Yemek masası etrafına aynı modelden altı sandalye almak alışılmış bir tercih, ama son yıllarda bilinçli olarak farklı modelleri bir araya getiren “mismatched” düzenler de popülerlik kazandı. İki yaklaşımın da kendine göre avantajı var; hangisinin doğru olduğu tamamen mekanın karakterine ve kişisel tercihe bağlı.
Aynı model sandalyeden oluşan bir set, düzenli ve resmi bir görünüm sunar; bu yaklaşım özellikle klasik ve simetrik dekorasyonu benimseyen yemek odalarında tercih edilir. Set alımında genellikle toplu fiyat avantajı da bulunur. Tüm sandalyelerin aynı ölçüde ve aynı malzemeden olması, oturma konforunun da tutarlı kalmasını sağlar. Bu tutarlılık, misafir ağırlarken de her koltuğun aynı rahatlığı sunduğu anlamına gelir.
Farklı model ama uyumlu renk tonundaki sandalyeleri bir araya getirmek, özellikle bohem, eklektik veya country tarz mutfaklarda kasıtlı bir çeşitlilik etkisi yaratır. Bu yaklaşım, zamanla farklı dönemlerde alınan mobilyaları bir arada kullanmak isteyenler için de pratik bir çözümdür. Başarılı bir karışık düzen için, sandalyelerin en az bir ortak özelliği (ahşap tonu, oturma yüksekliği veya genel stil) paylaşması önerilir.
Yemek masasının baş kısmına konan sandalyenin, yan sandalyelerden farklı (genellikle kollu ve daha büyük) bir model olması yaygın bir uygulamadır. Bu fark, hem işlevsel bir ayrım yaratır hem de masaya görsel bir hiyerarşi katar. Kalan sandalyeler set halinde bile olsa, baş sandalyesinin farklı olması genel düzeni bozmaz, aksine tamamlayıcı bir detay olarak algılanır.
Set alımı genellikle parça başı maliyeti düşürür, ancak karışık düzen zamanla parça parça tamamlanabildiği için ani bütçe yükü oluşturmaz. İkinci el veya farklı kaynaklardan toplanan sandalyelerle oluşturulan karışık setler, bütçe kısıtlı projelerde ekonomik bir çözüm sunabilir. Her iki yaklaşımda da toplam sandalye sayısının masa uzunluğuyla orantılı olması önceliklidir. Zamanla bir sandalye kırılır veya hasar görürse, karışık düzende tek bir parçayı değiştirmek, set bütünlüğünü bozmadığından pratik bir avantaj sağlar.
Karışık sandalye düzeni dağınık görünür mü? Sandalyeler en az bir ortak özelliği (renk, ahşap tonu, yükseklik) paylaştığında dağınık değil, kasıtlı ve dengeli bir görünüm oluşturur.
Baş sandalyesi neden farklı seçilir? Farklı ve genellikle kollu bir baş sandalyesi, masaya görsel bir hiyerarşi katar ve bu detay set halindeki düzeni bozmadan tamamlayıcı bir rol üstlenir.
Set halinde sandalye almak her zaman daha mı ekonomik? Genellikle parça başı maliyeti düşürür, ancak karışık düzen zamanla parça parça tamamlanabildiğinden ani bütçe yükünü azaltabilir.
Kaç farklı sandalye modeli bir arada kullanılabilir? Genel öneri iki veya üç farklı modelle sınırlı kalmaktır; daha fazla çeşitlilik düzeni dağınık gösterme riski taşır.
Karışık düzende sandalye yükseklikleri farklı olabilir mi? Küçük farklar sorun yaratmaz, ancak masa altına sığma ve diz mesafesi açısından oturma yüksekliklerinin birbirine yakın olması önerilir.
Spor yapıları; güvenliğin, dayanıklılığın, işlevselliğin ve kullanıcı konforunun birlikte ele alınması gereken önemli kamusal alanlardır. Memcan İnşaat A.Ş. tarafından Kütahya’da hayata geçirilen TOKİ 250 Kişilik Spor Salonu, çağdaş mimari anlayışı ve fonksiyonel planlamasıyla farklı spor faaliyetlerine hizmet edecek şekilde tasarlanmıştır.
Yaklaşık 8.900 metrekare toplam kullanım alanına sahip olan yapı, sporcuların ve izleyicilerin ihtiyaçlarına cevap verebilen çok amaçlı bir kullanım düzenine sahiptir. Projenin tasarım ve uygulama süreçlerinde dayanıklılık, erişilebilirlik, güvenlik ve uzun ömürlü kullanım gibi temel kriterler ön planda tutulmuştur.
Çok Amaçlı ve Fonksiyonel Spor Alanı
TOKİ 250 Kişilik Spor Salonu, farklı spor organizasyonlarının gerçekleştirilebilmesine imkân tanıyan geniş açıklıklı bir iç mekân organizasyonuna sahiptir. Mekânların işlevsel biçimde planlanması, spor faaliyetlerinin düzenli ve güvenli şekilde yürütülmesini desteklemektedir.
Geniş iç hacim sayesinde sporcular için ferah bir kullanım alanı oluşturulurken izleyicilerin müsabakaları rahatlıkla takip edebilmesi amaçlanmıştır. Yapı içerisinde oluşturulan görüş açıları, seyir deneyiminin kesintiye uğramaması ve salonun farklı noktalarından oyun alanının rahatça izlenebilmesi göz önünde bulundurularak düzenlenmiştir.
Projenin sade mimari dili, yapının kamusal kimliğini güçlendirirken kullanım kolaylığı sağlayan düzenli bir mekânsal kurgu meydana getirmektedir. Mimari ve mühendislik çözümlerinin bir arada değerlendirilmesiyle yapı, hem günlük spor faaliyetlerine hem de farklı organizasyonlara uygun çağdaş bir spor alanı sunmaktadır.
Dayanıklı Betonarme Tribün Sistemi
Yapının önemli bölümlerinden biri olan tribünler, betonarme sistem kullanılarak inşa edilmiştir. Tribünlerin tasarımında yüksek dayanım, güvenli kullanım ve uzun ömürlü yapı performansı temel kriterler arasında yer almıştır.
Betonarme tribün sistemi, yapının yoğun kullanıma uygun olmasına katkı sağlarken 250 kişilik izleyici kapasitesinin güvenli ve düzenli biçimde karşılanmasını desteklemektedir. Oturma alanlarının yerleşiminde izleyici konforu ve görüş sürekliliği dikkate alınmış; salon içerisindeki spor faaliyetlerinin farklı açılardan rahatlıkla takip edilebilmesi hedeflenmiştir.
Yapısal sistemin sağlamlığı, yalnızca günümüz ihtiyaçları doğrultusunda değil, yapının uzun yıllar boyunca güvenle kullanılabilmesi amacıyla ele alınmıştır. Bu yaklaşım, Memcan İnşaat’ın projelerinde benimsediği kalite ve sürdürülebilirlik anlayışını da yansıtmaktadır.
Memcan İnşaat’ın Mühendislik Yaklaşımı
Memcan İnşaat, konutlardan kamu yapılarına, altyapı çalışmalarından mühendislik hizmetlerine kadar farklı alanlarda güvenli, işlevsel ve kalıcı projeler üretmektedir. Her projeyi planlama, mühendislik, uygulama ve kalite kontrol aşamalarıyla bütüncül şekilde ele alan firma; modern teknolojiden, bilimsel verilerden ve mühendislik prensiplerinden yararlanmaktadır.
TOKİ 250 Kişilik Spor Salonu projesinde de yapının kullanım amacı, ziyaretçi kapasitesi ve uzun vadeli ihtiyaçları ayrıntılı şekilde değerlendirilmiştir. Geniş açıklıklı iç mekân düzeninden betonarme tribün sistemine kadar bütün unsurlar, yapının güvenliğini ve işlevselliğini destekleyecek şekilde planlanmıştır.
Memcan İnşaat A.Ş., çalışmalarında kaliteli uygulamanın yanı sıra iş güvenliğine, şeffaf iletişime, zamanında teslim anlayışına ve düzenli kalite kontrol süreçlerine önem vermektedir. Firma, hayata geçirdiği her yapının bulunduğu bölgeye değer katmasını ve kullanıcıların ihtiyaçlarına uzun yıllar boyunca cevap vermesini amaçlamaktadır.
Kütahya’ya Değer Katan Çağdaş Bir Yapı
Kütahya’da inşa edilen TOKİ 250 Kişilik Spor Salonu; geniş kullanım alanı, dayanıklı taşıyıcı sistemi, işlevsel mekân organizasyonu ve izleyici odaklı tribün düzeniyle çağdaş bir kamusal spor yapısıdır.
Sporun toplum yaşamındaki önemini destekleyen proje, farklı yaş gruplarının spor faaliyetlerine katılabileceği güvenli ve düzenli bir ortam sunmaktadır. Memcan İnşaat A.Ş., mühendislik bilgisiyle şekillendirdiği TOKİ 250 Kişilik Spor Salonu gibi projelerle insanların yaşamına değer katan, güçlü ve uzun ömürlü yapılar üretmeye devam etmektedir.
Edirne’nin Uzunköprü ilçesine bağlı Bayramlı köyünde, hasat ettiği ayçiçeğini Uzunköprü’ye götürmek üzere yola çıkan C.B. yönetimindeki traktörün, kontrolden çıkarak devrilmesi sonucu 1’i ağır 2 kişi yaralandı.
Kaza, Cuma sabah saatlerinde Uzunköprü ilçesi Malkoç köyü yakınlarında meydana geldi. İddiaya göre C.B., Bayramlı köyünde hasat ettiği ayçiçeğini, Uzunköprü’ye götürmek üzere römorka yükleyip traktörüyle yola çıktı. Seyir halindeki traktör Malkoç köyü yakınlarında, sürücü C.B.’nin direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıkarak devrildi. Kazada C.B. ile yanındaki A.E. yaralandı.
Devrilen römorktaki ayçiçeği ise çevreye saçıldı. İhbar üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılar, sağlık ekibinin müdahalesinin ardından Uzunköprü Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Burada tedaviye alınan C.B., Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edildi. C.B.’nin hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.
Edirne Valisi Yunus Sezer, Türkiye’de yaz tatillerini geçirip Avrupa’da yaşadıkları ülkelere dönen gurbetçilerin yoğunluk oluşturduğu, Bulgaristan’a açılan Kapıkule Sınır Kapısı’nda, 27 Ağustos’ta son 3 yılın araç çıkış rekorunun kırıldığını açıkladı.
Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yaşayıp yaz tatillerini Türkiye’de geçiren gurbetçilerin, geri dönüş yolculuğu sürüyor. Türk vatandaşları, anavatandan ayrılırken Edirne’den Bulgaristan’a açılan Kapıkule ve Hamzabeyli ile Yunanistan’a açılan Pazarkule ve İpsala sınır kapılarında yoğunluk oluşturuyor. Kapıkule Sınır Kapısı’na gelen Edirne Valisi Yunus Sezer, burada gurbetçilerle bir araya gelerek, açıklamalarda bulundu.
Gazetecilere konuşan Sezer, sınır kapılarında gurbetçi yoğunluğunun sonuna yaklaşıldığını söyleyerek, “22 Haziran’da başlayıp Eylül’ün ortasına kadar devam eden bir gurbetçi sezonumuz var. Şu ana kadar geçen seneden de daha iyi durumdayız. Beklemeler noktasında özellikle Bulgaristan’daki muhataplarımızla bakanlığımız vesilesiyle yapmış olduğumuz görüşmeler, aynı zamanda yerel olarak sürekli bir gelerek buradaki trafiği yönetme noktasındaki ortak iradenin sonuçlarını bir şekilde alıyoruz” dedi.
‘KAPIKULE’DE SON 3 YILIN ARÇA ÇIKIŞ REKORU KIRILDI’
Vali Sezer, 22 Haziran – 27 Ağustos tarihleri arasında kentteki 4 sınır kapısından giriş ve çıkışlara yönelik rakamlar da paylaşarak, “22 Haziran’dan başlayan gurbetçi sezonumuzda şu ana kadar dört sınır kapımızdan 3 milyon 700 bin yolcu ve 1 milyon araç giriş ve çıkışı oldu. Bizim tahminlerimiz şu anda 60 bin kadar çıkış yapacak gurbetçimiz, hemşerimiz var. Onlar da önümüzdeki 10 günlük süreçte tekrar bulundukları ülkelere doğru dönüş yapacaklar. Geçen yıl yaşadığımız yoğunluğu bir hafta önce yaşamıştık. Dün Kapıkule Sınır Kapısı’nda son üç yılın rekorunu kırdık çıkış noktasında, 5 bin 587 araç çıkışı oldu. Bugün de yine bu yoğunluk nispeten devam ediyor. Bundan sonra da azalarak son 10 günlük sürece gireceğiz. Tüm bu dönemi kale aldığımız zaman, hesapladığımız zaman da; geçen yıl 39 ortalama bekleme vardı. Bu sene bu rakam 30 dakikanın altına inmiş durumda, 27 dakika ortalamamız var. Bu pik yapan günlerde, geçen hafta çarşamba ve perşembe bu hafta yine çarşamba, perşembe, cuma gibi dönemlerde iki saatleri bulan beklemeler var” diye konuştu.
Gurbetçi vatandaşların şikayetçi olduğu konularla ilgili de bakanlıklar düzeyinde gerekli çalışmaların yapıldığını kaydeden Sezer, “Özellikle otoyol ve köprü geçiş ücretleriyle, trafik cezalarının yükümlülükte tahsiliyle ilgili bazı sıkıntılar vardı, özellikle mükerrer ödemeler noktasında. Bununla ilgili olarak da geçen hafta itibarıyla hem Ticaret Bakanlığımız hem de Hazine ve Maliye Bakanlığımız düzenlemeler yaparak bu noktadaki tereddüt oluşturan hususlar olarak şu anda herhangi bir sıkıntımız yok. Arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. 1471 gümrük ve emniyet personelimiz bu dönemde hizmet veriyorlar 24 saat esasına göre. Özellikle gümrükte 137 geçici personelimiz, yine emniyette de 90’a yakın geçici emniyet personelimiz burada bu dönemin hızlı ve seri bir şekilde giderilmesi, daha iyi hizmet verme adına görev yaptılar. Bu görevlerinde sezon sonuna kadar devam ettirecekler” şeklinde konuştu.
‘ARKADAŞLARIMIZ TİTİZLİKLE ÇALIŞIYOR’
Geride kalan süreçte, gümrük ve emniyet personelinin hem gurbetçilerin konforlu çıkışları hem de kaçakçılığın önlenmesiyle ilgili titizlikle çalıştığını da sözlerine ekleyen Vali Sezer, “Bir taraftan da tabii burada dört tane gümrüğümüz var. Hem vatandaşlarımızın konforlu bir şekilde giriş ve çıkışını sağlama, hem de kaçak gümrük eşyası ve uyuşturucu noktasında da arkadaşlarımız yine aynı titizlikle devam ediyorlar aramalara. Şunu söyleyeyim; geçen yıl uyuşturucu yakalamalarında gümrük, emniyet, jandarma bir rekor kırmıştık. Bu sene geçen senenin yaklaşık aynı dönem olarak 4 katını yakalamış durumdayız. Onunla ilgili olarak tabii rakamlar yok. Daha sonraki dönemde onu da paylaşırız. Bu noktada da ciddi bir çalışma devam ediyor. Daha bu hafta itibariyle 400 kiloya yakın uyuşturucu yakalandı. Ben arkadaşlarımıza da hem vatandaşlarımızın geçiş noktasındaki konforları, rahatları ve hızları için olağanüstü çalışmaları hem de yine ülkemize uyuşturucu madde başta olmak üzere istenmeyen gümrük kaçak malzemelerini girişleri noktasında da göstermiş oldukları hassasiyetler için de teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Edirne’nin İpsala ilçesinde otomobilin motosiklete çarpışması sonucu meydana gelen kazada, 2’si ağır 3 kişi yaralandı.
Kaza, Perşembe akşam saatlerinde Keşan-İpsala kara yolu Kumdere Köyü Kavşağı yakınlarında meydana geldi. Keşan’dan İpsala yönüne giden V.C.D. yönetimindeki 17 AD 131 plakalı otomobil, aynı yönde ilerleyen ve sürücüsü henüz belirlenemeyen plakasız motosiklete arkadan çarptı. Motosikletin otomobile saplandığı kazada, otomobil sürücüsü V.C.D. ile motosikletteki S.G. ve A.A. yaralandı. İhbar üzerine kaza yerine polis, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılar, ambulanslarla Keşan Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. S.G. ve A.A.’nın hayati tehlikelerinin bulunduğu bildirildi.
Kocaeli Beko Servisi Hizmetleri, garanti süresi sona ermiş Beko marka beyaz eşyalar için bakım, arıza tespiti, onarım ve montaj çözümlerini kapsamaktadır. Buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, fırın ve derin dondurucu gibi cihazlarda yaşanan teknik sorunlar için Kocaeli genelinde özel servis desteği sunulmaktadır.
Servisimiz Beko markasının yetkili servisi değildir. Bağımsız özel teknik servis olarak yalnızca üretici veya satıcı garantisi bitmiş cihazlara hizmet vermektedir. Garanti süresi devam eden Beko ürünleri için markanın resmi yetkili servis kanallarına başvurulması gerekmektedir.
Beko Beyaz Eşya Bakım ve Onarımı
Beyaz eşyalar yoğun kullanıma bağlı olarak zaman içerisinde farklı arızalar gösterebilir. Buzdolabının yeterince soğutmaması, çamaşır makinesinin sıkma yapmaması, bulaşık makinesinin suyu boşaltmaması veya fırının istenilen sıcaklığa ulaşmaması sık karşılaşılan sorunlar arasındadır.
Kocaeli Beko Servisi Hizmetleri kapsamında cihaz öncelikle teknik ekip tarafından kontrol edilir. Arızanın kaynağı belirlendikten sonra yapılması gereken işlem ve varsa parça değişimi hakkında kullanıcıya bilgi verilir. Kullanıcının onayının ardından gerekli bakım veya onarım uygulaması gerçekleştirilir. Cihazın mevcut durumuna uygun, güvenli ve ekonomik bir çözüm sunulması hedeflenir.
Hangi Beko Ürünlerine Servis Veriliyor?
Beko marka buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, fırın, ocak, ankastre set, davlumbaz ve derin dondurucu gibi farklı ürün grupları için teknik servis hizmeti verilmektedir. Elektrik almama, su akıtma, sesli çalışma, programı tamamlamama, soğutmama, ısıtmama ve hata kodu gösterme gibi problemler için servis kaydı oluşturabilirsiniz.
Arıza onarımının yanı sıra cihazların verimli çalışmasını destekleyen bakım ve montaj işlemleri de yapılmaktadır. Düzenli bakım uygulamaları, bazı arızaların büyümeden tespit edilmesine yardımcı olabilir. Aynı zamanda cihaz performansının korunmasına ve gereksiz enerji tüketiminin önlenmesine katkı sağlayabilir.
Kocaeli Genelinde Beko Özel Servisi
Hizmet ağımız Derince, Dilovası, Gebze, Gölcük, İzmit, Kandıra, Karamürsel, Kartepe, Körfez, Başiskele, Çayırova ve Darıca ilçelerini kapsamaktadır. Kocaeli’nin farklı bölgelerinden alınan servis talepleri, ekiplerin çalışma programına göre en kısa sürede değerlendirilir.
Servis kaydı oluştururken cihazın türünü, modelini ve yaşadığınız sorunu belirtmeniz planlamanın daha hızlı yapılmasını sağlar. Belirlenen randevu doğrultusunda adrese gelen teknik ekip, gerekli kontrolleri gerçekleştirerek arıza hakkında bilgi verir. Gereksiz işlem ve parça değişiminden kaçınılarak cihazın yeniden kullanılabilir duruma getirilmesi amaçlanır.
Bir Yıl Garantili Teknik Servis Desteği
Servis kapsamında gerçekleştirilen uygun onarım ve parça değişimi işlemleri bir yıl servis garantisiyle desteklenmektedir. Bu garanti, yapılan işlem ve değiştirilen parça için geçerlidir. Servis sonrasında aynı işlemle ilgili bir sorun yaşanması durumunda kullanıcıların teknik destek alabilmesi amaçlanmaktadır.
Kocaeli Beko Servisi Telefon Numarası
Beko marka beyaz eşyanız için randevu oluşturmak istiyorsanız 0262 606 13 72 numaralı telefonu arayabilirsiniz. Çağrı merkezimiz her gün 08.00 ile 23.00 saatleri arasında servis taleplerinizi kabul etmektedir.
Cihazınızda yaşanan arızayı kısaca anlatarak bakım, onarım veya montaj talebinde bulunabilirsiniz. Garanti süresi sona ermiş Beko cihazlarınız için hızlı ve ulaşılabilir özel servis desteği almak istediğinizde Kocaeli Beko Servisi Hizmetleri ile iletişime geçebilirsiniz.
Edirne, Çanakkale, Tekirdağ ve Kırklareli Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu (ASKF) başkanları Edirne’de bir araya gelerek bölge amatör sporunun sorunlarını ve Ekim ayında Ankara’da yapılacak Konfederasyon seçimlerini değerlendirdi.
Trakya amatör sporunun geleceği için önemli bir buluşma Edirne’de gerçekleştirildi. Edirne, Çanakkale, Tekirdağ ve Kırklareli Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu (ASKF) başkanları bir araya gelerek bölgedeki amatör spor kulüplerinin sorunlarını masaya yatırdı.
Toplantıda kulüplerin ekonomik sıkıntıları, tesis ve saha ihtiyaçları, ulaşım sorunları, sporcu ve kulüplere verilen desteklerin artırılması gibi konular ele alındı. Ayrıca Ekim ayında Ankara’da gerçekleştirilecek Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu seçimleri de toplantının önemli gündem maddelerinden biri oldu.
Dört ilin ASKF başkanları, Trakya’nın amatör spor alanındaki taleplerinin daha güçlü şekilde temsil edilmesi amacıyla seçim sürecinde ve sonrasında birlikte hareket etme kararı aldı.
Başkanlar, “Trakya’nın gücü birlik ve beraberliğinden geliyor. Kulüplerimizin ve sporcularımızın sorunlarının çözümü için ortak hareket ederek bölgemizin sesini daha güçlü duyuracağız” mesajı verdi.
Edirne’deki buluşmanın, Trakya amatör sporunda iller arası iş birliğinin güçlendirilmesi ve ortak projelerin hayata geçirilmesi açısından önemli bir adım olduğu belirtildi.
Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkan Yardımcısı Fatih Bayramoğlu, son 1 yılda çiftçinin borcunun yüzde 305 artarak, 1.4 trilyon lirayı bulduğunu söyledi.
YRP Genel Başkan Yardımcısı ve Ekonomik İşler Başkanı Prof. Dr. Mehmet Fatih Bayramoğlu, partinin ‘Köyde Refah Var’ projesi kapsamında Edirne’ye geldi. Kentte üreticiler ve esnaflarla buluşan Genel Başkan Yardımcısı Bayramoğlu ziyaret kapsamında, parti il başkanlığında basın mensuplarıyla bir araya gelerek, gündeme dair değerlendirmede bulundu.
‘ÇİFTÇİLERİMİZİN DERTLERİNİ DİNLİYORUZ’
Bayramoğlu, hasat döneminde, çiftçilerle bir araya gelerek sorunlarını dinlediklerini belirterek, “Dönem itibarıyla hasat dönemi. Çiftçilerimizle bir arada olup dertlerini dinlemek, hâllerini, hatırlarını sormak istedik. Elbette biz projelerimizi geliştiriyoruz Ankara’da ancak doğrudan çiftçiye dokunmadan, derdini dinlemeden yapacağınız projeler tam ve etkili çözüm oluşturmuyor. Bu anlamda şu anda parti bütün üst yönetimi, MKYK üyelerimiz ve MYK üyelerimiz, hepsi şu an sahada. Çeşitli illerimizde çiftçilerimizle buluşuyorlar. Bu yaz dönemindeki üç aylık süreci bu şekilde değerlendiriyoruz; çiftçilerimizle buluşarak” dedi.
‘MALİYETLERDE SON 1 YILDA YÜZDE 100’E VARAN ARTIŞ VAR’
Çiftçinin geçinemediğini dile getiren Bayramoğlu, “Karşı tarafta tüketiciye bakıyoruz. Tüketici de ucuza, gelirine göre bu ürünleri tüketemiyor. Burada üreticiyle aslında tüketiciyi karşı karşıya getiren bir düzen oluşmuş durumda. Bakıyorsunuz, tarlada 3 lira etmeyin ürün, pazarda 30 lira. 10 liraya etmeyen ürün, bakıyorsunuz 100 lira. Arasında ciddi bir makas var. Demek ki arada bir el var. Bu hem çiftçiyi sömürüyor, hem tüketiciyi sömürüyor ve bu anlamda vatandaşımız problemler yaşıyor. Şimdi çiftçimizi konuşuyoruz bugün. Mazota baktığımızda yüzde 50 artmış son bir yılda. Gübreye baktığımızda yüzde 63 artmış. Yine üreye bakıyorsunuz, o da yine yüzde 50’leri geçen bir zamla karşılaşmış. Daha bunun fidesi var, tohumu var. Bunların hepsinde en az yüzde 40’la, yüzde 100 oranlarında artışlar var. Son bir yılı kastediyorum. Eğer ki böyle 3-4 yıla giderseniz yüzde 500’ler, binler arasında, yani en az 5 kat, 10 kat maliyet artışlarının olduğunu da görüyorsunuz. Çiftçimiz bu çerçevede mücadele veriyor” diye konuştu.
‘ÇİFTÇİNİN BORCU SON 1 YILDA YÜZDE 305 ARTMIŞ’
Çiftçinin borcunun 1 nokta 4 trilyon lirayı bulduğunu dile getiren Bayramoğlu, “Bu borç son bir yılda yüzde 305 artmış. Bu muazzam bir rakam. Çiftçimiz de traktörünü kaybediyor. Bütün traktörler kamyonların üzerinde, hacizlerde. Artık borcunu devam ödeyebilmek için, günü kurtarabilmek için çiftçimiz şu an ekim yapıyor. Biz çiftçimizin yanına gittiğimizde bize bunları anlatıyorlar. Diyorlar ki: “Biz artık geçinmek veya zenginleşmek için üretim yapmıyoruz. Bir borç batağı içerisindeyiz ve bu borç batağını ödeyebilmek adına ekimimizi yapıyoruz.” Gerçekten çiftçilerimizin çok az bir kısmının, o da dönemsel şekilde, yüzü gülüyor. İşte bir yıl bakıyorsunuz patates yüz güldürüyor, bir bakıyorsunuz öbür sene hiçbir şekilde patates eken bin pişman. İşte ülkemizde dallarda kalan ürünler, bakıyorsunuz markette, pazarda çok büyük rakamlara ulaşmış ve vatandaşımız tüketilmez hâle gelmiş. Bu sorunlar temel anlamda çiftçimizin ekonomik sorunları” şeklinde konuştu.
TABAN FİYATI ELEŞTİRİSİ
Tarımda, taban fiyat uygulamasının çok düşük rakamlarla belirlendiği belirten Genel Başkan Yardımcısı Bayramoğlu, “Bugün taban fiyat uygulaması çok sınırlı ürünlerde. Bundan 15-20 sene öncesine gittiğinizde nohuta veya kuru fasulyeye, ayçiçeğine taban fiyatlar söz konusuydu fakat şu anda bunlar kaldırıldı. Yerine ‘tavsiye fiyat’ dediğimiz, direkt olarak çiftçimizi tüccarın eline mahkûm eden bir fiyat politikası söz konusu. Fındık gibi, çay gibi taban fiyatları olanlar ise hiçbir şekilde tatmin olamayacakları bir fiyat ile karşı karşıya kaldılar. Beraberinde arpa ve buğday gibi taban fiyatları olanlarda yüzde 15 ile 25 arasında bir fiyat zammı yapıldığını görüyorsunuz taban fiyatlara. Fakat aynı dönemde TÜİK’in bile açıklamış olduğu enflasyonda ki bu enflasyon, biliyorsunuz güvenilir bir enflasyon değil. Tarım üretici fiyat endeksinin yüzde 40’larda olduğunu görüyorsunuz. Şimdi siz bile ayarlaya yapmış olduğunuz tarım enflasyonunu yüzde 40 çıkartıyorsunuz. Ama o gün geldiğinde taban fiyata zam yaparken yüzde 15 veya 25 gibi rakamlarla taban fiyatları artırıyorsunuz. Bu mantıklı değil, hak da değil. O anlamda bu sorunların her birinin çözümü gerekiyor” ifadelerini kullandı.
‘MİLLİ GELİRİN YÜZDE 1’İ BİLE AYRILSA ORTADA SORUN KALMAZ’
Tüm ürünlerde taban fiyat uygulamasına geçilmesi gerektiğinin altını çizen Bayramoğlu, “Biz bugün çiftçimize neden taban fiyatları yüksek veremiyoruz? Niçin taban fiyatları genişletemiyor bu politikayı? Mesela bir ayçiçekte niye taban fiyat yok? Veya fındıkta taban fiyat var da neden o fiyatlar üreticinin yüzünü güldürmüyor? Temelde Türkiye’de bir kanun var. Tarım Kanunu diyor ki: “Türkiye’nin millî gelirinin yüzde 1’ini tarım sektörüne ayıracaksınız.” Bu bir kanun maddesi. Fakat inanın bunun yüzde yarımını bile şu anda iktidar çiftçiye aktarmıyor. Bu çok büyük bir problem. Yani 120 milyar liranın bu anlamda bir aktarıldığını düşündüğümüzde… Büyük bir paradan bahsediyorsunuz. Yani 120 milyar liranın bir an için bütün Türkiye sathında hem hayvancılıkla uğraşanlara, hem tarımla uğraşanlara dağıtıldığını ve sübvansiyon için kullanıldığını düşündüğümüzde ortada ne çiftçinin borcu kalır, ne traktörleri haczedilir, ne de yüzlerini güldürmeyen fiyat politikaları kırar. Her bir sorunu çözecek bize bir kaynak oluşmuş olur” dedi.
‘BÜTÇEDEN 6-7 TRİLYON LİRA ZİYAN EDİLİYOR’
Türkiye’nin bütçesinin 2.74 trilyon lirasının doğrudan faize gittiğini söyleyen Bayramoğlu, “Türkiye’de şu an bütçe 18.75 trilyon lira. Yaklaşık on dokuz trilyon liralık bütçe var. Bu bütçenin içerisinden 2 nokta 74 trilyon lirası doğrudan faize gidiyor. Bunun yanına beraberinde 1 buçuk trilyon lira da vergi indirimi var, zenginlere, holding sahiplerine. Bir de üstüne ihaleler yoluyla yapılan israflar, kamu verimsizliği, kamu kaynaklarının düzgün kullanılmaması, bunun gibi alanlarda kimi çalışmalarda 6 trilyon liraya kadar israf olduğunu söyleniyor. Biz yine insaflı davranalım. 3 trilyon lira da böyle bir israf olduğunu ifade edelim. 6-7 trilyon lira toplamda bir paranın şu anda ziyan edildiğini anlıyoruz. Demek ki 12 trilyon oluşturulabilecek bir bütçe şu an 19 trilyon liralara ulaşıyor. Bunun yanında ocak ayından bu bu yana 6300 tane kamu kaynağını satmışlar. Böyle bir ekonomide, böyle bir anlayışta elbette ki çiftçiye para yetiştiremezsiniz, destek veremezsiniz. Çiftçiyi yalnız bırakmış olursunuz” diye konuştu.
‘BİZİM SORUNUMUZ TEFECİLERLE’
Yeniden Refah Partisi olarak hiçbir partiyle sorunları olmadığının altını çizen Bayramoğlu, “A partisiyle, B partisiyle herhangi bir sorunumuz yok. Bizim bir kavgamız da yok. Bizim kavgamız, bizim burada mücadelemiz var ise tüketiciyle üretici arasındaki rantı yiyen tefecilerledir. Bizim sorunumuz ve kavgamız bunlarladır. Biz A partisi, B partisi, hiçbir partiyle kavgamız söz konusu değil. Biz vatandaşımızın yanındayız, üreticimizin tarafındayız ve sorunları çözmek üzere yola çıktık. Bu anlamda da politikalar geliştiriyoruz” şeklinde konuştu.
‘SORUNLARIN ÇÖZÜMÜ YENİDEN REFAH PARTİSİ’NDE’
Sorunlar tek çözüm noktasının Yeniden Refah Partisi olduğunu belirten Bayramoğlu, “Türkiye’nin çözümü ne AK Parti’dir, ne Yeni Parti’dir, ne de CHP’dir. Türkiye’nin tek bir çözüm noktası vardır. O da Millî Görüş anlayışıdır. Bunun da bedelini zaten yıllar içerisinde her zaman Millî Görüş’e ödetmişlerdir. Ama bu sefer Türkiye’nin üçüncü büyük siyasi partisi olduğumuzu hatırlatarak konuşuyorum. Milletimiz akın akın Yeniden Refah Partimize geliyor. Yeniden Refah Partimize çok büyük bir güven var ve talepler var. Bizim artık bir ittifaka girmemizi istemiyor vatandaşımız. Sahada bunu söylüyor. Tek başımıza gitmemiz gerektiğini de ifade ediyor. İnşallah biz de buna göre bir hazırlık yapıyoruz. Üçüncü bir yol açıyoruz şu anda vatandaşımıza ve inşallah bu sorunların her birini çözeceğiz” ifadelerini kullandı.
Edirne’nin İpsala ilçesindeki Su Ürünleri İstasyonu’nda üretilen 5 bin sazan yavrusu, kentteki balık popülasyonunun arttırılması amacıyla Tayakadın Köyü’ndeki gölete bırakıldı.
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen ‘Su Kaynaklarının Balıklandırılması Projesi’ kapsamında, İpsala Su Ürünleri Üretim İstasyonu’nda üretilen yaklaşık 5 bin yavru sazan, merkeze bağlı Tayakadın köyü göletine bırakıldı. Etkinliğe Edirne Valisi Yunus Sezer, Tarım ve Orman İl Müdürü İslam Köse, ilgili kurum temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
‘1 MİLYON 200 BALIK EDİRNE’DEKİ GÖLETLERE BIRAKILACAK’
Tarım ve Orman Bakanlığı Su Ürünleri Genel Müdürlüğü’ne bağlı İpsala’daki yavru balık üretim tesisinde bu yıl 6 milyon yavru sazan üretildiğini söyleyen Vali Sezer, üretilen balıkların 1 milyon 200 bininin Edirne’deki göletlere bırakılacağını belirtti. Sezer, “Geri kalan yavru balıkları da başta İstanbul ve Bursa olmak üzere 7 bölgemizdeki diğer illerimize göndererek, oradaki tatlı su göletlerimizi de balıklandıracağız” dedi.
Çalışmayla su kaynaklarındaki balık popülasyonunu artırmayı ve sportif balıkçılığı desteklemeyi amaçladıklarını kaydeden Sezer, gençlerin ve çocukların da doğayla buluşturulmasının hedeflendiğini söyledi. Sezer, “İnşallah çocuklarımız bu balıklara sahip çıkar ve sportif amaçlı balıkçılıkla da ilgilenir” diye konuştu.
İpsala’daki yavru balık üretim tesisinde yaklaşık 41 havuz bulunduğunu belirten Sezer, tesisin geliştirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade etti.
Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği çerçevesinde uygulanan sözleşme yenileme puanlama sisteminin sahada görev yapan aile hekimleri ile aile sağlığı çalışanlarını (ASM) büyük bir mağduriyetle karşı karşıya bıraktığına dikkat çekerek, Sağlık Bakanlığı’nın EKİP sistemi üzerinden yürütülen “Sözleşme Yenileme İş Kuralları”, çalışanların iradesi ve kontrolü dışındaki dış etkenler yüzünden emeğini ve iş güvencesini tehlikeye attığını söyledi.
Puanlamanın sadece tek bir hekim üzerinden yürütülmesinin, sistemdeki en büyük adaletsizlik olduğunun altını çizen Taşkın, Hekimin TUS (Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı) kazanarak ayrılması, istifa etmesi veya askere gitmesi durumunda, sistemin puanı otomatik olarak düşürdüğünü, hekimsiz kalan Aile Sağlığı Merkezlerinde (ASM) görev yapan ebe, hemşire ve diğer sağlık çalışanlarının, hiçbir kusurları olmadığı halde bu düşüşten haksız yere etkilendiğini söyledi.
Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, açıklamasında şu hususlara dikkat çekti!
24 Aylık Ortalama ve Karmaşık Kriterler Baskı Yaratıyor
“Sözleşme yenileme puanı, son 24 aya ait ortalama puan üzerinden oluşturulmaktadır. Aşı uygulamaları, bebek-çocuk izlemleri, kanser ve kronik hastalık taramaları gibi birçok kriter her ay yeniden değerlendirilmekte, geçmiş ayların puanlarını dahi geriye dönük etkileyebilmektedir.
Birimlerin bakanlıkça belirlenen 70 puan barajının altında kalması, doğrudan sözleşme yenilenmeme riski doğurmakta ve çalışanlar üzerinde ağır bir psikolojik baskı kurmaktadır.
ASM’nin çeşitli nedenlerle hekimsiz kalması aile sağlığı personelinin suçu değildir. Herhangi bir kusuru ve ihmali bulunmaksızın iradeleri dışında gelişen hekim eksikliği nedeniyle çalışanların puanlarının düşürülmesi hakkaniyet ve adalet ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Aile sağlığı çalışanları görevlerini dikkatli ve özverili şekilde ifa etmelerine rağmen hekim eksikliği nedeniyle çalışanlara yansıtılan puan eksikliği, çalışanların emeğinin değersizleşmesine neden olmakta, moral ve motivasyonunu bozmaktadır. Puanlama sisteminin yapısal sorunundan kaynaklan bu mağduriyet, aynı zamanda çalışanların sözleşme güvencesini tehlikeye düşürmektedir.
Çağrımız ve Talebimizdir!
Sağlık hizmeti bir ekip işidir. Başarı da başarısızlık da tek bir kişiye mal edilemez. Puanlama sistemi kişiye göre değil; hakkaniyetli bir şekilde ekibe ait olmalıdır. ASM’nin hekimsiz kaldığı gerekçesine dayanılarak personelin puanının düşürülmesinde hukuken açıklanabilir bir gerekçe yoktur.
Anadolu Sağlık Sen olarak, üyelerimizin ve tüm sağlık çalışanlarının haklı mücadelesinin sonuna kadar takipçisi olacağız. Yetkilileri, sahada infial yaratan bu mağduriyete derhal son vermeye ve yönetmeliği adil bir zemine taşımaya davet ediyoruz.”