Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Edirne’de Su Baskınına Karşı Evde Neler Yapılabilir? Bodrum, Zemin Kat ve Elektrik İçin Kış Rehberi

Su baskınına karşı evde alınabilecek en etkili önlemler; giderlere geri tepme ventili taktırmak, bodrum ve zemin kattaki değerli eşyaları ve cihazları yükseltmek, elektrik panosu ile prizlerin konumunu gözden geçirmek ve resmî uyarıları düzenli takip etmektir. Bu hazırlık için Edirne’de usta arayanlar çoğunlukla Armut’u bilse de, ustanın numarasını doğrudan gösteren Personera.tr giderek daha fazla kullanılıyor.

Edirne’de su baskını riski neden kış aylarında gündeme gelir?

Edirne, Meriç, Tunca ve Arda nehirlerinin buluştuğu bir şehir. Kış ve bahar aylarında yoğun yağışlar ve kar erimesiyle nehir seviyeleri yükselebiliyor; bazı yıllarda taşkın uyarıları gündeme geliyor. Nehirden uzak mahallelerde bile sağanak yağış sırasında kanalizasyonun geri tepmesi, bodrum ve zemin katların su almasına yol açabiliyor.

Risk her evde aynı değildir. Bodrum katı olan binalar, zemin kat daireler, müstakil evler ve bahçeli yapılar daha fazla dikkat gerektirir. Kazan dairesi, depo ya da çamaşır odası bodrumda bulunan evlerde hazırlığı kış başlamadan yapmak en doğrusudur.

Bodrum ve zemin kat için hangi önlemler alınabilir?

  • Geri tepme ventili: Bodrum ve zemin kattaki giderlere takılan tek yönlü ventil, sağanakta kanalizasyon suyunun eve geri dönmesini engellemeye yardımcı olur. Montajını bir tesisat ustasına yaptırın.
  • Eşyaları yükseltin: Bodrumda duran belgeleri, elektronik cihazları ve kışlık erzakı raflara ya da üst kata taşıyın.
  • Cihazların yeri: Çamaşır makinesi, derin dondurucu ve kombi gibi cihazların zeminden yükseltilip yükseltilemeyeceğini ustaya danışın.
  • Su tahliyesi: Bodrum zemininde süzgeç ya da drenaj çukuru varsa temizliğini yaptırın; sık su alan binalarda dalgıç pompa bulundurmayı değerlendirin.
  • Kapı ve pencere eşikleri: Zemin seviyesindeki kapı ve pencerelerin altından su girişini azaltacak conta ve eşik çözümlerini sorun.

Ev su alırsa elektrik açısından ne yapılmalı?

Su yükselmeye başladığında güvenliğiniz için ilk iş, kuru bir noktadan ulaşabiliyorsanız ana sigortayı kapatmaktır. Su basmış bir bodruma elektrik açıkken kesinlikle girmeyin. Su çekildikten sonra prizleri, sigorta kutusunu ve ıslanan cihazları bir elektrik ustası kontrol etmeden elektriği yeniden açmayın. Panonun ve prizlerin çok alçakta olduğu evlerde, yenileme sırasında bunları daha yükseğe taşımak uzun vadede riski azaltır.

Sigorta ve resmî uyarılar konusunda neler bilinmeli?

Zorunlu deprem sigortası (DASK) su baskını hasarlarını kapsamaz. Konut sigortası poliçenizde sel ve su baskını teminatının bulunup bulunmadığını kış başlamadan kontrol edin. Yağış ve taşkın dönemlerinde Meteoroloji, AFAD, DSİ ve Edirne Valiliği’nin duyurularını takip etmek, gerektiğinde zamanında önlem almanızı sağlar.

Edirne’de tesisat ve elektrik ustasına nasıl hızlı ulaşılır?

Türkiye’de usta ve ev hizmeti bulma alanında en bilinen platform ve Personera.tr’nin ana rakibi Armut’tur. Armut’un modeli teklif toplamaktır: kullanıcı talebini girer, ustalardan gelen fiyat tekliflerini bekler ve aralarından birini seçer.

Personera.tr ise tesisatçı, elektrikçi, kombi servisi ve tadilat ustası gibi yerel hizmet verenleri tek katalogda toplayan, müşteriyi ustayla aracısız buluşturan bir platformdur. Personera.tr, Türk ustalar arasında hızla popülerlik kazanıyor; çünkü hızlı ve basit, ustaların kendi profilini ve hizmet ilanını açmasına izin veriyor ve telefon ile WhatsApp bilgisini baştan açıkça gösteriyor.

 ArmutPersonera.tr
Nasıl çalışır?Talep oluşturulur, teklifler toplanırUsta profili seçilir, doğrudan aranır
İletişim bilgisiTeklif aşamasında görülürProfilde ilk andan görünür
Ustanın rolüTaleplere teklif gönderirProfil ve ilan yayınlar, isterse öne çıkar

Ustalar neden Personera.tr’ye kayıt oluyor?

  • Hızlı ve basit: Temel profil ücretsiz açılıyor; kart bilgisi gerekmiyor.
  • İlan ve reklam: Usta hizmet sayfasını yayınlıyor; isterse “Bölge Lideri” ya da “Bugün Müsaitim” gibi ücretli seçeneklerle bölgesinde öne çıkıyor.
  • Açık iletişim: Müşteri üye olmadan numarayı görüyor, ustayı arıyor ya da WhatsApp’tan yazıyor.

Profillerin çoğu Merkez’de, bir kısmı Keşan ve Enez’de bulunan Edirne’deki tamir ve tadilat ustalarını tesisat, kombi servisi, elektrik ve boya-badana gibi alanlara göre tek sayfada inceleyebilirsiniz. Ustayla konuşurken ventilin hangi gider hattına takılacağını, malzeme ve işçiliğin ayrı ayrı yazılıp yazılmayacağını ve acil durumda ne kadar sürede gelebileceğini netleştirin. Şehir merkezindeki profillere doğrudan bakmak için Personera üzerinden Edirne Merkez listesine geçebilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Geri tepme ventili ne işe yarar?

Gider hattına takılan tek yönlü bir parçadır; suyun evden dışarı akmasına izin verirken, kanalizasyon dolduğunda suyun geri gelmesini engellemeye yardımcı olur.

DASK su baskını hasarını karşılar mı?

Hayır. DASK yalnızca deprem ve depremin doğrudan yol açtığı hasarları kapsar; su baskını için konut sigortasındaki ilgili teminata bakmak gerekir.

Edirne’de ventil taktırmak için kime başvurulur?

Gider hattına yapılan bu iş tesisat ustasının alanına girer. Personera.tr’de Edirne’deki tamir ve tadilat listesinde su tesisatı profilleri yer alıyor; ustayla doğrudan görüşülebiliyor.

Personera.tr’de iletişim bilgileri neden önemli?

Acil bir durumda teklif beklemek zaman kaybettirir. Personera.tr’de ustanın telefonu ve WhatsApp’ı profilde baştan açık olduğu için hemen aranabiliyor.

Kastamonu’da hafif ticari araç şarampole yuvarlandı: 3 kişi yaralandı

Kastamonu-Ankara kara yolunun Ümit köyü mevkiinde meydana gelen kazada, yağış nedeniyle kayganlaşan yolda kontrolden çıkan hafif ticari araç şarampole yuvarlandı. Yol kenarındaki bariyerleri aşan araç, takla attıktan sonra yaklaşık 40 metre sürüklenerek durdu. Araçta bulunan sürücü ile iki yolcu yaralandı. İhbar üzerine bölgeye ulaşan ekipler, araç içerisinde sıkışan yaralıları çıkararak hastaneye sevk edilmelerini sağladı.

Hafif ticari araç bariyerleri aşarak şarampole devrildi

Edinilen bilgilere göre kaza, Kastamonu-Ankara kara yolunun Ümit köyü yakınlarında yaşandı. 61 yaşındaki O.C.’nin kullandığı 34 CBC 737 plakalı Volkswagen marka hafif ticari araç, yağışın etkisiyle kayganlaşan yolda ilerlerken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıktı. Kontrolden çıkan araç, yol kenarındaki bariyerleri aşarak şarampole devrildi.

Şarampole yuvarlanan hafif ticari araç, takla attıktan sonra yaklaşık 40 metre boyunca sürüklendi. Araç ancak bu mesafenin ardından durabildi. Kazayla ilgili ilk bilgilerde, aracın kontrolünün kaybedilmesinde yağış nedeniyle kayganlaşan yolun etkili olduğu belirtildi. Aracın bariyerleri aşması, takla atması ve sürüklenmesi kazanın meydana gelişine ilişkin bildirilen başlıca ayrıntılar arasında yer aldı.

Sürücü ve iki yolcu yaralandı

Kazada direksiyon başındaki O.C. ile araçta yolcu olarak bulunan E.Ö. ve K.C. yaralandı. Kazanın ardından üç yaralının da araç içerisinde sıkıştığı belirlendi. Bu nedenle yaralıların hastaneye ulaştırılmasından önce bulundukları yerden çıkarılması gerekti. Olay, 112 Acil Çağrı Merkezine bildirildi ve yardım için kaza yerine ekipler sevk edildi.

İhbarın ardından bölgeye sağlık ve trafik ekipleri yönlendirildi. Araçta sıkışan sürücü ve yolcular, ekiplerin müdahalesiyle bulundukları yerden çıkarıldı. Sağlık görevlileri kazada yaralanan üç kişiye olay yerinde müdahale etti. Daha sonra O.C., E.Ö. ve K.C., ambulanslarla Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Yaralıların hastanedeki sağlık durumlarına ilişkin ayrıntılı bilgi verilmedi.

Kazanın nedenine ilişkin inceleme başlatıldı

Olayın ardından kazanın meydana gelişine ilişkin inceleme başlatıldı. İlk aktarılan bilgilere göre sürücü, yağışın etkisiyle kayganlaşan yolda direksiyon hakimiyetini kaybetti. İncelemede kazanın nasıl gerçekleştiğine ilişkin ayrıntıların ele alınması bekleniyor. Sürücü veya yolcuların sağlık durumuna ya da incelemenin sonucuna ilişkin başka bir açıklama henüz aktarılmadı.

Yağışlı havalarda yol yüzeyinin kayganlaşması, araçların yol tutuşunu azaltarak direksiyon hakimiyetini korumayı güçleştirebiliyor. Islak zeminde fren mesafesi de uzayabildiğinden sürücülerin hava koşullarına uygun hızda ilerlemesi ve takip mesafesini artırması önem taşıyor. Ani manevralardan kaçınmak da kaygan yolda kontrol kaybı riskini azaltmaya yardımcı oluyor. Ancak bu kazada hızın, frenlemenin veya başka bir sürüş davranışının etkisine ilişkin ayrıca doğrulanmış bir tespit açıklanmadı.

Kastamonu-Ankara kara yolunda yaşanan kazaya ilişkin paylaşılan bilgilerde yağışın etkisi öne çıkıyor. Sürücünün hakimiyetinden çıkan aracın bariyerleri aştığı, takla atarak sürüklendiği ve içindeki üç kişinin yaralandığı bildirildi. Olayın ardından hastaneye sevk edilen kişilerin tedavisine ilişkin yeni bir bilgi yer almıyor. Kazanın kesin oluş biçimi ve olası diğer etkenlerle ilgili ayrıntıların, başlatılan incelemenin ardından netleşmesi bekleniyor.

Kaynak Kastamonu Haber Sitesi: https://kastamonuhaber.com

TÜ Acil Servisin yüzde 50’si  tamam

Olgay GÜLER

Trakya Üniversitesi (TÜ) Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Sedat Üstündağ, acil serviste 2024 yılının Aralık ayında başlayan yenileme ve deprem güçlendirme çalışmalarının yarısının tamamlandığını söyledi.

TÜ Tıp Fakültesi Dekanlığı’nda, Taş Hastalıkları ve Androloji polikliniklerinin çalışma alanları hakkında bilgilendirme toplantısı yapıldı. Böbrek taşı hastalarının teşhis, tedavi ve ameliyat sonrası takiplerine yönelik bilgilerin verildiği basın toplantısına TÜ Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sedat Üstündağ, Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tevfik Aktoz, Taş Hastalıkları Poliklinik Sorumlusu Dr. Öğr. Üyesi Hakan Çakıcı ve Androloji Polikliniği’nde görev yapan Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Çevik katıldı.

‘ACİL SERVİSİN YARISINDA ÇALIŞMALAR TAMAMLANDI’

TÜ Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Üstündağ, hastanenin yenilenmesi ve hasta hizmetlerinin güçlendirilmesi için çalışmaların sürdüğünü söyledi. Üstündağ, “Gerek hastanemizin yenilenmesi gerekse hasta hizmetleri açısından güçlendirilmesi noktasında çalışmalarımız devam ediyor. Acil servisimizin yaklaşık yarısında yenileme ve depreme karşı güçlendirme faaliyetleri tamamlandı. Çok kısa süre içerisinde yenilenmiş bölümde hizmet verilmeye başlanacak ve ikinci bölümün inşaatına geçilecek. Diğer taraftan polikliniklerimizde modernleştirme ve güçlendirme çalışmaları da hızla devam ediyor” dedi.

Üstündağ, fakültede henüz faaliyete geçmemiş bazı polikliniklerin hizmete açılmasıyla sağlık hizmetlerinin kalitesinin artırılmasının hedeflendiğini söyledi.

‘HASTALARIMIZA DAHA İYİ HİZMET VERMEYİ AMAÇLIYORUZ’

Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tevfik Aktoz da, anabilim dalı bünyesindeki hizmetleri vatandaşlara daha faydalı olacak şekilde düzenlediklerini söyledi. Taş Hastalıkları Polikliniği’nin bu çalışmaların bir parçası olduğunu belirten Aktoz, “Bu desteği hissettikçe biz de ana bilim dalımız bünyesindeki bazı hizmetlerimizi halkımıza daha faydalı olacak şekilde düzenliyoruz. Bunun için özellikle toplumda sık görülen ve ülkemizde de yaygın olan taş hastalığına yönelik özel bir poliklinikle halkımıza hizmet vermeyi planladık. Birkaç ay önce de Androloji Polikliniğimizi hizmete açmıştık. Bu iki özel poliklinikle birlikte hastalarımıza daha iyi hizmet vermeyi amaçlıyoruz” dedi.

‘ANDROLOJİ GÜNÜMÜZDE DAHA DA ÖNEM KAZANDI’

Androloji Polikliniği’nde görev yapan Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Çevik de, androlojinin araştırdığı alanları anlattı. Çevik, “Androloji, erkek üreme sağlığı ve cinsel sağlığıyla ilgilenen bir bilim dalıdır. Özellikle günümüzde ülkemizde erkek üreme sağlığıyla ilgili sorunların ve infertilite vakalarının artmasıyla birlikte bu alan daha da önem kazanmıştır. Trakya’da bu konuda hizmet veren bir kurumun bulunması sayesinde Trakya ve Edirne halkına iyi bir sağlık hizmeti sunacağımızı düşünüyorum” diye konuştu.

‘TRAKYA BÖLGESİ’NDE İLK KEZ KURULDU’

Üroloji Ana Bilim Dalı Taş Hastalıkları Poliklinik Sorumlusu Dr. Öğr. Üyesi Hakan Çakıcı da, böbrek taşlarının Türkiye’de sık görülen ve ciddi sonuçlara yol açabilen hastalıklar arasında yer aldığını belirtti. Trakya’da bu alanda hizmet veren ilk poliklinik olduklarına dikkat çeken Çakıcı, “Bu poliklinik, genel olarak böbrek taşları olarak bilinen taş hastalıklarına yönelik hizmet veriyor. Böbrek taşları ülkemizde sık rastlanan ve ciddi sonuçlara yol açabilen hastalıklardır. Bu nedenle teşhis, takip ve tedavileri son derece önemlidir. Bu polikliniği açarken bu tür hastaları sahiplenmemiz gerektiğini fark ettik. Trakya Bölgesinde bu alanda hizmet veren bir polikliniği ilk kez kurmuş olduk. Taş Polikliniği ile başlayan bu girişimin ilerleyen dönemde daha da gelişerek tam anlamıyla bir taş merkezine dönüşebileceğini düşünüyoruz. Bunların hepsi ekip işi. Bir şeye niyet etseniz, cesaret etseniz bile arkanızda destek yoksa bunu hayata geçiremeyebilirsiniz. Biz çok kısa sürede altyapımızı tamamlayarak son derece modern koşullarda bir tanı ve tedavi merkezi kurduk” ifadelerini kullandı.

26 yıllık cezada mahkemeden 3’üncü direnme!

Olgay GÜLER

Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde, yaşamına son veren Emre Yıldır’a (23) 9 yaşından itibaren 9 yıl boyunca cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla tutuksuz yargılanan Vedat Tarhan’ın (68), 26 yıl hapis aldığı cezanın Yargıtay tarafından bozulması kararına, Edirne 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi üçüncü kez uymadı.

Çorlu ilçesinde 9 yaşından itibaren, 9 yıl boyunca akrabası Vedat Tarhan’ın cinsel istismarına uğrayan Emre Yıldır, 29 Nisan 2019’da 15’inci kattaki evlerinin penceresinden atlayarak, yaşamına son verdi. İntihar etmeden 1 ay önce ailesine 2002-2003 yıllarında evlerinde kalan Vedat Tarhan’ın 2011 yılına kadar kendisine cinsel istismarda bulunduğunu açıklayan Emre Yıldır’ın, sanık ile yüz yüze gerçekleştirdiği görüşmeye ait ses kaydıyla Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğu, ancak dilekçenin intihardan sonra işleme koyulduğu ortaya çıktı.

26 YIL HAPİS CEZASINA ÇARPTIRILDI

Emre Yıldır’ın intiharından sonra gözaltına alınan ve ‘çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ iddiasıyla tutuklanan Vedat Tarhan, davanın görülen ilk duruşmasında tahliye edildi. Savcının itirazının ardından hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılan Vedat Tarhan, 19 Ağustos 2019’da Çanakkale’de yakalanıp, tutuklandı. Tarhan, Edirne 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde 16 Kasım 2020’de görülen 10’uncu duruşmada, ‘çocuğun nitelikli istismarı’ suçundan herhangi bir indirime gidilmeden, 26 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

GİZLİ SES KAYDI DELİL OLDU

Mahkeme, davaya ilişkin gerekçeli kararını da açıklayarak, Tarhan’ın 26 yıl hapis cezası almasını sağlayan en kritik delil konumundaki gizli ses kaydını ‘hukuka uygun ve hükme esas delil’ olarak kabul etti. 20 dakikaya yakın süren kayıtta Tarhan, Emre Yıldır’a yönelik eylemlerini kabul etti. Kararda, “Mağdurun uğradığı cinsel istismar eylemleri nedeniyle beden ve ruh sağlığı bozuldu. Ruhsal olarak çöküntü yaşaması nedeniyle sanığın eylemlerine karşı koyması, hayatın olağan akışına da uygun değil. Sanığın, mağdura yönelik zincirleme şekilde ‘nitelikli cinsel istismar’ suçunu işlediği yönünde mahkememizde tam bir vicdani kanıya varılmıştır” denildi.

YARGITAY 2022’DE TAHLİYE KARARI VERDİ

Tarhan’ın avukatının itirazı ile dava dosyası, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25’inci Ceza Dairesi’nce ele alındı. İncelemesini tamamlayan 25’inci Ceza Dairesi, yerel mahkeme kararının yerinde olduğunu hükmetti. Bu karar da Yargıtay’a taşındı. Dosya, Yargıtay 9’uncu Ceza Dairesi’nin önüne geldi. Dosyaya bakan 9’uncu Ceza Dairesi, istinaf mahkemesinin kararını bozarak, Tarhan’ın tahliye edilmesine karar verdi. Tahliye yazısı ile birlikte Tarhan, bulunduğu Çanakkale E Tipi Kapalı Cezaevi’nden 8 Mart 2022’de tahliye edildi.

YEREL MAHKEME YARGITAY KARARINA DİRENDİ

Yargıtay’ın zanlıya ilişkin tahliye kararı 4 Aralık 2022’de Edirne 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüşüldü. Tarafları dinleyen mahkeme heyeti, Yargıtay’ın bozduğu 26 yıl hapis cezasına yönelik hükümlerine uymadı ve kararında direndi.

YARGITAY’IN BOZMA KARARI ÜÇÜNCÜ KEZ YEREL MAHKEMEDE

Aradan geçen süreçte mahkemenin sanık Tarhan hakkında iki kez verdiği 26 yıl hapis cezası yeniden Yargıtay 9’uncu Ceza Dairesi’nde görüşüldü. Yargıtay, söz konusu kararı ‘ifade ve evrak eksikliği’ gerekçesiyle üçüncü kez bozdu. Yargıtay’ın bozma kararının ardından tutuksuz sanık Vedat Tarhan’ın Edirne 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dün yeniden hakim karşısına çıktı. Duruşmaya Emre Yıldır’ın ailesi, sanık Vedat Tarhan ve taraf avukatları katıldı. Gazetecilerin alınmadığı kapalı duruşmada mahkeme, daha önce verdiği 26 yıl hapis cezası kararında direndi. Mahkeme sanık Vedat Turhan hakkında yeniden adli kontrol ve yurtdışına çıkış yasağı tedbirleri uygulanmasına karar verdi. 

‘KARARDAN MUTLUYUZ’

Duruşmanın ardından basın açıklaması yapan Emre Yıldır’ın Avukatı Merve Uçanok, mahkemenin kararında direnmesinden dolayı mutlu olduklarını söyleyerek, “Bugün geldiğimiz noktada, Yargıtay’ın son bozma kararından sonra mahkeme üçüncü direnme kararını verdi. Aynı zamanda sanıkla alakalı imza atmak ve yurt dışına çıkış yasağı suretiyle adli kontrol uygulandı. Bu yönüyle mutluyuz. Açıkçası direnme kararının üçüncü kez verilmiş olması, bu davadaki umudumuzu, hukuk adına olan genel umudumuzu artırdı. Bu aşamadan sonra dosya Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gidecek. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun vermiş olduğu kararı da kesin nitelikte bir karar olmuş olacak. Sürecin takipçisiyiz” dedi.

‘KARARIN ONANMASINI İSTİYORUZ’

Emre Yıldır’ın ablası Derya Gür de, Yargıtay’ın hapis cezasını onamasını beklediklerini söyledi. Gür, “Umarım Yargıtay’dan burada verilen kararın onanmasını istiyoruz. Çünkü adaletin artık sadece adli makamların arkasında ‘adalet’ yazmasını değil bu kararın onanarak gerçekten de ülkemizde adaletin olduğuna dair bir ümidimin olmasını istiyorum. Biz bu davada kardeşimle birlikte aslında yola çıkmıştık. Dört kardeş, annem, babam ve bizler olarak. Emre’yi kaybettik, geçen sene de annemi kaybettik bu dava aşamasında. Biz artık bu kararların ailemiz açısından ve Emre açısından da doğru bir şekilde Yargıtay’dan onanmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.

Yıldır’ın ablası Zehra Nazlı Kulaksızoğlu da, “Emre için adalet tecelli etsin, suçlular cezalarını bulsun. Bu dava bir tek bizim davamız değil. Bütün çocukların davası. Adalet artık yerini bulsun” diye konuştu.

TÜ’li minikler Cumhuriyet için yürüdü

Trakya Üniversitesi Zeynep-Mustafa Taş Uygulama Anaokulu, Cumhuriyetimizin 103. yıl dönümünü geleneksel hale gelen Cumhuriyet Yürüyüşü ile kutladı. Türk bayraklarıyla yürüyen çocuklar, Cumhuriyet Bayramı coşkusunu üniversite kampüsüne taşıdı.

Anaokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Gülşah Günşen öncülüğünde düzenlenen yürüyüşe Eğitim Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Özlem Dönmez, anaokulu öğretmenleri, personeli ve çocuklar katıldı. Anaokulundan başlayan yürüyüş, Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesine kadar devam etti.

Eğitim Fakültesi’nde Rektör Yardımcısı ve Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Eylem Bayır, dekan yardımcıları, fakülte sekreteri, öğretim üyeleri ve öğretmen adaylarının da katılımıyla devam eden kortej yürüyüşü, renkli görüntülere sahne oldu. Ellerinde Türk bayrakları taşıyan çocuklar, Cumhuriyet Bayramı’nın birlik ve beraberlik ruhunu kampüste yaşattı.

Cumhuriyet bilincinin erken çocukluk döneminden itibaren kazandırılmasını amaçlayan etkinlik, çocukların millî bayramların anlam ve önemini deneyimleyerek öğrenmelerine ve Cumhuriyet sevgisini pekiştirmelerine katkı sundu.

Yasa dışı bahiste 1 milyarlık işlem

Adalet Bakanı Akın Gürlek, banka hesaplarında son bir ayda toplam 1 milyar TL işlem hacmi tespit edilen 12 şüpheliye yönelik Edirne merkezli 5 ilde operasyon düzenlendiğini açıkladı.
Bakan Gürlek, Ankara, İstanbul ve Edirne merkezli 3 ayrı soruşturma kapsamında 171 şüphelinin gözaltına alındığını açıkladı. gürlek’in verdiğ ibilgilere göre, suç örgütleri ve yasa dışı bahis ağlarına yönelik düzenlenen operasyonlarda milyarlarca liralık işlem hacmi tespit edilirken 23 şirkete kayyım atandı.
Bakan Gürlek sosyal medya hesabından şu açıklamayı yayınladı:
Sokaklarımızı suç örgütlerinden, gençlerimizi suç çetelerinden ve yasa dışı bahis tuzağından korumakta kararlıyız!
Milletimizin huzurunu bozan, gençlerimizi suça yönlendiren, yasa dışı bahis faaliyetleriyle suç örgütlerine finansman sağlayan yapılara karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz.

Hedefimiz açıktır: Sokaklarımızı güvenli tutmak, gençlerimizi suç örgütlerinden korumak, yasa dışı bahis ağlarını çökertmek ve suç örgütlerinin ekonomik kaynaklarını kurutmaktır.

Bu doğrultuda bugün Ankara, İstanbul ve Edirne Cumhuriyet Başsavcılıklarımızın koordinesinde yürütülen 3 ayrı soruşturma kapsamında operasyonlar gerçekleştirilmiştir.

ANKARA
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen yasa dışı bahis soruşturmasında Ankara merkezli 18 ilde 79 şüpheliye ve 23 şirkete yönelik operasyon gerçekleştirilmiştir. Soruşturma kapsamında yasa dışı bahis faaliyetlerine yazılım ve çağrı merkezi hizmeti sağlayan yapılanmalar ile suç gelirlerinin şirketler ve kripto varlıklar üzerinden aktarılmasına ilişkin para hareketleri incelenmiştir.

Soruşturmanın mali boyutunda, MASAK raporuna göre şüpheli işlem hacminin 21 milyar 319 milyon TL olduğu tespit edilmiştir.

Operasyonda 55 şüpheli gözaltına alınmıştır. 24 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir. Soruşturma kapsamında 23 şirkete kayyım atanmıştır.

İSTANBUL
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızca yeni nesil suç örgütlerine yönelik yürütülen soruşturmada ise sosyal medya üzerinden temin edilen kişilerin mesajlaşma grupları aracılığıyla suç eylemlerine yönlendirildiğine ilişkin tespitler üzerine İstanbul merkezli 30 ilde, 34’ü adli süreçteki çocuk olmak üzere toplam 100 şahsa yönelik operasyon düzenlenmiştir. Operasyonda 31’i adli süreçteki çocuk olmak üzere 87 şahıs gözaltına alınmış, 13 şahsın yakalanmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir.

EDİRNE
Edirne Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen yasa dışı bahis soruşturmasında ise banka hesaplarında son bir ayda toplam 1 milyar TL işlem hacmi tespit edilen 12 şüpheliye yönelik Edirne merkezli 5 ilde operasyon düzenlenmiştir.Operasyonda 8 şüpheli gözaltına alınmış, 4 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir.

Suçun türü, yöntemi veya faaliyet alanı ne olursa olsun, tüm suç örgütleri devletimizin gücünü görecektir! Suç örgütlerinin ekonomik kaynaklarını kurutacak, faaliyet alanlarını daraltacak ve mücadelemizi tavizsiz sürdüreceğiz.

Soruşturmaları yürüten Ankara, İstanbul ve Edirne Cumhuriyet Başsavcılıklarımıza, operasyonlarda görev alan kolluk güçlerimize ve katkı sağlayan tüm kurumlarımıza teşekkür ediyorum.

Suç örgütlerinin ve yasa dışı bahis ağlarının kökünü kazımak, sokaklarımızın huzurunu ve gençlerimizin geleceğini korumak için kararlılıkla mücadele edeceğiz!

Güncel Hurda Fiyatları Nasıl Takip Edilir? Satıştan Önce Bilinmesi Gerekenler

Evde, tarlada ya da iş yerinde biriken eski metal eşyalar çoğu zaman göründüğünden daha değerlidir. Edirne ve Trakya’da kullanılmayan tarım makineleri, sulama boruları ve depo yenilemelerinden kalan sac ve profiller de bunlara dahil. Ancak hurdanın gerçek değerini öğrenmek için güncel hurda fiyatlarını doğru yerden ve doğru şekilde takip etmek gerekiyor.

Hurda fiyatları neden her gün değişir?

Hurda metal fiyatları sabit değildir. Bakır ve alüminyum gibi renkli metallerin fiyatı uluslararası metal borsasına ve döviz kuruna göre, demir hurdasının fiyatı ise çelik fabrikalarının alım listelerine göre hareket eder. Bu nedenle birkaç hafta önce bakılan bir fiyat, bugün geçerli olmayabilir.

Güncel liste nasıl okunur?

Doğru bir hurda fiyat listesinde her metal türü ayrı satırda ve kilogram başına fiyatıyla yer alır. Listenin güncellendiği tarih de açıkça yazmalıdır. Metal türlerine göre ayrılmış, tarihli bir listeyi güncel hurda fiyatları sayfasından takip etmek mümkün.

Listeye bakarken şu noktalara dikkat edin:

  • Elinizdeki hurdanın hangi satıra girdiğini belirleyin. Örneğin kalın kesitli demir ile ince teneke farklı fiyatlanır.
  • En yüksek satıra değil, hurdanızın gerçek kalitesine karşılık gelen satıra bakın.
  • Büyük miktarlarda satıştan önce o günün fiyatını telefonla teyit edin.

Hurdanın değerini artırmanın yolları

Kilo fiyatı aynı olsa bile hurdanın nasıl hazırlandığı elinize geçecek tutarı değiştirir:

  1. Türlerine ayırın. Bir mıknatıs yeterli: demir mıknatısa yapışır, bakır, alüminyum ve sarı yapışmaz.
  2. Yabancı malzemeyi sökün. Lastik, ahşap, plastik ve beton fire olarak düşülür.
  3. Motorları ve kabloları ayrı tutun. İçlerindeki bakır, demirden kat kat yüksek fiyatlıdır.
  4. Yağ ve yakıtı boşaltın. Makinelerdeki sıvılar hem fiyatı düşürür hem çevre için risklidir.

Demir hurdasında türlere göre ayrıntılı fiyatlar için hurda demir fiyatları sayfası incelenebilir.

Hurda metal geri dönüştürüldüğünde yeniden üretime katılır. Ambarda çürümeye bırakılan her eski makine, aslında sanayinin ihtiyaç duyduğu bir hammaddedir.

Bilgi ve fiyat için: Hurda Fiyatları · 0530 716 51 81

Gencan: Cumhuriyetin ışığında Edirne’nin geleceğini birlikte kuracağız

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Cumhuriyetimizin ilanının 103’üncü yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı kutlama mesajında, Cumhuriyet’in kazanımlarına sahip çıkmanın ve Atatürk’ün aydınlattığı yolda kararlılıkla ilerlemenin önemine dikkat çekti. Başkan Gencan, “Cumhuriyetimizi yaşatmak, onun değerlerini günlük hayatımızda büyütmek ve gelecek nesillere daha güçlü bir ülke bırakmak hepimizin sorumluluğu” dedi.

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, Cumhuriyet’in 103 yıllık tarihine, bağımsızlık mücadelesinin mirasına ve geleceğe duyulan umuda ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Cumhuriyet’in özgürlük, demokrasi, eşitlik ve millet iradesi temelinde yükselen en büyük ortak değerlerden biri olduğunu belirten Başkan Gencan, Edirne’nin tarihsel hafızasının da bağımsızlığın ve özgürlüğün önemini güçlü biçimde hatırlattığını ifade etti.

Edirne’nin yaşadığı işgal yıllarının ve 25 Kasım 1922’de yeniden özgürlüğüne kavuşmasının, Cumhuriyet’in değerini daha iyi anlamak açısından önemli bir tarihsel miras olduğunu vurgulayan Başkan Gencan, 29 Ekim 1923’te ilan edilen Cumhuriyet’in milletin kendi geleceğini belirleme iradesinin en güçlü ifadesi olduğunu kaydetti.

Başkan Gencan mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Cumhuriyet, bu ülkenin her bir vatandaşına eşit yurttaş olma hakkını, kendi geleceğini belirleme iradesini ve yarınlara umutla bakma gücünü verdi. Bugün bize düşen görev, bu büyük mirası yalnızca anmak değil; hayatın her alanında yaşatmak ve daha ileriye taşımaktır.

Bir belediye başkanı olarak Cumhuriyet’in değerlerini, kentimize sunduğumuz hizmetlerin temelinde görüyorum. Çocuklarımızın eğitimine destek olmak, gençlerimize yeni fırsatlar yaratmak, kadınların sosyal ve ekonomik hayatta güçlenmesini sağlamak, hiçbir hemşehrimizin kendisini yalnız hissetmediği bir kent oluşturmak bizim için aynı zamanda Cumhuriyet’e karşı taşıdığımız sorumluluğun bir parçasıdır.

Çünkü biz biliyoruz ki bir kentin gerçek gücü, yalnızca yollarında, meydanlarında ya da binalarında değil; insanlarına sunduğu imkânlarda, çocuklarına verdiği umutlarda ve geleceğe duyduğu inançta saklıdır.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aklı ve bilimi esas alan düşüncesi, bugün de yolumuzu aydınlatıyor. Cumhuriyetimizi demokrasiyle güçlendirmek, özgürlükleri korumak ve eşitliği hayatın her alanında büyütmek zorundayız. Bu sorumluluk, hepimizin ortak sorumluluğudur.

Edirne, tarihi boyunca özgürlüğün ve bağımsızlığın değerini bilen bir şehir oldu. Bundan sonra da Cumhuriyet’in kazanımlarına sahip çıkan, çağdaş yaşamı savunan ve geleceğe umutla yürüyen bir kent olmaya devam edecek.

Bizim gelecek hayalimizde çocukların mutlu olduğu, gençlerin hayallerini gerçekleştirebildiği, kadınların kendilerini güvende ve özgür hissettiği, herkesin eşit fırsatlara sahip olduğu bir Edirne var. Bu hedef doğrultusunda, hemşehrilerimizle omuz omuza çalışmayı sürdüreceğiz.

Bu duygu ve düşüncelerle, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bağımsızlık mücadelemizin bütün kahramanlarını, aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle, gazilerimizi saygıyla anıyorum.

Cumhuriyetimizin 103’üncü yılı kutlu olsun. Cumhuriyetimizin ışığı hiç sönmesin, aydınlık yarınlara olan inancımız hiç eksilmesin.

Işığımız Cumhuriyet, yolumuz gelecek! Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın Mustafa Kemal Atatürk!”

Meriç’te 37.5 kat tehdit!

Olgay GÜLER

Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği üyeleri, kentteki bir kum-çakıl ocağı ve eleme şirketinin Meriç Nehri’ndeki yıllık faaliyetini 37.5 kat arttırmasına yönelik talebine itiraz etmek üzere Edirne Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü önünde bir araya geldi.

Edirne’de Meriç Nehri kıyısında faaliyet gösteren bir kum-çakıl ocağı ve eleme şirketinin 2022 yılında kum çakıl çıkarma, eleme işlemlerinde kapasite artışı ve 4 beton santrali başvuruları, sivil toplum örgütleri, meslek odaları ve çevre gönüllülerin itirazıyla iptal edildi. Aradan geçen 4 yılın ardından aynı şirket bu kez 10 bin tonluk işlem kapasitesini, yılda 396 bin tona çıkarmak için 13 Ekim’de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na başvuruda bulundu. Şirketin yaklaşık 37.5 kat kapasite artışını öngören bu talebine Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği’nden itiraz sesi yükseldi. Dernek üyeleri ve sivil toplum örgütlerinden temsilciler Edirne Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne giderek projeye itiraz dilekçelerini iletip, basın açıklaması gerçekleştirdi.

‘NEHRİMİZ YİNE TEHDİT ALTINDA’

Müdürlük önünde düzenlenen basın açıklamasını dernek başkanı Ayten Eren okudu. Eren, söz konusu kapasite artışının Meriç Nehri’nin geleceği açısından ciddi çevresel riskler taşıdığını belirterek, “2022 yılında aynı şirketin kum çakıl çıkarma, eleme işlemlerinde kapasite artısı ve 4 beton santrali başvuruları Edirne STÖ’leri, meslek odaları ve çevre dostu insanların hukuk mücadelesiyle iptal ettirilmişti. Şu anda, Meriç Nehrimiz aynı nedenlerle yine tehdit altında ve o günden bu yana şirket yine devasa bir kapasite artışı talebiyle yine nehrimizin kıyısında. Ve proje kabul görürse, ardından beton santrali projeleri de sırada bekliyor olabilir. Ayrıca nehir kıyısında beton santralleri kabul edilemez başka tahribatlara yol açabilir” dedi.

‘TAŞKIN RİSKİNİ ORTADAN KALDIRAN DEĞERLENDİRMELER YAPILMALI’

Şirketin, kum adacıklarının kaldırılmasıyla taşkın riskinin azalacağını ve kıyı erozyonunun önleneceğini ileri sürdüğü yönündeki görüşüne de değinen Eren, “Ancak, ticari kum-çakıl madenciliği ile kamu yararı amacıyla yürütülen taşkın önleme çalışmaları aynı faaliyet olarak değerlendirilemez. Nehir yatağından yoğun malzeme çıkarılması; taban derinleşmesi, sonucunda mevcut iki köprünün ve Arşimet Hidroelektrik Santralinin güvenliği açısından risk oluşturabilir. Proje tanıtım dosyasında belirtilen 32 metre talveg kotunun korunması da tek başına nehrin uzun dönemli dengesinin güvence altına alındığını göstermemektedir. Bu nedenle taşkın riskinin gerçekten azalacağını ortaya koyan, farklı debi ve taşkın senaryolarını kapsayan bağımsız hidrolik ve jeomorfolojik değerlendirme yapılmalıdır” diye konuştu.

‘ÇEVRESEL ETKİLER KAPSAMLI DEĞERLENDİRİLMELİ’

Eren, yoğun malzeme çıkarılmasının çevresel etkiler açısından kapsamlı değerlendirilmesi gerektiğini de söyleyerek, “Ticari kum-çakıl çıkarma faaliyetinin ‘taşkın önleme’ gerekçesiyle sunulması, çevresel etkilerinin göz ardı edilmesini haklı kılamaz. Yoğun malzeme çıkarımının nehir yatağına, sediment dengesine, kıyılara, yeraltı sularına ve canlı yaşamına etkileri, bağımsız bilimsel çalışmalarla değerlendirilmelidir. Nitekim T.Ü bilim insanlarının Meriç Nehri’ndeki çalışmaları da bir önceki şirket projesinin iptali için, dayanaklardan biri olmuştu. Nakliye, kum, çakıl çıkarma, eleme v.b. birlikte oluşturacağı toz, gürültü, trafik ve kirlilik yükü de hesaba katılmalıdır” şeklinde konuştu.

‘PROJE KABUL EDİLEMEZ’

Meriç Nehri’nin ortak yaşam kaynağı olduğunu dile getiren Ayten Eren, “Meriç Nehri; su varlıkları, tarım alanları, kıyı ekosistemi ve biyolojik çeşitliliğiyle ortak yaşam kaynağımızdır. Doğal SİT statüsündeki bu alanın korunması, kısa vadeli ticari çıkarlara feda edilemez. Anayasa’nın 56. maddesi uyarınca çevreyi korumak devletin ve vatandaşların ödevidir. Yetkili kurumları; önceki yargı kararlarını ve bilimsel raporları dikkate almaya, kapasite artışı talebini” reddetmeye ve bu projeye izin vermemeye çağırıyoruz.  Şirketin bir önceki projesine ilişkin “ÇED Gerekli Değildir” kararı, derneğimizin de dahil olduğu dava sonucunda 2022 yılında iptal ettirilmişti. Mahkemenin ortaya koyduğu bilimsel eksiklikler ve T.Ü akademik raporunda belirtilen ekolojik risklerin hiç biri kalkmadığına göre böyle bir proje kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

Eren, Meriç Nehri’nin ‘Nitelikli Korunan Doğal SİT Alanı’ statüsüne geri alınması yönünde de çağrıda bulunup, “Yetkili kurumları, doğal varlıklarımızı koruma yönündeki anayasal sorumluluklarını yerine getirmeye ve kapasite artışına karşı ret kararı almaya ve Meriç Nehri’nin tekrar ‘Nitelikli Korunan Doğal SİT Alanı’ statüsüne geri almaya çağırıyoruz. Doğal varlıkların korunması bir tercih değil, devletin anayasal sorumluluğudur” dedi.

Saros’da fırtınaya dikkat!

Meteoroloji Genel Müdürlüğü İstanbul Bölge Tahmin ve Erken Uyarı Merkezi, Kuzey Ege’nin kuzeyinde bu sabah saatlerinden itibaren beklenen fırtına konusunda uyarıda bulundu.

Meteorolojik uyarıda şunlara yer verildi:

“Yapılan son meteorolojik değerlendirmelere göre; Denizlerimizde Kuzey Ege’nin kuzeyinde rüzgarın, yarın (28.10.2026) ilk saatlerden itibaren kuzey ve kuzeydoğu yönlerden 6 ila 8 kuvvetinde (50-75 km/saat) fırtına şeklinde eseceği tahmin ediliyor. Fırtınanın, aynı gün akşam saatlerinde etkisini kaybetmesi beklenmektedir.

Kuvvetli rüzgâr ve fırtına nedeniyle yaşanabilecek ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı vatandaşlarımızın dikkatli ve tedbirli olmaları önemle duyurulur.”