Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Yeni Parti’de ‘imece’ dayanışması!

Olgay GÜLER

CHP’de ‘mutlak butlan’ kararıyla genel başkanlık görevinden ayrılan Özgür Özel’in kurduğu Yeni Parti’nin Edirne il başkanlığı için tutulan binada hazırlıklar hızla sürüyor.

Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) mutlak butlan kararı sonrası yaşanan çalkantılı süreç, Özgür Özel’in geçtiğimiz hafta partiden ayrılıp ‘Yeni Parti’yi kurmasıyla yeni boyut kazandı. Özel’in ‘Yeni Parti’ açıklamasıyla birlikte ülke genelinde çok sayıda CHP üyesi, partisinden istifa etti. Edirne’deyse butlan yönetiminin görevden aldığı il başkanı Yücel Balkanlı ve ilçe başkanı Volkan Akgüngör, partiden istifa eden ilk isimler arasında yer aldı.

İL BAŞKANLIĞI ADRESİ BELLİ OLDU

Yeni Parti’de Parti Meclisi ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) belirlenirken, Edirne’de de hazırlıklar başladı. İl yönetimi oluşturma görevinin, butlan yönetiminin görevden aldığı Yücel Balkanlı’ya verilmesi kesin gözüyle bakılırken, il başkanlığının adresi de belli oldu. Sabuni Mahallesi’nde Yoğurtçular Sokak üzerindeki iş hanında, Edirneliler’in ‘Şehir Kulübü’ olarak bildiği yer partinin il başkanlığı olarak kiralandı.

İMECE USULÜYLE DÜZENLEME

Partinin adresinin belli olmasının ardından, görevden alınan il başkanlı Yücel Balkanlı da, resmi sosyal medya hesabından paylaşım yaparak, onarım ve tefrişat işlemlerinin başladığını duyurdu. Partinin yeni kurulmuş olması ve henüz ödenek olmaması nedeniyle, il başkanlığındaki işlerin imece usulüyle devam ettiği öğrenilirken, resmi açılışın ne zaman yapılacağı merak konusu oldu.

Edirne’ye 2. ve 3. İdare Mahkemesi

Adalet Bakanlığı’nın Edirne 2. ve 3. İdare Mahkemelerinin kurulması ve yargı çevrelerinin “Edirne ilinin mülki sınırları” olarak belirlenmesine ilişkin kararı Resmi Gazete’de yayınlandı.

Resmi Gazetesi’nin 25 Temmuz 2026 Cumartesi tarih ve 33320  sayılı nüshasında yer alan karar

“Adalet Bakanlığından:

Karar

İdare Mahkemelerinin Kurulmasına ve Yargı Çevresinin Belirlenmesine İlişkin Karar

1 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 38 inci maddesinin 1/a bendi ile 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin 1 inci ve 2 nci fıkraları uyarınca İçişleri Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığının olumlu görüşleri alınarak 22.07.2026 tarihli ve E-43807993-601.01-326 sayılı Bakan Oluru ile; -Kayseri 3 ve 4. İdare Mahkemelerinin kurulması ve yargı çevrelerinin “Kayseri ilinin mülki sınırları” olarak belirlenmesine,

-Edirne 2 ve 3. İdare Mahkemelerinin kurulması ve yargı çevrelerinin ‘Edirne ilinin mülki sınırları’ olarak belirlenmesine karar verilmiştir.

Muhtardan yol sitemi

Olgay GÜLER

Edirne’de Sarıcapaşa Mahallesi Muhtarı Ercan Sert, Ocak ayında istinat duvarı yıkılan Kadirhane Sokak üzerinde, halen yol düzenleme çalışması yapılmamasını eleştirdi.

Kentte, geçtiğimiz 10 Ocak’ta meydana gelen sağanak yağışta, Sarıcapaşa Mahallesi Kadirhane Sokak üzerindeki apartmanın istinat duvarı çöktü.  Şans eseri kimsenin yaralanmadı olaydan sonra çalışmaların başlatıldığı bölgede apartman sakinleri tahliye edilerek otellere yerleştirildi. Sarıcapaşa Mahallesi Muhtarı Ercan Sert, duvarının yapılması için Edirne Belediyesi tarafından daire başına 300 ile 500 bin TL arasında bir maliyet çıkarıldığını, konunun Edirne Valisi Yunus Sezer’e iletmelerinin ardından sonra çözüme kavuştuğunu söyledi.

İstinat duvarının yapılmasından sonra 6 aydır aynı sokaktaki yolun yapılmadığını belirten Sert, “Yağmurlardan dolayı Kadirhane Sokakta istinat duvarı çöktü. Şükürler olsun ki can kaybımız olmadı. Edirne Belediye Başkan Yardımcımız Cenk Ergüden Bey duvar yıkıldığında buradaydı. AFAD Müdürümüz ve kıymetli personeli, Çevre Şehircilik Müdürümüz ve kıymetli personeli buraya geldiler. Buradaki krizi güzel yönettiler. Evet sağ olsunlar yanımızda durdular. O gece geç saatlere kadar evleri boşalttık. Ondan sonra beni ve apartman sakinlerini belediyeye davet ettiler. Belediyeye gittik. Buradaki apartman sakinlerine belediyeden, daire başı 300 ile 500 bin lira arası bir ödenek çıkacağını söylediler. O paraları veremeyeceğimizi söyleyerek Vali Bey’den randevu aldık ve yanına gittik. Vali Bey’e durumu arz ettik ve buradaki insanlar daire başı istenen o paraları ödemekten kurtuldular. Bunun üzerinden 6 ay geçmesine rağmen hala bu sokaktaki yol yapılmadı. Buradaki vatandaşlar 38-40 derece sıcakta pencere açamıyorlar” dedi.

Muhtar Sert ayrıca, yollar dışında, sokakların ışıklandırmasını engelleyen ağaçların da budanması için defalarca talepte bulunmasına rağmen karşılık alamadığını ifade etti.

Haşere mücadelesi kesintisiz sürüyor!

Edirne Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü Halk Sağlığı Birimi, halk sağlığının korunması amacıyla sivrisinek, karasinek ve diğer vektörlere yönelik mücadele çalışmalarını yıl boyunca kesintisiz sürdürüyor. Çalışmalar, Sağlık Bakanlığı Biyosidal Ürünler Uygulama Yönetmeliği kapsamında ve bilimsel yöntemler esas alınarak yürütülüyor.

Edirne Belediyesi tarafından uygulanan mücadele programı, yalnızca yaz aylarında gerçekleştirilen ilaçlama çalışmalarından ibaret olmayıp, sivrisineklerin üreme alanlarını hedef alan kapsamlı bir çalışma planını içeriyor. Bu kapsamda larva mücadelesi, kış aylarından itibaren hayvan ahırları, metruk yapılar, rögarlar, kanallar ve sulak alanlarda aralıksız olarak devam ediyor.

Özellikle Karaağaç, Sarayiçi, Yeniimaret ve Bosna Mahallesi başta olmak üzere kent genelinde yaklaşık 5 bin hektarlık alanda larvasit uygulaması gerçekleştiriliyor. Ayrıca taşkınlar sonrasında oluşan yeni üreme alanları da ekipler tarafından hızlı bir şekilde tespit edilerek kontrol altına alınıyor.

Mücadele çalışmalarının planlanmasında bilimsel verilerden yararlanılmaya devam ediyor. Şehrin farklı noktalarına yerleştirilen kuru buz tuzakları sayesinde sivrisinek yoğunluğu düzenli olarak takip ediliyor. Elde edilen veriler doğrultusunda ilaçlama programları güncellenerek ihtiyaç duyulan bölgelerde uygulamalar yoğunlaştırılıyor.

2026 yılı itibarıyla biyosidal ürün uygulayıcısı sertifikasına sahip 15 personel ve 4 ilaçlama aracıyla çalışmalarını sürdüren Edirne Belediyesi, uygun hava koşullarında bir gecede yaklaşık 4 bin hektarlık alanda erişkin sivrisinek mücadelesi gerçekleştirebiliyor.

Uygulamaların etkinliğini artırmak amacıyla erişkin sivrisineklere yönelik ilaçlamalar gün batımından sonra, karasinek ilaçlamaları ise sabahın erken saatlerinde gerçekleştiriliyor. İlaçlama güzergâhları belirlenirken araçların teknik donanımı, ilaç atış mesafesi, damlacık büyüklüğü ve kapsama alanı gibi teknik kriterler dikkate alınıyor.

Edirne Belediyesi ekipleri tarafından yapılan açıklamada; yaz aylarında çeltik üretim alanları ve sulak bölgelerin etkisiyle sivrisinek popülasyonunda mevsimsel artışlar yaşanabildiğine dikkat çekilerek, Edirne Belediyesinin Edirne Valiliği ve ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde larva mücadelesi, erişkin sivrisinek uygulamaları ve saha denetimlerini kesintisiz sürdürdüğü belirtildi.

Açıklamada ayrıca, vektörlerle mücadelenin yalnızca belediye çalışmalarıyla başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı vurgulandı. Özellikle özel mülkiyetlerde bulunan boş kaplar, bidonlar, kullanılmayan araç lastikleri, çiçek saksısı altlıkları ve su birikmesine neden olabilecek benzeri materyallerin ortadan kaldırılmasının sivrisineklerin üreme alanlarını önemli ölçüde azaltacağı ifade edildi.

Türkiye Deri Kemer İhracatı 2026’da Artışını Sürdürüyor: Kaliteli Üretim ve Küresel Talep Öne Çıkıyor

Türkiye, deri ürünleri üretimindeki köklü tecrübesini yüksek katma değerli ihracata dönüştürmeye devam ediyor. Avrupa başta olmak üzere Orta Doğu, Kuzey Amerika ve Balkan ülkelerinden gelen siparişler, yerli üreticilerin uluslararası pazardaki rekabet gücünü desteklerken, özellikle kaliteli işçilik ve esnek üretim kabiliyeti öne çıkıyor. Deri sektöründe sürdürülebilir üretim, tasarım odaklı koleksiyonlar ve hızlı teslimat anlayışı, ihracat performansını güçlendiren temel unsurlar arasında yer alıyor. Sektör temsilcileri, katma değerli üretime yapılan yatırımların uzun vadede Türkiye’nin küresel pazardaki payını artıracağını değerlendiriyor.

Toptan Kemer İmalatı Uluslararası Pazarda Güç Kazanıyor

Deri aksesuar sektörünün en dinamik alanlarından biri olan toptan kemer imalatı, markaların koleksiyon ihtiyaçlarına özel üretim çözümleri sunması sayesinde ihracatta önemli bir rol üstleniyor. Özellikle düşük adetli özel üretimden yüksek hacimli siparişlere kadar geniş bir üretim esnekliği sağlayan Türk üreticileri; kalite kontrol süreçleri, dayanıklı hammaddeleri ve modern üretim teknolojileriyle birçok ülkenin tercih ettiği tedarikçiler arasında yer alıyor.

Yurt dışındaki alıcıların yalnızca uygun fiyat değil; sürdürülebilir kalite, zamanında teslimat ve uzun vadeli iş ortaklığı araması, Türkiye’deki üreticilere önemli bir avantaj sağlıyor. Bu nedenle ihracat yapan firmalar, üretim kapasitesini artırmanın yanında tasarım ve marka yatırımlarına da ağırlık veriyor.

Kemer Çeşitlerinde Değişen Tüketici Tercihleri

Küresel pazarda klasik ürünlerin yanında farklı kullanım alışkanlıklarına hitap eden modeller de dikkat çekiyor. Günümüzde üreticiler; klasik deri kemerler, spor kemerler, casual kemerler, süet kemerler, örgü kemerler, tokalı kemerler ve mekanizmalı kemer modelleriyle geniş bir ürün yelpazesi sunuyor.

Özellikle günlük kullanım kolaylığı sağlayan otomatik kilitleme sistemleri sayesinde mekanizmalı kemer modellerine olan talep son yıllarda belirgin şekilde artmış durumda. Modern tasarımla fonksiyonelliği bir araya getiren bu ürün grubu, Avrupa pazarında premium segmentte kendine daha fazla yer buluyor.

Kaliteli Hammadde ve İşçilik Rekabet Gücünü Artırıyor

Uluslararası pazarda başarılı olmanın temel şartlarından biri, uzun ömürlü ürünler sunabilmek. Bu nedenle üretimde kullanılan hakiki deri kalitesi, kesim hassasiyeti, kenar boyama işlemleri, dikiş kalitesi ve toka dayanıklılığı büyük önem taşıyor.

Yüksek kalite standartlarını benimseyen üreticiler, yalnızca ürün satmak yerine uzun vadeli iş birlikleri kurmayı hedefliyor. Özellikle kalite belgeleri, ihracat standartlarına uygun üretim süreçleri ve düzenli kalite kontrolleri, yabancı alıcıların güvenini artıran önemli faktörler arasında bulunuyor.

Tasarım ve Marka Değeri İhracatta Belirleyici Oluyor

Kemer artık yalnızca fonksiyonel bir aksesuar olarak görülmüyor. Moda trendleriyle uyumlu koleksiyonlar hazırlayan üreticiler, farklı yaş gruplarına ve pazarlara hitap eden tasarımlarla rekabet avantajı elde ediyor.

Minimal çizgiler, kaliteli tokalar, farklı renk seçenekleri ve kişiselleştirilebilir modeller, markaların uluslararası pazarda daha güçlü konumlanmasına katkı sağlıyor. Özel marka üretimi (Private Label) ve OEM üretim modelleri de ihracat hacmini destekleyen önemli alanlar arasında yer alıyor.

Avrupa Pazarı Türk Üreticilerine Güveniyor

Türkiye’nin coğrafi konumu, kısa teslim süreleri ve üretim kabiliyeti Avrupa’daki alıcılar açısından önemli avantajlar sunuyor. Siparişlerin hızlı hazırlanabilmesi, kalite standardının korunması ve üretim süreçlerinin yakından takip edilebilmesi, Türk üreticilerinin tercih edilmesinde etkili oluyor.

Bunun yanında fuarlar, sektörel ticaret heyetleri ve yeni iş birlikleri sayesinde firmalar farklı pazarlarda görünürlüğünü artırırken, katma değerli ihracata yönelik çalışmalar da hız kazanıyor.

Sürdürülebilir Üretim Yeni Dönemin Anahtarı

Küresel markalar artık yalnızca kaliteli ürün değil, çevreye duyarlı üretim süreçleri de talep ediyor. Geri dönüştürülebilir ambalajlar, izlenebilir tedarik zinciri, enerji verimliliği ve sürdürülebilir üretim anlayışı, ihracat kararlarında giderek daha belirleyici hale geliyor.

Türkiye’deki deri üreticileri de bu dönüşüme uyum sağlayarak uluslararası standartlara uygun üretim modellerine yatırım yapıyor. Sektörün sürdürülebilirlik odaklı yol haritası, ihracatta uzun vadeli rekabet gücünü artırmayı hedefliyor.

Türkiye, deri kemer üretimindeki köklü deneyimini modern üretim teknolojileri ve yüksek kalite standartlarıyla birleştirerek dünya pazarındaki konumunu güçlendirmeye devam ediyor. Özellikle toptan kemer imalatı alanındaki üretim kapasitesi, tasarım kabiliyeti ve hızlı teslim avantajı sayesinde yerli üreticiler uluslararası markaların güvenilir çözüm ortakları arasında yer alıyor.

Önümüzdeki dönemde kalite, sürdürülebilirlik ve yenilikçi ürün geliştirme anlayışını benimseyen firmaların, küresel pazarda daha büyük pay alması beklenirken; klasik modellerden mekanizmalı kemer tasarımlarına kadar uzanan geniş ürün yelpazesi sektörün büyümesini destekleyen en önemli unsurlar arasında gösteriliyor.

Havalimanı Transfer Hizmetlerinde Dijital Rezervasyon Dönemi Başladı

Küresel turizm sektöründe dijitalleşme yalnızca otel ve uçak rezervasyonlarıyla sınırlı kalmıyor. Son yıllarda airport transfer services alanında yaşanan gelişmeler, seyahat planlamasının en önemli parçalarından biri haline geldi. Yolcular artık havalimanına indikten sonra ulaşım aramak yerine, transferlerini seyahatlerinden günler hatta haftalar önce planlayarak zamandan tasarruf etmeyi tercih ediyor. Bu yaklaşım hem bireysel hem de kurumsal seyahatlerde daha kontrollü ve konforlu bir ulaşım deneyimi sunuyor.

Turizm uzmanlarına göre özellikle uluslararası yolcular, seyahat ettikleri ülkede ulaşım konusunda belirsizlik yaşamak istemiyor. Farklı bir dil, bilinmeyen bir şehir ve yoğun havalimanı trafiği gibi etkenler düşünüldüğünde, önceden organize edilen transfer hizmetleri yolcuların ilk andan itibaren kendilerini daha güvende hissetmelerini sağlıyor. Dijital rezervasyon sistemleri ise bu süreci birkaç dakika içerisinde tamamlayarak seyahat deneyimini önemli ölçüde kolaylaştırıyor.

Turistler Neden Önceden Transfer Rezervasyonu Yapıyor?

Seyahat alışkanlıkları üzerine yapılan değerlendirmeler, yabancı turistlerin büyük bölümünün artık spontane ulaşım yerine planlı çözümleri tercih ettiğini gösteriyor. Bunun temel nedenleri arasında sabit fiyat avantajı, uçuş bilgilerinin sisteme tanımlanabilmesi, sürücünün uçuş saatini takip edebilmesi ve uzun taksi kuyruklarıyla zaman kaybetmeme isteği bulunuyor.

Özellikle çocuklu aileler, yaşlı yolcular, kalabalık gruplar ve iş seyahati gerçekleştiren ziyaretçiler için önceden planlanan transfer hizmetleri, seyahatin daha stressiz başlamasına katkı sağlıyor. Yolcular, vardıkları anda kendilerini bekleyen araçla doğrudan konaklayacakları noktaya ulaşabildikleri için ilk dakikalardan itibaren daha olumlu bir seyahat deneyimi yaşıyor.

Antalya, Dijital Transfer Hizmetlerinin En Yoğun Kullanıldığı Destinasyonlardan Biri

Türkiye’nin turizm başkenti olarak gösterilen Antalya, her yıl milyonlarca yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlıyor. Bu yoğun hareketlilik, Antalya airport transfer hizmetlerine olan talebin de sürekli artmasını sağlıyor. Özellikle yaz sezonunda havalimanından Belek, Lara, Kemer, Side, Alanya ve Kaş gibi turizm bölgelerine ulaşım sağlayan özel transfer hizmetleri, ziyaretçilerin zamandan tasarruf etmesine yardımcı oluyor.

Turizm sektöründe faaliyet gösteren işletmeler, dijital rezervasyon sistemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte transfer süreçlerinin daha planlı hale geldiğini belirtiyor. Böylece hem yolcular hem de hizmet sağlayıcılar açısından daha verimli bir organizasyon oluşturulabiliyor.

Türk Transfer Hizmetleri Uluslararası Misafirlerden Tam Not Alıyor

Türkiye, yalnızca turizm potansiyeliyle değil, misafirperver hizmet anlayışıyla da dünyanın önde gelen destinasyonları arasında gösteriliyor. Bu yaklaşım havalimanı transfer hizmetlerine de yansıyor. Profesyonel sürücüler, dakik hizmet anlayışı, temiz ve bakımlı araçlar, farklı dil seçenekleri sunabilen müşteri destek ekipleri ve güçlü dijital altyapılar sayesinde Türkiye’de sunulan transfer hizmetleri, uluslararası ziyaretçiler tarafından memnuniyetle karşılanıyor.

Özellikle Avrupa, Orta Doğu ve Körfez ülkelerinden gelen turistler, seyahat yorumlarında güvenilir rezervasyon sistemi, zamanında karşılama ve profesyonel hizmet kalitesini en çok öne çıkan kriterler arasında gösteriyor. Bu durum, Türkiye’nin transfer sektöründe uluslararası standartlara uyum sağlayan önemli ülkelerden biri haline geldiğini ortaya koyuyor.

Dijitalleşme Sektörde Hizmet Kalitesini Yükseltiyor

Transfer sektöründe yaşanan dijital dönüşüm yalnızca rezervasyon kolaylığı sağlamıyor; aynı zamanda hizmet kalitesinin ölçülebilir hale gelmesine de katkı sunuyor. Online rezervasyon onayları, uçuş takip sistemleri, dijital fatura süreçleri, canlı müşteri desteği ve kullanıcı değerlendirmeleri sayesinde yolcular daha bilinçli seçim yapabiliyor.

Şeffaf fiyatlandırma politikası ve rezervasyon bilgilerinin anlık olarak görüntülenebilmesi, kullanıcı güvenini artıran en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Bu gelişmeler, kaliteli hizmet sunan firmaların uluslararası pazarda daha görünür olmasını desteklerken sektör genelinde hizmet standartlarının yükselmesine de katkı sağlıyor.

Turizmde İlk İzlenimi Artık Transfer Hizmeti Belirliyor

Turizm profesyonelleri, bir ziyaretçinin ülke hakkındaki ilk izleniminin çoğu zaman havalimanından itibaren başladığını vurguluyor. Karşılama sürecinin düzenli ilerlemesi, güvenli ulaşım sağlanması ve konaklama noktasına zamanında ulaşılması, seyahat memnuniyetini doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer alıyor.

Bu nedenle dijital rezervasyon altyapısına sahip airport transfer services çözümleri, yalnızca bir ulaşım hizmeti olarak değil; turizm deneyiminin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendiriliyor. Özellikle Antalya airport transfer gibi yoğun destinasyonlarda sunulan profesyonel hizmetler, Türkiye’nin turizm kalitesini uluslararası ziyaretçilerin gözünde güçlendiren önemli unsurlardan biri olmayı sürdürüyor.

Kira Borcu Nedeniyle İcra Takibi: 30 Günlük Süre, İki Haklı İhtar ve Tahliye

Kapıya bırakılan bir tebligat, çoğu kiracının gündemini bir anda değiştiriyor. Kira ödenmediğinde ya da taraflar zam oranında anlaşamadığında ev sahibinin başvurduğu ilk yol genellikle icra takibi oluyor. Ancak kira borcu icra takibi sürecinde hem kiracının hem ev sahibinin uyması gereken katı süreler var ve bu süreler kaçırıldığında sonuç geri döndürülemez hâle geliyor.

Ev sahibi hangi yolu seçebilir?

Kira alacağı için iki ayrı yol bulunuyor. Birincisi yalnızca alacağın tahsiline yönelik ilamsız icra takibi; ikincisi ise tahliye talepli takip. İkinci yolda ev sahibi hem birikmiş kirayı istiyor hem de ödeme yapılmazsa kiracının çıkarılmasını talep ediyor. Tebligatın hangi türde olduğunu anlamak, atılacak adımı belirlediği için ilk bakılması gereken nokta.

İki ayrı süre, iki ayrı sonuç

Tahliye talepli takiplerde kiracının önünde birbirine karışan iki süre var:

SüreNe içinKaçırılırsa
7 günÖdeme emrine itirazTakip kesinleşir, haciz yolu açılır
30 günKira borcunu ödemeTahliye davası açılabilir

İtiraz süresi içinde borca, faize, imzaya veya kira ilişkisinin varlığına itiraz edilebilir. İtiraz edildiğinde takip durur; alacaklının devam edebilmesi için mahkemeye başvurması gerekir. Bu nedenle haksız olduğunu düşünen kiracının en kritik hamlesi, süresinde ve doğru kalemlere itiraz etmek oluyor.

Otuz günlük süre ise ayrı bir hak. Kiracı bu süre içinde borcu tamamen öderse tahliye tehlikesi ortadan kalkar. Ödeme kısmi kalırsa, kalan kısım için tahliye talebi ayakta durmaya devam eder. Bu yüzden “ne kadar ödeyeceğim” sorusunun cevabı kapak hesabından alınmalı, tahminle hareket edilmemeli.

İki haklı ihtar: en çok gözden kaçan tehlike

Kiracıların büyük bölümü, geciken kirayı sonradan ödediğinde meselenin kapandığını düşünüyor. Oysa bir kira yılı içinde kirasını geç ödediği için kendisine iki kez haklı yazılı ihtar gönderilen kiracı hakkında, kira yılının bitiminden itibaren bir ay içinde tahliye davası açılabiliyor. Borç sonradan ödenmiş olsa bile ihtarlar geçerliliğini koruyor.

Uygulamada bu, geciken ödemelerin tek başına zararsız görünmesine rağmen yıl sonunda tahliyeyle sonuçlanmasına yol açıyor. Kirayı her ay aynı tarihte ve banka üzerinden ödemek, bu riski büyük ölçüde ortadan kaldırıyor.

Ödeme yaparken dikkat edilecekler

  • Ödeme banka kanalıyla yapılmalı; açıklama kısmına hangi aya ait kira olduğu ve varsa dosya numarası yazılmalıdır.
  • Takip başlamışsa ödeme doğrudan icra dosyasına yatırılmalıdır. Ev sahibine elden yapılan ödeme, dosyaya işlenmediği sürece takibi durdurmaz.
  • Dekontlar saklanmalıdır. Kira uyuşmazlıklarında en güçlü delil, düzenli ödeme kaydıdır.
  • Aidat, elektrik veya su gibi kalemlerin kira bedeliyle karıştırılmaması, ödemelerin ayrı ayrı yapılması gerekir.

Zam yüzünden çıkan uyuşmazlıklar

Takiplerin önemli bir bölümü ödememekten değil, artış oranında anlaşamamaktan doğuyor. Yasal tavan bellidir: Temmuz 2026’da yenilenen konut ve çatılı işyeri sözleşmelerinde TÜFE’nin on iki aylık ortalamalara göre değişim oranı yüzde 32,03 olarak açıklandı. Yani 20.000 TL kira ödeyen bir kiracıdan istenebilecek en yüksek yeni bedel 26.406 TL. Sözleşmede daha yüksek bir oran yazsa bile aşan kısım geçersiz sayılıyor. Rakamı önceden görmek için kira artış hesaplama aracı kullanılabiliyor.

Kiracı yasal tavana göre hesapladığı tutarı düzenli ödemeye devam ettiği sürece, fazlasını ödemediği gerekçesiyle açılan tahliye taleplerinin kabul görmesi güçleşiyor. Buradaki kilit nokta, kabul edilen kısmın aksatılmadan ödenmesi.

Borç ödendi, dosya hâlâ açık

Kira borcunun ödenmesi, dosyanın otomatik olarak kapanacağı anlamına gelmiyor. Özellikle ev sahibine haricen yapılan ödemelerde, alacaklının icra müdürlüğüne yazılı bildirimde bulunması gerekiyor; aksi hâlde dosya açık kalıyor ve yıllar sonra kredi başvurusunda karşınıza çıkabiliyor. Hangi belgenin nereye sunulacağı ve haczin nasıl kaldırılacağı icra dosyası kapatma rehberinde anlatılıyor.

Ev sahibi için de sınırlar var

Tahliye yalnızca mahkeme ya da icra dairesi kararıyla mümkün. Kilidi değiştirmek, eşyayı dışarı çıkarmak, elektrik ve suyu kestirmek gibi yollar hukuka aykırı olduğu gibi ev sahibi aleyhine ayrı bir sorumluluk doğuruyor. Aynı şekilde yasal orandan fazlasını içeren bir ihtarnameye dayanılarak açılan tahliye davalarının reddedildiği çok sayıda örnek bulunuyor.

On yıllık uzama süresini dolduran sözleşmelerde ise ev sahibinin, bildirim sürelerine uymak koşuluyla sebep göstermeksizin sözleşmeyi sona erdirme imkânı doğuyor. Bu da tarafların takvimi baştan bilmesini gerektiriyor.

Süreleri bilmek, dosyayı baştan çözüyor

Kira uyuşmazlıklarında sonucu belirleyen çoğu zaman haklılık değil, sürelerin doğru kullanılması oluyor. Yedi gün, otuz gün ve bir aylık dava süresi kaçırıldığında en güçlü savunma bile işlevsiz kalıyor. Benzer bir hassasiyet trafik cezalarında da geçerli: İdari yaptırıma itiraz süresi yalnızca on beş gün ve promil değerinin yasal sınırı aşıp aşmadığı promil hesaplama aracıyla önceden değerlendirilebiliyor.

Kaymaz Hukuk Bürosu tarafından hazırlanan bu ücretsiz araç ve rehberler, vatandaşın süreci baştan doğru kurgulamasına yardımcı olmayı amaçlıyor. Somut bir dosyada ise tebligatın ve sözleşmenin bir avukat tarafından incelenmesi gerektiğini hatırlatalım.

Aramızdan ayrılanlar

ŞÜKRAN AKKARTAL VEFAT ETTİ
Karakasım Köyü sakinlerinden; merhum İlhan ve Orhan Kurban’ın kardeşleri, Naciye Ocak ve Selma Kelam’ın anneleri, Şükran Akkartal vefat etti. Merhume dün Karakasım Köy Camisinde öğle namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası Köy Mezarlığında toprağa verildi.

ARZU TİMURÇİN VEFAT ETTİ
Merhum Mustafa Timurçin’in eşi, merhum İsmail, merhum İbrahim Timurçin, Ahmet Timurçin ve Fatma Okalaner’in anneleri, Naile Timurçin’in kayınvalidesi, Mehmet Timurçin’in babaannesi Arzu Timurçin vefat etti. Merhume dün Taşlık Camisinde kılınan ikindi namazının ardından Acı Çeşme Mezarlığında toprağa verildi.

HÜSEYİN KORKUT VEFAT ETTİ
Küplü Köyü sakinlerinden Edirne Belediyesi Fen İşleri’nden emekli Hüseyin Korkut vefat etti. Saadet Korkut’un eşi, Ufuk, Gökhan, Bilge ve Fatma Tükel’in babaları olan merhum, dün Küplü Köy Camisinde kılınan öğle namazının ardından Köy Mezarlığında toprağa verildi.