Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Balık yerine mermi buldu!

Olgay GÜLER

Edirne’nin Saros Körfezi’ne kıyısı bulunan Enez ilçesine bağlı Karaincirli köyü sahilinde serinlemek için denize giren Yücel Aydemir, yüzdüğü sırada patlamamış top mermisi buldu.

Karaincirli köyü sahilinde serinlemek için denize giren Yücel Aydemir, yaklaşık 10 metre açıkta 50 santimetre uzunluğunda top mermisi buldu. Top mermisini kıyıya çıkartan Aydemir, durumu yetkililere bildirdi. İhbar üzerine olay yerine jandarma ve sahil güvenlik ekipleri sevk edildi.

Patlamadığı değerlendirilen top mermisi, incelemenin ardından imha edilmek üzere götürüldü

Valilikte Kırkpınar toplantısı

665’nci kez yapılacak olan Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri ile ilgili olarak Edirne Vali Yunus Sezer’in başkanlığında toplantı yapıldı.
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’ın yanısıra ilgili daire yöneticileri ve belediye temsilcilerinin katıldığı toplantıda Kırkpınar haftası için alınan önlemler bir kez daha gözden geçirilerek yeni önlemler için kararlar alındı.


Asırlık geleneğin büyük coşkusu, 29 Haziran Pazartesi günü saat 10.00’da Edirne Belediyesi Kırkpınar Davul-Zurna Ekibi’nin, Tarihi Belediye Binası önünde Belediye Başkanı Filiz Gencan’ı karşılamasıyla başlayacak.
3 Temmuz Cuma günü sabah saatlerinde ise Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan ile Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu Başkanı İbrahim Türkiş, 664 ve 665. Kırkpınar Ağası Ufuk Özünlü’yü Selimiye Meydanı’nda karşılayacak. Ardından Sarayiçi’nde açılış töreni yapılacak.

‘Sonuna kadar Özgür Özel’leyiz’

Cumhuriyet Halk Partisi Edirne Milletvekili Aday Adayı. Uzunköprülü iş insanı Namık Kemal Oğuz, kamuoyunda tartışılan “mutlak butlan” süreci ve parti içinde yaşanan son gelişmelere ilişkin sert ve net bir açıklama yaptı.

Son günlerde İzmir örgütünde yaşanan görevden almalara ve parti içi tasfiye girişimlerine tepki gösteren Oğuz, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“İl Başkanlarımızı Görevden Alıp CHP’yi Parçalıyorlar!”

“Son günlerde partimizin kalesi olan İzmir başta olmak üzere, il başkanlarımızın görevden alınması ve örgütlerimizin dizayn edilmeye çalışılması kabul edilemez bir noktaya gelmiştir. Açıkça ifade ediyorum: İl başkanlarımızı görevden alarak, bu partiyi köklerinden koparmaya ve CHP’yi parçalamaya çalışıyorlar. Örgütün iradesini hiçe sayan bu hamleler, partimize ve iktidar yürüyüşümüze sadece zarar vermektedir.”

“Kemal Bey’i Anlamakta Zorlanıyorum”

“Eski Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu süreçte takındığı tutumu, hukuki zorlamaları ve örgütü bölen hamlelerin arkasında durmasını anlamakta ciddi şekilde zorlanıyorum. Parti tabanımız ve halkımız yaşanan bu gelişmeleri, bu koltuk hırsını derin bir kırgınlıkla takip ediyor. Siyaset iddia işidir ancak bu iddia partiyi imha etme noktasına varmamalıdır.

“Sonuna Kadar Özgür Özel’in Yanındayız”

Bu kaos ve parçalama operasyonunun karşısında, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in izlediği demokratik ve birleştirici siyasi çizgiyi sonuna kadar destekliyorum. Özgür Özel’in CHP’nin başında kalarak, partiyi bu yıpratma operasyonlarına karşı savunmasını ve mücadeleyi sürdürme politikasını çok doğru buluyorum. Biz buradayız ve sonuna kadar Genel Başkanımızın yanındayız.”

“Gerekirse Yeni Bir Yol Açılır; Son Sözü Millet Söyler”

Yaşanan bu süreç yalnızca hukuki bir tartışma değil, CHP’nin geleceğini karartma hamlesidir. Demokratik mücadele genel merkez koridorlarında ya da mahkeme salonlarında değil, halkın içinde sürdürülmelidir. Biz sadece kendi seçmenimizden değil, bu ülkede demokrasi ve hukuk isteyen tüm kesimlerden destek alıyoruz.

Şunu kimse unutmasın: Siyasi gelişmeler eğer mevcut yapıyı içinden çıkılmaz ve sürdürülemez bir hale getirirse, gerekirse yeni bir yol açılır, yeni seçenekler değerlendirilir. Önemli olan parti tabelaları değil, milletin asil iradesidir. Halkın desteği hangi yapının arkasında toplanırsa, siyaset orada şekillenir. Son sözü her zaman millet söyler. Parti tabanımızı ve tüm örgütümüzü bu süreçte uyanık olmaya, olası tüm gelişmelere karşı dimdik hazırlıklı olmaya davet ediyorum.”

Sağlıkçılardan ‘hak’ çığlığı!

Olgay GÜLER

Genel Sağlık-İş Edirne Şube Başkanı Abdülkadir Çınar, sağlık sistemini ayakta tutan sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin her geçen gün yeni bir hak kaybı, belirsizlik ve adaletsizlikle karşı karşıya bırakıldığını söyledi.

Genel Sağlık-İş Sendikası tarafından, Sultan 1’inci Murat Devlet Hastanesi önünde basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamada, çalışanların yaşadıkları hak kayıplarına dikkat çekilirken, en ağır sorun yaşayan alanlardan birinin de 112 Acil Sağlık Hizmetleri olduğu belirtildi. Açıklamayı, sendikanın Edirne Şube Başkanı Abdülkadir Çınar okudu.

‘KAMU YÖNETİMİ EŞİTLİK İLKESİYLE YÜRÜTÜLMELİ’

Çınar, sağlık sistemini ayakta tutan sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin her geçen gün yeni bir hak kaybıyla, belirsizlikle ve adaletsizlikle karşı karşıya bırakıldığını söyledi. Çınar, “Sorunları çözmekle yükümlü olan siyasi iktidarın liyakatsiz yöneticileri, emekçilerin alın terini korumak yerine haklarını budayan uygulamalar üretmekte, sağlık hizmetini sürdürenleri adeta cezalandırmaktadır. Bugün yaşanan tablo, plansızlığın, iş bilmezliğin ve sağlık hizmetini maliyet kalemi olarak gören politikaların kaçınılmaz sonucudur. Bayram döneminde uygulanan idari izin hesaplamaları bunun en açık örneklerinden biridir. Her zaman olduğu gibi bu bayramda da aynı kurumda çalışan sağlık emekçileri arasında farklı çalışma süreleri esas alınarak yapılan hesaplamalar nöbet usulü çalışanları 13 saatlik ücret kaybına uğratmıştır. Aynı idari izin uygulamasında mesaili çalışanlar için farklı, nöbet usulü çalışanlar için farklı aylık mesai hesabı yapılmasının hiçbir hukuki dayanağı bulunmamaktadır. Kamu yönetimi keyfiyetle, ben yaptım oldu ile değil eşitlik ilkesiyle yürütülmelidir” dedi.

‘GECE ÇALIŞMA ÜCRETİ, GÜNDÜZDEN EN AZ İKİ KAT ÖDENMELİ’

Dünyada gece çalışmasının karşılığı olarak, gündüz mesai ücretinin en az iki katı ödendiğini dile getiren Çınar, “Genel sağlık-İş olarak yıllardır talebimiz de gece çalışma saatlik ücreti gündüz mesai saatlik ücretinin iki katı olarak ödenmesidir. 8. Dönem toplu sözleşmede kazanım olarak yetkili konfederasyonun kabul ettiği fazla mesaiye denk gelen gece çalışması için fazla mesai ücreti üzerinden yüzde 10 fazla ödeme yapılmasının emeğin karşılığı olarak bir anlamı yoktur ki bu bile bazı illerde ödenip bazılarında ödenmemektedir. Aynı Bakanlığa bağlı kurumlarda dahi farklı uygulamaların ortaya çıkması, çalışma barışını zedelediği gibi hukuki güvenlik ilkesini de ortadan kaldırmaktadır. Sağlık ve sosyal hizmet emekçileri yoruma açık uygulamalarla değil, açık ve eşit kurallarla görevini yapmak istemektedir. Hakları genişletmesi gereken toplu sözleşme hükümlerinin daraltıcı yorumlarla etkisiz hale getirilmesi sağlık çalışanlarının emeğini sömürmek demektir” diye konuştu.

‘SAHADAN YÜKSELEN TALEPLERE KULAK TIKANIYOR’

En ağır sorun yaşanan alanlardan birinin de 112 Acil Sağlık Hizmetleri olduğunu söyleyen Çınar, “Hayat kurtarmak için saniyelerle yarışan sağlık emekçileri; personel yetersizliğiyle, sağlıksız çalışma koşullarıyla, keyfi görevlendirmelerle ve ücret adaletsizliğiyle de mücadele etmektedir. Fiziki koşulları yetersiz istasyonlar, kilometresi çok eski ve bozuk ambulanslar, artan iş yükü, eksik ekip sayıları ve yanlış planlamalar hem çalışanların tükenmesine, hem de vatandaşın sağlık hizmetine geç ulaşmasına neden olmaktadır. Buna rağmen yıllardır sahadan yükselen taleplere kulak tıkanmaktadır. Aynı riski taşıyan, aynı özveriyle çalışan 112 emekçilerinin ek ödeme sisteminde ikinci basamak sağlık emekçilerine göre katbekat düşük ücretlerle karşı karşıya bırakılmasıdır. Eşit işe eşit ücret ilkesini hiçe sayan bu anlayış, sağlık emekçileri arasında ayrımcılık yaratmakta ve çalışma motivasyonunu zedelemektedir. Sağlık sisteminin yükünü omuzlayanları görmezden gelen bir yönetim anlayışı, kamucu sağlık hizmetinin geleceğini de riske atmaktadır” şeklinde konuştu.

‘SORUNLAR GÖRMEZDEN GELİNDİKÇE KRİZ DAHA DA DERİNLEŞECEK’

Genel Sağlık-İş olarak taleplerini sıralayan Çınar, “Bir kez daha çağrımızı yineliyoruz. Bayram mesai hesaplamalarındaki ücret kayıpları derhal giderilmeli, gece çalışma ücretlerindeki uygulama farklılıkları sonlandırılmalı, toplu sözleşme hükümleri sağlık emekçileri lehine eksiksiz uygulanmalıdır. 112 Acil Sağlık Hizmetlerinde ekip ve ambulans sayıları gerçek ihtiyaçlara göre artırılmalı, keyfi görevlendirmeler sona ermeli, istasyonların fiziki koşulları iyileştirilmeli ve ücret adaletsizliği ortadan kaldırılmalıdır. Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin hakkını teslim etmek devletin en temel yükümlülüğüdür. Emekçilerin haklarını yok sayan, sorunları görmezden gelen anlayış değişmedikçe sağlık sistemindeki kriz derinleşmeye devam edecektir. Genel Sağlık-İş, sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin emeğini, onurunu ve kazanılmış haklarını savunmaya; hukukun, eşitliğin ve kamusal sağlık hizmetinin sesi olmaya kararlılıkla devam edecektir” ifadelerini kullandı.

Küçük Kutlamalar İçin En Tatlı Çözüm: En Uygun 4 Kişilik Pasta Fiyatları

Hayatın koşturmacası içinde unutulmaya yüz tutmuş bir gerçek var: Mutluluğu kutlamak için kalabalık bir misafir listesine her zaman ihtiyaç duyulmuyor. Eşle paylaşılan sessiz bir yıl dönümü, en yakın arkadaşla geçirilen samimi bir akşam ya da çekirdek aileyle sınırlı tutulan mütevazı bir doğum günü, çoğu zaman büyük organizasyonlardan çok daha unutulmaz hatıralar bırakabiliyor. İşte bu noktada 4 kişilik pasta fiyatları, küçük kutlamaların bütçesini doğrudan etkileyen bir konu olarak öne çıkıyor. Küçük boyutlu pastaların hem ekonomik hem de israfı önleyen yapısı, son dönemde tüketicilerin bu seçeneklere yönelmesini sağlayan en önemli etkenlerden biri olarak biliniyor.

Küçük Boyutlu Pastalara İlginin Artmasının Ardında Ne Var?

Sosyolojik araştırmalar, çekirdek ailelerin yaygınlaşmasıyla birlikte kutlama alışkanlıklarının da köklü biçimde değiştiğini ortaya koyuyor. Eskiden büyük aileler ve geniş misafir grupları için hazırlanan dev boyutlu pastalar, yerini daha kompakt ve özenli seçeneklere bırakmaya başlamış durumda. Çiftler için planlanan romantik akşam yemekleri, ev arkadaşlarıyla yapılan içten kutlamalar ya da pandemi sonrası benimsenen küçük buluşma kültürü, bu dönüşümün başlıca tetikleyicileri arasında sayılıyor. Üstelik artan yaşam maliyetleri, tüketicileri ihtiyacından fazlasını satın almamaya yönlendirdiğinden 4 kişilik pasta talebi her geçen yıl katlanarak artıyor. Pastacılık sektörü temsilcileri, bu küçük boyutun aslında lezzetten ödün vermeyen ama bütçeyi koruyan akıllı bir seçim olduğunu vurguluyor.

Hangi Faktörler Bu Boyuttaki Pastaların Fiyatını Şekillendiriyor?

Küçük boyutlu olsa da bir pastanın fiyatını belirleyen unsurlar oldukça çeşitli. Pastane ustaları, fiyatlandırma yaparken birden fazla değişkeni hesaba katıyor:

  • Pastanın iç dolgusu: Frambuazlı, vişneli ya da fındık ezmeli gibi premium dolgular maliyetin üzerine yansıyor
  • Kullanılan krema türü: Pastacı kreması, ganaj veya tereyağı kreması arasındaki fark fiyata doğrudan etki ediyor
  • Süsleme detayları: Yenilebilir altın varak, taze meyve ya da el yapımı figürler işçilik ücretini artırıyor
  • Pastanenin konumu: Şehir merkezindeki butik pastaneler ile mahalle fırınları arasında fiyat farkları doğal olarak oluşuyor

Bu değişkenlerin her biri bir araya geldiğinde, aynı boyutta görünen iki pasta arasında bile gözle görülür fiyat farkları ortaya çıkabiliyor.

Bütçe Dostu Bir Seçim Yaparken Hangi İpuçları İşe Yarıyor?

Uygun fiyatlı bir 4 kişilik pasta arayışında olanlar için kalite ve ekonomiyi bir arada tutmak mümkün. Tüketici davranışı analistleri, bu konuda etkili tercihler yapabilmek için bazı pratik yolları öneriyor:

  1. Sade tasarımlı, abartısız süslemeye sahip pastaları öncelikli olarak değerlendirmek
  2. Mevsim meyveleriyle hazırlanmış çeşitleri tercih etmek, çünkü ithal ürünler maliyeti yükseltiyor
  3. Pastanelerin sosyal medya hesaplarındaki haftalık kampanyaları takip etmek
  4. Önceden sipariş vererek son dakika acele ücretlerinden kaçınmak
  5. Yorum puanı yüksek ancak gösterişten uzak pastaneleri keşfetmek

Bu yöntemler, kutlamanın keyfini bozmadan bütçeyi de korumanın kapısını aralıyor.

Küçük Bir Pasta Büyük Bir Anıya Nasıl Dönüşür?

Pastanın boyutu küçük olsa da o anın anlamı çok daha büyük olabiliyor. Psikologlar, küçük kutlamaların samimiyet düzeyinin paylaşımı derinleştirdiğini ifade ediyor. Mum üflenirken çekilen bir fotoğraf, dilek tutarken paylaşılan kahkaha ya da ilk dilimin sevdiğine uzatılması gibi detaylar, kalabalık kutlamalarda fark edilemeyecek nüansları içeriyor. Bu yüzden pasta seçilirken sadece fiyatın değil, kutlamanın ruhuna uygun bir sunumun da gözetilmesi büyük önem taşıyor.

O Mütevazı ama Anlamlı Kutlama İçin Hangi Pastayı Seçmeli?

Küçük kutlamalarınıza ihtişam katacak tüm 4 kişilik pasta seçeneklerini görmek için hemen Tarihi Safranbolu Fırını menüsüne göz atın ve bütçenize uygun favorinizi belirleyin. Sevdiklerinizle paylaşacağınız o özel anı unutulmaz kılmak için vakit kaybetmeden siparişinizi oluşturun. Damak tadınıza hitap eden bu eşsiz lezzetleri sofranıza taşımanın en kısa yolunu keşfetmek için şimdi tercihinizi yapın ve farkı ilk dilimde yaşayın!

Uyuşturucuda dev operasyon

Edirne’nin de aralarında bulunduğu 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik son 2 haftada düzenlenen operasyonlarda 1.926 şüpheli yakalanırken, 976’sı tutuklanırken, 376’sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.

Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; İl Emniyet Müdürlükleri Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince uyuşturucu madde ticareti yapan şahıslara yönelik operasyonlar gerçekleştirildi.

2 bin 889 ekip, 5 bin 455 personel, 25 hava aracı ve 53 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla gerçekleştirilen operasyonlar sonucunda 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ve 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildi.

Bursa, Niğde, Gaziantep, Kırıkkale, İstanbul, Ordu, İzmir, Trabzon, Adana, Düzce, Ankara, Tokat, Antalya, Yozgat, Konya, Isparta, Manisa, Kırklareli, Samsun, Karabük, Mersin, Adıyaman, Şanlıurfa, Afyonkarahisar, Tekirdağ, Rize, Balıkesir, Yalova, Muğla, Edirne, Kayseri, Erzincan, Hatay, Kırşehir, Denizli, Kilis, Diyarbakır, Nevşehir, Kocaeli, Şırnak, Osmaniye, Sinop, Uşak, Bingöl, Eskişehir, Burdur, Malatya, Hakkâri, Sakarya, Kastamonu, Sivas, Muş, Kahramanmaraş, Zonguldak, Batman, Bilecik, Amasya, Bitlis, Elazığ, Bolu, Aydın, Kars, Van, Artvin, Çorum, Siirt, Aksaray, Erzurum, Kütahya, Ağrı, Mardin, Bayburt, Çanakkale, Çankırı, Karaman ve Giresun’da düzenlenen operasyonlarda 1.926 şüpheli yakalandı.

Yakalanan şüphelilerden 976’sı tutuklanırken, 376’sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğer şüphelilerin işlemleri devam ediyor.

Kahraman polislerimizi, Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz.

EFOD’tan Yunanistan’da sergi

Edirne Fotoğraf Sanatı Derneği (EFOD) ile Yunanistan’ın Aleksandrapoli kentinde faaliyet gösteren Trakya Yaratıcı Fotoğrafçılık Derneği arasında yaklaşık 15 ay önce imzalanan ortak iş birliği protokolü kapsamında yürütülen “Karşılıklı Bakışlar” adlı uluslararası fotoğraf projesi ilk sergisiyle sanatseverlerle buluşuyor.

Koordinatörlüklerini EFOD Başkanı Serdar İyiiz ile Trakya Yaratıcı Fotoğrafçılık Derneği Başkanı Dimosthenis Karageorgiou’nun yürüttüğü uzun soluklu ortak fotoğraf çalışmasının ilk sergisi, 27 Haziran Cumartesi günü Aleksandrapoli’de ziyarete açılacak. Serginin resmi açılışı ise 28 Haziran Pazar günü saat 20.00’de Aleksandrapoli Belediye Başkanı’nın katılımıyla gerçekleştirilecek.

Türkiye ve Yunanistan’ın iki komşu ülke olarak ortak kültürel değerler etrafında buluşmasını amaçlayan proje kapsamında, her iki derneğin üyelerine ait fotoğraf çalışmaları sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Proje çerçevesinde açılması planlanan ikinci sergi ise sonbahar aylarında Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

Bu anlamlı iş birliğinin kurulmasında önemli katkılar sunan eski Yunanistan Edirne Konsolosu Aris Radiopoulos da proje sürecinde iki derneğin bir araya gelmesine öncülük eden ve ilişkilerin gelişmesine destek veren isimlerden biri oldu. Kültür ve sanat aracılığıyla kurulan bu dostluk köprüsü, iki komşu ülke halkları arasındaki karşılıklı anlayış ve yakınlaşmaya da katkı sağlamayı hedefliyor.

Başkan Serdar İyiiz, EFOD olarak sergide yeralacak 60 adet olan sergi fotoğrafları da Yunan fotoğrafçı dostlarına teslim ettiklerini paylaştı.

Her iki derneğin üyeleri, fotoğraf odaklı bu iş birliğinin yalnızca kültürel etkileşime değil, aynı zamanda Türkiye ve Yunanistan halkları arasındaki barış, dostluk ve dayanışmanın güçlenmesine de katkı sağlayacağına inanıyor.

Proje kapsamında gerçekleştirilen sergi, fotoğraf baskıları, çerçeveleme çalışmaları, katalog hazırlıkları, ulaşım ve konaklama gibi tüm giderler, her iki derneğin üyeleri tarafından karşılanıyor.Efod Yunanistan Atölyesi Fotoğrafçıları ve dernek üyeleri sergi açılışına kendi imkanlarıyla  tuttukları bir otobüsle gideceklerdir.Tamamen gönüllülük esasına dayalı olarak sürdürülen bu çalışma, sınır ötesi kültürel dayanışmanın önemli bir örneğini oluşturuyor.

EFOD, gelecekte benzer uluslararası fotoğraf projelerini Balkan ülkelerindeki diğer fotoğraf dernekleriyle de hayata geçirerek kültürel iş birliklerini geliştirmeyi hedefliyor.

Dernek yetkilileri, 28 Haziran’da yolu Aleksandrapoli’ye düşen tüm üyeleri ve sanatseverleri “Karşılıklı Bakışlar” sergisinin açılışında birlikte olmaya davet etti.

TREDAŞ’a Altın Ödül

Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş. (TREDAŞ) ve Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) 1. Bölge Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen “Trakya’nın Kuşlarını Halkalıyoruz” projesi, pazarlama ve iletişim dünyasının prestijli ödüllerinden Brandverse Awards 2026’da altın ödülün sahibi oldu.

TREDAŞ, Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) 1. Bölge Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen “Trakya’nın Kuşlarını Halkalıyoruz” projesi ödülleri toplamaya devam ediyor. Proje, 19 Haziran’da Hilton İstanbul Bomonti Hotel & Conference Center’da düzenlenen Brandverse Awards ödül töreninde Sosyal Sorumluluk ve Sürdürülebilirlik alanında, “Hedefler İçin Ortaklıklar” kategorisinde altın ödüle layık görüldü.

Trakya’nın sembol türlerinden leylekler ve şah kartallar başta olmak üzere bölgedeki kuş türlerini korumayı amaçlayan proje, doğa ile uyumlu enerji yönetimi ve biyoçeşitliliğin korunmasına odaklanıyor. Elektrik hatlarından kaynaklanabilecek olumsuz etkilerin azaltılmasını ve kuşlar için güvenli göç koridorlarının oluşturulmasını sağlayan çalışma, aynı zamanda kuş konmaları kaynaklı olası kesintilerin de önüne geçerek bölgedeki enerji arz güvenliğini artırıyor.

Doğayla uyumlu enerji altyapılarının yaygınlaştırılmasını hedefleyen projenin ilk yılında, 47 leylek ve 11 şah kartal halkalanarak göç yolları ve yaşam alışkanlıkları izlemeye alındı. Proje kapsamında yalnızca teknik uygulamalarla sınırlı kalınmayıp, kırsal bölgelerde düzenlenen halk bilgilendirme toplantılarıyla vatandaşlar ve muhtarlarla bir araya gelinerek kuşların korunması, güvenli göç koridorlarının önemi ve biyoçeşitliliğin sürdürülebilirliği konusunda farkındalık çalışmaları da gerçekleştirildi. Projenin 5 yıllık vizyonu kapsamında ise toplamda 500 leylek ve 100 şah kartalın halkalanarak izlenmesi ve koruma çalışmalarının toplumun katkısıyla daha da güçlendirilmesi hedefleniyor.

“Doğa koruma bilincini tüm bölgede güçlendirmeyi sürdüreceğiz”

Ödülle ilgili değerlendirmede bulunan TREDAŞ Genel Müdürü Necati Ergin, “Göçmen kuşların en önemli göç yollarından biri olan Trakya Bölgesi’nde hayata geçirdiğimiz projemizle hem kuşların doğal yaşamını koruyor hem de bölge halkına kesintisiz enerji sunuyoruz. Değerli paydaşımız DKMP 1. Bölge Müdürlüğü ile iş birliği içinde yürüttüğümüz bu doğa dostu çalışmanın böylesine anlamlı bir ödüle layık görülmesinden büyük mutluluk ve gurur duyuyoruz. İnanıyoruz ki doğayı korumak ancak birlikte mümkün. ‘Doğa varsa biz varız’ anlayışıyla, enerji dağıtım hizmetinin ötesine geçerek çevre ve toplum için değer üretmeye, güçlü iş birlikleriyle doğa koruma bilincini yaygınlaştırmaya devam edeceğiz” dedi.

Emlak satışında ‘avukat’ dönemi!

Olgay GÜLER

Edirne Emlak Müşavirleri Derneği Başkanı Serhat Çeker, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) görüşülerek uygulamaya konulması beklenen 12’nci yargı paketiyle, 30 milyonun üzerindeki taşınmaz alım-satımında getirilen ‘avukatla temsil’ zorunluluğunun, gereksiz olduğunu söyledi.

Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan 12’inci yargı paketiyle, bir çok düzenlemeyi de beraberinde getirecek. Söz konusu yargı paketi, tapu işlemlerinde de önemli değişiklikler içeriyor. Düzenlemeye göre, 30 milyon TL’nin üzerindeki taşınmaz alım satımında avukatla temsil zorunluluğunun gelmesi bekleniyor. Söz konusu düzenlemeyi değerlendiren Edirne Emlak Müşavirleri Derneği Başkanı Serhat Çeker, hem emlakçıların, hem de tapu görevlilerin zaten gerekli kontrolleri alım satım anında yaptığını dile getirerek, gereksiz olduğunu söyledi.

‘OLUMSUZLUK VARSA ZATEN TAPU DAİRESİ UYARIYOR’

Tapudaki alım satım işlemlerinde, tüm olumsuzlukların göründüğünü dile getiren Çeker, “Normalinde baktığımız zaman alıcı, satıcı ve bunu pazarlayan emlak komisyoncusu var. Bir emlak komisyoncusu burada işlemleri yaptığı için zaten parasını alacak. Yargı paketinde açıklanan, 30 milyonun üzerindekilerinde satışlarda, zaten tapuda sıkıntılı bir durum olduğunda tapu dairesi hemen diyor ki ‘tapuda şerh var, satılamaz’ diyor veya ‘tapuda kamu haczi var satılamaz’ diyor. Zaten tapu dairesi uyarıyor. Bu şekilde olduğu zaman, satış zaten olmuyor, bunu çözmen gerekiyor. Bunu çözerken de zaten bunları çalışmalarını emlakçılar yapıyor” dedi.

‘GEREKSİZ GÖRÜYORUM’

Uygulamayı ‘gereksiz’ olarak değerlendiren Çeker, “Bu durum ne kazandırır, ne kaybettirir? Bir kere masrafın üzerine ek bir masraf çıkar. Faydası da şu olur; hukuksal açıdan takibi olacak. Bu şekilde olduktan sonra yarın öbür gün bir sıkıntılı bir durum olduğunda avukat da müdahil olmuş olacak. Avukat, ‘bu işe ben de imza atıyorum’ derken ne yapmış incelemeleri daha fazla yapacak. Tedbirini almak için o da inceleme durumuna girecek. Zaten bu incelemeyi biz yapıyoruz, artı tapu da yapıyor. Yani gereksiz görüyorum. Zaten problemli bir durum olduğu zaman tapuda zaten bunu çözmek için bir girişim yapıyorsun. Yani mecburiyete niye koyuyorsun bunu?” diye konuştu. 

‘YÜKSEK BİR GİDER ÇIKACAK’

Çeker, uygulamayla emlak alacak kişiye ek masraf çıkacağını belirterek, “Zaten orada alım satımlarda, döner sermayede, devlete ayrı bir para yatırılıyor, döner sermayesi ayrılıyor, emlakçı komisyonu ayrı alıyor. Burada ne oluyor? Birçok paralar yatırılıyor. Bir de üstüne avukat parası eklenecek. Emlakçı yüzde iki alıyorsa, avukat da diyecek ki yüzde 2 de bana ödeyeceksiniz. Bir taraftan alım satımlar zaten yüksek. Meblağa vurduğun zaman 30 milyonun üzerindeki bir satışta masraf hanesine baktığımız zaman, gider hanesine baktığımız zaman bayağı yüksek bir rakam çıkacak” şeklinde konuştu.