Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Edirne Kitap Günleri’nin programı açıklandı

Edirne Belediyesi tarafından bu yıl 10’uncusu düzenlenecek Geleneksel Edirne Kitap Günleri’nin programı açıklandı. 16-25 Ekim tarihleri arasında Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek etkinlik, çok sayıda yayınevini, yazarı ve kitapseveri bir araya getirecek. On gün boyunca düzenlenecek imza günleri, söyleşiler ve atölyelerle Edirne, kitap ve edebiyatın buluşma noktası olacak.

  1. Geleneksel Edirne Kitap Günleri’nin açılışı, 16 Ekim Cuma günü saat 17.00’de Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayacak program, protokol konuşmaları ve etkinliğin onur konuğu Osman Balcıgil’in konuşmasıyla devam edecek. Açılışın ardından kitap fuarı gezilecek, yazarlar okurları için kitaplarını imzalayacak. Günün programı, Osman Balcıgil’in saat 18.00’de gerçekleştireceği “Devrimciler ve Süs Bebekleri” başlıklı söyleşiyle devam edecek.

İlk gün Başar Atarbay, Güngör Mazlum, A. Ersin Şenerler, Ahmet Gökhan Demirer, Çisem Papiroğlu, Ender Bilar ve Turan Şallı da imza etkinliklerinde okurlarıyla buluşacak.

17 Ekim Cumartesi günü Yaşar Gürsoy, saat 16.00’da “Atatürk’ün Katilleri ve O Doktor” başlıklı söyleşisiyle kitapseverlerle bir araya gelecek. Gün boyunca Mitat Zorlu, Başar Atarbay, Güngör Mazlum, A. Ersin Şenerler, Ahmet Gökhan Demirer, Çisem Papiroğlu, Ender Bilar, Ayşe Yılmaz Saç, Osman Coşkun, Nizamettin Biber, Turan Şallı, Gülsel Kaya, Yaşar Gürsoy ve Umut Çalışan imza etkinliklerinde yer alacak.

18 Ekim Pazar günü Başar Atarbay, Güngör Mazlum, A. Ersin Şenerler, Ahmet Gökhan Demirer, Çisem Papiroğlu, Ender Bilar, Çiğdem Dönertaş, Sinan Solakoğlu, Sinan Akyüz, Sakine Esen Eruz, Gülsel Kaya, Osman İnci, Nergis Özdinç, Mecit Ömür Öztürk ve Altay Onur okurlarıyla buluşacak.

Günün söyleşi programında Osman İnci’nin “Gençler Neden Gidiyor? Beyin Göçü”, Sinan Akyüz’ün “Bir Yazar Nasıl Yazar?”, Sakine Esen Eruz’un “Atatürk, Çok Kültürlülük ve Mübadele”, Nergis Özdinç’in “İlişkilerde Konuşulmayanlar” ve Mecit Ömür Öztürk’ün “Dervişin Teselli Koleksiyonu” başlıklı etkinlikleri yer alacak.

19 Ekim Pazartesi günü Altay Onur, Başar Atarbay, Güngör Mazlum, A. Ersin Şenerler, Ahmet Gökhan Demirer, Çisem Papiroğlu, Ender Bilar, Orhan Kalyoncu, Özcan Aygün, Elif Beren Ersüren ve Alper Taş imza etkinliklerinde okurlarıyla bir araya gelecek. Günün söyleşi programında Alper Taş, saat 18.00-19.00 arasında “Bizum Rize” başlıklı söyleşisini gerçekleştirecek.

20 Ekim Salı günü Başar Atarbay, Güngör Mazlum, A. Ersin Şenerler, Ahmet Gökhan Demirer, Çisem Papiroğlu, Ender Bilar, Sevdiye Yeşil Dezcan, Mehmet Ali Güner, Ata Şenol Bozkurt ve Barış Sezgin okurlarıyla buluşacak. Aynı gün saat 13.00’te Sevdiye Yeşil Dezcan’ın “Yazarlık Atölyesi” gerçekleştirilecek.

21 Ekim Çarşamba günü Başar Atarbay, Güngör Mazlum, A. Ersin Şenerler, Ahmet Gökhan Demirer, Çisem Papiroğlu, Ender Bilar, Mehmet Ali Güner, Murat Küp, Umut Çalışan ve Mehmet Berk Yaltırık imza etkinliklerinde yer alacak. Saat 18.00-19.00 arasında Mehmet Berk Yaltırık, “Efsanelerimizi ve Tarihimizi Nasıl Popüler Kültüre Uyarlarız?” başlıklı söyleşisiyle kitapseverlerle buluşacak.

22 Ekim Perşembe günü Başar Atarbay, Güngör Mazlum, A. Ersin Şenerler, Ahmet Gökhan Demirer, Çisem Papiroğlu, Ender Bilar, Ayşe Yılmaz Saç ve Umut Çalışan okurlarıyla bir araya gelecek. Haldun Açıksözlü ise saat 12.00-14.00 arasında “Efsanelerden Tiyatroya Şahmeran” başlıklı etkinliğini gerçekleştirecek.

23 Ekim Cuma günü Başar Atarbay, Güngör Mazlum, A. Ersin Şenerler, Ahmet Gökhan Demirer, Çisem Papiroğlu, Ender Bilar, Osman İnci, Rakip Ertuğrul Eriz, Hamdiye Özer Okudan, Tuncay Dağlı ve Buket Uzuner imza etkinliklerinde yer alacak. Günün söyleşi programında Buket Uzuner, saat 18.00-20.00 arasında “Ağaç Yoksa Hayat da Yok” başlıklı söyleşisiyle okurlarla buluşacak.

24 Ekim Cumartesi günü Başar Atarbay, Güngör Mazlum, A. Ersin Şenerler, Ahmet Gökhan Demirer, Çisem Papiroğlu, Ender Bilar, Aydemir Ay, Özdemir Ay, Birce Ay, Olcay Dal, Bülent Dilaver, Okan Çaçan, Hamza Yardımcıoğlu, Gülsel Kaya, Ayşe Kulin, Işık Kızıltuğ, Armağan Altay, Caner Karakış ve M. Umut Doğan okurlarıyla buluşacak. Günün söyleşilerinde Bülent Dilaver, saat 12.00-14.00 arasında “Yoksa Cehennemde Miyiz?”, Hamza Yardımcıoğlu ise saat 14.00-16.00 arasında “Yeni Dünya Krallığı” başlıklı söyleşilerini gerçekleştirecek.

25 Ekim Pazar günü Başar Atarbay, Güngör Mazlum, A. Ersin Şenerler, Ahmet Gökhan Demirer, Çisem Papiroğlu, Ender Bilar, Yasemin Yurtseven, İdris Ay, Yeliz Deniz Boguçanin, Gülcan Yenici, Muhsin Topçu, Mehmet Berk Yaltırık, Gülsel Kaya, Fatma Şamata, Rukiye İdeli, Sinem Amaş ve Okan Çaçan okurlarıyla bir araya gelecek. Günün etkinlikleri kapsamında Sinem Amaş, saat 14.00-15.00 arasında “Doğa ve Hayvan Sevgisi” başlıklı söyleşisini gerçekleştirecek. Funda Bayrak ise saat 16.00-17.00 arasında “Yazarlık Eğitimi-Roman Yazma Teknikleri” atölyesiyle katılımcılarla buluşacak.

  1. Geleneksel Edirne Kitap Günleri, 16-25 Ekim 2026 tarihleri arasında her gün 10.00-20.00 saatlerinde Atatürk Kültür Merkezi’nde ziyaret edilebilecek.

Edirne’nin kültür ve sanat yaşamına katkı sunan Geleneksel Edirne Kitap Günleri, okuma kültürünü yaygınlaştırmayı, yazarlarla okurlar arasındaki bağı güçlendirmeyi ve her yaştan vatandaşın kitaplarla buluşturacak.

Akustik Panel | Sınır Kentinden Ofise Yüzey ve Kabin – Echopan


Sınır kentlerinden büyük şehir ofislerine kadar aynı cümle duyuluyor: sünger yaptık, ses durmadı. Sorun çoğu zaman malzemesizlik değil, kaynağın karıştırılması. Yankı, mahremiyet ve komşu sesi farklı sistem ister. Echopan bu ayrımı sesbariyerleri.com.tr üzerindeki panel, kabin ve bariyerli sünger gamında net tutmaya çalışıyor.

Kalın duvar dış gürültüyü keser ama odanın içindeki konuşmayı yumuşatmaz. Yüksek yutum değerine sahip yüzeyler ses enerjisini emer; konuşma netleşir. Keşifte hangi sesin nereden geldiği sorusu ilk adımdır. Teşhis net değilse sonuç değişmez.

Duvar ve tavan uygulamalarında temel ürün Akustik Panel. Toplantı odası ve çağrı merkezinde ilk tercihlerden biridir. Doğru yerleştirildiğinde çalışanlar birbirini daha az bağırarak duyar. Cam bölmeli odalarda arka duvar ve tavan kritiktir; cam sesi geri yansıtır. Metraj oturum düzenine göre planlanmalıdır.

Hibrit ekipler masada toplantı yapınca yankı mikrofon kalitesini düşürür. Panel salonun genel iklimini yumuşatır; mahremiyet gerektiren cümleler için ayrı hacim gerekir. Numune mekânda durunca renk ve doku netleşir.

Kısa görüşmeleri kontrollü alana taşıyan Akustik Kabin, açık ofiste tadilat izni olmadan sessiz bir köşe kurmayı hedefler. Sızdırmaz kapı ve çok katmanlı gövde, içerideki diyalogun dışarıda cümleleşmesini azaltmaya çalışır. Entegre havalandırma uzun oturumda konforu korur. Ofis değişince ünite varlık olarak yeni adrese gider.

Yangın kaçışı yer seçiminde atlanmamalıdır. Kabin, yutucu yüzeyin yerine geçmez. Biri mahremiyet, diğeri salon iklimi içindir.

Yönetim katı ve müşteri kabulünde görünüm de performans kadar belirleyicidir. Kumaş Kaplı Akustik Panel, kurumsal palete çekilebilen kumaşıyla odayı laboratuvar estetiğine çevirmeden yutum sağlar. Sünger görünümü bu katlarda kabul görmez.

Özel kesimler priz ve cam kenarına göre yapılabilir. Yangın sınıfı plaza şartnamelerinde alım kararını etkiler.

Komşu duvar işlerinde Bariyerli Bondex Sünger yutum ile geçişi aynı hatta toplamaya çalışır. Boşluksuz kapama ve kenar sızdırmazlığı malzeme kadar belirleyicidir. Ürün çeşitleri sesbariyerleri.com.tr adresinden incelenebiliyor.

5 yıldır bitmeyen ‘huzurevi’

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, Edirne Huzurevi’nin 5 yıldır tamamlanamamasını Meclis gündemine taşıdı. Edirne nüfusunun yaşlandığına dikkat çeken Yazgan, “Türkiye’nin en yaşlı 7. ili ve tek kişilik yaşlı hane oranında ülke ortalamasını neredeyse ikiye katlayan Edirne’de, 5 yılda bir huzurevi bitirilemedi. İktidar yaşlılarımızı sahipsizliğe terk etti” dedi.

Milletvekili Yazgan, Edirne nüfusunun hızla yaşlandığına dikkat çekerek veriler paylaştı. Yazgan, “Türkiye’de tek kişilik yaşlı hane halkının toplam hane halkı içindeki oranı %6,8 iken, bu oran Edirne’de %10,2’dir. Kentimiz, %18’lik yaşlı nüfus oranıyla 81 il arasında 7. sıradadır. Aynı zamanda Trakya’nın da en yüksek yaşlı nüfus oranına sahip il konumundayız. Öte yandan kentimiz, çocuk nüfusunun en düşük olduğu 2. ildir. Bu da Edirne’nin yaşlandığının başka bir göstergesidir” dedi. 2021’de temeli atılan 200 kişilik Edirne Huzurevi projesine işaret eden Yazgan, ilk sözleşmesi tasfiye edilen huzurevi için 2022’de ikinci kez ihaleye çıkıldığını anımsattı. Yazgan, “Yer teslimi, 52,3 milyon liralık ihale sonucu Dünya Yaşlılar Günü’nde, 1 Ekim 2021 tarihinde gerçekleştirildi. İlk ihale tasfiye edilince 26 Aralık 2022’de 154,6 milyon liralık ikinci ihale yapıldı. 700 günlük yasal süre belirlenmesine rağmen huzurevi halen hizmete girmedi. ‘2024’ün ilk çeyreğinde bitecek’, ‘2025’in sonunda bitecek’ denilen proje için şimdi de bu yılın sonu hedef gösteriliyor. Bu proje, 3 Vali ve 2 Edirne Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü gördü” ifadelerini kullandı.

‘Açıkça vefasızlık’

Yazgan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Sosyal devletin ilk sınavı, ömrünü bu memlekete adamış yaşlısına onurlu ve güvenli bir yaşam sunabilmektir. Ancak iktidar, Türkiye’nin en hızlı yaşlanan kentlerinden biri olan Edirne’mizde beş yıldır bir çatıyı dahi büyüklerimizin başına kuramamıştır. Rakamlar büyüyor, ihaleler katlanıyor, bürokratlar değişiyor ama Edirne halkı ve bakıma muhtaç ulu çınarlarımız kaderine terk ediliyor. İktidarın bu plansızlığı ve vurdumduymazlığı, sadece bir yönetim zafiyeti değil; yaşlılarımızın hakkına, Edirne’nin geleceğine açık bir vefasızlıktır.”

Ne zaman bitecek?

Konuyu TBMM gündemine taşıyan Yazgan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi. Yazgan, soru önergesinde şu soruları yöneltti:

“İlk sözleşmenin tasfiye edilmesinin gerekçesi nedir? İlk ihale ile ikinci ihale bedelinin arasındaki yüksek farkın gerekçesi nedir? Bugüne kadar kaç kez süre uzatımı verilmiştir? Bir türlü bitirilemeyen Edirne Huzurevi nedeniyle ilimizde sırada bekleyen kaç yaşlı ve bakıma muhtaç yurttaşımız bulunmaktadır? Kaç yurttaşımız çevre illere sevk edilmek zorunda kalmıştır? 200 kişilik Edirne Huzurevi projesinin eksiksiz biçimde tamamlanarak hizmete açılacağı nihai tarih nedir?”

YENİ Parti Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, HALK TV’ye kayyum atanmasına tepki gösterdi. Akgüngör, “Halk TV’ye kayyum atanmasına ilişkin gelişmeler, basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı açısından ciddi kaygılar doğurmaktadır” dedi.

HALK TV’ye bugün sabah saatlerinde kayyum atanmasına tepkiler sürüyor. YENİ Parti Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör de yazılı bir açıklama ile tepkisini dile getirdi. Akgüngör, “Demokrasinin temel taşlarından biri olan özgür basın; halkın doğru bilgiye ulaşmasının, farklı seslerin duyulmasının ve demokratik toplumun güçlenmesinin güvencesidir. Bağımsız haberciliği baskı altına almak ve susturmaya çalışmak yalnızca gazetecilere değil, toplumun haber alma hakkına da müdahaledir” şeklindeki görüşüne yer verdiği açıklamasında şöyle dedi:

Unutulmamalıdır ki basın, demokrasinin sesidir. Eleştirel düşüncenin, özgür haberciliğin ve halkın gerçekleri öğrenme hakkının önüne hiçbir engel konulmamalıdır. Basın kuruluşlarının bağımsızlığına gölge düşüren her türlü müdahale, demokratik toplum anlayışına zarar verir.

Bizler, basın özgürlüğünün demokratik bir ülkenin vazgeçilmez unsuru olduğuna inanıyoruz. Farklı seslerin susturulmadığı, gazetecilerin özgürce görev yapabildiği ve halkın haber alma hakkının güvence altında olduğu bir Türkiye istiyoruz.

Basın susturulamaz! Gerçekler karartılamaz! Halkın haber alma hakkı engellenemez!

EKREM TÜREN VEFAT ETTİ

Nişancıpaşa Mahallesi ve Lalapaşa Büyünlü Köyü sakinlerinden merhum Ramazan Türen ve Remziye Türen’in oğulları, Sevdiye Türen’in eşi, Erdem ve Kadir Türen’in babaları Ekrem Türen vefat etti. Merhum dün Büyünlü Köyü Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Köy Mezarlığında toprağa verildi.

Bulgarların ilgisi azalıyor mu?

Bulgaristan’da yayımlanan bir internet sitesinde yer alan Edirne’yle ilgili değerlendirmeler, kentin ticareti açısından dikkat çekici bir tabloyu gündeme taşıdı. Yıllardır özellikle hafta sonları binlerce Bulgaristan vatandaşının alışveriş için tercih ettiği Edirne’de, artan fiyatlar ve sınır kapılarındaki bekleme sürelerinin müşteri tercihlerini etkilemeye başladığı öne sürüldü.

Bulgaristan merkezli “blitz.bg” internet sitesinin 10 Ekim 2026 tarihli haberinde, Edirne’nin tanınmış alışveriş noktalarından Balkan Pazarı’nın eski cazibesini kaybetmeye başladığına ilişkin yorumlara yer verildi. Haberde, sosyal medyada paylaşılan ve pazardaki yoğunluğun azaldığını gösterdiği belirtilen görüntüler üzerinden yapılan değerlendirmeler aktarıldı.

“FİYATLAR BULGARİSTAN’LA AYNI SEVİYEYE GELDİ”

Haberde görüşlerine yer verilen bazı Bulgar müşteriler, Edirne’deki ürün fiyatlarının artık Bulgaristan’daki fiyatlarla aynı seviyeye geldiğini, hatta bazı ürünlerin Bulgaristan’da daha ucuza bulunabildiğini savundu.

Özellikle giyim, peynir, kaşar peyniri, temizlik malzemeleri ve ev eşyalarının fiyatlarına ilişkin şikâyetler öne çıktı. Bazı müşterilerin, geçmişte uygun fiyatları nedeniyle tercih ettikleri ürünler için artık 10 ve 20 avro gibi rakamlarla karşılaştıklarını belirttikleri aktarıldı.

Haberde, Türkiye’de yüksek seyreden enflasyonun ticari ürünlerin maliyetlerini etkilediği değerlendirmesine de yer verildi.

SINIR KAPILARINDAKİ BEKLEME DE ETKİLİ

Bulgar müşterilerin şikâyetlerinde yalnızca fiyatlar değil, sınır kapılarında yaşanan uzun beklemeler de öne çıktı.

Habere göre bazı ziyaretçiler, sınır geçişlerinde 2 ila 4 saate varan bekleme sürelerinden ve araçların röntgen kontrollerinden geçirildiğine ilişkin uygulamalardan yakındı.

Özellikle Burgaz ve Güney Bulgaristan’ın diğer kentlerinden Edirne’ye günübirlik alışveriş için gelenler açısından yol, yakıt ve diğer masraflara sınırda geçirilen saatler de eklenince alışverişin ekonomik avantajının azaldığı yorumları yapıldı.

ALTERNATİF ALIŞVERİŞ ROTALARI GÜNDEMDE

Haberde, bazı Bulgar müşterilerin alışveriş için Kırklareli, Silivri ve Yunanistan gibi alternatifleri değerlendirdiğine ilişkin sosyal medya yorumları da aktarıldı. Ancak bu ifadelerin resmî istatistiklere değil, kullanıcıların kişisel gözlemlerine dayandığı vurgulandı.

Öte yandan Edirne’de hâlâ uygun fiyatlı ürünler bulabildiğini ve alışverişin kendisi açısından avantajlı olduğunu belirten Bulgar müşterilerin de bulunduğu ifade edildi.

EDİRNE TİCARETİ AÇISINDAN DİKKAT ÇEKİCİ MESAJ

Haberdeki değerlendirmeler, Edirne’nin özellikle hafta sonları Bulgaristan’dan gelen ziyaretçilerle hareketlenen ticari yaşamı açısından önem taşıyor.

Fiyat avantajının azalması, sınır kapılarındaki bekleme süreleri ve müşteri güvenine ilişkin şikâyetler, Bulgar ziyaretçilerin alışveriş tercihlerini etkileyebilecek başlıklar olarak öne çıkıyor.

Bununla birlikte, Balkan Pazarı’nda sürekli olarak boş kaldığını ya da Bulgar ziyaretçi sayısında kesin bir düşüş yaşandığını ortaya koyan resmî bir veri haberde sunulmuyor. Ancak Bulgaristan’da yayımlanan bu değerlendirmeler, Edirne esnafı ve kent ekonomisi açısından dikkate alınması gereken bir müşteri algısına işaret ediyor.

DR. AYDEMİR AY

Dr. Aydemir Ay da, söz konusu sitedeki yazıyı değerlendirip linkini de verdiği paylaşımının sonunda şunlara yer verdi:

“Önümüzde iki seçenek var: Eski avantajın geri gelmesini beklemek ya da elimizdeki değerleri yeni bir ekonomik modele dönüştürmek.

İlki, kararımızı başkalarının koşullarına bırakmak demek. İkincisi ise kendi geleceğimizin sorumluluğunu üstlenmek.

Edirne’nin kaderini sınır kapısındaki araç kuyruğu belirlememeli. Sınırın ötesinden gelen müşterinin cebindeki paraya da mahkûm olmamalıyız.

Çünkü sınır bize yıllarca bir fırsat sundu. Ama fırsat, kendi başına bir gelecek kurmaz.

Sınırın cömertliğine güvendik. Şimdi sıra, Edirne’nin kendi gücüne güvenmesinde.”

Şükrüpaşa Spor ilk 4 haftada 3. deplasmanında

Cemal KUDAY

Edirne Şükrüpaşa Spor U19, Gelişim Ligi’nin 4. haftasında bugün deplasmanda Fevzipaşaspor ile karşı karşıya gelecek.

Geçen hafta deplasmanda Büyükçekmece Gücü FK Spor’a 6-0 yenilerek sezondaki ikinci yenilgisini alan Şükrüpaşa Spor,  Fevzipaşaspor ile Çerkezköy 100.Yıl Stadı ‘nda oynayacağı karşılaşma saat 14:00’te başlayacak. Karşılaşmayı  Çiğdem Uruç yönetirken, yardımcılıklarını  Serkan Sözer ve Yusuf Güler yapacak, Kaan Şeremet ise dördüncü hakem olarak sahadaki yerini alacak.

Şükrüpaşa Spor, bugünkü Fevzipaşaspor maçı ile sezonun ilk 4 haftasındaki karşılaşmalardan 3’ü deplasmanda yapmış olacak.,

Gelişim Ligi U19 kategorisinde sezonun 3. hafta programında yer alan maçlar geçtiğimiz Çarşamba günü oynanırken, 2. Grup’ta yer alan Şükrüpaşa Spor, ikinci deplasman karşılaşmasında Büyükçekmece Gücü’ne konuk oldu.

U19 GELİŞİM LİGİ 2. GRUP 4. HAFTA PROGRAMI

Başakşehir Şamlar Spor Kulübü – İfa

İstanbul Beylikdüzüspor – Büyükçekmece Gücü Fk Spor A.Ş.

Fevzipaşaspor – Edirne Şükrüpaşa Spor

Başakşehirspor – Güngören Belediyesi Spor Kulübü 

Çorlu Spor 1947 – Gazi Mahallesispor          

Batı Trakya Türklerispor – Alibeyköyspor

Küçükçekmece Spor – Kırklarelispor 

Küçükçekmece İdman Yurdu Spor Kulübü – Silivrispor

 U19 GELİŞİM LİGİ 2. GRUP 3. HAFTA SONUÇLAR

Gazi Mahallesispor 4-1 Başakşehirspor         

Büyükçekmece Gücü FK Spor A.Ş. 6-0 Edirne Şükrüpaşa Spor      

Çorlu Spor 1947 2-2 Batı Trakya Türklerispor

Silivrispor 4-1 Başakşehir Şamlar Spor Kulübü

Güngören Belediyesi Spor Kulübü 0-1Küçükçekmece Spor 

Alibeyköyspor 2-2 Küçükçekmece İdman Yurdu Spor Kulübü       

Kırklarelispor 1-4 İstanbul Beylikdüzüspor

İfa 1-1 Fevzipaşaspor

AYDA 500 TL İLE SAROS / ENEZ SAHİLİ İHYA OLUR…


Geçtiğimiz günlerde “YAZLIK KONUTLARDAN HER YIL BEŞBİN TL EK VERGİ ALINSIN…” başlıklı bir yazı yazdım. Olumlu/olumsuz pek çok tepki aldım. Elbette “Ulaş Demiray böyle düşünüyor” diye yarın maliyecisi, belediyecisi yazlıkçıların kapısına dayanacak değil…
Bitip tükenen Saros Sahilleri için ne yapmak gerektiğini düşünmek, öneriler getirmek, cesaretle adımlar atmak duyarlı her aydının görevi olmalı… O yazının asıl amacı buydu… Devletin, Belediyelerin bu konuda yapması gereken pek çok şey var; ama özellikle bu sahillerde yaşayan, nimetinden yararlananların da oturup devleti belediyeyi beklemekten başka düşünecekleri, yapabilecekleri halk insiyatifleri olmalı…
**
Enez örneğinden yola çıkarsak; ne yazık ki Enez Belediyesi sahil sitelerinde yaşayanların sorunlarının çözümü konusunda yetersiz… Buna beceriksizlik, tembellik, başarısızlık gibi nitelemeler getirseniz bile olay sadece Belediyeyi ya da Devleti suçlayarak geçiştirilemiyor… Gereğinden fazla su, çöp, ilaç parası ödediklerini öne sürenler bu paralarla sahilin sorunlarının çözülebileceğini düşünüyorlar. Halbuki bu paralar bir hizmet karşılığı alınan ve o hizmetin devamını sağlamak için kullanılan – hatta yetersiz- paralar…
Bu paralardan artan olsa bile bununla kumsalı temizlemek için birkaç araç alınması, özellikle yeterli acil sağlık hizmetlerinin sahile taşınması, hizmetlerin kalitesinin artırılması, yedi gün 24 saat şehir içi ulaşımın sağlanması, yolların, meydanların daha kaliteli ve zevkli döşenmesi, denizde bir ya da birkaç cankurtaran sürat motoru bulunması, sahilde hem gençler, hem de emekliler için ayrı ayrı, ucuz tarifeli mekanlar, parklar oluşturulması, Yaz okulları açılması, çocuk oyun parkları kültür, sanat merkezleri yapılması bisiklet ve koşu yollarının düzenlenmesi vs. ne yazık ki belediyelerin de, devletin de öncelikleri değil…
**
Bir hesap yapalım… Enez’de 45 bin kişi oldukları düşünülen yazlıkçılar ikametlerini Enez’e alırlarsa Belediye kasasına iller bankasından kişi başına yılda 3-4 bin TL, toplamda 180 Milyon TL para girmesi gerekir. Halbuki şimdi Sahilde ikameti olan 700 kişi sayesinde giren hazine yardımı toplamda yaklaşık 3 Milyon TL… Aradaki farkı lütfen değerlendirin. 700 kişinin ödediği 3 Milyon TL ile, 180 bin TL ‘yi ödemeyen 45 bin kişiye hizmetin mantığı, adaleti var mı?


Sahilde villası olanın konut başına ayda 500 ya da ortalama kişi başına ayda 100 TL verecek gücü mü yok? Elbette var. Ama sanırım asıl kaygı bu ek ödeme doğrudan belediyeye yapılırsa beklenen amaca hizmet eder mi, etmez mi? Bence de etmez. Belediyeye giren para, genel hizmetlerde, aşırı personel istihdamında, önlenemeyen israf kalemlerinde erir gider.
Ama Sahil Sitelerinden oluşan, belediyenin de ortak olacağı Sahil Sakinleri’nin kuracağı ve yöneteceği bir Vakıfla(*) bu paranın tamamı Sahil Sakinlerine hizmet olarak geri dönebilir. Enez Sahilleri 4-5 yıl içerisinde akıl almaz hizmetlerle bambaşka bir çehreye kavuşur. Konutlar hızla değer kazanır. Yaz/kış oturanlar artar. İkametini alıp da oturanlar arttıkça hazine yardımı da artar.


Bu hayallerin gerçek olmasının önündeki en büyük engel şimdilik Site Başkanları olarak görünüyor. 180 civarındaki site başkanından bu konuları konuşmak için çağırdığımız toplantılara, şimdiye kadar katılan başkan sayısı 20-25 i geçmedi. Bu işi zoraki yaptıkları belli oluyor. Yarın bir vakıf kurulursa site muhasebe işleri bu Vakıf tarafından topluca ve daha çağdaş usullerle tutulacak, her siteye ayrı ayrı başkan ve hizmetli yerine hizmetler ve hizmetliler birleştirilecek. Site başkanlarının uğraştıkları pek çok hizmet daha profesyonel usullerle ve profesyonel kişilerle yerine getirilecek. Vakıf Genel Kurulu’nda konut sayısı ölçeğinde sitelerden temsilci olacak.
Evet… Ayda kişi başı 100 TL ya da hane başına ayda sadece 500 TL ödeyerek kazanılabileceklere en başından karşı çıkmak kendinize haksızlıktır… Hiç yoksa bir kere düşünmek iyi olur derim ben…
(*) Vakıf hizmet amaçlı, kar dağıtmayan bir şirket gibidir.