Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Aramızdan ayrılanlar

NAZMİYE BALIKÇI VEFAT ETTİ
Merhum Hilmi Balıkçı’nın eşi, Nazmiye Balıkçı 76 yaşında vefat etti.

Merhum Hilmi Balıkçı’nın eşi, Handan ve Hakan Balıkçı’nın anneleri Nazmiye Balıkçı için dün Devranlı Köyü Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.

Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Nazmiye Balıkçı’nın cenazesi köy mezarlığında toprağa verildi.

ŞEVKİYE KULA VEFAT ETTİ
Hıdırağa Köyü sakinlerinden Şevkiye Kula, 78 yaşında vefat etti.

Tosun Kula’nın eşi, Serpil Tuna Coşkun, Nermin Sever, Şermin Bayar ve Nejdet Kula’nın anneleri Şevkiye Kula için dün Hıdırağa Köyü Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.

İkindi namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Şevkiye Kula’nın cenazesi köy mezarlığına defnedildi.

‘Linkedin’de Öne Çıkma’ eğitimi

Trakya Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde düzenlenen “Profesyonel İmaj ve Dijital İtibar: Linkedin’de Öne Çıkma Sanatı” başlıklı eğitimde, dijital dünyada güçlü bir kişisel marka oluşturmanın incelikleri ele alındı.

İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cemile Arıkoğlu Ündücü, açılış konuşmasında dijital çağda “kim olduğumuzu” ve “nasıl algılandığımızı” yönetmenin önemine dikkat çekti.

Akademik birikimin doğru kanallar aracılığıyla profesyonel ağlara aktarılmaması durumunda potansiyelin sınırlı kalacağını belirten Prof. Dr. Ündücü, Linkedin’in artık yalnızca bir özgeçmiş havuzu değil, profesyonel kimliğin ve vizyonun canlı bir yansıması olduğunu vurguladı.

Eğitim, dijital ekosistem alanındaki çalışmalarıyla tanınan MarkeFront CEO’su Aytaç Mestçi tarafından verildi.

Programda; dijital dünyada profesyonel bir imaj oluşturmanın temel unsurları, Linkedin profilinin etkili ve stratejik biçimde yapılandırılması, içerik üretimi ve kişisel marka yönetimi gibi konular ele alındı. Katılımcılar ayrıca, iş dünyasında görünürlük kazanma, doğru ağlar kurma ve kariyer fırsatlarını artırmaya yönelik pratik bilgiler edinme imkânı buldu.

Fakülte tarafından düzenlenen etkinlik, öğrencilerin mezuniyet sonrası iş hayatına daha donanımlı hazırlanmasına katkı sunarken, dijital çağın gerekliliklerine uyum sağlama konusunda da önemli bir rehber oldu.

ADD, Sabahattin Ali’yi unutmadı

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi 41 yıllık kısa sayılabilecek yaşamına çok önemli roman, şiir ve hikayeleri sığdıran Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli yazarlarından Sabahattin Ali’yi 78. ölüm yıldönümünde andı.

ADD Edirne Şubesi Yönetim Kurulu’ndan yapılan açıklamada, 25 Şubat 1907 tarihinde Gümülcine Sancağı’na bağlı Eğridere’de doğan Sabahattin Ali’nin debi kişiliğini toplumcu gerçekçi bir düzleme oturtarak yaşamındaki deneyimlerini okuyucusuna yansıttığına dikkat çekilerek, kendisinden sonraki cumhuriyet dönemi Türk edebiyatını etkileyen bir isim haline geldiği, 2 Nisan 1948’de 41 yaşında iken Kırklareli’nde katledildiği hatırlatıldı. ADD’nin söz konusu açıklamasında şunlara yer verildi:

“Sabahattin Ali,21 Ağustos 1927 tarihinde öğretmenlik diplomasını alarak ilk görev yeri Yozgat Merkez Cumhuriyet İlkokulu’nda Öğretmen olur. Yozgat’ta yaşadığı 1 yıl süre boyunca da birçok şiir ve öykü yazdı.

1928 yılında, beş kişilik bir grupla Almanya’ya gönderilen Sabahattin Ali, 1930 yılında Almanya’dan döndü. Bursa’nın Orhaneli ilçesinde bir okulda öğretmenliğe başladı. Gazi Terbiye Enstitüsü’nün yaptığı Almanca sınavına girerek Aydın Ortaokulu’na Almanca öğretmeni olarak atandı. Çok geçmeden komünizm propagandası yaptığı suçlamasıyla ceza aldı ve Aydın Hapishane’sine sevk edildi. Birkaç ay süren cezası bittikten sonra bu kez yine Almanca öğretmeni olarak, Konya Ortaokulu’na atandı.

Konya’ya atanan Sabahattin Ali burada da rahat yüzü görmedi ve yine kaleminin cezasını çekti. Bir toplantıda okuduğu şiiri sebebiyle 14 ay hapis cezasına maruz kaldı. Üst üste gelen hapis cezaları onun memurluktan atılmasına sebep oldu. Konya Cezaevi’nde bir süre kaldıktan sonra, o meşhur Sinop Cezaevi’ne nakledildi. Cezaevinde yattığı süre boyunca gecelerini okuyarak, gündüzlerini ise yazarak geçirdi. Hepimizin bildiği ve sonrasında bestelenerek şarkı yapılan ‘Aldırma Gönül’ ve ‘Göklerde Kartal Gibiyim’ şiirlerini, işte burada yatarken yazmıştır.

Cezasını tamamlayarak serbest kalan yazar, yeniden memur olarak en son Mustafa Kemal Atatürk’ün izniyle Ortatedrisat Şube Müdürlüğü’ne atandı. Bundan sonra memuriyet hayatına öğretmenlik dışındaki görevlerde devam etti.

“Canım Aliye, Ruhum Filiz” kitabında daha iyi anlayacağımız büyük aşkı Aliye Hanım‘la 1935 yılında dünya evine girerek, Ankara’da yaşamaya başladı. Bu yıllarda geçimini Varlık dergisinde yazdığı hikayeler ile sağladı. Soyadı Kanunu’nun gelmesiyle ‘Şenyuva’ soyadını alan yazar, babasının ön adı olan Ali’yi kullanmaya devam etti.

Yedek subay olarak yaptığı askerlik görevi boyunca, eşi Aliye Hanımı da yanında götürdü. Bu arada kızları Filiz Ali dünyaya geldi. Askerliği bittikten sonra bu kez de Türkçe öğretmeni olarak atandı. Öğretmenlik yaptığı bu yıllarda büyük tartışmalara yol açan ‘İçimizdeki Şeytan’ adlı kitabını çıkardı. II. Dünya Savaşı öncesinde ilan edilen seferberlik nedeniyle, ikinci kez askere çağırıldı. Bir diğer ünlü romanı olan ‘Kürk Mantolu Madonna’yı da askerdeyken kaleme aldı.

Usta yazar her ne kadar sol görüşlü olması sebebiyle defalarca ceza alsa da, aslında hiçbir zaman bir komünist olmadığını dile getirir. Yazdığı yazılar hem sağ hem de sol kesimi eleştiriyordu. Bu nedenle de birçok kişi tarafından tepki topladı. Bir dönem Aziz Nesin ile birlikte ‘Markopaşa’ dergisini çıkardı. Dergide siyasi ve mizahi yazılar yayınlanıyordu. Çok kısa bir süre içerisinde ciddi oranda tiraj yakalayan dergide, isimsiz yayınlanan bazı yazılar yüzünden Sabahattin Ali bir kez daha hapis cezasına çarptırıldı. Cezası bittikten sonra Ali Baba dergisini çıkardı ve yayınladığı bir öykü olan ‘Sırça Köşk’ nedeniyle yine hüküm giydi.

Sabahattin Ali hikaye, öykü, roman ve şiir tarzında eserler vermiş bir yazardır. Hayatı boyunca çok fazla hikaye ve yazı kaleme aldı. Bunların çoğunu da çıkardığı ve çalıştığı dergilerde yayınladı. Bazıları ise ölümünden sonra derlenerek kitap haline getirildi. Yazarın öykü tarzında verdiği eserleri arasında; Değirmen (1935), Kağnı (1936), Hanende Melek (1937), Ses (1937), Yeni Dünya (1943), Sırça Köşk (1943), Bir Orman Hikayesi ve Kamyon yer almaktadır. Sırça Köşk kitabı bir dönem Bakanlar Kurulu tarafından toplatılmıştır. Bu kitapların içerisinde uzunlu kısalı toplamda 60 öykü bulunuyor. Öykülerinin çoğunda mekan olarak Anadolu’yu ve köyleri ele aldı. Konu olarak işlenen ise toplumsal sorunlar, sevgi, aşk ve kırsal kesimin yaşadığı zorluklardır.

Şiirlerinin derlendiği bazı kitapları; Dağlar ve Rüzgar, Kurbağanın Serenadı ve Öteki Şiirler’dir. Bazı şiirlerine ise günümüzün en sevdiğimiz şarkılarında rastlıyoruz. Yazarın bestelenerek şarkı yapılan bazı şiirleri şunlardır: Aldırma Gönül, Leylim Ley, Dağlardır Dağlar, Çocuklar Gibi, Kız Kaçıran, Göklerde Kartal Gibiyim, Kara Yazı, Eskisi Gibi ve Melankoli.

Sabahattin Ali’nin her yazdığı olay olmuş, hayatının en verimli çağlarını hapishane duvarları arasında geçirmiş ve ölümü de bir o kadar acı verici olmuş. Fakat o 41 yıllık kısacık ömrüne kocaman bir hayat sığdırmış. Hepsi birbirinden değerli ve ders alınası eserler bırakmıştır. Defalarca hüküm giymesine, ekonomik sıkıntı çekmesine, yazma özgürlüğü kısıtlanmasına rağmen hayata hep pozitif bakmış. Hücre cezası alıp okumasının bile yasaklandığı bir gün, cama yapıştırılan gazete kağıdını sökerek okuduğu anlatılır.

1947 yılında serbest kaldıktan sonra geçimini sağlamak için nakliyecilik işine başladı. Bu mesleği seçmesinin nedeni sadece ailesini geçindirecek parayı kazanmak değildi. Aynı zamanda yeni yerler, yeni insanlar görerek, yazıları için gerekli hikayeleri toplamayı amaçlıyordu. Yurt dışına çıkmak istiyordu ama pasaport alması imkansızdı. Bir gün Edirne’ye peynir götürme bahanesiyle yola çıkar. Asıl amacı yasal yoldan geçemediği sınırı aşarak, Avrupa’ya ulaşmaktır. Kaçması için ona yardım edecek olan kişi silah çalma suçundan ordudan ihraç edilen, Ali Ertekin adındaki bir subaydır.

Birlikte bir kamyonda Kırklareli’ne doğru yola koyulurlar. Ali Ertekin tarafından öldürülen Sabahattin Ali’nin yaşam öyküsü de, bu yolculukta son bulacaktır. Ali Ertekin savcılığa tutarsız ifadeler verir. Daha sonraki yıllarda farklı basın organlarına verdiği röportajlarda da bu tutarsızlık devam eder. Bu nedenle yazarın katli konusunda hala aydınlanmayan noktalar vardır. Ali Ertekin bir ifadesinde “Sabahattin Ali’nin yol boyunca kitap okuduğunu, birinde Türkiye’de komünist hareketler başlatacağını” söylediğini, başka bir açıklamasında ise ‘milli hislerini tahrik ettiğini’ söyler. Yolculuğun devamında ise ‘elindeki sopayla Sabahattin Ali’nin başına defalarca vurarak öldürdüğünü’ belirtir.

Teşhis edilmesi neredeyse imkansız olan cesedini 16 Haziran 1948 tarihinde bir çoban bulur ve jandarmaya teslim eder. Katil Ali Ertekin İdam cezasına çarptırılmasına rağmen sadece 4 yıl ceza alarak özgürlüğüne kavuştu. Yazarın ölüm yeri, ne şekilde gerçekleştiği, kimler tarafından kararlaştırıldığına dair çok şey yazıldı. Hatta MİT tarafından işkenceyle öldürüldüğü ve suçun Ali Ertekin üzerine kaldığı da söylenir.

Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şubesi Yönetim Kurulu olarak, ‘Biz istiyoruz ki, bu memlekette yapılan her iş, üç beş kişinin çıkarına değil, bu toprakları dolduran milyonların yararına olsun’ diyen, 41 yıllık kısa sayılabilecek yaşamına çok önemli roman, şiir ve hikayeleri sığdıran Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli yazarlarından Sabahattin Ali’yi 78. ölüm yıldönümünde saygıyla anıyoruz.

Yağlı güreşe yeni antrenör

Geleneksel Güreşler Federasyonu’nca düzenlenen  Yağlı Güreş 1.Kademe Antrenör Kursu Kocaeli’nde gerçekleştirildi.

21 antrenör adayının katılım sağladığı kursa; Geleneksel Güreşler Federasyonu Genel Sekreteri Filiz Karaöz, Eğitmen olarak; Prof.Dr. Sn Levent Atalı, Eğitim Kurulu Başkanı Doç.Dr. Yener Aksoy, Arşiv İstatistik ve Veri İzleme Kurulu Başkan Vekili Okan Durak ve Abdullah Kaçmazoğlu katıldı.

Beş gün süren kursta; Yağlı Güreş oyun teknikleri ile ilgili uygulama ve taktik eğitimler verildi. Kursiyerlere, aldıkları eğitimlerin ardından uygulamalı ve yazılı sınav yapıldı.

Geleneksel Güreşler Federasyonu’nca 2026 yılında düzenlenecek yağlı güreş müsabakalarında görev alacak antrenörler ve sporcuların federasyona kayıtlı ve vizeli olmaları gerektiği konusunda uyarıda bulundu. Federasyonun resmi web sayfasından yapılan konuya ilişkin duyuruda şunlara yer verildi:

“2026 yılı içerisinde gerçekleştirilecek tüm Yağlı Güreş müsabakalarında görev alacak antrenörler ile müsabakalara katılacak sporcuların, Federasyonumuza kayıtlı ve vizeli olmaları zorunludur.

Aksi durumda; İlgili antrenörler müsabaka alanına giriş yapamayacak, antrenörlük görevinde bulunamayacak, sporcularını temsil edemeyecek, sporcularının elde edeceği dereceler sonucunda verilecek ödüllerden faydalanamayacaklardır.

2026 yılında müsabakalara sporcu olarak katılacak kişiler antrenör olarak görev yapamayacakladır.

Herhangi bir kulüp ile sözleşme imzalamadan önce vize işlemini gerçekleştirmesi gerekmektedir.

Vize işlemi gerçekleştiren antrenörlerimiz sözleşme imzaladığı kulüp bilgisi ve sözleşme suretini İl ya da ilçe müdürlükleri aracılığıyla federasyonumuza göndermeleri gerekmektedir.

ANTRENÖR DENKLİK İŞLEMLERİ

Daha önce Türkiye Güreş Federasyonu Başkanlığından antrenör belgesi almış, ancak; federasyonumuzda antrenörlük yapmak isteyenler için denklik işlemleri gerçekleştirilmiş olup, denklik işlemini yaptıramamış antrenörlerimiz için bu işlem son olarak tekrarlanacaktır.

Denklik işlemi yaptırmak isteyen antrenörlerimizin federasyonumuza en geç 01 Nisan 2026 tarihine kadar dilekçe ile başvurmaları gerekmektedir.”

Miniklerin filedeki finali 21 Nisan’a alındı

İsmail DEMİRAY

Edirne 2025 2026 Eğitim Öğretim Yılı Mahalle Ligi Voleybol Minik Kız İl Birinciliği müsabakalarında bugün programlanan final maçının 21 Nisan Salı günü oynanması kararlaştırıldı.

2025 2026 Eğitim Öğretim Yılı Mahalle Ligi Voleybol Minik Kız İl Birinciliği müsabakaları Edirne’de 2 Mart Pazartesi günü başladı. Mimar Sinan Spor Salonu’nda gerçekleştirilen müsabakalarda Mart ayının sonu ile birlikte sona gelindi. 30 Mart Pazartesi günü oynanan çeyrek finallerinin ardından 31 Mart Salı günü de yarı finaller gerçekleştirildi. Daha önce duyurulan programa göre bugün oynanması gereken üçüncülük ve final müsabakaları 21 Nisan Salı gününe alındı.

Karşılaşmaların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın öncesine alınmasının turnuvayı daha anlamlı kılacağı belirtiliyor.

Buna göre, 2025 2026 Eğitim Öğretim Yılı Mahalle Ligi Voleybol Minik Kız İl Birinciliği müsabakalarında üçüncülük maçı Mimar Sinan Spor Salonu’nda 21 Nisan Salı günü saat 12.00’de Tayakadın İlkokulu ve Yüksel Yeşil İlkokulu takımları arasında oynanacak. Aynı gün saat 13.00’te ise yine aynı salonda bu kez final maçında Plevne İlkokulu ve Şehit Asım İlkokulu karşı karşıya gelecek.

KAPIKULE GÜMRÜK MÜDÜRLÜĞÜ

İLANEN TEBLİGAT
KAPIKULE GÜMRÜK MÜDÜRLÜĞÜNDEN

MELİPAN MARKETİNG SRL isimli firma adına Müdürlüğümüzce düzenlenen 04.11.2025 tarihli ve 115242489 sayılı ödeme emri (161.000,00-TL para cezası), 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 97., 101. ve 102. maddeleri uyarınca tebliğ edilememiştir. Bu ilanın tebliğinden itibaren bir ay içerisinde Müdürlüğümüze müracaat edilmemesi veya açık adres bildirilmemesi halinde, bir ayın sonunda tebliğ yapılmış sayılacağı 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 103., 104., 105., 106. maddesi uyarınca ilanen tebliğ olunur.

Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr’de (Basın: 2437149)

TRAKYA ÜNİVERSİTESİ DÖNER SERMAYE İŞLETME MÜDÜRLÜĞÜ

İLAÇ SATIN ALINACAKTIR



İlaç Alımı (18 Kalem) mal alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir.
 İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:

İhale Kayıt Numarası (İKN):2026/530281
1- İdarenin
1.1. Adı:TRAKYA ÜNİVERSİTESİ DÖNER SERMAYE İŞLETME MÜDÜRLÜĞÜ
1.2. Adresi:Trakya Üniversitesi Balkan Yerleşkesi EDİRNE MERKEZ/EDİRNE
1.3. Telefon numarası:02842352729
1.4. İhale dokümanının görülebileceği ve indirilebileceği internet sayfası:https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/


2- İhalenin

2.1. Tarih ve Saati:30.04.2026 – 10:00
2.2. Yapılacağı (e-tekliflerin açılacağı) adres:T.Ü. Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Toplantı Salonu


3- İhale konusu mal alımının

3.1. Adı:İlaç Alımı (18 Kalem)
3.2. Niteliği, türü ve miktarı:18 kalem ilaç alımı yapılacaktır.
Ayr
ıntılı bilgiye EKAPta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
3.3. Yapılacağı/teslim edileceği yer:Trakya Üniversitesi Hastanesi Ecza Deposu
3.4. Süresi/teslim tarihi:İhale edilen ilaçlar sözleşmenin imzalandığı günden itibaren 30.06.2027 tarihine kadar (son teslim günüdür) hastane eczanesinin ihtiyaçları ve stoklama durumu göz önüne alınarak eczane tarafından acil ve rutin kodlu siparişlerle Malzeme Talep Yönetim Birimine bildirilecek olup, Malzeme Talep Yönetim Birimi gelen talepler ile ilgili olarak firmalara siparişi geçecektir. Acil kodlu siparişlerin teslim süresi 48 (kırksekiz) saat , rutin kodlu siparişlerin teslim süresi 15 (onbeş) gündür
3.5. İşe başlama tarihi:Sözleşmenin imzalandığı gündür.


4- Katılım ve yeterlik kriterleri:
4.1. Katılım ve yeterlik kriterlerine ilişkin istekliler tarafından e-teklif kapsamında sunulması gereken bilgi ve belgeler ile fiyat dışı unsurlara ilişkin bilgi ve belgelere aşağıda yer verilmiştir:
4.1.1. Teklif mektubu.
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olunduğunu gösteren bilgi ve belgeler:
4.1.2.1. Tüzel kişilerde; isteklilerin yönetimindeki görevliler ile ilgisine göre, ortaklar ve ortaklık oranlarına (halka arz edilen hisseler hariç)/üyelerine/kurucularına ilişkin bilgi ve belgeler.
4.1.2.2. Vekâleten ihaleye katılma halinde vekile ilişkin bilgi ve belgeler.
4.1.3. Geçici teminat.
4.1.4 İsteklinin iş ortaklığı olması halinde iş ortaklığı beyannamesi.
4.1.5. Yerli malı teklif edenler lehine fiyat avantajından yararlanmak isteyen istekliler tarafından sunulacak yerli malı belgesi

4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin bilgi ve belgeler ile bunların taşıması gereken kriterler:
Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin bilgi, belge veya kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin bilgi ve belgeler ile bunların taşıması gereken kriterler:
4.3.1 İhale konusu işin ya da malın satış faaliyetinin yerine getirilebilmesi için ilgili mevzuat gereğince sicil, izin, ruhsat, faaliyet belgesi vb. belgeler:
Ecza Depo Ruhsatnamesi
İthal İzin Belgesi veya İmalatçı İzin Belgesi
4.3.2 Katalog ve/veya fotoğraf ile teknik şartnameye cevapları ve açıklamaları içeren dokümana ilişkin belgelere ait bilgiler:
Ürün bilgileri



5- Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.

6- İhale yerli ve yabancı tüm isteklilere açık olup yerli malı teklif eden istekliye ihalenin tamamında % 15 (yüzde on beş) oranında fiyat avantajı uygulanacaktır.

7- İhaleye teklif verecek olanların, EKAP hesabına giriş yaparak ihale dokümanını indirmeleri zorunludur.

8-Teklifler, EKAP üzerinden teklif mektubu ile ihaleye katılım belgesi ve diğer ekler kullanılarak hazırlanacak ve e-imza ile imzalanarak ihale tarih ve saatine kadar EKAP üzerinden gönderilecektir.

9- İstekliler tekliflerini, her bir iş kaleminin miktarı ile bu iş kalemleri için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden teklif birim fiyat şeklinde vereceklerdir. İhale sonucunda, üzerine ihale yapılan istekliyle birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.


10- Bu ihalede, kısmı teklif verilebilir.

11- İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.

12- Bu ihalede elektronik eksiltme yapılmayacaktır.

13- Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 120 (YüzYirmi) takvim günüdür.

14- Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.

15- Diğer hususlar:


Teklif fiyatı ihale komisyonu tarafından aşırı düşük olarak tespit edilen isteklilerden Kanunun 38 inci maddesine göre açıklama istenecektir.

Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr’de (Basın: 2437385)

Kurye cinayetinin şüphelileri Edirne’de yakalandı!

Olgay GÜLER

İstanbul’un Fatih ilçesinde Kazakistan uyruklu kurye Arif İsmailov’un tabancayla vurularak öldürüldüğü olayla ilgili; Gürcistan uyruklu 2 şüpheli, Edirne’de yakalandı.

Fatih’te özel bir şirkette kuryelik yapan Kazakistan uyruklu Arif İsmailov, dün silahla vurularak öldürüldü. Olayın ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün, cinayet şüphelilerin Tekirdağ plakalı bir otomobille Edirne’ye geldiği ihbarı üzerine, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri harekete TEM Otoyolu’nda, gece yarısı A.Y.’nin kullandığı otomobili durdurdu. Yapılan aramada, otomobilde cinayet şüphelilerinin bulunmadığı belirlendi. Bunun üzerine bölgede dron destekli yapılan aramada yurt dışına yaya olarak kaçmaya çalışan Gürcistan uyruklu A.A. ile K.A., sınıra yakın bir bölgede yakalandı.

2 şüpheli, işlemlerinin ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekiplerini teslim edildi. Diğer yandan 2 şüpheliyi Edirne’ye getiren otomobil sürücüsü A.Y. hakkında ‘Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti’ suçlarından adli işlem başlatıldı.

İl Genel’de Gegeoğlu yeniden

Olgay GÜLER

Edirne İl Genel Meclisi’nde, meclis başkanlığı için gerçekleştirilen seçimde, son başkan Çiğdem Gegeoğlu, yeniden başkanlığa seçildi.

İl Genel Meclisi’nin Nisan ayı olağan meclis toplantılarının ilki, Özel İdaresi İl Genel Meclis binasındaki toplantı salonunda gerçekleştirildi. İlk toplantının gündemini, görev süreleri dolan meclis başkanlığı, başkanvekilliği ve katip üyelikler için yapılan seçimler oluşturdu.

Seçimlerde CHP grubu, meclis başkanlığına Çiğdem Gegeoğlu, 1’inci başkanvekilliğine Halik Akdağ, 2’nci başkanvekilliğine Remzi Subaş, katip üyeliklere de Salih Akar ve Mehmet Güneş’i aday gösterdi. Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) grubu da, meclis başkanlığına Mustafa Çınarkök’ü, 1. başkanvekilliğine Mutlu Kırman’ı, 2. başkanvekilliğine Serdar Özvatan’ı, katip üyeliklere Nergiz İnce ile Mehmet Taner Altın’ı aday gösterdi. ‎

Seçim sonucunda; meclis başkanlığına Çiğdem Gegeoğlu, 1. başkanvekilliğine Halil Akdağ, 2. başkanvekilliğine Remzi Subaş, katip üyeliklere Mehmet Güneş Yılmaz ile Salih Akar seçildi.

‎Seçimlerin ardından parti gruplarının başkanvekilleri de belirlendi. Buna göre; CHP Grup Başkanvekili Şenol Kılıç, AK Parti Grup Başkanvekili ise Mutlu Kırman oldu.

Buzağı ölümlerinde ‘eğitim’ seferberliği

Olgay GÜLER

Edirne İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından, Türkiye’de ölüm oranları yüzde 25 ile 30 dünya ortalamasının üstünde seyreden yeni doğan buzağı ölümlerinin azaltılması amacıyla, üreticilere eğitim programı düzenlendi.

Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü tarafından, ‘Her Buzağı Milli Bir Servettir’ sloganıyla başlattığı eğitim seferberliği kapsamında, Edirne’de ‘Yeni Doğan Buzağı Ölümlerinin Azaltılması ve Döl Verimliliğinin Arttırılması’ konulu eğitim düzenlendi. Eğitim kapsamında; Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi’nden öğretim üyeleri Doç.Dr. Halef Doğan ve Öğretim Üyesi Doktor Şebnem Engin Canikli, üreticilere bilgiler verdi. Programın açılışına Edirne Vali Yardımcısı Turgut Subaşı, İl Tarım ve Orman Müdürü İslam Köse, birlik temsilcileri ve üreticiler katıldı.

‘ÖLÜMLERİN AZALTILMASI EKONOMİK AÇIDAN DA ÖNEMLİ’

Tarım ve Orman İl Müdürü İslam Köse, bakanlığa bağlı Hayvancılık Genel Müdürlüğü’nün; Türkiye’nin birçok yerinde konu hakkında eğitimler verdiğini belirterek, “Amacımız bir buzağı bir servet, onun için her buzağıyı kurtarmakla bir adım atıp bu buzağıların sağlıklı bir şekilde yaşamını sürdürürsek bu milli servete sağlıklı bir şekilde sahip çıkmış durumda oluruz. Bu açıdan da bakanlığımızın başlatmış olduğu bu eğitim seferberliğini biz de önemsiyor ve bu kapsamda çalışmalarımıza başladığımızı belirtmek istiyorum. Hayvancılık sektörümüzün geleceği sağlıklı doğan, yaşatılan ve verimli şekilde yetiştirilen hayvan varlığına bağlı aslına baktığımız zaman. Bu kapsamda da bir üretim meselesi değil sadece bu ölümlerin azaltılması, aynı zamanda da ülkemizin ekonomik açıdan da bir stratejik gücü olması açısından bizim için de çok önemli. Her kaybedilen buzağı bir emek, bir zaman ve milli bir gelirin kaybı. Bu açıdan da bilgi ve tecrübeyle üreticilerimizin yanında da olmaya devam edip bu kapsamda da üretimi arttırmayı hedefliyoruz” dedi.

‘BİR BUZAĞI MİLLİ BİR SERVET’

Vali Yardımcısı Turgut Subaşı da, Türkiye’deki buzağı ölümlerindeki fazlalığa dikkat çekerek, “Yapacağımız işte başarılı olmak için içsel ve dışsal bütün etkenleri öngörerek basiretli, iradeli, öngörülür riskleri hesaplayarak işlerimizi sürdürmek zorundayız. Hayvancılık da onlardan birisi. Burada seçilen buzağı ölümlerinin azaltılması. Ben biraz rakamlara baktım. Dünyada yüzde 2-3 civarında. Bizde ise yüzde 15’in üzerinde anladığım kadarıyla buzağı bölümleri. Bir hayvanın buzağı doğurması için geçmesi gereken vakit 280 gün. Yani dokuz ay on gün. Aynen bir insan gibi bir süreci var. Dolayısıyla hem doğum öncesi, doğum sırası ve doğum sonrasında bu riski bertaraf edecek, azaltacak bilimsel verileri, uygulamaları, tecrübeleri bilmemiz gerekiyor. Bilmediğimiz takdirde bir sene bekleyip bir buzağı alacakken tam doğum esnasında bir kazaya uğruyor, ya annesi öldü, ya yavrusu öldü. Bir çiftçinin bir yıllık beklentisi boşa çıkıyor. Bu çiftçi için bir servet olduğu gibi aslında ülke için de bir servet” diye konuştu.

‘BUZAĞI KAYIPLARI KOLAY UYGULAMALARLA ÖNLENEBİLİR’

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’nden Dr.Öğr.Üyesi Şebnem Engin Canikli de, sığır işletmelerinde buzağı kayıplarının Türkiye’de fazlasıyla karşılaşılan bir durum olduğuna dikkat çekerek, “Bunu sadece bir piyasa değeri olarak değil de daha ileri bakış açısıyla baktığımızda işletme için çok büyük kayıplar olduğunu biliyoruz. Bu manada yeni doğan buzağı kayıpları gerçekten Türkiye’de oldukça önemli bir problem oluşturuyor. O yüzden bu konuyla ilgili tüm yapılabilecekleri uygulamak doğru olacaktır. Yeni doğan buzağı kayıplarının önlenmesi aslında kolay uygulanabilir, bazı durumlara öncelik gösterilmesiyle beraber aslında halledilecek bir şey ama bazı hijyen kuralları, gebe annenin gebelik sürecinin son sürecinde doğru beslenmemesi gibi durumlarla doğumdan sonra yavru kayıplarını görüyoruz” şeklinde konuştu. 

‘ÖLÜMLERDE TÜRKİYE DÜNYA ORTALAMASININ ÜSTÜNDE’

İşletmelerde yapılacak doğru uygulamalarla yeni doğanların yaşam oranının yükseleceğini dile getiren Canikli, “Bu nedenle de konuya yaklaşırken tek tek hastalıkların tedavisinden ziyade doğum öncesi dönemden başlayarak neonatal sürece doğru bakmak gerekiyor. Buzağı kayıplarının ekonomik boyutundan bahsetmek gerekirse; dünya genelinde ölüm oranı yüzde 3-5 oranlarında ortalamada yüzde 5-10 civarlarında seyrediyor. Türkiye’de maalesef durum biraz daha farklı. Türkiye’de normal işletmelerde yüzde 10-20 civarında ama genel olarak baktığımızda yüzde 25-30 gibi çok ciddi rakamlara varan buzağı ölümleri söz konusu ve buzağı ürünleri genellikle ilk hafta içerisinde yani o neonatal dediğimiz yeni doğmuş dönemde ve özellikle de 72’nci saat içerisinde şekilleniyor maalesef” ifadelerini kullandı.

‘GEBELİK SÜRECİNDE ANNENİN DOĞRU BESLENMESİ ŞART’

Özellikle gebe annenin doğru beslenmesi gerektiğinin altını çizen Canikli, “Burada eğitim programını hedeflerken süt sığırcılığı işletmelerinde buzağı döneminde görülen kayıpları en aza indirgemek için belli bir prosedür oluşturduk. Burada doğum öncesi ve doğum sonrası süreçleri doğru ve bilimsel şekilde yönetilmesini sağlamak ve buzağıların yaşamlarını ilk günlerinden itibaren daha sağlıklı ve verimli olarak geçirilmesi için bir program hazırladık. Program kapsamında öncelikle gebelik döneminden başlayarak aslında bunu söylemek lazım. Yani buzağı sağlığı demek sadece buzağının hijyenik koşullarda doğru yollarla doğduktan sonra tüm koşulları sağlamak anlamına gelmiyor. Sağlıklı bir yeni buzağı istiyorsak gebeliğin son sürecinde anneyi de doğru beslememiz, annenin hijyen kurallarını uygun bir şekilde geçirmesi lazım” dedi.