Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Yazın Tadını e-Şemsiye ile Çıkarın: Havuz, Bahçe ve Plaj Keyfi

Yaz aylarının kavurucu sıcakları geldiğinde, kendimizi dışarıya; su kenarına veya ağaçların gölgesine atmak isteriz. Ancak güneşin tadını çıkarırken sağlığımızı ve konforumuzu riske atmamak için profesyonel gölgelendirme çözümleri şarttır. e-Şemsiye, tatil köylerinden evinizin mahremiyetine kadar her alanda yüksek koruma sağlayan ürünleriyle sektörde fark yaratıyor. Bu yazımızda, suyun ferahlığını gölgeyle buluşturan havuz şemsiyesi, doğanın içinde huzur sunan bahçe şemsiyesi ve deniz kıyısının vazgeçilmezi olan plaj şemsiyesi modellerini ele alacağız.

Suyun Yansımasına Karşı Havuz Şemsiyesi Koruması

Havuz kenarları, suyun yansıtıcı özelliği nedeniyle güneş ışınlarının etkisinin iki kat daha fazla hissedildiği alanlardır. Bu bölgelerde sadece bir gölge alanı yaratmak yetmez; aynı zamanda yüksek UV korumalı bir kumaş kullanılması sağlığınız için kritiktir. e-Şemsiye’nin özel olarak tasarladığı havuz şemsiyesi koleksiyonu, zararlı ışınları %98 oranında bloke eden özel dokuma kumaşlarla donatılmıştır.

Bunun yanı sıra havuz başlarında kullanılan şemsiyelerin klorlu suya, neme ve sürekli ıslanmaya karşı iskelet yapısının paslanmaz olması gerekir. e-Şemsiye markası olarak, havuz şemsiyesi modellerimizde korozyona dayanıklı alüminyum gövde ve elektrostatik toz boya teknolojisini kullanarak ürünlerimizin ömrünü uzatıyoruz. Şıklığıyla butik otellerin ve lüks villaların vazgeçilmezi olan bu şemsiyeler, estetik formlarıyla da havuz başı dekorasyonunu tamamlar.

Bahçe Şemsiyesi ile Doğanın İçinde Bir Vaha

Evinizin bahçesi, ailenizle ve dostlarınızla en keyifli anları paylaştığınız yerdir. Bu alanın her saatte kullanılabilir olması için kaliteli bir bahçe şemsiyesi en temel ihtiyaçtır. Bahçenizde yaratacağınız gölge alanı, sadece serinlik sağlamakla kalmaz, aynı zamanda dış mekan mobilyalarınızın güneşin etkisiyle solmasını da engeller.

e-Şemsiye’nin bahçe şemsiyesi çözümleri, kullanım kolaylığı ön planda tutularak geliştirilmiştir. İpli, krank milli (çevirme kollu) veya yandan direkli modellerimiz sayesinde, şemsiyenizi tek bir hamleyle açıp kapatabilirsiniz. Rüzgar tahliye bacası sistemimiz, bahçenizde oluşabilecek ani rüzgar akımlarında şemsiyenin stabilizesini korur. e-Şemsiye, her zevke hitap eden geniş renk kartelasıyla, doğayla uyumlu yeşillerden modern antrasit tonlarına kadar her türlü bahçe şemsiyesi ihtiyacınıza profesyonel yanıt verir.

Sahil Şeridinin Dayanıklı Dostu: Plaj Şemsiyesi

Deniz kenarı, rüzgarın ve tuzun en yoğun olduğu, dolayısıyla şemsiyelerin en çok yıprandığı yerdir. Standart, market tipi ürünler bu koşullara dayanamayıp kısa sürede işlevini yitirirken, e-Şemsiye’nin profesyonel plaj şemsiyesi modelleri yıllara meydan okur. Plajlarda kullanılan ürünlerimizin iskeletleri, esnekliği ve dayanıklılığı bir arada sunan özel alaşımlardan üretilir.

İşletmeler için tasarladığımız kurumsal plaj şemsiyesi seçenekleri, logonuzun basılabileceği özelleştirilebilir kumaş yüzeyleri sunar. Bireysel kullanım için ise hafifliği ve taşıma kolaylığı ile ön plana çıkan modellerimiz, tatilinizi zahmetsiz hale getirir. Kumun içine sıkıca hapsolan ve rüzgarda savrulmayan bir plaj şemsiyesi, denizin tadını güvenle çıkarmanız için olmazsa olmazdır.

e-Şemsiye Kalitesiyle Uzun Ömürlü Yatırım

İster bir havuz şemsiyesi arayışında olun, ister geniş bir bahçe şemsiyesi ile yaşam alanınızı genişletmek isteyin; e-Şemsiye markasını tercih etmek uzun vadeli bir yatırım demektir. Ürünlerimizde kullandığımız su itici, leke tutmaz ve solmaya karşı dirençli kumaşlar, her sezon yeni bir şemsiye alma derdini ortadan kaldırır.

Kaliteli bir plaj şemsiyesi veya şık bir dış mekan çözümü için e-Şemsiye’nin uzman ekibinden destek alabilir, mekanınızın teknik özelliklerine göre en doğru ürünü seçebilirsiniz. Dış mekan konforunuzu şansa bırakmayın, e-Şemsiye güvencesiyle yazın tadını çıkarın.

Sultan I. Murat’ın otoparkı acillik!

Genel Sağlık İş Genel Örgütlenme Sekreteri Özcan Arslan, Edirne Sultan I. Murat Devlet Hastanesi’nde yaşanan otopark sorununun artık tahammül sınırlarını aştığına dikkat çekerek, ortaya çıkan tablonun kamu hizmeti anlayışına, adalet duygusuna ve temel yönetim ahlakına aykırı olduğunu bildirdi.

Arslan, “Edirne Sultan I. Murat Devlet Hastanesi’nde adaletsizlik ve duyarsızlık!” başlıklı yazılı açıklamasında hastaneye gelen yurttaşlar, hastalar ve çalışanların her gün büyük bir çile yaşarken, yöneticilerin kendi araçları için özel park alanları tahsis ettiklerini, adeta ayrıcalıklı bir düzen kurduklarını belirterek, şunları söyledi:

“Kamuya ait bir kurumda bu kadar açık bir adaletsizlik ve kayırmacılık kabul edilemez. Halkın sağlık hizmeti aldığı bir kurumda yöneticilerin lüks ve konforu ön plandayken, çalışanlar ve hastalar parklarda, sokak aralarında yer aramak zorunda kalmaktadır.

Üstelik yönetim, kendi ayrıcalıklı park alanlarını korumak için özel bir kişiyi bu işle ilgilendirmekle görevlendirirken, genel otopark sorununa dair tek bir somut adım bile atmamakta, çözüm üretme sorumluluğundan kaçmaktadır.

Bu tablo, kamu hizmeti anlayışına, adalet duygusuna ve temel yönetim ahlakına aykırıdır.

Hastane yönetimi, ayrıcalıklardan vazgeçip çözüm üretmeye, vatandaşın ve çalışanların mağduriyetini gidermeye derhal çağrılmaktadır.”

Büyük usta, ‘ustalık eseri’ önünde anıldı

Olgay GÜLER

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ndeki Selimiye Camisi’yle ustalığını Türk mimarisine altın harflerle kazıyan Mimar Sinan, ölümünün 438’inci yılında, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası tarafından, ustalık eseri önünde anıldı.

Türk mimarlığının usta ismi, mimarlık tarihine bıraktığı çok sayıda eserle dünyada örnek gösterilen Mimar Koca Sinan, ölümünün 438’inci yılında Edirne’de anıldı. Sinan’ın ‘ustalım eserim’ dediği, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ndeki Selimiye Camisi önündeki heykelinde gerçekleştirilen anma töreni, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası il temsilciliği tarafından düzenlendi. Törende, odanın il temsilcisi Eren Eryılmaz, basın açıklamasını okudu.

‘ESERLERİYLE ŞEHİRLERİ BİR SANAT ESERİ HALİNE GETİRMİŞTİR’

Eryılmaz, büyük usta Sinan’ın, sadece yapılar inşa etmediğini, medeniyetin estetik anlayışını ve mühendislik zekasını, harçla karıp ölümsüzleştirdiğini belirterek, “Şehzade Camisinde çıraklık, Süleymaniye Camisinde kalfalık, Selimiye Camisinde ustalık eserim diyerek sanatının her aşamasında kendini aşan bir deha sergiledi. Mimar Sinan, estetik ve fonksiyonel yapıların günümüze ışık tutan eserlerin yaratıcısıydı. Onun ruhu, Edirne’den İstanbul’a, Balkanlardan Orta doğuya kadar uzanan tüm eserlerinde yaşamaya devam ediyor. Onun eserleri sadece görsel bir güzellik değil, aynı zamanda depreme dayanıklılık, akustik ve suyolları gibi ileri mühendislik hesaplarını barındırmaktadır. Mimar Koca Sinan eserlerinde insanı merkeze almış; Cami, medrese, köprü ve hamamları ile şehirleri bir sanat eseri haline getirmiştir” dedi.

‘ÇAĞININ KÜLTÜRÜNÜN GELECEK KUŞAKLARA AKTARILMASINI SAĞLADI’

Özellikle Selimiye Camisi’nin mimarlık tarihinin baş yapılarından biri olarak, kubbe ve mekan tasarımında ulaşılan en üst noktayı temsil ettiğini anlatan Eryılmaz, “Mimar Sinan, sadece mimarlık ve mühendislik uygulamalarında çığır açmakla kalmamış, aynı zamanda Anadolu ve Balkan coğrafyasına ve özellikle de şehrimize ölümsüz eserler kazandırmıştır. Aralarında 81 cami, 51 mescit, 55 medrese, 17 türbe, 17 imarethane, 3 hastane, 8 köprü, 5 suyolu, 20 kervansaray, 36 saray, 8 mahzen, 48 hamam üzere toplam 375 eserin mimarıdır. Bilindiği üzerine Mimar Koca Sinan’ın; ustalık eserim dediği Edirne Selimiye Camii, yaratıcı dehanın baş yapıtı olarak, UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilmiştir. Bir başka ifadeyle döneminin mimarlık ve mühendislik birikimini en üst düzeyde hayata geçiren uygulamaları ile çağının kültürünün gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlamıştır. Hiç şüphe yok ki yaşadığı topraklara ve dünya mirasına büyük bir değer katmıştır. Mimar Sinan bu nedenle ölümsüzdür. Eserleri pek çok deprem ve çeşitli doğal afetleri görmesine rağmen bu günlere kadar ulaşmış olması, Mimar Sinan’dan mühendislik yaklaşımları bağlamında öğreneceklerimiz olduğunu göstermektedir. Süleymaniye, Selimiye Camileri ve daha nice eseri korunarak günümüze kadar nasıl geldiyse, aynı şekilde geleceğe de taşınacaktır” diye konuştu.

‘SELİMİYE UZMAN HATTATLAR VE RESTORATÖRLERCE YENİLENDİ’

Mimar Sinan’ın ustalık eseri Selimiye Camisi’nde gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarını da değerlendiren Eryılmaz, “Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından, bilim kurulu nezaretinde başlatılan restorasyon kapsamında 4 adet minareler, ana kubbe olmak üzere tüm yapı deprem ve diğer doğal afetlere karşı güçlendirilmiş, ana kubbe kurşun kaplamaları tamamen yenilenmiş, cami içinde yer alan ve zamanla yıpranan kalem işleri aslına uygun olarak uzman hattatlar ve restoratörler tarafından yenilenmiştir. Ayrıca tüm yapıda dış cephe onarımları başta olmak üzere; pek çok noktada onarım ve yenileme işlemleri titizlikle yapılmıştır. Ancak 4 yıllık restorasyon çalışmaları sadece teknik başarıları ile değil, restorasyon kararları ile ilgili ciddi tartışmalarla da gündeme gelmiştir. Süreci en çok konuşulan başlığı, ana kubbedeki kalem işlerinin tamamen değiştirilmesi önerisi olmuştur” şeklinde konuştu.

‘SELİMİYE UNESCO’DAN ÇIKARILMA TEHLİKESİ ATLATTI’

Restorasyonun sonuna doğru, kubbedeki, mevcut 19.yüzyıl Barok dönem işlemelerinin kaldırılıp yerine Sinan dönemine ait olduğu düşünülen daha klasik desenlerin uygulanması fikrinin uzmanları ikiye böldüğünü dile getiren Eryılmaz, “Bir taraf ‘Sinan‘ın Özgür Ruhuna Dönüşü’nü savunurken, diğer taraf ‘19.Yüzyıl Kalem İşleri’nin yapının tarihi bir katmanı olduğunu ve korunması gerektiğini vurgulamıştır. Uzun süren polemikler sonucunda, bilim kurulu mevcuttaki kalem işlerinin korunarak aslına uygun şekilde ihya edilmesine karar vererek, ‘Sinan’ın Özgür Dönüşünü’’ savunan grup tarafının hazırlamış olduğu alternatif restorasyon projesini ret etmiştir. Üç kez ret edilen ‘Alternatif Restorasyon’ projesi, Temmuz 2025’te Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından onaylanmıştır. Sivil Toplum Örgütlerinin de göstermiş olduğu büyük tepkiyle, tartışmalı onay kararı, İstanbul Mimarlar Odası, Büyükkent Şubesi tarafından yargıya taşınmıştır. Mahkemece verilen kararla Alternatif Proje ve uygulamaların iptal kararı kesinleşmiş, Selimiye Camisi kubbesindeki mevcut 200 yıllık tarihi kalem işleri korunarak, UNESCO Dünya Mirası Listesinde bulunan Selimiye Camisinin listeden çıkarılma tehlikesi ortadan kalkmıştır” ifadelerini kullandı.

‘ESERLERİNİ KORUMAK SİNAN’A BAŞLICA SORUMLULUĞUMUZ’

Selimiye Camisinin 2011 yılından beri UNESCO Dünya Mirası Listesinde olduğunu hatırlatan Eryılmaz, “Bu listeye katılabilmesi için ‘’Özgünlük ve Bütünlük’ özelliklerinin korunuyor olacağı taahhüdünün verilmiştir. Ayrıca 2011 yılında Dünya Miras Listesine alınırken, Selimiye Camii Kubbe kalem işleri ve hatları 200 yıllık tarihi değeri olan şuan ki mevcut kalem işleridir. Unutmayalım; Mimar Koca Sinan’ın hakkını teslim etmemizin tek yolu, eserlerini en iyi şekilde korunarak geleceğe aktarmaktan geçmektedir. Bu da bizim Mimar Koca Sinan’a, tarihimize ve insanlığa karşı başlıca sorumluluğumuzdur” dedi.

Şehit polisler mezarları başında anıldı

Olgay GÜLER

Edirne’de Türk Polis Teşkilatı’nın kuruluşunun 181’inci yılı ve Polis Haftası kapsamında, Buçuktepe ve Yenişehir Mezarlıkları’ndaki şehit polislerin kabirleri ziyaret edilerek, dualar okundu, çiçekler bırakıldı.

Türk Polis Teşkilatı’nın kuruluşunun 181’inci yılı ve Polis Haftası kapsamında, Edirne’de şehit polisler mezarları başında anıldı. Buçuktepe ve Yenişehir Mezarlıkları’nda gerçekleştirilen törenlere Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, emniyet müdür yardımcıları ve polisler, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda şehit yakını katıldı.

Şehitlerin mezarları başında dualar okunduğu törende, çiçekler bırakıldı. Bazı şehit yakınları, gözyaşlarına hakim olamadı.

Üreticiye hibrit ayçiçeği!

Olgay GÜLER

Edirne’nin Keşan ilçesinde, ‘Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi’ projesi kapsamında 270 üreticiye 12 bin dekara ekilmek üzere, yüzde 75’i bakanlık destekli 4 bin 250 kilogram yerli ayçiçeği tohumu dağıtımı gerçekleştirildi.

Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen ‘Tarım Arazilerin Kullanımının Etkinleştirilmesi’ projesi kapsamında, Edirne’nin Keşan ilçesinde yüzde 75’i bakanlık destekli yerli hibrit ayçiçeği tohumu dağıtım töreni gerçekleştirildi. Keşan Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü hizmet binası bahçesinde gerçekleştirilen törene; Edirne Vali Yunus Sezer, Keşan Kaymakamı Aziz Mercan, Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan, Edirne İl Genel Meclisi Başkanı Çiğdem Gegeoğlu, Edirne İl Emniyet Müdür Muhittin Ayhan, Edirne Tarım ve Orman İl Müdürü İslam Köse, protokol üyeleri, siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile üreticiler katıldı.

‘AYÇİÇEĞİ BİZİM İÇİN ÖNEMLİ’

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Vali Sezer konuşma yaptı. Son 3 yıldır bölgede ciddi bir kuraklık yaşandığını kaydeden Sezer, “Bazı bölgelerimizde ayçiçeği bakımından verimin neredeyse sıfıra indiği, bazı bölgelerde dekar başına ortalama 80-100 kilogram verim alındığı ama sulanan alanlarda bunun 300-400 kilograma ulaştığı bir ildeyiz. Suyun her şey olduğu ve ürün desenlenmesinin de sunabilir arazilere göre, kuraklığa göre çeşitlendirmesi gerektiği, tohumların hangi alanda olursa olsun yine kuraklığa dayanıklı ve bölge iklim şartlarına dayanıklı tohumlar olması çok önemli. Ayçiçeği bizim için önemli. Çünkü 2023 yılında Türkiye birincisiydik üretimde. Son 2 yılda kuraklığa bağlı bunda düşüş yaşıyoruz. İnşallah bu sene alınan tedbirlerle beraber ayçiçeğinde istediğimiz oranları yakalayacağımızı ümit ediyorum. Çünkü bir yandan DSİ önemli projeleri yoluna koymuş durumda. Bazıları tamamlandı. Bunlardan en önemlisi Çakmak Barajı. Yine Meriç Sulama Sistemleri ve Hamzadere’deki sulama alanları da yaklaşık 18 bin hektara ulaşacak şekilde sulama alanlarımızda genişleme var. Bu hızla devam ediyor. Bu sene de bereketli bir yıl yaşıyoruz yağmur yönünden. Tüm göletlerimizde su seviyesi istediğimiz oranlarında üzerine çıkmış durumda. İnşallah bu devam eder ve bu sene bereketli bir yıl geçiririz” dedi.

‘KADINLARIMIZA ÇOK ÖNEM VERİYORUZ’

Vali Sezer, köylerde üretimin arttırılması ve üretimin kadın eliyle de yürütülmesinin çok önemli olduğunu söyleyerek, “Köylerde nüfusun barınması ve üretimle beraber ülkemize katkı sunması açısından kadınlarımıza çok önem veriyoruz. Özellikle kadın üreticilerimizin çoğalması önemli. Çünkü kadınlar köylerde yer almadığı sürece erkekleri de tutamıyoruz. Şehre doğru bir akım var. Edirne nispeten bunu aşmış durumda. Köyde yaşayan nüfusumuz neredeyse yüzde 25 civarında. Bu azımsanamayacak bir rakam. Bunu da arttırmamız lazım” ifadelerini kullandı.

‘3 BİN TON ÜRETİM BEKLENİYOR’

Edirne Tarım ve Orman İl Müdürü İslam Köse de Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından 2021 yılından itibaren yürütülen projeyle tarım arazilerinin etkin şekilde kullanılarak bitkisel üretimin geliştirilmesine yönelik de projeler uyguladıklarını belirtti. Köse, “Bugün de proje kapsamında ilimiz genelinde 270 üreticimize 12 bin dekara ekilmek üzere 4 bin 250 kilogram yerli ayçiçeği tohumunun teslimi gerçekleştirilecektir. Projenin toplam bedeli 2 milyon 592 bin 500 lira olup, yüzde 75’i bakanlığımız bütçesinden hibe olarak, yüzde 25’i çiftçi katkısı olarak karşılanmıştır. Bu kapsamda bugün Keşan ilçemizde ise 41 üreticimize 640 kilogram tohum dağıtımı gerçekleştiriyoruz. Projemiz ile Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından geliştirilmiş bölgemiz şartlarına uygun, adaptasyon kabiliyeti yüksek, orabanş (canavar otu) ve mildiyö (köse) hastalığına karşı yüksek toleranslı SUN 2259 CL çeşidinin temini yapılmıştır. Proje sonucunda yaklaşık 3 bin ton üretimin gerçekleşmesi beklenmektedir” diye konuştu.

‘KADIN ÜRETİCİLER OLARAK BAŞARACAĞIMIZA İNANIYORUZ’

Üretici Saniye Yıldırım da kadın girişimciler olarak verilen desteklerin çok önemli olduğunu belirterek, “Topraktan geldik ve toprakla uğraşmaya devam ediyoruz. Üretimi babadan devraldım. Babadan kıza geçti. Biz kadın üreticiler olarak başaracağımıza inanıyoruz. Çocukluktan beri üretimle uğraşıyorum. Bunu da ileriye taşımayı düşünüyorum. Hayvancılığa da el atmak istiyorum ve bununla ilgili de destekler bekliyorum. Farklı destekler olursa biz bunlara da başvurmak istiyoruz. Tohumda da her şeyin yerlisi, sağlıklısı olsun istiyoruz. Gelecek nesillere ata tohumları bırakalım” şeklinde konuştu.

Program, üreticilere tohumlarının dağıtılması ve birlikte fotoğraf çekilmesinin ardından sona erdi.

Leksan Etiket Nedir? Kontrol Panelleri ve Endüstriyel Yüzeyler İçin Neden Tercih Edilir?

Leksan etiket, özellikle makine panelleri, elektronik cihaz yüzeyleri, kumanda alanları ve elektrik panolarında kullanılan dayanıklı bir panel etiketi çözümüdür. Sektörde çoğu zaman polikarbon etiket, ön panel etiketi, kumanda panel etiketi veya makine panel etiketi olarak da anılır. Temel amacı yalnızca yüzeye baskı yapmak değil; ürünün kullanım alanına uygun, uzun ömürlü, net okunabilir ve profesyonel görünen bir arayüz oluşturmaktır. Efe Etiket’in leksan etiket sayfasında da ürün; kontrol paneli, makine ve pano uygulamaları için uzun ömürlü ve net çözümler sunan bir etiket türü olarak konumlandırılıyor. Firma ayrıca yüzey, ortam koşulu, film, yapışkan, baskı ve kesim kombinasyonunu numune ile doğrulayarak seri üretimi güvenli biçimde başlattığını vurguluyor.

Bugün birçok sanayi kuruluşu, leksan etiketi sadece estetik bir panel kaplaması olarak görmüyor. Çünkü bu ürün aynı zamanda kullanıcı deneyimi, okunabilirlik, güvenlik ve dayanım açısından kritik bir rol oynuyor.

Operatör panellerinde yer alan ikonlar, buton alanları, uyarılar, LED bölgeleri ve ekran pencereleri gibi detaylar doğru kurgulanmadığında hem görüntü kalitesi hem de kullanım verimi düşebiliyor. Bu nedenle leksan etiket seçimi, sıradan bir baskı siparişinden çok daha fazlasını ifade ediyor. Efe Etiket de bu noktada malzeme, yapışkan, baskı ve kesim kombinasyonunu kullanım senaryosuna göre planladığını; numune ve kontrol süreçleri ile seri üretimde okunabilirlik ve dayanımı güvence altına almaya odaklandığını açıkça belirtiyor.

Leksan Etiketin En Önemli Avantajları Nelerdir?

Leksan etiketin en güçlü taraflarından biri, yüksek okunabilirliği profesyonel panel görünümüyle birleştirmesidir. Özellikle sık kullanılan tuş alanlarında, cihaz ön yüzeylerinde ve operatör arayüzlerinde yazıların, ikonların ve sembollerin net görünmesi gerekir. Uygulama ne kadar teknik olursa olsun, kullanıcı yüzeyle rahat etkileşim kuramıyorsa tasarım hedefini tam karşılamaz. Efe Etiket’in ürün sayfasında da ikonlar, uyarılar ve buton alanlarında net görünüm; düzenli ve kurumsal panel algısı; ayrıca sık kullanılan yüzeylerde daha uzun süre okunabilir kalma hedefi öne çıkarılıyor.

Bir diğer önemli avantaj ise sürtünme, silme ve temizleme gibi etkilere karşı daha güçlü yapı sunabilmesidir. Makine ve cihaz ön panelleri çoğu zaman sürekli insan teması görür. Temizlik bezleri, kimyasal temizlik ürünleri, yoğun kullanım ve tekrar eden dokunuşlar zaman içinde sıradan baskılı yüzeyleri yıpratabilir.

Leksan etiket ise doğru tasarlandığında ve doğru malzeme-yapışkan yapısıyla üretildiğinde bu tip senaryolarda daha dayanıklı bir çözüm haline gelir. Özellikle ters baskı yaklaşımı ve doğru yüzey seçimi ile baskının korunması, ürünün ömrünü ciddi biçimde uzatabilir. Efe Etiket de tam bu noktada doğru üretim yaklaşımıyla silinme, aşınma ve çizilme riskini azaltan çözümler sunduğunu anlatıyor.

Leksan etiketin farklılaşan bir diğer özelliği, ışıklı panel ve şeffaf pencere uygulamalarına uygun olmasıdır. LED gösterge bölgeleri, ikaz alanları ve ekran pencereleri gibi noktalarda ışık geçirgen bölgelerin doğru kurgulanması gerekir. Bu sayede hem modern bir panel görünümü elde edilir hem de kullanıcı açısından daha temiz ve anlaşılır bir arayüz oluşur. Efe Etiket’in leksan etiket sayfasında da ekran penceresi, LED ikon bölgeleri ve uyarı ışığı alanları için ışık dağılımı, netlik ve okunabilirlik dengesinin kurulmasının hedeflendiği açıkça belirtiliyor.

Leksan Etiket Hangi Alanlarda Kullanılır?

Leksan etiketin kullanım alanı oldukça geniştir. En yaygın kullanım alanlarının başında endüstriyel makine panelleri gelir. Operatör arayüzleri, kontrol kutuları, start-stop alanları ve yön tuşları gibi bölgelerde hem görsel netlik hem de uzun süreli dayanım beklendiği için leksan etiket çok güçlü bir çözümdür. Bunun yanında ölçüm cihazları, güç üniteleri, kontrol modülleri ve çeşitli elektronik cihaz yüzeylerinde de sıkça tercih edilir. Medikal cihazlarda ise sık temizlik gören ve net arayüz gerektiren yüzeylerde kullanımı önem kazanır. Ayrıca beyaz eşya ve küçük ev aletlerinde ikon setleri ve fonksiyon alanları için de uygun bir seçenek olarak öne çıkar. Efe Etiket, kullanım alanlarını bu başlıklar altında net şekilde sıralıyor.

Bu geniş kullanım alanı, leksan etiketin tek bir sektöre ait olmadığını gösteriyor. Aslında nerede kullanıcı ile cihaz arasında bir temas yüzeyi varsa, orada leksan etiketten söz etmek mümkündür. Çünkü bu ürün sadece bir yüzeye yapıştırılan baskı değil; cihazın kullanıcıyla iletişim kurduğu yüzeyin parçasıdır. Bu nedenle özellikle arayüz kalitesi, premium görünüm, tuş hissi, LED geçişi ve dayanım beklentisi olan markalar için leksan etiket çok değerli bir çözümdür. Efe Etiket de bu ürün grubunu sadece baskı olarak değil, panel performansını doğrudan etkileyen teknik bir çözüm olarak ele alıyor.

Leksan Etiket Üretiminde Hangi Seçenekler Öne Çıkar?

Leksan etiket üretiminde en önemli başlıklardan biri yüzey seçimidir. Üretimde genellikle mat ve parlak yüzey alternatifleri değerlendirilir. Mat yüzey, yansıma kontrolü sağladığı ve daha teknik bir görünüm sunduğu için birçok endüstriyel uygulamada avantaj sağlar. Parlak yüzey ise daha canlı renk algısı ve daha yüksek kontrast isteyen projelerde öne çıkar. Hangi seçeneğin doğru olduğu ise cihazın kullanım ortamına, ışık durumuna ve tasarım diline göre değişir. Efe Etiket bu iki yüzey seçeneğini açıkça sunuyor ve kararın uygulama ihtiyacına göre verilmesi gerektiğini gösteriyor.

Bir diğer önemli üretim seçeneği ise şeffaf pencere ve ışık geçirgen alanlardır. Özellikle ekran alanları, LED ikonları ve uyarı ışıkları için ayrılan bölgelerde netlik ile ışık davranışı dengesinin doğru kurulması gerekir. Bu detay doğru planlanmadığında panel dağınık görünebilir veya görünürlük zayıflayabilir. Efe Etiket bu alanlarda ışık dağılımı ile okunabilirliğin dengelenmesini hedeflediğini belirtiyor. Bu da leksan etiket üretiminde yalnızca grafik baskının değil, arayüz mühendisliğinin de önemli olduğunu gösteriyor.

Leksan etikette öne çıkan bir başka özellik de kabartma yani gofre uygulamalarıdır. Tuş alanlarına verilen kabartma, kullanıcının buton bölgelerini dokunarak daha kolay ayırt etmesini sağlar. Bu yalnızca ergonomik bir katkı sunmaz; aynı zamanda ürüne daha premium bir his kazandırır. Efe Etiket, tuş alanı kabartmaları, bölge ayırıcı mikro kabartmalar ve yönlendirme amaçlı dokunsal detaylar gibi seçenekler sunduğunu ifade ediyor. Özellikle premium cihaz yüzeylerinde ve kullanıcı deneyiminin öne çıktığı tasarımlarda bu detay ciddi fark yaratabilir.

Yapıştırıcı Seçimi Neden Bu Kadar Kritik?

Leksan etikette çoğu zaman asıl performansı belirleyen unsur baskıdan çok yapıştırıcı sistemidir. Düz metal ve cam yüzeylerde daha stabil bir yapışma potansiyeli bulunurken, toz boyalı veya pürüzlü yüzeylerde tutunma daha zor olabilir. Benzer şekilde bazı plastik yüzeylerde düşük yüzey enerjisi nedeniyle standart yapıştırıcılar yeterli performans göstermeyebilir. Bu yüzden “aynı etiket her yüzeyde aynı sonucu verir” yaklaşımı çoğu zaman hatalıdır. Efe Etiket de yapıştırıcı seçim rehberinde düz metal, cam, toz boyalı, pürüzlü ve bazı plastik yüzeyler için farklı değerlendirme yapılması gerektiğini; doğru yapıştırıcı yaklaşımı ve gerektiğinde numune testinin önemli olduğunu açıkça belirtiyor.

Bu yaklaşım, özellikle sahada kalkma, köşe açılması veya kısa sürede performans kaybı yaşamak istemeyen firmalar için büyük önem taşır. Etiket ne kadar iyi görünürse görünsün, yüzeyle uyumu doğru kurulmamışsa kullanım ömrü ciddi şekilde düşebilir. Bu nedenle profesyonel üreticiler yalnızca baskıya değil, yüzey analizine ve numune doğrulamasına da odaklanır. Efe Etiket’in öne çıkan tarafı da burada başlıyor: firma, yüzey ve ortam koşuluna göre doğru film ve yapışkanı seçtiğini, numune ve kontrol adımlarıyla hatasız seri üretim hedeflediğini özellikle vurguluyor.

Neden Efe Etiket?

Leksan etiket siparişinde fark yaratan şey yalnızca baskı kapasitesi değildir. Asıl fark; tasarımın üretilebilirliğini değerlendirmek, pencere ve kabartma alanlarını doğru planlamak, kesim toleranslarını ayarlamak, okunabilirliği test etmek ve yüzeye uygun yapıştırıcıyı seçebilmektir. Efe Etiket’in leksan etiket sayfasında da bu yaklaşım açık şekilde görülüyor. Firma; tasarım kontrolü, ölçü ve kesim değerlendirmesi, okunabilirlik kontrolü, pencere ve kabartma uygunluğu, numune önerisi, seri üretim takibi ve kalite kontrol gibi adımlarla süreci yönetiyor. Ayrıca tekrar siparişlerde aynı standardı korumak için kesim planını ve kalite yaklaşımını standardize ettiğini belirtiyor.

Buna ek olarak Efe Etiket’in genel hizmet yapısında etiket seçim danışmanlığı, ücretsiz numune, kalite ve izlenebilirlik ile tasarım ve numune baskı başlıkları öne çıkıyor. Bu da firmanın yalnızca üretici değil, aynı zamanda çözüm ortağı gibi çalıştığını gösteriyor. Özellikle yeni panel tasarımlarında numune ile ilerlemek, hem revize süresini kısaltır hem de seri üretimde sürpriz yaşama riskini azaltır. Efe Etiket’in anlatımında da hızlı çözüm, net sonuç, güvenli üretim ve tekrar siparişlerde aynı kalite standardını koruma vurgusu güçlü biçimde yer alıyor.

Leksan Etikette Doğru Üretici Seçimi Neden Önemlidir?

Leksan etiket, ilk bakışta basit bir panel yüzeyi gibi görünse de aslında cihazın kullanım kalitesini, görsel bütünlüğünü ve dayanım performansını doğrudan etkileyen teknik bir üründür. Mat ya da parlak yüzey seçimi, ışık geçirgen pencere alanları, kabartmalı tuş bölgeleri, özel kesim detayları, yüzeye uygun bant yapısı ve baskı netliği gibi unsurlar bir araya geldiğinde başarılı bir sonuç ortaya çıkar. Bu yüzden leksan etiket ihtiyacında yalnızca fiyat odaklı değil, teknik doğruluk odaklı seçim yapmak gerekir.

Eğer makine paneli, elektronik cihaz yüzeyi, kontrol arayüzü veya profesyonel ön panel uygulamaları için uzun ömürlü ve düzgün görünümlü bir çözüm arıyorsanız, Efe Etiket bu alanda güçlü bir üretici profili sunuyor. Firma; yüzey ve ortam analizi, doğru malzeme ve yapışkan seçimi, numune doğrulaması, baskı ve okunabilirlik kontrolü ile leksan etiket üretimini daha güvenli ve profesyonel hale getiriyor. Detaylı bilgi almak ve firmanıza uygun leksan etiket çözümü için Efe Etiket’e +90 216 499 43 73 numarası üzerinden ulaşabilirsiniz.

Süper Babaanne AKM de!

Edirne Belediyesi ile Eskişehir Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde gerçekleştirilecek La Nona- Süper Babaanne, sanatseverlerle buluşmak üzere Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi ve Belediye Konservatuvarı sahnesinde perde açacak.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları tarafından sahnelenecek oyun, çağdaş tiyatronun dikkat çeken eserlerinden biri olarak izleyicilere hem düşündürücü hem de eğlenceli bir deneyim sunmayı hedefliyor.

Arjantinli yazar Roberto Cossa imzasını taşıyan eser, toplumsal eleştiriyi grotesk bir anlatım diliyle ele alıyor. Oyun, tüketmeye ve sömürmeye dayalı bir sistemin baskısı altındaki bireylerin hayatta kalma mücadelesini, sevimli bir aile üzerinden trajikomik bir dille anlatan oyun 13 Nisan Pazartesi günü saat: 20.00’de 9 yaş ve üzeri olan izleyicileri ile buluşacak.

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan da tüm Edirnelileri bu özel gösterime davet ederek belediyeler arası iş birliğinin önemine dikkat çekti. Başkan Gencan, “Bu tür kültür-sanat projeleri, yerel yönetimler arasındaki dayanışmanın ve iş birliğinin en güzel sonuçlarından biridir. Farklı şehirlerin birikimini Edirne’mizde buluşturmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Tüm hemşehrilerimizi bu özel oyunu izlemeye davet ediyorum” ifadelerini kullandı.

Belediye yetkilileri ise tiyatroya gelmek isteyen vatandaşların, ücretsiz biletlerini Atatürk Kültür Merkezi danışma biriminden temin edebileceklerini belirtti.

‘Polis toplumun güven kaynağı’

AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, Türk Polis Teşkilatı’nın 181. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla kutlama mesajı yayımladı.

Türk Polis Teşkilatı’nın kuruluşunun 181. yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımlayan AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, milletin huzur ve güvenliğini sağlamak için gece gündüz fedakârca görev yapan polis teşkilatının, devletin en köklü ve en saygın kurumlarından biri olduğunu belirtti.

Türk Polis Teşkilatı’nın 181 yıldır hukukun üstünlüğünü esas alarak vatandaşların can ve mal güvenliğini koruma görevini büyük bir özveriyle yerine getirdiğini aktaran İba, polislerin toplumun her kesiminin güven kaynağı olduğunu vurguladı.

Türk Polis Teşkilatı’nın 10 Nisan 1845 yılında kurulan ve 181 yıldır halkın huzur ve güveni için gece gündüz fedakârca görev yapan köklü bir kurum olduğuna değinen İba, Polis Teşkilatı’nın ülkemiz için çok önemli bir rol üstlendiğini belirtti.

Polislerin sadece asayişi sağlamakla kalmadığını söyleyen İba, aynı zamanda sosyal sorumluluk projeleri, toplumsal dayanışma faaliyetleri ve vatandaşla kurduğu güçlü iletişimle devlet-millet bağının pekişmesine önemli katkılar sunduklarını belirtti.

Emniyet teşkilatının zor şartlar altında görev yaptığını dile getiren İba, özellikle terörle mücadele, suçun önlenmesi ve kamu düzeninin sağlanması noktasında gösterilen kararlılığın takdire şayan olduğunu ifade etti.

Türk Polis Teşkilatı’nın, milletin gönlünde büyük bir yere sahip olduğunu söyleyen İba, “Suçun ve suçlunun korkulu rüyası, devletin ve kanunların yanında olan emniyet teşkilatımız, disiplini ve merhameti ile yasaların uygulayıcı gücü ile devletimizin güven tablosudur.” ifadelerine yer verdi.

Polislerin her koşulda görevlerinin başında olduğunu belirten İba, “Milletimizin huzuru ve güvenliği için görev yapan Türk Polis Teşkilatımızın 181. kuruluş yıl dönümünü kutlamanın gururunu yaşıyoruz. Hukukun üstünlüğünü esas alarak, vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini sağlamak adına çalışan tüm emniyet mensuplarımıza şükranlarımı sunuyorum. Görevleri başında şehit düşen kahraman polislerimizi rahmet ve minnetle anıyor, gazilerimize sağlıklı ve huzurlu bir ömür diliyorum. Polislerimiz, milletimizin huzurunun teminatı, devletimizin güçlü yüzüdür.” ifadelerine yer verdi.

Türk Polis Teşkilatı’nın köklü geçmişinden aldığı güçle, teknolojik gelişmelere uyum sağlayarak görevini başarıyla sürdürdüğünü vurgulayan İba, tüm emniyet mensuplarına görevlerinde başarılar diledi.

Akustik Panel Üreticisi Akustikpaneller.com ile Ofislerde Yeni Dönem

İş dünyasında sessiz ve verimli çalışma alanı ihtiyacı artarken, projelerde akustik paneller çözümleri daha fazla öne çıkıyor. Uzmanlar, doğru akustik panel seçiminin konuşma netliğini ve çalışan konforunu doğrudan etkilediğini belirtiyor.

Son dönemde iç mimari uygulamalarda Kumaş Kaplı Panel tercihinin yükseldiği, bu ürünlerin hem görsel bütünlük hem de teknik performans sunduğu ifade ediliyor. Açık ofislerde bölgesel ses kontrolü için akustik paravan kullanımı da yaygınlaşmaya devam ediyor.

APP plakalar ücretsiz değiştirilecek

Adalet ve İçişleri Bakanlıklarının birlikte hazırladığı yeni yönetmelikle, daha öncedeb basılan ve yönetmeliğe aykırı olduğu belirlenen APP plakalar ücretsiz yenilenecek. Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) polis denetimde plakayı yönetmeliğe aykırı bulursa plaka basım belgesi istemeden yenisini verecek.
Resmi Gazete’de yayımlanan yeni düzenlemeyle birlikte, standart dışı APP plakaların yenilenmesinde yeni uygulamalar yürürlüğe girdi. Yeni yönetmelikle Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu’nun plaka basım sürecindeki sorumlulukları yeniden belirlendi.
Yeni yönetmelikte şunlara yer verildi:
ARAÇLARIN SATIŞ, DEVİR VE TESCİL HİZMETLERİNİN YÜRÜTÜLMESİ HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK
MADDE 1- 31/1/2018 tarihli ve 30318 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Araçların Satış, Devir ve Tescil Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Yönetmeliğin 31 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“(7) Plaka basmaya yetkili kuruluş tarafından bu Yönetmelikte belirtilen nitelik veya ölçülere aykırı plaka basıldığının trafik kolluğu tarafından tespiti halinde, tescil plakasının tekrar basımı için plaka basım talep belgesi aranmaz. Bahse konu plakalar, plaka basmaya yetkili kuruluş tarafından herhangi bir ücret talep edilmeksizin değiştirilir.”
MADDE 2- Aynı Yönetmeliğin 48 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “basımı/dağıtımı” ibaresi “basımı/dağıtımı, basımı sonrasındaki fotoğraf kayıtları” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 3- Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“Tescil plakaların nitelik ve ölçülerine dair geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 11- (1) 48 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendinde belirtilen plaka basımında kullanılacak kalıplar, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu tarafından 1/1/2027 tarihine kadar yetki verilen odalara dağıtılır. Bu tarihten önce yetkili kuruluş tarafından basılmış olup da mühürlü ve diğer güvenlik işaretleri bulunan araç tescil plakaları, 33 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendinde belirtilen ölçülere uygun kabul edilir.”
MADDE 4- Bu Yönetmeliğin;
a) 3 üncü, 4 üncü ve 5 inci maddeleri yayımı tarihinde,
b) Diğer maddeleri 1/1/2027 tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 5- Bu Yönetmelik hükümlerini Adalet Bakanı ile İçişleri Bakanı birlikte yürütür.