Edirne’de İlk Kabul Arda Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğü’nden izne çıktıktan sonra geri dönmeyen yabancı uyruklu 13 çocuk bulundu.
Yasa dışı yollardan yurt dışına çıkış yapmak isterken yakalanan ve İlk Kabul Arda Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğü’ne teslim edilen çocuklardan 14’ü, 11 Ekim’de, kendilerine verilen market izninin ardından kuruluşa dönmedi.
Çocuklar dönmeyince görevliler, emniyete gidip kayıp başvurusunda bulundu. Bu sırada çocuklardan 1’i kuruma döndü.
Güvenlik güçleri, çocukları için kapsamlı arama çalışması başlattı.
11’İ EDİRNE’DE, 2’Sİ İSTANBUL’DA BULUNDU
Çocuklardan 11’i Edirne kent merkezi ve Yunanistan sınırına yakın bölgede, 2’si de gittikleri İstanbul’da bulundu.
Edirne’nin de aralarında bulunduğu 58 ilde yeni nesil suç örgütlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 348 şüpheli yakalandı.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatlarıyla; Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Başkanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, Millî İstihbarat Teşkilat Başkanlığı, EGM İstihbarat Başkanlığı ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından yürütülen ortak çalışmalar sonucu 58 ilde yeni nesil suç örgütlerine yönelik eş zamanlı operasyonlar düzenlendi.
İstanbul, Konya, Bursa, Bolu, Kocaeli, Diyarbakır, Antalya, Sinop, İzmir, Bitlis, Tekirdağ, Adana, Manisa, Mersin, Van, Kars, Sakarya, Şanlıurfa, Gaziantep, Uşak, Aydın, Bayburt, Denizli, Kahramanmaraş, Muş, Osmaniye, Samsun, Balıkesir, Elazığ, Giresun, Aksaray, Çorum, Erzurum, Eskişehir, Isparta, Karaman, Kayseri, Kilis, Nevşehir, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ağrı, Bartın, Bilecik, Bingöl, Çanakkale, Edirne, Gümüşhane, Yozgat, Hatay, Iğdır, Kastamonu, Kırklareli, Muğla, Siirt, Şırnak, Trabzon ve Tunceli’de gerçekleştirilen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin; iletişim platformlarında oluşturulan gruplar üzerinden tetikçi temin etmeye veya tetikçilik yapmaya yönelik paylaşımlarda bulundukları, sosyal medya hesapları üzerinden suç ve suçluyu övücü, tehdit, hakaret ve örgüt propagandası içerikli paylaşımlar yaptıkları, sosyal medya aracılığıyla örgütsel faaliyetlerini duyurmayı, suç örgütleri arasındaki husumet ve rekabeti sosyal medya mecralarına taşımayı, suç faaliyetlerinin normal olduğu algısını oluşturmayı ve örgütlere yeni eleman kazandırmayı amaçladıkları tespit edildi.
Operasyonlar kapsamında 348 şüpheli yakalandı. Yapılan aramalarda; 42 adet tabanca, 35 adet tüfek, 26 adet kurusıkı tabanca, 1 adet dinamit lokumu, 1 adet uçaksavar mühimmatı ve 2 bin 865 adet fişek ele geçirildi.”
Olgay GÜLER Edirne’de Meriç Nehri üzerinden yasa dışı yollardan Yunanistan’a geçmek isteyen Irak uyruklu ailenin botunun alabora olması sonucu 1 çocuk öldü, 2 çocuk kayboldu.
Olay, gece saatlerinde Edirne’de Meriç Nehri’nin geçtiği Bosnaköy yakınlarındaki NATO Köprüsü mevkisinde meydana geldi. Yasa dışı yollardan Yunanistan’a geçmek isteyen, Irak uyruklu anne, baba ve 3 çocuklarının bulunduğu bot alabora oldu. Anne, baba ve 12 yaşındaki kız çocukları, nehirdeki adacığa çıkarken, 2 çocuk akıntıya kapılarak kayboldu.
Durumu görenlerin ihbarıyla bölgeye, jandarma, AFAD, sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı çalışmada kız çocuğu ile anne ve baba kurtarılarak kıyıya çıkarıldı. Durumu ağır olan çocuk Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Çocuk, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı.
Ekiplerin gece yaptığı arama kurtarma çalışmalarından bir sonuç alınamadı. Sabahın erken saatlerinden itibaren kayıp 2 çocuğu bulmak için AFAD ekipleri nehirde botla, jandarma ekipleri de kıyıdan çalışma başlattı.
Sınır kentlerinden Marmara plazalarına kadar aynı sıkışma duyuluyor. Toplantı odası dolu, arama masada başlıyor, iki kişilik teklif on kişilik salonu işgal ediyor. Cümleler koridora taşıyor. KabinPods bu israfı modüler kabinlerle azaltmaya çalışıyor. Vitrin toplantikabini.com adresinde.
Üretim yaklaşımı kabini kapalı bir kutu olarak görmemek üzerine kurulu. Çok katmanlı gövde, sızdırmaz kapı, sessiz fan ve entegre priz aynı pakette düşünülüyor. Konuşma frekansında yüksek yalıtım hedeflenirken içeride net diyalog aranıyor. Havasız kalan modeller sahada elenir.
Kısa video görüşmelerini kontrollü hacme taşıyan Akustik Kabin, açık ofiste yeni duvar örmeden sessiz bir ada kurar. İçerideki diyalogun dışarıda anlaşılır cümleler halinde duyulmaması hedeflenir. Aydınlatma uzun oturumda ekranı yormamalıdır. Ofis değişince ünite yeni adrese gider.
Kurulum şantiyesiz ilerler. Mevcut döşemeye oturtulur, elektrik planlanır. Yanlış konmuş ünite dolaşımı ve yangın kaçışını bozar. Doğru yer, ses iklimini ve takvimi birlikte düzeltir.
Günlük arama trafiği yüksek ekiplerde ihtiyaç daha kompakt. Ofiste kısa süreli arama için üretilen Telefon Kabini, masa adası boşluğuna sığıyor. Ayakta kullanım, dar raf, tek kişilik hacim. Görüşme bitince çalışan masasına döner.
Hibrit toplantıda evden bağlanan kişi ofis uğultusunu abartılı duyar. Yalıtımlı hacim mikrofon kalitesini korur. Coworking alanları da aynı esnekliği kullanıyor.
Mülakat ve danışmanlık ön görüşmesi ayakta iki dakika sürmez. Oturarak dosya açılan bu iş için üretilen Telefon Görüşme Kabini biraz daha fazla iç konfor ve gizlilik sunuyor. Meslek sırrı tartışmalarında masada konuşmak zayıf kalıyor.
Fiyat, model ve yalıtım hedefine göre kayar. Asıl karşılaştırma alçıpan oda maliyeti artı kayıp metrekaredir. Kabin taşınınca geride duvar bırakmaz.
2-4 kişilik ekiplerin dış gürültüden koparak konuşabildiği Toplantı Kabini, büyük salonu kalabalık işlere bırakıyor. Sprint ve teklif sunumu mikro hacimde bitince takvim nefes alır. Detaylı modeller toplantikabini.com üzerinden incelenebiliyor.
Yeniimaret semtinin eski ve köklü ailelerinden merhum Hayri ve merhume Saadet Erkencioğlu’nun kızları, merhum Hasan, merhum Hüseyin Erkencioğlu, Basri Yahşibeyli ve marhume Ayten Yahşibeyli’nin kardeşleri Zehra Erkencioğlu 83 yaşında vefat etti. Merhume dün Alaca Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeniimaret Mezarlığında toprağa verildi.
SELAMİ LAPA VEFAT ETTİ
Trakya Üniversitesi Hastanesinden emekli Selami Lapa 68 yaşında vefat etti. Merhum Sait ve merhume Fatma Lapa’nın oğulları, Meral Lapa’nın eşi, İlkay Lapa’nın babası, Sabahattin ve Rahmi Lapa’nın kardeşleri, Sami ve Gülcan Lapa’nın amcaları olan merhum, dün Şah Melek Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeniimaret Bademlik Mezarlığında toprağa verildi.
Türkiye’nin çeltik ambarı Edirne’de, verimle yüzü gülen üretici Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) açıkladığı alım fiyatıyla şaşkınlık yaşadı.
Türkiye’de çeltik üretiminin yüzde 43’ünün gerçekleştirildiği Edirne’de, üreticilerin merakla beklediği TMO’nun alım fiyatları açıklandı. Eylül ayı ortasında başlayan 2026 yılı çeltik hasadının ardından piyasaları takip eden TMO, Baldo grubu (büyük tane) çeltiğin ton fiyatını 45 bin TL, Cammeo grubu (orta tane) çeltiğin fiyatını 43 bin TL, Osmancık grubu (küçük tane) çeltiğin fiyatını 38 bin TL ve diğer çeşit çeltiklerin fiyatını ise 32 bin TL olarak belirledi. TMO’dan yapılan açıklamada alımlara ilişkin teknik altyapı, depolama kapasitesi, personel planlaması ve finansman hazırlıklarının tamamlandığı, alımların 15 Ekim 2026 tarihinden itibaren başlayacağı bildirildi. Ürün bedeli ödemelerinin ise teslimatın ardından 21’inci günden itibaren üreticilerin banka hesaplarına aktarılacağı kaydedildi.
FİYATLAR ÜRETİCİYİ MEMNUN ETMEDİ
TMO’nun açıkladığı rakamlar çeltik üreticisini memnun etmedi. Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, maliyet artışları ile açıklanan fiyatlar arasındaki uyumsuzluğa dikkat çekerek konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
‘ÇİFTÇİNİN DEVAM ETMESİ ÇOK ZOR’
Arabacı, açıklanan alım fiyatlarının üreticinin beklentisinin çok altında kaldığını belirterek, “Geçtiğimiz günlerde Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı Edirne’ye gelmişti. Bakan beye buradaki maliyetler ve girdilerle alakalı olarak bizler ve diğer çiftçi arkadaşlarımız sorunlarımızı ve olması gereken fiyatları iletmiştik. Bakan bey de arkadaşların çalışma yaptığını, bir hafta içerisinde sonuçlanacağını ve sonucun neticesinde gereğini yapacaklarını söylemişti. Biz bugüne kadar hep maliyetlerden bahsediyoruz. Bugün 40, 45, hatta 47 liraya varan maliyetlerimiz var. İcar bedellerimiz normalden biraz yüksek. Doğal olarak maliyetlerimiz de yüksek. Çeltik ekim döneminde kullandığımız mazotun fiyatı biliyorsunuz 60 lira civarındaydı, şimdi 100 liralara çıktı. Tabloya baktığımızda mazot ve diğer girdilerde yüzde 50’ye varan, hatta bunu geçen maliyet artışları var. Ancak ortalamaya baktığımızda maliyet artışımız minimum yüzde 35 civarında. Şimdi açıklanan rakamlara baktığımızda, önümüzde böyle bir tablo var. Artış oranları, iri, orta ve küçük tane çeşitlerine göre değişiyor. Artış yüzde 12,5’ten başlıyor, En fazla artış ise Osmancık çeşidinde yüzde 18,75 olarak gerçekleşmiş. Bizim yüzde 35 maliyet artışımız varken yüzde 12-13’lük artışlarla bu üretimi ne kadar sürdürülebilir hale getirebiliriz? Gerçekten bu açıdan baktığımızda çiftçinin bu işi yapmaya devam etmesi çok zor hale geldi” dedi.
‘BU FİYATLARIN EN AZ 5’ER LİRA DAHA YÜKSEK OLMASI GEREKİRDİ’
İri taneli çeltikte fiyatın en az 48-50 lira bandında olması gerektiğinin altını çizen Arabacı, “Bunu Bakan Bey’e de o gün söylemiştik. İri taneli çeltikte fiyatın en az 48-50 lira, orta taneli çeşitlerde ise en az 45 lira bandında olması gerektiğini ifade etmiştik. Ancak bugünkü şartlarda bu fiyatlarla çok büyük bir kâr marjı da söz konusu değil. Aslında biz çiftçiler olarak iri taneli çeltikte en az 55 lira olması gerektiğini düşünüyoruz ki para kazanalım ve önümüzdeki yıllarda üretimi sürdürebilelim. Ama biz de elimizi taşın altına koyalım, bizim de katkımız olsun istiyoruz. Bu nedenle en kötü ihtimalle iri taneli çeltikte fiyatın 48-50 lira bandında olması gerektiğini Bakan Bey’e söylemiştik. Maalesef bugün açıklanan tabloya baktığımızda Baldo, yani iri taneli dediğimiz çeşit, 45 lira olarak açıklandı. Açıklanan fiyatların en az 5’er lira daha yüksek olması gerekirdi ki üreticilerimiz bir nebze olsun üretime devam edebilsin, verdikleri emeğin ve yaptıkları masrafın karşılığını alabilsin” diye konuştu.
‘FİYATLAR REVİZE EDİLMELİ’
Arabacı, fiyatlarla ilgili bakanlığa revize ve destek çağrısında bulunarak, “Bu açıklanan tablo, üreticinin beklentisinin çok altında kalan bir tablodur. Üreticiyi gerçekten üzen bir durum. Biz bakanlığımızın bu konuyla ilgili yeniden bir çalışma yapmasını ve fiyatları tekrar revize etmesini istiyoruz. Bunun yapılamaması durumunda ise destek talep ediyoruz. Çünkü tarımda, az önce de bahsettiğim gibi, girdi maliyetleri yüzde 35-40 oranında arttı. Bazı kalemlerde ise yüzde 50’yi geçen artışlar var. Girdi maliyetlerimiz yüzde 35-40 oranında artarken ürün fiyatlarımız yüzde 12-13 seviyelerinde yükseliyor. Bu şartlarda biz nasıl ayakta kalacağız? Üretimi nasıl sürdürülebilir hale getireceğiz? Nasıl üretim yapacağız? Bu nedenle üretimin sürdürülebilirliği zor hale gelmiştir. Bakanlığımızın bu konuda bir an önce gereğini yapması gerekiyor. Açıklanan rakamlar çiftçiyi memnun edecek rakamlar değil. Gerçekten belki zarar etmiyoruz ancak enflasyon karşısında üretimi sürdüremiyoruz, geçimimizi sağlayamıyoruz. Bu durum üretimin zora girmesine ve çiftçinin daha da zor durumda kalmasına neden oluyor” şeklinde konuştu.
Önceki Dönem Edirne Milletvekili, Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu, TMO’nun açıkladığı çeltik fiyatı ile tüm üreticiler gibi çeltik üreticisini bu yıl da üzdüğünü söyledi.
Gaytancıoğlu, TMO’nun belirlediği çeltik fiyatını değerlendirdiği açıklamasında, şunlara yer verdi:
“Hangi çeşidi ekerse eksin dekara 40 bin TL masraf yapıyorlar dedik. Maliyet 47 TL en az 55 TL olmalı dedik.Çünkü bu maliyet açıklanırken mazot 60 TL idi şimdi 100 TL’ye dayandı dedik. En çok ekilen çeşitler Maritsa ile Provisia Max dedik ama dinlemediler. Maritsa için 43 TL, Max için 35 TL fiyat verdiler. 2-3 gün önce göstermelik olarak ithalata gözetim uygulayacağız dediler, zaten ülkeye ithal edilecek çeltik ve pirinç ithal edildi. Bu tarihten sonra gözetim uygulasanız ne olacak. Kısacası tüm üreticiler gibi çeltik üreticisini bu sene de üzdüler.”
21.Dönem Edirne Milletvekili Şadan Şimşek, fiyatlar, TMO tarafından açıklanan çeltik fiyatının üreticinin artan girdi maliyetleri karşısında emeğinin karşılığını alıp alamayacağına ilişkin ciddi kaygılar doğurduğunu belirterek, “Çeltik alım fiyatları yeniden değerlendirilmeli; üreticinin gerçek maliyetleri, makul üretici geliri ve randıman farkları dikkate alınmalıdır” dedi.
Eski milletvekili Şimşek, yaptığı “Çeltik üreticisine bir darbe de TMO’dan!” başlıklı yazılı açıklamasında çiftçinin ürettiğini ancak maliyetlere yetişemediğini, iktidarın ise seyrettiğini belirterek şunları söyledi:
“13 Ekim 2026 tarihinde açıklanan Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) çeltik alım fiyatları, üreticinin içinde bulunduğu ekonomik çıkmazı bir kez daha gündeme getirmiştir. Açıklanan fiyatlar, üreticinin artan girdi maliyetleri karşısında emeğinin karşılığını alıp alamayacağına ilişkin ciddi kaygılar doğurmaktadır.
Çiftçinin alın teri var, emeği var, borcu var; peki bu emeğin karşılığını veren bir tarım politikası nerede?
Mazot, gübre, tohum, ilaç, sulama, enerji ve işçilik maliyetleri her geçen gün üreticinin belini bükerken, çeltik üreticisi sezon boyunca yaptığı harcamanın karşılığını alabilmek için mücadele ediyor. Üretici tarlasını hazırlıyor, suyla buluşturuyor, gece gündüz çalışıyor; hasat zamanı geldiğinde ise kazancını değil, çoğu zaman borcunu nasıl ödeyeceğini düşünüyor.
Üreticinin maliyetini karşılamayan bir fiyat, üretimi sürdürülebilir kılmaz!
TMO tarafından açıklanan 2026 dönemi çeltik alım fiyatları şöyledir:
Baldo grubu: 45.000 TL/ton — 55 randıman
Cammeo grubu: 43.000 TL/ton — 58 randıman
Toros grubu: 41.000 TL/ton — 58 randıman
Osmancık grubu: 38.000 TL/ton — 60 randıman
Ronaldo grubu: 35.000 TL/ton — 60 randıman
Diğer uzun çeşitler: 32.000 TL/ton — 65 randıman
Bu fiyatların üreticinin gerçek maliyetleriyle karşılaştırılması ve üreticinin eline geçecek net gelirin dikkate alınması zorunludur. Çeltik üreticisi yalnızca bir alım fiyatı değil; emeğini, yatırımını ve gelecek yıl yeniden üretim yapabilme imkânını güvence altına alacak bir politika beklemektedir.
Yıllardır uygulanan tarım politikaları üreticiyi artan maliyetler, borç yükü ve belirsizlikle karşı karşıya bırakıyor. Çiftçi üretmek istiyor ama üretimin maliyeti altında eziliyor. Ektiği üründen kazanamayan, borcunu ödemek için ürününü elden çıkarmak zorunda kalan üretici, her sezon biraz daha güç kaybediyor.
Bugün çeltik üreticisinin yaşadığı sorun, yalnızca çiftçinin sorunu değildir. Çiftçi üretimden çekilirse soframızdaki gıda pahalanır, ülkemizin gıda güvencesi zayıflar, dışa bağımlılık daha da büyür.
Tarım; günü kurtaran kararlarla değil, üreticiyi koruyan, maliyetleri gözeten ve geleceği planlayan politikalarla yönetilmelidir.
TALEPLERİMİZ NET, ÇÖZÜM ACİL!
Çeltik alım fiyatları yeniden değerlendirilmeli; üreticinin gerçek maliyetleri, makul üretici geliri ve randıman farkları dikkate alınmalıdır.
Üreticiye yönelik destekler artırılmalı ve zamanında ödenmelidir. Destekler, çiftçinin üretim sezonundaki finansman ihtiyacına cevap vermelidir.
Mazot, gübre, tohum, ilaç, sulama ve elektrik maliyetlerini azaltacak somut adımlar atılmalıdır.
Çiftçinin borç yükü hafifletilmeli; tarımsal krediler üreticinin ödeme gücüne uygun koşullarda yeniden yapılandırılmalıdır.
TMO’nun alım politikası üreticiyi koruyacak biçimde planlanmalı; alım koşulları, kapasitesi ve ödeme takvimi açık ve öngörülebilir olmalıdır.
Çeltik üretiminin geleceği güvence altına alınmalıdır. Üreticinin tarlasını ekmeye devam edebilmesi, ülkemizin gıda güvenliği açısından stratejik bir öncelik olmalıdır.
İktidara çağrımız açıktır: Üreticinin sorunlarını görmezden gelmeyin. Çiftçinin sesini duyun, maliyetlerini dikkate alın ve vakit kaybetmeden harekete geçin.
Çiftçi zarar ederse üretim azalır. Üretim azalırsa dışa bağımlılık artar. Bunun bedelini ise hem üretici hem de tüketici öder.
Çiftçi sadaka değil, emeğinin karşılığını istiyor! Tarlada üretim, sofrada bereket istiyoruz. Çiftçinin borçla değil, emeğiyle ayakta kaldığı bir tarım düzeni istiyoruz.
Üreticiyi yalnız bırakan değil, üretimi güvence altına alan bir tarım politikası artık ertelenemez.
Çiftçiyi yaşatın ki üretim yaşasın, üretimi yaşatın ki Türkiye kazansın!”