Edirne Tatlıcı, Büfeci, Kebap ve Lokantacılar Esnaf Odası Başkanı Harun Özen, internet üzerinden satışı yapılan döner, hamburger, İskender ve köfte gibi et ürünlerinde gramaj bilgilerinin doğru ve eksiksiz şekilde belirtilmesi gerektiği bildirdi.
Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) tarafından yayımlanan genelgede, tüketicilerin satın aldıkları ürünlerin içeriği, miktarı ve temel özellikleri hakkında açık ve doğru şekilde bilgilendirilmesinin önemine dikkat çekildi.
Edirne Tatlıcı, Büfeci, Kebap ve Lokantacılar Esnaf Odası Başkanı Harun Özen, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan bilgilendirme doğrultusunda, internet üzerinden satışı yapılan döner, hamburger, İskender ve köfte gibi et ürünlerinde gramaj bilgilerinin doğru ve eksiksiz şekilde belirtilmesi gerektiğini vurguladı. Özen, hem esnafın mağduriyet yaşamaması hem de tüketicilerin doğru bilgilendirilmesi için işletmelerin gerekli düzenlemelere dikkat etmesi gerektiğini belirtti.
Özellikle internet ve yemek sipariş platformları üzerinden satış yapan işletmelerin ürün açıklamalarını kontrol etmeleri gerektiğini vurgulayan Özen, satışa sunulan ürünlerde kullanılan kırmızı ve beyaz etin gramaj bilgilerinin açık, anlaşılır ve eksiksiz şekilde belirtilmesinin önem taşıdığını ifade etti.
Tüketicilerin satın alacakları ürünlerin temel özellikleri hakkında bilgilendirilmesinin yasal bir gereklilik olduğunu hatırlatan Başkan Özen, tüm esnaf ve sanatkârları konuya gerekli hassasiyeti göstermeleri konusunda bilgilendirdi.
E.A.’nın babası D.A., annesi B.A. ve teyzesi S.S., 5’er ay hapis cezasına çarptırıldı
Olgay GÜLER
Edirne’de geçen yıl 5 Nisan’da Gülden Coni’yi (16), 30 bıçak darbesiyle öldüren ve 19 yıl hapisle cezalandırılan E.A.’nın (15); ‘Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme’ suçlarından yargılanan babası D.A., annesi B.A. ve teyzesi S.S., 5’er ay hapis cezasına çarptırıldı.
Olay, 5 Nisan 2025’te Çavuşbey Mahallesi Horozlu Bayır Sokak’taki Edirne Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin bahçesinde meydana geldi. Okul bahçesinde hareketsiz yatan kişiyi görenler, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbarla adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Gelen sağlık ekibinin kontrolünde, Gülden Coni olduğu tespit edilen çocuğun bıçaklanarak öldürüldüğü belirlendi. Olaya ilişkin soruşturmada cinayet şüphelisi E.A. yakalanıp gözaltına alındı. E.A. işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı nöbetçi hakimlik tarafından tutuklandı.
20 YIL HAPİS VERİLDİ
Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, E.A. hakkında, ‘Tasarlayarak, canavarca hisle, eziyet çektirerek, çocuğa beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak kişiye karşı kadını kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Edirne 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde 26 Eylül 2025’de görülen ikinci duruşmasında sanık E.A. ‘Çocuğa ve kadına karşı tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Ardından heyet 15 yaşında olması nedeniyle E.A.’nın cezasını 20 yıla indirdi. E.A. hakkında haksız tahrik ve iyi hal indirimi uygulanmadı.
CEZA 19 YILA DÜŞÜRÜLDÜ
Karar, taraf avukatları ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın avukatı tarafından Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi’nde istinafa taşındı. Tarafların taleplerini değerlendiren mahkeme, E.A. hakkında verilen hükmün bozulmasına karar verdi. Kararda, olayın tasarlanması için makul süre geçmediği belirtildi. Kararın ardından geçen 12 Şubat’ta E.A.’nın yeniden yargılanmasına başlandı. Duruşmada mahkeme; E.A. hakkında daha önce verilen ‘tasarlama’ hükmünü kaldırarak, ‘Çocuğa ve kadına karşı kasten öldürmek’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Yaşı küçük olduğu için E.A.’nın cezası 19 yıla düşürüldü.
ANNE, BABA VE TEYZE HAKİM KARŞISINDA
Olayla ilgili E.A.’nın babası D.A., annesi B.A. ve teyzesi S.S. hakkında ‘Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme’ suçlarından ayrı dava açıldı. Savcılık, sanıkların el birliğiyle ‘Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme’ suçunu işlediklerini değerlendirerek her birinin 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti. Davanın 3’üncü duruşması bugün Edirne Adliyesi 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya Gülden Coni’nin ablası Nurhan Alüzrek ve yakınları ile taraf avukatları katıldı. Tutuksuz sanıklar D.A., B.A. ve S.S. duruşmaya katılmadı.
3 SANIĞA 5’ER AY HAPİS
Duruşmada karar arası veren mahkeme üç sanık hakkında ‘Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme’ suçundan 6’şar ay hapis cezası verdi. İyi hal indirimi uygulanan sanıklar 5’er ay hapis cezasına çarptırıldı, hükmün açıklanması geri bırakıldı.
‘KARDEŞİMİ ÖLÜME TERK ETTİLER’
Duruşma sonrası konuşan Gülden Coni’nin ablası Nurhan Alüzrek, karara tepki göstererek, “Kardeşimi 30 bıçak darbesiyle öldüren katilin annesi, babası, teyzesi kardeşim ölüme sürüklediler. Cinayetten 10 dakika sonra haberleri olmalarına rağmen hiçbir şekilde ambulans çağırmadılar, polis çağırmadılar. Kardeşimi 8 saat boyunca ölüme terk ettiler, o soğuk betonda bıraktılar. Delilleri gizlediler, bıçağı attılar, kanlı montları yıkadılar. Tüm delilleri kararttılar ve hiçbir ceza almadan hükmün geri bırakılmasıyla serbest bırakıldı, ceza almadı. Adalete olan şu kadarcık inancımız kalmıştı, o da sona erdi. İlahi adaleti bekliyoruz. Hepsini Allah’a havale ediyorum” diye konuştu.
Yeni Parti Edirne Kurucu İl Başkanı Yücel Balkanlı, Halk TV’ye kayyum atanmasıyla ilgili olarak yaptığı açıklamada “Halk TV’ye kayyum atanması ve bu süreçte uygulanan kısıtlamalar, basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı açısından ciddi kaygılar doğurmaktadır” dedi. “Demokrasilerde basın, iktidarların ya da herhangi bir siyasi gücün hoşuna gidenleri söylemekle sınırlı değildir” diyen bakanlı açıklamasında şunlara yer verdi:
Basının görevi; gerçeği araştırmak, soruları sormak, halkın sesini duyurmak ve kamu adına denetim yapmaktır. Unutulmamalıdır ki özgür basın demokrasinin güvencesi, halkın haber alma hakkı ise vazgeçilmez bir demokratik haktır. Halk TV’ye kayyum atanması ve yayın faaliyetlerine yönelik kısıtlamalar, toplumda basının bağımsızlığına ilişkin kaygıları artırmaktadır. Gazetecilerin baskı altında çalıştığı, yayın kuruluşlarının özgürce yayın yapma imkânlarının sınırlandığı bir ortamda yalnızca basın değil, toplumun doğru bilgiye ulaşma hakkı da zarar görür. Basın kuruluşlarının mülkiyetine ve yönetimine ilişkin her türlü işlem; hukukun üstünlüğü, bağımsız yargı, şeffaflık ve basın özgürlüğü ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmelidir. Hiçbir güç, basını susturmanın ya da farklı sesleri etkisizleştirmenin aracı hâline getirilmemelidir. Bizler, YENİ Parti olarak düşünce ve ifade özgürlüğünü, bağımsız gazeteciliği ve demokratik hukuk devletini savunuyoruz. Hiçbir kurumun, hiçbir siyasi görüşün ve hiçbir yurttaşın hukukun üzerinde olmadığı gibi, basının da siyasi baskılarla karşı karşıya bırakılmasını kabul etmiyoruz. Bugün Halk TV için yükselen kaygı, yarın başka bir basın kuruluşunun, başka bir gazetecinin ya da farklı düşünen bir yurttaşın meselesi olabilir. Bu nedenle mesele yalnızca bir televizyon kanalı değil; Türkiye’de demokrasinin, özgür düşüncenin ve ortak geleceğimizin meselesidir. Baskının değil özgürlüğün, susturmanın değil konuşmanın, korkunun değil demokrasinin yanında olacağız. Çünkü biliyoruz ki özgür basının sustuğu yerde toplumun sesi kısılır; toplumun sesinin kısıldığı yerde ise demokrasi yara alır. Basın özgür olmalı, gazeteciler korkmadan yazmalı, halk gerçeklere özgürce ulaşabilmelidir!
Edirne Belediyesi tarafından bu yıl 10’uncusu düzenlenecek Geleneksel Edirne Kitap Günleri’nin programı açıklandı. 16-25 Ekim tarihleri arasında Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek etkinlik, çok sayıda yayınevini, yazarı ve kitapseveri bir araya getirecek. On gün boyunca düzenlenecek imza günleri, söyleşiler ve atölyelerle Edirne, kitap ve edebiyatın buluşma noktası olacak.
Geleneksel Edirne Kitap Günleri’nin açılışı, 16 Ekim Cuma günü saat 17.00’de Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayacak program, protokol konuşmaları ve etkinliğin onur konuğu Osman Balcıgil’in konuşmasıyla devam edecek. Açılışın ardından kitap fuarı gezilecek, yazarlar okurları için kitaplarını imzalayacak. Günün programı, Osman Balcıgil’in saat 18.00’de gerçekleştireceği “Devrimciler ve Süs Bebekleri” başlıklı söyleşiyle devam edecek.
İlk gün Başar Atarbay, Güngör Mazlum, A. Ersin Şenerler, Ahmet Gökhan Demirer, Çisem Papiroğlu, Ender Bilar ve Turan Şallı da imza etkinliklerinde okurlarıyla buluşacak.
17 Ekim Cumartesi günü Yaşar Gürsoy, saat 16.00’da “Atatürk’ün Katilleri ve O Doktor” başlıklı söyleşisiyle kitapseverlerle bir araya gelecek. Gün boyunca Mitat Zorlu, Başar Atarbay, Güngör Mazlum, A. Ersin Şenerler, Ahmet Gökhan Demirer, Çisem Papiroğlu, Ender Bilar, Ayşe Yılmaz Saç, Osman Coşkun, Nizamettin Biber, Turan Şallı, Gülsel Kaya, Yaşar Gürsoy ve Umut Çalışan imza etkinliklerinde yer alacak.
18 Ekim Pazar günü Başar Atarbay, Güngör Mazlum, A. Ersin Şenerler, Ahmet Gökhan Demirer, Çisem Papiroğlu, Ender Bilar, Çiğdem Dönertaş, Sinan Solakoğlu, Sinan Akyüz, Sakine Esen Eruz, Gülsel Kaya, Osman İnci, Nergis Özdinç, Mecit Ömür Öztürk ve Altay Onur okurlarıyla buluşacak.
Günün söyleşi programında Osman İnci’nin “Gençler Neden Gidiyor? Beyin Göçü”, Sinan Akyüz’ün “Bir Yazar Nasıl Yazar?”, Sakine Esen Eruz’un “Atatürk, Çok Kültürlülük ve Mübadele”, Nergis Özdinç’in “İlişkilerde Konuşulmayanlar” ve Mecit Ömür Öztürk’ün “Dervişin Teselli Koleksiyonu” başlıklı etkinlikleri yer alacak.
19 Ekim Pazartesi günü Altay Onur, Başar Atarbay, Güngör Mazlum, A. Ersin Şenerler, Ahmet Gökhan Demirer, Çisem Papiroğlu, Ender Bilar, Orhan Kalyoncu, Özcan Aygün, Elif Beren Ersüren ve Alper Taş imza etkinliklerinde okurlarıyla bir araya gelecek. Günün söyleşi programında Alper Taş, saat 18.00-19.00 arasında “Bizum Rize” başlıklı söyleşisini gerçekleştirecek.
20 Ekim Salı günü Başar Atarbay, Güngör Mazlum, A. Ersin Şenerler, Ahmet Gökhan Demirer, Çisem Papiroğlu, Ender Bilar, Sevdiye Yeşil Dezcan, Mehmet Ali Güner, Ata Şenol Bozkurt ve Barış Sezgin okurlarıyla buluşacak. Aynı gün saat 13.00’te Sevdiye Yeşil Dezcan’ın “Yazarlık Atölyesi” gerçekleştirilecek.
21 Ekim Çarşamba günü Başar Atarbay, Güngör Mazlum, A. Ersin Şenerler, Ahmet Gökhan Demirer, Çisem Papiroğlu, Ender Bilar, Mehmet Ali Güner, Murat Küp, Umut Çalışan ve Mehmet Berk Yaltırık imza etkinliklerinde yer alacak. Saat 18.00-19.00 arasında Mehmet Berk Yaltırık, “Efsanelerimizi ve Tarihimizi Nasıl Popüler Kültüre Uyarlarız?” başlıklı söyleşisiyle kitapseverlerle buluşacak.
22 Ekim Perşembe günü Başar Atarbay, Güngör Mazlum, A. Ersin Şenerler, Ahmet Gökhan Demirer, Çisem Papiroğlu, Ender Bilar, Ayşe Yılmaz Saç ve Umut Çalışan okurlarıyla bir araya gelecek. Haldun Açıksözlü ise saat 12.00-14.00 arasında “Efsanelerden Tiyatroya Şahmeran” başlıklı etkinliğini gerçekleştirecek.
23 Ekim Cuma günü Başar Atarbay, Güngör Mazlum, A. Ersin Şenerler, Ahmet Gökhan Demirer, Çisem Papiroğlu, Ender Bilar, Osman İnci, Rakip Ertuğrul Eriz, Hamdiye Özer Okudan, Tuncay Dağlı ve Buket Uzuner imza etkinliklerinde yer alacak. Günün söyleşi programında Buket Uzuner, saat 18.00-20.00 arasında “Ağaç Yoksa Hayat da Yok” başlıklı söyleşisiyle okurlarla buluşacak.
24 Ekim Cumartesi günü Başar Atarbay, Güngör Mazlum, A. Ersin Şenerler, Ahmet Gökhan Demirer, Çisem Papiroğlu, Ender Bilar, Aydemir Ay, Özdemir Ay, Birce Ay, Olcay Dal, Bülent Dilaver, Okan Çaçan, Hamza Yardımcıoğlu, Gülsel Kaya, Ayşe Kulin, Işık Kızıltuğ, Armağan Altay, Caner Karakış ve M. Umut Doğan okurlarıyla buluşacak. Günün söyleşilerinde Bülent Dilaver, saat 12.00-14.00 arasında “Yoksa Cehennemde Miyiz?”, Hamza Yardımcıoğlu ise saat 14.00-16.00 arasında “Yeni Dünya Krallığı” başlıklı söyleşilerini gerçekleştirecek.
25 Ekim Pazar günü Başar Atarbay, Güngör Mazlum, A. Ersin Şenerler, Ahmet Gökhan Demirer, Çisem Papiroğlu, Ender Bilar, Yasemin Yurtseven, İdris Ay, Yeliz Deniz Boguçanin, Gülcan Yenici, Muhsin Topçu, Mehmet Berk Yaltırık, Gülsel Kaya, Fatma Şamata, Rukiye İdeli, Sinem Amaş ve Okan Çaçan okurlarıyla bir araya gelecek. Günün etkinlikleri kapsamında Sinem Amaş, saat 14.00-15.00 arasında “Doğa ve Hayvan Sevgisi” başlıklı söyleşisini gerçekleştirecek. Funda Bayrak ise saat 16.00-17.00 arasında “Yazarlık Eğitimi-Roman Yazma Teknikleri” atölyesiyle katılımcılarla buluşacak.
Geleneksel Edirne Kitap Günleri, 16-25 Ekim 2026 tarihleri arasında her gün 10.00-20.00 saatlerinde Atatürk Kültür Merkezi’nde ziyaret edilebilecek.
Edirne’nin kültür ve sanat yaşamına katkı sunan Geleneksel Edirne Kitap Günleri, okuma kültürünü yaygınlaştırmayı, yazarlarla okurlar arasındaki bağı güçlendirmeyi ve her yaştan vatandaşın kitaplarla buluşturacak.
Sınır kentlerinden büyük şehir ofislerine kadar aynı cümle duyuluyor: sünger yaptık, ses durmadı. Sorun çoğu zaman malzemesizlik değil, kaynağın karıştırılması. Yankı, mahremiyet ve komşu sesi farklı sistem ister. Echopan bu ayrımı sesbariyerleri.com.tr üzerindeki panel, kabin ve bariyerli sünger gamında net tutmaya çalışıyor.
Kalın duvar dış gürültüyü keser ama odanın içindeki konuşmayı yumuşatmaz. Yüksek yutum değerine sahip yüzeyler ses enerjisini emer; konuşma netleşir. Keşifte hangi sesin nereden geldiği sorusu ilk adımdır. Teşhis net değilse sonuç değişmez.
Duvar ve tavan uygulamalarında temel ürün Akustik Panel. Toplantı odası ve çağrı merkezinde ilk tercihlerden biridir. Doğru yerleştirildiğinde çalışanlar birbirini daha az bağırarak duyar. Cam bölmeli odalarda arka duvar ve tavan kritiktir; cam sesi geri yansıtır. Metraj oturum düzenine göre planlanmalıdır.
Hibrit ekipler masada toplantı yapınca yankı mikrofon kalitesini düşürür. Panel salonun genel iklimini yumuşatır; mahremiyet gerektiren cümleler için ayrı hacim gerekir. Numune mekânda durunca renk ve doku netleşir.
Kısa görüşmeleri kontrollü alana taşıyan Akustik Kabin, açık ofiste tadilat izni olmadan sessiz bir köşe kurmayı hedefler. Sızdırmaz kapı ve çok katmanlı gövde, içerideki diyalogun dışarıda cümleleşmesini azaltmaya çalışır. Entegre havalandırma uzun oturumda konforu korur. Ofis değişince ünite varlık olarak yeni adrese gider.
Yangın kaçışı yer seçiminde atlanmamalıdır. Kabin, yutucu yüzeyin yerine geçmez. Biri mahremiyet, diğeri salon iklimi içindir.
Yönetim katı ve müşteri kabulünde görünüm de performans kadar belirleyicidir. Kumaş Kaplı Akustik Panel, kurumsal palete çekilebilen kumaşıyla odayı laboratuvar estetiğine çevirmeden yutum sağlar. Sünger görünümü bu katlarda kabul görmez.
Özel kesimler priz ve cam kenarına göre yapılabilir. Yangın sınıfı plaza şartnamelerinde alım kararını etkiler.
Komşu duvar işlerinde Bariyerli Bondex Sünger yutum ile geçişi aynı hatta toplamaya çalışır. Boşluksuz kapama ve kenar sızdırmazlığı malzeme kadar belirleyicidir. Ürün çeşitleri sesbariyerleri.com.tr adresinden incelenebiliyor.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, Edirne Huzurevi’nin 5 yıldır tamamlanamamasını Meclis gündemine taşıdı. Edirne nüfusunun yaşlandığına dikkat çeken Yazgan, “Türkiye’nin en yaşlı 7. ili ve tek kişilik yaşlı hane oranında ülke ortalamasını neredeyse ikiye katlayan Edirne’de, 5 yılda bir huzurevi bitirilemedi. İktidar yaşlılarımızı sahipsizliğe terk etti” dedi.
Milletvekili Yazgan, Edirne nüfusunun hızla yaşlandığına dikkat çekerek veriler paylaştı. Yazgan, “Türkiye’de tek kişilik yaşlı hane halkının toplam hane halkı içindeki oranı %6,8 iken, bu oran Edirne’de %10,2’dir. Kentimiz, %18’lik yaşlı nüfus oranıyla 81 il arasında 7. sıradadır. Aynı zamanda Trakya’nın da en yüksek yaşlı nüfus oranına sahip il konumundayız. Öte yandan kentimiz, çocuk nüfusunun en düşük olduğu 2. ildir. Bu da Edirne’nin yaşlandığının başka bir göstergesidir” dedi. 2021’de temeli atılan 200 kişilik Edirne Huzurevi projesine işaret eden Yazgan, ilk sözleşmesi tasfiye edilen huzurevi için 2022’de ikinci kez ihaleye çıkıldığını anımsattı. Yazgan, “Yer teslimi, 52,3 milyon liralık ihale sonucu Dünya Yaşlılar Günü’nde, 1 Ekim 2021 tarihinde gerçekleştirildi. İlk ihale tasfiye edilince 26 Aralık 2022’de 154,6 milyon liralık ikinci ihale yapıldı. 700 günlük yasal süre belirlenmesine rağmen huzurevi halen hizmete girmedi. ‘2024’ün ilk çeyreğinde bitecek’, ‘2025’in sonunda bitecek’ denilen proje için şimdi de bu yılın sonu hedef gösteriliyor. Bu proje, 3 Vali ve 2 Edirne Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü gördü” ifadelerini kullandı.
‘Açıkça vefasızlık’
Yazgan, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Sosyal devletin ilk sınavı, ömrünü bu memlekete adamış yaşlısına onurlu ve güvenli bir yaşam sunabilmektir. Ancak iktidar, Türkiye’nin en hızlı yaşlanan kentlerinden biri olan Edirne’mizde beş yıldır bir çatıyı dahi büyüklerimizin başına kuramamıştır. Rakamlar büyüyor, ihaleler katlanıyor, bürokratlar değişiyor ama Edirne halkı ve bakıma muhtaç ulu çınarlarımız kaderine terk ediliyor. İktidarın bu plansızlığı ve vurdumduymazlığı, sadece bir yönetim zafiyeti değil; yaşlılarımızın hakkına, Edirne’nin geleceğine açık bir vefasızlıktır.”
Ne zaman bitecek?
Konuyu TBMM gündemine taşıyan Yazgan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi. Yazgan, soru önergesinde şu soruları yöneltti:
“İlk sözleşmenin tasfiye edilmesinin gerekçesi nedir? İlk ihale ile ikinci ihale bedelinin arasındaki yüksek farkın gerekçesi nedir? Bugüne kadar kaç kez süre uzatımı verilmiştir? Bir türlü bitirilemeyen Edirne Huzurevi nedeniyle ilimizde sırada bekleyen kaç yaşlı ve bakıma muhtaç yurttaşımız bulunmaktadır? Kaç yurttaşımız çevre illere sevk edilmek zorunda kalmıştır? 200 kişilik Edirne Huzurevi projesinin eksiksiz biçimde tamamlanarak hizmete açılacağı nihai tarih nedir?”
YENİ Parti Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, HALK TV’ye kayyum atanmasına tepki gösterdi. Akgüngör, “Halk TV’ye kayyum atanmasına ilişkin gelişmeler, basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı açısından ciddi kaygılar doğurmaktadır” dedi.
HALK TV’ye bugün sabah saatlerinde kayyum atanmasına tepkiler sürüyor. YENİ Parti Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör de yazılı bir açıklama ile tepkisini dile getirdi. Akgüngör, “Demokrasinin temel taşlarından biri olan özgür basın; halkın doğru bilgiye ulaşmasının, farklı seslerin duyulmasının ve demokratik toplumun güçlenmesinin güvencesidir. Bağımsız haberciliği baskı altına almak ve susturmaya çalışmak yalnızca gazetecilere değil, toplumun haber alma hakkına da müdahaledir” şeklindeki görüşüne yer verdiği açıklamasında şöyle dedi:
Unutulmamalıdır ki basın, demokrasinin sesidir. Eleştirel düşüncenin, özgür haberciliğin ve halkın gerçekleri öğrenme hakkının önüne hiçbir engel konulmamalıdır. Basın kuruluşlarının bağımsızlığına gölge düşüren her türlü müdahale, demokratik toplum anlayışına zarar verir.
Bizler, basın özgürlüğünün demokratik bir ülkenin vazgeçilmez unsuru olduğuna inanıyoruz. Farklı seslerin susturulmadığı, gazetecilerin özgürce görev yapabildiği ve halkın haber alma hakkının güvence altında olduğu bir Türkiye istiyoruz.
Basın susturulamaz! Gerçekler karartılamaz! Halkın haber alma hakkı engellenemez!
Nişancıpaşa Mahallesi ve Lalapaşa Büyünlü Köyü sakinlerinden merhum Ramazan Türen ve Remziye Türen’in oğulları, Sevdiye Türen’in eşi, Erdem ve Kadir Türen’in babaları Ekrem Türen vefat etti. Merhum dün Büyünlü Köyü Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Köy Mezarlığında toprağa verildi.