Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

TOKİ’de korkutan yangın!

Olgay GÜLER

Edirne’de apartmanın dördüncü katında meydana gelen yangında, yan dairede mahsur kalan vatandaş itfaiye merdiveniyle kurtarıldı.

Yangın akşam 20.30 sıralarında Kurtuluş Mahallesi eski TOKİ konutlarında meydana geldi. İddiaya göre apartmanın dördüncü katında Kader Kara’ya ait evde, henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı. Kara, eşi ve oğlunun evde olmadığı sırada başlayan yangında, alevleri görenlerin ihbarıyla bölgeye polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Ekipler yangına müdahale ederken bu sırada, yan dairede kimliği henüz belirlenemeyen bir vatandaş cama çıkarak yardım istedi. Dairede mahsur kaldığı anlaşılan vatandaş itfaiye merdiveniyle indirilirken, önlem amaçlı ambulansa alındı.

İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangında ev, kullanılamaz hale geldi.

Yangınla ilgili inceleme başlatıldı.

Eski avukat Balcı, toprağa verildi

Olgay GÜLER

Edirne’nin Cumhuriyet Mahallesi’nde, oturduğu apartmanın 6’ncı katından düşerek yaşamını yitiren eski avukat Çağdaş Balcı, kılınan cenaze namazından sonra toprağa verildi.

Olay önceki gün öğle saatlerinde Cumhuriyet Mahallesi Serhat Sokak üzerindeki apartmanda meydana geldi. Apartmanın ikinci katında annesiyle yaşayan eski avukat Çağdaş Balcı, henüz bilinmeyen nedenle 6’ncı kata çıkarak pencereden kendisini boşluğa bıraktı. Balcı, zemine düşerek ağır yaralanırken ihbarla bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, Balcı’nın olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi. Olay yeri inceleme ekipleri ve savcının incelemesinin ardından Balcı’nın cansız bedeni Adli Tıp Morgu’na kaldırıldı.

Sevgi Balcı ve merhum Adil Balcı’nın oğlu, Ulaş Balcı ve Bahar Çoban’ın kardeşleri eski avukat Çağdaş Balcı için dün Mevlana Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi. Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Çağdaş Balcı’nın cenazesi Yeni Şehir Mezarlığı’na defnedildi.

Yaşama tutunamadı

Olgay GÜLER

Edirne’de, freni boşaldığı öne sürülen minibüsün çarpmasıyla altında kalarak ağır yaralanan Ayten Özer (59), yapılan tüm müdahalelere yaşamını yitirdi.

Kaza, Pazartesi günü öğleden sonra Sarıcapaşa Mahallesi Şah Davut Sokak’ta meydana geldi. F.Y. idaresindeki minibüs, iddiaya göre frenin boşalması sonucu kontrolden çıkarak park halindeki 3 araca, ardından sokakta yürüyen Ayten Özer (59) ve yanındaki çocuğa çarptı. Kazada, minibüsün altında sıkışan Ayten Özer ile ismi öğrenilemeyen çocuk yaralandı. Çevredekilerin ihbarı üzerine kaza yerine sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle Özer bulunduğu yerden çıkarıldı. Yaralılar, ambulanslarla Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Ayten Özer, kaldırıldığı hastanede doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtulamayarak hayatını kaybetti.

Merkeze bağlı Büyükismailçe Köyü’nden Erol Özer’in eşi, Erdem Özer ve Enis Özer’in annesi, Ceren ve Eren Özer’in babaannesi, Ebru Özer’in kayınvalidesi Ayten Özer için dün cenaze namazı kılındı. Öğle namazından sonra köy camisinde kılınan cenaze namazının ardından Ayten Özer, köy mezarlığında toprağa verildi.

Öğrencilerden ‘örnek’ davranış!

Olgay GÜLER

Edirne’de 1’inci Murat Anadolu Lisesi öğrencileri, Ramazan ayında biriktirdikleri yardımlarla ihtiyaç sahibi, engelli ve yaşlı vatandaşların bakkal ve fırınlara olan borçlarının bir kısmını kapattı.

1.Murat Anadolu Lisesi’nde 9’uncu sınıf öğrencileri, ders dışı etkinlik olarak başlattıkları ‘İyilik Biriktiriyoruz” projesi kapsamında, Ramazan ayında biriktirdikleri yardımlarla örnek davranışa imza attı. Öğrenciler, birikimleriyle ihtiyaç sahibi, engelli ve yaşlı vatandaşların bakkal ve fırınlara olan borçlarının bir kısmını kapattı.

Okuldan yapılan açıklamada, “Bu anlamlı projeye katkı sunan öğrencilerimize, projemizin yürütücüsü DKAB Öğretmenimiz Zeynep Çolak’a, tüm öğretmenlerimize ve destek veren esnaflarımıza teşekkür ederiz” denildi.

Motosiklet kazası kamerada

Olgay GÜLER

Edirne’de iki motosikletin çarpışması sonucu bir kişinin yaralandığı kaza, güvenlik kamerasına yansıdı.

Kaza, Talatpaşa Mahallesi Eski İstanbul Caddesi’nde meydana geldi. İ.M. yönetimindeki elektrikli motosiklet ile E.G.’nin kullandığı 22 NK 700 plakalı motosiklet çarpıştı.

Çarpışmanın etkisiyle motosikletlerde bulunan 3 kişi, yola savruldu. İhbarla kaza yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kazada yaralanan İ.M., Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.

Kaza, güvenlik kamerasına yansıdı.

30 metrekarelik mağduriyet!

Olgay GÜLER

Edirne’nin Karaağaç Mahallesi’nde, ‘kentsel dönüşüm’ kapsamında konteynerlere yerleştirilen, çoğunluğu Roman vatandaşlardan oluşan 21 aile, aradan geçen 2 yılda verilen sözlerin tutulmadığını belirterek tepki gösterdi.

Karaağaç Mahallesi’nde, Meriç Nehri’nde su seviyesinin artmasıyla zaman zaman su baskınının yaşandığı ‘Göl Mahalle’ olarak adlandırılan bölgede bulunan gecekondu ve derme çatma 21 ev, yenileri yapılmak üzere 2023 yılında İl Özel İdaresi tarafından yıkıldı. Edirne Valiliği’nin kentsel dönüşüm yapacağı bölgedeki evlerde kalan aileler, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) tarafından altyapısı tamamlanmasının ardından kurulan konteynerlere yerleştirildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından kalıcı konutlar yapılana kadar aileler konteynerlerde yaşamaya başladı. Çoğu Roman vatandaşlardan oluşan bölgede vatandaşlar, 25-30 metrekarelik konteynerlerin yetersiz kaldığını, kışın su bastığını ve kanalizasyon sorunlarının dayanılmaz boyuta ulaştığını ifade ederek yetkililere seslendi.

‘KONTEYNER GELİNCE GERÇEĞİ GÖRDÜK’

Mahalle sakinleri adına yaşadıkları durumu anlatan Levent Aldırmaz, sürecin başlangıcını anlatarak, “Normal, gecekondu evlerimiz vardı. Sayın valimiz mahalle mahalle gezdiğinde bizim mahallemize de geldi, şeref verdi. Hepimizin dertlerini dinledi. Biz de o zaman sadece çatılarımızın akıttığını söyledik. Bazı evlerin avlusuna su dolduğunu, kanalizasyonlarımızın taştığını ifade ettik. Vali Bey de bize ‘Size daha düzgün konutlar yapacağım’ dedi. ‘Burayı düzenleyeceğim’ dedi. Ama bu süreçte bizden imza aldı. İmza karşılığında da ‘Size iki sene müddet verelim, bu süreçte burada idare edin, sonra sizi uygun bir yere yerleştireceğiz’ dedi. Açıkçası başta konteyner olduğunu bilmiyorduk. Bizden imza alınırken böyle bir bilgi verilmedi. Fabrika tipi evler yapılacak diye düşündük. Evlerimiz yıkıldıktan sonra konteynerler geldi. O zaman gerçeği gördük” dedi.

‘ADIM ATACAK YER YOK’

Yaşam alanlarının darlığından ve fiziksel koşulların kötülüğünden şikayet eden Aldırmaz,  “Konteynerler yaklaşık 24-27 metrekare. Paket taşlarının üstüne koydular. İçinde rahat hareket edemiyoruz. İki seneyi de geçti ama hâlâ buradayız. Zor şartlarda yaşamaya çalışıyoruz. Sayın Valimizden tek ricamız var: gelsin, bizi tekrar ziyaret etsin, konteynerlerin halini yerinde görsün. Çünkü gerçekten yaşanacak gibi değil. Kanalizasyonlar taşıyor, içeride kötü kokular var. Konteynerin içinde adım atacak yer yok. Altları da çökmeye başladı” şeklinde konuştu.

‘KENDİMİZ YAPSAK GELİP YIKACAKLAR’

Aldırmaz, vatandaşların kendi çabalarıyla iyileştirme yapmalarına da izin verilmediğini söyleyerek, “Bir arkadaşımız dayanamadı, konteynerini kaldırıp altına beton attı. En doğrusunu yaptı. Ben de yapmak istiyorum ama yapamıyorum. Çünkü yaparsak gelip yıkacaklar. O yüzden kimse cesaret edemiyor. Bazı arkadaşlarımızın zaten maddi imkânı da yok. İmkânı olanlar da önüne küçük bir sundurma yapmış” diye konuştu.

‘SURİYELİLER BİLE BİZDEN İYİ ŞARTLARDA’

Vali Yunus Sezer’e çağrıda bulunan Aldırmaz, “Sayın Valimizden ricamız gelip bizi yerinde görmesi. Bize verilen söz iki seneydi. ‘İki sene sonra sizi yerleştireceğiz’ dendi ama o süre geçti. Sonrasında bizi farklı yerlere yönlendirdiler, ‘özel idareye gittiniz’ denildi. Giden arkadaşlarımız oldu ama bir sonuç çıkmadı. Biz şu an ne yapacağımızı bilmiyoruz. Kime gideceğimizi şaşırdık. Açık konuşayım, burada Suriyeliler bile bizden daha iyi şartlarda yaşıyor. Maaşlarını alıyorlar, geçimlerini sağlıyorlar. Biz ise eşimizi alıp bir kafeye gidip çay içemiyoruz. Çünkü aklımız sürekli burada, konteynerde. Durumumuz ne olacak, nasıl olacak, biz de bilmiyoruz. Tek isteğimiz, gelip bizi görmeleri ve bu şartların iyileştirilmesi” diye konuştu.

Sezer: Kangren hale gelen işlerimiz var

Olgay GÜLER

Edirne İl Koordinasyon Kurulu’nun 2026 yılı ilk dönemi toplantısında konuşan Edirne Valisi Yunus Sezer, kentte yapımında sona gelinen çok güzel projeler olduğu gibi, kangren haline gelen işler de olduğuna dikkat çekti.

İl Koordinasyon Kurulu, 2026 yılı ilk dönem toplantısı, Devecihan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Vali Yunus Sezer’in başkanlık ettiği toplantıya, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, kaymakamlar, belediye başkanları, kamu, kurum ve kuruluş temsilcileri katıldı. Toplantının açılışında yatırımlarla ilgili bilgi veren Vali Sezer, 2026 yılı yatırım programlarında küçük, orta ve büyük ölçekli 233 projenin yer aldığını kaydetti. Sezer, “Bu projelerin toplam bedeli yaklaşık 102 milyar TL’yi bulmaktadır. Bu projeler için önceki yıllarda 41 milyar TL harcanmış, 2026 yılında da 17,4 milyar TL ödenek kullandırılması öngörülmüştür. Birinci yatırım dönemi sonuna kadar yapılan çalışmalar dahilinde 1,2 milyar TL harcama yapılarak %7 yıllık harcama oranı sağlanmıştır” dedi.

EN ÇOK PROJE TARIM SEKTÖRÜNDE

Vali Sezer, 2026 yılı birinci dönemi sonunda, kamu kuruluşlarının programlarında yer alan 233 projenin 20’sinin bitirildiğini, 137‘sinin devam ettiğini, 76’sının da ihale ve proje aşamasında olduğunu söyledi. Sezer, “Uygulamaya konulan projelerin ilçelere göre dağılımı; Merkez 104, Keşan 28, Uzunköprü 15, Enez 15, Meriç 15, İpsala 10, Havsa 9, Lalapaşa 3, Süloğlu 3 olup 31 proje ise muhtelif ilçelerde gerçekleştirilmiştir. Yatırımlar sektörel bazda değerlendirildiğinde; Projelerin 90’ı Tarım, 55’i Diğer Kamu Hizmetleri (sosyal-iktisadi), 25’i Ulaştırma-Haberleşme, 22’si Eğitim, 15’i Sağlık, 14’ü Enerji, 5’i Turizm, 4’ü Madencilik, 3’ü İmalat sektörlerinde uygulamaya konulmuştur” diye konuştu. 

‘İŞİN SAĞLIKLI YÜRÜTÜLMESİ ÇOK ÖNEMLİ’

Devam eden projelerle ilgili, kurumların temsilcilerine uyarılarda bulunan Vali Sezer, “İlgili kurumlardaki arkadaş şunu hatırlatmak istiyorum; öncelikle bu ihale süreçlerini bir an önce bitirip bir an önce yapım süreçlerine başlayıp yılı iyi değerlendirmek lazım. Zaman çok hızlı geçiyor. Mevsim şartları inşaat ve diğer yapım işleri elverdiği müddetçe kısıtlı zamanı iyi değerlendirip bir an önce işlerimize başlamamız ve takip ederek en iyi şekilde sonuçlandırmamız lazım. Diğer bir konu da özellikle altını çizmek istediğim konu; çünkü yapılan işleri devamlı kontrol ediyoruz. Ben de fırsat buldukça projeleri gezme imkanım oluyor. Bir işin ihale edilmesi ve yapımına başlanması önemli. Fakat ondan daha önemli olan husus işin sağlıklı yürütülmesi. Dolayısıyla ilgili arkadaşlarımızın 24 saat yapılan işi takip etmesi lazım. Kontrolör arkadaşlarımızın kontrol etmesi lazım. Bu işin doğru kontrolü yapılıyor mu yapılmıyor mu? Bunları bir kere daha üçüncü göz olarak bakılması lazım. Ve de biz yanlış başlarsa yanlış gidiyor. O işi düzeltmek daha fazla zaman, daha fazla emek, daha fazla prosedür gerektiriyor” şeklinde konuştu. 

‘KANGREN HALİNE GELEN İŞLERİMİZ DE VAR’

Kentte, çok güzel sonuçlanan projeler olduğu gibi, kangren haline gelen işler de olduğuna dikkat çeken Sezer, “Şu anda yapılan işlerimizden çok güzel olanlar yapıldı, bitti ama şu anda kangren olmuş işlerimiz de var. İhalesini fesih ettiğimiz, yeniden ihaleye çıktığımız, bu işler nereden baksanız bir sene, iki sene daha bizlerin yapacağı hizmetleri öteliyor. Yapılan işlere de baktığımız zaman ‘Bitsin de nasıl olursa olsun’ geliyor neredeyse iş. Bu yaptığımız binalar bize 40-50 yıl hizmet verecek. Daha fazla hizmet verecek binalar. Dolayısıyla gözümüzün böyle bebeği gibi bunlara bakmamız lazım, başından sonuna kadar bunları kontrol etmemiz lazım. Yollarımızı, binalarımızı, kontrol etmemiz lazım. İnsiyatifin kendi elimizde olması lazım. Orada yüklenici arkadaşlara doğru yolu göstermemiz lazım. Bu noktada özellikle gezdiğim bazı işlerde özellikle hatırlatmak istiyorum” ifadelerini kullandı.

Göz Lazerinde Yeni Dönem: SMILE Pro Teknolojisi Kimler İçin Daha Avantajlı?

Gözlük ya da kontakt lens kullanımı, birçok kişi için yıllar boyunca alışkanlık haline gelse de, özellikle son dönemde lazer tedavilerine olan ilgi gözle görülür şekilde artıyor. Bunun en önemli nedenlerinden biri ise teknolojinin sunduğu konfor ve hız. Özellikle “SMILE Pro” adı verilen yeni nesil yöntem, bu alanda dikkat çeken gelişmelerden biri olarak öne çıkıyor.

Peki SMILE Pro tam olarak nedir? Ve daha da önemlisi, gerçekten kimler için uygun bir seçenek olabilir?

Veni Vidi Göz Bakırköy’de görev yapan Op. Dr. Kadir Çolakoğlu’na göre bu soruların cevabı kişiden kişiye değişiyor. Çünkü her ne kadar teknoloji gelişmiş olsa da, göz sağlığı söz konusu olduğunda “tek tip çözüm” diye bir şey yok.

SMILE Pro Neyi Değiştiriyor?

SMILE Pro, temel olarak klasik SMILE lazer yönteminin daha gelişmiş bir versiyonu olarak tanımlanıyor. En belirgin farkı ise işlem süresindeki ciddi kısalma.

Geleneksel lazer işlemlerine kıyasla çok daha kısa sürede tamamlanan bu uygulama, hem hasta hem de hekim açısından bazı avantajlar sunabiliyor.

Örneğin işlem süresinin kısa olması:

  • Hastanın işlem sırasında daha az stres yaşamasını sağlayabiliyor
  • Gözün sabit kalmasını kolaylaştırabiliyor
  • Lazer uygulamasının daha stabil gerçekleşmesine katkı sağlayabiliyor

Ancak burada önemli bir nokta var: Bu avantajlar, doğru hasta grubunda anlam kazanıyor.

 “Hızlı olması, herkes için uygun olduğu anlamına gelmez”

Op. Dr. Kadir Çolakoğlu, SMILE Pro’nun en çok yanlış anlaşılan yönlerinden birinin bu olduğunu söylüyor.

“Evet, teknoloji çok hızlı. Ama bu hız, her hastanın otomatik olarak uygun olduğu anlamına gelmez. Bizim için önemli olan hız değil, doğru sonuçtur.”

Bu yaklaşım aslında modern göz tedavilerinin temel prensibini özetliyor: kişiye özel planlama.

Kimler İçin Daha Uygun Olabilir?

SMILE Pro, özellikle belirli hasta gruplarında daha avantajlı bir seçenek olarak değerlendirilebiliyor.

Örneğin:

  • Yüksek miyop problemi olan bireyler
  • Günlük hayatında yoğun tempoya sahip olan kişiler
  • İşlem sonrası hızlı toparlanmak isteyenler

bu yöntem için potansiyel adaylar arasında yer alabiliyor.

Ancak burada altı çizilmesi gereken önemli bir detay var: Bu sadece genel bir çerçeve. Kesin karar, detaylı göz muayenesi sonrası veriliyor.

“Her göz kendi hikayesini anlatır”

Göz yapısı, dışarıdan bakıldığında benzer gibi görünse de aslında oldukça karmaşık ve kişiye özel bir yapı. Bu nedenle lazer tedavilerinde standart bir yaklaşım benimsemek mümkün değil.

Op. Dr. Çolakoğlu bu durumu şöyle ifade ediyor:
“İki hastanın numarası aynı olabilir ama göz yapısı tamamen farklı olabilir. Bu yüzden her hastayı kendi içinde değerlendirmek gerekiyor.”

Bu değerlendirme sürecinde:

  • Kornea kalınlığı
  • Göz yüzeyi yapısı
  • Göz kuruluğu durumu
  • Yaşam tarzı

gibi birçok faktör bir arada ele alınıyor.

Konfor mu, uygunluk mu?

SMILE Pro’nun en çok öne çıkan özelliklerinden biri, sunduğu konfor. Kısa işlem süresi ve minimal müdahale, birçok kişi için cazip bir seçenek oluşturuyor.

Ancak uzmanlara göre burada kritik bir denge var.

Konfor önemli… ama doğru hasta seçimi daha önemli.

Çünkü uygun olmayan bir hastada en gelişmiş teknoloji bile istenen sonucu vermeyebilir.

Yoğun yaşam temposu olanlar neden araştırıyor?

Günümüzde birçok kişi, iş ve sosyal hayatın temposu nedeniyle uzun iyileşme süreçlerinden kaçınmak istiyor. Bu da daha hızlı toparlanma sunan yöntemlere olan ilgiyi artırıyor.

SMILE Pro da tam olarak bu noktada öne çıkıyor.

Ancak yine aynı noktaya geliyoruz:
Hızlı olmak, her zaman doğru olmak anlamına gelmez.

Teknoloji ilerliyor, ama karar hâlâ bireysel

SMILE Pro, göz lazer tedavilerinde önemli bir adım olabilir. Ancak bu yöntemin sunduğu avantajlardan faydalanabilmek için doğru hasta grubunda yer almak gerekiyor.

En sağlıklı yaklaşım ise şu:
Detaylı bir muayene olmadan karar vermemek.

Çünkü göz sağlığı, kısa vadeli değil uzun vadeli düşünülmesi gereken bir konu.

Ve bazen en doğru karar…
“Henüz karar vermemek” olabilir.

Gencan’dan Balkan Pazarı’nda inceleme

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, 25. Edirne Tarım, Hayvancılık, Sanayi, Ticaret, Otomotiv ve Gıda Fuarı öncesinde Balkan Pazarı’nda incelemelerde bulunarak hazırlık sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ziyaret sırasında açıklamalarda bulunan Gencan, fuar ve pazar alanındaki hazırlıkların sürdüğünü belirterek, Balkan Pazarı’nın kısa süre içinde vatandaşların hizmetine sunulacağını ifade etti.

“PAZARDA SÜRECİ TAMAMLAMAK ÜZEREYİZ”
Gencan, fuarın şehir için önemli bir organizasyon olduğunu vurgulayarak, “Yarın burada büyük ölçekli bir tarım fuarı gerçekleşecek. Pazar yerimizle ilgili hazırlıklarımız da devam ediyor. Süreci tamamlayarak en kısa sürede hemşehrilerimizle buluşturacağız” dedi.

PAZAR ERGENE A.Ş. TARAFINDAN İŞLETİLECEK
Balkan Pazarı’nın işletme modeline ilişkin de bilgi veren Gencan, sürecin belediye iştiraki üzerinden yürütüleceğini belirtti. Pazarın, Edirne Belediyesi’nin iştiraki olan Ergene A.Ş. tarafından işletileceğini ifade eden Gencan, aracı bir yapı bulunmayacağını vurguladı.

Gencan, “Pazar yerinde hem esnafımızın adil bir şekilde faaliyet göstermesi hem de vatandaşlarımızın memnuniyeti için hassas bir çalışma yürüttük. Süreç doğrudan belediyemiz ve iştirakimiz tarafından yönetilecek, gerekli denetimler de zabıta ekiplerimiz tarafından yapılacak” diye konuştu.

ALTYAPI VE ÜSTYAPI ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR
Kent genelinde devam eden altyapı çalışmalarına da değinen Gencan, Kaleiçi bölgesinde çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığını, abone bağlantılarının sürdüğünü belirtti.

Başkan Gencan, “Şehrimizin farklı noktalarında hem altyapı hem üstyapı çalışmalarımız devam ediyor. Hilly Kavşağı başta olmak üzere önemli bölgelerde çalışmalarımızı hızla sürdürüyoruz. Tüm zorluklara rağmen Edirne’nin her noktasında sahadayız” ifadelerini kullandı.

Gokalaf Sayesinde Vücut Değerlerinizi Bilerek Formda Kalın

Günümüzde sağlıklı bir yaşam sürmek ve ideal forma kavuşmak sadece rastgele spor yapmakla değil, vücudumuzu bilimsel verilerle tanımakla başlar. Birçok kişi sadece tartıdaki rakama odaklansa da, gerçek başarı vücut kompozisyonunu doğru analiz etmekten geçer. Bu süreçte bize rehberlik eden üç temel veri vardır: Vücut yağ oranı, günlük kalori ihtiyacı ve ideal kilo hedefi.

Vücut Analizinde İlk Adım: Yağ Oranı

Kilonuz aynı kalsa bile aynadaki görüntünüzün değişmesinin temel sebebi yağ ve kas dengesidir. Sadece tartılmak, vücudunuzdaki kas kaybını veya yağ artışını size söylemez. Bu yüzden, gelişimini takip etmek isteyen herkesin düzenli olarak yağ oranı hesaplama yöntemlerini kullanması gerekir. Yağ oranınızı bildiğinizde, diyetinizin ne kadar etkili olduğunu çok daha net görebilirsiniz.

Beslenme Planınızı Kişiselleştirin

Hedefiniz ister kilo vermek ister kas kütlenizi artırmak olsun, matematiği doğru kurmalısınız. “Az yemek” her zaman çözüm değildir; önemli olan vücudunuzun bazal metabolizma hızına ve günlük aktivite seviyesine göre doğru enerjiyi almaktır. Doğru bir beslenme programı için kalori hesaplama araçlarını kullanarak günlük almanız gereken makro ve mikro besin değerlerini belirleyebilirsiniz. Unutmayın, kontrol edemediğiniz şeyi yönetemezsiniz.

Gerçekçi Hedefler Belirleyin

Herkesin kemik yapısı, boyu ve genetik özellikleri farklıdır. Bu nedenle sosyal medyadaki standart bedenlere uymaya çalışmak yerine, kendi biyolojik yapınıza uygun hedefi belirlemelisiniz. Boyunuza ve cinsiyetinize göre ulaşmanız gereken sağlıklı ağırlığı öğrenmek için ideal kilo hesaplama modüllerinden destek alabilirsiniz.

Sonuç olarak; sağlıklı bir dönüşüm süreci sabır ve doğru bilgi gerektirir. gokalaf.com üzerindeki bu profesyonel araçları kullanarak verilerinizi analiz edebilir, çok daha bilinçli bir şekilde form tutmaya başlayabilirsiniz. Unutmayın, en iyi yatırım kendi sağlığınıza yaptığınız yatırımdır.