Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Konut Projelerinde Yeni Yönelim: Sağlıklı Yaşam Konsepti

Gayrimenkul sektöründe projeler artık yalnızca mimari ve konumla değil, sundukları yaşam modeliyle konumlanıyor. Bodrum’da bu yaklaşımı merkezine alan örnekler çoğalıyor.

Türkiye’de konut geliştirme anlayışı son yıllarda belirgin bir dönüşüm geçiriyor. Bir dönem metrekare, kat planı ve manzara üzerinden kurulan tanıtım dili, yerini projenin kullanıcıya hangi günlük yaşam düzenini sunduğu sorusuna bırakıyor. Sektör temsilcileri, özellikle üst segmentte alıcıların karar süreçlerinde sosyal alanların işlevi, dış mekân kullanımı ve çevredeki aktivite imkânlarının belirleyici hale geldiğini belirtiyor.

Bu yönelimin en görünür örneklerinden biri Bodrum yarımadasında yaşanıyor. Yalıkavak bölgesinde geliştirilen projelerde, kapalı alan büyüklüğü kadar teras, bahçe ve ortak kullanım alanlarının kurgusu öne çıkıyor. Bölgenin eğimli araziye sahip olması, kademeli yapılaşmayı mümkün kılıyor; bu da her konutun deniz görüşünü koruyan çözümlere imkân tanıyor.

Yaklaşımın arkasında uluslararası bir kavram bulunuyor. “Blue Zone” olarak adlandırılan ve dünya genelinde insanların ortalamanın üzerinde uzun ve sağlıklı yaşadığı beş bölgeyi tanımlayan bu kavram, ilk kez demografik araştırmalar sonucunda ortaya çıktı. Sardinya, Okinawa, İkaria, Nicoya ve Loma Linda bölgelerinde yürütülen çalışmalar, uzun yaşamın genetik faktörlerden çok gündelik alışkanlıklarla ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. Yürüyerek gerçekleşen ulaşım, mevsimine uygun beslenme ve süreklilik taşıyan komşuluk ilişkileri bu alışkanlıkların başında geliyor.

REV Yapı Gayrimenkul tarafından geliştirilen Blue Zone Yalıkavak projesi de adını bu kavramdan alıyor. Projede söz konusu yaşam modelinin mimari planlamaya ve sosyal donatı kurgusuna yansıtıldığı ifade ediliyor. Bölgedeki golf ve tenis kulüpleri ile marina çevresindeki sosyal yaşamın, konseptin günlük hayatta karşılığını bulmasına katkı sağladığı belirtiliyor.

Ön satış aşamasındaki projede Yalıkavak satılık villa seçeneklerini inceleyen alıcıların önemli bölümünü, yılın büyük kısmını bölgede geçirmeyi planlayan kullanıcıların oluşturduğu aktarılıyor. Birinci etap teslimlerinin 2027 yılında yapılması öngörülüyor.

Sektör değerlendirmelerinde, yaşam konsepti üzerine kurgulanan projelerin ikinci el piyasasında da farklılaştığına dikkat çekiliyor. Bu tür projelerde alıcı profilinin daha istikrarlı olması ve kullanım sürekliliğinin yüksek seyretmesi, uzun vadeli değer açısından avantaj olarak yorumlanıyor.

Uzunköprü Belediyesi’ne 13 hizmet aracı

Uzunköprü Belediyesi araç filosuna yeni kazandırılan hizmet araçları için tören düzenlendi. Belediye Başkanı Ediz Martin, “Bu araçlar sadece birer araç değil; Uzunköprümüzün geleceğine, hizmet kalitesine ve halkımıza verdiğimiz sözlere yapılan yatırımlardır” dedi.

Başkan Martin’in görev süresi içerisinde Uzunköprü Belediyesi araç filosuna kazandırılan 13 yeni araç için tören yapılarak kurban kesildi. Başkan Martin, “Temizlikten altyapıya, fen işlerinden saha çalışmalarına kadar hemşehrilerimize daha hızlı ve daha güçlü hizmet sunabilmek için filomuzu yenilemeye devam ediyoruz” dedi.


HALKIMIZIN VERGİLERİ YİNE HALKIMIZA HİZMET OLARAK DÖNÜYOR!
Uzunköprü Belediye Başkanı Ediz Martin, “Bu araçlar sadece birer araç değil; Uzunköprümüzün geleceğine, hizmet kalitesine ve halkımıza verdiğimiz sözlere yapılan yatırımlardır. Biz, Uzunköprü’nün kaynaklarını Uzunköprü için kullanmaya, şehrimizin ihtiyaçlarını karşılamaya ve hemşehrilerimizin yaşamına değer katacak yatırımları hayata geçirmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
“Daha güçlü bir Uzunköprü için çalışıyoruz. Daha güzel bir Uzunköprü’yü birlikte büyütüyoruz” diye konuşan Martin, “Hayata geçirdiğimiz bu yatırımın ilçemize ve tüm hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyoruz” dedi.

SABAHAT GÜZİN KAYGAN VEFAT ETTİ

Emekli Öğretmen merhume Naciye Büyükbeceren ve merhum Hilmi Büyükbeceren’in kızları, Emekli Öğretmen merhum Abdurrahman Kaygan ile merhume Sabriye Kaygan’ın gelinleri, Alipaşa Çarşısı esnaflarından merhum Hamdi Kaygan’ın eşi, Suat Hamdi Kaygan, Semahat Uzgör Ekren ile Ali Deniz Kaygan’ın anneleri Sabahat Güzin Kaygan 94 yaşında vefat etti. Merhume dün Eski Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Acı Çeşme Mezarlığında toprağa verildi.

Yeni Parti’de 1600 kurucu üye!

Olgay GÜLER

Özgür Özel başkanlığında kurulan Yeni Parti’de, ilçe başkanları, il başkanları ve genel başkanın seçileceği büyük kongrede oy kullanabilecek ‘kurucu üyelik’ için başvurular sona erdi.

Yeni Parti’de, kongre sürecinin başlayacağı 26 Ağustos’a kadar üye olan herkesin ‘kurucu üye’ olarak ilçe başkanı, il başkanı ve genel başkanı doğrudan seçme hakkına sahip olacağı duyuruldu. Edirne’de 10 Ağustos’ta başlayan üye kabul işlemlerinde aradan geçen 16 günün ardından, kurucu üyelikler için dün başvurular kapandı. Saat 17.00 itibariyle sona eren başvurulara kadar partinin Yoğurtçular Sokak üzerindeki il binasında üyelik mesaisi devam etti.

‘YOĞUNLUKTAN MEMNUNUZ’

Süreçle ilgili konuşan Yeni Parti Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, partiye olan ilgiden mutlu olduklarını söyleyerek, “Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in bir ifadesi vardı; ‘Kongrelere kadar üye olan bütün arkadaşlarımız hepsi kurucu üye olarak anılacaklar’ diye. Hem o sıfatın devamlılığı itibariyle, hem de kongrelerde oy kullanabilmek için bugün form olarak aldığımız üyeliklerin, saat 17’ye kadar tamamlanmasını istiyor genel merkez. Online üyeliklerin de yine bugün saat yirmi 23.59’a kadar devam edeceği, bu saatten sonra olan üyeliklerin kongrelerde oy kullanamayacağı gibi bir durum var. Aslında üye yapmamız devam edecek ama kurucu üye olamayacaklar ve bu tarih itibariyle de o saate kadar üye olanlar il, ilçe seçimlerinde ve genel başkanımızın seçiminde oy kullanabilme yetkisine sahip olacak. Şu an içeride yoğunluk devam ediyor. Hem online olarak, hem de form yazarak devam ediyor. Biz gayet memnunuz” dedi. 

‘12 EYLÜL’DE İLÇE KONGRELERİ YAPILACAK’

Partinin Edirne teşkilatında, kongre sürecine yönelik de bilgi veren Akgüngör, “Ortalama şu an tam net verileri yine görememekle beraber yaklaşık 1600 online ve formla yapılan üyemiz var. Bu, artarak da devam ediyor. Yarın sabah itibariyle tüm üye çıktılarını alarak askı sürecini başlatacağız. 3 Eylül’e kadar da bize itirazlarını yapabilecekler. Bir hata varsa, eksiklik varsa, itirazlarını yapabilecekler. İlçe başkanlıkları da 3 Eylül’le, 5 Eylül arası bu itirazları değerlendirip, 5 Eylül itibariyle de artık itirazları sonuca bağlayacaklar. Sonrasında da 12 Eylül’de kongre sürecimiz başlayacak. Bu tarihte tüm ilçelerde eş zamanlı olacak. Sonrasında da takip eden Ekim ayında da yine il başkanlığının kongresi olacak. Bu şekilde adaylar yarışacak” diye konuştu.

Meriç akıyor, Tunca bakıyor!

Son yılların en sıcak yaz mevsimini yaşıyoruz. Göller, göletler hatta nehirlerde buharlaşma nedeniyle su kayıpları yaşanırken, Tunca’nın nehir yatağında yeşillikler bitmeye devam ediyor. Öte yandan Meriç Nehri’nde kürek yarışmaları yapılması ve sandal gezileri nedeniyle suyun tutulması, birbirine paralel akan iki nehir arasında tezat oluşturuyor.

Edirne’yi ziyaret eden yerli ve yabancı konuklar özellikle Karaağaç istikametine giderken bu tezatı yaşıyor.Tunca Köprüsü (Ekmekçizade Ahmet Paşa Köprüsü) üzerinden geçerken Tunca Nehri’nin otların bitmiş olduğu yatağını, Meriç Köprüsü (Mecidiye Köprüsü) üzerinden de Meriç Nehri’nin yüksek debisini görüyor. DSİ’nin günlük debi ölçümlerinde Meriç Nehri’nin Kirişhane İstasyonu’ndaki ölçüm değerleri günün aynı saatlerinde sn/m3 54 olurken, Tunca Nehri’nin Suakacağı Köyü ölçümleri ise sn/m3 olarak 7’yi gösteriyor.

Her iki nehirdeki durumu fotoğraflayıp gönderen okurlarımız, kürek yarışmaları için Meriç’in debisinin artırıldığını öğrenince şaşırdıklarını vurguluyor.

Çeltikte 55 lira çağrısı!

Türkiye’nin çeltik üretiminin yaklaşık yüzde 40’ını karşılayan Edirne’de hasat dönemi başlarken, üreticinin gözü açıklanacak çeltik fiyatına çevrildi. CHP Edirne eski Milletvekili ve Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu, artan üretim maliyetlerine dikkat çekerek çeltikte kilogram fiyatının 55 TL olması çağrısında bulundu.

Gaytancıoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda çeltiğin su içinde yetişen ve bu nedenle suya bağımlı, üretimi zor ve maliyetli bir ürün olduğunu belirtti.

Edirne’deki Ziraat Odalarının yaklaşık bir ay önce bir araya gelerek üretim maliyetlerini değerlendirdiğini aktaran Gaytancıoğlu, dekara 38 bin TL harcama yapıldığını ve ortalama 800 kilogram verim üzerinden kilogram başına maliyetin 47 TL olarak belirlendiğini ifade etti.

“MALİYETLER ARTTI”

Maliyetlerin son dönemde daha da yükseldiğine dikkat çeken Gaytancıoğlu, “O sıralarda mazot 60 TL idi, şimdi 85 TL’ye yaklaştı. Bu nedenle maliyetler arttı” ifadelerini kullandı.

Gaytancıoğlu, tüm bu gelişmeler doğrultusunda üreticinin kabul edebileceği fiyatın kilogram başına 55 TL olduğunu belirterek, açıklanacak fiyatın çiftçiyi mağdur etmemesi gerektiğini vurguladı.

Paylaşımını, “İthalatçıyı zaten hep sevindiriyorsunuz ama üreticiyi üzmeyin” sözleriyle tamamlayan Gaytancıoğlu, Yeni Parti İpsala İlçe Başkanı İsmail Göksu’nun da bulunduğu bir tarlada çekilen videoda da, “Tarım Bakan Yardımcısı geliyormuş. Ona söylüyorum ey bakan yardımcısı bu tarlanın içerisine gir, bu çiftçinin üstte sineklerle, altta kurbağalarla mücadelesini bir bak. Ne kadar gübre kullanılıyor, ne kadar ilaç kullanılıyor bir bak. O nedenle fiyat maliyeti hesaplandığında mazot 60 lira idi.Şu an 85 liraya yaklaştı.  İlaç fiyatları arttı, gübre fiyatları arttı. marketteki fiyatlara her geçen gün zam geliyor. O nedenle bu fiyat bir kilogram çeltik için enaz 55 lira olmasını talep ediyoruz. Bu çok yüksek bir fiyat değil. Faizlerin yüzde 50 olduğu bir ortamda, çiftçinin bu kadar çok borcunun olduğu bir ortamda 55 lira çiftçinin alın terinin karşılığıdır” ifadelerini kullandı.

 Yeni Parti İpsala İlçe Başkanı İsmail Göksu daToprak Mahsulleri Ofisi’nin alım yapmasını, özellikle  “Provize” çeşidini alım yapmasını istediklerini belirterek, üretimin devam etmesi için enaz 55 lira olmasını talep ettiklerini söyledi.

Altında yükseliş trendi!

Olgay GÜLER

ABD ve İran arasında yaşanan ‘Hürmüz Boğazı’ gerilimiyle birlikte, jeopolitik koşulların da etkisiyle uzun süredir düşüş yaşayan altın, son günlerde yeniden yükselişe geçti.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile İran Şubat ayının başından bu yana yaşadığı sıcak çatışmalar, son günlerde yerini ekonomik yaptırımlara bıraktı. Washington yönetimi, İran’a yönelik finansal ve ticari yolları tamamen tıkamayı hedefleyen çok ağır yeni yaptırımlar devreye soktu. Boğazdaki sıcak temasların sona ermesiyle, küresel piyasalarda düşüş yaşanan altın, yeniden yükselişe geçti. Geride kalan süreçte en düşük 6100 lira seviyesini gören altının gramı, Edirne’deki kuyumcularda 7100 ile 7200 lira arasında alıcı bulmaya başladı.

‘YÜKSELİŞ TRENDİ BAŞLADI’

Edirneli Kuyumcu Salih Zeki Kalkan, altın fiyatlarında yaşanan durgunluğun geride kaldığını söyleyerek, “Malum Amerika’yla İran’ın çekişmesinden kaynaklı petrol fiyatlarının da yükselmesiyle beraber altın fiyatları biraz düşmüştü. Altın fiyatlarının düşmesi de bütün piyasalarımızı etkiledi. Yani ev satışları olsun, araba satışları olsun, uzun bir süre 7 bin lira ve üzerinde bir bantta kaldığı için çok sayıda insanımız yatırımlarını bu yönde ilerletti. Fakat fiyatlar geriye gelince de bütün piyasalarda küçük çaplı bir kilitlenme oldu. Birkaç aydır durgunluk vardı. Tabii bu savaşın da artık yavaş yavaş sona ermesi demeyelim de en azından bir yavaşlamasıyla beraber altın fiyatlarında tekrar bir yükseliş trendi başladı” dedi.

‘YIL SONUNA KADAR 8 BİN LİRANIN ÜSTÜNE ÇIKMASINI BEKLİYORUZ’

Altının, yıl sonunda kadar 8 bin lira seviyesinin üstüne çıkmasını beklediklerini dile getiren Kalkan, “Şu anda da ortalama 7100 – 7200 lira civarlarında seyrediyor. Tabii bizim kendi tahminimiz her şey yolunda giderse sene sonuna doğru yine 8 bin liraların üstüne çıkmasını bekliyoruz. Elinde nakit parası olan ve o süre içerisinde altının fiyatı düşükken evinin satan, arabasını satan veya herhangi emtiasını satan, düşük fiyatlardan altını yakalayabildiler. Tabii şu anda onların tam dönemi. Altın fiyatları zaten biraz daha yükselecektir” diye konuştu.

Yanan ormana umut

İsmail DEMİRAY

Enez ilçesine bağlı Gülçavuş ve Büyükevren köyleri arasında geçtiğimiz yıl yanan orman alanları muhafaza altına alınıyor.

2025 yılı 11 Ağustos’ta Gülçavuş –  Büyükevren arasında yanan yaklaşık 1200 hektar orman alanında yapılan tespitler sonunda 800 hektarlık bölümü muhafaza altına alınarak korunmasına, diğer 400 hektarlık alanınsa sürülüp yeniden dikim yapılmasına karar verildi.

BÜYÜK BÖLÜMÜ DOĞAL HALİNE BIRAKILACAK

Koruma altına alının 800 hektarlık alanın kendini yenilemesi, canlanması durumunda doğal haline bırakılacak. Aksi durumda diğer alan gibi sürülerek yeniden dikim yapılacak ve muhafaza altına alınacak.

Enez Orman İşletme Şefi Abdullah Kadir Keleş yaptığı açıklamada; şunları söyledi:

“Geçen yıl yanan 1200 hektarlık alan ormanımız için sahada yaptığımız çalışmalar sonunda karar aşamasına gelmiş durumdayız.

EKOLOJİK DENGEYİ GÖZETİYORUZ

Bu yılın başından beri devam eden yanan yerlerin temizleme çalışmaları bitmek üzere.

Orman yangınları sonrası rehabilitasyon süreci tamamen bilimsel veriler, toprak yapısı, iklim koşulları ve yörenin ekolojik dengesi gözetilerek yürütülmektedir. Hatalı zamanlama veya teknikle yapılan uygulamaların yıllar süren emek kaybına yol açacağı bilinciyle hareket edilerek belirlenen saha çalışma takvimi ve esasları şu şekildedir, devam etmektedir.

YANGINA DİRENÇLİ YEŞİL KORİDORLAR VE ÇEŞİTLİLİK OLUŞTURULACAK

Yangına Dirençli Yeşil Koridorlar ve Çeşitlilik: Sadece tek bir türe bağlı kalınmayıp, bölgenin ekolojik yapısına uygun ve yangına dayanıklı türler (yapraklı ağaçlar, zakkum, servi vb.) planlamaya dahil edilmektedir. Yerleşim yerlerine ve ana ulaşım yollarına yakın noktalarda yangın durdurucu tampon zonlar (toprak zemin, çalı bitkileri ve dirençli ağaç türleri) oluşturularak gelecekteki yangın riskleri en aza indirilecektir.

400 HEKTARLIK ALANDA YENİDEN EKİM YAPILACAK

Sahada yaptığımız çalışmalar sonunda ormanın 400 hektarlık alanın tamamen temizlenip yeniden dikim yapılarak etrafının tellerle muhafaza altına alınmasına karar verildi. Bu sahada tüm alanı temizleme çalışmalarımız devam ediyor.

Ormanın diğer 800 hektarlık alanında yaptığımız tespitlerde yeniden filizlenen çam fideleri nedeniyle ormanın bu bölümünün durumunu görmek için bir yıl daha bekleme kararı alındı. Eğer bu bölüm kendini yeniden onarabilirse doğal akışa bırakacağız, aksi durumda o bölge de sürülerek dikim yapılacak ve muhafaza altına alınacak.”