Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Sanayide Üretim Sürekliliği İçin Kritik Hamle: İnverter ve Elektronik Kart Tamirine Talep Artıyor

Sanayi tesislerinde üretim hatlarının durması, yalnızca zaman kaybı değil; teslimat planlarının aksaması, enerji verimliliğinin düşmesi ve beklenmeyen bakım maliyetleri anlamına da geliyor. Bu nedenle işletmeler, arıza yönetiminde “en hızlı çözüm” kadar “en doğru çözüm” yaklaşımını da öne çıkarıyor. Sektör temsilcileri, son dönemde özellikle elektronik bileşen kaynaklı arızaların daha görünür hale geldiğini; inverter (sürücü) ve kontrol kartları gibi kritik parçaların onarımına yönelik talebin arttığını ifade ediyor.

Elektrik-elektronik altyapının yoğun olduğu üretim ortamlarında; sıcaklık dalgalanmaları, toz, nem, titreşim, enerji kalitesi problemleri ve ekipmanların yaşlanması, arızaların temel nedenleri arasında sıralanıyor. Arıza ilk aşamada küçük performans dalgalanmaları veya düzensiz çalışma şeklinde başlayabilse de, geciken müdahale üretim hattının tamamen devre dışı kalmasına kadar ilerleyebiliyor. Bu noktada bakım yöneticileri, yalnızca parça değişimine dayanan yaklaşımlar yerine, arızalı bileşenin doğru teşhisle onarılarak tekrar devreye alınabildiği servis modellerini daha yakından izliyor.

İnverter arızaları: Verimlilik ve kontrol kaybı üretime doğrudan yansıyor

İnverterler (frekans konvertörleri/sürücüler), motor hız kontrolünü ve tork yönetimini sağlayarak pek çok endüstriyel sistemin stabil çalışmasına katkı veriyor. Pompa, fan, kompresör, konveyör, CNC ve çeşitli otomasyon uygulamalarında inverterin performansı; enerji tüketiminden proses kalitesine kadar geniş bir alanda belirleyici olabiliyor.

Sahada karşılaşılan inverter sorunları her zaman “tamamen duruş” şeklinde başlamıyor. Zaman zaman görülen hata kodları, anlık devreden çıkmalar, beklenmedik hız dalgalanmaları, aşırı ısınma uyarıları veya yük altında kararsız çalışma gibi belirtiler, yaklaşan arızanın erken işaretleri olabiliyor. Bu tür durumlarda erken teşhis, arızanın başka bileşenlere sıçramasını önleme açısından önem taşıyor. Çünkü sürücüde devam eden bir problem, motor üzerinde ek zorlanma yaratabildiği gibi elektrik panosu bileşenlerinde de ikincil riskleri artırabiliyor.

Bu kapsamda İnverter Tamiri hizmeti, inverter kaynaklı arızalarda onarım odaklı çözüm arayan işletmelerin gündeminde yer alıyor. Doğru müdahale; arızanın kaynağının belirlenmesi, gerekli elektronik bileşenlerin yenilenmesi ve cihazın çalışma koşullarına uygun testlerden geçirilmesiyle birlikte değerlendirildiğinde, ekipmanın yeniden güvenli biçimde devreye alınmasına katkı sağlayabiliyor.

Elektronik kart arızaları: Küçük bir komponent, büyük bir duruşa neden olabiliyor

Üretim tesislerindeki pek çok ekipman; PLC’ler, kontrol panoları, otomasyon modülleri ve güç elektroniği kartları üzerinden yönetiliyor. Bu kartlar, sistemin “beyni” gibi çalışarak sinyal işleme, komut iletimi ve güvenlik süreçlerinin yönetiminde kritik rol oynuyor. Dolayısıyla kart üzerinde oluşan bir problem, tek bir makineyi değil, bazen tüm hattı etkileyebilecek zincirleme sonuçlar doğurabiliyor.

Kart arızalarının nedenleri arasında; ani gerilim dalgalanmaları, zayıf topraklama, statik elektrik, aşırı ısınma, nem, korozyon ve zamanla yıpranan komponentler öne çıkıyor. Bazı durumlarda arıza gözle görülür bir yanık izi bırakmadan ilerleyebildiği için, sadece yüzeysel kontrol yeterli olmayabiliyor. Bu nedenle detaylı ölçüm, komponent seviyesinde analiz ve onarım sonrası test süreçleri, arıza tekrarını azaltma açısından kritik kabul ediliyor.

Sektörde bu ihtiyaca yanıt veren çözümlerden biri olan Elektronik Kart Tamiri, arızalı kartların onarılarak tekrar kullanıma kazandırılmasına yönelik bir yaklaşımı gündeme getiriyor. Özellikle tedariki zor, ithal veya üretimden kalkmış kartlarda onarım seçeneği; işletmeler için hem maliyet hem de zaman açısından önemli bir alternatif olabiliyor.

Onarım yaklaşımı neden öne çıkıyor? Zaman, maliyet ve sürdürülebilirlik etkisi

Sanayide bakım stratejileri, uzun süredir “reaktif” (arıza olunca müdahale) modelden “proaktif” (arıza oluşmadan önleme) modele doğru evriliyor. Bu dönüşümde, arızalı parçanın değişimi kadar, kök nedenin anlaşılması ve ekipmanın sağlıklı biçimde doğrulanması da önem kazanıyor. Parça değişimi bazı senaryolarda hızlı bir çözüm sunsa da, tedarik süreleri ve stok maliyetleri üretim sürekliliği açısından risk yaratabiliyor. Onarım odaklı yaklaşım ise, doğru teşhis ve test adımlarıyla desteklendiğinde, kesinti süresini kısaltabilen bir seçenek olarak öne çıkıyor.

Ayrıca onarım, sürdürülebilirlik perspektifinden de değerlendiriliyor. Kullanılabilir durumdaki bir cihazın ya da kartın, arızalı bileşenleri giderilerek yeniden devreye alınması; hem elektronik atık miktarını azaltma hem de kaynak verimliliğini artırma yönünde katkı sağlayabiliyor.

Bu alanda teknik servis ve bilgilendirme odağını bir araya getiren Poyraz Endüstriyel, inverter ve elektronik kart gibi kritik bileşenlerde onarım temelli çözümlerle sanayi işletmelerinin arıza yönetim süreçlerinde gündeme gelen firmalar arasında yer alıyor. Sektörün beklentisi, bu tür hizmetlerde hızlı müdahalenin yanı sıra, onarım sonrası doğrulama testlerinin ve şeffaf raporlamanın standart hale gelmesi yönünde.

İşletmelere öneriler: Arıza tekrarını azaltmak için temel kontroller

Uzmanlara göre inverter ve kart arızalarında tekrar riskini azaltmak için bazı temel uygulamalar öne çıkıyor:

  • Enerji kalitesinin izlenmesi (gerilim dalgalanması, harmonik, ani pikler)
  • Topraklama ve pano içi havalandırmanın düzenli kontrolü
  • Aşırı toz/nem olan ortamlarda koruyucu önlemlerin artırılması
  • Arıza kayıtlarının tutulması ve tekrar eden hata kodlarının analiz edilmesi
  • Onarım sonrası yük altında test ve performans doğrulaması yapılması

Üretimde rekabetin giderek keskinleştiği bir dönemde, duruş sürelerini azaltmak ve ekipman ömrünü uzatmak işletmeler için stratejik hale geliyor. İnverter ve elektronik kart tamirinde uzmanlaşmış servis modelleri, doğru uygulandığında hem maliyetleri kontrol altında tutmaya hem de üretim sürekliliğini korumaya yardımcı olabilecek çözümler arasında görülüyor.

‘Suyu yönetmezseniz su sizi yönetir’

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün Edirne’de yaşanan taşkınları değerlendirdiği açıklamasında, “Suyu yönetemezseniz su sizi yönetir. Suyun akışına göre gider gelirsiniz” diyerek, bütüncül su politikalarına ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin DSİ gibi su politikaları oluşturup uygulayabilecek önemli bir kuruma sahip olduğuna dikkat çeken Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün ancak bunları hayata geçirecek, su politikalarına bilimsel yaklaşıp gerekli bütçeyi ayıracak siyasi bir iradenin ortada olmadığını söyledi.

DCIM\100MEDIA\DJI_0653.JPG

Milletvekili Ün, “Suyu yönetmezseniz akışına kapılırsınız“ başlıklı açıklamasında sulama yatırımları ve Meriç’in sularının Çorlu’daki sanayi bölgelerine aktarılmasına yönelik projelere ilişkin vermiş olduğu soru önergesine Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından verilen cevabı da değerlendirdiği açıklamasında şunları söyledi:

“Suyu yönetmezseniz su sizi yönetir. Bunun için bütüncül su politikaları oluşturup uygulamanız gerekir. Maalesef Edirne’de ve Trakya’da böyle bir yaklaşımı göremiyoruz. Sulama projeleri, taşkın koruma çalışmaları kaplumbağa hızında gidiyor. Bu projeler bir türlü bitirilmiyor, bitirilmesi için gerekli paralar ayrılmıyor. Böyle olunca da bir kuraklık konuşuyoruz, bir taşkınlar altında kalan tarlalara, evlere bakıyoruz.  Suyu yönetmenin zorunluluk olduğu bu dönemde hala bu gerçeği kavrayamamış bir yönetimin olması da ülkemizin şansızlığıdır. Türkiye DSİ gibi su yönetimi konusunda bilgi ve birikimi olan önemli bir kuruma sahipken maalesef bu işe gerekli kaynakları sağlayacak bir iktidara sahip değildir. Bütçenin çoğu faiz ödemelerine giderse yazın kuraklık vatandaşı vurur, yağış olduğunda da taşkın suları altında kalırız.

Meriç’in sularının Çorlu’daki sanayi bölgelerine aktarılması ile ilgili yapılan çalışmalara dair vermiş olduğumuz soru önergesine Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından verilen cevapta; kısaca bu konuda gerekli çalışmaların yapıldığı, yılın belli dönemlerinde Meriç’ten su çekilerek depolanacağı ve Çorlu bölgesindeki sanayi tesislerine verileceği, bunun yeraltı sularının korunmasını sağlayacağı ve çevreye olumsuz bir etkisinin olmayacağı söyleniyor.

O zaman biz de soruyoruz. Siz yıllarca sulama yatırımlarını bitirememiş, çiftçimizin beklediği suyu verememişsiniz. Sulama yatırımlarının bitiş tarihi her yıl erteliyorsunuz. Ergene hala kirli akıyor. Bölgede aşırı su tüketen sanayinin yerine daha az su ihtiyacı olan sanayi yatırımlarına gidilmesi için teşvikler vermediniz. Peki öncelikle çiftçinin hakkı olan suyu Çorlu’daki su canavarı sanayi şirketlerine aktarmak için niye acele ediyorsunuz?

Sadece bir örnek bile Bakanın vermiş olduğu cevabın Bakanlığın kendinden haberdar olmadığını gösteriyor. Bize verilen cevapta Çakmak Barajı Sulamasının birinci kısmının tamamlanması için 2027 yılının hedeflendiği yazılı. Bir ay önce yayınlanan 2026 Yılı Yatırım Programında ise verilen bitiş tarihi 2029. Keşke 2027 yılında bitirseler ama ayrılan bütçe ile 2027 hayalden de ötede duruyor.

Yapılması gerekenler açıktır. Edirne’de ve Trakya’da sulama yatırımları hızla bitilmeli, su kaynakları en verimli biçimde kullanılmalıdır. Su kaynaklarının kullanımı için bütüncül su politikaları oluşturulmalıdır. Evsel ve tarımsal su kullanımı için modellemeler yapılmalı, daha sonra suyun sanayide kullanılması hatta arıtılarak yeniden kullanılması için gerekli plan, proje ve yatırımlar yapılmalıdır. Sanayide özellikle Trakya bölgesi için daha az su kullanan alanlara teşvik verilmesi gerekir.

Bunları yapmazsak, nehirlerimiz kirli akar; çiftçimiz kuraklıkla, taşkınla uğraşmaya, kaynaklarımızı heba etmeye devam ederiz.  Bugünkü anlayış içinde bütün Meriç’i Çorlu’daki sanayi tesislerine akıtsak ne yeraltı sularındaki çekilmeyi önleyebiliriz ne oradaki su canavarı sanayinin ihtiyacını karşılayabiliriz. Sadece biraz da kirli su üretir, çevre felaketleri yaşamaya devam ederiz.”

TÜ’de Patent Stratejileri Eğitimi

Trakya Üniversitesi Teknoloji Transferi Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Sınai Mülkiyet Hakları ve Patent Stratejileri Eğitimi” düzenlendi. Fikri Mülkiyet ve Teknoloji Transferi Günü kapsamında gerçekleştirilen programda; buluşların korunması, patent ve faydalı model süreçleri ile sınai mülkiyet stratejileri ele alındı.

Eğitime; Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir, Prof. Dr. Mustafa Tan, Prof. Dr. Eylem Bayır ve Prof. Dr. Sedat Üstündağ, Hastane Başhekimi Prof. Dr. Alkin Çolak, Teknoloji Transferi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Tarık Yerlikaya ve akademisyenler katıldı.

Eğitim programı iki oturum şeklinde düzenlendi. İlk oturum Trakya Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde, ikinci oturum ise Rektörlük binasında yer alan Proje Kafe’de gerçekleştirildi.

Programın açılış konuşmalarını gerçekleştiren Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir, Prof. Dr. Mustafa Tan, Prof. Dr. Sedat Üstündağ ve Teknoloji Transferi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Tarık Yerlikaya üniversitede fikri ve sınai mülkiyet alanında farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çekerek, patent ve faydalı model başvurularında nitelikli ve katma değeri yüksek çalışmaların ortaya konulmasının hedeflendiğini vurguladı. Ayrıca eğitim programının üniversitenin bu alandaki gelişimine katkı sunacak verimli bir toplantı olmasını temenni ettiler.

Açılış konuşmalarının ardından Dış Patent Vekili Furkan Ali Dönmez, Dış Patent Temsilcisi Hamza Okan ve Dış Patent Temsilcisi Tuğçe Pirgaip tarafından gerçekleştirilen eğitim programına geçildi. Dönmez sunumunda; patent farkındalığı, fikri ve sınai haklar, patent ve faydalı model kavramları ile bir üründeki sınai hakların kapsamı üzerinde durdu. Buluşların nasıl korunacağına ilişkin temel ilkeleri aktaran Dönmez; patent ve faydalı model tanımlarına, tescil belgesi ile faaliyet serbestliği arasındaki ilişkiye değindi. Ayrıca patent ve faydalı model başvurularında aranan şartlar, yenilik ve buluş basamağı kriterleri ile süreçleri hakkında bilgilendirmelerde bulundu.

Eğitim katılımcıların sorularının cevaplanmasının ardından sona erdi.

Aramızdan ayrılanlar

VAHİDE ALADAĞ VEFAT ETTİ

Demirhanlı Köyü sakinlerinden, merhum Mustafa Aladağ’ın eşi, Oktay Aladağ ve Alpay Aladağ’ın anneleri Vahide Aladağ 76 yaşında vefat etti. Merhume; Demirhanlı Köy Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Köy Mezarlığında toprağa verildi.

NURAN KÖPRÜLÜ VEFAT ETTİ

Merhum Fetih Köprülü’nün eşi, Cumhur Özmaraş ve merhum Nuray Gülcüoğlu’nun ablaları Nuran Köprülü 77 yaşında vefat etti. Merhume; dün Eski Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Buçuktepe Mezarlığında toprağa verildi.

HARUN CAN VEFAT ETTİ

Esin Can’ın eşi, Birkan ve Birtan Can’ın babaları Türkiye Elektronik Kurumundan emekli Harun Can 74 yaşında vefat etti. Merhum; dün öğle namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

DSİ kazanmaya odaklandı

İsmail DEMİRAY

Edirne DSİ Kadın Basketbol Takımı, Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’nde (TKBL) lig lideri Zorlu Koleji Samsun Basketbol dahil son 3 maçı kazanmasının ardından gözünü üst sıralara dikti.

Sezona kötü bir başlangıç yaparak içerde dışarıda ilk maçlarının tamamını kaybederek ligde kalma ümidini her hafta biraz daha kaybeden DSİ iyi oynayarak kazandığı son üç maçın ardından ligde kalan bütün maçlarını kazanarak hem tehlikeli bölgeden uzaklaşmak hem de sezon başında hedeflediği play off hedefine ilerlemek istiyor.

Günde çift antrenmanla yarın oynayacağı Fenerbahçe Gelişim maçına hazırlanan DSİ ile Edirne DSİ Spor Tesisleri’nde görüştük.

HEDEFİMİZ ÜST SIRALAR

Antrenman esnasında kendisiyle görüştüğümüz

DSİ Koç’u Turan Kaya antrenman esnasındaki buluşmamızda şunları söyledi:

“Haftalardır iyi oynuyoruz. Son kazandığımız üç maçtan önce yaşadığımız şanssızlıklar sonunda kazanabileceğimiz üç maçı kaybettik. Son haftalarda iyi oyunla rakiplerimizi üzerinde baskı kurarak kazanıyoruz.

Bundan hedefimiz kalan bütün maçlarımızı kazanmak. Böylelikle hem tehlikeli bölgeden sıyrılmak hem de üst sıralara tırmanmak istiyoruz.

Şu anda 8/9 oyuncumuzdan katkı alıyoruz. Geçtiğimiz haftalarda sakatlıklar nedeniyle 6 oyuncumuza kadar düşmüştük. Yabancı oyuncularımızla yerli oyuncularımız artık uyum içinde hazırlanarak çıkıyoruz maçlara. Edirne basketbol severleri bundan sonra maçlarımıza daha büyük bir ilgiyle bekliyoruz.

GARİP Mİ?..

Ben, garip yolcuyum bu âlemde;
Ama, GARİBİ,
Fakirlik, muhtaçlık zanneder, bu alem.
Benim dünyamda ise,
GARİPLİK, BİLGELİKTİR.
Bunu, bu âlem anlamaz;
Az kişi, “GARİBİM” der, bu âlemde.
“GARİBİN” manasını bilerek, GURURLA…
Bilmeyen de küçümser.
Ve ya “GARİP” der, kibirle.
“GARİP” ve “KİBİR”…
Ne mutlu ki, ben bir GARİBİM, bu âlemde;
İnşallah, ASIL ÂLEMİ anlatabilirim,
Bu yalan âlem de, KİBİRLİLERE,

AMA ZOR…

Kuran’ı Kerim. Sure 2/Ayet 212:
Dünya hayatı kâfirlere süslü göründü de, iman edenlerle eğleniyorlar. Halbuki inkârdan sakınan müminler, kıyamet gününde onların üstündedir. Allah dilediğine hesapsız rızk verir.

EDİRNE BELEDİYE BAŞKANLIĞI

YEMEK HİZMETİ ALINACAKTIR



Kültür,Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü 665 Kırkpınar Yağlı Güreşleri dolayısıyla 3-4-5 Temmuz 2026 tarihlerinde görev yapacak personele kumanya alım işi hizmet alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir.
 İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:

İhale Kayıt Numarası (İKN):2026/336224
1- İdarenin
1.1. Adı:EDİRNE BELEDİYE BAŞKANLIĞI – KÜLTÜR , SANAT VE SOSYAL İŞLER MÜDÜRLÜĞÜ
1.2. Adresi:EDiRNE BELEDiYE BAŞKANLIĞI KÜLTÜR , SANAT ve SOSYAL İŞLER MÜDÜRLÜĞÜ EDİRNE MERKEZ/EDİRNE
1.3. Telefon numarası:02842129926
1.4. İhale dokümanının görülebileceği ve indirilebileceği internet sayfası:https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/


2- İhalenin

2.1. Tarih ve Saati:25.03.2026 – 11:00
2.2. Yapılacağı (e-tekliflerin açılacağı) adres:Edirne Belediye Başkanlığı Destek Hizmetleri Müdürlüğü Satın Alma Birimi Babademirtaş Mahallesi Tekkekapı Caddesi Saraçhane Mevkii Ek Hızmet Bınası No:1 22020 – MERKEZ / EDİRNE


3- İhale konusu hizmet alımının

3.1 Adı:Kültür,Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü 665 Kırkpınar Yağlı Güreşleri dolayısıyla 3-4-5 Temmuz 2026 tarihlerinde görev yapacak personele kumanya alım işi
3.2. Niteliği, türü ve miktarı:5 Kalem kumanya hizmet alım işi
Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
3.3. Yapılacağı/teslim edileceği yer:Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü
3.4. Süresi/teslim tarihi:İşe başlama tarihi 03.07.2026, işin bitiş tarihi 05.07.2026
3.5. İşe başlama tarihi:03.07.2026


4- Katılım ve yeterlik kriterleri:
4.1. Katılım ve yeterlik kriterlerine ilişkin istekliler tarafından e-teklif kapsamında sunulması gereken bilgi ve belgeler ile fiyat dışı unsurlara ilişkin bilgi ve belgelere aşağıda yer verilmiştir:
4.1.1. Teklif mektubu.
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olunduğunu gösteren bilgi ve belgeler:
4.1.2.1. Tüzel kişilerde; isteklilerin yönetimindeki görevliler ile ilgisine göre, ortaklar ve ortaklık oranlarına (halka arz edilen hisseler hariç)/üyelerine/kurucularına ilişkin bilgi ve belgeler.
4.1.2.2. Vekâleten ihaleye katılma halinde vekile ilişkin bilgi ve belgeler.
4.1.3. Geçici teminat.
4.1.4 İsteklinin iş ortaklığı olması halinde iş ortaklığı beyannamesi.

4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin bilgi ve belgeler ile bunların taşıması gereken kriterler:
Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin bilgi, belge veya kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin bilgi ve belgeler ile bunların taşıması gereken kriterler:
4.3.1. Son beş yıl içinde bedel içeren bir sözleşme kapsamında kabul işlemleri tamamlanan ve teklif edilen bedelin % 25 oranından az olmamak üzere, ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin iş deneyimini gösteren belgeler veya teknolojik ürün deneyim belgesi.
4.3.1.1. Tüzel kişi tarafından iş deneyimini göstermek üzere kullanılan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından fazla hissesine sahip ve 4734 sayılı Kanuna göre yapılacak ihalelere ilişkin sözleşmelerin yürütülmesi konusunda temsile ve yönetime yetkili olan ortağına ait olması halinde, ticaret ve sanayi odası/ticaret odası bünyesinde bulunan ticaret sicili müdürlükleri veya yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir tarafından ilk ilan tarihinden sonra düzenlenen ve düzenlendiği tarihten geriye doğru son bir yıldır kesintisiz olarak bu şartların korunduğunu gösteren, e-forma uygun belgenin kullanılması zorunludur.
4.3.1.2. 4734 sayılı Kanun kapsamındaki idarelere taahhüt edilenler dışında yurt dışında gerçekleştirilen işlerden elde edilen iş deneyiminin 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 195 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince pay çoğunluğuna dayanarak kurulan şirketler topluluğu ilişkisi içinde kullanılması halinde bu hukuki ilişkiyi ve bu ilişkinin süresini tevsik eden belgelerin sunulması zorunludur.
4.3.2. İhale konusu işin ya da malın satış faaliyetinin yerine getirilebilmesi için ilgili mevzuat gereğince sicil, izin, ruhsat, faaliyet belgesi vb. belgeler:
İşletme Kayıt Belgesi
4.4. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler:
4.4.1. Her türlü Yemek Üretimi Veya Dağıtım Veya Yemek Servis Hizmet İşi benzer iş olarak kabul edilir


5- Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.

6- İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.

7- İhaleye teklif verecek olanların, EKAP hesabına giriş yaparak ihale dokümanını indirmeleri zorunludur.

8-Teklifler, EKAP üzerinden teklif mektubu ile ihaleye katılım belgesi ve diğer ekler kullanılarak hazırlanacak ve e-imza ile imzalanarak ihale tarih ve saatine kadar EKAP üzerinden gönderilecektir.

9- İstekliler tekliflerini, her bir iş kaleminin miktarı ile bu iş kalemleri için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden teklif birim fiyat şeklinde vereceklerdir. İhale sonucunda, üzerine ihale yapılan istekliyle birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.

10- Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.

11- İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.

12- Bu ihalede elektronik eksiltme yapılmayacaktır.

13- Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 45 (KırkBeş) takvim günüdür.

14- Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.

15- Diğer hususlar:

İhalede Uygulanacak Sınır Değer Katsayısı (R) : Malzemeli Yemek/0,77
Sınır değerin altında teklif sunan isteklilerin teklifleri açıklama istenilmeksizin reddedilecektir.

Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr’de (Basın: 2408745)

Sıfır Atık Market’e Boğaziçi’nden Ödül!

Değiştir

Edirne Belediyesi’nin sürdürülebilir bir gelecek hedefiyle hayata geçirdiği Sıfır Atık Market projesi, ulusal çapta ses getirmeye devam ediyor. Geçtiğimiz yıl hizmete giren ve vatandaşlardan yoğun ilgi gören “Sıfır Atık Market”, Boğaziçi Çevre Ödülleri’nde zirveye yerleşti.

Çevre kirliliğiyle mücadele ve geri dönüşümü teşvik etme konusunda örnek projelere imza atan Edirne Belediyesi, başarısını prestijli bir ödülle taçlandırdı. Boğaziçi Üniversitesi Elektroteknoloji Kulübü ve IEEE Öğrenci Kolu tarafından bu yıl 5’incisi düzenlenen Boğaziçi Çevre Ödülleri töreninde, Edirne Belediyesi “Yılın Geri Dönüşüm Projesi” ödülüne layık görüldü.

Ödülün merkezinde, geçtiğimiz yıl Şükrüpaşa Mahallesi’nde açılan ve kısa sürede kentin en uğrak noktalarından biri haline gelen Sıfır Atık Market yer alıyor. Açıldığı günden bu yana yoğun talep gören market, atık yönetimini bir zorunluluktan çıkarıp vatandaş için kazançlı bir modele dönüştürdü.

ATIKLAR ÇÖP DEĞİL, KAZANCA DÖNÜŞÜYOR

Vatandaşlar; kağıt, plastik, cam, metal ve bitkisel atık yağ gibi geri dönüştürülebilir malzemeleri çöpe atmak yerine Sıfır Atık Market’e getiriyor. Burada tartılan atıklar karşılığında Waste Log Atık Bildir mobil uygulaması üzerinden vatandaşların hesaplarına puan yükleniyor. Vatandaşlar yüklenen bu puanlar sayesinde markette yer alan ürünlere sahip olabiliyorlar.

BAŞKAN GENCAN “GELECEK NESİLLERE BORCUMUZ”

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Sıfır Atık Market projesinin gördüğü yoğun ilginin halkın çevre bilincini kanıtladığını belirterek, “Bu ödül, temiz bir Edirne ve sürdürülebilir bir dünya için attığımız adımların ne kadar doğru olduğunun bir göstergesidir” mesajını verdi. Başkan Gencan, bu başarının sadece bir başlangıç olduğunu vurguladı.

Akademik dünyanın ve çevreci toplulukların takdirini kazanan proje, Türkiye genelindeki diğer yerel yönetimler için de ilham kaynağı olmaya devam ediyor.