Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Türkiye Geneli Alüminyum Hurda Alımı:

Hurdalarınızı Değerinde ve Yerinde Nakit

Paraya Çevirin

Sanayinin, inşaatın ve günlük yaşamın en değerli geri dönüştürülebilir metallerinden biri şüphesiz alüminyumdur.Elinizde biriken, şantiyelerinizden çıkan, imalat artığı veya çatı/profil sökümünden elde edilen alüminyum hurdalarınızı doğru adrese satmak hem işletme bütçeniz hem de ülke ekonomisi için büyük önem taşır.

Peki, alüminyum hurdanızı satarken doğru firmayı seçtiğinizden nasıl emin olabilirsiniz? Türkiye’nin 81 ilinde profesyonel ekibimiz, mobil vinçlerimiz ve geniş araç filomuzla hizmet vererek tonajlı veya perakende tüm hurdalarınızın gerçek değerini cebinize koyuyoruz.

Alüminyum Hurdalarınızı Satarken Neden Bizi Tercih

Etmelisiniz?

Piyasada hurda satışı yaparken en çok karşılaşılan sorunlar; yanlış tartım (kantar hataları), ödemelerin gecikmesi, verilen sözlerin tutulmaması veya piyasa değerinin altında teklif edilmesidir. Bu süreçte satıcılarımızın yaşadığı endişeleri çok iyi biliyor ve şeffaf çalışma prensibimizle tüm soru işaretlerini ortadan kaldırıyoruz.

1. Güncel Borsa Fiyatı ve En Yüksek Fiyat Garantisi

Alüminyum fiyatları, Londra Metal Borsası (LME) ve döviz kurlarına bağlı olarak anlık değişkenlik gösterir. Hurdanızın fire oranını ve kalitesini yerinde tespit ederek (profil, imalat, araış, tel, jant, levha, talaş vb.) piyasadaki en yüksek fiyattan teklif sunuyoruz. Güncel piyasa koşullarını öğrenmek ve detaylı fiyat tablomuzu incelemek için alüminyum hurda fiyatları sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

2. Türkiye’nin 81 İlinden Adresten ve Yerinde Alım

İstanbul’dan Ankara’ya, İzmir’den Gaziantep’e, Kocaeli’den Adana’ya kadar Türkiye genelinde nerede olursanız olun,hurdalarınızı kendi araçlarımız ve uzman personelimizle bulunduğunuz yerden alıyoruz. Yükleme, işçilik, söküm ve nakliye derdini tamamen üstleniyoruz.

3. Şeffaf Kantar ve Anında Peşin Nakit Ödeme

Hurda ticaretinde en kritik husus güvendir. Hurdalarınızı gözünüzün önünde, bakanlık onaylı şeffaf ve hassas kantar ile tartıyoruz. Tartım işlemi biter bitmez anlaşılan tutarı anında kapıda nakit veya dilerseniz hesabınıza anında havale/EFT olarak ödüyoruz. Ödemenizi tam almadan tek bir parça dahi araca yüklenmez.

Hangi Tür Alüminyum Hurdaları Alıyoruz?

Her türlü alüminyum hurdası çeşidinde yüksek tonajlı fabrika atıklarından şantiye hurdalarına kadar kesintisiz alım imkanımız mevcuttur:

● Alüminyum Profil Hurdası: Kapı, pencere, doğrama, alüminyum cephe ve çatı sistemlerinden çıkan hurdalar. ● Araış / İmalat Hurdası: Fabrika ve imalathanelerin üretim süreçlerinden artan en temiz ve değerli parçalar. ● Alüminyum Tel Hurdası: Elektrik, enerji ve sanayi hatlarından elde edilen soymuş veya çıplak teller. ● Alüminyum Jant Hurdası: Otomotiv ve araç servislerinden çıkan temiz jant hurdaları. ● Alüminyum Talaş Hurdası: CNC ve işleme merkezlerinden çıkan kurutulmuş veya yağlı talaşlar. ● Levha, Çatı, Ofset ve Sert Alüminyum: İnşaat, matbaa ve yıkım alanlarından çıkan tüm sert alüminyum çeşitleri.

Hurdanızı Satmak İçin 3 Kolay Adım

1. Fotoğraf ve Konum Gönderin: Elinizdeki alüminyum hurdanın fotoğrafını ve tahmini miktarını bize iletin. 2. Anında En İyi Fiyat Teklifini Alın: Uzman ekibimiz hurdanızın türünü değerlendirip anlık borsa fiyatına göre size en yüksek teklifi sunsun. 3. Kapınızda Yerinde Satın: Onayınız halinde adresinize gelelim; yükleyelim, tartalım ve ödemenizi anında yapalım.

Zamanınızı ve Hurdalarınızı Boşa Harcamayın!

Atıl durumda bekleyen alüminyum hurdalarınızı zaman kaybetmeden nakit kaynağına dönüştürün. Dürüst ticaret, doğru kantar ve hızlı hizmet anlayışıyla Türkiye’nin dörde bir yanında bir telefon kadar yakınınızdayız.

Elinizdeki hurdalar için hemen fiyat teklifi almak ve uzman ekibimizle iletişime geçmek için web sitemizi ziyaret edebilir ya da Müşteri Hizmetleri hattımız üzerinden doğrudan ulaşabilirsiniz.

Uyuşturucuda dev operasyon

Edirne’nin de aralarında bulunduğu 78 il’de 1 ton 768 kilo 207 gram uyuşturucu madde ile 2 milyon 236 bin 908 adet uyuşturucu hap ele geçirildi.

Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince uyuşturucu madde satıcılarına yönelik 78 ilde operasyonlar düzenlendi.

 Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Antalya, Artvin, Aydın, Balıkesir, Bartın, Batman, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bolu, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Edirne, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hatay, Iğdır, Isparta, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Karabük, Karaman, Kars, Kastamonu, Kayseri, Kırıkkale, Kırklareli, Kırşehir, Kilis, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Muş, Nevşehir, Niğde, Ordu, Osmaniye, Rize, Sakarya, Samsun, Siirt, Sinop, Sivas, Şanlıurfa, Şırnak, Tekirdağ, Tokat, Trabzon, Tunceli, Uşak, Van, Yalova, Yozgat ve Zonguldak’ta gerçekleştirilen operasyonlara 3 bin 977 ekip, 9 bin 450 personel, 14 hava aracı ve 46 narkotik dedektör köpeği katıldı.

Operasyonlar sonucunda 1 ton 768 kilo 207 gram uyuşturucu madde ile 2 milyon 236 bin 908 adet uyuşturucu hap ele geçirildi.

 Operasyonlar kapsamında 2 bin 733 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden bin 466’sı tutuklandı, 414’ü hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor.

Edirne’ye PGL’de 3 sonuç

UZUNKÖPRÜSPOR

Profesyonelliğe Geçiş Ligi (PGL) 2. haftasında Uzunköprüspor deplasmanda galip gelirken, Edirnespor 1 puanla, Keşanspor ise eli boş döndü.
Tekirdağspor – Edirnespor karşılaşması Namık Kemal Stadı’nda oynandı. Mahmut Mert İpek’in yönettiği, yardımcılıklarını Ahmet Tat ve Furkan Alegöz’ün yaptığı, Oğuzhan Ayran’ın da dördüncü hakem olarak sahadaki yerini aldığı karşılaşma bayladığı gibi bitti: 0-0.
PGL’nin 2. haftasında Edirne’nin diğer iki takımından Uzunköprüspor deplasmanda Göktürk Saray Spor’u 5-2 yenerken, Keşan Spor da yine deplasmanda Küçükçekmece İdman Yurdu Spor Kulübü’ne 1-0 yenildi.
Edirne takımlarının bulunduğu 5. Grup’ta Vize Spor ve Küçükçekmece İdman Yurdu Spor Kulübü ilk iki haftayı galibiyetle tamamladıkları için puan cetvelinin ilk iki sırasında bulunuyor.
Edirnespor ligin 3. haftasında Küçükçekmece İdman Yurdu Spor Kulübü, ‘nü konuk ederken Uzunköprüspor evinde Tekirdağspor, Keşanspor da evinde Küçükçekmece Spor ile karşı karşıya gelecek. Lider Vize Spor ise haftayı bay geçecek.


TETİK’TEN MAÇ YORUMU
Edirnespor Teknik Direktörü Orhan Tetik, Tekirdağspor deplasmanının ardından karşılaşmayı ve takımın gelişimini değerlendirdi.
Teknik Direktör Orhan Tetik şunları söyledi:
Değerli Edirnespor Taraftarları,
Hafta boyunca yaptığımız antrenmanlarda rakibimizin güçlü ve zayıf yönleri üzerine çalıştık. Tekirdağ deplasmanının zorlu ve derbi niteliğinde bir karşılaşma olacağını biliyorduk. İlk yarıda rakibimiz bizden daha diri ve istekli bir oyun sergiledi. İkinci yarıda ise kontrol tamamen bizdeydi; ancak galibiyeti getirecek golü bulamadık.
Özellikle maça gelen taraftarlarımıza üç puan hediye etmek istiyorduk, fakat olmadı. Yine de deplasmandan kaybetmeden dönmek önemli. Artık bu maçı geride bırakıp bu hafta oynayacağımız Küçükçekmece İdmanyurdu karşılaşmasına odaklanacağız. İnşallah kazanarak yolumuza emin adımlarla devam edeceğiz.
Biz iyi bir takımız ve her geçen gün daha da güçleniyoruz. Başkanımız ve yönetim kurulumuz, takımımızın eksiklerini gidermek için gece gündüz çalışıyor. Yeni katılan arkadaşlarımız hazır olduğunda ve sakat oyuncularımız aramıza döndüğünde daha iyi bir takım olacağız.

Edirnespor’un sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda ulaşım desteği için Altunhan Şirketler Grubu’na (Volkan Metro) teşekkür edildi.


PGL 5. GRUP 2. HAFTA SONUÇLAR
Vize Spor 1-0 Marmara Ereğlisi Belediye Spor
Tekirdağspor 0-0 Edirnespor
Küçükçekmece Spor 0-0 Levent Futbol Spor Kulübü
Göktürk Saray Spor 2-5 Uzunköprüspor
Küçükçekmece İdman Yurdu Spor Kulübü 1-0 Keşan Spor

Mahkemede Türkçe Bilmeyen Kişi Nasıl İfade Verir? Tercüman Hangi Durumlarda Görevlendirilir?

Mahkemelerde Türkçe bilmeyen sanık ve mağdurların beyanlarının alınabilmesi için tercüman görevlendirilebiliyor. Peki duruşmalarda çeviri nasıl yapılıyor, tercüman konuşmaları hangi yöntemle aktarıyor ve ifade sırasında nelere dikkat ediliyor?

Türkiye’de görülen ceza davalarında Türkçe bilmeyen kişilerin yargılama sürecine katılabilmesi için sözlü tercümanlık desteği sağlanıyor. Özellikle yabancı uyruklu sanıkların, mağdurların ve soruşturma aşamasında dinlenen tanıkların ifadelerinde dil farklılıklarının giderilmesi önem taşıyor. Bu süreçte görev yapan tercümanlar, soruların ve verilen yanıtların doğru biçimde aktarılmasından sorumlu oluyor.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 202. maddesi, sanık veya mağdurun kendisini anlatabilecek ölçüde Türkçe bilmemesi durumunda tercüman görevlendirilmesini düzenliyor. Kanuna göre duruşmadaki iddia ve savunmaya ilişkin esaslı noktalar, mahkeme tarafından atanan tercüman aracılığıyla aktarılıyor.

Mahkemede Tercüman Nasıl Görev Yapıyor?

Mahkemede sözlü tercümanlık, tarafların konuşulanları anlayabilmesi ve kendi beyanlarını aktarabilmesi amacıyla gerçekleştiriliyor. Tercüman, hâkim veya ilgili kişinin konuşmasını hedef dile çeviriyor ve verilen yanıtın diğer tarafa ulaşmasını sağlıyor.

Duruşmalarda kullanılan yöntem, konuşmanın niteliğine göre değişebiliyor. Soru-cevap biçiminde ilerleyen ifade alma süreçlerinde konuşmacının belirli bir bölümü tamamlamasının ardından tercümanın çeviri yapması mümkün.

Bu yöntemde taraflar sırayla konuştuğu için tercüman, söylenen ifadeleri takip ederek anlamını hedef dile aktarıyor. Özellikle uzun ve ayrıntılı beyanlarda konuşmanın uygun bölümlere ayrılması, çeviri sırasında bilgilerin eksiksiz aktarılmasına yardımcı olabiliyor.

Ardıl Tercüme Mahkemelerde Nasıl Kullanılıyor?

Ardıl çeviri yönteminde tercüman, konuşmacının sözlerini dinliyor ve konuşmanın tamamlanmasını veya uygun bir noktada duraklamasını bekleyerek çeviriyi gerçekleştiriyor.

Örneğin yabancı dil konuşan bir tanığa soru yöneltildiğinde tercüman önce soruyu ilgili dile aktarıyor. Tanık yanıtını verdikten sonra bu açıklama Türkçeye çevriliyor. Böylece mahkeme ile ifade veren kişi arasında karşılıklı iletişim kurulabiliyor.

Ancak bütün duruşmaların yalnızca ardıl yöntemle yürütüldüğü söylenemez. Kullanılan çeviri tekniği, yargılamanın ihtiyaçlarına ve mahkemenin çalışma düzenine göre farklılaşabiliyor.

Özellikle ifade alma, soru-cevap ve tarafların karşılıklı açıklamada bulunduğu adli işlemlerde sözlü çeviri yönteminin doğru belirlenmesi, beyanların anlaşılması açısından önem taşıyor. (Kaynak: ardıl tercüme)

Türkçe Bilmeyen Tanık İfade Verebilir Mi?

Türkçe bilmeyen bir kişinin tanık olarak dinlenmesi mümkün. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 202. maddesindeki tercümanla ilgili hükümler, soruşturma evresinde dinlenen şüpheli, mağdur ve tanıklar için de uygulanıyor.

Bu aşamada tercüman görevlendirmesi hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından gerçekleştiriliyor. Böylece kişinin bildiklerini ve olay hakkındaki açıklamalarını anlayabildiği dilde aktarması sağlanabiliyor.

İfade sırasında tercümanın görevi, anlatılanları değiştirmek veya değerlendirmek değil, konuşmayı doğru biçimde diğer dile aktarmak. Tercüman kendi yorumunu ekleyerek beyanın içeriğini değiştirmemeli.

Duruşmada Tercüman Yanlış Çeviri Yaparsa Ne Olur?

Mahkemelerde gerçekleştirilen sözlü tercümede yanlış aktarılan bir ifade, kişinin beyanının farklı anlaşılmasına neden olabiliyor. Özellikle olayın zamanı, tarafların kimliği, sayısal bilgiler ve hukuki kavramlar dikkatle değerlendirilmesi gereken ayrıntılar arasında bulunuyor.

Çevirinin anlaşılmadığı veya yanlış aktarıldığının düşünüldüğü durumlarda konunun mahkemeye bildirilmesi önem taşıyor. Mahkeme, somut olayın koşullarına göre açıklama yapılması veya tercümeye ilişkin sorunun giderilmesi yönünde işlem yapabiliyor.

Tercümanın tarafsız davranması, ifadeleri özetleyerek önemli ayrıntıları çıkarmaması ve konuşmacının anlatımına sadık kalması da sağlıklı bir tercüme sürecinin temel unsurları arasında yer alıyor.

Mahkemede Tercüman Talebi Nasıl Yapılır?

Duruşmaya katılacak kişinin Türkçe bilmemesi veya kendisini yeterli düzeyde ifade edememesi durumunda tercüman ihtiyacının mahkemeye bildirilmesi gerekiyor.

Bu ihtiyaç duruşma öncesinde biliniyorsa ilgili kişinin veya avukatının mahkemeye bilgi vermesi, gerekli hazırlıkların yapılmasını kolaylaştırabiliyor. Soruşturma aşamasında ise tercüman ihtiyacı ilgili adli makamlarca değerlendiriliyor.

Tercümanın hangi dilde görev yapacağının doğru belirlenmesi de önemli. Özellikle birden fazla lehçesi bulunan dillerde kişinin hangi dili veya lehçeyi anlayabildiğinin açıklığa kavuşturulması gerekiyor.

Mahkemelerde tercüman desteğinin amacı, dil farklılığı nedeniyle kişilerin ifadelerinin anlaşılamamasını önlemek. Duruşma ve soruşturma süreçlerinde doğru tercüme yönteminin kullanılması, beyanların eksiksiz aktarılmasına ve yargılamanın sağlıklı yürütülmesine katkı sağlıyor.

Dijital Ders Kılavuzu Nedir? Derskilavuzum.com ile Öğretmenler İçin Yeni Nesil Eğitim Yönetimi

Eğitim teknolojilerindeki gelişmeler, öğretmenlerin ders planlama ve öğrenci değerlendirme süreçlerinde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Özellikle dijital ders kılavuzu sistemleri, öğretmenlerin günlük eğitim faaliyetlerini daha düzenli ve verimli biçimde yönetmelerine yardımcı olabilecek çözümler arasında öne çıkıyor. Türkiye’de eğitim süreçlerinin dijitalleşmesine yönelik geliştirilen Derskilavuzum.com, ders yönetimi, öğrenci çalışmaları ve akademik gelişim takibini bir arada ele alan yaklaşımıyla dikkat çekiyor.

Öğretmenlerin karşılaştığı en önemli sorunlardan biri, ders anlatımının dışında yürütülmesi gereken çok sayıda planlama ve takip işlemidir. Derslerin hazırlanması, öğrenci çalışmalarının düzenlenmesi, öğrenme eksikliklerinin belirlenmesi ve akademik gelişimin değerlendirilmesi, öğretmenlerin günlük çalışma sürelerinin önemli bir bölümünü oluşturabiliyor.

Bu süreçlerin dijital araçlarla desteklenmesi, öğretmenlerin iş yükünü hafifletirken eğitim faaliyetlerinin daha sistemli yürütülmesine katkı sağlayabiliyor.

Dijital Ders Kılavuzu Nedir?

Dijital ders kılavuzu, öğretmenlerin eğitim süreçlerini elektronik ortamda planlamasına, düzenlemesine ve takip etmesine yardımcı olan yazılım ve uygulamaları ifade eder.

Geleneksel ders kılavuzları genellikle basılı kaynaklar veya kişisel dosyalar üzerinden kullanılırken, dijital sistemler eğitim bilgilerinin daha erişilebilir ve güncellenebilir bir yapıda tutulmasına imkân tanır.

Bir öğretmen için ders planı oluşturmak, öğrencilerin öğrenme ihtiyaçlarını değerlendirmek ve çalışmalarını takip etmek birbirinden bağımsız işlemler değildir. Bu süreçlerin birlikte ele alınması, öğretimin daha bütüncül şekilde yönetilmesine yardımcı olur.

Bu nedenle ders kılavuzu uygulamaları, yalnızca öğretim materyallerinin dijital ortama aktarılması anlamına gelmez. Aynı zamanda eğitim faaliyetlerinin planlanması ve öğrenci gelişiminin izlenmesi için kullanılan yönetim araçlarını da kapsar.

Öğretmenlerin Dijital Eğitim Araçlarına İhtiyacı Artıyor

Öğretmenlerin eğitim faaliyetlerinde kullandıkları araçlar zaman içerisinde önemli değişimler geçirdi.

Geçmişte ders planları, öğrenci notları ve çalışma programları çoğunlukla kâğıt üzerinde hazırlanırken günümüzde bu bilgilerin dijital ortamlarda yönetilmesi giderek yaygınlaşıyor.

Özellikle çok sayıda öğrenciyle çalışan öğretmenler için bilgilerin güncel tutulması ve ihtiyaç duyulduğunda kolayca erişilebilmesi büyük önem taşıyor.

Dijital eğitim sistemleri bu noktada farklı avantajlar sağlayabilir. Ders ve konu bazında planlamaların yapılması, öğrenciye özel çalışma hedeflerinin belirlenmesi ve gelişim süreçlerinin değerlendirilmesi gibi işlemler, eğitim faaliyetlerinin daha kontrollü yürütülmesini destekleyebilir.

Ders Kılavuzum da öğretmenlerin eğitim süreçlerinde dijital araçlardan yararlanmasını kolaylaştırmayı amaçlayan platformlardan biri olarak konumlanıyor.

Öğrencilere Özel Çalışma Planları Neden Önemli?

Her öğrencinin akademik düzeyi, öğrenme hızı ve çalışma ihtiyacı farklıdır. Bu nedenle öğrencilerin tamamına aynı çalışma programının uygulanması, bireysel öğrenme ihtiyaçlarının karşılanmasında yetersiz kalabilir.

Örneğin bir öğrenci matematik dersinde problem çözme konusunda başarılıyken geometri konularında desteğe ihtiyaç duyabilir. Başka bir öğrenci ise aynı dersin temel kazanımlarında eksiklikler yaşayabilir.

Bu iki öğrencinin aynı soru hedefleri ve çalışma yoğunluğuyla ilerlemesi yerine, bireysel ihtiyaçlarına uygun planların oluşturulması daha etkili bir yaklaşım olabilir.

Dijital ders yönetiminde öğretmenlerin öğrenci bazında ders, konu, soru hedefi ve çalışma yoğunluğu belirleyebilmesi, kişiselleştirilmiş eğitimin önemli bileşenleri arasında bulunuyor.

Ayrıca günlük çalışma görevlerinin sistematik biçimde dağıtılması, öğrencilerin çalışmalarını daha düzenli sürdürmelerine katkı sağlayabilir.

Dijital Ders Kılavuzu ile Öğrenci Takibi Birbirini Tamamlıyor

Eğitimde planlama kadar önemli olan bir diğer konu da yapılan çalışmaların sonuçlarının değerlendirilmesidir.

Öğrencilerin yalnızca hangi konuları çalıştıklarının değil, bu çalışmalar sonucunda nasıl bir ilerleme kaydettiklerinin de incelenmesi gerekir.

Bu nedenle öğrenci takibi ve ders planlama süreçleri birbirini tamamlayan iki önemli unsur olarak değerlendiriliyor.

Öğretmenler öğrenci performansını düzenli olarak incelediklerinde, çalışma planlarının ne ölçüde etkili olduğunu daha iyi değerlendirebilir.

Belirli bir konuda sürekli zorlanan öğrenciler için tekrar çalışmaları planlanabilir. Hedeflerini düzenli biçimde gerçekleştiren öğrenciler için ise yeni kazanımlara yönelik çalışmalar oluşturulabilir.

Böylece eğitim süreci yalnızca önceden hazırlanmış bir programın uygulanmasından ibaret kalmaz; öğrencilerin gelişimine göre güncellenebilen dinamik bir yapıya dönüşebilir.

Ders Planlamasında Dijitalleşmenin Önemi

Ders planlaması, öğretim sürecinin temel aşamalarından biridir. Hangi konunun ne zaman işleneceği, öğrencilerin hangi kazanımlara ulaşmasının beklendiği ve çalışmaların nasıl değerlendirileceği, etkili bir ders planının önemli bileşenleridir.

Ancak farklı sınıflar, dersler ve öğrenci grupları için ayrı planlamalar yapmak zaman alıcı olabilir.

Dijital planlama araçları, öğretmenlerin bu işlemleri daha düzenli bir yapıda yürütmesine yardımcı olabilir.

Öğretmenlerin haftalık ders faaliyetlerini, konu hedeflerini ve öğrencilerin çalışma ihtiyaçlarını birlikte değerlendirebilmesi, zaman yönetimi açısından önemli avantajlar oluşturabilir.

Özellikle dijital ders programı ve öğrenci çalışma planlamasının birbiriyle uyumlu olması, eğitim süreçlerinde sürekliliğin sağlanmasına katkıda bulunabilir.

Akademik Gelişimin Takip Edilmesi Neden Gereklidir?

Öğrenci başarısının yalnızca tek bir sınav sonucuna göre değerlendirilmesi, öğrenme sürecinin bütününü yansıtmayabilir.

Bir öğrencinin zaman içerisinde gösterdiği ilerleme, belirli derslerdeki performans değişimi ve kazanım düzeyindeki gelişmeler de önemlidir.

Bu nedenle eğitimde düzenli veri toplama ve gelişim değerlendirmesi giderek daha fazla önem kazanıyor.

Dijital öğrenci gelişim sistemlerinde ders bazlı başarı değerlendirmeleri, kazanım analizleri ve gelişim raporları gibi yaklaşımlar, öğretmenlerin öğrencileri daha ayrıntılı değerlendirmesine yardımcı olabilir.

Bu tür değerlendirmeler, öğrencilerin güçlü yönlerinin belirlenmesinin yanı sıra öğrenme eksikliklerine yönelik yeni çalışmalar planlanmasını da kolaylaştırabilir.

Ders Kılavuzu Arayan Öğretmenler Nelere Dikkat Etmeli?

İnternette ders kilavuzu veya dijital ders kılavuzu araması yapan öğretmenlerin, kullanacakları platformu seçerken yalnızca görsel tasarımı değil, sunduğu işlevleri de değerlendirmesi önem taşıyor.

Bir eğitim yazılımının kolay kullanılabilir olması, öğretmenlerin günlük çalışma alışkanlıklarına uygun şekilde tasarlanması ve öğrenci bazlı planlama ihtiyaçlarını karşılaması önemli kriterler arasında bulunuyor.

Bunun yanında öğrenci verilerinin güvenli biçimde işlenmesi, sistemin farklı cihazlarda kullanılabilir olması ve ihtiyaç duyulan bilgilere kolay erişim sağlaması da değerlendirilmesi gereken konular arasında yer alıyor.

Öğretmenler için ideal bir dijital çözüm, gereksiz işlemleri artırmak yerine eğitim süreçlerini sadeleştirmeyi hedeflemelidir.

Derskilavuzum.com ile Dijital Eğitim Süreçlerine Yakından Bakın

Eğitimde dijital dönüşüm, öğretmenlerin yerini teknolojinin alması anlamına gelmiyor. Aksine teknoloji, öğretmenlerin eğitim süreçlerini daha etkili yönetebilmesi için destekleyici bir araç olarak değerlendiriliyor.

Ders planlamasının daha düzenli yapılması, öğrencilerin bireysel çalışma ihtiyaçlarının dikkate alınması ve akademik gelişim süreçlerinin izlenmesi, dijital eğitim yönetiminin temel hedefleri arasında bulunuyor.

Bu doğrultuda geliştirilen Derskilavuzum.com dijital eğitim platformu, öğretmenlerin eğitim faaliyetlerini daha sistematik biçimde yönetmesine yönelik yaklaşımıyla öne çıkıyor.

Dijital ders kılavuzu çözümlerini incelemek, eğitim yönetiminde kullanılan yeni yöntemleri keşfetmek ve platform hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyen öğretmenler, Ders Kılavuzum resmî internet sitesini ziyaret edebilir.

‘Gazetecilik suç değildir’

Olgay GÜLER

Türkiye genelinde birçok ilde gazeteciler, tutuklamalara, kayyım uygulamalarına ve erişim engellerine karşı sokağa çıkarak ses yükseltti.

Basın meslek örgütlerinin çağrısıyla, aralarında Edirne’nin de bulunduğu çok sayıda ilde gazeteciler basın özgürlüğü için sokağa çıktı. Edirne’deki eylemin adresiyse, Güneydoğu Avrupa Gazeteciler Derneği’nin çağrısıyla Uğur Mumcu Parkı oldu. Burada buluşan gazetecilere, sivil toplum kuruluşları ve siyasi parti temsilcileri de destek verdi. Gerçekleştirilen yürüyüşle Atatürk Anıtı’na yürüyen gazeteciler, burada basın açıklaması yaptı.

Basın açıklamasını okuyan, Güneydoğu Avrupa Gazeteciler Derneği Başkanı Murat Savaş, ülkede basına sansür ve gazetecilere baskının artık tahammül edilemez boyutlara ulaştığını söyledi.

Savaş şunları söyledi:

“Gazeteciler yaptıkları (hatta bazen yapmadıkları) haberler yüzünden gözaltına alınmakta ve tutuklanmaktadır.

Yolsuzluk, usulsüzlük haberlerini yapan yayın kuruluşları baskı altına alınıyor hatta kayyım atanarak bir anlamda kapısına kilit vuruluyor.

Yasaların suç saydığı bir fiili işleyenler kim olursa olsun tabi ki takibata uğrasın, yargılansın, hak ettikleri cezayı alsın.

Buna kimsenin itirazı yok.

Ancak sırf gazetecilik yapıyor diye kimse gözaltına alınmasın, kimse tutuklanmasın, hiçbir yayın organı kapatılmasın.

Bütün bunları kınamak ve dur demek için gazeteciler bugün sokaklarda, meydanlarda.

Sözü fazla uzatmaya gerek yok!

Biz de buradan Edirne’den şunun altını çiziyoruz:

Sadece gazetecilik yaptıkları için tutuklanan bütün meslektaşlarımız serbest bırakılsın, kayyım atanan basın yayın organları sahiplerine, kurucularına iade edilsin.

Çünkü gazetecilik suç değildir.”

CUMHURİYETİMİZİN 103. YILINA ANLAMLI BİR HEDİYE: YERLİ E-TİCARET GİRİŞİMİ UCUZA BAĞLA YAYINA HAZIRLANIYOR

14 aylık yazılım geliştirme sürecinin ardından ölçeklenebilir test aşamasına geçen Ucuza Bağla, Tersine Açık Artırma modeli ve lansman dönemine özel yüzde 3 komisyon politikasıyla Türkiye’nin dijital ticaret ekosisteminde yerini almaya hazırlanıyor. Girişimin kurucusu Yusuf Murat Kartal, Cumhuriyetimizin 103. yılında yerli bir teknoloji girişimini kullanıcılarla buluşturmayı hedefliyor.

Türkiye’de geliştirilen e-ticaret girişimlerinden Ucuza Bağla, yaklaşık 14 aylık yazılım geliştirme sürecinin ardından ölçeklenebilir test aşamasına geçti. Testlerin tamamlanması ve gerekli teknik kontrollerin gerçekleştirilmesinin ardından platformun genel kullanıma açılması hedefleniyor.

Ucuza Bağla E-Ticaret Limited Şirketi bünyesinde girişimci Yusuf Murat Kartal tarafından hayata geçirilen platform, geleneksel e-ticaret pazar yeri modellerine alternatif bir yaklaşım sunmayı amaçlıyor.

“Tersine Açık Artırma” modeli üzerine kurulan platform, lansman dönemine özel yüzde 3 komisyon politikası ve esnaf odaklı iş anlayışıyla alıcı ve satıcıları aynı dijital ekosistemde buluşturmayı hedefliyor.

Cumhuriyetimizin 103. kuruluş yıl dönümünün kutlandığı 29 Ekim 2026 döneminde hayata geçirilmesi planlanan lansman, girişimin kurucusu tarafından yıllardır üzerinde çalışılan bir hedefin önemli aşamalarından biri olarak değerlendiriliyor.

14 Aylık Yazılım Geliştirme Sürecinin Ardından Test Aşaması

Bir e-ticaret platformunun hayata geçirilmesi yalnızca bir internet sitesinin hazırlanmasından ibaret değil. Kullanıcı deneyimi, fiyatlama mekanizmaları, ürün yönetimi, satıcı süreçleri, güvenlik ve sistemin artan kullanıcı trafiği karşısındaki performansı gibi birçok unsurun birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

Ucuza Bağla’da yaklaşık 14 aylık yazılım geliştirme sürecinin ardından sistemin ölçeklenebilirliği ve operasyonel işleyişi üzerinde çalışmalar sürdürülüyor.

Girişim, hızlı bir lansmandan ziyade sistemin kontrollü biçimde test edilmesine ve olası sorunların genel kullanıma geçilmeden önce tespit edilmesine öncelik veriyor.

Bu yaklaşımın temelinde, kullanıcıların platforma erişim sağlamasının yanı sıra sistemin sürdürülebilir, güvenilir ve geliştirilebilir bir yapıda hizmet verebilmesi hedefi bulunuyor.

Yazılım geliştirme sürecinin tamamlanmış olması, platformun bütün operasyonel süreçlerinin de tamamlandığı anlamına gelmiyor. Bu nedenle genel kullanıma geçiş, test sonuçları ve gerekli entegrasyonların hazır olmasına bağlı olarak gerçekleştirilecek.

Tersine Açık Artırma: Fiyatın Aşağı Doğru Hareket Ettiği Alışveriş Modeli

Ucuza Bağla’nın öne çıkan özelliği, geleneksel açık artırma anlayışından farklı olarak fiyatın belirli aralıklarla aşağı doğru hareket etmesine dayanan Tersine Açık Artırma modelidir.

Klasik açık artırmalarda katılımcılar fiyatı yukarı taşırken, bu modelde başlangıç fiyatı belirlenen koşullar doğrultusunda aşağı doğru hareket eder. Alıcılar fiyat değişimini takip ederek satın alma fırsatlarını değerlendirebilir.

Satıcılar ise ürünleri için belirledikleri koşullar ve alt fiyat sınırları doğrultusunda satış sürecini yönetebilir.

Bu sistemle Ucuza Bağla, alışverişte fiyat rekabetine farklı bir boyut kazandırmayı ve tüketicilere alternatif satın alma fırsatları sunmayı amaçlıyor.

Platformun uzun vadeli hedefi, bu modeli farklı ürün kategorilerinde geliştirerek hem bireysel tüketicilere hem de ticari işletmelere hitap eden bir dijital pazar yeri oluşturmaktır.

Esnaf ve KOBİ’ler İçin Yüzde 3 Komisyon Politikası

E-ticaret, işletmelerin daha geniş müşteri kitlelerine ulaşmasını sağlayan önemli bir satış kanalı hâline geldi. Bununla birlikte pazaryeri komisyonları, reklam giderleri, lojistik maliyetleri ve diğer operasyonel harcamalar özellikle küçük işletmelerin kârlılığını etkileyebiliyor.

Ucuza Bağla, lansman dönemine özel yüzde 3 komisyon politikasıyla bu maliyetlerin azaltılmasına katkı sağlamayı hedefliyor.

Platformun yaklaşımı, küçük ve orta ölçekli işletmelerin, yerel esnafın, üreticilerin ve bireysel satıcıların dijital ticarette daha etkin biçimde yer alabilmesini desteklemek üzerine kurulu.

Ucuza Bağla, daha düşük komisyon politikasıyla satıcıların maliyetlerini azaltmayı amaçlarken, tüketicilerin de fiyat avantajlarını değerlendirebileceği bir alışveriş ortamı oluşturmayı hedefliyor.

Yüzde 3’lük oran lansman dönemine özel olarak uygulanacak olup kampanya koşulları ve kapsamı platformun güncel ticari şartları çerçevesinde belirlenecek.

Yerli Girişimcilik, Teknoloji ve Uzun Vadeli Büyüme Hedefi

Ucuza Bağla, Türkiye’de geliştirilen bir iş modelini dijital teknolojiyle buluşturarak yerli girişimcilik ekosistemine katkı sunmayı amaçlıyor.

Girişimin hedefleri arasında kullanıcı tabanını genişletmek, daha fazla işletmeyi dijital ticarete kazandırmak, farklı ürün kategorilerinde faaliyet göstermek ve artan kullanıcı talebini karşılayabilecek bir altyapı oluşturmak bulunuyor.

Ölçeklenebilirlik, platformun büyüme stratejisinin önemli unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor. Test sürecinde elde edilecek bulgular doğrultusunda sistemin performansının, kullanıcı deneyiminin ve operasyonel süreçlerin geliştirilmesi planlanıyor.

Ucuza Bağla’nın uzun vadeli vizyonu, Türkiye’den doğan ve farklı kullanıcı gruplarına hizmet verebilen sürdürülebilir bir e-ticaret ekosistemi oluşturmaktır.

Ticaretin Ötesinde Toplumsal Fayda Hedefi

Ucuza Bağla’nın yaklaşımında ticari sürdürülebilirliğin yanında toplumsal fayda da önemli bir yer tutuyor.

El emeğiyle üretim yapan emeklilerin, engelli bireylerin ve otizmli gençlerin ürünlerini daha geniş kitlelere ulaştırabilmelerini destekleyecek projeler geliştirmek, girişimin sosyal sorumluluk hedefleri arasında bulunuyor.

Bu yaklaşımın temel amacı, dijital ticaretin sunduğu fırsatları daha geniş kesimlere ulaştırmak, üretime katılımı teşvik etmek ve ekonomik hayatta fırsatlara erişimi desteklemek.

Ucuza Bağla, bu alandaki projelerini geliştirerek ticari faaliyetleriyle toplumsal faydayı bir arada değerlendiren kapsayıcı bir ekosisteme katkı sunmayı hedefliyor.

Yusuf Murat Kartal: “Cumhuriyetimizin Yeni Yüzyılında Ülkemize Bir Değer Kazandırmak İstiyoruz”

Ucuza Bağla’nın kurucusu Yusuf Murat Kartal, girişimin kuruluş amacını ve lansman hedefini şu sözlerle anlatıyor:

“Ucuza Bağla benim için yalnızca bir e-ticaret platformu değil; uzun süredir üzerinde çalıştığımız, emek verdiğimiz ve geleceğe yönelik hedeflerimizi taşıyan bir girişim.

Yaklaşık 14 aylık yazılım geliştirme sürecinin ardından bugün ölçeklenebilir test aşamasındayız. Bu aşamada önceliğimiz acele ederek yayına çıkmak değil, sistemimizi kontrollü biçimde test etmek, gerekli iyileştirmeleri yapmak ve kullanıcılarımıza güvenilir bir deneyim sunabilecek altyapıyı hazırlamak.

Cumhuriyetimizin 103. yıl dönümünü kutladığımız bu anlamlı dönemde, ülkemizde geliştirilen yerli bir e-ticaret girişimini hayata geçirmek ve kullanıcılarımızla buluşturmak bizim için ayrı bir gurur kaynağı.

Bizim temel düşüncemiz, ticarette hem alıcının hem de satıcının kazanabileceği alternatif bir model oluşturmak. Tersine Açık Artırma yaklaşımımız ve lansman dönemine özel yüzde 3 komisyon politikamızla bu hedef doğrultusunda ilerliyoruz.

Esnafımızın, küçük işletmelerimizin, üreticilerimizin ve tüketicilerimizin dijital ticaretin sunduğu fırsatlardan daha fazla yararlanabilmesini istiyoruz.

Büyümeyi elbette önemsiyoruz; ancak bizim için büyümenin yanında güven, dürüstlük, itibar ve sürdürülebilirlik de büyük önem taşıyor.

Başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Cumhuriyetimizin kuruluşunda emeği geçen herkesi saygı ve minnetle anıyor; milletimizin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyorum.

Ucuza Bağla’yı Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında ülkemize kazandırılabilecek değerlerden biri hâline getirmek, esnafımızla ve tüketicilerimizle birlikte büyütmek istiyoruz.”

“Alırken Kazan, Satarken Kazan”

Ucuza Bağla, Tersine Açık Artırma modeli, lansman dönemine özel yüzde 3 komisyon politikası ve esnaf odaklı yaklaşımıyla Türkiye’nin dijital ticaret ekosisteminde alternatif bir model geliştirmeyi hedefliyor.

Yaklaşık 14 aylık yazılım geliştirme sürecinin ardından ölçeklenebilir test aşamasına geçen platformda, testlerin ve gerekli teknik kontrollerin tamamlanmasının ardından genel kullanıma geçilmesi planlanıyor.

Girişimin temel ilkesi ise sloganında ifade ediliyor:

Ucuza Bağla — Alırken Kazan, Satarken Kazan.

Kurumsal bilgi: Ucuza Bağla E-Ticaret Limited Şirketi
İnternet sitesi: https://ucuzabagla.com

Yeni İş Yeri Açan Birine Hangi Hediye Götürülür?

Yeni bir iş yerinin açılışına giderken götürülecek hediye yalnızca kutlama amacı taşımaz. Tezgâhta, resepsiyonda, çalışma masasında ya da bekleme alanında uzun süre kalabilecek bir obje, yeni mekânın kimliğine de küçük bir katkı sağlar. Bu nedenle seçim yaparken hediyenin sahibinin kişisel zevkinden çok iş yerinin kullanım biçimini, dekorunu ve müşterilerle temas eden alanlarını düşünmek daha işlevsel bir yaklaşım olur.

Açılış için klasik çiçeğin dışına çıkmak isteyenler, farklı ürün türlerini bir arada görebilecekleri bir hediyelik eşya dükkanı üzerinden dekoratif obje, radyo ve Bluetooth hoparlör, nostaljik metal otomobil gibi seçenekleri inceleyebilir. SudoraGift ana sayfasında bu ürün grupları ev ve ofis dekorasyonu ile hediye seçkisi kapsamında sunuluyor. Seçimde asıl ölçüt, ürünün iş yerinde nerede duracağı ve mekânın genel diliyle ne kadar uyum sağlayacağı olmalı.

Açılış hediyesi neden yalnızca çiçek olmak zorunda değil?

Çiçek açılış gününe güçlü bir görsel katkı sağlar ancak kalıcı bir dekor parçası farklı bir işlev üstlenir. Masaüstünde veya müşterinin gördüğü bir köşede duran obje, açılış gününden sonra da mekânın parçası olmaya devam eder. Bu yönüyle hediye, iş yeri sahibine yalnızca “hayırlı olsun” demenin değil, yeni kurduğu alanın atmosferine katkıda bulunmanın da bir yolu olabilir.

Burada önemli ayrım, dekoratif ürünün mekânı doldurması değil tamamlamasıdır. Minimal bir ofise çok hareketli bir parça, yoğun renk kullanılan bir dükkâna da aynı ölçüde iddialı başka bir obje eklemek uyumsuzluk yaratabilir. Renk, form ve ürünün kapladığı görsel alan birlikte düşünülmelidir.

İş yerinin türüne göre hangi hediye seçilebilir?

İş yeri türüUygun hediye yaklaşımıYerleşim fikriDikkat edilmesi gereken nokta
Kafe veya kuaförRadyo veya Bluetooth hoparlör kategorisinden dekoratif karakteri olan bir ürünKasa arkası, raf veya bekleme alanıMekânın müzik düzeni ve dekor çizgisiyle uyumlu olması
Oto galeri veya servisNostaljik metal otomobilKarşılama masası, vitrin veya rafAraç temasının işletmenin kimliğiyle örtüşmesi
Ofis veya danışmanlık alanıMasaüstü dekoratif objeResepsiyon, yönetici masası veya ortak alanÇalışma yüzeyini daraltmayacak sade bir form seçilmesi
Atölye veya tasarım stüdyosuKarakterli dekoratif objeNumune rafı, giriş bölümü veya çalışma alanının sakin bir köşesiÜretim alanında hareketi ve işi engellememesi

Kafe veya kuaför için radyo neden düşünülebilir?

Kafe ve kuaför gibi müşterinin bir süre mekânda kaldığı işletmelerde ses ve dekor aynı atmosferin parçalarıdır. SudoraGift ana sayfasında radyo ve Bluetooth hoparlörler ayrı bir ürün grubu olarak yer alıyor. Bu tür bir hediye seçilecekse yalnız görünüşe değil, iş yeri sahibinin ürünü gerçekten kullanabileceği bir konuma sahip olup olmadığına da bakmak gerekir.

Örneğin kasa arkasında ya da bir raf üzerinde konumlandırılan radyo, dekorun içinde kaybolmadan işlevsel bir parça olarak kalabilir. Buna karşılık zaten merkezi bir ses sistemi bulunan ve yüzeyleri oldukça sade tasarlanmış bir işletmede ek cihaz gereksiz kalabilir. Hediye, boşluk bulduğu için değil ihtiyaç ve dekorla örtüştüğü için seçilmelidir.

Oto galeri ve serviste model araba nasıl çalışır?

Otomobille doğrudan ilişkili işletmelerde nostaljik metal araba, mekânın konusu ile hediye arasında doğal bir bağ kurar. SudoraGift ana sayfasında nostaljik metal otomobiller ve çek bırak metal arabalar ayrı kategoriler halinde bulunuyor. Bir oto galeri, servis veya araç odaklı ofiste bu tip bir obje bekleme alanında, vitrinde ya da danışma masasında sergilenebilir.

Burada modelin yalnızca “araba olduğu için” seçilmesi yeterli değildir. İşletmenin daha klasik, sportif veya modern bir görsel dili olabilir. Hediye bu dili destekliyorsa dekorun parçası gibi görünür. Aksi durumda konu doğru olsa bile obje mekânda yabancı durabilir.

Ofis için dekoratif obje seçerken neye bakılmalı?

Ofis hediyesi seçerken masaüstü alanı en kritik sınırlardan biridir. Büyük veya çok parçalı bir obje çalışma alanını daraltabilir, sık kullanılan evrak ve ekipmanlarla çakışabilir. Bu nedenle resepsiyon bankosu, yan sehpa veya ortak raf gibi sabit alanlar için düşünülen dekoratif objeler çoğu ofiste daha rahat konumlandırılır.

SudoraGift ana sayfasında dekoratif objeler ve çeşitli biblo türleri ev ve ofis başlığı altında gösteriliyor. Seçim yaparken renklerin mobilya ve duvar tonlarıyla ilişkisi, objenin biçimi ve bulunduğu yerde dikkat dağıtıp dağıtmaması değerlendirilmelidir. Özellikle kurumsal görünümlü ofislerde daha sakin formlar tercih etmek çoğu zaman daha kolay uyum sağlar.

Müşterinin erişebildiği alanda hangi ürünlerden kaçınılmalı?

Açılış hediyesi müşterilerin dokunabildiği bir tezgahta, bekleme bölümünde veya alçak rafta duracaksa dayanıklılık ve bakım ihtiyacı öne çıkar. Çok hassas, kolay devrilen, sık temizlik veya sürekli özel bakım isteyen ürünler bu alanlarda pratik olmayabilir. Küçük çocukların da bulunabileceği işletmelerde ürünün erişilebilir konumu ayrıca düşünülmelidir.

Aynı nedenle dekoratif bir parçayı doğrudan geçiş yoluna, çalışma tezgâhının aktif bölümüne ya da sık kullanılan ekipmanın yanına koymak iyi fikir değildir. Hediye mekânı güzelleştirirken iş akışını yavaşlatmamalı, sahibine yeni bir bakım yükü oluşturmamalıdır.

Hediyeyi seçmeden önce hangi üç soruyu sormak gerekir?

  • Nerede duracak? Tezgâh, masa, raf veya bekleme alanı gibi somut bir yer düşünülmeden alınan obje sonradan uygun alan bulamayabilir.
  • Mekânın dili ne? Renkler, mobilya tarzı ve işletmenin konusu hediyenin biçimini belirlemelidir.
  • Günlük kullanımı etkiler mi? Ürün müşterinin temas ettiği veya çalışanların sık kullandığı bir alanda yer alacaksa kırılganlık, temizlik ve yer kaplama gibi pratik ayrıntılar önem kazanır.

Yeni iş yeri açan birine götürülecek hediye için en sağlam seçim mantığı, işletme sahibinin mesleği ile mekânın gerçek kullanımını birlikte değerlendirmektir. Kafede arka planda kullanılabilecek bir radyo, oto galeride konuya doğrudan bağlanan bir model araba veya ofiste ölçülü bir dekoratif obje farklı işletmeler için farklı nedenlerle doğru olabilir. Kalıcı bir açılış hediyesinin değeri, yalnız dikkat çekmesinden değil yeni iş yerinde doğal bir yer bulabilmesinden gelir.

Hasta Kazanım Maliyeti: Doğru Formül ve Yaygın Hesap Hataları

Bir klinik “hasta başına 800 lira harcıyoruz” dediğinde, bu rakamın neyi kapsadığı genellikle belirsizdir. Aynı klinikte iki farklı kişi hesap yapsa iki farklı sonuç çıkar. Sorun kliniğin değil, formülün.

Hasta kazanım maliyeti, belirli bir dönemdeki toplam pazarlama harcamasının aynı dönemde gerçekleşen randevu sayısına bölünmesiyle bulunur. Toplam kelimesi burada belirleyici: yalnızca medya bütçesi değil, ajans ücreti, araç lisansları ve kurum içi ekip zamanı da dahil edilir.

Talepleri tek bir hasta ilişkileri yönetimi sisteminde toplamayan kliniklerde bu hesap zaten yapılamaz; payda güvenilir değildir.

Formül

Hasta kazanım maliyeti = (Medya bütçesi + Ajans ücreti + Araç lisansları + Kurum içi ekip zamanı) ÷ Gerçekleşen randevu sayısı

Yanında iki ara metrik daha izlenir:

  • Lead maliyeti = Toplam harcama ÷ Toplam lead
  • Nitelikli lead maliyeti = Toplam harcama ÷ Ön değerlendirmeyi geçen lead

Bu üçü ayrı izlenmediğinde, ucuz lead üretip randevuya dönmeyen bir kanal raporda en başarılı kanal olarak görünebilir.

Kurum içi ekip zamanı nasıl parasallaştırılır?

Ekip zaman maliyeti = Personelin aylık toplam maliyeti × Bu işe ayırdığı zaman oranı

Hasta danışmanının mesaisi doğrudan kazanım maliyetinin parçasıdır. Yaklaşık bir oran kullanmak bile, kalemi hiç hesaba katmamaktan daha doğru sonuç verir.

Hesabı bozan dört hata

Hata 1: Yalnızca reklam harcamasını saymak

Gerçek maliyeti olduğundan düşük gösterir ve kanallar arası karşılaştırmayı bozar. Organik aramadan gelen bir randevunun maliyeti sıfır değildir; içerik üretimi ve teknik çalışma o kalemin içindedir.

Hata 2: Aynı dönem içinde gelen lead ile kapanan randevuyu bölmek

Sağlık turizminde ilk temas ile randevu arasında haftalar geçer. Ocak ayında kapanan randevuların çoğu Ocak lead’i değildir.

Doğru yöntem kohort takibidir:

Kohort dönüşümü = Belirli bir ayda gelen lead grubunun izleyen 1., 2. ve 3. ayda randevuya dönen oranı

Bu yöntem uygulandığında, aylık raporda başarısız görünen bir kampanyanın aslında iki ay sonra kapanan randevuları ürettiği sıkça ortaya çıkar. Kohort takibi yapılmadan alınan bütçe kısma kararları çoğu zaman yanlış kampanyayı durdurur.

Hata 3: Marka trafiğini marka dışı trafikle birlikte raporlamak

Kendi adını arayan bir kullanıcı zaten gelecekti. Marka sorgularının genel rapora karışması, kazanım maliyetini yapay olarak düşürür.

Hata 4: Kanallarda farklı dönüşüm tanımı kullanmak

Bir kanalda “form”, diğerinde “randevu” sayılıyorsa karşılaştırma anlamsızdır. Böyle bir raporda en iyi performans gösteren kanal, genellikle tanımı en gevşek olan kanaldır.

Kaybın nerede oluştuğunu bulmak

Maliyeti düşürmek için önce kaybın hangi aşamada olduğu bulunur. Huni beş noktada ölçülür:

1. Reklamdan siteye: tıklama sonrası hemen çıkma oranı

2. Siteden forma: form başlama ve tamamlama oranı

3. Formdan ilk yanıta: ilk yanıt süresi

4. İlk yanıttan nitelikli lead’e: ön değerlendirmeyi geçme oranı

5. Nitelikli lead’den randevuya: takip temas sayısı

Üçüncü aşama, ölçümü en kolay ama raporlanması en seyrek yapılan aşama. İlk yanıt süresi kayıt altına alınmadığında kayıp, reklam performansı sorunu olarak yanlış teşhis edilir ve çözüm yanlış yerde aranır.

Bu aşamada izlenmesi gerekenler mesai içi ve mesai dışı süre, kanal bazında süre, dil bazında süre ve hiç yanıtlanmamış mesaj oranı. Son kalem çoğu klinikte hiç raporlanmaz.

Ölçek büyüdükçe maliyet neden yükselir?

Reklam bütçesi artırıldığında lead sayısı doğrusal artar. Yanıt kapasitesi sabit kaldığında randevu sayısı aynı oranda artmaz. Aradaki makas doğrudan kazanım maliyetine yansır.

Performans pazarlaması tarafında bunun karşılığı şu: bütçe artışı, yanıt kapasitesi artışıyla birlikte planlanmalıdır. Aksi takdirde ek bütçe, maliyeti yükselten bir kaleme dönüşür.

Kanal bazında ölçüm tablosu

KanalÖlçülecekSık yapılan hata
Arama reklamlarıNitelikli lead maliyetiTıklama maliyetine bakmak
Sosyal medyaRandevuya dönüş oranıErişim ve etkileşim raporlamak
Organik aramaAtfedilen randevuYalnızca oturum sayısı
Yapay zekâ motorlarıKaynak gösterilme, referralHiç ölçmemek
Tavsiye / yönlendirmeGerçekleşen randevuKayıt altına almamak

Dördüncü satır yeni eklenen bir kalem ve çoğu klinikte hâlâ ölçülmüyor. Analitikte ilgili referral kaynaklarının ayrı bir kanal grubuna alınması ilk adım.

Ülke kırılımı yoksa ortalama yanıltır

Uluslararası hasta kabul eden kurumlarda tek bir hasta kazanım maliyeti rakamı, birbirinden çok farklı pazarların ortalamasıdır ve neredeyse hiçbir kararı desteklemez.

ProjeMED’in Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi için yürüttüğü kampanyalar bunun iyi bir örneği. Başlangıçta kampanyalar tüm ülkelerde aynı bütçe yaklaşımıyla yönetiliyordu ve hangi pazarda ne kadar harcandığı net görünmüyordu. Her ülke, branş ve huni aşaması için ayrı kampanya yapısı kurulup bütçe performansa göre kaydırılınca birim lead maliyeti yüzde 20 ile 40 arasında düştü. Rakamı ülke bazında görmeden bu kaydırmayı yapmak mümkün değildi.

Hesapla ilgili dört soru

Ne sıklıkla hesaplanmalı?

Aylık hesaplanır, çeyreklik karşılaştırılır. Haftalık dalgalanma sağlıkta yanıltıcı olur.

Organik aramanın maliyeti sıfır mı?

Hayır. İçerik üretimi, teknik çalışma ve ekip zamanı o kanalın maliyetidir. Sıfır kabul etmek kanal karşılaştırmasını bozar.

Gecikmeli dönüşümler hesabı bozar mı?

Bozar. Bu nedenle aynı dönem içinde kapatılan randevular yerine temas kohortu üzerinden izleme yapılır.

Küçük klinikler bu ölçümü nasıl kurar?

Kanalları tek yerde toplamak ve ilk yanıt süresini kaydetmekle başlanır. İkisi de karmaşık altyapı gerektirmez.

Hesap yöntemleri, ProjeMED’in 2014’ten bu yana klinik ve hastane projelerinde kullandığı yaklaşımdan derlenmiştir. Branş, hedef pazar ve sezon etkisi nedeniyle tek bir kuruma doğrudan uyarlanamaz.

Soydaş sandık başında!

Olgay GÜLER
Bulgaristan’da gerçekleştirilen cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, Trakya’da yaşayan çifte vatandaşlar oylarını kullandı.


Bulgaristan’da cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turu, bugün başladı. Türkiye’de yaşayan soydaşların oy kullanmaları için 18 ilde 78 sandık kuruldu. Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ’dan oluşan Trakya’da kurulan 15 sandıkta oy kullanma işlemi sabah 07.00 itibariyle başladı. Toplam 27 adayın bulunduğu seçimde Bulgaristan Edirne’de 1, Tekirdağ: il genelinde 5 farklı ilçede toplam 12, Kırklareli ve Lüleburgaz ilçesindeyse 3 sandık kuruldu.


EDİRNE’DE BULGARİSTAN BAŞKONSOLOSLUĞU’NDA SANDIK KURULDU
Edirne’deki soydaşlar ve Bulgaristan vatandaşları, oylarını kullanmak için sabahın erken saatlerinden itibaren Bulgaristan Edirne Başkonsolosluğu’nun yolunu tuttu. Burada kimliklerini ibraz edenler, elektronik oy verme makinesinde, istedikleri adaya oy kullandı.


Çorlu Bulgaristan Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Güner Çetin, oy verme işleminin sorunsuz devam ettiğini belirterek, “Türkiye’de oy verme işlemi başladı. Bulgaristan Cumhurbaşkanı ve yardımcıları seçimleri var olağan Cumhurbaşkanı seçimlerimiz. Tekirdağ ilimizde 12 sandığımızı açtık, gelen bilgilere göre Türkiye’de 78 sandık kuruldu. Diğer seçimlere yoğunluk bekliyor muyuz? Bunu gün içerisinde göreceğiz. Ama sabah itibariyle bir önceki seçimlere göre yoğunluk şu anda daha az görünüyor. Vatandaşlarımız akşam 20.00’e kadar oy kullanabilirler” dedi.
Saat 07.00’da başlayan oy kullanma işlemi, 20.00’da tamamlandı.