Üç yıl önce Cumhuriyetin 100’ncü yılında Selanik – Ankara arasında 1045 km koşan Ultra Maratoncu 64 yaşındaki Fedai Kürtül “Atamızın İzinden Dolmabahçe’den Samsun’a” Koşusunun son etaplarına ulaştı. 19 Nisan Pazar günü saat 10 da Karaköy İskelesi yanındaki “İlk Adım” noktasından start alan Diş Hekimi Kürtül, dün itibarı ile Sinop’u geride bıraktı. Süloğlu yakınlarındaki Dolhan Köyünde doğan Kepirtepe Öğretmen Okulu 1978 mezunu Ultra Maratoncu, 19 Mayıs Salı günü Samsun’da büyük bir kalabalık tarafından karşılanacak.
Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı günün yıl dönümünde; Atatürk’ü Samsun’a taşıyan Bandırma Vapuru’nun rotasını Karadeniz sahil şeridinden takip eden Fedai Kürtül, toplam 830 km sonunda anlamlı bir rotayı daha tamamlamış olacak. Kepirtepeli ruhuyla Atatürk’ün izlediği yolu Kepirtepe formasıyla koşan Ultra Maratoncu Diş Hekimi, güzergahtaki her il ve ilçede okuldaşları tarafından coşkuyla karşılandı. Kepirtepe Öğretmen Okulu ve Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun olan Kürtül; halen Gebze’de Serbest Diş Hekimi olarak hizmet veriyor.
HEM EDİRNELİ HEM KIRKLARELİLİ
Kırklareli-Edirne sınırında, iki şehri birbirine bağlayan ilk ve son köy olan Dolhan Köyü’nde 1961 yılında doğan Fedai Kürtül, Lüleburgaz İlçesindeki Kepirtepe (Köy Enstitüsü) Öğretmen Lisesi’nden 1978 yılında mezun oldu. Üniversite eğitimini Diş Hekimliği üzerine yapan Kürtül, Diş Hekimliği’nin yanı sıra, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu değerlerine, Atatürk’e, O’nun ilke ve hedeflerine olan bağlılığı ile tanınıyor ve sportif faaliyetlerde de bu tavrını yaşama geçiriyor. Gebze Dağcılık Kulübü (GEDOSK) üyesi olan Kürtül, anlamlı ve farkındalık yaratan parkurlardaki koşularıyla ülke kamuoyunda da farkındalık yaratıyor.
2023 yılında Selanik’ten Ankara’ya 1045 km koşarak Anıtkabir’de Atatürk’ün huzuruna çıkan sporcu, bu anlamlı koşusuyla da büyük takdir toplamıştı.19 Nisan’da Dolmabahçe’den start alan evli ve iki çocuk babası Fedai Kürtül’ün 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nda Samsun’a ulaşabilmek için sadece 95 km daha koşması gerekiyor.
ANLAMLI KOŞULARA FEDAİ KÜRTÜL İMZASI
Ultra Maratoncu 64 yaşındaki Fedai Kürtül; çok sayıda maraton, yarı ve ultra maratona, Paris, Berlin, Barselona, Prag, Atina, Bulgaristan’daki Ultra Pirin koşuları, Olympus gibi çok sayıda maratona katıldı. Ayrıca 6 gün süren 250 km’lik Likya Yolu, İznik, Kapadokya, Kaz Dağları Ultra Maratonlarında çeşitli derecelerde ipi göğüsledi. Bireysel Ultra Maratonları arasında, “Okuluma Koşuyorum” adı altında Gebze’den Kepirtepe’ye; Kepirtepe’nin ilk açıldığı, Edirne Karaağaç semtinden her yıl Lüleburgaz Kepirtepe’ye koşulan mücadelelerde yer aldı.
MasterChef Türkiye’nin sevilen yarışmacı şefleri, Edirne Sarayiçi mevkiinde 17 Mayıs Pazar günü gastronomi tutkunlarıyla buluşuyor. Etkinlikte; kadın kooperatifleri, lokal girişimciler ve workshoplar yer alacak. Etkinlik boyunca MasterChef’in sevilen yarışmacıları tarafından hazırlanan birbirinden özel sokak lezzetleri ziyaretçilerle buluşacak. Lezzet, ilham ve deneyimi bir araya getiren bu özel buluşma, Edirne’de festival havası yaşatacak. Etkinlikte yer alacak yarışmacı şefler: Alican Sabunsoy, Akın Kızıltaş, Araz Aknam, Emre Ün, Eren Kaşıkçı, Furkan Yalçın, Gizem Tokat Budakçı, Hasan Biltekin, Kerem Bilginer, Metin Yavuz, Mustafa Aydın, Sergen Özen, Sümeyye Şahin, Uğur Kardaş ANNELER GÜNÜ’NE ÖZEL ÇEKİLİŞLER Bilet satın alan tüm konuklar, Anneler Günü’ne özel düzenlenecek büyük çekilişe otomatik olarak dahil edilecek. Çekiliş ödülleri:
Ödül — Survivor Finali izleme deneyimi
Ödül — MasterChef çekimi canlı izleme deneyimi
Ödül — Şef imzalı özel önlük Çekiliş, etkinlik sırasında bilet numaraları üzerinden gerçekleştirilecek. ETKİNLİK KURALLARI: Etkinlik kapı açılış saati: 11.00’dir. Etkinlik kapı kapanış saati: 19.00’dur. 12 yaş altı ziyaretçiler ücretsizdir ve alana ebeveyn eşliğinde giriş yapabilir. Etkinlik alanına dışarıdan yiyecek ve içecek alınması yasaktır. Etkinliğe giriş ücretlidir. Etkinlik alanına giriş için satın alınan bilet bedeline yalnızca giriş hakkı dahildir; etkinlik alanı içerisinde sunulan yiyecek ve içecekler bilet fiyatına dahil olmayıp ayrıca ücretlendirilecektir. Organizasyon, programda ve sahne akışında değişiklik yapma hakkını saklı tutar. Etkinlik alanında organizasyon tarafından fotoğraf ve video çekimi yapılabilir. Etkinlik alanında güvenlik kurallarına uyulması zorunludur. Organizatör firma etkinlik için uygun görmediği kişileri bilet ücretini iade etmek kaydı ile içeri almama hakkına sahiptir. Organizasyon şirketi, öngörülmeyen ve kaçınılmaz nedenlerden ötürü programda her türlü değişiklik yapma hakkını saklı tutar. Organizasyon şirketi, bilet fiyatlarında değişiklik yapma hakkına sahiptir. Etkinlik süresince biletinizi ve/ veya bilekliğinizi saklayınız. Etkinlik her türlü hava koşulunda gerçekleştirilebilir. Organizasyon tarafından iptal edilmediği sürece bilet iadesi yapılmaz. Etkinlik alanına yanıcı, patlayıcı (deodorant, sprey, parfüm, kolonya vb. gibi), parlayıcı, kesici ve delici olarak kullanılabilecek her türlü alet, termos, motor kaskı ve lazer imleci ile girilmemektedir. Satın alınan biletler organizatörün yazılı izni olmaksızın promosyon, kampanya veya yarışmalarda kullanılamaz. Tüm katılımcıların kimliklerini yanlarında bulundurması ve istendiğinde ibraz etmeleri gerekmektedir. Etkinlik alanında yanınızda bulunan eşyaların sorumluluğunun size ait olduğunu hatırlatmak isteriz. Etkinlik alanı tekerlekli sandalye ile giriş, çıkış ve dolaşım için uygundur. Güvenlik personeli, etkinlik alanına giren herkesi güvenlik aramasına tabii tutacaktır. Etkinlik alanına giriş yapan seyircilerin alandan çıkış yapmaları halinde haklarını kaybederler, tekrar alana girebilmeleri için yeni bilet satın almaları gerekmektedir. Etkinliğe katılan kişilerin fotoğraf ve video çekimlerinin tanıtım materyallerinde kullanım hakkı etkinlik organizasyonuna ait olup katılımcı, etkinliğe katılarak bu hakkın kullanılmasını kabul etmektedir.
Karlıova’da sabah uyandığımızda yağmurlu soğuk bir havada yolculuk bekliyor bizi. Üstelik gideceğimiz yolların zorlu olması pek olası.
Duble yollardan Karlıova’dan Erzincan’a kısa ve rahat bir yolculukla mümkünken biz yolumuzu daha zorlu ve maceralı olabilecek Yedisu ilçesi üzerinden sürdürmeye karar veriyoruz.
Yoğun ve dinmeyen bir yağmura eşlik ederek çıkıyoruz yola. Yavaş ve tedbirliyiz, zamanımız çok. Yol çok dar ve yıllardır bakım görmemiş asfalt bir zemin. Yer yer çukurlarla dans ediyoruz. Sürekli yağan yağmur nedeniyle zemin kaygan ve virajlar başlıyor, dik inişler, çıkışlar ve yanımızda her metrede biraz daha büyüyen, çılgınlaşan, kükreyerek akan bir çay/nehir karışımı su deryası.
KORKULU YOLCULUK
“Perisu”ymuş adı. Daha da esrarengiz oluyor yolculuğumuz. Yolda ne gelen, ne giden, nereye gidiyoruz biz böyle. Hava da yağan yağmur nedeniyle gittikçe karardı, arabanın ışıklarını görüyoruz önümüzde.
Her virajı birinci vitese düşerek en sola yapışarak alıyorum. Yolun sağında yer yer toprak kaymaları yaşanmış, önümüzde düşen taşların arasında yavaşça yol alıyoruz. Döndüğümüz bir virajda (nihayet bir araçla karşılaşıyoruz) kamyonetle kafa kafaya geliyoruz, geri giderek yol veriyorum, zor geçiyor.
Devam yola yavaşça. Yedisu ilçesine 15 km kala Kaynarpınar köyünün içinden geçerken duvarlarda “KÖYÜMÜZDE JES İSTEMİYORUZ” yazıları, iki yerde karşımıza çıkıyor. Selamlıyoruz çevresi, doğası için mücadele edenleri.
Bir sonraki köyde yolumuzun üzerinde iki kadını aracımıza alıyoruz. İkisi de genç kadınlar ve Yedisu ilçesinde İşkur yoluyla çalışmaya gidiyorlarmış. Her gün bu yolu gidip geliyorlarmış. Genellikle postane arabasıyla veya taksi tutarak. Sohbet ediyoruz, Tekirdağ’a kız vermişler yıllar önce; “Ne oynarmış bu Trakyalılar beyaaaa” diyerek güldürüyorlar bizi. Oynarız diyoruz, tencerenin tıkırtısına bile.
JES’LERE HAYIR
Bu civarda JES’lerden çektikleri sıkıntıları konuşuyoruz. Eylemlere destek verdiklerini, mücadelenin içinde olduklarını belirtiyorlar, biz de onlara destek verdiğimizi iletiyoruz.
Yedisu ilçesine varıyoruz nihayet. Köy kadar, küçümencik bir yer Yedisu. Yolcularımızın çay ikramını kırmayarak biraz nefeslendikten, çeşmelerinden sularımızı tazeledikten sonra yolumuzun kalan yarısını tamamlamak için yola çıkıyoruz. “Dikkatli olun, özellikle taş düşmelerine karşın” uyarıları üzerine gergin bir şekilde başlıyor yine yolculuğumuz ve kalan 40 km’lik yolu ancak iki saatte ve çok dikkatli bir şekilde tamamlayarak bizi Erzincan yönüne götürecek olan duble yola çıkınca rahatlıyoruz. Yollar tehlikeli ama manzaralar muhteşemdi. Anılarımıza yenilerini katmış olurken bir yolculukta ilk defa korkarak araç sürdüğümü ve çok gerildiğimi hissediyorum.
Erzurum’u göremediğimiz gibi türkülere geçmiş bağlarını da göremesek de uzaktan bir selam vererek geçiyoruz Erzincan’ın yanından. Refahiye ilçesinin içinde veriyoruz molamızı. Açlığımızı bastıran atıştırmalıklardan sonra çaylarımızı da içerek şöyle bir turluyoruz ilçenin içinde, meydanda saat kulesinden fotolarımızı çekerek İmranlı üzerinden konaklama hedefimiz olan Zara’ya ulaşıyoruz.
ZARA GÜZEL İNSANLARIN MEMLEKETİ
Zara, Kızılırmak Nehri’nin hemen kenarında kurulmuş şirin bir ilçe. Yoğun bir alevi kültürünün egemenliği yakın ve sıcak insan ilişkilerinde kendini hissettiriyor. Öğretmen Evi çalışanları büyük bir içtenlikle karşılıyor ve konuk ediyorlar bizi. Sürpriz yaşıyoruz akşam yemeğinde çorbalı, patlıcan kebaplı, pilavlı ve cacıklı sulu yemeğin özlemi içinde tıka basa doyuruyoruz kendimizi. İlçede yürüyerek biraz turladıktan sonra herken saatte dinlenmeye çekiliyoruz. Artık dönüşe geçme zamanı geldi.
Sabah iki gün sürecek olan dönüş yolculuğumuzun ilk durağı olan Gölbaşı’na doğru kırıyoruz direksiyonumuzu. Duble yollardan otobana geçerek Ankara civarında navigasyonun azizliğine uğruyoruz ve aynı yerde iki defa dönerek sorarak buluyoruz yolumuzu. Günün bitmesine zaman var daha ve karar değiştirerek Gölbaşı yerine merak ettiğimiz Beypazarı’na dönüyoruz.
ÜFLE DE ÜFLE
Akşam saatlerinde ilçe girişinde trafik ekipleri karşılıyor bizi. 22’yi görünce üfle demelerine gülerek üflüyoruz, boşuna umutlanmışlar, bütün gün yolculukta promil mi kalacak sanki, sabah üfletseydiler belki dememize gülerek uğurluyor memur beyler bizi.
Beypazarı küçük, şirin tarihi dokusunu yaşatabilmiş bir ilçe. Küçük Öğretmen Evi’nde sakin ve huzurlu bir gece geçirdikten sonra sabah tarihi çarşısından yöreye özgü simitlerinden alarak Güdül’de kısa bir kahvaltı molasının ardından otobanda başlayan maceralı yolculuğumuza devam ediyoruz.
Genelde yolun en sağ şeridinden 90 kilometrelerde yolculuğumuz sürüyor da sürüyor, tırların arkasında, bütün araçlar bizi solluyor önce, sonra tırları. İstanbul’a yaklaştıkça heyecanımız da artıyor. Gezmek, görmek güzel ama ille de minareleri göreceğiz ya, heyecanımız bundan işte, Edirne’mize dönüyoruz.
ÜÇ SAATTE ÜÇ KÖPRÜ
Kocaeli yakınlarında hafızamın oyununa uğruyorum. Yapıldığından beri üzerinden geçemediğim Osman Gazi Köprüsü’ne dönüyor direksiyonumuz. Oysa amacımız bir an önce Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden Edirne’ye uzanmak. Gidiyoruz Osman Gazi’den yine gidemediğimiz göremediğimiz İznik’i şöyle bir uzaktan selamladıktan sonra tekrar Osman Gazi üzerinden İstanbul ve Yavuz Sultan Selim üzerinden Edirne’ye doğru. Rekor kırmışımdır sanırım, üç saat içinde üç defa köprüden geçen adam.
Akşam saatlerinde otobanda Trakya yolculuğu sonunda Edirne’ye varıyoruz. Uzaktan görmek bile mutlu etmeye yetiyor Edirneli gezginleri.
Gittik, gördük, gezdik, yazdık. 15 gün sürdü turumuz. Daha önce gidemediğimiz, göremediğimiz rotalar önemliydi, tamamlandı. Bu gezimiz ile birlikte Türkiye’de gitmediğimiz bölge, sınırlarından geçmediğimiz il kalmadı. Keyifli, zorlu yolculuklar yaptık. Memleketimizin insanını tanımaya, anlamaya çalıştık.
Her yerde güzel karşılandık, uğurlandık. Türkiye insanıyla en ufak bir sıkıntımız olmadı. Çalışıyor Türkiye insanı. Her yerde, her alanda. Çalışırken üretiyor, değer katıyor memleketimize.
Ve; bu kadar zengin, doğal kaynakları güçlü, üreten çalışan insanlara sahip bir ülke de; bu kadar yoksulluk, fakirlik, yağma, doğa katliamı. Bunları da gördü gözlerimiz. Üzüldük, sorguladık.
Mesajımızı da aldık aslında. Doğu’da Kaynarpınar köyünde evin duvarında yazılan mesajdaydı çare; “JES’lere HAYIR!”
23. Uluslararası Bisiklet Turu ve 12. Uluslararası Edirne Bisiklet Festivali yarın gerçekleştirilecek.
Bulgaristan Svilengrad Belediyesi, Yunanistan Orestiada Belediyesi ve Edirne Doğa Sporları Spor Kulübü’nün ortaklaşa organize ettikleri 23. Uluslararası Bisiklet Turu ve 12. Uluslararası Edirne Bisiklet Festivali kapsamında sporcular saat 11.30’da Pazarkule Sınır Kapısı’ndan Türkiye’ye geçiş yapacak. Ardından saat 12.30’da Saraçlar Caddesi’nde 12. Uluslararası Edirne Bisiklet Festivali’nde bir araya gelinecek.
Edirne Belediyesi Meriç Sosyal Tesisleri’nde saat 13.30’daki yemeğin ardından misafir katılımcılar ülkelerine ağırlanacak
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi Yönetim Kurulu, İzmir’in ‘Kara Günü’nün 107. yılında, bir daha aynı kara günleri yaşamamak için Atatürk’ün gösterdiği yolda birlik beraberlik ve dayanışma içince ilelebet yürümenin gerektiğinin bilinmesini istediklerini bildirdi.
ADD Edirne Şubesi Yönetim Kurulu tarafından yıldönümü dolayısıyla yapılan açıklamada şunlara yer verildi:
“30 Ekim 1918 tarihinde Mondros Mütarekesi ile fiilen sona eren Osmanlı İmparatorluğu, 13 Kasım 1918’de önce İstanbul olmak üzere itilaf Devletlerince işgal edilmeye başlandı. Yunanlılar, I. Dünya Savaşının sonlarına doğru İtilaf Devletlerinin tarafına geçerek onlarla birlikte savaştılar. Savaştaki hizmetlerine karşılık İzmir ve civarını istediler. İtilaf Devletleri Yunan Başbakanı Venizelos’a verdikleri sözü yerine getirmek için İzmir’in işgalini haklı gösterecek sebepler aramaya çalıştılar.
Yunanlı Venizelos, Aydın Hıristiyanlarının tehlikede olduklarını Türkler tarafından yok edileceklerini ileri sürerek yardım istedi. Paris’te kurulan komisyon kendileri adına Yunan ordusunun bu işi çözmesini düşündü ve İzmir’in işgaline karar verdi. 14 Mayıs 1919’da İngiliz, Fransız, Amerikan ve Yunan donanmaları İzmir limanına girdiler. İngiliz Amiral Galdrop 17’nci Kolordu komutanlığına verdiği notada Mütarekenin 7. Maddesine göre İzmir istihkamları ile civarındaki arazinin Yunanlılar tarafından işgal edileceğini ve mukavemet olunmamasını bildiriyordu. Bu nota üzerine telaşa düşen Kolordu Komutanı Ali Nadir Paşa İstanbul Hükümetine vaziyeti bildirerek fikirlerini sordu. Osmanlı Harbiye Nazırı verdiği cevapta: ‘Amiral Galdop’un bu teklifi mütareke şartları icabı olduğundan muvafakat edilmesi tabii olduğu’nu bildiriyordu. Yunan işgaline karşı ilk hareket İzmir Türk Ocağı’nda toplanan gençlik kitlesinde görüldü. İşgalden bir gece evvel cephanelik yağma edilerek halk karşı koymaya hazırlandı. İzmir kan dökmeden Yunanlılara teslim edilmeyecekti.
İzmir’in işgali Yunanistan için büyük bir önem taşıyordu; Megola İdea yani büyük Yunanistan ideali artık gerçekleşmekteydi. Yunanlıların yaptıkları işgal hareketleri bölgede düzeni sağlamak yerine Türk nüfusunu yok etmek için katliam yapılması şeklinde gerçekleşmiştir. Bu durumu daha önceden tahmin eden Türk halkı bu nedenle İzmir’in işgaline diğer işgallerden daha fazla tepki göstermiştir.
İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edileceği söylentileri kentte yayılmaya başladığında, Türkler derin bir endişe ve kaygıya, Ortodoks Rumlar da büyük bir sevince kapılmışlardı. Bu karmaşa ortamında, Hasan Tahsin gazetesinde yazdığı coşkulu ve cesur sözlerle dikkat çekmeye devam ediyordu. Başta Mustafa Necati, Vasıf Çınar gibi yurtseverlerin öncülüğünde Maşatlık(İzmir) Mitingi yapılması ve Redd-i İlhak Cemiyeti kurulması çalışmaları sürerken o bu sürecin içinde yer almıştı. Ona göre Maşatlık Mitingi çok daha görkemli olmalı, işgale karşı mutlaka tepki gösterilmeliydi. 15 Mayıs gecesi İzmir’li Türkler hemen hemen hiç uyumamış; işgalin başladığı sabah saatlerinde, Konak Meydanı ve Kordonboyu’nda çok sayıda İzmir’li toplanmıştı.
15 Mayıs 1919 sabahı Pasaport’tan İzmir rıhtımına çıkan Yunan birliklerinin yürüyüşü Konak Meydanı’na yönelmişti. Türkler üzgün ve endişeli, İzmirli Rumlar coşkulu ve sevinçliydi. İzmir Metrapoliti Hrisostomos, karaya çıkan Yunan askerlerini tuz, ekmek ve şarap ikram eden Rum kızlarının arasında vaftiz ediyordu. İzmir için tam bir Kara Gün’dü. Hasan Tahsin(Recep oğlu Osman Nevres),15 Mayıs 1919′da İzmir’e çıkan Yunan Efzun Alayı askerlerinin taşkın davranışları karşısında tek başına ilk kurşunu ateşleyerek Türk direnişini başlatan sembol isim oldu.Saat on bir sıralarında Konak Meydanı’na ulaşıp Kemeraltı’na doğru yöneldikleri sırada bir silah sesi işitildi.İlk kurşunu alayın sancaktarı teğmene sıkarak öldüren Hasan Tahsin, ardından kurşunu bitene kadar devam etti. Önce büyük bir telaş ve kaçışma yaşandı; ardından da Yunan askerleri derhal saldırı düzeni alarak, Sarı Kışlaya karşı yoğun bir ateş açmaya başladılar ve bununla yetinmeyerek, askeri kıraathanede bulunanları, sokaklardaki insanları mitralyözlerle biçtiler. Artık, bir anda dört-beş yüz kişi birden şehit edilmiş; sonradan bu sayı İzmir’in yakın çevresindekilerle birlikte 2.000’e kadar çıkmıştı. Öldürülenler arasında Hasan Tahsin de vardı ve cesedi Kordonboyu’nda sürüklenerek parçalanmış bir halde bulunmuştu.
Başkent İstanbul’dan karşı konulmaması emrini alan Türk subay ve erleri kışlalarında insafsızca şehit edildiler. Daha sonra hükümet konağı ve diğer resmi daireleri basarak buralardaki memur subay ve erleri türlü eziyetlerle gemilere götürüp günlerce aç bıraktılar. Bunlardan bir kısmını da dipçik vuruşları ile zorla ‘Yaşasın Venizelos’ diye bağırmağa zorladılar. Boyun eğmeyenler ise şehit edildiler. 17’nci Kolordu Askerlik İşleri Reisi Erkanıharp Miralayı Süleyman Fethi Bey başından çıkarılmak istenen kalpağını eliyle tutarak: ‘Bağırmam’ dedi ve derhal şehit edildi. Yunanlılar çarşıya girip dükkanları da yağmaladılar. İzmir’in işgali ve bu işgal esnasında meydana gelen kanlı olaylar İstanbul ve Anadolu halkı tarafından duyulduğu zaman yer yer mitingler yapıldı. İzmir katliamı Ulusu susturup sindiremedi. Bu olayın doğurduğu acıyı ruhunun ta derinliklerinde duyan Türk Ulusu kurtuluşu silaha sarılmakta buldu. Yer yer hazırlanarak ilk milli savunma teşkilatını kurdu.
Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şubesi Yönetim Kurulu olarak, İzmir’in ‘Kara Günü’nün 107. Yılında, bir daha aynı kara günleri yaşamamak için Atatürk’ün gösterdiği yolda birlik beraberlik ve dayanışma içince ilelebet yürümemiz gerektiğinin bilinmesini istiyoruz. Bağımsızlık mücadelemizdeki şehitlerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.”
Dombay Köyü sakinlerinden merhum Ahmet Dalyan(ın eşi, Rasim, Rüstem, merhum Yusuf, Sevdiye ve Nasıf Dalyan’ın anneleri Selime Dalyan 93 yaşında vefat etti. Merhume, Kıyık Yeni Camide dün öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
FERİHA TEMEL VEFAT ETTİ Süleyman Danişment Köy sakinlerinden merhum Mehmet Temel’in eşi, Kamile, Ferdane, Bahri, Mahmure Lamia ve Nurdane Temel’in anneleri Feriha Temel 89 yaşında vefat etti. Merhume, dün Süleyman Danişmment Köy Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Köy Mezarlığında toprağa verildi.
Lalapaşa Belediyesi’nce 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında düzenlenen Halı Saha Futbol Turnuvası’nda dördüncü gün programı sonunda Hacidanişment ve Lalapaşaspor takımları da rakiplerini eleyerek bir üst tura yükseldi.
Lalapaşa ve köylerinden toplam 16 takımın katıldığı turnuvada dördüncü gün Hacidanişment takımı rakibi Lalapasa Muhteremler’i 10-4, Lalapaşaspor da Sarıdanişment takımını 7-2 yenmeyi başardı.
Hacidanisment 10-4 Lalapasa Muhteremler
Dördüncü gün oynanan 2 karşılaşmanın ardından ilk 8’e kalan takımlar şöyle oluştu:
Sinanköy (2), Taşlımüsellim, Çallıdere Komando, Lalapaşa Merkez Mahallesi, Ortakçı, Sinanköy (1), Hacıdanişment ve Lalapaşaspor
Çekilen kura sonucu dün akşam saat 20.00’de Hacıdanişmen – Lalapasa Merkez Mahallesi, saat 21.00’de de Sinanköy (2) – Çallıdere Komando takımları karşı karşıya geldi.
Bugün ise saat 20.00’de Taşlımüsellim – Ortakçı, saat 21.00’de ise Lalapaşaspor – Sinanköy (1) takımları kozlarını paylaşacak.
Edirne Karaağaç Arda Spor’un 1. Grup’ta yer aldığı Kadınlar 3. Ligi’nde 2025-2026 sezonundaki evinde ilk maçında yarın Karaağaç Arda Spor’u konuk edecek.
Kadınlar 3. Ligi 1. Grup’ta 2. hafta programında yer alan karşılaşmalar yarın oynanacak. Karaağaç Arda Spor – Büyük Yoncalıspor takımları Karaağaç Zafer Tangör Sahası’nda yarın saat 14.00’te karşı karşıya gelecek.
1.GRUP 2.HAFTA PROGRAMI
Lüleburgaz Yıldız Spor Kulübü – Kapaklı Kartal Spor
Erensekiz Sahası – 14.00
Karaağaç Arda Spor – Büyük Yoncalıspor
Karaağaç Zafer Tangör Sahası – 14.00
1.GRUP 1.HAFTA SONUÇLAR
Büyük Yoncalıspor 1-4 Lüleburgaz Yıldız Spor Kulübü
Edirne U12 Futbol Ligi’ne bugün A Grubu’nda 6, B Grubu’nda ise 4 karşılaşma ile devam edilecek.
A Grubu’ndaki 6 karşılaşma Saraçhane 1-1 ve Saraçhane 1-2 sahalarında saat 15.00’ten itibaren oynanmaya başlayacak. B Grubu’ndaki 4 maçtan 3’ü Keşan, 1’i ise İpsala’da yapılacak.