Edirne Birikspor ligin ilk yarısında rakibine evinde 3-1 mağlup olduğu Silivrispor’u deplasmanda aynı skorla geçerek rövanşı almış oldu.
Edirne’nin temsil edildiği U14, U15, U16 ve U15 Gelişim Ligi’ndeki 6 maçta 2 galibiyet alınırken, 4 maçtan ise puan çıkmadı.
Şükrüpaşa Spor U16 ve U17 takımları Gelişim Ligi’nin 18. haftasında Bahçelievler Olimpik Spor Kulübü’nü konuk ederken, U14 ve U15 ‘lerde ise 24. hafta programı kapsamında Edirne Şükrüpaşa Spor deplasmanda Lüleburgaz Atletik Spor, Edirne Birlik Spor da yine deplasmanda Silivrispor ile karşı karşıya geldi.
Edirne Şükrüpaşa Spor ligin ilk yarısında deplasmanda 4-2 yendiği Bahçelievler Olimpik Spor Kulübü’ne evindeki maçta 3-1 yenildi.
U14 GELİŞİM LİGİ
Edirne Şükrüpaşa Spor ligin ilk yarısında evinde 4-2 yendiği Lüleburgaz Atletik Spor ‘a Lüleburgaz 8 Kasım Stadı’ndaki karşılaşmada 2-1 yenildi.
Edirne Birikspor ligin ilk yarısında rakibine evinde 3-1 mağlup olduğu Silivrispor’u deplasmanda aynı skorla geçerek rövanşı almış oldu.
U15 GELİŞİM LİGİ
Edirne Şükrüpaşa Spor ligin ilk yarısında rakibini evinde 2-0 yendiği Lüleburgaz Atletik Spor’a Lüleburgaz 8 Kasım Stadı’nda oynanan maçta 1-0 yenildi.
Edirne Birlikspor ligin ilk yarısında evinde 4-1 mağlup olduğu Silivrispor karşısında deplasmanda da tutunamayarak 3-1 yenildi. .
U16 GELİŞİM LİGİ
Edirne Şükrüpaşa Spor- Bahçelievler Olimpik Spor Kulübü ile Saraçhane 1 Nolu Sentetik Saha’da karşı karşıya geldi. Edirne Şükrüpaşa Spor ligin ilk yarısında deplasmanda rakibini 1-0 yendiği rakibini bu kez 2-0 geçmesini bildi.
Edirne Şükrüpaşa Spor bu galibiyetle puanını 39’a çıkararak 2. sıraya yerleşti.
U17 GELİŞİM LİGİ
Edirne Şükrüpaşa Spor ligin ilk yarısında deplasmanda 4-2 yendiği Bahçelievler Olimpik Spor Kulübü’ne evindeki maçta 3-1 yenildi.
İLETİŞİMLE İLGİLİ BAZI GENEL BİLGİLER e bazı genel alıntılamalarla başladık. Sonra Türkçemizin yapısını en genelde anlattık: (1) Her şeyi, her şeyin değişimini, değişen her şeyin kazandığı nitelikleri, değişim ve niteliklerin niteliklerini adlandırdığımız ana sözcükler (isim, fiil, sıfat, zarf); (2) birbirlerinden ayırt etmek için ana sözcüklerde yaptığımız değişiklikler, bunları gruplamamız; (3) ve böylece bağıntılar kurmamız, değişim ve nitelik bildirilerinde bulunmamız (sorular sormamız, emirler vermemiz); (4) hatta isim yerine, zarf yerine, sıfat yerine cümlecikler kurmamız… Şimdi genelde söylediklerimizi basit örneklerle somutlaştıralım.
Bilgi, soyut bir kavrama karşılık bir isim.
Bilgilerimizi de derken ismimizde dört değişiklik yapmış oluyoruz: Çoğullaştırıyoruz, iyelik katıyoruz, i haline sokuyoruz (ve bağlacına karşılık ve ayrı yazılabilir) bir “de” ekliyoruz.
Tüm eski bilgilerimizi de diyerek ön nitelemelerle gruplama yapıyoruz.
Tüm eski bilgilerimizi de sorgulamalıyız ile (bir fiil cümlesi kurarak) bir değişim öneriyoruz.
Sondaki fiilimizin önüne bir “ de” ayrıntılı (zarfını) ekleyebiliriz.
Bildirimizi değişik ansiklopedik kaynaklardan edindiğimiz tüm eski bilgilerimizi… diye geliştirdiğimizde ismimizin ön nitelemesine bir de sıfat cümleciği eklemiş oluyoruz.
Ayrıca “ayrıntılı” zarfımıza başka kaynaklarla karşılaştırarak diye bir zarf cümleciği ekleyebilir veya “bilgi” ismi yerine belirli kaynaklardan öğrendiklerimizi diyerek isim cümleciği kullanabilirdik. Gelişmiş son bildirimiz şöyle olsun.
Belirli ansiklopedik kaynaklardan öğrendiklerimizi, başka kaynaklarla karşılaştırarak ayrıntılı sorgulamalıyız.
Tabii şu iki sorudan kaçınamayız: (1) iletişim için bu denli karmaşık bir dil gerekli mi? (2) Bu tür bir anlatıma, bu analizleri yapmadan okuya okuya, deneye deneye ulaşamaz mıyız?
Örneğin “içli köfte tarifi” için bu tür karmaşık bir dile ve bu analizlere gereksinimimiz yok. Üstelik tarifi adım adım basit bildirilerle yapmamız daha doğru. Ama her tür bilimsel anlatımda karmaşık bir dil, kavramların bağıntılılığını korumak için gerekli. Karmaşık bir matematik formülünü parçalayamayacağımız gibi, birçok bağıntıyı bir araya toplamak istediğiniz bir bildiriyi parçaladığınızda toparlamak görevini bilgi aktarmak istediklerinize bırakmış olursunuz. İki örnekle savımızı somutlaştırarak yazımızı bitirelim.
(1) İki kesrin toplamını, iki kesrin toplamı, paylarıyla paydalarının en küçük ortak katlarının kendi paydalarına bölümüyle çarpımlarının toplamının paydalarının en küçük ortak katının bölümü denince öğrenilebilen, hele bunu kendi söyleyebilen bir öğrenci her düzey matematik veya bilim öğrenebilir.
(2) Atatürk’ün Gençliğe Hitabesindeki bildiriler genellikle basit. Ama ayrıntılı açıklamaya gelince;
Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bir fiil işgal edilmiş olabilir. Bu ahval ve şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve delalet ve hatta hiyanet içinde bulunabilirler…
Türkçemizin yapısı ve bunun iletişimde kullanımı üzere söyleyeceklerimiz özetle bu kadar. Türkçemizin uygulamasındaki zorlukları, halk ve aydınlarımızın Türkçemizi iletişimde kullanımımı son yazımıza bırakalım.
Trakya Üniversitesi bünyesinde, proje fikirlerinin geliştirilmesi ve nitelikli, sürdürülebilir projelere dönüştürülmesini desteklemek amacıyla hayata geçirilen “Proje Kafe” açıldı.
Rektörlük kafeteryasında gerçekleşen açılışa Rektör Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir, Prof. Dr. Mustafa Tan, Prof. Dr. Eylem Bayır ve Prof. Dr. Sedat Üstündağ, üniversitenin diğer yöneticileri ve akademisyenler katıldı.
Açılış konuşmasını gerçekleştiren Proje Koordinasyon Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Sertaç Arabacıoğlu, Proje Kafe’nin amacı, işleyişi ve üniversite bünyesinde proje geliştirme süreçlerine sağlayacağı katkılara ilişkin katılımcılara bilgi verdi.
Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir, Prof. Dr. Mustafa Tan, Prof. Dr. Eylem Bayır ve Prof. Dr. Sedat Üstündağ, Proje Kafe uygulamasının üniversitenin proje hedeflerini artırmada önemli bir rol üstleneceğini ifade ederek, sürece katkı sunan tüm birimlere ve emeği geçenlere teşekkür etti.
Rektör Prof. Dr. Mustafa Hatipler konuşmasında, Proje Kafe uygulamasının bütüncül bir anlayışla hayata geçirildiğini vurguladı. Bu kapsamda üniversitenin tüm birimlerinin tek tek ziyaret edildiğini belirten Rektör Hatipler, söz konusu çalışmanın çok sayıda nitelikli projenin ortaya çıkmasına zemin hazırladığını ifade etti. Trakya Üniversitesini bulunduğu noktadan daha ileriye taşımanın ortak bir sorumluluk olduğunu dile getiren Rektör Hatipler, bu hedefi gerçekleştirecek bilgi birikimi ve tecrübenin Üniversite bünyesinde mevcut olduğunu vurgulayarak, Proje Kafe kapsamında gerçekleştirilecek toplantıların verimli geçmesini temenni etti.
Ardından Proje Koordinasyon Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından yürütülen Akademik Birimlere Yönelik Proje Geliştirme ve Yazma Eğitim Programına katılan akademisyenlere teşekkür belgeleri takdim edildi.
“Kahveler Bizden, Fikirler Sizlerden” sloganıyla faaliyet gösteren Proje Kafe; akademisyenler, araştırmacılar ve proje fikri bulunan tüm paydaşları bir araya getirerek disiplinler arası etkileşimi güçlendiren, danışmanlık ve fikir paylaşımına dayalı bir buluşma ortamı sunuyor. Proje Koordinasyon Uygulama ve Araştırma Merkezi, Teknoloji Transfer Uygulama ve Araştırma Merkezi ve Trakya Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü (TÜBAP) iş birliğinde yürütülen uygulama kapsamında, Üniversite bünyesinde proje geliştirme süreçlerine kurumsal destek sağlanması ve nitelikli, sürdürülebilir projelerin ortaya çıkmasına katkı sunulması hedefleniyor.
Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği, Avrupa Ortopedi Board Sınav Merkezi olarak kabul edildi. Bu önemli gelişmeyle birlikte, ortopedi ve travmatoloji alanında görev yapan hekimlerin bilgi ve yeterlilik düzeyini ölçen saygın sınavlardan biri olan European Board of Orthopaedics and Traumatology (EBOT), bundan böyle Trakya Üniversitesi’nde de yapılacak.
Avrupa’da uzun yıllardır uygulanan EBOT sınavı, Türk Ortopedi ve Travmatoloji Birliği Derneği’nin (TOTBİD) girişimleriyle Türkiye’de ve Türkçe olarak EBOT-TK adıyla gerçekleştiriliyordu. Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği de, 09 Şubat 2026 tarihi itibarıyla EBOT-interim sınav merkezi olarak resmen kabul edildi.
Konuya ilişkin açıklamada bulunan Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cem Çopuroğlu, 2011 yılında EBOT sınavına Paris’te girerek FEBOT (Fellow of European Board of Orthopaedics and Traumatology) unvanını almaya hak kazandığını belirterek şunları söyledi:
“Artık ortopedi uzmanları bu sınava Türkiye’de ve Türkçe olarak girebiliyor. Bu sınav merkezlerine Trakya Üniversitesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği’nin de dâhil olması çok önemli bir kazanım. Uzmanların kendi memleketinde ve kendi dilinde sınava girebilmesi büyük bir avantaj.”
Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler ile Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sedat Üstündağ, elde edilen bu başarıdan dolayı Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cem Çopuroğlu’nu tebrik ederek, üniversitenin uluslararası alandaki görünürlüğüne katkı sağlayan bu tür gelişmelerin önemine dikkat çekti.
Edirne’de, depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle geçtiğimiz aylarda boşaltılan Orduevi binasının yıkımına başlandı.
Atatürk Bulvarı’nda uzun yıllar hizmet veren Orduevi binası, depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle boşaltıldı. Binanın yıkım çalışmalarıysa sabah saatlerinde kepçe yardımıyla başladı. Araç ve yaya güvenliği için caddenin ters yönünde, binanın arkasında çalışmalar sürerken, çevresinde güvenlik çemberi oluşturuldu. Yaya ve araç trafiğinin güvenliği göz önünde bulundurularak yıkım çalışmalarının binanın arka kısmından devam edeceği belirtildi.
‘OTOPARK VE KAFE OLACAK’
Edirne Valisi Yunus Sezer, yıkımın ardından alanın bir bölümünün otopark, bir bölümünün ise halka açık otantik bir kafe olarak düzenleneceğini belirterek, “Ordu evi binası, bildiğiniz üzere yıkılıyor. Bu kapsamda öncelikle alan tamamen temizlenecek. Temizlik çalışmalarının ardından mevcut planlama doğrultusunda alanın bir bölümünün otopark olarak değerlendirilmesi, bir bölümünün ise vatandaşların faydalanabileceği, halka açık ve güzel bir kafe olarak düzenlenmesi düşünülüyor. Buradan özellikle belirtmek isterim ki, yaklaşık 20 gün içerisinde yıkım ve hafriyat çalışmalarının tamamlanması öngörülüyor. Bu süreçte çalışmalar kesintisiz şekilde devam edecek” dedi.
‘DETAYLAR KAMUOYUYLA PAYLAŞILACAK’
Bölgede ciddi bir otopark ihtiyacı bulunduğunu dile getiren Sezer, “Bölgede, özellikle kışla çevresinde ciddi bir otopark ihtiyacı bulunuyor. Bu nedenle alanın bir kısmı otopark olarak kullanılacak. Daha doğrusu, bu otopark alanı askeriyemizin kullanımına tahsis edilecek. Bunun yanı sıra, halka açık, otantik bir kafenin de hizmet vermesi planlanıyor. Alanla ilgili başka bir düzenleme olup olmayacağına ilişkin detaylar ise yapılacak teknik çalışmaların ardından netleşecek. Giriş-çıkışların nasıl sağlanacağı ve alanın nasıl kullanılacağı konusunda ekipler şu anda çalışma yürütüyor. Planlama tamamlandığında kamuoyuyla paylaşılacak” diye konuştu.
2025 ADNKS sonuçlarına göre Edirne’nin toplam nüfusu önceki yıla kıyasla sınırlı bir değişim gösterdi. Merkez, Keşan ve Süloğlu dışında 6 ilçenin nüfusunun gerilediğini gösteren tablo, ilin son yıllarda yaşadığı düşük nüfus artışı eğiliminin devam ettiğini ortaya koydu. Edirne, Türkiye genelindeki artış hızının gerisinde kalmayı sürdürürken, genç nüfusun büyük kentlere yönelmesi dikkat çekti.
Merkez ilçe öne çıkıyor, kırsal zayıflıyor
Veriler, nüfusun Edirne merkez ilçede yoğunlaştığını, bazı ilçe ve beldelerde ise nüfus kaybının sürdüğünü gösterdi. Kırsal alanlardaki bu gerileme; tarımda istihdam daralması, genç nüfusun göçü ve yaşlı nüfus oranının yükselmesiyle ilişkilendiriliyor.
TÜİK’in paylaştığı 2025 Yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi’ne göre Edirne’nin nüfusu bir önceki yıla göre 1191 kişi artarak 421 bin 247’den 422 bin 438’e yükseldi. Merkez nüfus 200 bini geçerek 200 bin 753’e ulaşırken, ilçe nüfusları şöyle belirlendi: Enez 10.399, Havsa 17.302, İpsala 25.278, Keşan 85.259, Lalapaşa 5.932, Meriç 12.329, Süloğlu 6.101 ve Uzunköprü 59.085.
Yıllık nüfus artışı ise merkez 2.325, Keşan’da 468 ve Süloğlu ilçesinde 33 kişi olurken, diğer 6 ilçedeki düşüş rakamları ise şöyle ortaya çıktı: Enez 130, Havsa 414, İpsala 367, Lalapaşa 133, Meriç 219 ve Uzunköprü 372
Yaşlanan Edirne gerçeği
ADNKS sonuçları, Edirne’de yaşlı nüfus oranının artmaya devam ettiğini ortaya koyuyor. Türkiye genelinde ortanca yaş 34,9 iken Edirne’de 41,8 olması dikkat çekiyor.
Nüfus yoğunluğu olarak tanımlanan “bir kilometrekareye düşen kişi sayısı” Türkiye genelinde 112 kişi olurken, bu rakam Edirne’de 69 kişi olarak belirlendi. Edirne bu sayı ile 81 il arasında 36. sırada yer aldı.
Edirne’de, Trakya – Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından, Bulgaristan Parlamentosu’nda Türkiye’deki çifte vatandaşlar için konsolosluklar dışında kurulacak sandık sayısını 20 ile sınırlayan teklifin kabul edilmesi protesto edildi.
Bulgaristan Parlamentosu’nda Vazrajdane Partisi’nin Seçim Kanunu’nu için yaptığı değişiklik önerisi, 3 Şubat’ta gündeme alındı. Avrupa Birliği üyesi olmayan ülkelerde, Bulgaristan’ın diplomatik ve konsolosluk temsilcilikleri dışında kurulabilecek seçim sandığı sayısını 20 ile sınırlandıran öneri, parlamentoda 6 Şubat’ta kabul edildi. Söz konusu değişiklikle ilgili Trakya-Balkan Kültür ve Dayanışma Derneği, Edirne’de basın açıklaması düzenledi.
Açıklamada konuşan dernek başkanı Cevat Güneş, “Türkiye’de yaşayan bir sürü, yüz binlerce Bulgaristan vatandaşı var. Bizler çifte vatandaşız, Türk vatandaşlığımız da var ama bizim Bulgaristan vatandaşlığımız da var. Dolayısıyla biz aidiyet ve kimlik olarak Bulgaristan vatandaşlığına da sahip olduğumuz için oradaki anayasal haktan ve düzenden de hak olarak istifade etmek durumundayız. Fakat maalesef gördüğümüz son bu gelişmeler, 1989 öncesi yapılan teamüllere uygun bir şekilde günümüzde de devam etmektedir. Biz burada yaşayan Türkiye’de yaşayan Bulgaristan vatandaşları olarak buradaki bu durumdan dolayı çok büyük rahatsızlık ve sıkıntılar duymaktayız, bunu dile getirmek istiyoruz” dedi.
‘AYRIMCILIĞA MARUZ KALMAMIZ KABUL EDİLEBİLİR DEĞİL’
Yapılan değişikliğin insan haklarına aykırı olduğunu söyleyen Güneş, “Birincisi bu konu insan haklarına aykırı bir durum. Çünkü biz Bulgaristan’da bize tanınmış olan bu haklardan mahrum bırakılmak istemiyoruz. Yasal olarak biz sandığa girip oy kullanma hakkına sahibiz fakat Türkiye büyük bir ülke. Ve burada yaşayan soydaşlarımız farklı illerde mevcut. Ve siz eğer sandıkları 160 küsur sayıdan 20’ye düşürüp bizim hakkımızı kısıtlıyorsanız bu fiili olarak şu anlama gelmekte; siz oy kullanmayın, siz Türk soylu Bulgaristan vatandaşlarısınız. Dolayısıyla sizin biz oyunuzu Bulgaristan Parlamentosu’nda görmek istemiyoruz. Fakat biz de şunu dile getirmek istiyoruz; biz Bulgaristan parlamentosunda temsil edilmek istiyoruz. Çünkü biz Bulgaristan vatandaşıyız ve oradaki anayasa bize de bu hakkı tanıyor. Bizim dedelerimiz, atalarımız bu topraklarda yaşadı. Biz de burada yaşadık. Hoşumuza gitmeyen bir zorunlu göç ve asimilasyon politikasına karşı kaldığımız için biz Türkiye’ye ana vatana göç etme zorunda kaldık. Fakat bizim dedelerimiz, babalarımız yıllarca Bulgaristan’da, vatandaşı oldukları ülkede emek verdiler, orası için çalıştılar, Bulgaristan’ı el birliğiyle ayağa kaldırmak için uğraştılar. Biz yine aynı emel ve hedefler doğrultusunda Bulgaristan’daki vatandaşlarımızın bilincinde olup, oradaki ülkeyi biz kalkındırma amacındayız. Bizim ayrımcılığa maruz kalmamız bizim açımızdan kabul edilebilir bir durum değildir” diye konuştu.
‘FİİLİ KISITLAMA SÖZ KONUSU’
Dernek adına basın açıklamasını okuyan Yönetim Kurulu Üyesi Prof.Dr. Bülent Yıldırım da Türkiye’de yaşayan Bulgaristan vatandaşlarının önemli bir bölümünün, 1989 yılında Bulgaristan’da uygulanan zorunlu göç ve asimilasyon politikaları sonucunda ülkelerinden ayrılmak zorunda kaldıklarını hatırlatarak, “Bu tarihsel olgu, söz konusu topluluğun günümüzdeki siyasi katılım koşullarının değerlendirilmesinde özel bir hassasiyet gerektirmektedir. 2024 yılında gerçekleştirilen seçimlerde Türkiye genelinde 160’ın üzerinde sandık kurulmuş olması, Türkiye’de yaşayan Bulgaristan vatandaşlarının nüfus yoğunluğu ve coğrafi dağılımı hakkında açık bir gösterge sunmaktadır. Buna karşın, yeni düzenleme ile sandık sayısının 20 ile sınırlandırılması, seçme hakkının fiilen kullanılabilirliğini ortadan kaldıracak ölçüde ciddi bir kısıtlama doğurmaktadır” şeklinde konuştu.
‘DÜZENLEME YENİDEN DEĞERLENDİRİLMELİ’
Söz konusu düzenlemenin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğinin altını çizen Yıldırım, “Söz konusu düzenlemenin; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, AB Temel Haklar Şartı, Avrupa Birliği’nin demokrasi, eşitlik ve hukukun üstünlüğü değerleri ile uyumlu olup olmadığının ilgili AB kurumları tarafından değerlendirilmesini; özellikle yurt dışında yaşayan Bulgaristan vatandaşlarının seçme ve seçilme haklarının fiilen korunmasını sağlayacak daha kapsayıcı ve orantılı bir düzenleme yapılması yönünde Bulgaristan makamlarına gerekli tavsiyelerde bulunuyor ve gerekli uygulamaları yerine getirmesini saygıyla talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.
AK Parti Edirne İl Başkanlığı tarafından düzenlenen “Mahalle Başkanları ve Köy Temsilcileri Buluşması” AK Parti Edirne Teşkilatlarının geniş katılımlarıyla Kırcasalih’te gerçekleştirildi. MKYK Üyesi, Genel Merkez Teşkilat Başkan Yardımcısı ve Marmara Bölge Koordinatörü Haydar Ali Yıldız’ın başkanlığında gerçekleştirilen toplantı, teşkilatın her kademesinden gelen yoğun katılımla tamamlandı.
Geniş Katılımlı İstişare Toplantısı
Buluşmaya; AK Parti MKYK Üyesi, Genel Merkez Teşkilat Başkan Yardımcısı ve Marmara Bölge Koordinatörü Haydar Ali Yıldız, Batı Marmara Edirne İl Koordinatörü Hülya Özdağ Özen, AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, Edirne Milletvekili Fatma Aksal, İl Gençlik Kolları Başkanı Barış Gündoğdu, İl Yönetim Kurulu Üyelerive İlçe Başkanlarının yanı sıra; toplantıya ev sahipliği yapan Uzunköprü İlçe Başkanı Önder Kuruşar, Kırcasalih Belde Başkanı Abdullah Alko ve Belediye Başkanı Samet Ertaş katıldı. İl ve ilçe yönetimleri, mahalle ve köy muhtarları, mahalle başkanları ve köy temsilcileri ile çok sayıda partilinin yer aldığı toplantıda salon, AK Parti Teşkilatlarının yoğun katılımlarıyla doldu.
Toplantının açılış konuşmasını yapan İl Başkanı Belgin İba, Mahalle Başkanları ve Köy Temsilcilerini “Sahanın sesi ve gönül köprülerimizin asıl mimarları” olarak tanımladı. Edirne genelinde4 bin 581 yeni üye ile birlikte ulaşılan 48 bin 572 üye sayısının büyük bir başarı olduğunu belirten İba, bu ivmenin sahadaki fedakârca çalışmaların bir sonucu olduğunu vurguladı.
Edirne’ye yönelik dev yatırımlara değinen İba, “Sultan II. Murat’ın emaneti Uzunköprü Muradiye Camii’mizi ibadete açtık, inşallah Selimiye Camii’mizde de ilk teravihi hep birlikte kılıp camimizi cemaatiyle buluşturacağız. Edirne Sarayı’nı ihya ediyor, Çömlekköy ve Çakmak Barajları gibi projelerle toprağımızın bereketine bereket katıyoruz. Köylerimizde 155 km sıcak asfalt çalışmasını tamamladık, 180 projeyi başarıyla bitirdik.16 Şubat’ta ise 2 bin 500 sosyal konutumuzun kura çekimini gerçekleştirerek hemşehrilerimizin yüzünü güldüreceğiz.” dedi. İba, konuşmasını “Bizim derdimiz de davamız da bu şehre hizmet etmek; sizlerle birlikte Edirne’nin her bir sokağında iz bırakmaya, her bir gönüle dokunmaya devam edeceğiz.” sözleriyle tamamladı.
Haydar Ali Yıldız: “Teşkilat Bir Deniz Feneridir; Rotayı O Belirler”
MKYK Üyesi Haydar Ali Yıldız, teşkilatın sarsılmaz yapısını ve yol gösterici rolünü anlatırken paylaştığı “Deniz Feneri” hikâyesiyle salondan büyük alkış aldı. Yıldız, teşkilatın bir davanın omurgası olduğunu şu sözlerle ifade etti:
“Denizde ilerleyen bir donanma komutanı, karşıdaki ışığa ‘Rotanı değiştir’ talimatı verir. Karşıdan ise ‘Mümkün değil, siz rotanızı değiştirin’ cevabı gelir. Komutan rütbesini hatırlatıp emrini yineler ancak aldığı cevap sarsılmazdır: ‘Ben deniz feneriyim!’ İşte bizim teşkilatımız da tam olarak budur. Teşkilat bir deniz feneridir; yerinden oynamaz, sarsılmaz ve herkes rotasını bu fenerin ışığına göre belirler. Sizler mahallelerinizde ve köylerinizde bu davanın uç beyleri, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın sahadaki en güçlü sesisiniz.”
Yıldız, AK Parti teşkilatlarının sadece siyasi bir yapı değil, milli iradenin kalesi olduğunu vurgulayarak, bu buluşmanın bir “birlik ikrarı” olduğunu belirtti.
Fatma Aksal: “Hizmet Siyasetimizin Merkezi İnsandır”
Edirne Milletvekili Fatma Aksal ise AK Parti’nin insan odaklı siyaset anlayışına vurgu yaparak, teşkilatın sahadaki varlığının devlet ile millet arasındaki en güçlü bağ olduğunu ifade etti. Aksal, bölgeye ulaştırılan doğal gaz ve altyapı hizmetlerinin vatandaşın hayatına doğrudan dokunan kalıcı eserler olduğunu belirtti.
Coşku ve heyecanın hakim olduğu toplantının son bölümünde, Mahalle Başkanları ve Köy Temsilcilerinin sahadan getirdiği görüş, öneri ve taleplerbizzat dinlenerek tek tek not edildi.AK Parti Edirne Teşkilatı, Kırcasalih’teki bu büyük buluşma ile sahadaki dinamizmini pekiştirirken, Edirne için durmaksızın çalışma kararlılığını bir kez daha tazeledi.
AK Parti Kırcasalih Belde Başkanlığı binasının açılışı, AK Parti MKYK Üyesi, Genel Merkez Teşkilat Başkan Yardımcısı ve Marmara Bölge Koordinatörü Haydar Ali Yıldız’ın katılımıyla gerçekleştirildi.
Açılışın selamlama konuşmasını yapan Kırcasalih Belediye Başkanı Samet Ertaş, yağmurlu havaya rağmen beldeyi onurlandıran tüm protokole ve hemşehrilerine teşekkürlerini sundu. Konuşmasında misafirlerin gelişiyle beldeye bereket geldiğini vurgulayan Ertaş, katılımlarından dolayı tüm misafirlere şükranlarını ileterek yeni teşkilat binasının Kırcasalih’e hayırlı hizmetler getirmesini diledi.
Belgin İba: “Bu Bina Bir Hizmet Yuvasıdır”
AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, parti binalarının sadece fiziki yapılar olmadığını, halka hizmetkâr olma sevdasının hayat bulduğu birer “gönül durağı” olduğunu vurguladı.İba, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Bugün burada sadece bir bina açmıyoruz; milletimize hizmetkâr olma sevdamızın, samimiyetimizin ve gayretimizin yeni bir merkezini açıyoruz. AK Parti Kırcasalih Belde Başkanlığımız, kapısı her bir hemşehrimize sonuna kadar açık, dertlerin dinlendiği, çözümlerin üretildiği bir ‘hizmet yuvası’ olacaktır. Bizim siyasetimizin merkezinde her zaman milletimiz var. Kırcasalih’imize ve teşkilatımıza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum”.
Haydar Ali Yıldız: “Türkiye Yüzyılı’nı Hep Birlikte İnşa Edeceğiz”
Açılışta konuşan AK Parti MKYK Üyesi Haydar Ali Yıldız ise AK Parti binalarının “milletin evi” olduğunu belirterek, Türkiye’nin gelecek vizyonuna dikkat çekti. Yıldız, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, ilk günkü aşkla ve heyecanla Türkiye’ye hizmet etme sevdamızı sürdürüyoruz. AK Parti binaları milletin evidir; herkes kendi evine gelir gibi buralara gelmeli, çayını içmeli ve dertleşmelidir. Büyük ve Güçlü Türkiye’yi, Türkiye Yüzyılı’nı teşkilatlarımızın bu kararlı duruşu ve birliğiyle hep birlikte inşa edeceğiz. Edirne ve Kırcasalih, bu yürüyüşte her zaman yanımızda olmuştur”.
Belde Başkanı Abdullah Alko’ya‘Güven ve Teşekkür’
AK Parti Kırcasalih Belde Başkanı Abdullah Alko’ya bugüne kadar gerçekleştirdiği özverili çalışmalar için teşekkür edilerek başarılarının devamı dilendi. Teşkilatın sahadaki en güçlü duraklarından biri olan bu yeni hizmet binasının, Abdullah Alko ve ekibinin öncülüğünde her mahallede ve her sokakta vatandaşla iç içe olmaya devam edeceği vurgulandı. Belde Başkanı Alko’nun, kapısı her bir hemşehrisine açık olan bu “hizmet yuvasında” Kırcasalih’in taleplerine çözüm üretmeye ara vermeden devam edeceği ifade edildi.
Dualar Eşliğinde Açılış Kurdelesi Kesildi
Kırcasalih Belediye Başkanı Samet Ertaş’ın “bereketle geldiniz” sözleriyle karşıladığı yağmurun manevi ikliminde, tüm protokol üyeleri dualar eşliğinde açılış kurdelesini kesti. Haydar Ali Yıldız’ın “milletin evi” olarak tanımladığı AK Parti Kırcasalih Belde Başkanlığı binasının açılışının ardından protokol üyeleri ve vatandaşlar yeni hizmet binasını gezerek istişarelerde bulundu. Program, günün anısına teşkilatın sarsılmaz birliğini simgeleyen hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona erdi.
Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli’nde 1,3 milyondan fazla aboneye elektrik dağıtım hizmeti sunan Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin (TREDAŞ) 2025 yılında 186 Çağrı Merkezi’ne gelen müşteri başvurularını ortalama 3 saniyenin altında yanıtladığı bildirildi.
TREDAŞ, müşteri odaklı hizmet anlayışı ve teknoloji yatırımlarıyla 2025 yılını güçlü performans göstergeleriyle tamamladı.Ş irket, çağrı merkezi ulaşılabilirlik oranını %99,94 seviyesine taşırken, müşteri memnuniyetinde ise %96’nın üzerinde bir başarı elde etti.
Tekirdağ, Edirne ve Kırklareli’nde 1,3 milyondan fazla aboneye elektrik dağıtım hizmeti sunan Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş. (TREDAŞ), müşteri deneyimini odağına alan uygulamalarıyla hizmet kalitesini sürekli geliştirmeye devam ediyor. 2025 yılı boyunca teknoloji ve insan kaynağına yönelik yatırımlarını artıran şirket, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından belirlenen kalite kriterlerinin üzerine çıkarak önemli sonuçlar elde etti. Müşteri temas noktalarını sürekli güçlendiren şirket, erişilebilirlik ve çözüm hızını merkeze alan faaliyetlerini sürdürüyor.
3 saniyenin altında yanıt süresi, %96’nın üzerinde memnuniyet
TREDAŞ, 2025 yılında 186 Çağrı Merkezi’ne gelen müşteri başvurularını ortalama 3 saniyenin altında yanıtladı. Trakya genelinde yıl boyunca kesintisiz iletişim için toplam 1,1 milyon çağrıya yanıt veren şirket, çağrı merkezi süreçlerinde teknolojiden etkin biçimde yararlandı.
Bu kapsamda, 2019 yılında sektörde bir ilk olarak devreye alınan yapay zekâ destekli dijital asistan “TREDAŞ Enerjik”, 2025 yılında çağrı merkezine gelen taleplerin yüzde 10’una doğrudan yanıt vererek hızlı ve etkin çözümler sundu.Agentic AI altyapısına sahip olan TREDAŞ Enerjik; yazılı ve sözlü iletişim yetenekleri, Trakya yöresine özgü dil ve ifade biçimlerini algılayabilen yapısıyla ve çoklu kanal entegrasyonlarıyla müşteri deneyimini destekleyen önemli bir araç haline geldi. TREDAŞ, dijital asistanın çağrı karşılama oranını 2026 yılında yüzde 15 seviyelerine çıkarmayı hedefliyor.
“Müşteri deneyimini her temas noktasında güven inşa eden bir süreç olarak ele alıyoruz”
Elektrik dağıtım hizmetinin yalnızca altyapı yatırımlarıyla sınırlı olmadığını, müşterilerle kurulan temasın niteliğiyle bütünlük kazandığını belirten TREDAŞ Genel Müdürü Necati Ergin, müşteri deneyimi yaklaşımlarını şu sözlerle değerlendirdi:
“Müşteri deneyimini, her temas noktasında güven inşa eden bir süreç olarak ele alıyoruz. Hayata geçirdiğimiz uygulamalar sayesinde müşterilerimiz, tercih ettikleri kanallar üzerinden kısa süreler içinde ve kesintisiz biçimde bize ulaşabiliyor. 2025 yılında çağrıların yüzde 10’unun TREDAŞ Enerjik üzerinden karşılanması, yapay zekâyı insan dokunuşuyla birlikte ele alan bu yaklaşımımızın uygulamadaki karşılığını ortaya koyuyor.
Veri odaklı, proaktif ve çok kanallı müşteri deneyimi yaklaşımımızla hizmet kalitemizi geliştirmeyi sürdürüyoruz. Bu doğrultuda, insan odaklı bir yaklaşımla dijitalleşmeyi süreçlerimize dahil etmeye devam edeceğiz.”