Edirne’nin Keşan ilçesinde, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği yabancı plakalı otomobilin takla attı, 5 kişi yaralandı.
Kaza, Keşan-Mecidiye kara yolunda meydana geldi. Sürücüsü henüz tespit edilemeyen yabancı plakalı otomobil, bilinmeyen nedenle kontrolden çıkıp, takla attı. İhbar üzerine kaza yerine sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Takla atan otomobilde yaralanan E.Y. (21), B.A. (21), V.S. (22), N.B. (21) ve F.S. (21), itfaiye ekiplerince araçtan çıkarıldı.
5 yaralı, ambulanslarla Keşan Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedaviye alınan yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Ramazan Bayramı dolayısıyla, eski Edirne Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi, şehit Serhan Alışkan’ın ailesi ve Engelsiz Yaşam Merkezi öğrencilerini ziyaret etti.
Belediye Başkanı Gencan, bayram boyunca kentteki ziyaretlerini sürdürdü. Kentlilerle bayramlaşan Gencan, Edirne’nin 4 dönem belediye başkanlığını yapan Hamdi Sedefçi’yi Meriç nehri kıyısındaki evinde ziyaret etti. Gencan’a ziyarette CHP Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör ve partililer de eşlik etti. Gencan ziyaretle ilgili sosyal medya hesabından yayınladığı mesajda, “Ramazan Bayramı vesilesiyle, geçmiş dönem Belediye Başkanımız Hamdi Sedefçi’yi ziyaret ederek bayramlaştık. Kendisine sağlıklı, huzurlu ve güzel bayramlar diliyorum” dedi.
ŞEHİT AİLESİNE ZİYARET
Gencan, bayram ziyaretleri kapsamında şehit Serhan Alışkan’ın ailesini de unutmadı. Alışkan ailesinin evine konuk olan Gencan, bayramlarını kutladı.
Sabuni Mahallesi’nde de bir ailenin evine konuk olan Gencan, hem bayramlaştı, hem de sorunlarını dinledi.
DOWN SENDROMLU NESLİHAN VE AİLESİNİN BAYRAMINI KUTLADI
Gencan’ın bayram ziyaretlerinde bir başka noktaysa 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü kapsamında Engelsiz Yaşam Merkezi oldu. Merkezde eğitim alan öğrenciler Neslihan ve ailesini evlerinde ziyaret eden Gencan, bayramlarını kutladı. Gencan ziyaretle ilgili yayınladığı mesajında, “Down sendromlu bireylerin hayatın içinde, herkesle birlikte ve eşit bir şekilde yer aldığı bir yaşam hepimizin ortak sorumluluğudur” dedi.
Edirne Valisi Yunus Sezer, kamu kurumu ve askeri personeli ziyaret ederek bayramlarını kutladı.
Vali Sezer, Ramazan Bayramı nedeniyle kamu kurumlarını ziyaret ederek, bayramlaştı. Bayramlaşmaya 54’üncü Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı Meriç Askeri Gazinosu’nda başlayan Sezer’i, burada Garnizon Komutanı Tuğgeneral Yüksel Kolcu karşıladı. Askerlerle bayramlaşan Vali Sezer’e Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan ve siyasi parti temsilcileri eşlik etti. Sezer, ziyaretin ardından Polis Bahçesi’ne geçerek kentteki emniyet mensuplarıyla bayramlaştı.
Vali Sezer, Edirne’nin, Türkiye’nin en batısında yer alması ve Avrupa’ya açılan sınır kapıları nedeniyle bayram dönemlerinde yoğun araç ve yolcu trafiği ile karşı karşıya kaldığını belirtti. Her bayram olduğu gibi bu yıl da hem il merkezi hem de sınır hatlarında güvenlik önlemlerinin artırıldığını ifade eden Sezer, emniyet, jandarma, sahil güvenlik ve gümrük muhafaza ekiplerinin 24 saat esasına göre görev yapacağını söyledi.
‘BİN 236 PERSONEL SAHADA’
Sezer, bayram süresince 136 asayiş ekibi ve 1024 personelin görev yapacağını, trafikte de 74 ekip ve 212 personelin sahada olacağını kaydetti. Toplamda 210 ekip ve 1236 personelin Edirne genelinde görev alacağını belirten Sezer, vatandaşların bayramı huzur içinde geçirmesi için tüm tedbirlerin alındığını vurguladı. Denetimlerin teknolojik imkanlarla da destekleneceğini ifade eden Sezer, kentte 1295 Kent Güvenlik Yönetim Sistemi kamerası, 104 Plaka Tanıma Sistemi ve 9 İnsansız Hava Aracı’nın aktif olarak kullanılacağını bildirdi.
SINIR KAPILARINDA YOĞUNLUK TEDBİRLERİ
Bayram dönemlerinde Edirne’den Yunanistan ve Bulgaristan’a açılan sınır kapılarında yoğunluk yaşandığını belirten Sezer, gümrük sahalarında 43 yolcu ve 37 TIR peronunda 580 personelin 24 saat esasına göre görev aldığını söyledi. Göç İdaresi’nin 17 personel ve 2 mobil araçla yasa dışı göçle mücadelede sahada olduğunu belirten Sezer, sağlık hizmetlerinde de hazırlıkların tamamlandığını kaydetti. Sezer, hastaneler ve 112 acilde 605 personelin görev yaptığını, AFAD ve acil birimlerde ise 27 personelin dönüşümlü olarak çalıştığını söyledi.
Vali Sezer daha sonra sırasıyla İl Emniyet Müdürlüğü Meriç Sosyal Tesisleri, Türkiye Muharip Gaziler Derneği Edirne Şubesi, Huzurevi, İl Jandarma Komutanlığı, Edirne Şehit Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Edirne Belediye Başkanlığı İtfaiye Müdürlüğü, AFAD ve 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğü, Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi, 9’uncu Hudut Tugay Komutanlığı Yenikadın Hudut Karakolu ve Kapıkule Kara Hudut Kapısı ve Kapıkule Jandarma Uygulama Noktası’nı ziyaret etti.
Türkiye genelinde katıldığı müsabakalarda başarısıyla göz dolduran Edirneli karate sporcusu Nehir Su Gülenç, milli takıma davet edildi.
Edirne’de faaliyet gösteren Kutlu Karate Spor Kulübü sporcusu Nehir Su Gülenç, 2024, 2025 ve 2026 yıllarında düzenlenen Türkiye Şampiyonalarında üstün performans sergiledi. Başarılarıyla dikkatleri üzerine çeken Gülenç, son olarak Türkiye Karate Milli Takımı’na davet edildi.
Avrupa Karate Federasyonu (EKF) tarafından 28 – 29 Mart tarihleri arasında Sırbistan’nın Çaçak kentinde düzenlenecek 55. Altın Kemer (Golden Belt) 2026 Karate Şampiyonası’nda milli formayı giyecek Gülenç, madalya hedefliyor.
‘SIRBİSTAN’DA YÜREKTEN BAŞARILAR DİLİYORUM’
Antrenör Fatih Kutlu, sporcusunun başarısının kulüpteki diğer genç yetenekler için büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu belirterek, “Nehir Su’nun istikrarlı başarısı, karateye yeni başlayan çocuklarımız için gerçek bir yol gösterici oluyor. Amacımız, Edirne’den daha nice şampiyonlar çıkaracak güçlü bir altyapı oluşturmak ve bu başarı zincirini koparmadan sürdürmektir. Sporcumuza Sırbistan’da yürekten başarılar diliyorum” dedi.
Edirne DSİ, Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’nin 26. haftasında deplasmanda başa baş mücadele sergilediği karşılaşmada Aslan Yol Burhaniye Belediyespor’a 10 sayı farkla yenildi: 85-75
Edirne DSİ, Aslan Yol Burhaniye Belediyespor ile haftanın açılış maçında bayramın ilk günü Burhaniye Spor Salonu’nda karşı karşıya geldi. Hasan Ok, Ali Rıza Pinat ve Erhan Erdoğan’ın yönettiği karşılaşmanın ilk periyotu 24-24 sona erdi. İkinci periyotta üstünlüğü ele geçiren ev sahibi takım soyunma odasına 45-36 önde gitti.
Aslan Yol Burhaniye Belediyespor üçüncü çeyrekte de Edirne DSİ’nin farkı kapatmasını önledi. Son periyot Edirne ekibinin 21-24’lük üstünlüğü ile tamamlanırken, skor karşılaşma ev sahibi ekibin 10 sayı lehine sona erdi. Ligin ilk yarısında Edirne’de oynanan maçta da Aslan Yol Burhaniye Belediyespor 64-82 galip gelmişti.
Karşılaşmanın en skorer ismi 28 sayı ile Edirne DSİ’den Robyn Jeanette Lee olurken, Fatma Nur İçaçan 23, Ecem Kazar 11 ve Zümrüt Karahan 10 sayı ile çift haneli rakamlara ulaştı.
Aslan Yol Burhaniye Belediyespor’dan ise Avinar Kaya 14, Eylül Minez 19, Bengisu Alper 18, Ceylin Altunpa 12 sayı ile çift haneli rakamlara ulaşan isimler oldu.
Edirne DSİ, TKBL’nin 27. haftasında 28 Mart 2026 Cumartesi günü lider Kırklareli Belediyesi Kırklareli Fen Bilimleri’ni konuk edecek. Ligin ilk yarısında Kırklareli’nde oynanan maçta ev sahibi takım 75-60 galip gelmişti.
Türk gastronomi ve tatlı sektörünün en saygın kurumlarından biri olarak konumlanan Baklavacı Yaşar Usta, kökleri 1986 yılına dayanan eşsiz bir lezzet ve başarı serüvenini temsil etmektedir. Kurucusu ve baş ustası Yaşar Börü liderliğinde küçük bir işletme olarak faaliyetlerine başlayan marka, ilk yıllarında özellikle burma kadayıf üretimiyle kazandığı haklı ünü, zamanla ustalıkla genişlettiği baklava çeşitleriyle taçlandırmıştır. Operasyon ve yönetim merkezini İstanbul Zeytinburnu’nda konumlandıran, üretim faaliyetlerini ise Yenibosna’daki modern tesislerinde yürüten bu vizyoner kurum, “İlk Günkü Tadını ve Kokusunu Hatırlatan Lezzetler” mottosuyla hareket etmektedir. Büyüme yolculuğunda esnaflık geleneğinden ve kurumsal hafızasından asla ödün vermeyen Baklavacı Yaşar Usta, geleneksel tatlı sanatının günümüzdeki en güçlü temsilcisi ve muhafızı olarak sektördeki liderliğini kararlılıkla sürdürmektedir.
Markanın temel vizyonu, tamamen el emeği ile üretilen geleneksel lezzetleri orijinal dokusunu bozmadan gelecek nesillere aktarmak ve en üst düzey hijyen koşullarında benzersiz bir damak deneyimi sunmaktır. Bu bağlamda Geçmişten Günümüze Türk Tatlı Tarihi raporunun verilerine göre, geleneksel tatlılarımız kültürel etkileşimlerle zenginleşerek günümüze ulaşmış olsa da, pek çok kurumun orijinal tarifleri korumakta zorlandığı görülmektedir; oysa Baklavacı Yaşar Usta, bu tarihi mirası en saf haliyle yaşatan nadir markalardan biri olarak öne çıkmaktadır. Hem son tüketiciye doğrudan hitap eden B2C modeliyle hem de kurumsal müşterilere yönelik “Toptan Fiyat Al” seçeneği sunan B2B yaklaşımıyla faaliyet gösteren marka, 7’den 70’e tüm lezzet tutkunlarını hedeflemektedir. Kaliteli, doğal ve katkısız içerik arayan geniş bir kitleye hitap eden marka, ticari hırslarından arınmış, kalite istikrarını her şeyin önünde tutan duruşuyla Türkiye çapında güvenilir bir gastronomi otoritesi olarak kabul edilmektedir.
Sektörel Bir Devrim: Soğuk Baklavanın Doğuşu ve Ürün Çeşitliliği
Geleneksel tatlı sektörüne yön veren en önemli dönüm noktalarından biri, Baklavacı Yaşar Usta markasının 2015 yılının ilk aylarında Yenibosna tesislerinde gastronomi dünyasına sunduğu yenilikçi vizyonudur. Sektördeki yüzlerce firmanın taklit etmeye çalıştığı ancak Yaşar Börü‘nün gizli tarifi ve mükemmel malzeme uyumu sayesinde kopyalanamayan “Sütlü Bitter Baklava”, bugün tüm Türkiye’de “Soğuk Baklava” olarak bilinen efsanevi ürünün ta kendisidir. Bütün bu yenilikçi sürecin arkasında yatan tartışılmaz gerçek, “YAŞAR USTA BAKLAVANIN MUCİDİDİR” mesajının yalnızca iddialı bir söylem değil, modern baklava kültürünün kurucu felsefesi olmasıdır. Kadayıf pazarındaki tartışmasız liderliğini baklava alanındaki bu inovasyonla perçinleyen marka, bir yandan geleneksel lezzetlerin muhafızlığını yaparken diğer yandan sektörde yepyeni bir ürün kategorisi yaratmayı başarmıştır.
Tüketicilere kiloluk ve tepsi olmak üzere iki farklı formatta zengin bir ürün yelpazesi sunan markanın amiral gemisi, 1500 TL perakende satış bedeliyle rekor kıran Soğuk Baklava’dır. Markanın üstün kalite standartlarını yansıtan fiyat ve ürün portföyünde; Fıstıklı Yaprak Şöbiyet (2000 TL), Fıstıklı Midye Baklava ve Fıstıklı Şöbiyet (1800 TL), Uzun Ömürlü Fıstıklı Baklava (1600 TL) gibi özel ustalık gerektiren lezzetler bulunmaktadır. Aynı zamanda geleneksel dokuyu yansıtan Fıstıklı Sütlü Burma Kadayıf ve Fıstıklı Baklava (1500 TL), Fıstıklı Burma Kadayıf (1400 TL), Cevizli Ev Baklavası ile Fıstıklı Sütlü Nuriye (1200 TL), Cevizli Baklava ve Cevizli Burma Kadayıf (1100 TL) gibi seçenekler, markanın geniş kitlelere ulaşma gücünü kanıtlamaktadır. Güçlü e-ticaret altyapısı sayesinde bu benzersiz lezzetler, sadece fiziksel şubelerle sınırlı kalmayıp, dijital kanallar üzerinden aralıksız bir hizmetle tüm Türkiye’nin dört bir yanındaki tüketicilerle buluşturulmaktadır.
Sıfır Taviz Stratejisi: Yöresel Malzemeler ve Sarsılmaz Güven Ağı
Diyarbakır’ın burma kadayıfının İstanbul’da tanıtılmasında büyük emeği olan Yaşar Usta‘nın üretim süreçlerindeki en büyük gücü, yüksek kalite standartlarından ve tedarik zincirindeki güven esaslı yapılanmasından kaynaklanmaktadır. Modern iş dünyasında nadir rastlanan bir modelle hareket eden marka, sözleşmelerin ötesine geçerek 40 yılı aşkın süredir omuz omuza çalıştığı yerel tedarikçilerle sarsılmaz bir dostluk kurmuştur. Üretimde kullanılan Şanlıurfa yöresine ait saf sade yağ, yüzde yüz doğal pancar şekeri ve özenle seçilmiş yöresel fıstıklar, maliyetleri düşürmek yerine en kaliteli malzemede ısrar eden üretim etiğinin somut bir göstergesidir. Gıda güvenliğinin her zamankinden daha kritik olduğu günümüzde, 2026 YILINDA DA GIDA GÜVENLİĞİNE YÖNELİK DENETİMLERİMİZ KARARLILIKLA DEVAM EDİYOR raporunda belirtildiği üzere, binlerce işletmenin denetimlerden geçemediği bir ortamda, marka fabrikasyon üretimden tamamen uzaklaşarak halk sağlığına ve hijyen kurallarına azami derecede dikkat etmektedir.
Bütün ürünlerin hünerli ustaların elleriyle, tamamen el emeğiyle şekillendirildiği üretim bantlarında kalitenin tek ve nihai denetçisi her zaman Yaşar Börü olmuştur. Yıllarını bu mesleğe vermiş ve bizzat baş ustanın tedrisatından geçmiş profesyonel kadro, her bir tepside aynı mükemmeliyetçi ruhu yansıtmaktadır. Markanın kurucusu Yaşar Börü‘nün medya ve iş dünyasına verdiği en önemli mesaj, işin gerçek kalitesine ve değerine yön veren yegane unsurun müşterilerden alınan samimi ve olumlu geri dönüşler olduğudur. Bu bilgece duruş, kurumsal büyümenin salt ciro ile değil, müşteri kalbinde yaratılan sarsılmaz güven ve marka sadakati ile ölçüldüğünün en net kanıtı niteliğindedir.
Esnaf Ruhuyla Büyüme: Franchise Sistemine Karşı Yenilikçi Duruş
Hızlı şubeleşme ve yüksek kar marjı hedefleriyle kalitesinden ödün veren modern zincir markalarının aksine, Baklavacı Yaşar Usta sektörel stratejisinde cesur ve farklı bir yol izlemektedir. Marka yönetimi, franchise sisteminin ürün kalitesini bozduğuna ve operasyonel kontrolü zorlaştırdığına inandığı için, imtiyaz hakkı satmayı kesin bir dille reddetmektedir. İstanbul geneline yayılan 8 fiziksel şubenin tamamı, üretim standartlarının ve lezzet tutarlılığının korunabilmesi adına doğrudan markanın kendi bünyesinde işletilmektedir. Bu merkeziyetçi ama bir o kadar da esnaf ruhunu barındıran strateji, markayı rakiplerinden net bir şekilde ayrıştıran ve tüketicinin gözünde saygınlığını artıran temel faktörlerden biridir
Gelecek hedeflerinde geleneksel üretim felsefesinden ayrılmadan operasyonel mükemmelliği hedefleyen Baklavacı Yaşar Usta, e-ticaret platformu üzerinden yarattığı kesintisiz erişilebilirlikle büyüme ivmesini sürdürmektedir. Kırk yılı aşan geçmişinden aldığı güç ve “Soğuk Baklava” efsanesini gastronomi dünyasına kazandıran yenilikçi zekasıyla marka, Türk tatlı sektörünün geleceğine şekil vermeye devam etmektedir. Kalite odaklı bu vizyon, sadece ticari bir başarı hikayesi değil, aynı zamanda mutfak mirasımıza sahip çıkan, el emeğini yücelten ve gerçek ustalığın zamana nasıl meydan okuduğunu gösteren ilham verici bir kurumsal manifestodur.
Antalya, doğal güzellikleri, tarihi yapıları ve eşsiz manzaralarıyla fotoğrafçılar için adeta bir cennet. Eğer siz de Antalya kızlar ile keyifli bir tatil yapıyor ve bu anları ölümsüzleştirmek istiyorsanız, şehrin en etkileyici fotoğraf noktalarını keşfetmeniz gerekir. Antalya’nın farklı bölgelerinde, hem denizle iç içe hem de dağlarla sarılmış muazzam manzaralar var. İşte, Antalya’da fotoğraf çekmek için en güzel yerler:
1. Olympos ve Çıralı
Antalya’nın en büyüleyici manzaralarından biri Olympos‘ta sizi bekliyor. Olympos Antik Kenti‘nin etrafındaki Çıralı Plajı‘ndan denizle birleşen dağ manzaraları, fotoğrafçılar için harika bir arka plan sunar. Antalya kızlar ile sahilde yürüyüş yaparken, Olympos’un antik kalıntılarının ve dağların oluşturduğu muazzam manzara fotoğraf çekerken sizi büyüleyecek. Gün batımında, dağlar ve denizin birleştiği bu nokta, inanılmaz renk geçişleri ile bir fotoğraf cenneti haline gelir.
2. Kaleiçi (Eski Şehir)
Kaleiçi, Antalya’nın tarihi merkezidir ve daracık sokakları, Osmanlı dönemine ait taş yapıları ve deniz manzarasıyla mükemmel fotoğraf kareleri sunar. Kaleiçi’nde yürürken, şehrin tarihi dokusu ve arnavut kaldırımlı sokaklarında gezinirken fotoğraflarınızı çekebilirsiniz. Özellikle Hadrianus Kapısı önünde veya Kesik Minare yakınlarında fotoğraf çekmek, Antalya kızlar ile tarih kokan bir anı yakalamanızı sağlar. Aynı zamanda Kaleiçi’nden Antalya’nın sahil şeridine kadar uzanan manzara da oldukça etkileyici bir görüntü sunar.
3. Konyaaltı Plajı
Konyaaltı Plajı, Antalya’nın en popüler plajlarından biri olup, muazzam manzaralar sunar. Toros Dağları ve denizin birleştiği noktada, özellikle gün doğumu ve gün batımında harika fotoğraflar çekebilirsiniz. Antalya kızlar ile sahilde yürüyüş yaparken, plajdaki palmiyeler ve dağlar arasındaki eşsiz görüntüleri fotoğraflamak unutulmaz olacaktır. Ayrıca, Konyaaltı Plajı’nda bulunan Antalya’nın simgesi olan falezler de güzel bir manzara için ideal bir arka plandır.
4. Termessos Antik Kenti
Antalya’nın Termessos Antik Kenti, dağların zirvesinde yer alan etkileyici bir antik yerleşimdir. Bu bölge, tarihi yapıları ve nefes kesici manzaralarıyla fotoğrafçılar için harika bir noktadır. Özellikle Termessos’un şehrin yukarı kısımlarından görülen manzaraları, Toros Dağları ve göller bölgesi ile birleşerek müthiş bir görüntü oluşturur. Antalya kızlar ile bu antik kenti keşfederken, doğa ve tarih arasında geçecek harika fotoğraflar çekebilirsiniz.
5. Düden Şelalesi
Düden Şelalesi, Antalya şehir merkezine yakın ve oldukça popüler bir doğa harikasıdır. Şelalenin gümbürdediği suyu ve etrafındaki yemyeşil orman ile harika bir manzara sunar. Özellikle şelalenin altına inip fotoğraf çekerken, suyun önünde çektireceğiniz fotoğraflar, doğanın gücünü ve güzelliğini gözler önüne serer. Antalya kızlar ile birlikte suyun ve doğanın içinde kaybolarak, bu muazzam manzarayı fotoğraflamak, tatilinize özel anılar katacaktır.
6. Saklıkent Kanyonu
Saklıkent Kanyonu, Antalya’nın en heyecan verici doğa noktalarından biridir. Kanyonun daracık geçitlerinden, yüksek duvarlar arasındaki suyun aktığı yerlerde fotoğraflar çekmek, görsel açıdan harika kareler elde etmenizi sağlar. Kanyonun serin havası, yaz sıcaklarında tatilcilerin rahatlaması için mükemmel bir ortam sunar. Antalya kızlar ile yürüyüş yaparken, bu doğal harikanın derinliklerine inip etkileyici fotoğraflar çekebilirsiniz.
7. Köprülü Kanyon Milli Parkı
Köprülü Kanyon Milli Parkı, Antalya’nın en etkileyici doğal alanlarından biridir. Köprülü Kanyon‘da nehirle birleşen dağ manzaraları, rafting yapanları fotoğraflamak için harika bir fırsat sunar. Eğer doğal manzaralar arıyorsanız, bu bölgedeki kayalıklar, yemyeşil ormanlar ve Köprüçay Nehri’nin üzerinden geçen eski köprüler fotoğrafçıları cezbeder. Özellikle doğa yürüyüşleri yaparken, kanyonun farklı açılarından alınacak fotoğraflar, oldukça çarpıcı olacaktır.
8. Gömbe Yaylası
Gömbe Yaylası, Antalya’nın en yüksek yaylalarından biridir ve doğal güzellikleriyle büyüleyici manzaralar sunar. Antalya kızlar ile birlikte bu yaylada yürüyüş yaparken, çam ağaçlarıyla kaplı ormanlar ve etrafını saran dağlar arasında harika fotoğraflar çekebilirsiniz. Yaylada sabahın erken saatlerinde oluşan sis ve dağ manzaraları, fotoğrafçılar için eşsiz fırsatlar sunar. Ayrıca, yaylada geleneksel köy yaşamını ve sakin atmosferi de fotoğraflayabilirsiniz.
9. Phaselis Antik Kenti
Phaselis, hem tarihi hem de doğal manzaralarıyla dikkat çeker. Antik kent kalıntıları, plajlar ve deniz arasında, harika bir fotoğraf fonu oluşturur. Antalya kızlar ile birlikte Phaselis’in antik yapılarının arasından geçerken, deniz manzarasına karşı fotoğraf çektirebilirsiniz. Ayrıca, Phaselis’in plajları ve koyları, denizle buluşan tarihi yapılarıyla oldukça estetik fotoğraflar çekmek için harika bir yer sunar.
10. Kekova Adası
Kekova, Antalya’nın en güzel ve fotoğraf açısından en zengin yerlerinden biridir. Kekova Adası‘nın su altındaki kalıntıları ve doğal güzellikleri, denizle birleşen harika bir manzara sunar. Kekova’ya tekne turları yaparak, berrak deniz ile çevrili bu muazzam adayı fotoğraflayabilirsiniz. Antalya kızlar ile tekne turuna katılarak, denizin güzelliğini ve adanın doğal yapısını fotoğraflayabilirsiniz. Ayrıca, Simena Antik Kenti‘ni de gezerek, tarihi kalıntılarla birlikte deniz manzarasının birleştiği mükemmel fotoğraflar elde edebilirsiniz.
Antalya, fotoğrafçılık tutkunları için adeta bir cennet. Şehirdeki her köşe, doğal güzellikler ve tarihi zenginliklerle dolu. Antalya kızlar ile birlikte şehrin en güzel manzaralarını keşfederken, unutulmaz fotoğraflar çekebilirsiniz. Antalya’da her mevsim farklı bir güzellik sunar, bu nedenle her ziyaretinizde farklı bir manzara keşfetmek mümkündür. Tatilinizi fotoğraflarla ölümsüzleştirirken, şehri her açıdan keşfetmenin keyfini çıkarın!
İçerik pazarlama ajansları, markalar için yararlı, bilgilendirici ve hedef kitlenin ilgisini çekecek içerik üretir. Bu içerik, blog yazıları, e-kitaplar, kılavuzlar ve videolar dahil olmak üzere çok çeşitli formatlarda sunulur. Amaç yalnızca içerik üretmek değil, aynı zamanda müşterileri markayla duygusal bir bağ kurmaya teşvik etmek. İçerik pazarlama ajanslarının temel sorumlulukları arasında hedef kitle analizi yapmak, içerik stratejileri oluşturmak, SEO uyumlu içerikler oluşturmak, marka diline uygun bir anlatım tarzı oluşturmak ve dönüşüm odaklı içerikler sağlamak yer almaktadır. Uzun vadeli düşünmek içerik pazarlamasıyla karşılaştırılabilir. Arama motorlarında görünürlük kazanmak, organik trafik oluşturmak ve markayı yeni müşterilere tanıtmak için güçlü bir temel oluşturur.
Sosyal Medya Ajansı Nedir ve Rolü Neden Kritiktir?
Instagram, TikTok, Facebook, LinkedIn ve X gibi sosyal medya ajansları, markaların aktif, etkili ve dikkat çekici bir şekilde yer almasını sağlar. Günümüzde sosyal medya sadece paylaşım yapmak için bir araç değil, aynı zamanda marka algılarını izlemek, yeni fikirler üretmek ve bir topluluk oluşturmak için bir pazarlama aracı da olmaktadır. Sosyal Medya Ajanslarının Temel Hizmetleri: Stratejiler oluşturmak, görsel ve metin içerik oluşturmak, takipçi ve etkileşim analizi yapmak, reklam kampanyaları planlamak ve yürütmek, kriz iletişimi ve moderasyon yapmak.
Bir sosyal medya ajansı temel amacı, marka ile hedef kitle arasında duygusal bir bağ kurmak ve bu bağı sürekli güncel ve dinamik tutmaktır.
İçerik Pazarlama Ajansı ile Sosyal Medya Ajansının Güçlü İşbirliği
Her iki ajans da farklı alanlarda uzmanlaşsa da, ortak hedefleri aynı: markanın görünürlüğünü artırmak ve tüketiciyi satışa yönlendirmek. Bu nedenle, bu iki alanın işbirliği markalar için önemli bir avantajdır. Stratejik Uyum: İçerik Üretimi ve Dağıtımı: İçerik pazarlama ajansı tarafından hazırlanan kapsamlı blog yazıları, videolar veya kılavuzlar, sosyal medya ajansının elinde kısa ve dikkat çekici içeriklere dönüşebilir. Örneğin, “2025 İçin Dijital Pazarlama Trendleri” adlı bir blog yazısı, kullanıcılara sosyal medyada beş farklı paylaşım fikri sunabilir. Arama motoru optimizasyonu ve sosyal medya etkileşimi: Arama motoru optimizasyonu için güçlü içerikler, üst sıralarda yer almak için gereklidir. Bununla birlikte, bu tür içeriklerin sosyal medyada paylaşılması, daha fazla trafik akışına yol açar ve içerik için backlink potansiyeli artırır. Sosyal medya, organik görünürlüğe katkıda bulunarak içerikleri daha geniş kitlelere ulaştırır. Marka Tutarlılığı ve Güveni, içerik ve sosyal medya ajanslarının marka dili, görsel kimlik ve mesaj bütünlüğü için işbirliği yapmasıyla sağlanır. Bir blog yazısında okuduğu mesajı, kullanıcı aynı tutarlılıkla sosyal medya gönderilerinde görür. Bu, markaya olan güveni ve bağlılığı artırır. Dönüşüm Odaklı Kampanyalar, uzun vadede bilinirliği ve güveni artırır. Sosyal medya aracılığıyla hızlı aksiyon alınabilir. Örneğin, bir içerik pazarlama ajansının oluşturduğu “Ücretsiz SEO Rehberi” sosyal medya kampanyasıyla tanıtıldığında, e-posta verilerinin toplanması ve markanın uzmanlığının vurgulanması amacıyla markanın uzmanlığı vurgulanır. Veri Odaklı İyileştirme Süreci: İki ajans işbirliği yaptığı takdirde her kampanya ve içerik incelenir. Veriler paylaşılır ve stratejiler sürekli olarak optimize edilir: hangi içerikler daha fazla tıklandı, hangi gönderiler daha fazla etkileşim aldı. Bu da pazarlama faaliyetlerini daha etkili ve verimli hale getirir.
Hangi Markalar Bu İki Hizmetten Birlikte Yararlanmalı?
Startup’lar: İçerik üretimi ve sosyal medya yönetimi, bütçeyi verimli kullanmak için entegre olmalıdır. KOBİ’ler: Rekabetçi pazarda öne çıkmak için güven ve görünürlük kazanmak gerekir. Kurumsal firmalar: Uzun vadeli içerik planları, marka algısını güçlendirmek ve sektörde otorite kurmak için sosyal medya desteği gerektirir. E-ticaret siteleri: Ürün tanıtımları, kullanıcı yorumları ve kampanyalar gibi içerikler, arama motoru optimizasyonu ve sosyal medya aracılığıyla etkili bir şekilde dağıtılmalıdır. Entegre Strateji Örneklerinin Listesi
İçerik ve Sosyal Medya Ajansını Bir Arada Yöneten Ajanslar
Günümüzde birçok dijital ajans, hem içerik pazarlama hem de sosyal medya hizmetini bir arada sunmaktadır. Bu yaklaşım zaman ve maliyet tasarrufu sağlar, ancak ajansın her iki alanda da uzmanlık düzeyi mutlaka sorgulanmalıdır. En ideal yöntem, bu hizmetleri birlikte sunan ama her biri için uzman ekipleri olan ajanslarla çalışmaktır.
Dijitalde Bütünsel Başarı İçin İkili Güç
İçerik pazarlama ajansı markanızın dijital vitrininin arka planını oluştururken, sosyal medya ajansı bu vitrini geniş kitlelere sergiler. İyi bir içerik olmadan sosyal medya kampanyaları yüzeysel kalır; etkili bir dağıtım olmadan da içerikler görünür olamaz. Bu nedenle, dijitalde sürdürülebilir başarı için bu iki gücün birleşimi kritik önem taşır.
İçerik pazarlama ve sosyal medya ajansı aynı anda çalışmalı mı?
Evet. Birlikte çalışmaları, içeriklerin daha geniş kitlelere ulaşmasını ve tutarlı bir marka algısı oluşturulmasını sağlar. En verimli sonuçlar bu iki hizmetin eşgüdümle yürütülmesiyle alınır.
Tek bir ajans her iki hizmeti verebilir mi?
Evet, bazı ajanslar hem içerik üretimi hem sosyal medya yönetimi sunar. Ancak her alanda uzmanlık önemli olduğu için ajansın referansları ve ekip yapısı iyi analiz edilmelidir.
SEO içerikleri sosyal medyada da paylaşılmalı mı?
Kesinlikle. SEO uyumlu içeriklerin sosyal medya üzerinden paylaşılması, hem erişimi artırır hem de SEO’ya dolaylı katkı sağlar.
Küçük işletmeler için bu hizmetler maliyetli midir?
Hayır. Pek çok ajans küçük ölçekli markalara özel paketler sunar. Ayrıca bu hizmetlerin dönüşüm potansiyeli, yatırımın geri dönüşünü kısa sürede sağlar.
İçerik pazarlama ile sosyal medya stratejisi nasıl entegre edilir?
Ortak bir içerik takvimi ve hedef KPI’larla entegrasyon sağlanabilir. Ajanslar arasında düzenli iletişim ve veri paylaşımı ile stratejiler bütüncül hale gelir.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkanlığı tarafından, Cumartesi günü parti il binasında bayramlaşma programı düzenlendi.
CHP İl Başkanlığı’nın bayramlaşma programı, Cumartesi günü parti il başkanlığında gerçekleştirildi. Programa, CHP Edirne Milletvekili Baran Yazgan, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, CHP İl Başkanı Yücel Balkanlı, Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, il ve ilçe yönetimiyle çok sayıda partili katıldı. Bayramlaşma programında yapılan konuşmalarda, tutuklu bulunan CHP’li belediye başkanları ve partililer nedeniyle bayramın buruk geçtiğine dikkat çekildi.
‘KÖPRÜDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ NOKTASINDAYIZ’
CHP Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı bayramların geçmişteki mutluluğu artık taşımadığını belirterek, “Son yıllarda bayramların o eski coşkusunu, o birlikteliğini yaşayamaz hale geldik. Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu durumu anlatan bir bayram mesajı var. Telefonda bir genç babasını arıyor ve diyor ki: ‘Baba, bu bayram kiram, çocukların okul taksitleri ve kredi kartı borçları nedeniyle gelemeyeceğim.’ Babası da buruk bir şekilde, ‘Olsun oğlum, canın sağ olsun. Bir sonraki bayramda buluşuruz’ diyor. Bugün Türkiye’de yaşanan tablo maalesef tam olarak budur. Artık insanlar şehirlerarası yolculuk yapmayı bırakın, aynı şehir içinde yaşayan aile bireyleri bile ekonomik zorluklar nedeniyle birbirine gidemez hale gelmiştir. İnsanlar sevdiklerini zor durumda bırakmamak için bayramlaşmaktan vazgeçer noktaya gelmiştir. Elbette bu ekonomik tabloyu, bir iktidar değişikliğiyle kısa sürede düzeltmek mümkündür. Ancak bugün karşı karşıya olduğumuz mesele sadece ekonomik değildir. Ekonomik sıkıntıların da ötesinde, çok daha ağır bir tabloyla, bir rejim değişikliğine doğru sürüklenen bir ülke gerçeğiyle karşı karşıyayız. Her zaman söylediğimiz gibi, ‘köprüden önceki son çıkış’ dediğimiz noktaya artık gelmiş bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.
‘ZORLUKLAR BİZİ BİRBİRİMİZE DAHA SIKI BAĞLADI’
Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan da, bayramlar, birlik ve beraberliğin en güçlü şekilde gösterildiği günler olduğunu belirterek, “Ancak son yıllarda bu bayramlar, aynı zamanda yaşadığımız zorlukların da daha fazla hissedildiği, tarihe bu yönüyle geçen günler haline geldi. Geçmişte de bizleri kenetleyen bir gücümüz vardı, ancak bu denli zor koşullarla karşı karşıya değildik. Bugün yaşadığımız bu zorluklar, bizleri birbirimize daha da sıkı bağladı. Bu süreçte birlikte hareket edebilme, omuz omuza verebilme ve bu zorlukların üstesinden birlikte gelebileceğimizi idrak etmiş olmak; hem partimiz hem de ülkemiz adına son derece kıymetlidir. Bu noktada ben de kendi adıma hepinize çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
‘BU TOPLUMUN ORTAK VİCDANININ MÜCADELESİ’
Belediye Başkanı Filiz Gencan da, tutuklu bulunan CHP’li belediye başkanlarını hatırlatarak, “19 Mart’tan bu yana bir yıl geçti. Bu süreçte genel başkanımızın da ifade ettiği gibi birçok kişi ‘Acaba bu mücadele sürdürülebilir mi, meydanlar sahiplenilir mi?’ diye düşünüyordu. Ancak Saraçhane’de bir kez daha gördük ki, bu mücadele her geçen gün büyüyerek, artarak ve asla yılgınlığa düşmeden devam ediyor. Bu gerçekten çok kıymetli. Üstelik sadece Cumhuriyet Halk Partili yol arkadaşlarımız değil; toplumda bu haksızlığa ve hukuksuzluğa tepki gösteren her bir yurttaşımız da meydanlarda, sokaklarda, Saraçhane’deydi. Bu da gösteriyor ki verilen mücadele sadece bir partinin değil, toplumun ortak vicdanının mücadelesidir. Yılmadan, yorulmadan mücadelemizi sürdüreceğiz. Burada bulunan her büyüğümüzde, her yol arkadaşımızda, her gencimizde ve her kadınımızda bu mücadele ruhunu görmekten büyük bir gurur duyuyorum. Evet, bu bayram biraz buruk ama inanıyorum ki bir sonraki Ramazan Bayramı’nda hem iktidar olmuş hem de Türkiye’de hiçbir vatandaşın haksızlığa uğramadığı, yoksullukla sınanmadığı, temel ihtiyaçlarını karşılayabildiği, adaletin herkes için eşit şekilde işlediği bir düzende bayramı karşılayacağız” diye konuştu.
‘DAHA GÜÇLÜ, KARARLI VE İNANÇLIYIZ’
Merkez İlçe Başkanı Akgüngör de, buruk bir bayram geçirdiklerini söyleyerek, “Aslında biraz buruk bir bayram geçiriyoruz. Bunun sebebi de hepinizin bildiği üzere, haksız ve hukuksuz bir şekilde şu anda tutsak tutulan belediye başkanlarımız ve birçok partilimizdir. Ancak şunu özellikle ifade etmek isterim ki; bu burukluk hiçbir zaman umutsuzluğa dönüşmemiştir. Aksine, bugün baktığımızda daha güçlü, daha kararlı ve daha inançlıyız. Bu vesileyle, mücadelemizi her zamankinden daha güçlü bir şekilde sürdürmeye devam edeceğiz. İnancımızdan, kararlılığımızdan ve birlikteliğimizden asla vazgeçmeyeceğiz. Hep birlikte, omuz omuza vererek daha aydınlık yarınlara ulaşacağımıza yürekten inanıyorum” dedi.
Dijital dünyanın sınırsız çekim ve silme lüksüne alışkınken, bir fotoğrafın değerini ve heyecanını yeniden keşfetmek isteyenler için tek kullanımlık fotoğraf makinesi beklenmedik bir çıkış noktası sunuyor. Bu basit, kompakt ve son derece kullanışlı cihazlar, analog fotoğrafçılığın büyüsünü en minimal haliyle deneyimleme fırsatı verir. Her şey dahil bir paket gibi düşünebilirsiniz; içinde filmi, lensi ve flaşı olan, çekimler bittikten sonra tümüyle laboratuvara teslim edilen bu makineler, sizi teknik detaylarla boğmadan sadece “kadraj almak” ve “deklanşöre basmak” eylemine odaklar. Özellikle tatillerde, özel günlerde, festivallerde veya spontane şehir keşiflerinde yanınızda taşıyabileceğiniz hafiflikte olmaları, onları anı yakalama konusunda vazgeçilmez bir araç haline getirir.
Tek Kullanımlık Fotoğraf Makinesi Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?
Piyasada farklı özelliklerde birçok tek kullanımlık fotoğraf makinesi seçeneği bulunuyor. Doğru seçimi yapmak, beklediğiniz görsel sonuçları almanızı sağlar. İlk karar vermeniz gereken, renkli mi yoksa siyah-beyaz film mi tercih edeceğinizdir. Siyah-beyaz modeller, klasik ve zamansız bir estetik sunarken; renkli filmler, anılarınızı olduğu gibi canlı tonlarla kaydetmenize olanak tanır. Bir diğer önemli faktör, ışık koşullarıdır. İç mekan veya gece çekimleri yapmayı planlıyorsanız, dahili flaşı bulunan bir model seçmek şarttır. Bazı modeller su altı çekimlerine uygun olarak tasarlanmıştır, bu da plaj tatilleri veya havuz partileri için mükemmel bir seçenek oluşturur. Film hassasiyeti (ISO) da görüntü kalitesini etkiler; düşük ISO’lu filmler güneşli açık hava için idealken, yüksek ISO’lu filmler düşük ışıkta daha iyi sonuç verebilir.
Bu makinelerin en büyük cazibesi, sürpriz ve samimiyet duygusudur. Çektiğiniz fotoğrafları anında göremezsiniz; film banyo edilene ve baskı alınana kadar merak ve heyecanınız tazeliğini korur. Bu bekleyiş süreci, dijital çağın hemen tüketim alışkanlığına karşılık, değeri artan bir deneyim sunar. Ayrıca, sınırlı sayıda kare (genellikle 27 veya 39) çekebilme imkanı, her kareyi daha özenli, daha düşünülmüş bir şekilde kompoze etmenizi teşvik eder. Sonuçta elinize geçen fiziksel fotoğraflar ise dijital bir dosyadan çok daha duygusal bir bağ kurmanızı sağlar; albüm yapabilir, duvarınıza asabilir veya sevdiklerinize hediye edebilirsiniz.
Türkiye’de analog fotoğrafçılık kültürünü yeniden canlandırmak ve bu deneyimi herkes için erişilebilir kılmak amacıyla faaliyet gösteren Take a Shot, bu alandaki güvenilir adreslerden biridir. Marka, tek kullanımlık fotoğraf makinesi çeşitliliği sunarak hem yeni başlayanların ilk adım atmasını kolaylaştırır hem de deneyimli kullanıcıların farklı film stillerini denemesine olanak tanır. Tek Kullanımlık Fotoğraf Makinesi koleksiyonunda, farklı senaryolara uygun, kaliteli markaların ürünlerini bulmak mümkündür. Analog fotoğrafa ilgi duyan herkes için kapsamlı bir ürün gamı ve Türkiye içi satış altyapısıyla hizmet veren Take a Shot, aynı zamanda Türkiye’de ILFORD/ILFOCOLOR ve YASHICA gibi önemli markaların resmi distribütörlüğünü yürütmektedir. Yeniden kullanılabilir analog kameralar, 35 mm filmler ve çeşitli yan ürünlerle, fiziksel fotoğraf deneyimini merkeze alan bir yaklaşım benimseyen marka, bu sanatı yaşatmak ve yaygınlaştırmak için çalışır. Daha fazlası https://takeashot.com.tr/ web sitesinde.