Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Edirnespor’dan 2 gollü galibiyet!

Olgay GÜLER

Edirnespor’un Nesine 3’üncü ligde, bitime 2 hafta kala kendi evinde ağırladığı İnkılap Spor Kulübü’nü 2-0 yenerek, 3 puanı hanesine yazdırdı.

3’üncü ligde, küme düşmesi kesinleşen Edirnespor, düşme hattındaki İnkılap Spor Kulübü’yle evinde karşılaştı. Edirne Stadı’nda oynanan maçta, sarı-kırmızılılar istekli futboluyla göz doldurdu. Edirnespor maçın 30’uncu dakikasında Yusuf Taha Yılmaz’la aradığı golü buldu. İlk yarıda başka gol olmayınca, takımlar soyunma odasına bu skorla girdi. İkinci yarıda, İnkılapspor skoru eşitlemeye çalışsa da, pozisyonları değerlendiremedi. Maçın 63’üncü dakikasında Enes Alp’le bulduğu golle, Edirnespor durumu 2-0 yaptı. Kalan dakikalarda gol sesi çıkmayınca, maç Edirnespor lehine 2-0 sona erdi.

TFF’nin Samsun bölgesi hakemlerinden Berkay Yavuz’un yönettiği maçta yardımcılıklarını; Kırşehir bölgesinden Abdurrahman Atabay, Kastamonu bölgesinden Hakan Furkan Tiraki ve Osmaniye bölgesinden Ömer Kısaoğlu yaptı. Takımlar maça şu kadrolarla çıktı:

Edirnespor: 91. Bayram Kılıç, 74. Buğra Uçar, 3. Berke Can Özsoy, 53. Onur Köse, 32. Ensar Çapar, 44. Ahmet Efe Şimşek, 5. Ayberk Çoban, 17. Yusuf Talha Yılmaz, 19. Efe Yüceer, 95. Melih Sağlam, 9. Enes Alp
Yedekler: 71. Yunus Emre Zafer, 22. Furkan Kara, 10. Volkan Keskin, 65. Ferdi Güzelsu, 12. Baran Boyraz, 38. Atakan Günaydın, 77. Yusuf Kurt, 16. Ahmet Ege Evsan, 8. Ali Mert Akdaş, 20. Rahman Alperen Emek

İnkılapspor: 1. Recep Ağa Özkanca, 2. Selçuk Kaya, 3. Ahmet Durmuşoğlu, 4. Süleyman Emre Atalı, 6. Doruk Tuğrul, 12. Eyüp Erim, 15. Aytuğ Batur Kömeç, 23. Mustafa Sezai Gülmez, 34. Aziz Eren Balaban, 49. Muhammet Tayyip Taşçi, 14. Umut Can Gökdemir

Yedekler: 58. Emre Çiğdem, 41. Ahmet Kerem Karaaslan, 8. Ahmet Tarık Tuğyan, 10. Süleyman Cebeci, 11. Doğukan Saral, 33. Yusuf Talha Kökce, 19. Ozan Tanaydın, 39. Vedat Kutay Bozkurt, 60. Eren Can Cömert, 99. Ömercan Şahin

Birlik müdürü ‘zimmet’ten tutuklandı!

Olgay GÜLER

Edirne’nin Enez ilçesi Köylere Hizmet Götürme Birliği Müdürü Bayram N., ‘zimmet’ iddiasıyla gözaltına alınmasının ardından çıkarıldığı mahkemede tutuklandı.

İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Enez Köylere Hizmet Götürme Birliği Müdürü Bayram N.’nın, birliğin hesabındaki paraları zimmetine geçirdiğinin tespit edilmesi üzerine, yakalanması için çalışma başlattı. Enez Kaymakamlığı’na zimmetli bir araçla Lalapaşa ilçesine gittiğinin belirlenmesi üzerine,  Lalapaşa Jandarma Komutanlığı, Edirne Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri ve Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) tarafından araç Küçünlü köyü yakınlarında durduruldu. Bayram N., burada gözaltına alındı.

N., jandarmadaki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı hakimlikçe ‘zimmet’ suçundan tutuklandı.

İYİ Partili Sayan: Liyakat gitti, sadakat geldi

Olgay GÜLER

İYİ Parti Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. İpek Özkal Sayan, Türkiye’de gençlerin geleceğe dair umutsuzluk yaşadığını ve bir çoğunun bir an önce yurtdışına gitmek istediğini belirtti.

Genel Başkan Yardımcısı Sayan, ziyaret ve temaslarda bulunmak üzere Edirne’ye geldi. Sayan, ziyaretleri öncesinde İYİ Parti Edirne İl Başkanlığı’nda basın mensuplarıyla buluşarak Türkiye’nin sosyal ve ekonomik gündemine açıklamalarda bulundu. Sayan’a İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın, İYİ Parti Edirne İl Başkanı Hasan Hakan Şahin ve İYİ Parti Merkez İlçe Başkanı İlkay Kuş da eşlik etti.

‘İYİ PARTİ EMEKLİLERİN PARTİSİ OLACAK’

Edirne’deki emekli nüfusunun yoğunluğuna dikkat çeken Sayan, “Bugün geldiğimiz noktada en düşük emekli maaşı yaklaşık 20 bin lira. Böyle bir dönemde bu parayla Türkiye’nin hiçbir yerinde geçinmek mümkün değil. İstanbul’u, Ankara’yı, İzmir’i bir kenara bırakalım; en küçük şehirde bile bu gelirle yaşam sürdürülemez. Sayın Genel Başkanımız Müsavat Dervişoğlu’nun selamlarını da getirdim. Kendisi özellikle şunu vurguluyor: ‘İYİ Parti, emeklilerin partisi olacak.’ Türkiye’de artık emeklilerin bir partisi olacak ve o da İYİ Parti olacak. Bu konuda çok ciddi çalışmalarımız, politikalarımız ve hazırlıklarımız var. Yakın zamanda bunları daha detaylı şekilde paylaşacağız. Ama gerçek şu ki Türkiye’de artık yaşamak, nefes almak, özellikle bir emekli olarak ocağını kaynatmak son derece zor hale geldi. Emekliler torunlarına harçlık veremediği için ‘İnşallah ziyarete gelmezler’ demek zorunda kalıyor. Böyle bir tablo kabul edilemez” dedi.

‘TARIMDAKİ SORUNLAR YENİ DEĞİL’

Edirne’nin çeltik, pirinç, ayçiçeği ve buğday üretimi açısından çok önemli bir merkez olduğunu söyleyen Sayan, “Ancak tarımda yaşanan sorunlar ortada. İktidar bu sorunları çoğu zaman savaşlara bağlasa da biz bunun yeni bir mesele olmadığını biliyoruz. Türkiye’de ekonomi uzun süredir kötü yönetiliyor. 2001 krizinden sonra toparlanamayan bir yapı söz konusu. Akaryakıt zamları, mazot fiyatları, gübre fabrikalarının özelleştirilmesi, gübrenin ve tohumun ithal edilmesi çiftçiyi çok zor durumda bıraktı. Edirne’nin bereketli topraklarında üretim yapan çiftçilerimiz artan maliyetler nedeniyle toprağı işleyemez hale geliyor. Bu sadece Edirne’nin değil, tüm Türkiye’nin sorunu. Bu yüzden soframıza gelen gıda bu kadar pahalı” diye konuştu. 

‘LİYAKAT SİSTEMİ ÇÖKMÜŞ, SADAKAT SİSTEMİ GELMİŞTİR’

Gençlerin geleceğe dair umutsuzluğuna değinen Prof. Dr. İpek Özkal Sayan, “Gençlere değinmeden geçemeyeceğim. Sosyal politikalarla ilgilendiğim için gençlerin durumu beni özellikle endişelendiriyor. Gençlerimize yaşam alanı açamıyoruz. Çoğu genç bir an önce yurt dışına gitmek istiyor. Özellikle sınır bölgesinde yaşayan gençler Avrupa’daki akranlarının yaşamını görüyor ve kendi durumlarıyla kıyaslıyor. Türkiye’de liyakat sistemi çökmüş durumda. Yerine sadakat sistemi gelmiş. Kime sadakat? Partiye sadakat. Özellikle iktidar partisine sadakat. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte Cumhurbaşkanı aynı zamanda bir parti lideri olduğu için devletin tüm kurumları partizanlaşmış durumda. Liyakatli kadrolarla güçlenmesi gerekirken, bugün tam tersi bir tablo var. İdari bürokrasi, akademik bürokrasi, adli bürokrasi. Hepsi siyasetin etkisi altında. Devlet ile hükümet arasındaki ayrım ortadan kalkmıştır. Uzun yıllardır ülkeyi yöneten iktidar, artık devletle özdeş hale gelmiştir” şeklinde konuştu.

‘GÜÇ ZEHİRLENMESİ’

Yasama, yürütme ve yargı arasındaki dengenin yeniden kurulması gerektiğinin altını çizen Sayan, “Bugün yasama etkisiz hale getirilmiş, yürütme ise tek elde toplanmıştır. Muhalefetin sunduğu yasa tekliflerinin kabul edildiğini görüyor musunuz? Görmüyorsunuz. Ancak sorumluluk paylaşılması gerektiğinde muhalefet masaya davet ediliyor. Bakanlar artık halk tarafından tanınmıyor bile. Çünkü seçilmiş değiller, atanmış durumdalar. Tüm yetki tek merkezde toplanmış durumda. Kurultay sürecinden sonra partimiz ciddi bir ivme kazanmıştır. Çok çalışkan, donanımlı kadrolarımız var. Mecliste etkin mücadele veren milletvekillerimiz var. Sizlerden beklentimiz; destek vermenizdir. Eğer teveccüh gösterirseniz, bu iktidarı birlikte değiştirebiliriz. Yıllardır çözülemeyen sorunların çözüldüğünü hep birlikte görebiliriz” ifadelerini kullandı.

‘EKONOMİ İYİLEŞMEDEN SEÇİME CESARET EDEMEZLER’

CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından gündeme getirilen ara seçim önerisine de değerlendiren Sayan, “Sayın Özgür Özel bir ara seçim formülünü gündeme getirdi. Ancak ara seçimin yapılabilmesi konusunda hukukçular arasında görüş ayrılıkları var. Sayın Özel, ‘Bunu yapmak zorundalar’ diyor; ancak bazı hukukçular Meclis Genel Kurulu onayı gerektiğini ifade ediyor. Genel Kurul’a geldiğinde ise bunun kabul edilmeyeceğini hepimiz biliyoruz. Çünkü milletvekillerinin istifa etmesi ve gerekli sayının sağlanması gerekiyor. Vatandaş umutlanabilir ama büyük ihtimalle ara seçim gerçekleşmeyecektir; çünkü mevcut iktidar böyle bir dönemde seçime gitmek istemez. AKP’nin seçime gidebilmesi için ekonomide bir miktar iyileşme sağlaması, asgari ücreti ve emekli maaşlarını yükseltmesi gerekiyor. Bunları yapmadan seçime gitmeye cesaret edemeyeceklerini düşünüyorum” dedi.

‘SİYASET İKİ KUTUP ARASINA SIKIŞTI’

İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın da, milletin gerçek gündeminin göz ardı edildiğini belirterek, “Bizim asıl konumuz milletimizdir. Milletimizin sorunlarıdır. Ve bu sorunlara çözüm üretmek için buradayız. Ancak bugün geldiğimiz noktada siyaset iki kutuplu hale getirilmiş, bir yanda iktidarın gündemi, diğer yanda ana muhalefetin gündemi oluşmuş ve milletimiz bu iki gündem arasında sıkışıp kalmıştır. Ülkenin gerçek sorunları ise maalesef geri planda kalmaktadır. Biz de bu nedenle bu sorunları dile getirmek istiyoruz. Burada uzun uzun tarımı, esnafı, emekliyi, memuru, işçiyi anlatacak değilim; çünkü siz zaten bunları yaşıyorsunuz. Ancak bu sorunların temelinde yatan sebebi her defasında söylüyoruz: Partili Cumhurbaşkanlığı sistemi” diye konuştu.

Sayan, İl Başkanlığı’ndaki teşkilat buluşmasının ardından ETSO Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Elmas Aslan, Edirne Emekliler Derneği, Saraçlar Caddesi ve Kapalı Çarşı esnafı, Edirne Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, ETSO Başkanı Sezai Irmak ve Cumartesi Pazarı’nı ziyaret etti.

Akalın’dan Kaymakam Köken’e sert tepki!

Olgay GÜLER

İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof.Dr. Mehmet Akalın, kendisinin de memleketi Uzunköprü’de gerçekleştirilen Uzunköprü Atatürk OSB’nin temel atma törenine, sadece iktidar partisi temsilcilerinin davet edilmesine tepki gösterip, Kaymakam Muammer Köken’i hedef aldı.

İYİ Partili Akalın, Uzunköprü Atatürk OSB için gerçekleştirilen, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın da katıldığı temel atma töreniyle ilgili tepkisini dile getirdi. Akalın, açılışa Uzunköprü kaymakamlığının AK Parti dışında, diğer parti temsilcilerini davet etmemesini eleştirip, devletin siyasi anlamda taraf olamayacağını kaydetti.

‘DEVLETİN KAYMAKAMI, PARTİNİN KAYMAKAMI GİBİ DAVRANAMAZ’

Akalın, törenle ilgili ayrımcılık yapıldığını iddia ederek, “Görevini layıkıyla yapan kaymakam ve valilerimizi tenzih ediyorum. Ancak partizan davrananlara da açıkça söylüyorum: Bunun hesabı bir gün mutlaka sorulur. Bakın, somut bir örnek vereyim. Uzunköprü’de dün bir organize sanayi bölgesi temel atma töreni yapıldı. Bu törene, kaymakamlık tarafından sadece iktidar partisi temsilcileri davet edildi. Diğer siyasi partiler davet edilmedi. Bu kabul edilemez. Devletin kaymakamı, bir partinin kaymakamı gibi davranamaz” ifadelerini kullandı.

‘BU ANLAYIŞ DEVLETİ ÇÜRÜTÜR’

Sistemin sürdürülebilir olmadığını ve kurumların bir siyasi yapıya teslim edilmesinin tehlikelerini anlatan Akalın, “Yarın iktidar değiştiğinde ne olacak? Bu kaymakamlar, o gün iktidarda olan partinin kaymakamı mı olacak? Bu anlayış devleti çürütür. Biz bu yüzden bu sisteme karşıyız. Kurumlar partileştirilemez. Devlet tarafsız olmak zorundadır. Bakanlar dahi bugün seçilmiş değil, atanmış durumdadır. Devletin kurumları bir siyasi yapıya teslim edilemez. Tekrar ediyorum: Bu gidişat yanlıştır ve düzeltilmelidir” diye konuştu.

‘DEVLET TARAF OLAMAZ’

Geçmişte yaşanan tecrübelerden ders çıkarılması gerektiğini belirten Akalın, “Geçmişte yaşananlardan ders çıkarmalıyız. FETÖ süreçlerinde gördük; bedeli bürokratlar ödedi, siyasetçilere bir şey olmadı. Bu nedenle valilere ve kaymakamlara sesleniyorum: Siz devletin memurlarıyız, milletin hizmetkârısınız. Herkese eşit davranmak zorundasınız. Bu ülkede hangi siyasi görüşten olursa olsun herkes bu devletin eşit vatandaşıdır. Devlet taraf olamaz. Türk devlet geleneğinde tarafgirlik yoktur” şeklinde konuştu

Muhtarlardan ‘Edirne’ zirvesi!

Olgay GÜLER

Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu tarafından gerçekleştirilen ‘Huzurlu Mahalle, Huzurlu Köy, Güçlü Türkiye’ programı kapsamında, 45 ilden muhtarlar, Edirne’de bir araya geldi.

İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, Edirne’de düzenlenen ‘Huzurlu Mahalle, Huzurlu Köy, Güçlü Türkiye Muhtarlar Buluşması’na katıldı. Trakya Üniversitesi Balkan Kongre Merkezi’nde düzenlenen programa Bakan Yardımcısı Turan’ın yanı sıra Edirne Valisi Yunus Sezer, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın, Edirne Belediye Başkan Vekili Cenk Ergüden, Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Genel Başkanı Kadir Delibalta, siyasi parti temsilcileri ve 45 ilden gelen çok sayıda muhtar katıldı.

‘MUHTARIN OLMADIĞI BİR SİSTEM DÜŞÜNÜLEMEZ’

İçişleri Bakanı Yardımcısı Bülent Turan, devletin her zaman muhtarların yanında olduğunu belirterek, “Bildiğiniz üzere kanun yapma yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne aittir. Ancak İçişleri Bakanlığı olarak bu süreçte teknik destek vermeye her zaman hazırız. Genel müdür yardımcılarımız ve daire başkanlarımız burada. Muhtarlarımızla ilgili her konuda yanınızdayız. Meclisimiz ne zaman bizden bilgi ve destek isterse, büyük bir heyecanla katkı sunarız. Bununla birlikte bazı konuların kanun gerektirmeden de çözülebileceğini belirtmek isterim. Kanun çıkana kadar bakanlık olarak üzerimize düşen ne varsa yapmaya devam edeceğiz. Kanun sürecinde de taleplerinizi en üst makamlara iletme noktasında söz veriyorum. Değerli arkadaşlar, muhtarlık kurumu bu ülkenin en köklü kurumlarından biridir. 1829 yılından bu yana varlığını sürdüren muhtarlık, devlet ile millet arasında kurulan en önemli köprüdür. Muhtar; mahallesindeki, köyündeki her bireyi tanıyan, ihtiyaçları bilen ve çözüm için harekete geçen kişidir. Devletin ulaşamadığı noktada muhtar devreye girer. Valilerimiz, kaymakamlarımız ve diğer kamu görevlilerimiz yoğun bir şekilde görev yapmaktadır. Ancak sahadaki en doğru bilgiyi muhtarlarımız sağlar. Bu nedenle muhtarlarımızın rolü vazgeçilmezdir. Muhtarın olmadığı bir sistem düşünülemez” dedi.

‘MUHTARLIK SADECE EVRAK İŞİ DEĞİLDİR’

Muhtarlığın sadece evrak işinden ibaret olmadığını söyleyen Turan, “Bazı çevreler muhtarlık kurumunun gereksiz olduğunu ifade edebiliyor. Ancak bu doğru değildir. Muhtarlık sadece evrak işi değildir. Muhtar, mahallenin sözcüsüdür, danışmanıdır, rehberidir. Teknolojinin gelişmesi muhtarlığın önemini azaltmaz, aksine daha da artırır. Bu nedenle muhtarlarımızın güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Biz de bu doğrultuda birçok adım attık. Muhtarlar Daire Başkanlığı’nı kurduk. Muhtarlarımıza yönelik çeşitli düzenlemeler gerçekleştirdik. Muhtarlar Günü’nü ilan ettik. Sosyal haklarını geliştirdik, maaşlarını iyileştirdik ve çeşitli imkanlar sağladık” diye konuştu.

‘AMACIMIZ SUÇU OLUŞMADAN ÖNLEMEK’

Türkiye’nin çok zor bir coğrafyada yer aldığını söyleyen Turan, uyuşturucuyla mücadelede büyük bir hassasiyet gösterdiklerini dile getirdi. Turan, “Bu noktada muhtarlarımızın desteği son derece önemlidir. Mahallelerinde olup biteni en iyi bilen sizlersiniz. Bu nedenle sizlerin katkısı olmadan bu mücadelelerin başarıya ulaşması mümkün değildir. Siber suçlarla mücadelede de önemli adımlar atıyoruz. Amacımız suç oluştuktan sonra müdahale etmek değil, suç oluşmadan önlemektir. Bu anlayışla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Huzurlu bir Türkiye için hep birlikte çalışmak zorundayız. Güvenli bir toplum, güçlü bir devlet demektir. Bu nedenle iş birliği içinde hareket etmeliyiz. Bu salonda 45 ilden gelen muhtarlarımız var. Farklı siyasi görüşlere sahip olabiliriz ancak ortak paydamız bu vatandır. Hepimiz aynı bayrak altında, aynı hedef doğrultusunda çalışıyoruz. Edirne’den tüm Türkiye’ye birlik ve beraberlik mesajı veriyoruz. Daha güçlü bir Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

‘GÖREVİMİZİN HAKKINI VERMEK ZORUNDAYIZ’

Edirne Valisi Yunus Sezer de, muhtarların demokrasinin temel taşı olduğunu kaydederek, “Kıymetli muhtarlarımız; bizler çalışma arkadaşlarıyız. Cumhurbaşkanımızın talimatıyla ‘çalınmadık kapı, dokunmadık gönül bırakmayın’ anlayışıyla görev yapıyoruz. Sizler seçilmişler olarak, bizler atanmışlar olarak görev yapıyoruz. Süreler kısa gibi görünse de zaman hızla geçiyor. Önemli olan bulunduğumuz makamlar değil, o makamlara ne kadar anlam kattığımız ve bu aziz millete ne kadar hizmet ettiğimizdir. Bir yıl da görev yapsak, 10 yıl da görev yapsak önemli olan bu zamanı iyi değerlendirmektir. Dolayısıyla bizlere büyük sorumluluk düşüyor. Bu aziz vatanın her karışının şehitlerimizin kanıyla sulandığının bilincindeyiz. Onlara karşı bir sözümüz var: Bize bırakılan emanete sahip çıkacağız. İster seçilmiş olalım ister atanmış, hangi görevde olursak olalım o görevin hakkını vermek zorundayız. Temennim; her birimizin bu anlayışla çalışması ve milletimizin duasına mazhar olmasıdır. Muhtarlarımız, demokrasimizin en alt tabana yayılmasında çok önemli bir role sahiptir. Bugün gelinen noktada muhtarlarımız, vatandaşlarımızla bizler arasındaki en güçlü bağdır. Edirne’deki muhtarlarımızdan son derece memnunum. Onlar bizim gören gözümüz, duyan kulağımız ve devletimizin vatandaşa dokunduğu en önemli noktadır” ifadelerini kullandı.

‘KENDİNİ GELİŞTİREN BİR YAPIYIZ’

Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Genel Başkanı Kadir Delibalta da, 27 yıldır muhtarlık yaptığını belirterek, muhtarların devletin sahadaki en etkin temsilcisi olduğunu söyledi. Delibalta, “Muhtarlık vatandaşın sorunlarını dinleyen, çözüm üreten ve devletle vatandaş arasında denge kuran bir yapıdır. Bu nedenle muhtarlık kurumu bu devlete ve millete gereklidir. Biz makam yarışı yapmıyoruz. Muhtar; devletin temsilcisi, milletin sesi ve ikisi arasında bir köprüdür. Bu köprünün kendini geliştirmesi gerekir. Bu kapsamda eğitim çalışmalarına önem veriyoruz. YÖK ve İçişleri Bakanlığı ile birlikte projeler yürütüyoruz. Muhtar Akademisi gibi çalışmalarla muhtarlarımızın donanımını artırmayı hedefliyoruz. Bu eğitimlerde devletle ilişkiler, halkla iletişim ve kriz yönetimi gibi birçok konu ele alınmaktadır. Bizler sadece talep eden değil, aynı zamanda kendini geliştiren bir yapıyız” dedi.

‘MUHTARLIK KURUMUNUN YASAL OLARAK GÜÇLENDİRİLMESİ ŞART’

Muhtarlık kurumunun yasal altyapısının güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Delibalta, “Ancak muhtarlık kurumunun yasal altyapısının güçlendirilmesi gerekmektedir. Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi bu yasa artık hayata geçirilmelidir. Bu, muhtarlık kurumunun daha etkin çalışmasını sağlayacaktır. Muhtarlık, bu devlet için vazgeçilmez bir kurumdur. Tarihte iki kez kaldırılmış ancak ihtiyaç nedeniyle yeniden kurulmuştur. Çünkü muhtar, vatandaşın devlete en hızlı ulaştığı noktadır. Bizler, Türkiye genelinde yüz binlerce muhtar olarak devletimizin sahadaki temsilcileriyiz. Bu nedenle muhtarlık kurumunun yasal olarak güçlendirilmesi şarttır. Muhtar; valinin, kaymakamın ya da belediye başkanının değil, doğrudan devletin temsilcisidir ve milletin hizmetindedir. Muhtarlarımızın daha donanımlı hale gelmesi, vatandaşın daha hızlı ve etkili hizmet almasını sağlayacaktır. Bu da devletimize olan güveni artıracaktır. Bizler vatandaşımıza hizmet ederken güler yüzle, anlayışla yaklaşmak zorundayız” diye konuştu.

BELEDİYE BAŞKANI FİLİZ GENCAN’A ZİYARET

“Huzurlu Mahalle, Huzurlu Köy ve Güçlü Türkiye” projesi kapsamında Edirne’ye gelen Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Genel Başkanı Kadir Delibalta, Edirne Köy ve Mahalle Muhtarları Federasyonu ile Türkiye’nin dört bir yanından dört bir yanından gelen muhtarlar tarihi belediye binasında Edirne Belediye Başkanı Filiz’ Gencan’ı da ziyaret etti.

Gencan buradaki açıklamasında, “Yerelden güçlenen dayanışmanın önemine inandığımız bu buluşma için kendilerine teşekkür ediyor, kadim şehrimize hoş geldiniz diyorum” dedi.

Edirne’de ‘Nevruz’ coşkusu!

Olgay GÜLER

Edirne’de geçtiğimiz hafta olumsuz hava koşulları nedeniyle ertelenen Nevruz Bayramı, Söğütlük Millet Bahçesi’nde düzenlenen etkinliklerle kutlandı.

Kentte 21 Mart günü olumsuz hava koşulları nedeniyle ertelenen nevruz kutlamaları Cumartesi günü Söğütlük Millet Bahçesi’nde gerçekleştirildi. Kutlamalara, İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, Edirne Valisi Yunus Sezer, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, Edirne Belediye Başkan Vekili Gökçe Onur Öktem, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, siyasi parti temsilcileri ile kurum ve kuruluşların temsilcileriyle çok sayıda vatandaş katıldı.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan açılış töreninde öğrenciler tarafından günün anlam ve önemine yönelik şiir okundu.

Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından demir dövme geleneği gerçekleştirildi ve yumurta tokuşturma oyunu oynandı. Ardından protokol üyeleri tarafından geleneksel nevruz ateşi yakılırken, dilek ağacına dilekler asıldı.

‘BU ÖZEL BAYRAM YILLARCA İSTİSMAR EDİLDİ’

Açılışta konuşan İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, Edirne’nin Avrupa’yla açılan bir kapı, tarihi coğrafyanın yüklediği çok özel bir emanet olduğunu söyledi. Nevruzun en eski bayramlardan biri olduğunu söyleyen Turan, “Nevruz yeniden diriliş demek. Nevruz, uyanış demek, ayağa kalkmak demek. Bir yandan bahar, bir yandan umut demek. Türklerin aynı zamanda Sasani ve İran medeniyetlerinin kutlamış olduğu özel bir bayram. 2009’da UNESCO’nun Kültürel Miras Listesi içerisinde yer alması ayrı bir başarı bizler için. Bakınız değerli misafirler, nevruz yeni gün demek, doğmak demek, diriliş demek. Nevruz çıkış demek. Çiçeğin topraktan çıkması, bu milletin demirleri eriterek dağlardan çıkması demek. Bu özel bayram maalesef yıllarca istismar edildi. Sanki terör örgütlerinin, sanki yanlış yapılanmaların bir anlamda gösterisi demek olarak algılandı. Oysa tam da Türk’ün bayramı anlamına gelen çok özel bir gündür. Baharın başladığı, meyvenin çiçeğe durduğu, umudun tekrar yeşerdiği özel günler demek. 1980 darbesiyle maalesef yasaklandı. Bu yasak başka yanlışların oluşmasına kapı açtı. Ancak 1995’ten itibaren tekrar resmi bayram olarak hayatımıza girmesiyle tüm milletimizin, 86 milyonun kardeşliğinin bir simgesi haline geldi” dedi.

‘HEPİMİZİN DERDİ DAHA İYİ BİR ÜLKE İNŞASI’

Nevruz’un ayrışmanın günü olamayacağını dile getiren Turan, “Nevruz siyasal simgelerin günü olamaz. Nevruz tüm milletimizin özel bir günü, özel bayramıdır. O yüzden bugün tekrar söylemek istiyorum, Edirne’deyiz. Tarihin başkentindeyiz. Hiç bu toplantımıza, bayramımıza gelirken kimliğimize, memleketimize, dilimize, inancımıza bakıldı mı? Bu milletin yekvücut halinde kutlayacağı çok özel bir gün olarak değerlendiriyoruz. Biz bu coğrafyada farklı siyasal yapıların etkisi olabilir, farklı düşünebiliriz. Ama yeri geldiğinde aynı çorbaya kaşık sallayan, aynı bayrak altında onur duyan 86 milyon eşit, hür birer vatandaşız. O yüzden bugün bu coğrafyanın içerisinde hepimizin derdi daha iyi bir ülke inşası. Hepimizin esas amacı daha güzel günlerde yaşamak için ter dökmek. Aynı toprağın kokusuyla, aynı denizin dalgasıyla büyüdük. Başka gidecek bir toprağımız, ülkemiz yok. Burada doğduk, burada öleceğiz. Biz beraber, omuz omuza inşallah geleceğimizi inşa edeceğiz” diye konuştu.

‘UYANIŞI HATIRLATIYOR’

Edirne Valisi Yunus Sezer de, Nevruz’un her şeyden önce uyanışı hatırlattığını kaydederek, “Orta Asya’dan Balkanlar’a kadar bütün milletin aynı anda uyandığı, aynı anda kendini hatırladığı, baharla birlikte değerini ve töresini bir kere daha yad ettiği günleri hatırlatıyor. Nevruz Bayramı aynı zamanda tohumların toprağa taşındığı ve bereket dualarının yapıldığı bir dönemi bize hatırlatıyor. Kıymetli Bakanım, bizler küçüklüğümüzde de çocukluğumuzda da bayramları yine neşe içerisinde kutlardık. Nevruz Bayramlarını yine yumurta tokuştururduk, yine değişik yarışmalar yapardık. Ama bunların hepsi bizim gelenek ve göreneklerimizi hatırlama adına çok önemli dönüm noktaları. Bugün de bu program vesilesiyle bir kere daha hem Edirne’nin güzel hemşerilerimizle bir araya geliyoruz hem de geleneklerimizi ve göreneklerimizi bizden sonra gelen kuşaklarımıza da bir kere daha hatırlatma imkanı buluyoruz. Ben nevruz vesilesiyle bütün coğrafyamıza, Türk dünyasına bu bahar şenliğinin inşallah hayır getirmesini, barış getirmesini, birlik ve beraberliğimizi daha da arttırmasını temenni ediyorum” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından kutlamalar, halk oyunları gösterileri, konserler ile devam etti.

Rüyada yüzük görmek

Rüyalar, insanların zihnindeki bilinçaltının bir yansımasıdır. Rüyalarda gördüğümüz semboller, duygular ve nesneler, derin anlamlar taşıyabilir. Rüyada yüzük görmek de bu sembollerden biridir ve farklı anlamlara sahip olabilir.

Rüyada yüzük görmek, genellikle ilişkiler, bağlar ve taahhütlerle ilişkilendirilir. Bir yüzüğü parmağınızda taşımak veya rüyada bir yüzük takmak, romantik ilişkilerde bir bağın varlığını ifade edebilir. Bu tür bir rüya, mevcut ilişkinizin güçlendiğini veya yakında bir evlilik teklifi alabileceğinizi gösterebilir.

Ancak, rüyada yüzük görmek her zaman romantik ilişkilerle ilgili olmayabilir. Yüzük aynı zamanda sadakati, bağlılığı ve sorumluluğu temsil eder. Bu nedenle, bir işyerinde veya arkadaşlık ilişkilerinde daha sağlam bir bağ kurma arzunuzu simgeleyebilir. Rüyada yüzük almak veya birilerine yüzük hediye etmek, güveninizi kazanan kişilere olan bağlılığınızı ifade edebilir.

Psikolojik açıdan, yüzük rüyaları kişinin kendini bulma sürecinin bir parçası olabilir. Rüyada yüzük bulmak veya kaybetmek, kendi kimliğinizi arayışınızı ve yaşamınızdaki değişiklikleri sembolize edebilir. Bu tür bir rüya, yeni bir döneme geçiş yapma isteğinizi veya hayatınızda önemli kararlar almanız gerektiğini gösterebilir.

Rüyada yüzük görmek, her ne kadar romantizm, bağlılık ve sorumlulukla ilişkilendirilse de, her bireyin rüya sembolleri üzerinde farklı yorumları olabilir. Rüyalardaki anlamları tam olarak belirlemek zordur çünkü bu semboller kişiye özgü deneyimlere ve duygulara dayanır.

Yüzük, evlilik veya nişan gibi romantik bağlantıları temsil edebilir. Rüyada yüzük takmak veya almak, bir ilişki içinde olduğunuz veya yakın zamanda bir ilişkiye adım atacağınız anlamına gelebilir. Bu durumda rüyanızda yüzüğün rengi, büyüklüğü ve parlaklığı gibi detaylar da önemlidir. Parlak ve değerli bir yüzük, mutlu bir birlikteliği işaret ederken, solgun veya kırık bir yüzük ise olumsuz duyguları temsil edebilir.

Yüzük ayrıca güç ve yetki sembolü olarak da düşünülebilir. Rüyada yüzük takmak veya bir yüzük bulmak, size güçlü hissettiren bir durumla ilişkilendirilebilir. Bu, iş hayatında terfi veya daha fazla sorumluluk almak gibi farklı şekillerde kendini gösterebilir.

Rüyada yüzük görmek, aynı zamanda kişisel büyüme ve değişimi sembolize edebilir. Yüzük, bireysel gelişim yolculuğunda ilerlemeyi, yeni bir döneme girişi veya kendini keşfetmeyi simgeler. Rüyanızda yüzüğün parladığını veya elinizden kaydığını görmek, kendi gücünüzü keşfetme sürecinde yaşadığınız duygusal dalgalanmaları yansıtabilir.

NG Temizlik İle Profesyonel Temizlik Deneyimine Hazır Mısınız?

Çalışma alanlarımızın görünmeyen detaylarında saklanan kirler sağlığımızı doğrudan etkileyen kritik bir unsundur. Anadolu Yakası’nın en köklü markası olarak yaşam alanlarınızı yalnızca yüzeysel değil derinlemesine arındırıyoruz.

Eğitimli personelimiz insan sağlığına dost özel ürünlerle ortamın havasını tamamen tazelemek için büyük bir özveriyle çabalıyor. Günlük temponuzda size nefes aldıracak aradığınız Ümraniye Temizlik Şirketi uzmanlığını sunarak, çalışma ortamlarınızdaki verimliliğinizi artıracak o güvenilir atmosferi kusursuz bir titizlikle inşa ediyoruz.

Güvenilir Hizmet Anlayışımızla Hayatınızı Nasıl Kolaylaştırıyoruz?

Mekânlarınızı emanet edeceğiniz kişilerin güvenilirliği her zaman en büyük önceliğiniz olmalıdır. Biz her müşterimizi uzun soluklu bir yol arkadaşı olarak benimseyerek anlaştığımız gün ve saatte kapınızda oluyoruz. Can kulağıyla dinlediğimiz ihtiyaçlarınıza yönelik tamamen size özel stratejiler geliştirip zamanınızı asla boşa harcamıyoruz. Size özel sunduğumuz yenilikçi Ofis Temizliği çözümlerimizle şeffaf iletişim odaklı ve dürüst yaklaşımımızı birleştirerek aklınızdaki tüm endişeleri silip atıyoruz.

Çevreye Duyarlı Yaklaşımlarla Geleceği Koruyoruz

Sadece bugünün değil yarının da sorumluluğunu omuzlarımızda hissettiğimizden, kullandığımız tüm malzemeleri ekolojik dengeyi koruyan ürünlerden özenle seçiyoruz. Kimyasal kalıntı bırakmayan yenilikçi yöntemlerimiz sayesinde sevdiklerinizin sağlığını güvence altına alıyoruz. İnşaat sonrasından evlere kadar oldukça geniş bir yelpazede sunduğumuz hizmetlerle zorlukların üstesinden geliyoruz. Yenilikleri takip eden uzmanlığımızla, bölgedeki Beykoz Temizlik Şirketi taleplerinize en üst düzey kaliteyi standart bir hizmet biçiminde sunmaktan gurur duyuyoruz.

Kesintisiz İletişim Ve Şeffaflık İlkesi

Sürecin her aşamasında sizinle açık bir diyalog kurarak tüm işlemleri adım adım paylaşmayı görev biliyoruz. Eşyalarınıza zarar vermeden, yüzeyin yapısına en uygun doğru malzemeleri seçen uzman kadromuz eşsiz bir titizlik sergiliyor. Sorularınıza anında yanıt veren dinamik altyapımızla beklentilerinizi harfiyen karşılarken, mekânlarınızı güvenli ve huzurlu birer sığınağa dönüştürme misyonumuzu ilk günkü heyecanımızla ve kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz.

Sakarya’da Hurda Alımında Profesyonel Adres

Endüstriyel gelişimin hız kazandığı ve üretim kapasitesinin her geçen gün arttığı günümüzde, atık yönetimi ve geri dönüşüm süreçleri hayati bir önem taşımaktadır. Sakarya ve çevresinde faaliyet gösteren fabrikalar, atölyeler ve bireysel kullanıcılar için kullanım ömrünü tamamlamış metal materyallerin ekonomiye kazandırılması hem çevresel hem de finansal açıdan büyük avantajlar sunmaktadır. Bu noktada profesyonel bir Sakarya Hurdacı ile çalışmak, atıl durumda bekleyen malzemelerin güvenli bir şekilde tasnif edilmesini ve çevre kirliliğinin önüne geçilmesini sağlamaktadır. Metal atıkların doğaya bırakılması yerine profesyonel tesislerde işlenmesi, ham madde ihtiyacını azaltırken enerji tasarrufunu da beraberinde getirmektedir. Özdemirsan Hurda bu süreçte sağladığı yüksek disiplinli çalışma prensipleriyle bölgedeki dönüşüm zincirinin en güçlü halkalarından birini oluşturmaktadır.

Bölgesel Atık Yönetiminde Sakarya Hurda Alan Yerler ve Avantajları

Geri dönüşüm sektörü sadece demir ya da bakır toplamanın çok ötesinde, karmaşık bir lojistik ve ayrıştırma operasyonunu kapsamaktadır. Şehrin her bir noktasından toplanan materyallerin doğru şekilde kategorize edilmesi, geri dönüşüm verimliliğini doğrudan etkileyen unsurların başında gelir. Sakarya Hurda Alan Yerler arayışında olan işletmeler için en kritik kriter, şeffaf tartım süreçleri ve hızlı lojistik destektir. Atıkların yerinden alınması, hem satıcı için zaman tasarrufu sağlar hem de iş güvenliği standartlarının korunmasına yardımcı olur. Bakır, alüminyum, krom ve sarı gibi değerli metallerin piyasa değerinde nakde çevrilmesi, işletmelerin ek gelir elde etmesine ve depolama alanlarının temizlenmesine olanak tanır. Bu süreçlerde profesyonel yaklaşımlar sergileyen ekipler, atıkların sadece birer çöp değil, aslında geleceğin ham maddesi olduğu bilinciyle hareket etmektedir.

Güncel Veriler Işığında Sakarya Hurda Fiyatları Nasıl Belirlenir

Metal piyasası, küresel borsa hareketlerinden ve döviz kurlarından doğrudan etkilenen oldukça dinamik bir yapıya sahiptir. Bu nedenle, elindeki atığı değerlendirmek isteyenlerin en çok dikkat ettiği konu olan Sakarya Hurda Fiyatları, günlük bazda güncellenen veriler doğrultusunda şekillenmektedir. Fiyatlandırma yapılırken malzemenin saflık oranı, içeriğindeki alaşımlar ve toplam tonaj miktarı belirleyici unsurlar olarak öne çıkar. Kaliteli ve temiz ayrıştırılmış bir metal, her zaman daha yüksek bir piyasa bedeline sahip olurken, geri dönüşüm firmaları bu değerleri en adil şekilde yansıtmaya özen gösterir. Özdemirsan Hurda piyasadaki dalgalanmaları yakından takip ederek, müşterilerine güncel ve avantajlı rakamlar sunmayı hedeflerken, dürüst ticaret anlayışını her türlü ticari kazancın üzerinde tutmaktadır. Doğru fiyatlandırma, hem satıcının hakkını korur hem de geri dönüşüm ekosisteminin sürekliliğini teşvik eder.

Endüstriyel Atıkların Ekonomiye Kazandırılmasında Sakarya Hurdacı Rolü

Büyük ölçekli sanayi tesislerinde üretim sonrası ortaya çıkan talaşlar, iskelet hurdalar ve kullanım dışı kalmış makine parçaları, yönetilmesi gereken ciddi birer yük haline gelebilir. Bölgenin sanayi yükünü omuzlayan bir Sakarya Hurdacı olarak sunulan hizmetler, bu ağır yüklerin hızlıca nakliyesini ve geri dönüşüm tesislerine aktarılmasını kapsar. Metalin doğada yok olması yüzyıllar sürebilen bir süreç olduğu için, bu materyallerin toprakla temas etmeden fabrikalara geri gönderilmesi ekolojik dengenin korunması adına paha biçilemezdir. Geri kazanılan her bir kilo metal, yer altı kaynaklarımızın daha az tüketilmesine ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakılmasına katkı sağlar. Uzman kadrolar tarafından gerçekleştirilen bu operasyonlar, aynı zamanda yerel istihdamı destekleyerek bölgesel kalkınma planlarında gizli bir kahraman görevi üstlenmektedir.

Güvenilir Ticaret İçin Sakarya Hurda Alan Yerler Seçimi

Piyasada faaliyet gösteren birçok farklı yapı bulunmasına rağmen, yasal izinlere sahip ve kurumsal standartlarda hizmet veren noktalarla çalışmak her zaman daha güvenli bir limandır. Sakarya Hurda Alan Yerler arasından seçim yaparken firmanın teknik donanımı, araç parkuru ve geçmişteki referansları incelenmelidir. Özellikle hassas kantarlarla yapılan ölçümler ve anında ödeme prensibi, karşılıklı güvenin tesis edilmesinde anahtar rol oynar. Atıkların bertaraf edilmesi sürecinde çevre kanunlarına uygun hareket eden kuruluşlar, işletmelerin denetim süreçlerinde de başlarının ağrımasını engeller. Özdemirsan Hurda sektördeki tecrübesini teknolojik imkanlarla birleştirerek, hem bireysel hem de kurumsal çözüm ortaklarına kusursuz bir hizmet sunmak için gece gündüz demeden faaliyetlerini sürdürmektedir.

Şeffaf Değerlendirme Metoduyla Sakarya Hurda Fiyatları ve Piyasa Analizi

Metal ticareti yapan birey veya kuruluşların en büyük beklentisi, ellerindeki emtianın gerçek değerini bulmasıdır. Bu bağlamda Sakarya Hurda Fiyatları belirlenirken sadece yerel pazar değil, aynı zamanda Londra Metal Borsası gibi uluslararası endeksler de göz önünde bulundurulur. Hurdanın türüne göre (örneğin soyma bakır, kırkambar bakır veya alüminyum jant gibi) değişen baremler, satıcının kazancını maksimize etmesine yardımcı olur. Profesyonel ekipler, malzemenin bulunduğu yere giderek ekspertiz çalışması yapar ve en doğru fiyat teklifini sunarak sürecin her iki taraf için de kârlı sonuçlanmasını sağlar. Geri dönüşümün bu denli önemli olduğu bir çağda, doğru fiyatlandırma ve hızlı tahsilat süreçleri, toplumu atık biriktirmek yerine dönüştürmeye daha fazla teşvik etmektedir. Kaliteli hizmet ve dürüstlük ilkesiyle hareket eden vizyoner yaklaşımlar sayesinde, Sakarya’nın metal potansiyeli en verimli şekilde değerlendirilmeye devam edilmektedir.

Şantiye ve Fabrika Sahalarında Sakarya Hurdacı Çözümleriyle İş Güvenliği

İnşaat sahaları veya üretim tesisleri, operasyonel süreçlerin yoğunluğu nedeniyle hurda birikimine en çok maruz kalan alanlardır. Bu alanlarda biriken demir filizleri, profil parçaları ve saç atıkları zamanla iş kazalarına davetiye çıkarabilir ve çalışma alanını daraltabilir. Bir Sakarya Hurdacı olarak sunulan periyodik toplama hizmetleri, sahaların sürekli temiz ve düzenli kalmasını sağlayarak iş sağlığı ve güvenliği standartlarını yükseltir. Atıkların düzenli olarak sahadan uzaklaştırılması, sadece görsel bir temizlik sağlamakla kalmaz, aynı zamanda işletmenin verimliliğini de artırır. Geri dönüşüm sektöründeki bu profesyonel müdahaleler, ağır sanayi kollarının daha steril ve akışkan bir çalışma ortamına sahip olmasına zemin hazırlar.

Boğazda Gün Batımı mı Gece mi? Doğru Cruise Deneyimini Seçmek

İstanbul’da Boğaz deneyimi planlayan birçok kişi için asıl soru yalnızca hangi tura katılacağı değil, bunu günün hangi saatinde yaşayacağıdır. Çünkü Boğaz aynı hat üzerinde ilerlese de gün batımında ve gece saatlerinde tamamen farklı duygular uyandırır.

Birinde renk geçişleri, sakinlik ve yumuşak bir atmosfer öne çıkarken; diğerinde ışıklar, daha belirgin bir şehir hissi ve daha güçlü bir akşam enerjisi dikkat çeker. Bu nedenle doğru cruise seçimi, rotadan çok deneyimin zamanlamasıyla ilgilidir. Beklentiye uygun saat seçildiğinde, Boğaz turu İstanbul ziyaretinin en güçlü parçalarından biri haline gelebilir.

Gün Batımında Boğazın Yavaşlayan Ritmi

Lufer Tour Boğaz deneyimlerini farklı beklentilere göre ayıran yapısıyla, ziyaretçilerin sadece bir tur değil kendilerine uygun atmosferi seçmesini kolaylaştırır. Bu bakış açısı özellikle İstanbul gibi ışığı ve şehir görünümü saatler ilerledikçe değişen bir destinasyonda büyük önem taşır. Aynı manzara, gün batımında çok daha dingin, daha yumuşak ve daha görsel odaklı bir deneyime dönüşebilir.

Bosphorus sunset cruise seçeneği, günün en estetik saatlerinden birini su üzerinde yaşamak isteyenler için öne çıkar. Şehrin siluetinin sıcak tonlarla görünmeye başladığı, ışığın sertliğini kaybettiği ve Boğaz hattının daha yavaş hissedildiği bu zaman dilimi, özellikle fotoğraf çekmeyi sevenler, romantik bir ortam arayanlar ya da İstanbul’u daha sakin bir açıdan görmek isteyenler için güçlü bir tercih oluşturur. Bu tür bir deneyimde hızdan çok his, kalabalıktan çok manzara duygusu ön plana çıkar.

Gece Saatlerinde Daha Canlı ve Etkileyici Boğaz

Geceye geçildiğinde ise Boğaz deneyimi bambaşka bir boyut kazanır. Köprü ışıkları, kıyı hattının aydınlanan görünümü ve şehrin su üzerindeki yansıması, turu daha belirgin bir akşam planına dönüştürür. Bu saatlerde yapılan turlar, gün batımına kıyasla daha güçlü bir şehir enerjisi taşır ve çoğu ziyaretçi için daha özel bir gece deneyimi anlamına gelir.

Bosphorus cruise night bu nedenle Boğazı daha canlı, daha parlak ve daha sosyal bir atmosfer içinde yaşamak isteyenler için dikkat çekici bir seçenek sunar. Akşam planını daha etkileyici hale getirmek, İstanbul’u klasik şehir yürüyüşlerinin dışında deneyimlemek ve su üzerinde farklı bir gece hissi yaşamak isteyen ziyaretçiler için bu tür turlar öne çıkar.

Lufer Tour özelinde bakıldığında, sunset ve night kategorilerinin ayrı ayrı sunulması, ziyaretçilerin tekne turunu yalnızca rota bazlı değil, duygu ve beklenti bazlı seçmesine imkân tanır. Doğru Boğaz deneyimi, şehri nasıl hissetmek istediğine göre belirlenen deneyimdir: daha sakin ve görsel bir geçiş mi, yoksa daha canlı ve ışıklı bir gece mi?