Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Ses Bariyeri | Gürültü Yalıtım Çözümü – SesBariyerleri.com.tr

Katlı yapılarda, stüdyolarda ve tadilat gören dairelerde gürültü şikâyeti çoğu zaman “yalıtım yapılmadı” cümlesiyle özetlenir. Oysa ses yalıtımında tek bir malzeme her sorunu çözmez. Yankıyı kesmek ile sesin duvardan geçişini azaltmak farklı mühendislik yaklaşımları gerektirir. Bu noktada bariyer ürünleri, hava kaynaklı gürültünün yapı elemanlarından sızmasını zorlaştırmak için devreye girer. Uzmanlar, bariyer seçiminde kalınlık kadar yoğunluk, esneklik ve montaj detayının da kritik olduğunu vurguluyor.

Ses Bariyeri Ne İşe Yarar?

Ses Bariyeri, yüksek yoğunluklu ve esnek bir katman olarak duvar, tavan veya sünger sistemleri arasına yerleştirilir. Amaç, ses enerjisinin malzemeden geçişini azaltmaktır. Yalnızca yutucu sünger kullanmak yankıyı kısaltabilir; ancak komşu daireden gelen televizyon veya konuşma sesinde bariyer katmanı olmadan beklenen sonuç alınamayabilir.

Ses Bariyeri uygulamaları; ev stüdyosu, prova odası, ofis toplantı alanı ve tadilat gören dairelerde sık tercih edilir. Doğru montajda derzlerin ve birleşim hatlarının kapatılması performansı doğrudan etkiler. Boşluk bırakılan noktalardan ses sızıntısı devam edebilir.

EPDM Bazlı Bariyerler

Piyasada farklı polimer bazlı bariyerler bulunur. EPDM, esnekliği, yaşlanma direnci ve saha uygulanabilirliği nedeniyle akustik projelerde sık kullanılır. Levha halinde kesilerek duvar, tavan veya katmanlı sünger sistemlerine entegre edilebilir.

Epdm ses bariyeri seçilirken kalınlık, yoğunluk ve esneklik birlikte değerlendirilmelidir. Çok sert ürünler köşe dönüşlerinde boşluk bırakabilir; çok yumuşak ürünler ise montajda sarkma yapabilir. Teknik föydeki değerler ve uygulama şeması, sahada sürprizi azaltır. Nemli yüzeylerde yapışma performansı ayrıca kontrol edilmelidir.

3 mm Bandı ve Yer Tasarrufu

Birçok proje, mevcut oda hacmini bozmadan yalıtım artırmak ister. Bu nedenle ince bariyerler öne çıkar. İnce ürünler yer kaybını azaltırken, doğru yoğunlukta kullanıldığında geçiş direncine katkı sağlar. Yine de “ince = yetersiz” veya “kalın = garanti” genellemeleri her mekân için geçerli değildir.

3 mm ses yalıtım bariyeri, sınırlı duvar kalınlığı olan dairelerde ve katmanlı sünger sistemlerinde sık değerlendirilir. Performans, bariyerin tek başına kullanılmasından çok; sünger, alçıpan veya mevcut duvar konstrüksiyonuyla nasıl kombine edildiğine bağlıdır. Keşif aşamasında mevcut duvar tipi ve hedef gürültü kaynağı netleştirilmelidir.

Gürültü Kontrolünde Bütüncül Yaklaşım

Bariyer mucizevi bir “sessizlik paneli” değildir. Ses; priz boşluklarından, doğramalardan, tesisat şaftlarından ve döşeme birleşimlerinden de taşınabilir. Bu yüzden yalnızca bir duvara bariyer yapıştırmak, diğer yollar açıksa beklentiyi karşılamayabilir.

Gürültü Bariyeri projelerinde önce sorun türü tanımlanmalıdır: darbe sesi mi, hava kaynaklı gürültü mü, yoksa makine titreşimi mi? Darbe sesinde zemin şiltesi; hava kaynaklı gürültüde bariyer ve yutucu kombinasyonu; titreşimde ise yalıtım takozları gündeme gelebilir. Yanlış teşhis, yanlış ürüne yatırım demektir.

Uygulama Alanları

Ev stüdyosu kuran içerik üreticileri, komşu ve sokak gürültüsünü kesmek ister. Müzik prova odalarında yüksek desibelin dışarı çıkmasını engellemek kritiktir. Ofislerde toplantı mahremiyeti, kliniklerde hasta mahremiyeti öne çıkar. Tadilat gören dairelerde ise ince bölme duvarlar ses geçişini artırdığı için bariyer detayı sık sorulur.

Katmanlı sistemlerde bariyer, iki yutucu katman arasına yerleştirilebilir. Bu yapı hem yutum hem geçiş azaltmayı hedefler. Montajda üst üste binen ekler ve kenar bantlaması, sızıntı riskini düşürür.

Montaj Pratikleri

Yüzey temiz, kuru ve düzgün olmalıdır. Bariyer kesilirken köşe dönüşlerinde boşluk bırakılmamalıdır. Priz ve menfez çevresi dikkatle detaylandırılmalıdır; aksi halde “zayıf halka” oluşur. Tavan uygulamalarında ürün ağırlığına uygun tespit yöntemi seçilmelidir.

Yangın sınıfı ve duman özellikleri, özellikle ticari ve kamu projelerinde sorgulanmalıdır. Teknik veri föyü, kalınlık, yoğunluk ve uygulama önerilerini içermelidir. Numune ile esneklik ve yapışma davranışı yerinde görülebilir.

Fiyat ve Teklif

Bariyer fiyatları kalınlık, yoğunluk, rulo/levha ebadı ve sipariş miktarına göre değişir. Metrekare birim fiyatı tek başına yanıltıcı olabilir; fire, yapıştırıcı ve işçilik teklifte netleştirilmelidir. Büyük projelerde toptan alım avantajı oluşabilir. Küçük stüdyolarda kritik yüzeylere odaklanmak bütçeyi korur.

Sık Sorulan Sorular

“Bariyer tek başına yeter mi?” Çoğu zaman yutucu veya konstrüksiyon detayıyla birlikte planlanmalıdır.

“3 mm her duvarda iş görür mü?” Duvar tipi ve gürültü kaynağına göre değişir; keşif önerilir.

“Kendim uygulayabilir miyim?” Küçük alanlarda mümkün; ticari projelerde profesyonel uygulama daha güvenlidir.

Sektörden Değerlendirme

Ses yalıtım ürünleri üreten firmalar, ev stüdyosu ve tadilat talebinin bariyer satışını artırdığını belirtiyor. Doğru teşhis ve detaylı montaj, yeniden uygulama maliyetini düşürüyor. Şeffaf teknik veri, satın alma kararını hızlandırıyor.

Sonuç

Ses bariyeri, hava kaynaklı gürültüyü yönetmek isteyen projelerde kritik bir katmandır. Doğru kalınlık, uygun polimer tipi ve boşluksuz montaj bir araya geldiğinde ölçülebilir iyileşme sağlanabilir. Keşif, teknik föy ve bütüncül planlama; başarılı bir yalıtım işinin temelidir.

Aramızdan ayrılanlar

MACİDE ALTIERLER VEFAT ETTİ
Merhum Niyazi ve merhume Emine Altıerler’in kızları, merhume Fatma Sofuoğlu, İlhan Altıerler ve Emel Uysal’ın ablaları, Çiğdem Pınar’ın annesi Macide Altıerler yaşında vefat etti. Merhume dün Eski Camide öğle namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

BARBAROS HAYRETTİN ARZAY VEFAT ETTİ
Edirne Devlet Hastanesinden emekli Barbaros Hayrettin Arzay yaşında vefat etti. Merhum Şerif Arzay ve Ümmügül Arzay’ın oğulları, Nurşen Arzay’ın eşi, Evren Arzay’ın babası olan merhum dün Lalapaşa Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

TÜ’de ‘Ufuk Avrupa’ buluşması

Trakya Üniversitesi, Avrupa Birliği’nin araştırma ve yenilik alanındaki en büyük fon programı olan Ufuk Avrupa Programı kapsamında düzenlenen “Edirne Ufuk Avrupa Ulusal Bilgi Günü” etkinliğine ev sahipliği yaptı.

Balkan Kongre Merkezi Senato Salonu’nda gerçekleştirilen etkinlik; TÜBİTAK tarafından “Ufuk Avrupa’da Türkiye” Teknik Destek Projesi kapsamında, Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti ortak finansmanıyla, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yürütücülüğünde organize edildi.

Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan, açılış konuşmasında üniversitenin uluslararasılaşma vizyonu ve sınır ötesi iş birliklerine dikkat çekti. Bulgaristan’dan gelen akademisyenler ile çevre üniversitelerden araştırmacıları selamlayan Prof. Dr. Tan, Trakya Üniversitesinin son yıllarda sınır ötesi iş birliği projelerine büyük önem verdiğini belirterek, araştırma birimlerinin yürüttüğü çalışmalarla uluslararası projelerin önümüzdeki dönemde artarak devam edeceğine inandığını ifade etti.

Trakya Üniversitesi Proje Koordinasyon Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Sertaç Arabacıoğlu ise programın içeriği hakkında bilgi vererek etkinliğin düzenlenmesine katkı sağlayan kişi ve kurumlara teşekkür etti.

Açılış oturumunda TÜBİTAK Ufuk Avrupa Programı Ulusal Koordinatörü Çağrı Yıldırım, Ufuk Avrupa Programı’nın yapısı, Türkiye’ye sunduğu fırsatlar, TÜBİTAK destek mekanizmaları ve FP10 perspektifine ilişkin sunum gerçekleştirdi.

Ardından TÜBİTAK EIC/EIE/EIT Ulusal İrtibat Noktası Erencan Bal, EIC, EIE, EIT ve EIT Higher Education Initiative (EIT HEI) kapsamında sunulan finansman ve iş birliği fırsatlarını tanıttı. Program, Teknik Destek Projesi Kıdemli Eğitmeni Dr. Nikolaos Floratos’un proje geliştirme, konsorsiyum oluşturma, proje yazımı, bütçelendirme ve proje yönetimine yönelik uygulamalı eğitimleriyle devam etti.

Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Eylem Bayır’ın da katıldığı program, interaktif soru-cevap oturumlarının ardından sona erdi. Katılımcılar, uzmanlarla birebir görüşme ve uluslararası iş ağlarını geliştirme fırsatı buldu.

Saros’a dereyle pis su!

İsmail DEMİRAY

Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Yüzme Suyu Takip Sistemi verilerine göre, Edirne Halk Sağlığı Laboratuvarı tarafından yürütülen Temmuz 2026 analizlerinde Enez sahilleri yüksek su kalitesi standartlarını korurken, ilçeye bağlı Gülçavuş – Sultaniçe köyleri arasında akan deredeki kirlilik sahilde yaşayan yazlıkçılar arasında tedirginlik yaratmaya devam ediyor.

SAHİLLE BULUŞAMAYAN DERE ŞİŞİYOR

İki köy arasında akan derenin üzerinde sahile sıfır olarak yapılan köprü yüzünden lodos esen dönemlerde deniz ile derenin arasındaki bağlantı kumlar yüzünden tıkanıyor.

Bir süre alt kodda kalan dere şişmeye başlıyor. Derede yoğun olarak biriken, arıtmadan ve çeltik tarlalarından gelen sular adeta durgun bir göl gibi günlerce bekliyor. Şişme sonunda çevredeki sitelerin ve tarlaların zarar görmemesi için dere ile deniz arasında köprünün altında biriken kumlar iş makinası tarafından kanal olarak açılınca derede biriken sıvılar hızlı bir şekilde denizle buluştuğunda şelale gibi bir görüntü ortaya çıkıyor.

SAHİLDEKİ KÖPRÜ VE YOL EN BÜYÜK SORUN

Köprü yapıldıktan sonra her yıl defalarca yinelenen bu sorun yüzünden yazlıkçılar bir çok defa yetkili makamlara baş vurmalarına karşın köprü sorunu çözüm bekliyor.

Sahilde görüştüğümüz ismini vermek istemeyen bir yazlıkçı;

“İki yıl önce yapılan arıtma sistemimizde sorunlar ne yazık ki devam ediyor. Gazetelerden öğrendik denizimizden alınan numuneler sonunda deniz suyumuzun “mükemmel” olması bizleri sevindirdi.

DEREDEN DE NUMUNELER ALINSIN

Şüphelerimiz devam ediyor. Numunelerin köprünün üst tarafından ve Sultaniçe köyünün üstünden de alınmasını talep ediyoruz. Bu dere neden bu kadar kirli akıyor? Denizden numuneler alınırken dereden de hem arıtmanın altından, hem de üstünden numuneler alınmasını istiyoruz. Bu sonuçlar da açıklamadan gönül rahatlığı ile denize giremiyeceğiz.

Bu sahillerde bizler, çocuklarımız, torunlarımız da denize giriyor. Gerekli numuneler alınıp sonuçlar açıklanmadan denize girmeyeceğiz aile olarak.alınan tahliller sonunda “mükemmel” olarak nitelendirilen Gülçavuş – Sultaniçe sahilinin ortasından akan derenin görüntüsü sahilde yaşayanlar tarafından çeşitli şekillerde yorumlanıyor.

SAHİLLE BULUŞAMAYAN DERE ŞİŞİYOR

İki köy arasında akan derenin üzerinde sahile sıfır olarak yapılan köprü yüzünden lodos esen dönemlerde deniz ile derenin arasındaki bağlantı kumlar yüzünden tıkanıyor.

Bir süre alt kodda kalan dere şişmeye başlıyor. Derede yoğun olarak biriken, arıtmadan ve çeltik tarlalarından gelen sular adeta durgun bir göl gibi günlerce bekliyor. Şişme sonunda çevredeki sitelerin ve tarlaların zarar görmemesi için dere ile deniz arasında köprünün altında biriken kumlar iş makinası tarafından kanal olarak açılınca derede biriken sıvılar hızlı bir şekilde denizle buluştuğunda şelale gibi bir görüntü ortaya çıkıyor.

SAHİLDEKİ KÖPRÜ VE YOL EN BÜYÜK SORUN

Köprü yapıldıktan sonra her yıl defalarca yinelenen bu sorun yüzünden yazlıkçılar bir çok defa yetkili makamlara baş vurmalarına karşın köprü sorunu çözüm bekliyor.

Sahilde görüştüğümüz ismini vermek istemeyen bir yazlıkçı; “İki yıl önce yapılan arıtma sistemimizde sorunlar ne yazık ki devam ediyor. Gazetelerden öğrendik denizimizden alınan numuneler sonunda deniz suyumuzun “mükemmel” olması bizleri sevindirdi.

DEREDEN DE NUMUNELER ALINSIN

Anacak, şüphelerimiz devam ediyor. Numunelerin köprünün üst tarafından ve Sultaniçe köyünün üstünden de alınmasını talep ediyoruz. Bu dere neden bu kadar kirli akıyor? Denizden numuneler alınırken dereden de hem arıtmanın altından, hem de üstünden numuneler alınmasını istiyoruz. Bu sonuçlar da açıklamadan gönül rahatlığı ile denize giremeyeceğiz.

Bu sahillerde bizler, çocuklarımız, torunlarımız da denize giriyor. Gerekli numuneler alınıp sonuçlar açıklanmadan denize girmeyeceğiz aile olarak” ifadelerini kullandı..

Keşan’ın balına ‘uluslararası’ tescil!

Olgay GÜLER

Edirne’nin Keşan ilçesinde İlyas Özgül’ün (57) ürettiği bal, İngiltere’nin başkenti Londra’da düzenlenen ve dünyanın en saygın yarışmalarından olan ‘International Honey Awards’ yarışmasında, poliflora (çok çiçekli bal) kategorisinde altın madalyaya layık görüldü.

Keşan’da yaşayan üretici İlyas Özgül, Hacettepe Üniversitesi’nde ekonomi lisansı, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde (ODTÜ) ise finans üzerine yüksek lisans yapmasının ardından uzun yıllar finans sektöründe çalıştı. 2002 yılında memleketi Keşan’da kendi adını taşıyan küçük bir işletme kurarak İspat Cami Mahallesi’nde bal üretmeye başlayan Özgül, İngiltere’nin başkenti Londra’da düzenlenen ‘London International Honey Awards 2026’, Türkçe adıyla ‘Londra Uluslararası Bal Ödülleri 2026’ yarışmasına katıldı. Uygulanan kör tadım testleri ve sıkı paketleme kriterleri gibi aşamalardan geçen Özgül’ün balı, yarışmada poliflora kategorisinde altın madalyaya layık görüldü.

‘SADECE BENİM ANALİZE GEREK DUYULMADAN YARIŞMAYA GİRDİ’

Aldığı sonucun hem Keşan hem de bölge ekonomisi açısından olumlu sonuçlar doğuracağını belirten Özgül, “Bu sonuca nasıl vardım? Benim biraz yabancı dilim var. Yabancı kaynakları okudum, yabancı uzmanlarla görüştüm. 200’ün üzerinde ulusal ve uluslararası kongreye katıldım. Arıcılar Birliği sayesinde standart arıcılığın ülkemizde nasıl yapıldığını gözlemleme şansım oldu. Değişik yörelerden, değişik arıcılarla, değişik metotlarla, değişik arıcılık yapan arkadaşlarla tanışma fırsatım oldu. Bütün bu bilgileri kafamda sentezleyerek en güzelini, en kalitelisini üretmenin yollarını ararken burada kendime butik bir işletme kurdum. Öğrendiğim, keşfettiğim şeyleri uyguladım. Geçen mart ayında bir arkadaşıma balımdan vermiştim. O da misafir ettiği bir arkadaşına ikram etmiş. O kişi de Londra’daki yarışmada ekspertizmiş. Balı kimin ürettiğini sormuş. Beni aradılar. Çok ısrar ettiler. 8 Nisan’da başvurumu yaptım. İstanbul’da yapılan ön elemeye 51 numune geldi. İngiltere’den de ekspertiz geldi. Sadece benim balım, ön laboratuvar analizine gerek duyulmadan direkt yarışmaya gitmeye hak kazandı. Balımız yarışmada poliflora kategorisinde altın madalya aldı” diye konuştu.

‘EMEĞİMİZİN, ÜLKEMİZİN ARKASINDAYIZ’

Yarışmada balın birçok eleme ve incelemeden geçtiğini söyleyen Özgül, “Yarışma o kadar objektif ki 6 tane numune gönderdim. Biri Londra’da, biri Fransa’da, biri Almanya’da tahlil oldu. 18 parametreden sonra komisyon tarafından değerlendiriliyor ve ödüller bu şekilde dağıtılıyor. Demek ki bizim balımızda ne bir kimyasal atık, ne bir zehir, ne de biyolojik, kimyasal bir negatif etkiye rastlanmadı. Bu benim için gurur verici bir olay. Ben her işimi böyle yapıyorum. Bu ayçiçeği balı ve ayçiçeği balının gerçek değerine ulaştığını Londra’daki yarışma tescilledi. Bundan sonra piyasada da biz bu işin arkasındayız. Emeğimizin, uğraşımızın, ülkemizin arkasındayız” dedi.

İlyas Özgül, kazandığı altın madalya ile bölgenin yerel üretim potansiyelini ve kalitesini uluslararası platformda da kanıtlamış olduklarını ve bunun hem kendileri hem de Türkiye için gurur verici olduğunu kaydetti.

Ağustos kurak başlıyor!

Temmuz ayında zaman zaman etkili olan sağanak yağışların ardından Edirne’de Ağustos ayına sıcak ve kurak hava damga vuracak. Meteorolojik tahminlere göre önümüzdeki 15 gün boyunca kentte yağış beklenmezken, sıcaklıklar 37 dereceye kadar yükselecek.

Temmuz ayında aralıklarla görülen sağanak yağışlarla bir nebze olsun nefes alan Edirne’yi, Ağustos ayının ilk yarısında yeniden sıcak ve kurak günler bekliyor.

15 günlük hava tahminine göre kentte önümüzdeki iki hafta boyunca yağış öngörülmüyor. Hava sıcaklıklarının gündüz 32 ile 37 derece arasında seyretmesi beklenirken, gece sıcaklıkları ise 17-20 derece aralığında olacak.

Tahminlere göre en yüksek sıcaklığın 5 Ağustos Çarşamba günü 37 dereceye ulaşması bekleniyor. Diğer günlerde ise sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi öngörülüyor.

Uzmanlar, uzun süre yağış görülmemesinin özellikle tarımsal üretimin yoğun olduğu bölgede sulama ihtiyacını artırabileceğine dikkat çekiyor. Meteorolojik tahminlerde önümüzdeki 15 günlük süreçte önemli bir yağış sistemi görünmezken, vatandaşların özellikle öğle saatlerinde yüksek sıcaklıklara karşı tedbirli olmaları öneriliyor.

DEBİLER

DSİ’nin bölgedeki ölçüm istasyonlarının verilerine göre, Meriç Nehri’nin Kirişhane mevkiinde 15 Haziran’da 136 metreküp olarak ölçülen debisi 14 Temmuz’da 53, dün 60, İpsala’da 209 metreküp olan debisi 14 Temmuz’da 61, dün  80 metreküp olarak belirlendi. Tunca’nın debisi ise Suakacağı’nda 15 Haziran’da 21 metreküp iken dün 14 Temmuz’da olduğu gibi yine 13 metreküp olarak ölçüldü. Nehirlerin 15 Haziran 14,  Temmuz ve 28 Temmuz 2026 tarihlerindeki debileri şöyle:

TUNCA

Elhova             7 – 7- 7            :

Suakacağı        21 – 13 – 13    :

MERİÇ

Harmanlı         70 – 30 – 31

Svilengrad       102- 38 – 40    :

Kirişhane         136 – 53- 60   :

İpsala              209 – 61- 80                            .

ERGENE

İnanlı               1 – 1 – 1

Lüleburgaz      3 – 2 – 2          :

Yenicegörece  7 – 5 – 5

Meteoroloji’nin 15 günlük tahmininde yağış görülmezken, gözler Trakya’nın can damarı Meriç, Tunca ve Arda nehirlerinin debilerine çevrildi. Özellikle tarımsal sulamanın yoğun olduğu dönemde nehirlerdeki su miktarının seyri üreticiler açısından önem taşıyor. Yağışsız geçmesi beklenen önümüzdeki iki haftada nehir debilerindeki azalmanın sürmesi halinde, tarımsal sulama ve su kaynakları üzerindeki baskının artabileceği değerlendiriliyor.

2026 Vizyonu Süreklilik ve Derinleşme

Gülseven OKALANER

Geçtiğimiz 2025 yılı 25-30 Ağustos günlerinde, “Eskikadın Köyü 1’nci: Felsefe Sosyal Bilimler Sanat ve İnsan Günlerini hayata geçiren ekip, bu yıl da Edirne Felsefe Günleri çalışmalarına hız verdi. Bu yıl, “Eskikadın  2’nci Uluslararası  Felsefe, Sosyal Bilimler Sanat ve İnsan Kampı” adıyla 10 – 15 Ağustos 2026 tarihleri arasında etkinliğin ikincisi düzenlenecek. 2026 yılı kampının vizyonunun Süreklilik ve Derinleşme olduğu belirtildi. 

Geçen yıl kamp; Edirne Belediyesi, Tuna Art & Academy Uygulamalı Drama, Felsefe, Sosyoloji ve Tiyatro Derneği, Edirne Eskikadın Köy Muhtarlığı, Uygulamalı Felsefe Derneği işbirliği ile gerçekleşti. Merkez noktası Eskikadın Köyü İlkokulu olan geçen yılki kamp; 28 Akademisyen ve 30 çalışma atölyesi ile gerçekleşmişti. “Edirne Eskikadın Köyü 2’nci Uluslararası Felsefe, Sosyal Bilimler, Sanat ve İnsan Günleri” kampına da Eskikadın Köyü ve köy halkı ev sahipliği yapacak.

Bu yıl da 10-15 Ağustos 2026 tarihleri arasında Eskikadın Köyünde 2’ncisi  gerçekleştirilecek kampın İletişim Sorumlusu Hakan Tuna olacak. İletişim için 0542 345 20 75 no’lu telefondan Hakan Tuna ile görüşme sağlanıp bilgi alınabilecek.

Edirne Felsefe Günleri’nin geçen yıl birincisi düzenlenen kampının Proje Yönetim Kurulunda; İstanbul Üniversitesi Felsefe Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nedim Yıldız, Drama, Felsefe, Sosyoloji ve Tiyatro Eğitmeni Salih Hakan Coşkuntuna, KLÜ Felsefe Doç. Dr. Elife Kılıç, Eskikadın Köy Muhtarı Şefket Akkurt, İ. Ü. Felsefe Doktora Öğrencisi  Dr. Ahmet Er, Uluslararası İlişkiler Uzmanı Gülen Gürsel yer almıştı.

Proje Yürütme Ekibinde de; Prof. Dr. Can Karaböcek  (KLÜ Felsefe Bölümü), Doç. Dr. Cem Şaban Tüysüz (T.Ü. Tarih Bölümü), Dr. Ali Sertan Beşer (T. Ü. Sosyoloji A. B. D. Felsefe), Dr. Umut Doğan (Arkeolog), Özlem Tuzcu (T. Ü. Arş. Grv. Müzik), Bülent Örs (Neyzen, Müzik Öğretmeni) Esen Öcel (İngilizce Öğretmeni), Şahver Yeşil (Transformal Nefes Koçu), İsmail Sancak Çavuşoğlu (Edine Belediyesi Meclis Üyesi ve Edirne Çiftçisi)

S. Hakan Coşkuntuna ile Yaratıcı Drama Atölyesi

HAKAN COŞKUNTUNA’DAN ESKİKADIN FELSEFE GÜNLERİ                                                               DEĞERLENDİRMESİ

“Disiplinler arası Bir Eylem Alanı; 2025 Edirne Felsefe, Sosyal Bilimler, Sanat ve İnsan Günleri’nin Ardından Tuna Art & Acaremy Kurucusu ve Drama, Felsefe, Sosyoloji ve Tiyatro Eğitmeni geçen yıl  birincisi düzenlenen kampla ilgili bir değerlendirme yaptı: 25-30 Ağustos 2025 tarihleri arasında, 27 akademisyenin rehberliğinde ve 30 farklı atölye çalışmasıyla hayata geçirilen programımız, teorik bilginin yaşam pratikleriyle özdeşleştiği sosyo-pedagojik bir laboratuvar işlevi görerek başarıyla tamamlandı. Köy ortamının sunduğu otantik zeminde gerçekleştirilen bu etkinlik; 200’ü aşkın katılımcının yanı sıra Eskikadın Köyü sakinleri, Atatürkçü Düşünce Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Emekliler Derneği gibi sivil toplum kuruluşları ile Edirne Belediyesi ve Edirne Ticaret ve Sanayi Odası mensuplarının dâhil olduğu geniş bir paydaş kitlesini bir araya getirdi.

Edirne Belediyesi Sosyal Tesislerinde katılımcılar ve akademisyenler, uzmanlar, sanatçılarla akşam yemeği

Felsefeden sosyal bilimlere, sanatsal disiplinlerden biyoetiğe uzanan bu süreç; bireyin rasyonel kimliğini Türk düşünce geleneğinin zengin mirasıyla yeniden inşa etmeyi merkezine almıştır. Paneller, oda orkestrası dinletileri (Klasik, Jazz, Blues), solo konserler ve arkeolojik kazı çalışmalarıyla zenginleşen program, yerel halk ve sivil toplum bileşenleriyle kurulan diyalog sayesinde akademik bilgiyi kamusal bir faydaya dönüştürmüştür. Özellikle yaratıcı drama aracılığıyla somutlaşan “görev ötesi eylem” bilinci (I. Kant ve J.S. Mill), farklı toplumsal kesimlerin ortak bir entelektüel zeminde buluştuğu sosyolojik bir temsiliyet alanı yaratmıştır  (Bourdieu: kültürel sermaye ve özel alan). Stylus Cafe’de açılan resim sergisi ile bu kolektif üretim, sanat ve düşüncenin toplumsal sınırları aşan birleştirici gücünü teyit etmiştir.

Edirne Belediyesi Oda Triosu

2026 VİZYONU SÜREKLİLİK VE DERİNLEŞME

2025 kampının yarattığı bu geniş ölçekli entelektüel ve toplumsal ivmeyi sürdürülebilir kılmak adına, 10-15 Ağustos 2026 tarihlerinde yine aynı nitelikli akademik kadro ve paydaş yapısıyla bir araya geliyoruz. Gelecek yılki programımız; drama, felsefe, sosyoloji, coğrafya, edebiyat, müzik, sinema ve arkeoloji ekseninde benzer bir disiplinler arası odakla, ‘İnsan’ kavramını kolektif bir bilinçle yeniden okumaya ve anlamlandırmaya devam edecektir. Geçmişin kadim bilgeliğini geleceğin inşasına taşıyan bu akademik ve sanatsal yürüyüş, her yıl daha da genişleyen katmanlarıyla öngördüğü ilerlemeler ile devam edecektir.”

Köy kadınları ile “Özel Mülkiyet, farkındalık” çalışması

Uzunköprü Belediyesi’nden kiralık işyerleri ve tarım arazisi

Uzunköprü Belediyesi’ne ait Halise Hatun Mahallesi, Rıza Efendi, Muradiye Mahallesi, Atatürk Mahallesi’nde bulunan işyerleri ve Muradiye Mahallesi’ndeki tarım arazileri Açık Teklif (Artırma) Usulü ile kiraya verilecek.

Uzunköprü Belediye Başkanlığı’ndan yapılan konuya ilişkin duyuruya göre, 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunun 1. ve 45. maddeleri gereğince kiraya verilecek olan işyerleri ve tarım arazilerine ilişkin ihale  5 Ağustos 2026 Çarşamba günü saat 10:00 ile 13.20 arasında Belediyenin Atatürk Kültür Merkezi Hizmet binası 2. katta bulunan ihale odasında İhale Komisyonu (Belediye Encümeni)  huzurunda yapılacak.

Kiraya verilecek olan Muradiye Mahallesi Yayalar Ovası Mevkii 1713 ada,1 Parsel 11.867,51m²  adresinde bulunan  taşınmaz ve 1709 ada, 2 Parsel 1.928,48 m² adresinde bulunan (tarım arazileri) 01/09/2026 tarihinden 31/08/2028 tarihine kadar 2 (iki) yıllığına icara verilecek.

Muradiye Mahallesi Anabacı Caddesi Belediye İş Merkezi No:13 adresinde bulunan taşınmaz (işyeri) 1 (bir) aylık kira muhammen bedeli 4.600,00,- TL. Geçici teminatı 2.250,00- TL

Halise Hatun Mahallesi Anabacı Caddesi Belediye İş Merkezi No:19 adresinde bulunan taşınmaz (işyeri) 1 (bir) aylık kira muhammen bedeli 4.600,00,- TL. Geçici teminatı 2.250,00- TL.

Halise Hatun Mahallesi Anabacı Caddesi Belediye İş Merkezi No:32 adresinde bulunan taşınmaz (işyeri) 1 (bir) aylık kira muhammen bedeli 4.600,00,- TL. Geçici teminatı 2.250,00- TL.

Halise Hatun Mahallesi Anabacı Caddesi Belediye İş Merkezi No:1-2 adresinde bulunan taşınmaz (işyeri) 1 (bir) aylık kira muhammen bedeli 21.300,00,- TL. Geçici teminatı 10.250,00- TL.

Halise Hatun Mahallesi Anabacı Caddesi Belediye İş Merkezi No:17 adresinde bulunan taşınmaz (işyeri) 1 (bir) aylık kira muhammen bedeli 4.600,00,- TL. Geçici teminatı 2.250,00- TL.

Halise Hatun Mahallesi Anabacı Caddesi Belediye İş Merkezi No:14 adresinde bulunan taşınmaz (işyeri) 1 (bir) aylık kira muhammen bedeli 4.600,00,- TL. Geçici teminatı 2.250,00- TL.

Halise Hatun Mahallesi Anabacı Caddesi Belediye İş Merkezi No:11/101 adresinde bulunan taşınmaz (işyeri) 1 (bir) aylık kira muhammen bedeli 4.500,00,- TL. Geçici teminatı 2.250,00- TL.

Halise Hatun Mahallesi Anabacı Caddesi Belediye İş Merkezi No:20 adresinde bulunan taşınmaz (işyeri) 1 (bir) aylık kira muhammen bedeli 4.600,00,- TL. Geçici teminatı 2.250,00- TL.

Halise Hatun Mahallesi Anabacı Caddesi Belediye İş Merkezi No:3/4 adresinde bulunan taşınmaz (işyeri) 1 (bir) aylık kira muhammen bedeli 14.000,00,- TL. Geçici teminatı 6.750,00- TL.

Halise Hatun Mahallesi Anabacı Caddesi Belediye İş Merkezi No:23 adresinde bulunan taşınmaz (işyeri) 1 (bir) aylık kira muhammen bedeli 6.600,00,- TL. Geçici teminatı 3.200,00- TL.

Halise Hatun Mahallesi Anabacı Caddesi Belediye İş Merkezi No:21 adresinde bulunan taşınmaz (işyeri) 1 (bir) aylık kira muhammen bedeli 4.600,00,- TL. Geçici teminatı 2.250,00- TL.

Rıza Efendi Mahallesi Yayalar Sokak Köy Terminali Çay Ocağı No:16  (çay ocağı) bulunan taşınmaz (işyeri) 1 (bir) aylık kira muhammen bedeli 7.700,00,-TL. Geçici teminatı 8.500,00,-TL.

Atatürk Mahallesi Muhittin Bağlar Sokak No:109 adresinde bulunan 9 nolu taşınmaz (işyeri) 1 (bir) aylık kira muhammen bedeli 4.700,00,-TL.Geçici Teminatı 3.150,00,-TL

Muradiye Mahallesi Yayalar Ovası Mevkii 1713 ada,1 Parsel 11.867,51 m²  adresinde bulunan  taşınmazın (tarım arazisi) her bir dekar için 1 (bir) yıllık icar muhammen bedeli 4.000,00,-TL. Geçici Teminatı 3.000,00,-TL.

Muradiye Mahallesi Yayalar Ovası Mevkii 1709 ada,2 Parsel 1.928,48 m²  adresinde bulunan  taşınmazın (tarım arazisi) her bir dekar için 1 (bir) yıllık icara muhammen bedeli 4.000,00,-TL. Geçici Teminatı 500,00,-TL.