Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Sınır kapılarında uyuşturucu operasyonu

Gümrükler Muhafaza ekiplerimizce Edirne ili Kapıkule, Hamzabeyli ve İpsala Gümrük Kapıları ile İstanbul Havalimanı’nda gerçekleştirilen dört ayrı operasyonda toplam 459 kilo 599 gram uyuşturucu madde ele geçirildi.

Uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele kapsamında gerçekleştirilen operasyonlarda; 

  • 118 kilo 658 gram kokain,
  • 325 kilo 941 gram esrar,
  • 15 kilo eroin

 olmak üzere toplam 459 kilo 599 gram uyuşturucu madde ele geçirildi.
 

KAPIKULE’DE YAKIT DEPOSUNA GİZLENMİŞ KOKAİN VE ESRAR ELE GEÇİRİLDİ

Edirne Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekiplerince yürütülen risk analizi ve hedefleme çalışmaları kapsamında, Kapıkule Gümrük Sahası’na gelen bir araç şüpheli bulunarak X-Ray taramasına sevk edildi.

Yapılan taramada aracın yakıt deposunda tespit edilen şüpheli yoğunluk üzerine gerçekleştirilen detaylı aramada, 109 paket içerisinde 118 kilo 658 gram kokain, 32 paket içerisinde ise 25 kilo 744 gram esrar cinsi uyuşturucu madde ele geçirildi.

HAMZABEYLİ’DE, UYUŞTURUCU KAÇAKÇILARI, NARKOTİK DEDEKTÖR KÖPEKLERİNDEN KAÇAMADILAR

Hamzabeyli Gümrük Kapısı’nda gerçekleştirilen operasyonda, Türkiye’ye giriş yapmak üzere gümrük sahasına gelen bir TIR, ekiplerce riskli değerlendirilerek X-Ray taramasına yönlendirildi.

Tarama sonucunda aracın yakıt deposunda tespit edilen şüpheli yoğunluk üzerine narkotik dedektör köpekleri YAPPA ve ATLAS eşliğinde detaylı arama gerçekleştirildi. Dedektör köpeklerinin tepki vermesi üzerine açılan yakıt deposunda, 85 paket içerisinde 81 kilo 134 gram esrar cinsi uyuşturucu madde bulundu.

İPSALA’DA 219 KİLO 63 GRAM ESRAR ELE GEÇİRİLDİ

İpsala Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekiplerince yürütülen risk analizi çalışmaları kapsamında Türkiye’ye giriş yapmak üzere gelen bir TIR, X-Ray taramasına sevk edildi.

X-Ray taramasında tespit edilen şüpheli yoğunluk üzerine narkotik dedektör köpeği İDA marifetiyle gerçekleştirilen kontrollerde, şüpheli bölgede yapılan detaylı aramada 200 paket içerisinde 219 kilo 63 gram esrar cinsi uyuşturucu madde ele geçirildi.

İSTANBUL HAVALİMANI’NDA 15 KİLO EROİN YAKALANDI


İstanbul Havalimanı Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen operasyonda ise risk analizi ve hedefleme çalışmaları sonucunda ülkemize giriş yapmak üzere olan üç yolcunun bagajları kontrol edildi.
 
Yapılan kontrollerde toplam 15 kilo eroin cinsi uyuşturucu madde ele geçirildi.

Gümrükler Muhafaza ekiplerimiz; ileri teknoloji sistemleri, etkin risk analizi çalışmaları ve uzman personeliyle zehir tacirlerine geçit vermemekte, ülkemizin ekonomik güvenliğini ve toplum sağlığını korumak amacıyla mücadelesini aralıksız devam ettirmektedir.
 
Operasyonlara ilişkin soruşturmalar Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı ve İpsala Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde sürdürülmektedir.

‘Öğretmenleri proje memurlarına dönüştürmeyin’

Eğitim Sen Edirne Şubesi Yürütme Kurulu, okulların proje şantiyesine, öğretmenlerin proje memurlarına dönüştürülmek istenmesine tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, “Öğretmenleri yeni proje talimatlarıyla yormaktan, okulları bitmek bilmeyen etkinlik ve raporlama süreçlerine mahkûm etmekten vazgeçin” denildi.

Eğitim Sen Edirne Şube Başkanı Ahmet Acet, Millî Eğitim Bakanlığı’nın okullarda eğitim-öğretimin niteliğini artıracak temel sorunlara çözüm üretmek yerine, her geçen gün yenisini eklediği projeler ve etkinliklerle öğretmenlerin iş yükünü artırmaya devam ettiğini kaydetti.

Bugün okullarda uygulanması istenen proje ve etkinliklerin sayısının 60’a yaklaştığını kaydeden Başkan Acet, “ÇEDES, Yeşilay Sağlıklı Yaşam Ligi, Kale’m Ailem, Yarın Sizdeyiz, Yeşil Vatan, Yaşam Becerileri ve benzeri çok sayıda çalışma, farklı tarihlerde ve farklı talimatlarla okulların gündemine taşınmaktadır. Öğretmenlerden bu projeleri planlamaları, uygulamaları, etkinlikler düzenlemeleri, fotoğraf ve belge toplamaları, sisteme veri girmeleri ve sonuçlarını raporlamaları istenmektedir. Artık okullarda eğitim-öğretim faaliyetlerinin yanında değil, neredeyse önünde bir proje ve etkinlik trafiği bulunmaktadır” dedi.

Eğitim Sen Edirne Şube Başkanı Ahmet Acet açıklamasında şunlara yer verdi:

Öğretmenler derslerini yetiştirmeye mi çalışsın, proje mi hazırlasın, etkinlik mi düzenlesin, fotoğraf mı çeksin, rapor mu yazsın?

Bu sorunun yanıtını vermesi gereken Millî Eğitim Bakanlığı’dır.

Eğitim kurumları, her yeni talimatla bir başka projenin uygulama alanına dönüştürülemez. Öğretmenlerin zamanı, emeği ve mesleki birikimi sınırsız değildir. Öğretmenin asli görevi dersini planlamak, öğrencilerini tanımak, öğrenme süreçlerini takip etmek, akademik ve sosyal gelişimlerini desteklemektir. Ancak bugün öğretmenler, asli görevlerinin yanında sürekli yeni proje ve etkinliklerin organizasyonunu yapmak, uygulama kanıtları toplamak ve bürokratik raporlar hazırlamak zorunda bırakılmaktadır.

Bu durum yalnızca öğretmenlerin iş yükünü artırmamakta; derslerin verimli işlenmesini, öğrencilerle birebir ilgilenilmesini, ölçme ve değerlendirme çalışmalarını ve eğitimin niteliğini de doğrudan olumsuz etkilemektedir.

EĞİTİM-ÖĞRETİMİN ÖNÜNE PROJE VE RAPORLAMA FAALİYETLERİ GEÇİRİLEMEZ! 

Eğitimde niteliğin artırılması, proje sayısının çoğaltılmasıyla değil; öğretmenlerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi, sınıf mevcutlarının azaltılması, okulların temel ihtiyaçlarının karşılanması ve bilimsel, pedagojik temellere dayalı eğitim politikalarının uygulanmasıyla mümkündür.

Oysa bugün öğretmenlerimiz, bir yandan kalabalık sınıflarda eğitim vermeye, öğrencilerin bireysel farklılıklarıyla ilgilenmeye ve öğrenme eksikliklerini gidermeye çalışırken diğer yandan birbirini takip eden proje talimatlarını yerine getirmekle uğraşmaktadır.

Bir projenin eğitim açısından anlamlı olup olmadığı, kaç etkinlik yapıldığıyla, kaç fotoğraf çekildiğiyle veya kaç sayfalık rapor hazırlandığıyla ölçülemez. Eğitimde başarı, dosyaların doluluğuyla değil, öğrencilerin kazandığı bilgi, beceri ve gelişimle ölçülür.

Öğretmenlerin asli görevlerini aksatacak ölçüde çoğalan, birbirini tekrarlayan ve çoğu zaman somut eğitimsel katkısı ortaya konulmayan projeler, eğitimde niteliği artırmak bir yana, mevcut sorunları daha da derinleştirmektedir.

Eğitim, fotoğraf ve faaliyet raporlarından ibaret değildir. Okul, proje üretim merkezi; öğretmen de bürokratik talimatların uygulayıcısı değildir!

ÖĞRETMEN EMEĞİ ANGARYA İÇİN KULLANILAMAZ!

ÇEDES, Son Kalem Ailem, Yarın Sizdeyiz, Yeşil Vatan, Yaşam Becerileri ve diğer projelerin içerikleri, amaçları ve uygulanma biçimleri ayrı ayrı değerlendirilebilir. Ancak bu çalışmaların ortak sorunu, okulların ve öğretmenlerin üzerine yeni görevler, etkinlikler ve raporlama yükümlülükleri bindiren bir anlayışla yürütülmesidir.

Üstelik bu uygulamalar çoğu zaman öğretmenlerin görüşü ve katılımı alınmadan, okulların mevcut koşulları ve iş yükü dikkate alınmadan hayata geçirilmektedir.

Öğretmenlerin mesleki bilgi ve deneyimlerine dayalı karar alma yetkileri daraltılırken, merkezi olarak hazırlanan talimatların eksiksiz yerine getirilmesi beklenmektedir. Projelerin uygulanmasında yaşanan sorunlar ise çoğu zaman öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin üzerine bırakılmaktadır.

Eğitim Sen olarak açıkça ifade ediyoruz: Öğretmenlerin asli görevleri dışında, eğitim-öğretimi aksatan ve angarya niteliği taşıyan işlerle yükümlü tutulmasını kabul etmiyoruz. Mesleki emeğin sürekli yeni görevlerle karşılıksız biçimde genişletilmesi, öğretmenlik mesleğinin niteliğine ve çalışma hakkına aykırıdır.

OKULLARIN GERÇEK İHTİYAÇLARI PROJE DOSYALARI DEĞİL, NİTELİKLİ EĞİTİMİN KOŞULLARIDIR!

Okullarımızın çözüm bekleyen çok sayıda temel sorunu bulunmaktadır. Temizlik, hijyen, güvenlik, fiziki donanım, eğitim materyalleri ve yeterli personel ihtiyacı karşılanmayı beklemektedir.

Öğretmenlerimizin ekonomik sorunları, artan iş yükü ve güvencesiz çalışma koşulları devam etmektedir. Öğrencilerimiz ise kalabalık sınıflarda, eşitsizliklerin derinleştiği ve sınav baskısının yoğunlaştığı bir eğitim sistemi içerisinde geleceğe hazırlanmaya çalışmaktadır.

Bakanlığın önceliği yeni proje listeleri oluşturmak değil, bu sorunlara kalıcı çözümler üretmek olmalıdır.

Eğitimin niteliğini geliştirmek isteyen bir Bakanlık, öğretmenin zamanını ve enerjisini sürekli yeni etkinliklere bölmek yerine, öğretmenin öğrencisine daha fazla zaman ayırabileceği koşulları yaratmalıdır.

EĞİTİM SEN OLARAK TALEPLERİMİZ AÇIKTIR!

Okullarda uygulanması istenen, sayısı 60’a yaklaşan proje ve etkinlikler bütünlüklü biçimde gözden geçirilmeli; eğitim-öğretimin niteliğine somut katkı sunmayan ve öğretmenlerin iş yükünü artıran uygulamalara son verilmelidir.

Öğretmenlere sürekli yeni görevler yükleyen, belge, fotoğraf, veri ve rapor üretimine dayalı bürokratik uygulamalar kaldırılmalıdır.

Eğitim-öğretimi aksatan, öğretmenlerin asli görevlerini yerine getirmesini zorlaştıran angarya niteliğindeki iş ve görevlendirmelere son verilmelidir.

Öğretmenlerin mesleki özerkliği ve pedagojik karar verme yetkisi korunmalı; eğitim politikaları öğretmenlerin, eğitim emekçilerinin ve ilgili bilim çevrelerinin katılımıyla oluşturulmalıdır.

ÇEDES başta olmak üzere eğitim ortamlarının laik ve bilimsel niteliğini zedeleyen uygulamalara son verilmelidir.

Okulların temel ihtiyaçları karşılanmalı; temizlik, hijyen, güvenlik, fiziki donanım ve yeterli personel için gerekli kamusal kaynak ayrılmalıdır.

Öğretmenlerin asli görevlerine odaklanabilmeleri için iş yükleri azaltılmalı, insanca çalışma koşulları ve mesleki saygınlıkları güvence altına alınmalıdır.

ÖĞRETMENE ZAMAN, OKULA KAYNAK, ÖĞRENCİYE NİTELİKLİ EĞİTİM!

Millî Eğitim Bakanlığı’na çağrımız açıktır:

Öğretmenleri yeni proje talimatlarıyla yormaktan, okulları bitmek bilmeyen etkinlik ve raporlama süreçlerine mahkûm etmekten vazgeçin!

Eğitimin niteliğini artırmak istiyorsanız öğretmenlerin emeğini bürokratik işlerle tüketmeyin. Öğretmenlerin öğrencileriyle geçireceği zamanı proje dosyalarına, ders hazırlığı için ayıracağı enerjiyi fotoğraf ve rapor hazırlıklarına harcatmayın.

Eğitim Sen olarak öğretmen emeğini değersizleştiren, eğitim-öğretimin asli işlevini gölgeleyen ve okulları bürokratik angarya merkezlerine dönüştüren bu anlayışa karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.

İŞKUR Gençlik Programı’nda kura heyecanı

Trakya Üniversitesi ile Edirne Çalışma ve İş Kurumu (İŞKUR) İl Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen İŞKUR Gençlik Programı kapsamında, programa katılmaya hak kazanan öğrencilerin belirlenmesi amacıyla elektronik ortamda kura çekimi gerçekleştirildi.


Balkan Kongre Merkezinde, İŞKUR Gençlik Programının Yürütülmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Genelge hükümleri doğrultusunda düzenlenen kura çekimi, Edirne 4. Noteri Özlem Ataalp’in gözetiminde yapıldı.
Kura çekimine Trakya Üniversitesi Genel Sekreteri Hüseyin Türkel, Bilgi İşlem Daire Başkanı Doç. Dr. Deniz Taşkın, Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Cem Taşkın, Kariyer Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Işık Çetintav ve İŞKUR Edirne İl Müdürlüğü Şube Müdürü Alper Şener katıldı.


6.044 BAŞVURU ARASINDAN 800 ASİL ADAY BELİRLENDİ
Program kapsamında, Trakya Üniversitesinin altı farklı biriminde görevlendirilmek üzere toplam 800 asil aday belirlendi. Birimlere göre başvuru sayıları ve asil aday kontenjanları şu şekilde gerçekleşti:
• Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı: 4.195 başvuru arasından 520 asil aday,
• Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü (Başhekimlik): 858 başvuru arasından 150 asil aday,
• Ağız ve Diş Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü: 276 başvuru arasından 60 asil aday,
• Keşan Yusuf Çapraz Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu: 476 başvuru arasından 50 asil aday,
• Uzunköprü Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu: 177 başvuru arasından 10 asil aday,
• İpsala Meslek Yüksekokulu: 62 başvuru arasından 10 asil aday.
Kura sonucunda asil listede yer almayan başvuru sahipleri otomatik olarak yedek aday statüsünde değerlendirildi.
Kura sonuçları ve teslim edilmesi gereken belgeler hakkında detaylı bilgiye aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:
https://kariyer.trakya.edu.tr/news/iskur-genclik-programi-noter-kura-sonuclari-ve-evrak-teslimi-hakkinda

25 Kasım’da yıkım mesaisi!

Olgay GÜLER
Edirne’de, depreme dayanıksız olduğu ve ekonomik ömrünü tamamladığı gerekçesiyle 2024 yılında kullanımdan çıkarılan 25 Kasım Stadı’nın yıkım çalışmalarına başlandı.


Edirne’de, 1950 yılından bu yana futbolun kalbinin attığı 25 Kasım Stadı 75 yılı aşkın sürede yıpranıp, hem ekonomik ömrünü tamamladı, hem de depreme dayanıksız hale geldi. Stad, 2024 yılında kullanıma kapatılırken, Edirnespor, maçlarını geçici olarak yapılan Edirne Stadı’nda oynamaya devam etti. Aradan geçen 2 yılın ardından stadın yıkımı için düğmeye basıldı. Kepçelerle girilen stadyumda, yıkım gün boyu devam etti.


KENT MEYDANI VE YEŞİL ALAN PROJESİ
Stadyum, şehrin tam merkezinde yer aldığı için Edirne Valiliği ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın ortak projesiyle bu alanın, kentin nefes alabileceği modern “Kent meydanı, etkinlik alanı ve yeşil alan” olarak şehre kazandırılması amaçlanıyor.

Billboardlara ‘AKP-MHP-CHP’ vetosu!

Olgay GÜLER

Edirne Belediyesi’nin Kasım ayı meclisinde, gelir getirici kalemleri arttırmak ve vatandaşa daha iyi hizmet adına kentteki billboardların belediye bünyesinde işletilmesine yönelik görüşülen karar, AK Parti, MHP ve CHP oylarıyla reddedildi.

Edirne Belediyesi’nin, 2017 yılında ihaleyle işletmesini kiraya verdiği billboardların 10 yıllık süresi 2027 yılının Mart ayında doluyor. Sürenin dolmasına kısa süre kala, Edirne Belediyesi, gelir getirici kalemleri arttırmak adına söz konusu reklam panolarının, belediye bünyesinde kurulacak ‘Edirne Belediyesi Reklam ve Tanıtım İktisadi İşletmesi’ şirketi altında işletilmesine karar verdi. Belediye kaynaklarının arttırılarak, halka daha iyi hizmet verilmesinin amaçlandığı karar, Edirne Belediye Meclisi’nin Kasım ayı toplantısında gündeme alındı. Söz konusu karar, AK Parti, MHQ  ve CHP gruplarının, konuyla ilgili komisyon kurulup detaylıca görüşülmesini istemeleri üzerine reddedildi.

‘GELİR KAYNAKLARINI ARTTIRMAK İÇİN KARARLI ÇALIŞMALAR YÜRÜTTÜK’

Belediye Başkanı Gencan, meclis toplantısı sonrası, konuya ilişkin detaylı bilgi verdi. Gencan, hem dünyada, hem Türkiye’de zorlu ekonomik koşullar yaşandığını belirterek, “Dolayısıyla her belediyede olduğu gibi bizim belediyemizde de birtakım mali sorumluluklarımızı ve yüklerimiz vardı. Bunları çözerken de şunu çok önceledik. Sadece vergilerden ya da su gelirlerinden değil de diğer taraftan yeni gelir kaynaklarını yaratma noktasında da çok kararlı çalışmalar yürüttük. İşte otoparklar bununla ilgilidir. Otoparklar şu anda Edirne için ciddi bir gelirdir. Otoparklardan elde ettiğimiz gelirlerle şu anda belediyenin araç filosunu veriliyoruz ki hemşirelerimize daha iyi hizmet sunabilmek için. Otogar keza böyledir. Otogardan hem kapı gelirlerinden hem biliyorsunuz kiraya çıktık bu yerlerimizi, güncel koşullara uygun, peşin kiralamak kaydıyla hem rekabeti sağladık, hem bir taraftan da belediye için yepyeni bir gelir kaynağı yarattık. Balkan Pazarı böyledir. Rakamları söylemek istemiyorum ama biliyorsunuz daha önce de ifade ettik. Çok ciddi bir gelir elde ettik. Hem de bu anlamda adaleti sağladık, düzeni sağladık. Kamusal alanlarımızla ilgili yürüttüğümüz süreçlerde kimi kamusal alanlarımızı Edirneli hemşerilerimizin hizmetine açtık. Diğerlerine de güncel kiralara ulaştırarak yeni bir gelir kalemi olarak da bütçemize ekledik” dedi.

‘CİDDİ GELİR ELDE ETTİKLERİNİ TESPİT ETTİK’

Billboardlarla ilgili almak istedikleri kararın da, gelir arttırıcı adım olduğunu söyleyen Gencan, “Yine aynı şekilde az önce kararını almaya çalıştığımız husus da daha önce biliyorsunuz billboardlarla ilgili 2017 yılında yapılmış bir ihale var. On yıllık bir ihale ve 2027 yılında tamamlanıyor. Biz bununla ilgili sağ olsun hem hukuk birimimiz hem de mesai arkadaşlarımız titiz bir çalışma yürüttüler. Biz şunu öncelikledik. Bu süreci iyi örnekler, iyi belediyeler bu konuda ne yapıyorlar? Buradan biz daha fazla bir gelir elde etme durumumuz var mıdır? Bunu inceledik. Yine her zaman yaptığımız gibi. Nihayetinde baktığımızda iyi uygulamalarda belediyelerin bu işi kendilerinin sürdürdükleri ve bu konuda da ciddi gelir elde ettikleri noktasında tespitlerimizde bulunduk. O yüzden de bunu hem daha iyi sürdürebilmek diğer taraftan da gelir elde edebilmek adına da bu çalışmayı gerçekleştirdik” diye konuştu.

‘KOMİSYON KURACAĞIZ, HAKLILIĞIMIZI GÖRECEKLER’

Kararın reddedilmesinin ardından, meclisteki tüm partilerden temsilcilerin bulunduğu komisyon kuracaklarını, bu partilerin de kendilerine hak vereceğine inandığını belirten Gencan, “Bununla ilgili tabii biz gündemimizi üç gün öncesinden dağıtıyoruz. Şayet bu konudaki bize sorulmuş olsaydı hani bu çalışma neye ilişkindir? Biz detaylı olarak bunların açıklamasını yaparız. Bu anlamda gayet şeffaf bir çalışma yöntemimiz var. Ki meclis üyelerimizle de ne zaman isteseler sadece meclislerde ya da gruplarda değil, onun dışında da bizden bilgi alabilirler. Bu konuda bir komisyon oluşturulmasını istediler. Biz bu komisyonu da oluşturacağız. Çünkü onlar da eminim rakamları gördüklerinde bu konuda belediyenin, dolayısıyla hemşirelerimizin ne kadar karlı çıkacağını görecekler. Bizim olaya bakış açımız hep budur. Daha fazla gelir elde etmek, daha iyi sürdürebilmek ve daha iyi hizmet üretebilmek. O anlamda dediğim gibi onların bu anlamda bir komisyon kurulması fikri evet bizi biraz geriye attı bu anlamdaki karar üretme sürecimizi ama bu komisyon da oluşturulacak ve ben inanıyorum gruplar bunu incelediklerinde de bu konudaki haklılığımızı görecekler” şeklinde konuştu. 

‘PRAGMATİK SİYASET YAPMAMALILAR’

Mecliste, kentteki su fiyatlarının yüksekliğiyle ilgili mecliste dile getirilen konuya da değinen Gencan, “Diğer taraftan Meclis’te az önce bir su tartışması yürütüldü, su fiyatlarıyla ilgili. Tabii şunu özellikle ifade etmek istiyorum. Keşke ekonomi böyle olmasa. Keşke bu zorlu koşulları hiçbirimiz yaşamasak. Keşke TEFE-TÜFE oranları bu kadar yüksek olmasa. Su zaten çok kıymetli, geçtiğimizi biliyorsunuz yaşadığımız su sorununu. Ucuz olan her şey de kıymetsiz ve değersizleşiyor. Dolayısıyla biz bu Türkiye ortalamasında kalmak suretiyle bu çalışmayı sürdürüyoruz. Edirne Belediyesi olarak, benim bir belediye başkanı olarak, meclis üyelerinin de meclis üyeliklerini öncelikleyerek pragmatik siyaset yapmaksızın Edirne’nin gerçek ihtiyaçlarına uygun karar almalarını istiyorum. Biliyorsunuz önümüzdeki Plan ve Bütçe Komisyonu’muz toplanacak. Gelirlerimiz, giderlerimiz bunlar şeffaf bir şekilde zaten açıklar. Diğer taraftan 2027 hiçbirimiz için öngörülebilir değil şu an itibariyle. Dolayısıyla belediye olarak da hizmetlerimizi kesintisiz olarak sürdürmemiz gerekiyor. Amacımız hiçbir şekilde birbirimizi zor durumda bırakmak olmamalı. Bizim için önemli olan şey hemşerilerimize doğru hizmeti, doğru kaynaklarla sunabilmek. O yüzden ben onların da bu konuda objektif davranacaklarına inanıyorum. Komisyonumuzun da bu zaviyeden bakacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Emir Ali, Dakar 2026 yolcusu!

Edirneli milli atlet Emir Ali Cengiz Oğuz, Dakar 2026 Gençlik Olimpiyatları’nda Türkiye’yi temsil etmek üzere ailesi, sportif direktörü Ender Çağlayan ve mentörü Dr. Selman Çutuk tarafından İstanbul Havalimanı’nda milli takım kafilesi ile uğurlandı.

Edirne, yetiştirdiği genç yeteneklerden biriyle uluslararası spor arenasında gurur yaşamaya hazırlanıyor. Edirneli milli atlet Emir Ali Cengiz Oğuz, Senegal’in başkenti Dakar’da düzenlenen 2026 Gençlik Olimpiyatları’nda ay-yıldızlı formayla Türkiye’yi temsil ediyor.

Genç yaşına rağmen atletizmde elde ettiği önemli derecelerle dikkatleri üzerine çeken Emir Ali, şimdi de olimpiyat heyecanı yaşıyor. Ailesi ve kendisine emek veren hocaları, genç sporcuyu bu önemli yolculuğunda yalnız bırakmadı.

KÜÇÜK YAŞTA KEŞFEDİLEN YETENEK, BÜYÜK BAŞARILARA DÖNÜŞTÜ

Emir Ali Cengiz Oğuz’un atletizm yolculuğunda, Edirne Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü atletizm antrenörü ve sportif direktörü Ender Çağlayan’ın önemli katkısı oldu. Genç sporcunun yeteneğini fark ederek onu doğru branşa yönlendiren Çağlayan, Emir Ali’nin üç adım atlama branşında kendisini geliştirmesinde önemli rol oynadı. Bu süreçte mentörü Dr. Selman Çutuk da bilgi, birikim ve desteğiyle genç sporcunun gelişimine katkı sundu. Disiplinli çalışma, doğru yönlendirme ve güçlü bir destekle gelişimini sürdüren Emir Ali, bugün Türkiye’yi olimpiyat sahnesinde temsil edecek seviyeye ulaştı.

2022’DE BAŞLAYAN ŞAMPİYONLUK YOLCULUĞU

Edirne Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından 6 Ağustos 2026 tarihinde Edirne Valiliği’ne sunulan resmî bilgi notunda, Emir Ali Cengiz Oğuz’un ulusal ve uluslararası müsabakalarda elde ettiği 19 farklı yarışma sonucu yer aldı.

Bu başarı tablosu, genç sporcunun yıllar içerisindeki gelişimini ve istikrarlı yükselişini gözler önüne seriyor.

Emir Ali, 23 Ocak 2022 tarihinde İstanbul’da düzenlenen Türkiye U14 Salon Şampiyonası’nda 60 metre engellide birincilik elde ederek başarı yolculuğuna önemli bir başlangıç yaptı.

2023 yılında Bursa’da düzenlenen Türkiye U16 Salon Şampiyonası’nda üç adım atlamada 12,49 metrelik derecesiyle Türkiye şampiyonu oldu. Aynı yıl 100 metre engellide Türkiye Yıldızlar-Küçükler Birinciliği’nde de birincilik elde etti.

2024 yılında başarılarını sürdüren Emir Ali, Türkiye U16 Salon Şampiyonası’nda 13,60 metrelik derecesiyle üç adım atlamada birinci oldu. Aynı yıl Kulüpler U16 Türkiye Şampiyonası’nda 13,58 metrelik derecesiyle yeniden kürsünün zirvesinde yer aldı.

2025 yılında Sivas’ta düzenlenen Okullararası Gençler Puanlı Atletizm Türkiye Birinciliği’nde 14,27 metrelik atlayışıyla birincilik elde ederek yükselişini sürdürdü.

2026’DA TÜRKİYE VE BALKAN ŞAMPİYONLUĞU KÜRSÜSÜNDE

2026 yılı Emir Ali için önemli başarıların yılı oldu.

21-22 Şubat tarihlerinde İstanbul’da düzenlenen Jerfi Fıratlı 18 Yaş Altı Türkiye Salon Şampiyonası’nda 14,58 metrelik derecesiyle birincilik elde etti.

12 Haziran’da İzmir’de gerçekleştirilen U18 Türkiye Şampiyonası’nda 15,06 metrelik atlayışıyla Türkiye şampiyonu oldu.

24 Haziran’da Eskişehir’de düzenlenen Onur Aydın U20 Türkiye Şampiyonası’nda 14,70 metrelik derecesiyle üçüncü sırada yer aldı.

Genç atlet, 4 Temmuz 2026 tarihinde Slovenya’nın Novo Mesto kentinde gerçekleştirilen Balkan U18 Şampiyonası’nda ise 15,31 metrelik derecesiyle Balkan ikincisi olarak gümüş madalya kazandı.

AVRUPA ŞAMPİYONASI’NDA İLK SEKİZDE

Emir Ali’nin uluslararası arenadaki önemli başarılarından biri de İtalya’da gerçekleştirilen U18 Avrupa Şampiyonası oldu.

16-19 Temmuz 2026 tarihlerinde İtalya’nın Rieti kentinde düzenlenen şampiyonada üç adım atlama branşında mücadele eden genç sporcu, 15,29 metrelik eleme derecesiyle finale yükseldi. Finalde 14,80 metre atlayarak Avrupa sekizincisi oldu.

Avrupa’nın en iyi genç atletleri arasında yer almayı başaran Emir Ali, bu derecesiyle uluslararası spor arenasındaki iddiasını da ortaya koydu.

AİLESİ VE HOCALARINDAN GURURLU UĞURLAMA

Dakar 2026 Gençlik Olimpiyatları öncesinde Emir Ali Cengiz Oğuz, ailesi, sportif direktörü Ender Çağlayan ve mentörü Dr. Selman Çutuk tarafından İstanbul Havalimanı’nda milli takım kafilesine teslim edildi.

Genç sporcuyu uğurlayan ailesi ve hocaları, bugüne kadar verilen emeklerin böylesine önemli bir organizasyonla taçlanmasından duydukları mutluluğu yaşadı.

Emir Ali, kendisine duyulan güven ve verilen desteğin sorumluluğuyla Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmek üzere yola çıktı.

EDİRNE’NİN GÖZÜ DAKAR’DA!

Dünyanın farklı ülkelerinden genç sporcuları bir araya getiren Dakar 2026 Gençlik Olimpiyatları’nda Türkiye adına mücadele edecek Emir Ali Cengiz Oğuz, Edirne’nin yetiştirdiği başarılı genç sporcular arasında yerini aldı.

2022 yılında başlayan ve her yıl yeni başarılarla gelişen spor yolculuğunun bugün olimpiyat sahnesine ulaşması, yalnızca ailesi ve hocaları için değil, Edirne adına da büyük bir gurur kaynağı oldu.

Biz de Edirne’nin gururu milli atlet Emir Ali Cengiz Oğuz’a başarılar diliyor; yetişmesinde emeği bulunan ailesini, sportif direktörü Ender Çağlayan’ı ve mentörü Dr. Selman Çutuk’u tebrik ediyoruz.

Yolun açık, başarıların daim olsun Emir Ali! Edirne seninle gurur duyuyor.

Taksilere ‘ek’ zam!

Olgay GÜLER

Edirne’de, geçtiğimiz ay belediye meclisinde verilen yüzde 15 zammı, artan akaryakıt fiyatları nedeniyle yetersiz buldukları için kabul etmeyen taksi sürücülerinin, ek zam talebi Kasım ayı meclisinde kabul edildi.

Edirne Belediyesi’nde 7 Ekim’de gerçekleştirilen Ekim ayı olağan meclis toplantısında, kentteki minibüs ve taksici esnaflarının zam talepleri görüşüldü. Plan ve Bütçe Komisyonu’nun konuyla ilgili yüzde 15’lik zam teklifi, meclis toplantısında kabul edildi. Kararın ardından, kentteki taksici esnafı, verilen zammı yetersiz bularak Edirne Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’nda başkan Aytaç Dilci’nin kapısını çaldı. Kentteki taksi durağı başkanları ve taksicilerden oluşan yaklaşık 20 kişilik grup, başkan Dilci’yle görüşerek, verilen zammı uygulamayacaklarını belirtti. Bunun üzerine oda, taksicilerin ek zam taleplerini belediyeye iletti. Taksici esnafının zam talebi, Edirne Belediyesi’nin Kasım ayı meclisinde gündeme alındı.

TAKSİLERE YÜZDE 8 EK ZAM

Plan ve bütçe komisyonunda görüşülen zam talebi, mecliste oy birliğiyle kabul edildi. Taksilerde yüzde 8 ek zammı ön gören karara göre Edirne’de taksimetre tarifesi şu şekilde oluştu:

Yolculuk başına minimum ücret: 185 TL’den, 200 TL’ye

Açılış ücreti: 75 TL’den 85 TL’ye

‘BASIN EVİNİN AÇILIŞINI GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ’

Öte yandan Edirne Belediye Meclisi’nde 5’i gündem dışı 13 madde görüşülerek karara bağlandı. Toplantı sonunda açıklamalarda bulunan Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, basın mensuplarıyla ilgili hayata geçirecekleri ‘Basın Evi’ projesini açıkladı. Gencan, “Şehrimizde çok kıymetli basın emekçilerimiz ve derneklerimiz var. Dolayısıyla biz de onları bir çatı altında toplamak ve fiziki koşullarda iyi bir yerde hizmet verebilmemiz için basın evimizin önümüzdeki günlerde açılışını gerçekleştireceğiz. Buranın açılışını da en coşkulu şekilde basın emekçilerimizle birlikte gerçekleştireceğiz” dedi.

‘MÜZELERİMİZDE 42 BİN KİŞİ AĞIRLADIK’

Gencan, ‘Yeşil Edirne’ vizyonu ve belediye müzelerine olan ilgiyle ilgili de konuşarak, “Yeşil Edirne vizyonu çalışmalarımız devam ediyor. 2026’da kentte 26 farklı noktada 5 bin ağaç dikmek suretiyle şehrimizi yeşillendirmeye devam ediyoruz. Balkan Park projemizi 2027’de hayata geçireceğiz. Bu da Yeşil Edirne vizyonumuzun en güzel projelerinden birisi olacak.  2026 çok verimli bir yıl olarak gerçekleşti. Bunun yanında çok kıymetli müzelerimiz var. Müzik müzesiyle ilgili çok güzel geri dönüşler alıyoruz. Misafirlerimiz yoğun ilgi gösteriyoruz. Müzelerimizde 2026 başından itibaren 42 bin kişiyi ağırladık” diye konuştu.

DEMİR’DEN MOBBİNG İDDİASI

Gündem dışı olarak söz alan AK Parti’li Celal Demir, belediyede mobbing uygulandığını öne sürdü. Konuyla ilgili konuşan Demir, “Çalışanlarınız bize başvurdu ve mobbinge maruz kaldığını iletiyorlar. Yeni Parti kurulduktan sonra parti değişimini yapmayan çalışanlarınıza mobing gibi uygulamalar yapılıyor. Bunların sizin bilginiz dahilinde olduğuna inanmıyoruz. İşçilere bu şekilde bir uygulama yapılıyorsa buna müdahale etmenizi istiyoruz” şeklinde konuştu.

‘TESPİT EDERSEM GEREĞİNİ YAPARIM’

Demir’in iddialarına yanıt veren Gencan, “Belediyemizde çalışan personel arkadaşlarımızla ilgili tek referansımız işlerini iyi yapıp yapmadıkları. Mesai kavramı göstermeksizin mesai harcayan arkadaşlarım var. Yaptığımız her güzel işin altında hepimizin emeği var. Böyle bir şeyin doğruluğunu tespit edersem gereğini yaparım. Ülkede bu kadar zorlu ekonomik koşullar varken, mesai arkadaşlarımın da yüzü düşmesin, hak ettiklerini alabilsinler diye onların haklarını zayi etmedim, etmeyeceğim. 15 yıl avukatlık yaptım, emeğe çok kıymet verdim. Bu göreve geldiğim andan itibaren buna da çok özen gösterdim. Bu şikayetleri somut şekilde verirseniz, gereğini yaparım” ifadelerini kullandı.

Hatimoğulları: AİHM kararları uygulanmalı

Olgay GÜLER

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, tutukluluğunun 10’uncu yılında Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı ziyaret etti.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı, tutukluluğunun 10’uncu yılında, Edirne’deki F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda ziyaret etti. Hatimoğulları ziyaretin ardından EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan ve DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu’yla birlikte basın açıklaması yaptı.

‘TÜRKİYE’NİN AİHM KARARINI UYGULAMAK GİBİ BİR SORUMLULUĞU VAR’

Hatimoğulları, Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın suçsuz yere tutuklandığını söyleyerek, “Bütün halk toplantılarında bize sorulan soru şu: Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş ne zaman serbest bırakılacak? Toplumun vicdanı, toplumun vicdanının yargısı nettir. Suçsuz yere yatırılmış olan arkadaşlarımız, hapishanede rehin olarak tutulmuş, siyasi rehineler olarak içeride bulunan arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır. Özellikle sayın Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin büyük dairenin kararları var. Türkiye’nin itirazlarına rağmen, bu itirazlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince reddedildi ve aynı karar yeniden çıktı. Bu karar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Selahattin’i ve Figen’i sevdiği için, ya da Kobani’de tutuklu arkadaşlarımızı sevdiği için çıkan bir karar değil. Arkadaşlarımızın hukuki olarak yargılanmasının yanlış olduğunu gören bir karar. Yani hukuki bir karardır AİHM’in kararı. Ve Türkiye Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne taraf bir ülke olarak AİHM’in kararlarını uygulamak gibi bir görev ve sorumluluğu vardır. Bu görev ve sorumluluk hukuki bir sorumluluktur” dedi.

‘SON DERECE VERİMLİ GÖRÜŞME OLDU’

Demirtaş’ın barış ve demokratikleşme süreci için çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Hatimoğulları, “Sevgili Selahattin Demirtaş inanın zihniyle, duruşuyla, çok canlı, dipdiri duruyor. ‘Dışarıda beni soran bütün insanlara selamlarımı, sevgilerimi iletin. Bütün Türkiye halklarına selamlarımı ve sevgilerimi iletin’ dedi. ‘Barış ve demokratik toplum sürecine burada bu tutsaklık koşullarında elimizden gelen her türlü çabanın içindeyiz. Destek olmaya da devam edeceğiz’ dedi. Bunu bütün Türkiye halklarımız bilsin ki biz bu topraklarda bedel ödedik ama ne olursa olsun barışı ve bu ülkenin demokratikleşmesini sağlamak için çalışmalarımızı asla ve asla kesintiye uğratmadık, uğratmayacağız. Selahattin Başkan her zamanki gibi oldukça canlı ve oldukça yaratıcı fikirleriyle bugün heyetimizle birlikte kendisini ziyaret ettiğimizde fikirlerini bizimle paylaştığı süreci de birlikte değerlendirdik. Görüş ve önerilerini bizlerle paylaştı. Ve son derece verimli bir görüşme oldu” diye konuştu. 

Hatimoğulları, kendilerinin de barış süreci için mücadelelerinin devam edeceğini dile getirerek, “2 yıldır başlayan barış ve demokratik toplum sürecinin başarıya ulaşması için hem mahpustaki arkadaşlarımız, çalışmalarımız olanca gücüyle, mücadelelerini olanca gücüyle sürdürüyorlar. Hem biz dışarıda insanlar olarak tarihte uzun bir zaman diliminde verilmiş olan bu mücadeleye layık bir barışı ve bütün Türkiye halklarının özlemini duyduğu bir demokratik Türkiye’yi inşa edilecek mücadelemiz devam edecek. Hapishanenin önünde bütün mahpuslara sözümüz olsun ki bir tek siyasi mahsus kalmayana dek mücadelemiz devam edecek” şeklinde konuştu.

‘KAYYUM REJİMİNİ KABUL ETMİYORUZ’

Demirtaş ve Yüksekdağ’ın tutuklanmasını ‘siyasi darbe’ olarak nitelendiren Hatimoğulları, “10 yıl önce bu siyasi darbeyle arkadaşlarımız gözaltına alınıp tutuklandıktan sonra, kayyum rejimi adeta bu topraklarda, bu iktidar tarafından yepyeni bir rejim şeklinde hayata geçirilmeye devam etti. Van’da ve birçok Kürt ilindeki kayyum atamaları daha sonra İstanbul’da Esenyurt’ta zuhur buldu. Üniversitelerde, iş yerlerinde, şirketlerde artık kayyum rejimi varlık göstermeye devam etti. Yani sadece Kürt illeriyle sınırlı kalmadı. Muhalif olan her kesimi susturmak için kayyum rejimi devreye girdi. Sadece kayyum rejimi mi? Hayır. Bakın siyasi darbeleri, biz seçilmişlerin gözaltına alınıp tutuklanmasında gördüğünü devam ettik. Sadece HDP geleneğinde değil, HDP geleneği üzerinde başlatılan bu yöntem, bundan sonra bütün muhalefetin üzerinde uygulandı. Şu an İstanbul’un, yani Türkiye nüfusunun dörtte birini barındıran İstanbul kentinin seçilmiş büyükşehir belediye başkanı sayın Ekrem İmamoğlu ve onun gibi nice seçilmiş belediye başkanı hapishanede tutulmaktadır. Bu işte, 4 Kasım’da başlayan siyasi darbenin bütün Türkiye sathına nasıl yayıldığını bize bir kere daha göstermiştir. Ve buradan şu çağrımızı yineliyoruz. Kayyum rejimini kabul etmiyoruz. 4 Kasım siyasi darbesini kabul etmiyoruz. Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ derhal serbest bırakılmalıdır. Sincan’da ve diğer cezaevlerinde tutulan MYK üyelerimiz, bütün Kobani mahpusları derhal serbest bırakılmalıdır” ifadelerini kullandı.

TÜ – TRAKYAKA işbirliği

Trakya Üniversitesi ile Trakya Kalkınma Ajansı arasında, üniversite öğrencilerinin mesleki ve uygulamalı yetkinliklerini geliştirmeye yönelik eğitim ve etkinliklerin düzenlenmesini kapsayan iş birliği protokolü imzalandı.

Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler ile Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin tarafından imzalanan protokol kapsamında, öğrencilerin bilgi ve becerilerini geliştirmelerine katkı sağlayacak çeşitli faaliyetler gerçekleştirilecek.

Protokol çerçevesinde, Trakya Üniversitesi öğrencilerine yönelik Yapay Zekâ Yetkinlik Eğitimleri ve Staj Simülasyonları, Trakya İhracatında Genç Stratejiler Yarışması ve ExportLab Hackathonu düzenlenecek.

Bir yıl süreyle geçerli olacak protokolle, iki kurum arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi ve öğrencilerin eğitim süreçlerinin çok paydaşlı bir yaklaşımla desteklenmesi hedefleniyor.

İmza töreninde, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mustafa Tan, Prof. Dr. Eylem Bayır ve Prof. Dr. Sedat Üstündağ ile Genel Sekreter Hüseyin Türkel de hazır bulundu.

Çocuklar ATATÜRK’ü anacak

Edirne Belediyesi tarafından Hasan Ali Yücel Çocuk Müzesi’nde 7-8 kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek etkinlikle çocuklar Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü ölüm yıldönümünde anacak.

“Geçmişten Geleceğe Atatürk: Çocuklarımızla Atatürk’ü Anıyor, Anlıyoruz!” temasıyla gerçekleştirilecek etkinliklerle ilgili Edirne Belediyesi’nden şu açıklama yapıldı:

Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anmak ve onun fikirlerini, değerlerini gelecek nesillere aktarmak amacıyla çocuklarımız için anlamlı bir atölye programı hazırladık.
Hasan Ali Yücel Çocuk Müzemizde gerçekleştireceğimiz etkinliklerde çocuklarımız; Atatürk Köşesine karanfil bırakacak, belgesel gösterimiyle onun yaşamına tanıklık edecek, hatıra çerçeveleri hazırlayacak ve Atatürk’ün yaşamından hikâyelerle buluşacak.
Çocuklarımızın Atatürk’ü tanıyan, anlayan ve onun aydınlık düşüncelerini yaşatan nesiller olarak yetişmesi en büyük dileğimiz.
Tüm çocuklarımızı bu anlamlı buluşmaya davet ediyoruz.


7-8 Kasım | 13.00
Hasan Ali Yücel Çocuk Müzesi
4 yaş ve üzeri çocuklarımız için uygundur.
Rezervasyon: 0546 200 82 26
Atatürk’ün izinde, aydınlık yarınlara…