Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Makedonya Kulesi’ndeki sırlar!

Bülent AYAN

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından restore edilerek geçtiğimiz günlerde ziyarete açılan Edirne Makedonya Kulesi’ni kurtarma kazıları sırasında ortaya çıkarılan yaklaşık bin yıllık mancınık taşlarının Edirne’de herhangi bir benzeri şu ana kadar tespit edilememiş bir sır olarak bulundukları belirtildi. Daha önce kulede yer alan Bizans kitabesine ilişkin paylaşımıyla dikkat çeken Tarihçi Tayfun Çeşmeliler, bu kez tarihi yapıyı ziyaret edenlere en azından kentte benzeri bulunmayan bu taşları da mutlaka görüp incelemelerini önerdi.

Tayfun Cesmeliler, sosyal meyde hesabından “Sessiz Tanık” başlığı altında gerçekleştirdiği paylaşımında şunlara yer verdi:

“Ziyarete açıldığı tarihten bu yana Edirne Makedonya Kulesi’ni ziyaret etmiş olan binlerce, belki onbinlerce kişinin hem de tamamına yakınının fark etmediği ya da fark etmekle birlikte sıradan bir taş ya da dekor olduğunu düşündüğü küçük ama aslında önemli bir detay.

Muhtemelen 2002-2003 yıllarındaki kurtarma kazıları esnasında ortaya çıkarılmış mancınık taşı, Edirne surlarının önünde sergilenmekle birlikte ne hangi yüzyılda kullanıldığı ne de kimler tarafından hazırlandığı yönünde net bir bilgi maalesef mevcut değil. Aslında 5-6 metre ötesinde bir mancınık taşı daha bulunmakla birlikte (üçlü grup içindeki yuvarlak olmayan) gerek ebat ve gerek belirginlilik açısından kuleye yakın konumda sergilenen, daha büyük bir öneme sahip görünüyor.

Tarihçi Tayfun Çeşmeliler

Kesin tarihi belirlenememekle birlikte surların kuşatmalarla en çok yıprandığı dönem olan 10 ve 13. yüzyıllar aralığı, taşın muhtemelen ait olduğu dönem olarak düşünülüyor. Zira Bulgarların, Peçeneklerin hatta 4.Haçlı Seferi esnasında bölgeye gelen Latinlerin art arda gerçekleşen kuşatmaları ve bu grupların da mancınık ve benzeri aletleri kullandıkları göz önüne alınırsa bu düşünce, yerinde bir görünüm arz ediyor. Bu arada Peçeneklerin 1050 yılında Edirne’yi muhasaraları esnasında yoğun bir şekilde mancınık kullanmaları, hatta atılan bir taşın Peçenek başbuğu Sulçu’ya isabet ederek ölümüne sebebiyet vermesi neticesinde hayatını kaybetmesi ve nihayetinde Peçeneklerin kuşatmayı kaldırarak çekilmeleri de ilginç bir anekdot olarak tarihi kaynaklarda yer alıyor.

Yazdıklarımı okuyan ve Edirne Makedonya Kulesi’ni ziyaret edecek olanların mutlaka, en azından Edirne’de herhangi bir benzeri şu ana kadar tespit edilememiş bu taşları da görüp incelemelerini tavsiye ederim, belki bin yıllık sessizliklerini bozup sırlarını açma kararı alırlar ziyaretçilerine…

BİZANS KİTABESİ

Çeşmeliler, geçtiğimiz Temmuz ayında gerçekleştirdiği Hudut Gazetesi’nde de “Edirne’ de İznik Rüzgarı” başlığı ile yer alan paylaşımında şunları aktarmıştı:

“Restorasyonu tamamlanarak 9 Temmuz 2026 tarihinde ziyarete açılan Edirne Makedonya Kulesi üzerinde bulunan kitabenin hangi imparator döneminde yazdırılmış olabileceği yönünde yıllardan beri yapılan tahmin ve araştırmaların bir nihayete ermesi görünen o ki elzem hale gelmiştir. Bizans ve Osmanlı Sanatı ile ilgili çalışmalarıyla tanınan büyük sanat tarihçisi Prof. Dr. Semavi EYİCE, kule kitabesi ile ilgili olarak 1979 yılında kaleme aldığı makalesinde, kitabede ismi geçen hükümdarın, Ioannes ismini taşıyan imparatorların 14.yy da hüküm sürmüş olan iki tanesinden biri (5. Ioannes Palaiologos veya 6. Ioannes Kantakuzenos) olduğu yönündeki fikrini beyan etmiştir. Ancak Eyice’nin makaleyi kaleme aldığı dönemde, kitabenin sonunda yer alan ΔΟυΚΑ yani Douka kelimesinin görünmeyişinin tarihçiyi hatalı sonuca yöneltmiş olması mümkündür. Her ne kadar 19.yy Osmanlı tarihçisi Ahmed Bâdi Efendi’nin Douka kelimesinden, yazmış olduğu ‘Riyâz-ı Belde-i Edirne’ isimli eserinde bahsedişini bir dipnot ve birkaç cümlelik satırla geçiştirmiş olsa da Eyice, kelimenin üzerinin sıvanmış ve görünmez olmasından hareketle konunun üzerinde durmamayı tercih etmiştir.

Kitabenin baş kısmının günümüze ulaşamamış olması ile birlikte metin ve anlamı şu şekildedir: +ΚΕΒΟΗΘΕΙΤωΕυCEBETATωΚΦΙΛΟΧΡΙCΤωΒΑCIΛΕΙΗΜωΝΙωΑΝΝΗTωΔΟυΚΑ+

‘Efendim, dindar ve Mesih dostu hükümdarımız Ioannes Doukas’a yardım et.’

Kitabede görüldüğü üzere hükümdar Ioannes’in aile adı olan Doukas şüpheye yer bırakmaksızın anılmakta olup, Bizans tarihinde bu ismi taşıyan tek imparator İznik İmparatoru 3.Ioannes Doukas Vatatzes’tir. 1221-1254 yılları arasında tahtta kalan hükümdar Bizans İmparatorluğu’nu kendi hakimiyeti altında ihya etmek ülküsünden hareketle bir yandan Anadolu Selçukluları ile barışı sürdürürken diğer yandan Trakya ve Balkanlarda Bulgarlar ve Latinler ile birlikte Bizans kalıntısı Epir despotluğu ve Selanik Krallığıyla mücadele etmiştir. Mücadeleleri esnasında ve 1225-1227 yılları arasında Edirne’ye de hakim olan bu büyük imparatorun ismi, Makedonya Kulesi’ndeki kitabede yaşamaya, kitabe ise şehrin tarihine eşsiz bir katkı sunmaya devam etmektedir.’

ETSO’da seçim haftası

Edirne Ticaret ve Sanayi Odası’nda (ETSO) 6 Kasım Cuma günü yapılacak seçimler için geri sayım sürerken, 16 meslek grubundan Meslek Komitesine ve Meclis Üyeliğine seçilecek asil ve yedek üyelerin listesi yarından itibaren odanın ilan panosunda yayınlanmaya başlanacak.

ETSO Meslek Komiteleri asil ve yedek üyeleri ile Meclis asil ve yedek üyeleri seçimi 06 Kasım 2026 Cuma günü Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Meriç Konferans Salonu’nda 09.00 – 17.00 saatleri arasında yargı gözetiminde gizli oy ve açık tasnif esasına göre yapılacak. 16 meslek grubundan Meslek Komitesine ve Meclis Üyeliğine seçilecek asil ve yedek üyelerin sayılarını gösteren kesinleşen listeler 3-4-5 Kasım 2026 tarihlerinde 09.00 – 17.00 saatleri arasında Edirne Ticaret ve Sanayi Odası ilan panosunda yayınlanacak.  Merkez İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı’nın seçimlere ilişkin kararlarında ayrıca şunlara da yer verildi:

“06 Kasım 2026 Cuma günü yapılacak olan Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Meslek Komitesi Asil ve Yedek Üyeleri ile Meclis Asil ve Yedek Üyelerinin seçimi tek aşamada birleşik oy pusulası ile Yargı Gözetiminde yapılacaktır. Oy kullanma 09.00-17.00 saatleri arasında devam edecektir. Oy verme işlemleri, toplantı yeter sayısı aranmaksızın gizli oy ve açık tasnif esasına göre yapılır. Belirlenen seçim süresi sona erdiği halde sandık başında oylarını vermek üzere bekleyen seçmenlerde oy kullanacaklardır. Seçmen listelerinde adı yazılı olmayan üyeler oy kullanamaz. Oylar oy verenin kimliğinin Oda veya Resmi kuruluşça verilen belge ile ispat edilmesinden ve listedeki isminin karşısındaki yeri imzalanmasında sonra kullanır.

Tüzel kişilerin gerçek kişi temsilcilerinin, temsil ettikleri tüzel kişinin tescil edilmiş Ana sözleşmesi gereğince, temsile bağlayıcı işlem yapmaya yetkili olduklarına dair son doksan gün içerisinde düzenlenmiş ve ilgili Ticaret Sicili Müdürlüğünce tasdik edilmiş Yetki Belgesini veya seçime özgü e-sicil tasdiknamesini oy kullanma sırasında ibraz etmeleri ve yetkiliye bir nüshasını vermesi gerekmektedir.  Birden fazla temsilcisi bulunan tüzel kişilerin hangi temsilcisinin seçimlerde oy kullanacağını belirtir dilekçe ile başvurusu sonrası Ticaret Sicili Müdürlüğünce bu dilekçede belirtilen temsilci için yetki belgesi düzenlenir.

Oylar, herhangi bir şekilde hazırlanmış oy pusulalarının üzerinde İlçe Seçim Kurulu mührü bulunan ve oy verme sırasında Seçim Sandık Kurulu Başkanı tarafından verilecek zarfa konulması suretiyle ilan edilen gün ve saatte belirtilen yerde, Seçim Sandık Kurulunun Huzurunda sandığa atılmak suretiyle kullanılır.  Seçmenlerin oy pusulalarını gizli olarak yazmaları veya hazır ve basılı oy Pusulalarını zarfa koymaları için kendilerine kapalı oy verme yeri gösterilir, oy pusulalarını bu kapalı yerde zarfa koyması mecburidir. Oy pusulasında asil ve yedek üyeliğe seçilecek olanlar ayrı ayrı gösterilir. Aday adlarının yanına sıra numarası konulmaz, konulmuş ise bunlar tercih sırasını göstermez. Bir seçmen kapalı oy yerinden dışarı çıkmadıkça hiç kimse oraya giremez.

Tüzel kişiler Meslek Komitesi ve Meclis Üyeliği seçimlerine tüzel kişi olarak katılır. Meslek Komitesi ve Meclis Üyeliği seçimleri haricinde yapılacak diğer seçimlerde seçilen tüzel kişi değil tüzel kişinin temsilcisi gerçek kişidir. Bu nedenle meslek komitesi ve meclis üyeliği seçiminde oy pusulalarına tüzel kişinin unvanı, diğer seçimlerde ise oy pusulasına tüzel kişilerin gerçek kişi temsilcilerinin adı yazılır.

Gerçek kişiler seçime bizzat iştirak ederler, bu kişiler seçme ve seçilme haklarını vekâleten kullandıramazlar.

Meslek Komitesi ve Meclis üyeliği seçimi sonrasında seçim sonuçları tutanakla tespit edilip, Seçim Sandık Kurulu Başkan ve üyeleri tarafından imzalanıp, tutanakların birer örneği seçim yerinde asılmak suretiyle geçici seçim sonuçları bir tam iş günü (9 Kasım 2026 Pazartesi) ilan edilecek olup itirazlar aynı gün İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı tarafından incelenecek ve karara bağlanacaktır. Bu karar seçim yerine asılmak suretiyle bir tam iş günü (10 Kasım 2026 Salı) ilan edilecektir.

İlçe Seçim Kurulunun kararına karşı ilan süresi içerisinde (10 Kasım 2026 Salı) İl Seçim Kurulu Başkanlığına itiraz edilebilir. İl Seçim Kurulunun bir gün içerisinde (11 Kasım 2026 Çarşamba) vereceği karar kesindir. İl Seçim Kurulunun kararı 12 Kasım 2026 Perşembe günü ilan edilecek ve Meslek Komitesi ve Meclis Üyeliği seçimleri kesinleşecektir.

Meslek Komitesi ve Meclis üyeliğinde tüzel kişiyi temsil edecek gerçek kişilerin isimleri Edirne Ticaret ve Sanayi Odası’na 13 Kasım 2026 Cuma günü saat 17.00’a kadar bildirilecektir.

Meclis üyeliği seçimlerinin kesinleşmesini müteakip belirlenen üyelerle Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı ile Yönetim Kurulun 10 asil ve 10 yedek üyesi, Disiplin Kurulu 6 asil ve 6 yedek üyesi ile Birlik Genel Kurul Delegesi 3 asil ve 3 yedek üyesi seçimleri 14 Kasım 2026 Cumartesi günü 09.00 – 17.00 saatleri arasında Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Hizmet binasında yapılacaktır. Yönetim Kurulu Başkanlığı seçiminde oyların eşit çıkması halinde en çok oyu alan iki aday arasında aynı usulle aynı gün 20.00 – 22.00 saatleri arasında ikinci tur seçim yapılacaktır.

16 Kasım 2026 Pazartesi günü geçici seçim sonuçları 1 (bir) tam işgünü ilan edilecek olup, itirazlar ilçe seçim kuruluna aynı gün içerisinde yapılabilecektir.

17 Kasım 2026 Salı günü ilçe seçim kurulunun kararı 1 (bir) tam işgünü ilan edilecek olup, bu karara karşı aynı gün içerisinde İl Seçim Kuruluna itiraz edilecektir.

18 Kasım 2026 Çarşamba günü il seçim kurulu itirazları karara bağlayacak olup 19 Kasım 2026 Perşembe günü kesin seçim sonuçları ilan edilecektir.

Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Organ seçimlerine seçmen sıfatı ile katılabilmek için ‘Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Organ Seçimleri Hakkında Yönetmelik’ in 5. Maddesindeki ‘Seçme Yeterlilikleri’ ve seçilebilmek için anılan yönetmeliğin 6 maddesindeki ‘Seçilme Yeterlilikleri’ne sahip olunması gerekmektedir.

Seçimler sırasında Seçim Sandık Kurulu Başkanı veya üyelerine karşı suç işleyenler, Devlet memuruna karşı suç işlenmiş gibi cezalandırılır.”

Küplülü üretici dert küpü!

Olgay GÜLER

Edirne’nin Meriç ilçesine bağlı Küplü Beldesi Belediye Başkanı Gökmen Altay, hasadın ardından kurutma mesaisine devam eden çeltik üreticisinin, artan maliyetler ve düşük alım fiyatının yanında artık alıcı da bulamadığını söyledi.

Türkiye’nin çeltik üretiminin büyük bölümünün karşılandığı Edirne’de, üreticisi hasadın ardından ürününü kurutma mesaisine devam ediyor. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açıkladığı alım fiyatını yetersiz bulan üretici, alım politikalarındaki gecikmeler, piyasadaki serbest tüccarların çekilmesi ve artan ithalat ile maliyet baskıları nedeniyle alıcı bulmakta da zorlanmaya başladı. Bölgenin çeltik üretiminin yoğun olarak gerçekleştirildiği Meriç ilçesinde Küplü Beldesi Belediye Başkanı Gökmen Altay da, üreticileri ziyaret ederek sorunlarını dinledi.

‘ÜRÜNÜ ALACAK KİMSE YOK’

Üreticinin sorununun artık ürünü değerinde satamamak değil, alacak tüccar bulamamak olduğunu söyleyen Altay, “Çeltik üreticimizin yaşadığı sorun artık yalnızca ürününü değerinde satamamak değil; ortada ürünü alacak alıcı bile yok. Bir çeltik üretiminin ne kadar büyük emek ve maliyet istediğini hepimiz biliyoruz. Önce tarlanın hazırlığı, toprağın sürülmesi ve tesviyesi. Ardından ekim, suyun verilmesi, gübreleme, ilaçlama ve aylar süren bakım mücadelesi. Çiftçimiz gece gündüz demeden tarlasının başında bekliyor. Su seviyesini takip ediyor, hastalıklarla mücadele ediyor, mazot yakıyor, gübre ve ilaç alıyor. Hasat zamanı geldiğinde biçerdöver tarlaya giriyor ve aylarca verilen emeğin karşılığı alınmak isteniyor.

Peki sonuç ne? Gübre artıyor, mazot artıyor, ilaç artıyor; üretim maliyetleri her geçen gün yükseliyor. Ancak çeltiğin fiyatı geçen yıla göre aynı oranda artmıyor. Üstelik şimdi ürünü satacak alıcı da bulunamıyor. Artık çiftçimiz, “Ürünümüz değerinde alınmıyor” demekten vazgeçti. Çünkü ortada ürününü alacak kimse yok” dedi.

‘ÇİFTÇİ AYRICALIK TALEP ETMİYOR’

Çiftçinin ayrıcalık talep etmediğini belirten Altay, “Şimdi sormak gerekiyor: Hükümet kimin yanında? Üretmek isteyen çiftçinin mi, yoksa üreticiyi kaderine terk eden kendi kurduğu bu düzenin mi? Çiftçi üretmezse sofralarımızdaki gıda nereden gelecek? Üretici kazanamazsa gelecek yıl tarlasını nasıl ekecek? Tarımda işler iyiye gitmiyor, aksine her geçen gün daha da kötüye gidiyor. Çiftçimizin talebi ayrıcalık değil; emeğinin karşılığını almak, üretebilmek ve geleceğe güvenle bakabilmektir. Unutmayalım: Çiftçiyi yaşatamazsak üretimi, üretimi koruyamazsak geleceğimizi koruyamayız” diye konuştu.

Anaokulundan olimpiyat sahnesine!

Olgay GÜLER

Edirne’de anaokulunda beden eğitimi öğretmeninin fark edip atletizme yönlendirdiği, üç adım atlamada Türkiye şampiyonluğu ve Balkan ikinciliği gibi dereceler elde eden lise öğrencisi Emir Ali Cengiz Oğuz (17), Senegal’in başkenti Dakar’da düzenlenecek Yaz Gençlik Olimpiyat Oyunları’nda Türkiye’yi temsil etmek için gün sayıyor.

Edirne’de özel bir kolejde lise son sınıf öğrencisi olan Emir Ali Cengiz Oğuz, atletizme, anaokulunda beden eğitimi öğretmeninin fark etmesiyle başladı. İlk başlarda engelli koşuda kendini geliştiren Oğuz, Edirne Gençlik Spor İl Müdürlüğü atletizm antrenörü Ender Çağlayan’la tanışmasının ardından üç adım atlama branşına başladı. Zamanla burada kendini geliştiren Oğuz, ülkenin çeşitli yerlerinde düzenlenen organizasyonlarında dereceler elde ederek Fenerbahçe Spor Kulübü’ne transfer oldu. Geçen yaz U18’de Türkiye şampiyonu olarak milli formayı giymeye hak kazanan Oğuz, ilk uluslararası organizasyonunda Balkan Şampiyonası’ndan ikincilikle döndü. Ardından katıldığı Avrupa Şampiyonası’nda da finale kalarak, adını ilk 8’e yazdıran Emir Ali Cengiz Oğuz, 31 Ekim-13 Kasım tarihleri arasında Senegal’in başkenti Dakar’da düzenlenen Dakar Yaz Gençlik Olimpiyat Oyunları’nda Türkiye’yi temsil etmeye hazırlanıyor.

‘AMATÖR OLARAK BAŞLAYIP PROFESYONELE GEÇTİM’

Olimpiyat öncesinde Edirne Sporcu Eğitim Merkezi’nde hazırlıklarını sürdüren Oğuz, Türkiye’yi temsil edeceği için heyecanlı olduğunu söyledi. Üç adım atlama branşına başlama hikayesini anlatan Oğuz, “Anaokulundayken beden eğitimi antrenörüm beni fark etti. Hızlı koşuyordum diğer arkadaşlarımdan ve daha iyi sıçrıyordum. Bu yüzden beni atletizme yönlendirdi. Sonra orada amatör olarak başladım. Haftanın 3-4 günü antrenmanlara geldim. Daha sonrasında Ender hocama geçtim. Orada profesyonel olarak haftanın altı günü yapmaya başladım. İlk şampiyonluğumu 60 metre engellide Türkiye şampiyonu olarak kazandı. Ondan sonrasında 3 adım atlamaya geçtim ve daha iyi olduğumu fark ettim. Şu anda devam ediyorum 3 adım atlamaya” dedi.

‘İNŞALLAH ÜLKEMİ GURURLANDIRIRIM’

Gençlik Olimpiyatı’nda ülkesini gururlandırmak istediğini söyleyen Oğuz, “Milli formayı bu yaz hak ettim. Türkiye şampiyonu oldum U18’de ve Balkan Şampiyonası’nda ülkemizi temsil etme gururu yaşadım. Balkan ikincisi oldum. Aynı zamanda Avrupa Şampiyonası’na gittim, Avrupa finalini gördüm. Finalde sekizinci olarak ayrıldım. Olimpiyata gitmem de Avrupa Şampiyonası’ndan sonra kesinleşti. Zaten tahmin ettiğimiz bir şeydi. Daha öncesinden de haberi verilmişti. Tabi ki çok mutluyum gideceğim için. İnşallah orada da iyi bir derece elde edip ülkemi gururlandırdım” diye konuştu.

‘KENDİME GÜVENİYORUM’

Başarılı olmak için çok çalıştığını belirten Oğuz, “Çok çalıştım bu branşta. Kendimi çok verdim. Çok bilinmeyen bir branş. Ben de farkındayım ama inşallah ben ülkeye bu branşı daha çok tanıtırım. Hedefim tabi ki gönül ister birinci olmam. Kürsü de istiyorum. Nasipse ilk üç. Daha da nasipse inşallah birinci olmak istiyorum. Orada ne olacağı belli olmaz. Kendime güveniyorum. İnşallah birincilik için oynayacağım. İnşallah ben de bu branşı dediğim gibi hem dünyaya hem de ülkemize daha çok tanıtırım. Öncü olurum inşallah küçük kardeşlerime de” dedi.

‘HEDEF HER ZAMAN ŞAMPİYONLUK’

Oğuz’un antrenörü Ender Çağlayan da yaklaşık 5 yıldır birlikte çalıştıklarını belirterek, “Biz dünya sıralamasında yaklaşık şu an ilk 20’nin içindeyiz. Her ülkeye de bir kota verildiğine göre, bunun içinde atıyorum ilk 20’de belki 5 tane Çinli sporcu var, bunların dördü gelmeyecek eğer Çin’e kota varsa. Yani bu yüzden her zaman bir şans vardır. Yani bizim de sonuçta buraya gitmek için yaptığımız dereceler küçük dereceler değil. İlk önce Balkan şampiyonluğu, oradan Avrupa’yı elde etmek, kolay şeyler değil. Bununla birlikte işte buraya da kabul edildik. Sporda hedef her zaman şampiyonluk. Sporun amacı zaten birinci olmaktır. Evet katılmak güzel bir şey ama her giden sporcu oraya birincilik gider. Geri kalan her derece evet başarıdır” ifadelerini kullandı.

Buz gibi hava kapıda

Edirne bugün Kasım ayının ilk haftasına kuvvetli sağanak yağışla merhaba derken, hava sıcaklığının ise hafta sonuna doğru 3 dereceye kadar düşmesi bekleniyor.

Meteoroloji’nin 5 günlük hava tahmin raporuna göre,  Edirne’de bugün kuvvetli sağanak yağışlı bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 14°C en yüksek 20°C, nem (%) 66-96, rüzgar (km/sa) doğudan 17

Yarın kuvvetli sağanak yağışlı bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 13°C en yüksek 18°C, nem (%) 87-96, rüzgar (km/sa) doğudan 17

4 Kasım Çarşamba günü kuvvetli sağanak yağışlı bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 11°C en yüksek 12°C, nem (%) 77-96, rüzgar (km/sa) kuzeyden 22

5 Kasım Perşembe günü çok bulutlu bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 9°C en yüksek 23°C, nem (%) 43-74, rüzgar (km/sa) kuzeyden 15

6 Kasım Cuma günü de parçalı bulutlu bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 3°C en yüksek 13°C, nem (%) 45-83, rüzgar (km/sa) kuzeyden 11 olarak ölçülmesi bekleniyor.

TÜ, Uluslararası Balkan Sempozyumu’nda

Trakya Üniversitesinin paydaşları arasında yer aldığı Uluslararası Balkan Sempozyumu, 29-30 Ekim tarihlerinde Uluslararası Saraybosna Üniversitesi ev sahipliğinde Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’da gerçekleştirildi. Trakya Üniversitesi, farklı akademik birimlerinden katılan öğretim elemanlarıyla sempozyumda güçlü bir şekilde temsil edildi.

Balkan coğrafyasının tarihî, kültürel, ekonomik ve sosyo-politik dinamiklerinin disiplinlerarası yaklaşımlarla ele alındığı sempozyumda, bölgenin zengin kültürel mirası ve güncel meseleleri geçmişten geleceğe uzanan bir perspektifle değerlendirildi. Farklı disiplinlerden akademisyenlerin bir araya geldiği sempozyumda, Balkanların geleceğine yönelik görüş alışverişinde bulunularak bölgesel sorunlara ilişkin çözüm önerileri tartışıldı.

Sempozyuma Trakya Üniversitesini temsilen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Müberra Gürgendereli, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cemile Arıkoğlu Ündücü, Dış İlişkiler Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Rifat Gürgendereli ve üniversitenin çeşitli birimlerinden öğretim elemanları katıldı.

Okullararası Dart İl Birinciliği Müsabakaları tamamlandı

Edirne’de Okul Sporları faaliyet programı kapsamında düzenlenen Yıldız Erkekler ve Yıldız Kızlar Dart İl Birinciliği müsabakaları sona erdi.

Müsabakalar sonucu Merkez İsmail Güner Ortaokulu ve Keşan Beyendik Ortaokulu, Bursa’da düzenlenecek Okul Sporları Dart Grup Müsabakaları’nda Edirne’yi temsil edecek.

Müsabakalar sonucunda dereceye giren okullar şöyle:

 Yıldız Erkekler:

1. Merkez İsmail Güner Ortaokulu

2. İpsala İmam Hatip Ortaokulu

3. Tayakadın Şehit Cem Havale Ortaokulu

4. Enez Yenice Ortaokulu

 Yıldız Kızlar:

1. Keşan Beyendik Ortaokulu

2. Keşan Ali Kale ve Kardeşleri Ortaokulu

3. Lalapaşa Hacıdanişment Ortaokulu

4. Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Ortaokulu

Edirne Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nden müsabakalar sonunda gerçekleştirile paylaşımda, “Dereceye giren tüm okullarımızı ve sporcularımızı tebrik ederiz.  Bursa’da düzenlenecek olan Okul Sporları Dart Grup Müsabakalarında ilimizi temsil edecek olan Merkez İsmail Güner Ortaokulu ve Keşan Beyendik Ortaokulu’na başarılar dileriz” ifadelerine yer verildi..

Şükrüpaşa U16’da ilk galibiyet sevinci

Edirne’nin Gelişim Ligi U16 ve U17’deki temsilcisi Şükrüpaşa Spor,  Bigaspor’u 2-0 ve 5-0 gibi net skorlarla her iki kategoride de geçmesini bildi.

Şükrüpaşa Spor – Bigaspor arasındaki U16 ve U17 karşılaşmaları geçtiğimiz Cumartesi günü Saraçhane 1 Nolu Sentetik Saha’da peş peşe oynandı.  

Şükrüpaşa Spor U16 takımı 2-0’lık skorla sezondaki ilk galibiyet sevincini yaşarken, U17 takımı ise 5-0’lık skorla 3’üncü galibiyeti hanesine yazdırdı.

U16 LİGİ

Silivrispor -Tekirdağspor       

Edirne Şükrüpaşa Spor           2-0 Bigaspor   

Arkent Arnavutköy Belediyesi Futbol Sk 5-2 Lüleburgaz Atletik Spor        

Çerkezgücü Spor 5-0 Büyükçekmece Gençordu Spor          

İstanbul Beylikdüzüspor 2-2 Başakşehirspor

Büyükçekmece Gücü Fk Spor A.Ş. 1- 4 Çorlu Belediye Futbol Kulübü

Büyükçekmece Belediye Spor – Kırklarelispor         

Merkez Kayaşehir Spor Kulübü         4-3 Çanakkale Gençlerbirliği Spor

U17 LİGİ

 Silivrispor -Tekirdağspor      

Edirne Şükrüpaşa Spor 5-0 Bigaspor   

Arkent Arnavutköy Belediyesi Futbol Sk – Lüleburgaz Atletik Spor 

Çerkezgücü Spor 0-3 Büyükçekmece Gençordu Spor          

İstanbul Beylikdüzüspor 2-0 Başakşehirspor

Büyükçekmece Gücü Fk Spor A.Ş. 1-2 Çorlu Belediye Futbol Kulübü

Büyükçekmece Belediye Spor – Kırklarelispor         

Merkez Kayaşehir Spor Kulübü 1-3 Çanakkale Gençlerbirliği Spor

PARA, PARA, PARA!

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilere göre, Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH), 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 41,4 artarak 62 trilyon 288 milyar 195 milyon 804 bin liraya ulaştı.

Diğer yanda emekliler, emekçiler, üreticiler, esnaf…

Toplumun geniş kesimleri hayat pahalılığından yakınıyor.

Enflasyon, paranın satın alma gücünü ciddi biçimde eritmiş durumda.

Alım gücünün son yedi yılda yüzde 89 azaldığından söz ediliyor.

2026’nın sonuna doğru gidiyoruz.

Açlık sınırının altında kalan asgari ücretin, yalnızca dokuz ayda 6 bin 828 lira değer kaybettiği belirtiliyor.

Yani kâğıt üzerinde 28 bin lira olan asgari ücretin satın alma gücü, bu hesaplamaya göre 21 bin lira düzeylerine gerilemiş durumda.

Ne yaman ters orantı!

**

1989’un sonlarına doğru…

İlk kez Romanya’dayım.

Döviz bozdurmam gerekiyor.

Bir miktar dolar verdim, karşılığında abartısız, koca bir poşet dolusu ley aldım!

Adeta bir ton para!

Bozdur bozdur harca…

O günün görüntüsü hâlâ gözümün önünde.

**

Aradan yıllar geçti.

Bugün de para konuşuyoruz.

Ama bu kez başka bir nedenle…

Gazetemizde zaman zaman yer verdiğimiz, komşumuz Bulgaristan’ın sınır kapılarında ortaya çıkarılan para olayları dikkatinizi çekiyordur.

Beyan edilmemiş dövizler…

Sınır kapılarında yakalanan büyük miktarlar…

İstikamet çoğu kez Türkiye.

Paranın kaynağı ve hangi amaçla taşındığı ise olayın ayrıntılarına göre yanıt bekleyen sorular arasında.

Bulgar gümrük görevlileri, bu tür para taşımacılığını sınır kapılarında tespit ediyor.

Rakamlar da az buz değil!

**

Bulgaristan’daki nakit para beyan kuralları kapsamında, belirli tutarların üzerindeki paranın gümrük makamlarına bildirilmesi gerekiyor.

Üçüncü ülkelere giriş ve çıkışlarda 10 bin avro ve üzerindeki nakit para için beyan yükümlülüğü bulunuyor.

Bu nedenle Bulgaristan sınır kapılarında bu tür olaylarla sık sık karşılaşılıyor.

**

Ancak geçtiğimiz günlerde ortaya çıkan para trafiği, bu kez farklı bir yönüyle dikkat çekti.

Kapıkule’nin karşısındaki Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nda bir araçta, başka bir ülkeye götürülmek istenen 1 milyon Türk lirası…

Dereköy’ün karşısındaki sınır hattında ise bir minibüste tam 4 milyon Türk lirası!

Bulgar gümrük yetkilileri, her iki olayla ilgili görüntüleri de paylaştı.

Özellikle minibüsteki 4 milyon lira, kapladığı yerle insanın dikkatini çekiyor.

O görüntü beni bir anda 1989’daki Romanya’ya götürdü.

Dolarları bozdurunca elime tutuşturulan o koca poşet dolusu ley…

Para çoktu ama değeri neydi?

Bugün de başka bir soru var:

Milyonlarca lira, sınır kapılarında neden bu görüntülere konu oluyor?

Ve insan ister istemez, Türkiye’deki yatırım fonu skandalını da hatırlıyor.

**

Eylül 2026’da gündeme gelen yatırım fonu skandalında yaklaşık 455 bin yatırımcının mağdur olduğu belirtiliyor.

Krize konu olan fonların toplam büyüklüğünün de 800 milyar liranın üzerinde olduğu ifade ediliyor.

Rakamların büyüklüğünü anlamak için basit bir karşılaştırma yapalım.

Minibüste dört milyon lira…

Fon skandalında sekiz yüz milyar lira…

Arada tam 200 bin kat fark var!

Bir minibüse sığan milyonlar ile binlerce yatırımcının birikimlerinin söz konusu olduğu milyarlar…

Elbette bunlar farklı olaylar.

Aralarında doğrudan bir bağ kurmak mümkün değil.

Ama ikisi de insanın aklına aynı soruyu getiriyor:

Para nereden geliyor, nereye gidiyor ve hesabını kim veriyor?

**

İşin içinden çıkmak elbette kolay değil.

Ama paranın peşine düşmekten vazgeçmek de mümkün değil!

**

Paranın değerinin giderek sıfırlaşması, çok sıfırlı paraya olan aşkla galiba doğru orantılı! 

OLMADI AMA OLACAK GİBİ

Tarihi süreçlere bakıyoruz, asırlar boyunca bir kaç senede bir toplanan talancı, tecavüzcü, yakıp, yıkıcı, köleci, katil BİRLEŞİK ORDULAR, şeytanlarının hipnozunda KAFALARI ÇEKE ÇEKE, Türkleri yok etmeye çıktılar yola!..
Türkler de ABDESTLİ, NAMAZLI, ALLAH ALLAH nidaları ile bu güçlü ordularla savaştı ve de HER SEFERİNDE ZALİMLERİ MAĞLUP ETTİLER.
Türk imparatorluğunun son zamanki mağlubiyetlerine gelince, MEZHEPLERLE İÇTEN ÇÜRÜME ile gelen, helak idi!..
Allah, Kuran zıttı; yani şeytan sapakları olan mezhepler türeyip, HALKI, ŞEYHÜLİSLAMI VE PADİŞAH YÖNETİMİNİ ELE GEÇİRİNCE, ALLAH’IN YAR VE YARDIMI BİTTİ, gerileme ve mağlubiyetler başladı.
Bu yozlaşma döneminin en büyük örneklerinden biri nedir dersek:
Padişahların halkına, “KULLARIM” demeye başlamalarıdır.
Oysa, Kuran’da, hadislerde, beş vakit ezanda Allah’ın emri bellidir.
“KULLUK EDİLECEK TEK ALLAH’TIR.”
Demek ki, artık halkta ve devlet de yozlaşmalar almış başını gitmiştir. (Firavun’ laşıp, hak yolundan çıkış) ve çöküş!..
Türk imparatorluğu 650 yıl iyi dayandı, içten ve dıştan onca düşmanlara rağmen!..
Keşke o, 650 yılda, Kuran anlamak ve uymak için okunsaydı; ezan Türkçe anlayarak dinlenseydi; namaz duaları anlayarak, şuurlan şuurlana okunsaydı!..
OLMADI, sonunda yıkım geldi.
OKUNUR İNŞALLAH…
OLUR DA, “YARATAN’DAN ÖTÜRÜ” DÜNYA KARDEŞLİĞİ HAKİM OLUP, SEVGİ ÇAĞI KURULUR İNŞALLAH.
Türk ataların, tarih boyu, bu kutsal çabaları için, “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” denmez mi şimdi?..