
Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Plakada yoğun mesai!
Olgay GÜLER
Ülke genelinde standart dışı ve mühürsüz APP (Avrupa Press Plaka) plakalara yönelik ağır yaptırımların yürürlüğe girmesinin ardından, plaka basım atölyelerinde değişim yoğunluğu yaşanıyor.
İçişleri Bakanlığı tarafından trafik güvenliğini artırmak ve suçla mücadeleyi etkinleştirmek amacıyla alınan önlemler kapsamında, sahte plaka kullananlara 140 bin lira, plaka üzerinde değişiklik yapanlara ise 4 bin lira ceza kesilecek olması, araç sahiplerini harekete geçirdi. Yeni yaptırımlarla birlikte Edirne Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’na bağlı plaka basım atölyesinde de yoğunluk yaşanmaya başladı. 1 Nisan 2026’ya kadar sürecek olan bilgilendirme ve rehberlik döneminde vatandaşlar, atölye önünde kuyruk oluşturdu.
‘YOĞUNLUK ÜÇ KATINA ÇIKTI’
Edirne Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Aytaç Dilci, atölyedeki yoğunluğun üç katına çıktığını belirterek, “APP plaka kullananlara yönelik cezaların artırılmasıyla birlikte APP plaka kullananların hepsinden bir değiştirme talebi geldi. Bu da hepsi bir anda olunca büyük bir yoğunluk oluşturdu. Normalde bizim günlük plaka basım sayımız 80 ile 100 adet arasındayken, şu anda bu sayı 250–300’e kadar çıktı. Oradaki çalışan sayısını artırdık. Kuyruklar oldu mu? Çok olmadı diyebilirim ama ciddi bir yoğunluk yaşanıyor. Görevli arkadaşlar yetişmeye çalışıyor. Küçücük bir yerde dört kişi elden ele çok seri bir şekilde çalışıyor. Ben de oradaydım. Ara ara gidip vatandaşlara yardımcı olmaya çalışıyorum” dedi.
‘HOLOGRAMLARA BAKILMALI’
Vatandaşların, standart plaka ile APP plakayı nasıl ayırt edeceklerine yönelik bilgi veren Dilci, “Halkımız bazı konuları bilmiyor. Birçok kişi bu yüzden geliyor; “Acaba benim plakam APP mi, değil mi?” diye soruyor. Şunu söyleyelim; plakaya farklı açılardan bakarlarsa, paraların üzerinde görülen güvenlik unsurları gibi plakanın içinde de bazı işaretler vardır. Ay yıldız, TR ibaresi ve iki çizgi şeklinde hologramlar bulunur. Farklı açılardan baktıklarında bunlar parlıyor. Eğer bu özellikler varsa o plaka APP plaka değildir. Tabii APP plaka kullananlar zaten genelde biliyor. Ama ikinci el araç alan kişiler, plakanın APP olup olmadığını bilmedikleri için gelip bize soruyorlar. Bu şekilde de anlayabilirler” diye konuştu.
‘ÖNCE KARAKOLA GİTMELİLER’
Plaka değişim prosedürüyle ilgili de konuşan Dilci, “Plaka değişimi şöyle oluyor: Önce karakola gidiyorlar. Eğer daha önce bastırdıkları plakaları saklıyorlarsa onları takabilirler. Çünkü bazı kişiler ilk bastırdıkları plakayı beğenmeyip daha süslü, daha farklı bir plaka yaptırıyor ve eski plakayı kenara koyuyor. Eğer o eski plakalar ellerindeyse doğrudan takabilirler, hiçbir sıkıntı yok. Ama o plakalar yoksa ve atmışlarsa, karakola gidip “plakamı kaybettim” diye müracaat ediyorlar. Oradan aldıkları belgeyle notere gidiyorlar. Sonrasında noterden yeni plaka basım kararı çıkartıyorlar. O belgeyle bize geliyorlar. Bizde de plaka ücretini mobil bankacılıktan yatırmaları gerekiyor. Çünkü artık elden para alınmıyor. Onu da vatandaşlarımız bilsin. Çift plaka ücreti 850 lira. Bu ücret mobil bankacılıktan yatırılıyor. Noterden işlem yapıldığı ve paranın yatırıldığı bilgisi sistemimize düştükten sonra biz plakayı basıp teslim edebiliyoruz. Bunun dışında bizim plaka verme şansımız yok. Para da doğrudan federasyona gidiyor. Bizim elden para alma durumumuz da yok. Plaka ücreti mobil bankacılıktan yatırılmak zorunda. Para sistemde göründükten sonra biz plakayı basıp kendilerine verebiliyoruz” şeklinde konuştu.
Tunıng Motor Sporları Derneği’nden tespit ve uyarı
Edirne Tunıng Motor Sporları Derneği, drift yapılması, yüksek sesli egzoz kullanımı, bilinçli kural ihlalleri, teknik güvenliği ortadan kaldıran ürünlerin kullanımı gibi yasal olmayan hareket ve davranışların denetlenmesi ve gerekli yaptırımların uygulanmasının kamu düzeni açısından son derece önemli olduğunu bildirdi.
Dernek Başkanı Hakan İlicik ve Başkan Yardımcısı Tanju Çırak yaptıkları ortak açıklamada, trafik güvenliğini tehlikeye atan, kamu düzenini bozan ve vatandaşların can ile mal güvenliğini riske düşüren her türlü davranışa açık biçimde karşı olduklarını belirterek şunları söyledi:
“Drift yapılması, yüksek sesli egzoz kullanımı, bilinçli kural ihlalleri, teknik güvenliği ortadan kaldıran ürünlerin kullanımı gibi yasal olmayan hareket ve uygulamalardan rahatsızlık duymaktayım. Bu tür davranışların denetlenmesi ve gerekli yaptırımların uygulanması kamu düzeni açısından son derece önemlidir.
Araç modifikasyonlarına ilişkin olarak mevzuatta genel düzenlemelerin bulunduğu bilinmektedir. Ancak uygulamada bazı güncel örnekler üzerinden belirlilik ve uygulama birliği konusunda tereddütler oluşabildiği görülmektedir.
Örneğin; Cam filmi uygulamalarında ışık geçirgenliği kriterleri bulunmakla birlikte, sahada her zaman teknik ölçüm yapılıp yapılmadığı konusunda farklılıklar yaşanabilmektedir.
Egzoz sistemlerinde susturucu iptali ve gürültü sınırının aşılması açıkça yasak olmasına rağmen, yalnızca egzoz başlığı değişimi gibi durumlarda teknik ölçüm yapılmadan işlem uygulanabildiğine dair örnekler görülebilmektedir.
Jant ve lastik ölçü değişimlerinde tip onay ve tolerans sınırları esas alınmakla birlikte, hangi sınırın ‘teknik değişiklik’ sayılacağı konusunda vatandaş açısından netlik her zaman açık değildir.
Süspansiyon sistemlerinde güvenliği bozacak müdahaleler yasak olmakla birlikte, onaylı sistemlerin ruhsata işletme süreci ve kapsamı konusunda uygulamada farklı değerlendirmeler yapılabildiği görülmektedir.
Multimedya ekranı gibi iç donanım değişikliklerinde, teknik güvenliği etkilemeyen uygulamalar ile gerçek teknik müdahaleler arasındaki ayrımın her zaman açık şekilde ortaya konulmadığı durumlar olabilmektedir.
Bu örnekler, mevzuatta genel hükümler bulunmasına rağmen, bazı alanlarda daha açık, somut ve ölçülebilir kriterlere ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir.
Bu kapsamda; Hangi değişikliklerin ‘teknik değişiklik’ kapsamında olduğu açıkça tanımlanması, hangi modifikasyonların ruhsata işletilmesinin zorunlu olduğunun net kriterlerle belirlenmesi, trafik uygulamalarında subjektif değerlendirme yerine teknik ölçüm esasının güçlendirilmesi, ülke genelinde uygulama birliğini sağlayacak açıklayıcı rehber veya düzenlemelerin oluşturulması hususlarının değerlendirilmesinin faydalı olacağı kanaatindeyim.
Edirne Tunıng Motor Sporları Derneği olarak amacımız; kamu düzeninin etkin şekilde korunması ile kurallara uygun hareket eden vatandaşların belirsizlik nedeniyle mağduriyet yaşamamasının dengeli biçimde sağlanmasıdır. Yasal olmayan uygulamalara karşı net bir duruş sergilerken, teknik olarak uygun ve güvenli değişikliklerin açık kriterlerle ayrıştırılmasının hukuk güvenliği açısından önemli olduğu değerlendirilmektedir.”
Dernek yöneticileri, konuya ilişkin gerekli incelemenin yapılarak, belirlilik ve uygulama birliğini güçlendirecek düzenlemelerin değerlendirilmesini istediklerini bildirdi.
‘Askıda’ iftar!
Olgay GÜLER
Edirne’de restoran sahibi Sedat Arabacı, Ramazan ayı dolayısıyla öğrenciler ve ihtiyaç sahibi vatandaşlar için işletmesinde ‘askıda iftar’ uygulaması başlattı.
İşletme sahibi Arabacı, Mithatpaşa Mahallesi Küllük Sokak’taki işletmesinde ücretsiz ‘askıda iftar’ uygulaması başlattı. Arabacı’nın, hem kendi imkanları, hem de duyarlı vatandaşların katkılarıyla, öğrenciler ve maddi sıkıntı yaşayan vatandaşlar için başlattığı uygulama büyüyerek rağbet gördü. Arabacı, yapılan destekler sayesinde daha fazla kişiye ulaştıklarını söyledi.
‘YANLARINDA OLMAK BORCUMUZ’
Ekonomik şartların en çok gençleri ve öğrencileri etkilediğini söyleyen Arabacı, ailelerin maddi imkânsızlıklar nedeniyle çocuklarına yeterli destek gönderemediğini dile getirdi. Arabacı, “Çoğu zaman öğrencilerin hesaplarını almıyoruz. Elimizden geldiğince biz finanse ediyoruz. Bir kısmını da duyarlı vatandaşların verdiği yardımlarla karşılıyoruz. Gençlerimizin bu zor günlerinde yanlarında olmak bizim borcumuzdur” şeklinde konuştu.
‘ÇOĞU KİŞİ ÇEKİNEREK GELİYOR’
Kimseyi geri çevirmemeye gayret ettiklerini anlatan Arabacı, “İhtiyaç sahiplerini çoğu zaman gözlerinden anlıyoruz. Bizim halkımız onurlu. Çoğu kişi çekinerek geliyor. Bazen ‘Bir çorbayla iftar yapabilir miyim?’ diye soruyor. Biz de durumu anlıyoruz ve ‘Hesap bizden’ diyerek iftarlarını yaptırıyoruz. Kimseyi kapımızdan aç göndermemeye gayret ediyoruz” diye konuştu.
AB’den toprağın kadınlarına iftar
Edirne Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) bünyesinde faaliyet gösteren Edirne Avrupa Birliği Bilgi Merkezi, 15 şehirle birlikte Ramazan ayı kapsamında bu akşam “Toprağın Kadınları İftar Sofrası” programında kadın çiftçileri, üreticileri, kadın kooperatiflerini ve konuya ilgi duyan paydaşları aynı sofrada buluşturacak.
AB Bilgi Merkezleri, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Türkiye genelinde bir dizi buluşma düzenliyor. Bu yıl Dünya Kadınlar Günü’nün Ramazan ayına denk gelmesi, kadın çiftçilerin ortak bir iftar sofrasında bir araya gelerek deneyimlerini paylaşmaları için anlamlı bir fırsat sunuyor.
6–13 Mart tarihleri arasında 15 şehirde düzenlenecek buluşmalar, kadın çiftçilere deneyimlerini paylaşabilecekleri bir ortam sağlayarak, kırsal kalkınmaya ve sürdürülebilir geleceğe katkılarını da öne çıkaracak.
“Kadınları bir araya getirerek hikâyelerini paylaşmalarını, birbirlerinden öğrenmelerini ve tarım alanındaki çalışmalarını destekleyen güçlü ağlar kurmalarını istiyoruz,” diyen Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Maslahatgüzarı Jurgis Vilčinskas, bu paylaşımların kadın çiftçilerin rolünü güçlendirdiğini ve yerel tarımı daha sağlam bir yapıya kavuşturduğunu belirtti.
Edirne Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) bünyesinde faaliyet gösteren Edirne Avrupa Birliği Bilgi Merkezi, Ramazan ayı kapsamında bu akşam düzenleyeceği “Toprağın Kadınları İftar Sofrası” programında kadın çiftçileri, üreticileri, kadın kooperatiflerini ve konuya ilgi duyan paydaşları aynı sofrada buluşturacak.
Edirne’de gerçekleştirilecek programın, kadınların tarım ve kırsal kalkınmadaki rolünü görünür kılmayı, kadın üreticiler arasında deneyim paylaşımını artırmayı ve kadın kooperatifleri ile üreticiler arasında sürdürülebilir bir etkileşim zemini oluşturmayı amaçladığı belirtildi.
Avrupa Birliği Bilgi Merkezleri tarafından Türkiye genelinde gerçekleştirilen etkinlikler kapsamında düzenlenecek buluşmada, kadın çiftçilerin üretim süreçlerine katkıları, kadın kooperatiflerinin yerel ekonomideki rolü ve kırsal kalkınma desteklerinin kadın girişimciliğine sağladığı katkılar ele alınacak.
“Amaç, kadın üreticiler arasında güçlü bir etkileşim ağı oluşturmak”
ETSO Edirne AB Bilgi Merkezi Koordinatörü Elif Yardımcı, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhunun bu buluşmaya ayrı bir anlam kattığını belirterek, kadın üreticileri ve kadın kooperatiflerini aynı platformda bir araya getirmenin önemine dikkat çekti.
Yardımcı, “Kadın çiftçilerimizi ve kadın kooperatiflerimizi aynı sofrada buluşturarak yalnızca bir iftar programı düzenlemeyi değil, aynı zamanda kalıcı bir dayanışma ve iş birliği ağı oluşturmayı hedefliyoruz. Kadınların üretimdeki emeğinin görünür kılınması ve deneyim paylaşımının artırılması, kırsal kalkınmanın güçlenmesi açısından büyük önem taşıyor” dedi.
Yardımcı ayrıca, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından yürütülen IPARD Programı kapsamında Türkiye’de kırsal kalkınmaya önemli hibe destekleri sağlandığını hatırlatarak, programın tarım ve gıda sektöründe rekabetin artırılması, doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi ve kırsal alanlarda ekonomik çeşitliliğin güçlendirilmesine önemli katkılar sunduğunu ifade etti.
TKDK Edirne İl Koordinatörü İlkin Özgen konuşacak
İftar programına konuşmacı olarak katılacak olan TKDK Edirne İl Koordinatörü İlkin Özgen, IPARD Programı kapsamında sağlanan destekler, başvuru süreçleri ve özellikle kadın girişimcilerin ve kadın üreticilerin yararlanabileceği hibe destekleri hakkında katılımcılara bilgi verecek.
Programda ayrıca IPARD desteklerinin kadın girişimciliğinin güçlendirilmesi, kırsal ekonominin çeşitlendirilmesi ve yerel üretimin sürdürülebilir şekilde desteklenmesi açısından taşıdığı önem de ele alınacak.
Edirne’de düzenlenecek iftar programı, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma atmosferinde kadın çiftçiler, üreticiler ve kadın kooperatifleri arasında güçlü bir iletişim ve iş birliği ağı kurulmasına katkı sağlamayı hedefliyor.
‘Vatandaşın gerçek gündemi geçim’
21.Dönem Edirne Milletvekili Şadan Şimşek, “Bir taraftan ABD-İsrail ve İran savaşı devan ederken, diğer taraftan TÜİK tarafından açıklanan 2026 yılının Ocak ve Şubat ayı enflasyon rakamlarına baktığımızda ortaya çıkan tablo çok açık: Bu ülkede vatandaş her gün biraz daha fakirleşiyor” dedi.
Eski milletvekili Şimşek, “Market fiyatları durmuyor, kira durmuyor, elektrik durmuyor, gıda durmuyor. Ama maaşlar yerinde sayıyor” ifadelerini kullandığı açıklamasına şöyle devam etti:
“Emekli pazara çıkmaya korkuyor.
Asgari ücretli ayın ortasında cebindeki parayı bitiriyor.
Gençler iş bulamıyor, işsizlik büyüyor.
Esnaf borçla dükkân döndürmeye çalışıyor.
Sanayici artan maliyetler yüzünden üretim yapmakta zorlanıyor.
Ama bütün bunlara rağmen iktidarın yaptığı tek şey rakam açıklamak. Ancak gerçeği görmezlikten gelinerek toz pembe tablolar çizerek, suni gündemler yaratılarak bir yere varılmayacağı bir gerçektir. Vatandaşımızın gerçek gündemi geçimdir…
Emekli zaten geçinemiyor. Üstüne bir de bayram geliyor. Ama emeklinin bayram ikramiyesi yıllardır aynı yerde duruyor.
Her şeye zam var…
Ama emeklinin bayram ikramiyesine zam yok.
Enflasyon artıyor, hayat pahalılaşıyor ama emeklinin cebine giren para artmıyor.
Bu mudur sosyal devlet?
Bu mudur adalet?
Bugün yapılması gerekenler çok açık:
Emekli maaşları insanca yaşayacak seviyeye çıkarılmalıdır.
Bayram ikramiyesi günün şartlarına göre ciddi şekilde artırılmalıdır.
Asgari ücret enflasyon karşısında erimemesi için yıl içinde güncellenmelidir.
Gençlere iş yaratacak üretim politikaları uygulanmalıdır.
Esnafı boğan vergi ve kredi yükü hafifletilmelidir.
Sanayicinin üretim yapabileceği güvenli ve öngörülebilir bir ekonomik ortam sağlanmalıdır.
Bu ülkenin insanı yoksulluğa mahkûm değildir.
Bu ülkenin emeklisi, işçisi, esnafı, çiftçisi insanca yaşamayı hak ediyor.
Ama bunun için önce vatandaşın derdini gören, halkın sofrasını düşünen bir yönetim anlayışı gerekir. İnsanca, hakça yaşam için gerekli olanakların sağlanması ve hak kayıplarının karşılanması en büyük isteğimizdir.”
Nöbetçi Eczaneler
Aramızdan ayrılanlar
ÖĞRETMEN NAZMİ ARDA VEFAT ETTİ
Emekli Öğretmen Nefize Arda’nın eşi, T.Ü. İpsala Meslek Yüksek Okulu Müdürü Hayati Arda’nın amcası, Özgür ve Salih Arda’nın babaları Emekli Öğretmen Nazmi Arda 74 yaşında vefat etti. Merhum; dün Yenikadın Köyü Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Köy Mezarlığında toprağa verildi.
ŞEVKİ ARSLAN VEFAT ETTİ
Kıyık semti sakinlerinden; Birgül Arslan’ın eşi, Ersan ve Arzu Arslan’ın babaları Fethi Arslan’ın ağabeyi Şevki Arslan 73 yaşında vefat etti. Merhum; dün Kıyık Kıyak Baba Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
MEMDUHA ARMUTLUK VEFAT ETTİ
Kadir Efe Armutluk’un eşi, Mesut, Gülşen ve Mesude Kırtaş’ın anneleri Memduha Armutluk 86 yaşında vefat etti. Merhume; dün Lalapaşa Ömer Oba Köy Camisinde öğle namazını takben kılınan cenaze namazının ardından Köy Mezarlığında toprağa verildi.
HURŞİT ZAVAL VEFAT ETTİ
Merhume Remziye Zaval’ın eşi, Serkan Zaval, Okan Zaval ve Sibel Zaval’ın babaları Yıldırım Kum Mahalle sakinlerinden Hurşit Zaval 79 yaşındavefat etti. Merhum; dün Yıldırım Beyazıt Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yıldırım Mezarlığında toprağa verildi.
GÜLSEREN PAŞAOĞULLARI VEFAT ETTİ
Berra Ak ve Refik Ak’ın kızları, merhum Mehmet Paşaoğulları’nın eşi, Murat Paşaoğulları ve Reyhan Güneş’in anneleri, Yiğit Paşaoğulları’nın babaannesi, Çağatay Güneş’in anneannesi Gülseren Paşaoğulları 67 yaşında vefat etti. Merhume; dün Karaağaç Yeni Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Karaağaç Mezarlığında toprağa verildi.
‘Bağımsızlığın sembolü’
Edirne Valisi Yunus Sezer, İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, Bugün bu topraklar üzerinde hür ve bağımsız bir şekilde yaşayabiliyor, büyük hedeflerimize doğru kararlılıkla ilerleyebiliyorsak; bunu, İstiklâl Marşı’nı yazdıran o eşsiz ruha ve canları pahasına bu vatanı bizlere emanet eden kahraman ecdadımıza borçluyuz” dedi.
Vali Sezer yayımladığı mesajda, “Devletimizin ve milletimizin bağımsızlığının sembolü olan İstiklâl Marşı’mızın, 12 Mart 1921’de TBMM’de kabul edilişinin 105. yıl dönümünü gururla kutluyoruz” diyerek şunlara yer verdi:.
“İstiklâl Marşı, milletimizin tarih sahnesindeki yeniden şahlanışının en parlak anıtlarından biridir. Mehmet Akif Ersoy’un Millî Mücadele yıllarında kaleme aldığı dizeler, milletimizin eşsiz mücadele azmini ve cesaretini adeta ölümsüzleştirmiştir. Her kelimesinde inanç, her dizesinde iman, her kıtasında cesaret ve kararlılık bulunan İstiklâl Marşı’mız, karanlık ufukların ardından yeni bir güneşin doğacağını müjdelemiştir.
Millî şairimiz Mehmet Akif’in ‘Korkma’ hitabı; manevi dirilişin sembolü olarak umutları tazelemiş, özgüveni ayağa kaldırmış ve son yurdumuzun savunmasında zalimlere karşı verilen insanüstü mücadele ile gösterilen fedakârlıkları on kıtalık bu manzum şaheserde özetlemiştir.
Bugün bu topraklar üzerinde hür ve bağımsız bir şekilde yaşayabiliyor, büyük hedeflerimize doğru kararlılıkla ilerleyebiliyorsak; bunu, İstiklâl Marşı’nı yazdıran o eşsiz ruha ve canları pahasına bu vatanı bizlere emanet eden kahraman ecdadımıza borçluyuz. Mehmet Akif Ersoy’un ifadesiyle ‘Türk Milleti’nin eseri’ olan İstiklâl Marşı’mızın anlam ve önemini geleceğimizin teminatı olan genç nesillere aktarmak; vatan ve millet sevgisini her şeyin üstünde tutan nesiller yetiştirmek en büyük sorumluluğumuzdur. Bu bilinçle hareket ederek Mehmet Akif’in ‘Allah bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın’ duasına gönülden iştirak etmiş oluruz.
Bu duygu ve düşüncelerle başta Cumhuriyetimizin Banisi GaziMustafa Kemal Atatürk olmak üzere, milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u, vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi minnet, şükran ve rahmetle anıyorum.”
‘Milletimizin ortak sesi’
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Türk Milleti’nin vatan sevgisini ve sarsılmaz bağımsızlık iradesini en yüce duygularla mısralara döken İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yıl dönümünü yayımladığı mesajla kutladı.
Başkan Gencan mesajında, 12 Mart 1921 tarihinde TBMM çatısı altında yankılanan o ilk mısraların, imkansızlıklar içinde verilen bir varoluş mücadelesinin marşı olduğunu belirtti. Mehmet Akif Ersoy’un “Korkma!” nidasıyla başlayan bu eşsiz eserin, umudun tükendiği her noktada Türk milletine en büyük güç kaynağını ve manevi direnci armağan ettiğini ifade etti.
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, İstiklal Marşı’nın Kabulünün 105. Yıldönümü nedeniyle yayınladığı mesajda şunlara yer verdi:
“Bundan tam 105 yıl önce, 12 Mart 1921’de TBMM çatısı altında yankılanan o ilk mısralar, sadece bir marş değil; imkansızlıklar içinde verilen bir varoluş mücadelesinin manifestosudur. Mehmet Akif Ersoy, “Korkma!” diyerek başladığı o eşsiz eserle, umudun tükendiği yerde Türk milletine en büyük güç kaynağını armağan etmiştir.Serhat şehrimiz Edirne, tarih boyunca bağımsızlığın ne demek olduğunu derinden hisseden bir şehirdir. İstiklal Marşı’mız, bizim ortak paydamız ve birliğimizin teminatıdır.
Bu anlamlı günde; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatan şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u ve tüm aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Hürriyetimizin sesi İstiklal Marşımızın kabulü kutlu olsun!”