Edirne’nin en önemli kültürel değerlerinden biri olan Trakya Üniversitesi Sultan II. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi, kuruluşunun 29. yıl dönümünü anlamlı bir kültür ve sanat etkinliğiyle kutladı.
Hattat Zafer Günal’ın “Hüsn-i Hat” sergisi ile neyzen Yıldıray Öztürk’ün ney dinletisinin yer aldığı etkinlik, davetliler ve müze ziyaretçileri tarafından büyük ilgiyle karşılandı.
Müzenin kültürel ve bilimsel etkinlik alanına dönüştürülen Kiler ve Fodlahane bölümünde gerçekleştirilen programın açılışında konuşan Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Sağlık Müzesi’nin tarihî ve kültürel önemine değinerek müzenin Avrupa Müze Ödülü’ne sahip kıymetli bir mekân olduğunu vurguladı. Hatipler, Trakya Üniversitesi olarak bu önemli değeri yaşatmaya ve daha ileri seviyelere taşımaya devam edeceklerini ifade etti.
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan ise etkinliğin, geleneksel sanatların yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından önemli bir kültürel buluşma olduğunu belirtti.
Rektör Danışmanı ve Müze Sorumlusu Enver Şengül ise Sağlık Müzesi’nin 29. kuruluş yılı dolayısıyla düzenlenen bu anlamlı etkinliğin kendileri için ayrı bir değer taşıdığını ifade etti. Müzenin tarihî ve kültürel sorumluluğunun, sanat ve musikiyi buluşturan bu programla daha güçlü şekilde hissedildiğini dile getiren Şengül, başta müzenin kurucusu Dr. Ratıp Kazancıgil olmak üzere kuruluşundan bugüne emeği geçen herkesi minnet ve şükranla andı.
Konuşmaların ardından hattat Zafer Günal’ın “Nûr-ül Ayn (Gözün Nuru)” adlı 30 eserinin yer aldığı Hüsn-i Hat sergisi ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Program kapsamında daha sonra Edirne Devlet Türk Müziği ve Rumeli Müzikleri Topluluğu Sanat Yönetmeni neyzen Yıldıray Öztürk tarafından ney dinletisi gerçekleştirildi.
Program, hediye takdimi ve fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Etkinliğe; Edirne Garnizon Komutanı Tuğgeneral Yüksel Kolcu, Edirne İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan, İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk, Edirne Vakıflar Bölge Müdürü Ahmet Saraç, Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Elvan Bakar, Rektör Danışmanı Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Ali İhsan Meşe, il protokol üyeleri, daire başkanları, akademisyenler ve vatandaşlar katıldı.
Bulgaristan’ın Hamzabeyli’nin karşısındaki Lesovo Sınır Kapısı’nda düzenlenen operasyonda yaklaşık 363 kilogram esrar ele geçirildi. Uyuşturucunun piyasa değerinin yaklaşık 3 milyon euro olduğu bildirildi.
Romanya plakalı bir TIR, 23 Nisan 2026 tarihinde Bulgaristan’dan çıkış yapmak üzere sınır kapısına geldi. Türk vatandaşı D.K. idaresindeki araçta, Romanya’dan Türkiye’ye taşınan çamaşır makineleri bulunduğu beyan edildi.
Ancak gümrük kontrolü sırasında, yarı römork üzerindeki mühür halatında müdahale izlerine rastlandı. Bunun üzerine araç detaylı aramaya sevk edildi. Yapılan incelemede, beyan edilen yükün üzerine gizlenmiş 25 karton kutu içinde toplam 338 vakumlu paket bulundu. Paketlerdeki maddenin yapılan hızlı testlerde esrar olduğu tespit edildi.
Operasyonda toplam 362,8 kilogram brüt ağırlığında uyuşturucu maddeye el konuldu. Sürücü gözaltına alınırken, olayla ilgili soruşturmanın Burgas Gümrük Bölge Müdürlüğü tarafından yürütüldüğü ve sürecin Yambol Bölge Savcılığı denetiminde devam ettiği bildirildi.
Savcılığın, şüpheli hakkında tutuklama talebiyle mahkemeye başvuracağı öğrenildi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda söz alan İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, son dönemde giderek derinleşen vize sorununu gündeme taşıdı. Akalın, vize krizinin artık bireysel bir problem olmaktan çıkıp toplumun geniş kesimlerini etkileyen yapısal bir soruna dönüştüğünü vurguladı.
Konuşmasında Avrupa Komisyonunun Schengen verilerine dikkat çeken Akalın, Türkiye’den yapılan başvuruların 2022’de 778 bin, 2023’te 1 milyon 55 bin ve 2024’te 1 milyon 173 bine yükseldiğini belirtti. Talepteki bu artışa rağmen ret oranlarının da ciddi şekilde yükseldiğini ifade eden Akalın, 2010’lu yıllarda yüzde 3–5 seviyesinde olan ret oranlarının bugün yüzde 14–16 bandına çıktığını söyledi. Sadece 2024 yılında yaklaşık 170 bin vatandaşın başvurusunun reddedildiğini kaydetti.
Vize sorununun ekonomik boyutuna da dikkat çeken Akalın, reddedilen başvurular nedeniyle 2024 yılında vatandaşların ödediği ve geri alamadığı vize ücretlerinin yaklaşık 13,6 milyon avroya ulaştığını ifade etti. Bunun yanı sıra öğrencilerin eğitim fırsatlarını kaçırdığını, iş insanlarının fuar ve ticari görüşmelere katılamadığını, bu durumun da doğrudan ekonomiye zarar verdiğini dile getirdi.
Türkiye’nin dünyada Schengen vizesine en çok başvuru yapan ikinci ülke konumunda olduğunu hatırlatan Akalın, buna rağmen vatandaşların randevu bulmakta büyük zorluk yaşadığını söyledi. Önceden haftalar içinde alınabilen randevuların artık aylar sonrasına verildiğini, sistemlerin açıldığı anda dolduğunu belirtti.
Kamuoyuna yansıyan iddialara da değinen Akalın, bazı yapıların randevuları toplayarak yüksek bedellerle yeniden sattığı yönündeki iddiaların doğru olması hâlinde bunun açık bir hak ihlali ve adaletsizlik olduğunu ifade etti.
Konuşmasının sonunda Türk pasaportunun değer kaybına dikkat çeken Akalın, sürecin tüm yönleriyle araştırılması ve vatandaşların haklarının korunması gerektiğini belirtti.
Edirne Lisesi’nin 169’ncu kuruluş yıldönümü nedeniyle düzenlenen maçta mesunlar 4-2 galip geldi. Geleneksel maçların organizasyonunda 52 yıldır görev alan Ferhat Kemallarlı ‘nın başlama vuruşunu yaptığı maçı kadın hakemler yönetti. Edirne Lisesi’nin her kuruluş yıldönümünde mezunlar ile lise öğrencileri futbol maçında karşılaşıyorlar. 169. kuruluş yıldönümü kapsamında geleneksel maç 23 Nisan Perşembe günü Edirnespor’un da maçlarını oynadığı Tunca sahasında yapıldı.
KADIN HAKEMLER YÖNETTİ Kadın hakemler Dilan Altın, Sıla Bat ve Dilan Tunç’un yönettiği maçta lisenin mezunları ile öğrencilerin oluşturduğu takımlar karşı karşıya geldi.
Maçın başlama vuruşunu geleneksel maçların organizasyonunda 52 yıldır görev alan Ferhat Kemallarlı yaptı. Zevkli geçen karşılaşmayı mezunlar 4-2 kazandı. Karşılaşmada mezunlardan Rıza Can’ın 3 ve Mehmet Şenkal bir gol atarken, Edirne Lisesi öğrencilerinin golleri Uran ve Galen’den geldi.
2’nci ve 3’ncü Lig kulüp başkanları, 2025-2026 sezonu için küme düşmenin kaldırılmasını talep etti. Kulüp Başkanlarının açıklamasında sezon ortasında yaşanan bahis soruşturmaları hatırlatılarak bu sezon için küme düşmenin kaldırılması istendi. 2025–2026 sezonunda yaşanan süreçler, ligde adil rekabet ortamını ortadan kaldırmıştır. Futbol ekosistemi içerisinde yer alan yasal bahis sisteminin etkileri ile hakem ve futbolcular üzerinden gelişen bireysel süreçler; kulüplerin kontrolü dışında gerçekleşmiş, sportif rekabetin doğasını zedeleyerek lig dengelerini sezon devam ederken ciddi şekilde bozmuştur. Bu durum; kulüplerin ekonomik ve sportif yapısını olumsuz etkilemiş, yalnızca kulüpleri değil, yüzlerce genç sporcunun geleceğini ve şehirlerin sosyal yapısını doğrudan etkiler hale gelmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 38. maddesi ve Türk Ceza Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca; cezalar şahsidir. Bireysel fiillerin sonuçlarının kulüplere yüklenmesi; hukuk devleti, eşitlik ve adalet ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. TALEPLERİMİZ 2025–2026 sezonu için küme düşmenin kaldırılması Kulüplerin zararlarının telafi edilmesi Akademi yapısının korunması Sürecin adil ve şeffaf şekilde yeniden değerlendirilmesi Yüzlerce kulüp, binlerce sporcu ve milyonlarca taraftar olarak; Sayın Cumhurbaşkanımızın, Sayın Gençlik ve Spor Bakanımızın ve Sayın Türkiye Futbol Federasyonu Başkanımızın bu süreci yeniden değerlendirerek 2. Lig ve 3. Lig kulüplerine gerekli desteği sağlayacağına inanıyoruz.
Edirne Pazarcılar, Manavlar ve Seyyar Satıcılar Esnaf Odası Başkanı Şeref Hasır, Balkan Pazarı’nın 1 Mayıs’ta açılacağını belirtti.
Kentte, yerli müşterinin yanı sıra, Yunan ve Bulgar müşterilerin de rağbet gösterdiği Ulus Pazarı’nın kapatılmasının ardından, aynı alanda Balkan Pazarı kurulmasına karar verildi. Edirne Belediyesi’nin Ergene A.Ş. bünyesinde işleteceği Pazar alanı için son hazırlıklar yapılırken, bu Cuma açılması planlanan Balkan Pazarı’nın açılışı tarihi, 1 hafta ertelendi. Edirne Pazarcılar, Manavlar ve Seyyar Satıcılar Esnaf Odası Başkanı Şeref Hasır, geçtiğimiz hafta pazar alanında açılan Edirne Tarım, Hayvancılık, Sanayi, Ticaret, Otomotiv ve Gıda Fuarı nedeniyle, işlemlerin yarım kaldığını, bu nedenle açılış tarihinin 1 hafta ertelendiğini söyledi.
‘800’E YAKIN BAŞVURU OLUR’
Pazara esnafın yoğun talebi olduğunu belirten Hasır, “Bugün pazar açılacaktı fakat geçen hafta pazar açılacak yerde fuar olduğundan dolayı bir hafta hiçbir işlem yapılamadı. O yüzden pazarımız bir hafta ertelendi. Haftaya cuma günü, 1 Mayıs’ta kısmetse pazarımız açılacak. Bu hafta içinde kura çekimi de olacak. Başvurular bu hafta pazartesi, salı günü son. Çarşamba veya Perşembe Allah nasip ederse kura çekimi yapacağız. Noter huzurunda kura çekiyoruz. Şu an Edirne esnafı olarak 300 başvuru var Kırklareli, Uzunköprü, Babaeski, Lüleburgaz, İstanbul’daki arkadaşlarımız da gelecek. Bunlarla beraber öyle tahmin ederim ki yaklaşık 800 kişiyi bulacak. Toplamda 470 tezgah açılacak” diye konuştu.
Pazarın, eskisinden daha ekonomik olacağını kaydeden Hasır, “Eskisinden daha iyi pazar kuracağız. Daha adaletli, daha düzgün, daha güzel ve daha uygun, daha ekonomik bir pazar olacak ve malın da kalitelisi gelecek. Dolayısıyla yoğun talep bekleniyor” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, Edirne’nin çocuk nüfus açısından Türkiye genelinde sondan ikinci sırada yer aldığını ve çocuk nüfusun her yıl düştüğünü açıkladı. Yazgan, “Edirne’nin demografik yapısı hızlı yaşlanıyor” dedi.
CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, Edirne’nin çocuk nüfusunu TBMM gündemine taşıdı. Yazgan, TÜİK’in açıkladığı 2025 yılı verilerine göre Edirne’nin, çocuk nüfusun toplam nüfus içindeki oranı bakımından Türkiye genelinde sondan ikinci sırada yer aldığını vurguladı. “2022 yılında %17,7 olan bu oranın 2025 itibarıyla %16,9’a gerilemiş olması, Edirne’nin demografik yapısının hızla yaşlandığını ve ‘emekli kenti’ kimliğine büründüğünü somut bir şekilde ortaya koymaktadır” diyen Yazgan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na yazılı soru önergesi verdi.
‘SOSYO-EKONOMİK GEREKÇELERİ NELER?’
Yazgan, önergesinde şu soruları yöneltti:
“Edirne’nin çocuk nüfus oranı bakımından Türkiye’nin en düşük oranına sahip ikinci ili olmasının temel sosyo-ekonomik gerekçeleri nelerdir?
Edirne’de genç ailelerin çocuk sahibi olma kararlarını olumsuz etkileyen bölgesel faktörlere (kreş yetersizliği, istihdam kaygısı, sosyal donatı eksikliği vb.) yönelik bakanlığınızca yürütülen bir saha çalışması bulunmakta mıdır?
Komşu illerle kıyaslandığında ortaya çıkan bu derin uçurumun kapatılması ve Edirne’deki demografik erimenin durdurulması amacıyla il özelinde çalışmalar planlanmakta mıdır?
Son üç yılda Edirne’den diğer illere göç eden ‘genç yetişkin’ (18-44 arası) nüfusun göç etme nedenleri arasında ekonomik refah ve çocuk yetiştirme imkanlarının yetersizliği ne derece rol oynamaktadır?
Edirne’nin hızla yaşlanan nüfus yapısına paralel olarak, kentin ‘emekli kenti’ durağanlığından kurtarılması ve dinamik, üretken bir nüfus yapısına kavuşturulması için diğer bakanlıklarla eş güdümlü bir stratejiniz mevcut mudur?”
Olgay GÜLER Adalet Bakanı Akın Gürlek, ülke genelinde şüpheli hiçbir vakanın unutulmaya terk edilmeyeceğini söyledi. Adalet Bakanı Gürlek, bir dizi temas ve ziyaretlerde bulunmak üzere Edirne’ye geldi. Bakan Gürlek,Edirne’de Bölge İdare Mahkemesi kurulmasına karar verdiklerini açıkladı.
Ziyaretinde ilk olarak Edirne Valiliği’ni ziyaret eden Bakan Gürlek’i, Edirne Valisi Yunus Sezer, bakan yardımcıları, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, MHP İl Başkanı Emre Tokluoğlu, vali yardımcıları, askeri ve adli erkan ile kurum ve kuruluş temsilcileri karşıladı.
Burada ziyaretiyle ilgili açıklamada bulunan Bakan Gürlek, Edirne’nin taşıdığı sınır şehri vasfının önemine dikkat çekti. Gürlek, “Sınırda yalnızca güvenlik değil, hukuk da görevdedir. Türkiye’nin Avrupa’ya açılan bir kapısı olan bu serhat şehrimizde sunulan adalet hizmeti ülkemizin hukuk devleti kimliğinin dışarıya aynı zamanda bir yansımasıdır. Edirne’nin sınır vilayeti olması sebebiyle, yargı sistemimizin de kusursuz bir şekilde işlemesi gerekmektedir. Bu önemle öncelikli olarak Edirne’yi ziyaret etmemizdeki maksadımız; buradaki yargı işleyişini yakından görmek ve yerinde inceleme yapmaktır. Bu nedenle bugün burada olmaktan ötürü duymuş olduğum ifade etmek istiyorum” dedi.
‘EDİRNE’DE BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KURULMASINA KARAR VERDİK’ Edirne’de bölge idare mahkemesi kurulmasına karar verdiklerinin müjdesini veren Gürlek, “Az önce de sayın valim ve kıymetli milletvekilimizle de bir araya geldik. Burada bir müjde olarak verelim; Edirne’de inşallah bölge idare mahkemesi kurulmasına karar verdik. Bu konuda gerekli adımları hem personel genel müdürlüğü, hem de Hakimler Savcılar Kurul olarak atacağız. İnşallah Edirne’mize bölge idari mahkemesi yaz kararnamesiyle faaliyete geçirilecek. Bunu da tekraren söyleyeyim” diye konuştu.
‘ŞÜPHELİ HİÇBİR VAKA UNUTULMAYA TERK EDİLMEYECEK’ Ülke genelinde şüpheli hiçbir vakanın unutulmaya terk edilmeyeceğinin altını çizen Adalet Bakanı Gürlek, “Malumunuzun olduğu üzere kamuoyunu derinden yaralayan ve toplum vicdanında iz bırakan, aydınlatılması beklenen her olay bizim görevlerimiz içerisindedir. Güncel olarak başta Gülistan Doku, Rojin Kabaiş, Rabia Naz vakası olmak üzere çözümlenmeyi bekleyen ya da kamuoyunun yakından takip ettiği tüm hadiseler üzerine kararlılıkla gidilecektir. Hiçbir adli vaka, sahipsiz değildir. Şüpheli hiçbir vaka unutulmaya terk edilmeyecektir. Devlet adaletin tecellisi için gereken tüm imkanları seferber etme iradesine şahittir. Hiçbir adli vakada savcılarımız dosyanın kapağındaki isme bakmaz. Bu isimlerin kim olduğuna, makamına, mevkisinin ne olduğuna bakmaz. Soruşturma içerisindeki vaka ve yetkilerini kullanır. Bunu da belirtmek isterim ki; bu tür davaları takip eden Cumhuriyet Başsavcılarımıza ve savcılarımıza yaptıkları fedakar görevlerden ötürü ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum” şeklinde konuştu.
‘HER TÜRLÜ SUÇ VE KOLLARININ ÜZERİNE KARARLILIKLA GİDECEĞİZ’ Bakanlık olarak güncel konularla ilgili bir çok çalışmayı aynı anda başlattıklarını belirten Gürlek, “Bunları başlıklar ifade edersek; yasa dışı bahis, sanal kumar, sosyal medya terörleri, uyuşturucu suçları, yolsuzluk, çıkar amaçlı suç örgütleri, suça sürüklenen çocuklar gibi toplumumuzda, milletimizi derinden etkileyen ve rahatsızlık oluşturan her türlü adli suç ve kollarının üzerine kararlılıkla gideceğiz; bu konuda kanuni düzenlemeler eksikse bunları da yapacağız. Yargılamaların makul sürede sonuçlandırılması, bu kapsamda en temel önceliklerimiz arasındadır. Geciken adaletin, toplum vicdanında karşılık bulmadığını biliyoruz. Bu doğrultuda süreçleri sadeleştiren, hızlandıran, öngörülebilirliği arttıran düzenlemeleri kararlıkla hayata geçireceğiz. Edirne’mizin adalet hizmetleri anlamında eksiksiz hizmet alması için tüm imkanlarımızla çalıştığımızdan da emin olmanızı istiyorum” ifadelerini kullandı.
‘BU KARANLIK DÜZENE ASLA GEÇİT VERMEYECEĞİZ’ Toplumda ailenin temel yapısını hedef alan suç unsurlarının üzerine kararlıkla gideceklerinin altını çizen Gürlek, “Aziz vatandaşlarımız şunu bilmelidir ki; çocuklarımızı, gençlerimizi ve ailelerimizi, çağımızın hastalığı olan uyuşturucudan, yasa dışı bahisten, sanal kumardan, sosyal medya teröründen ezcümle tüm tehditlerden korumak, sadece bir asayiş meselesi değil, aynı zamanda aile, gelecek ve açıkça ifade ediyorum ki bir milli güvenlik meselesidir. Bu saydığımız tehdit unsurları, milletimizin temelini oluşturan aile yapısını hedef almakta, toplumsal bünyemizi içeriden çökertmeye çalışmaktadır. Buradan açık ve net bir şekilde şunu ifade etmek istiyorum; metropollerdeki torbacılardan, uluslararası uyuşturucu baronlarına, onların istihbarat bağlantılarından finans kaynaklarına, sevkiyat hatlarından sokak düzeyindeki dağıtım ağlarına kadar bu karanlık düzene asla geçit vermeyeceğiz. Gençlerimizi ve çocuklarımızı adeta esir almayı, bilinçlerini ele geçirmeyi amaçlayan sanal platformların, özellikle dünyada kontrolsüz bir salgın hastalık gibi hızla yayılması, küresel dünyada bir sorun olduğu gibi ülkemizde de güncel bir problemdir. Ailelerimizin, gençleri ve çocukları yakından takip etmesi, en değerli varlığımız olan bireylerimizi bu tehditlerden korumak için elzem olup bu kapsamda tüm adımların atılması gerekmektedir. Devlet olarak da her konunun yasalaşması konusunda da gerekli adımlar atılmıştır” dedi.
’12. YARGI PAKETİNDE SOSYAL MEDYAYLA İLGİLİ DÜZENLEMELER YAPMAYI DÜŞÜNÜYORUZ’ Bakan Gürlek, 12’inci yargı paketinde sosyal medyayla ilgili bir kısım düzenlemeler yapmayı düşündüklerini de ifade ederek, “Bu konu da siz de biliyorsunuz; yakın zamanda meclisten bir aile paketi geçti. Bu aile paketimizde sosyal medyayla ilgili bir kısım düzenlemeler yapıldı. Biz de inşallah 12. Yargı paketimizde sosyal medyayla ilgili bir kısım düzenlemeler yapmayı düşünüyoruz. Türkiye’nin Yüzyılı hedeflerine yürürken adalet sistemimizi daha da güçlendirmek, vatandaşın devlete olan güvenini pekiştirmek, hukukun üstünlüğünü her alanda hakim kılmak bizim temel sorumluluğumuzdur. Bu sorumluluğu yerine getirirken milletimizin değerlerinden, tarihinden ve inancından aldığımız güçle hareket etmekteyiz. Bugün buraya bakanlığımızın ilgili tüm kadrolarıyla birlikte geldik. Yerinde tespitlerimizi yapıyor, ihtiyaçları doğrudan sahada değerlendiriyor, çözüm yollarını projelendiriyor ve Edirnemizin adli altyapı eksiklerini varsa en kısa sürede inşallah somut adımlar atarak tamamlayacağız. Sayın Cumhurbaşkanımızın açık ve net talimatları doğrultusunda, bakanlığımızın sorumlu olduğu alanlarda 81 vilayetimizde tam bir seferberlik anlayışıyla özellikle adalet noktasında atılması gereken tüm adımlar varsa bunları atacağız. Elimizden geldiğince yasal düzenlemeleri de kısa sürede faaliyete geçireceğiz” diye konuştu. Bakan Gürlek, Valilik ziyaretinin ardından Edirne Adliyesi’nde Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı’nı ziyaret etti. Bakan Gürlek, kentte gün boyu temaslarını sürdürdü.
Metalürji sektöründe, özellikle karbon çeliklerinin yüksek ısıyla parçalanması işlemine dayanan yöntem oksijen kesim (oksi-gaz kesimi) olarak adlandırılır. Bu teknik, metalin erime sıcaklığının hemen altında bir düzeye kadar ısıtılıp, ardından saf oksijen jetiyle kontrollü bir oksidasyon (yakma) sürecine sokulması prensibiyle çalışır. Diğer kesim yöntemlerinden farkı, metalin sadece eritilmemesi, aynı zamanda oksijenle girdiği kimyasal reaksiyon sonucu yanarak hattan uzaklaştırılmasıdır. Ağır sanayi yapılarında ve devasa çelik levhaların şekillendirilmesinde vazgeçilmez bir metot olan oksi-gaz tekniği, özellikle kalın kesitli malzemelerde sergilediği yüksek performansla “profesyonel imalatın” temel taşlarından biridir.
Oksijen Kesim Sürecinin Fiziksel Aşamaları
Oksijenle kesim işlemi, rastgele bir yakma süreci değil; birbirini takip eden üç hassas fazdan oluşan bir mühendislik operasyonudur:
Ön Isıtma Safhası: Kesim yapılacak bölge; asetilen, propan veya doğalgaz gibi yanıcı bir gazın hava ile karışımıyla elde edilen alevle yaklaşık 900°C – 1000°C dereceye (tutuşturma sıcaklığına) kadar ısıtılır. Bu aşamada metal henüz katı formdadır ancak reaksiyona hazır hale gelmiştir.
Oksijen Jeti ve Oksidasyon: Metal hedef sıcaklığa ulaştığında, torçtan yüksek basınçlı saf oksijen akımı gönderilir. Oksijen, kızgın çelikle temas ettiği anda şiddetli bir kimyasal tepkime başlatır ve demiri demir oksit cürufuna dönüştürür.
Cüruf Tahliyesi ve Yarılma: Yüksek basınçlı oksijen jeti, oluşan bu yanmış metal cürufunu kesim kanalından dışarı doğru iterek metalin ikiye ayrılmasını sağlar. Bu dinamik akış sayesinde kesim hattı boyunca temiz ve pürüzsüz bir kanal oluşur.
Oksijen Kesim Ekipmanları ve Fonksiyonları
Güvenli ve hatasız bir kesim gerçekleştirmek için belirli bir donanım setine ihtiyaç duyulur. Bu parkurdaki her bir parça, sürecin stabilitesi için kritik öneme sahiptir:
Enerji Kaynakları: Yüksek basınçlı saf oksijen tüpleri ile propan veya asetilen gibi yanıcı gaz tüpleri.
Basınç Kontrol Üniteleri (Regülatörler): Gaz akışını istenen basınç seviyesinde sabitleyen hassas ayar valfleri.
İletim Hatları: Yüksek basınca ve dış darbelere dayanıklı gaz hortumları.
Kesme Torcu ve Nozullar: Gazların karışımını sağlayan ve alevi odaklayan ana gövde ile farklı kalınlıklara göre değiştirilebilen kesme uçları.
Bu donanım kombinasyonu, sahadaki operatörün milimetrik hassasiyetle çalışmasına ve seri üretim bantlarında standartların korunmasına olanak tanır.
Yöntemin Endüstriyel Avantajları ve Kullanım Alanları
Oksijenle kesim tekniğinin günümüzde hala popülaritesini korumasının arkasında yatan rasyonel sebepler şunlardır:
Ekstrem Kalınlıklarda Başarı: Diğer yöntemlerin (lazer veya plazma gibi) zorlandığı çok kalın çelik plakaların kesilmesinde rakipsizdir.
Maliyet Verimliliği: Başlangıç yatırım maliyeti düşüktür ve ekipman bakımı diğer yüksek teknolojili sistemlere göre daha ekonomiktir.
Mobilite ve Saha Uyumu: Elektrik enerjisine bağımlı kalmadan, sadece tüp ve torç ile şantiye veya tersane gibi açık alanlarda kolayca uygulanabilir.
Geniş Uygulama Yelpazesi: Gemi söküm sahaları, ağır inşaat projeleri, demir-çelik tesisleri ve hurda işleme merkezleri bu yöntemin en yoğun kullanıldığı alanlardır.
Özellikle inşaat sektöründe çelik yapı elemanlarının boyutlandırılması ve köprü kirişlerinin hazırlanması gibi operasyonlarda, oksi-gaz kesimi taşınabilirliği ve gücüyle en temel çözüm ortağıdır.
İçten yanmalı motorların marş sisteminde kritik bir aktarım görevi üstlenen volant dişlisi, motorun ilk hareketini almasını sağlayan ana mekanik bileşenlerden biridir. Volantın dış çeperine preslenmiş veya ısıl işlemle geçirilmiş bir halka formunda olan bu parça, marş motorundan gelen dairesel kuvveti krank miline ileterek yanma çevrimini başlatır. Sadece motorun çalışmasını sağlamakla kalmaz, aynı zamanda dönüş esnasında oluşan ataleti dengeleyerek titreşimi sönümler ve motorun rölantide daha stabil bir çalışma karakteri sergilemesine yardımcı olur.
Volant Dişlisinin Görevleri
Bu bileşenin ana işlevi, marş dinamosu ile motorun ana mili (krank) arasında geçici ama güçlü bir mekanik köprü kurmaktır. Motorun ilk ateşleme alana kadar geçen sürede şu görevleri yerine getirir:
Marş Entegrasyonu: Marş motoru pinyon dişlisinin kenetlenerek volanı döndürmesine imkan tanır.
Enerji Depolama ve Atalet: Dönüş hareketi sırasında kinetik enerji depolayarak pistonların ölü noktaları daha sarsıntısız geçmesini sağlar.
Sistem Dengesi: Motorun dönüş hızındaki ani dalgalanmaları ve vibrasyonu minimize eder.
Volant Dişlisi Nasıl Çalışır?
Volant dişlisi çalışma süreci, sürücünün kontağı çevirmesi veya başlatma düğmesine basmasıyla tetiklenir. Bu tetikleme ile birlikte marş motorunun pinyon adı verilen küçük dişlisi ileri doğru hareket ederek volant dişlisinin dişleriyle kenetlenir. Elektrik enerjisiyle dönmeye başlayan pinyon, volantı ve dolaylı olarak krank milini çevirerek motorun içindeki pistonların hareket etmesini sağlar. Motor kendi başına çalışmaya başladığı anda, pinyon dişlisi geri çekilerek volant dişlisinden ayrılır ve vites sistemi bağımsız şekilde dönmeye devam eder.
Üretim Materyalleri ve Dayanıklılık Standartları
Sürekli sürtünme, yüksek tork ve ani darbelere maruz kalan bu parçalar, mekanik yorulmaya karşı en dirençli materyallerden imal edilir. Genellikle ısıl işlem görmüş yüksek mukavemetli çelikler ve özel alaşımlı çelik dökümler tercih edilir. Bu hammadde seçimi, dişlerin aşınmasını önleyerek sistemin uzun yıllar boyunca hatasız çalışmasını garanti altına alır. Sektörde yaygın olarak kullanılan bazı spesifik modeller şunlardır:
Zamanla veya yanlış marş kullanımı sonucunda volant dişlisinde mekanik deformasyonlar meydana gelebilir. Bir arızanın varlığı genellikle şu sinyallerle anlaşılır:
Sürtünme ve Tıkırtı: Marşa basıldığı anda metalin metale sürtme sesi veya belirgin bir vuruntu duyulması.
Boşa Dönme: Marş motorunun sesi gelmesine rağmen motorun dönmemesi (dişli kaçırması).
Çalıştırma Güçlüğü: Dişlerdeki aşınma veya kırılma nedeniyle motorun ancak birkaç denemeden sonra harekete geçmesi.
Fiziksel Deformasyon: Diş yüzeylerinde gözle görülür aşınma veya diş atlamaları.
Volant Dişlisi Nerelerde Bulunur ve Kullanılır?
Hemen hemen tüm marşlı içten yanmalı motor konseptlerinde kendine yer bulan bu parça; binek otomobillerden ağır vasıtalara (kamyon ve otobüs), tarım makinelerinden (traktör) jeneratör motorlarına kadar çok geniş bir endüstriyel sahada kullanılmaktadır. Motorun verimliliği ve marş sisteminin sağlığı için volant dişlisinin durumu periyodik kontrollerde mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.