Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

‘Suyu korumak ve yönetmek şart’!

Olgay GÜLER

TMMOB Edirne İl Koordinasyon Kurulu (İKK) tarafından gerçekleştirilen ‘Edirne’nin Su Kaynakları ve Yönetimi’ panelinde konuşan Edirne İKK Sekreteri Birce Altay, İstanbul’un plansız büyümesi, kirletici sanayinin saldırısı karşısında başta su kaynakları olmak üzere Trakya’yı adeta savunmaya çalıştıklarını belirtti.

‎Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği (TMMOB) Edirne İl Koordinasyon Kurulu tarafından, Edirne Valiliği, Edirne Belediyesi, Edirne Barosu ve Edirne Tabip Odası destekleriyle “Edirne’nin Su Kaynakları ve Yönetimi” paneli düzenlendi. ‎Edirne Barosu Av. Hayrettin Belli Konferans Salonu’nda düzenlenen panele Edirne Vali Yardımcısı Turgut Subaşı, Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Cenk Ergüden, Edirne Barosu Başkanı Gökhan Karakoç, TMMOB Edirne İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Birce Altay, Edirne Kent Konseyi Başkanı Özer Demir, Kırklareli Kent Konseyi Başkanı Yasemin Ertaş, oda, sendika ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ile vatandaş ve avukatlar katıldı.

‘SU AYNI ZAMANDA ÇOK ÖNEMLİ HUKUKİ BİR SORUN’

Panelin açılış konuşmasını yapan Edirne Barosu Başkanı Gökhan Karakoç, suyun yalnızca doğal bir kaynak değil, aynı zamanda temel bir insan hakkı olduğunu, suya erişimin de yaşam hakkının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi. Karakoç, “Bu yönüyle su meselesi sadece teknik ve çevresel bir konu değil aynı zamanda çok önemli bir hukuki sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. İnsanoğlu tarafından inşa edilmiş tüm kadim yerleşimlerde olduğu gibi mazisi birkaç bin yıla dayanan güzel şehrimiz de kuruluşundan bu yana suyla şekillenmiş bir tarih ve kültüre sahiptir. Ancak bugün geldiğimiz noktada iklim değişikliği, nüfus artışı ve çevresel baskılar su kaynaklarının korunması ve adil şekilde yönetilmesi gerekliliğini her zamankinden daha güçlü bir şekilde karşımıza çıkarmaktadır. Bu kıymetli maddenin özenle korunması ve gelecek nesillere aktarılması hususunda omuzlarımıza da büyük bir sorumluluk yüklediği hususu her türlü izahtan varestedir. Bu panel kapsamında yeraltı su kaynaklarına, suyun sağlık açısından öneminden, en temel insan hakkı olan su hakkına kadar her bir çerçevede değerlendirmeler yapılacak olması son derece kıymetlidir” dedi.

‘TRAKYA’YI SAVUNMAYA ÇALIŞIYORUZ’

TMMOB Edirne İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Birce Altay da, kentin su bütçesinin, su yönetiminin geçmişten geleceğe sürdürülebilir bir planlama ve uygulama ile sağlanabileceğini söyleyerek, “Sekteye uğradığında alınacak önlemler, günü kurtarma anlayışıyla yapılan çalışmalar çözüm değildir. Suyumuzu bir değer olarak algılayamayıp, kullanılacak bir sarfiyat kalemi olarak gören anlayışı yıkmak için su bilincini, kültürünü oluşturmada geç kalındığını bile görememek en önemli eksiğimizdir. İçme-kullanma suları, tarımsal sulama bir bütün olduğu gibi Trakya coğrafyasındaki su varlığı da bir durumdur. İllerarası, bölgelerarası koordinasyon ile sağlıklı bir biçimde yönetilebilir. Bizler bu sempozyum ile İstanbul’un plansız büyümesi, kirletici sanayinin saldırısı karşısında başta su kaynakları olmak üzere adeta Trakya’yı savunmaya çalışmaktayız. Bu da göstermektedir ki; Edirne’yi Trakya’dan ayırarak koruyamayız. Suyunu da yalnızca ilimiz boyutunda yönetemeyiz” diye konuştu.

‘YAŞAM MÜCADELESİ İÇİNDE ÇEVRE VE DOĞA UNUTULDU’

Yeraltı kaynaklarını, ülke ve halkın yararına savunamamakla sermayenin emrine verildiğini dile getiren Altay, “Başta suyumuz olmak üzere çevremizi ve doğamızı korumak unutulmuş, gittikçe yoksullaşan orta ve dar gelirli kesimlerimiz, halkımız yalnızca yaşam mücadelesi verebilmektedir. İşte suyumuzun önemi ve değeri bu zor koşullar altında belirgin biçimde öne çıkmaktadır. TMMOB olarak görevimiz, suyumuzu, halkımızın, ülkemizin, gelecek kuşakların sağlıklı yaşama için toplumcu, kamucu anlayış ile bilimin ve teknolojinin gereklerine göre yönetimini sağlamak üzere çalışmak, yol gösterici olmaktır” şeklinde konuştu.

‘SUYU KORUMAK, YAŞAMI KORUMAKTIR’

Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Cenk Ergüden, Edirne’nin suyla kurulmuş bir şehir olduğuna dikkat çekerek, “Bugün asıl mesele şu; suyun kurduğu bir şehirde suyu doğru yönetebiliyor muyuz? Artık biliyoruz ki su meselesi yalnızca ve yalnız teknik bir konu değil. Savaşların petrol için yaşandığı bugünlerde; yarın bu savaşların su için yaşanacağı çok aşikar. Bu adalet, planlama ve kamu sorumluluğunun doğrudan yansımalarıyla ele alınması gereken bir konu. Plansızlık, denetimsizlik, günü kurtaran, noktacı yaklaşımlarla suyu koruyamayacağımız gibi geleceği projeksiyonlarımızı da sağlıklı oluşturamayacağımız açık. Türkiye’nin pek çok yerinde olduğu gibi su kaynaklarımızın üzerindeki baskı, koruma anlayışı gitgide iklim kriziyle de birlikte derinleşmekte. Kuraklık bu konuda çok önemli bir faktör olarak ortaya çıkmakta. Asıl mesele şu; bilimden uzaklaşmamak, bilim içerisinde bu mücadeleyi sürdürmek gerektiğini, şeffaflıktan uzaklaşmamak ve güveni kaybetmemek, planlamadan uzaklaşmamak, geleceği kaybetmemek. Edirne Belediyesi olarak suyu bir hak olarak görüyor, bu doğrultuda somut adımlar atmak üzere gayret gösteriyoruz. Burada sadece suyu değil, nasıl bir yönetim anlayışıyla geleceği kurtaracağımızı da tartışmamız gerekmektedir. Bu anlamda Edirne olarak biz hazırız. Bilime dayanan, halktan yana ve uzun vadeli düşünen bir anlayışla yol yürümeye kararlıyız. Çünkü suyu korumak sadece doğayı korumak değil bir şehri, bir vicdanı, yaşamı korumak, hayatı korumaktır” ifadelerini kullandı.

‘SU TASARRUFU KÜLTÜRÜNÜ OLUŞTURMAK ZORUNDAYIZ’

Edirne Vali Yardımcısı Turgut Subaşı da, bugün petrol kaynakları için yaşanan savaşların, gelecekte su için yaşanabileceğine dikkat çekerek, “Bugün dünyamızda baktığımızda yaşadığımız savaşta belki petrol şu anda ön planda ama esas belki de su savaşları onu takip edebilecektir. Çok önemli bir kıymettir. Su bildiğiniz gibi üç ana unsuruyla kullanılıyor. İçme suyu, kullanma suyu ve sulama suyu. Yaklaşık bir buçuk senedir Edirne görevimi yürütüyorum. Şu bir buçuk senede suyla haşır neşir olduk. Şöyle söyleyeyim ki Tunca Nehri’nde üst tarafı kapatıyorsunuz, alt tarafa suyu bırakıyorsunuz. Meriç’te bugün İpsala’ya, yarın farklı bir ilçeye gönderiyorsun. Çiftçilerimizin de rızasını alıp, onlarla da iş birliği yaparak su yönetimi gerçekleştirmeye çalıştık. Ama şunu anladık ki hakikaten su hem merkezi yönetimin, hem mahalli yönetiminin birlikte bakması gereken önemli bir konu. Bu bir milli servet, milli kaynak. Suyumuzu tasarruflu kullanmak, bu etkinliklerle, panellerle özellikle genç nesile bunun bilincini aktarmak zorundayız, bu kültürü oluşturmak zorundayız” dedi. 

Konuşmaların ardından panel Jeoloji Yüksek Mühendisi Osman Candeğer’in yönetiminde, Makina Yüksek Mühendisi Hüseyin Erkin’in “Edirne Su Kültürü Geçmişi ve Geleceği”, Meteoroloji Mühendisi Bilhan Dalkılıç’ın “Edirne İli Su Yönetimi” ve Jeoloji Mühendisi Can Yılmaz’ın “Edirne Yeraltı Su Kaynakları” konulu sunumlarıyla devam etti.

Halk Kafe’de çay 5 TL

Edirne Belediyesi tarafından hizmete sunulan Halk Kafe’de çay 5 TL’den satılıyor.

Edirne Belediyesi tarafından hizmete sunulan Halk Kafe, açıldığı günden bu yana vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılanıyor. Özellikle emeklilerin bir araya gelerek sohbet ettiği bir buluşma noktası haline gelen Halk Kafe, kentte sosyal yaşamın önemli merkezlerinden biri oldu.

Uygun fiyat politikasıyla dikkat çeken Halk Kafe’de çayın 5 TL olması, her kesimden vatandaşın bu hizmetten yararlanmasını sağlıyor. Çay ve kahve çeşitlerinin yanı sıra çeşitli yemek ve atıştırmalıkların da sunulduğu kafe, geniş menüsüyle vatandaşlara hizmet veriyor.

Fatih Mahallesi Muammer Aksoy Caddesi’nde (Vali Konağı karşısı) bulunan Halk Kafe, her gün 10.00–22.00 saatleri arasında hizmet vermeye devam ediyor. Havaların ısınmasıyla birlikte açık ve ferah ortamı tercih eden vatandaşların ilgisi de her geçen gün artıyor.

Edirne Belediyesi’nin hayata geçirdiği sosyal belediyecilik uygulamalarından biri olan Halk Kafe’ye gösterilen yoğun ilgi doğrultusunda, ikinci şube için çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

Sportif yetenek taraması tam gaz

Sportif Yetenek Taraması ve Spora Yönlendirme Programı kapsamında gerçekleştirilen 2026 yılı genel tarama test ve ölçümleri, 3. sınıf öğrencilerinin katılımıyla Edirne’de devam ediyor.

Edirne Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, şunlara yer verildi:

“Programın temel amacı; ilkokul düzeyindeki öğrencilerin fiziksel uygunluklarının bilimsel yöntemlerle değerlendirilmesi, sportif yeteneklerinin erken yaşta keşfedilmesi ve uygun branşlara yönlendirilmesidir.

Bu kapsamda gerçekleştirilen taramalar, Edirne Gençlik Merkezi Spor Salonunda yapılmaktadır. Öğrenciler, çeşitli fiziksel performans testlerinden geçirilirken elde edilen veriler dijital sisteme aktarılarak analiz edilmekte ve branş yönlendirmeleri planlanmaktadır.

Yürütülen çalışmaları yerinde inceleyen Gençlik ve Spor İl Müdürümüz Selim Ak, öğrencilerle yakından ilgilendi.

Program ile çocukların erken yaşta spora kazandırılması, yeteneklerinin doğru şekilde yönlendirilmesi ve Türk sporunun altyapısının güçlendirilmesi hedeflenmektedir.”

Balkan Pazarı müjdesi

Olgay GÜLER

Edirne Pazarcılar, Manavcılar ve Seyyar Satıcılar Esnaf Odası Başkanı Şeref Hasır, kapatılan Ulus Pazarı yerine kurulacak Balkan Pazarı için belediyeyle anlaşmaya vardıklarını, aylık kira yoluyla esnafın tezgah açacağını söyledi.

Kentte 2003 yılından bu yana Dilaverbey Mahallesi’nin 25 Kasım Stadı arkasındaki alanda hizmet veren Ulus Pazarı, Kasım ayında, Edirne Belediyesi’nin yönetmeliğe aykırı durumları gerekçe göstermesiyle kapatıldı. Daha sonra mahkeme kararıyla açılan alan 16 Ocak’tan itibaren tamamen kapanarak kurulmadı. Edirne Belediyesi’nin, bünyesindeki Ergene A.Ş. çatısı altında ‘Balkan Pazarı’ adıyla işletmeye hazırlandığı yeni pazarla ilgili, Edirne Pazarcılar, Manavcılar ve Seyyar Satıcılar Esnaf Odası Başkanı Şeref Hasır açıklamalarda bulundu.

‘BAŞKANIMIZ KOLAYLIK SAĞLADI’

Kamuoyunda spekülasyonlara neden olan, pazar tezgahlarının kiralama ücretiyle ilgili, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’la anlaşmaya vardıklarını söyleyen Hasır, “Dün belediye başkanımızla görüştük; öncelikle sayın belediye başkanımıza çok teşekkür ediyorum, esnafını koruyup kolladığı için. Balkan pazarıyla ilgili bizden üç yıllık peşin para istenilmişti. Bu parayı ortadan başkanımız sağ olsun kaldırdı. Şimdi bundan sonraki dönemde haftaya başkanımızla görüşeceğiz. Sadece aylık bir kira belirleyeceğiz esnafı üzmeyecek gibi. O rakamla devam edeceğiz. Her ay esnaf arkadaşlarımız parasını Belediyenin şirketi Ergene A.Ş.’ye yatırılacak. İşlemler Ergene Şirketi üzerinden devam edecek” diye konuştu.

‘ONARIMLAR BİTTİĞİNDE PAZAR AÇILACAK’

Pazarda tezgah kurmak için esnafın yoğun ilgisinin olduğunu söyleyen Hasır, “Balkan Pazarı’na esnafın alakası çok. İstanbul, Tekirdağ, Çorlu, Burgaz, Kırklareli, Havsa, Uzunköprü bütün illerimizden, ilçelerimizden talepler yoğun. İnşallah bütün esnafımıza pazar yerindeki yerlerimiz yeter, herkesi memnun ederiz. Yetmeme durumu bile olabilir, o kadar yoğunluk var. Her tezgahın boyutu standart, 6 metre uzunluğunda olacak. Şu anda belediyemiz tarafından pazarda onarımlar var. Tuvalet yenileniyor. Pazarın boyası yenileniyor. Elektrik tesisatı yenileniyor. Onlar bittiği gibi pazarımızı açacağız. Zaten biz Bulgaristan’da pazarımızın reklamlarını yaptıracağız. Bir hafta önceden tarihi belirlediğimiz zaman reklamlarımıza bir hafta, 10 gün önceden başlayacağız. Tüm Trakya bölgesinde reklamımızı ve Bulgaristan’da reklamımızı yaptıracağız” şeklinde konuştu.

‘MEYVE VE SEBZE SATIŞI AYNI YERİNDE OLACAK’

Balkan Pazarı’nda, meyve ve sebze satışlarının, Ulus Pazarı’nda olduğu gibi, Pazar alanının dışında yapılacağını dile getiren Hasır, “Sebze ve meyve satışı yine dışarıda aynı yerinde olacak. Orasını düzenleyeceğiz. Orasıyla ilgili başkanımla da dün görüştük. Oraya güzel bir düzenleme yapacağız. Altına asfalt atacağız. Neyse gerekeni başkanım yapacak. Biz dışarıda devam edeceğiz. İçerisi sadece giyim üzerine, tekstil üzerine devam edecek” dedi.

Edirne semalarında F-16 selamı!

Olgay GÜLER

Edirne’de, 26 Mart Balkan Şehitleri’ni Anma Günü etkinlikleri kapsamında saygı uçuşu yapacak, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı F-16 jetleri, kentte prova uçuşu yaptı.

‘Edirne’nin Kara Günü’ olarak bilinen, 26 Mart Balkan Şehitleri’ni Anma Günü kapsamında, Edirne Valiliği koordinasyonunda etkinlikler gerçekleştirilecek. Etkinlikler kapsamında Selimiye Camisi meydanında saat 11.45 ile 12.15 arasında, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı F-16 jetleri, saygı uçuşu yaparak şehitleri anacak.

SELİMİYE MEYDANINDA PROVA UÇUŞU

Jetler, etkinlik öncesi kentte prova uçuşu yaparak Edirnelileri selamladı. Edirne Valiliği’nin saatler öncesinden duyurduğu prova uçuşu kapsamında, 2 F-16 uçağı saat 15.00 sıralarında Selimiye Camisi meydanından geçti. Jetleri gören bazı vatandaşlar şaşkınlıklarını gizleyemezken, o anları cep telefonlarıyla kaydetti. Selimiye meydanında yaklaşık 4 tur atan jetler, daha sonra uçuşlarını sonlandırdı.

İba’dan 26 Mart anması

AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, 26 Mart Balkan Şehitlerini Anma Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında Türk milletinin yaptığı fedakarlıkların hiçbir zaman unutulmayacağına dikkat çekerek, bu fedakarlıklar sayesinde bugünlere gelindiğini hatırlattı.

26 Mart Balkan Şehitlerini Anma Günü dolayısıyla mesaj yayımlayan AK Parti İl Başkanı  İba, Türk milletinin tarih boyunca gösterdiği fedakarlıkların asla unutulmayacağını belirtti. İba, özellikle Balkan Savaşları sırasında hayatını kaybeden şehitlerin, milletin birlik ve beraberlik ruhunun en önemli simgeleri olduğunu ifade etti.

Edirne’nin 1912 yılında Balkan Devletleri’nin Osmanlı İmparatorluğu’na karşı giriştiği Balkan Savaşı’nda Mehmet Şükrü Paşa’nın kumandasında 155 gün kahramanca savunulmasına karşın, 26 Mart 1913’de işgal edildiğine değinen İba, “İşgalle birlikte Sarayiçi mevkiinde esir tutulan binlerce vatan evladı günlerce hayatta kalma mücadelesi vermiş, ancak açlık ve salgın hastalık nedeniyle şehit düşmüştür. 26 Mart’ta işgale uğrayan Edirne, Enver Paşa komutasındaki birliklerimiz tarafından; 21 Temmuz 1913’te yeniden vatan topraklarına katılmıştır” dedi.

Türk Milletindeki bu vatan sevgisinin en büyük zenginlik ve en büyük güç olduğunu söyleyen İba, “Bugünkü varlığımızı yurdunu savunmak için şehit olan milletimize ve askerlerimize borçluyuz. Sarayiçi’nde esir tutulan birçok askerimiz, sivilimiz ve çocuklarımız günlerce hayatta kalma mücadelesi vermiş, en sonunda teslim olmak zorunda kalmışlardır. Allah bir daha milletimize ve devletimize böyle acı günler yaşatmasın” ifadelerine yer verdi.

Balkan coğrafyasının Türk milleti için tarihi, kültürel ve manevi açıdan büyük bir anlam taşıdığını vurgulayan İba, “Aziz milletimiz, tarih boyunca bağımsızlığı, vatanı ve bayrağı uğruna büyük bedeller ödemiştir. 26 Mart Balkan Şehitlerini Anma Günü, bu fedakarlıkların en anlamlı şekilde hatırlandığı günlerden biridir. Balkan Savaşları döneminde ecdadımız, büyük bir mücadele vererek vatan topraklarını savunmuş, bu uğurda sayısız kahramanımız şehadet mertebesine ulaşmıştır. Bugün bizlere düşen en önemli görev, onların emanetine sahip çıkmak ve aziz hatıralarını daima yaşatmaktır” dedi.

Şehitlerin canları pahasına koruduğu bu topraklarda bugün özgürce yaşayabilmeyi onların kahramanlıklarına borçlu olduklarını dile getiren İba, “Milletimizin birlik ve beraberliği, tarih boyunca karşılaştığı tüm zorlukların üstesinden gelmesini sağlamıştır. Aynı kararlılık ve inançla geleceğe yürümeye devam edeceğiz. Ecdadımızın mirasına sahip çıkarak, ülkemizi her alanda daha ileriye taşımak için çalışmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Balkan Şehitlerini Anma Günü’nün, geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir bağ kurduğunu ifade eden İba, genç nesillerin tarih bilinciyle yetişmesinin önemine de değindi.

Edirne’nin tarihine unutulmaz iz bırakan Balkan Savaşları’nın yıl dönümü vesilesiyle Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere vatan uğruna canlarını feda eden tüm şehitleri rahmet, minnet ve şükranla andıklarını söyleyen İba, “Aziz hatıraları daima kalbimizde yaşayacak, emanetleri sonsuza kadar korunacaktır. Ruhları şad, mekânları cennet olsun” dedi.

İnan, Millî Takım Kampı’nda

İsmail DEMİRAY

FIBA Altyapı Gelişim Projesi kapsamında İstanbul’da düzenlenecek 2. Ulusal Basketbol Kampı’na, altyapı eğitimini Edirne’de tamamlayan sporcu İnan Demircan davet edildi.

Bahçeşehir Spor Kulübü formasıyla gelişimini sürdüren İnan Demircan’ın bu önemli organizasyona seçilmesi, Edirne’deki altyapı çalışmalarının başarısını bir kez daha ortaya koymuştur. 📈

Sporcumuzu tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.

Genç sporcunun babası Güven Demircan basketbol hocası, annesi Semcen Demircan Edirne Basketbol İil temsilcisi, aynı zamanda eski basketbolcu Serdar Yiğitsoy da dayısı oluyor

TÜ Senatosu’ndan şehitlere vefa!

Olgay GÜLER
Trakya Üniversitesi (TÜ) Senatosu, 26 Mart Balkan Şehitleri’ni Anma Günü etkinlikleri kapsamında, Balkan Savaşları’nda Edirne savunmasında önemli rol oynayan ve müze olarak faaliyete devam eden Hıdırlık Tabya’da toplantı gerçekleştirdi.


TÜ Rektörü Prof.Dr. Hatipler başkanlığında toplanan TÜ Senatosu, Hıdırlık Tabyası Balkan Tarihi Müzesi’nde, toplantı gerçekleştirdi. 26 Mart Balkan Şehitleri’ni Anma Günü kapsamında müzede gerçekleştirilen toplantıya rektör yardımcıları, dekanlar ve öğretim üyeleri katıldı.

Toplantıda konuşan TÜ Rektörü Hatipler, tarihçilerin ‘Edirne’nin düşüşü’ olarak yazdığı 26 Mart’ı anmak adına toplantıyı gerçekleştirdiklerini belirterek, “Senatomuzu, yönetim kurulumuzu bu tarihi binada, bu tarihi mekanda gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Balkan Harbi 1912 Ekim’inde başlayıp 1913’ün Ağustos’unda sona eren harp, bizimle alakalı olarak, Edirne’yle alakalı olarak, devletimizle alakalı olarak, Osmanlı Devleti ve elbette cumhuriyetle alakalı olarak ele alındığında farklı parametreleri, farklı hususiyetleri içinde barındıran, bir anlamda Balkan coğrafyasından sökülüp atılmamızın hikayesi olarak adlandırılacak olan mahsun bir savaş olayıdır” dedi.

‘BALKAN HARBİNİ UNUTMADIK’
Savaşın, yaşananların unutulduğunda gerçek anlamda kaybedildiği anlamına geldiğini dile getiren Hatipler, “Bir savaşı kaybedebilirsiniz. Kaybettiğiniz savaşı tekrar kazanabilirsiniz. Ama bir savaşı gerçek anlamda kaybetmeniz o savaşı unuttuğunuz, o savaşla alakalı yaşananları unuttuğunuz ve gündeminizden çıkardığınız zaman başlar. Unutmadık, unutmayacağız. Balkan Harbi’ni unutmadık, Balkan Harbi’nin 1913 Mart’ında Edirne’yi kaybettik, Edirne düştü ama Edirne bu teslimden çok kısa bir süre sonra, Ağustos ayında Mustafa Kemal’in de içinde bulunduğu Enver Paşa’nın komutasındaki ordunun Çatalca’dan çıkarak adım adım gelerek bir gece Havsa’da kalarak, Havsa’da kaldıktan sonra da ertesi sabah erkenden Edirne’yi alarak kurtulduğu tarihi de Ağustos 1913’ü de hayırla, güzelliklerle yad etmemiz gerekiyor” diye konuştu.

‘BU TABYA SADECE TUĞLADAN İBARET DEĞİL’
Balkan Harbi’nde şehit düşenleri yad ettiklerini ifade eden Hatipler, “Bugünün vesilesiyle 26 Mart bin 1913’ü yad ederek başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Milli Mücadele’de can veren bütün şehitlerimizi, gazilerimizi hayırla ve rahmetle yad ediyorum. Bu tabyaların sadece bir tuğla duvardan ibaret olmadığını, bunun arkasında, bunun içinde saklı olan anlamın bizim için çok büyük bir mana, çok büyük bir anlam olduğunu bir kere daha ifade ederek sözlerimi noktalıyorum” şeklinde konuştu.
Toplantının ardından, TÜ Rektörü Prof.Dr. Mustafa Hatipler ve senato üyeleri, müzede sergilenen kanlı sancağa karanfil bırakarak şehitleri andı.

İstanbul’da Ceza Yargılaması ve Uzlaşma: Haklarınızı Biliyor Musunuz?

Günümüzün hızla dijitalleşen dünyasında ve karmaşıklaşan ticari ekosisteminde, ceza hukuku artık sadece geleneksel suç tipleriyle sınırlı kalmıyor. Özellikle İstanbul gibi ticaretin ve teknolojinin merkezi olan metropollerde; beyaz yaka suçları, fikri mülkiyet ihlalleri ve bilişim suçları yargı gündeminin en üst sıralarına yerleşmiş durumda.

1. Beyaz Yaka Suçları ve Şirket İçi Suistimaller

Geleneksel suçlardan farklı olarak, genellikle profesyonel bir meslek icrası sırasında, finansal kazanç amacıyla işlenen suçlar “beyaz yaka suçları” kategorisinde değerlendirilir.

  • Güveni Kötüye Kullanma: Şirket varlıklarının kişisel menfaat için kullanılması.
  • Nitelikli Dolandırıcılık: Ticari faaliyetler veya bilişim sistemleri araç kılınarak gerçekleştirilen hileli davranışlar.
  • İhaleye Fesat Karıştırma ve Rüşvet: Kamuyla veya özel sektörle yürütülen iş süreçlerindeki usulsüzlükler. Bu dosyalarda sadece kanun maddeleri değil, şirketin iç işleyişi ve ticari defterlerin teknik analizi savunmanın temelini oluşturur.

2. Dijital Dünyanın Suç Atlası: Bilişim Suçları

Türk Ceza Kanunu’nun 243. ve devamı maddelerinde düzenlenen bilişim suçları, günümüzde en teknik savunma gerektiren alanlardan biridir.

  • Sisteme İzinsiz Girme ve Engelleme: Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına hukuka aykırı olarak girmek veya orada kalmaya devam etmek.
  • Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması: Dijital ödeme araçları üzerinden gerçekleştirilen hukuka aykırı işlemler. Bilişim suçlarında en kritik nokta, “dijital delillerin” hukuka uygun elde edilip edilmediğidir. IP adresleri, log kayıtları ve imaj alma süreçlerindeki usuli hatalar davanın seyrini tamamen değiştirebilir.

3. Fikri Mülkiyet ve Sınai Haklara Karşı Suçlar

Marka, patent veya telif haklarının ihlali sadece tazminat davalarına değil, aynı zamanda hapis veya adli para cezası içeren ceza davalarına da konu olmaktadır.

  • Marka Hakkına Tecavüz: Taklit ürün üretimi, satışı veya ithalatı.
  • Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) İhlalleri: Yazılım, müzik veya edebi eserlerin izinsiz çoğaltılması ve yayılması. Bu alandaki yargılamalar, hem ceza hukukuna hem de özel ihtisas gerektiren Fikri ve Sınai Haklar mevzuatına aynı anda hakim olmayı gerektirir.

Hukuki Not: Ceza yargılamasında “uzlaşma” kurumu (CMK 253), yukarıda belirtilen suçların bir kısmı için (örneğin basit dolandırıcılık veya bazı fikri hak ihlalleri) mahkeme aşamasına geçilmeden dosyanın kapatılmasını sağlayabilir. Detaylı teknik analiz için CMK 253 Uzlaştırmaya Tabi Suçlar içeriği incelenebilir.

Savunmada Teknik Uzmanlık ve Akademik Bakış

İstanbul Barosu Fikri ve Sınai Haklar Komisyonu gibi platformlarda aktif görev alan ve bilişim hukuku ile fikri mülkiyet üzerine uluslararası (LL.M.) akademik çalışmaları bulunan Avukat Muhammed Ali Yiğit, ceza hukukunun bu teknik branşlarında savunma stratejilerinin önemine dikkat çekiyor. Yiğit Legal bünyesinde yürütülen çalışmalarda, dijital delillerin analizi ve beyaz yaka suçlarındaki karmaşık finansal süreçlerin hukuki denetimi ön plana çıkmaktadır.

Sonuç olarak; modern suç tiplerinde iddia ve savunma makamlarının teknik bilgi birikimi, adil bir yargılama sürecinin en temel güvencesidir. Hak kayıplarının önüne geçmek için soruşturmanın en başından itibaren usul kurallarına tam uyum sağlanması şarttır.

Kadir Berke Öz iyi başladı

Balıkesir’de düzenlenen 17 ilden toplam 139 sporcunun mücadele ettiği Türkiye Boccia Şampiyonası’nda

Balıkesir’de düzenlenen Türkiye Boccia Şampiyonası’nda Edirne’yi temsil eden genç sporcu Kadir Berke Öz, ilk maçında galibiyetle başladı.

23-29 Mart tarihleri arasında Balıkesir’de gerçekleştirilen Türkiye Boccia Şampiyonası’nda Edirne’yi, Gençlik ve Spor Kulübü sporcusu Kadir Berke Öz ferdi olarak temsil ediyor.

BC3 kategorisinde mücadele eden Öz, turnuvadaki ilk karşılaşmasını İzmir ekibine karşı oynadı.

Zorlu geçen mücadelede rakibini 5-4’lük skorla mağlup eden genç sporcu, şampiyonaya moralli bir başlangıç yaptı. Müsabakaların hafta boyunca devam edeceği şampiyonada, Türkiye genelinden 17 ilden toplam 139 sporcu mücadele ediyor.

Kadir Berke Öz’ün antrenörlüğünü ise Trakya Üniversitesi’nden Serra Kızıl ve Metin Gül üstleniyor. Edirne’de Boccia branşında önemli bir adım atan Öz, özellikle BC3 kategorisinde ilin tek sporcusu olarak dikkat çekiyor.

EDİRNE’YE YENİ BİR BRANŞ KAZANDIRDI

Boccia sporunda elde ettiği başarıyla Kadir Berke Öz, Edirne’de bu branşın gelişimine öncülük ederken, aynı zamanda genç sporcular için de ilham kaynağı oluyor. Öz’ün performansı, kentte engelli sporlarına olan ilgiyi artırması açısından da büyük önem taşıyor.

BOCCIA BC3 NEDİR?

Boccia, özellikle serebral palsili ve ağır fiziksel engelli bireyler için tasarlanmış, paralimpik bir spor dalıdır. Strateji ve hassasiyet gerektiren bu sporda amaç, atılan topları hedef topa (jack) en yakın konuma yerleştirmektir.

BC3 kategorisi ise Boccia’nın en özel sınıflarından biridir:

Sporcular topları elleriyle değil, özel bir rampa (yardımcı aparat) aracılığıyla kullanır.

Sporcuya, rampayı ayarlayan bir yardımcı (asistan) eşlik eder ancak oyun kararlarını yalnızca sporcu verir.

Yüksek düzeyde strateji, odak ve iletişim gerektirir.

Bu yönüyle BC3 kategorisi, fiziksel sınırlara rağmen sporcuların zihinsel becerilerini en üst düzeyde sergilediği branşlardan biri olarak öne çıkar.