Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Komşu kapıda kaçak altın operasyonu

Bulgaristan gümrük görevlileri, Kapıkule Sınır Kapısı’nın karşısındaki Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nda düzenledikleri iki ayrı operasyonda değeri 110 bin euroyu bulan kaçak altın ele geçirdi.

Bulgaristan Gümrük Ajansı’ndan yapılan açıklamaya göre, 3 Haziran’da Türkiye’den Almanya’ya gitmek üzere Bulgaristan’a giriş yapan yabancı plakalı bir TIR, risk analizi sonucu detaylı aramaya sevk edildi.

Türk vatandaşı sürücünün kullandığı araçta yapılan incelemede, sürücü kabinindeki yatak bölümünün altında ve gıda ürünlerinin bulunduğu soğutucu çantada saklanmış üç kutu bulundu. Kutulardaki ziynet eşyalarının 14 ve 22 ayar altından oluştuğu, toplam 538 gram ağırlığında ve 74 bin 106 euro değerinde olduğu tespit edildi.

Kaçak altınlara ve taşıma aracına el konulurken, 50 yaşındaki sürücü hakkında Haskovo Bölge Savcılığı gözetiminde soruşturma başlatıldı. Şüpheliye 2 bin euro teminat uygulanırken, Bulgaristan’dan çıkış yasağı getirildi.

Kadın yolcunun çantasında bulundu

Gümrük görevlilerinin mayıs ayı sonunda gerçekleştirdiği başka bir kontrolde ise Türkiye’den Bulgaristan’a giriş yapan bir otomobildeki kadın yolcunun el çantasında beyan edilmemiş altın takılar bulundu.

Toplam 319,9 gram ağırlığındaki altınların değerinin 34 bin 990 euro olduğu belirlenirken, yolcu hakkında Bulgaristan Gümrük Kanunu kapsamında işlem yapıldı.

İki olayda ele geçirilen altınların toplam ağırlığının yaklaşık 858 gram, toplam değerinin ise 109 bin euroyu geçtiği bildirildi.

Bulgaristan Gümrük Ajansı verilerine göre, Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nda son dönemde özellikle altın, döviz ve uyuşturucu kaçakçılığına yönelik denetimler sıklaştırılmış durumda bulunuyor..

İklim krizine dikkat!

TEMA Vakfı Edirne İl Temsilcisi Şirin Çoğal, 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında TEMA Vakfı’nın yaptığı açıklamaları paylaşarak, iklim krizinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda toplumsal bir adalet meselesi olduğuna dikkat çekti. Vakıf; fosil yakıtlardan çıkışın hızlandırılması, ormanların ve tarım alanlarının madencilik baskısından korunması ve adil geçiş politikalarının hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (UNEP) bu yıl Dünya Çevre Günü için yaptığı #İklimİçinŞimdi çağrısı, iklim krizine karşı acil ve kararlı adımlar atılması gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor.

TEMA Vakfı, iklim krizine karşı etkili bir mücadelenin yalnızca emisyon azaltım hedefleriyle sınırlı kalamayacağına; doğayı, yaşam alanlarını koruyan ve toplumsal adaleti gözeten politikalarla mümkün olabileceğine dikkat çekiyor.

En ağır yükü, en az sorumlular taşıyor

İklim krizinin etkileri derinleşirken, krizden en az sorumlu olan topluluklar en ağır sonuçlarla karşı karşıya kalıyor. Dünya Eşitsizlik Raporu’na  göre küresel nüfusun en zengin yüzde 1’i, sera gazı emisyonlarının yüzde 41’inden sorumluyken; en yoksul yüzde 50’nin payı yalnızca yüzde 3 düzeyinde kalıyor. Oxfam’ın 2026 yılında yayımladığı araştırma  ise dünyanın en zengin yüzde 1’inin, 1,5 derece hedefiyle uyumlu yıllık karbon bütçesini yılın ilk günlerinde tükettiğini ortaya koyuyor.

İklim krizinin yarattığı kuraklık, seller, aşırı hava olayları ve ekosistem kayıpları; yaşam alanlarını terk etmek zorunda kalan topluluklardan üretim gücünü kaybeden çiftçilere kadar milyonlarca insanın yaşamını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle iklim krizine karşı geliştirilecek politikaların yalnızca emisyonları azaltmayı değil, aynı zamanda iklim adaletini sağlamayı da hedeflemesi gerekiyor.

Kömürden çıkış iklim krizine karşı temel adımlardan biri

Bilimsel çalışmalar, küresel sıcaklık artışını sınırlandırabilmek için fosil yakıtlardan uzaklaşılması gerektiğini ortaya koyuyor. Özellikle kömür, enerji sektöründen kaynaklanan sera gazı emisyonlarının en önemli kaynaklarından biri olmayı sürdürüyor.

TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, iklim krizine karşı mücadelede kömürden çıkışın kritik önem taşıdığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Sera gazı emisyonlarının önemli bölümünden sorumlu olan kömürden çıkış, iklim krizine karşı mücadelenin temel adımlarından biridir. Ancak ekolojik etkiler gözetilmeden, yaşam alanları korunmadan ve yerel halkın katılımı sağlanmadan yürütülen enerji yatırımları; yeni çevresel ve toplumsal sorunlar yaratma riski taşıyor. Bu nedenle dönüşüm, yalnızca santrallerin kapatılmasıyla sınırlı kalmamalı; kömür bölgelerinde yaşayan işçileri, yerel ekonomileri ve toplulukları koruyan bütüncül bir adil geçiş politikasıyla desteklenmelidir.”

Doğayı korumadan iklim kriziyle mücadele edilemez

İklim krizine karşı geliştirilen politikaların doğal varlıkların korunmasıyla birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çeken Ataç, “Son yıllarda madencilik faaliyetleri ve çeşitli mevzuat değişiklikleri nedeniyle ormanlar, tarım alanları, su varlıkları ve önemli doğa alanları üzerindeki baskı artarken, 2025 yılında kabul edilen Torba Yasa ile doğal varlıklarımız üzerindeki riskler daha da derinleşti.” dedi.

Muğla’nın Milas ilçesindeki Akbelen Ormanı çevresinde yaşananlar, iklim hedefleri ile fosil yakıt politikaları arasındaki çelişkiyi ortaya koyuyor. Kömürlü termik santrallere yakıt sağlamak amacıyla yürütülen madencilik faaliyetleri için orman alanlarının kesilmek istenmesi, doğal varlıkların fosil yakıtlar uğruna nasıl baskı altına alınabildiğinin somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

TEMA Vakfı’nın 2020-2022 yılları arasında yayımladığı haritalama çalışmalarına göre, 29 ilde toprakların yüzde 67’si IV. Grup madenlere ruhsatlandırılmış durumda. Bu endişe verici tablo karşısında Ataç, “Ormanlar, tarım alanları ve önemli doğa alanları üzerindeki bu baskı, karbon yutaklarının devamlılığı, su döngüsünün sürdürülmesi ve iklim krizine karşı dayanıklılığın artırılmasında kritik rol oynayan ekosistemleri tehdit ediyor. Bu nedenle doğayı korumadan iklim krizini durdurmak mümkün değil.” ifadelerini kullandı.

İklim için şimdi harekete geçilmeli

Dünya Çevre Günü’nde yapılan #İklimİçinŞimdi çağrısının somut politikalarla desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Deniz Ataç, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İklim krizi yalnızca doğayı değil; yaşam hakkını, üretimi, su varlıklarını ve toplumsal adaleti de tehdit ediyor. Bu nedenle iklim krizine karşı atılması gereken adımlar daha fazla ertelenemez. Türkiye’nin kömürden çıkış ve adil geçiş konusunda somut adımlar atması, aynı zamanda da ormanları, tarım alanlarını, su varlıklarını ve yaşam alanlarını koruyan politikaları güçlendirmesi gerekiyor.”

Türkiye’nin yıl sonunda ev sahipliği yapacağı COP31 sürecinin iklim politikalarına yönelik tartışmaların yoğunlaşacağı önemli bir dönem olduğuna işaret eden Ataç, karar alıcıları iklim krizine karşı bilim temelli, adil ve doğa dostu politikaları hızla hayata geçirmeye çağırdı.

Aramızdan ayrılanlar

ALİ TUNA VEFAT ETTİ
Uzunköprü esnaflarından Ali Tuna 82 yaşında vefat etti. İsmihan Tuna’nın eşi, Avukat Nuray Kayasöken, merhum Ahmet Tuna ve Serkan Tuna’nın babaları olan merhum; Avukat Murat Kayasöken’in kayınpederi, Yiğit Kayasöken, Öktem Tuna ve Bilge Su Tuna’nın dedeleriydi. Merhum Ali Tuna, dün Eski Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yen Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
RECEP ZENGİN VEFAT ETTİ
Habiller Köyü sakinlerinden merhum Adem ve Hayriye Zengin’in oğulları. Refika Zengin’in eşi, İbrahim, Hanife ve merhume Hamdiye Zengin’in babaları Recep Zengin 71 yaşında vefat etti. Merhum dün; Habiller Köyü Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Habiller Köyü Mezarlığında toprağa verildi.
KADRİYE ORHAN VEFAT ETTİ
Yıldırım semti sakinlerinden merhum Hacı Mehmet Orhan’ın eşi, Hasan, Hülya ve Recep Orhan, Fatma Gemici ve Sevgi Erol’un anneleri Kadriye Orhan 91 yaşında vefat etti. Tansu ve Buket Gemici’nin de anneanneleri olan merhume dün Akmescit Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Bademlik Mezarlığında toprağa verildi.
ALPASLAN SEVEN VEFAT ETTİ
Kıyık semti sakinlerinden Selma Seven’in eşi, Ali Haluk Seven’in babası, merhum Sabri Adalar’ın damadı Alpaslan Seven 72 yaşında vefat etti. Merhumun cenazesi dün Kıyık Kıyak Baba Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
HÜSEYİN ESPERLİT VEFAT ETTİ
Merhum Mustafa Esperlit ve merhume Hayriye Esperlit’in oğulları, Mine Porna, Emine Özbekrem, Ahmet Esperlit’in kardeşleri Hüseyin Esperlit 64 yaşında vefat etti. Merhum dün; Kıyık Yeni Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Buçuktepe mezarlığında toprağa verildi.

Dokuzdere Göleti’nde çevre seferberliği

5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında, Avrupa Birliği tarafından Interreg NEXT Karadeniz Havzasında Sınır Ötesi İşbirliği Programı çerçevesinde desteklenen Go2Recycling Projesi kapsamında Dokuzdere Göleti’nde çevre temizlik etkinliği gerçekleştirildi.

Güney Edirne Katı Atık Birliği (GÜNEKAB) koordinasyonunda düzenlenen etkinliğe Keşan Belediye Başkanı Op. Dr. Mehmet Özcan, Trakya Üniversitesi Keşan Meslek Yüksekokulu öğrencileri ve öğretmenleri, kurum temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.

Etkinlik kapsamında gölet çevresinde doğaya gelişi güzel bırakılan atıklar toplanırken, çevre bilincinin artırılması ve doğal alanların korunmasına dikkat çekildi.

Etkinlikte konuşan Keşan Belediye Başkanı Op. Dr. Mehmet Özcan, Dünya Çevre Günü dolayısıyla anlamlı bir çalışma gerçekleştirdiklerini belirterek şunları söyledi:

“Bugün 5 Haziran Dünya Çevre Günü. Biz de Avrupa Birliği Projesi kapsamında çalıştığımız Dokuzdere alanındaki piknik bölgesinde Keşan Meslek Yüksekokulu öğrencileri ve öğretmenlerinin katılımıyla çevre temizliği gerçekleştirdik.

Proje tamamlandığında bisiklet ve karavan meraklılarının rahatlıkla konaklayabilecekleri, her türlü ihtiyaçlarına cevap verecek önemli bir alan oluşturulmuş olacak. Bugün de Dünya Çevre Günü kapsamında duyarlılık oluşturmak amacıyla bir program düzenledik. Bölgedeki doğaya gelişi güzel bırakılmış çöpleri topladık, çevremizi temizledik.

Biz iyi bir şey yaptık; ancak bu çöpleri buraya bırakanların da bu konuda düşünmesi gerekiyor. Doğanın içinde vakit geçirip ardından çöplerini bırakarak ayrılmak kabul edilebilir bir durum değil. Temizlik yapmadan önce buradaki görüntü gerçekten içler acısıydı.

Çevre sadece insanlar için değil, herkesin ortak malıdır. Çevremizin kıymetini bilmemiz gerekiyor. Herkesin bu konuda daha duyarlı olmasını diliyorum. Bir ay sonra tekrar buraya gelip çevremizi nasıl koruduğumuzu yeniden göreceğiz. Öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve proje ortağımızın temsilcilerine teşekkür ediyorum.”

Go2Recycling Projesi kapsamında aynı gün Türkiye, Bulgaristan, Romanya ve Gürcistan’da Karadeniz Havzası’nın beş farklı noktasında eş zamanlı çevre temizlik etkinlikleri gerçekleştirildi.

Proje; çevre kirliliği, etkili atık yönetimi eksikliği ve çevre bilinci konularında farkındalık oluşturmayı amaçlarken, doğal ve koruma altındaki alanlarda geri dönüşüm kültürünün yaygınlaştırılması hedefleniyor.

Türkiye’den GÜNEKAB ve Uzunköprü Belediyesi’nin yer aldığı projede; Romanya’dan GalatiTeknopol Derneği, Bulgaristan’dan Sozopol Belediyesi ve Gürcistan’dan İmereti Bilim Adamları Birliği “Spectri” ortak olarak yer alıyor.

Go2Recycling Projesi ile Karadeniz Havzası’nda sürdürülebilir atık yönetimi altyapısının geliştirilmesi, geri dönüşüm farkındalığının artırılması ve yeşil gelecek konusunda toplum bilincinin güçlendirilmesi hedefleniyor.

Romanya’da Türk Dili Günü

Trakya Üniversitesi Balkan Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Sabri Can Sannav, Türkçenin Balkan coğrafyasında yüzyıllar boyunca eğitimden ticarete, devlet yönetiminden edebiyata kadar hayatın birçok alanında varlığını sürdürdüğünü belirtti.

Romanya’da yaşayan Türk toplumunun dil ve kültürel kimliğinin korunmasına dikkat çekmek amacıyla her yıl 5 Haziran’da Türk Dili Günü kutlanıyor. Romanya Parlamentosu tarafından 2016 yılında kabul edilerek resmiyet kazanan bu özel gün, ülkedeki Türk varlığının ve Türkçenin yaşatılmasına yönelik çalışmaların sembolü olarak önem taşıyor.

Türkçe Balkanlar’da Ortak Bir Miras

Romanya’daki Türk varlığının merkezi konumundaki Dobruca bölgesinin tarihsel geçmişine değinen Doç. Dr. Sabri Can Sannav, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonrasında yaşanan göçlere ve nüfus kayıplarına rağmen Türk toplumunun dilini ve kültürel kimliğini korumayı başardığını ifade etti.

Türk Dili Günü’nün yalnızca bir dil bayramı olmadığını vurgulayan Sannav, “Türk Dili Günü, Romanya Türkleri’nin yaklaşık bir buçuk asırdır sürdürdüğü kültürel varlığın, kimlik bilincinin ve dilini yaşatma iradesinin sembolüdür. Dil, bir milletin hafızasıdır. Bu yönüyle Türkçe, Balkanlar’da yalnızca bir iletişim aracı değil; ortak tarihi hafızayı, kültürel etkileşimi ve medeniyet birikimini taşıyan güçlü bir köprüdür” dedi.

Türkçenin günümüzde de Balkanlar’ın farklı ülkelerinde canlılığını koruduğunu belirten Sannav, Romanya’dan Bulgaristan’a, Kuzey Makedonya’dan Kosova’ya kadar geniş bir coğrafyada Türkçe eğitimi ve kültürel faaliyetlerin sürdüğünü söyledi.

Trakya Üniversitesi’nden Balkanlara Katkı

Trakya Üniversitesi’nin Balkanlar ile güçlü tarihî ve kültürel bağlara sahip bir yükseköğretim kurumu olduğunu belirten Sannav, üniversitenin Balkanlar’a yönelik araştırmalar, bilimsel toplantılar, yayın faaliyetleri ve kültürel etkinlikler aracılığıyla Türk dili ve kültürünün yaşatılmasına katkı sunduğunu ifade etti. Türkçe’nin gelecek nesillere aktarılması ve ortak kültürel mirasın korunması amacıyla bölgedeki kurumlarla iş birliklerinin sürdürüldüğünü kaydeden Sannav, Trakya Üniversitesinin Balkanlar ile Türkiye arasındaki akademik ve kültürel bağların güçlendirilmesine yönelik çalışmalarına devam ettiğini belirtti.

Enez’e Kent Konseyi

Enez’de “Kent Konseyi” kurulması çalışmalarını başlatmak, Enez’in acil sorunlarını belirlemek, çözüm yollarını partiler üstü bir anlayışla araştırmak üzere Kartopu Enez Gönüllüleri Derneği Danışma Kurulu 11 Haziran Perşembe günü saat 17.00 de toplanacak.

Toplantıya Danışma Kurulu’nun doğal üyelerinin yanı sıra Enez’deki Oda, Dernek ve siyasi parti Başkan veya temsilcileri, Belediye ve il genel meclis üyeleri ile Site Başkanlarının da katılabileceği toplantıda isteyen herkes dinleyici olarak toplantıyı izleyebilecek.

Toplantı ile ilgili bilgi veren Dernek Başkanı Hasan Akkuş, Enez’in sorunlarını bilsek de tek tek, ayrı ayrı çaba sarf edildiğinde bunu ilgililere duyurmakta başarılı olunamadığını belirterek, “Sorunlarımızın Enez’de yaşayan, siyasi görüş farkı gözetmeksizin herkesin sorunu olduğundan hareketle sesimizi daha gür ve etkili bir şekilde ilgililere duyurulması için toplanıyoruz. Bunun için öncelikle ana sorunlarımızı belirleyerek, tartışıp son şeklini vererek gerekirse hep birlikte ilgililerden randevu alıp Edirne’ye hatta Ankara’ya kadar giderek çözüm aramalıyız” dedi.

Akkuş, Kartopu Derneği Toplantı Salonu’nda yapılacak toplantıya Enez Esnaf Odası, CHP İlçe Başkanlığı, AKP İlçe Başkanlığı’nın Başkan ya da temsilcilerinin katılacaklarını şimdiden bildirdiklerini, diğer siyasi parti ve site Başkanlarından haber beklediklerini sözlerine ekledi.

2.Amatör Lig A Grubu’nda bilmece çözülüyor

Edirne 2.Amatör Futbol Ligi’nde B Grubu’nda Y. Muhacırspor, C Grubu’nda Keşan Gençordu 1. Amatör Lig’e yükselirken, A Grubu’ndan yükselecek takım ise yarın belli olacak.

A Grubu’nda 14 puanla averajla lider durumda bulunan 25 Kasım, puan cetvelinin 3’üncü sırasındaki Küçükpazar ile karşılaşırken, aynı puana sahip ikinci sıradaki İstasyonspor ise son sıradaki Hıdırağa ile oynayacak. Her iki takımın da galip gelmesi durumunda 25 Kasım ilk maçta  İstasyonspor’u 3-0 yenip, ikinci maç da 1-1 sona ermesi nedeniyle bu gruptan 1. Amatör Lige yükselecek takım 25 Kasım olacak. 

Edirne 2.Amatör Futbol Ligi’nde B Grubu ikincisi Beyendik ve C Grubu ikincisi Havsaspor play-off oynama hakkını elde ederken A Grubu’nun ikincisi de yine yarın belli olacak.

A Grubu’nun birincisinin belli olmasının ardından 1. Amatör Küme’ye çıkan 3 takımdan sonra A Grubu’nun ikincisinin belli olmasıyla 3 grup ikincisi arasında oynanacak play-off maçları ile 1. Amatör Lig’e yükselecek 4’üncü takım da belli olmuş olacak.

SON HAFTA PROGRAMI

25 Kasım – Küçükpazar         

Saraçhane 1 – 15.00

Hıdırağa – İstasyonspor

TÜFAD 50. Yıl – 15.00         

U11 Ligi’nde 2. hafta mücadelesi

Edirne’de geçtiğimiz Çarşamba günü başlayan U11 Futbol Ligi’nde 2025-2026 sezonunun 2. hafta programında yer alan 9 karşılaşma bugün oynanacak.

Edirne U11 Futbol Ligi’nde A ve B gruplarındaki 6 karşılaşma Saraçhane sahasında oynanırken, c Grubu’ndaki 3 karşılaşmadan 2’si Keşan, 1’i de Uzunköprü’de yapılacak.

2. HAFTA PROGRAMI

A Grubu:

Şükrüpaşa – Şükrüpaşa Atletik

Saraçhane 1 – 14.00

Yıldırım GB – 25 Kasım

Saraçhane 1 – 15.30

Trakya Kartalları – Çınar

Saraçhane 1 – 17.00

B Grubu:

Havsa – Aslantepe

Saraçhane 2 – 14.00

Sancaktar – Alsancak

Saraçhane 2 – 15.30

Edirnespor – Edirne Birlik

Saraçhane 2 – 17.00

C Grubu:

Keşan Gençlerbirliği – Keşan Zafer

Keşan Sen. – 14.00

Keşan Gençordu – Uzunköprüspor

Keşan Sen. – 15.30

Keşan Gençordu

Uz. Veteranlar – İpsala

Uz. Sen. – 14.00

İLK MAÇLAR

A Grubu:

25 Kasım 0-10 Trakya Kartalları

Şükrüpaşa Atletik 0-1 Yıldırım GB

Çınar 0-8 Şükrüpaşa

B Grubu:

Aslantepe 1–1 Edirnespor

Alsancak 20–0 Havsa

Edirne Birlik10-0  Sancaktar

C Grubu:

Keşan Zafer 1-5 Keşan Gençordu

Uzunköprüspor 1-4 Uz. Veteranlar

İpsala 2-7 Keşan Gençlerbirliği