Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Taşkın: Enflasyonun zararı sadece ekonomiye değil

Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, ekim ayı enflasyon verilerinin ardından açıklamalarda bulundu. Yüksek enflasyonun yalnızca ekonomik bir gösterge olmadığını, çalışma barışını ve toplumsal değerleri kökten sarstığını belirten Taşkın, “Enflasyon, toplumsal yapının temel direklerini yıkarak sağlıklı bir toplumun çöküşüne yol açan en yıkıcı dinamiktir” dedi.

Öncü veri olarak kabul edilen İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) açıkladığı ekim ayı verilerine göre, İstanbul’da tüketici fiyatları aylık yüzde 2,47, yıllık ise yüzde 32,47 oranında yükseldi. Toptan fiyatlardaki aylık artış yüzde 1,20 olarak kayıtlara geçerken, mutfak enflasyonu aylık %0,59, on iki aylık %33,83 ve yıllık ortalama %39,26 artış gösterdi.

Bağımsız enflasyon araştırma gurubu ENAG, ekim ayında tüketici fiyatlarının %2,68, yıllık enflasyonun ise %45.12 olduğunu açıkladı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ekim ayında tüketici fiyatlarının bir önceki aya göre %2,58, yıllık enflasyonun ise %29,77 olarak gerçekleştiğini açıkladı.

“Memur ve Emekli Maaşıyla Geçinemiyor, Bankalara Borçlanıyor”

Ekonomik tablonun yakıcı boyutuna dikkat çeken Necip Taşkın, ekim ayı itibarıyla 4 kişilik bir ailenin açlık sınırının 38.024 TL’ye, yoksulluk sınırının ise 123.856 TL’ye ulaştığını hatırlattı. Bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyetinin 49.124 TL’yi bulduğunu belirten Taşkın, %31,23 TL olarak hesaplanan kasım ayı kira artış oranın bu yükü daha da ağırlaştıracağını ifade etti. Taşkın, “Bu veriler, dar ve sabit gelirli memur ve memur emeklilerinin maaşlarıyla geçinemediklerini, hayatta kalabilmek için bankalara borçlanmak zorunda kaldıklarını açıkça ortaya koymaktadır.” dedi.

“Orta Sınıf Eridi, Ekonomik Adalet Duygusu Yok Oldu”

Vergi sistemindeki adaletsizliğe ve gelir dağılımındaki uçuruma sert tepki gösteren Genel Başkan Taşkın, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Az kazanan ile çok kazananın aynı vergi oranına tabi tutulması büyük bir adaletsizliktir. Kamu çalışanları her geçen gün yoksullaşırken, bir yanda haksız zenginleşenlerin ortaya çıkması toplum değerlerini yozlaştırmaktadır. Sabit gelirli memurlar ve emekliler yüksek fiyatlar karşısında hızla fakirleşirken; sermaye sahipleri servetlerini katlamaktadır. Toplumun motoru ve istikrar unsuru olan orta sınıf erimiş, toplum zengin ve yoksul olarak ikiye bölünmüştür. Bu kutuplaşma, toplumsal barışı baltalamaktadır.”

“Fahiş Fiyat ve Belirsizlik Toplumsal Ahlakı Öldürüyor”

Enflasyonun ahlaki ve sosyolojik boyutuna da değinen Taşkın, sürekli değişen fiyatların ve geçim derdinin toplum psikolojisini bozduğunu vurguladı: “Fiyatların sürekli değişmesi, fahiş fiyat uygulamaları, ticarete hile karıştırılması ve halkın sürekli olarak ‘fiyatlar daha da artacak’ endişesi taşıması toplumsal değerlerimizi adeta öldürmüştür. Ekonomik belirsizlik, toplumsal çözülmeyi hızlandırmaktadır.”

“Gelirin Enflasyona Karşı Korunması zorunludur.”

Sorunun çözümü için köklü bir sistem değişikliğine gidilmesi gerektiğini belirten Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, yetkililere çağrıda bulunarak sözlerini şöyle tamamladı:

“Bizim üzerinde ısrarla durduğumuz konu tam olarak budur: Dar ve sabit gelirli memur ve memur emeklilerinin maaşları reel olarak korunmalıdır. Fiyat artışları karşısında ezilen değil, enflasyona karşı gelirin mutlak suretle korunacağı adil ve kalıcı bir ekonomik düzen kurulmalıdır.”

Alım gücü kaybında ekmek hesabı!

Eğitim-İş Edirne Şube Başkanı Nedim Zobar, temmuz-ekim dönemini kapsayan dört aylık kümülatif enflasyonun %8,29’a ulaştığını, bu dönemde yaşanan alım gücü kaybının doktor öğretim üyesinin maaşında 8 bin 791 TL, tekniker maaşında 6 bin 266 TL, şef maaşında 6 bin 039 TL, en düşük öğretmen maaşında 5 bin 930 TL, hizmetli maaşında ise 5 bin 424 TL olduğuna dikkat çekerek, bu kayıpların ekmek karşılığı doktor öğretim üyesi için 502, tekniker için 358, şef için 345, göreve yeni başlayan öğretmen için 338 ve hizmetli için 309 ekmek olduğunu bildirdi.

Eğitim-İş Şube Başkanı Zobar, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK), ekim ayı enflasyonunu %2,58 olarak açıkladığını belirerek şunları söyledi<:

“Yılın ikinci altı ayı için kamu emekçilerine yapılan gelir artışının ardından, temmuz-ekim dönemini kapsayan dört aylık kümülatif enflasyon %8,29’a ulaşmıştır. Bu dönemde yaşanan alım gücü kaybı doktor öğretim üyesinin maaşında 8 bin 791 TL, tekniker maaşında 6 bin 266 TL, şef maaşında 6 bin 039 TL, en düşük öğretmen maaşında 5 bin 930 TL, hizmetli maaşında ise 5 bin 424 TL olmuştur.

Bu kayıpların ekmek karşılığı doktor öğretim üyesi için 502, tekniker için 358, şef için 345, göreve yeni başlayan öğretmen için 338 ve hizmetli için 309 ekmektir.

Politika yapıcıların, sözde zamlarla emekçileri enflasyona ezdirmediği yönündeki söylemlerine karşın, yaşanan alım gücü kaybı her ay sofralarımızdan eksilen ekmekle kendini göstermektedir. Bu kaybın etkisi çocuklarımızın beslenme çantalarına da yansımaktadır. Eğitim ve bilim emekçilerinin gelirlerinde yaşanan dört aylık erime, ekim ayında bir beslenme çantasının 2 bin 147 TL olan aylık maliyetini aşmaktadır.

İktidarın ekonomi politikaları, emekçilerin yoksullaşmasını derinleştirirken geçmiş dönem kayıplarını telafi ettiği öne sürülen enflasyon farkı da bu tabloyu değiştirmemektedir. Toplu sözleşme masalarında belirlenen düşük zam oranları, kamu emekçilerinin alım gücünü korumaktan uzak kalmakta; hayat pahalılığının yükü yine emekçilerin ve ailelerinin omuzlarına bırakılmaktadır.

Eğitim-İş olarak; emeğimizi değersizleştiren, gelir dağılımındaki adaletsizliği büyüten ve çocuklarımızı yoksunluğa mahkûm eden bu politikalara karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Emeğimizin hakkını ve çocuklarımızın geleceğini savunmaktan vazgeçmeyeceğiz.

İstanbul Maratonu’nda 10’lar kulübünde bir Edirneli!

Olgay GÜLER

Dünya üzerinde iki kıtayı birleştirerek koşulan tek maraton olma özelliğini taşıyan Uluslararası İstanbul Maratonu’na Edirne Bisiklet Kulübü Derneği (EBİS) Başkanı Sadi Çalışkan, organizasyona 10 yıl üst üste katılarak 10’lar kulübüne girmeye hak kazandı.

Dünyada Asya ve Avrupa kıtaları arasında iki kıtayı birleştirerek koşulan tek maraton olma unvanına sahip olan Uluslararası İstanbul Maratonu, geçtiğimiz Pazar günü 48’inci kez gerçekleştirildi. Organizasyona Türkiye ve Dünya’nın farklı ülkelerinden çok sayıda kişi katıldı. Büyük organizasyona Edirne’den EBİS adına katılan dernek başkanı Sadi Çalışkan da, bu yıl 10’uncu kez 42 kilometrelik maratonu koşarak Edirne adına bir ilke imza attı. Çalışkan, 5 saat 7 dakika 44 saniyeyle yarışı bitirirken, organizasyonda 10’lar kulübüne girmeye hak kazandı.

‘EDİRNE ADINA BAŞARMANIN GURURUNU YAŞIYORUM’

EBİS olarak organizasyona katılım hikayelerinin 2009 yılına dayandığını belirten Çalışkan, “EBİS olarak Asıl 42K maraton Hikayemiz 2009-2010-2011 başladı. İşlerim sebebiyle ara verdim. Hikayenin devamı 2017 başlayıp 2026’da 48. İstanbul Maratonu’nu 42K Edirne Bisiklet Kulübü Sporcusu olarak 10 yıl üst üste koşarak bir ilki gerçekleştirdim ve 10’lar kulübüne girdim. Bunu Edirne adına başarmanın haklı gururunu duyuyorum” dedi.

‘HERKES SPOR YAPMALI’

57 yaşındaki çalışkan, sporla ilk tanışmasının 1980 yılı olduğunu söyleyerek, “57 yaşında bir sporcu olarak 45 yıllık spor geçmişimde ilk sporla tanışmam 1980 yılında oldu. Ailemin Almanya’da işçi olarak çalışmaları vesilesiyle futbolla başlayıp taekwondo, bisiklet ve atletizmle devam etti. Spor insanı hayata hazırlayan pozitif bir güçtür. Her yaşta herkes kendi performansına göre spor yapmalıdır diyorum” diye konuştu.

 ‘Sefaleti rakamlarla gizleyemezsiniz!’

Tüm Emeklilerin Sendikası, 3 Kasım 2026’da açıklanan enflasyon verilerinin Saray rejiminin ekonomi politikalarını ve milyonlarca emekli ile emekçinin yaşadığı geçim sıkıntısını bir kez daha gündeme getirdiğini bildirdi.

Tüm Emeklilerin Sendikası Edirne Şubesi’nce paylaşılan açıklamada şunlara yer verildi:

“Ekim 2026 yıllık enflasyon rakamları:

TÜİK: %29,77

ENAG: %45,12

Aradaki fark: 15,35 puan

Dört aylık enflasyon üzerinden Ocak 2027 için oluşan geçici artış oranları:

SSK ve Bağ-Kur emeklileri: %8,28

Memur ve memur emeklileri: Yaklaşık %6,26

Kasım ve Aralık verileriyle kesinleşecek bu oranlar, emeklilerin yıllardır biriken gelir kayıplarını karşılamaktan uzaktır.

SARAY REJİMİNİN EKONOMİ POLİTİKALARININ BEDELİ KİMİN SIRTINDA?

Ekim ayı geçim araştırmalarına göre TÜRK-İŞ’in açıkladığı açlık sınırı 38.024 TL, yoksulluk sınırı 123.856 TL’dir. KAMU-AR’ın hesapladığı açlık sınırı ise 39.853 TL’ye ulaşmıştır.

Bunlar dört kişilik aile için hesaplanan tutarlardır. En düşük emekli aylığı ise 23.552 TL düzeyindedir.

Bu tablo, enflasyonun yalnızca açıklanan oranlarla değil, insanların satın alma gücüyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.

SORUN YALNIZCA TÜİK RAKAMLARI DEĞİL, SARAY REJİMİNİN EKONOMİ ANLAYIŞIDIR!

Yıllardır uygulanan ekonomi politikaları, emeklilik sistemindeki yapısal sorunları çözmemiştir.

Aylık bağlama oranlarının düşürülmesi, geçmiş gelir kayıplarının karşılanmaması ve emeklilerin milli gelirden yeterli pay alamaması, milyonlarca insanın yaşam koşullarını ağırlaştırmaktadır.

Enflasyon verileri üzerinden yapılan tartışmaların, bu yapısal sorunları görünmez kılmasına izin verilmemelidir.

BU BÖYLE GİTMEZ!

Emeklilerin ve emekçilerin yaşam koşullarını belirleyen ekonomi politikalarının sorumluluğu siyasi iktidardadır.

Saray rejimi olarak nitelendirdiğimiz yönetim anlayışının bütçe tercihleri, gelir dağılımı politikaları ve emeklilik sistemine ilişkin kararları kamuoyu önünde sorgulanmalıdır.

Sefaleti rakamlarla gizleyemezsiniz!

Ge-çi-ne-mi-yo-ruz!”

Sütte Edirne tarifesi!

Olgay GÜLER
Edirne Merkez ve Süloğlu Süt Üreticileri Birliği (SÜTÜB) Başkanı Mustafa Suiçmez, Mayıs ayından bu yana zam kararı almayan Ulusal Süt Konseyi’nin, son toplantısından da karar çıkmayınca, üyelerine inisiyatif uygulayıp çiğ süt alım fiyatını arttırdıklarını duyurdu.
Ülke genelinde yem ve akaryakıt başta olmak üzere girdi maliyetlerinde yaşanan artışa rağmen, süt üreticisi Mayıs ayından bu yana zam alamadı. Üreticinin dört gözle yeni alım fiyatı açıklamasını beklediği Ulusal Süt Konseyi geçtiğimiz gün toplandı fakat bu toplantıdan da fiyat güncellemesi kararı çıkmadı. Gelişmelerin ardından basın toplantısı düzenleyen Edirne SÜTÜB Başkanı Mustafa Suiçmez, üyelerine inisiyatif uygulayıp çiğ süt alım fiyatını arttırdıklarını duyurdu.
‘ÜRETİCİMİZİ UMUTSUZLUĞA SEVK ETTİ’
Suiçmez, Ulusal Süt Konseyi’nin halen fiyat açıklamamasının üreticide tedirginlik yarattığını söyleyerek, “Bildiğiniz üzere, yaklaşık 1 Mayıs’tan bu yana süt fiyatlarıyla ilgili Ulusal Süt Konseyi’nden makul bir fiyat açıklaması gelmedi. En son geçtiğimiz hafta toplandılar. Edindiğimiz bilgilere, daha doğrusu Ulusal Süt Konseyi’nin açıklamalarına göre, bir fiyat üzerinde anlaşma sağlanamadı. Bu nedenle hafta içerisinde yeniden toplanılacağı ifade edildi. Ancak bu durum, süt üreticilerinde şimdiden ciddi anlamda tedirginlik yaratıyor. Biz sürekli sahadayız. Ben de aynı zamanda bir üreticiyim. Baktığımızda, 1 Mayıs’tan bu yana süt fiyatları, Ulusal Süt Konseyi’nin açıkladığı 24 lira 30 kuruş üzerinden devam ediyor. Ancak geçen süre içerisinde yem başta olmak üzere diğer tüm maliyet girdilerinde ciddi artışlar yaşandı. Bu durum üreticilerimizi umutsuzluğa sevk etti. Üreticilerimiz gerçekten geleceğe umutsuz bakıyor. Toplantılar yapılıyor ancak herhangi bir fiyat açıklanmıyor” dedi.
‘FİYATI 28.50 TL OLARAK BELİRLEDİK’
Kendi aralarında yaptıkları istişareler sonucunda 24.30 TL olan alım fiyatını 28.50 TL olarak güncellediklerini belirten Suiçmez, “Biz de Edirne Süt Üreticileri Birliği olarak yaklaşık iki aydır bu konuyla ilgili istişarelerde bulunuyoruz. Makul bir fiyat açıklanır düşüncesiyle sürekli bekledik. Daha önce de bu konuda açıklamalarda bulunduk ancak maalesef herhangi bir fiyat açıklaması gelmedi. Biz de bu belirsizliği ortadan kaldırmak ve üreticilerimize bir nebze olsun umut olmak, onların beklentilerini yeniden toparlamak amacıyla üreticilerimizle ve bazı sanayicilerle görüşmeler gerçekleştirdik. Bu görüşmeler neticesinde, 1 Kasım’dan geçerli olmak üzere Edirne Süt Üreticileri Birliği olarak 28,5 lira, yani 28 lira 50 kuruş fiyat belirledik. Bu fiyat, üreticimizin eline geçecek net fiyattır. Belirlediğimiz fiyat 1 Kasım-31 Aralık tarihleri arasında geçerli olacaktır” diye konuştu.
‘UMUTLARINI YEŞERTMEK İSTİYORUZ’
Amaçlarının, Ulusal Süt Konseyi’ne karşı bir tutum sergilemek olmadığını, üreticiyi rahatlatmak olduğunu söyleyen Suiçmez, “Ocak ayında inşallah Ulusal Süt Konseyi yeniden toplanır ve yeni bir fiyat revizesi yapılır. Bizim beklentimiz şu: Eğer bu hafta içerisinde veya önümüzdeki günlerde Ulusal Süt Konseyi yeniden toplanarak bir fiyat açıklarsa elbette Ulusal Süt Konseyi’nin belirlediği fiyata riayet edeceğiz. Buradaki amacımız kesinlikle Ulusal Süt Konseyi’ne karşı bir tutum sergilemek değil. Ancak sahada üreticilerimizin de bir beklentisi, bir umudu var. Bu umutları artık kırıldı. Biz de onların umutlarını bir nebze olsun yeniden yeşertmek istiyoruz. Üreticilerimizin tamamı haklı olarak bizim gözümüzün içine bakıyor” şeklinde konuştu.

Emeği hala capcanlı

Nadir ALP

Edirne’nin Havsa İlçesine bağlı Şerbettar köyünde 1925 yılında dünyaya gelen Hidayet Kılıç, 1975 yılında göç ettiği Yeniimaret Mahallesi’nde 1940’lı yıllardan kalma eski dokuma tezgahında 2010 yılına kadar yalnızca kilim dokumuyordu. Ömrünün hatıralarını, sabrını ve geçmişten bugüne taşıdığı kültürü ilmek ilmek işliyordu. Dokuduğu her iplikte bir hatıra, her düğümde bir ömür vardı.

Zaman değişti, dünya değişti ama onun elleri aramızdan ayrılana kadar aynı sabırla çalıştı.

91 yıllık bir hayat, 1940’tan kalma bir tezgah ve hiç eskimeyen bir emek vardı o ekmek teknesi dokuma tezgahında.

Bazı insanlar yaşlanır, bazıları ise ellerindeki hikayeleri geleceğe taşır. Onun hayatı bir ömür, bir tezgah ve bir kilimdi.

Hidayet Kılıç, 91 yıllık ömrünün büyük bir bölümünü bu eski ahşap tezgahın başında geçirdi. Bu tezgah, onun için yalnızca bir dokuma aracı değildi. Bir ekmek kapısı, bir hayat arkadaşı, bir ailenin geçim kaynağıydı. Hidayet Nine, son nefesine verene kadar ellerinde ipler, gözlerinde yılların yorgunluğu vardı.

Bezleri ip yaptı, ipleri ilmek ilmek dokudu, her ilmekte ömründen bir parça bıraktı. Günler geçti, yıllar geçti o ipler onun ellerinde renk renk kilimlere dönüştü.

Belki yaptığı kilimlerin her birini satarken ne kadar büyük bir emek verdiğini kimse görmedi ama velakin o, emeğini sessizce ortaya koydu. Çocuklarını, ailesini bu tezgahın başında kazandığı ekmekle büyüttü.

Hidayet Nine 91 yaşına geldiğinde bile elleri tezgahtan kopmadı. Yaşlılığına rağmen bildiği işi sürdürdü. Çünkü bazı insanlar için meslek, yalnızca para kazanmak değildir, hayatın kendisidir.

Bugün dokuma tezgahının başında oturan, o ilmeklere hayat veren Hidayet Kılıç 13 Mayıs 2016 tarihinde aramızdan ayrıldı. Şimdi o aramızda yok. Tezgah da yok ama dokuduğu kilimler salonlarımızı, hayatlarımızı süslemeye devam ediyor. Baktıkça Hidayet Nineyi rahmetle yad ediyoruz. Bugün belki de en acısı şu:

’Onunla birlikte yalnızca bir insan değil, bir zanaat da sessizliğe gömüldü.’’

Bugün bu işi yapan neredeyse kimse kalmadı.

Bir zamanlar bir ailenin geçimini sağlayan o tezgah, şimdi fotoğraflarda geçmişten kalan sessiz bir hatıra gibi duruyor.

ma dokuduğu kilimler yaşamaya devam edecek. Çünkü bazı insanlar öldüklerinde yalnızca hatıralarını bırakmaz, ellerinin emeğini, alın terini ve bir ömrün hikayesini bırakırlar.

Hidayet Kılıç’ın da 91 yıllık hikayesi de işte böyle. İlmek ilmek dokunmuş koca bir hayat, hayat, hayat…

Elleri yılların izini taşıyor, ama emeği hala capcanlı

Edirne Belediyesi’nde ziyaret trafiği

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Edirne Barosu Başkanlığına seçilen Av. Özgür Yıldırım ve Edirne Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilen Oğuz Kurban ile yönetim kurulu üyeleri, YENİ Parti Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcısı ve Marmara Bölge Sorumlusu Umut Baran Sonbahar ve Edirne Emek Platformu temsilcileriyle tarihi belediye binasında bir araya geldi.

Ziyaretlerden duyduğu memnuniyeti dile getiren Belediye Başkanı Filiz Gencan, kurumlar arası iletişim ve iş birliğinin Edirne’nin gelişimi açısından önemine dikkat çekti.

EDİRNE BAROSU

Edirne Barosu’nun yeni yönetimini tebrik eden Başkan Gencan, hukukun üstünlüğünün, adaletin ve savunma hakkının korunmasında baroların üstlendiği sorumluluğun büyük önem taşıdığını ifade etti. Başkan Gencan, Baro Başkanı Av. Özgür Yıldırım ve yönetim kuruluna yeni görev dönemlerinde başarılar dileyerek nazik ziyaretleri dolayısıyla teşekkür etti.

EDİRNE TİCARET BORSASI

Edirne Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilen Oğuz Kurban ve yönetim kurulu üyelerini de belediyede ağırlayan Başkan Gencan, Edirne’nin tarımsal üretimine ve ticaret hayatına katkı sunacak çalışmaların önemine değindi. Gencan, Oğuz Kurban ve yeni yönetim kurulunu tebrik ederek görev dönemlerinin Edirne Ticaret Borsası ve kent adına hayırlı olmasını temenni etti.

Başkan Gencan, her iki ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek Edirne’nin gelişimi için kentteki kurum ve kuruluşlarla iletişim ve iş birliği içerisinde çalışmaya önem verdiklerini belirtti.

YENİ PARTİ

YENİ Parti Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcısı ve Marmara Bölge Sorumlusu Umut Baran Sonbahar, İl Başkanı Yücel Balkanlı ve Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, Belediye Başkanı Gencan’ı ziyaret etti.

Gencan, ziyarete ilişkin paylaşımında “Gençlerimizin siyasette daha fazla söz sahibi olmasını, fikirleriyle ve çalışmalarıyla ülkemizin geleceğinde aktif rol üstlenmesini önemsiyorum. Nazik ziyareti için Umut Baran Sonbahar’a teşekkür ediyorum” dedi..

EMEK PLATFORMU

Başkan Gencan, Emek Platformu çatısı altında bir araya gelen DİSK, KESK, Tabip Odası ve TMMOB temsilcilerini belediyede ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu söyledi.

Gencan konuya ilişkin paylaşımda, ^”Emekçilerin haklarının korunmasını, adil çalışma koşullarını ve örgütlü dayanışmayı çok önemsiyorum. Çalışanların emeğinin karşılığını alabildiği, haklarının gözetildiği bir çalışma hayatı hepimizin ortak beklentisi. Nazik ziyaretleri için kendilerine teşekkür ediyorum” ifadelerine yer verdi.

TÜİK’e ALO 124 ile ulaşın!

             Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 124 numaralı hattı, vatandaşlarla kurum arasında doğrudan ve güvenilir iletişim kanalı olarak hizmet veriyor. TÜİK tarafından yürütülen veri toplama süreçleri kapsamında yapılan telefon görüşmeleri 124 numaralı kurumsal hat üzerinden gerçekleştiriliyor. Bu sayede vatandaşlar, TÜİK’in resmi istatistik çalışmalarına ilişkin bilgilere, anket görüşmelerine ve veri taleplerine şeffaf ve güvenli biçimde doğrudan ulaşabiliyor. ALO124 TÜİK hattı aynı zamanda, vatandaşlardan gelen geri bildirimlerin de hızla değerlendirilmesine imkân sağlıyor.

Veri Toplama Süreçlerinde CATI Yöntemi Kullanılıyor

             TÜİK’in 26 Bölge Müdürlüğü bünyesinde yürütülen veri toplama çalışmalarında Bilgisayar Destekli Telefon Görüşmesi (CATI) yöntemi kullanılıyor. ALO 124 Çağrı Merkezi üzerinden gerçekleştirilen görüşmelerde elde edilen veriler doğrudan sisteme aktarılıyor. Böylece istatistiksel verilerin hızlı, doğru ve tutarlı biçimde derlenmesi sağlanıyor.

TÜİK’in Güvenilir İletişim Hattı ALO 124, Vatandaşlara Hızlı ve Güvenli Erişim İmkânı Sağlıyor

             ALO 124, vatandaşlara tek numara üzerinden TÜİK’e ulaşma, bilgi ve veri taleplerini iletme, dilek, şikâyet ve önerilerini paylaşma kolaylığı sunuyor. TÜİK, gelen geri bildirimleri değerlendirerek hizmet kalitesini sürekli iyileştirmeyi hedefliyor.

             Güvenilir veri üretiminin önemli bir parçası olan ALO 124, vatandaşlarla TÜİK arasında güçlü bir iletişim köprüsü oluşturuyor.

Şarköy Zeytinyağı tescillendi

Trakya Kalkınma Ajansı ve Şarköy Kaymakamlığı iş birliğiyle, Şarköy İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün de desteğiyle yürütülen çalışmalar sonucunda Şarköy Zeytinyağı, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından menşe adı olarak tescillendi.

23 Ekim 2026 tarihinde 1912 tescil numarasıyla coğrafi işaret alan Şarköy Zeytinyağı, Tekirdağ’ın 15’inci, TR21 Trakya Bölgesi’nin ise 40’ıncı coğrafi işaretli ürünü oldu.

Trakya Kalkınma Ajansı yetkilileri bu kazanımın Şarköy’ün yerel değerlerinin korunması ve tanıtılmasının yanı sıra Trakya’nın zengin üretim potansiyelinin öne çıkarılması açısından da önem taşıdığına değinerek Trakya Kalkınma Ajansı’nın yerel paydaşlarla iş birliği içinde yürüteceği çalışmalarla Trakya Bölgesi’ndeki ürünleri markalaştırmaya, ürünlerin bilinirliklerini artırmaya ve bölge ekonomisine katkılarını güçlendirmeye devam edeceğini vurguladı.

Yoğuşmalı Kombi Seçiminde Fiyatları Etkileyen Özellikler

Kombi satın almak isteyen kullanıcıların karşısına çıkan seçeneklerden biri de yoğuşmalı kombi modelleridir. Günümüzde yeni konutlarda ve kombi yenileme işlemlerinde sıkça tercih edilen bu cihazlar, çalışma teknolojileri sayesinde enerji verimliliği açısından önemli avantajlar sunabilir. Ancak yoğuşmalı kombi fiyatları incelendiğinde aynı kapasiteye sahip modeller arasında bile farklılıklar görülebilir.

Bu fiyat farklılıklarının nedeni yalnızca markalar değildir. Cihazın kapasitesi, teknik donanımı, sıcak su performansı, kontrol sistemleri ve verimlilik değerleri de fiyat üzerinde etkili olabilir. Bu nedenle yoğuşmalı kombi fiyatı araştırılırken yalnızca ürünün satış bedeline bakmak yerine kullanım ihtiyaçlarına uygunluk değerlendirilmelidir.

Tam yoğuşmalı kombi seçerken nelere bakılmalı?

Tam yoğuşmalı kombiler, yanma sonucu ortaya çıkan atık gazdaki su buharının yoğuşturulmasıyla elde edilen ek ısıdan yararlanacak şekilde tasarlanır. Bu sistemin sağlayacağı verimlilik; tesisat sıcaklıkları, cihazın çalışma koşulları ve kullanım alışkanlıkları gibi faktörlerden etkilenir.

Kombi kapasitesi seçiminde evin metrekaresi tek başına yeterli bir ölçüt değildir. Binanın yalıtımı, dış cephe özellikleri, bulunduğu kat, pencere yapısı ve bölgesel iklim koşulları da ısı ihtiyacını belirler. Örneğin aynı büyüklükteki iki evin ısıtma ihtiyacı birbirinden farklı olabilir.

24 kW tam yoğuşmalı kombi fiyatları araştıran kullanıcılar, cihazın sıcak su kapasitesini ve teknik özelliklerini de incelemelidir. Bazı evlerde yüksek sıcak su ihtiyacı bulunurken bazı konutlarda öncelik ısıtma performansıdır.

Kombi fiyatlarını montaj ve tesisatla birlikte hesaplayın

Yeni bir kombi alınırken mevcut tesisatın uygunluğu kontrol edilmelidir. Eski cihazın değiştirilmesiyle sıfırdan doğalgaz tesisatı kurulması aynı maliyetleri gerektirmez. Ayrıca montaj, proje ve bağlantı işlemleri de toplam bütçeyi değiştirebilir.

Bu nedenle yoğuşmalı kombi fiyatları karşılaştırılırken montaj dahil kombi fiyatları da araştırılmalı, tekliflerin hangi hizmetleri içerdiği öğrenilmelidir. Yalnızca cihaz fiyatını karşılaştırmak, kurulum aşamasında ortaya çıkabilecek masrafların gözden kaçmasına neden olabilir.

Farklı cihazların teknik özellikleri ve güncel kombi fiyatları incelenerek ihtiyaçlara uygun seçenekler belirlenebilir. Cihaz ve kurulum ihtiyaçlarını birlikte değerlendirmek isteyen kullanıcılar, Kombi Mühendisi üzerinden yetkili firmalardan teklif alabilir.

Yoğuşmalı kombi seçimi yapılırken en düşük fiyat yerine doğru kapasite, uygun teknik özellikler ve toplam kurulum maliyeti birlikte değerlendirilmelidir. Böylece hem ısınma hem de sıcak su ihtiyacını karşılayan daha bilinçli bir tercih yapılabilir.