Doğal gaz dağıtım sektörünün öncü yatırımcılarından PALMET Şirketler Grubu’nun Tekirdağ’da doğal gaz dağıtım faaliyetlerini yürüten şirketi GAZDAŞ Trakya, bölgedeki doğal gaz altyapısını güçlendirmeye ve daha fazla haneyi doğal gazın konforu, güvenliği ve ekonomisiyle buluşturmaya devam ediyor. Şirket, bugün yaklaşık 600 bin müşteriye doğal gaz arzı sağlıyor.
. Mart 2024 itibarıyla 515 bin 256 olan müşteri sayısı, Mayıs 2026 sonunda 595 bin 828’e ulaşırken, şirket bu dönemde müşteri tabanını yaklaşık yüzde 16 artırmayı başardı.
Trakya Bölgesi’nde doğal gazın yaygınlaşmasına yönelik yatırımlarını sürdüren GAZDAŞ Trakya, mevcut müşterilerine kesintisiz ve güvenli hizmet sunmanın yanı sıra yeni yerleşim alanlarını doğal gaz altyapısıyla buluşturarak bölgenin enerji dönüşümüne katkı sağlıyor.
Müşteri memnuniyetini öncelikli hedefleri arasında gören GAZDAŞ Trakya, hızlı çözüm süreçleri ve erişilebilir hizmet anlayışıyla müşteri deneyimini sürekli geliştirmeye devam ediyor. PALMET Şirketler Grubu çatısı altında faaliyetlerini sürdüren GAZDAŞ Trakya, önümüzdeki dönemde de yeni yatırımlar ve müşteri odaklı hizmet anlayışıyla daha fazla haneyi doğal gazın ekonomik ve çevreci avantajlarıyla buluşturmayı hedefliyor.
GAZDAŞ Trakya’nın 2026 yıl sonu hedefi olan 625 bin müşteriye ulaşması halinde ise şirket, Mart 2024’ten bu yana müşteri tabanını yaklaşık yüzde 21 büyütmüş olacak. Böylece PALMET Şirketler Grubu bünyesine katıldığı tarihten itibaren 109 binden fazla yeni müşteri doğal gaz hizmetiyle buluşurken, bölgedeki enerji altyapısının güçlendirilmesine ve doğal gaz kullanımının yaygınlaşmasına önemli katkı sağlanmış olacak.
SON 2,5 YILDA 4,8 MİLYAR TL YATIRIM, ŞEBEKEDE YÜZDE 29 BÜYÜME
GAZDAŞ Trakya, müşteri sayısındaki istikrarlı büyümeyi güçlü altyapı yatırımlarıyla desteklemeye devam ediyor. Şirket, Mart 2024 ile Haziran 2026 dönemi arasında şebeke, servis hattı ve münferit hat yatırımları kapsamında toplam 4,8 milyar TL’yi aşan yatırım gerçekleştirdi.Mart 2024 itibarıyla 5 bin 373 kilometre olan şebeke uzunluğu, Haziran 2026’da 6 bin 910 kilometreye ulaşarak yaklaşık yüzde 29 oranında büyüdü. Bu büyüme, Trakya Bölgesi’nde daha fazla yerleşim alanının doğal gaz altyapısına erişmesini sağladı.
Şirketin yatırım programı kapsamında 2026 yılının geri kalan bölümünde ise 1 ilçe, 3 belde ve 14 mahalleye daha doğal gaz ulaştırılması planlanıyor.Böylece yıl sonu itibarıyla toplamda 1 ilçe, 4 belde ve 34 mahalle doğal gaz konforuyla buluşmuş olacak. Bu yatırımlar, bölgedeki enerji altyapısının güçlendirilmesine ve doğal gazın daha geniş bir coğrafyada yaygınlaşmasına önemli katkı sağlayacak.
ARZ GÜVENLİĞİNİ GÜÇLENDİREN STRATEJİK YATIRIMLAR
GAZDAŞ Trakya, bölgenin enerji arz güvenliğini artırmaya yönelik yatırımlarını da sürdürüyor. Bu kapsamda 2025 yılında Malkara RMS-A istasyonu devreye alınarak bölgedeki doğal gaz arz altyapısı güçlendirildi.
Şirket, mevcut yerleşim bölgelerinde hizmet kalitesini artırmaya yönelik dönüşüm projelerine de devam ediyor. Malkara ve Havsa ilçelerinde doğal gaz arzı CNG sisteminden boru hattı sistemine dönüştürülürken, Uzunköprü ve Vize ilçelerinde de 2026 yılı sonuna kadar boru gazına geçilmesi hedefleniyor. Bu dönüşüm sayesinde daha sürdürülebilir, kesintisiz ve verimli bir doğal gaz dağıtım altyapısı oluşturulması amaçlanıyor.
Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde Ankara Büyükşehir Belediyesi adına güreşen, son şampiyon Orhan Okulu, bu yıl ki hedefinin de altın kemer olduğunu söyledi.
Edirne’de, geçtiğimiz yıl yapılan 664’üncü Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde birinci, CW Enerji Türkiye Yağlı Güreş Ligi’nde şampiyon olarak büyük başarı gösteren başpehlivan Orhan Okulu, bu yılki hedefinin de altın kemer olduğunu söyledi. Okulu, Sarayiçi Er Meydanı’nda 3-5 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek güreşler öncesi, Mimar Sinan Spor Salonu’nda kaydını yaptırdı.
‘HEDEFİM ALTIN KEMER’
Her Kırkpınar’da heyecan yaşadıklarını belirten Okulu, “Kırkpınar’a geldiğimiz zaman bir heyecan oluyor bizde. Salı günü buraya gelmek nasip oldu. Geçen yıl bir bizim için çok iyi geçti. Tabii hem Kırkpınar’da hem de daha lig güreşlerinde şampiyon olmak ve altın kemer kuşanmak nasip oldu. Şimdiki hedefimiz de tabii kış sezonumuzu çok iyi geçirdik takım arkadaşlarımızla birlikte. Bu yıl da ben Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne transfer oldum. İnşallah hedefim buradan altı kemeri önce Ankara’ya, sonra da memleketi Antalya’ya götürmek istiyorum” dedi.
‘YAĞLI GÜREŞİN OLİMPİYATI’
Başpehlivanlık güreşlerine, ikinci torbadan katılan Seçkim Duman da, yağlı güreşin olimpiyatı Kırkpınar’a gelmekten mutluluk duyduklarını söyledi. Duman, “Bu sene her sene olduğu gibi yağlı güreşin olimpiyatı Kırkpınar’a geldik. Bu sene de Kırkpınar’a ikinci torbadan kuramızı çekeceğiz. Hedefimiz tabii her zaman altın kemer. Altın kemer nasip olmazsa inşallah kürsünün bir basamağında olmayı istiyoruz” diye konuştu.
‘KENDİMİ KANITLAMAM GEREKİYOR’
Er Meydanı’nda, 2023 yılında başpehlivanlık kategorisine yükselen genç güreşçilerden Yıldıray Pala da, kendisini kanıtlamak istediğini dile getirdi. Pala, “Burası tabii ki bizim olimpiyatımız. Bütün yıl, hatta ömrümüz boyunca burası için çalışıyoruz. Kıştan beri ağır bir sezon geçiyorum. Zaten çalışmalarım biraz daha iyi geçiyor önceki yıllara göre. Burası benim için çok önemli. Yaşım daha çok genç diğer rakiplerime göre. Hani biraz kendimi kanıtlamam ve ispatlamam gerekiyor. Bunun için elimden ne geliyorsa yapacağım. Hatta fazlasını yapacağıma inanıyorum. Kendimi iyi hissediyorum. Burada hayırlısıyla inşallah bir madalya almak veyahut da kürsü yapabilmek benim için farklı bir motivasyon ve çevremdeki insanlar için de farklı bir motivasyonla devam edebilmemi sağlayacak. Allah emeklerimizi boşuna çıkarmasın inşallah. Hayırlısı neyse o olsun” şeklinde konuştu.
Edirne’de 3-5 Temmuz tarihleri arasında 665’incisi gerçekleştirilecek Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde mücadele edecek 840 pehlivanın boy ayrımı ve kayıt işlemleri gerçekleştirildi.
Kentte, bugün Cuma namazının ardından Sarayiçi Er Meydanı’nda, minik-1 boyda pehlivanların çayıra salınmasıyla başlayacak 665’inci Kırkpınar Yağlı Güreşleri kapsamında, Mimar Sinan Spor Salonu’nda boy ayrımı ve kayıt işlemleri başladı. CW Enerji Türkiye Yağlı Güreş Ligi’nde kendi boylarında sıralamaya girerek, Kırkpınar’da güreşmeye hak kazanan pehlivanlar saat 10.00 itibariyle salona girerek kayıtlarını yaptırdı. Tarihi organizasyonda, baş kategorisinde güreşecek başpehlivanların da, gün içerisinde gelerek kayıtlarını yaptırmaları bekleniyor.
‘EŞİ BENZERİ OLMAYAN BİR ORGANİZASYON’
Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu Merkez Hakem Komitesi Sekreteri Metin Şenel, Sarayiçi Er Meydanı’nda, 3-5 Temmuz tarihleri arasında sürecek güreşlerle ilgili bilgi verdi.
Şenel, “665’inci Kırkpınar Yağlı Güreşleri bugün itibariyle start aldı, boy ayrımı ve boy kayıtları aşamasıyla. Şu anda saat 10 itibariyle oy ayrımımız başlamıştır. 14 boy da toplamda 840 pehlivanımız katılım yapacaktır. Yarın güreşlerimiz cuma günü öğleden sonra Cuma namazından sonra inşallah Sarayiçi Er Meydanı’nda dualar eşliğinde başlayacaktır. Yarın büyük orta, başaltı, baş da dahil olmak üzere tüm boylarda güreşlerimiz yapılacak. 16.00’da büyük orta, 16.30’da baş altı ve 17.00’da baş pehlivanlarımız güreş yapacaklardır. Ben katılan tüm pehlivanlarımıza başarılar diliyorum. Hakemlerimize başarı dilerim. İnşallah çok güzel bir organizasyon geçecek. Biliyorsunuz tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri dünyada eşi benzeri olmayan bir organizasyonumuz. Bu anlamda da tarih dolu bu organizasyonumuzda tüm her şeyimizle geleneksel güreşler federasyonu olarak genel başkanımız İbrahim Türkiş önderliğinde tüm unsurlarımızla hazır olarak şu anda start vermiş bulunmaktayız” dedi.
‘DERECE YAPMAK İÇİN GELDİK’
Başpehlivanlık güreşlerinde, Cuma günü son 32’ye kalmak için çayıra çıkacak pehlivanlardan Hamza Özkaradeniz, bu yıl sakatlıklardan dolayı zor süreçlerden geçtiğini söyledi. Özkaradeniz, “Zor süreçlerden geçiyoruz. Ön elemelerle geldik. Bu süreçte sakatlıklar gibi sıkıntılar da yaşadık. Geldik kuramızı çektik 1 numara. Cuma günü ön eleme güreşlerine gireceğiz. Sakatlığım olduğu için çok büyük hedeflerim yok. Ama benim güreşim farklı olduğu için herkese ters geliyor. O yüzden Allah nasip ederse derece yapmak için geldik. Güreşçilere önem verildikçe biz de kendimizi değerli hissediyoruz. Emek veren herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Edirne Belediyesi tarafından yenilenen ve uzun yıllardır kent yaşamının önemli buluşma noktalarından biri olarak kullanılan sosyal yaşam alanı, Anıt Park & Kafe adıyla yeniden Edirnelilerle buluşuyor. Kent merkezinde, Atatürk Anıtı’nın hemen yanında yer alan ve baştan sona yenilenen Anıt Park & Kafe, 3 Temmuz Cuma günü saat 11.30’da düzenlenecek törenle hizmete açılacak.
Yapılan çalışmalar kapsamında alanın yeşil dokusu korunurken, açık kullanım alanları, oturma bölümleri, yürüyüş aksları ve kafe bölümü çağdaş bir anlayışla yeniden düzenlendi. Daha estetik, daha konforlu ve daha işlevsel hale getirilen alanın, hem Edirneliler hem de kenti ziyaret eden misafirler için yeni bir buluşma noktası olması hedefleniyor.
Ancak bu dönüşüm yalnızca fiziksel bir yenilenmeden ibaret değil. Edirne Belediyesi, alanın yeni kimliğini belirlerken bulunduğu yerin tarihine ve taşıdığı anlamına da özel önem verdi.
Cumhuriyet tarihinin ilk Atatürk anıtlarından biri olan ve yaklaşık bir asırdır Edirne’nin ortak hafızasında önemli bir yere sahip bulunan Atatürk Anıtı’nın hemen yanında yer alan bu sosyal yaşam alanı, bu nedenle Anıt Park & Kafe adıyla yeniden kent yaşamına kazandırıldı.
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, yapılan çalışmanın yalnızca bir isim değişikliğinden ibaret olmadığını belirterek şunları söyledi: “Bu alan uzun yıllardır Edirnelilerin hayatında yeri olan önemli buluşma noktalarından biriydi. Biz burada yalnızca fiziksel bir yenileme yapmadık; kentimizin hafızasında yer eden bu noktayı, bulunduğu yerin tarihine ve taşıdığı değere yakışan yeni bir kimlikle yeniden Edirnelilerle buluşturduk.
Anıt Park & Kafe ismini de tam bu anlayışla seçtik. Çünkü hemen yanı başında, yaklaşık bir asırdır Cumhuriyetimizin en önemli simgelerinden biri olan Atatürk Anıtı bulunuyor. Bu isim, hem bulunduğu yeri hem de taşıdığı anlamı yaşatıyor.
Bir şehrin hafızasını yaşatmak, yalnızca tarihi eserlerini korumakla olmaz. İnsanların hayatında yeri olan mekanlara da aynı özeni göstermek gerekir. Biz Anıt Park & Kafe’yi de tam bu anlayışla yeniden kentimizin yaşamına kazandırdık.
İnanıyorum ki burası bundan sonra da insanların buluştuğu, nefes aldığı, çocuklarıyla vakit geçirdiği, misafirlerini ağırladığı ve güzel anılar biriktirdiği yaşayan bir buluşma noktası olmaya devam edecek.”
Babademirtaş Mahallesi’nde yer alan Anıt Park & Kafe’nin açılışı, 3 Temmuz Cuma günü saat 11.30’da gerçekleştirilecek törenle yapılacak.
Enerji yönetimi, elektrik dağıtımı ve endüstriyel otomasyon alanlarında kullanılan ürünlerin kalitesi; hem güvenlik hem de sistem verimliliği açısından büyük önem taşır. Konut projelerinden ticari yapılara, sanayi tesislerinden pano uygulamalarına kadar birçok alanda tercih edilen Schneider Electric ürünleri, geniş ürün çeşitliliğiyle elektrik sektöründe öne çıkan markalar arasında yer alır.
Elektrik tesisatlarında kullanılan anahtar-priz gruplarından şalt ürünlerine, motor koruma ekipmanlarından kontaktör ve röle çeşitlerine kadar pek çok ürün grubu, projelerin güvenli ve uzun ömürlü çalışmasına katkı sağlar. Bu nedenle profesyonel kullanıcılar, ürün seçiminde yalnızca fiyatı değil; marka güvenilirliğini, teknik uyumluluğu ve uygulama alanına uygunluğu da dikkate alır.
Schneider Electric Ürünleri Nerelerde Kullanılır?
Schneider Electric ürünleri; yaşam alanları, iş merkezleri, fabrikalar, üretim tesisleri, elektrik panoları ve otomasyon sistemlerinde yaygın olarak kullanılır. Markanın geniş ürün gamı, farklı ihtiyaçlara yönelik çözümler sunar.
Öne çıkan kullanım alanları şunlardır:
Konut ve ticari yapılarda anahtar-priz sistemleri
Elektrik panolarında sigorta ve şalter çözümleri
Endüstriyel tesislerde motor koruma ekipmanları
Otomasyon sistemlerinde kontaktör, röle ve buton grupları
Enerji dağıtımında kaçak akım ve koruma ürünleri
Elektrikli araç altyapısında araç şarj istasyonu çözümleri
Kablo düzenleme ve tesisat uygulamalarında kablo kanalı ürünleri
Bu ürün grupları, hem bireysel kullanıcıların hem de profesyonel satın alma ekiplerinin en sık araştırdığı elektrik malzemeleri arasında yer alır.
Anahtar-Priz Gruplarında Schneider Electric
Schneider anahtar ve priz modelleri, modern tasarımları ve farklı seri seçenekleriyle konut ve ticari projelerde sıkça tercih edilir. Özellikle Asfora Schneider serisi, sade görünümü ve kullanım kolaylığıyla öne çıkan ürün gruplarından biridir.
Kullanıcılar, proje ihtiyaçlarına göre farklı renk, model ve çerçeve seçeneklerini inceleyebilir. Bu nedenle Schneider priz fiyatları, Schneider anahtar, Schneider anahtar priz fiyat listesi ve Schneider anahtar priz katalog gibi aramalar, elektrik tesisatı yenileme veya yeni proje hazırlığı yapan kişiler tarafından sıkça yapılır.
Anahtar-priz ürünleri yalnızca estetik açıdan değil, kullanım güvenliği ve uzun ömürlü performans açısından da doğru seçilmelidir. Ev, ofis, mağaza, otel ve ticari alanlarda kullanılan bu ürünler, elektrik altyapısının en görünür ve en sık kullanılan parçaları arasında yer alır.
Şalt ve Koruma Ürünlerinde Schneider Electric
Elektrik sistemlerinde güvenlik denildiğinde şalter, sigorta, kaçak akım rölesi ve motor koruma ürünleri ilk akla gelen ekipmanlardır. Schneider Electric, bu alanda geniş ürün seçenekleri sunarak farklı akım değerleri ve uygulama ihtiyaçlarına yönelik çözümler sağlar.
Özellikle elektrik panolarında kullanılan ürün grupları şunlardır:
Schneider şalter
Schneider kaçak akım
Schneider kaçak akım rölesi
Schneider sigorta
Schneider 32 amper sigorta
Schneider motor koruma şalteri
Schneider termik
Schneider röle
Schneider kontaktör
Schneider sessiz kontaktör
Bu ürünler; elektrik devrelerinin korunması, motorların güvenli çalışması, aşırı akım ve kaçak akım risklerinin önlenmesi açısından önemli görevler üstlenir. Özellikle pano üreticileri, elektrik taahhüt firmaları ve bakım ekipleri için doğru şalt malzemesi seçimi, sistem güvenliğini doğrudan etkiler.
Schneider Electric markasına ait farklı ürün gruplarını incelemek isteyen kullanıcılar, Schneider Electric ürünleri üzerinden anahtar-priz, sigorta, şalter, kontaktör, röle ve otomasyon çözümlerine ulaşabilir.
Kontaktör, Röle ve Buton Çözümleri
Endüstriyel otomasyon sistemlerinde kumanda ve kontrol ürünleri büyük önem taşır. Schneider kontaktör, Schneider röle, Schneider buton ve Schneider acil stop ürünleri; makinelerin, motorların ve kontrol sistemlerinin güvenli şekilde yönetilmesine yardımcı olur.
Özellikle üretim tesislerinde kullanılan kontaktör ve röle grupları, elektrik devrelerinin uzaktan kontrol edilmesini sağlar. Bu nedenle Schneider kontaktör fiyatları, Schneider sessiz kontaktör ve Schneider röle gibi ürün aramaları, endüstriyel kullanıcılar tarafından sıkça yapılır.
Acil durdurma sistemlerinde kullanılan Schneider acil stop butonları ise iş güvenliği açısından kritik bir üründür. Makine ve otomasyon sistemlerinde olası risk durumlarında sistemi hızlıca durdurmak için tercih edilir.
Schneider Easy9 ve Sigorta Çözümleri
Schneider Easy9 serisi, özellikle konut ve küçük ticari uygulamalarda tercih edilen sigorta ve koruma ürünleriyle bilinir. Schneider Easy9, kolay montaj yapısı ve güvenilir kullanım özellikleriyle elektrik panolarında yaygın olarak kullanılır.
Kullanıcılar, proje ihtiyaçlarına göre farklı amper değerlerine sahip sigorta modellerini tercih edebilir. Özellikle Schneider sigorta fiyatları ve Schneider 32 amper sigorta gibi aramalar, hem elektrikçiler hem de bireysel kullanıcılar tarafından sıkça araştırılan konular arasındadır.
Sigorta seçimi yapılırken yalnızca amper değeri değil; kullanım alanı, pano yapısı, devre tipi ve koruma ihtiyacı da dikkate alınmalıdır. Yanlış seçilen koruma ekipmanları, sistem güvenliği açısından risk oluşturabilir.
Araç Şarj İstasyonu ve Modern Enerji Çözümleri
Elektrikli araç kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte Schneider araç şarj istasyonu çözümleri de daha fazla araştırılmaya başlanmıştır. Konut, iş yeri, otopark ve ticari alanlarda kullanılan araç şarj sistemleri, güvenli enerji aktarımı ve kontrollü şarj altyapısı açısından önemlidir.
Enerji yönetimi alanında yalnızca klasik elektrik malzemeleri değil, yeni nesil enerji çözümleri de giderek daha fazla tercih edilmektedir. Bu noktada Schneider Electric, elektrik dağıtımı, otomasyon ve enerji yönetimi alanlarında farklı ihtiyaçlara yönelik ürün seçenekleri sunar.
Kablo Kanalı ve Yardımcı Tesisat Ürünleri
Elektrik tesisatlarında düzenli ve güvenli kablo yönetimi için kablo kanalı ürünleri önemli bir yere sahiptir. Schneider kablo kanalı çözümleri; ofis, ticari alan, pano çevresi ve tesisat uygulamalarında kabloların düzenli şekilde taşınmasına yardımcı olur.
Kablo kanalı kullanımı, hem görsel düzen sağlar hem de kabloların dış etkenlerden korunmasına katkıda bulunur. Özellikle yoğun elektrik altyapısına sahip yapılarda doğru kablo yönetimi, bakım ve müdahale süreçlerini de kolaylaştırır.
Schneider Katalog ve Fiyat Araştırmaları
Elektrik projelerinde doğru ürün seçimi yapabilmek için teknik dokümanlar, kataloglar ve fiyat listeleri önemli bir referans kaynağıdır. Bu nedenle Schneider katalog, Schneider anahtar priz katalog, Schneider anahtar priz fiyat listesi, Schneider priz fiyatları ve Schneider kontaktör fiyatları gibi aramalar, satın alma öncesi araştırma sürecinde sıkça yapılır.
Ürün seçimi yapılırken şu kriterler göz önünde bulundurulmalıdır:
Ürünün teknik özellikleri
Akım ve gerilim değerleri
Kullanım alanına uygunluk
Marka ve seri uyumluluğu
Pano veya tesisat yapısına uygunluk
Garanti ve orijinallik durumu
Fiyat ve stok bilgisi
Bu kriterler, hem küçük ölçekli elektrik ihtiyaçlarında hem de büyük proje satın almalarında doğru karar verilmesine yardımcı olur.
Doğru Ürün, Güvenilir Tedarik ve Geniş Marka Seçeneği
Schneider Electric ürünleri; anahtar-priz sistemlerinden şalt malzemelerine, kaçak akım rölelerinden motor koruma şalterlerine kadar geniş bir kullanım alanına sahiptir. Elektrik ve otomasyon sektöründe çalışan profesyoneller için doğru ürünü güvenilir tedarik kanalıyla temin etmek, proje başarısının önemli bir parçasıdır.
Endüstriyel tesisler, pano üreticileri, elektrikçiler, teknik servisler ve taahhüt firmaları; ihtiyaç duydukları elektrik malzemelerine hızlı, güvenli ve pratik şekilde ulaşmak ister. Geniş ürün çeşitliliği, farklı marka alternatifleri ve online satın alma kolaylığı sayesinde dijital tedarik platformları bu süreçte önemli bir rol üstlenmektedir.
Schneider Electric başta olmak üzere elektrik malzemeleri, otomasyon ürünleri, şalt ekipmanları, kablo ve pano malzemeleri gibi birçok ürün grubunu incelemek için Endüstriyel Market’i ziyaret edebilirsiniz.
99 depreminde hasar gören tablo geçen yıl konservasyon ve restorasyon geçirdi
Cem ALTINEL Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi tarafından yaptırılan diploma çalışmasının giriş bölümünde Merve Yüceur şu paragrafı yazıyor: “Bu çalışma Edirne’nin son dönem (Osmanlı) mülki idaresinde ve kültürel hayatında önemli bir figür olan devlet adamı ve tarihçi Şevket Dağdeviren (1863-1931)’e ait portrenin, konservasyon ve restorasyon ilkeleri doğrultusunda incelenmesini ve yeniden yapısal-estetik bütünlüğüne kavuşturulmasını amaçlamaktadır. Eser üzerinde bir sanatçı imzası bulunmamasına karşın; yürütülen literatür taraması, aile şeceresi üzerinden yapılan sözlü tarih araştırmaları ve üslup karşılaştırmaları sonucunda eserin, dönemin karakteristik “Asker Ressamlar” üslubunu yansıttığı ve kuvvetle muhtemel Hasan Rıza (1857-1913) tarafından icra edildiği değerlendirilmektedir. Bu atıf, Şevket Dağdeviren ile Hasan Rıza arasındaki tarihsel mesai birliği ve portrenin sanatsal nitelikleri ile desteklenmektedir. Bu restorasyon süreciyle, hem Edirne’nin yerel hafızasına ait bir portre geleceğe taşınmış, hem de imzasız olmasına rağmen üslup ve tarihsel bağlamı ile Hasan Rıza külliyatına dahil edilebilecek nitelikli bir eserin korunması sağlanmıştır.”
Cem Altınel; Şehit Ressam Hasan Rıza’nın eseri olan; Büyükdedesi Şevket Dağdeviren’in portresi önünde.
2025’TE KONSERVASYON VE RESTORASYON ÇALIŞMASI TABLOYU EDİRNE KÜLTÜRÜNE KAZANDIRDI Osmanlı’nın son Edirne belediye başkanı Dağdeviren Şevket Bey ya da Cumhuriyet döneminde Şevket Dağdeviren (1863-1931); çok yönlü, çalışkan, birikimli, aydın bir devlet adamı, gazeteci, siyasetçi, Edirne tutkunu bir entelektüeldir. Madalyalar ve alındığı tarihler, belgelerdeki belirleyici unsurlardır. Osmanlı Arşivi’ne göre Şevket Bey’in 12 adet yerli ve yabancı nişan ve madalyası bulunur. Portrede görülen iki madalyadan bakana göre soldaki Nişani Osmanî (Osmanlı Nişanı) ve bakana göre sağdaki 4’ncü dereceden Mecidiye Nişanı’dır. Şevket Bey bu nişanları 1888 yılında aldı ve 1891 yılında Vilayet Matbaası Müdürlüğüne atandı. Modelden yapıldığı düşünülen tuval üzerine yağlıboya 71 x 56 cm boyutlarındaki portrenin 1891 den sonra, Şevket Bey’in Vilayet Matbaası Müdürlüğü sırasında tamamlandığı varsayılabilir. Kaba bir hesapla günümüzde 135 yaşlarında olan bu portre Edirne’deki (Kurşunlufırın İzzet Bey Sokak No:8 adresindeki) Dağdeviren konağının selamlık girişi porta kapısından sonraki ikinci salonda (iç salon) asılıydı. Kalın perdelerle örtülü yüksek tavanlı bu salonda güneş ışığına maruz kalmadığı için uzun yıllar İtalyan varaklı çerçevesi içinde performansını korudu.
Arif Dağdeviren, Ekrem Demiray. İsmail Hakkı Tekçe Edirne Belediyesi’nde
1999 DEPREMİNDE TABLO HASARLANDI VE 25 YIL BU HALDE KALDI 1975 yılında konak yıkılmak için boşaltıldığında portre, Şevket Bey’in torununa geçerek İstanbul’a doğru yolculuğuna başladı. 1999 yılında Tuzla’da asılı bulunduğu duvarda Marmara depremine yakalanan tablo, düşerek hasarlandı ve çerçevesi kullanılmaz hale geldi. Uzun yıllar hasarlı olarak baza altında saklandı. 2025 yılının sonlarında resmi sahibinden alarak (Cem Altınel), Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sanat Eserleri Konservasyonu ve Restorasyonu Bölümü ile temasa geçtim. Bir dizi toplantıdan sonra resmin tez olarak Prof. Cemile Kaptan Bazyar ve ekibi gözetiminde Merve Yüceur’e verilmesi kararlaştırıldı. 2026 nisanında başlayan titiz ve yorucu restorasyon süreci aynı yılın haziran ortalarında tamamlandı.
Şehit Ressam Hasan Rıza
Şimdi Merve Yüceur’un giriş bölümünde yazdığı aile bağlantılarına göz atalım. Ressam Hasan Rıza (1858-1913) ile Şevket Bey’in yakınlığı birçok yayında geçer. 19 Ağustos 1905 tarihinde çekilen “Mahsulât ve Mamulât Sergisi” fotoğrafından alınan detayda Şevket Bey, Ahmet Badi ve Hasan Rıza aynı kadrajda görülür. Hasan Rıza’nın Şevket Bey’e verdiği imzalı portresi daha sonra Arif Dağdeviren tarafından Edirne Müzesi’ne bağışlandı. Solda 1905 Mahsulat ve Mamulat Sergisi’nden detay, sağda Edirne Müzesi’nde bulunan Şevket Dağdeviren’e verilen Hasan Rıza’nın imzalı fotoğrafı.
Edirne’nin eski belediye başkanlarından Ekrem Demiray (1890-1964) Eski Eserleri Sevenler Kurumu Başkanlığı yaptığı 1961 ylında Prof. Dr. Süheyl Ünver ile Hasan Rıza üzerine bir söyleşi yapar. Bu söyleşide Hasan Rıza’nın Edirne’de Arifzadelerde kendisi tarafından yapılan bir resminin mevcudiyetinden söz eder. Edirne’de Arifzadeler olarak bilinen bir aile yoktur. Büyük olasılıkla Ekrem Demiray, Dağdevirenzade Arif’den söz ederken Süheyl Bey yanlışlıkla Arifzade olarak not almıştır. Ekrem Demiray hem Şevket Bey’in kuruculuğunu üstlendiği, “Trakya Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti”nde hem de Arif Dağdeviren’in kurucularından olduğu “Edirne Eski Eserleri Sevenler Derneği” nde görev almıştır. Arif Bey ile Ekrem Demiray Atatürk’ün Edirne ziyaretinde aynı karede görülür. Edirne Defterleri’nde Süheyl Ünver’in Arif Bey’i sık sık ziyaret ederek söyleştiği yazılıdır. 1930 yılında Atatürk’ün Edirne ziyareti sonrasında Ekrem Demiray, İsmail Hakkı Tekçe ve Arif Dağdeviren aynı karede Edirne Belediyesi’nde. Hasan Rıza’nın Şevket Bey portresi, serüvenli bir yolculuk sonrası yorgun düşen ancak yuvasına dönmeyi başaran bir Odisseus’u andırır.
Trakya Kalkınma Ajansı, 1 Temmuz 2026 itibarıyla ilan ettiği 2026 Yılı Teknik Destek Programı-01 vasıtasıyla paydaşlarına 4.000.000 TL destek sağlayacak.
Program kapsamında yerel aktörlerin bölgesel kalkınma açısından önem arz eden ancak kurumsal kapasite eksikliği nedeniyle hazırlık ve uygulama aşamalarında karşılaştıkları problemlerin çözümü için eğitim ve danışmanlık faaliyetlerine destek verilecek. Bu doğrultuda 4.000.000 TL kaynak ayıran Trakya Kalkınma Ajansı, üç dönem halinde açtığı program ile proje başına, mesleki gelişim eğitimleri kapsamında 100.000 TL’ye kadar, kişisel gelişim eğitimleri için ise 75.000 TL’ye kadar destek verecek. En fazla üç ay içerisinde hayata geçirilme şartıyla teknik destek programından faydalanacak yararlanıcıların aynı yıl içinde alabilecekleri teknik destek sayısı ikiyi geçemeyecek.
Trakya Kalkınma Ajansı’nca1 Temmuz 2026 tarihi itibariyle ilan edilen 2026 yılı Teknik Destek-01 Programı’nda özetle şunlara yer verildi:
“Trakya Kalkınma Ajansı 2026 Yılı Teknik Destek-01 Programını 01.07.2026 tarihinde ilan etmiştir. Program kapsamında yerel aktörlerin bölgesel kalkınma açısından önem arz eden, ancak kurumsal kapasite eksikliği nedeni ile hazırlık ve uygulama aşamalarında sıkıntı ile karşılaşılan çalışmalarına destek sağlanması amaçlanmaktadır.
Teknik Destek Programı-01 için tahsis edilen kaynak 4.000.000 TL’dir.
PROGRAMIN AMACI
TR21 Trakya Bölgesinde yerel aktörlerin bölgesel kalkınma açısından önem arz eden, ancak kurumsal kapasite eksikliği nedeniyle hazırlık ve uygulama aşamalarında sıkıntı ile karşılaşılan çalışmalarına destek sağlamaktır.
PROGRAMIN ÖNCELİKLERİ
1. Kurumun insan kaynakları ve hizmet kalitesinin geliştirilmesine yönelik eğitim ve/veya danışmanlık faaliyetleri
2. Yenilik ve iyi örnek uygulamalarının kuruma transferine yönelik eğitim ve/veya danışmanlık faaliyetleri
UYGUN BAŞVURU SAHİPLERİ VE VARSA ORTAKLARI
Yerel Yönetimler ve Mahalli İdare Birlikleri. Üniversiteler ve Araştırma Enstitüleri. Diğer Kamu Kurum ve Kuruluşları. Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşları. Sivil Toplum Kuruluşları. Organize Sanayi Bölgeleri. Küçük Sanayi Siteleri. Teknoloji Geliştirme Bölgeleri (Teknoparklar), Teknoloji Transfer Ofisleri. Serbest Bölge İşleticileri. Birlik ve Kooperatifler
ÖNEMLİ UYARI:
Program kapsamında İl Milli Eğitim Müdürlükleri uygun başvuru sahibi veya ortak olarak kabul edilecektir. (İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri, okul, merkez, birim vb. yapılar uygun başvuru sahibi veya ortak değildir.)
BAŞVURU ŞEKLİ VE SÜRESİ
Başvuru sahiplerinin; başvurularını Kalkınma Ajansları Yönetim Sistemi’ne (KAYS) (https://kaysuygulama.sanayi.gov.tr) girmeleri gerekmektedir. Sistem, yapılan başvurular için otomatik olarak bir başvuru kodu üretecek olup bu kod başvuru sürecindeki tüm işlemlerde kullanılacaktır. KAYS’a başvuru girişinin, başvuru rehberlerinde belirtilen son başvuru tarihine kadar tamamlanması gerekmektedir. KAYS üzerinden başvuru yapıldıktan sonra, KAYS tarafından üretilen taahhütname rehberde belirtilen hususlar dikkate alınarak imzalanmalıdır.
BAŞVURU DÖNEMLERİ
Teknik Destek-01 Programı başvuruları, programların ilan edildiği tarihten itibaren sürekli olarak alınır ve ikişer aylık başvuru dönemlerinin sona ermesinden sonra değerlendirilir. 2026 yılı başvuru dönemleri ve son başvuru tarih ve saatleri aşağıdaki tabloda gösterildiği gibidir:
Dönem / Kalkınma Ajansları Yönetim Sistemine (KAYS) Son Başvuru Tarihi / Taahhütname için Son Tarih
Temmuz-Ağustos / 31 Ağustos 2026, Pazartesi / 04 Eylül 2026, Cuma Saat 18:00
Eylül-Ekim / 30 Ekim 2026, Cuma / 05 Kasım 2026, Perşembe Saat 18:00
Kasım-Aralık / 25 Aralık 2026, Cuma / 31 Aralık 2026, Perşembe Saat 18:00
Dönemsel olarak son başvuru tarih ve saatinden sonra alınan başvurular, bir sonraki dönemin başvurusu olarak değerlendirmeye alınacaktır. KAYS üzerinden 25 Aralık 2026 tarihinden sonra yapılacak başvurular ise hiçbir şekilde değerlendirmeye alınmayacaktır.
2026 Yılı Teknik Destek-01 Programı Değerlendirme ve Uygulama Dönemleri
Programın değerlendirme, sözleşme ve uygulama dönemlerine ilişkin tablo aşağıda sunulmaktadır:
Teknik Destek-01 Programı Değerlendirme, Sözleşme ve Uygulama Dönemleri:
Dönem/ Değerlendirme & Sözleşme/ Tahmini Uygulama Dönemi
Temmuz-Ağustos / Eylül Ayı İçerisinde / Kasım-Aralık-Ocak Ayları İçerisinde (Hizmet alımı durumunda yükleniciyle sözleşme imzalanmasından itibaren 3 ay içerisinde)
Eylül-Ekim / Kasım Ayı İçerisinde / Ocak-Şubat-Mart Ayları İçerisinde (Hizmet alımı durumunda yükleniciyle sözleşme imzalanmasından itibaren 3 ay içerisinde)
Kasım-Aralık/ Ocak Ayı İçerisinde / Mart – Nisan – Mayıs Ayları İçerisinde (Hizmet alımı durumunda yükleniciyle sözleşme imzalanmasından itibaren 3 ay içerisinde)
Geleneksel oyunların en belirgin özelliği, oyuncu ile seyirci arasındaki mesafenin “doğrudan iletişim” yoluyla ortadan kaldırılmasıdır. Bu durum, seyirciyi izlemenin yanında, oyunun akışını doğaçlama yoluyla etkileyebilen aktif bir katılımcı haline getirir. Sevda Şener, bu yapıyı Bertol Brecht’e dayanarak halkın kendi gerçekliğiyle yüzleşme alanı olarak tanımlar (Şener, 2012, s. 279). “Halkçı sanat, halkın geleneklerine bağlı olduğu kadar onu geliştirir de. Hem halkın anlatım biçimlerini kullanır, hem de o biçimleri zenginleştirir. Halkçı sanatın özü doğru olmalıdır. ‘Halkçı Tiyatro’ çalışan geniş kitlelere yönelmeli, onların sorunlarını ele almalı ve onlara yarar sağlamalıdır. Brecht’e göre böyle bir tiyatro geniş anlamı ile gerçekçi olacaktır. Çünkü halk gerçeğe benzeyen sanatı daha kolay anlar ve değerlendirir. Ancak bu gerçekçilik anlayışı politik ve estetik kısıtlamalardan arındırılmıştır; bilinen gerçekçi tiyatronun öz ve bicim kalıplarından kurtulmuştur. Halkçı Tiyatro; halkın yalnızca edilgen bir tüketici olmadığı, kendi toplumsal ve ekonomik gerçekliği üzerine rasyonel bir şekilde düşündürüldüğü ve sömürü mekanizmalarını fark ederek dünyayı değiştirmeye itildiği, eyleme dönük bir bilinçlendirme alanıdır.” (Şener, 2012, s. 279-280). Bu bağlamda köy oyunları, geleneksel kültürün bir parçası olarak kuşaktan kuşağa aktarılan ve yer yer ritüel kökenlerle ilişkilendirilebilen folklorik pratikler olarak karşımıza çıkmaktadır. Geleneksel zeminde ortaya çıkan yapı ile Türk tiyatrosuna miras kalan karakterin “tip” kullanımıyla canlandırılmasıdır. Karagöz ve Hacivat, Kavuklu ve Pişekâr arasındaki çatışma, toplumsal sınıflar, eğitim düzeyleri ve ideolojik duruşlar arasındaki gerilimin estetik bir dışavurumudur. Ortaoyunu ve Tuluat türlerinin doğaçlama yapısı, toplumsal otoriteye karşı bir “güvenlik zemini” oluşturmuştur. Sokullu’nun (1978, s. 11) ifadesiyle bu oyunlarda komedya unsuru, toplumsal tabuların ve siyasi aksaklıkların eleştirilmesi için uygun bir zemin hazırlar. Pekman’a göre, geleneksel sanatçı, sahne üzerinde kurduğu bu özgürlük alanıyla, gündelik hayatın hiyerarşik yapısını geçici olarak tersyüz eder (2002, s. 18-19). Geleneksel olandan modern döneme, temaşa sanatının kültürel normları ve bilgilerin aktarılma sürekliliği; çeşitli coğrafyaların geçişleri ile farklı yapıların geleneksellik içinde belirginleşmiştir. Anadolu’nun “yer” ve “soy” katmanları, günlük yaşam da estetik ritüelden temsile geçişidir. Anadolu uygarlıklarından miras kalan danslar ve kukla oyunları, İslam döneminde form değiştirmiş, ancak özündeki “yaşamsal devinimi” korumuştur (And, 2014, s. 28-31). Köy seyirlik oyunları, değişen aksiyonlar ve gösteri dağarcıklarıyla; doğanın, döngünün ve insanın varoluşsal çabasının deneysel yansımalarıdır (And, 2014, s. 18-22). Oyunlar, bulunulan “yer” (coğrafi miras) ve “soy” (etnik hafıza) bileşenleriyle ortaya çıkmıştır. Bu dramatik yapının kökenleri, insanın ritüelistik ihtiyacına dayanır. Bu noktada, geleneksel oyunlardaki doğaçlama unsuru, rastgele bir konuşma değil, binlerce yıllık birikimin anlık bir tezahürü, bir “kültürel akış” halidir. (SÜRECEK)