Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

İstanbul Ofis Taşıma Şirketi

İstanbul ofis taşıma hizmeti ofislerin, şirket ve iş yerlerinin yeni adreslerine taşınmasının profesyonel olarak gerçekleştirilmesidir. Ofisler faal olarak işletmelerin işlerini devam ettirdikleri yerlerdir. Bunun yanında ofislerde çok kıymetli eşya ve evraklar bulunur. Bundan dolayı ofislerin bu alanda uzmanlaşmış şirketler tarafından taşınmasını gerektirir. Ofis taşımacılığı hizmetini profesyonel olarak veren şirketler müşteri memnuniyetini en üst seviyede sağlıyor.

Ofisin taşınması gerektiğinde profesyonel hizmet olan firmalar işlerinin aksamanın önüne geçebiliyor. Taşıma işlemi sigortalı olarak gerçekleştiriliyor. Böylelikle olabilecek kazalar karşısında firmaların ortaya çıkan hasardan kaynaklı sıkıntı yaşamasının önüne geçiliyor. İstanbul’un bütün ilçelerine ve Türkiye’nin bütün kentlerine taşınma sorunsuz olarak gerçekleştiriliyor.

Ofis Taşımacılığı Nedir?

Ofis taşımacılığı firmaların yeni adreslerine hızlı ve güvenli şekilde taşınabilmelerini sağlayan hizmettir. Taşınma işleminin hızlı gerçekleşmesi firmaların işlerinin aksamaması adına önem taşır. Bunun yanında ofislerde bulunan bilgisayarlar, diğer elektronik cihazlar ve kıymetli evraklar özenle taşınmalıdır. Profesyonel olarak alınan hizmet ile eşyalar eski adreste dikkatle toplanarak kolilere yerleştirilir. Yeni adreste de hızla yerleştirilerek firmanın işlerinin aksamasının önüne geçiliyor. Ofis taşıma hizmeti şu şekilde veriliyor:

  • Ofis içinde bulunan her masanın eşyaları ayrı olarak kolilere yerleştirilir ve karışmasının önüne geçilir.
  • Mobilyaların ve elektronik eşyaların demontajı nakliye şirketinin ustaları tarafından yapılır.
  • Asansörlü nakliyat yapılarak eşyaların merdivenlerden taşınırken hasar görme ihtimalinin önüne geçilir.
  • Yeni adreste mobilyaların montajı yapılır ve ofis kullanılmaya hemen başlanabilir ve işler aksamadan devam ettirilebilir.

Sigortalı Ofis Taşıma

Ofis taşıma hizmeti sigortalı olarak alınması halinde olası kazalarda firmaların maddi sıkıntı yaşamasının önüne geçiliyor. En iyi İstanbul ofis taşımacılığı yapan firmayı seçtiğiniz takdirde sunduğu sigortalı nakliyat hizmetinden yararlanabilirsiniz. Nakliyat hizmeti vermek için tüm belgelere ve uzman ekibe sahip firmalar 7/24 çalışıyor.

Ücretsiz ekspertiz hizmeti ile ofis taşımanın fiyatını önceden öğrenmeniz mümkün oluyor. Telefonda fiyat verilmiyor, teklif adresinize gelinerek yerinde analiz ile sunuluyor. Eczacıoğlu Ofis Taşıma firması ile https://istanbulofistasimaciligi.com/ adresi üzerinden iletişime geçerek siz de ücretsiz ekspertiz hizmetinden yararlanabilirsiniz. Kurumsal bir firmadan İstanbul ofis taşıma hizmeti almanın memnuniyetini yaşayabilirsiniz.

Profesyonel Sürücüler İçin Psikoteknik Testi ve Başvuru Rehberi

Profesyonel sürücülükte güvenli araç kullanımı, dikkatli olmayı, çevredeki gelişmeleri doğru değerlendirmeyi ve gerektiğinde uygun tepkiyi zamanında vermeyi gerektirir. Psikoteknik değerlendirme, sürüş sırasında ihtiyaç duyulan zihinsel ve psikomotor yeteneklerin belirli kriterlerle incelenmesini sağlar. Özellikle mesleği gereği araç kullanan kişiler için psikoteknik belgesi alma şartlarını öğrenmek ve psikoteknik testi hakkında bilgi sahibi olmak, mesleki yükümlülüklerin doğru şekilde takip edilmesine yardımcı olur. Başvuru sürecinde gerekli belgeleri önceden öğrenmek, yetkili bir değerlendirme merkeziyle iletişim kurmak ve güncel mevzuatı incelemek önemlidir. Psikoteknik Belgesi adıyla hizmet alanında bulunan platform da bu konu hakkında bilgi arayan kişilerin araştırabileceği kaynaklardan biridir.

Psikoteknik Değerlendirme Hangi Becerileri Ölçer?

Psikoteknik değerlendirme, sürücünün güvenli araç kullanımıyla ilişkili bazı zihinsel ve psikomotor özelliklerinin bilgisayar destekli testlerle incelenmesini amaçlar. Bu süreçte dikkat, tepki süresi, algılama, koordinasyon ve muhakeme gibi beceriler ele alınabilir.

Örneğin trafikte aniden ortaya çıkan bir tehlikeyi fark etmek, sürücünün çevresini doğru algılamasını ve uygun zamanda tepki vermesini gerektirir. Aynı şekilde, yoğun trafik içerisinde birden fazla uyaranı takip etmek de dikkatin sürdürülebilmesine bağlıdır.

Bu becerilerin değerlendirilmesi, özellikle ticari taşımacılık yapan sürücüler açısından önem taşır. Uzun süre direksiyon başında kalan kişilerin farklı trafik koşullarına uyum sağlayabilmesi ve riskleri zamanında fark edebilmesi gerekir.

Psikoteknik değerlendirme, sürüş performansıyla ilişkili özelliklerin belirli ölçütlerle incelenmesine yardımcı olur. Ancak sonuçların anlamı, kişinin durumu ve ilgili mevzuat kapsamında değerlendirilmelidir.

Psikoteknik Belgesi Almak İçin Nasıl Başvuru Yapılır?

Psikoteknik belgesi almak isteyen kişilerin öncelikle kendi durumlarında hangi koşulların geçerli olduğunu öğrenmesi gerekir. Belgenin gerekliliği, sürücünün faaliyet alanına ve yürürlükteki mevzuata göre değişebilir. Bu nedenle güncel resmî bilgilerin kontrol edilmesi önemlidir.

Başvuru sürecini planlamak için yetkili bir psikoteknik değerlendirme merkeziyle iletişime geçilebilir. Merkezden randevu koşulları, gerekli belgeler, test aşamaları ve raporlama işlemleri hakkında bilgi alınabilir.

Başvuru öncesinde aşağıdaki konuların netleştirilmesi yararlıdır:

  • Değerlendirme yaptırmanın gerekli olup olmadığı.
  • Randevu için hangi belgelerin hazırlanacağı.
  • Testin hangi koşullarda uygulanacağı.
  • Sonuçların nasıl değerlendirileceği.
  • Raporun düzenlenmesi ve varsa ek onay süreçlerinin nasıl ilerleyeceği.

Bu adımların önceden planlanması, işlemlerin daha düzenli yürütülmesine yardımcı olur. Özellikle çalışma programı yoğun olan profesyonel sürücüler için randevu ve evrak hazırlığını önceden yapmak zaman kazandırabilir.

Psikoteknik Testi Öncesinde Nelere Dikkat Edilmeli?

Psikoteknik testi öncesinde kişinin değerlendirmeye uygun koşullarda hazırlanması önemlidir. Yeterince uyumak, aşırı yorgunluktan kaçınmak ve randevu saatine uygun hareket etmek test sürecini kolaylaştırabilir.

Test sırasında sürücüden ekrandaki uyaranları takip etmesi, belirli işaretlere tepki vermesi veya verilen talimatları uygulaması istenebilir. Bu nedenle yönergeleri dikkatle dinlemek ve görevleri belirtilen kurallara göre tamamlamak gerekir.

Psikoteknik testi bir bilgi ezberleme sınavı değildir. Amaç, sürüşle ilişkili yetenekleri belirli standartlar çerçevesinde değerlendirmektir. Bu nedenle test öncesinde gerçek dışı beklentiler oluşturmak yerine uygulamanın nasıl işlediğini öğrenmek daha yararlıdır.

Kişinin kendisini iyi hissetmediği veya performansını etkileyebilecek bir sağlık durumu bulunduğu hâllerde bunu ilgili uzmana bildirmesi uygun olur. Gerekli durumlarda değerlendirme merkezinin yönlendirmelerine uyulmalıdır.

Psikoteknik Hizmetlerinde Güvenilir Bilgi Neden Önemlidir?

Psikoteknik değerlendirme hizmeti araştırılırken kurumun yetki durumu, hizmet kapsamı ve başvuru süreci hakkında sunduğu bilgiler dikkatle incelenmelidir. Doğru bilgiye ulaşmak, başvuru sahibinin işlemlerini daha bilinçli şekilde planlamasına yardımcı olur.

Psikoteknik Belgesi adıyla hizmet alanında konumlanan platform, bu konudaki araştırmalarda incelenebilecek kaynaklardan biridir. Platformda yer alan bilgilerin güncelliğini kontrol etmek ve değerlendirme hizmetini gerçekleştirecek merkezin yetkisini doğrudan teyit etmek önem taşır.

Başvuru öncesinde testin nasıl uygulanacağı, hangi belgelerin gerekli olduğu ve raporlama sürecinin nasıl ilerlediği sorulabilir. Ayrıca kişinin durumuna göre ek sağlık değerlendirmesi veya resmî onay gerekip gerekmediği öğrenilmelidir.

Hizmet sağlayıcısını seçerken yalnızca fiyat veya işlem süresi gibi unsurlara odaklanmamak gerekir. Mevzuata uygunluk, açık bilgilendirme ve doğru yönlendirme de seçim sürecinin önemli parçalarıdır.

Psikoteknik Değerlendirme Sonrasında Güvenli Sürüş

Değerlendirme sürecinin tamamlanması, sürücünün trafik güvenliğine yönelik sorumluluklarının sona erdiği anlamına gelmez. Güvenli araç kullanımı, günlük sürüş alışkanlıkları ve trafik kurallarına uyumla birlikte değerlendirilmelidir.

Sürücülerin takip mesafesini koruması, yol koşullarına uygun hız seçmesi ve trafik işaretlerine uyması gerekir. Uzun mesafeli yolculuklarda düzenli molalar vermek ve yorgunluk belirtilerini dikkate almak da önemlidir.

Araç bakımını zamanında yaptırmak, emniyet kemeri kullanmak ve sürüş sırasında dikkat dağıtıcı unsurlardan kaçınmak risklerin azaltılmasına katkı sağlar. Profesyonel sürücülerin çalışma ve dinlenme sürelerini doğru planlaması da güvenli sürüş açısından önem taşır.

Başvuru Sürecini Bilinçli Şekilde Yönetin

Psikoteknik değerlendirme sürecini önceden araştırmak, gerekli belgeleri öğrenmek ve yetkili merkezlerle iletişim kurmak başvuru aşamasını kolaylaştırır. Güncel mevzuatın takip edilmesi, işlemlerin doğru şekilde tamamlanmasına yardımcı olur.

Sonuç olarak psikoteknik değerlendirme, sürüşle ilişkili dikkat, algılama ve koordinasyon gibi becerilerin incelenmesinde önemli bir yere sahiptir. Psikoteknik belgesi alması gereken kişilerin başvuru koşullarını öğrenmesi ve psikoteknik testi aşamalarını anlaması, işlemlerini planlı biçimde yürütmelerine yardımcı olur. Doğru bilgiye ulaşmak, yetkili hizmet sağlayıcılarını tercih etmek ve sorumlu sürüş alışkanlıklarını sürdürmek, hem mesleki yükümlülüklerin yerine getirilmesini hem de trafik güvenliğinin desteklenmesini sağlar.

‘Mesleklerimiz değersizleşiyor’

Olgay GÜLER

TMMOB Makine Mühendisleri Odası Edirne Şube Başkanı Birce Altay, 18-22 Ekim Mühendislik ve Mimarlık Haftası kapsamında yaptığı basın açıklamasında, ülke genelinde düşüncenin, liyakatin, kamusal sorumluluğun ve demokratik katılımın geriletildiğini, bunun ülkenin bugünü kadar geleceğini de tehdit ettiğini söyledi.

TMMOB Edirne İl Koordinasyon Kurulu tarafından, 18-22 Ekim Mühendislik ve Mimarlık Haftası dolayısıyla basın açıklaması düzenlendi. TMMOB Makine Mühendisleri Odası (MMO) Edirne Şubesi hizmet binasında gerçekleştirilen basın açıklamasına TMMOB Makine Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Yener de katıldı. Basın açıklamasını okuyan TMMOB Edirne İl Koordinasyon Kurulu Başkanı ve MMO Edirne Şube Başkanı Birce Altay, TMMOB’nin meslek mensuplarının karşı karşıya kaldığı güncel sorunları kamuoyuyla paylaştı.

’72 YILLIK EMEK, DEMOKRASİ, EŞİTLİK, ÖZGÜRLÜK VE BAĞIMSIZLIK MÜCADELESİ’

Şube Başkanı Altay, TMMOB’nin tarihsel mirasına ve kamu yararını gözeten anlayışına vurgu yaparak, “72 yıl önce mesleğimizin ve meslektaşlarımızın haklarını korumak, bilimsel ve teknik birikimimizi toplum yararına kullanmak amacıyla başlayan örgütlü mücadelemiz, bugün ülkemizin en köklü demokratik meslek örgütlerinden biri olarak devam etmektedir. TMMOB’nin 72 yıllık tarihi, yalnızca bir meslek örgünün gelişiminin değil, aynı zamanda ülkemizin emek, demokrasi, eşitlik, özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinin de tarihidir. Birliğimiz, kuruluşundan bugüne mühendis, mimar ve şehir plancılarının sorunlarını ülkemizin siyasal, ekonomik ve toplumsal sorunlarından ayrı görmemiştir. Meslektaşlarımızın haklarını savunurken halkımızın insanca yaşam hakkını, ülkemizin doğal ve kültürel varlıklarını, kamusal hizmetleri, üretimi ve toplumsal geleceğimizi savunmayı temel sorumluluğu olarak görmüştür. Bu anlayışla TMMOB, 72 yıldır bilimden, emekten, halktan ve kamu yararından yana toplumcu mücadele geleneğini kararlılıkla sürdürmektedir” diye konuştu.

‘HALKIN YAŞAMI HER GEÇEN GÜN DAHA DA AĞIRLAŞIYOR’

Altay, ekonomik krizin ve uygulanan neoliberal politikaların toplumsal tahribata yol açtığını belirterek, “Bugün 72. yılımızı, ülkemizin ekonomik, siyasal ve toplumsal sorunlarının giderek derinleştiği, halkımızın geniş kesimlerinin yoksulluk, güvencesizlik ve gelecek kaygısıyla karşı karşıya bırakıldığı koşullarda karşılıyoruz. Uzun yıllardır uygulanan neoliberal ekonomi politikaları, özelleştirmeler ve kamusal varlıkların sermayeye devredilmesi sonucunda ülkemizin üretim kapasitesi zayıflatılmış, planlama anlayışı terk edilmiş, Cumhuriyetin kamusal kurumları ve birikimleri tasfiye edilmiştir. Sanayiden tarıma, enerjiden madenciliğe, kentleşmeden çevre politikalarına kadar pek çok alanda kamu yararı yerine sermayenin çıkarları esas alınmıştır. Siyasi iktidarın tercihleri sonucunda derinleşen ekonomik kriz, milyonlarca yurttaşımızı temel ihtiyaçlarını dahi karşılamakta zorlandığı bir yaşam mücadelesine sürüklemiştir. Hayat pahalılığı, işsizlik, düşük ücretler ve gelir adaletsizliği emekçi halkımızın yaşamını her geçen gün daha da ağırlaştırmaktadır” şeklinde konuştu.

‘MESLEKLERİMİZ DEĞERSİZLEŞİYOR’

Ülkedeki hukuki ve demokratik hak kayıplarının geleceği tehdit ettiğini dile getiren Altay, “Ülkemizin içinde bulunduğu kriz yalnızca ekonomik alanla da sınırlı değildir. Hukukun üstünlüğünün, demokratik hak ve özgürlüklerin, laikliğin ve kamusal kurumların giderek aşındırıldığı; yargının siyasetin aracı haline getirildiği, halkın seçme ve seçilme hakkının, örgütlenme ve ifade özgürlüğünün baskı altına alındığı bir dönemden geçiyoruz. Bilimsel düşüncenin, liyakatin, kamusal sorumluluğun ve demokratik katılımın geriletilmesi, ülkemizin bugünü kadar geleceğini de tehdit etmektedir. Bu tablodan mühendis, mimar ve şehir plancıları da doğrudan etkilenmektedir. Bir zamanlar ülkemizin kalkınmasında, sanayileşmesinde ve kamusal hizmetlerin geliştirilmesinde önemli sorumluluklar üstlenen mesleklerimiz bugün değersizleştirme, işsizlik, düşük ücret ve güvencesizlik politikalarıyla karşı karşıyadır. Genç meslektaşlarımız işsizlik ve geleceksizlik kıskacında mesleklerini yapabilecekleri koşullardan yoksun bırakılmakta, pek çoğu geleceğini yurt dışı arayışında bulmaktadır” ifadelerini kullandı.

‘MÜHENDİS, MİMAR VE ŞEHİR PLANCILARIN BİLGİ VE BİRİKİMİNE İHTİYAÇ VAR’

Şube Başkanı Altay, yaşadıkları sorunların yalnızca çalışma yaşamlarıyla sınırlı olmadığını belirterek, “Meslek alanlarımızın parçalanması, mesleki yetkilerimizin daraltılması, mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı hizmetlerinin piyasalaştırılması, mesleki ve kamusal denetim mekanizmalarının etkisizleştirilmesi, bilimsel ve teknik bilginin karar süreçlerinden dışlanması toplumun tamamını ilgilendiren sonuçlar doğurmaktadır. Çünkü mühendis, mimar ve şehir plancılarının mesleki haklarının korunması, aynı zamanda toplumun güvenli, sağlıklı ve insanca bir yaşam sürme hakkının korunmasıdır. TMMOB olarak yıllardır dile getirdiğimiz gibi, ülkemizin geleceği bilimsel planlamadan, kamusal üretimden, nitelikli mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı hizmetlerinden, etkin kamusal denetimden ve halkın ihtiyaçlarını esas alan politikalardan ayrı düşünülemez. Üreten, sanayileşen, kalkınan, hakça bölüşen, demokratik ve bağımsız bir ülke için mühendislerin, mimarların ve şehir plancılarının bilgi ve birikimine ihtiyaç vardır” dedi.

TMMOB olarak hak, emek ve gelecek mücadelesini kararlılıkla sürdüreceklerine vurgu yapan Altay, “Bizler bu ülkenin mühendisleri, mimarları ve şehir plancıları olarak emeğimizin değersizleştirilmesine, meslek alanlarımızın daraltılmasına, bilimsel ve teknik birikimimizin yok sayılmasına karşı mesleki haklarımızı, emeğimizi ve ülkemizin geleceğini savunmaya kararlıyız. Çünkü biliyoruz ki imkanlarıyla okuduğumuz bu topraklarda mühendis, mimar ve şehir plancıları olarak insanca yaşama, emeğimizin karşılığını alma, mesleki bilgi ve birikimimizi toplum yararına kullanma ve ülkemizin geleceğinde söz sahibi olma hakkımız var. İnsanca yaşayabileceğimiz ücretlere, güvenceli çalışma koşullarına, mesleki haklarımızın korunmasına, nitelikli ve bilimsel eğitime, kamusal istihdama hakkımız var” diye konuştu.

SMM YEREL KURULTAYI GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Toplantı, TMMOB temsilcilerinin katılımıyla Serbest Müşavir Mühendis (SMM) yerel kurultayının yapılmasıyla devam etti. Toplantının açılışında konuşan TMMOB Edirne İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Birce Altay, mesleki dayanışmanın ve örgütlülüğün altını çizdi.

Kamu yatırımlarına 9,7 milyar TL harcama

Olgay GÜLER

Edirne İl Koordinasyon Kurulu toplantısında konuşan Edirne Valisi Yunus Sezer, 2026 yatırım programında bulunan küçük, orta ve büyük ölçekli 407 projeye 9.7 milyar TL harcama yapıldığını söyledi.

İl Koordinasyon Kurulu’nun 2026 yılı üçüncü yatırım dönemi toplantısı Edirne Valisi Yunus Sezer başkanlığında, Devecihan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, vali yardımcıları, kaymakamlar ve kamu kurum ve kuruluşların temsilcilerinin katıldığı toplantıda konuşan Vali Sezer, 2026 yatırım programında bulunan küçük, orta ve büyük ölçekli 407 projeye 9.7 milyar TL harcama yapıldığını söyledi.

Vali Sezer, söz konusu projelerin toplam bedelinin yaklaşık 110 milyar TL’yi bulduğunu belirterek, “Bu projeler için önceki yıllarda 42 milyar TL harcanmış, 2026 yılında da 16 milyar TL ödenek kullandırılması öngörülmüştür. Üçüncü yatırım dönemi sonuna kadar yapılan çalışmalar dahilinde 9,2 milyar TL harcama yapılarak % 57 yıllık harcama oranı sağlanmıştır. Yatırımları izlenen kuruluşlar olarak değerlendirildiğinde; 2026 yılının üçüncü dönem sonu itibariyle yapılan yatırım harcamalarının 8,2 milyar TL’sini genel ve özel bütçeli merkezi idare kuruluşlarımızın yaptığı görülmektedir. Merkezi idare kuruluşlarımızın bu harcama miktarı ile sağladıkları yıllık harcama oranı % 58’dir. Belediyelerimiz tarafından 609 milyon TL tutarında yatırım harcaması yapılarak % 4Z’lik bir yıllık harcama oranı, il Özel İdaresi tarafından ise 298 milyon TL tutarında yatırım harcaması yapılarak % 44’lük bir yıllık harcama oranı gerçekleştirilmiştir” dedi.

Vali Sezer, 2026 yılı üçüncü dönem sonucunda 407 projenin 143 tanesinin bitirildiğini belirterek, “2026 yılı üçüncü dönemi sonunda, kamu kuruluşlarımızın programlarında yer alan 407 projenin 143 tanesi bitirilmiş, 208’i devam etmekte, 54’ü ihale ve proje aşamasında olup 2 proje ise tasfiye edilmiştir. Uygulamaya konulan projelerin ilçelere göre dağılımı; Merkez 160, Keşan 49, Uzunköprü 42, Meriç 40, Enez 32, İpsala 21, Havsa 18, Lalapaşa 14, Süloğlu 12 olup 19 proje ise muhtelif ilçelerde gerçekleştirilmiştir. Yatırımlar sektörel bazda değerlendirildiğinde; Projelerin 164’ü Diğer Kamu Hizmetleri (sosyal-iktisadi), 125’i Tarım, 41’i Ulaştırma-Haberleşme, 35’i Eğitim, 16’sı Sağlık, 14’ü Enerji, 5’i Turizm, 4’ü Madencilik, 3’ü imalat sektörlerinde uygulamaya konulmuştur” diye konuştu.

En çok harcamanın 4.2 milyar TL’yle ulaştırma ve haberleşmede gerçekleştiğini dile getiren Vali Sezer, “Dönem sonu itibariyle en çok harcama_4,2 milyar TL ile ulaştırma-haberleşme sektöründe gerçekleşmiş olup bunu sırasıyla 1,4 milyar_TL ile tarım, 1,1 milyar TL ile eğitim hizmetleri, 823 milyon TL ile diğer kamu hizmetleri(iktisadi-sosyal), 713 milyon_ TL ile sağlık, 680 milyon TL ile madencilik, 270 milyon TL ile turizm, 62 milyon TL ile enerji, 2,2 milyon TLile imalat sektörü izlemiştir” şeklinde konuştu.

Okullarda ‘okçuluk’ hamlesi

Olgay GÜLER

Edirne’de, ortaokul ve lise düzeyindeki okullarda okçuluk sporunun yaygınlaştırılması amacıyla, Edirne Valiliği ve Türkiye Okçular Vakfı arasında ‘Okçuluk Benim Sporum’ projesi kapsamında eğitim ve iş birliği protokolü imzalandı.

Edirne Valiliği ve Türkiye Okçular Vakfı arasında hayata geçirilen ‘Okçuluk Benim Sporum’ projesi kapsamında, işbirliği protokolü imzalandı. Kentte, ortaokul ve lise düzeyinde eğitim veren 140 okulun 110’unda, öğrencilerin okçuluk alanına yönlendirilerek, bu sporun yaygınlaştırılması amacıyla hayata geçirilen projenin protokol imzası için Edirne Spor Salonu’nda tören düzenlendi. Törene Edirne Valisi Yunus Sezer, Türkiye Okçular Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Topbaş, kurum ve kuruluş ile siyasi parti temsilcileri ve eğitimciler katıldı.

‘AMACIMIZ HER ÖĞRENCİNİN OKÇULUĞA ULAŞABİLMESİ’

Burada konuşan Türkiye Okçular Vakfı Başkanı Topbaş, vakıf olarak okçuluğu  yaşatmak için çalıştıklarını söyleyerek, “Bu çalışmalardan en önemlisi de bugün burada birlikte olduğumuz, okçuluk benim sporum projesi kapsamında amacımız tüm Türkiye’deki bütün evlatlarımızın okçulukla buluşması. Ülkemizin neresinde olursa olsun bir öğrenci; ‘Ben okçuluk yapmak istiyorum’ dediği zaman okçuluğa ulaşabilmesinin önünü açan bir proje. Bu anlamda ben özellikle sayın valimize, il spor müdürümüze, il eğitim müdürümüze, projeye destek veren tüm paydaşlara, öğretmenlerimize teşekkür ediyorum. İnşallah bizler okçular vakfı olarak burada çok güzel öğretmenler yetiştireceğiz. Tabii Edirne kıymetli bir şehir. Osmanlı’ya başkentlik yapmış bir şehir. Burada bu sporun yeşermesi, daha da büyümesi, bizler için çok önemli” dedi. 

‘BÜTÜN OKULLARDA YAYGINLAŞTIRACAĞIZ’

Edirne Valisi Yunus Sezer de, okçuluk sporunu Edirne’de bütün okullarda yaygınlaştırmak istediklerini belirterek, “Bu protokolle beraber de Edirne’deki ok meydanını da, okçular tekkesini de yeniden hayata geçirmiş olacağız. Bizim ortaokul ve lisemizde 140 okulumuzdan 110 tanesinde okçuluk kurslarını sizlerle beraber açacağız ve burada da hem gençlerimize bu medeniyet anlayışımızı, bu tarihi anlayışımızı ortaya koyacağız. Hem de gençlerimizi malumunuz kötü alışkanlıklardan uzak tutmak ve enerjilerini doğru yönde, doğru mercilere sarf etmelerini sağlamak için de bir çalışma ortaya koyuyoruz. Hem okuldan spora, hem mahalle liginde bugün 16 bine yakın gencimizle birebir ilgileniyoruz. Okçuluk da onların çok hoşuna gidecektir, inşallah bütün Edirne’de okullarımızda bu ata sporumuzu inşallah gerçekleştirmiş olacağız” diye konuştu.

Konuşmaların ardından işbirliği protokolü için imzalar atıldı. Vali Sezer ve Okçular Vakfı Başkanı Topbaş salonda okçuluk sporcularının hazırladığı gösterileri izleyerek, kendileri de deneyimledi. Törenin ardından, proje kapsamında okullardan gelen gönüllü öğretmenlere, okçuluk sporuyla ilgili hizmet içi eğitimler verilmeye başlandı. Eğitimlerini tamamlayan öğretmenler, okullarındaki öğrencilerin okçuluk sporuyla buluşmalarını sağlayacak.

TÜ’de öğrenci toplulukları buluştu

Trakya Üniversitesi’nde öğrenci topluluklarını bir araya getiren, öğrencilerin tanışmasını, kaynaşmasını ve sosyal etkileşimini artırmayı amaçlayan geleneksel “Topluluklar Buluşuyor” etkinliği, düzenlenen açılış programıyla başladı. Balkan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen açılış, renkli görüntülere sahne oldu.

Program, Dr. Öğr. Üyesi Vahdet Çalışkan, Öğr. Gör. Dr. Oğuzhan Oğuz ve Adnan Sever’in gerçekleştirdiği müzik dinletisiyle başladı. Ardından Kosovalı ressam ve müzisyen Reşit İsmet, keman dinletisiyle izleyicilerle buluştu.

Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, konuşmasına öğrencilerin etkinlik alanında oluşturduğu coşkulu tablodan duyduğu gururu dile getirerek başladı. Üniversitelerin yalnızca dört duvar arasında bilgi üreten kurumlar olmadığını vurgulayan Hatipler, “Elbette eğitim hayatınızda üstün gayretler göstermenizi bekliyoruz. Ancak mezun olup başarılı birer mühendis, hekim, mimar, idareci ya da spor insanı olduktan sonra geriye dönüp baktığınızda aklınızda en çok kalacak olan şey, bugün başlattığımız bu etkinliklerde arkadaşlarınızla birlikte yaşadıklarınız olacaktır. Hafızalarda en çok iz bırakacak olan, birlikte sunduğunuz gayretler ve çalışmalarınızdır.” dedi.

Üniversite eğitiminde birlikte hareket etmenin ve üretmenin önemine dikkat çeken Hatipler, öğrencilere hayallerini sınırlandırmamaları, büyük hedefler belirlemeleri ve fikirlerini özgürce ifade etmekten vazgeçmemeleri çağrısında bulundu.

Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan ise etkinliğe gösterilen yoğun ilginin ve öğrenci topluluklarının çalışmalarının Trakya Üniversitesinin köklü yapısını ve dinamizmini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. Öğrencilerin stantların hazırlanması sürecinde gösterdiği özveriye dikkat çeken Tan, haftalar süren hazırlıklarda emeği geçen akademisyenlere, idari personele ve öğrenci topluluklarına teşekkür etti.

Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Cem Taşkın, üniversite yaşamının derslerin yanı sıra ortak projeler ve üstlenilen sorumluluklarla zenginleştiğini belirtti. Öğrenci topluluklarının yeni dostlukların kurulmasına ve yeteneklerin gelişimine katkı sağladığını ifade eden Taşkın, üniversiteye yeni başlayan öğrencileri topluluk stantlarını ziyaret etmeye ve faaliyetlere katılmaya davet etti.

Açılış konuşmalarının ardından Rektör Prof. Dr. Mustafa Hatipler, müzik dinletisi gerçekleştiren sanatçılara teşekkür belgelerini takdim etti.

Programın devamında protokol üyeleri ve öğrenciler toplu hatıra fotoğrafı çektirerek “Topluluklar Buluşuyor” panosunu imzaladı. Ardından protokol üyeleri, öğrenci topluluklarının stantlarını ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Öğrenci topluluklarının kendilerini ve faaliyetlerini tanıttığı etkinlik, üç gün boyunca çeşitli sosyal, kültürel ve sanatsal faaliyetlerle devam edecek.

26 noktada 5 bin 75 yeni dikim

Edirne Belediyesi, “Yeşil Edirne” vizyonuyla kentin yeşil dokusunu korumak ve geliştirmek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri tarafından 2026 yılı başından bu yana kentin farklı noktalarında toplam 5 bin 75 ağaç, çalı ve süs bitkisi dikimi gerçekleştirildi. Bulvarlardan parklara, kavşaklardan orta refüjlere kadar geniş bir alanda yürütülen çalışmalarla Edirne’nin daha yeşil ve yaşanabilir bir kent olması hedefleniyor.

EDİRNE’NİN DÖRT BİR YANINDA YEŞİLLENDİRME ÇALIŞMALARI

Edirne Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri, kent genelinde yürüttükleri ağaçlandırma ve peyzaj düzenlemeleriyle mevcut yeşil alanları güçlendirirken ihtiyaç duyulan noktalarda yeni dikimler gerçekleştiriyor.

2026 yılı içerisinde Atatürk Bulvarı, Bülent Ecevit Bulvarı, Kuvayi Milliye Bulvarı, Kıyık orta refüjü, Lalapaşa Yolu, Olin Kavşağı, Pati Park, Özgür Çocuklar Parkı, Eski Cami çevresi ve kentin farklı noktalarında ağaç, çalı ve süs bitkileri toprakla buluşturuldu.

Çalışmalarda ıhlamur, akasya, erguvan, zeytin, ladin ve elma gibi ağaç türlerinin yanı sıra ligustrum, kartopu, zakkum, oya ve farklı süs bitkilerine de yer verildi.

Farklı alanların özellikleri gözetilerek gerçekleştirilen dikimlerle kent estetiğinin geliştirilmesi ve yeşil dokunun çeşitlendirilmesi amaçlandı.

YEŞİL ALANLAR KORUNUYOR

Edirne Belediyesi, yeşillendirme çalışmalarını kent yaşamının kalitesini artıran önemli hizmet alanlarından biri olarak ele alıyor.

Ana arterlerde, kavşaklarda ve orta refüjlerde gerçekleştirilen bitkilendirme çalışmalarıyla kentin yeşil görünümü geliştirilirken, parklarda ve ortak kullanım alanlarında yapılan dikimlerle mevcut yeşil alanlar destekleniyor.

Yeni dikimlerin yanı sıra mevcut ağaçların, parkların ve yeşil alanların bakım ve düzenleme çalışmaları da kent genelinde sürdürülüyor.

GENCAN: “EDİRNE’MİZİN YEŞİLİNİ KORUMAYA VE ÇOĞALTMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, kent genelinde sürdürülen yeşillendirme çalışmalarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, Edirne’nin doğal güzelliklerinin korunmasının ve yeşil alanların geliştirilmesinin önemine dikkat çekti. Başkan Gencan şu ifadeleri kullandı:

“Edirne’miz, tarihiyle, doğasıyla ve sahip olduğu güzelliklerle çok kıymetli bir kent. Biz de bu güzellikleri korumak, kentimizin yeşil alanlarını geliştirmek ve çocuklarımıza daha yaşanabilir bir Edirne bırakmak için çalışıyoruz.

Bu anlayışla yılın başından bu yana kentimizin farklı noktalarında 5 bin 75 ağaç, çalı ve süs bitkisini toprakla buluşturduk. Bulvarlarımızda, parklarımızda, refüjlerimizde ve ihtiyaç duyulan alanlarda çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Bir yandan yeni dikimlerle kentimizin farklı noktalarını yeşillendirirken diğer yandan mevcut parklarımızın ve yeşil alanlarımızın bakım ve düzenlemelerini gerçekleştiriyoruz. Edirne’mizin her köşesinde daha düzenli, daha yeşil ve hemşehrilerimizin keyifle vakit geçirebileceği alanlar oluşturmayı önemsiyoruz.

Yeşil Edirne vizyonumuz doğrultusunda kentimizin doğal güzelliklerini korumaya, yeşil alanlarımızı geliştirmeye ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir Edirne bırakmak için çalışmaya devam edeceğiz.”

YEŞİL EDİRNE İÇİN ÇALIŞMALAR SÜRECEK

Edirne Belediyesi, kent genelinde ihtiyaç duyulan alanlarda ağaçlandırma, bitkilendirme ve peyzaj düzenlemelerini sürdürerek mevcut yeşil alanların korunmasını ve geliştirilmesini hedefliyor.

“Yeşil Edirne” vizyonuyla yürütülen çalışmalar kapsamında, kentin farklı noktalarında yeni dikimlerin gerçekleştirilmesi ve mevcut yeşil alanların düzenli bakımlarla desteklenmesi planlanıyor.

TÜ’nün yazılımı Kırklareli Üniversitesi’nde

Trakya Üniversitesi ile Kırklareli Üniversitesi arasında, Trakya Üniversitesi tarafından geliştirilen “Trakya Kampüs 4.0” yazılımının pilot uygulama kapsamında kullanılması ve geliştirilmesine yönelik iş birliği protokolü imzalandı.

Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler ile Kırklareli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rengin Ak tarafından imzalanan protokol kapsamında, Trakya Üniversitesinin eğitimde dijital dönüşüm çalışmaları doğrultusunda geliştirdiği yazılım, Kırklareli Üniversitesinde “Kırklareli Kampüs 4.0” adıyla kullanılacak.

Trakya Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü tarafından desteklenen “Eğitimde Dijital Dönüşüm Kampüs 4.0” başlıklı ve 2024/221 numaralı proje kapsamında geliştirilen yazılımın, pilot uygulama sürecinde test edilerek kullanıcı deneyimleri doğrultusunda iyileştirilmesi hedefleniyor.

Dört ay sürecek pilot uygulama kapsamında Kırklareli Üniversitesi, yazılımı ücretsiz olarak kullanacak. Bu süreçte yazılımın işleyişi değerlendirilecek, karşılaşılan sorunlar ve kullanıcılardan alınan geri bildirimler doğrultusunda gerekli iyileştirmeler yapılacak.

Pilot uygulamadan elde edilecek sonuçların yazılımın geliştirilmesine katkı sağlaması ve iki üniversite arasındaki dijital dönüşüm odaklı iş birliğini güçlendirmesi bekleniyor.

İmza töreninde, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir, Prof. Dr. Eylem Bayır ve Prof. Dr. Sedat Üstündağ, Genel Sekreter Hüseyin Türkel, Rektör Danışmanı ve Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Ali İhsan Meşe, Öğrenci İşleri Daire Başkanı ve Genel Sekreter Yardımcısı Nurdan Cankaya, Bilgi İşlem Daire Başkanı Doç. Dr. Deniz Taşkın ile Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Cem Taşkın da hazır bulundu.

Pekdemir: Bana oy verenlerin sesi yönetimde yer almalı

YENİ Parti Edirne İl Başkanlığı seçimini kaybeden Cumhur Pekdemir, ‘Kongre bir yarıştı, şimdi tek bir takımız. Ama o takımda bana oy veren 1901 arkadaşımızın sesi de, isteği de mutlaka yer almalıdır. Partimizin geleceği, hepimizin el ele vermesine bağlıdır.” dedi.
İl Başkanlığı önseçiminde 1901 oy alan başkan adayı Pekdemir, il yönetim kurulunda kendisine oy verenlerin sesinin, isteğinin yeralması gerektiğini söyledi. Pekdemir yazılı açıklamasında şunalra yer verdi:
Değerli yol arkadaşlarım, sevgili Edirneliler,
Kongremiz tamamlandı, üyelerimiz kararını verdi. Sandığın sonucuna saygı duymak, demokrasiye inanan herkesin ilk görevidir. Bu vesileyle il başkanlığına seçilen arkadaşımızı tebrik ediyor, yeni görevinde başarılar diliyorum. YENİ Parti ve Edirne için atacağı her doğru adımda yanında olacağımızı bilmesini isterim.
Bu yola çıkarken ne arkamızda büyük bir yapı vardı ne de kolay bir yol. Elimizde yalnızca bir inanç, yeni bir umut ve kapı kapı dolaşarak kurmuş olduğumuz gönül bağları vardı. Ve bu inanç, kısa bir sürede 1901 yol arkadaşımın desteğine dönüştü.
Bu oyları veren her bir yol arkadaşıma yürekten teşekkür ediyorum. Özellikle hiçbir hesaba girmeden, hiçbir beklentiye bağlı kalmadan, yalnızca vicdanının ve özgür iradesinin sesini dinleyerek sandığa giden her üyemize ayrıca minnettarım. Bilirim ki bazı tercihler, bazı yerlerde kolay yapılmaz. O tercihi yapanların cesareti benim için bir oydan çok daha fazlasıdır.
Köylerimizden, beldelerimizden, ilçelerimizden gelen o güçlü sesi de unutmak mümkün değil. Haftalarca dolaştığım o yollarda bana “bizi unutmayın” diyen insanlar, sandıkta da beni unutmadı. Bunun ağırlığını ve onurunu omuzlarımda taşıyorum.
Şunu açıkça biliyorum: Bu 1901 oy yalnızca bir adaya verilmiş destek değildir. Bu oylar, örgütümüzde yeni bir soluk, daha katılımcı, daha kapsayıcı, herkese aynı mesafede duran bir anlayış isteyenlerin sesidir. Bu sesi duymak hepimizin görevidir. Bu sesi taşımak ise artık benim sorumluluğumdur.
Her bir oyun üzerimde bir emanet olduğunu biliyorum. Ve bu emanete layık olmak için çalışmaya kaldığımız yerden, aynı heyecanla devam edeceğiz.
Siyasette kazanmak da kaybetmek de vardır. Ama asıl kayıp, inandığın yoldan vazgeçmektir. Biz vazgeçmiyoruz. Bir kongre bitti, ama Edirne’ye hizmet yolculuğumuz bitmedi. Bu bir son değil, daha güçlü bir başlangıçtır.
Kırgınlık yok, küskünlük yok. Kongre bir yarıştı, şimdi tek bir takımız. Ama o takımda bu 1901 arkadaşımızın sesi de, isteği de mutlaka yer almalıdır. Partimizin geleceği, hepimizin el ele vermesine bağlıdır.
Bu süreçte gece gündüz demeden çalışan ekibimize, ailemize, bize kapısını açan her Edirne’liye ve bizi destekleyen herkese tekrar teşekkür ediyorum.
Yolumuz zorlu ve uzun ancak inancımız tam. Yürümeye devam ediyoruz.
Sevgi ve saygılarımla.

Yurt dışına kaçak Türk Lirası!

Türkiye’den Bulgaristan’a geçiş yapan bir otomobilde Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nda 1 milyon 52 bin Türk Lirası, Malko Tarnovo Sınır Kapısı’nda da bir minibüs yolcusunun valizinde 4 milyon Türk Lirası ele geçirildi.

Kapitan Andreevo kontrol noktasındaki gümrük memurları, Türkiye’den ülkeye giriş yapan bir binek araca yönelik denetim sırasında, beyan edilmemiş 1.052.600 Türk lirası ele geçirdi. Bulgaristan’a tek başına seyahat eden Bulgar vatandaşı Türk plakalı bir binek araç ile kontrol noktasına geldi. Bulgar vatandaşı sürücü, beyan edeceği herhangi bir şey olmadığını belirtti. Yapılan risk analizi sonucunda araç, detaylı bir gümrük kontrolüne tabi tutulmak üzere seçildi.

Yapılan inceleme sırasında, ön yolcu koltuğunda 200 ve 100 Türk Lirası banknotlarla dolu iki siyah plastik poşet bulundu. Ele geçirilen toplam tutar 1.052.600 Türk Lirası olduğu, bu miktarın 18.883 Euro’ya tekabül ettiği belirtildi.

İlgili kişiye, Para Yasası’nı ihlal ettiği gerekçesiyle ceza tutanağı düzenlendi.

Malko Tarnovo sınır kapısındaki gümrük memurları, bir yolcu minibüsünde yapılan denetim sırasında, beyan edilmemiş 4 milyon Türk lirasına el koydu.

Bulgaristan plakalı yolcu minibüsü, Türkiye’den ülkeye giriş yapmak üzere Malko Tırnovo sınır kontrol noktasına geldi. Gümrük kontrol alanında, sürücü ve tamamı Bulgaristan vatandaşı olan tüm yolcular, beyan edilmesi gereken herhangi bir eşya taşımadıklarını belirtti.

Araçta ve yolcuların kişisel bagajlarında yapılan gümrük kontrolü sırasında, görevliler yolculardan birine ait valizin içinde, çeşitli kupürlerden oluşan Türk lirası banknotlarının bulunduğu sekiz adet plastik poşet tespit etti. Beyan edilmemiş toplam 4 milyon Türk lirası (71.760 avro) ele geçirilirken, söz konusu paranın kaynağına ilişkin herhangi bir belge sunulmadı.

Beyan edilmeyen nakit paraya el konulurken, Bulgaristan vatandaşı olan kişi hakkında, Döviz Kanunu uyarınca idari ihlal tutanağı düzenlenerek olayla ilgili idari yaptırım süreci başlatıldı.

Gümrük yetkilileri yolculara üçüncü ülkelere yapılan veya üçüncü ülkelerden gerçekleştirilen, 10.000 avro veya daha fazla tutardaki (ya da başka bir para biriminde buna eşdeğer miktardaki) nakit para taşıma işlemlerinin gümrük makamlarına beyan edilmesi gerektiğini hatırattı.