Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

İşçiye ‘hak’ ablukası!

Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde maaşlarını alamadıkları gerekçesiyle eylemlerine 24 gündür devam eden maden işçilerinin, toplu açılış törenine katılmak üzere kente gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslerini duyurmak için çıktıkları yolda Edirne’ye girişleri yasaklandı.

Uzunköprü’de faaliyet gösteren Kiremitçiler Grup’a ait maden ocağında çalışan işçiler, 3 aylık maaşlarını alamadıkları gerekçesiyle Mayıs ayında greve başladı. İşçiler, grevin ardından işten çıkarılmaya başladıklarını iddia ederek, yaşadıkları mağduriyeti dile getirdi. Haklarını aramak üzere grevlerine devam eden işçiler, aynı zamanda video da çekip sosyal medya aracılığıyla tüm Türkiye’den destek beklediklerini belirtti.

Konuya ilişkin Kiremitçiler Grup da sosyal medya hesaplarından basın açıklaması yayınladı. Açıklamada şirketin konkordato ilan ettiği belirtildi. Geride kalan süreçte, maaşlarını halen alamayan işçiler, önce 12 Haziran’da Edirne’de toplu açılış törenine katılacak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kentteki mitingine, ardından 13 Haziran’da Lüleburgaz’a gelecek Özgür Özel’in mitingine katılacaklarını, ardından 14 Haziran’da Ankara’ya yürüyeceklerini açıkladı.

EDİRNE’YE GİDİŞLERİ YASAKLANDI

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkan Erdoğan’ın Edirne’deki mitingine katılmak üzere yola çıkan maden işçilerinin yolu, ilçe çıkışında jandarma ekipleri tarafından kesildi. Alınan kararla, geçişlerinin yasaklandığı kendilerine bildirilen işçiler, yolun açılmasını isteyince, ekiplerle aralarında arbede çıktı. Yaşanan arbedede, maden işçilerinden ikisi gözaltına alındı. İşçiler bunun üzerine, ilçe çıkışında jandarma ekiplerinin ablukası altında oturma eylemine başladı.

OCAK ÖNÜNDE AÇLIK GREVİ BAŞLATILDI

İlçe çıkışında durdurulan işçilerle, eş zamanlı olarak çalıştıkları maden ocağı önünde grevlerine devam eden arkadaşları, gözaltı haberinin ardından açlık grevine başladı. İşçiler, abluka kalkana ve arkadaşları serbest bırakılana kadar açlık grevini sürdüreceklerini açıkladı. 

‘6 ŞUBAT’TA BİZ ORADAYDIK’

Öte yandan, ilçe çıkışında oturma eylemi sürerken, işçilerden birisinin feryadı dikkat çekti. Maden işçisi, 6 Şubat 2023’te 11 ili etkileyen Kahramanmaraş merkezi depremleri hatırlatarak, “6 Şubat’ı yaşayan yok mu burada? Biz oradaydık. Kediyi, köpeği, insanı çıkarmak için oradaydık. Siz kaç gün sonra gittiniz oraya?” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Ehliyetsiz sürücüye 240 bin lira ceza

Olgay GÜLER

Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde polisin durdurduğu araçta, üzerinde ruhsatsız tabancayla yakalanan ehliyetsiz sürücü S.Ç.’ye (38), 240 bin lira ceza uygulandı.

İlçe Emniyet Müdürlüğü Motosikletli Polis Timleri Büro Amirliği ekipleri, şehir merkezinde durumundan şüphelendikleri S.Ç. yönetimindeki aracı durdurdu. S.Ç.’nin üzerinde yapılan aramada ruhsatsız tabanca ele geçirildi. ‘Trafik güvenliğini tehlikeye sokma’, ‘kasten yaralama’, ‘güveni kötüye kullanma’, ‘resmi belgede sahtecilik’, ‘kasten yaralama’ ‘tehdit’, ‘hakaret’ ve ‘açıktan hırsızlık’ suçlarından hakkında 18 dosyası bulunduğu belirlenen S.Ç.’nin ehliyetine de el konulduğu tespit edildi. S.Ç., hakkında Trafik Kanunu’nun ilgili maddelerinden toplam 240 bin lira idari para cezası uygulanarak, gözaltına alındı.

Araç ise trafikten menedilerek, yediemin otoparkına çekildi.

Lady Datejust ve Sky-Dweller ile Karakter Analizi

Lüks Saat Dünyasında İçsel Karakter Yansımaları

Yüksek saatçilik dünyasında aksesuar seçmek, kişinin iç dünyasını dışa ilan etme biçimidir. Bu durumun en seçkin örnekleri Lady Datejust ile Sky-Dweller koleksiyonlarında görülür. Yaşam felsefelerini simgeleyen bu özel seriler, kişisel duruş sergilemek amacıyla tercih edilir. Bir tarafta rafine zevklerin narin yansıması dururken, diğer tarafta dünyayı yönetmeyi hedefleyen stratejik zihniyet yer alır. Bu iki farklı duruş, lüks tutkunlarına geniş ifade alanı ve benzersiz tarz bütünlüğü sunmaktadır.

İçsel Zarafetin ve Rafine Detayların Estetik Gücü

Sessiz ve derinden ifadeyi seven karakterlerin tercihi olan narin seri, şıklığı bağırmadan sunan özel mimariye sahiptir. Küçük kasaya sığdırılan muazzam detaylar, sahibinin hayata karşı özenli yaklaşımını simgeler. Gösterişten uzak çizgiler, lüks saat tutkunlarının ruhsal zenginliğini bileğe taşır. Değerli taşların uyumu, sade yaşam felsefesini benimseyenler için vazgeçilmezdir. Saat ustalarının zarif işçiliği, modelleri sanat eserine dönüştürür. Bu duruş, kullanıcısına yüksek ruhsal tatmin ve nesiller boyu aktarılacak duygusal bağ armağan eder.

Stratejik Düşünce Yapısı ve Küresel Vizyonun Simgesi

Büyük planlar yapan, zamanı geniş perspektiften yönetmek isteyen karakterler ise karmaşık mekanizmalara yönelirler. Kadranın merkezinde konumlanan dairesel göstergeler, sahibinin sistemli düşündüğünün somut göstergesidir. Kıtaları aşan vizyona sahip liderler, bu iddialı duruşu içsel güçlerinin parçası kabul ederler. Karmaşık mekanik yapının sunduğu düzen, hayat koşturmacasında denge unsuru vazifesi görür. Gücü bileğinde hissetmek isteyenler için bu tasarımlar, sahibine kalıcı liderlik prestiji ve küresel düzeyde güçlü özgüven kaynağı sağlar.

Zanaatkarlık Psikolojisi ve Mikro Parçaların Sessiz Uyumu

Mekanik saatlerin iç dünyasında saklanan deha, insan zihninin karmaşık problemleri çözme yeteneğine olan hayranlığın ürünüdür. Mikro bileşenlerin tam senkronizasyon içinde çalışması, sabrın en üst düzeydeki ifadesidir. Saat ustalarının ömrünü adadığı kalibreler, derin entelektüel birikim barındırır. Takvim çarklarının kusursuz iş birliği, hayattaki düzen arayışımıza mekanik yanıt verir. Bu derinliği takdir eden kullanıcılar, saatlerinde sanatsal zirveyi taşırlar. Bu farkındalık, kullanıcılara yüksek entelektüel haz ve değişmeyecek saygı mirası sunar.

Malzeme Felsefesi ve Zamana Karşı Direnen Kimlik

Lüks saatlerde tercih edilen materyaller, sahibinin kalıcılığa verdiği önemi yansıtan güçlü göstergelerdir. Laboratuvarlarda titizlikle üretilen altın alaşımları ve çelik yüzeyler, yıllar geçse bile kimliğinden ödün vermez. Çizilmelere karşı koruma sağlayan safir kristal cam yapısı, zorluklara karşı dik durmayı simgeler. Kasayı çevreleyen vidalı sistemler ise içteki mekanizmayı dış dünyadan uzak tutar. Malzemedeki seçkinlik, saatin değerini zirvede tutar. Kaliteli materyal seçimi, sahibine kalıcı görsel ihtişam ve geleceğe uzanan güçlü finansal kalkan kazandırır.

Horoloji Dünyasında Kendini Gerçekleştirme Yolculuğu

Doğru lüks saat seçimi, bireyin kişisel olgunlaşma yolculuğunda ulaştığı ödüllendirme anıdır. Yaşam biçiminize ve hedeflerinize en uygun modeli belirlemek, derin içsel gözlem gerektirir. Bileğinizin ölçülerine tam uyum sağlayan model, dış dünyaya bıraktığınız izi kalıcı hale getirir. Bu süreçte acele etmeden, modellerin arkasındaki hikayeleri öğrenerek ilerlemek en doğru yöntemdir. Uzman danışmanlardan destek almak, doğru kararı vermenizi kolaylaştırır. Bu bilinçli adım, size doğru yaşam boyu memnuniyet ve geleceğe bırakılacak kıymetli aile yadigarı sağlayacaktır.

Sonuç

Özetlemek gerekirse, yüksek saatçilik dünyasının bu iki saygın serisi, insan karakterinin farklı yönlerini estetik sanat eseri olarak somutlaştırır. Detaylardaki içsel zarafet ile küresel vizyonun getirdiği stratejik gücün bilekteki duruşu apayrıdır. Üstün malzeme kalitesi ve yatırım gücü sayesinde bu modeller, sıradan aksesuardan çok öteye geçer. Zamanı rafine şekilde hissetmek ve imzanızı dış dünyaya asaletle sunmak için bu özel tasarımlara yer verebilir, şıklığı her an ayrıcalıklı biçimde yaşayarak lüksün tadını en üst seviyede çıkarabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Lady Datejust hangi karakter yapısına hitap eder? Rafine ve içsel zarafete önem veren karakterlere hitap eder.

Sky-Dweller modelinin temel felsefesi nedir? Küresel vizyona sahip liderlerin stratejik felsefesini yansıtır.

Mekanik saatlerdeki mikro parçaların uyumu neyi simgeler? İnsanın karmaşık sorunları çözme yeteneğini ve disiplini simgeler.

Lüks saatlerin su geçirmezliğini korumak için ne yapılmalıdır? Kurma kollarının ve vidalı sistemlerin tam kapalı tutulması gerekir.

Safir kristal camların günlük hayattaki en büyük avantajı nedir? Çizilmelere karşı direnç gösterer kadranın berrak kalmasını sağlamaktır.

Otomatik saat mekanizmaları çalışmak için neye ihtiyaç duyar? Pile ihtiyaç duymadan, bileğinizin doğal hareketinden enerji alırlar.

Doğru saat seçimi yaparken ilk olarak neye dikkat edilmelidir? Kiisel tarzınıza ve karakterinizi yansıtacak felsefeye dikkat edilmelidir.

Lüks saatlerin yatırım aracı olarak görülmesinin sebebi nedir? Malzeme kalitesi ve yoğun talep nedeniyle zamanla değer kazanmalarıdır.

Saat yüzeylerinin temizliği evde neyle yapılmalıdır? Kimyasal maddelerden uzak durulmalı, sadece yumuşak bezler seçilmelidir.

Bu değerli modeller sonraki kuşaklara miras bırakılabilir mi? Üstün dayanıklılık standartları sayesinde aile mirasına rahatlıkla dönüşebilirler.

Bu makalenin hazırlanmasında kullanılan kaynaklar:

‘Selimiye’ye 100 sene daha kazandırdık’

Olgay GÜLER

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, restorasyonu tamamlanan Selimiye Camisi’nin ibadete açılışı ile yapımı tamamlanan diğer tesis ve projelerin toplu açılışına katılmak üzere Edirne’ye geldi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, Selimiye Camisi’nin restorasyonun ardından yeniden ibadete açılışı, yapımı tamamlanan diğer tesis ve projelerin toplu açılışı ve anahtar teslim töreni için Edirne’ye geldi. Şükrüpaşa Stadı’na helikopterle inan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, Edirne Valisi Yunus Sezer ve protokol üyeleri karşıladı. Erdoğan’a, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Çevre, Şehirlik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı eşlik etti. Erdoğan kentte ilk olarak, restorasyonu tamamlanan, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ndeki Selimiye Camisi’nde Cuma namazını kıldı. Erdoğan, namazın ardından Selimiye Camisi meydanında hazırlanan tören alanında vatandaşlara seslendi.

‘GÖNLÜMÜZDE EDİRNE’NİN ÖZEL BİR YERİ VAR’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Edirne’yi hürmetle selamladığını belirterek, “Bayrak şairimiz Arif Nihat Asya’nın o muhteşem tarifiyle, minarelerinden en tatlı ezanların, dallarından güvercin ‘hu hu’larının, çinilerinden sümbül kokularının geldiği Edirne’yi bugün bir kez daha hürmetle selamlıyorum. Görenlerin, bilenlerin, yolu bu şehre düşenlerin, ‘Edirne öylesine bir şehirdir ki ne eşi vardır, ne benzeri; toprağı mis, suyu kevserdir’ dediği Edirne’mizde bulunmaktan, Edirneli vatandaşlarımla hasret gidermekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Açılışları hizmetleri, yatırımları vesile kılarak bizi bir kez daha buluşturan Cenabı Allah’a hamdolsun. Edirne’yi vatan yaparak, sanat eserleriyle inci gibi işleyip donatarak, yeni fetihleri hazırlayarak bizlere emanet eden atalarımızın ruhu şad olsun. Edirneli olmak kimliğini, Edirne aidiyetini kalbinin üstünde bir madalya gibi gururla taşıyan tüm kardeşlerime selam olsun. Sizlerin şahsında; Yahya Kemal’in Türk devletinin menşei olarak gördüğü başkentlerin anası, Edirne’nin her ilçesinde, her mahallesinde yaşayan kardeşlerime selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum. Aşkınız için, ahde vefanız için bize gösterdiğiniz bu teveccüh için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Rabbim sizlerden razı olsun. Görenlerin, bilenlerin, özellikle de şunu biliniz ki siz bu kardeşinizi nasıl seviyorsanız, bizim de gönlümüzde Edirne’nin özel bir yeri var. Bizim Edirne’ye muhabbetimiz denizler gibidir, bizim Edirne’ye muhabbetimiz ırmaklar gibidir, Meriç gibidir, Tuna gibidir. Özellikle Tunca gibidir. Bizim Edirne’ye muhabbetimiz sıra dağlar gibidir. Bizim Edirne’ye muhabbetimiz Alperenlerin, Akıncıların, çağ açıp, çağ kapayan Fatihlerin, şehri Bayındır kılan mimarların aşkıyla mayalanmıştır. Çünkü Edirne, sıradan bir şehir değil bir cihan imparatorluğunun rüyasını gören, İstanbul’un fethini müjdeleyen, her sokağı tarih sokan bir mekteptir. Edirne Meriç’in huzuru, Tunca’nın zarafeti, Sarayiçi’nin ihtişamıdır. Edirne er meydanlarında asırlardır yankılanan dualardır. Kırkpınar’ın pehlivan nefesi Balkanlar’dan Anadolu’ya uzanan kardeşlik köprüsüdür” dedi.

‘SELİMİYE’YE 100 SENE DAHA KAZANDIRDIK’

Edirne’nin asırlar boyunca Türkiye’nin Balkanlar’a açılan kapısı olduğunu dile getiren Erdoğan, “Kırkpınar’ın pehlivan nefesi, Balkanlar’dan Anadolu’ya uzanan kardeşlik köprüsüdür. Edirne, asırlar boyunca Balkanlar’a açılan kapımız, fetihlerin karargahı, ilmin, sanatın ve mimarinin merkezidir. İşte bugün tarihin huzurunda, ecdadın gölgesinde, Edirne’ye Osmanlı’nın kadim payitahtına, Balkanlar’ın mütevazı ama haşmetli kapısına, birbirinden güzel eserler kazandırmanın bahtiyarlığını yaşıyoruz. Tören alanımıza gelmeden evvel Selimiye Camii’ndeydim. Selimiye; Mimar Sinan’ın yüksek sanat dehasının taşa mermere, zamana ve mekana işlendiği muhteşem bir eser. Gökyüzüne uzanan o dört zarif minaresiyle, bu toprakların ebediyen Türk-İslam yurdu olduğunu gösteren, tapu senedimizdir. Mimar Sinan’ın ustalık eserim dediği Selimiye’yi bakınız merhum Arif Nihat Asya nasıl tarif ediyor; ‘Selim’lerden kalma muhteşem miras, Sinanlardan kalma şanlı hediye, kuvvetin tuğrası, sanatın mührü, kubbeler kubbesi bir Selimiye. Kükreyen, şahlanan, koşan, atılan, o mutlu yiğitler, o mutlu iman, sınırlar aşmayı kuşlardan değil, öğrenirdi senin ezanlarından.’ Şu anda karşımda muhteşem bir katılım var. Emniyetten aldım, katılım ne kadar? Ne dersiniz? Ben emniyetten aldığımı söyleyeyim; 32 bin kişi şu anda karşımda. Türk İslam mimarisinin değil aynı zamanda dünya mimarisinin de en estetiği eserlerinden biri olan Selimiye Camii’ni aslına uygun şekilde restore ederek hamdolsun bugün yeniden ibadete açtık. Dört yıl süren restorasyon sürecimiz 450 yıllık vadesindeki en kapsamlı onarım çalışması oldu. Camimizin restorasyonu seçkin isimlerin yer aldığı bilim kurulumuzun rehberliğinde Vakıflar Genel Müdürlüğü’müz tarafından yürütüldü. Kalem işlerinden taş dokusuna, iç mekan düzenlemelerinden, çevre ihyasına kadar, her adımda eserin aslına sadık kalınması esas alındı. Yapıya zarar veren eski çimentolu uygulamalar temizlenirken ana kubbe, minareler ve statik sistemlerin tamamında güçlendirmeler yapıldı. Cümle kapısından müezzin mahviline, mihrap çivilerinden ahşap doğramalarına kadar tabiri caizse dokunulmadık, restore edilmedik, temizlenmedik, güçlendirilmedik, tek bir nokta dahi bırakmadık. Balkan Savaşları sırasında Bulgar kuvvetlerinin ateşi sonucu gülle isabet eden ve cami cephesinde iz bırakan bölüme ise özellikle dokunmadık. Bu topraklarda verdiğimiz zorlu mücadelelerin canlı şahidi olarak o izi aynen muhafaza ettik. Yaklaşık 450 milyon liraya mal olan restorasyon çalışmasıyla; Selimiye’ye Allah’ın izniyle bir 100 sene daha kazandırdığımıza inanıyoruz. Hayırlı uğurlu olsun. Emeği geçenleri tebrik ediyorum. Rabbim minarelerinden ezanı Muhammedileri, kubbelerinden Kuranı Kerim tilavetlerini eksik etmesin diyorum” diye konuştu. 

‘EDİRNE SARAYI’NIN 2027 SONUNA DOĞRU AÇILIŞINI YAPACAĞIZ’

Kentte, yeniden ihyasına başlanan Edirne Sarayı’nın, 2027 yılının sonunda açılışını yapacaklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burada şu müjdeyi de vermek istiyorum. Şehrimizin bir diğer sembolü 93 Harbi’nde infilak ettirilmek suretiyle yıkılan tarihi Edirne sarayımızdı. Yıllarca ihmal edilen ve hayvanların otlak alanı olarak kullanılan Edirne sarayını ve bahçelerini inşallah yeniden ayağa kaldırıyoruz. Talimatım doğrultusunda Milli Saraylar Başkanlığımız çalışmalara başladı. Avrupa’nın en büyük ihya projesiyle inşallah 2027 yılının sonuna doğru Edirne sarayının açılışını yapacağız. Sarayın ihyasıyla inanıyorum ki Edirne yeni bir çehreye bürünecek, 150 yıl önceki ihtişamına yeniden kavuşacak. Sizin aşkınız, sizin coşkunuz hiçbir yere benzemez. Mehter marşımızdan rahatsız olan tarih bilmez, ecdat bilmez şuursuzlara rağmen tarihi ve mimari yadigarlarımıza sahip çıkmaya inşallah devam edeceğiz” şeklinde konuştu. 

‘EDİRNE’DE BÖLGE İDARE MAHKEMESİ’Nİ KURDUK’

Edirne’ye projelerle geldiklerini belirten Erdoğan, “Kıymetli kardeşlerim, bugün Edirne’ye elimiz dolu dolu geldik. İçişleri’nde toplam bedeli 1,1 milyar lirayı bulan projeleri, Milli Eğitim’de toplam 670 milyon yatırım tutarına sahip 7 okulu, aile ve Sosyal Hizmetler’de 75 milyon lira değerinde 2 eseri şehrimize kazandırıyoruz. İstikbalimizin güvencesi olan gençlerimizi geleceğe hazırlamak için yoğun bir çaba içindedir. Gençlik ve Spor’da içinde semt sahaları, kamp alanları, öğrenci yurtları ve statların da olduğu toplam 1,3 milyar lira değerinde 27 yatırımı Edirne’mize kazandırıyoruz. Kültür ve Turizm alanında Selimiye Camii’nin restorasyonu dahil toplam 1.5 milyar lira tutarında 16 projeyi sizlerin resmen hizmetine veriyoruz. Sağlık, biliyorsunuz bizim en çok önem verdiğimiz alanlardan biridir. Sağlık yatırımlarında, cumhuriyet tarihinin en başarılı iktidarıyız. Hastane masrafları dolayısıyla cenazelerin rehin alındığı günlerden işte bugünkü seviyelere ulaştık. Bir dönem bizim insanımız tedavi için batıya giderken şimdi yurt dışından milyonlarca hasta ülkemize geliyor. Edirneli vatandaşlarımıza daha iyi sağlık hizmeti sunabilmek için toplam 590 milyon lira değerinde 9 projeyi hayata geçirdik. Sanayi ve teknolojide yatırım bedeli 2,2 milyar lirayı bulan 3 milyon metrekare büyüklüğünde 4 organize sanayi bölgesini hizmete açıyoruz. Adalette 1,2 milyar lira tutarında üç projemizi hizmete verirken, bir müjdemizi daha sizlerle paylaşmak istiyorum. Yargılamaların daha etkin, hızlı ve belirli yürütülmesi için Edirne’de Bölge İdare Mahkemesi’ni kurduk. Edirne Bölge İdare Mahkemesi’nin yargı çevresi, Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale olacak” ifadelerini kullandı. 

‘TOPLAM 65 PROJEYİ EDİRNELİLERİN İSTİFADESİNE SUNUYORUZ’

Edirne’de, Çevre ve Şehircilik alanında toplam 3,9 milyar lirayı aşan çok sayıda projeyi hizmete sunduklarını söyleyen Erdoğan, “Çevre ve Şehircilik’te toplam yatırım tutarı 3,9 milyar lirayı aşan çok sayıda projeyi bugün Edirneli kardeşlerimizin hizmetine sunuyoruz. Bilhassa 515 bin metrekare büyüklüğündeki Söğütlük millet bahçemizin, Edirne’mizin güzelliğine güzellik kattığını görüyoruz. İl genelinde tamamlanan 1033 konutun anahtar teslimini de yapacağız. Yuvalarına kavuşan hak sahibi kardeşlerimizin gözü aydın olsun diyor, evlerinde ağız tadıyla oturmalarını Rabbimden niyaz ediyorum. Edirne Valiliğimizin çalışmalarına İl Özel İdaremizin tamamladığı 6.5 milyar liralık hizmetlerle Çevre Koruma Vakfı’nın tamamladığı 700 milyon değerindeki 17 projeyi de bugün resmi olarak hizmete açıyoruz. Böylece bugünkü törenimizle toplam 19 milyar 326 milyon lira değerine 65 kalem projeyi sizlerin istifadesini sunuyoruz. Bu hizmet ve yatırımların Edirne’mize kazandırılmasında emeği geçen herkese, tüm kurumlarımıza teşekkür ediyorum. Son 23 yılda Edirne’mize 390 milyar liralık yatırım yapmıştık. Bugün bu rakamı çok daha yüksek çıkartmış oluyoruz. Hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum” dedi. 

‘EDİRNE’YE AŞKLA HİZMET ETMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ’

Tarım ve sulama alanında yatırımların hız kesmeden devam ettiğini dile getiren Erdoğan, “Bu yıl tamamlanan Süloğlu Barajı ishale hattı yenilemesiyle Edirne il merkezine yıllık 8 milyon metreküp içme suyu temin edildi. Yatırım bedeli 3 milyar 700 milyon lira olan aşağı İpsala-Hamzadere Barajı sulaması ikinci kısım projesinde çalışmalarımız sürüyor. Üçte ikisini bitirdiğimiz bu projeyi inşallah 2027 yılında hizmete açacağız. 1 milyar 200 milyon lira yatırım bedeline sahip Çömlekköy Barajı projesini ise 2028 yılında tamamlamayı planlıyoruz. Yaklaşık 3 milyar 700 milyon liralık bir yatırım olan Çömlek Köyü Barajı sulaması projesinin ihalesini yaptık. Diğer projelerle beraber toplam 6 milyar 400 milyon liralık yatırımların ihalesini tamamlamış olduk. Şunu Edirneli kardeşlerimizin çok çok iyi bilmesini isteriz. Zengin tarihi mirasıyla, kadim kültürel birikimiyle, bereketli topraklarıyla, farklı kesimlerin, huzur içinde yaşadığı velhasıl, her yönüyle göz bebeğimiz olan Edirne’ye aşkla hizmet etmeyi sürdüreceğiz” diye konuştu.

‘TÜRKİYE’NİN GEREKSİZ TARTIŞMALARLA KAYBEDECEK TEK BİR SANİYESİ YOK’

Türkiye’nin gereksiz tartışmalarla kaybedecek tek bir saniyesi olmadığını belirten Erdoğan, “Sevgili Edirneliler, bakın biz şuna gönülden inanan, çok samimi olarak inanan bir kadroyuz; Türkiye’nin artık gereksiz tartışmalarla kaybedecek tek bir saniyesi yok. Bu aziz milletin, ana muhalefetin koltuk kavgalarıyla heba edecek tek bir anı, boşa harcayacak tek bir günü yok. Etrafımızda olan bitenler, muhalefetin gündeminde olmasa da inanıyorum ki sizler hadiseleri takip ediyorsunuz. Henüz bir kriz çözülmeden bakıyorsunuz ertesi gün yenisi başlıyor. Füze ve bomba seslerinin çocuk çığlıklarını bastırdığı günler yaşıyoruz. Yarın ne olacağını, nerede silahların patlayacağını kimse kestiremiyor. İşte görüyorsunuz; Rusya-Ukrayna savaşı bitmeden şimdi bölgemiz, İran’a yönelik saldırıların ağır ekonomik faturasını ödüyor. Gazze ve Lübnan’da Siyonist katiller her türlü hukuku, kuralı, ilkeyi ayaklar altına alarak, kan dökmeye devam ediyor. Karadeniz’de sorunlar devam ederken Doğu Akdeniz’de yeni tezgahlar kurulduğunu, yeni oyunlar oynandığını görüyoruz. Bölgemiz ve dünyamız, belki de İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki en kritik gelişmelere şahit oluyor. İktidar ve Cumhur İttifakı olarak hem Türkiye’yi bu ateş çukurundan uzak tutmaya, hem de hizmet ve eser siyasetimizi sürdürmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu. 

‘TERÖRÜN KARANLIK GÖLESİNİ TAMAMEN KALDIRMAK İSTİYORUZ’

Terörsüz Türkiye sürecinde Türkiye’nin yarım asırlık sorununu kalıcı biçimde çözmenin gayretinde olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terörün karanlık gölgesini önce ülkemizin, sonra bölgemizin üzerinden tamamen kaldırmak istiyoruz. Bu hedefe giden yolda şimdiye kadar çok önemli mesafe katettik. İnşallah tempomuzu biraz daha artıracağız. Bizim tek bir derdimiz vardır, o da 86 milyonun huzuru ve güvenliğidir. Bizim tek bir hedefimiz vardır, o da Türkiye yüz yılının inşasıdır. Bizim tek bir arzumuz vardır, o da milletimizin duasına mazhar olmaktır. 23 yıldır hep hakkın rızasını umarak halkımız için çalıştık, çabaladık, ter döktük, mücadele ettik. Türkiye’yi ilklerle tanıştırdık, Türkiye’yi devler ligindeki bir ülke konumuna yükselttik. Bütün engellere rağmen, bütün engellemelere rağmen iç politikada, dış politikada, demokratikleşmede kelimenin tam anlamıyla devrilmedik. İnşallah daha fazlasını yapacağız. Millet olarak hep birlikte, çok daha güzel günler göreceğiz. Kayıkçı kavgalarının asla tarafı olmayacak, 86 milyon için eser üretmeye, hizmet üretmeye devam edeceğiz. Şunu buradan altını çizerek ifade ediyorum. Biz başkalarıyla değil kendimizle yarışıyoruz. Biz başkalarının iç meseleleriyle değil milletin sıkıntılarıyla ilgileniyoruz” ifadelerini kullandı. 

‘SİZ MİLLETVEKİLİ MİSİNİZ, YOKSA MİLİTAN MISINIZ?’

Cumhuriyet Halk Partisi’nde yaşanan tartışmalara değinen Erdoğan, “Haberlere bakınca Türk siyaseti adına, bu ülkenin ana muhalefeti adına inanın biz üzülüyoruz. Millet işi gücü bıraktı aksiyon filmi izler gibi her gün CHP’yi izliyor. Siyasi parti değil sanki dövüş kulübü. Her gün başkasına yumruk atmanın, bir başkasına çelme takmanın, tuzak kurmanın peşinde. Herkes bir ucundan tutmuş Gazi Mustafa Kemal’in partisini oradan buraya çekiştiriyor. Hatta bazıları çıkmış, sırf kaybettikleri koltuklarını korumak için topyekun ayaklanmaktan bahsediyor. Hırsları boylarını aşan bu şahsiyetlere sormak lazım; hayırdır? Siz milletvekili misiniz? Yoksa militan mısınız? Ne zamandan beri anarşi, muhalefetin politika aracı haline geldi? Ne zamandan sokakları karıştırmak siyaset oldu, hak arama oldu? Kimse kusura bakmasın, hangi bahaneyle olursa olsun bu aziz milletin huzuruna katledilmesine AK Parti olarak biz müsaade etmeyiz. Rabbim yar, yardımcınız olsun. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız” dedi.

Depo Yönetiminde İşinizi Kolaylaştıran El Terminali

Endüstriyel Otomasyonda Yeni Nesil Çözümler

Günümüz iş dünyasında rekabet avantajı elde etmek, operasyonel süreçlerin ne kadar hızlı ve hatasız yönetildiğiyle doğrudan ilişkilidir. Özellikle üretim, lojistik ve perakende sektörlerinde geleneksel yöntemlerin yerini alan dijital sistemler, iş akışlarını optimize etmede kritik bir rol oynar. Doğru teknolojilerin tercih edilmesi, işletmelerin iş gücünden tasarruf etmesini sağlarken hata payını neredeyse sıfıra indirir.

Sektörün öncü ve güvenilir çözümleri sayesinde firmalar, karmaşık veri trafiğini kolayca kontrol altına alabilmektedir. Bu süreçte kullanılan her bir donanım, iş kalitesini artırarak uzun vadeli bir yatırım avantajı sunar. Yüksek standartlara sahip cihazlar, iş süreçlerinin kesintisiz ilerlemesine ve müşteri memnuniyetinin en üst düzeye çıkmasına doğrudan katkıda bulunur.

Veri Toplama Süreçlerinde Hız ve Doğruluk

İşletmelerin en büyük varlıklarından biri olan verinin anlık olarak işlenmesi, karar alma mekanizmalarını hızlandırır. Sahadan alınan bilgilerin merkezî sisteme hatasız aktarılması amacıyla geliştirilen modern el terminali modelleri, personelin iş yükünü hafifletir. Bu cihazlar, barkod okuma ve veri transferi işlemlerini saniyeler içinde tamamlayarak zaman yönetimini kusursuzlaştırır.

Taşınabilir yapıları ve güçlü batarya ömürleri ile dikkat çeken bu donanımlar, saha operasyonlarının aksamadan yürütülmesini sağlar. Gelişmiş bağlantı özellikleri sayesinde, açık veya kapalı alan fark etmeksizin tüm kurumsal verilere anında erişim imkanı tanınır. Böylece iş süreçlerindeki aksamalar engellenir ve verimlilik maksimum seviyeye ulaştırılmış olur.

Depo ve Stok Yönetiminde Dijital Dönüşüm

Depolama alanlarında ürünlerin doğru konumlandırılması ve stok takibinin anlık yapılması, maliyetlerin kontrolü açısından hayati önem taşır. Manuel olarak yapılan sayımlarda karşılaşılan insan kaynaklı hatalar, işletmelere finansal kayıplar yaşatabilir. Bu durumun önüne geçmek için tercih edilen kurumsal çözümler, stok durumunu şeffaf bir şekilde izlemeyi mümkün kılar.

Küresel pazarda kalitesiyle öne çıkan zebra el terminali seçenekleri, depo yönetiminde devrim niteliğinde avantajlar sunar. Güçlü işlemcileri ve dayanıklı tasarımları sayesinde yoğun iş temposuna sahip işletmelerin ilk tercihi arasında yer alır. Hızlı veri tarama yetenekleri, mal kabul ve sevkiyat süreçlerini büyük ölçüde hızlandırarak operasyonel mükemmellik sağlar.

Zorlu Saha Koşullarına Uygun Teknolojiler

Endüstriyel alanlar, toz, nem ve düşme gibi fiziksel risklerin yoğun olduğu ortamlardır. Standart tüketici cihazlarının bu ortamlarda yetersiz kalması sebebiyle, yüksek dayanıklılık standartlarına sahip profesyonel donanımların kullanımı zorunluluktur. Sektör standartlarını belirleyen tasarımlar, en zorlu çevre koşullarında bile yüksek performans sergileyerek işletme sürekliliğini garanti altına alır.

Ergonomik tasarımları sayesinde uzun süreli kullanımlarda bile personelin konforunu koruyan cihazlar, hata yapma riskini azaltır. Darbeye dayanıklı dış kasa yapıları ve çizilmeye karşı dirençli ekran teknolojileri, donanım maliyetlerini uzun vadede düşürür. Bu sayede işletmeler, sürekli yeni cihaz yatırımı yapmak zorunda kalmadan operasyonlarına kesintisiz devam edebilirler.

Üretim Hatlarında Kesintisiz İş Akışı

Bilgi akışının yanı sıra fiziksel ürünlerin etiketlenmesi ve takibi de otomasyon sistemlerinin ayrılmaz bir parçasıdır. Üretilen her ürünün kimliklendirilmesi amacıyla kullanılan yüksek performanslı barkod yazıcı sistemleri, net ve okunaklı baskılar üretir. Bu sistemler, tedarik zincirinin her aşamasında ürünlerin izlenebilirliğini sağlayarak güvenliği artırır.

Endüstriyel ihtiyaçlara göre farklı baskı genişlikleri ve hız seçenekleri sunan cihazlar, her işletmenin yapısına kolayca uyum sağlar. Kaliteli sarf malzemeleriyle birleştiğinde, uzun yıllar boyunca bozulmayan etiketler basılması mümkün olur. Bu durum, özellikle uluslararası lojistik ve gümrük süreçlerinde operasyonların sorunsuz ilerlemesi adına kritik bir öneme sahiptir.

Sonuç

Teknolojik dönüşüm, modern iş dünyasında kalıcı olmanın ve büyümenin en temel anahtarıdır. Doğru veri toplama ve etiketleme sistemlerinin iş süreçlerine entegre edilmesi, işletmelerin kurumsal gücünü ve pazardaki saygınlığını artırır. Kaliteden ödün vermeden tasarlanan endüstriyel donanımlar, operasyonel maliyetleri düşürürken verimliliği kalıcı olarak en üst seviyeye taşımaktadır.

Lojistikten üretime kadar geniş bir yelpazede sunulan profesyonel çözümler, geleceğin dijital dünyasında sağlam bir yer edinmek isteyen tüm işletmeler için stratejik bir yatırım niteliğindedir. Teknolojinin getirdiği bu hız ve güven faktörü, kurumsal hedeflere çok daha kısa sürede ve güvenli adımlarla ulaşmayı mümkün kılar.

Sıkça Sorulan Sorular

El terminalleri iş süreçlerini nasıl hızlandırır?
Barkod tarama ve otomatik veri aktarımı sayesinde manuel sayım işlemlerini ortadan kaldırarak hızı artırır.

Depolarda hangi tip cihazlar tercih edilmelidir?
Yoğun iş temposuna, düşmelere, toza ve neme karşı dayanıklı olan endüstriyel modeller tercih edilmelidir.

Barkod yazıcıların operasyonlara katkısı nedir?
Ürünlerin net ve okunaklı etiketlenmesini sağlayarak tedarik zincirindeki izlenebilirliği en üst seviyeye çıkarır.

Saha çalışmalarında batarya ömrü neden önemlidir?
İşlemlerin yarıda kalmaması ve kesintisiz veri akışının sağlanması adına güçlü bataryalar kritik öneme sahiptir.

Kurumsal donanım yatırımları maliyetleri nasıl düşürür?
Uzun ömürlü ve dayanıklı cihazlar sayesinde sürekli yenileme ve tamir masraflarının önüne geçilmiş olur.

Türkiye’den İspanya’ya Lojistikte Güven Veren Marka: Bakımcı Lojistik

Uluslararası ticaret yapan firmalar için lojistik süreçlerin doğru yönetilmesi, ürünlerin zamanında ve güvenli şekilde teslim edilmesi açısından büyük önem taşır. Özellikle Avrupa hattında taşımacılık yapan işletmeler, hem maliyet avantajı sağlayan hem de operasyon sürecini profesyonel şekilde yöneten lojistik firmalarıyla çalışmak ister. Bu noktada Bakımcı Lojistik, İspanya nakliyat ve İspanya parsiyel taşımacılık hizmetleriyle işletmelere güvenilir çözümler sunmaktadır.

Türkiye ile İspanya arasında düzenli yük taşımacılığı yapan firmalar için doğru planlama, araç seçimi, güzergâh yönetimi ve teslimat takibi kritik rol oynar. Bakımcı Lojistik, uluslararası taşımacılık deneyimiyle firmaların yüklerini güvenle sevk ederken, farklı sektörlerin ihtiyaçlarına uygun esnek lojistik çözümleri geliştirir.

İspanya Nakliyat Hizmetlerinde Planlı ve Güvenli Taşıma

İspanya nakliyat hizmeti, yalnızca yükün bir ülkeden diğerine taşınması değil; aynı zamanda sürecin baştan sona kontrollü şekilde yönetilmesidir. İhracat ve ithalat yapan firmalar için teslimat süresi, yük güvenliği ve operasyon takibi lojistik sürecin en önemli parçaları arasında yer alır.

Bakımcı Lojistik, Türkiye’den İspanya’ya ve İspanya’dan Türkiye’ye taşımacılık hizmetlerinde profesyonel bir operasyon anlayışıyla hareket eder. Yüklerin niteliğine, hacmine ve teslimat adresine göre en uygun taşıma modeli belirlenir. Böylece firmalar, uluslararası nakliye süreçlerinde daha verimli ve güvenli bir hizmet alabilir.

İspanya Parsiyel Taşımacılık ile Ekonomik Lojistik Avantajı

Tam araç doldurmayan yükler için en avantajlı taşıma modellerinden biri İspanya parsiyel taşımacılıktır. Parsiyel taşımacılık sayesinde farklı firmalara ait yükler aynı güzergâhta planlanarak taşınır. Bu sistem, özellikle küçük ve orta hacimli gönderiler için maliyetleri düşürür.

İspanya parsiyel taşımacılık, tam araç maliyetine katlanmadan Avrupa’ya yük göndermek isteyen işletmeler için ideal bir çözümdür. Bakımcı Lojistik, parsiyel yüklerin toplanması, sınıflandırılması, sevkiyata hazırlanması ve teslim edilmesi süreçlerini dikkatle yönetir. Böylece müşteriler hem ekonomik hem de güvenilir bir taşıma hizmetinden yararlanır.

Türkiye İspanya Arası Nakliye Süreçlerinde Profesyonel Destek

Türkiye’den İspanya’ya gönderilecek yüklerin doğru zamanda teslim edilmesi, firmaların ticari süreçlerini doğrudan etkiler. Özellikle düzenli ihracat yapan işletmeler için Türkiye İspanya nakliye hizmetlerinde süreklilik ve güvenilirlik oldukça önemlidir.

Bakımcı Lojistik, farklı sektörlerden gelen yük taleplerine göre esnek çözümler sunar. Tekstil ürünleri, ticari mallar, makine ekipmanları, yedek parçalar ve farklı ürün grupları için uygun taşıma planlaması yapılır. Her yükün taşıma ihtiyacı farklı olduğundan, operasyon süreci yükün özelliklerine göre şekillendirilir.

İspanya Parsiyel Nakliyede Doğru Planlama Neden Önemlidir?

İspanya parsiyel nakliye hizmetlerinde doğru planlama, teslimat sürecinin sorunsuz ilerlemesi açısından büyük önem taşır. Parsiyel yüklerde birden fazla gönderi aynı araçta taşındığı için yükleme sırası, teslimat noktaları, güzergâh ve zamanlama dikkatle organize edilmelidir.

Bakımcı Lojistik, parsiyel taşımacılık operasyonlarında yük güvenliğini ön planda tutar. Ürünlerin doğru şekilde yerleştirilmesi, sevkiyat sürecinin takip edilmesi ve teslimatın planlandığı şekilde yapılması için profesyonel bir süreç yönetimi uygulanır. Bu yaklaşım, firmaların lojistik operasyonlarında güven duymasını sağlar.

İspanya Komple ve Parsiyel Nakliyat Seçenekleri

Her işletmenin lojistik ihtiyacı aynı değildir. Bazı firmalar tam araçlık yük gönderirken, bazı firmalar daha küçük hacimli sevkiyatlar için parsiyel çözümlere ihtiyaç duyar. Bakımcı Lojistik, İspanya komple nakliyat ve İspanya parsiyel taşımacılık seçenekleriyle farklı ihtiyaçlara cevap verir.

Komple taşımacılık, tek bir firmaya ait yüklerin doğrudan belirlenen adrese ulaştırılması için tercih edilir. Parsiyel taşımacılık ise daha ekonomik bir model sunarak, yük miktarı daha az olan firmalar için avantaj sağlar. Bu iki hizmet modeli sayesinde işletmeler, yük yapılarına en uygun taşıma çözümünü seçebilir.

Avrupa Hattında Güçlü Lojistik Deneyimi

Avrupa taşımacılığı, deneyim ve operasyon bilgisi gerektiren bir alandır. Gümrük süreçleri, güzergâh planlaması, teslimat noktaları ve uluslararası taşıma standartları, profesyonel şekilde yönetilmelidir. Bakımcı Lojistik, Avrupa hattındaki taşımacılık deneyimiyle firmalara güvenilir hizmet sunar.

Özellikle İspanya nakliye firması arayışında olan işletmeler için Bakımcı Lojistik, müşteri odaklı yaklaşımı ve çözüm üreten hizmet anlayışıyla öne çıkar. Yüklerin güvenli şekilde taşınması, süreç hakkında bilgilendirme yapılması ve teslimat planına uygun hareket edilmesi firmanın hizmet anlayışının temelini oluşturur.

İspanya Nakliyatında Bakımcı Lojistik Farkı

Uluslararası taşımacılıkta doğru lojistik partneriyle çalışmak, işletmelere zaman, maliyet ve operasyon kolaylığı sağlar. Bakımcı Lojistik, İspanya nakliyat, İspanya parsiyel, İspanya parsiyel nakliye ve Türkiye İspanya taşımacılık hizmetlerinde profesyonel çözümler sunarak firmaların lojistik süreçlerini kolaylaştırır.

Türkiye’den İspanya’ya ya da İspanya’dan Türkiye’ye yük göndermek isteyen firmalar için Bakımcı Lojistik, güvenilir ve planlı taşımacılık hizmetleriyle güçlü bir iş ortağıdır. Komple ve parsiyel taşıma seçenekleri, müşteri odaklı operasyon yönetimi ve Avrupa hattındaki deneyimiyle firma, uluslararası lojistikte kaliteli hizmet arayan işletmeler için doğru bir tercih sunar.

Emirhan’dan Fenerbahçe’ye profesyonel imza

Şükrüpaşaspor Kulübü sporcusu Emirhan Ateş, Fenerbahçe ile profesyonel sözleşme imzaladı.
Şükrüpaşaspor Kulübü’nden yapılan açıklamada, “Kulübümüzün altyapısında yetişen, gelişimini adım adım takip ettiğimiz sporcumuz Emirhan Ateş, kariyerinin önemli bir aşamasına ulaşarak Fenerbahçe ile profesyonel sözleşme imzaladı” denildi.
Açıklamada şunlara yer verildi:
Küçük yaşlardan itibaren formasını gururla taşıdığı kulübümüzde attığı her adımda gelişimine tanıklık ettiğimiz Emirhan’ın bu önemli başarısı, camiamız için büyük bir gurur kaynağıdır. Sahadaki emeği, karakteri ve mücadeleci ruhuyla her zaman örnek olan Emirhan’ın bu başarısı; yeteneğin, disiplinin, fedakârlığın ve yıllara yayılan emeğin karşılığıdır. Emirhan’ı bu önemli başarısından dolayı tebrik ediyor, profesyonel futbol kariyerinde nice başarılara imza atmasını diliyoruz.
Altyapımızdan doğan bu gurur tablosunun bir parçası olmaktan mutluluk duyuyoruz.

Ergene çağrısı

Trakya’nın kanayan yarası haline gelen Ergene Nehri’ndeki kirlilik sorunu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Edirne ziyareti öncesinde yeniden gündeme taşındı. DSİ’nin emekli Bölge Müdür Yardımcısı Hüseyin Erkin, yıllardır çözülemeyen kirliliğin bölge tarımını, su kaynaklarını ve doğal yaşamı tehdit etmeye devam ettiğini belirterek, “Umarım Edirne’ye gelecek olan sayın Cumhurbaşkanımız, 2011’de uygulanmaya başlanan Ergene Eylem Planı’nda eksik kalan yapılmayan işlerin yapılması talimatını vererek Trakya’nın ve Saros Körfezi’nin korkulu rüyası haline gelen müzmin Ergene kirliği çözülür” dedi.

Erkin, yaptığı açıklamada Ergene Nehri’nin Trakya’nın can damarı olduğunu belirterek, 1970’li yıllardan sonra bölgede hızla gelişen sanayileşmenin gerekli çevre yatırımları yapılmadan sürdürüldüğünü, bunun da nehirdeki kirliliğin temel nedeni haline geldiğini söyledi.

ERGENE RAPORLARI RAFLARDA KALDI

Ergene kirliliğinin yıllardır kamuoyunun gündeminde olduğunu hatırlatan Erkin, 2003 yılında TBMM’de kurulan “Ergene Kirliliği ve Çevreye Etkileri Meclis Araştırma Komisyonu”nun kapsamlı çalışmalar yaptığını ifade etti.

Komisyona DSİ’nin de çözüm önerileri sunduğunu belirten Erkin, hazırlanan raporda yer alan birçok önerinin hayata geçirilemediğini savundu.

“ERDOĞAN’IN TALİMATIYLA EYLEM PLANI HAZIRLANMIŞTI”

Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla hazırlanan Ergene Havzası Koruma Eylem Planı’nın bölge için önemli bir umut olduğunu belirten Erkin, çevre dostu üretim, atık su arıtma tesisleri, ıslah organize sanayi bölgeleri ve tarımsal kirliliğin kontrolü gibi hedeflerin ortaya konulduğunu kaydetti.

Ancak aradan geçen yıllara rağmen planın tüm unsurlarıyla uygulanamadığını öne süren Erkin, bazı sanayi tesislerinin atık su arıtma sistemlerini etkin şekilde çalıştırmadığını ve özellikle gece saatlerinde arıtılmamış suların Ergene’ye bırakıldığı yönünde gözlemler bulunduğunu dile getirdi.

“TARIM VE İNSAN SAĞLIĞI ETKİLENİYOR”

Ergene Havzası’ndaki kirliliğin yalnızca çevreyi değil, tarımsal üretimi ve bölge insanının yaşamını da olumsuz etkilediğini vurgulayan Erkin, kirli suyla yapılan sulamanın verim kayıplarına yol açtığını, ürünlerin pazarlanmasında da sorunlar yaşandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçmişte Ergene’nin temizlenmesi konusunda hassasiyet gösterdiğini belirten Erkin, Edirne ziyaretinde eksik kalan yatırımların tamamlanması ve eylem planının yeniden etkin şekilde uygulanması yönünde talimat verilmesini umut ettiğini ifade etti.

Erkin, “Ergene’nin yeniden temiz akması, hem Trakya’nın tarım topraklarının korunması hem de kaybolan doğal yaşamın geri dönmesi açısından büyük önem taşıyor” dedi.

Saros’da sezona geri sayım!

Olgay GÜLER

Edirne’nin Saros Körfezi’ne kıyısı bulunan ve her yıl binlerce turisti ağırlayan Keşan ilçesine bağlı sahiller, yeni sezona hazırlanıyor.

Mavi ve yeşilin buluştuğu eşsiz sahilleriyle öne çıkan Saros Körfezi, bu yılda yerli ve yabancı turistlere ev sahipliği yapacak. Berrak denizi, uzun kumsalları ve kıyı şeridiyle iç içe ormanlarıyla ziyaretçilerine farklı turizm imkanları sunan bölgedeki turist sayısında okulların tatile girmesiyle artış bekleniyor. Yabancı turistlerinde ilgi gösterdiği Saros Körfezi’nde temmuz ve ağustos ayları için otellerdeki rezervasyon oranları yüzde 60’a ulaştı.

‘TEMENNİMİZ GELENLERİN TERTEMİZ BULDUKLARI GİBİ BIRAKMALARI’

Keşan DOÇEK Derneği Başkanı Hakan Eşme, Saros Körfezi’nin mavi ve yeşilin buluştuğu nadir bölgelerden biri olduğunu ifade ederek, “Biz Saros Körfezi’nde yaşıyoruz. Burayı çok seviyoruz. Tabii bizim sevdiğimiz kadar diğer insanların da sevmesini istiyoruz. Fakat geldiklerinde güzel bir bölgeyle karşılaşmalarını, geldikleri gibi bırakmalarını da talep ediyoruz. Saros Körfezi, dalış turizmine de açık bir körfez. Kendi kendini temizleyen ender yerlerden bir tanesi. Yaz sezonu henüz tam anlamıyla başlamadı. Okulların tatile girmesiyle beraber yerli ve yabancı turistlerde gelmeye başlayacaklar. Her yıl olduğu gibi bu yılda körfezimiz birçok kişiyi ağırlayacak. Tabii bu ağırlamanın getirdiği birtakım sıkıntılarda var. Bu sıkıntılar kalabalık kitle turizminin bölgemize bırakmış olduğu sıkıntılar. Çöpler, atıklar gibi. Bu konuda oldukça şikayet alıyoruz. Gelen kişilerin bu konuda özellikle duyarlı olmasını istiyoruz. Çünkü çok temiz bir bölgedeyiz. Çöpler çevre kirliliğine neden olduğu gibi, orman yangınlarına da sebep oluyor. Mikrobik anlamda da sıkıntılar ortaya çıkabiliyor. Özellikle hafta sonları büyük bir akın oluyor. Temennimiz gelenlerin tertemiz buldukları gibi bırakmaları” diye konuştu.

‘İNSANLARINDA BU GÜZELLİKLERİ GÖRMESİNİ İSTİYORUZ’

Saros Körfezi’nin İstanbul’a yakınlığı nedeniyle öncelikli tercih sebeplerinden biri olduğunu dile getiren Eşme, “Saros Körfezi, İstanbul’a yakın olması, Trakya’nın en yakın bölgesinde ve en temiz denize sahip olması nedeniyle büyük talep görüyor. Sadece buradan değil yurt dışından da bölgemize gelenler var. Yaz aylarında bölge oldukça kalabalık bir nüfusa sahip oluyor. Korudağ gibi bir ormana, Saros Körfezi gibi eşsiz sahillere sahip olmak büyük avantaj. Biz bu mavi ve yeşilin buluşmasıyla gurur duyuyoruz. İnsanlarında bu güzellikleri görmesini istiyoruz. Saros Körfezi dalış turizmi konusunda da epey önde. İbrice Limanı’nda dalış okullarımızın bölgeye büyük bir cazibe merkezi yaratması ve bölgede dalış için çok uygun yerlerin bulunması bu bölgenin sadece yaz turizmi anlamında değil dalış turizmi anlamında da bir cazibe merkezi olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı.