Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Enes Sencer cevaplıyor: IBAN mağdurları düzenlemesi ne getirir?

Soru: Son günlerde “IBAN mağdurları” düzenlemesi çok konuşuluyor. Bu tartışmanın merkezinde ne var?
Av. Enes Sencer: Tartışmanın merkezinde, hesabını başka birine kullandıran ya da kullandırdığı iddia edilen herkesin aynı şekilde değerlendirilmesi sorunu var. Uygulamada birçok kişi, olayın niteliği tam araştırılmadan doğrudan ağır ceza tehdidiyle karşı karşıya kalabiliyor. Oysa ceza hukukunda esas olan, herkesin kendi kastı, bilgisi, iradesi ve menfaat ilişkisi çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilmesidir.

Soru: Sizce burada asıl hukuki problem nedir?
Av. Enes Sencer: Asıl problem, hesap sahibinin otomatik biçimde suç örgütünün bir parçası ya da dolandırıcılık failı gibi görülmesidir. Bir kişinin hesabını kullandırmış olması tek başına, onun nitelikli dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğini göstermeyebilir. Hesabın ne şekilde kullanıldığı, kişinin bundan gelir elde edip etmediği, olayın içeriğini bilip bilmediği ve suç planına bilinçli katkı sunup sunmadığı somut delillerle ortaya konulmalıdır.

Soru: Yani herkes aynı kefeye konulmamalı mı?
Av. Enes Sencer: Kesinlikle konulmamalı. Gerçekten örgütlü şekilde hareket eden, menfaat sağlayan ve dolandırıcılık planının parçası olan kişiyle; saflık, bilgisizlik, ekonomik zorluk ya da kandırılma nedeniyle hesabını kullandıran kişi aynı hukuki kategoride değerlendirilemez. Ceza adaletinin temel ilkesi budur: fiil ve fail bireyselleştirilerek ele alınmalıdır.

Soru: Kamuoyunda “300 bin kişiyi ilgilendiriyor” deniyor. Bu ne anlama geliyor?
Av. Enes Sencer: Bu ifade bize şunu gösteriyor: Karşımızda artık münferit birkaç dosya değil, kitlesel hale gelmiş bir ceza hukuku sorunu var. Bu kadar geniş bir kitleyi ilgilendiren bir meselede, hızlı ve toptancı değerlendirmeler ciddi mağduriyetlere yol açabilir. O nedenle yasal düzenleme hazırlanırken hem toplumsal gerçeklik hem de ceza hukukunun temel ilkeleri birlikte gözetilmelidir.

Soru: Beklenen düzenleme sizce neyi hedeflemeli?
Av. Enes Sencer: Beklenen düzenleme, öncelikle kast ayrımını netleştirmelidir. Kimin bilinçli şekilde suç organizasyonunun içinde yer aldığı, kimin ise olayın ağırlığını ve sonuçlarını bilmeden hareket ettiği ayrıştırılmalıdır. Ayrıca yalnızca hesap hareketine bakılarak değil; iletişim kayıtları, para akışındaki rol, komisyon alınıp alınmadığı, yönlendirme olup olmadığı ve suçtan elde edilen fayda gibi unsurlar birlikte değerlendirilmelidir.

Soru: Mevcut uygulamada en çok hangi hata yapılıyor?
Av. Enes Sencer: En sık yapılan hata, banka hesabının kullanılmış olmasını tek başına yeterli görmektir. Oysa hesap, suçta bir araç olarak kullanılmış olabilir; fakat hesabın sahibi her zaman suçun asli faili olmayabilir. Ceza hukukunda görünüşe değil, somut iradeye ve delile bakılır. Bu ayrım yapılmadığında, gerçek fail ile tali düzeyde kalan ya da hiç kastı bulunmayan kişi aynı yaptırımla karşı karşıya kalabiliyor.

Soru: Peki bu dosyalarda savunmanın merkezinde ne olmalı?
Av. Enes Sencer: Savunmanın merkezinde kastın yokluğu, menfaat ilişkisinin bulunmaması ve kişinin olayın bütünü üzerindeki bilgisizliği yer almalıdır. Ayrıca kişinin hesabı hangi koşullarda kullandırdığı, kimin yönlendirdiği, para üzerinde tasarrufunun bulunup bulunmadığı ve olaydan sonra gösterdiği tutum da önemlidir. Her dosya kendi delil yapısına göre incelenmelidir; ezberle hareket edilmemelidir.

Soru: Yeni düzenleme mağduriyetleri tamamen çözer mi?
Av. Enes Sencer: Tek başına bir düzenleme bütün sorunları çözmez; ancak doğru yazılmış bir düzenleme çok önemli bir başlangıç olur. Esas mesele, yargı pratiğinin de buna uygun şekilde değişmesidir. Yasa ne kadar doğru olursa olsun, uygulamada yine otomatik suçlama mantığı devam ederse mağduriyetler tam anlamıyla sona ermez. Bu nedenle hem norm hem uygulama birlikte düzeltilmelidir.

Soru: Son olarak kamuoyuna vermek istediğiniz temel mesaj nedir?
Av. Enes Sencer: Ceza hukukunda kolay genellemeler çok tehlikelidir. Her hesap sahibi dolandırıcı değildir. Her para transferi bilinçli suç ortaklığı anlamına gelmez. Adil olan, dosyaları tek tek incelemek; kastı, bilgiyi, iradeyi ve menfaati ayrı ayrı ortaya koymaktır. Beklenen düzenlemenin de tam olarak bu adalet ihtiyacına cevap vermesi gerekir.

TÜBİTAK yarışmasında Edirne gururu

Olgay GÜLER
TÜBİTAK tarafından düzenlenen araştırma projesi yarışmasının bölge finaline; ‘Doğadan Gelen Koruma; Zeytin Yaprağı ve Balmumunun Ekmek Küflenmesi Üzerine Etkisi’ projesiyle katılan Kırkpınar Ağası Alper Yazoğlu Ortaokulu öğrencileri, biyoloji alanında bölge birinciliği elde etti.


Kırkpınar Ağası Alper Yazoğlu Ortaokulu’ndan üçer kişiden oluşan 2 grup öğrenci, 30 Mart – 2 Nisan 2026 tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenen 20. TÜBİTAK 2204 -B Ortaokul Araştırma Proje Bölge Yarışması’na katıldı. Yarışmada öğrenciler Ecrin İravil, Alya Öykü Günay ve Mine Gülseven, danışman öğretmenleri Özden Suakar Karaarslan eşliğinde ‘Doğadan Gelen Koruma; Zeytin Yaprağı Ve Balmumunun Ekmek Küflenmesi Üzerine Etkisi’ projesiyle, Ali Eymen Ergün, Can Atilla ve Yusuf Yıldız da danışman öğretmenleri Uğur Balyiyen eşliğinde ‘Limon Ve Tütün Kolonyalarında Ambalaj Türü ve Sıcaklığın Kimyasal(Ftalat) Sızıntıya Etkisi’ projeleriyle yer aldı.


Projelerin sergilenmesinin ardından açıklanan sonuçlara göre, Ecrin İravil, Alya Öykü Günay ve Mine Gülseven’in danışman öğretmenleri Özden Suakar Karaarslan eşliğinde hazırladıkları proje, biyoloji alanında bölge birincisi oldu. Öğrenciler ve danışman öğretmenlerinin başarısı okulda büyük sevinçle karşılandı.


Kırkpınar Ağası Alper Yazoğlu Ortaokulu’nun resmi sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, öğrenciler tebrik edilerek, “Bu olağanüstü başarıyla bizleri gururlandıran, bilimin izinden giderek projeye büyük emek veren sevgili öğrencilerimiz Ecrin İravil, Alya Öykü Günay, Mine Gülseven’i ve Özden Öğretmenimizi yürekten tebrik eder; Türkiye finallerinde okulumuzu en iyi şekilde temsil edeceklerine inanarak başarılarının devamını dileriz. Aynı süreçte, yarışmanın başından bu yana büyük bir fedakârlık ve özveriyle çalışarak okulumuzu bölge finallerine taşıma başarısı gösteren Fen Bilimleri Öğretmenimiz Uğur Balyiyen’e ve değerli öğrencilerimiz Ali Eymen Ergün, Can Atilla ve Yusuf Yıldız’a teşekkür ederiz” denildi.

TÜ’de beyaz önlük heyecanı

Trakya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi 2025-2026 Akademik Yılı “Beyaz Önlük ve Forma Giyme Töreni” büyük bir coşku içinde gerçekleştirildi.

Balkan Kongre Merkezi’nde düzenlenen program, Trakya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı öğrencilerinin sunduğu müzik dinletisiyle başladı.

Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özgül Erol, konuşmasında beyaz önlük ve formanın dürüstlük, vicdan ve insan sevgisinin simgesi olduğunu vurguladı. Fakültede 139 Hemşirelik, 54 Fizyoterapi ve Rehabilitasyon, 50 Odyoloji, 43 Sağlık Yönetimi, 36 Beslenme ve Diyetetik ile 27 Ergoterapi bölümü öğrencisinin bulunduğunu ifade eden Erol, “Bizler Trakya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi olarak; mesleklerini geleceğe taşıyacak, etik değerlere bağlı, donanımlı diyetisyenler, ergoterapistler, fizyoterapistler, hemşireler, odyologlar ve sağlık yöneticileri yetiştirmenin sorumluluğunu gururla üstleniyoruz.” dedi.

Sağlık Bilimleri Fakültesi’ne birinci sırada yerleşen Hemşirelik Bölümü öğrencisi Yusuf Mayti ise konuşmasında, hemşireliğin insan hayatına dokunma sorumluluğu taşıyan bir meslek olduğunu belirterek, mesleğini etik değerlere bağlı ve vicdanlı bir anlayışla sürdüreceğini ifade etti.

Tören, öğrencilere belgelerinin verilmesiyle sona erdi.

Programa; Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mustafa Tan ve Prof. Dr. Eylem Bayır, Genel Sekreter Hüseyin Türkel, akademisyenler, öğrenciler ve aileleri katıldı.

Kırkpınar’da ‘dijital’ atak!

Olgay GÜLER

665’inci Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Ağası Ufuk Özünlü, Kırkpınar’da bu yıl tanıtımın daha iyi yapılabilmesi adına, İstanbul’daki billboardlara reklam verileceğini söyledi.

UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi’ndeki Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin, geçtiğimiz yıl yapılan 665’inci organizasyonunda yeniden Kırkpınar Ağası seçilen Ufuk Özünlü, İl Genel Meclisi’nin Nisan ayı olağan toplantılarına katıldı. Meclis Başkanı Çiğdem Gegeoğlu ve meclis üyeleriyle bir araya gelen Özünlü, burada açıklamalarda bulundu.

‘KIRKPINAR ULUSLARARASI HALE GELMELİ’

Özünlü, Kırkpınar hala ulaşması gereken marka değerine ulaşamadığını, bunun için de ilk geldiği günden itibaren çalışmalarının sürdüğünü belirterek, “Kırkpınar’ın uluslararası hale gelmesi lazım diye geçen sene de söylemiştim ama Kırkpınar’ın uluslararası hale gelmesinden insanlar önce şunu algıladılar; yani yabancılar da gelsin güreşsin. Bu böyle bir şey değil. Kırkpınar’ın UNESCO Kültür Mirası olmasından ziyade benim hep söylediğim başka çok daha önemli bir tarafı var. 2021 yılında Guinness rekorlar kitabına girmiş, dünyanın kesintisiz en uzun süren müsabakaları olarak, bu da Kırkpınar’ı bir dünya markası yapmak için başlı başına yetiyor. Ondan daha kıymetli bir spor müsabakası şu anda yok. Biraz bu vizyondan, biraz bu pencereden bakmak lazım. Geçen yıl şunu söylediler; ‘Stadyum değişecek, bu kadar uğraşmayın, bu kadar yatırım yapmayın.’ Bir kere insan en iyisine layık, ne olursa olsun. Hepimiz gittiğimiz her yerde iyi imkanlar bulmak istiyoruz. Dolayısıyla geçen yıl bunu yaşatmaya çalıştık. Bu yıl da daha farklı şeyler tabii ki olacak. Geçen yıldan sonra ciddi beklentiler oldu” diye konuştu.

‘BİLLBOARDLARDA KIRKPINAR REKLAMLARI OLACAK’

Bu yıl Kırkpınar’ın tanıtımı adına dijital platformları daha etkin kullanacaklarını dile getiren Özünlü, “Bugün size özel bir tanesini açıklayayım. Bu yıl daha fazla seyirci deneyimi olacak. Yani gelen ziyaretçi kitlesinin değişmesi ve genişlemesi, büyümesi yanında dijital ortamları daha çok kullanacağız. Gençlerin olduğu ve ileride eminim öncelikle Kırkpınar, sonrasında yağlı güreşler için ciddi gelir üretecek projelerin simülasyonları olacak Kırkpınar’da. Artık herkes heyecanla takip ediyor. Bu yıl İstanbul’daki billboardlara Kırkpınar’la alakalı reklam vereceğiz. Bunu buradan açıklayayım. Yani size özel olan tarafı bu olsun. Tanıtımı, daha çok anlatılması lazım. Bu da tabii şehir açısından turizm demek. Çünkü Edirne bu anlamda çok ciddi kaynaklara sahip tarihi olarak. Bu meclisin de tam olarak yaptığı iş bu. Ben böyle anladım. Yani şehrin vizyonu, stratejisi bugünden ziyade gelecek için bir şeyler yapmaya, Kırkpınar bu anlamda bu şehre vesile olacaktır. Ben de hem Edirne adına, hem Türkiye adına bunun için gayret ediyorum” dedi.

‘GELENEKLERİ DEĞİŞTİRMİYORUZ, DAHA İYİ YAŞATMAK İÇİN UĞRAŞIYORUZ’

Özünlü, çok eleştiri aldığı ‘gelenekleri değiştiriyor’ eleştirisine de değinerek, “Dönem dönem; ‘Yeni ağa gelenekleri değiştiriyor, yok sayıyor’ söylemleri oluyor. Asla, tam tersi, oturup sakin kafayla düşünüldüğünde bırakın değiştirmeyi, çok daha iyi yaşatmak için uğraşıyoruz. Yoksa bugün herkes iPhone telefondan, Facebook’tan, Instagram’dan haber yapar halde. Özellikle basındaki kardeşlerime birer posta güvercin almasını tavsiye ediyorum ki gelenekleri yaşatabilelim değil mi? Arabaları bırakalım, hepimiz birer at alalım. Yoksa geleneği yaşatmamış oluyoruz bu mantıkla” şeklinde konuştu. 

‘YENİ STADA TAM DESTEK’

Sarayiçi’nde devam eden Edirne Sarayı ihya çalışmaları kapsamında, Kırkpınar Er Meydanı’nın taşınmasına da tam destek verdiğini belirten Özünlü, “Alanda çok yoğun çalışmalar var. Yani bildiklerim var, duyduklarım var ama genel olarak yeni stadın yapılmasına destekliyor musunuz? Karşı mısınız? Sorusuna ben de hep aynı cevabı verdim; mevcut stat kalırsa da en iyisini nasıl yaparız diye bakacağız. Eğer stat yenilenirse de en iyisi nasıl olacak diye bakacağız. Hepimizin bakması gereken taraf bu. Yani tarihi silme gibi hiçbirimizin bir şansı yok. Bunun dünyada çok fazla örnekleri var. Olursa buradakine tam destek yapılacaksa yenisine tam destek” ifadelerini kullandı.

‘Leyla Hanım’ AKM’de gösterimde

3 Nisan 1930 tarihinde kabul edilen Belediye Kanunu ile Türk kadınına belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanınmasının yıldönümünde Edirne Belediyesi ile İzmit Belediyesi iş birliğiyle “Leyla Hanım” filmi gösterimi ücretsiz olarak gerçekleştirilecek.

Bu anlamlı gün kapsamında, 2022 yapımı “Leyla Hanım” filmi Edirne’de izleyiciyle buluşacak. Film, Türkiye’nin doğrudan halk oyuyla seçilen ilk kadın belediye başkanı Leyla Atakan’ın yaşam öyküsünü ekrana taşıyor. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde gerçekleştirilen bu reform sayesinde 1968 yılında İzmit Belediye Başkanı olarak göreve başlayan Atakan, görev süresi boyunca kentin gelişimine önemli katkılar sunmuş, kadınların yerel yönetimlerde temsiline öncülük etmişti.

Edirne Belediyesi izleyicilere ilham veren tarihsel bir perspektif sunan ve farklı platformlarda “En İyi Belgesel” ve “En İyi Yönetmen” ödülleri kazanarak önemli bir başarı elde eden “Leyla Hanım” belgeselini, 3 Nisan Cuma günü saat 20.00’de Atatürk Kültür Merkezi ve Belediye Konservatuvarı Küçük Salon’da Edirnelilerle buluşturacak.

Ekmeğe zam yolda!

Olgay GÜLER

Türkiye genelinde, başta enerji ve un gibi maliyetlerdeki artış nedeniyle, ekmek fiyatlarında başlayan zam furyasına, Edirne de eklendi.

Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, kilogramı 75 lira olan ekmek fiyatının 1 Nisan itibariyle birçok ilde değişmeye başladığını söyledi. Balcı’nın açıklamasının ardından başlayan zam furyasına, Edirne de eklendi.

EDESOB Başkanı Kemal Cingöz, kentte 15 liraya satılan 200 gram ekmeğin, 17.5 lira olmasını öngören teklifi bakanlığa gönderdiklerini söyledi. Cingöz, zam nedeninin girdi maliyetlerindeki artıştan kaynaklandığını dile getirdi. 

‘KİLOGRAM FİYATI 87.5 LİRA OLACAK’

Zammın kabul edilmesi halinde, ekmeğin kilogram fiyatının 87.5 lira olacağını belirten Cingöz, “Biz de ilde 200 gram ekmek 17.5 lira, ilçelerde de 230 gram ekmeği 20 TL olarak teklifte bulunduk. Yani kilogram fiyatı 87.5 lira ekmeğin. Bu teklifi bakanlığa gönderdik, bakanlıktan sonra onaylanırsa karar valiliğe gidecek. Bakanlıktan cevabi yazı gelecek ondan sonra valilik uzlaşma komisyonu kurar mı, kurmaz mı bilmiyorum. Ama Türkiye genelinde herhalde 25’e yakın ilde ekmek fiyatları bu banda oturdu” dedi.

‘BU YAPILAN ZAM DA BELKİ MALİYETLERİ KARŞILAMAYACAK’

Zammın ana nedeninin başında akaryakıt fiyatlarındaki artış geldiğini kaydeden Cingöz, “Akaryakıt fiyatları herhalde burada 35 günde yüzde 40’a yakın zam gördü. Her şey akaryakıta endeksli. Bu arada una da zam geldi. Asgari ücrete zam geldiği zaman buğdayın kilosu 13 lira falandı, şu an 15-15.5 TL civarında gidiyor. Unun çuvalı da 1300 liraya çıktı. Yani sonuç itibariyle bu yapılan zam da belki girdi maliyetlerini karşılamayacak boyutta. Ama yapacak bir şey de yok. Minimum da tutmaya çalıştık zam oranını” diye konuştu.

İl ve ilçelerde farklı zam oranı yapılmasının nedenini de anlatan Cingöz, “Biz fiyatın tek olmasını istedik aslında. Fakat buradaki arkadaşlar ulusal marketlere ekmek veriyor. Oraya verilen ekmeklerdeki komisyon yüzde 15. Ekmek fiyatının yüzde 15’i. Yani ekmek 20 lira olursa 3 lira verecekler. Ama 17.5 olursa 2 lira civarında bir komisyon verecekler. Yani onun için ildeki arkadaşlar 200 gramı 17.5 lira istediler. Aslına bakarsanız; doğru olan bir ekmeğin 230 gram olması lazım. Yani 200 gramdan siz de takdir edersiniz ki iyi ekmek olmuyor. Aslında bakanlık daha önce bir standart koymuştu; ‘250 gramdan aşağı ekmek üretimi yapılmaz’ diye. Bence en ideali 250 gram olması lazım, ekmeğin ekmek olabilmesi için. Ama sonradan düşürüldü; ‘200 gram da çıkarılabilir’ denildi” şeklinde konuştu.

TÜBİTAK heyeti Gencan’ın konuğu

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, TÜBİTAK 1001 Programı kapsamında yürütülen “Atıktan Enerjiye Türkiye’de Kentlerin Döngüsellik Durumu” başlıklı proje çerçevesinde, akademisyenlerden oluşan heyeti ağırladı.
Süleyman Demirel Üniversitesi’nden Prof. Dr. Nilüfer Negiz, Trabzon Üniversitesi’nden Doç. Dr. Özkan Yalçın, Uşak Üniversitesi’nden Doç. Dr. Abidin Kemeç ve Afyon Kocatepe Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Görev. Ahmet Süslü’den oluşan heyet, Edirne Belediyesi katı atık düzenli depolama ve bertaraf tesisinde incelemelerde bulundu.

İnceleme gezisi sonrası heyetle biraraya gelen Başkan Gencan, ” Türkiye genelinde 7 bölgede saha çalışmaları yürüten heyetin şehrimize ilişkin paylaştığı olumlu değerlendirmeler bizleri memnun etti. Kıymetli akademisyenlerimize nazik ziyaretleri için teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum” dedi.
Proje Hakkında
TÜBİTAK 1001 kapsamında yürütülen bu araştırma projesi, kentsel ve seçili atıkların enerjiye dönüştürülmesi potansiyelinin belirlenmesi hedeflenmektedir. Proje kapsamında yedi kentte planlanan saha çalışmaları ile Türkiye’deki kentlerin döngüsel kent olabilmesi için atık yönetimi noktasında kamu politikalarının ve bir karar destek sisteminin geliştirilmesi planlanmaktadır.
Araştırma Amacı
“Atıktan Enerjiye” projesi, Türkiye’deki kentlerin döngüsel ekonomi potansiyelini değerlendiren kapsamlı bir TÜBİTAK 1001 araştırmasıdır. Kentsel atıkların enerjiye dönüştürülmesi, biyokütle enerji potansiyelinin analizi ve sürdürülebilir atık yönetimi çözümleri geliştirmeyi hedeflemektedir.
Araştırma Kapsamı
Proje kapsamında 7 farklı bölgeyi temsil eden kentlerde saha çalışmaları planlanmış olup, kentsel atık kompozisyonu analizi ve biyokütle enerji potansiyeli değerlendirmesi yapılacaktır. Elde edilecek veriler ile kamu politikalarının ve bir karar destek sisteminin geliştirilmesi planlanmaktadır.
Beklenen Çıktılar
Projenin sonunda kentsel atık yönetimi için optimize edilmiş modeller, kamu politikası önerileri ve karar destek sistemi elde edilecektir. Bu çıktılar, Türkiye’nin döngüsel ekonomiye geçiş sürecine önemli katkı sağlayacaktır.

‘Girişimci kadınlarımızın yanındayız’

AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, kadın çalışanların ihracata katkı sağladığı iller sıralamasında Edirne’nin %45,8 oranıyla Türkiye 4’üncüsü olduğunu duyurdu.

“Kadın Elinin Değdiği Her İş Büyüyor”

Türkiye genelinde kadın istihdamının dış ticarete sağladığı katkıların verilerine değinen AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, Edirne’nin elde ettiği %45,8’lik payın şehrin ekonomik geleceği adına gurur verici olduğunu ifade etti. Kadın emeğinin üretim zincirindeki önemine dikkat çeken İba, şu ifadeleri kullandı:

“Kadın elinin değdiği her yer güzelleşiyor, kadın emeğinin girdiği her iş büyüyor. Edirne’miz, tekstilden gıdaya, tarımdan sanayiye kadar her alanda üretim zincirinin en güçlü halkası olan kadınlarımız sayesinde Türkiye genelinde büyük bir başarıya imza atmıştır. İhracat katkısında Türkiye 4’üncüsü olmak, sadece bir rakam değil; Edirne kadınının çalışkanlığının ve üretimdeki kararlılığının bir sonucudur.”

Stratejik Sektörlerde Kadın İmzası

Edirne’nin dış ticaret hacminde kadınların rolünün her geçen yıl arttığını belirten Belgin İba, özellikle tekstil, gıda ve tarıma dayalı sanayi kollarında kadınların aktif rol üstlenmesinin ihracat rakamlarına doğrudan yansıdığını vurguladı. İba, kadınların üretim süreçlerine daha fazla dahil olmasının yerel ekonomiyi güçlendirirken, Edirne’nin adını dünyaya duyurduğunu ifade etti.

“Girişimci Kadınlarımızın Her Zaman Yanındayız”

Şehrin kalkınmasında kadınların en ön safta yer almasından büyük mutluluk duyduklarını belirten İba, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Serhat şehrimizin ekonomisini büyüten, alın teriyle ihracatımıza değer katan tüm kadın çalışanlarımıza ve kadın girişimcilerimize yürekten teşekkür ediyorum. Edirne’nin bu alandaki başarısı, tüm Türkiye’ye örnek teşkil etmektedir. Bizler de bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da üreten, emek veren ve şehrimizi geleceğe taşıyan kadınlarımızın yanında olmaya, başarılarını desteklemeye devam edeceğiz.”

‘Spor toplumu birleştirir’

Yerli ve Milli Parti Edirne İl Başkanı Mesut Ağırbasan, A Milli Futbol Takımı’nın Dünya Kupası’na katılma başarısını değerlendirdi. Ağırbasan, bu sonucun yalnızca spor alanında değil, toplumsal moral ve özgüven açısından da önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.

“MİLLET OLARAK ORTAK BİR GURUR YAŞADIK”

Mesut Ağırbasan açıklamasında, Türkiye genelinde vatandaşların aynı heyecan etrafında birleştiğini belirterek, bu tablonun milli birlik ve beraberliğin güçlü bir yansıması olduğunu söyledi.

“İNANÇ VE EMEĞİN KARŞILIĞI ALINDI”

Milli takımın başarısının tesadüf olmadığını vurgulayan Ağırbasan, sahada ortaya konulan mücadelenin disiplinli çalışmanın ve kararlılığın sonucu olduğunu dile getirdi.

“EDİRNE’DE SEVİNÇ SOKAKLARA YANSIDI”

Edirne’de de vatandaşların büyük bir coşku yaşadığını ifade eden Ağırbasan, şehir genelinde bayraklarla kutlamalar yapıldığını belirtti.

“GENÇLER İÇİN İLHAM VERİCİ BİR TABLO”

Bu başarının gençler açısından önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu kaydeden Ağırbasan, azim ve disiplinle hedeflere ulaşmanın mümkün olduğunun bir kez daha görüldüğünü ifade etti.

“SPOR TOPLUMU BİRLEŞTİRİR”

Sporun birleştirici gücüne dikkat çeken Ağırbasan, farklı kesimlerin aynı sevinçte buluşmasının toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini söyledi.

“KALICI BAŞARI İÇİN YATIRIM ŞART”

Açıklamasının sonunda Mesut Ağırbasan, elde edilen başarının sürdürülebilir olması için altyapı yatırımlarına ve genç yeteneklere daha fazla önem verilmesi gerektiğini ifade etti.

TÜ, BUA için Karadağ’da

Trakya Üniversitesi, kendi öncülüğünde kurulan Balkan Üniversiteler Birliği’nin (BUA) Karadağ Üniversitesi ev sahipliğinde Podgorica’da düzenlenen 2026 Konferansı ve Genel Kurulu’nda geniş bir heyetle temsil ediliyor.

Konferansın açılış töreninde Trakya Üniversitesi’ni temsilen Rektör Danışmanı ve BUA Koordinatörü Doç. Dr. Ali İhsan Meşe, konuşma yaptı.

Doç. Dr. Meşe, konuşmasında Balkan Üniversiteler Birliği’nin bölge üniversiteleri arasında akademik iş birliğini güçlendiren önemli bir platform olduğunu belirterek, ortak projeler, öğrenci ve akademisyen hareketliliği ile bilgi ve deneyim paylaşımının artırılmasına sağladığı katkılara dikkat çekti.

BUA’nın, Balkanlar’da yükseköğretim kurumları arasında sürdürülebilir iş birlikleri kurulmasına zemin hazırladığını ifade eden Meşe, bu tür organizasyonların bölgesel kalkınma ve akademik kapasitenin gelişimi açısından büyük önem taşıdığını belirtti.

Akademik oturumlar kapsamında ise Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şule Yılmaz Erten, “Avrupa Birliği ve IPA Interreg Projelerinin Değerlendirilmesi” başlıklı panelde moderatör olarak görev aldı ve uzmanlık alanına ilişkin sunum gerçekleştirdi.

Panelin ardından yapılan alt grup toplantılarında, “Balkan Kültürel Mirası” çalışma grubunda Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Semiha Kartal, “Balkan Araştırmaları” çalışma grubunda ise Balkan Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Sabri Can Sannav yer alarak bölgesel iş birliği stratejileri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Dış İlişkiler Uygulama ve Araştırma Merkezi bünyesinde Balkan Üniversiteler Birliği Sekreteryasında görev yapan Öğr. Gör. Dr. Nurgül Sarsılmaz da toplantılara katkı sundu.

1 Nisan 2026 tarihinde başlayan yoğun akademik program, 2 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilen Balkan Üniversiteler Birliği (BUA) Genel Kurulu ile devam ediyor.

BALKAN ÜNİVERSİTELER BİRLİĞİ

Balkan Üniversiteler Birliği (BUA), Trakya Üniversitesi’nin öncülüğünde 21 Nisan 2014 tarihinde Edirne’de kurulmuş olup, bölgedeki yükseköğretim kurumları arasında iş birliğini geliştirmeyi amaçlayan önemli bir platformdur. Birliğin Daimi Sekretaryası Trakya Üniversitesi bünyesinde faaliyet göstermekte, üniversite aynı zamanda İcra Kurulu’nda sürekli olarak temsil edilmektedir. Bu yönüyle Trakya Üniversitesi, BUA’nın kurumsal sürekliliği ve faaliyetlerinin koordinasyonunda aktif bir rol üstlenmektedir. Her yıl seçilen bir üye üniversitenin başkanlığında çalışmalarını sürdüren BUA’nın 2026 yılı toplantıları, Karadağ Üniversitesi’nin başkanlığında gerçekleştirilmektedir. 101 üye üniversiteyi bünyesinde barındıran Birlik, akademik iş birliği, hareketlilik ve ortak girişimlerin geliştirilmesine katkı sunmayı sürdürmektedir.