Keşan Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından Yayla Sahili’nde asfaltlama çalışmaları başladı. Yaz sezonu öncesinde ulaşım konforunu artırmak ve bozulan yol yüzeylerini yenilemek amacıyla başlatılan çalışmalar, Yayla Sahili’nin ardından Keşan ilçe merkezinde de devam edecek.program doğrultusunda yaklaşık 25 bin metrekarelik alanda yol iyileştirme çalışması yapılacak.
Keşan Belediyesi tarafından hazırlanan program kapsamında, kent genelinde yol kalitesinin yükseltilmesi ve vatandaşların daha güvenli ulaşım sağlaması amacıyla kapsamlı bir asfaltlama çalışması yürütülecek. Çalışmalar çerçevesinde özellikle yoğun kullanılan cadde ve sokaklarda asfalt yama, bakım, onarım ve yenileme işlemleri gerçekleştirilecek.
Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerinin koordinasyonunda yürütülecek çalışmalar kapsamında toplam 7 bin ton asfalt kullanılacak. Program doğrultusunda yaklaşık 25 bin metrekarelik alanda yol iyileştirme çalışması yapılacak. Yol yüzeylerinde meydana gelen deformasyonların giderilmesi, sürüş güvenliğinin artırılması ve ulaşım ağının daha modern bir yapıya kavuşturulması hedefleniyor.
Yayla Sahili’nde başlayan asfaltlama çalışmalarının planlanan takvim doğrultusunda tamamlanmasının ardından ekipler, Keşan merkezde belirlenen noktalarda çalışmalarına devam edecek. Özellikle trafik yoğunluğunun yüksek olduğu bölgelerde gerçekleştirilecek asfalt yenileme ve yama çalışmalarıyla birlikte kent içi ulaşımın daha konforlu hale getirilmesi amaçlanıyor.
Yetkililer, vatandaşların yaşam kalitesini artırmaya yönelik altyapı ve üstyapı yatırımlarının aralıksız sürdüğünü belirterek, “Kent genelinde ulaşım altyapısını güçlendirmek ve vatandaşlara daha güvenli yollar sunmak amacıyla yol bakım, onarım ve asfaltlama çalışmalarını belirlenen program dahilinde sürdürmeye devam edeceğiz.” dedi.
AK Parti Edirne Merkez İlçe Başkanı Engin Makak, “Edirne halkının parası yap-boz tahtası değildir” dedi. Başkan Makak, Edirne’nin en kritik noktalarından biri olan Kıyık Caddesi’nde geçtiğimiz yıl büyük tartışmalarla inşa edilen yüksek beton refüjün, Edirne Belediyesi tarafından tamamen yıkılarak sil baştan yeniden yapılmasına tepki gösterdi. Yaşanan süreci plansızlığın, savurganlığın ve kamu zararının en net vesikası olarak nitelendiren AK Parti Edirne Merkez İlçe Başkanı Engin Makak, caddede başlayan yıkım ve yeniden yapım çalışmalarını sert bir dille eleştirerek şunları söyledi: Daha Temmuz 2025’te bu ucube refüj buraya dikilirken, esnafımız da mahalle sakinlerimiz de standartlara aykırı olduğunu haykırdı. Yol daraldı, yaşlılarımız karşıya geçemez oldu. Üstelik oraya öyle dik açılı ve sivri betonlar koydular ki, motorcular için en hafif düşme anında bile ölümcül bir tehdit, olası bir kaza veya yangın anında ise araç kapılarının açılmasına engel bir can güvenliği tuzağı oluşturuldu. Hızlarını alamayıp daha işin başında, Ağustos 2025’te bir kısmını kırıp yama yapan yap-boz zihniyeti; bugün ise tüm yapıyı kepçelerle kökten kazıyarak ne kadar haksız ve plansız olduğunu kendi elleriyle tescillemiştir.” HALKIN PARASI Belediye yönetimine kamu kaynaklarının pervasızca harcanması üzerinden sert sorular yönelten Makak, Edirne halkının parasının çarçur edildiğini vurgulayarak, “Buradan belediye yönetimine açıkça soruyorum; Temmuz 2025’te Kıyık Caddesi’ne o yüksek beton barikatları kurmak için Edirne halkının kasasından kaç para çıktı ve henüz bir yıl geçmeden o betonları yıkıp hafriyatını taşımak, ardından da ‘alçak ve estetik olacak’ vaadiyle yenisini inşa etmek için bugün kaç lira harcanıyor? Edirne halkının her bir kuruşunu bu şekilde deneme yanılma yoluyla çarçur etmeye ne hakkınız var? Bu projeyi hazırlayan, onaylayan, teslim alıp hakedişini ödeyen ve şimdi de gözünü kırpmadan yıkan zihniyet, oluşan bu devasa kamu zararının hesabını yargı ve millet önünde mutlaka vermelidir.” ifadelerini kullandı. Belediyenin deneme tahtasına dönen hizmet anlayışını eleştiren Makak, şunları kaydetti: Kendilerini modern şehirciliğin temsilcisi ilan edenlerin, Edirne’yi nasıl bir beton ve israf döngüsüne soktuğu ortadadır. Edirne Belediyesi’nin bu plansız yap-boz süreçlerini gördükçe, artık her adımlarında kendilerine meşhur yarışma programlarındaki gibi ‘Bu son kararınız mı?’ sorusunu yöneltmek zorunda kalacağız herhalde. Kamu kaynaklarının bu şekilde heba edilmesine asla sessiz kalmayacağız. Kıyık esnafının ve Edirne halkının hakkını sonuna kadar savunarak bu israf döngüsünün takipçisi olacağımızın bilinmesini istiyorum.
Marmara kıyısındaki Beylikdüzü ile iç kesimdeki Bağcılar, haritada yan yana duran ama hurda üretim biçimi birbirinden uzak iki ilçe. Beylikdüzü’nde 2000’lerden sonra yapılan siteler, balkon kapatma sökümleri ve kıyı nemine maruz cephe yenilemeleri alüminyum ile demiri bir arada üretiyor. Bağcılar’da ise 1980’ler stoku, dar sokaklar ve küçük imalathaneler farklı bir hurda karışımı ortaya çıkarıyor. Beylikdüzü hurdacı arayan biri geniş site otoparkı ve yük asansörü düşünürken, Bağcılar hurdacı hizmetinde panelvan ve iki turlu toplama sık gündeme gelir.
Beylikdüzü’nde metal artığı hangi işlerden geliyor?
Adnan Kahveci, Barış ve Büyükşehir mahallelerinde site yönetimleri toplu doğrama yenilemesi yaptığında alüminyum profil tonajlı çıkar. Kıyı bandına yakın Dereağzı ve Cumhuriyet mahallelerinde nem, açık alanda bekleyen hurdanın paslanmasına yol açar; hurda örtülmeli veya kapalı alanda biriktirilmeli. Beylikdüzü hurdacı firmaları site giriş kuralları ve otopark rezervasyonu için randevu öncesi bilgi ister.
Balkon kapatma sökümünde demir konstrüksiyon ile cam birlikte verilirse hem tartım zorlaşır hem sınıf düşer. Camlar ve contalar ayrılmalı; metal kısım tek başında tartılmalı. Petek değişim dönemlerinde — genelde eylül–kasım arası — Beylikdüzü hurdacı talebi belirgin artar; randevu iki hafta önceden alınması gecikmeyi önler.
Bağcılar’da hurda toplama zorlukları
Bağcılar’da Yoğurtçular, Kirazlı ve Güneşli mahallelerinde park yasağı ve dar sokak büyük kamyonu engelleyebilir. Bağcılar hurdacı ekipleri bu bölgelerde panelvan veya sabah erken saat toplama planlar. Küçük atölyelerde sac ve profil parçaları haftalık birikir; düzenli program atölye sahibine öngörülebilir gelir sağlar.
Bağcılar’da kentsel dönüşüm alanlarında moloz ile metal karıştırılırsa hurda tamamen kaybolur. Yönetim kurulu söküm başlamadan önce ayrı konteyner ayırmalı; Bağcılar hurdacı firmasıyla toplama günü yazılı teyit edilmeli. Bağcılar’ın sanayi bandında talaş ve makine hurdası da çıkar; bu profil Beylikdüzü’ndeki konut hurdasından farklı fiyatlandırılır.
İstanbul Hurdacı piyasasında batı hattı
İstanbul Hurdacı firmalarının batı hattı rotası Beylikdüzü, Bağcılar, Esenyurt ve Avcılar’ı kapsar. Aynı gün iki ilçeden teklif almak karşılaştırma için faydalı olabilir; ancak tonaj, sınıf ve tartım yeri aynı olmalı. Telefonda “demir X lira” denmesi yeterli değil; hangi demir sınıfı olduğu netleştirilmeli.
Hurdacı seçiminde lisans belgesi, kantar kullanımı ve anında ödeme üç temel kriter. Kayıt dışı toplayıcılar özellikle küçük hacimli satıcılarda kantarsız tartım veya eksik ödeme şikâyeti bırakabiliyor. Fiyat kadar süreç şeffaflığı önemli.
Fiyatı etkileyen unsurlar
Uluslararası metal borsası kotasyonları ve döviz kuru günlük fiyatı belirler. İnşaat demiri, sac, boru ve karışık demir aynı gün farklı fiyatlanır. Bakır hurdasında soyma işlemi yapılmış tel ile kablo halindeki bakır arasında ciddi fark vardır. Beylikdüzü’nde alüminyum doğrama sökümü yaygın olduğundan alüminyum sınıfı ayrı sorulmalı.
Nemli, paslı veya moloza karışık hurda tartımda düşük banda düşer. Teslim öncesi hurda kuru, ayrılmış ve mümkünse tartıma hazır halde olmalı. Büyük partilerde — özellikle site toplu sökümünde — teslim gününden bir gün önce fiyat teyidi alınması önerilir.
Pratik teslim hazırlığı
Demir, bakır ve alüminyumu birbirinden ayırın. Kabloyu demir yığınına atmayın. Hurdayı yağmurdan koruyun. Büyük parçalar için vinç ihtiyacını randevu öncesi bildirin. Teslim anında tartım fişindeki kilo ve sınıfı okuyun; ödeme yapılmadan fişi bırakmayın.
Tekhurdametal.com iletişim
Tekhurdametal.com, Beylikdüzü hurdacı ve Bağcılar hurdacı bölgelerinde hurda türleri ve teslim öncesi hazırlık rehberi sunar. 0534 704 26 91 hattından randevu, fiyat teyidi ve toplama planı için ulaşılabilir.
Sık sorulan sorular
Beylikdüzü’nde site toplu hurda satabilir mi? Evet; tonajlı teslimde kilo başı fiyat genelde daha iyidir.
Bağcılar’da kamyon giremeyen sokağa ne yapılır? Panelvan veya iki turlu toplama planlanır.
Hurdacı ödemeyi ne zaman yapar? Anında ödeme şartı randevu öncesi yazılı teyit edilmeli.
Alüminyum doğrama nasıl teslim edilmeli? Cam ve contalar ayrılmalı; profil tek başına tartılmalı.
Sonuç
Beylikdüzü hurdacı kıyı bandı ve yeni site odaklı, Bağcılar hurdacı dar sokak ve yoğun atölye odaklıdır. İstanbul Hurdacı ağından hizmet alırken ilçe koşulları ve hurda türü birlikte değerlendirilmeli. Tekhurdametal.com ve 0534 704 26 91 bilgi ve randevu için kullanılabilir.
Edirne’de, lise bahçesinde tartıştığı Gülden Coni’yi, 30 bıçak darbesiyle öldüren ve yargılandığı davada 19 yıl hapis cezası alan E.A.’nın, cinayet delillerini yok ettiği, gizlediği ve değiştirdiği iddiasıyla ailesinin de yargılanmasına başlandı.
Olay, 5 Nisan 2025’te Çavuşbey Mahallesi Horozlu Bayır Sokak’taki Edirne Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin bahçesinde meydana geldi. Okul bahçesinde hareketsiz yatan kişiyi görenler, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbarla adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekibinin kontrolünde, Gülden Coni olduğu tespit edilen çocuğun bıçaklanarak öldürüldüğü belirlendi.
Olaya ilişkin soruşturmada cinayet şüphelisi E.A. yakalanıp gözaltına alındı. E.A. işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı nöbetçi hakimlik tarafından tutuklandı. Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, E.A. hakkında, ‘Tasarlayarak, canavarca hisle, eziyet çektirerek, çocuğa beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak kişiye karşı kadını kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. İddianamede ayrıca E.A.’nın 15 yaşında olması nedeniyle TCK’nın 31/3 maddesi uyarınca indirime gidilmesi, 18 yıldan 24 yıla kadar hapisle en üst sınırdan cezalandırılması talep edildi.
19 YIL HAPİS CEZASI ALDI
Davanın Edirne 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde 26 Eylül’de görülen ikinci duruşmasında sanık E.A. hakkında önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Ardından heyet, E.A.’nın 15 yaşında olması nedeniyle cezayı indirip, ‘Çocuğa ve kadına karşı tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan 20 yıl hapis verdi. E.A. hakkında haksız tahrik ve iyi hal indirimi uygulanmadı. Karar, Coni’nin ailesi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile E.A.’nın avukatları tarafından Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi’nde istinafa taşındı.
Tarafların taleplerini değerlendiren mahkeme, E.A. hakkında verilen hükmün bozulmasına karar verdi. Kararın ardından E.A.’nın 12 Şubat’ta yeniden yargılanmasına başlandı. Edirne 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada mahkeme, E.A. hakkında daha önce verilen ‘tasarlama’ hükmünü kaldırarak, ‘Çocuğa ve kadına karşı kasten öldürmek’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Yaşı küçük olduğu için E.A.’nın cezası 19 yıla düşürüldü.
AİLESİ HAKİM KARŞISINDA
Olayla ilgili cinayet delillerini yok ettiği, gizlediği ve değiştirdiği iddiasıyla E.A.’nın ailesinin de yargılanmasına başlandı. Edirne 3. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki ilk duruşmada, baba D.A. ve diğer aile bireyler dinlendi. Mahkeme, sanıkların tutuksuz yargılanma halinin devamına karar verdi. Duruşma, ileri bir tarihe ertelendi.
‘ADALET TOPLUMUN VİCDANINDA DA YERİNİ BULMALIDIR’
Öte yandan Cumhuriyetin Özgür Kadınları Derneği de davayı takip etti. Dernekten yapılan açıklamada, bir kadının yaşam hakkının elinden alınmasının yalnızca bireysel bir suç olmadığına dikkat çekilerek, toplumun vicdanını yaralayan ağır bir insanlık suçu olduğu belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bu nedenle kadın cinayetlerinde adaletin eksiksiz tecelli etmesi, yalnızca faili değil, suça yardım edenleri, suçluyu koruyanları ve gerçeğin ortaya çıkmasını engellemeye çalışanları da kapsamalıdır. Bizler, kadınların yaşam hakkını savunan bir sivil toplum kuruluşu olarak, hiçbir kadının adının bir dava dosyasına dönüşmediği bir Türkiye için mücadele ediyoruz. Gülden Coni için adalet talebimizi bir kez daha yineliyor; davanın tüm yönleriyle aydınlatılmasını ve sorumluların hak ettikleri cezaları almalarını bekliyoruz. Cumhuriyetin Özgür Kadınları Derneği olarak kadınların sesi olmaya, adalet mücadelelerinde yanlarında durmaya ve hukuki süreçleri takip etmeye devam edeceğiz. Adalet yalnızca mahkeme salonlarında değil, toplumun vicdanında da yerini bulmalıdır.”
Edirne’de Balkan Ülkeleri Dostluk Grubu Gençlik ve Spor Kulübü Derneği (BÜDDER) Başkanı Önder Akdağ, Selimiye’nin UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alınışın 15’inci yılı anısına, 28 Haziran’da ‘Selimiye Farkındalık Koşusu’ gerçekleştirileceğini açıkladı.
BÜDDER tarafından, bu yıl 6 Eylül’de yapılacak Edirne Maratonu tanıtım çalışmaları kapsamında, ‘Selimiye Farkındalık Koşusu’ gerçekleştirilecek. Tarihi caminin UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alınışının 15’inci yılında düzenlenen koşuda, 50 atlet Selimiye Camisi etrafında 15 tur atacak.
‘KONTENJAN 50 KİŞİYLE SINIRLI’
BÜDDER Başkanı Önder Akdağ, 28 Haziran Pazar günü gerçekleştirilecek etkinlikle ilgili bilgi verdi. Koşunun saat 09.00’da başlayacağını belirten Akdağ, “28 Haziran 2026 Pazar günü saat 8’de bu alanda toplanarak 9’da start vereceğiz. Selimiye Camisi’nin UNESCO kültür mirası listesine alınışının 15’inci yılında 15 tur şeklinde bir koşu etkinliği bu. Bir yarış değil. Herkesin katılabileceği, sistem üzerinden bir kayıt oluşturuyoruz. Herkese açık bir koşu etkinliği bu. Katılan bütün katılımcılara hem Selimiye Farkındalık Koşusu’yla ilgili bir katılım sertifikası, hem de birer kupa vereceğiz bugünün anlamına binaen. Bu kapsamda bütün sporseverleri, bu farkındalığın bir parçası olmak isteyen tüm Edirne sevdalılarını, bu etkinlikte Selimiye Meydanı’na bekliyoruz. Katılım kontenjanımız 50 kişiyle sınırlıdır. Bunun da bilinmesinde fayda var diye düşünüyorum” dedi.
Edirne Valiliği Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı bünyesindeki Sosyal Destek Merkezleri’nde (SODAM) Kuran eğitimini tamamlayan 25 kadın kursiyer için hatim programı düzenlendi.
SODAM bünyesinde açılan Kuran kurslarında eğitimini tamamlayan kadın kursiyerler için Taşlık Camisi’nde hatim ve belge takdim programı düzenlendi. Kuran okunmasıyla başlayan program, hatim dualarıyla devam etti. Programa Edirne Vali Yardımcısı Turgut Subaşı, Edirne Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Tezcan Fidan, muhtarlar, öğreticiler, kursiyerler ve çok sayıda vatandaş katıldı.
‘İLK KEZ BİR CAMİDE GERÇEKLEŞTİRİLİYOR’
Etkinlikle ilgili konuşan Vakıf Müdürü Tezcan Fidan, vakıf bünyesinde yürütülen kurslarıyla başarıyla tamamlayan 25 kursiyer için bir arada olduklarını belirterek, “Edirne Valiliği Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfımıza bağlı üç adet SODAM merkezimiz bulunmaktadır. Bu merkezlerimizden ikisinde yürütülen ve geçtiğimiz ekim ayında başlayan Kuran kurslarımızın tamamlanması dolayısıyla bugün belge takdim töreni ve hatim programı düzenliyoruz. Bu programı ilk kez bir camimizde gerçekleştiriyor olmaktan dolayı ayrıca mutluluk ve heyecan duyuyoruz. Kurslarımızı başarıyla tamamlayan toplam 25 kursiyerimiz bulunuyor. Bugün burada hatim duaları yapılacak, ardından da kursiyerlerimize başarı belgeleri takdim edilecek” dedi.
‘SODAM’LAR HANIMEFENDİLERİN EN KIYMETLİ YAŞAM ALANIDIR’
Hatim duasının ardından katılımcılara hitap eden Vali Yardımcısı Turgut Subaşı da, kursiyerleri tebrik ederek, “SODAM merkezimizde düzenlenen Kuran kursumuzun hatim programını biraz önce dualar eşliğinde hep birlikte gerçekleştirmiş olduk. Rabbim niyetlerinizi, ibadetlerinizi ve amellerinizi kabul eylesin. Ben de bu vesileyle kurs boyunca göstermiş olduğunuz ilgi, alaka, katılım, gayret ve özveriden dolayı hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, sizleri gönülden tebrik ediyorum” diye konuştu.
‘KURUMLARIMIZ BİZE HER ZAMAN KATKI SAĞLIYOR’
Devlet olarak her türlü imkânı sunmaya çalıştıklarını kaydeden Subaşı, “Müftülüğümüz kurslarımızla ve personeliyle destek vermektedir. Halk Eğitim Merkezimiz, Milli Eğitim Müdürlüğümüz ve ihtiyaç duyduğumuz tüm kurumlarımız bizlere her zaman katkı sağlamaktadır. Bizim temel amacımız sizlerin ufkunu genişletmek, kendinize olan güveninizi artırmak, mutlu ve üretken bireyler olarak hayatınızı sürdürmenize katkı sunmaktır” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından Kuran kursunu başarıyla tamamlayan 25 kadın kursiyere başarı sertifikaları ve hediyeleri Vali Yardımcısı Turgut Subaşı ile Vakıf Müdürü Tezcan Fidan tarafından takdim edildi.
Kırkpınar Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nurper Özbar, uluslararası voleybolun en prestijli organizasyonlarından biri olan Uluslararası Voleybol Federasyonu (FIVB) Voleybol Milletler Ligi (VNL) kapsamında önemli bir göreve layık görüldü.
FIVB tarafından yapılan görevlendirme kapsamında Özbar, Ankara’da gerçekleştirilecek VNL 2. Hafta müsabakalarında hakem olarak görev yapacak.
FIVB tarafından gerçekleştirilen bu görevlendirme; Prof. Dr. Özbar’ın uluslararası voleybol camiasındaki saygınlığını, mesleki deneyimini ve hakemlik alanındaki yetkinliğini ortaya koyarken, aynı zamanda Fakültenin spor bilimleri alanında ulusal ve uluslararası düzeydeki çalışmalarının da önemli bir göstergesi olarak değerlendirildi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) il başkanları, parti genel merkezi önünde yaptıkları ortak basın açıklamasında, 21 Mayıs tarihinde siyasi bir talimat sonucunda verilen ‘mutlak butlan’ kararının ülkemizin siyasi tarihine kara bir leke olarak geçtiğini belirterek, Olağanüstü Kurultay’ın bir an önce gerçekleştirilmesi için topladıkları imzaları muhataplarına teslim etti.
CHP İl Başkanları adına Eskişehir İl Başkanı Av. Talat Yalaz, burada yaptığı açıklamada, “Butlan kararı partimizin iktidar yürüyüşünü durdurmayı hedefleyen siyasi bir müdahale olduğu gibi aynı zamanda tüm yurttaşların seçme ve seçilme hakkını hedef almış, çok partili demokrasinin ve anayasal düzenin temellerini sarsmıştır” diyerek şunlara yer verdi:.
“Hedef sandıktır. Hedef milli iradedir. Hedef demokrasi kazanımlarıdır.
Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi örgütünü ve üyelerini temsil eden İl Başkanları olarak, bu kara lekeyi ortadan kaldırmak için, sarsılmaz bir bütünlük içerisinde, ülkemize ve milletimize karşı olan sorumluluğumuzu yerine getiriyoruz.
Bizim hikayemiz, saray odalarında ya da kapalı kapılar ardında ya da mahkeme koridorlarında yazılmamıştır. Bu partinin temelinde, ilk kurultayımız kabul ettiğimiz Sivas Kongresi’nin bağımsızlık ateşi, ulusal onuru ve işgale boyun eğmeyen iradesi vardır.
Saray tarafından kurgulanmış bu karanlık oyunu bozmanın yegane yolu zaman kaybetmeksizin Kurultayımızın bir an önce toplanmasıdır. Bu bağlamda bugün 81 ilden gelen il başkanlarımız ve temsilcilerimizle birlikte topladığımız imzaları muhataplarına teslim etmiş bulunuyoruz.
830 kurultay delegemizin noter beyanlı imzalarını, 170 İstanbul kurultay delegemizin kurultay isteyen imzalı irade beyanlarıyla birlikte 1003’ün kurultay iradesini net bir şekilde ortaya koymuştur. 2023 Kasım kurultayının ilk turunda Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’e 682 oy verildiğini özellikle vurgulamak isteriz. Bu imzaları yalnızca Kurultay delegelerimiz, örgütlerimiz ve üyelerimiz adına değil; hangi görüşten olursa olsun partimize yönelik bu siyasi müdahalenin karşısında duran on milyonlarca yurttaşımız adına teslim ediyoruz.
Birileri tarafından; mahkeme kararının ve tedbir kararının olağanüstü kurultay yapılmasına engel olduğuna ilişkin iddialar hukuken gerçeği yansıtmamaktadır. Türkiye’nin 32 kamu hukuku hocasının imzası ile ( profesörler, doçentler, kanunun yapım aşamasında komisyonda yer alan hukukçu hocalarımız, hukuki mülahazalarda görüş ve bilgisine başvurulan kıymetli akademisyenlerimiz) yayınlanan mütaala elimde, birer suret yukarıya teslim edilmiş durumda. Türkiye’nin bütün hukukçuları ve bu metinler açıkça tedbir kararının olağanüstü kurultay yapılmasına engel olmadığını hatta ve hatta tedbirin kurultay yapılmasını ivedi ve zorunlu kıldığını göstermektedir. Buna ilişkin yargı kararı ve anayasa mahkemesi kararları da açıktır ve bu olağanüstü kurultayın yapılmasının önünde hukuki hiçbir engel yoktur.
Yaşananlar parti içi bir mesele değildir. Mesele Erdoğan ve millet arasındadır. Saray iktidarı siyasi yargı yoluyla partimize hukuk dışı bir müdahalede bulunmuştur. Amaç Cumhuriyet Halk Partisi’nin teslim alınmasıdır. Amaç CHP’yi majestelerin muhalefeti yapmaktır.
Partimiz tarihi boyunca askeri ve siyasi darbelerle hedef alınmış, mal varlıklarına el konulmuş ve hatta kapatılmıştır. Cumhuriyet Halk Partimiz, örgütünden ve milletten aldığı güçle her türlü anti-demokratik müdahaleyi püskürtmeyi dün başarmıştır. Bugün de partimiz ve milletimiz darbeye teslim olmayacaktır.
Bugün itibariyle yapılması gereken hızlı bir şekilde Olağanüstü Kurultay sürecinin başlatılmasıdır. Kurultayımızın 25 Temmuz 2026 tarihine kadar toplanmaması durumunda, 103 yaşına yaklaşan partimizin tarihinde ilk kez, seçime girme yeterliliğini kaybetme riski söz konusudur.
Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten devraldığımız şiar bugün de yolumuzu aydınlatmaktadır: Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Türkiye’yi kimin yöneteceğine millet karar verir. Cumhuriyet Halk Partisi’ni kimin yöneteceğine üyeleri ve örgütü karar verir.
Bizler 2 milyon Cumhuriyet Halk Partiliyi ve demokrasiden taraf on milyonlarca yurttaşı temsilen irademizi burada bir kez daha ilan ediyoruz.
Genel Başkanımız, Kurultayımız tarafından 4 kez seçilen Sayın Özgür Özel’dir.
Cumhurbaşkanı Adayımız, 15.5 milyon yurttaşın oyuyla aday olan Sayın Ekrem İmamoğlu’dur.
Partimiz, baba ocağımız, Cumhuriyet Halk Partisi’dir.
Pusulamız millettir. Milletin sözü bellidir: Önce Kurultay, sonra iktidar!”
Edirne Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (EDESOB) Başkanı Harun Özen, ekonomik krizin esnaf ve sanatkarları iflasın eşiğine getirdiğine dikkat çekerek, acil bir şekilde desteklenmesi gerektiğini bildirdi.
EDESOB Başkanı Harun Özen, küresel düzeyde yaşanan politik sorunların yol açtığı ekonomik dalgalanmalar, petrol fiyatlarındaki ani artışlar ve savaş olasılıkları ekonomiyi çok zorladığını belirterek şunları söyledi:
“Türkiye ekonomisinde son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon, artan finansman maliyetleri, kira giderleri ve işletme maliyetleri küçük esnaf ve sanatkârlarımızı ciddi şekilde etkilemeye devam etmektedir. Esnaf ve sanatkârlarımız yalnızca kendi işletmelerini değil, aynı zamanda istihdamı, yerel ekonomiyi ve toplumsal dayanışmayı da ayakta tutan en önemli kesimlerden biridir. Ancak son dönemde iş yeri kiralarındaki hızlı artışlar, enerji maliyetleri, sigorta primleri, vergi yükleri ve finansmana erişimde yaşanan güçlükler işletmelerimizin sürdürülebilirliğini zorlaştırmaktadır. Piyasalarda yaşanan daralma ve vatandaşlarımızın alım gücündeki düşüş, özellikle perakende ticaret, hizmet sektörü ve küçük üreticiler üzerinde hissedilir etkiler yaratmaktadır. Esnafımızın büyük bölümü, günlük giderlerini karşılayabilmek ve işletmesini açık tutabilmek için yoğun bir çaba göstermektedir. Kredi maliyetlerinin halen yüksek seviyelerde seyretmesi, işletmelerin yatırım yapmasını ve mevcut faaliyetlerini sürdürmesini güçleştirmektedir. KOBİ ve esnaf kredilerinde faiz oranlarının yüksekliği, finansmana erişimi zorlaştıran temel unsurlar arasında yer almaktadır.” .
Esnaf ve sanatkarların acil bir şekilde desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Edirne Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Harun Özen, “Esnaf ve sanatkârlara yönelik düşük faizli ve uzun vadeli kredi imkanlarının artırılması, vergi ve prim yüklerinin hafifletilmesi, yerel üretim ve yerel esnafı teşvik edecek çalışmaların yapılması esnaf ve sanatkarların kısa vadede nefes almasına yardımcı olacaktır” dedi.
Trakya Üniversitesi, final sınavlarına hazırlanan öğrencilerine destek olmak ve yoğun sınav döneminde moral vermek amacıyla Merkez Kütüphanede çorba ikramı gerçekleştiriyor.
Final haftasında ders çalışmalarını sürdüren öğrencilere yönelik düzenlenen uygulama kapsamında, Merkez Kütüphanede her gün saat 22.00’de sıcak çorba ikram ediliyor. Öğrencilerin uzun süren çalışma saatlerinde ihtiyaç duydukları motivasyona katkı sağlamayı amaçlayan uygulama yoğun ilgi görüyor.
Çorba ikramından yararlanan öğrenciler, sınav döneminde kendilerini düşündüğü için üniversite yönetimine teşekkür ederek uygulamanın kendilerine moral verdiğini ve çalışma süreçlerini desteklediğini ifade etti.
Final dönemi boyunca devam edecek çorba ikramı ile öğrencilerin hem sınav stresinin azaltılması hem de daha verimli bir çalışma ortamının desteklenmesi hedefleniyor