Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Selimiye’de sanat dokunuşu!

Olgay GÜLER

Trakya Üniversitesi (TÜ) ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlikle Edirne’de buluşan Balkan ülkelerinden 24 ressam, Mimar Sinan’ın ‘ustalık eserim’ dediği Selimiye Camisi meydanında, tarihi yapıyı tuallerine taşıdı.

Edirne Valiliği ve Trakya Üniversitesi (TÜ) tarafından bu yıl 7’ncisi gerçekleştirilen ‘Uluslararası Balkan Ressamları Edirne Sanat Buluşması’ 21 Ekim’de başladı. Ünlü ressam Ethem Baymak’ın da aralarında bulunduğu Türkiye, Azerbaycan ve Balkan ülkelerinden 24 ressam gerçekleştirdikleri alan ve uygulama çalışmalarıyla Edirne’nin tarihi ve kültürel yerlerini resmetti. Ressamların son buluşma noktası Mimar Sinan’ın ‘ustalık eserim’ dediği, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ndeki Selimiye Camisi meydanı oldu. Meydanda bir araya gelen ressamlar, tarihi yapıyı kendi bakış açılarıyla tuallerine taşıdı.

‘BALKAN RESSAMLARINI ŞAHESERİN ÖNÜNDE TOPLADIK’

Ressamları ziyaret ederek çalışmalarını inceleyen TÜ Rektörü Prof.Dr. Mustafa Hatipler, Selimiye gibi bir şaheserin önünde ressamları buluşturduklarını dile getirerek, “Mimar Sinan’ın ustalık eseri olarak adlandırdığı gerçekten de Türk mimarisinin bir şaheserinin önünde Balkan ressamlarını toplamış bulunuyoruz. Balkan ressamları aynı zamanda üniversitemizin ressamlarıyla birlikte 24 ressamımız şu anda bir tarafta Osmanlı’nın erken dönem mimarisinin şaheseri sayılan Eski Cami, diğer tarafta da Mimar Koca Sinan’ın ustalık eserim dediği Selimiye Camii’nin bulunduğu ortamda resim çalışmalarını yapıyorlar. Balkan coğrafyasının hemen hemen her köşesinden çok değerli ressamlarımız var. Bu ressamlarımızı bir 10 gün misafir ettik. Daha zamanları var. Bu zaman zarfında da Edirne’yi resmedecekler. Programımızı tamamladığımız zaman da Cumhuriyet bayramımızın onuruna, buradaki çalışmalardan oluşan bir resim sergisiyle bu faaliyeti taçlandırmayı düşünüyoruz” dedi.

‘SANATTA KARDEŞLİK KÖPRÜSÜ’

Yapılan çalışmanın sanata ve Edirne’nin tanınırlığına olan katkısına vurgu yapan Hatipler, “Bu çalışmaların hem bir yandan sanata katkısı tartışılmaz ama öte yandan da bu çalışmaların sanatla birlikte Edirne’nin özellikle Balkan coğrafyasında tanınırlığının artması, daha fazla tanınması ve elbette Edirne’yle beraber Balkanların kalesi sayılan Trakya Üniversitesi’nin de tanınması, bilinmesi, görülmesi bakımından çok önem arz ettiğini düşünüyoruz. Sanatta kardeşlik köprümüzü resimle başlattık ama sadece resimle sınırlı kalmayacak. Sanatın diğer dallarında da artan bir oranda, genişleyen bir oranda sürdürmeye devam edeceğiz. En başta söylediğimiz yerdeyiz. Trakya Üniversitesi’nin faaliyetlerini, çalışmalarını bir pergele benzetirsek evet bu pergelin bir ayağı elbette ki Edirne’de ama bu pergelin diğer ayağı bütün Balkan coğrafyasını kapsayacak şekilde ve bütün alanlarda. Sanattan eğitime, eğitimden sağlığa, sağlıktan diğer profesyonellerindeki alanlara ve iktisada, işletmeye, mimarlığa, mühendisliğe varacak boyutta devam ediyor” diye konuştu.

‘MODERN SANATI GEÇMİŞLE BULUŞTURUYORUZ’

Programa Azerbaycan’dan katılan ressam Turaj Seyidbayli de, Edirne’ye ilk kez geldiğini belirterek, “Dünyanın birçok yerine. Her zaman gittiğim ülkelerde mimarileri çalışmaya çok dikkat ediyorum. Buraya daha önce gelmemişten, Edirne’de ilk defa katıldım. Gelmeden önce Edirne’ye araştırdım. Osmanlı için önemli şehirlerden birisi ve o yüzden de Selimiye’yi resmetmekteki en büyük amacım Osmanlı döneminde çok büyük anılara tanıklık etmiş. Resmimde vatandaşları da çiziyorum. Çünkü vatandaşlar da buraya ilgi gösteriyorlar. Böylelikle modern sanatı geçmişle buluşturmuş oluyoruz” şeklinde konuştu.

‘SELİMİYE ÇOK GÖRKEMLİ VE TARİHİ BİR YAPI’

Arnavutluk’un İşkodra şehrinden gelen Xhenetta Kadillari de, Edirne’yi ve tarihi yerlerini çok beğendiğini söyleyerek, “Edirne’ye ilk defa geliyorum ve izlenimim çok güzel, çok mutlu oldum. Şehrin her yerini keşfettik ama benim için en önemlisi Selimiye Camisi oldu. Çok geleneksel bir mekan. Özellikle Selimiye’yi ve Edirne’yle ilgili her şeyi çizmek çok hoşuma gitti. Buraya eşimle geldim, o da ressam. Başka bir zaman yeniden gelmeyi de düşünüyoruz. Selimiye çok görkemli ve çok tarihi bir yapı. Mimarisi muhteşem. Özellikle geleneksel mimarisini çok sevdim” ifadelerini kullandı.

Organik mi Mineral mi? Doğru Bitki Besini Seçim Rehberi

Kapalı alan bahçeciliğinde yıllardır süregelen en hararetli tartışma şudur: ‘Organik gübrelerle toprağın doğallığını mı korumalıyız, yoksa mineral besinlerle maksimum hasat ağırlığına mı odaklanmalıyız?’ Kendi mutfağı için ilaçsız, saf ve aromatik ürün yetiştirmek isteyenler ile sınırlı alandan rekor verim elde etmek isteyen yetiştiricilerin yolları bu noktada ayrılır. Ancak gerçek şu ki, her iki yaklaşımın da arkasında güçlü bir tarım bilimi yatmaktadır. Dünya pazarını domine eden Biobizz, Advanced Nutrients ve Canna gibi markaların sunduğu formülasyonlar doğru anlaşıldığında, bitkilerinizin tam potansiyeline ulaşması kaçınılmazdır. Peki bitkileriniz için organik mi yoksa mineral besleme mi daha uygundur?

Doğanın Ekolojik Döngüsü: Biobizz ile Canlı Toprak Felsefesi

Organik besleme rejiminde bitkiye doğrudan tuz verilmez; bitkinin yaşadığı toprak mikrobiyolojisi beslenir. Bu alanda dünya çapında bir referans noktası olan biobizz, tamamen bitkisel ve hayvansal yan ürünlerden fermente edilen sıvı besinleriyle tanınır. Şeker pancarı melası, hümik ve fülvik asitler, deniz yosunları ve amino asitler içeren Bio-Grow ve Bio-Bloom formülleri; topraktaki faydalı mikoriza mantarlarını ve bakterileri besler.

Bu mikroorganizmalar organik maddeleri parçalayarak bitkinin sindirebileceği forma dönüştürür. Sonuç; ağır kimyasal tuzlardan arınmış, toprağın tamponlama gücüyle pH stresi yaşamayan, olağanüstü lezzetli, zengin kokulu ve yüksek vitaminli meyve ve sebzelerdir. Evinde organik sofralık gıda üretmek isteyen her bilinçli tüketici için Biobizz altın standarttır.

Organik beslemenin en kıymetli taraflarından biri de toprağı asla aşırı gübrelemeyle yakma riskinizin olmamasıdır. Organik moleküller yavaş salınımlı bir mantıkla çalıştığından, kökler ihtiyaç duyduğu anda mikrobiyal aktiviteden faydalanır. Bu durum, özellikle sulama sıklığını tam oturtamamış yeni başlayan yetiştiriciler için hata payını sıfıra indiren müthiş bir güvencedir.

Laboratuvar Hassasiyeti ve Hız: Advanced Nutrients ile Maksimum Rekolte

Eğer hedefiniz topraktaki mikrobiyolojinin besin parçalamasını haftalarca beklemek değil; bitkinin köklerine saniyeler içinde emilebilecek şelatlı iyonlar ulaştırmaksa, ibre mineral besinlere döner. Bu alanda biyoteknoloji çıtasını en yukarı taşıyan marka ise advanced nutrients olmuştur.

Gelişmiş şelatlama teknolojisi, mineral moleküllerini organik taşıyıcılarla kaplayarak kök hücrelerinin besini hiçbir enerji harcamadan absorbe etmesini sağlar. Ayrıca markanın patentli ‘pH Perfect’ formülü, sulama suyunun pH’ını otomatik olarak ideal banda sabitlediği için en acemi yetiştirici dahi sıfır besin kilitlenmesiyle rekor büyüme hızlarına ulaşabilir. Kokopit ve hidroponik yetiştiricilikte Advanced Nutrients rakipsiz bir verim canavarıdır.

Mineral besinlerin sunduğu en somut fark, bitkinin tepkisini 24 ila 48 saat içinde yapraklarda görebilmenizdir. Bir yaprakta azot sararması mı başladı? Doğru oranda verilen mineral formül 1 gün içinde klorofil sentezini yeniden başlatarak yaprağı koyu yeşile döndürür. Bu hız ve kontrol gücü, verimi şansa bırakmak istemeyen profesyonellerin vazgeçilmezidir.

Her Medyaya Özel Çözüm: Canna’nın İstikrarlı Formülleri

Organik ile mineral dünya arasında kusursuz bir denge ve mutlak bir tutarlılık arayanların tercihi ise Hollandalı canna ailesidir. Canna’nın başarısı, her yetiştirme medyasına (toprak, kokopit, kaya yünü, su kültürü) özel monobesin dengeleri geliştirmesinden gelir.

Canna Terra serisi toprakta doğal mineralleri yavaş salınımlı olarak sunarken; Canna Coco serisi kokopitin potasyum tutma eğilimini mükemmel dengeler. Kökleri canlandıran Rhizotonic ve çiçek/meyve olgunlaşmasını hızlandıran PK 13/14 takviyeleri, bitkileri aşırı tuz stresine sokmadan maksimum hücre bölünmesi sağlar. Hollanda ticari seralarının yıllardır vazgeçmediği bu disiplin, istikrarlı başarı isteyenler için idealdir.

Karar Rehberi: Sizin İçin Hangi Besin Rejimi Daha Uygun?

Bütçenize, yaşam alanınıza ve beklentilerinize göre en doğru markayı seçebilmeniz için uzmanların önerdiği karar kriterleri:

• Organik Sağlık ve Kolaylık (Biobizz): Evinde saksıda domates, nane, kekik veya çilek yetiştiren, kimyasal gübre kalıntısı istemeyen, pH ölçümüyle minimum düzeyde uğraşmayı hedefleyen hobi bahçıvanları için rakipsizdir.

• Yüksek Performans ve Hacim (Advanced Nutrients): Sınırlı alandan maksimum kuru ağırlık ve verim almak isteyen, kokopit veya su kültürü kullanan, besin kilitlenmesi korkusu yaşamadan bitkisini agresif beslemek isteyenler için en üstün çözümdür.

• Dengeli ve Hatasız Standart (Canna): Hollanda disipliniyle sade bir takvim izlemek isteyen, karmaşık katkı maddelerine boğulmadan garantili gövde kalınlığı ve güçlü kökler hedefleyen yetiştiriciler için vazgeçilmezdir.

Besin Kullanımında En Sık Yapılan 4 Hata

❌ Organik Besinli Suyu Günlerce Bekletmek: Çözüm: Biobizz gibi organik besinler suyla karıştırıldıktan sonra 24 saat içinde tüketilmelidir. Bekleyen organik su hızla kokar ve bakteriyel fermantasyona uğrar.

❌ Ters Ozmoz (RO) Suyuna Cal-Mag Eklememek: Çözüm: Saf arıtma suyu kullanıyorsanız içinde kalsiyum ve magnezyum yoktur. Hangi markayı kullanırsanız kullanın, mutlaka Cal-Mag takviyesi yapın.

❌ Fazla Gübreyle Bitkiyi Hızlı Büyütmeye Çalışmak: Çözüm: Bitkiler fazla besini depolamaz; aksine yaprak uçlarından yanarak strese girer. Dozaj tablosunun her zaman %50-70’i ile başlayın.

❌ Hasat Öncesi Arındırmayı (Flushing) İhmal Etmek: Çözüm: Özellikle mineral besinlerle yapılan yetiştiricilikte hasattan önceki son 7-10 gün sadece sade su vererek bitki bünyesindeki tuzların arındırılması şarttır.

Gerçek Vaka: Organikten Minerale Geçen Yetiştiricinin Karşılaştırması

İstanbul Kadıköy’de teras katında kurduğu çadırda hobi bahçıvanlığı yapan Serdar Bey, ilk iki sezonunda Biobizz serisiyle organik domates ve fesleğen yetiştirdi. Elde ettiği lezzetten çok memnun kalmasına rağmen, meyvelerin boyutunu ve hasat sıklığını artırmak istedi.

Üçüncü sezonunda Advanced Nutrients Sensi serisine ve kokopit medyasına geçiş yaptı. Sonuçta meyve hasat süresi 12 gün kısaldı ve toplam rekolte %35 arttı. Serdar Bey: ‘Ailemle tükettiğimiz taze yeşilliklerde Biobizz’in doğallığını hiçbir şeye değişmem; ancak verim ve hız odaklı meyvelerde Advanced Nutrients’ın sunduğu mühendislik gerçekten büyüleyici’ diyerek her iki markanın da amacına göre mükemmel sonuç verdiğini belirtti.

Organik ve Mineral Besinler Hakkında Merak Edilenler

Q: Organik besinler hidroponik sistemlerde kullanılabilir mi?
A: Genellikle önerilmez. Organik bileşikler su tanklarında tortu bırakarak hava taşlarını ve damlatıcı boruları tıkayabilir. Hidroponik için mineral bazlı Advanced Nutrients veya Canna Aqua çok daha uygundur.

Q: Bitki besinleri insan sağlığına zararlı mıdır?
A: Kullanım talimatına ve hasat öncesi arındırma (flushing) sürecine uyulduğunda kesinlikle zararsızdır. Bitkiler hasat öncesi sade suyla beslenerek tüm mineral kalıntılarını doğal fotosentezle tüketir.

Q: Açılmış bir besin şişesi buzdolabında mı saklanmalıdır?
A: Hayır. Besin şişeleri oda sıcaklığında (15-22°C), doğrudan güneş ışığı almayan serin ve karanlık bir dolapta saklanmalıdır. Aşırı soğuk minerallerin kristalleşmesine yol açabilir.

İhtiyacınıza Uygun Besinle Profesyonel Adım Atın

Organik lezzet tutkusu veya yüksek teknoloji verim arayışı… Hangi felsefeyi benimserseniz benimseyin, dünya çapında kalitesi tescillenmiş markalarla çalışmak başarısızlık ihtimalini ortadan kaldırır.

Türkiye’de Biobizz, Advanced Nutrients ve Canna markalarının orijinal ürün seçeneklerini, kullanım kılavuzlarını, güncel stok durumlarını ve en avantajlı fiyat tekliflerini incelemek için BitkiGrow’un resmi web sitesini ziyaret edebilir, bahçeniz için en doğru besin takvimini kolayca oluşturabilirsiniz.

İlker ve Fatma’nın mutlu günü

Yeniimaret semtinin eski ve köklü ailelerinden olan Saliş Ailesinin torunları İlker Şen ile Türker Ailesinin kızları Fatma Türker önceki akşam yakınları ve dostlarının katıldığı güzel bir düğün töreni ile yaşamlarını birleştirdi. Edirne Emniyet Müdürlüğü bünyesinde Polis Memuru olarak görev yapan İlker Şen’i bu mutlu gününde meslektaşları da yalnız bırakmadı.


Emekli Öğretmen Hamdiye Saliş’in oğlu, Kıvanç Şen’in kardeşi olan İlker Şen ile Sultan ve Mehmet Türker’in kızları Fatma, yaklaşık bir ay önce düzenlenen nişan töreninde yüzüklerini takarak evlilik yolunda ilk adımı atmıştı. Genç çift 24 Ekim Cumartesi gecesi de Irmak Düğün Salonlarından Melodi’de düzenlenen düğünle evli çiftler kervanına dahil oldu. İlker ve Fatma Saliş çiftine ömür boyu mutluluk diliyoruz.

Forex ve Kripto Dolandırıcılığı Mağdurları İçin Yol Haritası: Paranızı Geri Almak İçin Neler Yapılabilir?

Kaldıraçlı alım satım işlemleri, Türkiye’de yalnızca Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından yetkilendirilmiş aracı kurumlar üzerinden yapılabiliyor. Buna rağmen yurt dışı merkezli olduğunu iddia eden pek çok platform, Türk yatırımcıları hedef alarak faaliyet göstermeye devam ediyor. Bu platformların ortak noktası, kullanıcıya ekranda yapay kazançlar göstermesi ve para çekme aşamasında çeşitli bahanelerle ek ödeme talep etmesi.

Dolandırıcılığın tipik aşamaları

Süreç genellikle bir reklam veya sosyal medya mesajıyla başlıyor. Kendini müşteri temsilcisi olarak tanıtan kişi, yatırımcıyı küçük bir tutarla hesap açmaya ikna ediyor. Ardından platformda kazanç görüntülendikçe daha büyük yatırımlar isteniyor. Para çekilmek istendiğinde ise vergi, harç, teminat ya da “hesap aktivasyonu” gibi gerekçelerle yeni transferler talep ediliyor. Mağdur ödeme yapmayı bıraktığında temsilciye ulaşılamıyor ve hesap kapatılıyor.

Hangi hukuki yollar mevcut?

Mağdurlar; Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusu, para transferinin yapıldığı hesaplara yönelik ihtiyati haciz talebi, icra takibi ve alacak davası gibi yollara başvurabiliyor. Kredi kartıyla yapılan ödemelerde, koşulları oluşmuşsa bankaya ters ibraz (chargeback) talebinde bulunmak da gündeme gelebiliyor. Bu yolların hangisinin veya hangilerinin birlikte kullanılacağı somut olaya göre değişiyor; bu nedenle sürecin deneyimli bir İstanbul forex avukatı tarafından planlanması önem taşıyor.

Dijital izlerin korunması kritik

Para transferine ilişkin dekontlar, platformun alan adı, temsilcilerle yapılan yazışmalar, telefon numaraları ve kripto cüzdan adresleri, soruşturmada failin tespitine yarayan en önemli bulgular arasında yer alıyor. Bu delillerin bütünlüğü bozulmadan saklanması ve gerektiğinde teknik inceleme raporlarıyla desteklenmesi için bir İstanbul bilişim avukatı ile çalışmak, dosyanın güçlü şekilde hazırlanmasını sağlıyor.

Ceza yargılaması boyutu

Yasa dışı forex faaliyetleri, hem Sermaye Piyasası Kanunu’ndaki izinsiz sermaye piyasası faaliyeti suçu hem de Türk Ceza Kanunu’ndaki nitelikli dolandırıcılık hükümleri kapsamında değerlendirilebiliyor. Mağdurun ceza yargılamasında katılan sıfatıyla yer alması, delil taleplerinde bulunması ve zararının tespit edilmesi için bir İstanbul ceza avukatı desteği, sürecin etkin takibine katkı sağlıyor.

Uzmanlar, yatırım yapmadan önce kurumun SPK’nın yetkili kuruluşlar listesinde yer alıp almadığının kontrol edilmesini ve “garantili kazanç” vaadinde bulunan her teklife şüpheyle yaklaşılmasını tavsiye ediyor.

BTP Edirne’de yeni dönem

Olgay GÜLER
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Edirne teşkilatında yeni yönetim göreve başladı.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), Edirne’de teşkilat yapılanmasını yeni görevlendirmelerle güçlendirdi. Kentte bir otelde gerçekleştirilen toplantıda, Edirne İl Başkanlığı’na atanan Cemile Akyol ile Merkez İlçe Başkanlığı görevine getirilen İsmail Yıldırım partililerle bir araya geldi.


BTP Genel Başkan Yardımcıları Selim Oktay ve Dilek Erdoğan Yılmaz ile Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyeleri Erdem Çelik ve Nurettin Mutlu’nun katıldığı programda, partinin Edirne’de yürüteceği çalışmalar ve önümüzdeki döneme ilişkin hedefler ele alındı.


AKYOL: “SİYASET MAKAM DEĞİL, SORUMLULUKTUR”
Toplantıda konuşan BTP Edirne İl Başkanı Cemile Akyol, yeni dönemde toplumun her kesimine ulaşmayı hedeflediklerini belirterek, siyaseti bir makam yarışı olarak değil, halka hizmet etme sorumluluğu olarak gördüğünü ifade etti.
Edirne’nin sorunlarına duyarsız kalmayacaklarını vurgulayan Akyol, özellikle gençlerin, kadınların, emeklilerin ve esnafın yaşadığı sıkıntıların çözümüne yönelik çalışmalar gerçekleştireceklerini söyledi.
Akyol, konuşmasında, “Benim anlayışımda siyaset, makam sahibi olmak değil, sorumluluk almaktır. İnsanları dinlemek, onların derdiyle dertlenmek ve çözüm için cesaretle yola çıkmaktır” dedi.


“KAPIMIZ EDİRNE’NİN HER KESİMİNE AÇIK OLACAK”
Görev süresi boyunca Edirnelilerle yakın iletişim içerisinde olacaklarının mesajını veren Akyol, kentte yaşayan herkesin sorunlarını dinleyen ve çözüm arayan bir teşkilat anlayışıyla hareket edeceklerini dile getirdi.
Gençlerin geleceğinden kadınların emeğine, emeklilerin yaşam koşullarından çocukların eğitim hakkına kadar birçok konunun öncelikleri arasında yer alacağını kaydeden Akyol, esnafın ekonomik güçlüklerine de dikkat çekti.
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş’ın ortaya koyduğu politikaları Edirne’de daha geniş kesimlere anlatmak için çalışacaklarını belirten Akyol, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı.
Akyol, “Mustafa Kemal Atatürk’ün yolunda, niyetimiz samimiyet, gücümüz birlik olsun” sözleriyle konuşmasını tamamladı.


PARTİNİN EKONOMİ VE SOSYAL POLİTİKALARI ANLATILDI
Programda BTP Genel Başkan Yardımcıları Selim Oktay ve Dilek Erdoğan Yılmaz da partililere hitap etti.
Konuşmalarda Türkiye’nin gündemindeki ekonomik ve sosyal sorunlar değerlendirilirken, BTP’nin bu alanlarda geliştirdiği politikalar ve çözüm önerileri hakkında bilgi verildi.


Partinin ülke genelindeki çalışmalarının yanı sıra yerel teşkilatların önemine de değinilen toplantıda, Edirne’de yürütülecek faaliyetlere ilişkin görüşler paylaşıldı.


YENİ BAŞKANLARA ROZET VE GÖREVLENDİRME BELGESİ
Konuşmaların tamamlanmasının ardından düzenlenen törende, BTP Edirne İl Başkanı Cemile Akyol ile Merkez İlçe Başkanı İsmail Yıldırım’a parti rozetleri takıldı.
Yeni başkanlara görevlendirme ve yetki belgelerinin de teslim edildiği program, katılımcıların parti yöneticilerine sorularını yönelttiği bölümün ardından sona erdi

Geçmişi Koruyarak Geleceği İnşa Etmek: REV’in Kültürel Miras ve Sürdürülebilirlik Yaklaşımı

Bir şehrin kimliğini yalnızca yeni binalar değil, geçmişten bugüne taşınan yapılar da belirler. Özellikle köklü bir tarihe sahip kıyı kentlerinde, yeni projelerin bu mirasa nasıl yaklaştığı giderek daha fazla önem kazanıyor. Alıcılar da artık bir projeyi değerlendirirken çevresine ve şehrin dokusuna ne kattığını sorguluyor. Rönesans Gayrimenkul Grubu bünyesindeki REV, projelerinde kültürel mirası korumayı ve doğaya saygıyı temel ilkeleri arasında görüyor.

İzmir’in tarihi yalılarına yeniden hayat

REV’in kültürel miras çalışmalarının merkezinde, İzmir’in tarihini günümüze taşıyan yalılar yer alıyor. Marka, bu tarihi dokunun en güzel örneklerinden Braggiotti ve Giraud yalılarının restorasyonunu ve korunmasını üstlendi. Mimari detayları ve estetik değerleriyle öne çıkan Braggiotti Yalısı ile kendine özgü stili ve zarafetiyle dikkat çeken Giraud Yalısı, uzman restorasyon ekipleri tarafından tarihi dokuları korunarak yeniden hayata kazandırılıyor.

Restorasyon yaklaşımının amacı, bu yapıların geçmişteki zarafetini modern ihtiyaçlarla buluşturmak. Yeniden işlevlendirilen yalıların sosyal alanlar olarak kullanılması planlanıyor. Böylece tarihi binalar yalnızca korunmakla kalmıyor, şehrin gündelik yaşamına yeniden katılıyor. Bu çalışmalar, İzmir’in kültürel mirasının gelecek nesillere aktarılmasına da katkı sağlıyor. Aynı anlayış Turan’daki Neva Yalı projesinde de görülüyor: Projenin merkezinde iki tarihi yalı yer alıyor ve modern mimari bu tarihi dokuyla birlikte kurgulanıyor. Böylece yeni yaşam alanları, bölgenin hafızasını silmek yerine onu sahipleniyor.

Sürdürülebilirlik bir değer olarak

REV’in değerleri arasında sürdürülebilirlik ve çevrecilik önemli bir yer tutuyor. Marka, doğal kaynakların korunmasını, enerji verimliliğinin artırılmasını ve karbon ayak izinin azaltılmasını öncelikleri arasında sayıyor. Kullanılan malzemelerden enerji yönetimine kadar her aşamada kaynakların daha verimli kullanılması hedefleniyor.

Bu yaklaşım projelere de yansıyor. Konut projeleri akıllı ev sistemleri ve yenilenebilir enerji kaynaklarıyla destekleniyor. Her projede doğayla bütünleşen peyzaj düzenlemelerine yer veriliyor; yeşil alanlar, sakinlerin doğayla bağ kurabileceği yaşam alanlarının ayrılmaz bir parçası olarak tasarlanıyor. Bodrum Yalıkavak’taki Blue Zone projesinde doğal taş ve ahşabın öne çıkması, villaların rüzgâr ve güneşi en iyi şekilde kullanacak biçimde konumlandırılması bu anlayışın somut örnekleri.

Toplumsal sorumluluk

Sürdürülebilirlik yalnızca çevresel bir başlık değil. REV, Kadının Güçlenmesi Prensipleri’ni (WEPs) benimseyerek iş hayatında kadınların rolünü güçlendirmeye yönelik adımlar atıyor. Güvenlik ise markanın her projede en öncelikli gördüğü değer; estetik ve işlevsellik, yüksek güvenlik standartlarıyla bir araya getiriliyor. Yenilikçilik ve mükemmellik değerleri ise bu ilkeleri tamamlıyor; güncel teknoloji ve modern tasarım, kullanıcı deneyimini ön planda tutan bir anlayışla projelere entegre ediliyor.

Kalıcı değer üretmek

Gayrimenkulde kalıcı değer, yalnızca metrekare ve konumla değil, bir projenin şehrine ve doğasına kattıklarıyla da ölçülüyor. Rev Gayrimenkul projelerinde tarihi yapıların korunması, çevreye duyarlı tasarım ve toplumsal sorumluluk aynı vizyonun parçaları olarak ele alınıyor. Bu bütüncül yaklaşım, yeni yaşam alanlarının hem bugünün hem de geleceğin ihtiyaçlarına cevap vermesini amaçlıyor.

Süt üreticisinden sitem!

Olgay GÜLER
Ülke genelinde süt üreticisi, en son Mayıs ayında yapılan zammın üstünden geçen 7 ayda yaşanan maliyet artışlarıyla tükenme noktasına geldi.
Edirne’de, geçimini süt üretimiyle kazanan üreticiler, en son geçtiğimiz mayıs ayında aldıkları zamla, ürününü 24.30 liradan satmaya başladı. Aradan geçen 7 ayda üreticinin mazot ve yem fiyatlarına zam gelirken, yeni fiyat açıklaması beklenen Ulusal Süt Konseyi’nden ses çıkmadı. Üretici, zarar etmemek için açıklanacak yeni fiyatı beklerken, Edirne SÜTÜB Başkanı Mustafa Suiçmez, Ekim ayında toplanmasını bekledikleri konseyin, bu ayda toplanmadığını söyleyip tepkisini dile getirdi. Konseyin bir an önce toplanması gerektiğini söyleyen Suiçmez, alım fiyatının en az 30 TL olması gerektiğini kaydetti.
‘DAYANACAK GÜCÜMÜZ KALMADI’
Ulusal Süt Konseyi’nin Mayıs ayından bugüne süt fiyatlarına 1 kuruş zam yapmadığını söyleyen Suiçmez; “Geçtiğimiz hafta ‘Toplanacak’ dediler, toplanmadı; önceki hafta ‘Toplanacak’ dediler, toplanmadı. Maalesef Ulusal Süt Konseyi toplanmadı. 22 Ocak’ta sütü 22,22 TL, Mayıs ayında 24,30 TL yaptılar. O günden bugüne 1 kuruş zam yok. Dayanacak gücümüz kalmadı. Ulusal Süt Konseyi hâlâ neyi bekliyor? Biz bazı sanayicilerle de görüşüyoruz; onlar da Ulusal Süt Konseyi’nin toplanmasını bekliyor. Neden toplanmıyorsunuz? Toplanın; bu insanlar bir umut bekliyor. Yeme, Mayıs ayından bugüne çuval başına 150 TL zam geldi. Sadece yem de değil; maliyeti artıran birçok olay oluyor. Bunlardan ülkemiz de etkileniyor” ifadelerini kullandı.
‘TOPLAN, ZAM VERME, BİZ DE BAŞIMIZIN ÇARESİNE BAKALIM’
Suiçmez, birlik olarak köylerdeki üreticilere cevap veremeyecek duruma geldiklerini belirterek; “Ulusal Süt Konseyi toplanmayacaksa, ‘Biz toplanmayacağız, başınızın çaresine bakın’ desinler, biz de sanayicilerle bir araya gelip fiyat belirleyelim. Ay bitti, biz daha nereye kadar dayanacağız? Mayıs ayında çıkan kararda ‘Ulusal Süt Konseyi, her 3 ayda 1 toplanır’ diyor. Arada bir kez toplandılar, hiç zam vermediler. Yine toplan, ‘Zam vermiyoruz’ de, biz de başımızın çaresine bakalım. Köylerdeki üreticilerimize cevap veremiyoruz. Ben de üreticiyim. Hepimiz işçi çalıştırıyoruz. Çalışan işçi fark istiyor, fark veriyoruz. Mazot fiyatları dünyada artıyor, bizim ülkemize de yansıyor ve buradan da ciddi bir maliyet artışı var. Parite 1’e 1,5’tu, ne oldu? Biz pariteden de vazgeçtik. Süt paritesi yem ile kıyasladığımızda 1,5’u geçtim, 1’in altına düştü. Ama bizim Ulusal Süt Konseyi hâlâ toplanmıyor. Ulusal Süt Konseyi’ne sesleniyorum; ‘Toplanmıyoruz, ne haliniz varsa görün’ deyin, biz de başımızın çaresine bakalım” dedi.
‘İŞLETMELER DURMADAN KAPANIYOR’
Sütçünün, hayvancının, üreticinin gözünün Ulusal Süt Konseyi’nde olduğunu söyleyen Suiçmez; “Ulusal Süt Konseyi’nin olması iyi oldu ama toplansın. Biz de onların ağzından çıkacak 2 cümleye bakıyoruz. Üreticinin eline geçecek para 30 TL’nin altına düşmemesi lazım. En az 30 TL olması lazım. Her geçen gün bir şey çıkıyor ve maliyete yansıyor. Biz hâlâ Mayıs ayındaki fiyata süt satıyoruz. Hangi ürün aynı fiyatta kaldı? Ulusal Süt Konseyi’ne seslenmekten bıktık. Biz, ekstra bir şey de istemiyoruz; emeğimizin karşılığını istiyoruz. Biz artık sonuç bekliyoruz. Aslında Ekim ayının başında toplanması gerekiyordu. Zam vermeyeceklerse biz de başımızın çaresine bakalım. Yoksa bu durum sürdürülebilir değil. 7 ay oldu, süt hep aynı yerde. 7 ay önceki yemin fiyatına baksınlar, aynı duruyorsa hiç zam vermesinler. Ama maliyetler arttıysa bize de zam verin, üretici hayvancılıktan çekilmesin. İşletmeler durmadan kapanıyor” diye konuştu.

Kurtuluş’ta içme suyu çalışması

Edirne Belediyesi, kentin en hızlı gelişen mahallerinden Kurtuluş mahallesinde içme suyu altyapı çalışmalarına devam ediyor.


Su ve Kanalizasyon Müdürlüğü ekipleri, mahallenin yeni yerleşim alanlarında içme suyu şebekesini güçlendirmek için çalışmalarını sürdürüyor.


Edirne Belediyesi’nden yapılan açıklamada,”Yeni yerleşim alanlarının artan ihtiyaçlarını karşılamak ve vatandaşlarımıza düzenli içme suyu hizmeti sunabilmek için altyapımızı geliştirmeye devam ediyoruz” denildi.

Edirne Belediyesi’nde dijital dönüşüm hamleleri!

Edirne Belediyesi, bürokratik süreçleri azaltmak ve kamu kaynaklarını daha verimli kullanmak amacıyla Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi’ni (UETS) belediyenin farklı hizmet alanlarına entegre etti. Uygulama kapsamında 18 bin 958 mükellef sisteme dahil edilirken, bugüne kadar 7 bin 386 resmi tebligat fiziksel posta yerine elektronik ortamda gerçekleştirildi.

Edirne Belediyesi, dijital belediyecilik ve kaynakların etkin kullanımı doğrultusunda yürüttüğü çalışmalarla hizmet süreçlerini daha hızlı, ekonomik ve çevre dostu hale getiriyor. 17 Mayıs 2024 tarihli Tasarruf Tedbirleri Genelgesi ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği doğrultusunda hayata geçirilen uygulama; Mali Hizmetler, İmar ve Şehircilik, Ulaşım Hizmetleri, Zabıta ile Emlak ve İstimlak müdürlüklerinin belirli işlem süreçlerinde etkin biçimde kullanılıyor.

Mali Hizmetler Müdürlüğünde çevre temizlik vergisi bildirimleri, borcu yoktur belgesi talepleri ve tüzel kişilere ait borç taksitlendirme işlemlerinde kullanılan sistem; İmar ve Şehircilik Müdürlüğünde inşaat ruhsatı, zemin etüdü, tadilat, statik inceleme ve yıkım ruhsatı süreçlerine de entegre edildi. Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğünde araç ve hat devirleri ile çalışma izinlerinin yenilenmesi, Zabıta Müdürlüğünde iş yeri açma ve çalışma ruhsatı başvuruları ile sarı çizgi izinleri, Emlak ve İstimlak Müdürlüğünde ise belediyeye ait taşınmazların kiralama ve satış işlemleri kapsamında UETS’den yararlanılıyor.

18 BİN 958 MÜKELLEF SİSTEME DAHİL EDİLDİ

Edirne Belediyesinin UETS uygulaması kapsamında elde ettiği veriler, dijital dönüşümün somut sonuçlarını ortaya koyuyor. Sisteme 12 bin 775 kişi ve 6 bin 183 iş yeri olmak üzere toplam 18 bin 958 mükellef dahil edildi. Bugüne kadar 7 bin 386 resmi tebligat elektronik ortamda gönderilerek fiziksel posta süreçlerine duyulan ihtiyaç azaltıldı.

BAŞKAN FİLİZ GENCAN: “KAMU KAYNAKLARINI KORUYAN, VATANDAŞIMIZIN İŞİNİ KOLAYLAŞTIRAN BİR BELEDİYECİLİK ANLAYIŞIYLA ÇALIŞIYORUZ”

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, dijital dönüşüm çalışmalarının yalnızca teknolojik bir yenilik olmadığını, aynı zamanda vatandaşlara daha hızlı ve nitelikli hizmet sunmanın önemli bir parçası olduğunu vurgulayarak “Biz belediyeciliği yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap vermek olarak görmüyoruz. Kaynaklarımızı nasıl daha verimli kullanabiliriz, vatandaşımızın işini nasıl kolaylaştırabiliriz, hizmetlerimizi nasıl daha hızlı ve erişilebilir hale getirebiliriz; bütün çalışmalarımızı bu soruların yanıtları üzerinden şekillendiriyoruz.

Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi’ni belediyemizin farklı birimlerinde etkin biçimde kullanmaya başlamamız da bu anlayışımızın bir sonucu. Bugün 18 bin 958 mükellefimizi bu sisteme dahil ettik ve 7 bin 386 resmi tebligatı elektronik ortamda gerçekleştirdik. Bu sayılar, doğru planlama ve kararlı bir uygulamayla kamu kaynaklarında tasarruf sağlarken hizmet süreçlerimizi de iyileştirebildiğimizi gösteriyor.” ifadelerini kullandı.

LoL’de Hediye Rehberi: Arkadaşınıza RP veya Kostüm Nasıl Hediye Edilir?

Doğum günü, bayram ya da birlikte kazanılan bir dereceli seri… League of Legends oynayan bir arkadaşı sevindirmenin en kolay yolu oyun içi bir hediyedir. LoL’de hediye göndermenin iki ayrı yolu vardır ve her birinin kendi kuralları bulunur. Hangisini seçeceğinizi önceden bilmek, hediyenin gönderilememesini ya da işe yaramamasını önler.

İki Yol: Mağazadan Hediye ve RP Kodu

Birinci yol, istemcideki mağazadan bir kostümü ya da şampiyonu doğrudan arkadaşınıza göndermektir. Ödeme sizin RP bakiyenizden yapılır ve içerik karşı tarafın koleksiyonuna eklenir.

İkinci yol, RP kodunu hediye etmektir. Kodu arkadaşınıza iletirsiniz, o da kendi hesabına girer ve RP’yi dilediği içeriğe harcar. Hangi kostümü seveceğini bilmiyorsanız bu yol daha isabetlidir, çünkü seçim hediyeyi alan kişide kalır.

Mağazadan Hediye Göndermenin Koşulları

Riot, mağaza hediyeleri için bazı şartlar koyar:

  • Gönderen hesabın en az 10. seviyede olması gerekir.
  • Hediye alacak kişi arkadaş listenizde olmalıdır. Türkiye sunucusunda bu arkadaşlığın en az 14 gündür sürüyor olması şarttır.
  • Arkadaşınızın zaten sahip olduğu bir kostüm ya da şampiyon gönderilemez.
  • Bir gün içinde gönderilebilecek hediye sayısı sınırlıdır.

Kostüm seçerken arkadaşınızın o şampiyona sahip olduğundan emin olun; şampiyonu olmayan oyuncu kostümü kullanamaz. Emin değilseniz mağazadaki gizemli kostüm hediyesi, yalnızca arkadaşınızın sahip olduğu şampiyonlara ait kostümlerden birini seçer.

RP Kodu Hediye Ederken Dikkat Edilecekler

RP kodu hediyesinde en önemli nokta bölgedir. Türkiye sunucusu için alınan kod yalnızca Türkiye sunucusundaki hesaplarda çalışır. Arkadaşınız başka bir sunucuda oynuyorsa kod tanımlanmaz ve yanlış bölge için alınan kod iade edilmez.

Kodu iletirken de dikkatli olun. Kodu kalabalık bir sohbet grubunda ya da herkese açık bir gönderide paylaşmayın; kodu ilk giren kişi RP’yi alır. Kodu yalnızca hediye edeceğiniz kişiye, özel mesajla gönderin.

Türkiye sunucusu için LoL RP satın alma sayfasındaki kodlar ödemeden sonra otomatik teslim edilir. Kodu kendi hesabınıza yüklemeden doğrudan arkadaşınıza iletebilirsiniz; bu işlem için ne sizin ne de arkadaşınızın hesap bilgisi istenir.

Ne Kadar RP Hediye Etmeli?

Hediye ettiğiniz RP’nin en az bir kostüme yetmesi hediyeyi anlamlı kılar. Kostümler 520 RP’den başladığı için 460 RP’lik paket tek başına ancak bir renk seçeneği almaya yeter. Standart bir kostüm için 1005 RP, Epic kademesindeki bir kostüm için 2105 RP’lik paket uygun seçimlerdir. Paketlerin kostüm kademelerine göre karşılaştırmasını LoL RP fiyat listesi sayfasında bulabilirsiniz.

Hediyeyi Alan Kişi Kodu Nasıl Kullanır?

Arkadaşınız istemcide RP satın alma penceresini açar, “Riot PIN ve Kodlar” bölümüne kodu yazar ve RP kısa sürede hesabına geçer. Knightpin üzerinden alınan kodlar tek kullanımlıktır; kod bir hesaba girildikten sonra başka bir hesapta kullanılamaz.

Sıkça Sorulan Sorular

RP kodu başkasına hediye edilebilir mi?

Evet. Kod hangi hesaba girilirse RP o hesaba yüklenir; arkadaşınızın Türkiye sunucusunda oynaması yeterlidir.

Yeni eklediğim arkadaşa mağazadan hediye gönderebilir miyim?

Türkiye sunucusunda arkadaşlığın en az 14 gün sürmesi gerekir. Beklemek istemiyorsanız RP kodu hediye etmek daha hızlı bir yoldur.

Mağazadan gönderilen hediye geri alınır mı?

Hayır. Hediye karşı tarafın hesabına geçtikten sonra iade edilmez; göndermeden önce doğru arkadaşı seçtiğinizden emin olun.

Arkadaşım başka sunucuda oynuyorsa ne yapmalıyım?

O sunucu için satılan kodu almanız gerekir; Türkiye kodu farklı bir sunucuda çalışmaz.