
Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Nöbetçi Eczaneler
Aramızdan ayrılanlar
MÜKERREM KARAKURT VEFAT ETTİ
Yeniimaret semtinin eski ve köklü ailelerinden, Merhum Emekli Polis Alaeddin İrez’in kızı, DSİ’den Emekli Mühendis Merhum Gültekin Karakurt’un eşi, Gülsen, Gülşen, Gülseren ve Güven Karakurt’un anneleri Mükerrem Karakurt 82 yaşında vefat etti. Merhume dün İkinci Bayezit Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Bademlik Mezarlığında toprağa verildi.
YAŞAR ÇELEBİ VEFAT ETTİ
Merhum Mevlüt Çelebi’nin eşi, Köksal, Dursun Murat ve Salim Köksal’ın anneleri Yaşar Çelebi 89 yaşında vefat etti. Merhume dün Yeşilce Camide, öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yıldırım Mezarlığında toprağa verildi.
HANİFE KANLIDERE VEFAT ETTİ
Merhum Hamdi Kanlıdere’nin eşi, Mehmet ve Seher Kanlıdere’nin anneleri, Hamdi, Selçuk ve İlker Kanlıdere’nin babaanneleri Hanife Kanlıdere 82 yaşında vefat etti. Merhume dün Kıyık semtindeki Kıyak Baba Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Acı Çeşme Mezarlığında toprağa verildi.
ŞİNASİ MARANGOZ VEFAT ETTİ
Süloğlu İlçesi esnaflarından motor ustası Onur Marangoz’un babası Şinasi Marangoz vefat etti Merhum dün, Akardere Köy Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Akardere Köyü Mezarlığında toprağa verildi.
MELİHAT ERDUVAN VEFAT ETTİ
Merhum Erhan Erduvan’ın eşi, Cengiz ve Filiz Erduvan’ın anneleri Melihat Erduvan 75 yaşında vefat etti. Merhume dün Süleymaniye Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
Pamirler’de pedal, Ağrı Dağı’nda zirve
Keşan DOÇEK Bisiklet Ekibi, bisiklet dünyasında “Dünyanın Çatısı” olarak bilinen Pamir Dağları’ndaki zorlu “Pamir Highway” faaliyetini başarıyla tamamlarken, derneğin bünyesindeki dağcılık kolu da Ağrı Dağı zirvesine başarılı bir tırmanış gerçekleştirerek yurtiçinde önemli bir faaliyete imza attı.
BİSİKLET EKİBİ
Tacikistan’ın Khorogh kentinden başlayıp Kırgızistan’ın Osh kentinde sona eren 900 km uzunluğundaki rota, bisikletçiler açısından dağcılıktaki Everest tırmanışına eşdeğer bir zorluk derecesi barındırıyor.
Türkiye’den ekip halinde bu parkura giren ilk topluluk olan Keşan DOÇEK, uluslararası alandaki organizasyon gücünü bir kez daha kanıtladı.
Wakhan Vadisi, Pamir Platosu gibi engebeli ve çetin bölgeleri kapsayan tur boyunca, pedallar genellikle 3500 ile 4000 metre arasındaki rakımlarda döndü. Faaliyet kapsamında sırasıyla 4343 metre yükseklikteki Khargush Geçidi, 4655 metrelik Ak-Baital Geçidi ve 4280 metre yükseklikteki Kızıl-Art Geçidi aşıldı. Zorlu iklim koşullarına ve coğrafi engellere rağmen kazasız, belasız ve sorunsuz tamamlanan bu parkur, Türk bisiklet tarihi açısından da önemli bir kilometre taşı oldu.
Mehmet Erkul, Kenan Taşkın, Rahmen Ketenciler ve Hakan Eşme’den oluşan dört kişilik ekip, yüksek irtifada sergiledikleri üstün uyum ve dayanışmayla dikkat çekti. Takım anlayışı ve yıllara dayanan doğa sporları birikimi, bu büyük organizasyonun başarıyla sonuçlanmasında önemli rol oynadı.
Kent Belleğine Armağan Edilen Gurur
Keşan DOÇEK Başkanı Hakan Eşme, gerçekleştirilen turun önemini vurgulayan değerlendirmelerde bulundu. Eşme, bir dağcı için Everest ne anlama geliyorsa, bisikletçi için de “Pamir Highway” rotasının aynı değeri taşıdığını belirtti.
Rota boyunca yaşanan deneyimin altını çizen Eşme, bu haklı gururu Keşan halkıyla paylaşmaktan ve kentin belleğine armağan etmekten duydukları onuru dile getirdi. Eşme ayrıca, ekibin takım ruhu içinde hareket etmesine dikkat çekerken, faaliyete destek veren Tevfik Karakaş ile Keşan Prefabrik yetkililerine teşekkürlerini iletti. Benzer nitelikteki zorlu ve kapsamlı uluslararası faaliyetlerin artarak süreceği mesajı verildi.
AĞRI DAĞI’NDA ZİRVE SEVİNCİ
Pamir Dağları’nda pedallar dönerken, Keşan DOÇEK bünyesindeki dağcılık kolu da yurtiçinde önemli bir faaliyete imza attı. Bisiklet ekibi Asya’nın çatısında mücadele ederken, Gizem Kuleci ile Kadir Osman Dinç’ten oluşan dağcılık ekibi Ağrı Dağı zirvesine başarılı bir tırmanış gerçekleştirdi. Aynı döneme denk gelen bu iki önemli başarı, Keşan DOÇEK’in hem bisiklet hem de dağcılık branşlarındaki iddialı konumunu gözler önüne serdi.
‘Toprağını kaybeden geleceğini kaybeder’
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Sinan Tekin’in başkanı olduğu Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı tarafından hazırlanan haftalık raporda, bu kez “Türkiye’de Tarımsal Riskler Derinleşiyor: Tarım Arazilerinin Kaybı, Gıda Güvenliği ve Geleceğin Tehditleri” konusu ele alındı.
Tarım arazilerindeki azalma, iklim değişikliği, su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı, artan üretim maliyetleri, gençlerin tarımdan uzaklaşması ve gıda güvenliği açısından ortaya çıkan riskler kapsamlı bir şekilde değerlendirildiği; tarımsal üretimin korunmasına ve güçlendirilmesine yönelik çözüm önerilerine yer verildiği raporda, “Türkiye’de tarım; iklim değişikliği, su kıtlığı, artan enerji ve girdi maliyetleri, küresel krizler, gençlerin üretimden uzaklaşması ve tarım arazilerinin daralması nedeniyle giderek daha büyük risklerle karşı karşıyadır.
2002 yılında 26 milyon 579 bin hektar olan toplam tarım alanı, 2025 yılında 23 milyon 978 bin hektara gerilemiştir. Böylece son 23 yılda yaklaşık 2 milyon 601 bin hektar, yani Ankara’nın yüzölçümünden daha büyük bir tarım alanı kaybedilmiştir.
Bu durum üretim kapasitesini azaltmakta, gıda arz güvenliğini zayıflatmakta ve dışa bağımlılığı artırmaktadır. Türkiye’nin tarımsal geleceğini güvence altına alabilmesi için su kaynaklarını verimli kullanan, tarım arazilerini koruyan, gençleri yeniden üretime kazandıran, yerli teknolojileri geliştiren ve çiftçinin maliyetlerini azaltan uzun vadeli ve bütüncül bir tarım politikasına ihtiyaç vardır” ifadelerine yer verildi.
Söz konusu rapora ilaveten yapılan “Toprağını kaybeden geleceğini kaybeder” başlıklı basın açıklamasında da şöyle denildi:
“Tarım, bir ülkenin sadece ekonomik faaliyetlerinden biri değildir. Tarım; gıda güvenliğinin, milli güvenliğin ve bağımsızlığın temelidir. Bugün dünyada yaşanan savaşlar, salgınlar ve küresel krizler göstermiştir ki, kendi toprağında üretemeyen, kendi çiftçisini koruyamayan ülkeler, en temel ihtiyaçlarını dahi dışarıdan karşılamak zorunda kalmaktadır.
Ne yazık ki Türkiye, sahip olduğu büyük tarım potansiyeline rağmen son yıllarda bu alanda ciddi bir gerileme yaşamaktadır.
2002 yılında 26 milyon 579 bin hektar olan tarım alanlarımız, 2025 yılı itibarıyla 23 milyon 978 bin hektara gerilemiştir. Yani son yirmi üç yılda Ankara’nın yüzölçümünden daha büyük, yaklaşık 2 milyon 601 bin hektarlık tarım arazisi üretim dışına çıkmıştır.
Bu tablo; üretimin azalması, ithalatın artması, gıda fiyatlarının yükselmesi ve gelecekte çocuklarımızın gıda güvenliğinin tehlikeye girmesi demektir.
Buna bir de kuraklık, su kaynaklarının azalması, artan enerji maliyetleri, yüksek üretim giderleri ve gençlerin tarımdan uzaklaşması eklendiğinde, ülkemizin tarımsal geleceği açısından ciddi bir risk ortaya çıkmaktadır.
Bugün çiftçimizin en büyük sorunu üretmek değil; üretebilmektir. Artan mazot, gübre, yem ve elektrik maliyetleri üreticimizi zorlamakta, birçok çiftçimiz toprağını ekemez hâle gelmektedir. Gençler ise tarımı geleceğini kurabileceği bir alan olarak görememektedir. Böyle devam ederse sadece üreticimizi değil, üretim kültürümüzü de kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalacağız.”
Sezer’den uluslararası festivalde fotoğraf eğitimi
Edirneli fotoğraf sanatçısı Emel Sezer, 27. Uluslararası İstanbul Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali kapsamında 40 çocuğa fotoğraf eğitimi verdi.
27. Uluslararası İstanbul Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali, 62 ülkeden 650 kültür ve sanat elçisinin gösterileriyle geçtiğimiz Pazar günü görkemli bir final yaptı. Festival kapsamında açılan Uluslararası Güler Ertan Fotoğraf Yarışması Sergisi, farklı ülkelerden fotoğraf sanatçılarının ödüllü eserlerini sanatseverlerle buluşturdu. ‘Küçük ‘Ara’lar, Büyük Ufuklar’ Fotoğraf Atölyesi’nde çocuklar ve gençler fotoğrafçılığın temel tekniklerini uygulamalı olarak deneyimleme fırsatı buldu.
Festivalde fotoğraf eğitimi veren Edirneli fotoğraf sanatçısı Emel Sezer, festival sonrası sosyal medya hesabından gerçekleştirdiği paylaşımında şunlara yer verdi:
“62 ülkeden gelen yüzlerce kültür ve sanat elçisiyle, 27. Uluslararası İstanbul Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali kapsamında bende 40 çocuğa fotoğraf eğitimi verdim. 10 gün boyunca hem eğlendik hem öğrendik, ve kültür gezileri yaptık. Cumartesi günü çocuklarımızın çalışmalarından oluşan harika bir sergiyi izleyicilere sunduk…
‘Küçük ‘Ara’lar, Büyük Ufuklar’ Fotoğraf Atölyesi çalışmaları beğeni ile izlendi ve çocuklarımız büyük övgüler aldı. Türkiye’nin festivaller içinde birinciliği alan Sanat ve kültür festivalinin bir parçası olmaktan mutluluk duydum.”
TÜ’de Millî Teknoloji Atölyesi
Trakya Üniversitesi, bilimsel üretim, teknoloji geliştirme ve uygulamalı eğitimi güçlendirmeye yönelik yatırımlarına bir yenisini daha ekliyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen ve TÜBİTAK destekli olarak hayata geçirilen program kapsamında Trakya Üniversitesi’nde kurulan Millî Teknoloji Atölyesi hizmete açılmak üzere son hazırlıklarını tamamlıyor.
Trakya Üniversitesi’nin 2025 yılında TÜBİTAK’a yaptığı başvurunun kabul edilmesiyle projelendirilen ve üniversitenin Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı koordinesinde yapım çalışmaları yürütülen atölyenin kurulum süreci büyük ölçüde tamamlandı. Ahmet Karadeniz Yerleşkesi’nde yaklaşık 500 metrekarelik alanda hizmet verecek atölyede, ısıtma-soğutma sistemleri ile ince işçilik çalışmaları da Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı tarafından gerçekleştirildi. Hazırlık sürecinde yüzde 95 seviyesine ulaşılırken, atölye faaliyete geçmeye hazır hâle getirildi.
Trakya Üniversitesi’nden yapılan açıklamada şunlara yer verildi:
“Millî Teknoloji Atölyesi, öğrencilerimizin fikirlerini ve projelerini gerçeğe dönüştürebilecekleri çağdaş bir üretim ortamı sunacaktır. Lisans, lisansüstü, ortaokul ve lise öğrencilerine uygulamalı eğitim ile proje geliştirme imkânı sağlayacak atölye, gençlerin Millî Teknoloji Hamlesi vizyonuna katkı sunacak yetkinliklerle yetişmesine destek olacaktır.
Trakya Üniversitesi, toplam 81 başvurunun değerlendirildiği destek programında destek almaya hak kazanan 50 üniversite arasında yer almıştır. Üniversitemizin destek almaya hak kazanması, güçlü proje geliştirme kapasitesinin önemli bir göstergesidir.
Millî Teknoloji Atölyesinin resmî açılışının, yakın zamanda Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır’ın teşrifleriyle gerçekleştirilmesi planlanmaktadır.
Trakya Üniversitesi olarak, Millî Teknoloji Hamlesi vizyonuna katkı sunan yatırımlarla eğitim ve araştırma altyapımızı güçlendiriyor; bölgesinin ve Balkanların öncü yükseköğretim kurumlarından biri olarak çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.”
İnternette alışverişe dikkat!
Edirne’de internet üzerinden çeşitli ürünler satın almak isteyen 3 kişi toplam 70 bin lira dolandırıldı.
Edinilen bilgilere göre, polis merkezine başvuran A.K. isimli kişi internet üzerinden ikinci el beyaz eşya ve ev mobilyası almak için iletişime geçtiği F.M. isimli kişinin hesabına 40.000 TL gönderdiğini daha sonra GSM üzerinden tarafına ulaşan bu kişinin sipariş numarasını yazmadığı için tekrar para göndermesini istediğinde dolandırıldığını anladığını, davacı ve şikayetçi olduğunu bildirdi.
N.M. isimli kişi de internet üzerinden tente almak için iletişime geçtiği F.M. isimli kişinin hesabına 5000 TL gönderdiğini daha sonra GSM hattına ulaşamaması üzerine dolandırıldığını anladığını, davacı ve şikayetçi olduğunu söyledi.
Bu arada C.S.Ç. isimli kişi ise internet üzerinde gördüğü satılık araç ilanı ile ilgili görüştüğü F.M. isimli kişiye 25.000 TL kaparo gönderdiğini, akabinde bu kişinin kendisini oyaladığını, dolandırıldığını anladığını belirterek şikayetçi olduğunu belirtti. Üç olayla ilgili olarak Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yasal işlemlere başlandı.
.
BEN CHP’DEN İSTİFA ETMİYORUM..
Bugünlerde tarihin doğru yerinde olabilmek adına pek çok duygusal veda mesajlarıyla CHP’den istifa edenleri gördükçe ben de duygulanıyorum. Ama ben CHP’den istifa etmiyorum. Çünkü ben o görevi 2002 yılında yaptım. Barajın altında kalan Baykal CHP’si sonrasında Genel Başkan seçilen Altan ÖYMEN partide yeni bir yapılanmaya girişti. Bu defa düştüğü kuyudan çıkamayacağını anlayan Baykal, henüz bu yapılanmanın tamamlanmasına fırsat vermeden harekete geçti partiyi baraj altında bırakıp rezil eden çetesi ile partiyi tekrar ele geçirdi.
Bu değişiklik sonrası tarihi bir belge olarak sakladığım istifa dilekçem ile bu kirlenmişlik içerisinde yer almayacağımı o zaman açıkladım.
***
Bugün butlancı ve çeteci tayfanın pek çoğu, Kemal Kılıçdaroğlu dahil Baykal döneminde türeyen kişilerdir. Baykal döneminde de CHP içinde gerçekten çok değerli insanların varlığına rağmen bunların pek çoğunu olması gereken yerlerde görmek kısmet olmamıştır. İkinci plana itilmişlerdir. Ne yazık ki Baykal Çetesi okulunda yetişip feyz alanlar bugün hala YENİ PARTİ’de de yer kapmanın telaşı ve gayreti içerisindedirler..
***
Bu durumda ben ne yapacağım?
Başkanlık seçiminde Özgür Özel’in göstereceği adaya tereddütsüz ve tartışmadan oy vereceğim. Ama YENİ PARTİ için bu sözü şimdiden veremem.. CHP tüzüğü demokrasi adına, fırsat eşitliği adına, katılımcılık, şeffaflık ve sosyal demokratlık adına utanç verici bir belgedir. YENİ PARTİ Tüzüğünün benzer şekilde kabulü ve artık kamuoyunda kaşarlanmış ve güvenilmez isimlerin hala öne çıkarıldığı bir partiye oy vermem mümkün değildir. Umarım YENİ PARTİ önderleri böyle bir gaflet içerisinde olmaz. Hatta Yeni Parti yepyeni, bir tüzükle ve yerel seçimlerde olduğu gibi genç isimlerle kamuoyu önüne çıkma cesaretini gösterir. Bu yapılmazsa bunca emek, direniş heba edilmiş olur. Hüsran yaşanır…
***
Önümüzdeki dönemde taşra örgütleri kayıtsız şartsız Genel Merkezin güdümüne girmek yerine yerel insiyatiflerini ve güçlerini öne çıkararak Genel Merkezi etkileyebilmelidirler.. Bu mümkündür.. Eski tas, eski hamam yerine, çağdaş, gençlere dönük (yeni değil) yepyeni bir parti yaratılmalıdır. Bu yenilik yerel örgütlerin kararlı tavırları ile başarılabilir.
Bu yepyeni yapılanma fırsatı heba edilmemelidir.
SAĞLAM KULP
“Sizi her türlü beladan, ermezden, yetmezden, yani her türlü, kötülükten koruyup, sorundan kurtaracak olan, Tak Allah’tır.” “Allah tan başka ne bir yar ne de yardımcınız yoktur!”
Kuran:
Nurlu ayeti yorumlarsak: Bu alemde ne kadar olumsuzluk varsa, hepsinden tek Allah korur, her işin, sorunun çözümünü O verir.
TEK ALLAH, NE DEMEK?:
“Kuran da ve de hakiki Hadislerde açıklanmış olan Allah kavramı ve de O’nun Kuran emirlerine uyum” Tek Allah’a tapmak, demek. Ağzın, dilin kemiği yok ya, “Allah” deyip, kendilerinin uydurdukları zıt Allah’lara tapan mezhepler çıkar ortaya!..
Yani anlayacağımız Kuran’da açıklanmış Allah yoksa hayatımızda, onun yolunda hak edişte yaşamıyorsak, Sonsuz sevgi ve güç sahibinin koruyup, nimetlerini arttırmasından mahrum kalıyoruz.
Yolunda yürümeyi seçmek bizde, emek, dilek bizde, akledip çalışmak bizde, tamamına erdiren, yar ve yardımcımız Rabbimiz. Yani O VERMEDEN OLMAZ!..
VERİRSE OLUR. Biz ise “Biz yaptık” sanıyoruz!..
“HAMD VE ŞÜKÜR, YALNIZ RABBİMİZEDİR” ÇÜNKÜ HEPSİ ONDAN!..
Kuran’ı Kerim. Sure 1/Ayet 2:
Hamd, Âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.
Nurlu ayetin bir yorumu da:
HAMD:
“Ey insan övünüp durma, ALLAH VERİNCE OLDU, şükret Rabbine!..”