
Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

15 Temmuz 2026 Çarşamba Hudut Gazetesi
Aramızdan ayrılanlar
NECMİYE TAŞ VEFAT ETTİ
Fethi Taş’ın eşi, Nesrin Kireç’in annesi, Emir ve Emre Kireç’in anneannesi, Serdal Kireç’in kayınvalidesi Necmiye Taş 78 yaşında vefat etti. Merhume dün Süle Çelebi Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
HASAN GÜLENGİN VEFAT ETTİ
Sevim Gülengin’in eşi, Serap Gülengin, Serpil Özden, Sevda Özkan, Selda Gülengin’in babaları Hasan Gülengin 65 yaşında vefat etti. Merhum dün Ayşekadın Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
ÜNSAL ÖMER ÇAKMAKLI VEFAT ETTİ
Ünal ve Serpil Çakmaklı’nın oğulları, Semra Çakmaklı’nın eşi, Arda ve Andaç Çakmaklı’nın babaları, Seçil Kurtoğlu’nun ağabeyi, Sami Güngör’ün damadı Ünsal Ömer Çakmaklı 52 yaşında vefat etti. Merhum dün Eski Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
Buğday ve ekmekte ters orantı!
Bülent AYAN
CHP önceki dönem Edirne Milletvekili Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu, buğday piyasasında yaşanan fiyat dengesizliğine tepki gösterdi. Gaytancıoğlu, ekmek ve yem fiyatları artarken, buğday ile arpa fiyatlarının düşmesinin hem üreticiyi hem de tüketiciyi olumsuz etkilediğini savundu.
Sosyal medya hesabından değerlendirmelerde bulunan Gaytancıoğlu, Türkiye’nin gıda arzı açısından stratejik öneme sahip buğdayda üreticinin ciddi mağduriyet yaşadığını belirtti.
Tüccarın buğdayı geçen yılki fiyat seviyelerinde, kilogramı 12-13 lira arasında satın aldığını ifade eden Gaytancıoğlu, bu durumun çiftçiyi zor durumda bıraktığını söyledi.
Tarım ve Orman Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı’nı eleştiren Gaytancıoğlu, sorumluluğun Toprak Mahsulleri Ofisi’ne (TMO) yüklendiğini öne sürdü. TMO’nun geçen yıla göre yalnızca yüzde 22 fiyat artışıyla alım yaptığını ve alımlarda çeşitli kesintiler uygulandığını iddia eden Gaytancıoğlu, üreticinin desteklenmesi için piyasalara daha etkin müdahale edilmesi gerektiğini savundu.
Sütte acil fiyat beklentisi!
Olgay GÜLER
Edirne Merkez ve Süloğlu Süt Üreticileri Birliği (SÜTÜB) Başkanı Mustafa Suiçmez, en son Mayıs ayında Ulusal Süt Konseyi tarafından 24.30 TL olarak açıklanan çiğ süt alım fiyatının, 1 Ağustos’tan geçerli olmak üzere acilen revize edilerek, 30 TL olması gerektiğini söyledi.
Ulusal Süt Konseyi 30 Nisan’da yaptığı toplantıyla, çiğ süt alım fiyatını 24.30 TL olarak belirledi. Bu fiyat, üreticinin beklentisini karşılamazken, yaz aylarıyla birlikte üretimde de düşüş yaşandı. Edirne Merkez ve Süloğlu Süt Üreticileri Birliği (SÜTÜB) Başkanı Mustafa Suiçmez, üreticinin üretimden kaçmaması için konseyin acilen toplanarak 1 Ağustos’tan geçerli olmak üzere fiyatı 30 TL olarak revize etmesi gerektiğini söyledi.
‘VAKİT KAYBETMEDEN FİYATLAR GÖZDEN GEÇİRİLMELİ’
Birlik Başkanı Suiçmez, mayıs ayına oranla Temmuz ayında süt üretiminde yüzde 7 ile 10 arasında düşüş olduğunu belirterek, “Temmuz ayında, sıcaklardan dolayı süt üretiminde Mayıs ayına oranla yüzde 7 ile 10 arasında düşüş var. Yani doğal bir şey bu, sıcakta hayvan süt verimini düşürüyor, meralar kuruyor. Bugün ayın 14’ü. Ulusal Süt Konseyi’nin mesajlarını görüyorum ara sıra. Toplanmalarıyla ilgili hiçbir haber yok, rastlayamadık. Ben buradan seslenmek istiyorum; Ulusal Süt Konseyi böyle eften püften haberlerle değil. Vakit kaybetmeden tekrar toplanarak bu süt fiyatlarının gözden geçirilmesi ve 1 Ağustos’tan itibaren geçerli olarak fiyatların tekrar revize olması lazım. Orada oturdukları yerden baktıkları gibi kağıt üzerinden veyahut oradan buradan aldıkları verilerle bu işler olmuyor. Yani süt maliyet fiyatlarını geçenlerde açıkladılar. Neye göre açıklıyor süt maliyet fiyatlarını? Oturduğu yerden oradan açıklıyorlar. 30-35 litre ortalama üzerinden süt fiyatı maliyeti çıkartıyorlar bir inekteki verimi. Aile işletmelerinin ortalaması şu anda en iyisi 20 litre. 30 litreyi alamıyorlar çünkü o imkanları, o altyapıyı yapamamış. Kolay değil o hayvana bakmak orada” dedi.
‘FİYAT 30 LİRA OLMALI’
Üreticiye ödenecek çiğ süt alım fiyatının 30 TL’nin altına olmaması gerektiğinin altını çizen Suiçmez, “Üreticiye ödenecek süt fiyatı 30 liranın altında olmamalı. 30 lira olması lazım. Ufacık bir su alıyorsunuz 20 lira. Bir çay çoğu yerde 20-25 lira. Bunları kıyaslamak doğru değil belki ama bizim de maliyet girdilerimiz arttı. O çiftliklerde insanlar çalışıyor. Yem fiyatları arttı. Üretimde bir düşüş var. Market raflarında son tüketiciyle, ilk üretici arasındaki makas uçurum oldu aradaki fark. Ulusal Süt Konseyi bundan üç ay önce bir süt fiyatı belirledi. Biz nasıl o zaman fazla sesimizi çıkarmadıysak k, hayli düşüktü o fiyat, buna rağmen bizim üreticimiz üretmeye devam etti. Ama şu anda geldiğimiz noktada hiç kimsede çıt yok. Ben merkez birliklerine de seslenmek istiyorum buradan. Farklı konularla gündemde durulabilir. Ben takip ediyorum sosyal medyayı. Farklı bir şeyler konuşuluyor ülkede, hayvancılık anlamında söylüyorum. Şu anda bizim esas gündemimiz temmuz ayının sonuna doğru Ulusal Süt Konseyi toplanıp bu süt fiyatlarının revize etmesi gerekir. Bu üreticinin üretimden kaçmaması için şart” diye konuştu.
‘AİLE İŞLETMELERİNİN VERİM ORTALAMASI BAZ ALINMALI’
Süt üretiminin çok zor olduğuna dikkat çeken Suiçmez, “Bakın üretim çok zor. Bu sıcaklarda şu anda inanın köylere gideniniz vardır. Şu anda 30 derecenin üzerinde sıcaklık var. Şu anda insanlar kışlık samanını, zaresini hazırlamaya uğraşıyor. Kolay çıkmıyor o süt ineğin memesinden. Gıdım gıdım çıkıyor. Bu insanlar uğraşıyor burada. Alın terinin karşılığını almak zorunda. Bunlar alıştı. Her sene her dönemde böyle fiyat açıklanırken ya üreticinin 15 günü çalınıyor, ya 20 günü çalınıyor, gelenek haline getirdiler neredeyse Ulusal Süt Konseyi. Orada oturan beyefendiler lütfen. 1 Ağustos’tan geçerli olmak şartıyla sütün en az 30 lira belirlenmesi lazım ki bu insanlar böyle daha arzulu, daha istekli üretime devam etsin. Yoksa bırakıyor adam, bunun gizlisi saklısı yok. Bizim Türkiye’nin hayvancılığı hala yüzde 50-60’lar civarında aile işletmelerinden müteşekkil oluyor. Yani aile işletmeleri bizim için çok önemli. Sosyal açıdan da baktığınızda çok önemli, ekonomik açıdan baktığımızda da çok önemli. Onun için süt fiyatları belirlenirken bir aile işletmesinin süt verim ortalaması maliyeti hesaplanarak fiyat belirlenmeli. Çok profesyonel bir çiftlikte ki verilerle süt maliyeti hesapladığınızda bu olmaz” şeklinde konuştu.
Tarım zararlısına ‘samuray arı’!
Olgay GÜLER
Edirne’de tarımsal üretimi tehdit eden ‘kahverengi kokarca’ zararlısına karşı, doğaya 728 samuray arıcığı bırakıldı.
Edirne İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen çalışma kapsamında, tarımsal üretimde önemli verim kayıplarına neden olabilen ‘kahverengi kokarca’ zararlısının doğal düşmanı olan ‘samuray arıcığı’ Sarayiçi mevkisinde doğaya salındı. Düzenlenen programa Edirne Tarım ve Orman Müdürü İslam Köse, Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Nadi Aygen ile teknik personel katıldı. Program kapsamında toplam 728 ‘samuray arıcığı’ doğaya bırakılarak, zararlının olası yayılımına karşı biyolojik mücadele çalışmaları güçlendirildi.
Edirne Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, il genelinde kahverengi kokarca zararlısına yönelik sürvey ve izleme çalışmalarının yıl boyunca aralıksız sürdürüldüğü belirtildi. Açıklamada; şu ana kadar Edirne’de kahverengi kokarca zararlısına rastlanmadığı ifade edilirken, tarımsal üretimin korunması ve ileride oluşabilecek risklerin önüne geçilmesi amacıyla önleyici biyolojik mücadele uygulamalarının kararlılıkla devam ettiği kaydedildi. Yetkililer, kimyasal mücadeleye alternatif olarak uygulanan çevre dostu biyolojik mücadele yöntemlerinin hem doğal dengeyi koruduğunu, hem de sürdürülebilir tarımsal üretime katkı sağladığını belirterek, üreticilerin güvenli ve verimli üretim yapabilmesi için çalışmaların aralıksız süreceğini bildirdi.
BUDDER’den Bulgaristan Başkonsolosluğu’na ziyaret
Balkan Ülkeleri Dostluk Grubu Spor Kulübü (BUDDER) Başkanı Önder Akdağ ve ekibi, 6 Eylül 2026 tarihinde düzenlenecek olan 11. Uluslararası Edirne Yarı Maratonu’na komşu ülkeden daha fazla katılımın sağlanması amacıyla Bulgaristan Edirne Başkonsolosluğu’na ziyarette bulundu.
Balkan Ülkeleri Dostluk Grubu Spor Kulübü’nden yapılan açıklamada, ziyarete ilişkin şunlara yer verildi:
“Balkan Ülkeleri Dostluk Grubu Spor Kulübü Başkanı Önder Akdağ, Başkan Yardımcımız Hikmet Yıldırım, Genel Sekreterimiz Oğuz Barış Erpençe ve Yönetim Kurulu Üyemiz Cenker Çapa ile birlikte, Bulgaristan Cumhuriyeti’nin Edirne Başkonsolosu Radoslava Kafedzhiyska’yı makamında ziyaret ettik.
Gerçekleştirdiğimiz görüşmede, 6 Eylül 2026 tarihinde düzenlenecek olan 11. Uluslararası Edirne Yarı Maratonu kapsamında Bulgaristan’dan daha fazla atletin organizasyona katılımının sağlanmasına yönelik iş birliği ve tanıtım çalışmaları değerlendirildi.
Sporun birleştirici gücüyle dostluk köprülerini güçlendirmeye devam ederken, Balkan ülkeleri arasındaki sportif ve kültürel iş birliğini geliştirecek ortak projeler hakkında da fikir alışverişinde bulunuldu.
Nazik ev sahipliği ve destekleri için Sayın Başkonsolos Radoslava Kafedzhiyska‘ya teşekkür ediyor, 6 Eylül’de Bulgaristan’dan çok sayıda sporcuyu Edirne’de ağırlamayı temenni ediyoruz.”
Edirne’de en önemli göç alma nedeni eğitim
Türkiye de 2025 yılında 2 milyon 475 bin 19 kişi iller arasında göç ederken, Edirne’nin aynı yıl aldığı göç 16 bin 145, verdiği göç ise 15 bin 261 kişi olarak gerçekleşti.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2025Yılı İç Göç İstatistiklerinden “Edirne İli, İç Göç istatistikleri” konusunda bir basın bülteni hazırladı. Söz konusu paylaşımda şunlara yer verildi:
Edirne en çok göç alan iller arasında 45. sırada yer aldı.
Türkiye’de iller arası göç eden nüfusun dağılımına bakıldığında; İstanbul 329 bin 912 kişi ile en çok göç alan il oldu. İstanbul’u sırasıyla 176 bin 833 kişi ile Ankara ve 106 bin 83 kişi ile İzmir takip etti. En az göç alan iller ise sırasıyla 4 bin 914 kişi ile Ardahan, 5 bin 64 kişi ile Bayburt ve 6 bin 78 kişi ile Tunceli oldu. Edirne iline bakıldığında ise, 16 145 kişi ile en çok göç alan iller arasında 45. sırada yer almıştır. Ayrıca Edirne’de net göç 884, net göç hızı binde (‰) 2,1 oldu.
Edirne en çok göç veren iller arasında 51. sırada yer aldı.
İstanbul 371 bin 258 kişi ile en çok göç veren il olurken, onu 145 bin 661 kişi ile Ankara ve 98 bin 728 kişi ile İzmir takip etti. En az göç veren iller ise sırasıyla 5 bin 916 kişi ile Ardahan, 6 bin 388 kişi ile Bayburt ve 7 bin 558 kişi ile Tunceli oldu. Edirne iline bakıldığında ise, 15 261kişi ile en çok göç veren iller arasında 51. sırada yer aldı.
Edirne’de en önemli göç alma nedeni eğitim oldu.
Edirne ilinin göç etme nedenine göre aldığı toplam göç16145 oldu. Göç hareketliliği incelendiğinde, en önemli göç alma nedeni 4 273 ile eğitim oldu. Eğitimi sırasıyla hane/aile fertlerinden birine bağımlı göç (3 390),daha iyi konut ve yaşam koşulları (2 273), tayin/iş değişikliği (2 044), işe başlamak, iş bulmak (1294), medeni durum değişikliği/ ailevi nedenler (846), aile yanına/ memlekete geri dönme (692), ev alınması (298), sağlık/bakım (146) ve emeklilik (110) nedenleri izledi.
Edirne’de en önemli göç verme nedeni Hane / aile fertlerinden birine bağımlı göç oldu.
Edirne ilinin göç etme nedenine göre verdiği toplam göç 15 261 oldu. Göç hareketliliği incelendiğinde, en önemli göç verme nedeni 3 222 ile Hane / aile fertlerinden birine bağımlı göç oldu. Hane / aile fertlerinden birine bağımlı göçü sırasıyla daha iyi konut ve yaşam koşulları (2 432), eğitim (2 303), işe başlamak, iş bulmak (1963), tayin/iş değişikliği (1 939), medeni durum değişikliği/ ailevi nedenler (636), aile yanına/ memlekete geri dönme (398), ev alınması (314), sağlık/bakım (129) ve emeklilik (76) nedenleri izledi.
Bilişim yolu ile hırsızlık
Edirne merkezde bir kişi hesap taşıma bahanesiyle bankadan gönderilen şifreleri kendisini banka yetkilisi olarak tanıtan kişiye söyleyince hesabındaki paranın 76 bin lirası uçtu.
Edinilen bilgilere göre, polis kayıtlarında bilişim yolu ile hırsızlık başlığı ile yer alan olay S.H. isimli kişinin başına geldi. Polis Merkezi Amirliği’ne başvuran S.H., kendini banka yetkilisi olarak tanıtan bir kişinin maaşını taşıması halinde 250 000 TL para için 24 ay faizsiz kredi vereceğini ve kredi kartı limitini de 300 000 TL’ye yükselteceğini söylediğini anlattı. Hesap taşıma bahanesiyle bankadan kendisine gönderilen şifreleri telefondaki kişiye söylediğini belirten S.H., kredi kartından yaklaşık olarak 76.000 TL civarında bir paranın çekildiğini, kendisini dolandıran şahıs veya şahısların hepsinden davacı ve şikayetçi olduğunu bildirdi. Soruşturma sürüyor.
Kuyumcu altınlarını vermedi
Edirne merkezde bir kişi kuyumcuya teslim ettiği yaklaşık 300 bin lira değerindeki altın ziynet eşyasını geri alamayınca soluğu polis merkezinde aldı.
Edinilen bilgilere göre, Polis Merkezi Amirliği’ne başvuran N.B. isimli kişi Saraçlar Caddesi’nde faaliyet G.C. isimli kuyumculuğa 1 adet altın yüzük 1 adet altın kolye ucu, 2 adet zincir altın kolye teslim ettiğini, toplam değeri 300.000 TL olan altınlarını geri alamadığını belirterek, İ.E.C. isimli kişiden davacı ve şikayetçi olduğunu bildirdi. Soruşturma sürüyor.