüzde 130 olan gümrük vergisi sıfırlandı. Söz konusu gelişme, ülke içinde üreticilerdense tepki topladı.
‘ÇİFTÇİNİN EMEĞİNİ HİÇE SAYMAK ANLAMINA GELİYOR’ Edirne Genç Çiftçiler Derneği Başkanı Egemen Ilgın, bu durumunun üreticiye büyük bir darbe vuracağını belirtip, son 7 ayda açıklanan üç ayrı karar ile toplamda 3 milyon ton mısır ithalatı için tarife kontenjanı açıldığına dikkat çekti. Ilgın “Bu karar, yerli üreticinin emeğini, alın terini ve umudunu hiçe saymak anlamına geliyor. Hele çiftçi hasat yaparken ithalat yapılması çiftçiyi çok üzüyor. Tarımda dışa bağımlılığı artıran, üreticiyi mağdur eden bu ithalat politikalarından vazgeçilmelidir. Mısır ithalatının yüzde 95’ini, Ukrayna ve Rusya’dan yani savaş halindeki iki ülke yapıyoruz. Oysa doğru planlama ve sulama yatırımları ile biz kendi mısırımızı fazlasıyla üretiriz. O nedenle üretim planlaması çiftçiye sorularak yapılmalı, ithalat kararları üreticinin emeğini yok sayacak şekilde değil, üretimi destekleyecek şekilde düzenlenmelidir” dedi.
‘TÜRK ÇİFÇTİSİNİN ÖLÜM FERMANI ÇOKTAN YAZILMIŞ’ İYİ Parti Edirne İl Başkanı Hakan Şahin de, karar alınırken, mısır üreticisinin etkilenip, etkilenmeyeceğinin düşünülmediğini söyledi. Şahin, “Son 7 ayda Toplam 3 milyon ton mısır ithalat izni karşısında bu ülkenin mısır üreticisini nasıl etkilenir diye düşünen kimse yok mu ? Bir yandan Türk çiftçisi mısırını hasat ederken diğer taraftan da ithalat devam edecek. Dünya çiftçileri zengin edilirken, Türk çiftçisinin ölüm fermanı çoktan yazılmış. Geçenlerde ‘Bizim yaptıklarımıza sizlerin hayalleri bile yetmez’ diyen iktidar vekili gerçekten çok haklıymış. Sizin iktidarınızın yaptıklarını ve yapacaklarını bizler bırakın hayal etmeyi, aklımızın hiç bir köşesinden geçiremeyiz. Biz böyle şeyleri düşünmeyi bile beceremeyiz. Sanırım sırada buğday, ayçiçeği ve çeltik gümrük vergilerinin sıfırlanması var? Uzun zamandır çeltik üzerine Hindistan ve Güney Amerika’dan anlaşmaların yapıldığı iddiaları hep konuşuluyor. Söyleyin siz de kurtulun biz de kurtulalım. Nedir sizin Türk çiftçisi ile alıp veremediğiniz ? Neden Türk çiftçisi yerine diğer ülke çiftçilerini zengin ediyorsunuz. Gerçekten de üretim değil de ithalat ile enflasyonu düşüreceğinizi mi sanıyorsunuz? Gariban çiftçinin ürettiği ürünün fiyatını baskılayarak ülkeyi düştüğü ekonomik bataklıktan çıkarabileceğinizi mi öngörüyorsunuz?” diye konuştu.
Edirne’de geçen Mart ayında genel ticaret sistemine göre ihracat 10 milyon 533 bin dolar, ithalat 46 milyon 525 bin dolar olarak gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Mart 2025’e ilişkin dış ticaret istatistiklerini kamuoyu ile paylaştı. Ülke genelinde Mart ayında genel ticaret sistemine göre ihracat %3,4, ithalat %2,2 artış gördüğü belirtilirken, Edirne Bölge Müdürlüğü Trakya’daki 3 il için şu rakamları paylaştı:. “Edirne’de geçen Mart ayında genel ticaret sistemine göre ihracat 10 milyon 533 bin dolar, ithalat 46 milyon 525 bin dolar olarak gerçekleşti. Tekirdağ’da Mart ayında genel ticaret sistemine göre ihracat 256 milyon 153 bin dolar, ithalat 216 milyon 938 bin dolar olarak gerçekleşti. Kırklareli’nde Mart ayında genel ticaret sistemine göre ihracat 28 milyon 171 bin dolar, ithalat 22 milyon 752 bin dolar olarak gerçekleşti.” TÜİK Edirne Bölge Müdürlüğü’nün bölge için hazırladığı basın bülteninde şunlara yer verildi: “Edirne’de 2025 yılı Mart ayında ihracat 10 milyon533 bin dolar olarak gerçekleşti. Tekirdağ’da 2025yılı Mart ayında ihracat 256 milyon 153 bin dolar olarak gerçekleşti.Kırklareli’nde 2025 yılı Mart ayında ihracat 28 milyon 171 bin dolar olarak gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2025 yılı Mart ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre %3,4 artarak 23 milyar 415 milyon dolar, ithalat %2,2 artarak 30 milyar 610 milyon dolar olarak gerçekleşti. Edirne’de 2025 yılı Mart ayında ithalat 46 milyon 525 bin dolar olarak gerçekleşti. Tekirdağ’da 2025 yılı Mart ayında ithalat 216 milyon 938 bin dolar olarak gerçekleşti. Kırklareli’nde 2025 yılı Mart ayında ithalat 22 milyon 752bin dolar olarak gerçekleşti.” Edirne Mart ayında ihracatta ülke genelinde 60, Tekirdağ 16 ve Kırklareli 37, ithalatta ise Edirne 25, Tekirdağ 13 ve Kırklareli 30’uncu sırada yer aldı. Edirne’de Mart ayında en çok ihracat Bosna-Hersek, Bulgaristan ve Yunanistan en çok ithalat Moldova, Ukrayna ve Romanya, Kırklareli’nde Mart ayında en çok ihracat Almanya, Bulgaristan ve Venezuela, en çok ithalat ise Rusya Federasyonu, Romanya ve Moldova, Tekirdağ’ da Mart ayında en çok ihracat Almanya, Sırbistan ve ABD, en çok ithalat Çin, Güney Kora ve Almanya ile yapıldı.
Kayıt dışı ekonomiyle mücadele, Türkiye’nin mali yapısını güçlendirmek ve vergi kayıplarını minimize etmek adına kritik öneme sahiptir. Bu hedef doğrultusunda Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), son on yıl içerisinde dijital dönüşüm adımlarını hızlandırarak mali belgelerin elektronik ortama taşınmasını zorunlu hale getirmiştir.
Dijital fatura uygulamaları, işlem kayıtlarının eş zamanlı ve denetlenebilir şekilde izlenmesini sağlarken, belge sahteciliğini büyük ölçüde önlemekte ve vergi denetim süreçlerini kolaylaştırmaktadır. Bu kapsamda, e-Fatura, e-Arşiv Fatura, e-İrsaliye, e-SMM ve e-Adisyon gibi dijital belge türleri, artık sadece büyük şirketlerin değil; KOBİ’lerin, serbest meslek erbabının ve mikro işletmelerin de gündemindedir.
Fatura Türleri ve Geçiş Süreçleri Arasındaki Temel Farklar
Elektronik belgeler tek başlık altında toplanıyor gibi görünse de, her tür belgenin farklı hukuki kapsamı ve uygulama alanı vardır:
e-Fatura: Sadece e-Fatura sistemine kayıtlı mükellefler arasında düzenlenebilir. Karşılıklı veri alışverişi, GİB’in merkezi sistemi üzerinden yürütülür.
e-Arşiv Fatura: e-Fatura sistemine kayıtlı olmayan son kullanıcı veya işletmelere kesilir. İnternet satışları veya perakende işlemlerde yaygındır.
e-İrsaliye: Mal sevkiyatı sırasında fiziki irsaliye yerine kullanılabilir. Sevkiyat anında dijital belge ile ürün hareketi belgelenir.
e-SMM (Serbest Meslek Makbuzu): Avukatlar, doktorlar, danışmanlar gibi hizmet sunan kişilerin düzenlediği makbuzları dijitalleştirir.
Geçiş sürecinde en büyük zorluk, hangi tür belgenin hangi işlemde kullanılması gerektiğine karar vermekte yaşanır. Teknik olarak her biri ayrı başvuru süreçlerine, farklı yazılım gereksinimlerine ve farklı mevzuat yükümlülüklerine sahiptir.
Mükellefler İçin Uyum Kriterleri
Elektronik belge kullanımına geçişte, Gelir İdaresi Başkanlığı yıllık ciro limitlerini esas alır. Bu limitler, sektör bazlı olarak zaman zaman değişebilmekte ve yeni düzenlemelerle güncellenmektedir:
2024 yılı için brüt satış hasılatı 3 milyon TL ve üzeri olan firmalar için e-Fatura ve e-Arşiv zorunluluğu getirilmiştir.
Aynı kriterin 2025 yılı için daha da aşağı çekileceği, dijitalleşmenin kapsamının genişletileceği öngörülmektedir.
Geçiş yolları ise ikiye ayrılır:
Zorunlu geçiş: GİB tarafından belirlenen eşiklerin aşılması durumunda yasal zorunluluk oluşur.
Gönüllü geçiş: Eşiği aşmayan ancak dijitalleşmenin avantajlarını değerlendirmek isteyen işletmeler gönüllü olarak sisteme dahil olabilir.
Gönüllü geçiş, küçük işletmelere sistemsel deneyim kazandırdığı gibi, gelecekteki zorunluluklara karşı ön hazırlık da sağlar.
Teknik ve Operasyonel Hazırlıklar
Dijital belgelerle uyum süreci yalnızca yasal uyumlulukla sınırlı değildir. Aynı zamanda teknik ve operasyonel hazırlık da gerektirir:
Sistem altyapısı: e-Fatura ve e-Arşiv gibi uygulamalara geçmek için GİB onaylı özel entegratörlerle çalışmak, teknik destek almak veya GİB portalını doğrudan kullanmak mümkündür.
Mali mühür ve e-imza: Gerçek kişi ya da tüzel kişi olmasına göre, fatura sistemlerine giriş için elektronik imza ya da mali mühür edinmek zorunludur.
Eğitim ve süreç yönetimi: Muhasebe, satış ve operasyon ekiplerinin dijital sistemlere hâkim olması gerekir. Özellikle küçük işletmeler için bu süreç, iş dışı yük oluşturabilir.
Veri güvenliği ve yedekleme: Dijital belgelerin güvenliği, fizikselden daha önemli hale gelmiştir. Sızma, kayıp veya veri bozulmalarına karşı güvenli sunucu altyapısı kullanılmalıdır.
Süreçlerin sorunsuz ilerlemesi için GİB’in sunduğu API dokümantasyonları, örnek entegrasyon kılavuzları ve video içerikleri büyük kolaylık sağlar. Ancak tüm bu sistemler, düzenli takip ve teknik destek olmadan etkin çalışmayabilir.
Uyumun Getirdiği Avantajlar
Dijital belge sistemlerine geçiş, sadece bir uyum zorunluluğu değil; aynı zamanda işletmeler açısından ciddi avantajlar sunar:
Maliyet tasarrufu: Kağıt, baskı, kargo ve arşiv maliyetleri ortadan kalkar. Özellikle yüksek fatura hacmine sahip işletmelerde yıllık tasarruf oranı %40’a kadar çıkabilmektedir.
Zaman tasarrufu: Faturaların düzenlenmesi, gönderilmesi ve arşivlenmesi saniyeler içinde yapılabilir.
Denetlenebilirlik: Dijital belgeler, Gelir İdaresi tarafından anlık olarak izlenebilir. Bu sayede denetim süreçleri hızlanır, kayıt dışı işlemler kolayca tespit edilir.
Veriye dayalı analiz: Fatura kayıtları, satış trendleri ve nakit akışları dijital ortamda analiz edilebilir. Bu da işletmelere stratejik kararlar için güçlü veri sağlar.
Ayrıca, uluslararası ticaret yapan firmalar için dijital belgeler, gümrük işlemleri, KDV iade süreçleri ve e-ihracat belgelerinde büyük kolaylık sağlar.
Yeni Yılın Eşiği: e fatura geçiş hadleri 2025
e fatura geçiş hadleri 2025 itibariyle dijital uyum sürecinde yeni bir eşik olarak gündeme gelmektedir. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın planladığı güncellemeye göre:
1 Ocak 2025 itibarıyla, yıllık brüt satış hasılatı 2 milyon TL ve üzeri olan işletmelerin e-Fatura ve e-Arşiv Fatura uygulamalarına geçmesi zorunlu hale gelecektir.
Hizmet sektöründeki işletmeler için bu sınır, sektör dinamiklerine bağlı olarak farklılaştırılabilir.
Bu hadler, hem küçük işletmeleri hem de e-ticaret gibi hızla büyüyen dijital satış kanallarını doğrudan etkileyen düzenlemelerdir. İşletmelerin bu geçişi sorunsuz şekilde yönetebilmesi için:
Sistem geçişine en az 3 ay öncesinden başlanması,
Özel entegratörlerle anlaşma sağlanması,
Personel eğitimlerinin tamamlanması önerilir.
2025 yılıyla birlikte, dijital uyum artık bir rekabet avantajı değil; ticari faaliyetlerin sürdürülebilirliği açısından zorunlu hale gelecektir.
Bu kapsamda dijital vergi süreçlerinde atılacak her adım, sadece mevzuatla uyumu değil, aynı zamanda işletmenin verimliliğini, şeffaflığını ve rekabet gücünü doğrudan etkilemektedir. “e fatura geçiş hadleri 2025” gibi düzenlemeler, yalnızca uyum değil, aynı zamanda fırsat penceresi olarak da değerlendirilmelidir.
Olgay GÜLER Edirne’de Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından, ‘İkinci ürün ayçiçeği üretimini geliştirme projesi’ kapsamında üreticilere yüzde 75 hibeli ayçiçeği tohumu dağıtılacağı duyuruldu. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, ikinci ürün ayçiçeği üretiminin artırılması amacıyla ‘İkinci ürün ayçiçeği üretimini geliştirme projesi’ uygulamaya konulduğu belirtildi. Çiftçilere, yaklaşık 5 bin dekarda ekilmek üzere hibe destekli tohum dağıtılacağı belirtilen açıklamada, 6 Mayıs günü mesai bitimine kadar il ve ilçe müdürlüklerine başvurulması gerektiği belirtildi.
İl Müdürlüğü açıklamasında; “Bakanlığımızca yürütülen ‘Tarım arazilerinin kullanımının etkinleştirilmesi projesi’ dahilinde il ve ilçe müdürlüklerimiz tarafından ‘İkinci ürün ayçiçeği üretimini geliştirme projesi’ uygulanacak. Proje bütçesi doğrultusunda yaklaşık 5 bin dekarda uygulanmak üzere yüzde 75 bakanlık hibeli yüzde 25 çiftçi katkılı olacak şekilde, ikinci ürün olarak ekilmesi ve sulama yapılması şartı ile yağlık ayçiçeği tohumu verilecektir. Projeden yararlanmak isteyen üreticilerimizin 6 Mayıs 2025 mesai bitimine kadar il ve ilçe müdürlüklerine başvuru yapmaları gerekmektedir” denildi.
Edirne genelinde geçen Mart ayında 545 konut satılırken, aynı ay bu rakam Tekirdağ genelinde 2 bin 737 ve Kırklareli genelinde de 444 olarak gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Mart 2025’e ilişkin “Konut Satış İstatistikleri”ni kamuoyu ile paylaştı. TÜİK Edirne Bölge Müdürlüğü’nün konuya ilişkin paylaşımı şöyle: “Edirne’de 2025 yılı Mart ayında 545 konut satıldı. Türkiye genelinde konut satışları Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %5,1 oranında artarak 110 bin 795 oldu. Konut satış sayısının en fazla olduğu iller sırasıyla 19 bin 820 ile İstanbul, 10 bin 203 ile Ankara ve 7 bin 513 ile İzmir olurken, en az olduğu iller sırasıyla 28 ile Ardahan, 33 ile Bayburt ve 63 ile Tunceli olarak gerçekleşti. Edirne’de ipotekli konut satış sayısı 88 olarak gerçekleşti. Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %41,5 oranında artarak 18 bin 225 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı %16,4 olarak gerçekleşti. Ocak-Mart döneminde gerçekleşen ipotekli konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %87,3 oranında artarak 51 bin 729 oldu. Edirne’de diğer satış türleri sonucunda 457 konut el değiştirdi. Türkiye genelinde diğer konut satışları Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %0,1 oranında artarak 92 bin 570 oldu. Toplam konut satışları içinde diğer satışların payı %83,6 olarak gerçekleşti. Ocak-Mart döneminde gerçekleşen diğer konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %12,7 oranında artarak 284 bin 57 oldu. Edirne’de 545 konut satışının, 163’ü ilk satış, 382’si ise ikinci el satış olarak gerçekleşti. Türkiye genelindeki 110 bin 795 konut satışının 33307’si ilk satış, 77488’i ise ikinci el satış olarak gerçekleşmiştir. Edirne’de ise 545 konut satışının 163’ü ilk satış, 382’si iseikinci el satış olarak gerçekleşmiştir.”
Edirne’nin önde gelen otomotiv firmalarından Fiat Özakıncı, 2024 yılında satış, satış sonrası hizmetler, müşteri memnuniyeti ve genel performans alanlarında gösterdiği üstün başarıyla, Türkiye genelindeki tüm bayiler arasında birinci olarak, ‘Yılın Altın Bayisi’ ödülünü aldı.
Edirne Fiat Özakıncı Otomotiv, 2025 Tofaş Bayi Toplantısı’nda düzenlenen Yıldız Bayi Ödülleri Töreni’nde, 2024 yılında satış, satış sonrası hizmetler, müşteri memnuniyeti ve genel performans alanlarında gösterdiği üstün başarıyla Türkiye genelindeki tüm bayiler arasında birinci olma başarısını gösterdi.
Özakıncı Otomotiv’e, bu başarısıyla ‘Yılın Altın Bayisi’ ödülü verildi. Ödül, Koç Holding Otomotiv Grup Başkanı Haydar Yenigün, Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu, Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu ve Fiat İş Birimi Direktörü Altan Aytaç tarafından, Özakıncı Otomotiv adına Genel Müdür Yardımcısı Kıvanç Özakıncı’ya verildi.
‘GURUR DUYUYORUZ’
Özakıncı Otomotiv Genel Müdür Yardımcısı Kıvanç Özakıncı, Edirne’nin markası olmaktan gurur duyduklarını belirterek, “Bu büyük başarı, alanında uzman ve özverili ekibimizin disiplinli çalışmasının ve müşterilerimizin güveninin en somut göstergesidir. Üstelik bu başarı bizim için bir ilk değil. Geçtiğimiz 2017 ve 2018 yıllarda da aynı performanslarla Türkiye genelinde zirvede yer alarak istikrarımızı ve kalite anlayışımızı defalarca kanıtladık. Edirne’nin markası, Türkiye’nin birincisi olmaktan gurur duyuyoruz. Bize güvenen tüm müşterilerimize ve bu başarıda emeği geçen tüm ekip arkadaşlarımıza sonsuz teşekkürler” şeklinde konuştu.
Olgay GÜLER Edirne İnşaat Sanatkarları Esnaf Odası Başkan Vekili Yüksel Meriç, gayrimenkul sektöründe sahte ilan ve fiyat manipülasyonlarını engellemek adına 7 Nisan günü başlatılan Emlak İlan Denetleme Sistemi’nin (EİDS) konut satışlarını kapsamadığını, sadece iş yeri satışlarında ve kiralıklarda geçerli olduğunu söyledi. Ticaret Bakanlığı tarafından 1 Ocak itibarıyla devreye alınan EİDS’nin ilk aşamasında, kiralık ilanların yalnızca mülk sahibinin e-Devlet üzerinden yetkilendirdiği kişiler tarafından girilmesi zorunlu hâle getirildi. 7 Nisan itibarıyla da sistemin kapsamı genişletilerek satılık konut ve iş yeri ilanları için de zorunlu kılındı. Edirne İnşaat Sanatkarları Esnaf Odası Başkanvekili Yüksel Meriç, pazartesi günü başlayan sistemin henüz konut satışlarını kapsamadığını, sadece iş yeri satışlarında ve kiralıklarda geçerli olduğunu söyledi. ‘HENÜZ BİR SÜRE VERİLMEDİ’ Gayrimenkul satışlarının sisteme dahil olacağı tarih hakkında bilgi verilmediğini söyleyen dile getiren Meriç, “7 Nisan’da yürürlüğe giren EİDS henüz konut satışlarını kapsamıyor. Emlakçı arkadaşlarımızın e-Devlet’ten yetki alarak girmesi gereken durum söz konusuydu. Şu anda tapudaki veri numarasıyla satılıklarda halen girilebiliyor. Kiralık konutlarda ise e-Devlet’ten mutlaka yetki almaları gerekiyor. Bunun yanında satılık işyerleri için de e-Devlet’ten yetki alınarak giriş yapılıyor. Fakat satılık konutlarda henüz daha bu işlem başlamadı. Emlakçı arkadaşlarımız konut satışlarında rahatça işlemlerini eski sistemle yapmaya devam edebilirler. Şu an için herhangi bir süre verilmedi ama mutlaka bir gün gelecek bu işlem. Bu yeni sistem ülkemiz için olumlu bir işlem ve her şey resmi olacak” dedi.