Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Gencan’dan Ramazan’da dayanışma hareketi

Edirne Belediyesi, Ramazan ayının yardımlaşma ve dayanışma ruhunu tüm şehre yaymak amacıyla kapsamlı bir iyilik hareketi başlattı. Belediye Başkanı Filiz Gencan öncülüğünde yürütülen proje kapsamında; Askıda Ekmek, Askıda Et, Askıda İftar ve Askıda Fatura uygulamalarıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlara destek eli uzatmaya devam edecek.

DAYANIŞMANIN DÖRT ANA KOLU

Belediye tarafından hayata geçirilen uygulamalar sayesinde hayırseverler, desteklerini doğrudan ve güvenilir yollarla ulaştırabiliyor:

Askıda Ekmek: Hayırsever vatandaşlar, şehrin muhtelif noktalarında bulunan Halk Ekmek noktalarına uğrayarak ihtiyaç sahipleri için ekmek bırakabiliyor.

Askıda Fatura: Maddi zorluk çeken ailelerin su veya diğer belediye hizmet faturaları, belediyenin resmi web sitesi üzerinden online olarak ödenebiliyor.

Askıda Et ve İftar: İhtiyaç sahibi ailelerin tenceresine et, sofrasına sıcak iftar yemeği ulaştırmak isteyen hemşehrilerimiz, 0537 310 77 17 numaralı telefon hattı üzerinden belediye ekiplerine ulaşarak bağış süreçlerini başlatabiliyor.

BAŞKAN GENCAN: “İNSAN ONURUNU KORUMAK ESASIMIZDIR”

Projenin temel felsefesinin “gizlilik ve nezaket” olduğunu belirten Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, şu ifadeleri kullandı: “Biz Edirne’de sadece fiziksel ihtiyaçları karşılamıyoruz; iyiliği askıya değil, kalpten kalbe asıyoruz. Bu birliktelik; gizlilik, saygı ve insan onurunu koruma esasıyla yürütülmektedir. Veren elin alan eli görmediği bu sistemle, Ramazan’ın bereketini hep birlikte paylaşıyoruz. Tüm hemşehrilerimizi bu gönül köprüsüne bir tuğla koymaya davet ediyorum.”

Edirne Belediyesi, Ramazan ayı boyunca sürecek olan bu dayanışma ağı ile yardımlaşmanın en güzel örneklerini sergilemeye devam edecek.

Akgüngör’den Ramazan ayı mesajı

CHP Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, Ramazan’ın yalnızca bir ibadet ayı değil; aynı zamanda vicdanın, merhametin ve kardeşliğin yeniden hatırlandığı önemli bir dönem olarak öne çıktığını söyledi.

CHP Merkez İlçe Başkanı Akgüngör, Ramazan ayı dolayısıyla yayımladığı mesajda şunlara yer verdi:

“On bir ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’in manevi iklimine; gönüllerimizde huzur, yüzlerimizde tebessümle bir kez daha kavuşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Rahmet, bereket ve mağfiret ayı olarak kabul edilen Ramazan; sabrın, hoşgörünün, paylaşmanın ve yardımlaşmanın en güçlü şekilde hissedildiği müstesna bir zaman dilimi olma özelliği taşıyor.

İftar sofralarında kurulan gönül birlikteliği, ihtiyaç sahiplerine uzanan yardım eli ve paylaşılan lokmalar, toplumsal bağların daha da güçlenmesine katkı sağlıyor. Bu yönüyle Ramazan, yalnızca bir ibadet ayı değil; aynı zamanda vicdanın, merhametin ve kardeşliğin yeniden hatırlandığı önemli bir dönem olarak öne çıkıyor.

Günümüzün zorlu yaşam koşulları içerisinde Ramazan ayının hatırlattığı adalet, empati ve paylaşma değerleri toplum için çok daha büyük bir anlam taşıyor. Bu mübarek ayın; kırgınlıkların geride bırakılmasına, umutların tazelenmesine ve ortak değerler etrafında buluşmaya vesile olması temenni ediyorum. 

Bu duygu ve düşüncelerle Ramazan ayının; ülkemize, şehrimize ve tüm insanlığa sağlık, huzur, barış ve bereket getirmesini; tutulan oruçların ve edilen duaların kabul olmasını diliyor, Ramazan ayının hayırlı olmasını temenni ediyorum. “

İba’dan Ramazan Ayı mesajı

AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, 11 ayın sultanı Ramazan ayının başlaması dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Ramazan’ın manevi iklimine kavuşmanın huzur ve mutluluğunu yaşadıklarını belirten İba, bu mübarek ayın Edirne’de birlik, beraberlik ve dayanışma duygularını daha da güçlendireceğini ifade etti.

AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, 11 ayın sultanı Ramazan ayının başlaması dolayısıyla bir mesaj yayımladı. İba, Edirnelilerin ve İslam aleminin Ramazan ayını tebrik etti.

Mesajında bu yıl Ramazan’ın ayrı bir anlam taşıdığını vurgulayan İba, restorasyonu tamamlanan Selimiye Camii’nin yeniden tam kapasite ibadete açılmasının büyük bir sevinç kaynağı olduğunu dile getirdi.

Edirne’nin simgesi, ecdat yadigârı Selimiye Camii’nin restorasyonunun tamamlanmasının ardından Ramazan ayında yeniden cemaatle dolup taşacak olmasını büyük bir mutlulukla karşıladıklarını vurgulayan İba, ayrıca Selimiye meydanında oluşturulan Ramazan Sokağı’nda da her akşam farklı bir etkinlik düzenleneceğini belirterek vatandaşlara katılım çağrısında bulundu.

Ramazan ayının yalnızca oruç ibadetiyle değil, paylaşma, yardımlaşma ve gönüllere dokunma ayı olduğuna dikkat çeken İba, AK Parti teşkilatlarının Ramazan ayında da tam kadro sahada olacağını belirtti.

Bu yıl Ramazan ayında da vatandaşlarla gönül köprüleri kurmaya devam edeceklerini söyleyen İba, “Her gece farklı bir programımız olacak. Mahalle ziyaretleri, iftar buluşmaları, gençlerimiz ve kadınlarımızla özel programlar gerçekleştireceğiz. Her yıl olduğu gibi bu yıl da hemşerilerimizle bir arada olmaya, aynı sofrayı paylaşmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Ramazan’ın kırgınlıkların unutulduğu, dayanışmanın arttığı bir ay olduğuna işaret eden İba, “Ramazan; paylaşmanın, affetmenin, sabrın ve şükrün ayıdır. İhtiyaç sahiplerini gözettiğimiz, komşuluk bağlarımızı güçlendirdiğimiz bu müstesna günleri en güzel şekilde değerlendirmeliyiz. Kapımız da gönlümüz de tüm hemşerilerimize açıktır.” dedi.

Edirne’de Ramazan ayı boyunca düzenlenecek programlarla toplumun her kesimine ulaşmayı hedeflediklerini vurgulayan İba, özellikle gençlerle ve çocuklarla bir araya gelecek etkinliklerin önemine değindi.

Ramazan’ın manevi atmosferini çocukların ve gençlerin de doyasıya yaşamasını istediklerini ifade eden İba, “Onlara bu kültürü aktarmak hepimizin sorumluluğudur” dedi.

Mesajının sonunda tüm Edirnelilerin ve İslam âleminin Ramazan ayını tebrik eden İba, “Bu mübarek ayın ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa sağlık, huzur ve bereket getirmesini temenni ediyorum. Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin.” ifadelerini kullandı.

‘Kooperatifçilik bu mudur?’

CHP önceki dönem Edirne Milletvekili ve Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu, Tarım Kredi Kooperatifleri’nin başlattığı kampanyada 4 ay sonra ödemeli üre gübrenin tonunu 26 bin 500 TL’den faizsiz diye açıkladığına dikkat çekerek, “Halbuki piyasada üre gübresi 24 bin TL. Ayrıca Haziran’ın ilk haftası acaba çiftçide para var mı?” diye sordu.

Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu, sosyal medya hesabından gerçekleştirdiği paylaşımda bir buğday tarlasındaki video görüntüsü ile kampanyaya tepki gösterdiği açıklamasında Tarım Kredi Kooperatifleri’nin aslında faizi baştan eklediğini belirterek, “Kooperatifçilik bu mudur?” diyerek bir başka soru daha yönetti. Gaytancıoğlu açıklamasında şunlara yer verdi:

“Buğdaylarda şu an gübre atma zamanı. Yani üre gübresi. Üre gübresi şu anda piyasada 24 bin lira. Tarım Kredi Kooperatifleri de kampanya yapmış. r ki, faiz yok. 5 Haziran 2026’ya yani yaklaşık 3 ay sonraya ödemeli. Size bir kampanya. Fiyat kaç para? 26. Piyasa fiyatından da pahalı. Ve o dönemde çiftçinin eline para ne zaman geçecek? Bu buğdaylar büyüyecek, sararacak. Hasat edilecek. Daha Temmuz ayını bulacak. Paranın geçmesi. O zaman para geçecek. Eee neden? 26 bin 500 lira diyorsun. O zaman fiyata. Çiftçinin parası mı var? Ama gübre her zaman lazım. Evet. Üre gübresi. Tarım Kredi Kooperatifleri’nde kampanyada. Ama, Tarım Kredi Kooperatifleri artık çiftçiyle anladığımız  kadarıyla bağını koparmış. Ne piyasa fiyatlarıyla hareket ediyor. Piyasa fiyatlarının altında olması lazım. Çiftçiye destek vermesi lazım. Ama maalesef Tarım Kredi Kooperatifleri en pahalı gübreyi satan, en pahalı yemi satan kooperatif birliği haline gelmiş. Süratle kuruluş amacına göre hareket etmesini talep ediyoruz.”

TIR ve kamyonette 914 kilo esrar!

Olgay GÜLER

Edirne’den Bulgaristan’a açılan Kapıkule Sınır Kapısı’ndan yurda giriş yapmak üzere gelen TIR ve kamyonette, dedektör köpekler ‘Thorin’ ve Neptün’ ile yapılan aramalarda; toplam 914 kilo 33 gram esrar ele geçirilirken, 3 şüpheli tutuklandı.

Edirne Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri, yurda giriş yapmak üzere Kapıkule Sınır Kapısı’na gelen TIR’ı, x-ray taramasına sevk etti. Şüpheli yoğunluk tespit edilen TIR’da dedektör köpekler ‘Thorin’ ve ‘Neptün’ ile detaylı arama yapıldı. Aramada; bitki parçaları şeklinde tavuk etlerinin arasına gizlenmiş 763 pakette 886 kilo 366 gram esrar ele geçirildi.

Kapıkule Sınır Kapısı’na gelen kamyonetteyse şüphe üzerine dedektör köpeklerle arama yapıldı. Aramalarda, 27 kilo 964 gram esrar ele geçirildi.

Toplam 914 kilo 33 gram uyuşturucunun yakalandığı olaylarla ilgili gözaltına alınan 3 şüpheli, çıkarıldıkları hakimlik tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Edirne beyaz örtüye uyandı!

Olgay GÜLER

Edirne’de, Balkanlar üzerinden gelerek gece saatlerinde başlayan kar yağışı, Selimiye Camisi başta olmak üzere tarihi ve kültürel yapıların da aralarında bulunduğu bazı kesimlerin beyaz örtüyle kaplanmasına neden oldu.

Kentte gece saatlerinde başlayan kar, yüksek kesimlerde etkisini gösterdi. Kentin bazı kesimleri beyaza büründü. UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ndeki Selimiye Camisi başta olmak üzere tarihi ve kültürel yapılar da beyaz örtüyle kaplanırken, kar ilerleyen saatlerde etkisini kaybetti. Kentte hava sıcaklığı en düşük 2, en yüksek 6 derece ölçüldü.

Edirne’de kar yağışı, bugün yerini parçalı bulutlu havaya bırakacak. Sıcaklığın en düşük sıfır, en yüksek 12 derece olması bekleniyor.

Sarayiçi taşkına teslim!

Olgay GÜLER

Edirne’de Devlet Su İşleri’nin (DSİ) ‘turuncu alarm’ uyarısı verdiği Tunca Nehri, yatağından taşarak, Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin yapıldığı Sarayiçi’ni suyla kaplanmasına neden oldu.

Son yağışlar, karların erimesi ve Bulgaristan’daki barajlardan su bırakılması ile birlikte Edirne’deki nehirlerde su seviyesi, 7 Şubat’ın ardından ikinci kez arttı. Meriç Nehri’nin debisi saat 12.00 sıralarında 1109 metreküp/saniyeye, Tunca Nehri’nin debisi 169 metreküp/saniyeye yükseldi. DSİ, iki nehir için de ‘turuncu alarm’ uyarısında bulundu. Arda Nehri’nin Bulgaristan’ın Ivaylovgrad kesiminde ise debi 518 metreküp/saniyeye yükseldi.

TUNCA NEHRİ TAŞTI

Debisi artan Tunca Nehri sabah saatlerinde taştı. Nehirdeki taşkın üzerine tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin yapıldığı Sarayiçi, su ile kaplandı. Belediye ekipleri, Sarayiçi’ne ulaşımın sağlandığı köprüleri kapatarak bölgeye girişleri yasakladı. DSİ ekipleri de nehrin Sarayiçi kesiminde iş makineleri ile çalışma başlattı.

KÖY YOLU ULAŞIMA KAPANDI

Kent merkezine bağlı bazı köylerde de dere ve göletler taştı. Merkeze bağlı Hasanağa köyündeki derenin taşması sonucu su, çevredeki tarım arazileri ve yollara yayıldı. Kent merkeziyle Avarız köyüne ulaşımın sağlandığı yol, dereden taşan sularla kaplanarak ulaşıma kapandı. Sürücüler, alternatif güzergahlara yönlendirildi.

ARDA KOMŞUDA TAŞTI

Bulgaristan’da Ardino Belediyesi, aşırı yağışlar nedeniyle Arda Nehri üzerindeki betonarme köprünün ciddi şekilde hasar gördüğünü duyurdu. Cumhuriyet yol ağı üzerinde yer alan ve Kitnitsa köyü yakınlarında bulunan köprünün beton bölümünün ağır biçimde zarar gördüğü bildirildi.

Belediyeden yapılan açıklamada, durumun ivedilikle Bölge Yol Hizmetleri, Kırcaali Bölge Yol Müdürlüğü ve Kırcaali Bölge Valisi Nikola Çanev’e iletildiği, acil onarım ve güçlendirme çalışmaları talep edildiği kaydedildi.

Açıklamada ayrıca, 15 Şubat 2026 tarihinde Belediye Başkanı Müh. İzet Şaban’ın aşırı yağışlar nedeniyle kısmi olağanüstü hal ilan ettiği hatırlatıldı. 2026 yılı başından bu yana beşinci kez ilan edilen bu kararın gerekçesinin, Arda Nehri’nin su seviyesindeki ani yükseliş olduğu belirtildi. Nehirdeki taşkınlar sonucu köprünün tekrar su altında kaldığı ve mevcut hasarın daha da arttığı ifade edildi.

Köprünün ulaşıma kapanmasıyla birlikte Rusalsko, Lyubino, Latinka, Avramovo, Pesnopoy ve Spoluka yerleşim yerlerinin tek kara bağlantısının kesildiği bildirildi. Alınan kısmi olağanüstü hal kararının, vatandaşların güvenliğini sağlamak amacıyla belediye sınırlarının bir bölümünü kapsadığı açıklandı.

Belediye başkanının talimatıyla, kritik bölgelerde motorlu taşıtların geçişi ve bölgede bulunulması, durum tamamen normale dönene kadar yasaklandı.

TREDAŞ’a 6. kez A.C.E Awards Ödülü

Türkiye’nin müşteri memnuniyetini ölçen en kapsamlı platformu olan Şikayetvar tarafından düzenlenen A.C.E Awards’ta, TREDAŞ “Enerji Dağıtım” kategorisinde 6’ncı kez“Diamond” ödülüne layık görüldü. Bu başarıyla TREDAŞ, sektördeki liderliğini ve sürdürülebilir müşteri memnuniyeti vizyonunu bir kez daha kanıtladı.

Trakya Bölgesi’nde elektrik dağıtım hizmetini teknoloji ve insan odaklı bir yaklaşımla sürdüren Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş. (TREDAŞ), müşteri deneyimini kurum kültürünün merkezine yerleştirerek sektörde sürdürülebilir bir başarı modeli oluşturdu.

MÜŞTERİ DENEYİMİNDE SÜRDÜRÜLEBİLİR BAŞARI: 6 YILDA 6 ÖDÜL

194 bin marka, 11,2 milyon bireysel üye ve milyonlarca aylık ziyaretçiyi buluşturan Şikayetvar tarafından bu yıl 11. kez düzenlenen ve markaların şikâyet yönetim süreçleri ile müşteri memnuniyet düzeylerinin titizlikle incelendiği A.C.E (Achievement in Customer Excellence) Awards töreninde TREDAŞ, müşteri deneyimi yönetimiyle ‘Enerji Dağıtım’ kategorisinde en büyük ödül olan ‘Diamond’ ödülünün bir kez daha sahibi oldu.

Firmaların şikâyet verileri, pazar payları ve Şikayetvar tarafından gerçekleştirilen, yıllık 1,5 milyon kişinin katıldığı anket sonuçlarına dayanarak hazırlanan “Müşteri Deneyim Endeksi Araştırması” sonuçlarına göre, TREDAŞ, kendi kategorisinde80,3 puan alarak “Diamond” ödülüne layık görüldü. TREDAŞ, 6 yıl üst üste aynı kategoride en yüksek performans skorunu elde ederek müşteri deneyiminde sürdürülebilir bir kalite standardı oluşturduğunu ortaya koydu.

BAŞARININ ARKASINDA DİJİTAL ÇÖZÜMLER VE KESİNTİSİZ İLETİŞİM VAR

Enerji dağıtım sektöründe operasyonel kalite ile müşteri deneyimini entegre bir yapı içinde yöneten TREDAŞ, hizmet sürekliliği ve memnuniyet performansını eş zamanlı olarak iyileştirmeyi hedefliyor.

Yapayzekâ destekli asistanlar, gelişmiş çağrı merkezi altyapısı ve dijital kanallar aracılığıyla abonelerine 7/24 kesintisiz iletişim imkânı sunuyor. Şikâyet yönetimini sadece sorun çözme değil, bir gelişim fırsatı olarak gören şirket, “Mükemmel Müşteri Deneyimi” hedefiyle altyapı ve teknoloji yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor.

“BU BAŞARI, TRAKYA’YA VERDİĞİMİZ SÖZÜN BİR KARŞILIĞIDIR”

Ödül töreninin ardından değerlendirmelerde bulunan TREDAŞ Genel Müdürü Necati Ergin, müşteri memnuniyetinin bir kurum kültürü haline geldiğini vurguladı. Ergin, şunları söyledi:

 “6 yıldır aynı kategoride en yüksek performans skorunu elde etmek tesadüf değil; veriye dayalı yönetim anlayışımızın sonucudur. Müşteri deneyimini ölçülebilir kriterlerle izliyor, performansımızı düzenli olarak analiz ediyor ve sürekli iyileştirme prensibiyle hareket ediyoruz. 2026 hedefimiz, müşteri deneyiminde proaktif çözüm modellerini yaygınlaştırarak temas noktalarında sorun oluşmadan çözüm üretebilen bir yapıyı hayata geçirmektir.”

Endüstriyel Tesislerde GES Yatırımı Yaparken Maliyet Analizi ve Amortisman Süreleri Hakkında Her Şey

Bir fabrikanın çarkları dönmeye başladığında, sadece ürün değil, aynı zamanda devasa bir enerji faturası da üretilmeye başlar. Günümüzün sertleşen küresel rekabet ortamında, sanayiciler için en büyük gider kalemi haline gelen elektrik maliyetleri, artık sadece yönetilmesi gereken bir masraf değil, stratejik bir oyun kurucu pozisyonunda. Tam da bu noktada, fabrikaların çatıları sadece birer koruyucu kabuk olmaktan çıkıp, işletmenin en kârlı enerji santraline dönüşme potansiyeli taşıyor. Endüstriyel tesislerde GES yatırımı yapmak, bir maliyetten ziyade, geleceği garanti altına alan en güvenli finansal araçlardan biri olarak karşımıza çıkıyor.

Enerji Dönüşümünde Stratejik İlk Adımlar ve Analiz Süreci

Bir tesisin enerji bağımsızlığını ilan etmesi, rastgele dizilmiş panellerden çok daha fazlasını ifade eder. Süreç, mevcut tüketim alışkanlıklarının detaylı bir röntgeninin çekilmesiyle başlar. Tesisiniz günün hangi saatlerinde en yüksek enerjiye ihtiyaç duyuyor? Hafta sonu üretim durduğunda şebekeye ne kadar enerji satabilirsiniz? Bu soruların cevabı, yatırımın hem verimliliğini hem de geri dönüş hızını belirleyen temel taşlarıdır. Yenilenebilir enerji dünyasına adım atarken, Karadeniz Enerji Otomasyon gibi bu alanda teknik tecrübesi yüksek ekiplerle çalışmak, projenin sadece kağıt üzerinde değil, sahada da kusursuz işlemesini sağlar.

Fabrikanızın çatısındaki statik yüklerden, bölgenin yıllık ışınım değerlerine kadar her detay, maliyet analizinin bir parçasını oluşturur. Yanlış hesaplanmış bir çatı yükü veya gölgeleme analizi yapılmamış bir kurulum, yıllar sürecek bir verim kaybına neden olabilir. Bu yüzden stratejik planlama, kurulumun en kritik evresidir.

Maliyet Analizinde Görünmeyen Kalemler ve Yatırım Bütçesi

Sanayicilerin en çok düştüğü yanılgılardan biri, GES maliyetini sadece panel ve evirici (inverter) fiyatından ibaret sanmaktır. Oysa gerçek bir maliyet analizi, “anahtar teslim” bir süreçten çok daha derinlikli bir yaklaşım gerektirir.

  1. Ekipman Kalitesi ve Mühendislik: Panellerin verimlilik oranları ve garanti süreleri, sistemin +25 yıllık ömründe ne kadar elektrik üreteceğinizi doğrudan etkiler. Ucuz ekipman, ilk yatırım maliyetini düşük gösterse de bakım ve arıza masraflarıyla amortisman süresini uzatabilir.
  2. Alt Yapı ve Konstrüksiyon: Tesisin çatı yapısına uygun, korozyona dayanıklı ve yüksek rüzgar direnci sağlayan montaj sistemleri maliyetin önemli bir parçasıdır.
  3. Resmi Süreçler ve İzinler: Çağrı mektubu alınmasından projenin onaylanmasına kadar geçen yasal süreçler, hem zaman hem de danışmanlık maliyeti yaratır.
  4. Otomasyon ve İzleme: Sistemin üretim verilerini anlık takip eden, olası arızaları önceden bildiren akıllı izleme yazılımları, yatırımın uzun vadeli sağlığı için bir zorunluluktur.

Amortisman Sürelerini Belirleyen Matematiksel Dengeler

Bir yatırımın başarısı, cebinizden çıkan paranın size ne kadar sürede geri döneceğiyle ölçülür. Eskiden 8-10 yıl gibi uzun sürelere yayılan güneş enerjisi geri dönüş süreleri, günümüzde enerji fiyatlarındaki artış ve teknolojik maliyetlerin düşmesiyle 4 ila 6 yıl bandına kadar geriledi.

Peki, bu süreyi nasıl daha da kısaltabilirsiniz? Cevap “Öztüketim” dengesinde saklıdır. Ürettiğiniz elektriği şebekeye satmak yerine doğrudan üretim bantlarınızda kullanmak, mahsuplaşma avantajlarıyla birlikte kârlılığınızı maksimize eder. Ayrıca, yatırım teşvik belgeleri, KDV istisnaları ve devlet tarafından sağlanan düşük faizli “yeşil enerji” kredileri, yatırımın finansal yükünü hafifleterek amortisman süresini mucizevi bir şekilde aşağı çeker.

Teknolojik Verimlilik ve Akıllı İzleme Sistemlerinin Gücü

Endüstriyel bir tesiste kurulan ges sistemi, sadece pasif bir donanım değil, fabrikanızın yaşayan bir organıdır. Karadeniz Otomasyon’un sunduğu modern otomasyon çözümleri, bu organın ne kadar verimli çalıştığını her saniye denetler. Tek bir panelin verim düşüklüğü, sistemin genel performansını baltalamadan tespit edilip müdahale edilebilir.

Veri analitiği sayesinde, güneşli bir günde elde edilen fazla enerjinin tesis içindeki enerji yoğun süreçlere nasıl kanalize edileceği planlanabilir. Bu, sadece enerji üretmek değil, üretilen her bir watt-saati en akıllı şekilde yönetmek demektir. İyi bir otomasyon altyapısı, sistemin ömrünü uzatırken işletme maliyetlerini de minimize eder.

Karbon Vergisi ve Yeşil Mutabakatın Ekonomik Etkisi

Güneş enerjisine yatırım yapmak artık sadece bir tasarruf yöntemi değil, aynı zamanda bir ihracat sigortasıdır. Avrupa Yeşil Mutabakatı ve sınırda karbon düzenlemeleri kapıdayken, fabrikasında yenilenebilir enerji kullanmayan üreticiler yakında yüksek karbon vergileriyle karşı karşıya kalacak. Bu vergiler, maliyet analizinize eklenmesi gereken gizli birer giderdir. GES yatırımı yaparak bu yükten kurtulmak, amortisman süresini dolaylı yoldan daha da kısaltan ve küresel pazarda elinizi güçlendiren bir hamledir.

Kurulum Sonrası Bakım ve Sürdürülebilirlik Stratejileri

Yatırım tamamlanıp şalterler kaldırıldığında, her şey bitmiş sayılmaz. Panellerin temizliği, elektriksel bağlantıların periyodik kontrolleri ve yazılımsal güncellemeler, sistemin ilk günkü verimiyle çalışmaya devam etmesini sağlar. Özellikle endüstriyel bölgelerdeki toz ve duman, paneller üzerinde ince bir katman oluşturarak üretimi ciddi oranda düşürebilir. Bu yüzden bakım planlaması, yatırımın maliyet analizine en başından dahil edilmelidir.

Sanayicinin Yeni Gücü Olarak Güneş Enerjisi

Sonuç olarak, endüstriyel tesislerde güneş enerjisi yatırımı, bir işletmenin yapabileceği en rasyonel ve en güvenli yatırımlardan biridir. Enerji fiyatlarındaki dalgalanmalardan korunmak, karbon ayak izini silmek ve üretim maliyetlerini öngörülebilir kılmak, sürdürülebilir büyümenin anahtarıdır. Doğru mühendislik, kaliteli ekipman ve profesyonel bir otomasyon desteğiyle birleşen GES projeleri, kendisini rekor sürelerde amorti ederek fabrikanızı geleceğin enerji dünyasına hazırlar.

Eğer siz de tesisiniz için en doğru analizi yapmak ve enerji maliyetlerinizi kalıcı olarak düşürmek istiyorsanız, profesyonel bir ekiple yola çıkmak en kârlı kararınız olacaktır. Unutmayın, gökyüzündeki bu sınırsız kaynak her sabah sizin için doğuyor; onu fabrikanızın gücüne dönüştürmek ise tamamen sizin elinizde.

Mevsimin En Popüler Nail Art Trendlerini Tırnaklarınıza Taşıyacak İlham Verici Fikirler

Dışarıda hava değişirken, ağaçlar yapraklarını döküp doğa yeni bir renk paletine bürünürken, biz kadınların da ruh hali genellikle bu değişime ayak uydurur. Gardırobumuzdaki kalın kazaklar raflardan iner, botlar gün yüzüne çıkar ve makyaj çantamızdaki rujların tonları bir tık daha koyulaşır. Ancak stilimizi tamamlayan o son ve en zarif dokunuş, her zaman parmak uçlarımızda saklıdır. İtiraf edelim, tırnaklarımızın bakımlı ve estetik görünmesi, sabah aynaya baktığımızda kendimizi çok daha iyi hissetmemizi sağlayan o gizli özgüven kaynağıdır.

Son yıllarda moda dünyası sadece kıyafetlerle değil, tırnak tasarımlarıyla da konuşuyor. Artık sadece “kırmızı sür ve çık” devri kapandı. Şimdi kendimizi ifade etmenin, karakterimizi yansıtmanın ve yaratıcılığımızı konuşturmanın yeni bir yolu var. Evet, son dönemlerin en büyük yükselişi olan nail art dünyasından bahsediyorum. Eğer siz de her mevsim değişen o büyüleyici trendleri takip etmeyi seviyor ama kuaför koltuğunda saatlerce beklemekten yoruluyorsanız, doğru yerdesiniz. Gelin, bu sezonun en çok konuşulan trendlerini ve bu trendleri hayatımıza dahil etmenin en pratik yolunu birlikte keşfedelim.

Doğanın Sessiz Çığlığı Olan Toprak Tonları ve Minimalist Dokunuşlar

Mevsim sonbahara veya kışa evrilirken, doğanın bize sunduğu o muazzam renk paleti doğrudan tırnaklarımıza yansıyor. Bu yılın en popüler akımlarından biri, kesinlikle “sessiz lüks” dediğimiz, abartıdan uzak ama son derece kaliteli duran tasarımlar. Kahvenin her tonu, yanık turuncular, derin mürdümler ve tabii ki her dönemin asil rengi olan haki yeşili bu sezonun başrollerinde.

Ancak bu renkleri sadece düz bir oje olarak sürmek yerine, ufak dokunuşlarla birer sanat eserine dönüştürmek mümkün. Örneğin, nude bir zemin üzerine çekilen incecik bir altın şerit veya tırnak diplerine yerleştirilen minik bir nokta, o klasik görünümü bir anda modern bir seviyeye taşıyor. Ohora’nın sunduğu teknoloji tam da burada devreye giriyor. Geleneksel yöntemlerle evde yapmaya kalktığınızda elinizin titrediği, çizgilerin yamuk olduğu o anları unutun. Yarı kürlenmiş jel tırnak teknolojisi sayesinde, bu karmaşık görünen tasarımlar sadece birkaç dakikada tırnağınıza kusursuzca oturuyor.

Işıltının Modern Hali Olan Glazed Donut ve Krom Etkisi

Eğer sosyal medyada biraz vakit geçiriyorsanız, Hailey Bieber ile hayatımıza giren ve bir türlü popülerliğini yitirmeyen o inci parlaklığındaki tırnakları görmemiş olmanız imkansız. “Glazed Donut” tırnaklar, bu sezon da tahtını kimseye bırakmıyor. Özellikle kış aylarının o puslu havasında, tırnaklardaki bu hafif ve şeffaf ışıltı, ellere inanılmaz bir zarafet katıyor.

Krom etkili tasarımlar ise bu ışıltıyı bir adım öteye taşıyor. Metalik yansımalar, aynamsı yüzeyler ve holografik detaylar, özellikle gece davetlerinde veya enerjinizi yükseltmek istediğiniz günlerde en büyük yardımcınız oluyor. Eskiden bu görünümü elde etmek için salonlarda özel tozlar sürülür, defalarca UV ışığı altında beklenirdi. Şimdiyse bu ışıltılı nail art modelleri arasından dilediğinizi seçip, evde kahvenizi yudumlarken bu profesyonel görünüme kavuşabiliyorsunuz. Hem de tırnaklarınıza zarar vermeden, o ağır kimyasallarla uğraşmadan.

Geometrik Çizgiler ve Negatif Alan Tasarımlarıyla Modern Bir Bakış

Modern kadının hızıyla yarışan bir başka trend ise geometrik formlar. Tırnağın bir kısmının doğal renginde kaldığı, diğer kısımlarına ise asimetrik çizgilerin, karelerin veya üçgenlerin eklendiği “negatif alan” tasarımları, sanatsal bir duruş sergilemek isteyenler için birebir. Bu tarz tasarımlar özellikle ofis şıklığında veya günlük jean-tişört kombinlerinde o kadar “cool” duruyor ki, insanların gözlerini tırnaklarınızdan alması pek mümkün olmuyor.

Peki, neden Ohora bu noktada hayatımızı bu kadar kolaylaştırıyor? Çünkü geleneksel ojelerle bu keskin hatları oluşturmak profesyonel bir el becerisi gerektirir. Oysa Ohora’nın tasarımları, zaten bu sanatsal estetikle hazırlanmış olarak size geliyor. Size sadece tırnağınıza uygun boyutu seçip, yapıştırmak ve dondurmak kalıyor. İşte bu, modern zamanın güzellik devrimidir.

Klasik Fransız Manikürünün Renkli ve Eğlenceli Dönüşümü

Fransız manikürü (French) asla ölmez, sadece şekil değiştirir. Bu sezon, o bildiğimiz beyaz uçlu klasik manikürü bir kenara bırakıyoruz. Artık uçlarda neon renkler, simli dokular veya koyu bordo hatlar var. “Double French” denilen, hem tırnak ucuna hem de tırnak dibine ince şeritler çekilen modeller ise şu sıralar moda ikonlarının favorisi.

Mevsimin ruhuna göre, örneğin yılbaşı yaklaşırken tırnak uçlarınıza biraz ışıltılı bir gümüş veya sıcak bir kırmızı eklemek, içinizdeki kutlama coşkusunu dışarı vurmanın en zarif yoludur. Kendi başınıza o ince çizgiyi çekmeye çalışırken yaşadığınız o stresli anları düşünün; fırçanın kayması, ojenin taşması… Ohora ile bu stres yerini tamamen bir keyfe bırakıyor. Esnek ve tırnağa tam uyum sağlayan yapısı sayesinde, o kusursuz French hattı her daim sizinle oluyor.

Tırnak Sağlığını Korurken Stil Sahibi Olmanın Önemi

Çoğumuzun en büyük korkusu, sürekli jel tırnak veya kalıcı oje yaptırmanın tırnakları inceltmesi, yıpratması ve cansızlaştırmasıdır. Ohora’nın felsefesi ise tam olarak burada ayrışıyor. Yüzde 60 oranında kürlenmiş olarak gelen bu jel şeritler, tırnağınıza uygulandıktan sonra UV lamba ile tamamen sertleşiyor. Ancak bu süreçte tırnağın nefes almasına izin veren, çıkarma aşamasında ise tırnak yüzeyini soymayan bir teknoloji kullanılıyor.

Güzellik, sağlıktan ödün verilerek elde edilen bir şey olmamalıdır. Bir arkadaşınızın size “Tırnakların harika görünüyor, nerede yaptırdın?” diye sorması ne kadar keyifliyse, sizin de içinizden “Ve tırnaklarım hala çok sağlıklı!” diyebilmeniz o kadar değerlidir. Mevsim ne olursa olsun, hangi trendi takip edersek edelim, tırnaklarımızın temel sağlığını korumak her zaman önceliğimiz olmalı.

Zamanı Yöneten Kadınlar İçin Bir Güzellik Ritüeli

Hayat çok hızlı akıyor. İş toplantıları, ailevi sorumluluklar, arkadaşlarla planlanan yemekler derken kendimize ayırabildiğimiz o kısıtlı zaman dilimi altın değerinde. Bir güzellik salonuna gitmek, git-gel trafiğiyle uğraşmak ve orada en az iki saat harcamak bazen bir lüks haline gelebiliyor. Ohora, bu noktada bize sadece güzel tırnaklar değil, aynı zamanda “zaman” hediye ediyor.

Kendi evinizin huzurunda, sevdiğiniz bir diziyi izlerken veya podcast dinlerken sadece 15-20 dakikada profesyonel bir manikür yapmak, aslında bir öz bakım (self-care) ritüelidir. Bu, kendinize verdiğiniz değerin bir göstergesidir. Tırnaklarınıza o jel şeridi yerleştirirken yaşadığınız o odaklanma anı, günün stresinden uzaklaşmanıza yardımcı olan küçük bir meditasyon gibi bile görülebilir.

Sonuç Olarak Parmak Uçlarınız Sizin Tuvalinizdir

Güzellik dünyası sürekli değişiyor, trendler birbiri ardına geliyor ve geçiyor. Ancak değişmeyen tek bir şey var: Kendimizi nasıl hissettiğimiz. Mevsimin en popüler renklerini ve desenlerini takip etmek, modaya uyum sağlamak harikadır; ama bunu yaparken kendi tarzınızı ve konforunuzu korumak çok daha önemlidir.

Ohora Türkiye, bize bu özgürlüğü ve yaratıcılığı sunuyor. Geniş tasarım yelpazesi, uygulama kolaylığı ve tırnak dostu yaklaşımıyla, her kadının kendi evinin sanatçısı olabileceğini kanıtlıyor. İster minimalist bir çizgi, ister göz alıcı bir krom parlaklığı, isterse klasik bir zarafet… Seçiminiz ne olursa olsun, parmak uçlarınızın her zaman bir hikaye anlatmasına izin verin.

Unutmayın, en güzel aksesuarınız bakımlı elleriniz ve o ellerin ucundaki parlayan özgüveninizdir. Yeni mevsimi, yeni bir sizle ve taptaze tırnaklarla karşılamaya ne dersiniz? Şimdi o çok beğendiğiniz modeli seçmenin ve kendinizi şımartmanın tam zamanı.