Merhum Halil Sarp’ın eşi, Alaattin, Hayrettin, Süleyman, Aysel, Ersin ve Nursel’in anneleri Emine Sarp 70 yaşında vefat etti. Merhume dün Kıyık Merkez Yeni Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Buçuktepe Mezarlığında toprağa verildi.
ÖĞRETMEN ŞÜKRİYE GÜRSEL VEFAT ETTİ
Kurtuluş İlkokulu emekli öğretmenlerinden Şükriye Gürsel 84 yaşında vefat etti. Merhum emekli öğretmen Ersin Gürsel’in eşi, Işık Serez ve Serdar Gürsel’in anneleri, Fatih Serez’in kayınvalidesi olan merhum, Cumartesi günü öğle namazını takiben Eski Camide kılınan cenaze namazının ardından Buçuktepe Mezarlığında toprağa verildi.
FERİDUN IŞIK VEFAT ETTİ
Ekrem Demiray Spor Salonundan emekli Feridun Işık 81 yaşında vefat etti. Kamile Işık’ın eşi, Fahri ve Melek Işık’ın babaları, Elgin Işık’ın kayınpederi, Nuri ve Necmi Işık’ın ağabeyleri, Çağdaş İşbeceren’in dedesi olan merhum Cumartesi günü Kıyık Kıyak Baba Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
HAFİZE KAHAYA VEFAT ETTİ
Edirne esnaflarından merhum Bakkal Bekir Kahaya’nın eşi, Yalçın ve Hüseyin Rahmi Kahaya ile Sema Arslan’ın anneleri, Zehra Kahaya ve Zeki Arslan’ın kayınvalideleri Hafize Kahaya 78 yaşında vefat etti. Merhume Cumartesi günü Eski Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Demirhanlı Köyü Mezarlığında toprağa verildi.
KUZEY ZEREN VEFAT ETTİ
Semih Zeren’in torunu Aycan ve Uğur Zeren’in oğulları Kuzey Zeren 6 yaşında vefat etti. Merhum Hoca Ahmet Yesevi Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Buçuktepe Mezarlığında toprağa verildi.
DOKU Derneği, 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü’nün yalnızca sokak hayvanlarını değil, ormanlarda, dağlarda ve sulak alanlarda yaşam mücadelesi veren tüm canlıları hatırlama günü olduğuna dikkat çekerek, Istrancalar’ın Biyosfer Rezerv alanı ilan edilmesi çağrısında bulundu. Dernek Başkanı Göksal Çidem, hayvanların yaşam hakkının sınırların ve siyasi kararların üzerinde tutulması gerektiğini belirterek, “Sınırlar insanları ayırabilir, ama doğa sınır tanımaz!” ifadelerini kullandı. DOKU Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Çidem, yaptığı yazılı açıklamada, Istrancalar’ın Türkiye ile Bulgaristan arasında uzanan, zengin biyolojik çeşitliliği ve yaban hayatıyla önemli bir ekosistem olduğunun altını çizerek, “Ancak Bulgaristan sınırında uygulanan jiletli tel ve çit sistemleri, yaban hayvanlarının doğal hareketlerini engelleme, yaralanmalarına ve ölümlerine neden olma riski taşımaktadır” dedi. “Bir karaca, bir kurt, bir tilki ya da bir kaplumbağa için sınır yoktur. Onlar için yalnızca yaşam alanları ve yaşamlarını sürdürebilme mücadelesi vardır” diyen açıklamasında şunlara yer verdi: “Sınır boyunca uzanan jiletli teller, yaban hayvanlarının göç ve geçiş güzergâhlarını keserek habitat parçalanmasını derinleştirebilir. Beslenme, üreme ve suya ulaşma alanlarına erişimlerini zorlaştırabilir. Doğal yaşamın devamlılığı için hayati öneme sahip ekolojik koridorların bu tür fiziksel engellerle kesintiye uğraması, yalnızca tek tek hayvanları değil, bütün ekosistemi tehdit eder.
DOĞA SINIR TANIMAZ, YAŞAM TELLERİN ARDINDA KALAMAZ! Hayvanları korumak, onları yalnızca açlıktan ve şiddetten korumak değildir. Onların özgürce dolaşabileceği, beslenebileceği, üreyebileceği ve doğal yaşam döngülerini sürdürebileceği alanları korumaktır. Güvenlik önlemleri, yaban hayatının yaşam hakkını ve ekolojik bütünlüğü gözeten çözümlerle hayata geçirilmelidir. Sınır güvenliği ile doğanın korunması birbirine karşıt olmak zorunda değildir. Yaban hayvanlarının güvenli geçişini sağlayacak ekolojik koridorlar ve canlılara zarar vermeyen alternatif sınır düzenlemeleri değerlendirilmelidir. DOKU Derneği olarak, Istrancalar’ın iki yakasında da doğanın ve tüm canlıların yaşam hakkının korunması gerektiğini savunuyoruz. Çünkü doğanın sınırları yoktur; kuşların, ormanların, derelerin ve yaban hayvanlarının yaşamı ortak bir bütündür. Bir yanda jiletli teller, diğer yanda RES’ler, patlatmalı madencilik ve parçalanan ormanlar… Yaban hayatı her geçen gün biraz daha daralan yaşam alanlarında hayatta kalmaya çalışıyor. Kuşların göç yolları üzerinde planlanan ve işletilen rüzgâr enerji santralleri (RES) ise yeterli bilimsel değerlendirme yapılmadığında çarpışma, rahatsız edilme, habitat kaybı ve göç güzergâhlarının değişmesi gibi riskler yaratabilir. Rüzgâr enerjisi temiz enerji hedefinin bir parçası olsa da yanlış yer seçimi, kuşların ve diğer canlıların yaşamını tehlikeye atmamalıdır. RES projeleri, patlatmalı madencilik, taş ocakları, orman yolları ve sınır boyunca uzanan jiletli teller birbirinden bağımsız sorunlar değildir. Bir araya geldiklerinde yaban hayatının yaşam alanlarını parçalayarak canlıları giderek daha dar alanlara sıkıştırabilirler. DOKU Derneği olarak çağrımızdır: Kuş göç yolları üzerindeki RES projeleri, mevsimsel göç hareketleri ve kümülatif etkiler dikkate alınarak bilimsel olarak değerlendirilsin. AB tarafından finanse edilerek Bulgaristan tarafında yapılan sınırda ki jiletli tellerin yaban hayvanları üzerindeki etkileri araştırılsın ve güvenli ekolojik geçişler sağlansın. Patlatmalı madencilik faaliyetlerinin yaban hayatı, orman ekosistemleri ve su kaynakları üzerindeki etkileri bağımsız uzmanlarca incelensin. Yaban hayvanlarının üreme, beslenme ve barınma alanları koruma altına alınsın. Istrancalar’da ekolojik koridorların ve orman bütünlüğünün korunması esas alınsın. Bir kuşun gökyüzündeki özgürlüğü, bir karacanın ormandaki yaşamı, bir kurdun, bir karacanın doğal geçiş yolu insan kararlarıyla yok edilmemelidir. Istrancalar Biyosfer Rezerv alanı ilan edilmelidir. Enerjiye, madene ve güvenliğe ilişkin ihtiyaçlar, doğanın ve diğer canlıların yaşam hakkını yok saymanın gerekçesi olamaz. Gerçek kalkınma, gelecek kuşaklara yalnızca enerji tesisleri ve maden ocakları değil, sağlıklı ormanlar, temiz sular ve yaşam dolu bir doğa bırakabilmektir.”
Edirne Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nce düzenlenen 2026 Amatör Spor Haftası’nın açılışı bugün gerçekleştirilecek. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nce hazırlanan programa göre, Amatör Spor Haftası’nın açılışı dolayısıyla 5 Ekim 2026 Pazartesi saat 10.00’da Atatürk Anıtı’nda tören düzenlenecek. 2026-2027 Okuldan Spora Sezonu Açılışı ve Yılın Enleri Ödül Programı ise 6 Ekim 2026 Salı günü saat 13.00’te Edirne Spor Salonu’nda yapılacak. 29 Eylül Salı günü Mimar Sinan Spor Salonu’nda gerçekleştirilen Mini Voleybol Turnuvası ile start alan ve dün Saraçhane Futbol Sahası’ndaki Futbol Turnuvası ile devam eden etkinlik takvimi şöyle işleyecek. 5 Ekim Pazartesi Amatör Spor Haftası Açılış Töreni 10. 00 Atatürk Anıtı Önü Ritmik Cimnastik Müsabakası 10. 00 Edirne Spor Salonu Futbol Turnuvası Saraçhane Futbol Sahası 6 Ekim Salı 11.00 2026 2027 Okuldan Spora Sezonu Açılışı ve Yılın Enleri Ödül Programı Edirne Spor Salonu 7 Ekim Çarşamba 20.00 Bisiklet Halk Turu Atatürk Heykeli Önü (Toplanma) – Karaağaç Güzergâhı 8 Ekim Perşembe 16.00 Atletizm Yarışmaları Şükrüpaşa Atletizm Sahası 10 Ekim Cumartesi 12.00 Judo Toplu Çalışma Etkinliği İlknur Kobaş Judo Salonu 10-11 Ekim 10.00 Cumartesi – Pazar 1 2. Geleneksel Satranç Turnuvası Edirne Gençlik Merkezi 10-11 Ekim 10.00 Cumartesi-Pazar 09-10-12 Yaş Tenis Turnuvası Şükrüpaşa Tenis Kortları 11 Ekim Pazar 10.00 Bireysel Masa Tenisi Turnuvası Ekrem Demiray Spor Salonu 1-10 Ekim Pool Bilardo Turnuvası Edirne Spor Salonu
Edirne Şükrüpaşa Spor U16 takımı Gelişim Ligi’nin 2. haftasında evindeki ilk maçta Saraçhane 1 Nolu Sentetik Saha’da Büyükçekmece Belediye Spor’a 6-0 yenilirken, bu maçtan sonra iki kulübün U17 takımları arasında oynanan maç ise 2-2 berabere sona erdi. U16 GELİŞİM LİGİ 2.HAFTA SONUÇLAR Arkent Arnavutköy Belediyesi Futbol Sk 1-0 Büyükçekmece Gücü Fk Spor A.Ş. İstanbul Beylikdüzüspor 5-1 Lüleburgaz Atletik Spor Silivrispor 4-3 Çerkezgücü Spor Bigaspor 2-1 Başakşehirspor Edirne Şükrüpaşa Spor 0-6 Büyükçekmece Belediye Spor Merkez Kayaşehir Spor Kulübü 0-2 Çorlu Belediye Futbol Kulübü Büyükçekmece Gençordu Spor 0-3 Tekirdağspor Çanakkale Gençlerbirliği Spor 4-2 Kırklarelispor U17 GELİŞİM LİGİ 2.HAFTA SONUÇLAR Arkent Arnavutköy Belediyesi Futbol Sk 2-0 Büyükçekmece Gücü Fk Spor A.Ş. İstanbul Beylikdüzüspor 3-0 Lüleburgaz Atletik Spor Silivrispor 6-1 Çerkezgücü Spor Bigaspor 2-1 Başakşehirspor Edirne Şükrüpaşa Spor 2-2 Büyükçekmece Belediye Spor Merkez Kayaşehir Spor Kulübü 0-4 Çorlu Belediye Futbol Kulübü Büyükçekmece Gençordu Spor 0-1 Tekirdağspor Çanakkale Gençlerbirliği Spor – Kırklarelispor (15. dakikada tatil edildi)
Tüm yaratılanlara, “İNSANIN’ın HAK EDENİNE,” hayvan, bitki, ağaç, doğanın TÜMÜNE SAYGI, SEVGİ, MERHEMET, ŞEVKAT, NEZAKET, VİCDAN, KORUMA, DOYURMA, BAKMA varsa, ALLAH ile berabersin işte!.. HER ŞEYİN YOKTAN YARATICISI, TEK SAHİBİ, SONSUZ KUDRET, İLİM, RIZK, MERHEMET SAHİBİ, HER ŞEYİN TEK VERİCİSİ, YAŞATAN, ÖLDÜREN, AHRET DE TEKRAR DİRİLTEN; YOLUMUZU BULALIM DİYE BİZE KİTABINI İNDİREN; DOĞAYI, HAYVANLARI, BİTKİLERİ İNSANLARIN HİZMETİNE NİMET OLARAK ZİMMETLEYEN; KORUYAN, AFFI BOL, HAYRA YÖNLENDİREN, YÜCE RABBİMİZLE BERABER OLMAK, “TEK ÖZGÜRLÜK YOLU” olmaz mı?.. ZITTI DA, Allah’tan uzak, negatif yollarda SEFALET ve ESARET OLMAZ MI?… Bu güzellikler Kuran’da yazarken, “KİM” “DİN OLMASIN” der, ANLAYIN YA!.. Bu KUTSALIMIZDA YAZILI güzelliklere uymayıp da, “KİM” “BEN DİNDARIM” der?..
ANLAYIN ARTIK!..
Kuran’ı Kerim. Sure 297Ayet 22: Sizler yeryüzünde saklansanız da, gökte olsanız da, Allah’ın rahmet tecellisini aciz bırakacak değilsiniz. Allah’tan başka sizin ne yariniz var, ne de medatkârınız var.
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi tarafından Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girişinin 100’üncü yılı dolayısıyla program düzenlendi.
ADD Edirne Şubesi tarafından düzenlenen program, Edirne Belediyesi Meriç Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirildi. Programa Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, ADD Edirne Şube Başkanı Celil Özcan, İstanbul Aydın Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Ceylan ve dernek üyeleri katıldı.
‘KADINLARIN HUKUKİ STATÜSÜ AÇISINDAN ÖNEMLİ’ ADD Edirne Şube Başkan Yardımcısı Gökay Bilgin, buradaki konuşmasında Medeni Kanun’un özellikle kadınların hukuki statüsü açısından önemli bir değişim oluşturduğunu belirtti. Bilgin, bu kanunla kadınların aile, eğitim, çalışma, evlilik, boşanma ve miras gibi alanlardaki haklarının güçlendirildiğini dile getirdi.
‘MEDENİYETİ GETİREN KANUN’ ADD Edirne Şube Başkanı Celil Özcan da Atatürk devrimlerinin Türk toplumunun ihtiyaçlarına cevap veren yeni kurumların oluşturulmasını amaçladığını söyledi. Medeni Kanun’un da bu devrimlerin önemli parçalarından biri olduğunu kaydeden Özcan, medeniyeti, eşitliği ve yurttaşlığı getiren kanun olduğunu dile getirdi.
‘CUMHURİYETİN ÖNEMLİ HUKUK DEVRİMİ’ Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan da Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girişinin 100. yılının kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını, Cumhuriyet’in önemli hukuk devrimlerinden biri olduğunu söyledi. Gencan, “Yüz yıl sonra bize düşen de bu kazanımların değerini bilmek, hukukun üstünlüğünü ve eşitlik anlayışını korumak ve gelecek kuşaklara daha güçlü şekilde aktarmaktır” dedi.
Olgay GÜLER Edirne Ticaret Borsası’nın (ETB) 12 Ekim’de gerçekleştirilecek seçimlerinde yönetim kurulu başkanlığına aday olan Oğuz Kurban, düzenlediği toplantıyla projelerini paylaştı. ETB’nin 2026 yılı organ seçimleri 12 Ekim 2026 Pazartesi günü 09.00–17.00 saatleri arasında Edirne Ticaret Borsası Merkez Binası’nda gerçekleştirilecek. Seçimlerde 14 asil ve 14 yedek meclis üyesi belirlenecek. Mevcut Yönetim Kurulu Başkanı Özay Öztürk 12 Ekim’deki seçimlerde aday olmayacağını açıklarken, Oğuz Kurban, Oğuz Kurum, Ümit Karanfil ve Adem Bayrak’tan oluşan 4 aday başkanlık koltuğu için öne çıktı. Adaylardan Oğuz Kurban, kentte bir tesiste düzenlediği basın toplantısıyla projelerini açıkladı.
‘MESELEMİZ AYRIŞMAK DEĞİL’ ETB meclisi aday listesindeki isimlerin de katıldığı toplantıda konuşan Kurban, kimseye karşı yarış içerisinde olmadığını belirterek, “Biz bu seçimi kimseye karşı yapmıyoruz. Biz bu seçimi Edirne Ticaret Borsası için yapıyoruz. Bizim yarışımız kişilerle değil, hedeflerimizdir. Bizim meselemiz makam değil, hizmettir. Bizim meselemiz ayrışmak değil, ortak değerlerimiz etrafında birleşmektir” dedi.
‘NAKİT TRAFİĞİ KALDIRILACAK’ Projeleri hakkında bilgi veren Kurban, “Türkiye’de ilk elektronik satış salonu olan borsamız vardır. Türkiye’de 4 borsadan birisiyiz. Fakat bunları daha ileri taşıyıp yazılımları, internet sitesini ve mobil uygulamayı yenileyeceğiz. Üyelerimiz satış salonu satışı ve keşif dahil tüm işlemlerini internet üzerinden, borsamıza uğramadan yapabilecek duruma gelecek. Muhasebe programlarıyla bizim borsamızın satış programları tamamen entegre olacak. Üyelerimize ve üreticilerimize ayrı ayrı ara yüzler hazırlanacak. Yani herkes istediği bilgiye anında kendi ekranından ulaşabilecek. Üreticilerimiz borsamızın tüm çalışmakta olan alanlarına ve tescillerine ulaşabilecek. Tüm ödeme sistemleri dijital ortama taşınacak. Nakit trafiği kaldırılacak” diye konuştu.
‘İLK VADELİ SATIŞ BORSASI OLACAĞIZ’ Türkiye’de ilk vadeli satış borsası olmak istediklerini dile getiren Kurban, “Türkiye’de ilk defa vadeli satış borsası olacağız. Buradaki üyelerimizin finansal maliyetlerini düşürecek. Daha ucuza vadeli alabildiği için hem üreticimiz hem de tüccarlarımız, aracılarımız daha uygun bir şekilde finanse olabilecek. Tonajlı ürünler alıyoruz. Çiftçilerimizin bu ürünleri borsaya getirmenin artık maliyetleri yüksek. Bu yüksek tonajlı ürünlerden biz numune alacağız. Borsa personeli tüm tahlilleri yapıp ayrı bir seansta yüksek tonajlı mal satımı olarak satış yapacağız. Bunlar çiftçinin kendi depolarından alınacak. Borsamızın hiçbir şekilde getirme maliyeti olmayacak. Bundan çiftçi de memnun olacak. Fiyatlaması daha yüksek olur. Tüccarımızda maliyetini düşürmüş olacak” şeklinde konuştu.
‘LİSANSLI DEPO KAPATİESİNİ ARTTIRACAĞIZ’ Lisanslı depo kapasitesini de arttırmak istediklerini söyleyen Kurban, “Bizim depolarımızın kapasitesi şu anda 62 bin 450 ton kapasitemiz ve yüzde yüz doluluktayız. Bu çiftçimiz için de yeterli gelmemeye başladı. Bunun kapasitesini 100 bin tona çıkaracağız. Buna ilişkin başvurumuz vardır. Gerekli projemiz yapılmıştır. Sadece gereken izinleri bekliyoruz. En yakın zamanda faaliyete geçecek. Mezbağ tesisimiz, soğuk hava depo sayısı ve kapasitesi artırılacaktır. Canlı hayvan tesisleri ve işleme tesisleri tam entegre çalışacaktır. Kabul, kesim, depolama ve çıkışları sürekli izlenebilir olacak. Üyelerimiz soğuk depodaki karkasları izleyerek, gerekli talimatı gelemden oluşturabilecek yeni bir sisteme geçeceğiz. GES tesisimiz tamamlandı bundan sonraki ilk hedefimiz; arıtmayı modernize etmektir. Trakya Bölgesinin çevre dostu, tek işletmesiyiz şu anda. Bundan sonraki hedefimiz Türkiye’nin en iyisi olmak” ifadelerini kullandı.
‘KAZANAN ETB OLSUN’ Yarışın sonunda Edirne Ticaret Borsası’nın daha güçlü, daha etkin ve üyelerine daha fazla değer üreten bir yapı olarak yoluna devam edeceğini kaydeden Kurban, “Her adayın ortaya koyacağı fikirler ve projeler borsamızın geleceğini katkı sunacaktır. Bu süreci bir makam veya şahsi kazanım mücadelesi olarak değil, Edirne ticaretine, tarımına, üretimine ve borsa üyelerimizin geleceğine hizmet etme sorumluluğu olarak görüyorum. Dileğimiz seçim sürecinin sonunda hangi görüşten, hangi ekipten olursa olsun kazananın Edirne Ticaret Borsası olmasıdır” dedi.
Olgay GÜLER Dayanışma Hayvan Hakları Federasyonu Edirne İl Temsilciliği’ne bağlı hayvanseverler, 4 Ekim Hayvan Hakları Koruma Günü’nde bir araya gelerek, 2024 yılında Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılan düzenlemeye ve Edirne Belediyesi’nin açılışını yapmaya hazırlandığı ‘Doğal Yaşam Alanı’na itirazlarını dile getirdi.
Federasyonun İl Temsilciliği tarafından 4 Ekim Hayvan Hakları Koruma Günü dolayısıyla, Edirne’nin trafiğe kapalı Saraçlar Caddesi’nde basın açıklaması gerçekleştirildi. Çok sayıda hayvanseverin katıldığı basın açıklamasında, 2024 yılında Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılan düzenleme ve Edirne Belediyesi’nin açılışını yapmaya hazırlandığı ‘Doğal Yaşam Alanı’na tepkiler dile getirildi. Basın açıklamasını federasyonun il temsilcisi Yağmur Islattı Aydın okudu.
‘KAYBETTİĞİMİZ CANLARIN YASINI TUTUYORUZ’ Aydın, 4 Ekim Hayvan Hakları Koruma Günü’nü kutlamadıklarını belirterek, “Bugün 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü. Ama biz kutlamıyoruz. Çünkü hayvanların yaşam hakkının tartışmaya açıldığı, toplamanın ve kapatmanın çözüm olarak sunulduğu; barınaklara, bakımevlerine ve toplama uygulamalarına ilişkin ihmal, kötü muamele ve ölüm iddialarının kamuoyunun gündeminden düşmediği bir ortamda, bizim için bugün bir kutlama günü değildir. Bugün kaybettiğimiz canların yasını tutuyoruz. Yaşam hakkını tehdit eden uygulamalara karşı öfkemizi dile getiriyor ve sorumluluğu bulunan bütün kamu idarelerinden açıklık, şeffaflık ve hesap verebilirlik talep ediyoruz. Çünkü bugün karşı karşıya olduğumuz tablo kendiliğinden ortaya çıkmadı. Yıllarca yeterince yerine getirilmeyen kamusal görevlerin, yetersiz kısırlaştırmanın, üretim ve satışın gerektiği ölçüde denetlenmemesinin, terklerin önlenememesinin ve sürdürülebilir politikaların oluşturulamamasının sonucunda büyüyen bir sorunun bedeli, şimdi o sorunun ortaya çıkmasında hiçbir sorumluluğu bulunmayan hayvanlara ödetilemez. Hayvanlar kısırlaştırma politikalarını aksatmadı. Hayvanlar üretim ve satış denetimini ortadan kaldırmadı. Hayvanlar kendilerini sokağa terk etmedi. Hayvanlar kamu kurumlarının görevlerini yerine getirmesine engel olmadı. Sorunu hayvanlar yaratmadı. Bedelini de hayvanlar ödemeyecek” dedi.
‘TUTUMUMUZ BUGÜN DE DEĞİŞMEDİ’ Aydın, 2024 yılında sokakta yaşayan hayvanlara ilişkin yasal düzenleme gündeme geldiğinde uyarılarda bulunduklarını hatırlatarak, “Yaşam hakkı savunucularının itirazı tam da buydu. Kitlesel toplamanın ağır sonuçlar doğurabileceğini, yeterli kapasite ve bakım koşulları oluşturulmadan hayvanların kapatılmasının yaşam hakkını tehlikeye atacağını söyledik. Üstelik yalnızca itiraz etmedik; çözümü de söyledik. Etkin ve sürekli kısırlaştırma istedik. Üretim ve satışın sıkı biçimde denetlenmesini istedik. Terk etmenin önlenmesini, sahiplendirmenin güçlendirilmesini ve hayvanların yaşam hakkını esas alan sürdürülebilir kamu politikalarının hayata geçirilmesini istedik. Bütün bu itirazlara rağmen söz konusu düzenleme yürürlüğe girdi. Dayanışma Hayvan Hakları Federasyonu olarak bu düzenlemeye ilişkin tutumumuz ilk günden beri açıktır ve bugün de değişmemiştir” diye konuştu.
‘FATURA YAŞAM HAKKINA KESİLEMEZ’ Yıllarca yerine getirilmeyen sorumlulukların faturasının yaşam hakkına kesilemeyeceğini dile getiren Aydın, “Yıllarca yerine getirilmeyen sorumlulukların faturası yaşam hakkına kesilemez. Biz tam da bu nedenle bugün burada yalnızca bir uygulamayı değil, bu anlayışın kendisini sorguluyoruz. Bu yasa Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilirken kamuoyuna yansıyan görüntüleri de unutmadık. Yaşam hakkı savunucuları hayvanların geleceğinden endişe ederek Türkiye’nin dört bir yanında seslerini yükseltirken, düzenlemenin kabul edilmesinin ardından gülümseyen siyasetçilerin görüntüleri kamuoyuna yansıdı. Biz o gün bir siyasi oylamayı kaybettiğimiz için ağlamıyorduk. Biz hayvanların yaşamından endişe ettiğimiz için ağlıyorduk. Bugün de aynı nedenle soruyoruz: yaşam hakkı savunucuları ağlarken, siz neyi kutluyordunuz?” şeklinde konuştu.
‘BELEDİYE KAYITLARI AÇIKLAMAK ZORUNDA’ Edirne’de belediyenin sorumluluğuna alınan hayvanlarla ilgili de belediyeden cevap verilmediğini söyleyen Aydın, “Bu noktada tam da bu nedenle bugün Edirne için de açıkça konuşmak zorundayız. Edirne’de hayvanların yaşatılacağı yönünde kamuoyuna sözler verildi. Federasyonumuz tarafından Edirne Belediyesi ile görüşmeler gerçekleştirildi, resmî bilgi talepleri iletildi ve dilekçeler verildi. Buna rağmen belediyenin sorumluluğuna alınan hayvanların akıbetine ilişkin sorularımıza Edirne Belediyesi tarafından hiçbir cevap verilmedi. Bu nedenle bugün Edirne kamuoyu önünde tekrar soruyoruz: Yasal düzenlemenin ardından Edirne’de kaç hayvan mahallelerinden kopartıldı? Kaç hayvan kısırlaştırıldı? Kaç hayvan sahiplendirildi? Bugün kaç hayvan hayatta? Ve sorularımızın en ağırı: belediyenin sorumluluğuna alınan kaç hayvan yaşamını kaybetti? Kayıtlar Edirne Belediyesi tarafından açıklanmak zorundadır” ifadelerini kullandı.
‘ÖMÜR BOYU TECRİDİN ADI DOĞAL YAŞAM DEĞİLDİR’ Kentte yaklaşık bir yıldır faaliyette olan ve resmî açılışı yapılması planlanan ‘Doğal Yaşam Alanına’ ilişkin itirazlarının da devam ettiği dile getiren Aydın, “Bizim itirazımız bir tabelaya, bir binaya ya da bir araziye değildir. Bizim itirazımız, hayvanların yaşadıkları yerlerden alınarak ömürlerinin geri kalanını sınırlandırılmış alanlarda geçirmek zorunda bırakılmasının “doğal yaşam” olarak sunulmasınadır. Mama sağlamak görevdir. Temiz su sağlamak görevdir. Veterinerlik hizmeti görevdir. Uygun barınma koşulları sağlamak görevdir. Bunların hiçbiri hayvanlara bahşedilmiş bir lütuf değildir. Ve bunların hiçbiri özgürlüğün karşılığı değildir. Bu nedenle bir kez daha söylüyoruz: ömür boyu tecridin adı ‘doğal yaşam’ değildir. Bir tesise istediğiniz ismi verebilirsiniz. Bir proje için açılış yapabilirsiniz. Bir alanı kamuoyuna istediğiniz biçimde anlatabilirsiniz. Ama hiçbir tabela, hiçbir tören ve hiçbir isimlendirme temel gerçeği değiştiremez: Bir hayvan politikasının başarısı kaç hayvanın toplandığıyla değil, kaç hayvanın yaşatıldığıyla ölçülür” dedi.
‘DÜZENLEMEDEN GERİ DÖNÜLMELİ’ 2024 yılında Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’da yapılan düzenlemeden geri dönülmesi gerektiğinin altını çizen Aydın, “Biz bugün burada tam olarak bunu talep ediyoruz. Hayvanların yaşam hakkının korunmasını istiyoruz. Toplamanın ve ömür boyu kapatmanın temel yöntem hâline getirilmesine karşı çıkıyoruz. Kısırlaştırmanın etkin ve sürekli biçimde yapılmasını, üretim ve satışın denetlenmesini, terklerin önlenmesini, sahiplendirmenin güçlendirilmesini ve kamu idarelerinin sorumluluğuna aldığı her hayvan için şeffaf ve denetlenebilir bir sistem kurulmasını istiyoruz. Ve hepsinden önemlisi: Katliam yasası olarak nitelendirdiğimiz bu düzenlemeden geri dönülmesini istiyoruz. Bu nedenle yasayı çıkarana da, uygulayana da aynı yerden sesleniyoruz: Hayvanların yaşam hakkı hiçbir makamın tasarrufuna bırakılamaz. Sokaktan aldığınız her canın yaşamından sorumlusunuz. Onları görünmez kılmak, sorunu görünmez kılmaz. Onları kapatmak, sorunu çözmez. Ve yıllarca yerine getirilmeyen sorumlulukların bedelini hayvanlara ödetmek kabul edilemez” diye konuştu.
Olgay GÜLER Edirne’nin Uzunköprü içesinde çıkan tartışmada, M.G.’nin bıçakla yaraladığı 2 kişiden R.K. yaşamını yitirdi, B.G. ise ağır yaralandı. Olay, Cumartesi akşam saatlerinde, ilçenin Halise Hatun Mahallesi Hastane Sokak’ta meydana geldi. İddiaya göre; aynı maden şirketinde çalışan M.G. (52) ile R.K. (39) ve B.G. (36) arasında henüz bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Kavgaya dönüşen olayda M.G., R.K. ve B.G.’yi bıçakla yaralayıp kaçtı. İhbar üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılar, ambulansla Uzunköprü Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Kalbinden ve çenesinden yaralanan R.K., doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. R.K.’nin cansız bedeni, otopsi için hastane morguna konuldu. Hayati tehlikesi bulunan B.G. ise ilk müdahalesinin ardından Edirne’deki Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edildi. Polis ve jandarma ekipleri, şüpheli M.G.’yi, ilçeye bağlı Çavuşlu köyünde yakalayıp gözaltına aldı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Olgay GÜLER Edirne’nin Süloğlu ilçesine bağlı Keramettin Köyü’nden çıkıp dünya arenasında Türkiye’yi temsil ederek, uluslararası başarılara imza atan milli güreşçi Eylem Engin, Beşiktaş Spor Kulübü’ne transfer oldu. Yağlı Güreş’in anavatanı Edirne, daha önce bağrından çıkan çok sayıda sporcu gibi uluslararası arenada birçok başarılara imza atan bir milli güreşçiyi daha İstanbul’a kaptırdı.
Süloğlu’nun Keramettin Köyü’nden çıkıp yeteneğiyle Avrupa ve Dünya arenasını sallayan milli güreşçi Eylem Engin, bir süredir kendisiyle ilgilenen Beşiktaş Kulübü’ne transfer oldu. Engin’in transferi antrenörü ve yakın çevresini sevindirirken, babası Edirne’deki siyasiler ve iş insanlarına yönelik duyduğu üzüntüyü, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla dile getirdi.
Baba Davut Engin, hem hüzünlü hem de şaşkın olduğunu belirterek, “Hüzünlü ve şaşkınım. Süloğlu halkının sarı fırtınası, Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Ormankıran’ın medarıiftiharı Eylem Engin, taraftarı olduğu Beşiktaş’ımıza transfer olmuştur. Sarı fırtınamıza ve Beşiktaş’ımıza hayırlı olsun. Edirne güreş tarihine adını yazdırdı. Edirne’yi olimpiyatlara götüreceğinden emindik lakin siyasilerin ve iş insanlarının duyarsızlığı, Beşiktaş’ımızın iki yıllık yoğun ısrarı neticesinde transferi gerçekleşmiştir. Büyük emekleri olan başta Tamer Ergül olmak üzere tüm antrenörlerimize teşekkür ederim, haydi hayırlısı” dedi.