15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün 10. yıl dönümünde Edirne’de düzenlenen Sancak Koşusu ile anlamlı bir etkinlik gerçekleştirildi.
Şükrüpaşa Spor Sahası’ndan başlayan Sancak Koşusu, sporcuların sancağı elden ele taşıyarak Atatürk Anıtı’na ulaştırmasıyla tamamlandı.
Koşu sonunda Edirne Valisi Yunus Sezer, sporculardan Şanlı Türk Bayrağı’nı öperek teslim aldı. 15 Temmuz’un 10. yıl dönümünde gerçekleştirilen bu anlamlı etkinlik, milletimizin demokrasiye, bağımsızlığına ve millî iradesine olan sarsılmaz bağlılığını bir kez daha ortaya koydu.
Edirne’de, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri kapsamında Atatürk Anıtı’nda düzenlenen programda, hain darbe girişimine karşı halkın direnişinin anlatıldığı videolar izlenip, dualar okundu.
Edirne’de 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nde Atatürk Anıtı önünde etkinlik düzenlendi. Programa; Edirne Valisi Yunus Sezer, Garnizon Komutan Vekili Tuğgeneral Bülent Barış Sarp, Belediye Başkan Yardımcısı Ruhi Takındı, kurum ve kuruluşların müdürleri, şehit yakınları, gaziler ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan programda Kuran okunup, dua edildi. FETÖ’nün 15 Temmuz hain darbe girişimi ile ilgili hazırlanan videolar sinevizyon aracılığı ile vatandaşlara izletildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşması meydanda büyük ekrana yansıtıldı.
‘VATANIMIZIN ÜZERİNE KARANLIK ÇÖKSÜN İSTENİYORDU’
Programda konuşan Edirne Valisi Yunus Sezer, 15 Temmuz gecesi bu memleketin ekmeğini yiyip suyunu içen, devletin içerisine sızmış hain yapının demokrasiye, milli iradeye ve devletin birliğiyle ülkenin bağımsızlığına kast ettiğini söyledi. Sezer, “O gece gökyüzünde savaş uçakları dolaşıyor, tanklar yolları kapatıyor, milletimizin göz bebeği Türkiye Büyük Millet Meclisi bombalanıyordu. Karanlık yalnızca gecenin üzerinde değil, vatanımızın ve geleceğimizin üzerine çöksün isteniyordu. O gece biz birçok duyguyu bir arada yaşadık. Bu duygulardan belki en önemlisi; utanma ve öfkeydi. Aynı zamanda da, daha sonraları hep beraber olmanın, bir millet olmanın vermiş olduğu gurur ve onurdu. Biz aynı zamanda o gece kendimizle bir kere daha gurur duyduk” dedi.
‘İRADEMİZİ KİMSEYE TESLİM ETMEDİK, ETMEYECEĞİZ’
Türk milletiyle gurur duyduklarını dile getiren Sezer, “O geceyi tekrar hatırlamanızı isterim. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘milletimizin iradesinden daha büyük bir irade tanımam, herkesi sokağa çağırıyorum’ çağrısından sonra insanlarımızın kıyamet günü sura üflenmiş gibi herkesin sokağa çıkmasını hatırlayın. Kimi anne ve babasına veda etmeden sokağa fırladı. Kimisi, kendisinin nereye gittiğini bilmeden kendisini genel kurmayın önünde, Boğaziçi Köprüsü’nün önünde buldu. Kimisi 14 yaşındaydı şehit olan, kimisi 70 yaşındaydı. Şehitlerimiz ve gazilerimiz oldu. Biz milletimizle gurur duyuyoruz. Bizlerin içerisinden zor zamanlarda cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’lar çıkar. Aynı zamanda ihanet şebekesine karşı, öleceğini bile bile silahını doğrultan Ömer Halisdemir’ler çıkar. Aynı zamanda arabasına binip yola çıkan ev hanımları çıkar, ihtiyarlar çıkar, çocuklar çıkar. Biz bir milletiz, biz sahneye yeni çıkmış bir millet değiliz. 3000 yıldır bu topraklardayız, devlet üstüne devlet kurduk ama irademizi kimseye teslim etmedik, bundan sonra da teslim etmeyeceğiz” dedi.
Sezer, konuşmasının ardından sporcuların getirdiği Türk bayrağını teslim aldı. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında yapılan resim, şiir yarışmaları ile 15 Temmuz şehitlerine mektup yarışmasında dereceye giren öğrencilere ödülleri Vali Yunus Sezer, Garnizon Komutan Vekili Tuğgeneral Bülent Barış Sarp ve Belediye Başkan Yardımcısı Ruhi Takındı tarafından takdim edildi. Program, konserler ve dinletilerle devam etti.
Sosyal medya kullanımının artmasıyla birlikte estetik algısı da hızla değişiyor. Özellikle filtreler ve dijital efektler sayesinde yüz hatları kusursuzlaştırılmış görüntüler, estetik operasyonlara olan talebi ciddi şekilde artırıyor. Ancak uzmanlara göre bu dijital görüntüler, gerçekçi olmayan beklentilere yol açabiliyor.
İzmir Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi Uzmanı Dr. Enes Bilgin Türkmenoğlu, sosyal medya filtrelerinin estetik algısını bozduğunu belirterek önemli uyarılarda bulunuyor.
“Filtreler tıbbi gerçekliği yansıtmaz”
Sosyal medyada kullanılan filtrelerin, yüz anatomisini olduğundan tamamen farklı gösterdiğini vurgulayan Dr. Enes Bilgin Türkmenoğlu, bu durumun estetik beklentileri olumsuz etkilediğini söylüyor:
“Filtreler, yüz oranlarını yapay olarak değiştirir. Gerçek hayatta bu oranları bire bir uygulamak mümkün değildir.”
Dr. Türkmenoğlu’na göre, filtrelerle elde edilen görüntüler estetik cerrahide hedef alınmaması gereken sonuçlar arasında yer alıyor.
Estetik başvurularında filtre etkisi artıyor
Son yıllarda estetik danışmanlık için başvuran hastaların önemli bir bölümünün, sosyal medya filtreleriyle oluşturulmuş fotoğraflarla geldiğini belirten Dr. Türkmenoğlu, bu durumun hekim–hasta iletişimini zorlaştırabildiğini ifade ediyor.
“Hastalar bazen filtreli bir fotoğrafı gerçek sonuç gibi algılıyor. Bizim görevimiz, tıbbi olarak mümkün olanı net şekilde anlatmak.”
Bu noktada doğru bilgilendirme ve gerçekçi beklenti oluşturmanın, hasta memnuniyeti açısından kritik olduğu vurgulanıyor.
Gerçekçi olmayan beklentiler hayal kırıklığı yaratıyor
Dr. Enes Bilgin Türkmenoğlu, estetik cerrahide en sık karşılaşılan sorunlardan birinin gerçekçi olmayan beklentiler olduğunu belirtiyor:
“Beklenti ne kadar gerçekçiyse, memnuniyet de o kadar yüksek olur.”
Bu nedenle estetik planlama sürecinde, hastanın yüz anatomisinin detaylı şekilde değerlendirilmesi ve sınırların net olarak çizilmesi gerekiyor.
Burun estetiğinde filtre etkisi daha belirgin
Özellikle burun estetiğinde filtrelerin yanıltıcı olabildiğini söyleyen Dr. Türkmenoğlu, dijital görüntülerde burun sırtının inceltildiğini, burun ucunun aşırı kaldırıldığını ve yüzle uyumsuz oranlar oluşturulduğunu belirtiyor.
“Filtrelerde görülen burunlar çoğu zaman yüz anatomisine aykırıdır.”
Bu tür taleplerin, uzun vadede fonksiyonel problemlere yol açabileceği ifade ediliyor.
Yapay zekâ ile filtreler karıştırılmamalı
Sosyal medya filtreleri ile tıbbi yapay zekâ uygulamalarının karıştırılmaması gerektiğini vurgulayan Dr. Enes Bilgin Türkmenoğlu, iki sistem arasındaki farkı şöyle açıklıyor:
“Filtreler eğlence amaçlıdır, tıbbi yapay zekâ ise yüz anatomisine ve ölçümlere dayanır.”
Bu ayrımın, estetik düşünen hastalar tarafından iyi anlaşılması gerektiği belirtiliyor.
Gençlerde estetik algısı değişiyor
Sosyal medyanın özellikle genç bireyler üzerindeki etkisine dikkat çeken Dr. Türkmenoğlu, erken yaşta estetik beklentilerinin arttığını söylüyor:
“Gençlerde özgüven sorunları, filtrelerle daha da derinleşebiliyor.”
Bu nedenle genç hastalarla yapılan görüşmelerde psikolojik değerlendirme ve doğru yönlendirme büyük önem taşıyor.
“Estetik, yüzle uyumlu olmalı”
Dr. Enes Bilgin Türkmenoğlu, estetik uygulamalarda temel hedefin doğallık olduğunu vurguluyor:
“Estetik, yüzü değiştirmek değil; yüzün en iyi hâlini ortaya çıkarmaktır.”
Bu yaklaşım, hem estetik hem de fonksiyonel açıdan daha sağlıklı sonuçlar elde edilmesini sağlıyor.
İzmir’de estetik danışmanlıkta bilinç artıyor
İzmir’de estetik konusunda farkındalığın giderek arttığını belirten Dr. Türkmenoğlu, hastaların artık daha bilinçli sorularla geldiğini ifade ediyor.
“Hastalar ne istediğini sorgulamaya başladı. Bu bizim için olumlu bir gelişme.”
Uzmanlardan sosyal medya uyarısı
Uzmanlar, estetik kararı vermeden önce sosyal medya içeriklerinin değil, uzman görüşlerinin dikkate alınması gerektiğini vurguluyor.
Dr. Enes Bilgin Türkmenoğlu, sözlerini şöyle tamamlıyor:
RECEP KEKE VEFAT ETTİ Merhum Ali ve merhume Naciye Keke’nin oğulları, Mihriye Keke’nin eşi, Özlem Furuncu ve Sevcan Şimdigüldü’nün babaları, Ahmet Keke’nin ağabeyi, Birol ve Şenol Keke’nin amcaları Recep Keke 75 yaşında vefat etti. Merhum dün, Kadı Bedrettin Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Buçuktepe Mezarlığında toprağa verildi.
ÜMİT GEÇİT VEFAT ETTİ Merhum Fikret Geçit’in eşi, Ahmet Geçit ve Dilek Geçit’in anneleri Ümit Geçit 72 yaşında vefat etti. Merhume dün, Hacılar Ezanı Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Buçuktepe Mezarlığında toprağa verildi.
İRFAN ZİHİR VEFAT ETTİ Merhum Sabri ve merhume Naciye Zihir’in oğulları, Uğur Zihir’in babası, merhum Mustafa Zihir, İbrahim Zihir, Mürüvvet Özmenekşe ve Hülya Zihir İşler’in kardeşleri İrfan Zihir 65 yaşında vefat etti. Merhum dün, Karaağaç Eski Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Karaağaç Mezarlığında toprağa verildi.
Temmuz’la birlikte bölgedeki nehirlerin debileri son 1 ay içerisinde yaklaşık 3 kat gerilerken Meriç Nehri’nin debisi çift haneli rakamlara düştü. Balkanlar’ın en önemli nehirlerinden Tuna’nın da su seviyesinin kritik derecede düşük olduğu,b.u nedenle Silistre Belediyesi’nin “Srebarna” Gölü için acil durum ilan ettiği belirtildi.
DSİ’nin bölgedeki ölçüm istasyonlarının verilerine göre, Meriç Nehri’nin Kirişhane mevkiinde 15 Haziran’da 136 metreküp olarak ölçülen debisi 14 Temmuz’da 53, İpsala’da 209 metreküp olan debisi de 53 metreküp olarak belirlendi. Tunca’nın debisi ise Suakacağı’nda 15 Haziran’da 21 metreküp iken bu kez 13 metreküp olarak ölçüldü. Nehirlerin 15 Haziran ve 14 Temmuz 2026 tarihlerindeki debileri şöyle:
TUNCA
Elhova 18 – 7 :
Suakacağı 21 – 13 :
MERİÇ
Harmanlı 70 – 30
Svilengrad 102 – 38 :
Kirişhane 136 – 53 :
İpsala 209- 61 .
ERGENE
İnanlı 1 – 1
Lüleburgaz 3 – 2 :
Yenicegörece 7 – 5
TUNA NEHRİ
Silistre Belediyesi, Tuna Nehri’nde su seviyesinin kritik derecede düşük olması nedeniyle “Srebarna” Gölü için acil durum ilan etti.
BNR’nin haberine göre, Silistre Belediye Başkanı Aleksandır Sabanov ve Ruse Bölge Çevre ve Su Müfettişliği Müdürü Daid İbryam, düzenlenen basın toplantısında Tuna Nehri’nden acil su pompalanacağını açıkladı.
Şu anda “Srebarna” Gölü’ndeki su seviyesi çok düşük, ekosistem gelişimi için en uygun seviyenin yaklaşık 1 metre altında olduğu için çevredeki “su aynalarının” bazıları kurudu.
Haberde, “Bu durum, suda yaşayan balık faunası ve bitkiler üzerinde olumsuz etkilere yol açacak ve amfibiler, sürüngenler, kuşlar ve memeliler üzerinde dolaylı bir etkiye sahip olacaktır.
Nehirden göle yapılacak zorunlu su temini, İtfaiye ve Sivil Savunma Müdürlüğü tarafından sağlanan hidropompa üniteleri aracılığıyla gerçekleştirilecektir.
Gazetecilere konuşan Daud İbryam, ‘Şu anda su alanları tamamen kurumadı, sazlıklar yeşil, “Batı Kanalı”nın doldurulması için vakit kaybedilmeyecek ve merkezi “su aynasında” seviyenin daha hızlı yükselmesi bekleniyor’ açıklamasında bulundu” ifadelerine yer verildi..
Edirne’de bugün mevzi sağanak yağışlı hava tahmininde bulunan Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Cumartesi ve Pazar günleri sıcaklık değerlerini kırmızı termometre ile gösterdi.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 5 günlük hava tahmin raporuna göre, Edirne’de bugün mevzi sağanak yağışlı bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 20°C, en yüksek 36°C, nem (%) 32-80, rüzgar (km/sa) kuzeydoğudan 10
Yarın parçalı bulutlu bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 21°C, en yüksek 34°C, nem (%) 36-73, rüzgar (km/sa) kuzeydoğudan 11
18 Temmuz Cumartesi günü sıcak bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 21°C, en yüksek 35°C, nem (%) 34-80, rüzgar (km/sa) güneyden 20
19 Temmuz Pazar günü yine sıcak bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 21°C, en yüksek 36°C, nem (%) 32-94, rüzgar (km/sa) güneydoğudan 13
20 Temmuz Pazartesi günü gökgürültülü sağanak yağışlı bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 22°C, en yüksek 36°C, nem (%) 31-83, rüzgar (km/sa) doğudan11 olarak bekleniyor.
UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan ve Mimar Sinan’ın “ustalık eserim” dediği Selimiye Camii’nde restorasyonun tamamlanmasının ardından cami içerisine yerleştirilen yardım sandıkları sosyal medyada tartışma konusu oldu.
2021 yılının Kasım ayında başlayan ve yaklaşık 4 yıl süren restorasyon çalışmalarının ardından geçtiğimiz Şubat ayında yeniden tam kapasiteyle ibadete açılan Selimiye Camii’ndeki yardım sandıkları, sosyal medyada eleştirilere neden oldu.
“Kaybolan Tarihin Peşinde” isimli sosyal medya hesabının sahibi Mehmet Dilbaz, cami içerisinde bulunan yardım sandıklarının fotoğrafını paylaşarak uygulamaya tepki gösterdi.
Dilbaz paylaşımında, “Bu devlet, 300 milyon TL’den fazla harcama yaparak Mimar Sinan’ın şaheseri Edirne Selimiye Camii’ni restore etti. Bazı adamlar da açılışı yapılan Selimiye Camii’nin ortasına yardım sandıkları koydu. Bu devlet, o camide toplanan yardım paralarına muhtaç bir devlet değildir. Acilen bu saçmalığa son verilsin” ifadelerini kullandı.
Paylaşımda ayrıca, benzer yardım kutularının daha önce Kanuni Sultan Süleyman Türbesi’nde de bulunduğu hatırlatılarak, tarihi yapıların estetik görünümünü olumsuz etkilediği savunuldu.
Selimiye Camii’ndeki yardım sandıklarıyla ilgili bazı sosyal medya kullanıcıları yaptıkları yorumlarda tarihi yapının iç mekânında bu tür kutuların bulunmasını doğru bulmadıklarını ifade etti.
Oğuzhan A.: Bütün selatin camilerinin kendilerine ait vakıfları vardır, bu vakıfların mülkiyetindeki gayrimenkullerden elde edilen kira gelirleriyle caminin ve o camiye eklenmiş olan külliyenin (aşevi, şifahane, mektep vb) giderleri karşılanır. Bu nedenle tarihimizde kesinlikle camide para toplama uygulaması yoktur. Günümüzde ise camiler Diyanet İşleri Başkanlığına bağlıdır ve DİB en yüksek bütçeli kamu kurumlarından biridir. Cemaatten bu şekilde para toplamaya ihtiyacı yoktur. Şu görüntü ülkemizdeki ve hatta tüm dünya üzerindeki en muhteşem camilerden biri olan (benim için en muhteşemdir) Selimiye Camii’ne hiç yakışmamaktadır.
Ekrem E.: Çok çirkin bir görüntü çok yazık?? Bunu bu esere koyanlar hangi kültürün mirasçısı??
Edirne Emekliler Derneği Başkanı Ahmet Ziya Yaz, sosyal medya hesabından en düşük emekli aylığı alanların sayısındaki artışı gösteren tabloyu paylaşarak emeklilerin geçim sıkıntısına dikkat çekti.
Yaz, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Bu tablo ile övünen bir iktidar. Kölelik ücreti ile yaşıyoruz. Karnını doyur yeter.”
Yaz’ın paylaştığı Aziz Çelik tarafından hazırlanan tablodaki yer alan verilere göre, 2019 yılının Ocak ayında yaklaşık 800 bin kişi en düşük emekli aylığını alırken, bu sayı 2026 Temmuz ayında 5,1 milyona yükseldi. Aynı dönemde toplam emekli sayısı 12,2 milyondan 16,3 milyona çıkarken, en düşük emekli aylığı alanların toplam emekliler içindeki oranı ise yüzde 7’den yüzde 31’e yükseldi.
Tabloda ayrıca, bugün yaklaşık her üç emekliden birinin en düşük emekli aylığı ile yaşamını sürdürmeye çalıştığına dikkat çekiliyor.