Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

ETUS’ta ‘hesap’ zamanı!

Olgay GÜLER

Serhad Birlik Kooperatifi Başkanı Aytaç Dilci, mali genel kurulda yaptığı konuşmada; önceki yönetimden 45 milyon liraya yakın borç devraldıklarını, kooperatifin tefecilikten faize kadar birçok yanlış yapının içine sürüklendiğini iddia etti.

Edirne’nin kent içi ulaşımının sağlayan Serhad Birlik Kooperatifi, Yeniimaret Mahallesi’ndeki kooperatif kademesinde Olağan Mali Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi. Genel kurulda divan başkanlığını Edirne Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi Başkanı Ayhan Can yaptı.  Kooperatif Başkanı Aytaç Dilci, açılış konuşmasında görev geldikleri süreçten bu yana gelen 9 ayda yaptıkları çalışmaları anlatıp, devraldıkları mali tabloyu açıkladı.

’45 MİLYONA YAKIN BORÇ VARDI’

Başkan Aytaç Dilci, göreve geldiklerinde sistemin tamamen tıkanmış olduğunu söyleyerek, “Kooperatifin yaklaşık 45 milyon liraya yakın borcu vardı. Göreve geldiğimizde ‘borç yok’ denilen bir yapıdan bu devasa yükü devraldık. Geçmişte bu kooperatif maalesef tefecilikten faize kadar birçok yanlış yapının içine sürüklenmişti. Bizim en önemli işimiz bu yapıyı temizlemek oldu. Sadece borç ödemek yetmezdi; bu sistemi oluşturan yanlış unsurları ortadan kaldırdık. Görev süremiz boyunca kimse cebine haksız kazanç koymadı. Tüm gelirler doğrudan borçlara ve üyelere yansıtılmaktadır. Geldiğimiz günden itibaren tüm ödemeleri banka üzerinden yapıyoruz. Her kuruşun kaydı banka hesaplarında mevcut. İsteyen her üyemiz, hangi kalemden ne kadar gelir elde edilmiş ve nereye harcanmış açıkça görebilir” dedi.

‘9 AYDA 5 MİLYON 200 BİN LİRA ESKİ BORÇ ÖDEDİK’

Göreve başladıklarından bu yana yapılandırılmış borç ödemelerini aksatmadan ödemeye devam ettiklerinin altını çizen Dilci, “Her ay yaklaşık 600 bin liralık yapılandırılmış borç ödemesiyle karşılaştık. 2025’in başından bugüne kadar bu ödemeleri aksatmadan yaptık. Toplamda yaklaşık 9 ayda 5 milyon 200 bin lira geçmişten gelen borç ödedik. Yaklaşık 80’e yakın icra dosyamız vardı ve bu dosyalar nedeniyle işlem yapamaz hale gelmiştik. Üyelerimizin desteğiyle toplanan 6 milyon liranın üzerine ekleme yaparak toplamda 7 milyon 100 bin liralık icra borcu ödedik. Şu an kooperatifin SGK ve vergi dairesi dışında herhangi bir kuruma ya da kişiye icra borcu bulunmamaktadır” diye konuştu.

‘VERGİ DAİRESİNE 13 MİLYON LİRA BORÇ GÖRÜNÜYOR’

Kooperatifin 2017’den başlayan SGK borcu olduğunu kaydeden Dilci, “SGK borçları 2017 yılından başlıyor. Bizim dönemimize ait tüm ödemeler günü gününe yapıldı. Ancak geçmişten gelen öyle dosyalar var ki; 505 bin liralık ana borç, 2 milyon 24 bin lira faizle 2 milyon 530 bin liraya çıkmış. Başka bir dosyada 1 milyon 48 bin liralık borç, faiziyle 1 milyon 690 bin lira olmuş. Vergi dairesine ise yapılandırma dahil yaklaşık 13 milyon lira borç görünüyor” şeklinde konuştu.

‘HESAPLARIMIZA BLOKE KONULMUŞ DURUMDA’

Önceki yönetimden kalan 17 çek olduğunu, bunların 14’ünün akıbetinin belirsiz olduğunu söyleyen Dilci, bu nedenle hesaplarının bloke edildiğini dile getirdi. Dilci, “Önceki yönetim döneminden kalan toplam 17 adet çek var. Bunların 3 tanesi mahkeme kararıyla durdurulmuş olsa da kalan 14 çekin akıbeti belirsiz. Herhangi biri bu çekleri bankaya ibraz ederse kooperatifin parasını çekme riski var. Bu çekler nedeniyle hesaplarımıza bloke konulmuş durumda. Avukatımız bu sorunu çözmek için hukuki süreci yürütüyor” ifadelerini kullandı.

‘PARALARIN NEREYE GİTTİĞİNE DAİR BELGE YOK’

Eski yönetim döneminde, para hareketlerinde ciddi usulsüzlükler tespit ettiklerini de iddia eden Dilci, “Kooperatif hesaplarından 300 bin lira, ardından 1 milyon 500 bin lira ve üç gün sonra tekrar 1 milyon 500 bin lira nakit çekilmiş. Hemen peşinden tek seferde 2 milyon 100 bin lira daha çekilmiş. Ancak bu işlemlerin hiçbirine dair fatura, belge veya açıklayıcı bir evrak bulunmuyor. Eski yöneticiler ve çalışanlar adına da 500 bin ile 1 milyon 100 bin lira arasında değişen çok sayıda nakit çıkışı yapılmış ancak resmi bir kayıt yok. Kasım 2023’te kooperatifi korumak için hesaplara adeta yağmur gibi para akıttınız. 102’şer bin liralar, dolar hesaplarına yatırılan 1830 dolarlar… Ne yazık ki bu paralarla borçlar ödenmemiş. Bunun yerine büyük miktarlarda nakit çekimler yapılmış. Bu paraların nereye gittiğine dair hiçbir belge sunulmamış. Bu durum çok ciddi bir soru işaretidir” diye konuştu.

Dilci’nin konuşmasının ardından genel kurulda, önceki yönetim dönemindeki usulsüzlük iddialarına ilişkin hukuki sürecin yürütülmesi için mevcut yönetime, üyelerin oy birliğiyle yetki verildi.

‘Buradayız, geri adım atmıyoruz’

Olgay GÜLER

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Ankara’da gerçekleştirilen Cumhuriyet Halk Partili Belediye Başkanları buluşmasında konuştu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel başkanlığında, CHP’li belediyelere yönelik yapılan operasyonlara karşı yol haritası belirlenmek üzere, parti genel merkezinde belediye başkanları buluşması gerçekleştirildi. Toplantıya, partinin büyükşehir, il, ilçe ve belde belediye başkanları katıldı. Toplantıda söz alan Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, belediyeler üzerinde uygulanan baskılara ve buna karşı beraber hareket edilmesinin önemine dikkat çekti.

‘BİZİ GÜÇLÜ KILAN AYNI MÜCADELEDE BULUŞABİLME İRADEMİZDİR’

Birlik ve beraberliğin zor zamanların en büyük sınavı olduğunu söyleyen Gencan, “Birlik ve beraberlik kolay zamanların değil, zor zamanların, en büyük sınavıdır. Ama bizim için birlik ve beraberlik sadece bir söylem değildir. Bizim için birlik ve beraberlik ortak bir hedefte buluşmak ve o hedefe birlikte yürüyebilmektir. Farklı değerlendirmelerimiz olabilir. Ama söz konusu memleket, demokrasi ve millet iradesi olduğunda aynı kararlılıkla hareket ederiz. Biz belediye başkanları olarak bu yolu tek başına yürümediğimizi biliyoruz. Bu yolun içinde örgütümüzün emeği var, seçmenimizin güveni var, yol arkadaşlarımızın alın teri var, şehirlerimizin bizden beklediği sorumluluklar var. Bu süreçte zorlandığımız anlar oldu ama her seferinde daha güçlü durduk. Her baskıda daha kararlı olduk. Her zorlukta daha sıkı kenetlendik ve yolumuza devam ettik. Çünkü bizi güçlü kılan aynı mücadelede buluşabilme irademizdir” dedi.

‘HİZMET ÜRETMEKLE DEĞİL, ÖNÜNE KONULAN ENGELLERLE MÜCADELE EDİYORUZ’

Belediye başkanları olarak oluşan son tabloyu normal bulmadıklarını, bunun karşısında geri çekilmeyeceklerini dile getiren Gencan, “Son dönemlerde yaşananları tek tek anlatmaya gerek yok. Hepimiz aynı tabloya bakıyoruz, hepimiz aynı soruyu kendimize soruyoruz. Böyle mi devam edecek? Biz belediye başkanları olarak bu soruya kendi adımıza cevap veriyoruz. Bu tabloyu normal bulmuyoruz ama bu tablo karşısında geri çekilmeyeceğimizi de açıkça söylüyoruz. Çünkü biz bu görevlere bize verdiği sorumluluğu taşımak için geldik. Halkın sandıkta ortaya koyduğu iradeyi temsil ediyoruz. Şehirlerimizi ayağa kaldırmak için çalışıyoruz. Ama artık yalnızca hizmet üretmekle değil o hizmetin önüne konulan engellerle de mücadele ediyoruz. Her sabah yeni bir operasyon haberiyle uyanan bir düzende hiç kimse kendisini güvende hissedemez. Sadece biz değil, belediyelerde görev yapan mesai arkadaşlarımız da aynı tedirginliği yaşıyor. CHP’li belediyelere reva görülen tutum karşısında karar yavaşlıyor, süreç uzuyor, hizmet aksıyor. Peki bunun bedelini kim ödüyor? Vatandaş ödüyor. Bizim itirazımız tam da burada. Açık konuşalım. Biz yargılanmaktan kaçmıyoruz. Ama yargının bir baskı aracına dönüşmesine razı olmuyoruz. Biz dokunulmazlık istemiyoruz, eşit hukuk istiyoruz. Suç varsa hukuk içinde gereği yapılır. Ama daha baştan insanları suçlu ilan eden, yargılamayı değil cezalandırmayı öne koyan bir anlayış ne hukuka ne de vicdana sığar” diye konuştu. 

‘HUKUK KORKU ÜRETEREK İŞLEMEZ’

Ülkede adalet duygusunun zedelendiğini belirten Gencan, “Bugün geldiğimiz noktada sadece kişiler değil usuller tartışılıyor. Aylarca iddianame bekleyen belediye başkanlarımız varsa, neyle suçlandığını bilmeden özgürlüğünden mahrum bırakılan bürokratlarımız varsa, ortada sadece dosya değil, adalet duygusu zedelenmiştir. Bir hukukçu olarak söylüyorum, hukuk belirsizlikle işlemez. Hukuk korku üreterek işlemez. Hukuk güven vererek işler. Bugün ise tam tersi bir tabloyla karşı karşıyayız. Ve biz buna sessiz kalmayacağız. Buradan cumhurbaşkanı adayımız sayın Ekrem İmamoğlu’na, bu süreçte dimdik duran tüm belediye başkanlarımıza, yol arkadaşlarımıza ve bürokratlarımıza selam gönderiyorum. Tutuklanan belediye başkanlarımız, bürokratlarımız, yalnızca birer isim değiller. Onların geride bıraktıkları aileleri, çocukları, yarım kalan hayatları var. Bu süreç sadece onları değil; evlerini, düzenlerini, sevdiklerini etkiliyor. Bir çocuğun bekleyişi, bir eşin sabrı var. Bir ailenin dimdik ayakta dayanma mücadelesi var. Ve o aileler bugün en az onlar kadar bu yükü taşıyor, en az onlar kadar bu mücadelenin parçası oluyor. Onların gösterdiği duruş, bu mücadelenin ne kadar haklı olduğunu zaten ortaya koyuyor” şeklinde konuştu.

‘BİRLİKTE HAREKET ETMEK BİR TERCİH DEĞİL, ZORUNLULUKTUR’

Sürecin, birlikte hareket edilme zorunluluğunu ortaya koyduğunu dile getiren Gencan, “Bu süreç bize şunu bir kez daha göstermiştir; artık birlikte hareket etmek, bir tercih değil, bir zorunluluktur. Bizim birlik çağrımız bir savunma değil, bir iddiadır. Bu ülkeyi birlikte yönetme iddiasıdır. Çünkü biz bu ülkenin dört bir yanında başka bir yerel yönetim anlayışının mümkün olduğunu gösterdik. Şimdi aynı kararlılıkla şunu söylüyoruz; Biz buradayız, geri adım atmıyoruz ve bu mücadeleyi büyütüyoruz. Hemşerilerimiz, milletimiz bizden susmamızı değil, dik durmamızı bekliyor. Dağılmamızı değil, birlik olmamızı bekliyor. Biz de bunu yapacağız. Hizmet etmeye devam edeceğiz, hukuku savunacağız, birbirimize sahip çıkacağız. Bu ülkeyi yeniden adaleti, yeniden güveni, yeniden umudu getireceğiz. Bu topraklar kararlılıkla yola çıkanların tarih yazdığı topraklardır. Sayın genel başkanım sıklıkla sizlerin de ifade ettiği üzere; Osmanlı’ya 92 yıl başkentlik yapmış Edirne’den yola çıkan Fatih Sultan Mehmet İstanbul’a yürüyerek tarihin akışını değiştirmiştir. O gün; ‘Beni seven arkamdan gelsin’ diyerek bir devri kapatıp yeni bir devri başlatmıştır. Bugün biz de aynı kararlılıkla büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi’nin kadroları olarak sizin, genel başkanımızın liderliğinde yürütülen mücadelede aynı kararlılıkla, aynı inançla yol yürümeye devam edeceğiz. Çünkü bir başka yol yok. Ve son söz; kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” ifadelerini kullandı.

Şükrüpaşa, Gelişim Ligi U16’da ilk 16’da

TFF U16 Gelişim Ligi’nde 2025-2026 sezonunu 3. Grup’ta Çorlu Belediye Futbol Kulübü ile birlikte 53 puanla 2. ve 3. sırada bitiren Şükrüpaşa Spor Kulübü, U16 Gelişim Ligi Play-Off Müsabakaları’ndaki iki maçını da kazanarak ilk 16 arasına girmeyi başardı.

Şükrüpaşa Spor Kulübü, U16 Gelişim Ligi Play-Off Müsabakaları’na 2. turdan başladı ve 17 Nisan Cuma günü İstanbul Metin Oktay Stadı’nda oynanan maçta Derince Birlik Spor’u 3-2 yenerek bir üst tura yükseldi.

24 Nisan Cuma günü 3. turda Arkent Arnavutköy Belediyesi Futbol SK ile Tekirdağ 13 Kasım Stadı’nda karşılaşan Şükrüpaşa Spor Kulübü bu maçtan da 3-2 galip ayrılarak dördüncü turda mücadele etmeye hak kazandı.

Edirne Şükrüpaşa Spor, U16 Gelişim Ligi Play-Off Müsabakaları 4. turunda 27 Nisan Pazartesi günü Eskişehirspor Kulübü ile Ankara’da karşı karşıya gelecek. Gölbaşı Mogan 1 Nolu Saha’da oynanacak karşılaşma saat 15.15’te başlayacak.

ASKF’DEN KUTLAMA

Edirne Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu (ASKF) Yönetim Kurulu sosyal medya hesabından gerçekleştirdiği paylaşımla Edirne Şükrüpaşa Spor Kulübü sporcu, antrenör ve yöneticilerini kutladı. ASKF’nin paylaşımında şunlara yer verildi:

“TFF U 16 Gelişim Ligi’nde sezonu ikinci bitiren Şükrüpaşa Spor Kulübümüz birinci eleme turunda Derince Birlik Spor ‘u 3-2, ikinci eleme turunda Arnavutköy Belediye FK’yı 2-1 mağlup ederek, Türkiye’de ilk 16 takım arasına girmiş olup büyük bir başarıya imza atarak tüm şehri gururlandırmışlardır.

Tekirdağ ‘da oynanan Arnavutköy Belediye FK maçını ASKF Başkanımız Muzaffer Yıldırım da seyrederek takımımıza destek olmuştur. Bu büyük başarıyı yakalayan sporcu, antrenör ve yöneticilerini kutlar, pazartesi günü Ankara’da yapılacak şampiyonada kulübümüze başarılar dileriz. “

Kakava ve Hıdrellez’de beklenti 60 bin turist

Olgay GÜLER

Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Trakya Bölge Temsil Kurulu Başkanı Egemen Aydın, Edirne’de 5-6 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek Kakava ve Hıdrellez Şenlikleri için, şehir dışından 60 bin turist beklediklerini söyledi.

UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ndeki Kakava ve Hıdrellez Şenlikleri, 5-6 Mayıs tarihleri arasında, Edirne ve Türkiye’nin birçok şehrinden gelen turistleri buluşturmaya hazırlanıyor. Edirne Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyonla ilgili konuşan TÜRSAB Trakya Bölge Temsil Kurulu Başkanı Egemen Aydın, bu yıl şehir dışından yaklaşık 60 bin turist beklediklerini söyledi.

‘BU YIL DAHA PROGRAMLI İLERLİYOR’

Edirne Belediyesi’yle yaptıkları görüşmeler sonucu, bu yıl şenlik programının kendilerine 1 ay önceden iletildiğini, bunun tur acenteleri için çok yararlı olduğunu söyleyen Aydın, “Bizim her sene bir talebimiz vardı; ‘Biz ne kadar erken bilirsek programı o kadar iyi pazarlarız’ diyorduk. Sağ olsun onlar da bu sene kayıtsız kalmadılar buna. Bizlerle toplantıları yaptılar, taleplerimizi dinlediler, neleri daha iyi yapabileceğimizi konuştuk. Geçen sene son üç gün kala haberimiz olmuştu. Bu sene 1 ay önceden gönderildi. Biz daha da erken istiyoruz aslında. Yani yıllık plan çıkarılıp artık bunu bir düzenli bir hale getirmek, artık bir ezber haline getirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Çünkü seyahat acentesinin bu turu yapıp satması, pazarlaması için öncelikle zamana ihtiyacı var. Ne olduğunu bilmemiz lazım. Program içeriğini yayınlamamız lazım. Hangi günler olduğunu zaten biliyoruz ama işte biz biliyoruz. Türkiye her yerindekiler o sabit tarihi bilmiyorlar. Bundan dolayı hafta içine denk geldiği zaman; ‘Acaba hafta sonuna mı çekilecek?’ gibi kaygıları olabiliyor. Programı en az altı ay öncesinden bilirsek ona göre programları hazırlarız, afişe ederiz, duyurusunu yaparız, satışını gerçekleştiririz, rezervasyonlarımızı ona göre yaparız. Ondan dolayı bu sene biraz daha iyi. Seneye inşallah çok daha iyi olacak. Yani böyle programlı bir şekilde gidildiği sürece daha iyi olmamasını için bir sebep yok” dedi. 

‘ZİYARETÇİ SAYISI 60 BİNİ BULACAKTIR’

Organizasyonun hafta içine denk gelmesine rağmen çok sayıda tur programı olduğunu kaydeden Aydın, “Şu an için hafta içi olmasına rağmen çok fazla program gördüm. Bize gönderdikten sonra programı TÜRSAB’ın 34 ilin temsilciliğinin bulunduğu maillere gönderdik, hem de WhatsApp gruplarımız var oraya duyurduk. Onlar da kendi WhatsApp gruplarından acentelerine duyuruyorlar. Yaklaşık yüzde 70-80 civarında haberdar olmuşlardır ki çok fazla program görüyorum. Belediyeden de teşekkür aldık bu konuyla alakalı. Konaklamalı çok fazla olur mu? Net emin değilim. Çünkü hafta içi biliyorsunuz. Yakın bölgeden biraz daha fazla araç bekliyorum ben açıkçası bu sene. Geçtiğimiz sene 60 binlerde kaldı otobüsle, turla gelenler, haftaiçine denk geldiği için. Yine o civarda bir şey bekliyorum. Yani bunda baktığınız zaman yine 100 bin kişi zannetmiyorum ben olsun hafta içinden kaynaklı. Ama yine 60 bini bulacaktır” diye konuştu. 

‘BİR DÜZEN OLUŞTU’

Şenlik alanıyla ilgili önerilerinin geçen sene itibariyle hayata geçirildiğini aktaran Aydın, “Alandaki en büyük problem otopark alanıydı. Bu otoparklardan dolayı, otopark düzeni alınması konusunda çok ısrarcı olduk geçen sene. Onlar da otopark düzeni aldı. Bir ısrarcı olduğumuz nokta daha var, dedik ki alana otobüsler girmesin. Çünkü alana otobüsler girdiği zaman dönemiyorlar. Yani orada bir kavşak var. Binek araç da giriyor içeriye. Binek araç da girdikten sonrası sıkışıyor. Zaten Edirne’nin normal şartlarda şehirde yaşayan vatandaşlarının araç yoğunluğu var. Bir de dışarıdan gelen bilek araçlar var. Bir de bunun üstüne tur otobüsleri bindiği zaman kilit noktasına geliyor. Geçen sene de onu hayata geçirdiler. Şehrin belli noktalarında otobüs park alanları yarattılar. Otobüs park alanlarına otobüslerini bıraktı meslektaşlarımız. Ondan sonra da belediyenin ring araçlığıyla devamlı 10-15 dakikada bir saray içine bıraktı yolcusunu ve geri döndü. Bu şekilde tabii daha iyi bir düzen denk geldi” şeklinde konuştu. 

‘EDİRNE’NİN TURİZM ŞEHRİ OLDUĞUNUN ANLAŞILMASI LAZIM’

Edirne’nin turizm şehri olduğunu, şehir olarak anlaması gerektiğinin altını çizen Aydın, “Edirne’nin şunu anlaması lazım artık; Evet burada tarım var, esnafımız var, ticaret var, gümrükler var, buradan kazanç elde ediyor burada yaşayanlar ama en önemli şey Edirne bir turizm şehri. En büyük değer aslında turizmden. Buraya ne kadar fazla turist gelirse ve nitelikli turist gelirse işte o kadar kalkınacak. Böyle oldukça da şehrin ekonomisi büyüyor. Ekonomi büyüyünce de bu da vatandaşa hizmet olarak geliyor. Ondan dolayı Edirne’nin önce buna karar vermesi lazım; ‘Ben turizm şehriyim. En çok turizmden para kazanıyorum’ demesi lazım. Ne kadar fazla etkinlik, ne kadar fazla bu tarz şenlik olursa o kadar fazla turist gelir. Biz de elimizden geldiğince buraya katkı sunmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. 

‘MİSAFİRLERİ GÜZEL BİR ŞEKİLDE AĞIRLAYACAĞIZ’

Şenliklerde, şehir dışından gelecek misafirleri en iyi şekilde ağırlamak istediklerini de dile getiren Aydın, “Baktığımız zaman hazırlıkları görüyorum. Güzel bir Kakava süreci geçireceğimizi düşünüyorum. Yani sadece sanıyorum sanatçılar belli değil şu an. Ama bir takvim var. Onu da afişe ettiler. O takvimde işte konserler muhakkak ki olacak. Ateşin yanma saati artık belli. Kortejin yürüyüş saati belli, her şey belli. Ondan dolayı hazırlıklar yoğun devam ettiğini de görüyorum ve güzel devam ettiğini görüyorum. İnşallah Edirne’nin düğünü bayramı bu tarihler. Güzel bir şekilde gelen misafirleri ağırlayacağız” dedi.

‘Trakya’ya nükleer santral akıl tutulması’

CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun, Trakya’da yapılmak istenen nükleer santrale tepki göstermek üzere basın açıklaması yaptı. Aygun, “Akkuyu ve Sinop’tan sonra üçüncü santrali Trakya’da kurmak istiyorlar. Kırklareli–İğneada hattında yapılmak istenen nükleer santralin yeri, çevresel açıdan kabul edilemez bir yerdir.Trakya’nın ciğeri konumundaki Istranca Ormanlarında, Longoz Ormanlarında nükleer santral düşünmek akıl tutulmasıdır! Milli parklar talan edilemez” dedi.

Aygun, Kırklareli ili Demirköy ilçesi Sivriler Köyü ile Vize ilçesi Kışlacık Köyü sınırları içerisinde yer alan Panayır İskelesi ve çevresinin doğal sit ve nitelikli doğal koruma alanı olarak tescillendiğini belirterek, “UNESCO koruma statüsü beklerken, nükleer santral inşa etmeye çalışmak, rasyonel olmadığı gibi doğal mirası koruma anlayışından uzaktır” dedi. Trakya’daki kanser sorununa işaret eden Aygun, “Zaten kanser oranı ülkenin en yüksek bölgesi olan Trakya’da sanayiden kaynaklı kirlenme her geçen yıl katlanarak devam ederken, ülkenin ciğerleri konumundaki Istranca Ormanlarında, Longoz Ormanlarında nükleer santral düşünmek akıl tutulmasıdır! Milli park niteliğindeki alanları nükleere açmak, bölge halkı tarafından asla kabul edilemez!” eleştirilerini getirdi.

Aygun, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında santral için Çin Halk Cumhuriyeti ile görüşmeler yapıldığı duyumunu aldıklarını belirterek, “Çin ile görüşmeler yapılıyor ise bırakılsın! Çin, daha önce ülkemizde BYD Fabrikası kuracaktı.Türkiye’den vergi muafiyeti aldı, kazandığı para ile Macaristan’da fabrika kurdu. Türkiye’de yapılacağı iddia edilen 1 milyar dolarlık yatırım da balon oldu. Elden gelen öğün olmaz, onunla da karın doymaz!” uyarısını yaptı.

Aygun, temiz enerji istediklerinin altını çizerek, “Trakya’da Nükleer Santral istemiyoruz” diye konuştu.

Çin ile anlaşarak Trakya’da kurulmak istenen ve 4 reaktörden oluşması planlanan santralin denizdeki ekosistemi de bozacağını vurgulayan Aygun, “Sanırım müsilajdan yeterli dersi almadık” dedi.

TÜ 20. Yıl Yüzme Havuzu yeni dönemde açılacak

Bakım ve tadilat çalışmaları nedeniyle geçici süreyle kapalı olan Trakya Üniversitesi 20. Yıl Yüzme Havuzu, yenilenen ve modernize edilen yapısıyla 2026-2027 Eğitim-Öğretim döneminde yeniden hizmete açılacak.

Trakya Üniversitesi 20. Yıl Yüzme Havuzu ve Tesisleri, su sistemiyle ilgili yaşanan problemler nedeniyle oluşabilecek elverişsiz sağlık koşullarının önüne geçmek amacıyla, 17 Aralık 2025 tarihi itibarıyla geçici süreyle kullanıma kapatılarak tadilata alınmıştı.

Başlanmış olan çalışmalar kapsamında yüzme havuzunun kronik sorunlarının ortadan kaldırılması, altyapısının ve kullanım alanlarının yenilenerek daha modern, güvenli ve konforlu bir yapıya kavuşturulması hedefleniyor.

Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Cem Taşkın, çalışmaların titizlikle sürdürüldüğünü belirterek tadilat süreciyle birlikte havuzun altyapısı ve kullanım alanlarının tamamen yenilenerek daha modern, güvenli ve konforlu bir yapıya kavuşturulmasının hedeflendiğini ifade etti.

Taşkın, yenilenen yüzüyle daha kaliteli hizmet sunması planlanan 20. Yıl Yüzme Havuzu’nun, çalışmaların tamamlanmasının ardından 2026-2027 Eğitim-Öğretim döneminde yeniden kullanıcıların hizmetine sunulacağını dile getirdi.

KARA MURAT’IN SON KUPONU

Orbay SOYDAN
Babam, hastane odasında son günlerini yaşarken elinde hayali bir ganyan kuponu tutuyordu. At yarışı oynamamış bir adamın, ölümü bu kadar yakından hissederken sarıldığı şey buydu.
Bir vurgun yapacak…
Ve parayı çocuklarına bırakacaktı.
Babamın adı Murat’tı. Bizim evin Kara Murat’ı…
Hani şu surlardan atlayan, tek başına ordulara kafa tutan o efsanevi karakter var ya…
Benim babam, o filmlerin gerçek hayattaki başrolüydü.
Üstelik yorulduğunda sığınacağı bir dublörü de yoktu.


10 yaşında otogarların o tekinsiz ayazında otobüs yıkayarak başladı hayatına.
1980’li yılların kıymetli Ticaret Liselerinden mezundu. Dönemin şartlarında üniversiteye denk, saygın bir eğitimdi bu.
Daha parlak bir geleceğe sahip olabilirdi ama hayallerini bir kenara bırakıp ailesine bakmayı, kardeşlerine omuz vermeyi seçti.
En küçükleri olmasına rağmen kendi çocukluğundan ve gençliğinden çalarak onları okuttu.
Sonra muavinlik yaptı, direksiyon salladı, benzinliklerin o genzi yakan zehirli kokusu içinde bizleri okuttu, 30 yaşına geldiğimizde bile bize destek oldu. Ömrünü çocukları için tüketti.
Yıllarca sigortasız, güvencesiz çalıştırıldı; alın teri olan tazminatı bile eline sayılmadı.
Hastane yatağında kanserle boğuşurken, adliye koridorlarında çalınan emeğinin iş davası hâlâ sürüyordu. Babamın yaşadığı ülkedeki adaletsizliğin, güvensizliğin ve eşitsizliğin en çıplak hâliydi.
Ama daha üzüntü verici olanı uğruna yaşamından verdiği kardeşlerinin son günlerinde yanında olmamasıdır.


Öte yandan sağlık sistemine karşıda içimde büyük bir kızgınlık ve minnet duygusu var; çünkü bu sistem, dünyanın en pahalı tedavilerinden biri olan İmmünoterapi’yi SGK kapsamına alarak umut ışığı yaktı.
Ama aynı sistem, biyopsi sürecinde haftalarca bekletti; sonuç ölü hücreye denk gelince yeni bir biyopsi yapmakta da gecikerek tedaviye başlamamızı engelledi.
Işın tedavisi için gittiğimiz Trakya Üniversitesi’nde BT Simülatör ve PET-CT cihazları bir buçuk aydır arızalıydı.
Bu çelişkiler içerisinde babamı o sistemden çekip almak için çırpındık ve çaresizce özel hastanelerin yolunu tuttuk. Ekonomik olarak sarsıldığımız o günlerde, dostlarımız, arkadaşlarımız elimizden tutmuştu.
Babamı bizden koparan sebep ise, kanserle olan mücadelesini kaybetmesi olmadı.
Babamı hayattan koparan, Sultan 2. Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin sıradan bir hasta odasında maruz kaldığı tahammül edilemez kaostu.


Destek almak için birkaç günlüğüne yattığı serviste kaldığı sırada, karşı çaprazındaki hastanın durumu aniden ağırlaştı. Yoğun bakımda yer bulunamadığı için, nakil gerçekleşene kadar hasta babamın gözleri önünde saatlerce can çekişti. Üstelik, normal şartlarda tek bir refakatçiye izin verilen daracık oda, bir anda onlarca hasta yakınıyla dolup taştı.
Dördüncü evre kanser hastası babamın hemen yanı başında yüksek sesle Kelime-i Şehadet getiriliyor, dualar okunuyordu. Oysa kanser hastaları için moral ve motivasyon, tedavi sürecinin en kritik unsurlarından biridir. Odadaki panik ve ölüm telaşı arşa çıkarken, hastane personelinden tek bir kişi bile bu kuralsızlığa ve kalabalığa müdahale etmedi.
Sonuç olarak babam o dehşeti ve kalabalığın yarattığı yoğun stresi kaldıramadı. Tansiyonu hızla yükseldi ve beyin kanaması geçirdi.
Babamın adının Murat olması, hayat karşısında muradına, hayallerine ermesini sağlamamıştı.
Son günlerinde döndüre döndüre Salim Dündar’ın Aynalar şarkısını dinlemesi belki de bundandı:
“Hüznüm sizde görünür / Saçım beyaz bürünür / Yaşarken de ölünür / Ağlatman beni, aynalar…”
https://youtu.be/o2EgM4JGWxY?si=DGNw2ymIB_kXvI6o
Aslında ben de babamla aynı dili konuşmazdım.
Futboldan anlamazdım; yan yana oturup bir maç izlemişliğimiz yoktu. Bu yüzden, son nefesinde bile konuşacak ortak bir konu ve hatıra bulamadık.
Ama bugün belgesellerimi ve yazılarımı bağımsız bir şekilde hazırlayabiliyor, iş hayatında cesurca “hayır” diyebiliyorsam, bu babamın ödediği bedelin sonucudur. Çünkü babam, bizim yerimize kendini defalarca ezdirdi, feda etti.
Bu konuda hiç konuşamasak da bunu hep biliyordum.
Ama en çok canımı acıtan, yoğun hastane kapılarında, sistemin vefasızlığı altında ezilirken “Size hiçbir şey bırakamadım” diye ağlamasıydı. Ona dönüp, “Baba, bak… Yaşadığın onca vefasızlığa ve zahmete rağmen bugün bizi yalnız bırakmayan bu dostlar, senin bize öğrettiğin o dik duruşun eseri. Sen bize en büyük serveti bıraktın” diyemedim.
O hiç oynanmamış ganyan kuponundaki büyük ikramiye aslında buydu.
Şimdi babam yok.
Cesaret edemediğim sözleri, bu satırlarla ona söylüyor; onunla böyle vedalaşıyorum.
Çünkü biliyorum ki bazı babalar çocuklarına para bırakmaz; daha önemlisi hayatını bırakır.

Aramızdan ayrılanlar

MUSTAFA EMRE KANNECİ VEFAT ETTİ
Merhum Makine Mühendisi Faruk Kanneci ve Merkez Bankası’ndan emekli Sevgi Kanneci’nin oğlu, Mustafa Emre Kanneci, 46 yaşında vefat etti.
Merhum Makine Mühendisi Faruk Kanneci ve Merkez Bankası’ndan emekli Sevgi Kanneci’nin oğlu, Ayşe Kanneci’nin ağabeyi, Ufuk Dalkılıç’ın yeğeni Mustafa Emre Kanneci için dün Eski Cami’de cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Mustafa Emre Kanneci, Acı Çeşme Mezarlığı’nda toprağa verildi.
ABDULLAH PEKGEÇGİL VEFAT ETTİ
Emekli Öğretmen Ümit Pekgeçgil’in eşi, emekli öğretmen Abdullah Pekgeçgil, 87 yaşında vefat etti.
Merhum bozacı Arslan Pekgeçgil ve Ruva Pekgeçgil’in oğulları, merhum Meço Mehmet Pekgeçgil ve merhum Bayram Pekgeçgil’in kardeşleri, emekli öğretmen Ümit Pekgeçgil’in eşi, Özlem Efe ve Bahadır Pekgeçgil’in babaları, Atilla Efe ve Çağla Merve Özdemir’in kayınpederi, Gizem Efe Sertuna ve Onur Sertuna’nın dedeleri Abdullah Pekgeçgil için dün Yavuz Sultan Selim Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Abdullah Pekgeçgil’in cenazesi Yenişehir Mezarlığı’na defnedildi.
MEHMET ALİ TUFAN VEFAT ETTİ
Edirne Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü’nde görevli Necdet Tufan’ın babası Mehmet Ali Tufan, 87 yaşında vefat etti.
Edirne Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü’nde görevli Necdet Tufan, Fatma Sezen, Suat Tufan ve Hatice Çalış’ın babaları Mehmet Ali Tufan için dün Değirmenyeni Köyü Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Mehmet Ali Tufan’ın cenazesi Değirmenyeni köy mezarlığında toprağa verildi.
ŞEHMİYE ERSOY VEFAT ETTİ
Merhum Ahmet Ersoy’un eşi Şehmiye Ersoy, 85 yaşında vefat etti.
Merhum Ahmet Ersoy’un eşi, Seyir, Mustafa ve Şahsine Ersoy’un anneleri, Remzi Atala’nın kayınvalidesi Şehmiye Ersoy için Akmescid Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
İkindi namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Şehmiye Ersoy’un cenazesi Yıldırım Mezarlığı’na defnedildi.
NERMİN ŞENERLER VEFAT ETTİ
Müfit Şenerler’in eşi Nermin Şenerler, 86 yaşında vefat etti.
Müfit Şenerler’in eşi, Mesur Şenerler, Nursel Güven ve Aysel Alkaya’nın anneleri Nermin Şenerler için dün Yeşilce Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Nermin Şenerler’in cenazesi Yıldırım Mezarlığı’nda toprağa verildi.
LEMAN YURDAKUL VEFAT ETTİ
Merhum Önal Yurdakul’un eşi Leman Yurdakul, 72 yaşında vefat etti.
Merhum Nuri ve merhume Seyide Yurdakul’un kızları, merhum Önal Yurdakul’un eşi, Nazlı Özsoy’un annesi, Gökay Özsoy’un kayınvalidesi Leman Yurdakul için dün Yavuz Sultan Selim Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Leman Yurdakul’un cenazesi Karaağaç Mezarlığı’na defnedildi.
EMİNE MUTAFÇILAR VEFAT ETTİ
Merhum Fikret Mutfaçılar’ın eşi Emine Mutafçılar, 81 yaşında vefat etti.
Merhum Fikret Mutfaçılar’ın eşi, Mehmet, Fehmi Mutafçılar, Behice Tunca ve Hediye Ocak’ın anneleri, Recai Tunca, Serhat Ocak ve Hamdiye Filiz Mutafçılar’ın kayınvalidesi, Emine Elif, Çisem, Ebru ve Tuğsem’in babaanneleri, Yağızcan, Emirhan ve Meriç’in anaanneleri, Mehmet, Ahmet ve Hüseyin Çandarlıoğlu’nun ablaları Emine Mutafçılar için dün Yıldırım Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazının ardından kılınan cenaze namazından sonra Emine Mutafçılar’ın cenazesi Yıldırım Mezarlığı’na defnedildi.
SEVGİ YELGİN VEFAT ETTİ
Merhum Burhanettin Yelgin’in eşi Sevgi Yelgin, 88 yaşında vefat etti.
Merhum Burhanettin Yelgin’in eşi, Sezgi Yelgin Biçkin’in annesi Volkan Biçkin’in kayınvalidesi Sevgi Yelgin için dün Eski Cami’de cenaze töreni düzenlendi.
İkindi namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Sevgi Yelgin’in cenazesi Yenişehir Mezarlığı’nda toprağa verildi.