TKB’den ‘Anneler Günü’ buluşması

Olgay GÜLER

Türk Kadınlar Birliği (TKB) Edirne Şubesi tarafından, Anneler Günü etkinlikleri kapsamında üyeler ve koruyucu aileler bir araya geldi.

TKB Edirne Şubesi tarafından düzenlenen etkinlik, kentte bir otelde gerçekleştirildi. Etkinliğe, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Edirne Valisi Yunus Sezer’in eşi Canan Sezer ile birliğe bağlı çok sayıda gönüllü kadın ve koruyucu aileler katıldı. Etkinlikte, koruyucu ailenin önemine dikkat çekildi.

‘ANNELİK SADECE BİYOLOJİK BAĞLA SINIRLI DEĞİLDİR’

TKB Edirne Şube Başkanı Ayşen Tamergil, Anneler Günü’nün karşılıksız sevginin, sabrın ve dünyanın en güçlü direncinin günü olduğunu belirterek, “Anne, bir çocuğun hayatında ilk öğretmen ilk, ilk sığınak ve ilk pusuladır.  Bir toplumun karakterini, o toplumun anneleri şekillendirir. Bizler sadece evlat yetiştirmiyoruz. Bizler adalet, merhamet ve başarı büyütecek olan geleceği yetiştiriyoruz. Ancak bugün burada konuşurken kalbimizin bir yanının buruk olduğunu gizleyemeyiz. Türkiye’de kadın ve anne olmak çoğu zaman bu büyük sorumluluğun yanında ağır yükleri de omuzlamak demektir. Son dönemde okullarımızda yaşanan, hepimizin yüreğini yakan evlatlarımızın kaybı toplum olarak bizleri derinden sarsmıştır. Bir annenin en güvenli limanı olması gereken okuldan gelecek acı haberi beklemesi kabul edilebilir bir endişe değildir. Annelerin bu haklı endişesi sadece bir ailenin değil tüm toplumun ve biz sivil toplum kuruluşlarının ortak meselesidir. Evlatlarımızın güvenliği, annelerin huzuru, bizim en büyük önceliğimizdir. Bu vesileyle zamansız kaybeden acısını bağrına taş basararak yaşayan tüm annelerimize ithaf ediyorum. Onların bitmek bilmeyen yasını paylaşıyor, onların önünde saygıyla eğiliyoruz. Değerli konuklar, annelik sadece biyolojik bir bağla sınırlı değildir. Annelik bir kalbe dokunmak, bir kimsesize yuva olmak, bir hayatın sorumluluğunu sevgiyle üstlenmektir” dedi. 

‘BU ŞEHRİM TÜM ÇOCUKLARI BENİM ÇOCUĞUM’

Belediye Başkanı Gencan da, her çocuğun eşit şartlarda dünyaya gelmediğini söyleyerek, “Ne yazık ki her çocuğumuz eşit şartlarda dünyaya gelmiyor. Ama onların hayatlarını değiştirmek de bizim elimizde. Bizim de bu anlamda Edirne Belediyesi olarak üzerimize düşen ne varsa her zaman yanınızda olduğumuzu tekrar ifade etmek istiyorum. Burada çok kıymetli hanımefendiler var. Ben biliyorum, birazdan Çiğdem hanımın bilgilendirmesiyle beraber belki burada içimizden birçok hanımefendi de bu çocuklarımıza hayatına dokunacak. Teşekkür ederim bu konu başlığınız için. Annelik sadece evlat sahibi olmakla olmuyor. Bir çocuğa şefkat göstermekle, bir şehirde o çocukların kaderini değiştirmek için mücadele etmekle, belki biyolojik anne olmayabiliriz ama ben hep söylüyorum, bu şehrin tüm çocukları benim çocuklarım. Onların yüzü güldüğü zaman, onların bir tebessümüyle bütün Edirne’de değişiyor, aslında bütün dünya değişiyor. O yüzden benim de vazifemdir, görevimdir, o çocukların her birini mutlu etmek, o çocukların her birine dokunabilmek. O yüzden bunun için de elimizden gelen tüm mücadeleyi veriyoruz. Israrlı, kararlı ve dirayetli bir şekilde de bunu vermeye devam edeceğiz” diye konuştu.

‘HER GÖSTERİSİNDE MUTLULUKTAN AĞLARIM’

Koruyucu aile olarak 7 yıl önce erkek çocuk evlat edinen Çiğdem Çetin de, toplantıda tecrübelerini paylaştı. Çetin, “Oğlumla ilk tanıştığım günü hiç unutmuyorum. Dört yaşındaydı oğlum. Merdivenlerden çıkarken kafa önde ama heyecanlı ama meraklı bakışlarını, pırıl pırıl parlayan bakışlarını hiç unutmuyorum. Oğlum geldiğinde dört yaşındaydı ama gelişim testi üç yaşa tekabül ediyordu. Benden almazdan bir ay önce tahlil yapılmıştı. Altı ay sonra gittiği kreş müsaade istedi aynı testi yapmak için. 6 yaşında çıktığında ben sevinçten ağladım. Bir yandan 6 ayda bir aile, bir çocuğa şefkat ve sevgi verdikten sonra üç yaş gelişimine gelmesi, konuşamayan çocuğun kendini ifade edebilmesi, fiziksel gelişimini tamamlaması, hepsi bu sevgiden geçiyor. Annelik, babalıktan geçiyor, aile ortamından geçiyor. Çok heyecan verici bir olay, 7 yıl oldu. Ama 7 yıldan beri de heyecan hiç bitmedi. Hala böyle kalbim pır pır atıyor. Onun her gösterisinde mutluluktan ağlarım” şeklinde konuştu.

ETSO’da Yeşilçam esintileri

Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü koordinasyonunda; Edirne Devlet Türk Müziği ve Rumeli Müzikleri Topluluğu ile ETSO iş birliğinde düzenlenecek “Yeşilçam Şarkıları Konseri” için hazırlıklar devam ediyor.

Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Meriç Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek konserde, Türk sinemasının hafızalara kazınan Yeşilçam eserleri usta sanatçıların yorumlarıyla yeniden dinleyiciyle buluşacak.

Konserde Türk müziğinin sevilen isimleri Umut Akyürek, Murat Irkılata, Yıldıray Öztürk, Gökçe Bahar Ercan ve Halil Erseven sahne alacak.

8 Mayıs 2026 Cuma günü saat 20.00’de gerçekleştirilecek konser, ücretsiz olarak sanatseverlerin katılımına açık olacak.

Özel okul öğretmenlerine yeşil pasaport talebi

İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, özel öğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlere hususi damgalı pasaport hakkı verilmesine ilişkin kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sundu.

Teklife göre, Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı özel öğretim kurumlarında fiilen görev yapan ve en az 10 yıl hizmet süresine sahip öğretmenlerin de yeşil pasaport hakkından yararlanabilmesi amaçlanıyor. Düzenleme kapsamında; devletin güvenliğine, anayasal düzene ve terör suçlarına ilişkin kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunan kişilerin ise bu haktan yararlanamayacağı hüküm altına alınıyor.

Kanun teklifinin gerekçesinde, eğitim hizmetinin Anayasa ile güvence altına alınmış temel bir kamu hizmeti olduğu vurgulanırken, kamu ve özel sektörde görev yapan öğretmenlerin aynı müfredatı uyguladığı, aynı pedagojik sorumlulukları taşıdığı ve aynı nesilleri yetiştirdiği ifade edildi.

Mevcut uygulamada yalnızca kamu görevlisi statüsündeki öğretmenlerin hususi damgalı pasaport hakkından yararlanabildiğine dikkat çekilen gerekçede, özel öğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin bu kapsam dışında bırakılmasının özlük hakları bakımından eşitsizlik oluşturduğu belirtildi.

Teklifte ayrıca; öğretmenlerin mesleki gelişimlerinin desteklenmesi, uluslararası eğitim programlarına ve akademik çalışmalara erişimlerinin kolaylaştırılması ile eğitim alanındaki çalışma barışının güçlendirilmesinin hedeflendiği kaydedildi.

Prof. Dr. Mehmet Akalın, eğitim alanında görev yapan öğretmenler arasında kurum farkına dayalı hak eşitsizliklerinin giderilmesi gerektiğini belirterek, eğitime emek veren tüm öğretmenlerin hak ettikleri değeri görmesi için çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.

Prof. Dr. İlker Dıbırdık’a son görev

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlker Dıbırdık vefat etti. Dıbırdık, Balkan Kongre Merkezi’nde düzenlenen cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlandı.

Törende konuşan Rektör Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Prof. Dr. İlker Dıbırdık’ın üniversite camiası için önemli bir değer olduğunu ifade etti. Hatipler, “Bugün, sözlerin kifayetsiz kaldığı bir anda bir aradayız. Hocamız; öğrencilerimizin, çalışma arkadaşlarımızın ve onu tanıyan herkesin gönlünde özel bir yere sahipti. Akademik birikimi kadar insanlığı, dostluğu ve mütevazılığıyla da hatırlanacak kıymetli bir meslektaşımızdı” dedi.

Üniversite camiasına başsağlığı dileyen Hatipler, Prof. Dr. İlker Dıbırdık’a Allah’tan rahmet, ailesi ve yakınlarına sabır temennisinde bulundu.

Törende ayrıca Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Sedat Üstündağ ve Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir ile Prof. Dr. Dıbırdık’ın mesai arkadaşları da konuşmalar yaptı. Yapılan konuşmalarda Prof. Dr. Dıbırdık’ın akademik çalışmaları, öğrencileriyle kurduğu yakın ilişkiler ve üniversiteye sağladığı katkılar vurgulandı.

Dua edilmesinin ardından tören sona erdi. Prof. Dr. İlker Dıbırdık, sevenlerinin gözyaşları arasında son yolculuğuna uğurlandı.

Törene Rektör Prof. Dr. Mustafa Hatipler, rektör yardımcıları, akademik ve idari personel, öğrenciler ve Prof. Dr. Dıbırdık’ın ailesi katıldı.

Kurtuluş Mahallesi’ne halı saha

Edirne merkez Kurtuluş Mahallesi’nde yapımı kısa süre önce tamamlanan halı sahadaki ilk düdük Kurtuluş Gücü Spor Kulübü ve KYK Erkek Yurdu’nda kalan gençler arasındaki dostluk maçı için çaldı. Gençlerin heyecanına ortak olan ve başlama vuruşunu yapan AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, sporun birleştirici gücüne dikkat çekti.

Edirne’de gençleri spor etrafında buluşturan bir organizasyona imza atıldı. Kurtuluş Gücü Spor Kulübü ile KYK erkek yurdunda kalan öğrenciler arasında dostluk maçı düzenlendi. Kısa süre önce yapımı tamamlanarak hizmete açılan halı sahada oynanan karşılaşma, hem mahalle sakinlerinden, hem de gençlerden yoğun ilgi gördü.

Mahallede spor kültürünü güçlendirmesi hedeflenen yeni halı sahada oynanan ilk dostluk maçının başlama vuruşunu AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba yaptı. Gençlerle yakından ilgilenen İba, maç öncesinde sporcularla sohbet ederek başarı dileklerinde bulundu.

Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlikte dostluk, birlik ve kardeşlik mesajları ön plana çıkarken, gençlerin sahadaki heyecanı renkli görüntülere sahne oldu. Mahalle sakinleri de tribünlerden karşılaşmayı takip ederek destek verdi. Mahalle sakinleriyle de sohbet eden İba, talepleri dinledi.

“Bu tesisler sosyal yaşam açısından büyük önem taşıyor”

Gençlerin kötü alışkanlıklardan uzak kalmasında sporun önemine dikkat çeken İba, mahalleye kazandırılan tesislerin sosyal yaşamı desteklediğini söyledi.

Kurtuluş Mahallesi’nde gençlerin artık kahveleri değil, yeşil sahaları doldurduğunu vurgulayan İba, “Çocuklarımızın ve gençlerimizin sporla iç içe büyümesi, sahalarda kardeşlik bağları kurması bizim için çok önemli. Geçtiğimiz aylarda kapılarını açan halı sahamızda; Kurtuluş Gücü Spor Kulübü ile KYK Erkek Yurdu’nda kalan gençlerimiz dostluk maçında bir araya geldi. Bizler de ilk düdüğün dostluk için çaldığı bu güzel akşamda onların heyecanına ortak olduk.” dedi.

Mahallede gençlerin sosyal ve sportif faaliyetlere daha fazla yönelmesinin kendilerini mutlu ettiğini ifade eden İba, tesisin mahalle için önemli bir kazanım olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak başta olmak üzere projeye katkı sunanlara teşekkür eden İba, “Bu güzel eseri mahallemize kazandıran başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Gençlik ve Spor Bakanımız Osman Aşkın Bak’a ve emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.

Gençlerin yoğun ilgi gösterdiği organizasyon, dostluk mesajları ve hatıra fotoğraflarıyla sona erdi. Yeni halı sahanın önümüzdeki süreçte spor faaliyetlerinin merkezi olması bekleniyor.

Dostluk maçında İba’nın yanı sıra AK Parti Merkez İlçe Başkanı Engin Makak ile Kurtuluş Mahalle Muhtarı Nurcan Uzel de gençlerin heyecanına ortak oldu.

Genel Sağlık İş’ten Hakkari’deki saldırıya tepki

Genel Sağlık İş Edirne Şube Başkanı Abdulkadir Çınar, Hakkari’de psikolog meslektaşlarına gerçekleştirilen bıçaklı saldırının sorumlularının derhal istifa etmelerini istedi.

Genel Sağlık İş Şube Başkanı Çınar, yaptığı yazılı açıklamada, “Hakkari Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nde görev yapan bir psikolog meslektaşımız, görev yaptığı kurumda kesici-delici aletle gerçekleştirilen saldırı sonucu ağır yaralanmış, yoğun bakımda yaşam mücadelesi vermektedir. Meslektaşımıza acil şifalar diliyor; ailesine ve çalışma arkadaşlarına geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz” diyerek şunlara yer verdi:

“05.05.2026 tarihinde psikolog arkadaşımız kadına yönelik şiddet vakası kapsamında psikolojik rahatsızlığı olan saldırganın hanesine bir ziyareti gerçekleştirmiş, şahıs bugün çalıştığı kurumda bıçaklı saldırıda bulunmuştur.

Bu saldırı; yıllardır sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin can güvenliğini göz ardı eden, kamu hizmetini değersizleştiren ve gerekli önlemleri almayan siyasi iktidarın yanlış politikalarının sonucudur. Her saldırı sonrası yönetenlerin sorumluluk üstlenmeden koltuklarında oturmaları, yaptıkları göstermelik kınama açıklamaları artık dayanılmaz boyutlara gelmiştir.

Bakanlık sosyal hizmet emekçilerini; toplumun en dezavantajlı kesimleriyle, çoğu zaman yüksek risk içeren ortamlarda birebir temas kurduracak uygulamaları ile görev yapmalarını istemektedir. Ancak bu hayati görev, yeterli güvenlik önlemleri alınmadan, yetersiz personel sayıları ve ben yaptım oldu anlayışı ile sahada çalışanların görüşü alınmadan hazırladıkları ezbere mevzuat hükümleri ile yürütülmeye çalışılmaktadır. Sosyal Risk Haritası çalışmaları da bunun en belirgin örneklerinden biridir ve sonucu çok ağır olmuştur.

Gelinen noktada sosyal hizmet ve sağlık emekçileri yalnızca zorlu ve kötü çalışma koşullarında ağır iş yükü altında değil, doğrudan can güvenliği tehdidi altında çalışmaktadır. Kurumlar denetimsiz, güvencesiz ve korumasız bırakılmış; emekçiler yalnızlaştırılmış ve hedef haline getirilmiştir.

Siyasi iktidar, bu alanda şiddeti önleyecek etkili yasal düzenlemeleri hayata geçirmemiş; güvenlik önlemlerini güçlendirmemiş ve emekçiyi koruyacak mekanizmaları işletmemiştir. Bu nedenle yaşanan her şiddet olayında siyasi sorumluluk tartışmasızdır.

Genel Sağlık-İş olarak sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin can güvenliğini sağlayamayan bu düzene son verilmesini ve sorumluların yargı karşısında hesap vermesi gerektiğini açıkça ifade ediyoruz.”

9/8’lik GÜNLERDE UNUTTUKLARIMIZ

Müşerref GİZERLER

Kentte baharı karşılama, Kakava ve  Hıdırellez kutlamaları bu yıl da 9/8 likti.

Yoğun katılımlara sahne olan sokaklar, meydanlar ve çayırlar ritmin coşkusu ile adeta reng-i cümbüş deryası gibiydi.

Bu derya; tarihin derinliklerinde saklı yaşanmışlıklarımızı, kültürel kimliğimizi tarifsiz umutlarımızı ezgilerimizle oyunlarımızla anlatma, haykırma, birlikteliğiydi.

Sinanköy Pıravadı Hıdırellez pilav ocağı başı

Zira Trakya ve Roman müziğinin simgesi olan 9/8 lik ritm;, yaşamın zorluklarına karşı direnci de anlatan, umudu çağrıştıran bir dans/oyun dilidir.,,

Karşı karşıya oynanan oyunlarda aynı dil konuşulur. Ortak yaşam değerleri ile karşılaşılır, kavuşulur. Anılar tazelenir,  yenileri kucaklanır, acılar törpülenir.

Karşılama dediğimiz bu karşılaşma ve kavuşma dilinin temelinde neş’e barış ve uzlaşı anlayışı yatar. Bu ritim sadece bir oyun müziği değil bireyler arasındaki bağları güçlendiren, barındırdıkları toplumsal hafızayı ve kültürel mirası bugünlere taşıma sevincini, geleceğe aktarma görevini gösterir.

Ve binlerce yıldır insanlığın sıkıca sarıldığı Hıırellez inanışı ve kutlamalarının bir parçasıdır halk oyunları, oyunlarımız.

Goran Bregoviç’in Ederlezi’sinin derin hikâyesinde olduğu gibi gibi her şeye rağmen baharın gelişini umutla karşılanması ritüellerindeki oyunlar, oyunlarımız yaşamın karmaşası içinde yorulan ruhlarımıza bir nebze olsun huzur verir.

Pek tabiiki  Hıdırellez 9/8 ritme sığdırılıp anlatılamaz, yaşanmaz tıpkı oyunlarımız ve  Edirne gibi

Çünkü, neş’e barış ve uzlaşı anlayışımızla barındırdığımız toplumsal hafızamızdaki kültürel mirasımız sayılamayacak değerlerle yüklü.

Örneğin yaşadığımız coğrafya, doğanın bahşettiği ürünlerle de adeta bir lezzet diyarı.

Oyunlarımızda olduğu gibi bireysel bağlarımızı güçlendiren, paylaşım temelinde şekillenip güçlenen ve bizi anlatan mutfağımız da ritüelleri ile Hıdırellez kutlamalarında göz ardı edilemeyecek vazgeçilmezimiz. 

9/8 lik günlerin unutulanlarından olsa da……

Derin bir iç geçiriş ve özlemle Nedim Atilla’nın yazısını okurken (https://www.odatv.com/…/hidrellezin-unutulan-hikayesi-i.) hıdırellez kurabiyemin yanına anılarımı koyup kakava ateşinin enerjisi ile kırsalda, dallıklardaki hıdrellez kutlamalarında canlandırılan ritüelleri, lezzetleri tekrar aramaya karar verdim.

Belki 90’lı yıllarda Sinanköy deresi kenarında olduğu gibi naneli, soğanlı, bulgurlu kuzu-oğlak etli hıdırellez yemeği, ciğerli pirinç pilavı kazanlarına, , manda yoğurdu dolu çömleklere, gelin yanağı gibi kızarmış ekmeklere, süt aşı sinilerine rastlamak umuduyla.

Neşeniz bol, umutlarınız sınırsız hıdrelleziniz kutlu olsun.

https://www.odatv.com/…/hidrellezin-unutulan-hikayesi-i…

İpsala OSB’de üniversite-sanayi işbirliği!

Olgay GÜLER

Trakya Üniversitesi (TÜ) İpsala Meslek Yüksekokulu ile İpsala Organize Sanayi Bölgesi (OSB) arasında eğitim, AR-GE ve istihdam süreçlerini kapsayan işbirliği protokolü imzalandı.

Edirne’de bölgesel kalkınmaya öncülük etme vizyonu doğrultusunda sanayi-üniversite iş birliği halkasına güçlü bir zincir daha eklendi. İpsala Organize Sanayi Bölgesi (OSB) ile TÜ İpsala Meslek Yüksekokulu arasında; eğitim, Ar-Ge ve istihdam süreçlerini kapsayan iş birliği protokolü imzalandı. Protokol; İpsala Kaymakamı ve İpsala OSB Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Sevgili ile İpsala Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Hayati Arda tarafından imzalandı.

Törene, İpsala MYO Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi İpek Atılgan Helvacıoğlu, Elektronik ve Otomasyon Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Aydın Güllü,  Mekatronik Program Sorumlusu Öğr. Gör. Emrah Aydın, Öğr. Gör. Dr. Tuna Şener, Yüksekokul Sekreteri Aykut Ay ve idari personel Hüseyin Seren de katıldı. Protokolle, bölgedeki sanayi kuruluşlarının rekabet gücünü artırmayı ve gençlerin istihdam edilebilirliğini güçlendirilmesinin amaçlandığı belirtildi.

İPSALA OSB’DE EĞİTİM VE AR-GE MERKEZİ KURULACAK

İmzalanan protokol kapsamında, İpsala Organize Sanayi Bölgesi içerisinde ‘Trakya Üniversitesi İPSARGEM (İpsala Ar-Ge ve Eğitim Merkezi)’ kurulacağı kaydedildi. OSB tarafından tahsis edilecek ofis ve laboratuvar imkanlarıyla faaliyet gösterecek olan merkez, bölgedeki sanayiciler ile akademisyenleri aynı çatı altında buluşturacak. Merkezin sorumluluğu ve yönetimi ise İpsala Meslek Yüksekokulu teknik programlarında görevli öğretim elemanları tarafından yürütülecek.

ÖĞRENCİLERE 3+1 MODELİ VE İSTİHDAM MÜJDESİ

Protokolle öğrenciler, OSB bünyesindeki işletmelerde staj yapma ve atölye çalışmalarına katılma imkanı bulacak. Mezuniyet sonrası İpsala MYO mezunlarının OSB’deki uygun pozisyonlarda istihdam edilmesine yönelik çalışmalar yürütülecek. Şirketlerin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücü, İpsala MYO tarafından düzenlenecek özel eğitim programları ile yetiştirilecek.

SANAYİYE TEKNİK DESTEK SAĞLANACAK

Öte yandan sadece eğitimle sınırlı kalmayan protokolde, İpsala MYO’nun sahip olduğu akademik birikimi de sanayinin hizmetine sunulacak. Yüksekokul; OSB’deki şirketlerle ortak AR-GE projeleri yürütecek, yeni ürün ve süreçlerin geliştirilmesine teknik destek sağlayacak ve bilgi-teknoloji transferi süreçlerini yönetecek.

Enez’de sivri ile dronlu mücadele

Enez Belediye Başkanlığı sivrisinek mücadelesinde kullanılmak üzere bir dron alınmasına karar verdi. Belediye Meclis Toplantısı’nda alınan karara göre bu konuda Başkan Vekil Hüseyin Çakaloğlu’na yetki verildi. Çakaloğlu’nun kısa zamanda yapacağı araştırma ve alacağı teklifler doğrultusunda konuyu Encümene getirerek dron alımı sağlanacak..

Belediye Başkanı Özkan Günenç’in verdiği direktif gereğince ve Belediyenin maddi imkanlarının kısıtlı olmasına rağmen bu kararın alındığını belirten ilgililer “Dronla sivrisinek mücadelesi önemli bir fark yaratacak. 50 litre ilaç taşıyabilecek bu dronla çok daha geniş alanlar çok daha sıklıkla ilaçlanabilecek. Böylelikle mücadele yaz boyunca sadece yerleşik kesimlerde uçar sineklerle değil, kırsal alanlarda göl kıyılarımızda, su birikintilerinde üreyen larvalar için bütün yıl boyunca sürdürülecek” dedi

Konu il ilgili bilgi veren bir yetkili, dronun maliyeti belirlendikten sonra belediye bütçe imkanları yeterli olmazsa konunun aciliyeti bakımından STK’lardan, Meslek Odaları’ndan ve çevredeki varlıklı kesimlerden şartlı bağış beklenebileceğini sözlerine ekledi.