Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi tarafından Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girişinin 100’üncü yılı dolayısıyla program düzenlendi.
ADD Edirne Şubesi tarafından düzenlenen program, Edirne Belediyesi Meriç Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirildi. Programa Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, ADD Edirne Şube Başkanı Celil Özcan, İstanbul Aydın Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Ceylan ve dernek üyeleri katıldı.
‘KADINLARIN HUKUKİ STATÜSÜ AÇISINDAN ÖNEMLİ’ ADD Edirne Şube Başkan Yardımcısı Gökay Bilgin, buradaki konuşmasında Medeni Kanun’un özellikle kadınların hukuki statüsü açısından önemli bir değişim oluşturduğunu belirtti. Bilgin, bu kanunla kadınların aile, eğitim, çalışma, evlilik, boşanma ve miras gibi alanlardaki haklarının güçlendirildiğini dile getirdi.
‘MEDENİYETİ GETİREN KANUN’ ADD Edirne Şube Başkanı Celil Özcan da Atatürk devrimlerinin Türk toplumunun ihtiyaçlarına cevap veren yeni kurumların oluşturulmasını amaçladığını söyledi. Medeni Kanun’un da bu devrimlerin önemli parçalarından biri olduğunu kaydeden Özcan, medeniyeti, eşitliği ve yurttaşlığı getiren kanun olduğunu dile getirdi.
‘CUMHURİYETİN ÖNEMLİ HUKUK DEVRİMİ’ Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan da Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girişinin 100. yılının kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını, Cumhuriyet’in önemli hukuk devrimlerinden biri olduğunu söyledi. Gencan, “Yüz yıl sonra bize düşen de bu kazanımların değerini bilmek, hukukun üstünlüğünü ve eşitlik anlayışını korumak ve gelecek kuşaklara daha güçlü şekilde aktarmaktır” dedi.
Olgay GÜLER Edirne Ticaret Borsası’nın (ETB) 12 Ekim’de gerçekleştirilecek seçimlerinde yönetim kurulu başkanlığına aday olan Oğuz Kurban, düzenlediği toplantıyla projelerini paylaştı. ETB’nin 2026 yılı organ seçimleri 12 Ekim 2026 Pazartesi günü 09.00–17.00 saatleri arasında Edirne Ticaret Borsası Merkez Binası’nda gerçekleştirilecek. Seçimlerde 14 asil ve 14 yedek meclis üyesi belirlenecek. Mevcut Yönetim Kurulu Başkanı Özay Öztürk 12 Ekim’deki seçimlerde aday olmayacağını açıklarken, Oğuz Kurban, Oğuz Kurum, Ümit Karanfil ve Adem Bayrak’tan oluşan 4 aday başkanlık koltuğu için öne çıktı. Adaylardan Oğuz Kurban, kentte bir tesiste düzenlediği basın toplantısıyla projelerini açıkladı.
‘MESELEMİZ AYRIŞMAK DEĞİL’ ETB meclisi aday listesindeki isimlerin de katıldığı toplantıda konuşan Kurban, kimseye karşı yarış içerisinde olmadığını belirterek, “Biz bu seçimi kimseye karşı yapmıyoruz. Biz bu seçimi Edirne Ticaret Borsası için yapıyoruz. Bizim yarışımız kişilerle değil, hedeflerimizdir. Bizim meselemiz makam değil, hizmettir. Bizim meselemiz ayrışmak değil, ortak değerlerimiz etrafında birleşmektir” dedi.
‘NAKİT TRAFİĞİ KALDIRILACAK’ Projeleri hakkında bilgi veren Kurban, “Türkiye’de ilk elektronik satış salonu olan borsamız vardır. Türkiye’de 4 borsadan birisiyiz. Fakat bunları daha ileri taşıyıp yazılımları, internet sitesini ve mobil uygulamayı yenileyeceğiz. Üyelerimiz satış salonu satışı ve keşif dahil tüm işlemlerini internet üzerinden, borsamıza uğramadan yapabilecek duruma gelecek. Muhasebe programlarıyla bizim borsamızın satış programları tamamen entegre olacak. Üyelerimize ve üreticilerimize ayrı ayrı ara yüzler hazırlanacak. Yani herkes istediği bilgiye anında kendi ekranından ulaşabilecek. Üreticilerimiz borsamızın tüm çalışmakta olan alanlarına ve tescillerine ulaşabilecek. Tüm ödeme sistemleri dijital ortama taşınacak. Nakit trafiği kaldırılacak” diye konuştu.
‘İLK VADELİ SATIŞ BORSASI OLACAĞIZ’ Türkiye’de ilk vadeli satış borsası olmak istediklerini dile getiren Kurban, “Türkiye’de ilk defa vadeli satış borsası olacağız. Buradaki üyelerimizin finansal maliyetlerini düşürecek. Daha ucuza vadeli alabildiği için hem üreticimiz hem de tüccarlarımız, aracılarımız daha uygun bir şekilde finanse olabilecek. Tonajlı ürünler alıyoruz. Çiftçilerimizin bu ürünleri borsaya getirmenin artık maliyetleri yüksek. Bu yüksek tonajlı ürünlerden biz numune alacağız. Borsa personeli tüm tahlilleri yapıp ayrı bir seansta yüksek tonajlı mal satımı olarak satış yapacağız. Bunlar çiftçinin kendi depolarından alınacak. Borsamızın hiçbir şekilde getirme maliyeti olmayacak. Bundan çiftçi de memnun olacak. Fiyatlaması daha yüksek olur. Tüccarımızda maliyetini düşürmüş olacak” şeklinde konuştu.
‘LİSANSLI DEPO KAPATİESİNİ ARTTIRACAĞIZ’ Lisanslı depo kapasitesini de arttırmak istediklerini söyleyen Kurban, “Bizim depolarımızın kapasitesi şu anda 62 bin 450 ton kapasitemiz ve yüzde yüz doluluktayız. Bu çiftçimiz için de yeterli gelmemeye başladı. Bunun kapasitesini 100 bin tona çıkaracağız. Buna ilişkin başvurumuz vardır. Gerekli projemiz yapılmıştır. Sadece gereken izinleri bekliyoruz. En yakın zamanda faaliyete geçecek. Mezbağ tesisimiz, soğuk hava depo sayısı ve kapasitesi artırılacaktır. Canlı hayvan tesisleri ve işleme tesisleri tam entegre çalışacaktır. Kabul, kesim, depolama ve çıkışları sürekli izlenebilir olacak. Üyelerimiz soğuk depodaki karkasları izleyerek, gerekli talimatı gelemden oluşturabilecek yeni bir sisteme geçeceğiz. GES tesisimiz tamamlandı bundan sonraki ilk hedefimiz; arıtmayı modernize etmektir. Trakya Bölgesinin çevre dostu, tek işletmesiyiz şu anda. Bundan sonraki hedefimiz Türkiye’nin en iyisi olmak” ifadelerini kullandı.
‘KAZANAN ETB OLSUN’ Yarışın sonunda Edirne Ticaret Borsası’nın daha güçlü, daha etkin ve üyelerine daha fazla değer üreten bir yapı olarak yoluna devam edeceğini kaydeden Kurban, “Her adayın ortaya koyacağı fikirler ve projeler borsamızın geleceğini katkı sunacaktır. Bu süreci bir makam veya şahsi kazanım mücadelesi olarak değil, Edirne ticaretine, tarımına, üretimine ve borsa üyelerimizin geleceğine hizmet etme sorumluluğu olarak görüyorum. Dileğimiz seçim sürecinin sonunda hangi görüşten, hangi ekipten olursa olsun kazananın Edirne Ticaret Borsası olmasıdır” dedi.
Olgay GÜLER Dayanışma Hayvan Hakları Federasyonu Edirne İl Temsilciliği’ne bağlı hayvanseverler, 4 Ekim Hayvan Hakları Koruma Günü’nde bir araya gelerek, 2024 yılında Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılan düzenlemeye ve Edirne Belediyesi’nin açılışını yapmaya hazırlandığı ‘Doğal Yaşam Alanı’na itirazlarını dile getirdi.
Federasyonun İl Temsilciliği tarafından 4 Ekim Hayvan Hakları Koruma Günü dolayısıyla, Edirne’nin trafiğe kapalı Saraçlar Caddesi’nde basın açıklaması gerçekleştirildi. Çok sayıda hayvanseverin katıldığı basın açıklamasında, 2024 yılında Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılan düzenleme ve Edirne Belediyesi’nin açılışını yapmaya hazırlandığı ‘Doğal Yaşam Alanı’na tepkiler dile getirildi. Basın açıklamasını federasyonun il temsilcisi Yağmur Islattı Aydın okudu.
‘KAYBETTİĞİMİZ CANLARIN YASINI TUTUYORUZ’ Aydın, 4 Ekim Hayvan Hakları Koruma Günü’nü kutlamadıklarını belirterek, “Bugün 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü. Ama biz kutlamıyoruz. Çünkü hayvanların yaşam hakkının tartışmaya açıldığı, toplamanın ve kapatmanın çözüm olarak sunulduğu; barınaklara, bakımevlerine ve toplama uygulamalarına ilişkin ihmal, kötü muamele ve ölüm iddialarının kamuoyunun gündeminden düşmediği bir ortamda, bizim için bugün bir kutlama günü değildir. Bugün kaybettiğimiz canların yasını tutuyoruz. Yaşam hakkını tehdit eden uygulamalara karşı öfkemizi dile getiriyor ve sorumluluğu bulunan bütün kamu idarelerinden açıklık, şeffaflık ve hesap verebilirlik talep ediyoruz. Çünkü bugün karşı karşıya olduğumuz tablo kendiliğinden ortaya çıkmadı. Yıllarca yeterince yerine getirilmeyen kamusal görevlerin, yetersiz kısırlaştırmanın, üretim ve satışın gerektiği ölçüde denetlenmemesinin, terklerin önlenememesinin ve sürdürülebilir politikaların oluşturulamamasının sonucunda büyüyen bir sorunun bedeli, şimdi o sorunun ortaya çıkmasında hiçbir sorumluluğu bulunmayan hayvanlara ödetilemez. Hayvanlar kısırlaştırma politikalarını aksatmadı. Hayvanlar üretim ve satış denetimini ortadan kaldırmadı. Hayvanlar kendilerini sokağa terk etmedi. Hayvanlar kamu kurumlarının görevlerini yerine getirmesine engel olmadı. Sorunu hayvanlar yaratmadı. Bedelini de hayvanlar ödemeyecek” dedi.
‘TUTUMUMUZ BUGÜN DE DEĞİŞMEDİ’ Aydın, 2024 yılında sokakta yaşayan hayvanlara ilişkin yasal düzenleme gündeme geldiğinde uyarılarda bulunduklarını hatırlatarak, “Yaşam hakkı savunucularının itirazı tam da buydu. Kitlesel toplamanın ağır sonuçlar doğurabileceğini, yeterli kapasite ve bakım koşulları oluşturulmadan hayvanların kapatılmasının yaşam hakkını tehlikeye atacağını söyledik. Üstelik yalnızca itiraz etmedik; çözümü de söyledik. Etkin ve sürekli kısırlaştırma istedik. Üretim ve satışın sıkı biçimde denetlenmesini istedik. Terk etmenin önlenmesini, sahiplendirmenin güçlendirilmesini ve hayvanların yaşam hakkını esas alan sürdürülebilir kamu politikalarının hayata geçirilmesini istedik. Bütün bu itirazlara rağmen söz konusu düzenleme yürürlüğe girdi. Dayanışma Hayvan Hakları Federasyonu olarak bu düzenlemeye ilişkin tutumumuz ilk günden beri açıktır ve bugün de değişmemiştir” diye konuştu.
‘FATURA YAŞAM HAKKINA KESİLEMEZ’ Yıllarca yerine getirilmeyen sorumlulukların faturasının yaşam hakkına kesilemeyeceğini dile getiren Aydın, “Yıllarca yerine getirilmeyen sorumlulukların faturası yaşam hakkına kesilemez. Biz tam da bu nedenle bugün burada yalnızca bir uygulamayı değil, bu anlayışın kendisini sorguluyoruz. Bu yasa Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilirken kamuoyuna yansıyan görüntüleri de unutmadık. Yaşam hakkı savunucuları hayvanların geleceğinden endişe ederek Türkiye’nin dört bir yanında seslerini yükseltirken, düzenlemenin kabul edilmesinin ardından gülümseyen siyasetçilerin görüntüleri kamuoyuna yansıdı. Biz o gün bir siyasi oylamayı kaybettiğimiz için ağlamıyorduk. Biz hayvanların yaşamından endişe ettiğimiz için ağlıyorduk. Bugün de aynı nedenle soruyoruz: yaşam hakkı savunucuları ağlarken, siz neyi kutluyordunuz?” şeklinde konuştu.
‘BELEDİYE KAYITLARI AÇIKLAMAK ZORUNDA’ Edirne’de belediyenin sorumluluğuna alınan hayvanlarla ilgili de belediyeden cevap verilmediğini söyleyen Aydın, “Bu noktada tam da bu nedenle bugün Edirne için de açıkça konuşmak zorundayız. Edirne’de hayvanların yaşatılacağı yönünde kamuoyuna sözler verildi. Federasyonumuz tarafından Edirne Belediyesi ile görüşmeler gerçekleştirildi, resmî bilgi talepleri iletildi ve dilekçeler verildi. Buna rağmen belediyenin sorumluluğuna alınan hayvanların akıbetine ilişkin sorularımıza Edirne Belediyesi tarafından hiçbir cevap verilmedi. Bu nedenle bugün Edirne kamuoyu önünde tekrar soruyoruz: Yasal düzenlemenin ardından Edirne’de kaç hayvan mahallelerinden kopartıldı? Kaç hayvan kısırlaştırıldı? Kaç hayvan sahiplendirildi? Bugün kaç hayvan hayatta? Ve sorularımızın en ağırı: belediyenin sorumluluğuna alınan kaç hayvan yaşamını kaybetti? Kayıtlar Edirne Belediyesi tarafından açıklanmak zorundadır” ifadelerini kullandı.
‘ÖMÜR BOYU TECRİDİN ADI DOĞAL YAŞAM DEĞİLDİR’ Kentte yaklaşık bir yıldır faaliyette olan ve resmî açılışı yapılması planlanan ‘Doğal Yaşam Alanına’ ilişkin itirazlarının da devam ettiği dile getiren Aydın, “Bizim itirazımız bir tabelaya, bir binaya ya da bir araziye değildir. Bizim itirazımız, hayvanların yaşadıkları yerlerden alınarak ömürlerinin geri kalanını sınırlandırılmış alanlarda geçirmek zorunda bırakılmasının “doğal yaşam” olarak sunulmasınadır. Mama sağlamak görevdir. Temiz su sağlamak görevdir. Veterinerlik hizmeti görevdir. Uygun barınma koşulları sağlamak görevdir. Bunların hiçbiri hayvanlara bahşedilmiş bir lütuf değildir. Ve bunların hiçbiri özgürlüğün karşılığı değildir. Bu nedenle bir kez daha söylüyoruz: ömür boyu tecridin adı ‘doğal yaşam’ değildir. Bir tesise istediğiniz ismi verebilirsiniz. Bir proje için açılış yapabilirsiniz. Bir alanı kamuoyuna istediğiniz biçimde anlatabilirsiniz. Ama hiçbir tabela, hiçbir tören ve hiçbir isimlendirme temel gerçeği değiştiremez: Bir hayvan politikasının başarısı kaç hayvanın toplandığıyla değil, kaç hayvanın yaşatıldığıyla ölçülür” dedi.
‘DÜZENLEMEDEN GERİ DÖNÜLMELİ’ 2024 yılında Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’da yapılan düzenlemeden geri dönülmesi gerektiğinin altını çizen Aydın, “Biz bugün burada tam olarak bunu talep ediyoruz. Hayvanların yaşam hakkının korunmasını istiyoruz. Toplamanın ve ömür boyu kapatmanın temel yöntem hâline getirilmesine karşı çıkıyoruz. Kısırlaştırmanın etkin ve sürekli biçimde yapılmasını, üretim ve satışın denetlenmesini, terklerin önlenmesini, sahiplendirmenin güçlendirilmesini ve kamu idarelerinin sorumluluğuna aldığı her hayvan için şeffaf ve denetlenebilir bir sistem kurulmasını istiyoruz. Ve hepsinden önemlisi: Katliam yasası olarak nitelendirdiğimiz bu düzenlemeden geri dönülmesini istiyoruz. Bu nedenle yasayı çıkarana da, uygulayana da aynı yerden sesleniyoruz: Hayvanların yaşam hakkı hiçbir makamın tasarrufuna bırakılamaz. Sokaktan aldığınız her canın yaşamından sorumlusunuz. Onları görünmez kılmak, sorunu görünmez kılmaz. Onları kapatmak, sorunu çözmez. Ve yıllarca yerine getirilmeyen sorumlulukların bedelini hayvanlara ödetmek kabul edilemez” diye konuştu.
Olgay GÜLER Edirne’nin Uzunköprü içesinde çıkan tartışmada, M.G.’nin bıçakla yaraladığı 2 kişiden R.K. yaşamını yitirdi, B.G. ise ağır yaralandı. Olay, Cumartesi akşam saatlerinde, ilçenin Halise Hatun Mahallesi Hastane Sokak’ta meydana geldi. İddiaya göre; aynı maden şirketinde çalışan M.G. (52) ile R.K. (39) ve B.G. (36) arasında henüz bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Kavgaya dönüşen olayda M.G., R.K. ve B.G.’yi bıçakla yaralayıp kaçtı. İhbar üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılar, ambulansla Uzunköprü Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Kalbinden ve çenesinden yaralanan R.K., doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. R.K.’nin cansız bedeni, otopsi için hastane morguna konuldu. Hayati tehlikesi bulunan B.G. ise ilk müdahalesinin ardından Edirne’deki Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edildi. Polis ve jandarma ekipleri, şüpheli M.G.’yi, ilçeye bağlı Çavuşlu köyünde yakalayıp gözaltına aldı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Olgay GÜLER Edirne’nin Süloğlu ilçesine bağlı Keramettin Köyü’nden çıkıp dünya arenasında Türkiye’yi temsil ederek, uluslararası başarılara imza atan milli güreşçi Eylem Engin, Beşiktaş Spor Kulübü’ne transfer oldu. Yağlı Güreş’in anavatanı Edirne, daha önce bağrından çıkan çok sayıda sporcu gibi uluslararası arenada birçok başarılara imza atan bir milli güreşçiyi daha İstanbul’a kaptırdı.
Süloğlu’nun Keramettin Köyü’nden çıkıp yeteneğiyle Avrupa ve Dünya arenasını sallayan milli güreşçi Eylem Engin, bir süredir kendisiyle ilgilenen Beşiktaş Kulübü’ne transfer oldu. Engin’in transferi antrenörü ve yakın çevresini sevindirirken, babası Edirne’deki siyasiler ve iş insanlarına yönelik duyduğu üzüntüyü, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla dile getirdi.
Baba Davut Engin, hem hüzünlü hem de şaşkın olduğunu belirterek, “Hüzünlü ve şaşkınım. Süloğlu halkının sarı fırtınası, Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Ormankıran’ın medarıiftiharı Eylem Engin, taraftarı olduğu Beşiktaş’ımıza transfer olmuştur. Sarı fırtınamıza ve Beşiktaş’ımıza hayırlı olsun. Edirne güreş tarihine adını yazdırdı. Edirne’yi olimpiyatlara götüreceğinden emindik lakin siyasilerin ve iş insanlarının duyarsızlığı, Beşiktaş’ımızın iki yıllık yoğun ısrarı neticesinde transferi gerçekleşmiştir. Büyük emekleri olan başta Tamer Ergül olmak üzere tüm antrenörlerimize teşekkür ederim, haydi hayırlısı” dedi.
Olgay GÜLER Edirne’nin Meriç ilçesinde coğrafi işaret tescilli yer fıstığı için bu yıl ikincisi düzenlenen ‘Meriç Alibeyköy Fıstık Hasadı Şenliği’ renkli görüntülere sahne oldu. Edirne’nin Meriç ilçesine bağlı yer fıstığıyla meşhur Alibey köyünde ‘Meriç Alibeyköy Fıstık Hasadı Şenliği’ düzenlendi. Edirne Valiliği desteğiyle, Trakya Kalkınma Ajansı, Meriç Alibeyköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ve Edirne Yöresel iş birliğinde düzenlenen şenliğe Edirne Valisi Yunus Sezer, Meriç Kaymakamı Feyza Nur Odabaşı, Meriç Belediye Başkanı Yunus Atay, kurum müdürleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile köylüler katıldı. Tarlada fıstık hasat edilmesiyle başlayan şenlik, Edirne Belediye Bandosu eşliğinde kortej yürüyüşü ile festival alanına gidilmesiyle devam etti. Festival alanındaki açılış töreni saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlarken, halk oyunları gösterisiyle etkinlikler renkli görüntülere sahne oldu.
‘ATA TOHUMLARIMIZI GELECEĞE TAŞIMAK ZORUNDAYIZ’ Edirne Valisi Sezer, Alibeyköy fıstığını Türkiye’de çok fazla tanıyan insan olmadığını belirterek, “Daha yeni yeni kendi kabuğunu kırmaya çalışan çok önemli ve değerli bir ürün. İnşallah her sene üzerine koya koya gittiğini görmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Burada da özellikle kooperatif üyelerimizin, kadınlarımızın, annelerimizin, ablalarımızın büyük bir alın teri ve emeği var. Aynı zamanda gayreti var. Bugün market raflarında Alibeyköy, Meriç yer fıstığını paketlenmiş şekilde gördüğümüz zaman gerçekten ilimiz adına gurur duyuyoruz. Bugün Alibeyköy yer fıstığımız muadillerine göre neredeyse iki kat daha yüksek fiyatla piyasada karşılık bulabiliyor. Neden bulabiliyor? Çünkü yaklaşık 100 yıldır aynı tohumu ekiyoruz ve sadece bu bölgede oluyor bu. Ve muhteşem bir lezzete sahip. Az önce kaymakamımızın bahsettiği gibi protein ve diğer alanlarda da emsallerine göre çok kıymetli. Bizim bir sorumluluğumuz var; ata tohumlarımızı kaybetmeden geleceğe taşımak. Bu sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirmemiz lazım. Bunu da markalaştırarak yapıyoruz” dedi.
‘PAKETLEME TESİSİNİ HAYATA GEÇİRİYORUZ’ Fıstık paketleme tesisinin de hayata geçirileceğini söyleyen Sezer, “Geçen seneler çok kısıtlı alanlarda ekim yapılırken artık 2 bin dönümlerin üzerine çıkma hedefinden bahsediyoruz ve bunun da artarak devam edeceğini düşünüyoruz. Yeter ki üretelim, kaliteli üretelim ve bu kalitemizi koruyalım. İnşallah Meriç Alibeyköy fıstığının önü çok açık ve bizler de bunun her aşamasını destekleyeceğiz. Üretiminden paketlemesine ve pazarlamasına kadar her aşamasında bizler sizlerin yanında, sizlere destek olacağız. Allah emeklerinizi zayi etmesin ve bereketli etsin diyoruz. Geçen sene paketleme tesisi için Kalkınma Ajansı’yla beraber çalışma yaptık ve bu sene Kalkınma Ajansı’nın ve İl Özel İdaresi’nin destekleriyle beraber paketleme tesisini de inşallah burada kuruyoruz. Sadece fıstığımız için değil, diğer ürünlerin de paketlenip market raflarında yer alacağını hep beraber göreceğiz. Bunun da hayırlı olmasını diliyoruz. Eleme ve kurutmayı kurmuştuk. Şimdi bu sene de paketleme tesisini kuracağız. Yaklaşık 5,5 milyonluk bir yatırım yapacağız ama bunun piyasadaki karşılığı 18-20 milyon civarında bir değere tekabül ediyor. Önümüzdeki yıllarda inşallah buradaki ekim alanları artar. Markamıza sahip çıkarız ve bunun sadece belli marketlerde değil, Türkiye genelinde her markette, her rafta bunu görme imkânımız olur” diye konuştu.
‘HEDEFİMİZ TÜRKİYE VE DÜNYAYA TANITMAK’ Meriç Kaymakamı Feyza Nur Odabaşı da, adına festival düzenlenen sarı altın dedikleri yer fıstığının önemli bir ürün olduğunu belirterek, “Bizler bu ata yadigarını yalnızca kuruyemiş olarak değil, aynı zamanda gastronomimizin, mutfak sanatlarımızın ve gıda sanayimizin bir merkezi haline getirmeyi ve başköşesinde görmeyi hedefliyoruz. Hedefimiz bu hazineyi, az önce belirttiğim gibi, tarladan sofraya her aşamasına katma değer katarak bir marka haline getirip bütün dünyaya ve Türkiye’ye tanıtmaktır. Günümüz sağlıklı yaşam trendlerine bakarak şunu görüyoruz ki katkısız ve protein kaynağı olması sayesinde protein barları üretiminde dahi bu ürünümüzü belki farklı bir kullanım alanı olarak görmeyi hedefliyoruz. Çölyak hastaları, glütensiz beslenen insanlar ve tüketiciler için de yüksek protein kaynağı olarak fıstık unu bu pazarın yeni gözü olmaya adaydır. Sadece iç meyvesini değil, aynı zamanda dış kabuğunu da israf etmeyerek tarımsal kompost üretiminde kullanıp, doğaya saygılı bir biçimde inşallah ürünümüzün bu bereketini kullanmayı hedefliyoruz. Bu değerlerin yaşatılmasında en büyük pay başta kadınlarımız, baş tacı kadınlarımızdır. Kadınlarımız el emeği, göz nuru ürünlerini ekonomik değere dönüştürerek Alibeyköy Kadın Kooperatifi, bizler için bir gurur ve iftihar vesilesidir” ifadelerini kullandı.
‘BU YIL KALİTE YÜKSEK, 200-250 KİLO RAKAMLARINI DUYUYORUZ’ Alibeyköy fıstığının coğrafi işaretli bir ürün olduğuna dikkat çeken Meriç Belediye Başkanı Yunus Atay, “Bu yörede emekçi kadınlarımızın alın teriyle, Nasuhbey, Karayusuflu, Alibeyköy’e mahsup olan kum alan arazimizde, bu kıymetli, bereketli topraklarda başka bir ürün olmuyor ama fıstığımız coğrafi işaret aldı. Geçen yıl yağmurlardan dolayı fıstık olmadı maalesef. Ama bu yıl kalite olarak yüksek. 200-250 kilo gibi rakamlar duyuyoruz” dedi.
Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından alanda oluşturulan stantlar gezildi, katılımcılara fıstıkla yapılan yiyecekler ikram edildi. Şenlik, çeşitli yarışma, etkinlik ve konserle gün boyu devam etti.
Olgay GÜLER Edirne’de Meriç Nehri’nin Kum Ocağı mevkiinde, düzensiz göçmene ait olabileceği değerlendirilen erkek cesedi bulundu.
Olay Cumartesi günü sabah saatlerinde Meriç Nehri’nin Karaağaç Mahallesi Kum Ocağı mevkiinde meydana geldi. Kıyıya vurmuş cansız bedeni görenlerin ihbarı üzerine bölgeye jandarma, sağlık ve AFAD ekipleri sevk edildi. AFAD ekiplerinin çalışmasıyla sudan çıkarılan cesedin bir erkeğe ait olduğu belirlendi.
Savcı ve jandarma ekiplerinin yaptığı incelemenin ardından ceset otopsi yapılmak üzere Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi morguna götürüldü. Cesedin, düzensiz göçmene ait olabileceği değerlendiriliyor.
Olgay GÜLER Yeni Parti Edirne teşkilatında, geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen ön seçimi kazanarak merkez ilçe başkanlığına aday olan kurucu merkez ilçe başkanı Volkan Akgüngör, delegelerin oyuyla resmen merkez ilçe başkanı seçildi.
Yeni Parti il teşkilatında başlayan kongre sürecinde ilçe seçimleri tamamlandı. Partinin 27 Eylül Pazar günü gerçekleştirilen merkez ilçe ön seçiminde Çiğdem Aydın’la yarışan kurucu merkez ilçe başkanı Volkan Akgüngör, aldığı 773 oyla seçimi kazandı. Akgüngör’ün ön seçimden aday olarak çıkmasının ardından, siyasi partiler kanunu gereği merkez ilçe başkanlığı genel kurulu yapıldı. Genel kurula, Yeni Parti Kurucu İl Başkanı Yücel Balkanlı, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Merkez İlçe Başkan Adayı Volkan Akgüngör, eski milletvekilleri, delegeler ve partililer katıldı. Genel kurulda divan kurulu başkanlığını Mustafa İlmen yaparken, katip üyeliklere Abdullah Yeşen ve Hülya İriş seçildi.
‘UMUTSUZLUĞA KAPILMAYIN’ Genel kurulda konuşan Kurucu İl Başkanı Balkanlı, geçtiğimiz hafta yapılan ön seçimde demokrasi şöleninin yaşandığını belirterek, “Geçtiğimiz hafta burada çok güzel bir demokrasi şöleni gördük, uygulandı. Bu ön seçim sonucunda merkez ilçe başkanlığımıza Volkan Akgüngör seçilmiştir. Kendisini burada daha kurucu ilçe başkanlığından günümüze kadar yapmış olduğu görevden, fedakarlıktan dolayı çok tebrik ediyorum. Bundan sonraki çalışmalarında da başarılar diliyorum. İlçe kongrelerini seri şekilde yapıyoruz. Bunun nedeni de bir an önce örgütlenmemizi tamamlayarak erken yapılacak bir seçimde örgütlenmemizi tamamlayarak seçime katılma hakkını elde etmek. Ayın 18’inde tekrar il başkanlığı seçimi olacak. Ondan sonra genel başkanımızı da seçeceğiz. Bu nedenle bu fedakarlıklarınızı devam ettirmenizi, yılmamanızı, umutsuzluğa kapılmamanızı ve partimize sahip çıkmanızı bekliyoruz” dedi.
‘VATANDAŞ GEREKLİ CEVABI SANDIKTA VERECEK’ Belediye Başkanı Gencan da, ülke genelinde CHP’li belediyelere yönelik operasyonlara dikkat çekerek, “Geçtiğimiz hafta Pazar gününden bugüne geldiğimiz bir haftalık süreç bize şunu öğretti: Türkiye’de yaşamak için birbirimize daha ne kadar sıkı sarılmamız gerektiğini, Yeni Parti olarak daha dirayetli, birbirimiz daha güçlü sarılmamız gerektiğini bir kez daha gösterdi. Çünkü son bir haftadan beri yine belediye başkanlarımız ve meclis üyelerimiz üzerinden birçok hukuksuzluğa şahit olduk. Tabii bunları bütün artık toplumumuz görüyor. Ben bunun farkındayım. Hemşerilerimiz de farkında. Türkiye’nin birçok yerindeyiz. Birçok şehrindeyiz ve o şehirlerde de görüyoruz. Artık bu hukuksuzluklara, bu baskılara karşı da yoğun bir tepki var. Bunu da en nihayetinde o sandıklar önümüze geldiğinde ben vatandaşlarımızın da gerekli cevabı vereceğini canı gönülden inanıyorum. Ama dediğim gibi bize olan mesaj, Yeni Parti’ye olan mesaj, birbirimize sımsıkı tutunmak ve mücadele içerisinde olmak. Merkez ilçe yönetiminin de belediyemizin yapmış olduğu hizmetleri her sokakta, her mahallede anlatma noktasında bizlere çok ciddi katkı sağlayacaklarını ben canı gönülden inanıyorum. Önümüzdeki günlerde il başkanlık seçimimiz olacak. Yine aynı şekilde güzel bir seçim süreci hep beraber yaşayacağız” diye konuştu.
‘MÜCADELEDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ’ Kurucu merkez ilçe başkanı ve merkez ilçe başkan adayı Volkan Akgüngör de, bundan önceki dönemlerde sarf ettikleri enerjiyi yeni dönemde de devam ettireceklerini söyledi. Akgüngör, “Daha önceki konuşmacılarımız hükümetin eksiklerinden, ne kadar kötü niyetli olduklarından bahsettiler ama ben olaya şimdi daha umutla bakacağım. Karşımızda iyi niyetli olmayan, dediğiniz gibi oturduğu koltuktan kendi menfaatleri doğrultusunda kalkmak istemeyen bir yapı olsa da Yeni Parti olarak bizler asla mücadeleden vazgeçmeyerek, uykumuzdan, enerjinizden, her şeyimizden fedakarlık yaparak iktidar yolunda ilerleyeceğiz ve bunu da başaracağız. Uykumuz, bedenimiz, enerjimiz, maddiyatımız, her şeyimiz önce vatana sonra Yeni Parti’ye feda olsun. Sizlerin desteği olmadan biz bunu tek başımıza başaramayız. O yüzden lütfen elinizi omzunuzdan eksik etmeyin. Hep beraber, bir arada tek yumruk bu yolda ilerlemek inanın daha kolay olacaktır” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından genel kurulda delegeler sandık başına gitti. Tek aday olarak seçime giren Volkan Akgüngör, Yeni Parti’nin merkez ilçe başkanlığına seçildi. Akgüngör’ün yönetim kurulu listesi şu isimlerden oluştu:
Zana Aras, Hakan Aşık, Kadir Aykaç, Arif Canıdar, Aycan Cansever, Elif Çanta, Kamile Sacide Edirne, Günay Fidancı, Emir Gezgin, Mehmet Ali Göçmen, Atakan Günay, Özer Gür, Tamer Güven, Mehmet Hançerler, Nusret Emre Karakuş, Aslı Kırağası, Mehmet Koşan, Yağızcan Ocak, Bahar Sarıbaşak, Pelin Sarvanlardan, Onut Süt, Uygar Tezsezer, Ece Üregenci, Tülay Yürük
Edirne Kent Konseyi Hayvan Hakları Çalışma Grubu’nun, 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, Ağustos 2024’te yürürlüğe giren ve hayvanların yaşam hakkını ciddi biçimde tehdit eden düzenlemenin ardından koruyamadığımız, sokaklardan koparılan ve Edirne’de ölümlerine tanıklık ettiğimiz 5 binden fazla köpeğimizi anıyoruz” denildi. Edirne Kent Konseyi Hayvan Hakları Çalışma Grubu’nun, 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, Ağustos 2024’te yürürlüğe giren ve hayvanların yaşam hakkını ciddi biçimde tehdit eden düzenlemenin ardından koruyamadığımız, sokaklardan koparılan ve Edirne’de ölümlerine tanıklık ettiğimiz 5 binden fazla köpeğimizi anıyoruz” denildi.
Hayvan Hakları Çalışma Grubu Başkanı Esen Öcel tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Onların her biri bir candı. Bir sokağın köpeği, bir mahallenin dostu. bir çocuğun oyun arkadaşıydı. Birinin kapısında yıllarca beklediği, bir başkasının her sabah mama verdiği bir can dostuydu. Bugün onların yokluğunun yasını tutuyoruz. Öfkemiz; yıllardır hayvanları “kısırlaştır, aşılat, yerinde yaşat” anlayışıyla yaşatmak üzere düzenlenmiş mevcut barınak sistemini geliştirmek yerine, hiçbir hazırlık ve yeterli altyapı sağlanmadan hayvanların yaşatılmasına değil, toplanmasına dayalı bir uygulamaya mahkûm eden siyasi iradeyedir” şeklinde ifadelere yer verildi. Açıklamada şunlar yeraldı: Çünkü biliyoruz: Sokaktan toplamak, yaşatmak değildir. Hayvanları yaşam alanlarından koparıp kalabalık barınaklara ve kapalı alanlara doldurmak; hastalık, stres, kavga, yetersiz bakım ve ölüm risklerini beraberinde getirmektedir. Edirne’de bunun sonuçlarını acı biçimde görüyoruz. Hayvanseverlerin bütün itirazlarına rağmen, barınakların mevcut hastalık yükünü taşımakta zorlanan yavru köpekler dahi ölecekleri bilindiği halde Valilik emriyle İl Özel İdaresi tarafından toplanmaktadır.
EDİRNE BARINAĞI DAHA FAZLASINI KALDIRABİLECEK DURUMDA DEĞİL Edirne Belediyesi Hayvan Bakımevi, mevcut koşullar içerisinde kısırlaştırma çalışmalarını yetiştirmeye çalışmakta, ancak kırık tedavisi gibi ciddi müdahaleler gerektiren vakaları tedavi edememektedir. Mevcut kapasite ve imkânlarla, sokaklardan sürekli yeni hayvanların toplandığı bir sistemin yükünü taşıması mümkün değildir. Üstelik mesele yalnızca fiziksel kapasite değildir. Bir hayvanın yaşaması için yalnızca mama ve su yetmez. Hayvanlar duygusal canlılardır. Korkuları, alışkanlıkları, bağları ve sosyal ilişkileri vardır. Yıllarca yaşadığı sokaktan, mahalleden, insanlardan ve diğer hayvanlardan bir anda koparılan bir canın yaşadığı travmayı yalnızca “KARNI DOYUYOR” diyerek görmezden gelemeyiz.
DOĞAL YAŞAM ALANLARI, YAŞAMIN SON DURAĞI OLMAMALI Edirne’de oluşturulan Sahipsiz Hayvan Doğal Yaşam Alanı da bugün bin civarı canın yaşamını sürdürdüğü bir alandır. Ancak tellerin arkasında yaşamak, özgürce yaşamak değildir. Bu alanların yalnızca hayvanların sokaktan uzaklaştırıldığı, karınlarının doyurulduğu ve insanlarla ilişkilerinin kesildiği yerlere dönüşmesine izin verilmemelidir. Hayvanların fiziksel ihtiyaçlarının yanında duygusal ve sosyal ihtiyaçları da gözetilmelidir. Biz; hem barınakta hem de yaşam alanında daha iyi koşullar, daha fazla gölgelik, yeşil alan, uygun barınma koşulları, sağlık hizmetleri, düzenli veteriner kontrolü, daha fazla saha personeli, şeffaf kayıt sistemi ve etkin denetim istiyoruz.
TEDAVİ İMKÂNLARI VARSA, CANLAR NEDEN ULAŞAMIYOR? Edirne Belediyesi ile İstanbul Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi arasında tedavi ve iş birliğine yönelik bir protokol bulunmaktadır. Ancak tedaviye ihtiyaç duyan canların bu imkândan yararlanabilmesi için gerekli ulaşım imkanının sağlanamaması, bu protokolün uygulanmasını işlevsiz hale getirmektedir. Bugün gönüllüler, kendi imkânlarıyla araç bulmaya, canları tedaviye götürmeye ve sistemi ayakta tutmaya çalışmaktadır. Hayvanların yaşam hakkı gönüllülerin kişisel çabalarına bırakılamaz. Kurumsal iş birlikleri kâğıt üzerinde kalmamalı, gerçek ve ulaşılabilir tedavi hizmetlerine dönüşmelidir.
EDİRNE HALKINA DA ÇAĞRIMIZDIR Bugün yalnızca kurumlara değil, Edirne’de yaşayan herkese sesleniyoruz. Apartmanınızın, bahçenizin veya mahallenizin bir köşesinde doğurmuş bir anne kedinin yavrularını “barınağa götürüp başınızdan atma” düşüncesiyle annelerinden ayırmayın. Onları sokaktan kopartıp barınağa teslim ettiğinizde sorumluluğunuz bitmez. Barınağa teslim ettiğiniz hayvanın akıbetini takip edin. Nereye götürüldüğünü, sağlık durumunu, tedavisini ve yaşam koşullarını sorun. Çünkü bir canı sokaktan almak tek başına kurtarmak değildir. Bu nedenle yaşam alanlarını ziyaret edin. Oradaki canları görün. Tellerin arkasından da olsa başlarını okşayın. Onlara yalnız olmadıklarını hissettirin. Çünkü yüzyıllar boyunca evcilleştirdiğimiz, insanlarla birlikte yaşamaya alışmış ve birçok açıdan bize bağımlı hâle getirdiğimiz canlıları bir gecede yalnızlaştırma hakkımız yok.
BU KENTTE YAŞAYAN HERKES SORUMLUDUR Edirne’deki hayvanların sorumluluğu yalnızca belediyelerin, barınak çalışanlarının veya hayvanseverlerin değildir. Bu kentte yaşayan her insanın sorumluluğudur. Yerel yönetimler görevlerini bilimsel, şeffaf ve hayvanların yaşam hakkını gözeten biçimde yerine getirmelidir. Merkezi idare gerekli kaynakları sağlamalıdır. Yetkili kurumlar denetlenmelidir. Hayvanseverlerin ve gönüllülerin bilgi ve deneyimlerinden yararlanılmalıdır. Ve toplum olarak artık hayvanları birer “sorun” olarak değil, bu kentin yaşayanları olarak görmeliyiz.
BİZ YAŞATMAKTAN YANA TARAFIZ!
Bugün 4 Ekim. Biz, hayatını kaybeden binlerce canın anısına bir kez daha söylüyoruz: Her hayvan bir candır. Her canın yaşam hakkı vardır. Sokaklar yalnızca insanların değildir. Kanlı yasa derhal geri çekilmeli, kısırlaştırma, aşılama, tedavi ve yerinde yaşatma politikaları yeniden yürürlüğe girmelidir. Toplama ve kapatma değil, yaşatma politikası hayata geçirilmelidir. Ve biz, hayvanların yaşam hakkını ortadan kaldıran bu anlayışa karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Yılmadan, yorulmadan, susmadan haykırıyoruz:
BU YASA KANLI YASADIR!
BİZ ÖLÜMÜ DEĞİL, YAŞAMI SAVUNUYORUZ!
KISIRLAŞTIRILAN, AŞILANAN VE TEDAVİ EDİLEN TÜM DOSTLARIMIZI SOKAKLARDA ÖZGÜRCE YAŞARKEN GÖRMEK İSTİYORUZ!
Bugün 5 binden fazla canımızı anıyoruz. Ama onların ardından yalnızca yas tutmayacağız. Kalan canların yaşam hakkı için mücadele etmeye devam edeceğiz.
Çünkü biz biliyoruz: Bir kentin vicdanı, en savunmasız canlılarına nasıl davrandığıyla ölçülür. Edirne’nin vicdanı susmayacak. Yaşam hakkı mücadelemiz sürecek.
Marmara Belediyeler Birliği 2.Meclis Toplantısı Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde gerçekleştirildi. Edirne Belediye Başkan Vekili Gökce Onur Öktem, Edirne’den ilçe ve belde belediye başkanlarıyla birlikte toplantıya katıldı.
Marmara Belediyeler Birliği 2026 Yılı 2. Meclis Toplantısı, Birlik Başkanı ve Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın başkanlığında Balıkesir’de gerçekleştirildi. Toplantıya Edirne Belediye Başkan Vekili Gökce Onur Öktem’in yanısıra ilçe ve belde belediye başkanları da katılım sağladı. Toplantıda Marmara Bölgesi’ndeki yerel yönetimlerin gündemindeki konular ele alınarak belediyeler arasındaki iş birliğine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu.